TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 15 Ara 2017, 18:43

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 19587 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 1374 375 376 377 378392 Sonraki
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 31 Ağu 2017, 16:36 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3675
Yaş:

Bir önceki sayfanın en son iletisi:

Tutarsa Mete YARAR, Nostradamus olur gözümde :) Mısır Ordusu da ancak Suriye Ordusu gibi sınırda durur. Zaten onlar bizim sınıra gelene kadar o güzel Abraams'cıkları erimiş metale dönüşür.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 31 Ağu 2017, 16:38 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3675
Yaş:
*Yarar, şunları kaydetti: “Türkiye her duruma göre hazırlığını yaptı. Türkiye'nin sürpriz bir operasyon planı var. Çok ilginç bir şey yapacak Türkiye. Herkesi şaşırtacak, öyle söyleyeyim. Türkiye 4 Eylül Astana zirvesi sonrasında ne yapacaksa yapacak.*

Trakya sınırına tanklar geri intikal etmiş ya , Yunanistan'a giriyormuşuz hedef şaşırtma amaçlı :)


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 31 Ağu 2017, 16:50 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Tem 2012, 22:24
Mesajlar: 4434
Yaş: 40
Yarar sırtı açık uyumuş sanırım. Depolamış gazı veriyor millete.

_________________
Resim

Tanrı hasımlarıma acısın, zira ben onlara acımayacağım."

Sakallı Nurettin Paşa”

“Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan’ız, Biz ki Türk oğlu Türk’üz; Biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu Türk’ün Başbuğuyuz!”

Başbuğ Timur


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 31 Ağu 2017, 16:52 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 7264
Yaş:
Yarar sürekli gaz veriyor, öyle bir huyu var. 1 hafta, 1 ay sonra gerçekler ortaya çıktığında dönüp bakıyoruz, kendisi kayıp.

15 Temmuz sonrası da güzel konumlandırdı kendini, hayatı rahattır şu an.

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 31 Ağu 2017, 18:33 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 15 Tem 2012, 19:06
Mesajlar: 4500
Yaş:
Alıntı:
Yarar sürekli gaz veriyor, öyle bir huyu var. 1 hafta, 1 ay sonra gerçekler ortaya çıktığında dönüp bakıyoruz, kendisi kayıp.

15 Temmuz sonrası da güzel konumlandırdı kendini, hayatı rahattır şu an.
Darbe girişimi bitmeden adam darbenin kayıp saatleri diye kitap çıkardı, yok satıyor. Ver gazı, ver mehteri... Gerçi ülkede artık böyle bir yer yavaştan alışmak lazım.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 31 Ağu 2017, 19:10 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 04 Tem 2016, 02:27
Mesajlar: 154
Yaş: 20
Mete Yarar'ın Mart 2016 tarihli bu yazısı bana çok ilginç gelmişti. "...Bu emirle tahliye tel örgünün arkasında kalarak engellenemeyecek bir saldırıyı, sokakların karışacağı bir durumu veya son zamanlarda bazı Amerikalıların sıklıkla pompalamaya başladıkları siyasete dışarıdan müdahaleyi işaret ediyor diye senaryoları bir biri ardına sıralıyorum. İşte benim itirazım da bu, kimsenin müttefikini bu duruma düşürmeye hakkı yoktur. Avrupa’da bombalar ardı ardına patlarken ve içinde ABD vatandaşları da hayatlarını kaybederken kısıtlama getirmeyenler, Türkiye’deki vatandaşlarını Avrupa’daki üslere taşırken sizce biz ne hissedeceğiz..."

_________________
Yıkmak insanlara yapmak gibi kıymet mi verir? Onu en çolpa herifler de, emin ol becerir.
Mehmet Âkif Ersoy


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 31 Ağu 2017, 22:45 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Tem 2015, 20:21
Mesajlar: 977
Yaş:
https://twitter.com/didicikit/status/90 ... 9056 Myanmar olayları hakkında açıklayıcı bazı zincirler önüme düştü. Paylaşmak istedim.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 31 Ağu 2017, 22:58 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2016, 03:41
Mesajlar: 899
Yaş:
Alıntı:
https://twitter.com/didicikit/status/90 ... 9056 Myanmar olayları hakkında açıklayıcı bazı zincirler önüme düştü. Paylaşmak istedim.
Geçenlerde birlikten bir arkadaş sordu, bu ''flood''a ne diyebiliriz, diye. Zincir dedim. Burada şimdi görünce sevindim.

Akıllıca iş.

İşte, Türk evladının kavrayışı, anlayışı böyle kıvrak olmalı. Öyle aff edersiniz hödük gibi flood mlood demek ne demek?

Alkışlıyorum.

Kendi dilini (ya da kendi ''çalışırlığını'') bilen, nasıl düşünmesi (ya da, nasıl algılaması) gerektiğini de bilir ve ulu orta aciz kalmaz. Dili bozan, dile (yani, toplumun yapısına, algılayışına, anlayışına, var olan çalışırlığa [mechanism], düzene, beyne, onun yapı taşlarına) uymadığı için haklı olarak sevilmeyen, benimsen(e)meyen bire bir (basit) ''çeviri''ler de yapmaz.

Alkışlıyorum. Bunca çöplük içinde gözümde denizdeki inci gibi parladı.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 31 Ağu 2017, 23:09 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 549
Yaş: 39
Alıntı:
Yarar sürekli gaz veriyor, öyle bir huyu var. 1 hafta, 1 ay sonra gerçekler ortaya çıktığında dönüp bakıyoruz, kendisi kayıp.

15 Temmuz sonrası da güzel konumlandırdı kendini, hayatı rahattır şu an.
Heleki veysi Ateşle birlikte darbe günü Erdoğan'ın Marmaristen Helikoperle uçuşunu öyle bir anlatılarki ağzım açık kaldı :lol:

Bir cihaz var kapatınmı kimse seni görmüyor filan dedi galiba. ....sonra dayanamayıp kapatım.

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 01 Eyl 2017, 00:49 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 04 Tem 2016, 14:54
Mesajlar: 678
Yaş: 27
Bi ara tefrika diyorlardı zincire. Neyse.

Yarar olayında sırp keskin nişancılardan bahsettiği ara kapatmıştım ben tvyi zaten.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 01 Eyl 2017, 08:50 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 08 Eki 2016, 22:32
Mesajlar: 1022
Yaş: 0
Alıntı:
Heleki veysi Ateşle birlikte darbe günü Erdoğan'ın Marmaristen Helikoperle uçuşunu öyle bir anlatılarki ağzım açık kaldı :lol:

Bir cihaz var kapatınmı kimse seni görmüyor filan dedi galiba. ....sonra dayanamayıp kapatım.
Yararı çözemedim gitti, anlattıklarındaki detaylar komple yanlış ama detayını veremediği olayın olup olmadığını ise herkesten önce halka duyuruyor. Örneğin Ömer Halisdemir olayında makam odasında olayın olduğunu ve Semih Terzinin alnından vurulduğunu söylemişti ama olayın detayları bambaşka çıktı ama esas olarak Ömer Halisdemir olayını Türkiyeye ilk o duyurdu. Bunun gibi örnekleri çoğaltabiliriz tabi. Ne yapmaya çalışıyor anlamış değilim.

_________________
Gitmek istiyorsun, git.
Bir savaşçı asla vedalaşmaz!
Durma git!
Dışarısı dinamit, dışarısı enkaz!


No ISIS


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 01 Eyl 2017, 13:36 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2016, 03:41
Mesajlar: 899
Yaş:
Alıntı:
Bi ara tefrika diyorlardı zincire. Neyse.
Kaşındıkları içindir. Birileri sözde ''eski Türkçe'' adı altında Arapça ile Farsça sözleri, kimsenin bilmediği, anlayamadığı, bilmesine de Türkçe anlamında gerek olmadığı -çünkü Türkçe değil- sözleri yayma derdinde. Zincir sözü de Türkçe değil, Farsça, ancak günümüzde ilgili olguyu karşılamak için kullandığımız ''zırh'' gibi tekil konuma iye olan bir söz. Bu yüzden yerinde karşılık.

Arapça Arapça, Farsça Farsça, Türkçe de Türkçedir. Her gün taradığım Meninski'nin Thesaurus'una bir bakılsa, sözüm ona ''istanbul'' Türkçesinin ne tür bir ''şey'' olduğunu herkes görüverir. Bazen çıldırmamak elde değil. Böyle dil olmaz. Toplumundan, değerlerinden, milletinden kopuk bir dilin dolayısıyla anlayışın toplumun bilimcilerinin, yöneticilerinin, ileri gelenlerinin ağzında işi yok. Öyle olsa, olması gerekse idi, Bilge Kağan da Türkçe yaz(dır)maz idi. Diğerleri de kendi dillerinde yaz(dır)maz idi. Elmalılı'nın Kur'an çevirisinin girişinde okuduğum güvenilir bir kaynağa göre dediği ''kimi beğendiğim Arapça sözleri olduğu gibi bıraktım''çasına, birileri, güya, ''çok güzel'', ''çok iyi'' diye ne varsa dile doldurmuş; doğru mu ediyoruz, iyi mi ediyoruz, bunun sonucu ne olur, ne olmaz, diye düşünmeden. Adam Arapça sözleri çok beğenmiş de, beğenisi, milletinin anlamasının önüne geçmiş. Çevirmenin işi bu değil. Çevirmenin işi başka; olan bir işi olduğu gibi, anlaşılabilir biçimde çevirmek. Biliyor muydu, bilmiyor muydu bilmiyorum; ancak, örneğin günümüzde ca(a)hil dediğimiz söz, ''bilmez, okumaz yazmaz, aklı başında değil'' gibi anlamında kullanılır. Ancak ilgili dönemde hiç de bu anlamda değildir. Bunun gibi, üstelik birçok yad söz bizim dilimize girdikten sonra kendi dilinin içinde geçirdiğinden bir de ayrı olarak bizde de değişmeler, dönüşümler geçirmiş olmakla birlikte, çok söz vardır. Hiç bunları düşünen yok? Ondan sonra, ıg gık. Zalim sözü de ''gerçeklerin üzerini örten, gerçeklere ulaşılmasını önleyen, karartan'' gibi bir anlamda özünde. Ancak günümüzde basımcı, baskıcı, gücemci anlamında kullandığımız gibi, tüm çevirilerde de olduğu gibi alınır. Ancak bambaşka anlamdadır. Bunun gibi örnekler kimi yerlerde verilenin 180 derece tersi anlam çıkartıyor.

Dil bozulur, ya da bir şeyi olduğu gibi adam akıllı anlayamıyorsanız, bu imkanınız yoksa, bakmanız gereken pencereden bakamıyorsanız, bunun hatta böyle olması gerektiğini duymuyor, bilmiyorsanız, tüm dünyanız çöker. Bu yüzden dil her şey demektir.

*

Bayramınız da kutlu olsun. Sevdiklerinizle güzel günler geçiresiniz. Yolda izde de dikkat edesiniz.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 01 Eyl 2017, 13:43 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2016, 03:41
Mesajlar: 899
Yaş:
Yukarıdakine eklemek istediğim, önemli gördüğüm, yol gösterici bir deyiş:

Bir şeyin güzel olması, görünmesi ya da duyulması (sanılması), onun doğru olduğu anlamına gelmez.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 01 Eyl 2017, 23:40 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 04 Tem 2016, 14:54
Mesajlar: 678
Yaş: 27
Farsça da uzaydan almıyor kelimeler. Birçok Farsça sözcük de Türkçe kökenli.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 00:59 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2016, 03:41
Mesajlar: 899
Yaş:
Alıntı:
Farsça da uzaydan almıyor kelimeler. Birçok Farsça sözcük de Türkçe kökenli.
Var öyle olay. Boyutunu bilmiyorum, ancak az olduğunu sanmıyorum.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 10:27 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 04 Tem 2016, 14:54
Mesajlar: 678
Yaş: 27
Bu filologların bileceği bir durum olmakla birlikte, kelime alış verişimizde verdiğimiz kelimeler daha ziyade erken dönemdedir. Biz zaten İran üzerinden gelirken orda hakaten birşey bırakmamışız :D Bu olayı 40 yılda nasıl becermişiz büyük bir soru işareti :D


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 12:24 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2016, 03:41
Mesajlar: 899
Yaş:
O erken dönemden olduğunu düşündüğüm sözlerden birisi bahadır sözü olabilir: Bağatur.

Bu bağa sözü, özünde uluğ (ulu) sözünün karşıtı, daha çok soyutluğu, maneviyatı anlatıyor gibi bu ikilem. Diğeriyse bedük (büyük) ile kiçiğ (küçük). Daha çok somut olgu için. Günümüzde birçok yerleşkemizin (köy gibi) adında sonuncu söze denk gelmek mümkün. Kiçiköy gibi.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 13:12 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 22 Şub 2014, 17:08
Mesajlar: 1050
Konum: Kırklareli
Yaş: 31
ABD'de dünyanın düz olduğunu iddia eden dangalaklar var biliyorsunuz. Düz dünya teorisi, düz dünya topluluğu falan gibi isimlerle saçma sapan ipe sapa gelmez şeyler yazıyorlar. Heh işte artık bunlar Türkiye'de de var. Hem de tahmin ettiğiniz adreste. AKP'de. Herşeyi ithal ettiğimiz gibi cehaleti bile ithal ediyoruz. AKP Fatih gençlik kolları başkan yardımcısı dünyanın düz olduğunu, gezegenimizin dışına hiç çıkılmadığını, Ay'a hiç gidilmediğini söylüyor. Bunun aksini iddia edenler masonmuş. Kendisi eksik söylemiş. Bize dünyanın yuvarlak olduğu Lozan antlaşmasıyla kabul ettirildi. 2023'de Lozan antlaşması bitince dünyanın düz olduğunu söyleyebileceğiz. Böylelikle Galileo seviyesinin gerisini dönmüş bulunuyoruz.

https://onedio.com/haber/akp-li-yonetic ... asi-784662


En son StrategyMaster tarafından 02 Eyl 2017, 13:14 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 13:35 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 14 Şub 2016, 16:49
Mesajlar: 391
Yaş:
Alıntı:
ABD'de dünyanın düz olduğunu iddia eden dangalaklar var biliyorsunuz. Düz dünya teorisi, düz dünya topluluğu falan gibi isimlerle saçma sapan ipe sapa gelmez şeyler yazıyorlar. Heh işte artık bunlar Türkiye'de de var. Hem de tahmin ettiğiniz adreste. AKP'de. Herşeyi ithal ettiğimiz gibi cehaleti bile ithal ediyoruz. AKP Fatih gençlik kolları başkan yardımcısı dünyanın düz olduğunu, gezegenimizin dışına hiç çıkılmadığını, Ay'a hiç gidilmediğini söylüyor. Bunun aksini iddia edenler masonmuş. Kendisi eksik söylemiş. Bize dünyanın yuvarlak olduğu Lozan antlaşmasıyla kabul ettirildi. 2023'de Lozan antlaşması bitince dünyanın düz olduğunu söyleyebileceğiz. Böylelikle Galileo seviyesinin gerisini dönmüş bulunuyoruz.

https://onedio.com/haber/akp-li-yonetic ... asi-784662
Bu "dunya duzdur" meselesini sozde aciklayan basliklar 3-5 ay ( ya da biraz daha once, hafizam zayif ) bir anda pitrak gibi cikti piyasaya. Bir yerden emir verilmiscesine yurt disindaki degisik forumlarda basliklar acilmaya baslandi. Bir gunde 15-20 baslik aciliyordu.

Bunun bir tur sosyal deney oldugunu dusunuyorum. Kitlelerin tepkilerini olcme amacli buyuk ihtimalle.

Ha, bu bizimkilerin yaptigi her zamanki gibi yurt disinda gordukleri bu iclerinde sacma sapan aciklamalar barindiran bilgileri gorup gaza gelmek. 3-5 ay geriden geliyorlar tabii ki.

Uzucu olan bu sacmalik icin bile gerekli sacma aciklamalari yurt disindan ithal ediyor olmalari. Bir kere de yerli ve milli olun yahu!


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 14:00 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Tem 2012, 22:24
Mesajlar: 4434
Yaş: 40
Bu düz dünya teorisi bir tür sosyal deneyden ziyade inandıkları dinlerin(ki buna tüm semavi dinler dahildir) kitapları bilimle çeliştiği için güvenirliklerini ve zamanla geçerliliklerini yitirme kaygısı taşıdıkları için ortaya atılmış bir teoridir,AKP'li dingilin(ve bu teoriye inanların) bu fikre sarılması da bu nedenledir. Hiç bir semavi dinin kitabında dünya,ay,güneş,güneş sistemi,galaksi ve evren hakkında bilimsel hiç bir veri yoktur.

_________________
Resim

Tanrı hasımlarıma acısın, zira ben onlara acımayacağım."

Sakallı Nurettin Paşa”

“Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan’ız, Biz ki Türk oğlu Türk’üz; Biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu Türk’ün Başbuğuyuz!”

Başbuğ Timur


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 14:26 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 5102
Yaş:
M . Yarar çok sapıtmış. Ne demek mısır ordusu Esad yanında savaşacakmış. S. Arabistan olmasa Sisi bir hiç.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 17:23 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2016, 03:41
Mesajlar: 899
Yaş:
Alıntı:
Bu düz dünya teorisi bir tür sosyal deneyden ziyade inandıkları dinlerin(ki buna tüm semavi dinler dahildir) kitapları bilimle çeliştiği için güvenirliklerini ve zamanla geçerliliklerini yitirme kaygısı taşıdıkları için ortaya atılmış bir teoridir,AKP'li dingilin(ve bu teoriye inanların) bu fikre sarılması da bu nedenledir. Hiç bir semavi dinin kitabında dünya,ay,güneş,güneş sistemi,galaksi ve evren hakkında bilimsel hiç bir veri yoktur.
''Kendi yolunda kendisi için kararlaştırılmış olan için akıp giden güneş de duyarsız bir toplum için bir delildir. İşte bu, çok güçlü ve her şeyi bilen yaratıcının ayarlamasıdır.'' İnsanlarca sonradan düzeni iyice karman çorman edilen, özünde böyle özel adları olmayan ancak sonradan konan ''yâsîn'' adlı bölümünün otuz sekizinci sözü.

http://news.nationalgeographic.com/news ... e-science/

''Bizim kendisi için, eski kuru bir hurma dalı gibi dönünceye dek menziller; konaklar ayarladığımız Ay da, o duyarsızlaşmış toplum için bir delildir.'' Otuz dokuzuncu. Aynı bölüm.

''Güneşin aya erişip çatması uygun olmaz. Gece de gündüzü öne geçici değildir. Hepsi de bir yörüngede yüzerler.'' Aynı bölüm, kırkıncı.

Bu sonuncu sözde ne anlatılmak isteniyor, bilmiyorum. Belki de güneş kararmasıdır. Anlamadığım, anlamaya çalıştığım çok şey var. Ancak bu veriler asla göz ardı edilemez ve edilmemeli. Her bir şey bilgidir ve yansız, tarafsız, bilimli bir anlayışla yaklaşılmalı. Böyle bakınca da bu veriler, hayli ilginç duruyor.

Diğer semavi (gökçül) görülen kitapları bilmiyorum, ancak Kur'an'da ilginç, yukarıda da görülebildiği gibi bilimli/bilimcil veriler yok değil. Benim gibi her bir olguyu didik didik edin, her bir şeyi sorgulayan, bu kitabı da sorgulayan bir adamın ''Burada ilginç bir şeyler var.'' demesinin nedeni böyle ve benzer olgulardır. Bu yukarıdaki sözler gibi çok başka sözler de var. Çok başka başka, ayrı ayrı konular üzerine de. O yüzden, Kur'an'ı dahil ederek ''Hiç birisinde bilimli veri yok.'' demek, bu verilere ters düşer.

Sözün diğeri, ve genele; ben, ''Bilginin doğrusu esastır.'' ilkemce bildiğimi söylüyorum, söylerim. Üzerine araştırmak, baş yormak, ''Neden böyle?'', ''Neyden olabilir?'' diye sorup sorgulamak, ayrı bir konu ve her zaman söylediğim gibi, yine söylüyorum, kişinin kendisine düşen bir iştir. Bunu yönlendirmek, buna müdahale etmek ne işimdir, ne haddimdir, ne istediğim, beni ilgilendiren bir iştir. Söylediklerim düşündürmek içindir. Her şeyin kilidi, düşünmektir. Düşünebilmek için de, öncelikle arı bilgi gereklidir.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 17:36 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Tem 2012, 22:24
Mesajlar: 4434
Yaş: 40
Öncelikle ne demek istediğinizi yalın şekilde yazmanızı öneririm ki yazdıklarınız -ki bu kadar süslemenize gerek yok- anlaşılır ve üstüne durulur şeyler olsun,aksi takdirde cevap verilmeye değmeyecek bir kaç kelamdan öteye geçmeyecektir.

Örnek gösterdiğiniz ayetlerde bilimsel bir tespit ve ya açıklama yok,şiirsel bir anlatım var sizinle ve ya başka birisi ile semavi dinlerin kitaplarında bahsedilmeyen bilimsel açıklamaları,konuları tartışmayı abesle iştigal görüyorum ki tartışmaya açılırsa konu çok dallanıp budaklanacaktır.


Not:Madem örnek vermeye meraklısınız kitapta virüs ve ya bakteri ile ilgili de bir iki ayet yazında öğrenelim.

_________________
Resim

Tanrı hasımlarıma acısın, zira ben onlara acımayacağım."

Sakallı Nurettin Paşa”

“Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan’ız, Biz ki Türk oğlu Türk’üz; Biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu Türk’ün Başbuğuyuz!”

Başbuğ Timur


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 17:56 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2016, 03:41
Mesajlar: 899
Yaş:
1. İlgili kitaplar bilim ile ilgili, virüsü, bakteriyi, varlığın evrenin her bir ayrıntısını içeren kitaplar değildir. Amaçları başkadır. Tespit, günümüz bilim çalışmalarındaki gibi ayrıntılı açıklı açıklamalar, ayrıntılı yön göstermeler, çözülgeler içermez.
2. Yazdıklarım açıktır. Sizin ''Bilim (araştırma, sayma saptama yollarıyla bulunan, görülen var olan gerçekler) ile ilgili veri içermez.'' sözünüze, ''Hayır, var.'' diyorum ve ilgili kitaptan örnek vererek, günümüzde bilinen bir gerçeğin anlatıldığı bir duyuruyu da açık olsun diye ek olarak veriyorum. Verdiğim örnekte güneşin deviniminden söz ediliyor. Duyuruda da, İngilizce de olsa, bundan söz ediliyor. Bu, bil-im ile ilgili bir veridir. Kısa söz ile ilgili örnekte söz edilmiş. Nereden gelir, neden böyledir; ona söz etmedim, konu değil. Ancak, var diyorum. Konu bu. Var. Var iken yok demek, yanlış bilgi vermektir. Ayrıca şiir değil. Orada şiirsel bir anlatım yok. Olağan bir sözün Türkçe çevirisi var.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 18:14 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Tem 2012, 22:24
Mesajlar: 4434
Yaş: 40
Bu kitaplar insanlığa yol gösterici bilimsel açıklamalar yapmayacaksa,evrensel(istisnasız her canlı için) adalet ve eşitliğe değinilmeyecekse,aydınlanmaya giden yolu göstermeyecekse başka hangi amaç için yazılmıştır ki. Yoksa sadece metaforlar içeren masal kitapları mıdır ve ya kadınları nasıl dövmemiz gerektiğini ya da hangi sıra ile yatağa almamız gerekiğini yine nasıl oturmamız kalkmamız,uyumamız ve hatta s...çmamız gereğini yazmaktan ibaretmidir.

_________________
Resim

Tanrı hasımlarıma acısın, zira ben onlara acımayacağım."

Sakallı Nurettin Paşa”

“Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan’ız, Biz ki Türk oğlu Türk’üz; Biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu Türk’ün Başbuğuyuz!”

Başbuğ Timur


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 18:46 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Tem 2012, 22:24
Mesajlar: 4434
Yaş: 40
Evrenin sırlarını araştırıyorlar her halde.

Resim

_________________
Resim

Tanrı hasımlarıma acısın, zira ben onlara acımayacağım."

Sakallı Nurettin Paşa”

“Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan’ız, Biz ki Türk oğlu Türk’üz; Biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu Türk’ün Başbuğuyuz!”

Başbuğ Timur


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 18:56 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2016, 03:41
Mesajlar: 899
Yaş:
Alıntı:
Bu kitaplar insanlığa yol gösterici bilimsel açıklamalar yapmayacaksa,evrensel(istisnasız her canlı için) adalet ve eşitliğe değinilmeyecekse,aydınlanmaya giden yolu göstermeyecekse başka hangi amaç için yazılmıştır ki. Yoksa sadece metaforlar içeren masal kitapları mıdır ve ya kadınları nasıl dövmemiz gerektiğini ya da hangi sıra ile yatağa almamız gerekiğini yine nasıl oturmamız kalkmamız,uyumamız ve hatta s...çmamız gereğini yazmaktan ibaretmidir.
Sayın KILIÇ. Siz, bir söz ettiniz, ben de, tersi durumun olduğuna dair bilgilendirici bir söz ettim. Çünkü durum, dediğimden ibaret. Yok değil. İlgili kitapla ilgili ''Muazzam yol gösterici.'', ''Ne mübarek kitap yahu!'' türünden yorumlarda bulunmadım. Ben de birçok işin ayırdımındayım. Bunu söylemekten hiç haz etmiyorum, ancak aklı başında zeki bir adamımdır. Duyuyor, görüyorum. Sorunların hepsini biliyorum.

Konunun kapsamı ne idiyse, ona binaen yazdım. Üç örnek verdim ki, daha çoğu da var. Değindiğiniz konulara da söz edecek durumdayım, ancak konumuz değil ve gereksiz olacaktır. Sizi ve düşünen, gören, duyan herkesi anladığımı bilin. Bir şeyleri ayırt etmek, her zaman yarardır, doğru davranış olandır.

Ayrıca, amacımın ne olduğu, ne edip etmediğimi herkes az çok bilmiştir. Konuya kızgın girmenize gerek yok.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 19:10 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Tem 2012, 22:24
Mesajlar: 4434
Yaş: 40
Sizin amacınız benim gündemimde olmadığı için bana bir açıklama yapmanıza gerek yok. Sizin örnek verdim dediğiniz şeyleri ben aydınlatıcı cevap olarak görmediğim için için konuyu genişlettim kaldı ki daha çok var dediğiniz öncekilere benzer örnekleri vermeniz ve hatta bunu sayfalar dolusu bir şekilde yapmanız benim cevabını aradığım soruları cevaplamaya yetmeyecektir bana bu argümanlarla gelmeyiniz sizin okuduğunuz kadar bende bu masal kitaplarını okudum.

_________________
Resim

Tanrı hasımlarıma acısın, zira ben onlara acımayacağım."

Sakallı Nurettin Paşa”

“Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan’ız, Biz ki Türk oğlu Türk’üz; Biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu Türk’ün Başbuğuyuz!”

Başbuğ Timur


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 19:27 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2016, 03:41
Mesajlar: 899
Yaş:
Sayın Sanchez geçen güzel bir söz etti.

Uzlaşmamada uzlaşma.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 19:30 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 03 Ara 2012, 22:28
Mesajlar: 2177
Yaş:
Alıntı:
Var öyle olay. Boyutunu bilmiyorum, ancak az olduğunu sanmıyorum.
Alman Türkolog Gerhard Doerfer'e göre Farsçada binin üzerinde Azerbaycan Türkçesinden alıntı söz var, çoğunluğu Safevi dönemine ait. Safeviler başkentlerini Tebriz'den Kazvin, Kazvin'den İsfahan'a taşımalarına rağmen saray ile ordu dili Türkçe olarak kaldı devletin çöküşünedek.

Bakınız İsfahan'daki Safevi "Âli Qapu" sarayının adı: https://en.m.wikipedia.org/wiki/Ālī_Qāpū

Bu binin üzerindeki sözlerin önemli bir bölümü ordu ile yönetim kavramlarından oluşsa da Türkçe alıntı sözleri (İran'daki) Farsçanın gündelik dilinde de görüyoruz:

Açar = anahtar (açmak fiilinden)
Ocağ
Otağ (oda)
Ordek (ördek, Farsçada ö-ü ünlüleri bulunmuyor)
Yavaş, bildiğiniz yavaş sözü.

Ordu ile yönetim kavramlarını kapsayan Türkçe sözler ise son yüzyılda gittikçe kullanımdan düşürüldü. Örneğin ordu anlamındaki "qoşun" sözünün yerini bugün "arteş" almış bulunuyor.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 19:45 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 03 Ara 2012, 22:28
Mesajlar: 2177
Yaş:
Alıntı:
Bu filologların bileceği bir durum olmakla birlikte, kelime alış verişimizde verdiğimiz kelimeler daha ziyade erken dönemdedir. Biz zaten İran üzerinden gelirken orda hakaten birşey bırakmamışız :D Bu olayı 40 yılda nasıl becermişiz büyük bir soru işareti :D
İran Türkleri uzaya mı gitti üstadım? 40 yıl?


En son Yalquzaq tarafından 02 Eyl 2017, 20:01 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 19:48 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2016, 03:41
Mesajlar: 899
Yaş:
Alıntı:
Alman Türkolog Dorrfer'e göre Farsçada binin üzerinde Azerbaycan Türkçesinden alıntı söz var, çoğunluğu Safevi dönemine ait. Safeviler başkentlerini Tebriz'den Kazvin, Kazvin'den İsfahan'a taşımalarına rağmen saray ile ordu dili Türkçe olarak kaldı devletin çöküşüne dek.

Bakınız İsfahan'daki Safevi "Âli Qapu" sarayı: https://en.m.wikipedia.org/wiki/Ālī_Qāpū

Bu binin üzerindeki sözlerin önemli bir bölümü ordu ile yönetim kavramlarından oluşsa da Türkçe alıntı sözleri (İran'daki) Farsçanın gündelik dilinde de görüyoruz:

Açar = anahtar (açmak fiilinden)
Ocağ
Otağ
Ordek (ördek, Farsça'da ö-ü ünlüleri bulunmuyor)
Yavaş, bildiğiniz yavaş sözü.

Ordu ile yönetim kavramı Türkçe sözler ise son yüzyılda gittikçe kullanımdan düşürüldü. Örneğin ordu "qoşun" sözünün yerini bugün "arteş" almış bulunuyor.
Bu dönem için daha da artık olduğunu düşünebiliriz sanırım. Güzel bilgi. Var ol adaşım.

Bu açar'ı da hep sevmişimdir. Ne güzel söz. Buna açacak, dil gibi sözler de günümüzde halen kullanılır.

İlgili ad da sanırım Ulu Kapı demek.

Koşun'u ise ayrıca severim. Bunun sünün/koşunun iki, sağ ile sol, kolları ile ilgisi var. Koş, çift demek. Çift ise cuft'tan gelir, Farsça. Koşa, parallel. Koşut(luk), parallelism. Koşmak, çiftleştirmek, ikilemek, birleştirmek, katmak demek. Sünün iki kolu (kanat değil) olduğundan buna koş'tan getirip koşun da denmiştir. Günümüzde hemen yanı başımızdaki soydaşlarımız halen kullanır. Kol denmesinin nedeni ise, kişinin uzantı tilgenleri (organ) olan kollara benzettiğinden. Bu yüzden kanat kullanımı geleneğe öze aykırıdır. Bugün korgenerala kor-general denmesi de, ustamın biraz dolaylı sözünü doğru anladıysam, bununla ilgili. Bu söz Moğolca gar'dan geliyor, Türkçe kol'un karşılığı. Bir kol ise, kır geleneğince 10.000 kişiden oluşur. Büyük bir güçtür yani ve ender olur. Bu kol sözü sünün ortasını, yani merkezini de anlatır. Bu yüzden Çingiz sonrası bu söz gol (sü özeği/ortası) olarak geri dönmüştür. Babürnâme'de görülebilir.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 20:19 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 03 Ara 2012, 22:28
Mesajlar: 2177
Yaş:
Alıntı:
Koşun'u ise ayrıca severim.
Aşağıda Şehriyar üstadın Farsça bir söyleşisinde sözün Farsçadaki kullanımını işitebilirsiniz. Sonrasında "arteş" diye de ekliyor.

https://youtu.be/u0YroAPhYAM?t=28m30s


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 22:50 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 04 Tem 2016, 14:54
Mesajlar: 678
Yaş: 27
Alıntı:
İran Türkleri uzaya mı gitti üstadım? 40 yıl?
Irklar üzerinden birşey tartışmıyoruz. Daha ziyade dil üzerine tartışıyoruz.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 23:12 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2016, 03:41
Mesajlar: 899
Yaş:


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 02 Eyl 2017, 23:50 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 03 Ara 2012, 22:28
Mesajlar: 2177
Yaş:
Alıntı:
Irklar üzerinden birşey tartışmıyoruz. Daha ziyade dil üzerine tartışıyoruz.
Ben ırktan söz etmedim zaten sayın Bayramlıkşeker, ancak Farsçadaki Türk etkisine yanlış açıdan bakıyorsunuz sanırım. Türkçenin Farsça üzerindeki etkisi Selçuklu döneminden ziyade büyük oranda Safevi ile sonraki dönemde baş gösterdi.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 03 Eyl 2017, 10:00 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 04 Tem 2016, 14:54
Mesajlar: 678
Yaş: 27
Öyle diyosanız öyle olsun, sizi mi kırıcam.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 03 Eyl 2017, 12:30 
Çevrimiçi
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2510
Yaş:
Ahmet Hakan köşe yazısında şöyle bir ifade kullanmış;

Dünya yuvarlak değildir, düzdür” tezi, yine makul bir tez.
Düşünsenize: Bu topraklarda bir zamanlar “Dünya öküzün üstündedir” diye bir tez bile yükselmiş.


Bilinen bir konu olmadığı için buradan ifade etmiş olalım; O sözün aslı şöyledir:

'' Dünya öyle bir denge üzerinde durur ki; adeta öküzün boynuzları üzerindedir. ''

Bu ifade şekli zamanla '' Dünya öküzün boynuzları üzerindedir '' şeklinde ki absürt bir ifade şekline dönüşmüştür.

İşte dinler, dini metinler, kutsal metinler de, aynen bu şekilde anlamlarından saptırılmıştır.
Hiç anlaşılmaması gerektiği gibi anlaşıldıklarından dolayı, dinler insanlığa hizmet edemez hale dönüştürülmüştür.
İslam da dahil olmak üzere, bütün dinler; adeta din olmaktan çıkmıştır.

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 03 Eyl 2017, 14:53 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Tem 2012, 22:24
Mesajlar: 4434
Yaş: 40
Alıntı:
Ahmet Hakan köşe yazısında şöyle bir ifade kullanmış;

Dünya yuvarlak değildir, düzdür” tezi, yine makul bir tez.
Düşünsenize: Bu topraklarda bir zamanlar “Dünya öküzün üstündedir” diye bir tez bile yükselmiş.


Bilinen bir konu olmadığı için buradan ifade etmiş olalım; O sözün aslı şöyledir:

'' Dünya öyle bir denge üzerinde durur ki; adeta öküzün boynuzları üzerindedir. ''

Bu ifade şekli zamanla '' Dünya öküzün boynuzları üzerindedir '' şeklinde ki absürt bir ifade şekline dönüşmüştür.

İşte dinler, dini metinler, kutsal metinler de, aynen bu şekilde anlamlarından saptırılmıştır.
Hiç anlaşılmaması gerektiği gibi anlaşıldıklarından dolayı, dinler insanlığa hizmet edemez hale dönüştürülmüştür.
İslam da dahil olmak üzere, bütün dinler; adeta din olmaktan çıkmıştır.

Temeli sağlam olmayan yapı eninde sonunda yıkılacaktır,hem de bunu onu inşa edenler yapacaktır. Bu kaçınılmazdır.

_________________
Resim

Tanrı hasımlarıma acısın, zira ben onlara acımayacağım."

Sakallı Nurettin Paşa”

“Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan’ız, Biz ki Türk oğlu Türk’üz; Biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu Türk’ün Başbuğuyuz!”

Başbuğ Timur


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 03 Eyl 2017, 15:03 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 03 Ara 2012, 22:28
Mesajlar: 2177
Yaş:
Alıntı:
Öyle diyosanız öyle olsun, sizi mi kırıcam.
Peki. :roll:

O zaman şöyle diyelim: Oğuz kavimleri batıya göç ederken sadece Anadolu'ya mı toplaştı? Yoksa Hazarın batısındaki bütün Türk/Türkmenlerin ortak ataları mı bu kavimler? O zaman o dediğiniz "nasıl başarmışız" için cevap bulacaksınız.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 03 Eyl 2017, 16:00 
Çevrimiçi
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2510
Yaş:
Alıntı:
Temeli sağlam olmayan yapı eninde sonunda yıkılacaktır,hem de bunu onu inşa edenler yapacaktır. Bu kaçınılmazdır.
Ben öyle düşünmüyorum sayın hocam. Dinler tarihine baktığımızda yıkılıp giden her hangi bir din anlayışı mevcut değildir. Yıkıldığı zannedilenler ise başka bir formata dönüşerek veya sonra gelen anlayışı bir şekilde etkileyerek varlığını devam ettirmiştir. Mazdeizm, Manehizm veya çok tanrılı dinler gibi. Hatta bizim Tengricilik bile bir şekilde İslam formatına dönüştürülerek yaşatılmaktadır. Anadolu Aleviliğinde Tengricilik izlerine çokça rastlanır. Buradan hareketle; belki dinler yıkılmayacaktır fakat restore edilebilecektir. Eskinin yıkılıp yenisinin inşa edilebilmesi koşulları ise bambaşkadır. İnsanlığın büyük bir zihin devriminden geçmesi gerekiyor. O da ançak diğer dünyaların keşfiyle mümkün olabilir diye düşünüyorum. Yani dünya hayatında büyük zihin devrimlerinin olabileceğini düşünmüyorum. Zihin devrimi olsa bile; O zihin devriminin eleğinden geçebilen insan sayısı daima azınlıkta kalacaktır. Lakin işte o azınlık, insanlığın geleceğine yön veren azınlık olacaktır. Büyük çoğunluk sürekli olarak eskinin denetimi altında kalacaktır. Geleceği geçmişte arayacak, saadeti geçmişte zannedecektir. Fakat dünya dönmeye devam edecektir.

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 03 Eyl 2017, 16:11 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Tem 2012, 22:24
Mesajlar: 4434
Yaş: 40
Bunu zaman içerisinde göreceğiz,yıkılacak demek yok olacak anlamına gelmiyor enkaz olarak kalacaktır. İnsan fiziksel evrimi ne kadar ilerlese de zihinsel evrim fiziksel evrime nazaran daha yavaş ilerliyor,insanoğlu eninde sonunda kendi yarattığını yıkacaktır.

_________________
Resim

Tanrı hasımlarıma acısın, zira ben onlara acımayacağım."

Sakallı Nurettin Paşa”

“Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan’ız, Biz ki Türk oğlu Türk’üz; Biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu Türk’ün Başbuğuyuz!”

Başbuğ Timur


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 03 Eyl 2017, 16:32 
Çevrimiçi
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2510
Yaş:
Alıntı:
...insanoğlu eninde sonunda kendi yarattığını yıkacaktır.
Geçmişte şöyle tartışmalar olmuştur;

'' Tanrı mı insanı yarattı, yoksa insan mı Tanrıyı yarattı...!''

Tabi ki bu gibi tartışmaları radikal tiplerle yapamazsınız. Orta çağ Avrupa'sında Engizisyon mahkemelerinde yargılarlarken; İslam Orta çağı dediğimiz son 1000-1200 yıl içinde de İslam engizisyon mahkemeleri -Şeriat mahkemeleri- görülmüştür. Bugün yaşadığımız Suriye gerçeği ise aynen o zihniyetle devam ettiriliyor. Geçen @dalamper diyordu ki; İdlip bölgesinde günah veya caiz değildir gerekçesiyle müzik dinlemek yasakmış... Elbette ki bu zihniyetin yıkılması gerekiyor fakat yıkılabileceğini hiç düşünmüyorum.

Kimin kimi yarattığı konusuna gelirsek; Kafalarda ki Tanrı kavramında da devrime ihtiyaç var. Tanrı, zamandan ve mekandan münehzeh ise ve Tanrı şah damarımızdan bile daha yakınsa; kafalarda ki Tanrı kavramında da dönüşüme ihtiyaç var demektir. Yunus' un dediği gibi ''Bir ben var bende, benden İçeru''

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 04 Eyl 2017, 00:39 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 549
Yaş: 39
Yahu insanlar Tanriyi yanlis yorumluyor diye demekki Tanri yoktur demek ne kadar dogru olabilirki ?

Hersey nasil tesadüf olabilirki, daha aciklanmasi gereken milyarlarca soru var, misal bir yumurta Tirtila sonrada o canli süründükten sonra nasil kelebege dönüsür? Bunun tesadüf olmasi mümkünmüdür ?

666 sayfalik Kitabin Milyarlarca soruyu aciklamasi mümkünmüdür yada dogrumudur ?

Zaten herseyin basinda kafasini calistirmasi gereken, sorulari aydinlatmasi gereken, anahtarlari dogru Kilite sokup kapiyi acmasi gereken insan oglu degilmidir ?

Tanri her bireyin sorusuna cevap vermek zorundami ?

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 04 Eyl 2017, 01:43 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Tem 2012, 22:24
Mesajlar: 4434
Yaş: 40
Kitapları kendilerine rehber edinenlerin gittiği yolları görüyoruz gerisi lafı güzaf. Konunun özünü anlamadan konuya dahil olmamak gerek.

_________________
Resim

Tanrı hasımlarıma acısın, zira ben onlara acımayacağım."

Sakallı Nurettin Paşa”

“Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan’ız, Biz ki Türk oğlu Türk’üz; Biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu Türk’ün Başbuğuyuz!”

Başbuğ Timur


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 04 Eyl 2017, 01:57 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 549
Yaş: 39
Iste orda Israil, onlarda dini cati altinda ülkelerini idare ediyor, onlarin geldigi noktada ortada.

Birkac yobazin yaptigini dine baglamak ne kadar dogru?

Hayir inanirsin inanmazsin orasi baska.

Ama problemi dinin üzerine yikip siyrilamayizki, Kitaplarin Tanri tarafindan getirilmesinide demiyorum yani, iceriginden ayri.

Bu yobazlarin yaptiklari hangi Kitapda varki ?

Benimkilerde soru zaten, hükum koymadim.

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 04 Eyl 2017, 02:03 
Çevrimiçi
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2510
Yaş:
Tesadüf diye bir şey yok hocam, yasalar var. Fakat o yasaları açıklayabilecek bilgi seviyesine tam olarak ulaşabilmiş değiliz. Ayrıca kutsal kitapların içinde pozitif bilimleri aramak nafile çabalardır. İslam dünyasının içine düşmüş olduğu en büyük yanlışlardan birisi de budur. Mesela bir bilimsel bilgiye ulaşılıyor veya bir şeyler icat ediliyor diyelim; dini çevrelerin ilk yaptığı işlerden birsi de, o buluşa uygun düşen bir hadis veya Ayet-i Kelime bulmaya çalışmaktır. Bunlar boş işlerdir ve nafile çabalardır. Çünkü dinsel metinlerin amacı bu değildir. Dolayısıyla kutsal kitapların içerisinde matematik formülü aramak gereksiz ve boş işlerdir. Çünkü Allah' ın ayetleri sadece kutsal Kitaplardan ibaret değildir. Şayet inançlar düzleminde konuşacaksak, evrenin kendisi zaten bizatihi Allah' ın ayetidir. Kimya, fizik, matematik, biyoloji veya diğer pozitif bilimler iş bu evrenin içinde olduğuna göre; fizik yasalarını evren de aramak yerine Kutsal Kitaplarda arayanların sonu hüsrandır, hiç bir şey bulamaz. Çünkü bilimin temeli gözlem ve deneye dayanır. Laboratuvar ortamında bile Kutsal Kitapları okumuş olsalar; yine de hiç bir fizik teoremini akıl edemezlerdi.

Gelelim asıl sorumuza; İslam dünyasında da Hristiyan aleminde olduğu şekliyle bir uyanış veya reform olabilir mi? bana göre çok zor ve hatta imkansıza yakındır. Çünkü İslam dünyasında Hristiyanlıkta olduğu şekliyle ruhban sınıfı yoktur. Yani bir gerçeği kabul ettirebileceğiniz dini otorite bulunmuyor. Hristiyanlıkta Klise kabul etmek zorunda kaldığı için toplu bir uyanış yaşanırken, İslam dünyasında tek bir otorite olmadığından dolayı teker teker insanları bilinçlendirmek gerekecektir. Ne kadar bilinçlendirir seniz bilinçlendirin, yine de arızalı defolu ürünler çıkacaktır. Yani İslam dünyasının içinden her an için bir IŞİD Terör Örgütü vakası daha çıkma ihtimali güçlüdür. Bu anlamıyla, Arap dünyasının -belki de kıyamet gününe kadar- lanetlendiğini düşünüyorum. Bir uyanış hareketi çıkacaksa, o uyanış da Türk milletinde çıkar ki; zaten çıkmıştı. Büyük Atatürk, Türk milleti için bir umut kaynağı olmuşken; yaptığı işler ne yazık ki yarıda kalmıştır. Halen yarım yamalak şekilde varlığımızı devam ettirmeye çalışıyoruz.

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 04 Eyl 2017, 11:34 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 13:27
Mesajlar: 398
Yaş:
https://www.youtube.com/watch?v=ow4IQjr4pgM

Videoyu link olarak atabildim. Mekanı cennet olsun..


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 04 Eyl 2017, 12:25 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Tem 2012, 22:24
Mesajlar: 4434
Yaş: 40
Yukarıda ki savunma yazılarına istinaden yazılacak sayfalar dolusu yazı örnek var ama yeri burası değil(yasak olan dini tartışmayı benim yapmam abes oluyor),tezlerinizi çürütmek için başka kaynaklara gerek yok din kitaplarının kendisi yeter de atar bile,tabi gerçekten bu kitapları okuduysanız(kendi dilinizde,anlayarak düşünerek ve sorgulayarak).

_________________
Resim

Tanrı hasımlarıma acısın, zira ben onlara acımayacağım."

Sakallı Nurettin Paşa”

“Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan’ız, Biz ki Türk oğlu Türk’üz; Biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu Türk’ün Başbuğuyuz!”

Başbuğ Timur


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 04 Eyl 2017, 17:16 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Tem 2012, 22:24
Mesajlar: 4434
Yaş: 40
Bunlar yakında orgy'e doğru ufaktan ufaktan giriş yaparlar.


_________________
Resim

Tanrı hasımlarıma acısın, zira ben onlara acımayacağım."

Sakallı Nurettin Paşa”

“Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan’ız, Biz ki Türk oğlu Türk’üz; Biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu Türk’ün Başbuğuyuz!”

Başbuğ Timur


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 04 Eyl 2017, 18:17 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 549
Yaş: 39
Alıntı:
Bunlar yakında orgy'e doğru ufaktan ufaktan giriş yaparlar.


:lol:

Gecmisde bir kac Goa Partisine gitmisdim, millet bunlar gibi kendinden gecmisdi ama galiba onlar LSD ile öyle olmusdu bunlar ne kullaniyor acaba :lol: :lol: :lol:

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 19587 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 1374 375 376 377 378392 Sonraki

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 20 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye