TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 15 Ara 2017, 21:01

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 23 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 08 Nis 2016, 12:46 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Merhabalar,

Bugün maalesef haberlerde vatana ihanetin ne anlama geldiğini gösteren üzücü bir haber okumuş olduk. MKE Kırıkkale silah fabrikası müdürünün milli piyade tüfeğinin projelerini satmaya çalışırken yakalanması haber yapılmıştı. Derdi sadece vatanını savunmak olan bunun için karşılıksız canını veren, çocuklarını babasız, ailesini reissiz bırakmak pahasına her gün can veren yiğitler varken, sıfatına kıravatına bakıdığında adam zannedilecek, çok kritik bir kurumda müdür olan bu zat meğerse bu bilgileri satıp para kazanma derdindeymiş. Gazetede çıkan fotoğraflar aynı zamanda haysiyet ve karakter yoksunluğunun da görsel açıklamasıdır.

Bir silah fabrikası müdürünün bu kadar alçalabileceğinin ortaya çıkması aslında bu forum sayfalarında konuşulan bir çok, bize göre basit olarak gözüken, konuların neden üzerinden on yıllarca geçmesine rağmen çözülemediğini de açıklamaktadır. MKE bunca yıl neden Kırıkkaleden başka tabanca üretemedi onu dahi adam gibi yapamadı. İki satırlık haber her şeyi çok güzel açıklıyor.
Salatadan yahni, kuzu etinden salata yapmaya çalışıp, yav ne salatanda ne yahninde tat tuz olmuş diyen müşteriye, olurmu öyle şey malzemenin en iyisini kullanıyorum diyen neyi nerede nasıl kullanacağını bilmeyen şaşkın aşçı misali bu karakterdeki bürokratların çıkartacağı iş hıyardan yahni yapıp servis etmeye çalışmaktan başka ne olabilirki?

İnşallah bu vatana ihanetin en açık şekliyle yakalanan, bir çok kritik bilgiye erişme kolaylığı olan zatın ilk işidir. Televizyonlarda hergün boy boy gördüğümüz, vatana ihaneti görev addederek, milliyeti cibilliyeti hiç farketmeden her kim olursa olsun canı pahasına memleket düşmalarına hizmet etmeye seve seve hazır ve nazır olan gafillerden beklenebilecek ve şaşırılacak bir şey olmayan bu tarz hareketi kritik bir kurumun üst düzey bürokratının yapması gerçekten çok düşündürücüdür.

Bu karakterde bir şahsın böyle üst düzey yöneticiliğe gelmesi çok uzun yıllar önce şahsen başıma gelen kendi gözüm ve kulağım ile şahit olduğum, kritik noktalara gelen bürokratların seçiminde ve görevlerini yerine getirmedeki zaafiyeti göstermesi bakımından örnek olabilecek bir anımı aklıma getirdi.

Olay bir kaç on yıl önce dünyadaki hassas dengelerin sağlanmasında ya da bozulmasında başrol oynayan bir devletin başkentindeki Türk büyükelçiliğinde geçmiştir. Bir Kızılderili atasözü derki eğer bir derede iki balığı kavga ederken görürsen bilki beş dakika önce bu meşhur devletin görevlileri oradan geçmiştir. Böylesine kritik bir yerde olması gereken diplomatlarda keman çalıp eğlenecek ağustos böceği yada kurtlar sofrasındaki kuzu değil bu kurtlarla baş edebilecek kangallar olmalıdır.

O zaman Galatasarayın Avrupa’daki maçları çok meşhurdu. Bende maç izlemek üzere bir çalışanın daveti ile elçilkteydim. Elçiliğin önünde, hemen karşı kaldırımda yaklaşık 3-4 yıldır oraya bir şekilde gelen yerli yabancı herkesi taciz eden, Türk devletini katliamcılık yapmakla suçlayan, gelene gidene Türkiyeye gitmemesi yönünde telkinler de bulunan, broşür dağıtan şahısların toplandığı bir çadır vardı.

Maç seyrederken hepsi üst düzey diplomat ve devlet yetkililerimiz arasında şöyle bir konuşma geçti. Üzerinden çok uzun yıllar geçmesine rağmen o ibretlik konuşma genç yaşımda beynime kazındı ve hala dün gibi hatırlıyorum.

Konu girişin hemen karşı kaldırımındaki çadırı artık dayanamayarak yıkan ve içerisindekileri döven bir Türkün tutuklanmasından açıldı.

-Abi çocuğada sahip çıkmadık en azından elçilik olarak karakolda ziyaret ederek desteğimizi gösterebilirdik

-Evet doğru söylüyorsun çok ayıp ettik o konuda. Çocuğu karakolda yalnız bıraktık. Allah’tan birkaç gün tutup bırakmışlar.

-Yaa aslında biz bunları belediyeye şikayet etsek kaldırımı işgal etmekten bu çadırı kaldırırlar buradan

-Boş ver oğlum cevap vermemekte bir tür cevaptır.

Daha sonra sohbet boşalan viski bardaklarının doldurulması azalan fıstıkların takviye edilmesi ile maç muhabbeti şeklinde devam etti. Bu kadar lakayıtlığa inanamamıştım. Duyduklarımın etkisiyle ne maça bakabildim ne başka bir şey düşündüm . Keza bunları konuşan sıradan insanlar değil çok önemli görevlerde koca bir ülkenin haklarını koruduklarını düşündükleri insanlardı.

Senin ülke toprağın sayılan bir yerin önünde geleni gideni taciz eden bir çadır var 3-4 yıldır herhangi bir girişimde bulunmamışsın, olaya müdahele eden vatandaşına sahip çıkmamışsın, cevap vermemeyi de bir cevap olarak görüp işin kolayına kaçmışsın, daha sonra Türkiye aleyhine bir karar çıktığında şiddetle kınamışsın. Kime ne faydası var, orada ne iş yapıyorsun?

Maalesef bu arkadaşları oraya gönderen ile bu müdürü oraya getiren mantalite aynıdır. Umarımki sepette ki tek çürük elma odur. İnşallah müdür daha başka işler karıştırmamış ilk ve son işinde yakalanmış olsun. İşi bilmek ve sahip çıkmakla eğitim alıp kravat takmak çok farklı şeylerdir . Bu forumda emek verilip yazılan bir çok şeyin de niye çözülemediğinin de çok güzel bir örneğidir. Sevindirici olan şey ise işlerini layıkı ile yapan, güvenebileceğimiz, yatağımızda rahat uyumamızı temin için canla başla çalışan devlet görevlilerimizin olması ve bunun gibi hainleri ortaya çıkarmak için iş başında olmasıdır. Allah işlerinde kolaylık versin.

Saygılarımla


En son çoti tarafından 08 Nis 2016, 14:40 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Nis 2016, 14:03 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 14 Mar 2016, 11:46
Mesajlar: 19
Yaş:
Bu insan müsvettesi şahısı serbest bırakıp görevden alacaksın,sonra başına 1 milyon 200 bin TL ödül koyacaksın...
Bak birdaha böyle şeyler tekrarlanıyor mu.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Nis 2016, 14:12 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5498
Yaş:
Hocam adam tutuklanmış zaten. Ne başı, ne ödülü, ne görevi?

Niye asmak kesmekten geçiyor yahu her tavsiyemiz? Doğru düzgün işleyen adalet mekanizması, dürüst ortalama vatandaş, kanun kural dinlemek falan genelde çalışıyor.
Bunları çok ciddiye alan ülkelerde de bir dolu usulsüzlük, yolsuzluk oluyor. Bunu tamamen önlemek mümkün değil. İzlanda'nın başbakanı'nın off-shore hesabı çıkıyor. Bunlar adalarında endemik kuşların denizi şaşırıp şehre konanlarını üşenmeyip araba ile 50-60 km taşıyıp denize atan adamlar oysa. Yolsuzluğun sıradanlaşmasını önlemen genelde yetiyor. Sıradan insan, elde edeceği çıkarın riske değmeyeceğini, ihlal ettiği kırmı ışığın ona ceza olarak dönüp canını yakacağını bilsein yeter. Arada da büyük yolsuzluklar ortaya çıkar, bir iki büyük işi de öyle sabote edersin.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Nis 2016, 15:34 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 08 Ara 2012, 23:06
Mesajlar: 886
Yaş:
Özel sektörün önünün açılmasına vesile olmuştur. Önümüzdeki 5-10 yıla güzel tüfekler görebiliriz. "Özel sektör niye tam otomatik tüfek yapmamalı" ha? Türkiye artık memur yuvasına dönmüş büyük şirketlerin bazılarından kurtulmalı. 2016 yılında bazı reformlar yapılacağından umutluyum.

_________________
Yönlendirilmiş ES-06...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Nis 2016, 16:04 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 10:12
Mesajlar: 1583
Yaş:
Alıntı:
Özel sektörün önünün açılmasına vesile olmuştur. Önümüzdeki 5-10 yıla güzel tüfekler görebiliriz.
Hocam kızma ama ya çok naifsin, ya Ankara'da işlerin nasıl yürütüldüğünü bilmiyorsun ya da çok ağır ironi yapıyorsun.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Nis 2016, 16:30 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 08 Ara 2012, 23:06
Mesajlar: 886
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Özel sektörün önünün açılmasına vesile olmuştur. Önümüzdeki 5-10 yıla güzel tüfekler görebiliriz.
Hocam kızma ama ya çok naifsin, ya Ankara'da işlerin nasıl yürütüldüğünü bilmiyorsun ya da çok ağır ironi yapıyorsun.
Arzulanan ve realite caps'leri gibi düşünebiliriz. Arzulanan kısmını daha umut verici olarak görüyorum. Ya umutlarda olmasa?

_________________
Yönlendirilmiş ES-06...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Nis 2016, 16:43 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1141
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Özel sektörün önünün açılmasına vesile olmuştur. Önümüzdeki 5-10 yıla güzel tüfekler görebiliriz.
Hocam kızma ama ya çok naifsin, ya Ankara'da işlerin nasıl yürütüldüğünü bilmiyorsun ya da çok ağır ironi yapıyorsun.
Arzulanan ve realite caps'leri gibi düşünebiliriz. Arzulanan kısmını daha umut verici olarak görüyorum. Ya umutlarda olmasa?
En azından 70 küsür yıldır devlet elindeyken ne yaptığını (veya yapamadığını) gördük. Özel silah şirketleri ise aldı yürüdü. Özelleştirme denenebilir.

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Nis 2016, 19:11 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 02 Ağu 2012, 01:01
Mesajlar: 88
Yaş:
MKE her şekliyle vizyonsuz. Adam 1.2 milyona kaç paralık projeyi satıyor. :lol:

_________________
Amcam kağan ile doğuda Yeşil Nehir, Şantung ovasına kadar ordu sevk ettik. Batıda Demir Kapıya kadar ordu sevk ettik. Kögmeni aşarak Kırgız ülkesine kadar ordu sevk ettik. Yekûn olarak yirmi beş defa ordu sevk ettik, on üç defa savaştık. İlliyi ilsizleştirdik, kağanlıyı kağansızlaştırdık. Dizliye diz çöktürdük, başlıya baş eğdirdik.

Bilge Kağan Yazıtından


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Nis 2016, 00:53 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 01:30
Mesajlar: 926
Yaş:
Bi zamanlar yurtdışındaki bi fuarda keskin nişancı tüfeği çalınmıştı....Ne oldu o olayın akibeti?

Kafama takılan bi soru daha var.Bu casusuluk olayına konu olan silah çok gizli bir teknoloji mi?Müdür bu silahın nesini satıyo olabilir?Bu silahta hangi gizli teknoloji kullanılmış olabilir ki MKE den direk silahı almak yerine müdürüne rüşvet vermeyi tercih ettiler.
Müdüre komplo kurmuş olabilirler mi?Zamanında MİLGEMi yapan ekibi de casusulukla suçlamışlardı...

_________________
ResimResimResim

SAVAŞ BARIŞTIR
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR
BİLGİSİZLİK KUVVETTİR


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Nis 2016, 01:29 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 09 Ağu 2015, 09:20
Mesajlar: 116
Yaş:
Öncellikle devlet sırrı olarak nitelendirilen bir teknoloji özel korunmuş elektromanyetik kalkanlama özelleği olan bir odada muhafaza etmek yerine basit bir usb belleğe yüklendiyse artık bunun gizliliği ortadan kalkmış demektir. Yakalanan vatan haini büyük ihtimal evdeki bilgisayarına da o usb belleği takmıştır. Ve yine büyük ihtimal kişisel bilgisayarıda diğer devletlerin istihbarat kurumları tarafından izleniyordur. Beni düşündüren şey diğer savunma sanayi kuruluşlarımız veri güvenliğine ne kadar dikkat ediyor?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Nis 2016, 01:34 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 08 Ara 2012, 23:06
Mesajlar: 886
Yaş:
Tesis güvenliğini kim denetliyorsa işi bıraksın. USB belleği 20-30 tane bilgisayara takacaksın, bütün bilgileri alacaksın, üstüne bir de dışarı çıkaracaksın...

_________________
Yönlendirilmiş ES-06...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Nis 2016, 07:48 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 01:30
Mesajlar: 926
Yaş:
Yukarıda sorduğum soruları başkası daha sormuş galiba. :P

http://www.milliyet.com.tr/silah-fabrik ... m-2224353/

_________________
ResimResimResim

SAVAŞ BARIŞTIR
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR
BİLGİSİZLİK KUVVETTİR


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Nis 2016, 07:52 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 01:30
Mesajlar: 926
Yaş:
Alıntı:
Öncellikle devlet sırrı olarak nitelendirilen bir teknoloji özel korunmuş elektromanyetik kalkanlama özelleği olan bir odada muhafaza etmek yerine basit bir usb belleğe yüklendiyse artık bunun gizliliği ortadan kalkmış demektir. Yakalanan vatan haini büyük ihtimal evdeki bilgisayarına da o usb belleği takmıştır. Ve yine büyük ihtimal kişisel bilgisayarıda diğer devletlerin istihbarat kurumları tarafından izleniyordur. Beni düşündüren şey diğer savunma sanayi kuruluşlarımız veri güvenliğine ne kadar dikkat ediyor?
Vatandaşlarının kişisel bilgilerini bile koruyamayan devletin güvenliğini tartışıyoruz...:P

_________________
ResimResimResim

SAVAŞ BARIŞTIR
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR
BİLGİSİZLİK KUVVETTİR


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Nis 2016, 09:20 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 09 Ağu 2015, 09:20
Mesajlar: 116
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Öncellikle devlet sırrı olarak nitelendirilen bir teknoloji özel korunmuş elektromanyetik kalkanlama özelleği olan bir odada muhafaza etmek yerine basit bir usb belleğe yüklendiyse artık bunun gizliliği ortadan kalkmış demektir. Yakalanan vatan haini büyük ihtimal evdeki bilgisayarına da o usb belleği takmıştır. Ve yine büyük ihtimal kişisel bilgisayarıda diğer devletlerin istihbarat kurumları tarafından izleniyordur. Beni düşündüren şey diğer savunma sanayi kuruluşlarımız veri güvenliğine ne kadar dikkat ediyor?
Vatandaşlarının kişisel bilgilerini bile koruyamayan devletin güvenliğini tartışıyoruz...:P
Bu olaydan daha vahim olanı kozmik oda içinde sakladığımız harekat planları balyoz safsatası yüzünden şuan Yunan subaylarının elinde.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Nis 2016, 11:00 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 11 Ağu 2015, 14:17
Mesajlar: 8
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Öncellikle devlet sırrı olarak nitelendirilen bir teknoloji özel korunmuş elektromanyetik kalkanlama özelleği olan bir odada muhafaza etmek yerine basit bir usb belleğe yüklendiyse artık bunun gizliliği ortadan kalkmış demektir. Yakalanan vatan haini büyük ihtimal evdeki bilgisayarına da o usb belleği takmıştır. Ve yine büyük ihtimal kişisel bilgisayarıda diğer devletlerin istihbarat kurumları tarafından izleniyordur. Beni düşündüren şey diğer savunma sanayi kuruluşlarımız veri güvenliğine ne kadar dikkat ediyor?
Vatandaşlarının kişisel bilgilerini bile koruyamayan devletin güvenliğini tartışıyoruz...:P
Bu olaydan daha vahim olanı kozmik oda içinde sakladığımız harekat planları balyoz safsatası yüzünden şuan Yunan subaylarının elinde.
Güvenmediğim için değil de kaynak verebilir misiniz daha ayrıntılı incelemek istiyorum :) Bu arada Yunan subaylar bizim harekat planımızı biliyorsa ona göre önlem almıştır. Hiç önlem almadıkları bir yerden saldırırsak veya yeni bir plan çizsek sorun çözülmez mi ? Konuya gelince :D Bu adamı % 100 yerli silah diye HK416'yı tanıttığından beri sevmiyorum. Bu makamlara da böyle insanların gelmemesini / önlem alınmasını istiyorum. Örneğin 2 milyon dolara çok basit bir silahın çizimlerini isteyelim. Eğer gelip de paraya sarılmaya kalkarsa gereken yapılır. Ayrıca MKE'nin çalışanları arasında en az yüksekokul mezunları olması gerektiğini düşünüyorum. Böylece hem kolay kolay paraya tenezzür etmezler, hem o ortamı ve işi kaybetmeyi göze alamazlar hem de artık silahlarımız daha kaliteli olur. JNG-90'ın sürgüsü ( doğru terim olmayabilir ) bile arada sırada takılıp sonra yine çalışıyor. Bilmiyorum belki de ben yanlış düşünüyor olabilirim :)


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Nis 2016, 11:12 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 534
Yaş:
Bence MKE misyonun tamamlamış bir kurum. Artık Aselsan tipi bir yapılanmaya girilmeli, profesyonel bir yönetim ve yeni bir vizyon ile devam etmeli. Mümkünse isim de değişse iyi olur. Gerçekten birçok kurum, ülke ve kişi MKE'ye karşı çok ön yargılı.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Nis 2016, 11:33 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 22 Tem 2012, 11:17
Mesajlar: 890
Konum: ANKARA
Yaş: 41
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:

Vatandaşlarının kişisel bilgilerini bile koruyamayan devletin güvenliğini tartışıyoruz...:P
Bu olaydan daha vahim olanı kozmik oda içinde sakladığımız harekat planları balyoz safsatası yüzünden şuan Yunan subaylarının elinde.
Güvenmediğim için değil de kaynak verebilir misiniz daha ayrıntılı incelemek istiyorum :) Bu arada Yunan subaylar bizim harekat planımızı biliyorsa ona göre önlem almıştır. Hiç önlem almadıkları bir yerden saldırırsak veya yeni bir plan çizsek sorun çözülmez mi ? Konuya gelince :D Bu adamı % 100 yerli silah diye HK416'yı tanıttığından beri sevmiyorum. Bu makamlara da böyle insanların gelmemesini / önlem alınmasını istiyorum. Örneğin 2 milyon dolara çok basit bir silahın çizimlerini isteyelim. Eğer gelip de paraya sarılmaya kalkarsa gereken yapılır. Ayrıca MKE'nin çalışanları arasında en az yüksekokul mezunları olması gerektiğini düşünüyorum. Böylece hem kolay kolay paraya tenezzür etmezler, hem o ortamı ve işi kaybetmeyi göze alamazlar hem de artık silahlarımız daha kaliteli olur. JNG-90'ın sürgüsü ( doğru terim olmayabilir ) bile arada sırada takılıp sonra yine çalışıyor. Bilmiyorum belki de ben yanlış düşünüyor olabilirim :)

viewtopic.php?t=4972 Buyrun burda savaş planları hakkındaki tartışmnın linki.

_________________
Büyük Millet Meclisi sizin yiğitlik çevrenizde korkusuzca bağımsızlık mücadelesine devam edebilmiştir. Bu nedenle Ankaralı hemşehrilerimin, bu vatanı kurtarma mücadelesinde ayrı bir şeref hissesi vardır.

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Nis 2016, 12:05 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 09 Ağu 2015, 09:20
Mesajlar: 116
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:

Bu olaydan daha vahim olanı kozmik oda içinde sakladığımız harekat planları balyoz safsatası yüzünden şuan Yunan subaylarının elinde.
Güvenmediğim için değil de kaynak verebilir misiniz daha ayrıntılı incelemek istiyorum :) Bu arada Yunan subaylar bizim harekat planımızı biliyorsa ona göre önlem almıştır. Hiç önlem almadıkları bir yerden saldırırsak veya yeni bir plan çizsek sorun çözülmez mi ? Konuya gelince :D Bu adamı % 100 yerli silah diye HK416'yı tanıttığından beri sevmiyorum. Bu makamlara da böyle insanların gelmemesini / önlem alınmasını istiyorum. Örneğin 2 milyon dolara çok basit bir silahın çizimlerini isteyelim. Eğer gelip de paraya sarılmaya kalkarsa gereken yapılır. Ayrıca MKE'nin çalışanları arasında en az yüksekokul mezunları olması gerektiğini düşünüyorum. Böylece hem kolay kolay paraya tenezzür etmezler, hem o ortamı ve işi kaybetmeyi göze alamazlar hem de artık silahlarımız daha kaliteli olur. JNG-90'ın sürgüsü ( doğru terim olmayabilir ) bile arada sırada takılıp sonra yine çalışıyor. Bilmiyorum belki de ben yanlış düşünüyor olabilirim :)

viewtopic.php?t=4972 Buyrun burda savaş planları hakkındaki tartışmnın linki.
https://www.youtube.com/watch?v=JMnfdHH4I8s 1 saat 24. dakikadan itibaren Engin paşa harekat planının sızdırılması olayını anlatıyor.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 11 Nis 2016, 09:06 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Merhabalar,


Konuyla doğrudan alakadar olmasa da, olay tarihi bir anekdotu akla getiriyor; Meşhur İtalyan bestecisi Giuseppe Verdi, paraya hayli
düşkünlüğüyle tanınınmış, Doğum yeri olan Le Roncole köyü sakinleri, kendilerine büyük ün sağlayan bu ustaya vefa borçları oldukları
düşüncesiyle onun bir heykelini yaptırıp en büyük meydanına diktirmeği düşünmüşler. Zamanın ünlü bir heykeltraşı ile anlaşılmış ve
köyün ileri gelenleri sanatçının onayını almak için yanına gitmişler, düşüncelerini anlatmışlar, Verdi son derece mütehassıs olmuş, gözleri
yaşarmış ve sormuş;

-"Peki kaça malolacak bu heykeli yaptırmanız?..."

-"Şu kadar para". Diye, o zaman için çok yüksek bir rakamı telaffuz etmiş köyün ileri gelenleri...

-"Ne!..." diye gözleri yuvalarından fırlayarak ayağa kalkmış ünlü besteci...

-"Siz ne diyorsunuz yahu... Verin o kadar parayı bana... Sabahtan akşama orada dikileyim"...

İlk bakışta, MKE müdürünün yaptığını yukarıdaki anekdottaki "Kimin malını kime satma" şeklinde anlamak mümkündür. M16'nın anavatanı
Amerika'da bir silah tüccarına, ülkesinde elini sallasa ellisine rastlayacağı bir yaklaşımın planlarını oldukça yüksek bir meblağa vermek.

Ancak, işin aslı öyle midir acaba...

Öncelikle sözkonusu müdürün yaptığının iler tutar tarafı olmadığı aşikardır. Öte taraftan, devlet imkanlarından istifadeyle keseleri
doldurmanın yüksek prim kazandığı günümüzde, bu kadar zaman beklediğine hayret de edilebilir. Muhtemelen, mezkur kişinin emeklilik
vakti yaklaşmış olmalı, kendisi de yakın gelecekteki bu günleri rahat geçirmek için, o zamana kadar şahsi katkılarının çok olduğunu
vehmettiği silah projelerinden hakkının verilmediği düşüncesiyle, biraz bir şeyler kazanıp ihtiyarlık günleri için istiflemenin hayali içindedir.
Zaten, MP5, MPT gibi hafif silah yapım platformlarının, malzeme temininden en küçük pimine kadar hangi esaslarla yapılıp hangi talep
kitlelerine teklif edilebileceğine dair tüm doneleri, küçüğünden büyüğüne, adım adım gözlemiş, kaydetmiş depolamıştır. Silah üretiminin,
öyle "Ha!..." Demekle gerçekleşmediğini, en küçük parça çizimi, en uygun makina seçimi ve onlara yüklenmesinden, pazara intikaline
kadar ne zorluklarla karşılaşıldığını, kiimlere ne kadar para verildiğini iyi bilmektedir. Üstüste konulduğunda muazzam meblağa ulaşan bu
harcamaların spesifik her hangibir üründe sıfırdan başlayacak bir müteşebbis için ne kadar değerli olduğunun bilincinderir. Olay, altmış
yıllık, her bir özelliği bilinen bir ürünün sırlarını satmak değil, onun üretim aşama teferruatının yaşanmış gerçeklerini, istek sahibi kişilere,
kendilerinin mal edeceğinden çok aşağı bir bedelle elinde olacak şekilde teklifi meselesidir. Bunun için emekliliğini bekleyebilirse de, halen
anlı şanlı müdür sıfatının yüksek imajı varken ve el altında ulaşılabilir potansiyeller mevcutken ve de kimlerin ne herzeler yediği her kes
gibi kendinin de malumu iken, bundan istifade etmemek yanlış görülmüş olmalıdır.

Sonuç ortadadır... Müşteri istenen parayı mı çok bulmuştur, yoksa gerçekten vatanını mı düşünmüştür, orasını bilmek mümkün değildir.
İhbar yapılmış, müdür içeri alınmıştır.

Yüzen buzdağının görünen kısmından küçük bir parçası kopup düşmüştür.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 11 Nis 2016, 11:22 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5498
Yaş:
Vaka hakikaten "ibretlik". Ama aslında hepimiz biliyoruz ki, artık etik değerler, ahlaki payandası erozyona uğramış memleketimizde bu ve buna benzer olaylar, devlet katında ya da özel sektörde artık vaka-ı adiyeden oldu.

Burada eski genel müdürün, Amerikalı vatanadaşa sunmuş olabileceği şey "imalata kick start ile başlama" avantajı olabilir. Benim aklımda ilk uyanan şey, MKE tarafından, TSK'nın ezici şartlarını karşılayabilmek maksatlı yapılan tecrübelerle bulunmuş imalat toleransları, bilmemne parçasının tırnağının kenarında ne kadar pah kırılacağı, bunun radyüslü olup olmayacağı, olursa ne radyüslü olacağı, bu tırnağın yüzeyinin işlenirken hangi tip aşındırıcının kullanılacağı, 3M'in falanca aşındırıcı tekerleğinin mi daha iyi performans verdiği, yoksa DynaBrade'in fişmanca havalı motoru ve tekerleği ile mi en iyi sonucun alındığı bilgilerinin paket halinde transfer edilmesini teklif edildiği - ki bunlar bulunmaz bir hazinedir. Zaten işte bunlar tüm bir paket ile "know-how" demek oluyor. Bunun emsalinin de Amerika gibi pahalı bir ülkede yeniden yaratılması servetlere mal olur ve aslında cüz-i adetler heeflenen bir pazar ürünü için fizibilite açmazına da sebep olur.

Bir diğer nokta da, imalat parkının aynılabailmesi olabilir. Yani, malum tecrübeler, MKE'de Mazak'ın bilmemne tezgahında, bilmemne sinterli kesme takımı kullanılarak, şu evsaf aluminyum blok şu spindle hızı ile ve şu yürüme hızı ile en iyi sonucun elde edildiğini salık veriyor ise, bu parametreler ile takım tırlaması falan olmuyor, sonra yapılan nikel kapmaya en uygun yüzeyi sağlıyor ise, bunlar da hazine kabilinden sayılabilir.

Fakan tüm bu laf-ı güzaf bir şeye daha isabet ediyor; Bu bilgilerin ve tecrübelerin çoğu teknik resimlerde yazmaz. Bunlar iş emirlerinde, operasyon kağıtlarında, yani takım tezgahı başındaki operatörün eline bir teknik resim ve bir blok malzeme aldığında neyi nasıl yapacağını ona anlatan (sanki o işi her gün yapan operatör hasta olduğu gün yerine tamamen alakasız biri bakacakmış gibi detaylı hazırlanan) dokümanlarda olur.

Demek ki mevzubahis bu "flash disk" sadece teknik resimleri değil, belki bazı test sonuçlarını, malzeme kabul formlarını, iş emirlerini, bazı tezgah model ve bilgilerini ve hatta belki de tezgahların kabul imalat raporlarını da içermekteydi. Hatta daha da ileri götürelim, aslında satılması teklif edilen şey, genel müdürün ve belki ileride bir kaç ilgili mühendisin, operatörün, doğrudan Amerika'daki bu tesiste danışman olarak iş öğretmesiydi. Dolayısı ile, kuvvetle muhtemel bu işe birden çok insan dahildi, dahledilmesi düşünülüyordu ve kapsamı da görünenden genişti.

Bu tip bir teklifin dayanılmaz cazibesi bir yana, ihbar edenin neden su koyverdiği ise bence en büyük soru işareti. Buradaki asıl şüphe unsuru, ihbar edenin çok irfanlı bir kişi olmasından ziyade, Amerikan mali ve teknoloji transferi ve en önemlisi de "rekabet" yasalarının çok çok acımasız olması. :roll:


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Nis 2016, 23:53 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 00:10
Mesajlar: 138
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Öncellikle devlet sırrı olarak nitelendirilen bir teknoloji özel korunmuş elektromanyetik kalkanlama özelleği olan bir odada muhafaza etmek yerine basit bir usb belleğe yüklendiyse artık bunun gizliliği ortadan kalkmış demektir. Yakalanan vatan haini büyük ihtimal evdeki bilgisayarına da o usb belleği takmıştır. Ve yine büyük ihtimal kişisel bilgisayarıda diğer devletlerin istihbarat kurumları tarafından izleniyordur. Beni düşündüren şey diğer savunma sanayi kuruluşlarımız veri güvenliğine ne kadar dikkat ediyor?
Vatandaşlarının kişisel bilgilerini bile koruyamayan devletin güvenliğini tartışıyoruz...:P
Bu olaydan daha vahim olanı kozmik oda içinde sakladığımız harekat planları balyoz safsatası yüzünden şuan Yunan subaylarının elinde.


Düzeltme .Videoyu yeni izledim de o komik odada ne var ne yok bilmiyorum diyor Engin alan.Onun bahsettiği Balyozda geçen şeyler.

Ha harekat planı değişmez diyor işte onu tartışmak lazım.Meriç orada duruyorsa senin kabiliyet ve imkanların burada durmuyor işte.Gün gelir olası savaşta Meriç üzerinden geçmek zorunda kalmazsınız bile.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 20 Nis 2016, 00:11 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 09 Ağu 2015, 09:20
Mesajlar: 116
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:

Vatandaşlarının kişisel bilgilerini bile koruyamayan devletin güvenliğini tartışıyoruz...:P
Bu olaydan daha vahim olanı kozmik oda içinde sakladığımız harekat planları balyoz safsatası yüzünden şuan Yunan subaylarının elinde.


Düzeltme .Videoyu yeni izledim de o komik odada ne var ne yok bilmiyorum diyor Engin alan.Onun bahsettiği Balyozda geçen şeyler.

Ha harekat planı değişmez diyor işte onu tartışmak lazım.Meriç orada duruyorsa senin kabiliyet ve imkanların burada durmuyor işte.Gün gelir olası savaşta Meriç üzerinden geçmek zorunda kalmazsınız bile.
viewtopic.php?t=4972


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Nis 2016, 21:40 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2015, 11:40
Mesajlar: 79
Yaş:
Size devlete ait fabrikalarda ki basit bir olayı anlatayım.
Vaktiyle fabrikaların müdürleri ve yönetimde bulunan birimleri bazı firmalar ile romantik bağlar kurmuş :evil: :evil:
Ben(stajyer) ve kimya mühendisi bir arkadaşım-abim metalografi labında sacları teste tabi tuttuk.
İklimlendirme testi.
Gelen saclar paslandı.
Sonra tabi bizde gelen ürüne reddi bastık.
Aradan 2-3 gün geçti ürünün red yediğini duyan firma telefon trafiği ile romantik bağı olan müdüre haber etmiş.
Geldi ve arkadaşlar bu sac neden red yedi diye sorunca kimyacı arkadaş kutudan çıkardı ürünleri bu ürünlere nasıl onay verebilirim diye sordu haliyle.
Müdür tıpış tıpış gitti.
Sıkıntı şurada o malzeme bir toplu taşıma aracında kullanılacaktı.
Hayati değildi ve pahalı bir malzeme hiç değildi.
Ya hayati ve pahalı bir malzeme olsaydı ve müdür gibi biz mühendislerinde o firmalar ile bir bağımız olsaydı?
Bu olay bireylerin vicdanına bırakılmamalı!!!
Ya tamamen özelleşecek yada adam akıllı denetim gelecek.
Başka yolu yok.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 23 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye