TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 23 Tem 2017, 13:42

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 07 Mar 2016, 09:45 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 209
Yaş:
İsviçreliler dünyanın en kaliteli çeliğini üretmekle övünürler. İnce işçilik söz konusu olduğunda ise üzerlerine rakip yoktur. Çünkü hassas işçiliğin en önemli ürünlerinden sayılan değeri yüzbinlerce dolara çıkabilen saatler de el emeği ile İsviçrede üretilir. Dünyanın en iyi Çeliği ile ince işçiliğin kombinasyonundan en çok tutulan ve rağbet gören tabancalarından birinin çıkmasına şaşırmamak gerekir.

SIG Blue Confoederatio Helvetica yı daha iyi anlayabilmek için şirketin tarihçesini ve P210 serisi silahları kısaca incelemek faydalı olacaktır. Her ne kadar SIG firması ve Sig Sauer firmasının kökleri aynı yerden çıkıyor olsada bu silahın orijinal üretici firması Schweizerische Industrie-Gesellschaft'dır. Bu yüzden isim ve marka karmaşasından kaçınmak için bazı kısa açıklamaların yapılması isabetli olacaktır diye düşünüyorum.

Şirketin kökleri 1853 yılında vagon üretmek için Friedrich Peyer im Hof, Heinrich Moser ve Conrad Neher tarafından Neuhausen Rheinfall da kurulan şirkete dayanır. 3 ortak henüz kuruluşunun üzerinden yedi yıl geçmişken vagondan daha değişik bir sektör olan silah sektörüne girme kararı almış ve İsviçre Fedaral Savunma bakanlığının ordu için istediği yeni bir piyade tüfeğinin geliştirilmesi yarışına katılmışlardır. 4 yıl sonra ise geliştirmiş oldukları ağızdan dolma Prelaz-Burnand tüfeğinin ordu tarafından kabul edilip 30.000 adet sipariş vermesiyle adını Schweizerische Industrie-Gesellschaft (SIG) olarak yada Türkçe tercümesiyle İsviçre Sanayi Şirketi olarak değiştirmişlerdir. 1970 li yıllara gelindiğinde ise İsviçre'de müsabaka silahları üretiminde isim yapmış Hammerli şirketini bünyesine katarak ve Batı Almanya'nın önde gelen av tüfeği üreticilerinden J.P.Sauer & Sohn GmbH şirketi ile de işbirliğine giderek hafif silah üretim bölümünü genişletmiştir. 1985 yılında SIG silahlarının Amerikaya ithalatını gerçekleştirmek için SIGARMS Inc. Şirketini Virginia'da kurmuştur. Firma 2000 yılında Michael Lüke ve Thomas Ortmeier tarafından tüm alt kuruluşlarıyla beraber satın alınmış ve 2007 yılında SIGARMS ismini SIG Sauer olarak değiştirmiştir. Şuan 800 ün üzerinde çalışanıyla Almanya'daki J.P.Sauer & Sohn and Blaser Gmbh ve ile İsviçre'deki Swiss Arms Ag nin de bulunduğu grubun üyesidir. Şirketin zaman içinde geçirmiş olduğu yönetimsel ve resmi değişiklikler genel olarak bu şekilde özetlenebilir.

İnternet üzerinde ve yazılı kaynaklarda SIG Blue Confoederatio Helvetica nın imalat süreç, miktar, teknikleri gibi konularda maalesef çok fazla bilgi bulamadım. Bundan dolayı bilgi elde edebilmek maksadıyla Sig Sauer firması ile irtibata geçtim. Zira her kaynakta kabzelerinin fildişinden yapıldığı yazılmasına rağmen benim incelediğim modelin kabzalarının fildişi olmadığından emindim ama hangi mazlemeden yapıldığını bilmiyordum Bu ve bunun gibi terddütte olduğum bir kaç konu hakkında en doğru bilgiyi bu silahı kim yaptıysa o verebilirdi. Ancak firma bu konuda göndermiş olduğum maillere maalesef cevap vermedi. Bunun üzerine İsviçre Silahları Kolleksiyoncuları Derneğinden Silke Hausman ile irtibata geçtim. Kendisi beni SIG marka koleksiyon kategorisindeki tabancalarda en bilgili kişi olarak tanıttığı Mueller Murgenthal şirketinden Vivian Mullere yönlendirdi. Vivian Muellerin bu silahları Sig firması ile işbirliği içinde üreten kişi olduğunu öğrendiğimde en sağlıklı bilgileri alabileceğim doğru adrese geldiğimi anladım.Sorduğum sorulara ayrıntılı olarak cevap verdi . Verdiği bilgilerin birinci elden ve güvenilir bilgi olması sebebiyle SIG P210 Blue sahiplerinin ve bu silahın hayranlarını bilgilendirmesi bakımından önemli olduğunu düşünüyorum. Keza benim incelemiş olduğum silahın silahlara da oldukça meraklı sahibi küçük bir servet ödemiş olduğu bu silaha her nereden fikir edinmiş ise olmayacak özellikler isnat etmekte , doğa üstü güçler eklemesine ise mantığı zorla engel olmaktaydı. Silahı yapanın verdiği bilgilere bile şüphe duyarak kendi bildiğine inanmanın yolarını arıyordu. Halbuki para, tahsil, zaman ve statü aslında bilgiye, dolayısıyla öğrenmeye giden bir çok yolu kolaylıkla açması gereken bir kombinasyondur yeterki kullanmasını bilelim.

Mueller ailesi 1452 yılından beri silah ve gravür işi ile ugraşan bir aile. 1452 yılından bu yana silahlar konusunda oldukça fazla tecrübe kazanmış olduklarını söylemek fazla iyimserlik olmaz sanırım. Yaptıkları işi silahları bir mücevhere yada sanat eserine dönüştürmek olarak tanımlamak çok ta iddialı olmasa gerek. Silaha meraklı Devlet başkanları, petrol şeyhleri gibi kalburüstü insanların uğrak adresi. Blaser Triumph of Love( Blaser aşkın zaferi), Korth Belezza gibi silahlar Mueller Murghentalın elinden çıkmış şaheserlerdir. Üretimde kullandıkları makinaların bir çoğu yüzyıldan eskidir. Zaten yaptıkları silahlara değer katan şey onların CNC makinalarda değil el ile yapılıyor olmasıdır. O yüzden modern makinalara çokta fazla ihtiyaç duymadıklarını söylüyor.

SIG Blue Confoederatio Helvetica, SIG firması ile Mueller Murghental (MM) firmasının işbirliği ile 1991 ve 1994 yılları arasında İsviçrenin üç kantonunun Uri, Schwyz ve Waldstatte(günümüzde Unterwalden/Obwalden) tekrar birleşmesinin 700. yılı olması anısına kısıtlı sayıda üretilmiştir. Confoederatio Helvetica İsviçre Konfederasyonu demektir. Sürgü üzerindeki 1291-1991 bu arada geçen 700 yılı simgelemektedir.Silahın kendisi SIG üretimi standart P210-6 modelidir. MM firması ise silahın boya, gravur, süsleme, kaplama, kabza ve saklama kutusu imalatını yapmıştır. Piyasadan 3600 adet için rezervasyon yapılmasına rağmen sadece 2000 adet üretilmişlerdir. Kabzaları akçaağaç tan yapılmış, fildişi rengine boyanmış ve cilalanmıştır. Bu renk çoğu kullanıcının kabzaları gerçek fildişiyle karıştırmsına sebep olmaktadır. Sig P210 700 yıl anı tabancası 1991 yılında 4700 CHF den satılmış. Yine 1998 yılında cüzdanı kalın bonkör müşteriler için 20 adetten az üretilen Sig P210 Multicolor Helvetia (Helvetica değil) Modeli ise 28000 CHF den satılmış. O zamanki kurdan SIG Blue Confoederatio Helvetica 6850 dolardan , Multicolor ise 1998 yılı kurundan hesapla 40.000 dolara piyasaya verilmiş. Multicolorun fiyatının şu an 100.000 euro civarlarında Blue olanının ise 10-15000 euro civarlarında olduğu söylenmektedir. Yüzey rengi ise ne çeliğin sertlik ve dayanımını değişterecek ısı ve alev yöntemiyle nede asit yada galvanik prosesleriyle yapılmış. Silahların kendisine has rengi titanyum ve diğer bazı değerli metallerin karışımından oluşan ve çeliğin üzerine oluşturulan bir katman vasıtasıyla sağlanmış. Bu proses ile yapılan renklendirmenin bir daha geri dönüşü olmuyormuş. Bu yöntem oldukça zor olmasına rağmen çeliğe eşsiz güzellikte bir renk veriyormuş. Hangi yöntemi kullandığını söylemek istememesine rağmen sayın strongarm bu tarz işlemlerde kullanılan yöntemin bir nevi metal buharı ile kaplama olması gerektiğini söyleyerek eksik kalan bilgiyi tamamlamıştır.Kendisine ayrıca teşekkür ederim.

Bu tarz silahlar koleksiyonluk, kıymetli ve nadide parçalardır. Parasını ben verdim atmayacaksam süs diyemi tutatyım diye düşünenler olabilir ancak alınması için küçük bir servet ödenmiş koleksiyon emtiası olarak düşünülen silahlar için kabul görmüş adet bunlarla ateş edilmemesi yönündedir. Çünkü koleksiyonluk bir silahın değerini silahın kullanılmamış olup olması yada kullanılmışsa ne kadar kullanıldığı hatırı sayılır derecede etkileyebilmektedir. Ayrıca parasal kıymetinin yanında bu çeşit silahlarında gelecek nesillere en iyi muhafaza edilmiş şekliyle bırakılmasıda gereklidir.Yine de atış yapılmak isteniyorsa normal bir P210 alınıp atış yapılması işin adabına daha uygun düşer. Işin aksi durumu her ne kadar tartışılabilir ve keyfiyetle alakalı bir durum ise de aslında tartışılması gereken şey böyle bir silahın değerini bilen ellerde olup olmadığı meselesidir. Dünyada sadece 2000 adet olupta hergeçen gün kıymeti artan bir silahın muhafaza edilmesinin beynelminel kurallarına hiçbir silahseverin itiraz edeceğini düşünmüyorum.

Öncelikle kolleksiyonluk kategoride sayılan bu nevi silahların eldivensiz ele alınmaması uygun olur. Çünkü insan elindeki ter zamanla yüzeyinde korozyon yapabilir. Bunun bir 100 yıl sonrasını düşündüğümüzde bu konuya dikkat edilmelidir. Sahibinden izin alınmadan tetik düşürülmez sürgüsü çekilmez, şarjörü vs siyle oynanmaz. Sürgü her çekildiğinde horozu kurar ve sürtünmeden dolayı horoz üzerinde iz yapar. Altın zaten yumuşak bir malzeme olduğu için aşınmaya karşı oldukça hassastır. Ayrıca şarjörün çıkarılıp takılması şarjör gövdesinde, sürgünün çekilip bırakılması da yataklar üzerinde sürtünmeden kaynaklı izler bırakabilir.Bu durum silah sahibinin hoşuna gitmeyebilir.İzin alınması uygun olacaktır.

Aslında sig P210 serisi silahlar komple yeniden dizayn edilmiş bir silah değildir. Orijinal olarak Fransız yapısı Model 1935 tabancasından geliştirilmiştir. Mucidi aslen İsviçreli olan , Fransız yabancılar lejyonerinde yüzbaşı olarak görev yapmış kısaca SACM olarak bilinen (Societe Alsacienne de Constructions Mecaniques de Cholet) Fransız şirketinde mühendislik yapan Charles Gabriel Peter'dır. Dizayn ve testleri 1935-1937 yılları arasında tamamlanmış 7,65x20mm diye de bilinen 7,65mm Lounge (uzun) mermisini kullanacak şekilde yapılmıştır. 1903 springfield tüfeklerini otomatik hale getiren Pedersen Device olarak ta bilinen aparatta kullanılan .30 Pedersen fişeği de 7,65x20mm baz alınarak geliştirilmiş olmasına rağmen silah dünyasında pek fazla tutulmamıştır. Bu fişek ülkemizde de pek bilinmemektedir. Bu çapta ülkemizde kullanılan benim bildiğim tek silah Türk polis teşkilatında bir dönem envanterde görülmüş olan, namlu ile aynı eksende hareket etmeyen mekanizmasından dolayı namlusu eğik gibi duran, görünüşü pekte estetik olmayan MAS 38 makinalı tabancasıdır.

Model 1935 tabancalar 1935 ve 1950 yılları arasında Fransız silahlı kuvvetleri ihtiyacını karşılamak için yaklaşık 85.000 adet üretilmişlerdir. SIG firması P210 silahının geliştirilmesinde 1937 yılında SACM firmasından lisansını satın almış olduğu 1935A model tabanca üzerinden başlamıştır. P210 tabancası, model 1935 in dış görünüş, TT-33 lerde ve M1935 lerde olduğu gibi çıkartılabilir ayrı bir horoz tertibatı gibi bir çok özelliğini üzerinde taşımasına rağmen kalite,atış hassasiyeti ve üretim standartları gibi konularda tamamen farklıdır.

P210 da sürgü gövdenin içindeki yataklarda hareket eder. P210 a sağlamlığının yanında asıl ününü kazandıran özelliklerinden bir tanesi de çok hassas atış yapma kabiliyetidir. Sürgü üzerindeki yataklar sürgünün tamamı boyunca açılmıştır. Yarı otomatik silahlarda sürgünün gövde üzerindeki hareketini rahat yapabilmesi için belli miktarda oynama normal sayılmaktadır. Fakat P210 da sürgü ve gövde yatak aralıkları minimum değerlerde ve silahın sağlıklı çalışmasını da engellemeyecek kadar düşük toleranslarda imal edilmektedir.

Browning tipi alçalan namlulu kilit sisteminde namlu hereketli olduğundan atış hassasiyetini yakalamak için namlu sürgü içindeki yuvasına en az hareket edecek şekilde oturmalı, ayrıca gövde ve sürgü uyumu mükemmel olmalıdır. Bütün bunlar çok sıkı olursa silah sağlıklı çalışmayacak ve tutukluk yapacak, çok gevşek olur ise de atış hassasiyetini kaybedecektir. Bunun başarılması da hassas ve kaliteli üretim teknikleri ile kalifiye ve ne yaptığının farkında olan bir iş gücü gerektirmektedir. Fabrikadan çıkan her tabanca beş yada on mermi ile 50 metreye yaptığı atışları gösteren bir kağıt ile gelir. Mermi dağılımı genellikle 5 cm nin altındadır. Bu dağılım hem 50 metrelik mesafe için, hemde ordu envanterinde kullanılacak bir servis tabancası için çok çok iyidir. Bu yüzden dolayı sig P210 lar atış müsabakalarında ve atış sporuna gönül vermişler arasında çok tercih edilmektedir. 100 metre mesafeye de benzer hassasiyetlerde atışlar yapıldığı söylenmektedir. Sig P210 lar fabrikadan çıkmadan önce 50metre mesafede nişan noktasından 10 cm yukarıya vuracak şekilde sıfırlanmaktadır.

Orijinal P210 ların gövde ve sürgüleri dövme çelik bloklarından talaş kaldırma yöntemiyle üretilmişlerdir.Şu an metalurji tekniklerindeki gelişmeler durumu farklı kılacak grliştirmeler getirmiş olabilir mi bilmiyorum ancak o zaman FN fabrikasında FAL piyade tüfeğinin sürgüsü üzerinde yapılan denemeler çelik bloklardan üretilen sürgülerin döküm parçalardan işlenenlere oranla neredeyse iki katı servis ömrü olduğunu ortaya koymuştur. O yüzden P210ların üretim maliyetleri aynı luger P08 lerde olduğu gibi, oldukça yüksektir.

1942 yılında sig dönemin silahlarıyla mermi dağılımını ölçmek için 50 metre mesafeden 8 merminin ortalamasından oluşan atış testleri yapmış ve aşağıdaki sonuçlara ulaşmıştır.

Walther P38 12 cm destekli atış/ 14,5 cm desteksiz atış
Radom Vis35 18,5cm destekli atış/17 cm desteksiz atış
Colt M1911 30 cm destekli atış/42 cm desteksiz atış
9mm Luger 06/29 5,5 cm destekli atış/11,5cm desteksiz atış
7,65 Luger 06/29 5,8mm destekli atış/9 cm desteksiz atış

Silah tek sıra şarjöründen dolayı nispeten ince kabza yapısına ve zarif bir görünüşe sahiptir. Horozun oyularak hafifletilmesi, tetiğin çekilmesi ile horozun iğneye çarpması arasında geçen intikal süresini kısaltmaktadır.

İlk modelleri P 47/8 olarak adlandırılmaktadır. 47 üretim yılını 8 ise fişek kapasitesini belirtmektedir. 47/16 olarak adlandırılan 16 mermi kapasiteli prototipleri de üretillmiş fakat ele oturması ve üstte taşınması kaba olması sebebiyle şarjör kapasitesi 8 adede indirilmiştir. 1965 yılından sonra sürgüden kaldırılan talaş miktarı azaltılarak sürgü daha kalın ve güçlü hale getirilmiştir. Yine aynı dönemlerde sürgüleri sertleştirmek için ısıl işleme tabi tutulmaya başlanmıştır. Isıl işlemden sonra çeliğin Rockwell Sertlik derecesini ölçmek için kullanılan test cihazlarının iğnelerin yaptığı izler sürgünün iç tarafında kamanın hemen alt tarafında görülebilir. Sürgünün güçlendirilmesinin sebebi İsviçreli atıcıların çok sevdiği oldukça güçlü ve yüksek basınçlı Bofors üretimi M39B fişeğinin silah üzerinde yarattığı stresin sürgüde fişek atma penceresinin olduğu bölümde kırılma ve çatlamalara yol açmasıdır. Bu fişek standar diğer fişeklerin aksine kalın bir cekete sahip olup ahşaba 20 cm, tuğlaya 7cm işleyebilmekte, 75 metrede 3mm sacı delebilmekte, sınıf IIIA zırha nüfuz edebilmektedir. Normal basınçlı fişek kullanıldığında sürgünün 100.000 atışa kadar sağlamlığını koruyacağı söylenmektedir. Amerikan ordusu Colt 1911 model silahların 20-30.000 atıştan sonra yıpranan sürgülerini değiştirmektedir. Bu kadar atış mikarına ülkemizdeki mevcut fiili durum itibariyle eğer silah bir atış poligonunun demirbaş defterine kayıtlı değil ise rüyalarda bile ulaşılması biraz zor gözükmektedir.

1983 ve 1984 yılları arasında üretiminde CNC makinler ile devam edilmiştir. Bazı yerlerde CNC makinelerin kullanılmasına ilişkin negatif yorumlar yapılsada CNC makinalarda klasik makinalara göre daha hassas toleranslar dahilinde üretim yapılabilmektedir, bunun da daha ziyade olumlu katkı yapacağı kanaatindeyim.

P210 1949 yılında İsviçre silahlı kuvvetleri envanterine girmiş ve 1975 yılına kadar serviste kalmıştır. İsviçre ordusundaki ismi P 49 (Pistole 49) olarak geçer. 1975 yılında yerini 8 adet kapasiteli P220 ye bırakmıştır. Bu yeni silahın İsviçre ordusundaki tanımı Pistole 75 yada kısaca P75 tir. P210 danimarka silahlı kuvvetleri ile Batı Alman Federal sınır muhafızları tarafından da kullanılmıştır. Danimarka ordusunda M/49 olarak geçer. Ayrıca M/49 Neuhausen yada kısaca Neuhausen olarakta tabir edilir. Sivil kullanım için üretilen modellerin seri numarası “P” harfi ile başlar. İsviçre ordusu için üretilenlerin seri numarası “A” harfi ile başlar. A harfi ile başlayıp seri numarasının sonuna P harfi eklenenler ordu tarafından sivillere satılan silahlardır. Ordudaki görevini tamamlayan askerlere bırakılanlarda ise tetik köprüsüne P harfi vurulmuştur.Seri numarasın “D” ile başlayanlar ise Alman sınır muhafızları için üretilen modellerdir. 1995 yılında danimarka ordusunun elinde bulunan silahlar Hammerli tarafından geri satın alınmıştır.Daha sonra bu silahlar elden geçirilerek tekrar piyasaya sürülmüştür. Permi hakkı ile ülkemize getirilen silahlarda bunlara rastlanması olasıdır.

2005 yılında SIG şirketinin devamı sayılan Swiss Arms Neuhausen tarafından son üretimi yapılan P210 lardan sonra İsviçredeki üretimine son verilmiştir. Şu an Almanya da P210 Legend (efsane) adı altında üretilmektedir. Şarjör bırakma mandalı kabze altı mandaldan gövde üzeri düğmeli olarak değiştirilmiştir. Ayrıca kabze gerisi daha çok Amerikan tarzı diyebileceğimiz, genellikle özel yapım Coltlarda sıkça görülen şekilde ,horoz ısırmasını engelleyecek biçimde uzatılmış, şarjör altı kapağı kalınlaştırılmıştır.

Bu silah Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek olmadığının, iyi bir işçilik, malzeme ve düşünen beyin takımıyla mevcut bilinenlerden yola çıkarak kaliteli bir silah yapılabileceğinin güzel bir örneği, farklı olmak adına garip şeyler çıkartmaya gerek olmadığının kanıtı ve bu işle hayatını kazanan firma sahipleri ve yönetim kadrolarının strateji oluştururken verilen önemli kararlarda alacağı dersler olduğunun düşünülmesi yanlış olmaz zannediyorum.

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Mar 2016, 13:08 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1124
Yaş:
Elinize sağlık Sayın çoti.

Alman SIG Sauer firması ile maalesef hiçbir şekilde iletişim kurulamıyor. Ama ABD'deki firmanın bir facebook sayfası var. Oradan hemen cevap alabiliyorsunuz.

Ayrıca SIG P210'un Blue Confoederatio Helvetica modelinin ülkemizde çokça sahtesine rastlanıldığı için alıcıların dikkat etmesi gerekmekte.
Hatta alacakları tabancanın seri numarasını sizin görüştüğünüz şirkete sormaları daha garanti olacaktır.

Fotoğraflarını da ben ekleyeyim,

Resim

Resim

Resim

Resim

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Mar 2016, 18:04 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 209
Yaş:
Sayın AVCI,
Yorum ve fotoğraflar için teşekkür ederim. Firmanın web sitesi www.muellermurgenthal.ch dir.

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Mar 2016, 08:21 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 655
Yaş:
Sayın çoti,

Detaylı paylaşımınız için çok teşekkürler. SIG 210'un standart özelliklerinden biri, çok hassas atışlara imkan veren iki kademeli tetik
mekanizmasıdır. Horozu normal halde kurulu vaziyette tutan takılma dişi, tetik kolunun itişiyle onu, aşağıda, gücünü anayaydan
alan bir levyeye çok küçük temas yüzeyinde dayanacak kadar indirir ve tetiği çeken parmakla hissedilecek seviyede küçük bir
tansiyon artışıyla horuzun serbest bırakılma sahasına geçilir. Tabancanın önemli özelliklerinden ikincisi, sonradan çok büyük oranda
kullanım bulan, "Tilting Barrel" türü namlu/sürgü kilit düzeninde, İsviçre Patentli , namlu arka altındaki "Böbrek" şekilli kilit atma
rampasıdır.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Mar 2016, 11:11 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 209
Yaş:
Sayın strongarm,

verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim.

CZ-75 tabancalarında da benzer kilit atma rampası var. Bu sistemi isviçrelilerden almış oldukları sonucunu çıkarıyorum. CZ-75 in sürgüsü de aynı P210larda olduğu gibi gövde içi rayda hareket ediyor. 1975-1980 yılları arasında üretilen modellerinde sürgü üzeri raylar kısa iken daha sonraları sürgü üzerinde on kısımdaki girintili kısım iptal edilerek ray mesafesi uzatılmıştır. gövde içi ray kullanımında ve daha sonraları uzatılmasında sig P210 dan esinlenme varmıdır. Yada daha önceleri bu sistemi kullanan silahlar varmıdır.Bildiğim kadarıyla model 1935te aksine sürgü gövde üzerindeki rayda hareket ediyor.

saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Mar 2016, 12:26 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 655
Yaş:
Sayın çoti,


Namlu yatağı altında böbrek şekilli kilit atma yuvasına sahip, CZ 75 haricinde bir hayli tabanca vardır ve en son gelişmelerden biri
olan Arsenal StrikeOne'da aynı yapılanma, bu kere yalnızca kilit blokunu hareket amacıyla kullanılmıştır. Buluş, doğrudan Neuhausen
tasarımcılarına aittir. Platformun aslı olan Charles Gabriel Petter tabancasında aynı görev, yanyana konumlandırılmış Colt 1911 tipi
iki linke yüklenmiştir. Çoğu kişinin P210'a ait olduğunu sandığı, namlu/sürgü kilit bağlantısında kovan atma açıklığı ön yüzünü kullanma
özelliği ise, Gabriel Petter'in kaynak olduğu Fransız hizmet tabancalarının 1945 sonrası basitleştirilmiş ikinci versiyonlarında ilk defa
görülmüştür. İlgi çekici husus, aynı tür kilit bağlantısının, seri üretim görmemiş olsa da, Polonya patent tarihi 1930 olan Nuri Killigil'in
prototip tabancasında önceden yer almış olmasıdır.

Dışarıdan şekil olarak çok benzer olsa da, Gabriel Petter tabancasında sürgü rayları standart dışarıdan karvama türündedir. P210'da
bu değiştirilerek içe döndürülmüş, atış hassasiyetini artırmak için boyu uzun tutulmuştur. Mamafih, bu sistemi 1906'larda Savage,
1913'lerde İspanyol Campo Giro, seri üretimlerinde uzun seneler kullanmışlardır. Sonradan üretime alınan Astra tabancaları da aynı
minval üzerinedir. Petter tabancasında, çok benzer tetik kolu ve takılma dişi form ve yapılanması olmasına rağmen, P210 benzeri
iki kademeli serbest bırakma düzeni de mevcut değildir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye