TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 21 Oca 2018, 15:10

Tüm zamanlar UTC+03:00


Üye alımı belirsiz bir tarihe kadar kapatılmıştır,mail yolu ile ve ya sosyal hesaplar üzerinden taleplerde bulunmayınız.

Resim
Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 12 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 05 Şub 2016, 17:52 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 673
Yaş:
Merhabalar,



Seri olarak yüksek adedde üretilen ilk yivsiz otomatik tüfek FN A5'te, 1904 yılından itibaren, otomatik beslemede şarjörü devreden
çıkaran bir mandal yapılanmasına yer verilmiştir. Amerikancası "Magazine Cut Off" olan bu düzen sayesinde, namludaki fişeği, hazne
muhtevaından farklı biriyle değiştirme imkanı getirilmiştir. Filvaki, FN mühendislerinin Browning tasarımı A5 üzerinde gerçekleştirdiği
bu mekanizma bir yeniik değil, 1888'den itibaren piyade tüfeklerinde, tek ve mükerrer atış alternatifleri için yapılagelen bir uygulamadır.

A5 şarjör kesici mandalı, etkinleştirildiğinde, fişek çıkışını kapatmakta, böylelikle geri çekilen sürgünün en arkada takılı kalmasını
sağlayan mandalı devre dışı bırakacak itişi gerçekleyecek kütle sevki olmadığı cihetle, boşalan namluya, AÇIK KALAN kapak takımı
engel teşkil etmeden istenen bir fişek sürülüp, kapak salma düğmesine basılarak tüfek kısa sürede atışa hazır ahvale getirilebilmektedir.

Burada dört eylem mevcuttur;

- Namludaki fişeğin tahliyesi,

- Şarjörden beslemenin mekanik olarak engellenmesi,

- İstenen fişeğin elle sürülmesi sırasında kapağın kendiliğinden AÇIK KALARAK kullanıcıya mani olmaması,

- İstendiğinde kapak salma düğmesini etkinleştirerek silahın atışa hazır duruma getirilmesi.

Kapak takımının geride açık kalarak telaş veya stress altındaki kullanıcının istediği fişeği seçip elle dodurmasına engel olmaması, düzenin
tesis gayesininin en önemli evsafıdır. Aksi halde, tüfek sahibi, bir eliyle kapağı kurma kolundan çekili tutarak açık tutmağa çalışacak,
tek eliyle diğer bir fişeği hazır etmeğe gayret edecek, çabasında başarılı olamazsa acil durum nedeni aciliyetini kaybedecektir.

Öte taraftan, otomatik yivsizlerin zuhura başladığı zamanlarda, İtalyan Hükümeti, şarjörden namluya ilk beslemenin ancak bilinçle ve
istenerek yapılmasını temin için, bu ahvalde kazara vukubulabilecek kapak hareketleriyle istenmeyen dolumlara ve kazalara engel olma
amacıyla bazı düzenlemeler getirmiştir. Buna binaen imal edilen yivsiz otomatiklerin hemen tamamında, namluya ilk dolum ancak kapak
geri çekilip, açılan tahliye açıklığından elle yapılabilmektedir. Sonradan, özellikle tüfeklerin dış satımı yapılan ülkelerde anlam verilemeyen
bu uygulamayı mekanik olarak gerçekleştiren "Fişek Sevk" devreleri yapılmıştır. Bu düzeni havi yivsizlerde, söylenen mekanizma etkin
hale getirilmeden, sabahtan akşama kapak geri ileri hareketi sürdürülse bile şarjörden namluya fişek besleme mümkün olamamaktadır.

Bugün çoğu kişi nezdinde fişek sevk devreleri, şarjör besleme kesicisi gibi mütalaa edilmektedir. Otorite titrindeki Amerikan zevatın
çoğunun dahil olduğu bu kanaat külliyen yanlıştır.

Filvaki İtalyan Beretta kuruluşu, zikredilen iki devrenin farklı fonksiyonlarını tebarüz gayesiyle, tüfeklerini hem fişek sevk, hem de şarjör
besleme kesici mandallı olarak imal etmektedir. Ancak, işleyiş farlılığını özellikle belirtmediği için kargaşa halen devam halindedir.

Fişek sevk mandallarını şarjör besleme kesicilerinden ayıran en önemli fark, onların, kapağı geride açık tutma özelliklerinin olmayışıdır.
Böylelikle, zaten acele ahvalde namludaki fişeği kapağı çekip alarak istediği bir başkasını sürme telaşındaki kullanıcıya fazladan, kapağı
el marifetiyle geride tutma külfeti yüklemekte, aciliyet tahtında iş görmesi beklenen bu fonksiyonu amacından uzaklaştırmaktadırlar.

Bu özelliğin karıştırılmasında açıklığı hiç düşünmeyen kuruluş Benelli'dir. Firma, bu şekilde, doldurmada, bilmeyenler yönünden çok büyük
handikap olan, riskli, stress ortamda hayati önemi haiz bu faktörü, sanki av ve spor ortamında imtiyaz veren, şarjör besleme kesicisi
özelliği gibi göstererek, güvenlik güçleri isteklerine göre tasarlanan M4'e dahi monte etmeği başarabilmiştir. Saniyen, bizzat yutturulan
besleme kesicisi devresinin dahi pratik hayattaki değeri büyücek bir soru işaretidir. Domuz avında namludaki tek kurşunu lahzında
değiştirivererek saçmaya tahvil eden ve gördüğü kuşa ateş eden avcı, muhtemelen arkadaşlarından övgü yerine, av düzenini bozduğu
için küfür veya dayak yiyecektir.

Benelli, tabir caizse, bir anda yıldızı parlayarak, üretmekte olduğu hızlı motorsiklet süratiyle yükselen imajının üzerini örttüğü av felsefe
ve bilinci işbilmeziğini, pompalı tüfeklerinde de gösterme çabasıyla, bu kere gerçek şarjör besleme kesici devresini, uygulaması biraz
zor biçimde pompalı tüfeklerine de tatbik etmiştir. Aslında, çoğu pompalıda olduğu gibi, yerçekimine bağlı şarjörden besleme zaafı
sayesinde, bu, gereksiz bir teferruattır zira, kovan atma açıklığı aşağı bakar durumda geri çekilen kapak, şarjörden fırlayan fişeği zaten
namluya sürmeden tüfekten aşağı yolcu edeceğinden, namluya istenen bir fişeğin elle sürülmesi, zikredilen devrenin dikkatle
işletilmesinden kolay olacaktır.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Şub 2016, 02:15 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 30 Haz 2015, 00:43
Mesajlar: 2
Yaş:
[/quote] "Aslında, çoğu pompalıda olduğu gibi, yerçekimine bağlı şarjörden besleme zaafı
sayesinde, bu, gereksiz bir teferruattır zira, kovan atma açıklığı aşağı bakar durumda geri çekilen kapak, şarjörden fırlayan fişeği zaten
namluya sürmeden tüfekten aşağı yolcu edeceğinden" [/quote]

Sayın strongram, Bahsettiğiniz durum Winchester sxp de mümkün olmamakta. Fişeğin tahliyesi amacıyla kullanılan bombeli yaprak yay, fişeğe baskı uyguladığından kovan atma penceresinin yere bakar durumda olması, bu anlamda bir önem arzetmemektedir.

Lakin bu durum, tüfeğin yer çekimi etkisinden bağımsız olarak , doldurma esnasında fişeğin namluya sürülmesinide garanti ettiğinden, bunun bir avantaj olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz.

Saygılar.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Şub 2016, 03:02 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1141
Yaş:
Alıntı:
"Aslında, çoğu pompalıda olduğu gibi, yerçekimine bağlı şarjörden besleme zaafı
sayesinde, bu, gereksiz bir teferruattır zira, kovan atma açıklığı aşağı bakar durumda geri çekilen kapak, şarjörden fırlayan fişeği zaten
namluya sürmeden tüfekten aşağı yolcu edeceğinden"

Sayın strongram, Bahsettiğiniz durum Winchester sxp de mümkün olmamakta. Fişeğin tahliyesi amacıyla kullanılan bombeli yaprak yay, fişeğe baskı uyguladığından kovan atma penceresinin yere bakar durumda olması, bu anlamda bir önem arzetmemektedir.

Lakin bu durum, tüfeğin yer çekimi etkisinden bağımsız olarak , doldurma esnasında fişeğin namluya sürülmesinide garanti ettiğinden, bunun bir avantaj olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz.

Saygılar.
Oo Sn. Şekerlioğlu sizi burada da görmek güzel. :)

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Şub 2016, 03:23 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 30 Haz 2015, 00:43
Mesajlar: 2
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
"Aslında, çoğu pompalıda olduğu gibi, yerçekimine bağlı şarjörden besleme zaafı
sayesinde, bu, gereksiz bir teferruattır zira, kovan atma açıklığı aşağı bakar durumda geri çekilen kapak, şarjörden fırlayan fişeği zaten
namluya sürmeden tüfekten aşağı yolcu edeceğinden"

Sayın strongram, Bahsettiğiniz durum Winchester sxp de mümkün olmamakta. Fişeğin tahliyesi amacıyla kullanılan bombeli yaprak yay, fişeğe baskı uyguladığından kovan atma penceresinin yere bakar durumda olması, bu anlamda bir önem arzetmemektedir.

Lakin bu durum, tüfeğin yer çekimi etkisinden bağımsız olarak , doldurma esnasında fişeğin namluya sürülmesinide garanti ettiğinden, bunun bir avantaj olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz.

Saygılar.
Oo Sn. Şekerlioğlu sizi burada da görmek güzel. :)
Çok teşekkür ederim, Sayın AVCI. Çok uzun zamandır takip ediyorum, Sivil bir meraklı olarak. Sizide görmek çok güzel. Saygılar.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Şub 2016, 03:40 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1141
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
"Aslında, çoğu pompalıda olduğu gibi, yerçekimine bağlı şarjörden besleme zaafı
sayesinde, bu, gereksiz bir teferruattır zira, kovan atma açıklığı aşağı bakar durumda geri çekilen kapak, şarjörden fırlayan fişeği zaten
namluya sürmeden tüfekten aşağı yolcu edeceğinden"

Sayın strongram, Bahsettiğiniz durum Winchester sxp de mümkün olmamakta. Fişeğin tahliyesi amacıyla kullanılan bombeli yaprak yay, fişeğe baskı uyguladığından kovan atma penceresinin yere bakar durumda olması, bu anlamda bir önem arzetmemektedir.

Lakin bu durum, tüfeğin yer çekimi etkisinden bağımsız olarak , doldurma esnasında fişeğin namluya sürülmesinide garanti ettiğinden, bunun bir avantaj olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz.

Saygılar.
Oo Sn. Şekerlioğlu sizi burada da görmek güzel. :)
Çok teşekkür ederim, Sayın AVCI. Çok uzun zamandır takip ediyorum, Sivil bir meraklı olarak. Sizide görmek çok güzel. Saygılar.
Benim nick'im tt forum'da AVCI değil, yanlışlık olmasın. :)

Saygılar.

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Şub 2016, 04:02 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 673
Yaş:
Sayın şekerlioğlu,


Kimi pompalı modellerinin zikredilen özellikten ari olduğu, "Bazı" ayırımı ile metinde belirtilmiştir.
Nitekim, Winchester 1300, yana kovan boşaltmalı çok nadir örneklerden biridir. Aslında sınıfının en
gelişmiş tasarımı sayılabilecek bu tüfek, sizin zikrettiğiniz köprü yaylı ejectorle, yerçekimine bağımlı
olmayan besleme yanında, pompa hareketinin ilk yarısında kullanıcıya nisbeten daha güçlü bir
geri çekme verdirip bunu daha arka yolda devam ettirterek sınıfının müzmin hastalığı olan, kısa
pompa vuruşuna özellikle şarjörden namluya ilk beslemede engel olmakta, mükerrer atışlarda,
geri tepme gücüne karşı kapak ve kilit grubunun, devinimin sonlanması aşamasına reaksiyonunun
yarattığı ataletle boşaltma ve doldurma daha da güven kazanmaktadır. Aynı gövde üzerine monte
20 Gauge örnekler, maalesef, bu özelliklerin bir kısmından istifade edemezler.

Bütün pompalı tüfeklerde, her daim doldurmaya engelsiz açık olan şarjör girişi hemen iç yanındaki
mandala basıp doluma hazır fişeği dışarı alarak, yerine istenen türü sürüp ardından hızlı bir pompa
vuruşuyla acil mühimmat değişimini sağlamak mümkündür.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Şub 2016, 09:37 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 673
Yaş:
Merhabalar,


Şarjörde bekleyeni değil, istenen başka bir fişeği acilen namluya sürme gereği, yivsizlerde, nadiren başvurulabilecek bir
uygulamadır. Silah mekaniğine biraz ünsiyeti olanlar yönünden, hazne tam dolu olmadıkça, zikredilen işlemin abartılacak
yönü mevcut değildir. Yapılacak şey, sadece şarjöre istenen fişeği sürüp kapak takımına geri ileri hareketi vermek olacaktır.

Tam dolu şarjörlerde aynı işlemin yapılabilmesi için öncelikle haznede doldurulmayı bekleyen ilk fişeğin boşaltılması icap
edecektir. Pompalı türlerde olduça rahat bir uygulama sayılabilecek bu işlem, otomatiklerde aynı kolaylıkta olmayabilir. Zira
ekseriyetinin besleme girişini "kaşık" tabir edilen şarjörden namluya yükleme levyesi kapattığı gibi, hazne çıkışını düşen horozla
açma özelliğindeki türler ve dışarıdan şarjöre giriş için sürgü salma düğmesine basma gereği olan başkalarında zikredilen işlemi
aciliyet ortamında başarabilmek hayli zordur.

Öte taraftan, pompalı taifesinin büyük bölümüne cari olan, kovan atma açıklığını aşağı çevirerek kapağı çekip namludaki
fişeğin ve şarjörden çıkarak yerçekimiyle dışarı düşenin ardından namluya isteneni sürerek kapatma ameliyesi, otomatik
olanların büyük kısmında mümkün olamıyacaktır. Zira, bu eslihanın bir kaç istisna dışındakileri, şarjörden yay gücüyle kaşık
üzerine fırlayan fişeğin, yan iç taraftaki kapağı geride tutma mandalını devreden almasıyla çalıştığı cihetle onun yayı cebiryle
yerlerinde müsbit ahvalde olduklarından yerçekimi etkisiyle mahallerini terketme ihtimalinden masundurlar. Bu nedenle, şarjör
besleme kesicilerini, otomatik türlerin bir aksesuvarı olarak kabul etmek hatalı sayılmayabilir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Şub 2016, 12:28 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayın strongarm paylaşımınız için teşekkürler.

Şarjör besleme kesicilerin av tüfeklerinde pratik değeri tartışılabilir iken bahsettiğiniz gibi 1.dünya savaşı öncesi piyade tüfeklerinde pratik uygulamada fayda sağladıkları gözükmektedir.ingilizler lee metford ve lee enfield tüfekleri ile, norveçliler krag jorgensen ile, amerikalılar springfield 1903 ile şarjörlerini son ana kadar dolu tutarak tek tek atış imkanı veren bu uygulamadan faydalanırken ecdadımız osmanlı askerleri de mauser 1893 modeli ile bu sistemi kullanmışlar, yaklaşan düşman askerlerine uzak mesafelerden tek tek doldurarak atış yaparken ihtiyaç duyulan son kritik ana kadar silahlarının şarjörlerini dolu tutmuşlardır. muharebe ortamının stresinde ve savaşın kızıştığı anlara kadar silahı dolu tutulmasının sağlanması yapılış gayesi olarak gözükmektedir.

saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 Şub 2016, 09:25 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 673
Yaş:
Sayın çoti,


Paylaşım için teşekkürler. Mauser gelişiminde, tek sıradan çift sıralı fişek dizilişinde ve "Kontrollü Besleme" uygulamasında ilk
olan Model 1893, aynı zamanda, bu markanın, dumansız barut dolum kullanımında şarjör kesici mekanizmalı, Türkler için
yapılmış tek modelidir. İlgi çekici olan husus, özellikle şarjörden besleme esası üzerine çalışan ve tırnağı bu amaçla tasarlanmış
"Kontrollü Besleme" yaklaşımının, namluya elle dolum imkanı sağlayan şarjör kesicilerle kombinasyonu ve güvenle çalışmasıdır.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 Şub 2016, 12:47 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayın strongarm,

1893 model Türk mauser'lerinin sürgü tam kapanmadan ateşlemeye vakıf olabileceği ve sürgü tam kapanmadan parmakların tetikten uzak tutulması konusunda uyarılar yer alıyor.Paul Mauser'in böyle önemli bir noktayı atlamış olması biraz uzak bir ihtimal gibi duruyor. Yurtdışında Özellikle çok ucuz fiyata ve bol miktarda bulunan ve meraklılarıda bolca olan bu silah hakkında yapılan bu yorum silahın barındırdığı bir handikapmıdır yoksa geçen zaman içinde aşınmadan kaynaklı bir takım fonksiyonların yerine getirilememesi ile alakalı olabilirmi?

Teşekkürler

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 Şub 2016, 15:36 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 673
Yaş:
Sayın çoti,


Yurtdışında saygıdeğer hükümetimizin ciklet parasına elden çıkardığı için bolca bulunan ve çalışma düzeni olarak daha sonraki
Model 1998'e çok benzeyen 1893 Türk Mavzerleri, otoritelerce en gelişmiş sürgü kollu tüfek olarak kabul edilen M98'de dahi
1901 yılından sonra uygulanmaya başlayan ek bir güvenlik yapılanmasını ihtiva etmediği için, kullanıcılarında her iki silahın aynı
düzeni muhtevi olacağı öngörüşüyle hatalı davranışlar görülebileceği kuşkusuyla böyle bir ikaza gerek duyulmuş olmalıdır.

Zikredilen yapılanma, ateşleme iğnesi yayının ön desteği üzerinde sürgü gövdesi içindeki karşı yuvalara, ancak kapağın tam kapalı
durumuna çok yakın ahvalde oturarak kapsüle ulaşım sağlayan integral takozlardan ibarettir. Böylelikle, silahın tam kilitlenmeden
ateşleme vermesinin önüne geçilmiş olup, 1893 modelleri, çağının bütün diğer sürgü kollu piyade tüfekleri gibi bu özellikten aridir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Şub 2016, 01:02 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayın strongarm,

Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim.

Eldeki silahları yanlış hatırlamıyorsam tanesini 20-30 dolar gibi bir fiyata sattıklarını okumuştum. Şuan 100 dolar ila bir kaçyüz dolar arasında Amerikada bolca satılıyor. Saygıdeğer büyüklerimiz ! Maalesef sattıklarının silah değil bizim tarihimiz olduğunun farkında değillermiş. Bu tüfekleri İstedikleri fiyatın 20 katına Türkiye’de satmış olsaydılar bir imparatorluğun çöküşü ile yeni bir devletin doğuşunda mücadele etmiş dedelerinin silahları kıymetini fazlasıyla bilecek ve hak ettiği değeri verecek torunlarının ellerinde olacaktı.

saygılarımla


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 12 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye