TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 26 Mar 2017, 06:26

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 5 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 03 May 2016, 10:27 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 200
Yaş:
Merhabalar,
Ateşli silahların hayati parçalarından birisi de üzerinde yer alan nişangah sistemleridir. Silahların ana amacı olan ateş edilen hedefe isabet ettirme fonksiyonunu yerine getirmeye yardımcı olan en önemli unsurlardan birisidir. Geleneksel olarak namlu gerisinde bulunan gez ile namlu ucuna doğru konumlandırılmış olan arpacıktan oluşurlar. Bu yüzyıllardır hafif silahların hedefe tevcih edilmesinde kullanılan sistemdir. Gez ve arpacık silahın istenilen yere isabet ettirilmesi için nişan almada, merminin sağ yada sol vuruş noktasına göre nişan hattının ayarlamasında, mesafe uzadıkça aşağıya doğru düşen mermi yolunu ayarlamak için namluya gerekli yükselişin verilmesi amacıyla kullanılır.

Resim
Gece nişan almayı kolaylaştıran ve yetersiz ışık koşullarında parlayan boyalarla boyanmış 3 noktalı nişangah sistemleri. Artık bu tarz nişangahlar hemen hemen tüm yeni nesil tabancalarda standart olarak üretilmektedir.

Ateş edilen hedefe isabet ettirme olasılığı kullanılan nişangahların tipi, özellikleri ve fonksiyonları ile yakından alakalıdır. Uygun nişangahlarla 2000 metre ve üzeri hedeflere isabet kaydetmek mümkün iken uygun olmayan bir nişangahla 200 metre ötedeki hedefi vurmak bile çok güç olabilir. Tabanca tarzı ufak ateşli silahlarda atış mesafesi genellikle 50 metreyi geçmediğinden genellikle mesafe taksimatlı gezler kullanılmaz. Ancak bazı mesafe taksimatlı gezlerle üretilmiş tabancalarda mevcuttur. Bunların en bilinenleri ve maksimum mesafe taksimatı şöyledir. Luger P08 Artillery model 800 metre, Navy modeli 200 metre, Mauser C96 7,63mm 1000 metre, Browning HP-35 Capitan 500 metre. Günümüzün modern tabancalarında merminin sağa yada sola dağılımını ayarlamak için hem gez hem de arpacık yuvalarında sağa sola hareket ettirilebilirler.

Resim
Mauser C96 gezi 1000 metreye kadar ayarlanabilmektedir.

Spor amaçlı tabanca modellerinde atışa yükseliş ve sağ sol ayarları vermek için gezde ayar vidaları bulunur. Bunlar fabrika çıkışı standart olabileceği gibi sonradan satın alınarak monte de edilebilirler. Düşük ışık koşullarında yada gece yapılan atışlarda, gez ve arpacığın yeterince görülememesinden dolayı isabetli atış ihtimali düşüktür. Bu yüzden düşük ışık koşullarında görülebilirliği arttırmak için gezlerde ve arpacıklarda karanlıkta parlayan bir takım kimyasallar kullanılır. Bunların en yaygın olanlarından bir tanesi de “three dot” denilen ( üç nokta demektir) nişangahlardır. Bu nişangahlarda arpacığın orta noktasında bir tane gezin de her iki yanında birer tane olmak üzere karanlıkta parlayan kimyasal ile boyanmış 3 nokta bulunur. Bu nişangahlarda bir takım kimyasal özelliklerinden dolayı karanlıkta parlayan tritium içeren boyalar kullanılmaktadır. Atıcı arpacık üzerinde parlayan noktayı diğer iki noktanın arasına getirerek karanlıkta silahı kolaylıkla hedefe tevcih edebilmektedir.


Aynı maksatla ancak farklı prensiplerle çalışan fiber optik takviyeli nişangah sistemleri de vardır. Yatay olarak yerleştirilmiş fiber optik parça o an ortamda mevcut olan ışığı boylu boyunca toplayarak ucunda yoğunlaştırır. Böylece fiber optik parçanın uç noktası karanlıkta biraz daha parlak gözükür. Fiber optik parça ne kadar usun olursa ortamdan topladığı ışık miktarıda o kadar fazla olur. Bu tarz nişangahlar genelde yeşil renkli birkaç santim uzunluğunda olan çubuklardan kolaylıkla ayırt edilebilirler. Ülkemizde av tüfeklerinin arpacıklarında bu tarz nişangahlar sıklıkla görülmektedir.

Resim
Dragunov keskin nişancı tüfeği dürbününün görüntüsü. Soldaki çizgiler insan boyundan orantılama yaparak hedef mesafesini tahmin etmek için kullanılmaktadır.

Resim
Yuvarlak delikli nişangahtan arpacığın görüntüsü. Bu tarz nişangahlar V şekilli nişangahlara göre daha uzak mesafelere daha hassas atış yapma imkanı sağlamalarına karşın nişan alma hızı daha düşüktür.

Tabancaların tümünde hemen hemen benzer nişangah sistemleri kullanılmasına karşın uzak mesafelere atış yapılan tüfeklerde değişik tiplerde bazen de oldukça karmaşık nişangahlar kullanılır. Arpacık ile gez arasındaki uzaklık (sight radius) atış hızı ve hassasiyetine etkisi vardır. Gez ile arpacık arasındaki mesafe ne kadar yakın ise o kadar hızlı nişan alınabilir buna mukabil atış hassasiyeti düşüktür. Gez ile arpacık arasındaki mesafe ne kadar uzak ise nişan alma hızı diğerine oranla yavaş olmasına mukabil atış hassasiyeti yüksektir.
Genelde orman avlarında ve yakından çıkabilecek avlara karşı kullanılan yivli av tüfeklerinde ani çıkan avlara hızlı atış imkan sağlamak için gez ve arpacık arası mesafesi kısa tutulur. Bazı hedef tabancalarında yada tüfeklerinde sürgünün çok gerilerine kadar uzatılan, görünüş olarak da garip duran gezlerin amacı bu özellikten faydalanarak atış hassasiyetini arttırmaktır. Mesela atış mesafesi 30-40 metreyi geçmeyen av tüfeklerinin bir çoğunda arpacık olmasına rağmen herhangi bir gez yoktur. Otomatik av tüfeklerinde tek kurşun için yapılan slug namlularında ise daha hassas nişan almayı sağlamak için U tipi gez yapılabilirler.

Resim
Merdiven tipi ayarlı gez açık durumda görülüyor.Bu gez yerine yatırıldığı zaman nişan alma işlemi namlu üzerinde sabit olan diğer gez vasıtasıyla yapılmaktadır.

Resim
Tabancalara takılmış red dot nişangahlar. Bu tazr nişangahlar daha hızlı ve isabetli atış imkanı sağlarken her iki göz açık olarak kullanılmaktadırlar. Böylece atıcı daha geniş bir görüş alanına sahip olmaktadır

Yine tüfeklerde kullanılan U yada V şekilli gezler , G3 piyade tüfeklerinde de kulanılan yuvarlak delikli gezlere oranla daha hızlı nişan almaya olanak sağlarlar. Ancak yuvarlak delikli gezler daha uzak mesafelere daha hassas nişan almaya olanak verirler. Harbiye ordu müzesinde de sergilenen Metris Tüfeği denilen, 200-300 yıl önce kullanılmış olan, çok uzun ve büyük çaplı ağızdan dolma tüfeklerde de delikli gezler kullanılmıştır. Bu tüfekler çok ağır ve uzun oldukları için sadece kalelerden kuşatma yapan uzak mesafedeki düşmana ateş etmek için kullanılmışlardır. Tüfeğin gezi mermi yoluna gerekli yükselişi vermek için üst üste açılmış bir seri delikten oluşmaktadır. Atıcı tecrübelerine dayanarak hangi mesafeye ateş edecekse o delikten bakarak hedefe ateş etmekteydi. Bu tüfekler delikli gezlerin kullanımının ne kadar geriye gittiğinin de bir örneğidir.

Eski piyade tüfeklerinde gezler üzerindeki mesafe taksimatları 2000 metreye kadar çıkabilmektedir. Hatta bazı İngiliz Lee Enfield tüfek modellerinde 2900 yardaya (2650 metreye) kadar atışa imkan verecek “volley sight” denilen (Türkçesi yaylım ateşi nişangahı) nişangahlar bulunmaktadır. Aslında bu nişangahlar 1.Dünya savaşı yıllarında sayıları binleri bulan kalabalık gruplar halinde yapılan taarruzlara karşı düşmanı baskı ateşi altına almak için geliştirilmişlerdir. Pratik olarak o mesafeden hedefe isabet ettirmek oldukça güç olmasına rağmen kalabalık gruplar üzerine yapılan atışlarda isabet ihtimali yükselmektedir. Fakat Almanların 2.dünya savaşı sırasında yaptıkları araştırmalar neticesinde, savaş meydanlarında, piyadelerin tüfekleriyle katıldığı çatışmaların mesafesinin nadiren 400 metreyi geçtiği sonucuna varmaları üzerine günümüz modern piyade tüfeklerinin gez taksimatları nadiren 600 metreyi geçer. Bu mesafe seri atışlı hafif makineli tüfeklerde daha çoktur.

Teknolojinin gelişmesi hayatımızdaki bir çok şeyi de kolaylaştırmıştır. Eskiden mektupla yapılan ve haftalar süren haberleşmeler artık oturduğumuz yerden cep telefonu ile dilediğimiz an rahatlıkla yapılabilmektedir. Çocukların bile elinde olan son model telefonlar 20 yıl öncesinin kudretli savaş uçaklarında kullanılan bilgisayarlardan bile daha fazla yazılım içermekte, daha çok ve hızlı işlemler yapabilmektedir. Durum böyle iken gelişen teknolojinin günümüz atıcısına da bir çok kolaylıklar sağlaması normaldir. Optik cihazların tüfeklerde kullanılmaya başlaması ile hedefin görsel olarak yakınlaştırılması, çıplak göz ile sadece gez ve arpacık kullanılarak vurulması çok zor olan uzak mesafelere isabetli atışları mümkün kılmıştır. Atıcının mercekten bakarak birtakım basit balistik hesaplamalar ile artıkılı hedef üzerine getirerek tetiği çekmesi isabet için yeterlidir. Dürbünlerin silahlarda kullanımının çok yakın tarihlerde başladığı zannedilmesine rağmen gerçekte durum böyle değildir. Dürbünlerin ateşli silahlarda kullanılması ile ilgili ilk dökümanlar 1840 lı yıllara kadar geriye gider. O zaman yakınlaştırma amacı ile kullanılan dürbünlerin silahlara monte edilme fikri ile ortaya çıkan basit nişangahlar zamanla geliştirilerek içerisinde bir çok özelliği barındıran kompleks sistemler haline gelmişlerdir.
Canlıların yaydığı ısıyı algılayan hem askeri hem de yurtdışında av amaçlı kullanılabilen termal dürbünler gece şartlarında çıplak gözle mümkün olmayan isabetli atışları mümkün hale getirmişlerdir.. Bu nişangahlar canlıların yaydığı ısıyı ortamın soğuk kalan kısmından ayırt ederek görüntüye dönüştüerek görünür hale getirirler. Sıcak kısımlar açık renkli soğuk kısımlar koyu renkli görünebileceği gibi tam tersi de olabilir. Bazı dürbünler atıcıya hedefin mesafesini hesaplamaya da yardımcı olabilecek özelliklere sahiptir.

Yine tabanca ve tüfeklerde kullanılan lazer pointerler da silah üzerinde herhangi bir nişangaha bakmadan hedefe atış yapmayı sağlar. Bunların namluya, sürgüye yada kabza plakaları içine monte edilebilen bir çok çeşitleri vardır. Lazer pointerin yanlarındaki vidalar sayesinde lazer ışığı merminin isabet edeceği noktayı aydınlatacak şekilde ayarlanır. Böylece lazer merminin isabet edeceği yeri gösterir. Atıcının lazer ışığını vurmak istediği hedef üzerinde tutarak tetiği çekmesi hedefin vurulması için yeterli olmaktadır. Atıcı lazeri bir kablo ile uzatılan, tabancada kabzeye, tüfeklerde ise el kundağına monte edilen bir açma kapama düğmesi ile kontrol edebilmektedir. Bu nişangahlarla atış yapmak kolay gözükse bile insan elinin ne kadar çok titrediğini hele mesafe birazcık ta uzaksa hedef üzerinde bir türlü durmayan, sağa sola sürekli hareket eden lazer ışığından kolaylıkla anlaşılabilmektedir.

Resim
Termal bir nişangahtan gece karanlığında hedefin görünüşü. Vücudun sıcak kısımları ayarlara göre siyah yada beyaz görünebilir. Bu tarz nişangahlar yayılan ısıyı algıladıklarından herhangi bir ışık yada IR aydınlatmaya gerek duymazlar.


Birde son yıllarda oldukça popüler olan red dot (Kırmızı nokta) nişangahlar olarak adlandırılan ancak bu tarz nişangahların tümünü kapsayacak şekilde Reflektör yada Refleks nişangah tabirinin kullanılmasının daha uygun olacağı sistemler vardır. Bu sistemlerde kırmızı bir nokta, + işareti yada diğer herhangi bir şekil nereden bakılırsa bakılsın hep aynı yeri göstermektedir. Bu optik olarak, kırmızı noktanın sabit kalacak şekilde iç bükey bir merceğin üzerine yansıtılmasıyla sağlanır.


Resim
Resim
Red dot nişangah ve kırmızı noktanın görünümü


Böylece atıcının kafası sağa sola hareket etse bile kırmızı nokta daima yerinde kalır. Refleks nişangahların ilk örneği ilk defa 1900 yılında İrlandalı bir teleskop ve optik alet imalatçısı ve dizaynırı olan Howard Grupp tarafından bulunmuş ve patenti alınmıştır. Günümüzde tabancadan yivli tüfeğe kadar her türlü ateşli silah üzerine monte edilip kullanılabilmektedir. Geleneksel nişangahlarda en büyük problem gözün gez, arpacık ve hedeften oluşan üç ayrı noktaya bakarak bunlardan sadece arpacık üzerine odaklanması zorunluluğudur. Arpacık net gözükürken hedef ve gez flu gözükecektir. Kafanın hafif sağa yada sola yatması nişan hattını bozacağı için nişan alan gözün tüm bu unsurlarla aynı doğrusal hat üzerinde olması gerekmektedir. Tüm bunları yaparken eğer profesyonel bir atıcı değilseniz gözünüzün biri de kapalı olacaktır. Reflektör nişangahların sağladığı en büyük avantaj ise atıcının iki gözünü açık olarak atış yapması ve atıcı kafasını sağa yada sola oynatsa bile eğer silahı oynatmaz ise kırmızı noktayı yine hedefin üzerinde görmesidir.


Resim

CCAS gelişmiş nişangah sistemi. Hedefin mesafesini, hızını, merminin uçuş yolunu hedefe varış süresini vs. hesaplayarak artıkılı otomatik olarak ayarlar. Atıcı herhangi bir ayarlama yapmadan şevronu sadece hedef üzerinde tutması isabet kaydetmek için yeterlidir.
Bu tarz nişan alma sistemleri teknolojinin ateşli silahlara getirebileceği en son yenilik gibi gözükse de hala merminin düşüş yolu, hedefin hareket etmesi, yandan esen rüzgar vs gibi atıcının kendisinin hesaplaması gereken bir çok şey vardır. Ancak teknoloji bu konuda da insanoğlunun işlerini kolaylaştırmıştır. Trijocon firması” CCAS” (Continiously Computed Aiming Solution) adı altında bütün bu işleri yapacak nişangahları geliştirmiştir. Bu nişangahlar içerisinde gerekli tüm balistik hesaplamaları yapacak, aynı şekilde bir çok veriyi de hafızasında saklayacak programlanabilir küçük bir bilgisayar barındırmaktadır. Bu nişangah birçok silahla uyumlu şekilde kullanılabilmektedir.


Resim
CCAS nişangahından hedefin görüntüsü. Sola alt köşede aracın hızı ve uzaklığı gözükmektedir. Araç 600 metre uzaklıkta sağa doğru doğru 10 mil hızla gitmektedir. Sağ alt köşede kullanılan silahın M2 makinalı tüfeği, kullanılan mühimmatın ise M33 tipinde olduğu görülmektedir. Nişangah tüm balistik hesaplamaları yaparak şevronu ayarlamıştır. Atıcıya düşen sadece şevronu hedef üzerinde tutarak tetiği çekmektir.


İçerisindeki menüden kullanılan silah tipi ve silahta kullanılan mermi çeşidi seçilmesiyle monte edilmiş olduğu silaha uyumlu hale gelir. Nişangaha entegre lazerli mesafe ölçme cihazı 2000 metreye kadar 1m hata payı ile atış yapılacak hedefin uzaklığını ve hızını tespit eder. Bu arada içerisindeki program otomatik olarak önemli balistik parametreler olan basınç, atış açısı,hedefin hızı ve uzaklığını analiz eder. Manuel olarak rüzgar hızı da girilebilir. Daha sonra bilgisayar nişangah içinde elektronik olarak gözüken artıkılı tüm bu balistik faktörlerin sonucuna göre hesaplayarak düzeltir. Artık artıkıl o mesafede hedefin hareket hızını da hesaplayarak kurşunun düşeceği noktayı otomatik olarak gösterir. Atıcının herhangi bir yükseliş yada önleme vermeden artıkılı yada şevronu vurmak istediği hedef üzerinde tutması yeterlidir. Amerikan ordusu ilk atışta isabet olasılığını arttıran, muharebe alanlarında kullanıcısına stratejik bir üstünlük sağlayan bu nişangah sistemlerinden her bir deniz piyadesinin tüfeğinde olacak şekilde 2005 yılında 115.000 adet sipariş verdi bile. Milli piyade tüfeğimizi geçte olsa kamuoyuna tanıttığımız bu günlerde milli gelişmiş nişangah sistemlerimizi de duyacağımız günlerin de yakın olmasını dilerim.

saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 May 2016, 10:37 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Tem 2012, 20:27
Mesajlar: 588
Yaş:
Elinize sağlık hocam. Paylaştığınız değerli bilgiler için teşekkür ederim.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 May 2016, 10:54 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Tem 2015, 20:21
Mesajlar: 724
Yaş:
Sn çoti "red dot" ile "holographic sight" denen optiklerin farkı nedir? Paylaşımınız için çok teşekkürler.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 May 2016, 11:50 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 20 Tem 2015, 16:17
Mesajlar: 267
Yaş:
Ekteki linkler faydalı olacaktır.

http://www.eotechinc.com/holographic-we ... -dot-sight

https://airsoftprotr.com/holografig-ve- ... i-farklar/

https://www.youtube.com/watch?v=mMCztlncHyY

_________________
"ASIL ÖNEMLİ OLAN VE MEMLEKETİ TEMELİNDEN YIKAN, HALKINI ESİR EDEN, İÇERDEKİ CEPHENİN SUSKUNLUĞUDUR"


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 May 2016, 13:10 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 200
Yaş:
Sayın koşan hollandalı,

Üzerinde çok ayrıntılı bilgim olmamakla beraber bildiğim kadarıyla sorunuza cevap vermeye çalışayım.
Red dot nişangah sistemleri reflektör nişangah yada reflex nişangah denilen grup içine girmektedir. 1900 lü yıllarda icat edilmiş, kısmen 1. dünya savaşında kullanım yeri bulmuş, ikinci dünya savaşında nispeten daha geniş alanlarda kullanım bulmuştur. Bu gruba giren nişangahlar, optik aletler yardımıyla, kısmen yansıtıcı bir cam üzerinden bakarken bu cam üzerine ayna yada eğimli cam üzerinden yansıtılan aydınlatılmış objeyi görürler. Uçaklarda kullanılan head up displayin temelleride bu prensibe dayanır. Bu tip nişangahlara, nişan için kullanılan nokta, artı vs şeklin vizör üzerine yansıtılmasından dolayı reflektör nişangah ta denir. Bu yansıtıcı aynalar vasıtasıyla, kullanıcı, yansıtılan şekli görürken görüş açısıda kısıtlanmaz. Göz yer değiştirse bile yansıma aynı konum üzerinde kalır. Yani sağdan yada soladan da bakılsa aydınlatılmış nokta aynı yer üzerinde gözükür. Red dot nişangahlar aydınlatmayı led ile sağlar.

Holografik nişangahlarda aynı amaca hizmet etmek üzer farklı teknoloji ile üretilen nişangahlardır. Holografik nişangahlar artı kılı aydınlatmak için lazer kullanırlar ve bu işaret daha önceden holografik film üzerine basılırlar ve lazer ile aydınlatılırlar. Aralarındaki temel fark aynı amaca ulaşmak üzere farklı teknoloji ve nispeten değişik prensipler kullanılması bakımındandır.

Türkçesi ıraklık açısı olarak terüme edilen ingilizcesi parallax denilen, bu tarz nişangahlarda oldukça sözü edilen, bakıldığında olduğunda farklı yerlerde görülme probleminin holografik nişangahlarda, refleks nişangahlara nazaran daha fazla olduğu söylenmektedir. Bu yüzden reflex nişangahlar daha çok kullanım yeri bulmuştur. Holografik nişangahlar enerji tüketimi fazla olan Lazer kullandıkları için batarya ömrüleri kısadır.

Saygılarımla


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 5 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye