TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 13 Ara 2017, 14:04

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 13 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Ata sürgü kollu yivli tüfek.
MesajGönderilme zamanı: 29 Şub 2016, 12:29 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Merhabalar,


Ülkemizin en kaliteli yivsizlerini üreten kuruluşlarından Ata, sadece dış satıma yönelik, yivli, sürgü kollu tüfeğini sitesinde tanıtıma
sunmuş bulunmaktadır.

Yivsizlerde yaptığı "Venza" çıkışıyla dikkatleri çeken, ancak, neredeyse yetmiş yıllık gaz düzenleyici devreleri, gereksiz sayılabilecek
bir karmaşa ile, hareketli namlu yapılanmasıyla kombine eden, tanıtım metinlerinde, senelerdir yapmakta olduğu kinetik tanımlı tüfeklerin
çalışma prensiplerini kendine göre ve mümkün olamaz şekilde yorumlayıp harflere dökmekten çekinmeyen bu müessese, yurdumuzda
gerçekten bir ilki başarmıştır.

"Sürgü Kollu, yivli, geleneksel üretim formlarına isyan eder yapılanmada bir tüfek"...

Amerikancası "Bolt Action" olarak tanımlanan bu silahların neredeyse tamamı, savaş meydanlarında, dökülen kanlarla gelişme görmüş,
düzenleme yaşamış, son halini Mauser M98 ile ve onun bir takım güvenlik devreleri ekleriyle 1902 yıllarında bulmuş, elle dolum kabul
eden askeri tüfeklerin her türlü atış ahvalinde en uygun yapılanmayı havi türüdür. Halen, yerine göre bir kısım özellikleri, ekonomik
mülahazalarla tenzil edilmiş olarak, büyük ve uzak atış gerektiren orta boy av hayvanları için standart olarak kullanılmaktadır. Çoğu
ülkede, bu nevi faaliyetlerde başka tür tüfek kullanımı yasal değildir.

Bu tüfeklerde, şarjörden namluya besleme için genelde iki yöntem kullanılmaktadır.

- Kontrollu besleme,

- İterek besleme...

Amerikancası, "Controlled Feed" olan ilk alternatif, Mauser kuruluşu tarafından, çatışma alanlarında, stress ortamında, personelin,
doldurma işlemini tam yaptığını zannederek veya kolu yeteri mesafede arkaya çekip boşaltma sağlayıp, şarjördeki fişeğin sürüm
aralığına ulaştıramadan ileri vererek, namluya dolum yaptığını zehabıyla ya da zaten dolu olan namluya ikinci bir fişeği itelemeye
kalkarak muvaffak olamadan karşı ateşle yok yoluna gitmesi vakıalarının, telef olan personelin tüfeklerinin incelenmesi sonucu 1893
modellerinden itibaren uygulama gören bir yapılanmadır. Buna göre, kapak ön yüzü, fişek tablasının ilk temasından sonra dikey yönde
değişmeyen bir profile sahiptir. Fişek tablası, bu yüzde pürüzsüzce yükselerek, sürgü kolunun kilitten kurtarılması aşamasında yeri
sabit kalan çıkarıcı tırnağın çekme çengelinin himeyesinde yükselerek en üst konuma ulaşır ve o şekilde namluya sürülür. Fişek sürekli
olarak sürgü ön yüzüyle irtibattardır ve en geriye çekilip ejektöre çarptırılmadan ikinci bir fişek sürümü gerçekeştirilemez, Şarjörden
dolum, tüm hareket safhalarında, tamamen sürgü kolu kontrolu altındadır. Kiliitlenme tam gerçekleşmeden ateşleme iğnesi ileri
devinimine de izin vermeyen bu sistemin üretimi, özellikle, sürgü hareketine bağlı olmadan yandaki yerini muhafaza etme zorunluğu
olan tırnak, gövde arkasında sabit ejector nedenleriyle pahalıdır. Fazladan, kovan tablasındaki yeri farklı toleranslı tırnak kanalları veya
aşınmış tırnak iç yüzlü örneklerde, özellikle boş şarjörden boşaltmada inkita verebilir. Ayrıca, namluya tek olarak itilen fişeğin tırnak
tarafından kavranması hayli zorlukla gerçeklenebilir özelliktedir.

İkinci alternatif olan ve Amerikancası "Push Feed" olan yöntemde, sürgü ön yüzünde, fişek tablasının rahat oturabileceği daire şekilli
bir yuva bulunmaktadır. Tırnak küçük, kol hareketine bağlı olarak uzun eksen etrafında hareketli, genelde ejector, yay tahrikli ve sürgü
ön yüzünden dışarı uç verecek biçimde yerleştirilmiş durumdadır. Bu tüfeklerde, tırnağın fişek tablasını kavraması, ancak tam besleme
gerçekleşip fişek yatağa oturduğu zaman, biraz daha güçle sürgünün itilmesiyle mümkündür. Sistemin zayıf tarafı, dolum almış namluya
ikinci bir sürüme izin verebilmesi, kısa aralıkta atılan boş yada dolu kovanın görünümüne aldanarak şarjörden besleme safhasına ulaşma
olmadan sürgünün ileriye alınabilmesi özellikleridir. Ancak, boşaltım, son derece güvenlidir. Askeri önemi kalmayan, sadece avda kullanılan
günümüz tüfeklerinde zikredilen mahzurların fazlaca önemi olmadığı cihetinden, halen imal edilmekte olan, hatta, kol dönümüyle yerini
muhafaza eden masif tırnaklı türler dahi bu sistem üzerindedir. En son Mauser tasarımı M 2012 dahi, ekonomik sebeplerle iterek besleme
prensipli çalışmadadır.

Ata tüfeği, çok büyük bir ihtimalle, yanda hemen farkedilen sabit konumlu masif tırnak eksikliği nedeniyle, imalat erbabının farkı tefrik
özelliği olmasa bile, "İterek Besleme" üzerine bina edilmiştir. Sürgü yapılanmasına esas alınan model, iyimser bir tahminle, Mauser M12
gibi görünmekteir. Ancak, onda sürgü kolu arkasında yer alan güvenlik mandalının yeri, gövde üzerine, kol kavrama uzantısı yanına,
dışarı doğru bayağı bir çıkıntı sağlar biçimde değiştirilmiştir. Filvaki, aynı mahalde konum alan mebzul tüfek mevcutsa da hiçbirinde bu
ölçüde kazara harekete açık cirimde olanı yoktur. Tüfeğin geleneksel sürgü kollu yapılanmaya ters düşen belirgin özelliklerinden biri
budur.

Sürgü kollu tüfeklerde, genelde kundak yekparedir ve mekanizma kısmını daha mukavim biçimde kavraması yönünden, ağaç aksam,
boşaltma açıklığına çakışacak kadar yükseltilir. Böylelikle, tetik korkuluğundan ileri doğru öne uzayarak, zorlamaya başlangıç mihrakı
vermeden düz bir profil seyri elde edilir. Ata tüfeğinde, nasıl bir muhakeme neticesi ise, ağaç üst sınırı kovan atma açıkığının hayli altında
tutulmuş, tetik korkuluğu önünde alt bordür daha aşağı alınarak, hantal, kırılmaya teşne bir yapılanma getirilmiştir. Alışılmış sürgü kolu
görünümüne ters düşen bir başka husus da budur.

Ata tüfeğinde en dikkati çeken yapılanmalardan bir diğeri, geçen asrın ortalarında, ucuz üretimin bir nişanesi olan, saç kıvırma tetik
korkuluğudur. O günlerin revaçta olan üretim metodlarıyla ancak o kadarı mümkünken, bugün, özellikle kalıplı plastik, hatta çelik seri
imalat yöntemleri refakatında böyle bir sunum, kullanıcıyı önemsememek addedilebilecek, en kolay göze çarpan, en çok tenkid alacak ve
üretimin devamı halinde büyük ihtimalle ilk değişim görecek mahal niteliğindedir.

Ata yivlinin, ister istemez ucuz görünüm zehabı veren değişik bir yapılanması da kundağa oyulmuş, cidarı takviyesiz, çıplak şarjör
yuvasıdır. Bu şarjör yuvası kaç sürüm için ağaç mukavemetli olarak düşünülmüştür. Hızlı yerleştirimlere girişi kırılıp çatlamayacak mıdır.
Hangi akılla böyle korumasız bırakılmıştır, anlamak mümkün değildir. Dış satımda tüfeğin satış bedeli mutlaka hayli düşük seviyede
olacaktır. Ancak, bu kadar özensiz, ucuzluğu reklam eden yapılanmalar, ancak çok tanınmış pahalı markalarda tolerans görebilir. Ata,
her ne kadar yurdumuzda pahalı imaj sahibi ise de dışarıdaki fatura seviyesi bellidir.

Ata'nın özel sektörde ilk olan yivli tüfeğinin hemen göze çarpan, rahatzız edici unsurları bunlardır. Dışarı kulanıcılar, eğer güvenip alırlar
ise düşüncelerini alakadar bloglardan takip etmek mümkün olacaktır. Dış yorumların, daha çok ekonomiyle ve onun karşılığıyla ilgili,
sahiplerinin büyük kısmının sıradan kullanıcılar olduğu düşünüldüğünde, bunlara itibar ile, tüfeğin gerçek değerlendirilmesini beklemek
beyhude olacaktır. Ata karar vericileri, bu işe soyundular ise, bir an evvel, kendilerini standart seviyeye çıkartacak eğitim ve Dünya
görüşünü edinmelidirler. Bu kadar emek, onu mümkün kılan çok değerli yatırımlar, harcanan beyin eforu, doğru yönde değerlendirilmelidir.

Nasreddin Hoca'nın dediği gibi; "Şeker var, yağ var, irmik var... Niye helva yapamıyoruz be birader"...



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


En son strongarm tarafından 29 Şub 2016, 17:21 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 Şub 2016, 14:08 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1141
Yaş:
Elinize sağlık Sayın strongarm.

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 Şub 2016, 14:27 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayın strongarm,

Paylaşımınız için teşekkürler.

Yazınız vasıtasıyla böyle bir üretimden henüz haberim oldu ve kataloğunu inceledim.
Gez yapılanması sağ sol sapmalarını düzeltmeye uygun, ancak aşağı ve yukarı yükseliş ayarları için uygun değil gibi görünüyor. Eğer atışlar aşağı yada yukarı vuruyor ise sıfırlamada problem çıkartabilir.

Firmanın Türkiye'de üretilen ilk mekanizma kollu tüfek sloganını biraz garipsedim açıkçası. MKE üretimi mekanizma kollu keskin nişancı tüfeği zaten envanterde. Ayrıca eldeki tüfeklerin revizyonunumu yaptı yada yeni baştan ürettimi emin olmamakla beraber kırıkkale tüfeklerinide sayabiliriz.

Ayrıca seçilen slogan ulaslararası pazarlama taktiği bakımından "felaket" diyebilirim. İlk defa meknizma kollu tüfek üretmiş bir firmanın ürettiği ilk modelini almak isteyen kullanıcıların kafasında soru işareti uyandırabilir. Benim ilk aklıma gelen acemi nalbantın işi kimin üzerinde öğreneceği atasözü oldu. En azından daha uygun bir slogan bulabilirlerdi. Türkiye'de övünmek için güzel ancak uluslararası piyasada olumsuz izlenim uyandırır diye düşünüyorum.

saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 Şub 2016, 14:43 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1141
Yaş:
Gez-arpacık katalogdaki ve fuardaki tüfeklerde olmakla beraber seri üretime geçildiğinde olmayacakmış.

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 Şub 2016, 14:55 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Bilgilendirmeniz için teşekkürler sayın AVCI,
Tüfek nihai görünüm ve konfigürasyonuna kavuştuktan sonra tanıtım ve katalog dağıtım faaliyetlerine başlamış olsaydılar daha profesyonelce bir yaklaşım olurdu diye düşünüyorum.

saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 Şub 2016, 16:04 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 04 Tem 2014, 16:52
Mesajlar: 580
Konum: Tekirdağ
Yaş:
Hocam yazılarınızda pek görsel kullanmıyorsunuz.Bende siz tarif ederken zihninmde tüfeği canlandırmaya çalışıyorum :) Google da aratınca çıkan resim.
Elinize sağlık. Saygılar.
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 Şub 2016, 16:44 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Merhabalar,


Tüfek üreticilerimiz, genelde, acemilik devresi ürünlerini yerli kullanıcılar üzerinde geçiştirerek öğrenebildiklerini yabancılara ayırır,
onlardan gelen yönlendirmelerle kendilerini daha da geliştirirler. Çok cüzi güvenlik payları, gerçekte çok iş görebildiğinden, pahalı
mühimmat ve egzersiz yapma ataleti katkısıyla fazlaca atış da yapılmadığı cihetinden, fahiş üretim hatalarının su yüzüne çıkarak
kullanıcılara zarar verdiği pek görülmemiştir.

Yivli tüfekte durum farklıdır. Satış doğrudan dışarı yapılacağından, tüketiciyi aşırı koruma düzenlemeleri olan ülke kullanıcıları, imalat
hatalarını affetmiyeceklerdir. Ancak, bu konuda ruhsat, az gelişmiş, Asya, Afrika, Güney Amerika pazarlarıdır. Eğer Ata tüfeği böyle
bir yola kılavuz olacaksa, deneme tahtası kullanıcılar olarak bu ülkeler seçilecektir. Filvaki, Caracal, onun ortağı Alman Merkel dahi
bu yolu seçmişler, şanslarını sınadıkları MIM sürgülü Caracal tabancaları Pakistan pazarları halkının alınlarına çalmışlardır.

Amerika gibi, silah kullanıcıların bilinçli ve uyanık olduğu ülkelere satışta dahi, genelde tüm bildiklerini internet üzerinden dalaşa girdikleri
forumlardan öğrendiklerini zanneden günümüz o ülke alım namzetleri için dahi fazla müşkülpesent olmaya gerek kalmayacaktır. Daha
çok satış bedeli ve onun karşılığında verilene odaklı olan genel alımlarda, geleneksel yapılanmaların büyük kısmı hasır altını görecektir.
Yivli üretecek iş erbabımız bu konuda dahi müsterih olabilirler. İngiltere gibi, yivsizin kitabını yazmış ülkelerde, Ata Venza'yı öğüp göklere
çıkartan, yanlış bildiği çalışma prensibi hatırlatıldığında söyleyecek söz bulamayan bloglar, alım isteklilerine referans veren siteler
mevcuttur.

Ancak, zaman içindeki kullanımla gelecek vukuat acımasızdır. Bu nedenle, üreticilerimiz, işi baştan sıkı tutmak zorundadırlar. Bunun için
asgari prensiplere vakıf olmak şarttır. Sürgü kollu tüfekler üzerine yazılı mebzul literatür mevcuttur ve bunların bir tanesi dahi alınıp
anlaşılarak okunsa, meçhuller diyarı bir anda şavka bürünecektir. Bu kitaplara nüfuz için yabancı dil eksikliği mi vardır, yapılmışı alıp
kopyalamak, görünür yerlerini değiştirip farklı sıfata sıvamak varken kitaplara boğulmak zor mu gelmektedir, yoksa bu bir tenezzül
meselesi midir. Bunları anlamak zordur.

Ata kuruluşu, basın bültenlerinde, yivli sektöre beş milyon dolar ayırdığını ifade etmektedir. Bu meblağın bir kısmını kitaba, onu okuyup
anlayacak kıratta personele ayırmak ne kadarını alıp götürecektir.

Ata kuruluşu, en başta, Amerika'ya gidip, oralarda ciklet parasına satılan eski Kırıkkale'lerimizin en az kullanılmışlarını toplayıp ithal etse,
burada yeniden namlu monte edip, boyayıp cilalayıp onları pazara vererek işe başlasa, öğrendikleriyle devam edip kendi modelini verme
aşamasına ulaşsa daha mı kötü olurdu.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


En son strongarm tarafından 29 Şub 2016, 19:07 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 Şub 2016, 16:51 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın çıspıntır,


Paylaşımınız için teşekkürler, sizin de farkettiğiniz gibi, computer kullanımım acemi seviyesinde olduğu için, umumiyetle görsel
katkıları, değer verip okuyan diğer üyelerden bekleme durumundayım. Genel görünümde sanki, kaliteli ağaç kundak ve saç bükme
tetk korkuluğu birbirlerini tekzib eder gibiler. Belirgin "Ataarms" amblemini havi masif gövde de her an yerinden kalkıp gidecekmiş
gibi emanet görünüyor.


Saygılar,

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


En son strongarm tarafından 29 Şub 2016, 19:09 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 Şub 2016, 18:06 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1141
Yaş:
Video da benden o zaman.


_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 Şub 2016, 19:02 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın AVCI, Teşekkürler. Dikkat edilirse, 20. saniyeden itibaren korumasız ağaç şarjör yuvası içi rahatlıkla görülebiliyor. Umulur ki,
prototip çalışması tam tamamlanmadan reklam videosu çekilmiş olsun. Esas üretim bu vasıfta olmasın.

Neden onca para dökülerek vücut verilen yerli üretimleri yürekten öğemiyoruz. Bu video sarahaten anlatıyor. Bu acele niye... Nereye
ne yetiştiriyoruz belli değil. Güzelim Türk Cevizi kundağa o yarım asır öncesi hava tüfeklerini andıran saç bükme tetik korkuluğu
yakışıyor mu... Gören de tek atışlı zannedecek.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 01 Mar 2016, 09:37 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Oldukça uzun ve kaba bir görünüm veren, gövdeden uzak duran dik açılı sürgü kolu üzerinde de biraz çalışmaları gerekecek gibi duruyor.

saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Mar 2016, 08:38 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın çoti,


Sürgü kollu tüfeklerde, doğrudan yana uzantı veren bu aksamın, kazara açılma, fazla yer işgali nedenleriyle mümkün olduğunca
aşağı ve içeri alınma kademesi, çok kısa sürede gerçekleşmiş bir yaklaşımdır. Bu yapılırken, özellikle nişan hattıyla çakışmaya mani
olma amacıyla, kolay kavrama için dışa çıkıntı, ancak kolun uç kısmına eğim verilerek temin edilmiştir. Ata tüfeğinde, aşırı yana taşan
güvenlik mandalı nedeniyle kol bükümü, çok üst seviyelerden yapılmış görülmektedir. Dürbün kullanımında arzu edilmeyen bu yapılanma,
muhtemelen, tasarımın tamamının yeniden gözden geçirilmesi ile çözülebilecektir.

Her ne kadar, gelişmede sınır yok ise de, sürgü kollu tüfekler nihai hallerine son dünya savaşlarının bitiminde ulaşmış, bilinen, muhtemel
ekleri yükselen ergonomik gereklere göre detaylarda görebilecek yapılanmalardır. Bu konuda bir mamul isteniyorsa, geçmişin çok iyi
tetkik edilmesi, tasarımın, artık kusurlardan arınmış mekanik platformun kalıplarına göre verilmesi gerekir. Araştımayı sevmeyen, eline
para geçmiş heveskar grubun kafalarına göre takıldığı bir projeyi andıran, yapılanması her kademede birbiriyle çelişen bu tüfeğin, pazara
verilse kısa ömürlü olacağını, üretimde ısrar edilecekse, tamamının yeniden düzenlenip amaca uygun formda alıcılara sunulması gereğini
ifade etmek yanlış olmayacaktır.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Mar 2016, 15:11 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Merhabalar,


Genelde, teknolojiyle biraz alakadar kesimin yerli üretimi beğenmemeyi düstur edindiği inancı hakimdir. Büyük ölçüde doğruluk payı
olan bu kanaati, ahkam kesmeğe mail kuru sıkı yüklü şablon kafalı bir kesim her an pompalayarak şişirmektedir.

Konuya bu açıdan bakıldığında, Ata kuruluşunun son zamanlardaki "Özgün" çıkışlarının tenkidinde acımasız davranıldığı düşünülebilir.

Firma yetkililerinin; uzun yıllar içinde verdiği mamullerin kalitesi, müşteri hizmetleri, yükselen satış grafikleri, onların aslında samimi,
tüketiciyi düşünen kişiler olduklarını, mevcuda bize ait yenikler ekleme istek ve gayretlerini göstermektedir. Bu kişiler, kazandıkları
paranın bir kısmını kendi ürünlerini geliştirmeğe harcamışlar, hatta, arşivlerin tetkikinden anlaşıldığı kadarıyla, son on yıl içinde, Dünya,
Avrupa ve Amerika sınai mülkiyet tescil mercilerine beşi aşkın müracaatta bulunmuşlardır. Sadece bunlar için harcanan fonlar dahi
servet değerindedir. Bu kişilerin sponsoru yoktur.

O halde, çıkarılan ürünlerde gerçek alkışı engelleyen ne vardır. Elcevap; Araştırma eksikliği...Müessese, düşüncesine uygun addeddiği
yapılanmanın geçmişini, ilerki yetersizliklerinin ne olacağını düşünmeden sağlam mali yapısına güvenerek balıklama konuya dalmaktadir.

"Venza" örneğinde, tüfek cesametinde geri tepme verebilen en hafif doluların dahi, daha düşük ağırlıktaki hareketli namluda, sadece
kısa esneme yollu bir yaya karşı daha fazlasını çıkartacağı düşünülememiştir. Sürgü kollu tüfekte, savaş meydanlarında kanla, canla
özünü bulmuş bu silahların muhkem kalıplara dökülmüş şekilleri görmezden gelinmiştir.

Bu temayüle engel olunması gerekmektedir. Binbir çabayla zor zahmet kazanılmış firma varlıkları ve milli servetin hebaına mani olmak
için bu elzemdir. Kuruluş, reklama harcadığının bir kısmını yetenekli personel bulma ve tutmağa yönlendirmeli, onların dahi çalışmalarını
güvenilir dış araştırma müesseselerinde tahkik ettikten sonra işe başlamalıdır. Personelin mutlaka yurtiçinden sağlanması gerekmez.
Ancak, yalnızca dış kaynaklara bağlı kalınmamalıdır. Fırsat bulduğu zaman bu kesimin, "Sülün Osman"a taş çıkartacak üçkağıtcılığı
sergilediği çoğu örnekle barizdir.

En gelişmiş canlı varlık "İnsan", bahşedilmiş aklıyla daha basit bünyedeki başkalarının yeteneklerine erişip geçebilir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 13 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye