TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 22 Kas 2017, 21:11

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 8 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: TT30 ve TT33 Tokarev.
MesajGönderilme zamanı: 02 Ağu 2012, 12:40 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 669
Yaş:
Merhabalar,




1920'li yılların ortalarında, Rus Ordusu, kullanmakta oldukları 1895 Nagant toplu tabancaların, artık ihtiyacı
karşılayamıyacak kadar demode ve yavaş kaldığını, hizmet tabancası olarak, zamanın temayüllerine uygun
otomatik dolan bir el silahı gerektiğini idrak ile arayış içine girmişlerdi.

1930 yılında, kaç müteşebbisin, ne tür örneklerle katıldığı konusunda kesin bilgi olmayan bir değerlendirme
neticesinde, Fedor Tokarev'e ait bir tasarımın üstün vasıfları üzerine dikkatler yoğunlaştırılarak, bin kadar
tabancanın orduya deneme amaçlı satın alınmasına karar verildi ve başarılı görülerek 1931 yılından itibaren
Tula tesislerinde, silahın imalatına başlandı.

Tula Tokarev kısaltmasına, üretim başlangıç yılının da ilavesi ile oluşan TT30 kodlaması, tabancanın tanımı
için uygun görülmüştü.

Ruslar, bütün hafif silahlarda olduğu gibi, tabanca tasarımı konusunda da kendilerine özgü fikirlere sahip
değillerdi. Ancak, ele aldıkları bir platformu, gerçek sahra ve şavaş şartlarına, kendilerine has ve hakikaten
takdire değer yaklaşımlarla, akıl almaz biçimde adapte edebilme kabiliyetleri vardı. Nitekim, Fedor Tokarev
de, tabancasını tasarlarken mutad yolu takip etmişti.

F.Tokarev, çap için, zamanın en hızlı kalibresi, Mauser 7.62x25mm danesini seçmiş, bu seçim sırasında aşırı
etkilendiği, Mauser C96 yapılandırmasından, silahtan tek bir ünite halinde ayrılabilen, horoz ve takılma dişi
grubunu da ödünç almayı ihmal etmemişti. Mamafih, C96, bu güçte bir mermiyi en iyi biçimde kullanabilmesine
rağmen, o zamanın ölçülerine göre, çok büyük bir kayıp alana sahipti. Tokarev, bunu, standart tabanca
hacmine indirgemek için, Amerika'lıların çok beğeni toplayan Colt 1911 tasarımını örnek aldı.

Tabanca, aynen Colt 1911 gibi, alçalan namlulu, C96 gibi ayrı bir kilit bloku gerektirmeyen, yapımı kolay,
Browning sistemini kullanacaktı.

Fedor Tokarev, 1911 Colt üzerinde, kendi şartlarına uygun, kullanımı kolaylaştıran ve daha da güvenli hale
getiren değişiklere de yer vermişti. Bunlar,

- Sahra sökümü için, anahtar parça, sürgü tutma mandalının, sürgü ile münavebeli bir noktada etkinleştirilmesi
işlemini, her yoldaşın, her ahvalde aklına getiremiyebileceği düşüncesi ile, doğrudan, tabancanın sağ yanı,
tetik korkuluğu üzerinde yer alan ve söküm sonrası silah üzerinde kalan, uzun ve yatık "U" şekilli bir tesbit
plakasına devretti. Söküm için, sürgü, tabancanın üzerinde normal yerinde iken, bu, kendinden yaylı tutucuyu
arkaya doğru itip, sürgü tutma mandalı pimi üzerindeki yuvasından çıkartmak yetecekti.

- Horoz yayını(Anayay), akıl almaz bir şekilde, horozun içine yerleştirip, takılma dişi ve disconnectörü,
yayları ile beraber, söküldüğünde, kurulma irtibatı bir delikten görülebilecek şekilde, üstelik üst önünde,
ejector ve onun önü ve iki tarafında, şarjor dudakları üstünde yer alan, onların deforme olması halnde dahi,
şarjörden kusursuz besleme yapabilecek iki üst kılavuzla beraber tek bir parça halinde, sahra sökümündeki
tabancadan alınıp gerekirse bir yenisi ile değiştirilebilecek bir taşıyıcı içinde konumlandırdı. Bu şekilde, C96'nın
tek parça halinde tabancadan ayrılabilen ateşleme grubunu, tabancasına başarıyla adapte etmiş oluyordu.
Sonradan çok takdir toplayan bu özellik, bazı otoritelere göre, Sıg 210 tabancalarının tasarım babası, Charles
Gabriel Petter tarafından taklid de edildi.

- Colt 1911 tetiği, şarjörün her iki yanından, doğrusal bir hareket için arkaya uzanarak disconnectör ve oradan
takılma dişi ile irtibat sağlamakta, sökümü için, kabza alt gerisindeki anayay yuvasının alınması gerekmekteydi.
Bu yapılanma aynen kullanılmıştı, ancak, tabancada anayay, yukarı grupta, horoz içinde yer aldığı cihetle,
kabza gerisine, içinde tetik yayını da taşıyan, üst ateşleme grubunun sökülmesi ile serbest hale gelebilen bir
ikinci sırtlık yerleştirildi.

- Colt 1911'in, aslında gereksiz olan, sadece tetiği bloke eden kabza emniyeti, tamamen iptal edildiği gibi, acil
ve stressli durumlarda akıl karıştırabilecek emniyet mandalına da yer verilmemiş, sadece, dışarıdan elle kurulup
indirilebilen horozun, bu işlem sırasında, elden kayıp kazara ateşlemesine engel olacak, bir yarım kurulma
kertiğine yer verilmişti. Bu konumda, disconnectör hareketi de bloke edildiği için, sürgü de geri çekilemiyordu.
Colt 1911'in, ancak aldığı darbe ile kapsüle ulaşabilen, "Yüzer Ateşleme İğnesi" aynen taklid edilmişti.

- Silahın üzerinde bütün alakadar parçaların birarada kalmasına özen gösterilmiş, irca yayı ve onun ön ve arka
kılavuzları, söküldüklerinde tek parça olacak şekilde irtibatlandırılmışlardı.

- Tabanca üzerinde, hiç bir vida kullanılmamış, normalde, kabza plakaları için sıradan olan bu uygulma, kabza içi
gövde ile irtibattar yaylı plakalarla halledilmişti. Bu özellik, Savage 1905 ve Ortgies modellerinden esinlenerek
tesis edilmiş gibiydi.

- Tabancanın tüm dış profili, sağa sola takılabilecek çıkıntı ve pürüzlendirmelerden arındırılmış, sürgü üzeri
kavrama kertikleri değişik formda işlendiği gibi, şarjör mandalı üzerindeki taramalar tamamen iptal edilmişti.

Bu özellikleri havi ve TT30 tanımını alan tabanca, dıştan daha çok FN 1903'ü andırmaktaydı ve ordu tarafından
takdir görerek genel kullanıma alındı.

Mamafih, Tula mühendisleri, hayli ekonomik olan yapılandırmayı, biraz daha ucuzlatmak, aynı zamanda, kullanımı
daha da güvenli hale getirmek için,

- Sadece namlu üstündeki kilit dişlerini, tornada işlenip bitirilecek şekilde, tüm çevreye teşmil ederek,

- Kabza sırtındaki ayrılabilir tetik söküm sırtlığını iptal edip, tetik yayını bir pimle gövdeye tesbit ve tetik ve
kollarını önce geri, sanra aşağı alarak tabancadan ayırmayı sağlayarak,

- Sökümü engeleyen tetik ön üstünü yuvarlak bir profilde imal ederek,

- Ayrılabilir ateşleme grubu içinde ekonomi sağlayan küçük değişiklerle...

1933 yılında tabancaya nihai şeklini ve TT33 tanımını vererek... Tokarev efsanesini başlattılar.

1950 yılında, Makarov'un devreye girişine kadar Rus Ordusu'na hizmet tabancası olan Tokarev'in delici gücü,
ancak, aynı çaptaki Çek Vz 52 tarafından, ve genel kullanımdan alındıktan sonra aşılabildi.




Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: TT30 ve TT33 Tokarev.
MesajGönderilme zamanı: 02 Ağu 2012, 15:37 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 10:12
Mesajlar: 1578
Yaş:
Benim için ayrı bir yeri olan bir tabancadır. Bir gün kısmet olur da bir yerde bulursam kesinlikle satın almak isterim. Alırsam da muhtemelen vitrinde falan saklarım. Çünkü:

5 - 6 yaşlarında iken babamın işi için ailecek Ankara'ya bir gidişimizde, şehrin girişinde poils tarafından durdurulmuştuk. Bir önceki gün mecliste silahlı bir olay olmuştu çünkü (galiba bir milletvekili diğerini vurmuştu). Rutin kimlik - ehliyet kontrolü için bir polis arabaya geldi, eğildi. Tam babama ehliyet - ruhsat soracakken, belinden sallanan tabancayı gördüm ve arabanın arkasından öne doğru kafamı uzatıp babama:

"Baba, polis amcanın tabancası Takarof mu? Hani geçen gün anlatmıştın ya ondan mı?"

diye sormuştum heyecanla. Bir kaç gün önce oyuncak tabancam üzerinde babam tabanca nedir, model nedir falan anlatırken, nedendir, nasıldır hatırlamıyorum, arada Takarof'un lafı geçmişti. Çok güçlü bir tabanca olduğunu anlatmıştı. Çocuk aklıyla "Takarof = her şeyi delen çok güçlü tabanca" mesajını işlemiştim.

Polisin surat ifadesini, aradan geçen çeyrek asra rağmen hala hatırlıyorum. Önce kendi tabancasına, sonra bana, sonra babama baktı. Bu sırada annem ve babam ön koltuktan bana hayretle bakmaktadırlar. Babamın yüz ifadesini hatırlamıyorum ama kuvvetle muhtemel "ne yaptın lan sıpa!" mesajı içeren bir bakıştı.

Polis güldü, bir şey demedi, ehliyet - ruhsat da istemedi. "Buyrun geçebilirsiniz" diyerek bıraktı bizi. Şimdi düşünüyorum da, tam Soğuk Savaş dönemi, mecliste silahlı çatışma olmuş, sinirler gergin, bir arabanın içinden 6 yaşında velet fırlayıp "amca bu Takarof mu?" diye soruyor. Ucuz kurtulmuşuz! :D

Yıllar sonra internete girdiğimde ilk aradığım şeylerden biri oldu Tokarev. Resmini görünce eski bir dostu görmüş gibi sevinmiştim...

Teşekkürler sn strongarm bana bu nostaljiyi yaşattığınız için.

_________________
Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: TT30 ve TT33 Tokarev.
MesajGönderilme zamanı: 02 Ağu 2012, 17:22 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 669
Yaş:
Sayın orko-8,



Böyle güzel bir hikayeyi bizlerle paylaştığınız için teşekkürler.




Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: TT30 ve TT33 Tokarev.
MesajGönderilme zamanı: 28 Eki 2015, 12:54 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Merhabalar,

TT-33 ile ilgili bu güzel paylaşımlara bende bir kaç anımı eklemek istiyorum.

Tokarev tabancalarının alameti-farikası kullanmış olduğu 7,62x25mm mermi olmasına rağmen maalesef ülkemizde en çok 9mmP parabellum mermisi kullanmak üzere tadil edilmiş olanlarına rastlanmaktadır. Orijinal çapta olanlar yok denemez ise de seyrek olarak bulunmaktadır. Bu silahtan Bursa'nın meşhur silah ustalarından Rahmetli Kemal ustada da vardı. Bu Silahı ilk defa 80 lı yılların sonunda onda görmüştüm.1939 modeldi. Evde dahi bu silahını taşıyacak kadar bu silahı severdi. Çok uzun yıllar önce belki de çocuk denilecek yaşta meraklı olduğumuz için bazen yanına bu silahı görmek ve tabiri caiz ise sevmek için giderdik. Sİlahını bize çok methederdi ve nekadar büyük paralar teklif edilmesine rağmen satmadığını söylerdi.

Bu silah ile ilgili hatırımda kalanları bu silahı beğenen silahseverler için paylaşmak isterim.

Tabanca tek sıra mermi kapasitesine haiz olmasından dolayı çok ince bir forma sahiptir. Silah üzerinde emniyet sistemi sayılabilecek tek uygulama horozun istinade alınması yada yarım kurulu duruma getirilmesidir. Horoz istinadte iken sürgü geri çekilemez. Horoz tertibatı gövdeden kolaylıkla ayrılabilir durumdadır ve yanlış hatırlamıyorsam 3 adet pim horoz grubu parçalarını bir arada tutuyordu.Şarjör dudaklarının tam üzerine gelerek şarjörden alınan merminin namluya sürülmesinde yardımcı olan iki uzun kılavuz horoz grubunda yer alıyordu.Horozu harekete geçiren yay da bu grubun içinde yer alıyor ve horozun arka kısmındaki yuvanın içine giriyordu. Kullandığı mermiden dolayı şarjörü geniştir. Namlu üzerinde sürgüye kilitlenmeyi sağlayan kısım namlu altına doğru devam ederek komple halka şeklinde namluyu sarıyordu. Silahın sökülmesi hemen yan tarafta yer alan U şeklinde segman tarzı bir parçanın geri çekilmesi ile sağlanıyordu.

MKE de orijinal mermisi bulunmadığı için 7,63x25mm mauser mermilerini kullanıyordu. Bu mermilerde silahta sorun çıkarmadan rahatlıkla kullanılabiliyor. Biraz Türk usulu olacak ama yerli malı imkanlarımız buna elverdiğinden ve büyüklerimizden böyle görüp mukayese için standart hale gelen silahın deliciliğini tahta üzerinde yapmıştık.Yabancı forumlara aşina olanlar kusurumuza bakmasın. Testte elde bulunan orijinal mermilerden bir kaç tane kullanılmıştı.5cm genişliğinde 6 adet paletlerin alt kısmında bulunan tahtayı delip 7. ciye 2cm daha giderek orada kalmıştı. Toplam 32 cm tahtaya işlemişti.

Mermiler mıknatısa yapışıyordu. Bir tanesini kestiğimizde çelik ceketli ancak kurşun nüveli olduğunu gördük. Bu silahın uzun ve parlak namlu ağzı alevi vardır. Gündüz şartlarında bile rahatça görülebilirken, ppsh-41 dede kullanılan merminin oldukça fazla olan barut hakkından dolayı namludan çıkıncada yanmaya devam eden barut artıkları ve gazları gece yaklaşık 30-35 cm uzunluğunda parlak alev ve çok yüksek ses çıkarmaktadır.Kulaktaki çınlamanın bir kaç gün geçmediğini hatırlıyorum.

Kemal amca rahmetli olduktan uzun bir süre sonra bu tabancanın emin ellerde layık olduğu şekilde bakılması için bir kaç kez ailesi ile görüşmüştüm. Bende de çok büyük saygı uyandıran bir davranış olarak addettiğim şekilde oğlu razı gelmesine rağmen Ruhsatı üzerine devralan rahmetlinin eşi kendisine kalan bu aziz hatırayı para ile değişmeye yanaşmadı ve bir ustadan kalabilecek en güzel anıya yakışanı yaptı.

Bu silah kimilerine göre eski gelsede, mermisi bulunmuyor yada demode olarak düşünülebilir ise de bir klasik otomobil tutkunu 1965 model Ford Mustanga nasıl büyük bir sevgi besliyor ve ne gözle bakıyorsa, bir silah sever olarak bu silaha olan hislerimde aynı şekildedir.

saygılarımla


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: TT30 ve TT33 Tokarev.
MesajGönderilme zamanı: 01 Kas 2015, 15:49 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1141
Yaş:
Alıntı:
Benim için ayrı bir yeri olan bir tabancadır. Bir gün kısmet olur da bir yerde bulursam kesinlikle satın almak isterim. Alırsam da muhtemelen vitrinde falan saklarım. Çünkü:

5 - 6 yaşlarında iken babamın işi için ailecek Ankara'ya bir gidişimizde, şehrin girişinde poils tarafından durdurulmuştuk. Bir önceki gün mecliste silahlı bir olay olmuştu çünkü (galiba bir milletvekili diğerini vurmuştu). Rutin kimlik - ehliyet kontrolü için bir polis arabaya geldi, eğildi. Tam babama ehliyet - ruhsat soracakken, belinden sallanan tabancayı gördüm ve arabanın arkasından öne doğru kafamı uzatıp babama:

"Baba, polis amcanın tabancası Takarof mu? Hani geçen gün anlatmıştın ya ondan mı?"

diye sormuştum heyecanla. Bir kaç gün önce oyuncak tabancam üzerinde babam tabanca nedir, model nedir falan anlatırken, nedendir, nasıldır hatırlamıyorum, arada Takarof'un lafı geçmişti. Çok güçlü bir tabanca olduğunu anlatmıştı. Çocuk aklıyla "Takarof = her şeyi delen çok güçlü tabanca" mesajını işlemiştim.

Polisin surat ifadesini, aradan geçen çeyrek asra rağmen hala hatırlıyorum. Önce kendi tabancasına, sonra bana, sonra babama baktı. Bu sırada annem ve babam ön koltuktan bana hayretle bakmaktadırlar. Babamın yüz ifadesini hatırlamıyorum ama kuvvetle muhtemel "ne yaptın lan sıpa!" mesajı içeren bir bakıştı.

Polis güldü, bir şey demedi, ehliyet - ruhsat da istemedi. "Buyrun geçebilirsiniz" diyerek bıraktı bizi. Şimdi düşünüyorum da, tam Soğuk Savaş dönemi, mecliste silahlı çatışma olmuş, sinirler gergin, bir arabanın içinden 6 yaşında velet fırlayıp "amca bu Takarof mu?" diye soruyor. Ucuz kurtulmuşuz! :D

Yıllar sonra internete girdiğimde ilk aradığım şeylerden biri oldu Tokarev. Resmini görünce eski bir dostu görmüş gibi sevinmiştim...

Teşekkürler sn strongarm bana bu nostaljiyi yaşattığınız için.
Gerçekten bu hikayeyi tebessümle okudum. O dönemde verilmiş sadakanız varmış. :)

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: TT30 ve TT33 Tokarev.
MesajGönderilme zamanı: 01 Kas 2015, 16:04 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 01 Eyl 2012, 13:10
Mesajlar: 11
Konum: İSTANBUL
Yaş:
Bu videoyu buldum araştırırken tabancayı.

https://www.youtube.com/watch?v=rZX2xLQ ... e=youtu.be


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: TT30 ve TT33 Tokarev.
MesajGönderilme zamanı: 01 Kas 2015, 16:08 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1141
Yaş:
Şu son videodan sonra iyice anladım ki, Tokarev o zamanin teknolojisi ile yapılabilecek en iyi tabancaymış. Onu yapma şerefine de Ruslar nail olmuş. :)

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: TT30 ve TT33 Tokarev.
MesajGönderilme zamanı: 27 Nis 2017, 16:52 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1141
Yaş:
Tokarev'in oluşma safhasından. FN 1903'ün baz alındığı açıkça belli oluyor.
Resim

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 8 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye