TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 25 Şub 2017, 23:35

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Walther Tabancalar
MesajGönderilme zamanı: 16 Eki 2016, 01:53 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 199
Yaş:
Merhabalar,

Thuringen orta Almanyada yer alan bir bölgedir. Bu bölge Alman barok bestecisi Johann Sebastian Bach gibi ünlü bir bestekarın memleketi olmakla beraber silah ustaları ve imalathaneleri ile de ünlüdür. Diğer birçok Alman silah yapımcıları gibi Walther’inde kökeni Thuringen’e dayanmaktadır. Carl Wilheim Freund Walther 1886 yılında bugünkü Walther’in ilk temel taşını koymadan önce çeşitli ustaların yanında çıraklık dönemini atlatmış, Mauser tüfeklerinin yapımında çalışmıştır. İşe oldukça mütevazi bir şekilde başlayan Walther’in, tüm sermayesini ayakla çalışan bir torna, bir mengene ve portatif bir demir ocağı oluşturmaktaydı. Kendi av ve nişan silahlarını imal etmeye başladığında çok genç sayılabilecek 28 yaşındaydı. Ancak silah yapımı ailesinden gelen bir gelenek olduğundan dolayı silahlar ve silah imalatının içinde büyümüştü. Annesi Rosalie Asbach Schmalkalden , Gustav Wilhelm Pistor’un büyük kızıydı. “Pistor –Schmalkalden” Avrupa’da imal etmiş olduğu mükemmel silahları ile tanınıyordu. Schamalkalden’de 1809 yılından 1870 yılında ölümüne kadar silah imalatı yapmıştır. Yapmış olduğu işlemeli kapsüllü tabancalar günümüzde 3500 sterlin civarında antika mezatlarında satıldığı görülmektedir. Waltherin böyle bir sülalenin genlerini taşıyıpta silah imalatından başka bir işle iştigal etmesi de zaten düşünülemezdi. Ailesinden gelen silah imalat geleneği ve kendisinin de silah imalatındaki başarısı, armudun uzağa değil de ağacın dibine düştüğünün, avam tabiri ile kanıtıdır da aynı zamanda. İçişleri bakanının da benzer genleri taşıması, her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır atasözünü doğru çıkarır nitelikte olduğunu değerlendirmek de yanlış olmayacaktır.Keza Walther’in karısı Minna Georgine Pickert’da silah imal eden bir aileden geliyordu. Babası Christian Friedrich Pickert, Gotha yakınlarında ki tesislerinde toplu silahlar üreterek evine ekmek taşımanın uğraşını vermekteydi.Bay Carl ve Bayan Minna’nın izdivacı sonucu, benzer genlerin harmanlamasından müteşekkil 5 çocukları oldu Fritz August, George Carl, Willy Alfred, Hans Erich, ve Carl Lother. İlk üçü silah imalatını anne ve babasının dükkanında öğrendi. Tecrübeli ve maharetli silah ustaları ile birlikte, artan bir başarı grafiği ile özellikle Martini sistemi ile çalışan birçok av ve nişan tüfeği imal ettiler. 1903 yılına gelindiğinde 3 odadan oluşan bir fabrikaya sahip olmuştular. O dönem yarı otomatik silahların oldukça popüler olması, piyasaların ve ordu güçlerinin bu yeni tip silahlara olan ilgisin artarak devam etmesinden dolayı Carl Walther’in hedefi otomatik dolmalı bir tabanca tasarlamak idi. Oğullarıyla birlikte bu proje üzerinde çalışmalara başladı ve bu çalışmaların sonucunda 1908 yılında 6,35mm çapında “ Walther model 1” adı verilen ilk yarı otomatik silahını yaptı. Bu silahı 4 ilave model takip etti.

1. dünya savaşının başlaması, dünya üzerinde ölmeye ve öldürmeye hazır milyonlarca insanın ortaya çıkması silahlara olan talebi arttırmış, bu durum Walther için bir dönüm noktası olmuş ve bu dönemde çalışanlarının sayısı hızla 500 e kadar ulaşmıştır. 1915 yılına gelindiğinde Carl Walther için takdir-i ilahi tecelli etmiştir. Carl Walther’in ölümü ile oğulları Fritz, George ve Hans işi devraldılar. Savaşa yönelik üretime rağmen sivil piyasayı da ihmal etmediler ve 1917 yılında 6,35mm çapındaki model 7’yi piyasaya sürdüler. 1. Dünya savaşından sonra yarı otomatik tabanca üretiminde edindikleri tecrübe ile otomatik dolmalı bir tüfek geliştirdiler ve 1921 yılında tanıtımını yaptılar. Dikkate değer bir dizayn olanve Model 1 olarak adlandırılan bu tüfek 520mm boyunda bir namluya sahip, seri atışlı bir silahtır. 22 kalibrede 5 ve 9 fişeklik 2 adet şarjörü vardır. Gezi 50, 75 ve 100 metre taksimatlıdır. Kısa bir süre sonra 620mm namlu boyuna sahip Model 2 yi geliştirdiler. Bu süre esnasında atış müsabakalarında kullanılmak üzere bir dizi nişan tüfeği de imal ettiler.

Walther firmasının çeşitli küçük çaplı tüfeklerinden daha az tanınanı ise yine bu yıllarda üretilen çiftelerdir. Bunlar Anson & Deeley sistemiyle üretilmiş silahlardır. Yine bu yıllarda 4 kalibrelik (26,5 mm) bir işaret tabancası da dizayn ettiler. Fakat bütün bu çeşitli silah dizayn ve geliştirme projeleri 26 Nisan 1940 yılında, Walther P-38 tabancasının ordu tarafından beğenilmesi sonucu , Alman genel kurmayından gelen bir emirle ikinci plana atıldı. Zira Alman ordusunun beylik silahı P-38 olmuş ve üretimin gelen talebi karşılanması gerekmekteydi.1. dünya savaşında 500 kişiye çıkan çalışan sayısı 2. dünya savaşının başlaması ile 2000 kişiye çıkmıştır. Ancak savaşlar zafer ile beraber yenilgi ve yıkımı da yanında getirir. Almanların 2. Dünya savaşını kaybetmeleri sonucu 1945 yılında Zella-Mehlis Amerikan askerleri tarafından işgal edildi ve bir çok deneysel silah ile birlikte çeşitli prototipler de Amerikan askerlerinin savaş hatırası olarak kaybolup gitti. Amerika Thuringia’da işgal ettikleri toprakları terk ettikten sonra buraları Rus kuvvetlerine teslim etti. Ruslar silah imalatında kullanılan makineleri söküp götürdü ve fabrika binasını havaya uçurarak yerle bir etti. Günümüzdeki aynı aktörlerin benzer faaliyetlerine baktığımızda tarih tekerrüden ibarettir ata sözü hatırlara gelmektedir.


Yarı otomatik tabancalar 20. yüzyılın icadıdır. Özellikle FN’nin John Browning’in tasarladığı silahları piyasada büyük ilgi görmüş, bunun üzerine Avrupalı birçok firma tarafından Browning modeli silahlara benzer kopyalar üretilmeye başlanmıştır. Fakat Carl Walther kendi yetenek ve zekasını kullanarak değişik bir yol tutmuş, 1908 yılında kendi dizayn ettiği tabancasını üretmiştir. Model 1 adı verilen bu tabanca 6,35 mm çapında ve 6 adet fişek kapasitesine sahipti. Namlu boyu 52mm , toplam boyu 114mm ve ağırlığı 370 gramdı. Yiv ve setleri saat yönündeydi. Sürgü namluyu tamamen kapatmıyordu. Model 1’in ticari başarı kazanması üzerine 1909 yılında model 2 geliştirildi. Bu tasarımda namlu, geri getirme yayı için bir kılavuz gibi kullanıldı. İlave olunan bir detayda nişangahın aynı zamanda namlu dolu müşiri olarak kullanılmasıdır. Eğer namluda bir fişek varsa gez yukarıda bir pozisyon alıyordu.Şarjör emniyetine sahip bu silah 6,35mm çapında mermi kullanırken ağırlığı 280 gramdır.


6,35mm tabancalar daha güçlü silah ihtiyacına cevap verememekteydi. Walther ilk 7,65 mm lik silahını Model 3 adı altında büyük kalibreli toplu silahlara rakip olarak 1910 yılında geliştirdi. Bu silahın ağırlığı ise 470 gramdı. Bu arada askeri ve polis güçlerinin bu silahlara olan ilgisi de artmaya başlamıştı. Aynı yıl içinde Model 4 piyasaya sürülerek oluşan talebin karşılanmasına çalışıldı. Bu silahta Model 3 ün temel tasarım özellikleri korunurken şarjör kapasitesi 8 fişeğe, namlu boyuda daha iyi balistik değerlere ulaşabilmesi için 85 mm ye çıkartıldı. Çap yine 7,65 mm olarak kaldı. Silah boş olarak 540 gramdır. Model 4 çok küçük değişiklikler hariç tutulursa hemen hemen hiç değişmeden 1928/1929 yılına kadar imal edildi. Model 4’ ün aksine Model 3’ü günümüz için bulmak oldukça güçtür. Model 4 ü görmüş mutlu azınlık içine kendimi de dahil edebilirim. Üretimine 1913 yılında Model 5’in çıkarılmasıyla birlikte son verilmiştir. Model 5 aslında Model 2’nin varisi sayılabilir. Model 5’lerin ilk versiyonları sürgü üzerinde nişan oluklarına sahiptir.

1915 yılında 9mm çapta daha güçlü mermi kullanan Model 6 geliştirildi. Bu model 4’ün, daha kuvvetli mermi kullanması dolayısı ile daha güçlü geri getirme yayıyla donatılmış büyütülmüş bir versiyonudur. 210mm boyu ile 1-9 serisi silahlarının en büyüğüdür. 1916 yılında Model 6’nın üretimi durduruldu ve “kurmay subayları için cep tabancası” adı verilen Model 7 üretilmeye başlandı. (6,35 mm çapında, 8 mermi kapasiteli, 133 mm boyunda, 77 mm namlulu ve 340 gram ağırlığındadır).

1920 yılında çıkartılan Model 8 daha sonra gelen PP modelinin dış görünüşünü andıran öncü tasarımını meydana getirir. Şarjörüne 6,35 mm çapında 8 adet fişek alacak şekilde tasarlanmıştır. Model 7’den biraz daha küçük olmasına rağmen daha zarif ve daha şıktır. Tek parçadan imal edilmiş bir sürgüsü vardır ve nişangahlar da sürgü ile birlikte tek parça halindedir. Bu model ile birlikte sürgü üzerine ilk defa model numarası işlenmiştir. Model 9 ise o zamana kadar yapılmış tabancaların en küçüğüdür. 6,35mm çapındadır ve toplam uzunluğu 102 mm dir. 6 yiv ve setli namlusu 51mm boyundadır ve ağırlığı ise 5 kavanoz balı sadece ve sadece 100 tl diye yaygara koparan sunuculara rahmet okutacak şekilde sadece ve sadece 206 gramdır.


PP model iise 1929 yılında ortaya konulan ve ileriye dönük bir tasarımdır. Bu model ile birlikte ilk defa olarak fonksiyonel ve çift tetik hareketli bir tabanca var olmuştur. Bir çok küçük yenilik ve icatları da kendi bünyesinde toplamıştır. Aslında Walther adının tüm dünyada bilinmesine neden olan PP ve PPK, kendi sınıfının en başarılı silahlarıdır. Bu değerlendirmeyi güvenilirliği ve nişan hassasiyeti ile elde etmişlerdir. PP’nin dizaynında Fritz Walther tamamen farklı yönleri dikkate alarak güvenlik güçlerinin, müşterilerin ve avcıların tüm ihtiyaç ve gereksinimlerini tatmin edecek şekilde dizayn edilmiştir. Bu silah yarı otomatik bir tabancanın tüm avantajlarını ve toplu bir silahın emniyetini üzerinde toplamıştır. PP modeli 22LR, 7,65 mm ve 9 mm kısa çaplarda imal edilmiştir.

Ülkemizde imal edilen Kırıkkale tabancasıda Walther PP’nin kötü bir kopyasıdır. Bu silahın üretim süreçlerini anlayabilmek, etrafta üfürülen fısıltıların doğruluğunu tespit edebilmek içim MKE ye 20 yıl arayla iki kez yazı yazdım. Aradan geçen bu kadar uzun süreye rağmen firma istikrarlı bir davranış tarzı sergilemiş, aradan geçen onca süre ve değişen memura rağmen, olaya sanki nükleer silah çizimlerinin kamuoyu ile paylaşılması havası ve dikkati ile yaklaşmış, söz konusu silah ile ilgili bilgilerin gizlilik derecesine sahip olması dolayısı ile herhangi bir bilgi verilmemiştir.
1996 ve 2016 yılındaki verilen cevapların aynı olması ,eğer cevabı veren vatandaş henüz emekli olmayıp her iki cevabı veren aynı kişi değil ise , takdire şayan bir istikrardır.

Ancak Almanlar’a sorulan aynı soru hemen ertesi gün Genel Müdür yardımcısı Karl Heinz Luthertarafından cevaplanmış, kendilerinin MKE ile herhangi bir ilişkilerin olmadığını, sadece üretimine 1948 yılında başlandığını bildiklerini, arada bir lisans anlaşması olmadığını ancak fabrikanın önceki sahibi Karl Heinz Walther’in MKE yetkilileri ile lisans anlaşması için görüşme yaptığını ancak herhangi bir sonuca ulaşamadan öldüğünü, bu silahla ilgili olarak ellerindeki bilgilerin bu olduğunu söylediler. Yani bizimkilerin gizli diye sakladıkları bilgi, muhtemelen , bu silahı alıp kopyaladıklarıdır.

Walther PP’nin piyasalarda kendini kanıtlaması üzerine 1931 yılında 155mm boyu ile küçük kardeşi PPK geliştirilmiştir. PP’den gözle görülür en büyük farkı ise kısaltılmış namlu boyu ile 1 fişek az şarjör kapasitesidir. Yiv ve setleri saat yönünde ve 6 adettir.

PP polis tabancası(Polizei Pistole) ,PPK ise kriminal polis tabancası (Polizei Pistole Kriminal) olarak adlandırılmıştır. PPK daha çok sivil kıyafetlerle görev yapan polislerin taşıdığı silahların gizlenmesini kolaylaştırma ihtiyacından ortaya çıkmıştır. Bu iki silahın inanılmaz başarısı üzerine her iki tabancanın da bir çok kopyası üretilmiştir ve dünyada en çok kopya edilen silahlardan biridir.

Alman ordusunun 1937 yılında envanterindeki P-08 ( Parabellum) tabancasını değiştirmek üzere açtığı ihaleyi Walther’in P-38 modeli tabancası ile kazanması,bu silahın, PP modelinin başarısını geçmesi ve dünya çapında aranan ve bilinen bir silah olmasının başlangıcı sayılabilir. Savaştan sonra dahi P-38 dünya üzerindeki birçok polis ve güvenlik teşkilatınca benimsenmiş ve kullanılmıştır. Almanların P-08 ‘i değiştirmelerindeki asıl sebep tamamen makinelerde işlenen hassas parçalardan oluşan bu silahın üretiminin pahalı olması, toza ve kire karşı oldukça hassas olması ve gerektiği şekilde temizlenmeyen silahın sık sık tutukluk yapmasıdır. Silahın toz ve çamur gibi dış etkenlerden korunması güç koşullarda savaşan askerler için her zaman mümkün olamamaktaydı. Bu yüzden Alman genel Kurmayı “barabelli’den ! “ daha ucuz ve güvenilir bir silah arayışına girmiştir. Yapılan test ve denemelerden başarılı çıkan silah ise P-38 olmuştur. Sinemalarda Alman Nazi subaylarının ellerinde görmeye alıştığımız bu silah ülkemizde itibar gören silahların arasında sayılabilir ve bu silahı belirtmek için Gestapo tabiri kullanılmaktadır. Gestapo tabiri bu silah ile mantık çerçevesinde ilişki kurulabilecek bağlara sahip ise de Göztepe denilmesi ortalama silah severin yüzünü acıma ifadesine kavuşturup acı bir gülümseme ile başını sağa sola sallatacak bir tanımlamadır. Biz nasıl her margarine sana yağ diyor isek Japonlar’da hala tabanca demek istediklerinde sadece P-38 demektedirler.

Saygılarımla


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Walther Tabancalar
MesajGönderilme zamanı: 17 Eki 2016, 07:54 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Teşekkürler sayın çoti.

Tabanca tasarımında, rakibi Mauser'le birlikte en çeşitli ve değerli örnekleri veren Walther kuruluşu'nun belli başlı modellerinin çok
iyi bir tanıtımını yapmışsınız.

Alman Hükümeti'nin çeşitli zamanlardaki taleplerine cevaben, ayrıca değişik pazar isteklerine göre Walther, çok değerli prototip
çalışmaları da yapmıştır.

Bunlardan;

- Zırhlı motor personeli için tasarlanan çıplak, döner namlulu 9mm Ultra PP Modeli, http://www.icollector.com/Unique-One-Of ... _i13752426

- P38'e ucuz alternetif olarak geliştirilen. yine döner namlulu ve günümüzün Slovak Grand Power KP100 sahra sökümüne
rehber olan 9mm Parabellum prese saç VP modeli, http://jamesdjulia.com/item/2236-373/

- Tamamen pazar isteklerine göre şekillendirilmiş çok değişik bir mafsal kilit mekanizmalı 9mm Parabellum modeli...http://jamesdjulia.com/item/1227-369/

En göze batan çalışmalar olarak kabul edilebilir.

Walther Model 3, 4 ve P38 sol tarafa kovan atacak şekilde yapılmışlardır. Buna neden olarak;

- Boşaltma penceresine sahip Model 3 ve 4'te, kılıf içinde sol taraftaki bu açıklığın daha az kir ve çapak tutacağı,

- Sağ elini kullananlar yönünden sol taraftan tutukluk müdahalelerinin daha kolay yapılabileceği,

- Özellikle sipariş veren Almanya harici polis teşekküllerinin değişik görünüm arzu ettikleri,

- P38 tetik kolu ve güvenlik yapılanmasının ancak bu yöne izin verdiği,

- Tasarımı yapan Walther kardeşlerinden birinin solak olduğu...

Gibi mülahazalar ileri sürülmüştür. Kesin sebep firma tarafından açıklanmamıştır.

İkinci Dünya savaşı sonuna kadar olan Walther modellerinin detaylı özellik ve görsellerini şu linkten tetkik mümkündür. http://www.germandaggers.com/Gallery/GW.php

Bütün aile şirketleri gibi, bu değerli ve tarihi kuruluş da varislerinin elinden çıktığında, maalesef eski önderlik sıfatını kaybetmiştir
denilebilir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Walther Tabancalar
MesajGönderilme zamanı: 19 Eki 2016, 16:46 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 13 Tem 2012, 11:02
Mesajlar: 344
Yaş:
Son polis ihalelerinde göreceli olarak, Walther'in yerine H&K cözümlerine yönlendildigi söylenebilir. Bunlara örnek tabanca acisindan P2000, makinali tabanca acisindan, MP5'in yerine gecmeye baslayan, celik (kevlar) yelek dahi kolayca delebilen cok daha nokta atis performansli MP7 ilk aklima gelenler.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Walther Tabancalar
MesajGönderilme zamanı: 19 Eki 2016, 20:19 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 03 Tem 2016, 22:02
Mesajlar: 261
Yaş: 23
Ayrıntılı ve güzel bilgiler için teşekkürler sayın çoti.
Walther PP diyince aklıma hep James Bond gelir :)


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Walther Tabancalar
MesajGönderilme zamanı: 20 Eki 2016, 00:48 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 199
Yaş:
Değerli yorum ve bilgileriyle katkıda bulunan herkese teşekkür ederim.

Sayın strongarm'ın vermiş olduğu ikinci linkteki halkın silahı anlamına gelen "volkspistole" maalesef halkın arabası "volkswagen"in yakaladığı başarıyı yakalayamamıştır. Ancak savaş zamanında hem işgücü hemde hammadde gibi kıt kaynakların verimli kullanılabilmesi için ortaya konulan çözüm önerileri ve fikirlerin bir tezahürü olan minimum hammadde ve işçilik ile preslenmiş sacdan yapılmış bu silahı vücuda getirebilmek için emek vermiş ustalar gerçekten önlerinde şapka çıkarılmayı haketmektedirler. Kendi istedikleri değil, kendilerinden istenilen metod, hammadde, maliyet ve işgücü ile böyle bir silahı meydana çıkartan dimağlar ne yaptıklarını ve bu işi gerçekten biliyorlar demektir.

saygılarımla


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Walther Tabancalar
MesajGönderilme zamanı: 21 Eki 2016, 08:19 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın çoti,


Walher'in, namlu, kapak bloğu, horoz ve sair küçük aksam dışında tamamı prese saçtan mamul, düz geri tepmeli, daha sonra
tarihli, yine üretim görmemiş bir başka modeli daha mevcuttur. https://www.forgottenweapons.com/the-wa ... kspistole/
linkinden silahla ilgili detaylı bilgi temin edilebilir. Aynı site, diğer modelin kilit mekanizmasını da havi fotoğraflarını içeren dökümanı,
sağ tarafındaki araştırma boşluğuna yazılarak tetkike sunmaktadır.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye