TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 30 Mar 2017, 07:48

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 4 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Şarjörler
MesajGönderilme zamanı: 25 Ağu 2016, 22:46 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 200
Yaş:
Merhabalar,

Günümüz modern silahlarının ateş gücünü belirleyen en önemli unsurlardan biride şarjörlerdir. Şarjörün kapasitesi ne kadar yüksek ise ateş gücü o kadar yüksek, beslemesi ne kadar sağlıklı ise tutukluk ihtimali o kadar azdır. Şarjörlerin geliştirilmesi, ağızdan dolma silahları düşündüğümüzde, günümüzün tek bir askerine o zamanın belki de 100 askerinin sahip olduğundan fazla bir ateş gücü sağlamaktadır. Şarjör haricinde besleme ekseri mayon tabir edilen ve fişekleri birbirine tutturmaya yarayan metal kelepçelerle sağlanır. Ancak bu sistem genelde seri atış yapan makineli tüfeklerde kullanılır ve bir şeridin son mermisi ile diğer şeridin ilk mermisi birleştirilerek istenilen sayıya kadar eklenebilirler.
Çinlilerin 9. Yüzyılda barutu bulduğu ve kullandığı bilinmektedir. Bu yüzden ilk ateşli silahların bulunuşu da Çin’de olmuştur. 1260 yılına ait çince belgelerde ateşli silahların kullanımıyla ilgili resim ve bilgiler bulunmaktadır. Bu ateşli silahların günümüzden an azından 750 yıl öncesinde de kullanıldığını kanıtlar. İngilizcesi fire-lance yada ateş mızrağı denilen bu silahlar oldukça kaba, ağır bir silindir ile yönlendirmek için kullanılan uzun bir ahşap saptan oluşuyordu. Namlular ise iple sarılarak güçlendirilmiş bambudan yada bronzdan yapılıyordu. Günümüz modern silahlarının ilkel ataları sayılan bu silahlar metal, porselen yada taş parçaları ile dolduruluyordu. İsabet ihtimali düşük, doldurması uzun ve menzilleri kısaydı. Arkeolojik kazılarda bulunan ilk örneği bronzdan yapılmış ve 1288 yılına tarihlendirilmiştir. Ateşli silahların ilk örneği sayılabilecek bu silah 3.5kg ağırlığında, 2,5cm çapında, 17,5 cm namluya ve 6,6 cm boyunda barut hakkı haznesine sahiptir.

O zaman kullanılan silahların pratik olmamalarının sebebi doldurma süresinin çok uzun, menzilinin kısa, ağır ve hantal olmalarıdır. Aynı süre içerisinde okçular daha uzun menzile daha çok sayıda isabetli atışlar yapabiliyorlardı. O yüzden hafif, isabetli ve pratik olanlar ortaya çıkana kadar ateşli silahlar okçuların gölgesi altında kalmıştır. Orta çağlarda ateşli silahların ana kullanımı gemilerde ve kale, şato gibi yapılara karşı olmuştur. Zaman içinde küçülerek tüfek tabanca gibi çeşitleri ortaya çıkmıştır.

Atış hızı silahın belirli bir süre içerisinde hedefe yapabileceği atış miktarını gösterir ve dakika ile ölçülür. İlk önce fitille ateşlenen tüfeklerin yerini çakmaktaşlı olanlar almış, daha sonra kapsüllü ateşleme sistemleri ortaya çıkmıştır. Her biri ilk kullanılmaya başladığında öncekine göre yüksek güvenilirlik ve atış hızı sağlamış o zamanın şartlarında stratejik bir üstünlük sağlamıştır. Revolver denilen ilk toptan dolma tabancaların ve tüfeklerin ortaya çıkması o zamana kadar sadece bir ya da iki atış yapabilen silahların yanında müthiş bir atış üstünlüğü sağlamıştır. O zamana kadar atış hızı ancak namlu sayısını arttırarak ya da yanında birden fazla silah taşıyarak sağlanabiliyordu. Ateşli silahların ateş gücünün artmasındaki dönüm noktası metalik fişeğin bulunmasıdır. Kapsül, barut hakkı ve mermi çekirdeği bir kovan vasıtasıyla birleştirilmiş böylece silahların doldurulup boşaltılması hızlanmış, barut gazının oluşturduğu gücü kullanarak seri atışa imkan verecek otomatik silahların icat edilmesinin yolu açılmıştır.

Günümüzün otomatik silahlarının beslemesini ve mermilerinin depolanmasını sağlayan ana eleman şarjörlerdir. Çok ilginçtir ki şarjör denilebilecek ilk uygulamalar 1780 yıllarda ateşli silahlarda değil Girardoni havalı tüfeğinde uygulanmıştır. Bu tüfekte yer çekimi ile yuvarlak küre şeklindeki kurşunları namluya beslemeye yarayan 20 kurşunluk bir şarjör mevcuttur. 11,7mm çapındaki kurşunların namluya sürülmesi için her atıştan sonra namlunun yukarıya doğru kaldırılması gerekmektedir. Böylece kurşun küre atım yatağına düşmektedir. Bu silah uzun yıllar Avusturya ordusunda da kullanılmıştır. Ancak üretilmesinin zor olması, en ufak bir hasarda yada çatlakta çalışmaz duruma gelmesi, sızdırmazlığın sağlanmasındaki güçlükler vs gibi sebepler en büyük dezavantajıdır. 150 metre mesafelere kadar oldukça etkili olan bu tüfek ayrıca şarjörlü müteakip atışlı ilk silahta sayılır. Dipçik aynı zamanda hava tankı görevini görmekte, 30 atışa kadar mermiler tam güçle hedefine gönderebilmektedir. Atıcı yanındaki çantada pompa ve yedek tüpler taşımaktadır. En büyük avantajı ses ve dumanının olmaması, barut gibi neme ve suya hassas komponentlerin taşınmak zorunda olmamasıdır.

1600 lü yıllarda yapılan Kalthoff repeater tüfeği mekanizma içinde taşıdığı kurşun ve barutu ayrı olarak bir levye yardımıyla namluya süren bir yapıya sahip olmasına rağmen, şarjörlü sınıflandırmasından ziyade mükerrer atışlı tüfek ketegorisinde sayılabilir.


Ateşli silahlarda kullanılan şarjörlerin ilk örneği Volcanic tüfeğinde ve tabancasında kullanılan, namlu altı boru tipi şarjördür. Bu tüfek her ne kadar kullandığı düşük güçlü mermi yüzünden büyük bir başarı yakalayamasa da, namlu altı şarjör özelliği günümüzün yarı otomatik av tüfeklerinde ve lever action tüfeklerde halen kullanılmaktadır. Namlu altında herhangi bir çıkıntı yapmadığı için oldukça da kullanışlıdır. Boru şeklindeki şarjörün içerisinde bir yay yer almakta, mermiler şarjöre doldurulurken bu yayı sıkıştırmakta ve hazneden alınan merminin yerine taze bir mermi sürmektedir. Şarjör ile beslenen ilk başarılı tüfek Cristhopher Spencer’ın dizayn etmiş olduğu ve kendi soy ismiyle anılan Spencer Tüfeğidir. Bu tüfekte mermiler dipçiğin içinde yer alan boru tipi şarjöre doldurulur ve 7 adet alır. Dakikada pratik olarak 20 atış yapabilirler. Amerikan iç savaşında bu silahla ilk kez karşılaşan askerler silahın gücünü “Yankee’ ler silahlarını sabah doldurup akşama kadar ateş ediyorlar” diyerek tabir etmişlerdir. Silahın doldurulması Volcanic tüfeğine benzer şekilde tetik köprüsü vazifesi de gören bir manivela vasıtasıyla sağlanmaktadır. Kenardan ateşlemeli 56-56 Spencer çapındaki mermi atan tüfek 1860-1869 yılları arasında 200.000 adet üretilmiştir.

Müteakip atışa haiz silahların savaş alanlarındaki stratejik dengeleri nasıl değiştirdiğinin en önemli örneği Plevne’deki Osmanlı Rus savaşıdır. Bu savaşta düşmanlarının bile övgüsünü kazanan, adına türküler yazılmış şanı büyük Osman paşanın ve şehit askerlerinin ruhu şad, mekanları cennet olsun. Uluslar arası literatürde adı çok sıkça geçen bu savaşı öğrenmelerini Amerikan pop tarihini kendi tarihlerinden, şarkıcılarının seceresini de kendi sülalesinden iyi bilen gençlerimize tavsiye ederim.

1877 yılında Rus, Bulgar ve Romen askerlerinden oluşan 150.000 kişilik bir ordu, Osman Paşa komutasındaki 40.000 Osmanlı askerinin savunduğu Plevneyi kuşatmıştır. Kuşatma 5 ay sürmüştür. Rus birlikleri tek atışlı 1869 Krnka ve Berdan tüfekleriyle teçhiz edilmişlerdi. Osmanlılar ise aynalı martin olarakta bilinen tek atışlı Peabody Martini ve Winchester Model 1866 tüfekleriyle teçhiz edilmişlerdi. Taarruz eden Rus birlikleri uzak mesafelerden Peabody Martini tüfeklerinin isabetli atışlarıyla yıpratılmış yakın mesafeye geldiklerinde ise 16 mermi kapasiteli Winchester tüfeklerinin sunduğu ateş gücü ile büyük zaiyat verdirilerek geri püskürtülmüşlerdir. 5 aylık kuşatma sonucunda Ruslar’ın kayıpları 40.000 iken Osmanlı askerinin kayıpları ise 10.000 dir. Destek Kuvvet gelmemesi, cephane ve erzaklarının tükenmesi sonucu Osman paşa teslim olmak zorunda kalmıştır. Her ne kadar savaş Osmanlı ordusunun yenilgisiyle sonuçlanmış ise de kendisinden 4-5 kat büyük bir orduya karşı yapılan bu kahramanlık bırakın ülkemizi , başka ülkeler tarafından örnek olarak gösterilmekte ve takdirle söz edilmektedir. Bu savaş ve sonuçları yüksek kapasiteli askeri tüfeklerin adaptasyon çalışmalarını hızlandırmıştır.

Mekanizma kollu tüfekler ise genelde gövde içerisinde sabit bir şarjöre sahiptir ve bir bağ yardımıyla doldurulurlar ve şarjörler yerinden çıkmazlar.Bu doldurma sistem SKS ve M1 garand gibi birbirinin muadili yarı otomatik tüfeklerde de görülmektedir. M1 de fişekler 8 adet mermi barındıran bir bağ ile doldurulurlar ve bu bağ son atıştan sonra otomatik olarak tüfekten atılır. Diğer sistemlerde mermiler üstten bastırılarak şarjöre doldurulduktan sonra çıkartılır. Ayrıca ilk başarılı yarı otomatik tabanca örneklerinden sayılan M1901 Manlicher ile 1896 Mauser model tabancalarda da sabit şarjörler kullanılmıştır. Yine aynı dönemlerde üretilmiş olan Manlicher-Schönauer tüfeklerinde ise döner şarjör mekanizmalı şarjör kullanılmıştır. Bu sistemde fişekler dönen bir tamburun içindeki yuvalarına yerleşmektedir. Bu sistemlerin en büyük dezavantajı hızlı doldurmaya imkan vermemesidir. Daha sonraları ise şarjörler sökülüp takılabilecek şekilde geliştirilmiştir. Böylece boşalan silahı daha hızlı bir şekilde doldurmak mümkün hale gelmiştir. Manlicher S. Sistemine benzer döner mekanizmalı şarjörler 5.000.000 adetten fazla üretilen Ruger 10/22 model 22 kalibre tüfekte de kullanılmaktadır. Bu şarjörlerin en büyük farkı sökülüp takılabilen özelliğe sahip olmasıdır.

Şarjörlerde tek sıra mermiden çift sıra mermi kullanılmaya başlanması ile tabancaların mermi kapasitesi oldukça artmış, makinalı tabanca gibi hafif platformlardan tam otomatik atış ile yüksek atış hızı mümkün hale gelmiştir. 14’lü Browning’i tabir etmekte kullanılan HP-35 model ismi İngilizce High Power dan gelir. Bunun Türkçesi yüksek güçlü demektir. Bu genel inanışın aksine kullanmış olduğu merminin gücünden ziyade, o zamanlar pek kullanılmayan yüksek mermi kapasitesine işaret eden bir tanımlamadır. Zira kullanımına başlandığı 1935 yılından daha önce 1929 yılında 1911 model Colt tabancalarında kullanılmak için geliştirilen ve 9mm Parabellum ile aynı çapa ancak daha yüksek hız ve enerjiye sahip olan .38 Super tabanca mermisi hali hazırda kullanılmaktaydı. Ayrıca 45 ACP de bu mermi ile karşılaştırıldığında daha güçlü bir mermidir. Sahip olduğunuz silahın taşıdığı mermi adedi ayrıca sahip olduğunuz ateş gücünü belirler ve silahı doldurmak için kaybedilecek süreleri kısaltır. Bu yüzden günümüzün modern silahları en yüksek şarjör kapasitesine sahip olacak şekilde üretilirler. FN Herstal in geliştirmiş olduğu ve kullanıma ilk girdiği 1998 yılından beri her geçen gün daha da popüler olan Five-Seven da 20 fişeklik standart, yada 30 fişeklik uzatılmış opsiyonel şarjör ile kullanıcısına yüksek atış gücü sağlamaktadır.

5,7mm lik çok ince çapının getirdiği dezavantajlar 650 mt/sn’lik yüksek namlu çıkış hızı ve çekirdek dizaynı ile minimuma indirilmiştir. Dolu şarjörle 750 gramlık ağırlığıyla çok hafif aynı zamanda çokta etkili bir silahtır. 1951 yılında tank, uçak ve topçu askerlerinin kullanması amacıyla kullanıma giren Rus steckhin tabancası 20 adet 9x18mm mermi kapasitesine ve tam otomatik atış hızına sahiptir. Bu silahların ufak olması, rahatlıkla üstte taşımaya müsait olması yakın mesafe angajmanlarında tam otomatik atışa haiz olması, taşıma kılıfının kabze gerisine monte edilerek dipçik vazifesi görmesi dolayısıyla isabetli atışlara imkan vermesi stratejik ve taktiksel üstünlük sağlar.

1917 yılında üretilmeye başlanan Lewis makinalı tüfeklerinde de 47 yada 97 mermi kapasiteli pan tipi şarjörler kullanılmıştır. Bu silah tüfeğin üzerinde yatay vaziyette duran şarjöründen kolaylıkla ayırt edilebilir.
Tamburalı şarjörlerin kullanıma girmesi estetikten biraz taviz verirken taşınan mermi kapasitesini de oldukça arttırmıştır. Bunların ilk başarılı örnekleri TT-33 tabancası ile aynı mermiyi atan 71 mermi kapasiteli Rus PPSH-41 ve 100 mermi (bazı tamburalı şarjörleri 50 mermi) kapasiteli 45 ACP çapta Amerikan Thompson makinalı tabancalarıdır. Almanlarda P.08 tabancalarında kullanılmak üzere salyangoz şarjörler imal etmişlerdir. Bu tarz yüksek kapasiteli şarjörler günümüzde Beta Mag firması tarafından imal edilmektedir. Modern üretim tekniklerininde yardımıyla oldukça güvenilir olarak çalışmaktadırlar. Tabancadan piyade tüfeğine kadar tüm silahlara uygun, herhangi bir modifikasyona gerek duymadan kullanılabilen yüksek kapasiteli şarjörler imal etmektedirler. Bunların arka kısımları şeffaf plastikten imal edilebilirler. Böylece atıcı ne kadar mermisinin kaldığını görebilir. Ancak bu tip şarjörlerin satışı ordu ve güvenlik güçleri ile kısıtlıdır. Bu tip şarjörü kullanan bir G-3 tüfeği 100 mermilik kapasiteye sahip olmaktadır. Bu şarjörlerin kullanımı bazı ordularca kısıtlanmıştır. Zira piyade destek makinalı tüfeği olarak dizayn edilmemiş piyade tüfeklerinde tecrübesiz askerlerin yaptığı yoğun seri atışlar tüfeği yıpratmakta ve kullanım ömürlerini kısaltmaktadır. Yüksek miktarda seri atış yapmak için dizayn edilen tüfeklerde namlular çok çabuk ısınmayı önlemek için daha kalın ve açık sürgü ateşleme prensibiyle yapılırlar. Kapalı sürgü ile çalışan bir mekanizmada, gereğinden fazla ısınan namluda kalan mermi namlunun sıcaklığıyla (cook off) kendiliğinden ateşlenebilir. Tekli atışlarda çok büyük problem çıkartmamasına rağmen seri atışlarda kısa aralıklarla namlunun gereğinden fazla ısınmasına müsaade etmeyecek atışlar yapılmalıdır.

Tamburalı şarjörlerin yanında 4 sıra mermi sıralaması ile kutu tipi şarjörlerin kapasiteleri de arttırılmıştır. İtalyan Spectre M4 makinalı tabancasında da 50 mermi kapasiteli bu tip şarjörler kullanılmaktadır. Bu şarjörlerde mermiler 4 erli sıra halinde dizilirler. Günümüzde normal boyutlu tabancaların şarjör kapasitesi nadiren 15 in altına düşer. Bu ayrıca bir pazarlama stratejisidir de. Biz bile bir tabanca gördüğümüzde çapından sonra sorduğumuz ikinci soru mermi kapasitesidir. Aslında sivil kullanım için mermi kapasitesi çok büyük önem arz etmemektedir. Compact tabir edilen ufak boyutlu tabancalarda bile çift sıra şarjör kullanımıyla güçlü mermilerden 10 adet mermi sığdırılabilmektedir. Oldukça küçük boyutu ve 560 gram ağırlığıyla Glock 26 9mm parabellum mermiden 10 adet almaktadır.

Klasik şarjörler 4 ana bölümden oluşmaktadır. Şarjör gövdesi, yay, gerdel ve alt kapak. Yay mermilerin yukarıya doğru sürülmesine yarar. Yayın üzerindeki gerdel mermileri yukarıya doğru iter. Alt kapak ise yay ve gerdeli şarjör gövdesi içerisinde tutmaya yarar. Silahlarda kaynaklanan tutuklukların hatırı sayılır kısmı şarjör kaynaklıdır. Dudakları bozulmuş bir şarjör mermiyi namluya uygun açıyla veremeyebilir ve tutukluğa sebep olur. Yerine iyi oturmamış bir şarjör ya da yuvasında gerektiği gibi durmayacak kadar aşınmış bir şarjörde tutukluk kaynağıdır. Esnekliğini kaybetmiş yaylarda şarjörlerin düzgün çalışmasını engeller. Zaman zaman alttaki kapak açılarak içerisi temizlenmelidir. Zamanla toz, toprak elbise havları, yanmamış barut atıkları vs şarjör içine birikirler ve temizlenmeleri gerekir.

Toplu silahlarda da doldurmayı hızlandıracak speed loader (hızlı doldurucu) denilen aparatlar icat edilmiştir. Bunlar 6 adet mermiyi bir arada tutarlar ve üzerindeki vidalı mil çevrildiğinde serbest bırakırlar. Böylece topun yatakları birer birer değil bir kerede 6 sı birden doldurulur. Birde segmana benzer toplu silahlar için imal edilmiş klipsler vardır. Bunlar hızlı doldurmaya yaradığı gibi tablasız 45 ACP yarı otomatik tabanca fişekleri gibi fişeklerin toplu tabancalarda kullanılmasına olanak verir. Tablasız olan bu fişekler aksi taktirde fişek yatağına gereğinden fazla girebilir, boşalan kovanları çıkartmak zorlaşabilir.

Atış hızı antreman, tecrübe ve yetenek ile alakalıdır. Kendini iyi yetiştirmiş bir atıcı toplu silahlarla bile doldurma boşaltması dahil olmak üzere yarı otomatikten çok daha hızlı, hedef gözeterek atış yapabilmektedirler. Müsabaka atıcısı ve eğitmeni Jerry Miculek toplu silahlarla en hızlı atış rekorlarını elinde tutmaktadır. Bunlardan bazıları şöyledir. 0,57 saniyede 5 atışlı toplu tabanca ile tüm mermileri iskambil kağıdı büyüklüğündeki bir alana isabet ettirebilmektedir. Bu dakikada 526 mermi atış hızına tekabül eder. 1999 yılında S&W 625 toplu tabanca ile boşalan silahını doldurma süresi dahil 2,99 saniyede 12 atış yaparak bu dünya rekorunu da elinde tutmaktadır. Youtube ismini yazarak bu muhteşem atıcının videolarını izleyebilirsiniz.

Saygılarımla


En son çoti tarafından 26 Ağu 2016, 17:34 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Şarjörler
MesajGönderilme zamanı: 26 Ağu 2016, 14:26 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 03 Tem 2016, 22:02
Mesajlar: 217
Yaş: 0
Resim

_________________
Vatan için ölmek kadar şerefli bir şey varsa O da Vatan için yaşamaktır.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Şarjörler
MesajGönderilme zamanı: 26 Ağu 2016, 14:40 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 29 Mar 2015, 23:00
Mesajlar: 148
Yaş:
Çok güzel bilgiler elinize emeğinize sağlık.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Şarjörler
MesajGönderilme zamanı: 27 Ağu 2016, 02:34 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 17 Tem 2012, 16:48
Mesajlar: 710
Konum: Merzifon
Yaş: 43
@çoti, Bu detaylı ve özenli paylaşım için çok teşekkürler.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 4 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye