TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 12 Ara 2017, 13:24

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 20 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Silahcılarımızın Geleceği.
MesajGönderilme zamanı: 04 Şub 2013, 13:38 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Merhabalar,




Halen, tabanca ve yivsiz tüfek üretiminde, yer sahibi olduğumuz bir gerçektir. Gelecekte bu konumun muhafazası mümkün
olabilecek midir. Bunun tetkiki için, yarım asır kadar gerilere gidip, Dünya geneline bakmak faydalı oacaktır.

Geçen asrın yarısından bir on yıl kadar daha sonra, Dünya bireysel silah tüketim ve tercih karar merkezi, yine Amerika idi.

Bu ülke, kendi kıtası dışında esas tahribatını gösteren iki büyük savaştan galip çıkmış, savaşların verdiği ivme ile sanayiin
neredeyse doruğuna çıkmış, fakirleşen Avrupa ve Asya ülkelerinin harp sonrası kaynaklarını yok pahasına alıp ticari meta
halinde yurttaşlarına akıl almaz ucuzlukta satma koşuşturmacasında olan bezirgan taiesi ile dolmuştu.

Halka sunulanlar arasında, hükümetin el koyduğu mağlup ülkeler silahlı kuvvetler envanteri yanında, kendi ihtiyaçlarının
çok üstünde ürettiği silah ve mühimmat da yer alıyordu. Muhtemelen, seri ihalelerle bezirgana açılan bu çok büyük
envanter, çok kısa sürede, ülke silahseverlerini, hayli değişik Avrupa ve Uzak Doğu Asya ürünleri ile karşı karşıya getirdi
ve empati oluşturdu.

O zamanların Amerika'sında, populer yivsiz tüfekler, pompalılar ve daha küçük oranda otomatiklerdi. Çifteler çok düşük
bir kullanım oranına sahiptiler. Tabancalarda tercih, genellikle revolverlerden yanaydı, ancak, gerek el konulan çok değişik
Avrupa ve Japon otomatik türleri ve gerekse onlardan biraz daha pahalı satılan hükümet ihtiyacı fazlası, kullanılmış Colt
1911'lerle, tercih düzeyi, bu türlere doğru değişim temayülündeydi.

Tabancalarda, genel kalibre tercihi, çok ucuz ihtiyaç fazlası mühimmat nedeniyle, .45 ACP, ancak, rahat kontrol nedeni
ile, basit geri tepmeli türlerin kullanıldığı, .32 ACP ve .380 ACP çaplarındaydı. Çok ucuz savaş artığı Avrupa türleri, değişik
sistem ve görünüşleriyle ilgi uyandırmıştı ve silahseverler, bunların, hiç kullanılmamış, yeni olanlarına da yüksek talep
oluşturmaktaydılar. 1960 sonrası, mağlup Almanya üzerindeki silah üretim kısıtlamasının gevşemesiyle, daha yüksek fiatlı
olmalarına rağmen, kaliteli olan bu ülke ürünlerine de yönelim başlamıştı.

Sıradan Amerikan silahseveri için, çifteler, sadece değişik bir yivsiz tüfek çeşidi olarak görülüyordu. Avda sağladığı çok
hızlı iki ardarda atış, Amerikan avcıları için değişik bir yaklaşımdı. İlk planda kaliteden çok fiat tercih nedeni gibi görülmekte
idi. Ekonomilerini düzeltme kaygısında olan Avrupa ülkelerinden, İspanya, Belçika, Fransa, İtalya ve Almanya gibi ülkeler,
çok kaliteli ürünler verdikleri bu sektörde, keşfedilen yeni pazara mal vermek için, mümkün olan en uygun kalitede, ucuz
çifteler imal edip Amerika'ya ihraç etmeğe başladılar. Bunların yanında, aynı türün çok kaliteli olanlarının mevcudiyeti de
opsiyonel olarak sunulmaktaydı.

Amerikan evlerinin yapım şekli, fabrikasyon ağaç karkas ve prese panolar birleşimi gibiydi. Bu nedenle, çok sevilen ve o
nisbette kullanılan tabancaların, ateşlenme halinde, duvarların epeyini delip geçerek masum kişilere zarar vermesi yüksek
olasılılkta bulunduğundan, seçilen kalibrelerin nisbeten güçsüz ve onu kullanan tabancaların da ucuza mal olan, basit
geri tepmeli türden oluşu tercih ediliyordu. Genel Avrupa üretim tercihi de bu yönde olduğundan, yeni tabanca alımlarının
büyük oranı, oldukça kaliteli yapımları ucuza sunan, İspanyol, İtalyan ve Fransız markaları lehine gerçekleşmekteydi.
Özellikle, Colt 1911 yapılanmasını, adeta pantoğrafla küçültmüş İspanyol türleri iyice yüksek talep görmekteydi.

Avrupa markalarının avantajlı pazar durumları, gittikçe yükselen hayat standartları, azalan doğal kaynaklar ve bunlara
ilişkin yükselen üretim maliyetleri, değişik ve tahripkar boyut kazanan terör olayları, hem Amerika ve hem de Avrupa
halkları için yükselen tüketici hakları, bunun yanında, inkar edilemiyecek kadar bariz hale gelen çevre kirlenmesi refakatı
ile, geçen asırın son çeyreğine kadar devam edebildi.

Yivsiz tüfeklerde, Amerikan kullanıcısı, çifte kategorisinde, kalitenin fiattan çok daha önemli olduğunu kavramıştı. Öte
taraftan, terör olayları paralelinde değişen polis tabanca çapı tercihi, ibreyi, neredeyse standart olan, kilitli sürgü kullanım
mecburiyetli yapılanma gerektiren, 9mm Parabellum kalibresine tevcih etmiş gibiydi.

Kaliteli çifte imalatı ucuza maledilemiyordu. Bunun yanında, güçlü yapılandırma gerektiren 9mm Parabellu çaplı tabancalar
üretimi de aynı mealdeydi.

Zamanın üretim imkanları, ekonomi gerektiren serileri ucuza maletme yöntemlerinden henuz gerektiği kadar nasiplerini
alamamışlardı. Çifteler için pahalı ve emekyoğun el işçiliği, güçlü tabancalar için tesfiye yoğunluklu kaliteli mesai gereği
mevcuttu.

Yükselen hayat standartları ile, bunlara yeterli ucuzlukta malzeme ve işçilik temin edemiyen Avrupa markalarının çok
büyük kısmı kısa sürede işyerlerini kapatmak zorunda kaldılar.

Bu sıralarda, ülkemizde bireysel silah üretimi hiç de ele gelir bir seviyede değildi. Özellikle Konya ve Düzce mıntakalarında
hevesli amatör üreticilerin yapımı olan tek kırma ve bazan çifte yanında, tabanca sektöründe tekel bir devlet teşekkülü,
Karadeniz mıntakasında yoğunlaşmış, kabiliyetli ancak cahil üreticilerin amatör ev işi illegal yapımları bulunuyordu.

Ancak Batı düşünce sistemi hiç boşa vakit harcamıyordu. Özellikle otomativ sanayiine hizmet amaçlı, seri üretime dönük
kalıplı imalat için, kısa sürede geliştirilen, firesiz ve otomasyona dayalı ve akıl almaz oranda yükselen elektronik desteği
ile, CNC tezgahlar, toz metal kalıplama ve firesiz hassas döküm metodları, komplike parçaların yapımında, hafif silahlar
için de kolaylıklar getirmekteydi.

Yaşamlarını sürdürebilen Batı silah üreticileri yanında, bizim amatör müteşebbislerimiz de, özellikle yivsiz tüfek üretimi için
bu yeniliklerden istifade ile ve o zamanın yasal kolaylıklarından faydalanarak üretimlerini geliştirdiler. Devlet desteği ile
tesis edilerek legal hale getirilen Karadeniz tabanca üreticileri de aynı yönde bir uygulama içindeydiler.

Özellikle Amerika'da çok detaylanıp hassasiyet kazanan tüketici hakları, hukukçu simsarların da istismarı ile, hafif silah
üretimini, bu ülkede, neredeyse deveye hendek atlatma raddesine kadar taşımıştı. Olmadık nedenlerle akıl almaz tazminat
talepleri alan üreticiler, adım atmaktan korkar hale gelmiş, aracı taifesi, üretimi, çevre kirliliği ile yamayacak yeni yöreler
arayışı içine girmişlerdi.

Tabanca ve tüfek üreticilerimiz, konum ve kabiliyet olarak, muhtemelen, bu arayış özelliklerine uygun vazıflar içeriyor
olmalılardı ve özellikle tüfekçilerimizi yıldırıp sindiren , iç pazarı söndüren yasal düzenlemelerin de yardımıyla, amatörce
açılmaya çalışılan dış pazarlarda, Amerikan aracı simsarları ile bir kesişme sağlandı.

Önceleri aheste ve bilmemezliğin getirdiği acemiiklerle başlayan dış satımlar, yabancı eksperlerin, anladıkları ve talep
ettikleri kadar yönlendirmeleriyle gelişip büyüdü ve zaman içinde, fiatına göre son derece elverişli mal konumuna kadar
geldi.

Bu arada, tabii olarak, Avrupa çifte yapımcıları da yükselen üretim teknolojisinden istifadeyle tesilerini geliştirmekten
geri kalmadılar. İspanya'da eskiden üretimlerini ucuzlatma zorunda kalan bakiye üreticilerin hemen hepsi, kaliteli üretim
veren müesseseler haline geldiler. Aynı teknoloji imkanlarını kullanan, İngiltere'de, çok pahalı türde örnekler veren
müessese sayısı görülür şekilde artarken, bu trend biraz daha yüksek seviyede İtalya'da gerçekleşmekte gecikmedi.
Ancak tabanca üreticileri için, geriye dönüş mümkün olamamıştı.

İspanyollar dahil bütün yabancı ülke yapımcıları, özellikle çifte yapımında kendi ekollerine sahiptiler ve onları daha da
geliştirerek pahalı ve çok kaliteli örnekler vermeğe devam halindeydiler. Mükerrer atışlı şarjörlü türlerde bütün gelişme,
oldukça önemli yeniliklerle, İtalya merkezliydi.

Tabanca üretimi gelişmeleri de yüksek teknoloji paralelinde, Avrupa kökenliydi. Bunun yanında, bütün Dünya'da, bireysel
silahlanma karşıtları, demokratik haklarını yerine göre istismar ederek, tabanca üretiminin yaygınlaşmasına dolaylı biçimde
engel oldular.

Diğer taraftan, sadece dış görünümünü değiştirebildiğimiz tabanca ve tüfek ürünlerinde, aynen Dünya Klasmanında yer
almakla öğündüğümüz Otomotiv sektöründe olduğu gibi, kendimize ait bir yaklaşımımımız mevcut değildi. Tamamen kopya
veya dışdan komutalı biçimde yürümekte olan bu sektörde, her ne kadar, sadece dış görünümün değişikliği, referans
kabul edilebilecek dış internet siteleri yöneticilerini dahi aldatabilmekte ise de, kendimize ait bir tasarım mevcut değildi.
Dış pazarlara ürün vermenin kaçınılmaz gereği olarak, uyma zorunluğu olan sınai mülkiyet hakları nedeniyle, taklidin, takip
edebildiği, geçerliliğini yitirmiş patent hakları sebebiyle, kopyanın, yeniliklere uyarlığı söz konusu olamazdı. Mecburen
modası geçmiş teknolojiyi üretme durumundaydık.

Hal-i hazır durumumuuzun basitçe izahı bu mealdedir.

İleride olableceklerin ne olduğu düşünülür ise,

- Yivsiz tüfekler sektöründe, yenilikleri devamlı geriden takip zorunluğu ile, yükselen bir marka olabilmemiz, fiatına göre
kaliteli üretim addedilebilecek otomatik ve pompalı türde dahi mümkün değildir. Amerika'nın, çiftede kaliteli üretimin
fiattan önemli olduğunu anlaması neticesinde, asırlık tecrübeleriyle hiç bir Avrupa üreticisi markaya rakip olma ihtimali
olmadığı rahatça ifade edilebilir. Öte yandan, Avrupa'da halen bizim fiatlarımız seviyesinde ürün veren çifte markaları
mevcuttur ve objektif bir gözle mukayese edildiğinde, burların bizdeki örneklerden çok üstün olduğu görülmektedir.

- Tabanca sektöründe, taklidi aşacak hiç bir üretemimiz yoktur ve ileride, ne de olsa tedrici olarak artmakta olan hayat
standartlarımız gereği yükselecek fiatlar halinde, tercih faktörü olabilecek bir marka tesis etmemiz mümkün değildir.

İlerisi için menfi olan bu özeliklere rağmen,

- Hayat standardı, fiat artışları, diğer rakip olabilecek uzak doğu ülkelerinde, bizden daha müsbet bir yükseliş içindedir.
On yıl sonra, aynen Japon ve Kore örneği gibi, Çin üretimi fiatları da bize kıyasla daha yüksek olacaktır.

- Bireysel silah tüketim merkezi Amerika, aslında, genel olarak, her zaman kalite peşinde değildir. Nitekim, en çok satan
tabanca, ne Glock, ne Rossi, ne de bizim kopyalar değil, zamaktan mamul, "Hİ Point" olarak tesbit edilmiştir. Bunun
anlamı, uygun ve kaliteli ürüne talebin, mutlaka eksper bilgisi gerektirmediğidir. Tabanca ve tüfeklerimizin her hacimde
dış satımını destekleyecek bir kitle olacaktır.

- Özellikle yivsiz tüfek üretiminde, eski ekonomik Avrupa markaları, yok olmamışlar, yerlerini yeniden belirlemişlerdir.
Alt sınıf marka imajı kkabul edilirse, bunun da müşterisinin olacağı kaçınılmazdır. Yasal düzenlemeler, yivsiz türler için
daha insaflı olma durumdadır ve bu sektörün tamamen yok olması düşünülemez.

- Demokratik haklarla desteklenen tüketici beklentileri, bu gidişte, ülkemizde hiç bir zaman Batılı örnekleri seviyesine
ulaşamıyacaktır. Dolayısıyla, bü ülkeler, üretimin gerçekleşeceği bir coğrafya arayışında, bizi, bu hakların daha hızlı
geliiştiği diğer ülkelere tercih edeceklerdir. Aynı düşünce tarzı, çevre faktörü koruması için de geçerlidir.

Bu ahvalin anlaşılır olarak tercümesi şu şekildedir; " Taklidçi ve alt sınıf bir marka olmayı kabullenirsek, yaşamımızı idame
eder halde geçinebilir, aklımızı kullanır, avantajlı üretim potansiyelimiz ve konumumuzu kendi tasarımlarımızla marka haline
dönüştürebilirsek, kazanabiliriz".



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Nis 2013, 02:46 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Mar 2013, 15:31
Mesajlar: 328
Yaş:
Bizim eski kırıkkalelere adamlar Turkish mauser diye fan siteleri kurmuşlar.Antika sayılsada geri alamıyoruz artık.İthalat yasak diye.
Ne acı bir durum.Yada 5000 usd bastırıp yeni mauser alacağız.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 Nis 2013, 00:30 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın BReal,


Düzeltmeniz için teşekkür ederim. Dikkat ederseniz, ben, aynı zamanda, "sanayisi"
yerine, "sanaii", "tayife" yerine "taife" ve benzeri, Dil Kurumumuz içeriğinde mevcut
olmayan kelimeler de kullanmışım. Ya bu kurumun lisanını bilmiyorum veya bildiğim
başka şeyler var. Mamafih, makale muhtevasının silah detayları olduğunu hatırlatarak,
eleştirilerinizi bu yönde yoğunlaştırmanızı tercih edeceğimi bildirmek isterim. Lisanımdan
rahatsız oluyorsanız hiç okumayabilir, bunun umuma şamil olduğunu düşünüyor ve
diğer üye beyanlarıyla tebarüz ettirebilirseniz hiç yazmıyabilirim de. Burada görüp ,
dakikalar içinde zahmet verip okuduğunuz o acaip lisanlı makaleler, en az iki günlük
araştırma , doğrulama ve yönetimin müsaade ettiği nisbette, defalarca düzeltme
sonucu sizlere ulaşmaktadır. Lutfeder, bireysel silahlar içeriğinde düşünce ve
araştırmalarınızı burada bizimle paylaşırsanız, bilgim dahilinde eleştirilerimi, sizden
esirgemiyeceğimi peşinen taahhüt edebilirim.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


En son strongarm tarafından 09 Nis 2013, 22:00 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 Nis 2013, 19:04 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Mar 2013, 15:31
Mesajlar: 328
Yaş:
Sn Strongarm,

Ordu elinde kalan son kırıkkale tüfeklerini halka satmayı düşünüyor mu?

Yada Mke kırıkkale üretip halka satmayı planlıyor mu?

Bu konuda bir bilginiz var mı?

ABD'de 100 usd-350 usd bunlar isyan etmemek elde değil.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 Nis 2013, 22:24 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın muratali,




Bugüne kadar hükümetlerimizin, halkın silahlanmasında takip ettiği genel uygulama,
kanunlarla verilen hakların dahi, yürütme makamlarınca talep sahiplerinden uzakta
tutulmasıdır. Bu nedenle eski Mauser mekanizmalı piyade tüfeklerlerinin sivillere
satışının hayli uzak bir ihtimal olduğunu düşünüyorum. Yivli uzun menzilli silahların
sadece av amaçlı kullanımı yasal olarak mümkün olabileceğine göre, bu ihtimal daha
da azalacaktır. Zira, ordu kullanımı amaçlı yapılanmanın sportife tahvili, zaten işi
başından aşkın! MKE'nin katlanabileceği bir efor görünümünde değildir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Nis 2013, 01:02 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Tem 2012, 22:24
Mesajlar: 4432
Yaş: 40
Yönetimsel konuları yöneticilere mesaj yazarak bildiriniz konuları meşgul etmeyiniz.

_________________
Resim

Tanrı hasımlarıma acısın, zira ben onlara acımayacağım."

Sakallı Nurettin Paşa”

“Biz ki Melik-i Turan, Emir-i Türkistan’ız, Biz ki Türk oğlu Türk’üz; Biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu Türk’ün Başbuğuyuz!”

Başbuğ Timur


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Nis 2013, 11:53 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Mar 2013, 15:31
Mesajlar: 328
Yaş:
Sn Strongarm

Değerlendirmeniz tabanca için kabul edilebilir fakat yivsizlerde durum daha ümit verici gibi.

Bizim fiyatlara yakın avrupa ürünlerinde bizde yapılan fason üretimlerden olduklarını tahmin ediyorum.Bizim üreticimizin (her sektörde bunu gözlemledim.) en büyük yanılgısı avrupaya fason yaptığı ürünlerde uyguladığı kalite kontrol ve imalat kalitesini iç piyasaya verdiği
ürünlerde yapmaması.Sorduğunuzda yav alman kabul etmiyor diyor.

Halbuki aynı özeni iç piyasa ürünlerinde yapsa marka olur zaten.Markanın oluşumu böyledir.Tüm ürün kalitesi.

Türk Standartlar enstitüsünün silahçılara bir yardımı yok diye biliyorum ?


Üzümlüden sevindiren bir haber
-FASON ÜRETİMİN YÜZDE 10′U TÜRKİYE’DE YAPILIYOR-
Sipahi, dünyadaki fason tüfek üretiminin yüzde 10′unun Türkiye’de yapıldığını, Ortadoğu pazarının yüzde 80′nin, Kuzey Afrika pazarının yüzde 50′sinin, Orta Asya pazarının yüzde 20′sinin ve ABD pazarının da yüzde 10′unun Türk silah firmalarının elinde olduğunu dile getirerek, Türkiye’nin buralardaki pazar payını her geçen yıl artırdığını bildirdi.

Yeni pazar arayışları sonrası kapasite artırımına gittiklerini dile getiren Sipahi, ”Bu yıl 300 bin lirası Ar-Ge olmak üzere yaklaşık 1,5 milyon liralık bir yatırım gerçekleştireceğiz. Üzümlü beldesindeki üretim tesislerimizi bin metrekareye ulaştıracağız. Yeni yatırımlarla kapasitemizi yüzde 100 artırarak, yılda 14 bin tüfek üreteceğiz” diye konuştu


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Nis 2013, 15:22 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın muratali,



Gelişmenin, tahmin ettiğiniz mealde gerçekleşmesi, mutlaka hepimizin beklediği bir şeydir.

Ancak, halihazır ihracat ürünlermize bakıldığında,

- Bindirme namlulu türde sadece dört taklidin varoduğu görülmektedir, Franchi taklidi Huğlu, Beretta taklidi Üzümlü ve
Düzce, Lamber taklidi Sarsılmaz ve bazı Düzce yapımları, Marocchi taklidi Akkar. Bu tüfeklerin ne içi, ne dışında bizim
tarafımızdan eklenmiş ele gelir özellik yoktur. Bunlardan bilhassa halen dahi, fiatlarımızla başa baş mücadele edecek
Lamber'in orijinali ile ülkemizdeki klonlarını mukayese ettiğinizde aradaki farkı açıkca görmeniz mümkündür. Bu marka,
kendi geliştirdiği ürününü, zaman içerisinde çok farklılık vermeden, üretmeğe devam etmektedir. Ancak, esaslarını kendi
koyduğu için, bütün her şey olması gerektiği biçimdedir. Diğer üç marka, Beretta, Franchi ve Marocchi, devamlı değişim
gelişim içinde olduğu cihetle, bizim onlara yetişmemiz hayal dahi edilemiyecektir.

- Yanyana namlulu çiftelerde taklidlerimiz, Franchi, Beretta ve MAS'tır. Bu silahlarda da, üretim basitleştirme esaslı küçük
değişiklikler dışında bize özgü bir farklılık mevcut değildir ve son derece kaliteli, her an değişiklik ve gelişme içindeki
esas markalarla, hiç bir zaman boy ölçüşme gibi bir durumumuzun olabileceği söylenemez. Filvaki, bu kategori, dışta da,
çok önceden esasları konmuş, neredeyse halka malolmuş ortak yapılandırmalarla yürümektedir.

- Otomatik türde taklid, Beretta, Franchi, Browning, Fabarm, Benelli, SKB, Zoli, gibi haylidir ve devamlı gelişim ve değişik
model uygulamaları olan bu isimlerle rekabetimiz, onların patent süreleri dolmuş eski ürünlerini takip zorunluğumuz
nedeniyle, "Marka" olabilmek için çok zordur. Zira, bu kavram, " Bilinenden farklılıklarla öne çıkışın" ifadesidir.

Mamafih, bütün Dünya ülkelerinde, artan, kısa yollu ve kolay siber kültür paralelinde, gerçek silah bilgisinin de yuvarlak
dış hatlarla globalleştiği, kaba hatlarla rahat kavramlar haline geldiği bir gerçektir. Bunun anlaşılır hale tercümesi, kolay
şekilde, sıradan kullanıcıların hatta, uzman geçinenlerin bile, özellikle, çiftelerdeki taklid özelliğini anlayabilir durumda
olamıyacaklarıdır. Bu olgu, bizim üreticilerimizin, ileride bir "Marka" olabilmeleri ihtimalini artırmaktadır. Ancak bunun,
aynadaki görüntü kadar gerçek olduğu akıldan uzakta tutulmamalıdır.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Nis 2013, 15:41 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Mar 2013, 15:31
Mesajlar: 328
Yaş:
Sn Strongarm

şöyle bir bilgi buldum

MKE'den Bolt Action Yivli Av Tüfeği
MKE Sancak

idef 2009 da ki fuarda göstermişler.
Resim

Diğer bir resimde gösterilen silah özellikleri ise şöyle:
Kalibre: 308 Win. (7.62x51)
Ateşleme Tipi: Bolt action (Sürgü mekanizma)
Ağırlık: 4 kg (Şarjörsüz)
Besleme: 3 fişek
Namlu Boyu: 61 cm
Yiv: 4 set

Bütün bildiğim bu mke satış listesinde bu halen yok.Acaba dışarıya satıyorlar biz halen bekliyormuyuz.
Hiç bu konuda bilginiz var mı?

Mke'nin yeni getirdiği silahların fiyatlarına bir bakın allasen .Gerçi silahların görünüşü de tam koynuna al yat tarzı.

Sauer 202 S 308 = 8567 $

Sauer 202 S 30-06 = 8567 $

Sauer 202 S 7mm rem. mag. = 9465 $

Sauer 202 S 300win = 9465 $

Sauer Stutzen 30-06 = 12374 $


En son muratali tarafından 17 Nis 2013, 16:04 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Nis 2013, 15:56 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 20 Ağu 2012, 16:08
Mesajlar: 1010
Yaş:
Konuyu dağıtmak gibi olmasın lakin mke nin sattığı ithal yivli av tüfekleriyle normal bir sınıfta araba dahi alınabilir.

R-8 308 WIN.
Üretim Yeri : BLASER (ALMANYA)
Fiyat : 8449,16 $

R-8 30,06 SPR.
Üretim Yeri : BLASER (ALMANYA)
Fiyat : 8449,16 $

R-8 223 REM.
Üretim Yeri : BLASER (ALMANYA)
Fiyat : 8449,16 $

R-93 PROF. STD 30,06 SPR.
Üretim Yeri : BLASER (ALMANYA)
Fiyat : 6011,28 $

CZ 550 LUX 8X57 IS
Üretim Yeri : CZ ZBROJOVKA (ÇEK CUMHURİYETİ)
Fiyat : 2626,76 $

CZ 550 LUX 270 WIN.
Üretim Yeri : CZ ZBROJOVKA (ÇEK CUMHURİYETİ)
Fiyat : 2601,72 $

CZ 550 SYNTHETIC 8X57 IS
Üretim Yeri : CZ ZBROJOVKA (ÇEK CUMHURİYETİ)
Fiyat : 2422,15 $

CZ 527 LUX 223 REM.
Üretim Yeri : CZ ZBROJOVKA (ÇEK CUMHURİYETİ)
Fiyat : 2434,81 $

SR-21 7 MM REM. MAG.
Üretim Yeri : HEYM (ALMANYA)
Fiyat : 8088,05 $

SR-21 270 WIN.
Üretim Yeri : HEYM (ALMANYA)
Fiyat : 6515,37 $

SR-21 8X68 S
Üretim Yeri : HEYM (ALMANYA)
Fiyat : 8088,05 $

SR-21 LEFT HAND 30,06 SPR.
Üretim Yeri : HEYM (ALMANYA)
Fiyat : 7189,37 $

308 WIN. M-03 BASIC
Üretim Yeri : MAUSER (ALMANYA)
Fiyat : 6442,02

8X57 IS M-03 BASIC
Üretim Yeri : MAUSER (ALMANYA)
Fiyat : 6442,02 $

30,06 SPR. M-03 BASIC
Üretim Yeri : MAUSER (ALMANYA)
Fiyat : 6442,02 $

30,06 SPR. M-03 EXTREME SYNTHETIC
Üretim Yeri : MAUSER (ALMANYA)
Fiyat : 6075,94 $

700 CDL LEFT HAND 30.06 SPR.
Üretim Yeri :
Fiyat : 4811,53 $

SPR-94 12/308 WIN.
Üretim Yeri :
Fiyat : 3458,29 $

http://www.mkek.gov.tr/tr/SilahSatisUrunler.aspx

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Nis 2013, 16:16 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Mar 2013, 15:31
Mesajlar: 328
Yaş:
Sn Arnork

İşin birde acı tarafı var.

Zamanında jandarma depolarında bulunan mauser karabiner98kurz'ları mosin naganth ları hurda fiyatına satmışız.Şimdi didik didik mavzer arıyoruz.Ayrıca sıfır yivli silah satma mke tekelinde olduğu için pahalı pahalı geçiriyorlar.

Mesela Türkiye'de bir ilana bakın:
bendede alman mauzer var 7.9 5 li 1908 model meraklısı varsa satarım orjinal çalısır vaziyettedir 180 mermisi ile beraber ama benim aklımdan gecen fiyat 5000tl dir

Abd ve Kanada'da ise bu fiyatlar 400-500 usd dir.

Uluslararası bir haksızlık var aslında burada.Sonuçta avcılar mecburen bu fiyatları verecek,benim gibi koleksiyoncularda sanırım kaçakçıları zengin edecek.

Tanıdıklarında mavzer varsa iyi baksınlar.Karaborsaya düştü artık.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Nis 2013, 17:57 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın muratali,


Vatandaş olarak haklarımızın, bize "Lütuf" olarak verildiği yönetimler sürdüğünce, dışarıdaki mevcutlarla
mukayeselerimizde, kaşlarımız, ensemize yapışmaya devam edecektir.

İstediği her şeyi bizden, kendilerinin dahi ummadığı rahatlıkla alıp götüren, kullanan yabancı efendilerimize
eski Mauser'lerimizi çok görmek yakışık almayacaktır. Bırakınız alsınlar, bırakınız kullansınlar, bizler ne için
yaşıyoruz.

Beterin daha beteri olduğunu unutmamak gerekir. Lutfedilip verilenlerden de mahrum olabiliriz.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Nis 2013, 22:53 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 5097
Yaş:
Sorun en entemelde finansta. İmalatçılar uzun vadeli kredi bulamıyor. Bu sebebten dolayı taklit ürün ile ARGE den ve lansmandan
kurtulmuş oluyorlar. Mesela bugun BAREDDA marka bir av tüfeği gördüm. İsmi taklit etmişler.

Tabi bu sorun genel olarak imalat sektörünün en ortak temel sorunu.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Nis 2013, 09:55 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın musti,



"Aklın besin kaynağı para" mıdır dersiniz.

Öyleyse, yıllardır Dünya'nın bilmem kaçıncı büyük hafif silah üreticisi olmakla övünen bir özel kuruluşumuz, neden
bilinenlere küçük bir nebze ek yapmadan taklit uygulamasını sürdürmeye devam ediyor. Yakın coğrafyamıza bakın,
neden petrol zengini araplar, kendilerinden birinin tasarımını üretime çeviremiyor.

Şu anda, tabanca ve tüfek üretiminde çalışan en küçük işletmelerin elindeki makina parkı veya ilgili oldukları tedarik
kaynaklarıyla, akla gelmeyecek kadar bilinenden farklı yapılanma denemelerini yapmak, bunlardan alınan neticeyle
yeni ürünler vermek mümkündür. Düşünceden vergi alma uygulaması, henüz yönetimimizi yönlendirenlerin aklına
gelmemiş durumdadır.

Bir otomatik av tüfeğinin doldurma devresinde, küçük bir değişiklikle, en aptal kişinin dahi kullanıma uygun olacak
yapılanmayı sağlamak, düşünen kafalar için, en çok iki günlük mesai işidir.

Ancak, bunun için düşünene ve düşünceye değer vermek gerekir. Dünya'nın hiç bir yerinde görülmeyen, isteyen
her kişiye, istediği sınai mülkiyet hakkını hiç araştırmadan vermekle, sonraki oluşacak karmaşa için, zaten işlemez
durumda olan adli kurumları hal yolu göstermekle bu takdir gerçeklenemez.

Gelişme, bilgili kişilerin, ilgili oldukları konularda serbestçe çalışmaları ve bunun getirilerini alabilmeleriyle mümkündür.
Bu ortam sağlandıktan sonra, çalışmaya yeterli fonlar nereden olsa temin edilebilecektir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Nis 2013, 11:20 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 20 Tem 2012, 13:03
Mesajlar: 169
Yaş:
Sn strongarm
Mehmetçiğimize yakışır bir yerli MPT hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Nis 2013, 12:50 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Sayın Attila-The-Hun,



Eski sitemizde, Milli Piyade Tüfeği ile alakadar detaylı bir kaç makale mevcuttu. Ancak, o zamandan bu güne olan
değişmeleri de dikkate alarak, farklı yönleriyle, konuyu bir kere daha ele almanın yararlı olacağı görülüyor.

Sesimizi duyup da kaale alan olmasa da, üzerimize düşeni yapmak, en azından vatan borcu telakki edilmelidir.

İlerki günlerde konuyla ilgili bir çalışma yapabileceğimi umuyorum.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 20 Nis 2013, 15:54 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 10 Tem 2012, 23:54
Mesajlar: 180
Yaş:
Kurulduğundan beri doğru düzgün silah üretemeyen MKE'de hala ortaya bir şeyler çıkarıp TSK'ya kakalamaya çalışırken, silah sanayisi nasıl gelişecek merak ediyorum. Sosyal medyada fazlaca tanınan operasyon bölgesinde bulunan JÖH personeli bile çileden çıkıp MKEK silahlarıyla terörle mücadele edemiyoruz demişti. Aynısını 90larda polislerde söylemişti. Ama ne hazindir ki insanlar orada silahı çalışmadığı için şehit olan ki bana göre daha beteri gazi olan askerlerimize hiç bakmadan insanlar yorum yapabiliyor.

Yerli özel firmalar hakkında iki çift kelam etmek gerekirse bir ürünün kalitesi silahı kullananların görüşlerinden, belgeli atım testlerinden belli olur ve bir işi hakkıyla yapan biri asla yalan söylemez. Bugün Trabzon silah FBI'a on bin küsurları bulan tabanca sattıklarını söylüyorlar ama işin aslına baktığınız zaman böyle bir şey çıkmıyor veya Samsun Silah TP59 modellerinin emniyet tarafından test edildiğini ve beğenildiğini söylüyor ne hikmetse emniyette öyle bir şeyin olmadığını söylüyor.

Olaya başka bir yönden bakmak gerekirse, hem yasal hemde vicdani açıdan sıkıntılı olan durumları müşterilerine tavsiye ediyorlar örneğin düğünde öyle atar, böyle atar gibisinden.

Ayrıca yerli silah sanayisinin geliştiğine dair genel bir kanaat varsa o zaman ithal silahlarda ki fahiş vergiler kaldırılsın. Nasıl AB gümrük birliğine girerek ithal mallarda ki gümrüğü çok düşürdük nasıl ki yabancı Levis kotla, yerli mavi kot rahatlıkla rekabet edebiliyor. O zaman bende samimiyetlerine inanırım.

Bireyi bilmem, her insan istediği silahı alabilir ama söz konusu kışın eksi bilmem kaç derecede bilmem kaç metrelik rakımdaki arazide canını dişine takıp görev yapan askerin polisin tercihlerine bizim gibi sıcak odalarında pc başından yorum yağdırması yalnış olur çünkü o asker silahıyla ilgili bir sorundan dolayı şehit gazi olursa bunun hesabını Önce Allah'a, sonra kendi vicdanımıza veremeyiz.

_________________
Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir;
Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir.

"Ben devletimi, yedi düvele karşı yokluk içinde savaşarak kurmuşum. Şimdi bana silah çekenin ağzına, o namluyu sokarım " Osman Pamukoğlu


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 20 Nis 2013, 16:59 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 01:29
Mesajlar: 696
Yaş:
Sarsılmaz firması MSB'den 9mm hafif makineli tabanca ve 5,56mm piyade tüfeği üretimi için lisans almış ve ilk ürünlerini İDEF 2013'te sergileyeceklermiş.
(S&H Sayı.154)

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 20 Nis 2013, 17:43 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 20 Ağu 2012, 16:08
Mesajlar: 1010
Yaş:
Geçen gün Safir arms konusunda paylaşımda bulunmuştum, Av tüfeği üreten firma artık yurt dışına çeşitli çaplarda piyade tüfeği üretimine başlamış. Safir gibi düşük kaliteli firmalar bile uğraşıp didinip piyade tüfeği bile üretebiliyorken,neden diğer firmalar bu işe el atmazlar anlamış değilim(mke den bahsetmiyorum bile).

ilgili konu..

http://trmilitary.com/forum/viewtopic.php?f=14&t=3122

7.62 mm Safir T-17 piyade tüfeği.

Resim

T-15 Yivli Tüfek Serisi

23 rem-5,56 mm

Resim

T-57 Yivli Tüfek Serisi

5.7 mm

Resim

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Nis 2016, 19:20 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1141
Yaş:
Show'daki haber spikeri "bireysel silahlanmayı destekleyen herkes potansiyel katildir" dediği anda kanalı değiştirdim, daha da izlemem.

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 20 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 4 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye