TRMilitary
http://trmilitary.com/

Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar
http://trmilitary.com/viewtopic.php?f=98&t=5903
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Yazar:  AVCI [ 18 Mar 2016, 15:41 ]
Mesaj Başlığı:  Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

Merhabalar; bu başlıkta yerli silah sanayiinin eksiklerini, yapması gerekenleri bulmamız ve belirtmemiz için açtım.

Türkiye'de silah kültürü, devlet varolduğundan beri önemli bir yere sahiptir. Daha geniş çerçeveden bakacak olursak; Türk'lerdeki silah kültürü, tarih sahnesine çıkmalarından bu yana süregelen bir olgudur.

Mantıken; silahla doğup silahla yaşayan ve yine silahla ölen kısacası silahı adeta yaşamının bir parçası edinmiş bir milletin ürettiği silahlar da son derece güvenilir, kaliteli ve özgün olması gerekir. Fakat bu durum her nedense ülkemizde böyle değildir. Ben bunun nedenini Osmanlı Devleti'nin son zamanlarındaki bozulmalara bağlıyorum. Bunlar; devletin içinde ve dışında meydana gelen rüşvet ve yolsuzluklar, askerî sistemdeki bozukmalar, toprak kayıpları, ekonomik nedenler ve benzeri sorunlar olarak sıralanabilir.

O zamanlardan bu yana süregelen kolay para kazanma hırsı, yetersiz araştırma-geliştirme (AR-GE'ye verilmeyen önem); ve sonradan ortaya çıkan yerli silah üreticilerine destek olmak için(!) ithal silahlara yüklenen aşırı vergi ile oluşan haksız piyasa rekabeti ve yine aynı sebeple ihalelerde yerli silahlara tanınan toleranslar Yerli Silah Sanayii'nin gelişememesine zemin hazırlayan başlıca nedenlerdir.

Şimdi sorunlarını ve çözüm önerilerini sıralayalım.

1) Kalite ve sağlamlık: Türkiye'de şimdiki kurulu Karadeniz sahil şeritinde bulunan, KOSGEB desteğiyle kurulan bütün silah şirketlerinin ve söylenenlere göre son 20-25 yıldır MKEK'nin ortak sorunudur bu, yani tüm yerli silah üreticilerimizin... (Stoeger'ı içine katmıyorum, ne kadar yerli ve milli olduğu tartışılan bir silah şirketi.) Gerek malzeme kalitesizliği gerek yetersiz teknik bilgi (ısıl işlem gibi) ile ortaya çıkan bu sorun, silahların et kalınlığını artırmak gibi göreceli bir teknikle çözülmeye çalışılmışsa da, bu teknik hem estetiği bozmuş hem de yine çatlamaların ve kırımların önüne geçememiştir. Bu sorunun yeterli teknik bilgi ve daha kaliteli ham malzeme tedarikiyle çözülebileceği kanaatindeyim.

2) Özgünlük: Yurdumuzda üretilen tüm silah şirketlerinin (MKEK, TİSAŞ, YURT SAVUNMA (CANİK), SARSILMAZ, GİRSAN, ASİLSAN, ve batan ÜN-MAK, ARSAN, KÜSSAN firmaları) kanayan yarasıdır bu. Çoğu CZ ve Beretta klonları yapan bu şirketler; Browning'inden Daewoo'suna, Colt Python'undan S&W 686 ve Walther P88'ine kadar çok çeşitli silahların klon ve kopyalarını üretmişlerdir. Özgün yapmamalarının nedeni ne hayal gücü eksikliği ne de ekonomik sıkıntıdır. Problem, doğrudan doğruya "nasıl olsa piyasanın fiyat farkı ile kralı biziz, ne üretirsek onu zaten alıyorlar" ve kolay kazanç edinme mantığıdır. Bana göre bunu çözmenin en kolay yolu ithal silahlar ile yerli silahlardan eşit şekilde vergi alınmasıdır. Bu uygulanamıyorsa bile ithal silahların sırtındaki aşırı vergi yükü hafifletilmelidir.

3) Pazarlama ve reklam: Ülkemizde sigara ve alkol reklamlarının yasak olduğu gibi, silah reklamı da yasaktır. Fakat her ne kadar yasak olsa da, fuar ve etkinlik alanlarında firmalar stand açarak ürünlerini sergileme fırsatı edinirler. Ülke dışında da yine internet sitelerinde, silah satıcılarında ve yine fuarlarda reklamlarını yaparlar, yapmaya çalışırlar. Reklam ve pazarlama konusunu tek bir paragrafta anlatamayacağımdan maddelere bölmek istiyorum.

a) Logo: Logolarını yenileyen yerli silah firmalarımızın kuruluşlarında kullandıkları logolar tam bir facia olmakla beraber, şimdi de ondan farklı değildir. Bir tek 2 firma, Canik ve TİSAŞ logolarını iyileştirebilmişlerdir. MKEK'den fazla bir şey beklememek lazım, neticede devlet kurumu.

Canik eski:
Resim
Canik yeni:
Resim


TİSAŞ eski:
Resim
TİSAŞ yeni:
Resim



Sarsılmaz eski:
Resim
Sarsılmaz yeni(Spiderman fontları ile yazılmış yazı):
Resim


GİRSAN eski:
Resim
GİRSAN yeni (su şirketi logosu gibi):
Resim

ASİLSAN şirketinin ise bir logosu olmamakla beraber eski şarjörlerinde bir kobra figürü mevcuttu.


b) Slogan: Yurt içinde "şu kadar ülkeye veya Avrupa'ya, Amerika'ya ihracat yapıyoruz" gibi sloganlarla çok kaliteli ürün itibarı yaratmaya çalışan, sadece kandırmaya yönelik sloganlarının iç yüzü öyle değildir. ABD'deki insanlar bunları çok ucuz olduğu için alıyorlar. Hatta o kadar ucuz ki, biz aynı ülkede olduğumuz halde onlardan 2-3 kat daha fazla fiyat ödüyoruz.

Saygılarımla.

Yazar:  ilhan [ 18 Mar 2016, 23:04 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

Alıntı:
Mantıken; silahla doğup silahla yaşayan ve yine silahla ölen kısacası silahı adeta yaşamının bir parçası edinmiş bir milletin ürettiği silahlar da son derece güvenilir, kaliteli ve özgün olması gerekir. Fakat bu durum her nedense ülkemizde böyle değildir. Ben bunun nedenini Osmanlı Devleti'nin son zamanlarındaki bozulmalara bağlıyorum. Bunlar; devletin içinde ve dışında meydana gelen rüşvet ve yolsuzluklar, askerî sistemdeki bozukmalar, toprak kayıpları, ekonomik nedenler ve benzeri sorunlar olarak sıralanabilir.
Sayın Avcı çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Bununla ilgili sanırım yılmaz özdil'in ingilizlerden tüfek alma maceramızla ilgili bir yazısı vardı, bulunup eklenire faydalı olur.

Benim şahsi yorumumum ise en önemli sebep olarak osmanlı'nın sanayi devrimini kaçırmış olmasıdır.

Dediğiniz gibi, her milletin kendi karakteristiğiyle şekillenmiş özgün silah tasarımları vardır. Örneğin, japonlar çok ince hafif ama çok keskin katana gibi kılıçları kullanmaktayken, avrupa'da zırhların şövalyelerin bulunduğu ortamda büyük ve ağır kılıçlar varken, biz ise at üstünde yumru kılıçla hafif süvariye ve piyadeye üstünlük sağlamaktaydık. Fakat sanayi devrimiyle birlikte ateşli silahlar gelişti, savaşların kaderini değiştirir oldu. Biz ise bu treni kaçırdık, parayı bilime teknoloji değil saray yapmaya harcayınca tüfek teknolojisinden uzak kaldık. Sonuçta düşe düşe parçalandık. Ülkemiz yüz yıla yakın tarihi olması rağmen aslında büyüyerek gelişen değil, hala osmanlı'nın enkazından toparlanmaya çalışan bir ülkedir. Silahlarımızın özgünlüğü daha uzunca bir zaman çok mümkün olacak gibi değildir.

Yazar:  AVCI [ 18 Mar 2016, 23:25 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

Alıntı:
Alıntı:
Mantıken; silahla doğup silahla yaşayan ve yine silahla ölen kısacası silahı adeta yaşamının bir parçası edinmiş bir milletin ürettiği silahlar da son derece güvenilir, kaliteli ve özgün olması gerekir. Fakat bu durum her nedense ülkemizde böyle değildir. Ben bunun nedenini Osmanlı Devleti'nin son zamanlarındaki bozulmalara bağlıyorum. Bunlar; devletin içinde ve dışında meydana gelen rüşvet ve yolsuzluklar, askerî sistemdeki bozukmalar, toprak kayıpları, ekonomik nedenler ve benzeri sorunlar olarak sıralanabilir.
Sayın Avcı çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Bununla ilgili sanırım yılmaz özdil'in ingilizlerden tüfek alma maceramızla ilgili bir yazısı vardı, bulunup eklenire faydalı olur.

Benim şahsi yorumumum ise en önemli sebep olarak osmanlı'nın sanayi devrimini kaçırmış olmasıdır.

Dediğiniz gibi, her milletin kendi karakteristiğiyle şekillenmiş özgün silah tasarımları vardır. Örneğin, japonlar çok ince hafif ama çok keskin katana gibi kılıçları kullanmaktayken, avrupa'da zırhların şövalyelerin bulunduğu ortamda büyük ve ağır kılıçlar varken, biz ise at üstünde yumru kılıçla hafif süvariye ve piyadeye üstünlük sağlamaktaydık. Fakat sanayi devrimiyle birlikte ateşli silahlar gelişti, savaşların kaderini değiştirir oldu. Biz ise bu treni kaçırdık, parayı bilime teknoloji değil saray yapmaya harcayınca tüfek teknolojisinden uzak kaldık. Sonuçta düşe düşe parçalandık. Ülkemiz yüz yıla yakın tarihi olması rağmen aslında büyüyerek gelişen değil, hala osmanlı'nın enkazından toparlanmaya çalışan bir ülkedir. Silahlarımızın özgünlüğü daha uzunca bir zaman çok mümkün olacak gibi değildir.
Cevap verdiğiniz için teşekkür ederim.

Üstad, Cumhuriyet'in ilk yıllarında böyle olsa da, artık benim dediklerim daha ağır basmakta. Karadeniz'de kaçak imalathanelerde yakalanan eğe ve torna kullanılarak yapılmış silahlara bakarsak, gerçekten özgün modeller çıkarttıklarını görebiliriz.

Edit: Yılmaz Özdil'in yazısını buldum. Ama yasak kaynak olmasından dolayı koymuyorum.

Yazar:  çoti [ 19 Mar 2016, 17:01 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

Sayın Avcı,

İsabetli tesbitleriniz için teşekkürler.

Türk hafif silah sanayisinin fiili durumu ve problemleri genel sanayinin problemlerinde çok farklı değildir. Türk üretim kültürü otudukça ve yönetim anlayışı geliştikçe karşılaştığı problemler de azalacaktır. Avrupanın 1760 -1840 yılları arasında geçirdiği “endüstriyel devrimi” bizim ancak 1980 li yıllarda yakalayabilmemiz , onların daha 1900 lü yıllarda denediği Taylorist düşünce sisteminin çalışanı sadece makine olarak gören anlayışın işlemediğini anlamalarının üzerinden 100 yıldan fazla zaman, modern yönetim anlayışına geçişlerinin üzerinden bir kaç on yıl geçmesine rağmen biz hala modern sanayinin gerektirdiği, sürekliliği, yeniliği, ve değişimi sağlayan modern yönetim anlayışını kavrayamamızdan kaynaklanmaktadır. Bu anlayışı yakalayan şirketlerin sayısı sıfır olmamakla beraber çok azdır ve genellemeye dahil edilecek kadar çok değildir.

Dünyanın değişik coğrafyalarından bir çok kişi ile çalışma imkanım olmasından dolayı çalışanlarımızın zeka, sadakat, pratiklik konularında şu an gelişmiş olarak tabir edilen ülkelerinin çalışanlarında hiçbir eksiği bulunmamakta hatta çalışkanlık ve pratik zeka bakımından bir tık üzerinde olduğunu rahat lıkla söyleyebilirim. Ancak problem sermaye sahiplerinin yada yönetim kadrolarının değişimi arzu etmemesi, mevcut piyasa koşullarında gelirlerinin iyi olmasına güvenerek geleceğe yatırım yapmaması, fikir ve düşünce sahiplerine gereken önemi vermemesi, geleneksel aile şirketlerinde işi bilenden çok akrabalık bağları kuvvetli olanlara yetkinin verilmesi zeki olanların öne çıkmasının benim ayağımı kaydırır diye bilerek engellenmesi olarak özetlenebilir.

Ülkemizde modern makine techizatın temini bakımından herhangi bir eksiklik bulunmamaktadır. Sıkıntı 2 milyon euroluk bir makine alıp bu makinayı çalıştıracak insana eğitim, maaş, sosyal haklar yönünden yatırım yapılmamasıdır. Makinanın bakım saatleri yağ değişimleri saniye olarak aksatılmazken o makinayı çalıştıranlara 3 kuruş para çok görülmekte, sigortası bile daha düne kadar askeri ücretten yatırılarak geleceği ile oynanmaktadır. Daha sonra en modern makinalardan niye en kaliteli malın çıkmadığı konusunda toplantılar yapılmaktadır. İşinden memnun olmayan işçi sık iş değiştirmekte ve iş üzerinde uzmanlaşma sağlanamamaktadır.

Patrona değişim ve gelişim konusunda fikir verildiğinde hemen elini cüzdanına atarak cüzdan dolu gerek yok demekte ancak şartlar değiştiğinde kapısına kiliti vurarak nerde yanlış yaptığını düşünmektedir. Ar-ge ye, kalite kontrole, kaliteli malzemeye verilen para boşa harcanan masraf olarak düşünülmekte profesyonelleşmekten sadece işçinin aldığı maaşa odaklanarak maliyet düşürmek, kurumsallaşmadan ise müdür çalıştırsın ben parayı nereye harcayacağımla meşgul olayım anlaşılmaktadır.

Türkiyedeki şirketlerin yaklaşık %80 i aile şirketidir. Bunların %70 i ikinci nesile geçer. İkinci nesilden 3. nesile geçenlerin oranı ise sadece %4 tür. Bunun sebebi ise yukarıda saydığımız sebeplerdendir.

Bir mal üretilirken kalitesizleri yurtiçine pahalıya, kalitelileri ucuza yurtdışına satmak anlayışı zaten olağan dışı bir durum olmayıp, İmamın yellenmesi ile cemaatin ne yaptığı ile açıklanması gibi yabancı firmalarında Buradaki yatırımların sadece ucuz işgücünden faydalanmak ve çalışanı kendi üleklerinde hayal bile edemeyeceği şartlarda çalıştırmakla sınırlandırmaktadır.
Beyin ve fikir sahiplerine verilen değer ise hiç üzerinde konuşulacak bir konu olarak görülmemektedir.

Velhasılı kelam bu mantık çerçevesinde avrupada 400 yıllık şirket eski 200 yıllık şirket olgunlaşmış, 100 yıllık şirket yeni sayılırken bizim bu evsafta şirketlerimiz dedelerinin de aynı işi yapmasına istinaden ya çorbacı yada baklavacı olmaktadır. Daha 1980 yılına kadar 4-5milyar dolarlık ihracat yapan ülkemizinşu an içinde bulunduğumuz sanayileşmeye alışma devresini hızlı atlatmasını dilerim.

Yerli silah şirketlerinin iç dinamikleri ile ilgili olarak pek bilgiye sahip olmasamda yerli şirket olmaları itibari ile yukarıda zikredilenlerden onlarında muzdarip olduğunu düşünebiliriz. Muhtemelen bu satırları okuyan çalışanlar kendi şirketlerine de pay çıkartırken işletme körlüğüne sahip işletme sahipleride eleştirisel düşünceye kapılacaklardır. Onlara tavsiyem dünya iktisat tarihini okumaları, patronların duymalarından mutlu olduğu cümleleri sarfetmekten çekinmeyen danışmanların işine son verip hoşlarına gitmeyen cümleler söyleyip gerçekleri dile getiren danışmaları işe almalarıdır. Eğer şirketler 2 dünya savaşı sayısız ekonomik Buhran, ve bölgesel krizlerden başarı ile çıkmışlarsa mutlaka bir bildikleri vardır ve onları incelemeleri danışmanlarının süslü cümlelerinden daha çok fayda sağlıyacaktır.

Bir örnek verilmesi gerekirse Beretta 1526, Colt 1836, Wİnchester 1866, Holland And Holland 1835, Marlin 1870, Remington 1816, Walther 1886 yılından buyana nasıl ayakta duruyor diye sorulursa verilecek en kısa cevap çalışanlarına ve fikir üreten beyinlere verdiği değer sayesinde denilebilir. Zira makinan ne kadar modern olur ise olsun sonuçta onu yine bir insan çalıştıracaktır.

Saygılarımla

Yazar:  AVCI [ 25 Nis 2016, 17:04 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

Kardeş ülke Azerbaycan'da;

Zigana F'in "Zafar"
Zigana K'nın "Zafar-K"
Kanuni 16'nın ise "İNAM" adıyla üretildiğini de küçük bir not düşmek gerekir.

Yazar:  Şok [ 25 Nis 2016, 18:55 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

Reklam yapılamıyor fakat reklamın hasının yapılabileceği sosyal medya var. Bütün silah şirketleri meraklıları ile buluştuğu nokta da orası. Özellikle Facebook, Twitter ve Instagram'ı kullanarak inanılmaz kitlelere erişebiliyorlar. Taktikleri genelde çok basit(Bikinili modeller ve doğru saat). Sadece akıllı telefonun başına geçip biraz ilgi ve alaka göstermek gerekiyor. Art-15 Clothing, Griffon Industries, Glock, Multicam Pattern- Hot Shots Takvimi, Salient Arms International, sosyal medyayı kullanarak oldukça fazla yayılan şirketler arasında ve liste saydıkça uzayıp gidiyor. Bende ileride kendi şirketim için bu tip bir şey düşünüyorum. Çok esaslı reklam taktiği ne yalan söyleyeyim. :mrgreen:

Yazar:  1nsane [ 25 Nis 2016, 21:47 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

21. yüzyıl pazarlama taktikleri bence çok basit. Seks her zaman sattırır. Sosyal medya ve internet ideal ortamlar. Dolayısı ile reçete maalesef ShockXK1 üstadın dediği gibi...

Yazar:  AVCI [ 25 Nis 2016, 21:52 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

Sarsılmaz bir ara Tomb Raider kılıklı ablayla fotoğraf çekimleri yapıyordu. :)

Yazar:  BATTLESTAR [ 26 Nis 2016, 09:11 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

Bu arada bir noktaya temas etmek isterim.15 ve 16.yy'larda istanbulda kompleks bir halde bir arada bulunan tophane-i amire,cebehane-i amire,baruthane-i amire,tershane-i amire dünyanın modern anlamda ilk savunma sanayiisi olarak görülüyor. Ve eyaletlerde de bu kurumlardan bolca var. Yanlış hatırlamıyorsam 27 civarı tophane vardı üretim yapan. Ve bu büyük bir savunma sanayiisidir.

Yazar:  AVCI [ 29 Nis 2016, 15:03 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

Elemanın biri oradan buradan bulduğu fotoğraflarla video yapmış, şunu bir izleyin. :)


Yazar:  AVCI [ 13 Kas 2016, 21:44 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

Sarsılmaz ve GİRSAN firmaları web sitelerini yenilemiş.

Yazar:  tuğrulbey [ 28 Kas 2016, 15:04 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

MKE hangi sıklıkla silah alımı yapıyor yurt dışından? Sıg Sauer p245 dışında ki tüm modeller tükenmiş. Aynı şekilde Glock G26 dışında ki tüm Glock modelleri de tükenmiş. Önümüzde ki ay silah ruhsatı için baş vuracaktım. Tercih ettiğim iki marka da tükenmiş.

Yazar:  AVCI [ 28 Kas 2016, 19:15 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

Glock için Mend Savunma'ya, Sig Sauer için Birleşik LTD'ye sorularınızı sorabilirsiniz Sayın tuğrulbey.

Yazar:  AVCI [ 09 Şub 2017, 00:45 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

Bireysel Silanlanma; her Türk'ün hakkı ve görevidir, hatırlatalım.

Yazar:  AVCI [ 25 Şub 2017, 21:10 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

Sarsılmaz'dan 1, Canik'ten 2 yeni polimer geliyor. :)

Yazar:  fforfoxtrot [ 25 Şub 2017, 21:35 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

Yerli şirketlerimiz neden yivli af tüfeği yapmıyor ya da yapmasına izin verilmiyor? Halk ithal yivli tüfeğe 10 bin 20 bin Euro/Dolar ödemek zorunda mı?

Yazar:  AVCI [ 25 Şub 2017, 21:43 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Türk'lük ve Silah, Yerli Silah Sanayii Hakkında Tartışmalar

Yerli şirketlermizden biri yivli av tüfeği yapıyor zaten.

1. sayfa (Toplam 1 sayfa) Tüm zamanlar UTC+03:00
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited
https://www.phpbb.com/