TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 24 Oca 2018, 04:33

Tüm zamanlar UTC+03:00


Üye alımı belirsiz bir tarihe kadar kapatılmıştır,mail yolu ile ve ya sosyal hesaplar üzerinden taleplerde bulunmayınız.

Resim
Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 21 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Tüfekcilerimize bir öneri.
MesajGönderilme zamanı: 21 Tem 2014, 10:47 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 673
Yaş:
Merhabalar,



Yurdumuzda, irili ufaklı bir hayli yivsiz tüfek imalatcısı olduğu ve bunların büyük bir kısmının dışarı satıldığı, alıcılar nezdinde
"Parasına göre iyi mal" imajına sahip ürünler verdikleri bir gerçektir.

Bütün yivsizlere şamil olarak, elle etkinleştirilen güvenlik tertibatının, sadece tetiği kilitlediği de başka bir gerçektir.

Neden böyle yapılandırıldığı nisbeten malumsa da, sanki yazılı olmayan bir kanun veya uyulması milletlerarası platformda mutlak
zorunlu bir centilmenlik anlaşması gereğiymiş gibi, çiftesinden pompalısına, tek atışlısından otomatiğine tüm yivsiz tüfek
taifesine, güvenlik unsuru olarak sadece tetiği bloke etmek yeterli ve uygun addedilmiştir.

Bunun gerçek hayata tercümesi, düşen, dipçiği pürhışım yere vurulan, elde darbe alan yivsiz tüfeklerin, genelde horozlu olan
vuruş elemanını tutan takılma dişinin, ataletiyle söylenen kavrama işlevinden ayrılıp pekala kazara bir ateşlemeye sebebiyet
verebileceğidir.

Filvaki, çok pahalı bazı çiftelerde, bir şekilde kurtulan horozu, ateşleme durumuna gelmeden durduran ikincil takılma dişleri
tesis edilmiştir ancak, bunların sayısı genel orana göre çok az ve çoğu tam çakmaklı bünyede oldukları için iyice enderdirler.

Halbuki, askeri tüfeklerde güvenlik elemanı çoğunlukla olması gereken devreyi, ya doğrudan horoz veya aktif ateşleme iğnesini
ya da onları kurulu halde tutan elamanı bloke etmektedir. Yapılandırılmaları daha muhkem, devreye alınmaları, biraz daha
zaman alıcıdır.

Av tüfeklerindeki uygulama, kullanıcının ulaşımına çok yakın yerde konumlandırılmış güvenlik elemanının, zaten hayli kısa olan
etkili mesafe içinde, vuruş alanından uzaklaşma ihtimali yüksek olan hedefe, en kısa zaman ve en az gayretle etkinlik halinden
uzaklıştırılarak müdahale etme esasına bina edilmiştir.

Bunun yanında, çit atlarken, yere düşünce, eldeyken sağa sola çarparak, hatta, durduğu yerde, horozun kendini kurulu halde
tutan destek elemanından kurtulup kazara ateşleme verdiği vakılarının haddi hesabı yoktur.

Böyleyken, hazır Dünya çapında hatırlıca bir isim ve yer edinmişken, bizim saygıdeğer tüfekcilerimiz...

Acaba, biraz beyin fosforu yakmayı göze alarak, mevcut güvenlik platformunu değiştirmeden...

Tetik çekişiyle aradan çıkan ek, otomatik bir devre tasarımı yapmayı düşünmezler mi.

Böyle bir yapılanmanın tetik özelliklerine ağırlaştırıcı bir payı olacağı muhakkaktır. Ancak, çoğunun halihazır değerleri, öyle pek
"Kıl Tetik" seviyesinde değildir ve zaten talep de edilmez.

Bu minvalde bir emniyet unsurunun tüfeklerimizdeki itibarı sanılandan yüksek olacaktır. Eskisinden farklı olmayan bir güvenlik
yer ve uygulaması, buna mukabil, iç bünyede kullanıcı yarar ve sağlığına yarayışlı yapısal bir değişiklik.

Ben üretici olsam çoktan yapmıştım bile.




Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Tem 2014, 12:20 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 25 Oca 2013, 05:41
Mesajlar: 212
Yaş:
Hocam iyi güzel tetik sistemine felan dem vurmuşşunda bence bu konular anlamsız bügün gidip bir yivsiz av tüfeği almak için eşek yüküyle evrak işini halletmen lazım bide binlerce liranı sırf ruhsata vermek zorundasın yivli tüfeklerden bahsetmiyorum bile, bide üstüne paran olduğu halde yıllık mermi istikhak hakkın var 200 mermi bulursan şükretiyorsun yivsiz tüfek kadar gereksiz bir silah yok 30 40 metre arasında öldürücülüğü var, tek saçmada dürbün takıp biraz daha mesafeyi uzatabilirsin tabi ama taş atmakla arasındaki fark ses cıkarması ve diğerin bedava olması.Benim tüfekçilere önerim aldıkları silahların ruhsatını düşürmeleri ve silah şirketlerine baskı yapmaları belki böylece devlette biraz olsun bazı şeyleri anlar ve tüketiciyi korur.

_________________
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Tem 2014, 13:12 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 673
Yaş:
Sayın centurul,



Böyle gereksiz konulara dikkatinizi çekip sizi cevap yazdırma zorunluğuna soktuğum için kusura bakmayın. Hani ne bileyim,
bugüne kadar karalamaya çalıştığım ıvır zıvır gibi, bunun da ilgi çekeceğini sanmıştım. Tabiatıyla kişiler, her zaman sizin gibi
gerçeklerini açıksözlülükle ortaya koyan pervasız okuyucularla karşılaşabileceğini tahmin edemiyor.

Bunun yanında, hazır bir kere ilgi alanına girmişken, ülkemizde yivsiz tüfek edinme şartları, hatta bu gereksiz nesnelerin
neler yapabileceği konusunda az biraz araştırma yapar bilgilenirseniz belki daha ayakları yere basan bir sohbet ortamı içinde
oluruz.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Tem 2014, 13:44 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 25 Oca 2013, 05:41
Mesajlar: 212
Yaş:
Hocam yazılarınızı takip ediyorum çok güzel bilgiler veriyorsunuz, ama yivsiz tüfek almak bile bu kadar zorken bu şartlar altında bu yazdıklarınız hiçbir anlamı kalmıyor bugün bir yivsiz tüfek taşıma ücreti 1000 lira yerli bir tüfek alsak en düşükleri 1000 lira daha ruhsat için belgesi var heyet raporu,sabıka, dilekçe felan şimdiden 2300 buldu dahada fişeği var, bugün bu parayla doğuda silah dükkanı açarsın ne anladım ben bu işten, birazda sektörün sıkıntılı konuları hakkında yazsanız çok güzel olacak.

_________________
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Tem 2014, 14:50 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 673
Yaş:
Sayın centurul,


Umuma açık ortamda yazılı fikir beyanı, kişilerin bilgilerinin olduğu kadar bilgisizliklerinin de açıkca teşhir ve tescilidir. Keşke
küçük bir araştırma yapıp, ülkemizde, avlanma haricinde, yivsiz tüfek bulundurma ve kanunlara uygun taşıma izni için gerekli
masrafın üçyüz lirayı geçmediğini, üstelik bununla altı ay içinde istediğiniz kadar tüfek alma hakkına sahip olup, her zaman
paranızın yettiğince fişeği alarak, mevzuata uygun şekilde kullanabileceğinizi öğrendikten sonra yazsaydınız. Bunun için
gerekli efor, göznuruyla bu sütunlarda harflere döküp cevap tanımına dahil ettiğinizden fazla olmazdı.

Yine küçük bir araştırmayla, acemilik devrini atlatarak elinizdeki tüfeğin eksikliklerini size haber verebilecek bir yivsizi, yaklaşık
beşyüz liraya alabileceğnizi de öğrenebilirdiniz.

Daha sonra burada karşılıklı "Anlamlı" bir hasb-ı hal içinde olabilirdik.

Karadenizli mevtanın mezar taşına yazdırdığı gibi;

"N'ooldi şimdi".



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Tem 2014, 15:25 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 25 Oca 2013, 05:41
Mesajlar: 212
Yaş:
500 liralık tüfeğin suratımda patlamasını istemiyorum, intihar etmek için daha kolay seçenekler var.

RUHSAT ŞEKLİ SÜRESİ 5 YILLIK HARÇ BEDELİ
Taşıma Ruhsat Harcı 5 Yıl 3.214,00 TL
Yivli Tüfek Taşıma Ruhsatı Harcı 5 Yıl 3.214,00 TL
Bulundurma Ruhsatı Harcı 5 Yıl 1.028,40 TL
Yivsiz Tüfek Ruhsat Harcı 5 Yıl 25,00 TL

Havalı tüfek almaya karar verdim en azından taş atmaktan daha kolay ve güvenli, Temelinde dediği gibi ''Kıble kaybolmuş bizden biliyorlar''.

Saygılar.

_________________
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Tem 2014, 16:26 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 673
Yaş:
Sayın centurul,



Yivsiz tüfek ruhsatı sadece yirmibeş lira değildir, sağlık raporu, vesikalık fotoğraf ekleriyle üçyüz lirayı bulur, açıkça
taşıma hevesi dışında kimsenin beş yıllık süreyi soracağı da söylenemez. Süresizdir. Dikkat ederseniz, gereksiz gibi
görünen, bilgi desteğinden yoksun yazışmalarınız neticesinde, bizzat kendiniz, binlerceden yirmibeş liraya kadar indiniz.
Kısa zaman içinde inkar edemiyeceğiniz kadar yüksek tasarruf.

Beşyüz liralık tüfekleri alıp kullanan kimselerin yüzleri halen sağlamdır. O konuda endişeniz olmasın. Ancak havalı tüfek
kararının yerinde olduğunu söylemek gerekir. Mutlaka bir yerden başlamak, taş atmaktan bir adım öteye geçmek icapeder.
Alfabe öğrenilmeden roman yazılmaz.

Sayın centurul, sizin bu forumda ne işiniz var. Anlaşılıyor ki, ne ateşli silahlar, ne de benim onca yazdıklarım hakkında
en küçük bir fikriniz yok. Neden bu iyi niyetli fikir ortamını boş laflarla işgal ediyorsunuz. Belki hatanızı anlar, araştırır
hidayete erersiniz düşüncesiyle sizi kendinizi analize sevketmeğe çalışıyorum, ancak görülüyor ki, yazdıklarınızı dahi
okumuyor, bir öncekiyle kıyaslamıyorsunuz.

Lutfen bu ciddi fikir ve bilgi ortamını daha fazla işgal etmeyiniz. İlle de birşeyler yazmak istiyorsanız, burası uygun yer
değil.

Durumunuzu kavramaya ağırlık verirseniz kendiniz kadar başkalarınına da yararlı olacaksınız. Lutfedip cevap yazmayınız,
zira size karşılık verecek ne vakit ne de sabrım yok. Gereksizliklerle bu nezih ortamı daha fazla bulandırmak, amacından
saptırmak istemiyorum. Anlayışlı olun.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 23 Tem 2014, 16:52 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 04 Eyl 2012, 18:33
Mesajlar: 49
Yaş:
Sayın Strongarm'ın sabrını ve beyefendiliğini takdir ediyorum. Bunu yazmazsam içim rahat etmezdi.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 23 Tem 2014, 17:05 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 13 Tem 2014, 20:12
Mesajlar: 37
Yaş:
Sabrı ve beyefendiliğinin yanısıra ben tarzını da çok beğeniyorum. Özür dileyerek söylüyorum. Adeta karıncanın belini incitmeyen bir zerafet ve nezaket içinde eylemini gerçekleştiriyor :)


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Tem 2014, 14:43 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Kas 2013, 14:36
Mesajlar: 55
Yaş:
çok güleceğim, çok ayıp olacak ;)

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Tem 2014, 22:50 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 5201
Yaş:
Alıntı:
, bide üstüne paran olduğu halde yıllık mermi istikhak hakkın var 200 mermi bulursan şükretiyorsun .
Yivsiz tüfeklerde mermi istihkakı diye bir şey yoktur. Serbesttir. Yüzbin tane almanızda sakınca yoktur.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Tüfekcilerimize bir öneri.
MesajGönderilme zamanı: 21 May 2017, 12:42 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 677
Yaş: 39
Merhabalar değerli okurlar ve Sn.Strongarm,


Tüfeklerde El kundağının dipciğe 45 derece dışarı doğru konumlaştırılmış olan bir tasarım varmıdır ?

Birde Av tüfeklerini yada genel olarak ateşli silahları kilitli dolaplara saklama zorunluluğu yada kanuni tedbirler ülkemizde mevcutmudur?

Sorduğum konular başka bir başlıkda tartışılmışsa kusura bakmayın.

_________________
Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Tüfekcilerimize bir öneri.
MesajGönderilme zamanı: 22 May 2017, 07:20 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 673
Yaş:
Sayın Kafkasya,


Tüfek tabir edillen ateşli omuz omuz silahlarında, elle tutulan ön kısım destek mahalline "El Kundağı", vücuda yaslanan arka istinada,
"Boy Kundağı", bunun esas temas tabanına, "Dipçik" denilmektedir. Klasik konumlandırmada, boy kundağı, el kundağına, namlunun,
göz hizasına getirilmesine elverir düşey bir açıda bağlantıdadır. Son zamanlarda, bu açının, dayanma mahalline yukarı zaviyesinin atış
sırasında şahlanmaya neden olmaması için, el ve boy kundakları aynı eksen üzerinde yapılandırılma temayülündedir. Dışarı açılı bağlantı,
eğer kasdettiğiniz anlam doğru kavranılmışsa, namlu ekseninin, baş ve gözlerin aşırı yana çevrilmemesi için, boy kundağı üzerinde
tatbik şeklindedir ve bu değerin 45 derece olarak tatbik edilmesi, çok özel siparişler harici zor görülebilecek, aynı zamanda, atış
sırasında aksi yöne salınım nedeniyle pratik olamıyacak bir uygulama niteliğindedir.

Ülkemizde, sahip olunan ateşli silahların, ev, işyeri ve üstte taşıma genel kavramları haricinde nerede nasıl muhafaza edileceğini amir
düzenlemeler mevcut değildir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Tüfekcilerimize bir öneri.
MesajGönderilme zamanı: 23 May 2017, 13:21 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 677
Yaş: 39
Anladım, teşekür ederim Sn. strongarm.

_________________
Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Tüfekcilerimize bir öneri.
MesajGönderilme zamanı: 10 Oca 2018, 01:46 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 677
Yaş: 39
Sn Strongarm,
Alman G36 ve Afganistanda ortaya cikan sorunlari hakkinda biraz bilgi edinmeye calisirken G36 Tüfeginin gecmisde Poligonal bir Namluya sahip olmasi öngörüldügü, bu nedenle 3 lü atisin kaldirilip tekli ve seri atis ile tasarlandigi; Poligonal Namlunun sebebi ise Tüfegin bugünki halinden daha hafif yapilmasi istenmis .
Anladigim kadariyla Poligonal Namlu yivsetinin yapisi geregi sürtünme ve isinma daha az oldugu icin daha ince bir Namlu kullanmaya elverisli imis, bu da Tüfegin daha hafif yapilmasina müsade etmekteymis.
Fakat Alamn ordusundaki Tüfeklerin tamami degiseceginden Poligonal Namlunun üretimi daha pahaliya sebeb oldugundan (bunun nedenini anlamadim ) bu Namludan vaz gecilip klasik Namlu kullanildigi ama bu seferde Alman Askerinin Afganistandaki catismalarda hafif Makinali Tüfek eksikliginden, catismanin stresinden tüfekleri Makinali gibi sürekli ateslemelerinden Namlunun asiri isinmasi sonucu sorunlara neden oldugu söylenmekte.

Bu Poligonal Namlu hakinda daha fazla bilgi edinme istegim var ama fazla bilgi edinebilecegim kaynak bulamadim, Poligonal Namlunun üretimi, kullanimi, faydalari ve dezavantajlari hakkinda fazla bir bilgiye ulasamadim.
Bu konuda bilginiz varmidir yardimci olabilirmisiniz?

_________________
Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Tüfekcilerimize bir öneri.
MesajGönderilme zamanı: 10 Oca 2018, 15:33 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 673
Yaş:
Sayın Kafkasya,


Öncelikle, yazılan her metnin, müellifin araştırma gayretlerinin bir neticesi olarak, az veya çok gerçeklerden ayrılabildiği
hakikatı ön görüşüyle, okuduğunuz metnin kanaat yoğunluğunun ne olduğunun bilinmesi gerekir.

Polygonal yiv/set yöntemi, kesinlikle pahalı soğuk dövme veya sıvama metodlarıyla yapılabilmekte, her iki uygulama da tungsten
karbür nüveler üzerine masif çekiçler yahut merdenelerle, sıkıştırılarak malzeme yığdığı için, husule gelen aşırı stresin daha
sonra ısıl işlemlerle alınması gerekmektedir. Bu halde dahi, namlu üzerinde hassas atışlarda etkili olabilen küçük gerilimler kaldığı
rapor edilen gerçeklerdendir ve sistemin maliyet artırıcı yönü, kullanılan yapım metoduyla sonraki ısıl işlem uygulamalarından neşet
etmektedir. Filvaki, gerek soğuk dövme, gerekse sıvama metodları yalnızca polygonal türe değil, klasik yiv setlere de uygulanmakta
olup, avantajlı kabul edilen polygonal versiyon, zaten pahalı olan yapım makinalarının iyi değerlendirilmesi gayesiyle genelde tercih
edilmektedir.

Klasik yiv set, yukarıdakilerden farklı olarak talaş kaldırma kılavuzları, daha da süratli olarak, namlu içine keserek değil prese ederek
işlev veren basit sert metal kılavuzların itilerek veya çekilerek geçirilmesi ile yapılabilmekte, bu uygulamalar gerilim vermediği için
daha sonra ısıl işlem gerekmemektedir. Kullanılan techizat ucuz, yapım az safhalı ve basit olduğundan maliyeti düşüktür.

Öte taraftan, yiv set derinliğinin hemen hemen mevcut olmadığı polygonal sistem mutlaka eser miktarda daha ince çaplı namlular
çıkartabileceği gibi, sıkışmış metalin artan mukavemeti nedeniyle nihai çapın klasik yönteme göre daha az olacağı tabiidir.

Sürtünme, mantıken polygonal namlularda, eksiksiz tüm çekirdek çevresi temas halinde olacağı cihetinden daha fazladır. Bunun daha
az gaz kaçağı nedeniyle daha yüksek ilk hızlar vereceği düşünülmüşse de, özellikle tüfek namlularında arada söz etmeğe değer bir
farkın olmadığı muhtelif kaynaklarca rapor edilmiştir. Aslında, daha çok sürtünmenin nisbeten fazla ısı vereceği, bunun da daha çabuk
aşınma yaratacağı düşünülebilirse de, polygonal namluların, kullanılan yöntem gereği, daha mukavim malzeme çıkartacağıi gerçeği ön
görüşüyle, eğer klasik yivleme basit yöntemlerle yapılmışsa, bu metod erbabı mamulün nisbeten çabuk aşınacağı gerçeğine yakınlaşma
sağlanacaktır.

Bütün bu mülahaza ışığında, okuduğunuz metnin, polygonal türün mecburen pahalı techizat ve proses, klasik versiyonun ucuz makina
ve uygulamalarla gerçekleştiği ön görülürse, hakikat payının yüksek olduğunu söylemek mümkündür.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Tüfekcilerimize bir öneri.
MesajGönderilme zamanı: 10 Oca 2018, 17:56 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 677
Yaş: 39
Tesekürler Sn. Strongarm

_________________
Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Tüfekcilerimize bir öneri.
MesajGönderilme zamanı: 10 Oca 2018, 18:29 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 23 Tem 2012, 16:57
Mesajlar: 585
Yaş:
Askerlik yaptığım yerde MG-3 namlularını incelerken az sayıdaki namlunun diğerlerinden farklı olduğunu fark ettim. Çoğu MG-3 namlusunda yiv setler belirginken, bir kısmında ise nerede ise yiv set yoktu. Silahları incelediğimde yiv set belirsiz olanların üzerinde MG-1A3 yazdığını ve üretim yıllarının yanlış hatırlamıyorsam 1968 olduğunu gördüm. Klasik namlulu olanlar MKE üretimiydi sanırım. MG-1A3 yazanlar ise hibe yada satın alınarak envantere girmiş olmalı. Dış görünüş olarak hiç bir farkları yoktu.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Tüfekcilerimize bir öneri.
MesajGönderilme zamanı: 10 Oca 2018, 19:19 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Ağu 2012, 01:04
Mesajlar: 68
Yaş:
Alıntı:
Askerlik yaptığım yerde MG-3 namlularını incelerken az sayıdaki namlunun diğerlerinden farklı olduğunu fark ettim. Çoğu MG-3 namlusunda yiv setler belirginken, bir kısmında ise nerede ise yiv set yoktu. Silahları incelediğimde yiv set belirsiz olanların üzerinde MG-1A3 yazdığını ve üretim yıllarının yanlış hatırlamıyorsam 1968 olduğunu gördüm. Klasik namlulu olanlar MKE üretimiydi sanırım. MG-1A3 yazanlar ise hibe yada satın alınarak envantere girmiş olmalı. Dış görünüş olarak hiç bir farkları yoktu.
O kadar çok kullanılmıştır ki yivler kaybolmuştur.

Namlular değiştirilmiş olabilir, namlu MKE, silahın geri kalanı ithal olabilir, tam tersi olabilir. Seri numaralara dikkat ettiniz mi?


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Tüfekcilerimize bir öneri.
MesajGönderilme zamanı: 10 Oca 2018, 20:47 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 23 Tem 2012, 16:57
Mesajlar: 585
Yaş:
MKE üretimi MG-3 ler klasik namlu, MG-1A3 ler ise polygonal namlu idi diye tahmin ediyorum.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Tüfekcilerimize bir öneri.
MesajGönderilme zamanı: 10 Oca 2018, 23:36 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Ağu 2012, 01:04
Mesajlar: 68
Yaş:
Alıntı:
MKE üretimi MG-3 ler klasik namlu, MG-1A3 ler ise polygonal namlu idi diye tahmin ediyorum.
İlginç, bilmiyordum. Teşekkür ederim.
Resim
öyle görünüyor


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 21 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye