TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 12 Ara 2017, 11:33

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 37 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 21 Nis 2016, 10:26 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Merhabalar,

Zor alım olarak ruhsata bağlanmış olan halk arasında Saddam Beretta göbek adı ile bilinen, asıl adı Tarıq olan, Tullio Marengoni'nin verdiği adı ise Beretta Modello 1951 olan güzel bir silah şahsıma hediye olarak verildi. Silah emniyet deposunda diğer silahlarla alt alta üst üste bayağı bir güreş tuttuğundan üzerinde ufak tefek çizikler vardı ancak namlu içi ilk günkü gibi pırıl pırıldı.
Ruhsatı devir alır almaz yaptırdığım güzel bir siyah mat krom kaplama silahı yeni gibi yaptı. Poligonda, genelde snob karakterli sonradan görmelerin ağız burun kıvırıp alacak daha güzel bir şey bulamadınmı gibi laf salatalarına maruz kalan bu silah benim gibi türü, çapı, modeli, yaşı ne olursa olsun her silaha sanat eseri muamelesi yapan birisi için hediye olması dolayısıyla manevi değeri, çalışmasının kusursuzluğu ve de F92 ye giden önemli taşlardan birisi olması bakımından önemlidir. Bunu anlayabilmek için silah sevgisinin iliklere kadar işlemiş olması lazımdır.

Bu silahın kronik hastalığı belirli bir atımdan sonra kilit bloğunu kırmasıdır. Bunu çok iyi bildiğim için bu silahla yaptığım atışları saymaya başladım. Maalesef 480 inci fişekte malum durumla karşılaştım. Muhtemelen benden önce de hatırı sayılır fişeği yakmıştır. Bu süre esnasında silah kesinlikle hiçbir şekilde tutukluk yapmadı grupman dağılımlarıda bu evsafta bir tabanca için de oldukça iyi sayılabilir. Hastalığına çare bulmak içinde doktoruna başvurduk.

Usta bu silahların kilit parçalarını üzerinde bir çok açı, girinti çıkıntı olduğu için yapamadıklarını söyledi. Bunu duyunca şaşırmıştım. Zira ustalık böyle durumlarda belli olacak bir ünvandır. Peki tamire gelenleri nasıl halletiklerini sordum, zira yedek parçaları bulunmuyormuş. İtalyadan geliyormu? F92 var ama bunun yok. Bende aramama rağmen bulamadım. Alt kısmı kaynak ile doldurup kilit sistemini iptal edip çalıştırmaya devam ettirdiğini söyleyince şaşırdım. Üstüne üstlük çerez parası gibi 800 tlye mal oluyormuş! Silahın kilidini kaynakla doldurmak benim gibi pipirikli birinin rüyasında görüpte kabul edeceği bir şey değil.Tabanca neredeyse 1 yıldan fazla arızalı bir biçimde durdu, birde ruhsat yenilemesi gelip vergisi, raporu ile nerdeyse tabanca ederi kadar ekonomiye sağladığım katkı beynime olan kan akışını hızlandırdı ve kurdun ensesinin neden kalın olduğu aklıma geliverdi.

2379 çelikten kabaca en boy kestirdiğim malzemeyi alet edevat olmadığı için eğe ile işledim. Alıştıra alıştıra boş zamanlarda, küçük kızımın baba tuf tufu tamir edelim şeklinde desteğine, iç işleri bakanının çocuğuda alıştırma topla zımbırtılarını muhalefetine rağmen ara ara çalışmayla 2-3 ayda bitirdim. Sertliğini ölçtürdüm 38 rockwell. Bu sertlikte parçaların kırılması aslında enterasan. Çok da fazla sert değil. Isıl işlemde 35 rockwell olarak tekrardan sertleştirdim. Fotokopi çektirsem ancak bu kadar olabilirdi. Görenlerin de orjinali ile arasındaki farkı anlayabileceklerini pek sanmıyorum.

Buradan gelmek istediğim asıl konu her ne kadar Tullio Marengoni'nin P-38 den esinlenerek yapmış olduğu ve tüm platformun sadece küçük bir parçasını oluşturan bu yaklaşık 2 cmlik parça ve diğer kısımları bir araya getirerek bir tabanca vücuda getirmek için harcanmış olan beyin eforu ve verilen emeklerdir. Bigisayarın olmadığı, tüm çizimlerinin el ile yapıldığı bu ve daha önceki ve sonraki tüm tasarımlar ve sahipleri takdire şayandırlar. Zira bu küçücük parça, namlu ile sürgüyü, sürgü içine giren iki kanatçık vasıtasıyla bir arada tutarken, geri hareketi ucu konik bir pim, yaklaşık 56 derecelik bir eğime sahip olan rampadan ilerlerken bloğu aşağı iter ve namlu ile beraber hareket eden sürgüyü takılı olduğu yuvadan çıkarak kiltli durumdan serbet bırakır ve sürgü geri hareketine devam eder. Bu açı öyle düzgün ayarlanmışki hareket halinde iken ne erken ne sonra ancak tam zamanında yuvasından kurtularak çalışmayı devam ettirsin. Aksi taktide takılarak işlevini yerine getirmiyor. Yine kanatçıkların kalınlık ve boyları, namlu üzerine oturan kısmın düzgün bir şekilde namlu ile uyumlu iç bükey olması ve oturma esnasında kanatçıkların pozisyonunu ve sürgü hareketini engellememesi çok önemli ve tüm bunların birbiriyle uyumlu olması gerekiyor. Bunları tüm açılarını ayarlamaya çalışırken çok iyi anladım. Bu ve benzer sistemleri kafasında kurgulayan daha sonra çelik üzerinde şeklini veren beyinlere gıpta ettim ve
eğe ile her talaş kaldırdığımda olmayan bir sistemi ilk önce beyninde tasarlayarak, daha sonra ürün haline dönüştürerek elle tutulur gözle görülür hale getiren tüm tanınan ve tanınmayan silah tasarımcıların olan saygım bir kat daha arttı. Zira elinde örnek parçası olan bir şeyi ustaların 2016 yılının teknolojik imkanlarıyla, bir sürü alet edevatıyla yapamadığı, komple bir sistemi kusursuz çalışacak şekilde namlusundan, tırnağına, sürgüsünde sökülme sistemine hatta en ufak pimine kadar tasarlamak öyle kolay bir şey değildir. Tarih boyunca yeni bir ürün ortaya çıkaran tasarımcı elimizde tuttuğumuz modern tabancalara giden yolda bir tuğla koymuş, bir sonraki onun yaptığını geliştirerek, yapamadığını görerek tuğla koymaya devam etmiştir.

O yüzden vermiş oldukları emeklerinden ve vücuda getirdikleri tasarımlarından dolayı en başta ülkemizde bu konuda tek olan sayın strongarm olmak üzere tüm dünyadaki el silahı tasarımcılarını saygı ve hürmetle selamlamak gerektiği, bu ufacık parçanın bana öğrettiğidir.

Saygılarımla

Not: Dün gece sayın AVCI'dan akıncılar grubuna yükseltildiğim konusunda mesaj aldım. Değer verip layık gören tüm yönetici ve üye arkadaşlara beni onurlandırdıkları için teşekkürü borç bilirim.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Nis 2016, 12:36 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1141
Yaş:
Elinize sağlık Sn. çoti.

Görsel görmek isteyen arkadaşlarımız varsa; alttaki fotoğraftaki parça, bir 92FS namlu kilit bloğudur. Saddam'ın da bu parçasının görüntüsü aşağı yukarı alttakiyle aynıdır.
Resim

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Nis 2016, 14:15 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın çoti,


Öncelikle "Akıncılar" ünvanınızı kutlamak gerekir. Gruba katkılarınızın yüksek olacağı muhakkaktır.

Beretta Model 51, Üstü açık namlu ile ününü pekiştiren kuruluşun, kilitli sürgülü tabanca talebinde, imajının devamı için hayli düşünüp
başka çıkar yol bulamadığı nedenle P38 ekolüne uyarlandığı ilk yüksek güçlü tabanca modelidir. Hata ve eksiklerinin islahıyla M92'ye
ulaşılmıştır.

Kuruluş, hemen hemen aynı esasları havi düz geri tepmeli küçültülmüş modeli olan M70'i yaklaşık yedi yıl kadar sonra pazara sunmuştur.
İşin ilgi çekici tarafı, ana modelin kusur sayılabilecek bazı özelliklerinin, daha çok satılan ve geri dönüş raporları da ona keza olan bu
model üzerinden yön bulmuş olmasıdır.

Bu hususları;

- Sökme mandalı,

- Güvenlik tertibatı,

- Şarjör mandalı...

Yer ve yapılandırılmaları olarak toparlamak mümkündür.

Her iki tabancada sökme mandalı sağ tarafta, sürgü üzeri dönü kertiğinin belli bir geri hareket sonrası işleve açtığı basit, silindirik
enine bir gövdeye bağlı kanattan oluşturulmuştur. Yer seçiminde muhtemelen sol tarafta zaten mevcut olan sürgü salma mandalına
ek ikinci bir mandalın kalabalık ve karmaşasıına engel olma gayesi hakimdir. M51'de hareketli olan namlu, M70'de yerinde çok sıkı
toleranslarla sabit halde olup, sökme mandalı açık ahvalde dahi, ancak müteaddit ve okkalı sürgü darbeleriyle yerini terkedebilir
özelliktedir. Atış hassasiyeti yönünden arzu edilen bir durum olmasına rağmen, çoğu kullanıcının bu zorlu sıkılığa aldanarak silahını
tam monte halinde sanıp açık sökme mandalıyla taşıdığı anlaşılmış, bu nedenle aksam, sağ elini kullananların durumu daha rahat göreceği
sol tarafa alınmış, açık duruma geçiş için sağ yönden itilerek çalışan basit bir de susta eklenmiştir. Aynı yapılanma M51 sonrası kilitli
sürgülü modellere de taşınmıştır.

M51 ve M70 güvenlik mandalları, kabza arka üstünde, enine basit bir sürgüden ibaret olup ne zaman açık ne vakit kapalı durumda
olduğu kolay anlaşılamaz özelliktedir. Sonraki modellerde, Amerikan piyasasına beğendirme kaygusunun da yer aldığı mülahazalarla
bu aksam, Colt 1911 benzeri bir yapılandırılmaya çevrilmiştir.

Her iki modalde de iki el kullanımı gerektiren şarjör mandalı, tek elle çalıştırılabilen Luger yapılandırılmasına tahvil edilmiştir.

Hangi tür olursa olsun, namlu kilit mekanizmalarında, geçme yüzeyleri birden fazla ise, başlangıçta bunlardan sadece biri çalışır
özellktedir. Eğer malzeme dayanıklılığı elverirse, zamanla alınan darbeler neticesi, çalışan kilit yüzeyleri dövülüp arkaya doğru küçük
ölçüde mesafeler katederek, varsa, bir sonraki kilit yüzeyini devreye sokmaktadır. Alçalan namlulu Browning türünde bu husus çok
göze batmayabilir ve nasil olsa tek bir yüzle dahi amaç gerçekleşebildiği cihetle mahzur addedilemiyebillir. Ancak P 38 düzeninde kiilit
yüzeyleri, sürgünün her iki yanında ve etkilenen malzeme kütlesini zayıflatır ahvalde küçük alanlarda çalışır biçimdedir. Bu nedenle
eğer, tek tarafta çalışan kilit bağlantısı, zaman içinde aldığı darbelerle diğer tarafın da paylaşımını malzemenin mukavemet özellikleri
sınırı ötesinde eriştirebilir vasıfta ise, yükün fazla alındığı tarafta, sürgü veya kilit blokunda çatlama, kırılma görülmesi kaçınılmazdır.
Maalesef, bu handikap, orijinal P38 yaklaşımıyla başlayıp devam eden kronik bir özelliktir. Basit fizik kuralı olan "Üç noktadan bir düzlem
geçer" kaidesi, bu sistemle, kilit blokunun sürgü ve namluda her iki tarafta çalışma özelliği şart olan ön ve arkada ikişerden, dört adede
taşınmıştır. Taklid özellikli taancalarda, basit olarak, namlu altında kilit blokunun temas yüzeyini ortada bir adede indirgeyerek işi çözen
uyanıkların esas yaptığı, bu noktada stresin iki misline çıkartılması ve zaman içinde aldığı darbelerle bloğun aralık kaybederek, her atışta
gittikçe artan kilitsiz geri tepme ahvaline duçarla daha kısa sürede ortaya çıkan kırımlara kapı açılmasıdır.

Elle ve sabırla en iyi şekilde yapılabilecek P38 kilit bloğunda muhtemel çalışma, kaba tesfiyesi bitirilip yerine takılamıyan parçada, sürgü
ve blok temas yüzeylerinin "Prusya Mavisi" ile boyanarak, defalarca üfleme seviyesinde malzeme eksiltimi ile alıştırmanın sağlanması
şeklinde olmalıdır. İşlem bittiginde, yeniden boyanan blok üzerinde ön ve arkada çakışma sağlayacak tüm yüzeylerdeki sürtünme açık
şekilde belli olmalıdır.

Tabancanızı iyi günlerde kullanmanız dileğiyle.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Nis 2016, 15:20 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayın strongarm,

Yorumlarınız için teşekkürler. Böyle bir forumun değerli üyeleri arasında olmak ve fikir alışverişinde bulunmak benim için gurur vericidir.

Paylaşımınızı ve koymuş olduğunuz teşhisi hayranlıkla okuduğumu söyleyebilirim. Bir an kilit parçasını incelerken yalnız olup olmadığım konusunda tereddüte bile düştüm. Bu kilit parçasını elinize alıp gözlemlediklerinizi yazıya dökseniz ancak bu kadar olabilir.

Kilit sisteminin neden kırıldığını anlamak için meraklı gözlerle incelediğimde tam da sizin açıklamış olduğunuz problemi farketmiştim. Hatta bu konuda üretim hatasından kaynaklanabileceği bile aklıma gelmiş ancak haddime düşmeyerek çok ta iddialı konuşmamak için yazıda bahsetmemiştim. Bahsettiğiniz gibi her iki kanat ucunun her iki noktasından da sürgü içindeki yuvayla temas halinde olması gereken kilit uçlarının kırılan daha doğrusu çatlayarak neredeyse kopacak noktaya gelen kanat ucunun sürgüye girdiği kısmın hemen hemen 1,1,5 mm lik kısmından sonrası sürekli dabelere maruz kalarak gözle görülür şekilde ezilmiş. Bu ezilmeden sonra, diğer kanat da sürgü ile temasa geçtiğinin emaresi olan ancak sadece parlama şeklinde görülebilecek hafif izler mevcuttu. Uzunca süre kilidin tek temas noktasından çalışıp hatırı sayılır bir ezilme gösterdiği aşikardı .Arka kısımda,ezilme ye kadar tek temas noktasından çalışan kilit, aradaki toleransın ezilme ile kapatılmasından sonra çift taraflı çalışmaya başlamış ancak çok fazla ezilen kısım metalin tahammül noktası üzerinde müteakip strese maruz kaldığından dolayı ezilmenin başladığı hat üzerinden çatlayarak kırıma maruz kalmış. Elimde boya olmadığından kah keçeli kalem ile boyayarak, kah metal üzerindeki sürtünme izlerinden fikir edinerek, Yerine oturmadan önce deneyerek ve oturduktan sonra uzunca süre boş olarak manevra yaparak, çok ince zımpara dokunuşlarıyla temas yüzeylerini dengelemeye çalıştım. Bu arada bir parçada yanlışlardan dolayı çöp oldu. Henüz atış yapma fırsatım olmadı ancak bir kaç şarjör merminin stresinden sonra daha iyi fikir vereceğini düşünerek çok ince ayarlamaları yapmaya çalışacağım.

Bu arada sayın AVCI'ya resimler için teşekkür ederim. Bilgisayar konusunda pek iyi olduğum söylenemez ancak gönderdiği linki inceledim. Becerebilirsem resim eklemeye çalışacağım.

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Nis 2016, 16:59 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın çoti,


Teşekkürler. "Aklın yolu birdir" kelamını boşa söylememişler.

İlk kere yapılan parçalar her zaman "Öğrenmek" içindir. İşe yarayanlar onu takip eder. yine iki adetle çok iyi başarmışsınız. Meşhur
mucit Edison, "Yaptığında hemen çalışan" icatlarından korkarmış.

Diğer taraftan, bugün artık oldukça yaygın olarak kullanılmaya başlayan "Lazer Kaynak" teknolojisi ile, kırılan kilit bloku gibi parçaların
tamiri mümkün olabilmektedir. Ana kütleye, mikro partiküller ekleyerek metalin sertlik ve bünyesini etkilemeden malzeme yığma imkanı
veren bu yeni teknolojiyle, uygun sertlikte ve alaşımda elektrod kullanma şartıyla aslını aratmayacak onarım yapılabilmektedir. Özellikle
P38 kilit Bloğu gibi iki farklı tarafta değişik temas ve aşınma veren aksamda, fazladan, eşçalışmayı mümkün kılacak toleransları ekleme
fırsatı da doğmaktadır. Ancak, esasın ölçülerini bozmama yönünden, işin çalışmaktan kaçmayacak, malzemeye uygun elektrodu temin
ve kullanıma alacak ehil biri tarafından kademe kademe yapılması önemlidir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


En son strongarm tarafından 22 Nis 2016, 08:14 tarihinde düzenlendi, toplamda 3 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Nis 2016, 22:14 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2161
Yaş:
Bir ara resimleri bulayım arkadaşımızın Gümüşay silahının topuzuna bronz parça eklememizi yazayım.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Nis 2016, 13:39 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5486
Yaş:
Alıntı:
Diğer taraftan, bugün artık oldukça yaygın olarak kullanılmaya başlayan "Lazer Kaynak" teknolojisi ile, kırılan kilit bloku gibi parçaların
tamiri mümkün olabilmektedir. Ana kütleye, mikro partiküller ekleyerek metalin sertlik ve bünyesini etkilemeden malzeme yığma imkanı
veren bu yeni teknolojiyle, uygun sertlikte ve alaşımda elektrod kullanma şartıyla aslını aratmayacak onarım yapılabilmektedir.

Ben de konuya tam bu metodu önermek için girmiştim ki geç kalmışım.
Konuya hakim bir zanaatkar elinde bence her türlü silah metal aksamı bu şekilde tamir edilebilir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Nis 2016, 14:06 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Merhabalar ,

Bildiğim çok iyi bir lazer kaynakçı var. Ancak sürekli darbelere dayanabileceğinden emin değildim. Tavsiyelerden sonra hafta sonu lazer ile çatlak kısmı doldurtacağım gibi gözüküyor.

Teşekkürler

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Nis 2016, 15:05 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Merhabalar,

Kırım gören orijinal kilit bloğu ve benim yapmaya çalıştığımın fotoğrafları ektedir. İlk fotoğraf bana tecrübe olan,bozduğum ilk parçaya başlarken aldığım fotoğraftır. Ezilme gören kısım kanadın siyah bir şerit gibi gözüken kısımdan sonraki parlak metal kısmı. Zaten çatlağın başlangıç noktası ezilme kısmı.Çatlak bloğun iç kısmında yarıya kadar gözüküyor. Bir kaç fişek daha atsa idim muhtemelen kopacaktı. Yeni yaptığım parça üzerindeki delikler sertliğini ölçmek için iğnenin oluşturduğu izlerdir. Her ne kadar kanat kenarlarında da çentik şeklinde izler var ise de problem oluşturacağını zannetmiyorum. Malzeme sertleştirmeden sonra siyah rengi almıştır. Sayın Avcıya da resimleri eklemesi için göndermiştim. Hakkını helal etsin.

Parça profosyenel ellerden çıkmamıştır, "o zaman kendim yaparım" sözünü yememek için yapılmış amatör bir çalışma olduğu göz önünde tutulursa sevinirim.

Saygılarımla

Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Nis 2016, 15:14 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2161
Yaş:
Sayın çoti Üzümlü piyasasından daha iyi işlemişsiniz.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Nis 2016, 15:36 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1141
Yaş:
Hellallik bir şey yok Sayın çoti. Telefondumdan mesajı gördüm ama yüklemek için eve gitmeyi beklemiştim. Siz benden hızlı davrandınız. :)

Bu arada gayet iyi iş çıkarmışsınız. Tebrik ederim.

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Nis 2016, 23:00 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Eyl 2015, 16:02
Mesajlar: 201
Yaş:
Yıllar önce +P+ 60 küsür civarı fişekle ve fs 92 ile yaptığım atışlarda her atıştan sonra oluşan basınçtan ve geri tepmeden el ayamın acıması ve her seferinde kilit bloğunu silahı sökmeden sadece yüzeysel bakarak kontrol etmişliğim vardır. Neticede kırıma uğramadı ve benim gözümde böyle ağır bir testten geçmiş oldu fs92 ve kilit bloğu.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Nis 2016, 23:03 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Eyl 2015, 16:02
Mesajlar: 201
Yaş:
Ayrıca bu parçayı taklit etmek yetenek ve ciddi emek ister, gayretinizden dolayı tebrikler.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 07:08 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın çoti,


Ortaya koyduğunuz iş, amatör bir tesviyeci için olağanüstü özelliktedir. Değme silahcının bu seviyede başarıılı olabileceği söylenemez.

P38 Kilit Blok'unun namlu altındaki ön temas yüzeyi, en az yanlardaki dayanma çıkıntıları kadar pürüzsüz, hareket sırasında yükü
devamlı tüm alana yayacak ölçüde aksamayan geometriye sahip olmalıdır. Aksi halde, basıncın yoğunlaştığı mahallerde kısa süre içinde
ezilme veya çatlamalar görülebilir. Bu kısımlardaki değişiklikler, dolaylı olarak kilit çıkıntılarının kontaktlarını da etkileyeceğinden, başta
iyi yapılmış olsa dahi eşgüdümlü çalışma bir süre sonra bozulacaktır. Bu kısmın eni, çalışma sırasında iki yönde harekete tamamen mani
olacak toleranslar içinde olmalıdır.

Bloğun ana işlevi tatbikçileri olan iki yandaki çıkıntıların, sürgü karşılıkları ile temas alanları olan namlu yönündeki yüzleri, kesinlikle
eşzamanlı çalışma içinde olmalıdır. Sürgü içine oturtulmuş bloksuz namlu ile kilit karşılıkları arasında kompasla ölçülecek aralıkların parça
üzerine taşınması, zaman alıcı sabır isteyen ancak kaçınılamıyacak bir uğraşıdır. Parçanın iki yan arasındaki kalınlığı, çalışma sırasında
istenmeyen oynamalar vermeyecek ölçü özelliklerinde olmalıdır.

Kilit bloğunun atış sırasında sürgü üzerinde kalış zamanını tayin eden, her iki yan çıkıntının ortasında üstten görülen, eğimli, yarı silindirik
kanaldır. Bu kertik ne yatık açıyla açılmış uzun, ne de çok dik zaviyeli ve kısa olmamalıdır. Kilit düşürme piminin komuta yüzeyi olan bu
mahal, atış sırasında, yükü mümkün olan en kısa zamanda blok ve sürgüden alacak uzunluk ve geometriyi ihtiva etmelidir.

Parçanın her iki tarafındaki aşağı doğru kademesel farklılık, sürgü karşılığı ile uyum içindir. Bu mahallerin de aslına uygun yapılması
önemlidir.

Görüldüğü kadarıyla orijinal parça, hassas döküm veya dövme yöntemiyle yapılmış, kritik yüzeyler dışında fazla tasviye gereksiz
addedilmiştir. Çatlağın kopma seviyesine ulaşmamış olması sevindiricidir. Ehil bir lazer kaynakçının yapacağı, önce çatlağın derinliğini
alt yüzeyden tahkik edip ona göre üst yüzeyden ince fakat etkili bir ağız açarak uygun akım gücüyle acele etmeden burayı doldurup
aynı işlemi ters yüzde tekrarlamak olacaktır. Basıncı fazla alarak aşırı aşınan çıkıntının aksi yöndeki olanına da tesviye ile diğerine
eşzamanlı çalışma verecek bir kısım malzeme yığılması, daha sonraki atış ve silah sağlığı için önemlidir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 11:28 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Yorumlarda bulunup takdirlerini belirten arkadaşlara teşekkür ederim.

Sayın strongarm vermiş olduğunuz bilgilere teşekkür ederim.

Elimden geldiğince ilk başlarda orjinal parça ile üst üste koyup en boy ve genişlikleri, daha sonra ise yerine oturtarak alıştırma ile ince işlerini yapmaya çalıştım. En zor olan kısım

ise bahsetmiş olduğunuz kilit açma piminin yerine girdiği kanalı ayarlamak oldu. Namlu ucundan bastırıldığında namlu ile sürgünün beraber geri seyahat mesafesini orijinal ile

aynı mesafede ancak bayağı uğraştıktan sonra yakalayabildim. Oradaki açıyı ayarlamak için elimi hep aynı açıda tutamadığım ve bağlayacak mengene de olmadığı için kanal biraz uzun oldu ancak pimin çalıştığı mesafe biraz daha kısa. Kanalın uzun bir görüntüye sahip olması bu ayarlamalar esnasında, eğenin uzun ucunun gerideki açıyı ayarlamaya çalışırken aşağı yukarı hareketinde uzaklara dalması sonucu farketmeme rağmen istemeyerek oluştu maalesef.

Atış imkanım olmadığı için biraz boşta manevra yaptırarak temas yüzeylerini tespit etmeye çalıştım. Her iki temas yüzeyi elde ayarlanmaya çalışıldığından makina tesviyesi gibi pürüzsüz olmadığı için, silahın atış stresine maruz kalarak bir alıştırma evresinden geçmesi gerekecek gibi duruyor. Kilit kanadının sürgü içindeki temas alanına tüm yüzey ile temas için bir miktar çalışma esnasında dövülmesi gerekecek sanırsam. Ancak olumlu görüntü her iki kanat ucunda birinde hafif fazla olmakla beraber ikisindede parlamaların gözükmeye başlaması. Bunu her iki yüzeyinde aynı anda temas halinde olmasına yoruyor ve öyle olmasını ümit ediyorum. Orijinalinden 3 rockwell daha yumuşak olması bunu kolaylaştıracaktır. inşallah bu 3 rockwell uzun kullanımda bir sıkıntı çıkarmaz da yeni bir şey öğrenmemize vesile olmaz.

Bloğu namluya tespit eden vidalı pim parçası sökülmemesi için yerine zımpa ile sabitlendiğinden bu vidayı sökmede çok zorlandım. Zira zımba vida dişlerini de bozduğu için, vida ancak bloğun çıkmasına müsaade edebilecek kadar geriye gidebiliyor. O yüzden bloğun sağa sola kaymasını engelleyecek bu kısmı orjinaline bakarak göz kararı yapmaya çalıştım. Çok hafif sağa sola oynama var ancak yüz küsur manevrada bir problem çıkarmadı. Sert tepmenin etkisinde hareket tarzının ne olacağını görmek lazım.

Bloğun yerine oturması esnasında arka kısmının namlu üzerinde cep gibi duran yerine neredeyse dayandığı hafif açılı kısım en az uğraştıran kısmı oldu. Bu yerine tatlı sert neredeyse değecek gibi oturuyor.
Kanatların uç kısmında hafif bir açı var. Orijinalindeki gibi keskin hatlarla olmamakla beraber bunuda vermeye çalıştım. Bazı kaba tesviyeleri çalıştığım yerde kumpas ile ölçerek yapmaya çalıştım ancak yerine oturtma ve ince işlemlerde göz ve alıştırma ile yaptım.

İlk başlarda kilidin zamanından çok erken açılmaya çalışması, dolayısıyla takılı kalması, yanlışlıkla kanatların kalın olmasına yormam, daha sonra alttaki kanalın açısının uyumlu olmadığını anlamam arasında gecen zamanda, kanat parçalarının kalınlığı çok az miktar orjinalinden daha ince oldu. Daha sonra alttaki kanalın açısını ayarlayınca düzgün çalıştı. Pimin ileri hareketinde, namlu dışarıda iken kilit parçasının yukarı kalkma mesafesi ve duruş pozisyonu orijinali ile aynı oldu sayılır.

Açıklamalarınız çok faydalı oldu, küçücük parça üzerinde ki her açı, çıkıntı ve girintinin boşa yapılmadığı, ve parçanın düzgün çalışma için gerekli prensipleri zihnimde netleşti. Bu bilgilerin ışığında, eğer gerekirse 3. sünün daha iyi olacağını düşünüyorum ancak bunun arıza vermeden çalışmasını tüm içtenliğimle diliyorum zira ufak bir parça olmasına rağmen kısıtlı zaman ve imkanlarla hakikaten çok uğraş gerektiren hassas bir parça. Şansımın yaver giderek bir diğerine gerek kalmadan biraz atıştan sonra sonuçları yine burada paylaşmayı umuyorum.

Her ihtimale karşı diğer olanınıda lazer ile yaptırtmaya çalışacağım ilk fırsatta.

Teşekkürler

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 12:53 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın çoti,


Bu parçayı mengenesiz yapmışsanız, elinize su dökecek tesfiyeci bulmak mümkün olmayacaktır. Tebrikler.

Genelde sürgü sertlikleri 36 Rockwell C civarıdır. kilit parçasının da aynı evsafta olması, muhtemel aşınmayı en aza indirecektir. Ancak,
sizin yine bir kaç yüz atış için verdirdiğiniz sertliği muhafaza etmeniz, ardından gerekli seviyeye yükseltmeniz uygun olabilir. Üçüncü
parçayı yapmanız herhalde gerekmiyecektir.

Orijinal parçanın lazer kaynakla tamiratını ihmal etmemeniz doğru olacaktır. Seçilen elektrodun sertlik seviyesinin ana malzemeyle
benzer olması önemlidir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 13:48 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayın strongarm,

Kilit noktasının altındaki oyuk kısmı bıçak keskinlemekte kullandığım taşlardan bir tanesini, orijinali ile aynı açıya sahip olacak şekilde şeytan taşı yuvarlatarak formunu verdim. Kısa aralıklarla mazlemeyi bu taşla yedirip deneyerek son şeklini verdim, ince zımpara ile son düzeltmesini yaptım. Çok fazla talaş kaldırılması gereken kısımları boylamasına tanıdık tornacıda eksilttim. Zira 2379 çelik 20x20 çubuk şeklinde satılıyordu. Ve 1 cm kalınlığında talaş kaldırılması gereken yerler eğe ile çok zordu. Diğer kısımları evde hobi maksatlı kullandığım el mandreli ile yerdirmeye çalıştım ancak sürekli sağa sola kaçması ve düzgün aşındırmadan ziyade oyuklar bırakması sonucu kullanmayı bırakıp parçayı çalıştığım yerde mengene de düzeltme niyetine girdim, ancak harcamam gereken mesainin kısa sürmeyeceği anlamam sonrası evde yaklaşık 10-12 civarında saatçi eğesi tabir edilen çeşitli form ve şekillderde eğelerle devam etmeye karar verdim. İnce ufak eğeler her yere rahat olarak girebildiği için ince işlere uygun olduğunu kanıtladı. Özellikle yan tarafı düz olan küçük eğeler çok işe yaradı çünkü bu düz tarafı metale yaslayarak yapılan aşındırma hem daha dengeli oldu hemde dayandığı kısımı yemeyerek istenmeyen aşındırma yapmadı. Malzeme sulu olmadığı ve yumuşak olduğu için kolay oldu. Sadece çok fazla emek yoğun bir uğraş gerektiriyordu. Yavaş olması hataları erken farkedip geri dönüşü olmayan fazla malzeme aldırma ya hem engel oldu hemde üzerinde düşünmek için zaman tanıdı. Düz olması gereken yerleri düz bir satıha zımpara koyarak malzemeyi dengeli simetrik aşındırmaya, imkan olmayan yerlerde ise düz ve pürüzsüz bir metal üzerine zımpara sararak aşındırmaya çalıştım. Yada masa üzerinde elimle bastırarak dengeli eğelemeye çalıştım. En son sürtünmeye maruz kalan kısımları 800-1000 grit zımpara ile parlatarak çapaklarını büyük oranda kaldırdım. Tüm bu işlemler ilk bozulan parça hariç yaklaşık 2- 3 ay sürdü. Ölçümleri malzemeyi üst üste koyarak tırnak ile takılan yer kalmayıncaya kadar aynı yapmaya çalıştım. Zaten yerine oturduktan sonra alıştırma ile her seferinde neredeyse parlatma seviyesinde 500-600 grit zımpara ile devam ettim.

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 01 May 2016, 22:17 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 15 Ağu 2012, 01:57
Mesajlar: 49
Yaş:
Sayın Çoti, hayran kaldım, elinize sağlık.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 May 2016, 10:23 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Merhabalar,
Çatlayan kilit bloğunu tavsiyeler üzerine lazer kaynak ile tamirini yaptırdım. Mikroskop tarzı bir mercekten bakarak laser ile çatlak üzerinden yaklaşık 1mm kısım kaldırılarak kaynak ağzı açıldı daha sonra üzeri yine lazer kaynağı ile dolduruldu. Tahminimden hızlı ve çabuk oldu. Sadece fazla olan kısımların zımparalanması gerekiyor. Sağlam bir şekilde tamir olmuşa benziyor. Toplam işlem 5 dakik kadar sürdü.

Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 May 2016, 11:14 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın çoti,


Sizin gayretinize, ustanın eline sağlık. Sertliğin önem taşıdığı bu gibi parçalarda operatörün, mümkün olan en düşük akım gücü
ve en uzun malzeme yığma süratiyle çalışması uygundur. İşlem bittiği zaman, parça üzerinde, bu kadar küçük bir kütle dahi olsa,
menevişlenme en az şekilde görülmelidir. Bunun yanında, hazır başlamışken, eş zamanlı çalışmayı aksatan tarafı eser seviyede
kilit hareket eksenine yaklaştırmayı mümkün kılacak metal ekleme işleminin de yapılması, tabancanın ileriki çalışmalarında daha
bir güven kazandıracaktır.

Tesfiye işlemi sonrası bir sertlik testi, gerekirse ısıl işlem yenilemesini mutlaka düşünmüşssünüzdür.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 May 2016, 11:34 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5486
Yaş:
Bu tür kaynak metodlarında, eskseriyeten, eski tip Nd-YAG denilen, darbeli çalışan lazerler, yüksek enerjili ve "milisaniye" mertebesindeki darbelerini, kaynak için oldukça geniş sayılabilecek odak şekilleri ile malzeme üzerine aktarırlar. Parça üzerinde bu enerjinin ısıya dönüşmesi, tıpkı TIG (argon kaynağı) profillerindeki gibi iletim kaynağı (conduction welding) emişme profilleri çıkarır. Yani yandan bakıldığında aynen bir tasa benzer bir emişme, ısı tesiri altında kalan bölge profili.
Doldurma işlemi, bu kaynak bölgesine, tecübeli bir operatörün ilgili teli beslemesi ile yapılır. Her bir darbe bir miktar teli (de) eriterek ana malzemeye (ve bir önceki darbenin erittiği tele) emiştirir. Burada da belirli bir üstü örtme (overlap) aranır. Bu da aslında operatörün melekesi ile sağlanır.

Lazerin Joule mertebesindeki enerjisi, teli ve ana malzemeyi kısmen eritmeye yarar. Milisaniye süreci ısının çok yayılmadan dar bir alanda etkili olmasını sağlar. Soğuma hızı son derece yüksektir. Bu da yüksek bir "sertlik" elde edilmesini sağlar. Üstelik darbe enerjisi kontrolü, bir sonraki darbenin bir önceki darbeyi menevişlemesi olasılığını azaltır. Her bir darbe kendi ısı profili ile, kendi soğuma eğrisi ile, T-T-T eğrisinin ona sağlayabileceği bir sertlik değerine oturur.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 May 2016, 12:00 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayın strongarm,

Bilgiliendirmeniz için teşekkürler. Yapan ustaya malzemenin sertliğinin 38 rockwell olduğunu, müteakip darbelere maruz kaldığını ve ona uygun tel seçmesini belirttim.
Malzeme ufak olduğu için hemen ısındı ara ara duman çekme fanının içerisine mıknatıs ile yapıştırarak soğutulmasını sağladık. Zannedersem 3 yada 4 kez yaptık bu işlemi. Yapan usta malzemenin biraz ısınması halinde kaynağın yüzeylere daha iyi yapıştığını söyledi. Ancak parçanın tümünde ısınma çok yüksek dereceye çıkmadı. Bende elime alarak kontrol ettim. Çok sıcak olması sebebiyle elde çevirmeden tutması zordu ancak eli dağlayacak kadar da ısınmamıştı. Fakat kaynak çevresinde ısının artmasına işaret eden biraz menevişlenme meydana geldi. Kilit temas yüzeylerinide doldurtarak tesviye etmeyi ilk başlarda düşündüm ancak çalışan tarafta, aşağıya doğru ezmeden kaynaklanan fazla malzeme hafif şişkinlik yapmış ve yer değiştirmiş, şişen kısım sürtünmeden dolayıda parlama şeklinde kendini belli ediyordu. Diğer tarafta da sürgü içine temas emaresi parlama ve temas yüzeyinin hafifçe izi gözüktüğü için fazla kısmın ezilerek zamanla diğer tarafla dengeye oturmuş ve aynı anda çalışmaya başlamış olabileceğini düşünerek riske atmak istemedim. Zira tekrardan dengeli olarak eğeleyerek ayarlamaya çalışırken iyice ayarını kaçırmaktan korktum. Belki biraz daha düzgün takımlar olsa riske girebilirdim.

Tekrardan ısıl işleme sokmayı açıkçası düşünmedim. Bu konuda ne tavsiye edersiniz. Sadece kaynak kısmındanmı sertlik değerini almam gerekir. Sertlik değişimi bir kaç rockwell e kadar tolerans gösterebilirmi.

Teşekkürler

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 May 2016, 13:05 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın çoti,


Usta elinden gelenin en iyisini yapmış görünüyor. Kilit temas yüzeyleri için doğru düşünmüşsünüz. Kilit bloğu, zaman içinde aldığı
darbelerle eşzamanı çalışma moduna ulaştığını üzerindeki izlere belli etmiş olmalıdır. Sertliğin, özellikle kaynak üzeri ve civarında
tahkiki uygun olabilir. Çok büyük farkılık yoksa olduğu gibi bırakmak daha makul bir davranış olacaktır.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Ağu 2016, 10:44 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Merhabalar,

Kilit bloğu kırılan, maalesef ustaların yapmaya yanaşmadığı yedek parçasıda bulunmayan Berettanın parçasını deneme imkanı buldum. Boş manevra yaparken kilitleme mesafelerini orjinali ile duplike eden bloğun gerçek atışta nasıl davranacağını görmek için cebimi mermi ile doldurarak silahı test etmeye gittim. Tek bir mermi koyarak ilk atışı yaptım. Herhangi bir problem çıkmayınca şarjöru takarak ikinci atışı yaptım. yine problem yok. içincü atışta ise sürgü ileri pozisyonda kiltili kaldı. Korktuğum başıma gelmişti. Bereket namluda dolu mermi değil, ateşlenen boş kovan kalmıştı. kilidi tekrar kırdığını anlamıştım. Bayağı bir uğraştıktan sonra kırılan parçaların yerine oturmasını sağlayarak sürgüyü çekip kırılan parçaları çıkardım.

Kilitleme kulaklarının aynı anda ikisini de kırması yapılan parçanın kilitleme kulaklarının her iksininde aynı anda temas halinde olduğunun, işlevsel olarak doğru yapıda olduğunun işareti.

Kırılması ise aklıma gelen başıma geldi misali, aslında önce biraz daha yüksek sertlikte su verip daha sonra menevişleme işlemine tabi tutarak istenilen sertliğe getirilmesi böylece su verilen metalin geriliminin alınmasını palanlamıştım. Ancak hem orjinalinden 3 rockwell daha yumuşak yaptırmam, hemde sertleştirmeyi yapan büyük işletmenin uğraşmayacağı önyargısı ile menevişleme yada tavlama işleminden vazgeçtim.

Şahsi kaanaatim sertleşen malzemenin her nekadar 35 rockwell gibi orta sertlikte olsada, metalin geriliminin alınmadığı için kırıldığıdır. Bir daha aynısı için uğraşacağımı sanmıyorum. Kaynak yaptığım orjinal parçayı düzeltemedim. Eğer oda aynı problemi yapar ve orjinalini bulamaz isem bir dahaki ruhsat yenilemesinde emniyet hibe deposunun yolunu tutacak gibi duruyor.

saygılarımla
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Ağu 2016, 14:14 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın çoti,


Çok moral bozucu bir haber. Verdiğiniz onca emeğin heba olması gerçekten çok üzücü. 35 HRc sertlik aslında tavlama olmadan
ulaşılabilecek bir seviye değil ve kırılma, doğrudan heterojen bünyenin bir tezahürü gibi görülüyor. Muhtemelen bloğun ince kalan
kesimleri diğer kısımlarından daha sert kalmış olmalı. Menteşe benzeri çalışmanın dış temas yüzeyinde yeknesak olmayan, darbenin
kilit çıkıntılarına yönlendirilmesini şaşırtacak tesfiye bozuklukları da, eğer varsa, sademenin yüklenmesinde orijinalinden farklılık
yaratmış olabilir.

Şu saatten sonra, ne denilse, boşuna. Size bir şey olmadığına sevinmek gerekecek.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Ağu 2016, 14:37 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayın strongarm,

Bloğun gövde ve kulak kısımlarının ayrı ayrı sertliğinin ölçtürdüm. Her kısmında sertlik 35HRC olarak ölçüldü. Muhtemelen yüzeyin tesviyesinin el ile yapılmış olmasından dolayı kalınlık farklılıkları da sebep olabilir. Her ne kadar dikkat etmiş olsamda el ile her yerin aynı kalınlık ve açıda yapılması zor olduğundan bir takım kalınlık ve açı farklılıklarının olması muhtemel . Daha 3. mermide emeklerin heba olması moralimi bozdu ancak cana geleceğine mala gelmesi her zaman evladır.

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Ağu 2016, 15:51 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5486
Yaş:
@çoti,
Eğer bu işi biraz daha derinlemesine anlamak istiyorsak, belki bir de mikroskobik inceleme yapmak gerek. Yani, freze çakısı vs orada bir çatlak başlangıcına sebep olabilecek bir çizik, yarık bırakmış olabilir. Köşelerde doğru radyüsle yuvarlanma yapılmamış olabilir.

Malzemenin "continuum"da çekeri bu yükleri karşılıyor olabilir, ama geometrik hatalar bu çatlaklara sebep de olmuş olabilir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Ağu 2016, 17:30 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2161
Yaş:
Sayın çoti bir kaç açıdan daha resim koysanız 3 rockwell fark bu kadar çabuk kırılma yapmaz gibime geliyor. Başka bir sebep olabilir mi?
Ama bana uzaktan sallamak kolay bilemem.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Ağu 2016, 18:15 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1141
Yaş:
Geçmiş olsun Sayın çoti. Ne diyeyim, üzüldüm. İyi ki size bir şey olmamış.

Aynı parçayı yurtdışı sitelerinden temin etmeyi denemişsinizdir muhtemelen, hiçbir site göndermiyor mu?

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Ağu 2016, 21:00 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 13 Tem 2012, 18:37
Mesajlar: 993
Konum: Kadıköy
Yaş: 40
Çok geçmiş olsun.

_________________
Eski kullanıcı adım asade


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Ağu 2016, 21:08 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayın HDS bloğun kabasını bir tanıdık makinede 2379 kare malzemenin kabaca fazlalıkları aldı ancak asıl işçilik kısmını elde eğe ile kendim yaptığım için makine hassasiyeti olmayabilir. geometrisinin ve yuvarlamalarını orjinaline bakarak elde yaptım belkide asimetrik bir açı sebeiyle kırım yapmış olabilir.

Sayın sailordream fotoğrafları değişik açılardan çekerek göndereceğim.

Sayın AVCI ingilizce ve italyanca sitelerde çok araştırdım. Maalesef F92 parçaları bolca bulunmasına rağmen bu modelin yok. Net bir şekilde anladığım benimle aynı dertten muzdarip dünyanın dört bir yanında çok sayıda silah sahibi olduğu ve bu parçayı temin edemedikleridir.

Sayın Leventt teşekkür ederim.

saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Ağu 2016, 01:40 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Eyl 2015, 16:02
Mesajlar: 201
Yaş:
Bu işler için minik cnc tezgah yok mu acaba?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ağu 2016, 10:48 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayın sailordream,

kırılan parçanın değişik açılardan fotoğraflarını çektim. cep telefonu ile çektiğim için makro düzeyde yakın çekim yapamadım.

Resim
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ağu 2016, 11:31 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın çoti,


Kırık kilit çıkıntılarının sürgü ile sürtünme yüzeylerine dikkatle bakabildiniz mi... Hem sağ hem solda buralar, yukarıdan aşağı, blok
dönü merkezinden geçerek kilit çıkıntılarına kadar uzanan yarıçaplı dairenin tam bir yay parçası kesiminde ve üstten alta açılmayı
kolaylaştıracak küçük bir konik payda olmaları gerekir. Özellikle yukarıdan bir yerden tek noktadan temas ediyorlarsa, küçük bir alana
ani ve çok güçlü bir darbe alacakları için sademeyi tahammül edemiyerek kırılabilirler. Son paylaştığınız fotoğraflarda sanki böyle bir
durum varmış gibi görünüyor.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ağu 2016, 14:41 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayın strongarm,

Tarif ettiğiniz kısım resim üzerinde 1 numara olarak işaretlediğim kısım mıdır?
Eğer bu kısım ise Üst tarafta da olması gereken dairesel yapıyı yapamadım.Gövde içindeki yatağa oturan bu kısmı yerine oturacak şekilde eğeleyebildim.Orjinalde Gövde içindeki yuvasına tam olarak oturan, gövde ve parça üzerinde birbiryle uyumlu bir yapı var. Çok uygun olduğunu söyleyemem. Aynı şekilde 4 numaralı kısmda da geriye doğru uzanan, kulakların başlangıç noktasından sonra geriye doğru daha düzleşen bir yapı var onuda tıpatıp yapmak mümkün olmadı maalesef. Bu noktalarda temas kısımları yüzeysel değil , noktasal olduğu kesin. Ayrıca kilit kulaklarının üst kısımlarının düzleştirilmesi işleminide olabildiğince düz yapmaya çalışmama rağmen yinede çok düz bir yüzey olmadı. Sadece arka kısımların düzleştirilmesi kolay oldu. Düz masa üzerinekoyduğum zımparaya 90 derecelik açı ile süreterek her iki kısmı daha dengeli almaya çalıştım.

2 sayısı ile numarlandırdığım kısımda muhtemelen sürgü içindeki yuvalara giriş esnasındaki hareketi kolaylaştırmak için hafif bir eğim var. Bu bölümü biraz dafa fazla eğeleyerek benzer yapı oluşturmaya çalıştım.

Aklıma gelen bir çok teoriden biriside şu. 3 numaralı,Ön tarafta yarım ay şeklinde olan be ortasında ucu konik bir vida ile sağa sola oynamasın diye sabitlenen kısım pek vidanın uç kısmı ile uyumlu olmadı. Sağa sola oynama çok fazla olmamasına rağmen ateşleme esnasında orada kastırma yaparak asimetrik bir kuvvet dağılımına sebep olmuş olabilirmi diye düşündüm. Zira yerine tam oturmasına karşın temas alanlarının oradada noktasal olması kuvvetle muhtemel.vidanın oturduğu yuvada tam vida konisi ile uyumlu olmadığı bariz belli idi ancak çok ufak bir alan olduğu için fazla kurcalama şansım olmadı. Belkide kuvveti doğrusal olarak yayamadan kastırma yaparak iki kulağı aynı anda kırdı. Genelde tek kilit kulağ kırlırken bunda neredeyse ikiside benzer formda kırıldı.

5 numaralı kısımdaki açıyı vermek kolay oldu. Yerine değer değmez orjinalinde olduğu gibi rahat oturuyordu. Alan geniş ve düz olduğu için çalışması kolay oldu. Bunun dışında namluya otıran iç bükey kısımda fena sayılmaz. Taşlamaya başlamadan önce taşı aşındırarak aynı forma soktuğum için o kısım nispeten kolay oldu sayılır. Daha sonra o formdaki taş aynı şekilde talaş kaldırdı ve namluya tam oturdu.

saygılarımla
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Ağu 2016, 07:19 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın çoti,


Walther P38 türü kilit yapılanmalarında en önemli metal kesim mahalleri, bloğun;

A- Namlu altında öndeki yuvasında dönü hareketini gerçekleştiren çenber,

B- Bloğun arka yüzünde,

a- Namlu altındaki arka yuvada, kilit açma pimi yanlarında sürtünerek dönüyü sağlayan çenber parçası,

b- Sürgüyle temas halindeki sağ ve sol kulakların arkadaki kısa çenber aralıklarıdır.

Bunlardan, "A" alanı mümkün olduğunca kusursuz bir daire parçası,

"a" yüzeyi, hareket kolaylığı sağlamak için eser miktarda altta arkaya doğru artan bir yarıçaplı çenber parçası,

"b" alanı her iki yanda, mümkünse hareket kolaylığı sağlamak için, "a" yüzeyine eşdeğer miktarda altta öne doğru azalan bir daire
parçası şeklinde kesilmiş olmalıdır.

Söylenen blok kesimleri, fabrikada çok hassas işleme makinalarında veya yeni MIM teknolojisi ile kalıplanmış olarak çıkmaktadır ve
elde yapılması halinde aranılan kesim toleranslarının verilmesi çok zordur. Birindeki aksama halinde diğerine iki katı yükün bineceği
tabiidir. Bunun yanında, özellikle "b" alanlarının ana blokla birleşim yapan doksan derecelik kesimlerin, çok küçük çaplı radiuslarla
yapılması gerekmektedir.

Bloğun elle yapılması kaçınılmaz ise, muhtemelen en uygun yol, hiç sertleştirilmemiş yumuşak malzemeden ön çalışmayı bitirip tabancada
atışla deneme ve ardından, kırılma ve çatlama görülmemişse, sürtünme izlerine bakarak çok hassas tesviye ve gerekli oranda
sertleştirme veya en iyisi, sementasyon şeklinde olabilir.

Mamafih, bu üzücü denemeden sonra, hiç uğraşmamak en uygun yol olacaktır. Malum Nasreddin Hoca misali, "Testiyi kırdıktan sonra
çok yol gösteren-bencileyin- çıkacak"tır.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Ağu 2016, 09:36 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayın strongarm,

Maalesef bu tip hassas parçaların elde yapılmasının güçlüğü hatta imkansızlığı çok açık belli oldu. Bu geçen zaman zarfında kendi imkanlarımla bulduğum ve tavsiye üzerine meşhur olduğu söylenen bir kaç silah tamircisi ile parça konusunda konuştum. Hepsinin ağız birliği etmişçesine söylediği şey "Sonradan yapmayla olmaz kardeş. Kırar. Orjinali olmazsa olmaz" .
Daha sonra bir silahçı ara ara orjinal parçanın geldiğini söyleyerek telefonumu aldı. Gelince beni arayacak. Fiyatı da 150 dolar dan 450 tl ye tekabul ediyor. Ya silah hurdaya, ya 150 dolar havale bankaya, yapacak bir şey yok yeterki parça bulunsun mecbur vereceğiz.

Aslında bu tarz işlemlerin boyumu geçen şeyler olduğunu farkında olmama rağmen sevdiğim bir işle uğraşmak hoşuma gidiyor. En azından bu forum sayfalarında güzel bir hasbihale, fikir alışverişine, ufak ve basit gibi gözüken bu parçanın ne gibi özelliklere haiz olması gerektiğinin öğrenilmesine vesile oldu. Bir sonraki denemenin olacağını sanmıyorum. Bu parçadan öğrenilmesi gerekenler öğrenilmiş, şu an yapılması en mantıklı olan şeyin telefonumu alan silahçının aramasını beklemek olacağı anlaşılmıştır.

Saygılarımla


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 37 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye