TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 24 Kas 2017, 14:15

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 4 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Milli Tabanca meselemiz.
MesajGönderilme zamanı: 04 May 2017, 14:29 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 669
Yaş:
Merhabalar,


Senelerdir uzayıp giden, sonuçlanamıyan "Milli Tabanca" girişimimiz ne olacaktır...

"Milli Piyade Tüfeği"miz gibi, döndürülüp dolaştırılıp yarım asırlık bir Amerikan modeline mi bağlanacaktır...

Yoksa inatla, silah kültürümüzün olgunlaşıp "Milli" meyvalarını vermesi safhasına kadar beklenecek midir...

Öyleyse, esliha birikimimizin kemale ulaşmasına anlamsız yasaklamalar ne şekilde yardımcı olacaktır...

Geliştirme kaygı ve mazii olmayan müesseselerle nasıl bir tekamül hayal edilmektedir ki bu mesele yıllardır sürüncemede kalmaktadır.

Aday istihsalini üstlenen üç beş firmamızın tamamı taklidler üzerinde, kendilerince millileştirilmiş değişikliklerle örnekler çıkartmaktadırlar.
Takdir edilecek husus, hepsinin de plastik gövdeli yapılanmalar üzerinde, ekol olmuş farklı tetik düzenlerinde mostra vermeleridir.

Biri, aslında hizmet tabancası olamıyacak evsafta bir Alman esası üzerinde, bıkmadan usanmadan, devamlı menfi değişikliklerle çalışma
üzerindedir. P99 orijinli bu el silahının tetik düzeni, halen başka bir nümunede görülmeyen şekilde, ateşleme darbe elemanını kurulu
ahvalde tutan desteğin tetik marifetiyle aradan çıkarılması şeklinde çalışan, bu nedenle son derece pürüzsüz ve rahat tek hareketli bir
sistemin temsilcisidir. Düşme ve darbelere karşı sadece ateşleme iğne otomatik güvenliğine sahip bu düzen, manuel emniyetle dahi
hizmet tabancası nitelikleri vermekten uzaktadır.

Smith Wesson MP modellerine uyarlanan bir başka kuruluş, orijnalinin hayli beyin eforuyla gerçekleştirilen, darbelere karşı, harekete
dengeli kütleli kurulu tutma elemanı yaklaşımını hiç anlamadan çıkarttığı tek hareketli modelinde manuel emniyetle bir yerlere varma
düşüncesinde gibidir. Bilinen haliyle silah, aynen bir önceki gibi, yalnızca ateşleme iğnesi otomatik emniyeti ile güven altındadır.

Avusturya menşeli malum tabancayı esas alan bir başkası, orijinaline çelik karkas ilavesiyle, daha önceden aynı yapılanmayı denemiş,
Walther PPS ve Caracal gibi örneklere hiç bakmadan, kendince bazı millileştiremelerle, tesis üretim hassasiyetine aldırmadan, basit ve
güvenli gördüğü bu modelle amacına ulaşma faaliyetleri içindedir. Başarılabildiğinde en makul alternatifin bu olacağı ifade edilebilir.

Herbiri diğerinden farklı ayrı ekoller olan bu üç yaklaşım, "Milli Tabanca" şartnamesi isteklerine uyum içinde, yapılan denemelerin istenen
neticeleri sağlaması ahvaline ulaşma safhaları içindedirler.

İstenen sonuçları gerçekleştiren "Milli" olacaktır.

Bir Alman, bir Amerikalı, bir Avusturyalı, özellikleri traşlanarak, sınıf düşürtülerek nasıl "Milli" olabilir... "Çalışsın, işe yarasın, adı milli olmasa
da olur" düşüncesi varsa sual etmek gerekmez midir ; "Neden"..."En basit bu ateşli silah kademesini başarıyla geçmeden daha yukarı ve
karmaşık mekanik sistemlere nasıl, hangi temelle geçiş mümkün olacaktır"..."Bu ülkenin evlatları içinden isteneni çıkaracak kişiler yok
mudur"... Başkalarının aklıyla nereye varılabilir"... Makinası, malzemesi ithal edilmiş olsa da, bezi, boyası dışarıdan gelmekle bayrağımızın
"Milli" vasfı bozulmayacağı gibi bu tabancanın da ülkemizin yaşayan değer ve kaynaklarından çıkartılmasına önem verilmelidir.

"Milli Tabanca" için dışarıdan akıl transferinin de doğru olmayacağı ifade edilebilir. Silah zoru ya da gönüllü olmadan bu yaklaşımı hakkıyla
verecek dehalar bulmak muhtemelen mümkün değildir. Arapların "Caracal" örneği verilebilir. Ancak, bu tabancanın iç aksamına tek bir
bakış dahi, silahın, karmaşa verilmiş bir Glock olduğunu anlamaya yetecektir. Aslında bu örneğe imza atan Wilhelm Bubits, bir iç
yapılandırma dehası değildir. Steyr M serisinin dış görünüş, tetik güvenliği ve nişangahları dışında tüm çalışan aksamı Friedrich Aigner'e
aittir. Daha sonraları alınan bütün Bubits patentleri, önceden yapılmışların süre aşımıyla tekrarlarından ibarettir. Bunun yanında, bütün
Batı dünyasının, bizim gibi az gelişmiş ülkelere bilerek kazık atmaktan keyif duyacaklarını söyleyebilmek de mümkündür. Zira, onlardan
ödünç akıl talebi zaafına düşenlerin verilenleri kontrol imkanı olamıyacağını çok iyi bilmektedirler. Ortaya çıkması halinde bu, utanç yerine
layık görülene yönlendirilmiş bir övünç kaynağı olacaktır. Özellikle son zamanlarda, yivsiz tüfek üreticilerimizde, yenilik görünümlü acaib
yapılanmalarının ecnebi ayağı şüphesi, bu kanaatin güçlendiricilerindendir.

Görülen, maalesef, yine "Milli Piyade Tüfeği" kadar safkan bir tabancamızın olacağıdır.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Milli Tabanca meselemiz.
MesajGönderilme zamanı: 05 May 2017, 03:47 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 17 Tem 2012, 16:48
Mesajlar: 828
Konum: Merzifon
Yaş: 43
Güzel izahat idi Sayın strongarm, teşekkürler. Deli zırvası devlet yasakları nedeniyle gelişememiş olan ateşli silah kültürümüzden, orjiinal fikirlerin çıkmasını beklemek abes olmayacak mı?

Bu arada, "hizmet tabancası" hangi nitelikleri taşımalı ki, Canik Firmasının Walther taklidi ürünleri bu niteliklere sahip değil? Bu konuyu daha derinlikli açıklayabilir misiniz?


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Milli Tabanca meselemiz.
MesajGönderilme zamanı: 05 May 2017, 08:30 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 669
Yaş:
Sayın Merzifonlu,


"Hizmet Tabancası" kavramı, ideal anlamda, "Onunla işini yapması beklenen, olaylara zihni intikali, sınıfıının en alt seviyesinde kişiler
için dahi, görevini yapabilmesine izin veren mekanik özellikte ateşli el silahını" tarif etmektedir.

Hizmet verici için, silahının güvenlik düzeni hatasız işler olduğu sürece, tetiğine basılınca ateşleme mutlaka alınabilmelidir.

Güvenlik düzeni elle veya otomatik etkinleştirmeli olabilir. Hizmet erbabı aldığı eğitimle, bunun bilincinde olarak, silahının her ahvale hazır
biçimde ateşe en yakın şekilde, namlu dolu taşımada dahi, düşme, darbe gibi dış etkenlerle kaza vermeyeceğinden ve tetiği çektiğinde
ondan bekleneni alacağından emin olmalıdır.

Tek hareketli tabancalar, ancak ateşleme elemanını kurulu tutan desteğin güvenli şekilde yerini muhafazasını mümkün kılan düzenlerle
emniyette olurlar.

Çift hareketli tabancalar aynı güvenliği, kurulu olmayan darbe elemanları ve onları etkinleştirecek uzun, ağır tetik çekişiyle havi
durumdadırlar.

Canik TP9 modellerinin aslı olan Walther P99 modelleri, hem çift hem tek hareketi bir arada ihtiva eden bir tetik düzenine sahip iseler
de, darbe elamanı kurulu durum göstergesi, silahın tetiğini çekmekle ateşleme verebileceği ikazını her zeka seviyesindeki kullanıcıya
ihbar özelliğinde değildir. Çift hareket modunda görülmeyen müşire binaen tetiği çekme gafletinde bulunan kişi kazara ateşleme
verebileceği gibi, elle namluya yüklemeyi takiben tetik ileride ve kurulu durum göstergesi görülür ahvalde kalacağından kullanıcının kafası
karışacak, yeterli kontrol mantığından uzaklaşacaktır. Bu özellikler hizmet sınıfı bir tabancada arzu edilen nitelikler değildir.

Söylenen mahzurları bertaraf için yapılan tek hareketli PPQ modeli taklidi TP9 SA türlerinde ise, tabanca, darbe elemanı kurulu modunda
silahın dolaylı kurulum özelliği, yani, tek hareket halini koruyan desteği o durumda tutan ikinci desteğin tetik çekişiyle aradan
çıkartılmasına görevli levyenin yalnızca öne doğru itiş veren darbe ve düşüşlerde yerini muhafaza niteliğine binaen, aksi istikametli
etkenlerde, kurulu durumu muhafaza edemeden iğnenin boşalmasına ve otomatik güvenliği vasıtasıyla ateşleme vermeden durmasına
sebep olacak, ancak, silahını hala tetikte zannedebilecek kullanıcısını, dolu namlu fakat ateşleme vermeyen bir tabancayla başbaşa
bırakacaktır. Bu özellik de hizmet tabancası mantığına uygun değildir.

Bu mahzuru giderme amacıyla geliştirildiği sanılan TP9 Elite modellerinde yer verilen elle etkinleşen güvenlik mandalı sadece tetik ve ona
bağlı tetik kolunu bloke özelliklidir. Aslında aynı görevi üstlenen tetik otomatik emniyeti varken bu düzenleme gereksizdir. Silahın yeni
muhtevaı ve onun niteliği, yukarıda izah edildiği gibi, darbe ve düşüşlerde, tabancanın kurulu ahvalini korumaktan uzaktır ve muhtemelen
yalnızca şartname gereklerine uyum için yapılanmaya dahil edilmiştir.

Diğer iki kuruluşun uyarlandığı modellerde, her tür darbeye karşı kurulu durumu muhafaza eden Glock'da "Güvenik Rampası", Smith
Wesson MP'de, "Ortasından geçen hareket ekseninin iki tarafta yaklaşık aynı kütleyi havi ağırlık taşıyan kurulu durum tutma elemanı"
yapılanmaları mevcuttur. Filvaki, bu hassa, ancak aslına uygun düzenlerin titizlikle tatbiki şartına bağlı olup bir firmada meçhul,
diğerinde hiç anlaşılmamış görünümündedir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Milli Tabanca meselemiz.
MesajGönderilme zamanı: 08 May 2017, 03:10 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 17 Tem 2012, 16:48
Mesajlar: 828
Konum: Merzifon
Yaş: 43
Teşekkürler Sayın strongarm.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 4 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye