TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 17 Ara 2017, 16:45

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Tabancalarda Tutukluk
MesajGönderilme zamanı: 18 Mar 2016, 10:02 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Merhabalar,

18 Mart Çanakkale Zaferini kutladığımız bugün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Allah mekanlarını cennet eder inşallah. Uğruna can verdikleri maddi ve manevi değerlere millet olarak sahip çıkılacağına inaniyorum. Aksi takdirde Çanakkelede ödenen fatura "tarih tekerrürden ibarettir" sözüne istinaden tekrardan fazlasıyla bilimum gecikme faizi ile birlikte, uygun olan ilk zamanda tahsilata konulmaya çalışılacağı, ödemenin ne ile yapıldığı aşikardır. Bu büyük savaştan ve ödenen bedelden hepimizin gerekli dersleri çıkartmış olduğuna inanıyorum. Şu an Çanakkale'de ki aynı azim ve manevi güçle mücedele eden, bizlerin ve çocuklarımızın rahat uyuması için kendi çocuklarını yetim bırakmayı göze alan ve kanını dökmekte tereddüt etmeyen tüm güvenlik güçlerimizden Allah razı olsun. Millet olarak minnettarız ve arkalarındayız.

Tabancalarda tutukluk hakkında aklıma gelen bir kaç şeyi paylaşmak istiyorum. Eksik kalan kısımlarda ise Sayın strongarmın bilgi paylaşmadaki cömertliğinden bu konuda da faydalanacağımızı umuyorum.

Bir silahın herhangi bir sebepten dolayı tasarlandığı şekilde çalışmamasına tutukluk denir. Bir silahın tutukluk yapmasının birçok sebebi olabilir. Bir silahın tutukluk yapmasının gerçek sebebi bu faktörlerin her birisinin incelenmesi ile tespit edilebilir. Tabancalar mekanik aletlerdir. İçlerinde bir çok yay, pim ve hareketli parça vardır. Bunlar zamanla aşınabilir, kirlenebilir yada kırılabilirler. Bu yüzden düzgün çalışmaları için sürekli bakımdan geçirilmeli ve temizlenmelidirler.

Tutukluk sebeplerini 3 ana başlık altında toplayabiliriz.

1-Silahtan kaynaklı tutukluklar
2-Mühimmattan kaynaklı tutukluklar
3-Kullanıcı kaynaklı tutukluklar

Silahın kendisinden kaynaklanan tutukluklar:

İğne, namlu, ejektör, tırnak, çeşitli yaylar, ve silahın diğer parçalarının deforme olması, kırılması, esnekliğini kaybetmesi, üretim hataları vs. sebebiyle olabilir.
İğne mermi kapsülüne çarparak ateşlemeyi sağlayan kısımdır. Tek parça olabileceği gibi hareketi birbirine ileten birkaç parça ve arada yer alan iğne emniyeti tertibatından oluşabilir. İleri hareketini arkasında yer alan bir yay vasıtasıyla yada horozun çarpmasıyla sağlar. İğnenin standardından kısa olması yada yayın esnekliğini kaybetmesi veya kırılması tutukluğa sebebiyet verebilir. Kısa iğne kapsüle darbe yapar ancak ateşlemeyi sağlayacak eczayı tam olarak ezemez ve ateşleyemez. Bu durumda kapsülün metal kısmında hafif bir iğne izi gözükür Gereğinden uzun iğneler ise kapsülü delerler. Bu problem delinmiş kapsül ve çıkan sıcak barut gazları dolayısıyla siyahlaşan rengi ile kolaylıkla farkedilebilir. Bu durumda özellikle yarı otomatik tabancaların bir çoğunda kullanılan Browning tipi alçalan namlu tipi kilit sistemine haiz tabancalarda iğne içine girdiği kapsül tarafından tutulur ve namlunun aşağı hareketine mukavemet gösterir, iğne izinde yukarı doğru sıyırma şeklindebir iz bırakarak kendini belli eder. Toplu tabancalarda ise kapsülü delen iğne sıkışabilir, geri gelmeyebilir ve topun dönme hareketini engelleyebilir. Bu problem ilerleyen zamanlarda iğnenin kırılmasına da sebep olabilir.

Tabancanın besleme rampasının düzgün açı ve şekle sahip olmaması silahın beslemesinde problem yapabilir ve tutukluğa sebep olur. Bu durumda şarjörden alınan mermiyi bazen atım yatağına yönlendirmez ve namluya süremez. Besleme rampası düzgün açı ve forma sahip olup ta yüzeyi uygun pürüzsüzlüğe sahip değil ise de aynı problemi yapabilir. Bu durum besleme rampasının parlatılmasıyla çözülebilir. Namlu yiv ve set tolerans miktarlarından dar yada geniş ise de bu silahın sağlıklı çalışmasını mani olabilir. Eğer yiv setler aşınmış ise yada tolerans miktarları dışında ise silah mekanizmayı çalıştırmaya yetecek basıncı oluşturamaz. Barut gazları aradaki boşlulardan kaçar, mermi ilk hızı düşer mekanizmayı çalıştırmak için gerekli geri basıncı sağlayamaz. Bazen gördüğünüz namlu ağzına fişek koyarak yapılan testlerin amacı da bu aşınmanın olup olmadığını görmek içindir. Ancak şunu da söylemek gerekir ki aşınmanın en çok olduğu yer namlu ağzı değil mermi yatağının hemen ön kısmıdır. Standartlardan dar bir namluda ise çekirdeğin namlu içinde sıkışıp kalma riski vardır. Düşük güçlü .32 kısa s&w mermi atan tabancalarda karşılaşılabilir.

Geri gelen sürgüyü yerine getiren, geri getirme yayı yada irca yayı denilen yayların gereğinden fazla sert olması sürgünün geriye doğru tam hareketini engelleyebilir. Sürgünün açılmasının geciktirilmesi kilitli silahlarda kilit mekanizması, basit geri tepmeli silahlarda ise sürgü kütlesi ve yayın sürgüye yapmış olduğu basınç engeller. Eğer bu yay gereğinden fazla sert ise yayın baskısı sürgünün geriye doğru tam hareketine karşı koyar, yay tam olarak sıkışmaz ve sürgü tam açılmadan sürgüyü kapatmaya çalışır. Bu durumda kovanın çıkartılıp atılması ve yerine taze fişek sürülmesi şeklinde özetlenebilecek döngüyü tamamlayamaz. Çok yumuşak yaylarda ise sürgüye binen stres artar gövdeye çok hızlı çarparak zamanla ezilmelere sebep olabilir. Namlu fişek yatakları bir takım toleranslar dahilinde imal edilirler. Bu hem çap hem boy hem de koniklik olarak geçerlidir. Atış esnasında barut artıkları yada toz vs. mermi yatağına birikebilir ve bu artıkla merminin yatağına rahatça girmesini engeller. Bazen farklı marka yada aynı markanın farklı lotlarında kovan ölçülerinde çok az miktarda olsa dahi değişiklikler olabilir. Bu tip mermilerinde rahatlıkla fişek yatağına girip çıkması gerekmektedir . İngilizce de ”Headspace” olarak ifade edilen mermi yatağında merminin boyun yada kovan uç kısmının dayandığı kısmın toleranslar dahilinde olması gerekir. Bu mesafenin gereğinden ileride yada geride olması namlu değiştirilmeden giderilebilecek bir problem değildir. Headspace, merminin esas alınan dayanma noktasından mermi dip tablasının dayandığı sürgü yada kama yüzeyine kadar olan mesafeyi ifade eder. Bu mesafe değişik fişekler için değişik noktalar esas alınarak hesaplanmaktadır. Bu mesafenin iyi ayarlanmadığı silahlarda mermi gereğinden fazla namlu içine girer, sürgü kapalı pozisyonda ileri geri hareket eder yada sürgünün az miktarda açık kalmasına sebep olur. Headspace mesafesi gereğinden fazla uzun olan özellikle yivli silahlarda ateşlenen merminin kovanının uzaması, yada yırtılarak ayrışması olarak kendini belli eder. Ateşlenen boş kovanının belirli kısımlardan uzaması yada daha ileri düzeyde çatlaması, şişmesi yada ayrılması silah ta headspace mesafesinde problem olduğunun işaretidir. Bu mesafeyi ölçmek için her çap için “hadspace gauge” denilen ölçme mastarları vardır ve imal edilen namlunun headspace mesafesinin uygunluğunu ölçmede kullanılır.

Namlu, sürgü ve gövde toleransının gereğinden fazla sıkı olması da bir tutukluk sebebidir. Zamanla üstte taşımadan dolayı elbise havları yada barut artıkları gibi pislikler kızakların arasına girerek birikir, sürgünün kızaklar üzerinde rahat hareket etmesini engelleyerek tutukluk yaptırabilir.

Horoz yayının yumuşak olması da bir başka tutukluk sebebidir. Yumuşak horoz yada iğne yayları ateşleme iğnesine kapsülü ezmesi için gerekli olan ivmeyi kazandıramaz. İğne önünde bulunan ve iğneyi serbest halde iken geride tutan yayda çok sert ise iğnenin hızını kesebilir, kapsülün ateşlenmesini engelleyebilir. Yine toplu tabancalarda iğnenin çıktığı deliğin kenarları içeriye doğru eğimli ise kapsül şişerek deliğin formunu alır. Bu uçları dışarıya doğru olan kratere benzer bir durumdur. Bu çıkıntılar iğne deliğine takılır ya da silahın arka duvarına sürterek topun dönmesini engeller yada zorlaştırır. İğne deliğinin tekrardan doldurularak tesviye edilmesi gerekir.

Kovan çıkartma tırnağı birkaç model hariç silahların büyük kısmında vardır. Boş kovanın ya da dolu fişeğin namludan çekip almaya yarar. Tırnağın tutuğu kovan, kovan atma tırnağına çarparak dışarı atılır. Eğer bu tırnağın ucu mermi kovanının dibindeki oluğa düzgün oturmaz ise yada tırnak kırılmış ise namludaki fişeği çekip çıkartmada problem yaşanır. Kırık kovan çıkartma tırnağına sahip bir tabancada ateşlenen merminin boş kovanı geriye doğru basınç yapan barut gazı sebebiyle dışarı atılabilir ve farkedilmeyebilir. Kırık tırnaklı bir tabancada dolu bir namlu üzerine tekrardan yeni bir fişek sürülebilir. Şajörden tam olarak çıkmayan fişek namludaki fişeğin arka kısmına dayanarak kalır. Çift besleme denilen bu tutukluk giderilmesi en zor ve tehlikeli olanlardan biridir. Bu tutukluk tipinde şarjörden tam olarak çıkmamış fişek silaha takılarak şarjörün silahtan çıkartılmasına engel olur. Namluda ve arkasında dolu bir fişek ile elde muhtemelen tornavida ya da çakı tarzı bir aletle bu tarz bir tutukluğu gidermekte oldukça tehlikelidir. Kovan atma tırnağı kırılmış, eğilmiş, deforme olmuş yada üzerindeki açısı değişmiş ise kovanı direk olarak kovan atma boşluğuna yöneltemez, boş kovan sürgünün iç taraflarına çarparak dışarı atılır, bazen de dışarı çıkmadan sıkışarak sürgünün kapanmasını önler. Boş kovanlarda meydana gelen yamuklukların sebebi kovanın boşluktan çıkmadan önce kovan atma penceresinin iç taraflarına çarpmasından kaynaklanmaktadır.

Şarjörler otomatik dolmalı silahların en hassas ve önemli parçalarından biridir. Hasar görmüş, yayı esnekliğini kaybetmiş bir şarjör silahın güvenli ve düzgün çalışmasına engel olur. İçi dolu bir şarjör ağırdır ve sert bir yüzeye düşürüldüğünde şarjör dudakları kolaylıkla eğilebilir. Dudakları eğilmiş bir şarjör silahın sık sık tutukluk yapmasına sebep olur. En üstteki fişek alındığında şarjör yayı diğer fişekleri oluşan boşluğa doğru iter. En üstteki fişek şarjörün üst kısmına çarparak durur. Yumuşak sac levhadan yapılmış şarjörlerde şarjör dudakları bu çarpmanın etkisiyle zarar görerek eğilir. Bu yüzden kaliteli yada orijinal şarjörlerin kullanılmasına dikkat edilmelidir. Silahlarda meydana gelen tutuklukların büyük bir kısmı bozuk şarjörlerden kaynaklamaktadır. TT-33 tabancalarında bu tarz tutuklukları önlemek için ayrılabilir horoz ünitesinin bir parçası olan ve şarjör dudaklarının görevini üstlenen yönlendirmeler vardır. Şarjör içindeki yay esnekliğini kaybetmiş ise şarjörün sonlarına doğru mermilere yeterli baskı uygulayamaz. Bu durum sürekli olarak şarjördeki son mermilerde tabancanın tutukluk yapması şeklinde kendini gösterir. Eğer şarjör yuvasına tam oturmamış ise, yada şarjörü silaha kilitlemeye yarayan yuvalar aşınmış ise şarjör silahın içinde olması gereken açı ve konumda bulunmaz ve mermileri namluya sürerken sürekli arıza çıkartır. Şarjör üzerinde darbelerden dolayı içeri doğru olan çukurlar yayın şarjör içerisindeki hareketini engeller hatta gerdeli şarjör içerisinde bile sıkıştırabilir. Eğer gerdel son atıştan sonra sürgü tutma mandalının pimini yakalayarak yukarı doğru itemiyor ise son atıştan sonra sürgü açıkta kalmaz. Gerdelin üzerindeki pime takılmayı sağlayan oyuk aşınmış yada yerinde olmayabilir. Kaliteli şarjörlerde gerdel kaliteli plastikten yada aliminyum gibi metallerden hassas bir şekilde işlenir. Ucuz kalitesiz şarjörlerde ise ince saçtan bükme ve kesme yoluyla yapılır. Bu durum gerdeli yakından incelemeyle kolaylıkla anlaşılabilir. Bir çok silahta şarjörün değiştirilmesi ile kronikleşmiş problemler herhangi bir tamirci yüzü görmeden çözülebilir.

Toplu tabancalarda top üzerinde bulunan yıldız dişler yada topu çevirmeye ve horoz her kurulduğunda yıldızın dişlerine takılarak dönme hareketini sağlayan kol eğilmiş, yada aşınmış ise top dönmez, dönse de fişek yatağı namlu ile aynı hizaya gelmez. Bu durumda iğne kapsülün orta noktasına vuramadığından ateşlemeyi sağlayamaz. Bu sapmanın çok az miktarda olması durumunda iğne ateşlemeyi sağlar ancak mermi çekirdeği namlunun kenarlarına çarparak yiv ve setlere oturur. Bu çarpma esnasında sarsılan silah nişan hattından çıkar, mermi çekirdeği kenarından traşlanır, hatta top ile namlu arasındaki boşluktan dışarı çapak savurarak göz gibi hassas organlarda ciddi yaralanmalara yol açabilir. Bu toptaki fişek haznelerinden birinde görülebileceği gibi birkaç tanesinde de görülebilir. Nagant tabancalarında namlu başlangıcında olan ve fişeğin içine girdiği yatak genişlemişse kovan orada genleşerek takılı kalır topun geri hareketini engeller. Topu el ile geriye çekerek kovanı sıkıştığı yerden kurtarmak gerekebilir. Bu durumda ucu fazla genişleyen boş fişeği de toptan çıkartmak da oldukça zordur.

Sürgü ve namlu üzerinde bulunan kilitleme yataklarından birisi çapak yapmış olabilir. Bunun sebebi bu yataklardan birisinin diğerinden çok fazla yumuşak olmasından kaynaklanır. Zaman içerisinde oluşan sürtünmeden yumuşak olan taraf aşınarak çapaklanma yapar ve yerine tam oturmaz.

Mühimmattan kaynaklı tutukluklar:

Bu tarz tutukluklar silaha uygun merminin kullanılmaması ya da merminin kendi kusurlarından kaynaklanır. Bir silahın kusursuz çalışması için dizayn edilmiş olduğu çap ve tipte mermiyi kullanmalıdır. 9mm Parabellum çapta bir silaha 9mmKısa Browning mermi koyduğumuzda tırnak mermiyi tutarak ateşleme iğnesinin kapsüle ulaşmasını sağlayacak, mermi ateşlenecek ancak bu merminin oluşturduğu düşük basınç silahın çalışmasını engelleyecektir. Aynı çapta ancak farklı tipteki mermilerde tutukluğa sebep olur. Tabanca için imal edilmiş 22 LR mermi yarı otomatik 22LR tüfeklere uyacak ancak oluşturduğu basınç bu tüfeklerin randımanlı çalışmasını engelleyecektir. Bursa’da uzun yıllar önce atışa gittiğim poligonda avuç dolusu para vererek aldığı 357 magnum çapta Desert Eagle marka silahını denemek için gelen birisini görmüştüm. Böyle bir silaha sahip olmanın yüzünde oluşturduğu ifade birkaç atıştan sonra değişmeye başlamıştı. Namluya mermiyi verdikten sonra atış yapıyor ancak silah boş kovanı ya dışarı atamıyor yada taze mermiyi namluya süremeden takılıyordu. Biraz mahcubiyet biraz sinirle silahı evirip çevirip her defasında aynı sonuçla karşılaşması biraz moralini bozmuştu. Bende uzaktan kendisini izliyordum o uğraşırken yere düşen boş kovanların birini alıp tahminimi doğruladım. 357 magnum yarı otomatik bir silahta 38 Special mermi kullanmaya çalışıyordu. Problemi tespit edip edemeyeceğini görmek için biraz bekledikten sonra kullandığı merminin yanlış olduğunu, 357 magnum mermi kullandığında silahın büyük olasılıkla düzgün çalışacağını söyledim. Kendisi silahı yeni aldığını, bayideki satıcının 357 magnum mermisinin olmadığını ama bu mermileri de silahta problem olmadan kullanabileceğini söylediğini anlattı. Muhtemelen satıcı toplu 357 magnum tabanca ile yarı otomatikleri biraz karıştırmıştı. Silahı satın almış olduğu kişinin kendisine verdiği 1 şarjör mermiyi hiç problem olmadan sıkınca keyfi biraz yerine gelir gibi oldu ancak karşılaştığı bu durumdan dolayı poligondan canı sıkkın olarak ayrıldı. Bu olay mühimmattan kaynaklı tutukluklara güzel bir örnektir.

Uygun koşullarda saklanmayan yada çok eski mermilerde tutukluğa sebep olabilir. Mermilerde her ne kadar nem almalarını önlemek için kapsül kenarları, kovan ağzı yada çekirdeğin kovanın içine giren kısmı laklanarak nem almasını engelleyecek bir biçimde korunmuş ise de laklaması düzgün olmayan fişeklerde barutun yada kapsülün nem alması muhtemeldir. Böyle bir durumda mermi ateş almayacak yada alsa bile çekirdeği namlu içinde sıkıştıracaktır. Uygun koşullarda saklanmış yaklaşık 70 senelik fişeklerin hiçbir problem olmadan, ilk günkü performansıyla çalıştığını gördüm. O yüzden mermiler nemsiz ve kuru ortamlarda orijinal ambalajında saklanmalıdır.Bazen kapsül yuvasından biraz aşağıda olabilir yada kapsül metali standartlardan biraz daha kalın olur ise yine iğne kapsülü ateşleyemez.Özellikle askeri fişeklerin kapsüllerinin metalinin nispeten kalın olması sık rastlanılan bir durumdur. Şarjörün yanlış bir şekilde aşırı yağlanması da yine mermileri özellikle kapsüllerini işlemez hale getirmektedir. Kapsül izolasyon lakı düzgün olmayan fişeğin kapsülüne aşırı ve gereksiz yağlanan şarjörden yağ girebilir ve ateşlemeyi engelleyebilir. Zaten kapsüllerde kullanılan civa fulminatın en büyük düşmanı yağdır. Böyle bir durum ölümcül kazalara da yol açabilir. İğnenin darbe yaptığı kapsül ateşlemeyi sağlayacak infilakı oluşturmaz yada için için yavaşça yanar. Atıcı merminin ateş almadığı zannıyla eğer silahı birilerinin yada kendisinin üzerine çevirir ise bir süre sonra için yanan kapsülün barutu tutuşturmasıyla mermi ateşlenir. Böyle bir durumda silah en az 30 saniye süreyle emniyetli bir yere tevcih edilerek beklenmeli, daha sonra fişek sürgüye manevra yaptırılarak silahtan çıkartılmalıdır.

Mermilerde imalat hataları da olabilir. Çekirdek kovandan gereğinden fazla içeride yada dışarıda olabilir, kovan ezilmiş eğik yada darbeli olabilir. Bu yüzden kullanılacak fişekleri el ve göz ile kısa bir muayeneden geçirmek her zaman faydalıdır. Yarı otomatik tabancalarda aşırı manevra yaptırılan fişeklerde tutukluk yaptırabilir. Mermi şarjörden her çıktığında şarjör dudakları kovan dip tablası kenarlarında ve kovan üzerinde boydan boya çizikler oluştururlar. Bu çizikler bazen çapaklı bir hal alırlar ve fişeğin yapısını bozabilirler. Doldurma esnasında besleme rampasına çarpmadan dolayı yada fişek yatağına oturması esnasında maruz kaldığı eylemsizlik kuvveti yüzünden çekirdek oynayabilir yada yerinden çıkabilir. O yüzden fazla manevra yaptırılan fişekleri ayırarak atışa gidildiğinde öncelikli olarak harcamakta fayda vardır.

Bazı silahlar yuvarlak uçlu-metal ceketli mermilerle problemsiz çalışabilirken bazıları küt yada oyuk uçlu mermiler kullanıldığında problem çıkarabilmektedir. Türkiyede bu tarz değişik çekirdekler ( soft point,semi-jacketed flat nose, Lead round nose gibi) ancak 357 yada 44 magnum gibi hem tüfek hem toplu hemde yarı otomatik tabancalarda kullanılabilen fişeklerde MKE de yasal olarak bulunabilmektedirler.

Kullanıcı kaynaklı tutukluklar:

Kullanıcı kaynaklı tutukluklar silahların düzgün çalışmamasında hatırı sayılır bir miktarı teşkil ederler. Silah sahibinin sorumluluğunda olan, silahın temizliğinin yapılmaması yada uygun bir şekilde yapılmamasından olan tutuklukları da kullanıcı kaynaklı tutukluklar içinde sayabiliriz. Silahın aşırı yağlanması bir tutukluk sebebidir. Genelde silahın bolca yağlandığında daha iyi çalışacağı gibi yanlış bir inanış söz konusudur.

Silah uzun süre kullanılmayacaksa ancak o zaman bu tarz bir yağlamadan bahsedilebilir. Silahın yağlanması çok ince bir film tabakadan fazla olmamalıdır. Eğer fazla yağ kullanılırsa zamanlar yanmayan barut artıkları, elbiselerden uçuşan havlar, ortamdan gelen toz vs. her türlü pislik bu yağlara yapışıp kalır. Bir süre sonra çamurumsu koyu kıvamlı bir hal alarak silahı düzgün çalıştırmaz. İğnenin çıktığı deliğin etrafında birikerek iğnenin çıkmasına mani olur yada hızını keser. Aynı şekilde sürgü ve gövdede bulunan kızak ve kanallarda birikerek sürgünün rahat hareketine mani olurlar.

Namlunun fazla yağlanması namlunun şişmesine bile neden olabilir. Atıştan sonra boş kovanların üzerinde ufak çukurcuklar şeklinde deformasyonlar görüyor iseniz namlunuzu fazla yağlıyorsunuz demektir. Soğuk havalarda fazla sürülmüş yağlar donarak yoğunlaşır, akışkanlığını kaybeder, yağlama değil engelleme görevi görürler. Yine şarjör içinde birikirse yayın yukarı hareketini engeller, gerdelin sıkışmasına yada hareket etmesine mani olurlar. Silahlar üzerinde öyle yağlar gördüm ki yağ yağlıktan çıkmış içine aldığı pislik ve üzerinden geçen zamanla aynı zift kıvamında koyu ve yapışkan bir maddeye dönüşmüş. O yüzden silahlarda aşırı yağlamadan kaçınılmalı, silahlara uygun yapılmış ve bu maksatla üretilmiş yağlar kullanılmalıdır. Gres tarzı ağır yağlar kesinlikle kullanılmamalıdır.

Toplu silahlarda barut gazının kaçmasını engellemek için namlu ile top arasındaki mesafe oldukça kısadır. Burada biriken yağ ve pislik bu kısa mesafe arasında birikerek topun rahat dönüşünü zorlaştırabilir. Silahın ateş edilirken sürgü gibi hareketli kısımlarının duvar ağaç vs. gibi yerlere dayanması da tutukluk sebeplerindendir. Silahın düzgün kavranmaması, gevşek tutulması, geri tepme ile çalışan tabancalarda geri tepmeden oluşan hareketini yumuşatarak, sürgüye aktarılması gereken enerjinin bir kısmını absorbe eder, sürgünün tam geri hareketini engelleyerek irca yayının sıkıştırılmasına engel olur. Yine kabze emniyetine haiz Colt 1911, Browning 1910/22 model gibi tabancalarda kabze emniyeti iyice kavranma suretiyle sıkılmadığı için kabze emniyeti deaktive olmaz ve horoz yada iğne harekete geçirilemez. Merminin namluya sürülmesi esnasında sürgü gittiği yere kadar geriye çekilmeli ve serbest bırakılarak bırakılarak kendi hareketiyle mermiyi namluya sürmesi sağlanmalıdır. Sürgüyü ileriye el ile sürmek yada sürgüyü yarıya kadar çekip bırakmak da tutukluğa sebep olur. Sürgüler serbest olarak hızlı bir şekilde kapanmalıdır. Bu esnada kovan çıkarma tırnağı mermi kovanı arkasındaki oluklara oturur. Yumuşak bir hareketle yerine bırakılan sürgüde sert bir yaya sahip tırnak yerine oturmayabilir. Birçok silahta açık kalan sürgüden ateşlemeyi engelleyen emniyet tertibatları vardır. Bu yüzden açık sürgüden ateşleme yapılamaz. Ateşleme sağlansa bile, oluşan basınç sebebiyle açıkta kalan kovan şişebilir, daha da kötüsü parçalanarak yüksek hızlarla etrafa saçılabilir. Şarjörün tam olarak yerine oturmaması da tutukluklara sebep olur. Şarjör yerine konulduktan sonra avuç içi ile sertçe vurarak yerine tam oturması sağlanmalıdır.

Yukarıda saydığım ve benim aklıma gelen tutukluk çeşitlerine bir çok farklı neden ve çözüm yolu daha ilave edilebilir. Bir çok kişinin başını ağrıtan sürekli tutukluklar silahı satmaya kadar gidebilmektedir. Bu tutuklukların bir çoğu herhangi bir tamirci yüzü görmeden çözülebilecek niteliktedir. Tutukluklar silahın her türlü kontrolü, temizliği ve bakımı yapıldıktan sonra hala devam ediyor ise iyi bir ustaya gösterilmelidir.


Saygılarımla


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Tabancalarda Tutukluk
MesajGönderilme zamanı: 18 Mar 2016, 15:25 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Paylaşımınız için teşekkürler sayın çoti,

Çanakkale'de dökülen kanların karşılığını bugün nerelerde aramalı. O gün karşımızda olan düşman hangi sıfatta, ne kisvede
şu sıralar. O şüheda karşısında kim, nasıl hesap verecek. Sadece dolan gözlerle nasıl dolduracağız kayıpları...

Tutukluk, ciltlerle kitap dolduracak kadar geniş kapsamlı bir konudur. Silah, mühimmat, kullanıcı ve çevre şartlarına bağlı olarak
güvenirliğine, markasına, şöhretine bağlı olmadan her tabanca veya tüfeğin bu olumsuzluğa muhatap olabileceğini söylemek
mümkündür.

Tutukuk ihtimalini, "Parça sayısı x Faktöriel" olarak ifade etmek yanlış bir söylem sayılmaz. Akla hayale gelmeyen basit bir pim,
yerini çok az terkederek tesbiti çok zor inkitaa neden olabilir. Bazılarının mekanik donanımın işleyişini takiple dahi teşhisi mümkün
olmayabilir, zira hünerlerini parça ataletine bağımlı olarak, silahın gerçek ateşlenme evresinde, gözle takibi neredeyse imkansız
biçimde gösterme temayülündedirler.

Tutukluğun teşhisinde, konuya esastan nüfuz eden bilgi birikimi şarttır. Tek tetikli bir çiftenin ateşleme prensibine yabancı bir tamirci
onun rahatsızlığına deva olamaz. Silahta her inkita, kendi şartlarıyla ortaya çıkar ve bazan ne kadar müdahale edilse de, tedavi
şansı vermeden devam edip garabetle uzaklaşarak yok olur.

İyi bir temizlik, gerektiği kadar yağlama ve bu minval üzere periyodik bakım, genelde tutuklukların büyük oranda önleyicisidir.

Populer inanç hilafına, otomatik ateşli silahlarda, şarjör, düşünüldüğü oranda tutukluk nedeni oluşturamaz. Ancak, devamlı sökülüp
takılan bir parça olduğundan, kendine yönelik darbesel girişimlerle, inkita yaratan parça veya parçaların konumunu da etkileyerek
bir süreliğine arızayı ortadan kaldırabilir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye