TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 23 Tem 2017, 01:43

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 9 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 07 Tem 2016, 02:05 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 209
Yaş:
Merhabalar,

Silah literatürüne aşina kişilerin oldukça sık karşılaştıkları ve sebep sonuç ilişkisinin halen irdelendiği 1986 yılında silahlı 2 silahlı suçlu ile 8 FBI ajanı arasındaki çatışma ve sonrasında gelişen olayları kısaca gözden geçirme te fayda vardır. 1986 yılında gerçekleşen çatışma da, saldırganlar etkisiz hale getirilmeden önce 2 FBI ajanı öldürmüşler 5 tanesini de yaralamışlardır. Bu çatışma ülke genelinde büyük ses getirmiş, ve olay derinlemesine incelenmiştir. Varılan sonuçta ajanların bir kısmının kullandığı toplu tabancaların durdurma gücünün yeterli olmadığı, saldırganların vurulduktan sonra bile çatışmaya devam ederek zaiyat verdirdiği, çatışmanın stresi altında ajanların boşalan revolverlerini doldurmakta güçlük çektiğidir. Bunun sonucunda görevlilerin daha güçlü ve yarı otomatik silahlarla techiz edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış, 10mm Auto fişeği seçilmiş, geri tepmesinin yüksek olması şikayeti ile yapılan bir takım revizyonlarla .40 S&W fişeği ortaya çıkmıştır. Bu olay sonucu ülke genelinde polis teşkilatlarında kullanılan revolver tipi tabancalardan yarı otomatiklere doğru hızlı bir geçiş süreci başlamıştır. Aslında Amerikalı silahseverler tarafından oldukça sevilen ve ettiği kelamlar dinlenilen, silah gurusu tabir edilen Jeff Cooper 1962 yılındaki bir röportajında toplu ile otomatik arasındaki farkı şöyle anlatmıştı. “ ikinci dünya savaşına geleneklerin getirmiş olduğu bir inançla .45 Colt Peace Maker’ımla gitmiştim. Bu silahın yeterli olacağını düşünüyordum. Ancak çatışmaya katıldığım ilk gecede, boşalan silahımı stres altında doldurmaya çalışırken yaşadığım zorluk düşüncelerimi tamamen değiştirdi ve yarı otomatiğin daha doğru seçim olacağına karar verdim” Bir musibet bin nasihatten iyidir misali Cooper’ın anlaşılması bayağı uzun süre almış.


Yukarıda kısaca özetlemeye çalıştığım olaylardaki dikkat çekmek istediğim ve ülkemizde son dönemlerde yaşanan gelişmelere bağlamaya çalışacağım husus, olaylara mikro düzeyde tabanca ve fişek açısından değil, tam aksine olan bir olay, olayın incelenip irdelenmesi ve çıkarılan sonuçların ortaya konulması şeklinde sıralanabilecek makro düzeyde bir yaklaşımın, ülkemizde bu yıl gerçekleşen olaylarla ilgili olarak ortaya konulmasıdır.


Diyarbakır’da azılı bir terörist birkaç polisimizi şehit ederek, kalabalık bir polis grubunun içinden neredeyse sağa sola omuz atarak koşarak kaçması, o kadar polisin en az bir şarjör boşaltarak sokağın öteki ucundan geçen eşkiyayı etkisiz hale getirmekte etkisiz kalmasıdır. “EĞİTİM” denilen olgunun, yetkili kişiler tarafında fark edilip edilmediği halen meçhuldür. Polislerin şüphelilerin aracına yaklaşmasından tutunda, polislerin arasından koşarak kaçmasına kadar geçen olaylarda birçok major konuda eğitimin eksikliği sirenler ve davullar çalarak kendini belli etmektedirler. İçinde tehlikeli katillerin bulunduğu bir araca yaklaşma refleksinin eğitimle oluşturulması gerekmektedir. Kritik durum ve lokasyonlarda kimlik sorma önceliği çevre ve kendi emniyetini sağlamadan önce gelmemelidir. Atatürk havalimanı saldırısında da polis kimlik sorduğu iddia edilen terörist tarafından vurulmuştur. Diğer vurulan terörist yaralı olmasına rağmen üzerindeki bombayı patlatarak bir çok cana mal olmuştur.


Bunun gibi örneklendirebileceğimiz bir çok olaylar üzerinden saygıdeğer yetkililerin oturup analiz ve durum değerlendirmesi yapması, bir takım kritik kararlar alması ve acilen uygulaması gerekmektedir.


Emniyet güçlerinin atış talimlerini yılda 25 mermi olarak hedef kağıdı üzerinde yapma uygulaması kaldırılarak, gerçekçi senaryo ve eğitimlerle yapması gerekmektedir. İki elimizle silahı kavrayıp nefes kontrolü ile tetiği yavaşça ezerek uyguladığımız atış talimatları stres altında pek akla gelmemekte, çatışma ortamı silah kullanımı poligon atışlarından çok farklı şekilde cereyan etmekte, eğer önceden eğitimle kazanılmış bir refleks yada kas hafızası yok ise bir sürü polisin sıktığı en az bir şarjör mermi 5 metre mesafeden hedef haricinde her yere gitmektedir.
Bir takım kanuni ve fiili uygulamalı düzenlemeler ile Emniyet personeli üzerindeki, haklı durumlarda dahi suçluyu vurur isem başıma bela alırım korkusu bertaraf edilmelidir. Londra’daki otobüs saldırılarından sonra yaz sıcağında metroda uzun pardesü ile dolaşan vatandaş polisin dur ihtarına uymayarak kaçmaya çalışması sonucu 5 tanesi kafasına olmak üzere bir çok mermi ile vurulmuş, olaydan sonra yapılan eleştirilere emniyet müdürü, “polisimiz masum insanların can güvenliğini korumak ile sorumludurlar. Yaz sıcağında pardesü ile dolaşan kişi canlı bomba olmasından şüphelenilmiş,dur ihtarına karşı kaçmaya teşebbüs etmiş, halkımızın can güvenliğini korumak için durmayan şahıs vurularak durdurulmuştur. Polisimiz görevini yapmıştır” diye olaya noktayı koymuştur. Memleketimizde benzer bir durumda dur ihtarına uymayarak kaçan araç bir çok polis barikatını çarparak kaçmış neredeyse saatlerce süren kovalamacadan sonra ateş açılarak durdurulan araçtaki vatandaş ölünce ihale kanunu verdiği yetkiyi kullanmasına rağmen yine polisin üzerine kalmış olayın yagarası yıllarca devam etmiştir. Bu durumda yaygara yapanlar aynı yaygarayı eğer araç patlar ise de yapmaya devam edecekleri kesindir. Burada yaygarayı koparanların kral çıplak değil psikolojisi ile hareket ettikleri katidir. Aksi görüş bildirmeyenler ise aptal olduğumuz ortaya çıkmasın haleti ruhiye içerisinde sesini çıkaramamaktadır. Ancak kral çıplak şekilde anadan üryan gezmektedir.


Bizim Türkiye’de yaşadığımız gerçeği unutulmamalıdır. Var olan kanunlar ve uygulamaları değişebilmektedir. Almanya'da yaya geçidinde tırlar durarak yayaya yol verirken ve yaya geçidinde durmama gibi bir ihtimal dahi düşünülmez iken Antalya’da yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalışan Alman çifti ezen taksici” Valla ne olduğunu anlamadım birden kendilerini arabanın altına attılar” diye ifade vermektedir. Oradaki kanunda buradaki kanunda aynıdır. Ancak fiili durum farklıdır.


Polsimizin suçlulara suçlu gibi yaklaşması kanunlarla güvence altına alınmalıdır. “Elindeki bıçakla masumları doğrayan adamı ya uzaktan seyretmek yada kendisi de doğranmak ” zorunda bırakılırken benzer kanunlara sahip ülkelerde mütecaviz alnının çatına yediği kurşun ile masumlar korunmakta ve emniyet sağlanması ile caydırıcılıkta sağlanmaktadır.

Suçluya müdahalede haklı sebeplerle çekingen davranılması A.H.L saldırısında da görülmektedir. Yaraladığı saldırganın üzerindeki bombayı fark eden görevli, muhtemelen haklı olarak başım belaya girer korkusu ile, yaralıyı etkisiz hale getirmek yerine kaçmayı tercih ederek kendi hayatını da kaybetmiştir.

Velhasılı kelam, tüm polisimizin gerçekçi senaryolarla sürekli ve düzenli olarak atış eğitimlerine tabi tutulması, şüpheli şahıs araç ve gruplara nasıl yaklaşılacağı gibi taktik konularda sürekli eğitme tabi tutulması, polisin kanunu uygulaması sebebiyle suçlu duruma düşürülmesi ile fiiliyatta görülen uygulamaların bertaraf edilmesi, daha etkili oyuk uçlu mermilerin zorunlu hale getirilmesi acilen gerekmektedir.


Miami çatışmasına rahmet okutturacak örnekler fazlasıyla mevcuttur. Ancak yetkililerimizin üzerindeki ölü toprağını silkelemesinin vakti çoktan gelip geçmiştir bile. Etraftaki masumların güvenliğinin sağlanması katillerin canı pahasına uygulanması gereken en doğal istektir. İnşallah bu meseleler üzerine beyni ile kalori yakan birileri vardır.

Saygılarımla


En son çoti tarafından 29 Ağu 2016, 10:21 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Tem 2016, 12:18 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 17:10
Mesajlar: 531
Yaş:
Sn.çoti dediklerinize katılmakla beraber muharebe dışında halen daha revolverlerin önemlerini koruduklarına inanıyorum.
Bakım , arıza yapma oranlarının azlığı ve ilk atış kolaylıkları halen daha güncelliklerini korumadaki baş etmenler.
Güncel revolverlerde mermi adetinin 7 hatta 8 'e ulaşmış olması, tutukluk yapma olasılıklarının ve olası bir sorunda sadece tek parmak hareketi ile savuşturulabiliyor olması diğerleriyle karşılaştırıldığında kendini savunma açısından oldukça değerli.
Artık revolver mermi doldurma apartlarının da oldukça yaygın kullanım alanı bulduğunu da gözönünde bulundurmak gerekli zannedersem.

Resim





Bir silaha böyle demek ne kadar doğru bilmiyorum ama bunları birer sanat eseri saymamalı mıyız sizce? :

Resim
Resim

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Tem 2016, 14:57 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 14 Mar 2016, 23:26
Mesajlar: 449
Yaş:
Revolver'lar için her ne kadar revolver speedloader'lar üretilse de bir şarjörlü silah kadar hızlı doldurma imkanı yok maalesef.

Değişen muharebe şartlarında şarjörlü bir silahın revolver'e göre üstünlüğü çok çok fazladır. Belki secondary pistol dedikleri yedek silah olarak taşınabilir.

_________________
Ulula cum lupis, cum quibus esse cupis


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Tem 2016, 15:13 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 17:10
Mesajlar: 531
Yaş:

Çok kesin konuşmamak lazım :)

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Tem 2016, 15:21 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 17:10
Mesajlar: 531
Yaş:



Görüldüğü gibi birçok şey sürekli doğru teknik ile antreman yapmaya bakıyor.




EDİT: Belki adamın kim olduğunu merak edenler olabilir bu videodan çıkaramayabilirler diye yazıyorum adamın adı " Travis Tomasie " atıcılıkta çeşitli dünya şampiyonlukları olan biridir kendileri. http://www.travis-tomasie.com/

_________________
Resim


En son DELKU tarafından 08 Tem 2016, 17:43 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Tem 2016, 15:37 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 17:10
Mesajlar: 531
Yaş:
Sn Çoti konunuzu sulandırdığım için özür dilerim , fakat bu videoyu da buraya eklemek istiyorum, Bob Munden dünyanın en hızlı silah çeken insanıydı, bunu seyretmek lazım, bir daha böyle bir insan gelir mi meçhul.


_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Tem 2016, 15:38 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 14 Mar 2016, 23:26
Mesajlar: 449
Yaş:
Ayrıca kolluk kuvvetleri ile girilen çatışmalar sonrasında alınan dersler ile ilgili bir diğer örnek ise
Bank of America soygunudur...

Sam amca bile ders çıkarmış ve gerekli güncellemeleri yapmıştır..
Darısı bizim başımıza diyelim.

https://line.do/tr/bir-soygunun-anatomi ... t/vertical

_________________
Ulula cum lupis, cum quibus esse cupis


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Tem 2016, 15:40 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 14 Mar 2016, 23:26
Mesajlar: 449
Yaş:
Alıntı:



Görüldüğü gibi birçok şey sürekli doğru teknik ile antreman yapmaya bakıyor
30 sene boyunca en hızlı revolver'i ben ateşler yine en hızlı ben doldururum diye uğraşmış adam bu.
Çooook uç bir örnek .

Standart bir personel' in böyle bir hıza ulaşmasının imkanı yok.

_________________
Ulula cum lupis, cum quibus esse cupis


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Tem 2016, 00:25 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 209
Yaş:
Sayın DELKU,
Paylaşımlarınız ve yorumlarınız için teşekkür ederim.

Revolverler bazı Fransız ve İngiliz Polis özel harekat birliklerinde kullanıldığı görülmekle beraber genel olarak yüksek kapasiteli yarı otomatiklerin kullanımının genel kabul gördüğü gözlemlenmektedir. Speedloader denilen hızlı doldurucular vasıtası ile toplu silahların daha hızlı doldurulması mümkün olmaktadır. Bob Munden ve Jerry Miculek eğitim ve tecrübe ile neler yapılabileceğinin güzel örnekleridir.

Jerry Miculeck şimdiye kadar 30 ton ağırlığa tekabül eden yaklaşık 2.000.000 fişek yaktığını beyan ederek bu hızın altyapısını nasıl oluşturduğunu söylemektedir. Bu fişekler sponsoru olduğu firmalar tarafndan sağlanmaktadır. Önceki metnin ana fikirlerinden biri olan eğitimin önemi de zikredilen kişilerin kendilerini yetiştirmesinde en önemli unsurdur. Jery Micuek, Bob Munden ve diğerleri gibi hayatını atış sporuna adamış ve profesyonel olarak bu işi yapanları istisnai olarak kabul ederek ortalama atıcı üzerinden değerlendirme yapılması daha isabetli olacaktır.

Yarı otomatik ve topluların birbirlerine karşı olan bir takım avantaj ve dezavantajları mevcuttur.
Toplu silahlar acil ve hızlı kullanım gerektiren durumlarda çift tetik hareketinde dolayı nişan alması tek tetik hareketine nispeten daha zor olacaktır. Ölümcül güç kullanılmasını gerektirmeyen, caydırıcılık maksatlı birden çok uyarı ateşinin yapılması gerektiği durumlarda tehdit oluşturan mütecaviz lerin grup halinde olması durumunda, öncelikle bacak gibi kısımlara yapılacak mütecaviz hareketin durdurulması maksatlı atışlarda stres altında isabet kaydettirilememesi durumunda, stres altında silahın boşalmadan önce yakın mesafede bulunan mütecavizlerin gövde gibi daha büyük bir alana nişan alınması için atıcı üzerinde psikolojik baskı oluşturabilir. Zira top içinde olan ekseri 6 fişek birkaç uyarı ateşi ile azalacak kalan birkaç fişeğin tehdidin savuşturulması için havaya değil de mütecaviz üzerine harcanması psikolojik olarak düşünülebilecektir. Belkide 2-3 mermi daha yakılarak bacağından vurularak durdurulması gereken mütecaviz hareket göğüs bölgesine yenilen bir kurşunla nihayete erecektir. Şarjörde daha merminin bulunduğunun bilinmesi ölümcül güç kullanımını gerekli olan son noktaya kadar tolerans gösterilebilmesi avantajı verecek, stres altında erken kararları engelleyecektir. Kalabalık olan mütecavizler üzerinde caydırıcı olacaktır.

Hızlı doldurucular kullanılsa dahi revolverlerin doldurulup boşaltılması için iki el gerekmektedir. Yaralanma yada farklı sebeplerden diğer elin kullanılamaması durumunda toplu silahların doldurulması oldukça güç olacaktır. Şarjörlü silahların kavrayan el yardımı ile bir düğmeye basılarak şarjörün tahliye edilmesi, yere çömelerek silahın diz arkasına sıkıştırılması ve aynı el ile şarjörün yerine takılarak sürgü bırakma mandalının bastırılması ile taze mermi namluya sürülerek bir dahaki doldurmaya kadar 15 mermilik bir atış gücüne sahip olunacaktır. Eğer sürgü bir şekilde ileri gitmiş isede gez kemere taktırılarak mermi sürülmesi sağlanabilecektir. Böylelikle tek el ile yenden doldurma mümkn olmaktadır. Kaldıki atış yapılması gereken durum araç sürerken, yerde sürünürken, koşarken yada bir sütre gerisine çömelmiş şekilde olması, poligon atış pozisyonlarından daha kuvvetli bir ihtimaldir. Muhtemelen hedefte ya koşacak yada aynı şekilde ateş ediyor olacaktır.

Mermilerin harcanması her zaman hedef gözetilerek te yapılamamaktadır. Özellikle yoğun çatışma şartlarında yer değiştirme için hareket edilmesi zorunlu olması durumunda mütecaviz grubun üzerine yoğun bir baskı atışı oluşturularak hareket esnasında karşıdakinin tam siper yatarak sağlıklı nişan almasını engellemek içinde atış yapılabilmektedir. Bunun içinde yüksek mermi kapasitesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyacı da yarı otomatikler sağlamaktadır.

Riskli durumlara hazırlıksız yakalanılan durumlarda, sadece silahın üzerinde bulundurulması durumunda modern hizmet tabancaları 15 civarı mermilik bir ateş gücü temin ederken revolverler 6-7 cicarı mermi ile yarısından daha az bir ateş gücü sağlamaktadır.
Bu gibi sebeplerden dolayı yarı otomatiklerin kullanımı askeri ve polis teşkilatlarında ön plana çıktığı görülmektedir. Öte yandan revolverler sivil kullanımda kişisel korunmanın sağlanması ve ev korumasının öncelik olduğu yerlerde daha fazla tercih edildiği görülmektedir. Özellikle çok güçlü fişeklerin kullanılabilmesi vahşi hayvanlara karşı korunmak üzere tercih edilmektedirler.

İyi marka Yarı otomatiklerde MTBF (mean time between failures) denilen tutukluk olabilmesi muhtemel atış sayısı binlerle ifade edilebildiğinden güvenilir olarak düşünülmektedir.

Saygılarımla


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 9 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye