TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 26 Şub 2017, 04:04

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 84 mesaj ]  Sayfaya git 1 2 Sonraki
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 13 Eyl 2012, 17:14 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Merhabalar,




Milli tabanca tasarımının büyük çoğunluğunu teşkil eden safhalarda, nihai olarak, 9mm Parabellum çapta, alçalan namlulu
kilit sisteminde çalışan, iğne ateşlemeli, çelik karkas takviyeli plastik gövdeli, üzerinde takılma dişini ayrılmaz bir parça olarak
taşıyan tetik kolunun, tetik hareket ekseni altında konumlu ve sabit mahalde bağlantı kesici refakatında, tetiğin basılı olarak
tutulması halinde, sürgü geri hareketi sonrası, kurulu durumdaki darbe elemanı ateşleme iğnesini kısa bir çekişle serbest bırakır
biçimde takılma dişine yükleme özellikli, ancak kaide olarak, devamlı çift hareketli düzende çalışır yapılanmada, gerekirse tetik
üzeri bir otomatik güvenlik levyesi ile, tetik koluna integre takılma dişi vasfıyla "Kurulu kilitli" taşıma özelliği veren ve bu
ihtiyari güvenik mekanizması dışında, pasif de olsa, normal halde kurulu herhangi bir darbe elemanı mevcut olmadığı için ayrı
emniyet düzenlerine ihtiyacı olmayan, sağ tarafta konumlu ve irca yayı gücünü kullanan dairevi hareketli sökme mandalının,
arkaya bakan üst konumlu hareket mandalının aşağı çevrilmesi ile hem namlu alt ayağının, hem de ateşleme iğnesinin ileri
hareketi için mevcut engelleri kaldıran, sürgü tutma/bırakma levyesi ve şarjör mandalının sol tarafta konumlu ve yerlerini
çelik karkas iç gövde vasıtası ile korur biçimde düşünülmesinin en akılcı yaklaşım olabileceği aşamasına kadar gelinmişti.

Bundan sonraki tasarım karar aşamaları, sürgü muhtevaları form ve konumları olacaktır.

Sürgü üzerindeki aksam genelde şunlardır;

- Nişangahlar,

- Namlu,

- Geri getirme yay ve kılavuzu,

- Ateşleme İğnesi ve anayay,

- Anayay arka destek kapağı,

- Tırnak ve tırnak yayı, varsa kılavuzu.

Ön nişangah, yani arpacık ve arka nişangah yani gez, hizmet tabancalarında, kullanılan merminin standart ve silah atış
hassasiyetinin, ortalama personel kabiliyeti düzeyinde tutulduğu ve genelde 25/50 metre mesafede sıfırlandığı cihetle, ayar
edilmeyen türde imal edilmektedir. Bu, aynı zamanda, imalat ekonomisi için de gereklidir. Ancak, arpacığın, hasar görmesi
durumunda sökülebilir özellikte olması, gezin, muhtemel imalat hatalarına karşı, sağ veya sola çekilebilir biçimde yerinde
zorlanarak hareket edebilir evsafta yapılması arzu edilen özelliklerdendir. Loş ışıkta ve acemi kullanıcı elinde daha kolay
görüş imkanı veren boyalarla techizi de mutlaka uygun olacaktır.

Namlu, genelde, standart kabul edilen, yapım ekonomisi, imalat kontrolu ve uzun dayanım süresi veren türde, Fransız M35S
benzeri tek kilit dişi ile kovan atma açıklığı ön yüzü destekli formda yapılacak, kilit ayağı, memi yatağına gerekli güvenlik
payları refakatında, en yakın biçimde, mümkün olduğunca, kilit dişi altına gelir formda şekillendirilecek ve kilit ayağı önünde,
sahra söküm anahtarı parçanın silirdirik gövdesinin hareket merkezi biraz üstünden geçiş özelliğini havi bir ikinci ayak daha
ihtiva edecektir. Namlu düşey hareket kılavuzu, çelik iç gövde iki yan duvarı arasında tesbit edilmiş, enine bir lama formunda
yapılacaktır. Namlu yatağı üst arkasında, sürgü kapak bloku ön yüzü ile temas ederek, mermi oturmalık aralığını veren uzantı
yer alacaktır. Bu formun sadece yukarıda tutulması, yatağa mermi dolum ve boşaltımında, az sürtüme verir biçimde, kovan
tırnak yivininin büyük kısmını dışarıda bırakır şekilde yapılması, genellikle tercih edilmekte, böylelikle, tırnak için ayrı bir yuva
açılması külfet ve maliyetinden de tasarruf edilmektedir. Mermi yatağı alt önünde, yüklemede kolaylık sağlayan rampa, kilit
ayağı ile birleşik olarak, alt seviyesi, sahra söküm anahtarı hareket verme yüksekliği ile sınırlı olarak yer alacak, mermi yatağı
ve rampa birleşimi, mümkün olduğunca, yuvarlatılmış, ancak, kovan arkasını en iyi destekler biçimde tesfiye edilecektir.

İrca yay ve kılavuzu, akılcı olarak, söküm sonrası, parçalar birarada kalmasını temin eden, basit bir yaylı segmanla mücehhez
olarak yapılacaktır. İmalat ekonomisi yönünden, kılavuzun plastikten yapılması düşünülebilrse de, kullanıcının, silahına güveni
bakımından, hafifllik de getiren, çelik borudan şekillendirilmiş türlerin tercihi daha uygun addedilebilir.

İrca yayları, genellikle,

- Yuvarlak kesitli tek çelik telden,

- Yuvarlak kesitli sarılmış çelik tellerden,

- Dört köşe kesitli çelik tellerden...

İmal edilmektedir. Aslında sarmal yaylar, uzun ekseni üzerinde zorlamaya karşı çalışan, boyu uzatılmış "Torsiyon" türleridirler
ve güçleri, bu zorlamayı karşılayan kesitleri ile doğru orantılıdır. Bunu sağlayan en yüksek güçlü alan ise, dört köşe kesitle elde
edilmektedir. Zira, çok daha uzun yay kullanınına izin verme vasfına sahiptir. Bununla beraber, basit yuvarlak kesitler ekonomi,
çoklu nüveler, daha büyük alanda daha fazla elastıkiyet ve dayanıklık getirmektedirler. Her ahvalde, dört köşe kesidin tercih
edilmesi ve bu imalatın, uzman imalatçılara siparişle yaptırılması uygun addedilebilir.

İğne ateşlemeli düzene sahip çoğu tabanca halen, Glock sistemi, anayayı iğne ön kısmında taşıyıp, bunun, arka taraftaki
kompresyon desteğini, ateşleme iğnesinin, takılma dişiyle irtibatını sağlayan alt ayağını havi gövde kısmını içinde taşıyan bir
kovan ile en arkada, sistemin çalıştığı yuva girişini kapayan plastik kapağı yerinde tutmaya zorlar biçimdeki yapılandırmaya
angaje olmuş durumdadır. Özellikle çift hareketli türde tetiğe sahip olanlarda, söylenen arka uzantılı taşıyıcı kovan, en uçta
daraltılarak, bunun arkasına, ateşleme iğnesinin vurarak geri gelmesini sağlayan, daha zayıf güçte ikinci bir yay daha ilave
edilmektedir. Mamafih, aynı çalışma türünü sağlayan, daha karmaşık başka mekanizmalar da mevcuttur. Hatta, bunlardan
bazıları, HS2000 gibi sadece tek hareketli düzende, Kahr veya Beretta Nano gibi ön kurmalı türde dahi olabilmektedir. "Yüzer
Tip" adı verilen bu ateşleme iğneleri, boylarından daha uzun olan hareket yuvalarında, yalnızca anayayın kurulup boşalması
ile elde edilebilen bir hareket enerjisi ile kapsüle kadar ulaşıp darbeyi gerçekleştirmekte ve sonra geri çekilmektedirler. Düzeni
yaygınlaştıran Glock, yüzer tip ateşleme iğnesine sahip olmasına karşı, onu geri çeken yayı haiz değildir ve mevcut
yapılandırmasında, bunu sağlayabilecek olan arka taşıyıcı kovanı, sadece, ateşleme iğnesi yuvası girişini kapayan plastik
tapayı, sürgünün geri tepmesi sırasında içteki aksamın ataletine bağlı istemdışı hareketlerine karşı yerinde tutmak için
kullanmaktadır. Ancak, nasıl bir düşünce ile ihdas edilmişse, bu tesbit işlemini, çok kısa bir geri hareketle serbest kalma
durumuna geçer formda biçimlendirmiştirler. Bu hareket kursunu geri doğru daha uzun tuturak ve taşıyıcı kovan önünü, iğne
ayağı en ileri konumunda, anayaya karşı zorlar şekilde değiştirerek, tek yayla, hem darbe verme, hem de darbeden sonra
iğneyi geri alma işlevlerini elde etmek mümkündür ve "Milli" tabancamızı bu yapılandırmayla techiz etmek, hem ekonomi temini
hem de bugüne kadar yapılmamış olan bir yeniliğin çıkartılması yönlerinden uygun addedilebilir.

Otomatik doldurmalı tabancalarda, tırnak, hep düşünüldüğünün aksine, namludaki ateşlenmiş boş kovanı değil, yataktaki dolu
mermiyi dışarı çekmek için tesis edilmiştir. Uzun geri tepmeli sistemde veya Luger gibi ona yakın düzende çalışan tabancalar
bu kaidenin dışındadırlar. Büyük ekseriyeti teşkil eden kısa geri tepmeli gazlı veya basit geri tepmeli ateşli silahların hepsinde
ateşlenmiş mermi kovanını namludan dışarı iten güç, kalan gaz basincıdır. Ancak, mermi yatağının kirli veya düzensiz formda
imal edilmesi hallerinde, sürgü, aldığı momentle geri hareketini devam ettirirken, boş kovanın küçük kütlesinin kazandığı
moment, namlu yatağı iç sürtünmesini yenemiyerek, bazan kovanın yatak içinde hareketini sürdürmesine engel olabilir ve
böyle durumlarda, sürgüye bağlı tırnak, boş kovanı da dışarı çekme işlevini üstlenir.

Tırnağın, kovan yivi üzerindeki yerini ejektöre ulaşıncaya kadar muhafazası için, onu yeninde tutmaya zorlayan yayın güçlü ve
kavrama alanının da geniş olması arzuya şayandır. Milli tabancamızın da içinde olduğu, alçalan namlulu kilit sisteminde, bu
kavrama işleminin, aşağı hareket eden namlu üzerinde sağlıkla devamı da önemlidir. Bu sistemde çalışan tabancalarda, sürgü
ve namlu ayrılım işleminin başlangıcında, namlunun aşağı doğru ivmeli hareketi, çoğu zaman, kovanın, altta şarjör engeli yok
ise, dışarı değil, şarjör yuvası içine doğru atılmasına sebep olur. Bu duruma engel olacak en iyi yapılanma, kovan tablasının
kapak bloku önündeki yatağının, altta, kovanın aşağı hareketine izin vermeyecek biçimde çıkıntılı yapılmasıdır. "İtmeli " tabir
edilen bir dolduruş sistemine ait olan bu düzende, tabla oturma yuvası, alçalan namlulu kilit sistemine sahip tabancalarda,
mecburen oval bir girinti şeklinde yapılmaktadır. Şarjör olmasa bile müsbet bir boşaltım sağlayan bu yapılanmanın, milli
tabancamızda tatbiki uygun addedilebilir.

Bazı tabancalarda kullanılagelen "İç Tırnak" uygulaması, ekonomi sağlamasına rağmen, güvenli olmayan üstelik kırılmalara da
neden olabilen bir yutturmaca, Amerikanca'da "Comprimise" dır ve milli tabancamızda kullanım görmesine hiç bir sebep
yoktur. Luger ile başlayan bir uygulama ile, namlu yatağında olan bir merminin varlığını işaret için, tırnağın, kovan teması ile
normal halinden biraz yükselmesi ile belirginleşen dış profilleri, "Namlu Dolu Müşiri" olarak kullarılmaktadır ve ikinci bir parça
gereği olmadan sağlanan bu ikincil işlevin, milli tabancamızda kullanımı da uygun olacaktır.

Tırnağın yerinde tesbit işlemi, genelde, ya bir pimle, veya yuvasında onun üst hareketini sınırlayan ve tırnak yayından güç
alan bir kılavuzla sağlanmaktadır. Glock'ta bu kılavuz, boyu uzatılıp kütlesi artırılarak ve sürgünün geri hareketi halinde
ataletinin verdiği momentten istifade ile, boş kovanı daha güçlü kavrama amacı ile de kullanılmaktadır. Ancak, daha uzun ve
dikkatli bir yuva açılımı gerektiren bu uygulamanın milli tabancamızda kullanımı, pratik olmayabilir. Tabancamız için muhtemel
en iyi tırnak yapılanması, nisbeten uzun bir spiral yay zorlaması ile onu yuvasına tesbit eden kılavuz sistemi olacaktır.

Milli tabancamızın tasarım kademeleri, bu şekilde sona ulaşmış olmaktadır. Dikkat edilirse, takip edilen karar aşamalarında,
sürekli olarak, çok yüksek beyin mesaii gerektirmeyen, düşünme yetenekli, ancak, neyin nerede olduğunu ve konunun aslını
kavramış tasarımcı zeka düzeyi esas alınmış, mevcuda, biraz çaba ile yenilikler ilave edilmiştir. Aynı uygulama, muhakkak ki
başka bir yapılandırma için de kullanılabilecektir. Her safhada, en ileri dönük, rekabet şartlarını havi ve ekonomik yaklaşımlar
tercih edilmiştir. Araştırıldığında, bütün yabancı tasarım ekibi uygulamalarında da aynı yolun takip edildiği görülebilecektir.
Ancak, tevazuun bir yana konması halinde, dokuz kademe halinde dökümlenen bu yaklaşımın, en az beş kişilik bir tasarım
komisyonunun en az üç yıllık bir çalışması ile dahi ulaşamıyacakları bir değeri taşıdığını ifade etmek gerekir. Yani, her kese
açık bir ortamda sergilenen bu çalışmanın alternatif maliyeti, beşer bin lira maaşlı, beş görevlinin otuzaltı aylık para değeri
olan yaklaşık dokuzyüzbin Türk Lirasından daha fazladır.

Kısacası, milli tabancamız yapılabilir. Yapılamıyorsa sebebin ne olduğu, anlayanlar nezdinde, ortadadır.




Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Eki 2012, 01:53 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 15 Ağu 2012, 01:57
Mesajlar: 49
Yaş:
Keşke birileri 900 bin lira tasarruf etmeyi akıl edebilse Sayın Strongarm :)

Teşekkürler ve saygılar


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Kas 2012, 04:38 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 23:04
Mesajlar: 106
Yaş:
Alıntı:
Milli tabancamızın tasarım kademeleri, bu şekilde sona ulaşmış olmaktadır.
4-5 kere okuduğum bu seri için teşekkür ederek başlayayım. Bence bu 9 no'lu yazı, tasarım sürecinin bitişi değil başlangıcı olabilir. Kamu mantığıyla bu aşamaya 5 yılda bile gelinemiyordur, doğrudur ki bence 50 yılda bile gelinemez zira bunların kuruluş ve işleyiş amacı istihdam yaratmak. Bir nevi Saatleri Ayarlama Enstitüsü vakası. Bu aşamadan sonra çalışan parçaların sayısal modelleri hazırlanacak, malzeme özellikleri belirlenecek, sınır şartları tayini, mühendislik kabulleri yapılacak. Hangi analizlerin gerekli olduğuna karar verilecek. Bu analizlerin test sonuçlarıyla nasıl doğrulanacağı araştırılacak. Tedarik zinciri kurulacak. Müşteriden gelen geri beslemeler tasarıma yansıtılacak. Sırf namlu tasarımında bile kan gövdeyi götürecek;
http://www.dtic.mil/cgi-bin/GetTRDoc?Lo ... =ADA449926

Yani bu seri burada bitmez :)


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Kas 2012, 18:18 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın CaKa,



İlginiz için teşekkür ederim. Tasarım alternatifimizin dahil olduğu hafif silahlar
kategorisinin üretim gizemi, kırk metrekarelik asırlık bir çocuk parkının içindeki
ayak değmeyen yerler kadardır denilebilir. Devlet kuruluşu müessesemiz, bir
asra yakın süredir bu işi yapmakta. Bunun yanında, Glock gibi yenilikçi yabancı
firmalar, sıfırdan başlayarak bir sene içinde, büyük kesimin takdir ve talebine
muhatap olabilen örnekler çıkartabiliyorlar. Dahası, bu sektörde kullanılan malzeme
ve uygulama, her geçen gün bir öncesine fark yaratma amaçlı çalışmalarını
kullanıcılarına beğendirme kaygı ve acelesi ile üretim yapan, lokomotif, otomotiv
sanayiinden ödünç alınmakta, küçük bir müracaatla, malını satma savaşında yeni
bir müşteri kapma amaçlı her tür yenilik hemen ayağınıza ulaşabiliyor. Çok
radikal bir örnek üretimi gayesi mevcut değilse, klasik bir el silahı yapımı için
münferit malzeme ve proses araştırmaları tamamen gereksiz. Milli tabancamız
da bu kategori içine dahil edilebilir. İstenen, taklid yaklaşımından uzak, bize uygun,
dayanıklı, kullanışlı ve en az intikal seviyesindeki kullanıcılar için dahi pratik bir
hizmet tabancası üretebilmek. Bunun için, "Ağaçlardan ormanı görebilmek ve
yürümekle bir yere gitmek farkının idrakı" gerekiyor. Liyakatsız kişilerin kapasite
aşımı ile doldurulduğu, hantal, insiyatif kullanım hak ve yeteneğinden mahrum
kuruluşlarla bu işin yapılmıyacağını hep birlikte görüyoruz.

Bektaşiye bir kaç şişe şarap vermişler;

-"Sen bu işten iyi anlarsın" demişler, tad bakalım".

Bektaşinin ilk şişeyi diktikten sonra ağzındakini tükürüp şişeyi yere atması bir
olmuş...

-"En kötüsü bu" demiş.

-"Dur bakalım yahu" demişler, "diğerlerini tadmadın ki"...

-"Öyle" demiş Bektaşi, tükürmeğe devam ederek, " bundan daha da kötüsü olabilir
mi"...



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eki 2015, 11:15 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 199
Yaş:
Sayın Strongarm,

Milli tabancayı tasarlamak başlıklı yazı dizinizi okudum ellerinize ve emeğinize sağlık. Çok ayrıntılı ve güzel bir yazı dizisi.

80li yılların sonuna dogru , küçük kalibreli, yüksek ilk hızlı, hafif ve çelik yeleklere nüfuz edebilecek kabiliyette kişisel savunma silahı (PDW) geliştirilmesi için oluşturulan konsept çerçevesinde Belçika 5,7x28 mermisi ve buna uygun Fn five seven tabancasi , Almanya 4,6x30mm mermisi ve HK UCP yi, çinliler ise hakkında pek fazla bilgi bulunmayan 5,8x21 mm mermisi ve Qsz-92 tabancasını ve bunlarla aynı mermiyi atacak makinalı tabancaları geliştirmişlerdir. Gelecekte de Bu konsepte uygun yeni fişek ve tabancalar geliştirilecek gibi durmaktadır. Üreticiler küçük çapından dolayı yapılan zayıf durdurma gücüne yönelik eleştirileri kaşık uclu dizayn yada mermi ağırlıkve boyuna göre düşük yiv set tur oranıyla merminin canlı dokuya çarptığında stabilitesini bozarak bertaraf etmeye çalışmaktadırlar.

Bu konsepte uygun olarak üretilen yada gelecekte üretilecek kişisel savunma silahlarının geleceği hakkındaki düşünceleriniz nelerdir. Bunlar nerdeyse bir standart haline gelen 9mmP çapı ve bunu uygun olarak üretilen silahların yerini alarak Dünya ordularında ve emniyet teşkilatlarında yaygın olarak kullanım yeri bulabileceklermidir yada kısıtlı olarak mı kullanılacaklardır.

Bizim ülkemizde de bu fişekleri kullanmak üzere herhangi bir tabanca geliştirilmesi yada lisans altında üretilmesi gibi çalışmalar söz konusumudur.

Teşekkürler

Alper Yılmaz


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eki 2015, 15:53 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın çoti,


Doğrudan cephede görev almayan, ancak koruma gereği de olan ordu personeli için geliştirilen PDW'ler, çok sayıda mühimmatın
rahat taşınabilmesi amacıyla, güçlü sevk özelliğinde küçük çaplarda düşünülmüş bir yaklaşımdır. Belçika FN kuruluşunun bu konuda
ilk başarılı örnekleri verdiği platform, sivil kullanıcılar tarafından da cezbedici bulunmuş, lakin, üreticilerin, muhtemelen güvenlik
mülahazalarıyla tam güçlü mühimmatı bu talep sahiplerine tahsis etmemesi nedeniyle, çok da uzun sayılmayacak bir zaman aralığında
çekiciliğini kaybetmiştir.

Alman HK, bu arada, konseptin başarılı olabileceği düşüncesiyle ordu için ürettikleri standart CF92 modeli tabancayı benzer çapa
çeviren Çin silah fabrikaları, trendin seyrine bakarak üretimlerini sonlandırdırmışlar veya ağırlık vermemişlerdir.

Bilindiği gibi, bireysel silah üretimine yön veren ülke, ABD'dir ve kullanıcıları, bizim için önem arzetmeyen para fraksiyonları için, alım
kararlarını, aynı işlevi daha ucuza temin eden örneklere yönlendirmekle tanınmışlardır. FiveSeven duraklaması veya başarıısızlığı
vakıasında ana etkenlerden biri de budur. Amerikan KelTec kuruluşu, PMR 30 tanımlı, yüksek şarjör kapasiteli, .22" Magnum RF çaplı
bir tabanca yapmış, mühimmatı, FiveSeven'ın yaklaşık aynı perfonmansı veren piyasa fişeklerinin çok altında bedellerle populer
olarak pazarda mevcut oması nedeniyle, bu karar mercii ülkenin silahseverleri, küçük çaplı, çok sayıda fişek kapasiteli, etkili bir
el silahı tercihlerini onun lehine kullanmışlardır.

Sivil pazarda FiveSeven konseptinin tutunamamasının ikinci bir nedeni, yine Amerikan toplumunun General Hatcher mesnetli, "Durdurma
Gücü" fantezilerinden kaynaklanmış olmalıdır. Herşeyi büyük bu ülkenin tutucu insanları, küçük kalibrelerin işgörebilirliğine inanmakta
zorluk çekmektedirler. Adeta aşkla bağlı oldukları bu kavramı, kendi güvenlik güçleri elemanlarınca rapor edilen, "Hayati olmayan yerlerde
muhtelif mahallerden .45" çaplı ateşli silah yaraları almış görevlilerin, ancak yanındakilerin ikazıyla ahvale vakıf olabildikleri" gerçekleri
dahi çürütememektedir.

Platformun üreticiler nezdinde tutulmasına engel olan ana neden ise, muhtemelen, yapılandırmalarının, standarttan olan farklarıdır.
Bilindiği gibi, küçük çaplı, şişe boyunlu fişeklerin ilk hızları çok yüksek, kovan tabanlarının çekirdek çapına oranlarının hayli büyük
olmaları nedeniyle verdikleri geri tepme fazladır. Sıradan otomatik çalıştırma sistemleriyle, yani, basit geri tepme veya kilitli sürgülü
sistemlerle bu olgulara sağlıklı yaklaşım getirmek çok zordur. Basit geri tepmede hayati boşaltma aksaklıkları, kilitli sürgüde, yetersiz
işgörür moment ve bakiye gaz unsurları devreye girmektedir. Tasarımcılar, duruma en uygun yapılandırmayı, boş kovanın, geri tepen
sürgü hızından daha az süratle tahliyesi yönünde değerlendirmişler, buna uygun çözümler getirmişlerdir. FN FiveSeven, manivela esaslı
bir mekanizmayla namlu ve sürgüye değişik hızlar vermiş, HK aynı işi, yine manivala esaslı FAMARS benzeri sabit namlulu bir Kiraly
düzenine bağlamış, Çin'liler, sabit namlulu değişik bir vidalı geciktirme kullanmışlardır. Sayılanlardan hiçbirinin yapımı, standart işletme
sistemleri kadar kolay ve ucuz değildir.

Sivil sektörde amaçlanan talebi bulamıyan, üreticiler nezdinde araştırma gerektiren ve pahalıya malolan bir yaklaşımın, güvenlik güçleri
tarafından cazip bulunsa dahi, uzun yaşam süresine sahip olamıyacağı, devamlı gelişen teknoloji ve taktik mülahazalara bağlı olarak,
daha ucuz bir alternatifinin zuhuruyla kısa sürede kaybolacağı açıktır.

Sorunuz için teşekkürler.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Eki 2015, 00:54 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 199
Yaş:
Sayın Strongarm,
Vermiş olduğunuz bilgiler ve paylaştığınız fikirleriniz için teşekkür ederim.
Özelde milli tabancanın tasarımında, genelde tüm yazılarınızda vermiş olduğunuz detaylı açıklamalar silahlar konusunda ki değerli bilgilerinizin hobiden ötede, üretim maliyetlerini oldukça düşürecek emniyetli tetik tertibatı, piston tipinde gövde ve sürgüye sahip platform ile atış hassasiyetini arttıracak sabit namlu üzeri nişangah sistemi ve arkasında namlu ile aynı eksende hareket eden ve döndürülebilen sürgünün sinai mülkiyet haklarını koruma altına almanızda bu konuda ki faaliyetlerinizin sadece literatür ile kısıtlı olmadığı kanaatini vermektedir.
Dolayısıyla Frantisek Koucky ve büyük kardeşinin o zamanki adıyla Presne Strojirenstvi fabrikası için yapmış olduğu çalışmaya benzer bir çalışmayı Türkiyede yaparak güzel ve güvenilir bir servis tabancası geliştirmeyi düşünmezmisiniz ? Zaten yapılması gerekenleri opsiyonları ile beraber sıralamışsınız. Bu noktalardan hareketle birkaç prototip yapılarak kendi dizaynımız olan bir tabanca yapılabilir diye düşünüyorum. Bunun için gerekli en kıymetli şey olan bilginin, tasarım altyapısının ve kritik know how bilgilerinin mevcudiyeti zaten yazılarınızın muhteviyatından anlaşılıyor.
Her ne kadar bir çok değişken faktörün bir araya getirilmesi gerekse de böyle bir çalışmaya öncülük etmek üzere herhangi bir girişimde bulunmayı düşünüyormusunuz. Değerli fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Eki 2015, 08:15 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın çoti,


Acizane, kilitli sürgülü geri tepmeli sistemde düzenlenmiş ve hafif silahlar konusunda en tepedeki ülkede sınai mülkiyet korumasına
alınmış bir tasarımım zaten var ve gerek ülkemizde, gerek dışarıda tanınmış markalarla üretimi konusunda girişimlerde de bulunuldu.
Ancak, dışarıdakilerin, son derece masraflı ve yoğun kendi araştırma geliştirme departmanları çalışmalarına bağlı kalmak zorunlukları,
ükemizdekilerin, yeniklere nüfuz zaafları nedeniyle herhangibir yapım aşamasına gelinemedi. Devlet teşekkülleri nezdinde bir girişim,
bilinen yapılanmaları nedeniyle hiç düşünülmedi. Netice olarak, tamamen şahsi imkanlarla, sektörün lideri bir ülkenin sınai mülkiyet
tescil kurumunda adını yazdırabilen ilk Türk olmaktan, herşeye değen, kıymeti ölçülemiyecek bu şereften ziyade gerçekletirilebilen
olmadı.

Filvaki, bu nevi uğraşılar, tedavii olmayan hastalıklar gibidir. Kendilerini kaptıranlar iflah olmazlar. Ulaşılan her semere, geriye dönüp
bakıldığında hataları da topluca görüş imkanı verir ve kişiyi, mümkün olan en iyiyi bulabilmeğe yönlendirir. Yetebildiğince devam
edilecektir.

Kişilerin manevi birikimlerinin, bilgi seviyelerinin değerlendirilmesi, tarafsız olarak, aynı mertebelerde başkalarının yeterli sayıda ve
karar mercilerinde bulunmasıyla mümkün olabilir. Onlar, kendilerine sunulanları mevcut olanlarla kıyaslayıp farkları ve muhtemel
katkılarını tefrik edecek ve varsa, imkanları tahsis edecektir. Günümüz şartlarında, bu hassa, ülkemizde maalesef mevcut değildir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 Eki 2015, 15:55 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 199
Yaş:
Sayın strongarm,

Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim.

Kilitli sürgülü bir tabanca tasarımının Türkiyede yapılarak patentinin alındığını öğrenmek gurur verici olduğu kadar, yerli olan bir tasarımımızın yine yerli müteşebbisler tarafından gereken ilgiyi görmemesi de bir o kadar düşündürücü ve üzücüdür.

Özellikle silah sanayiinde uzun vadeli başarı ve marka imajının tasarım kabiliyeti ile yakından alakasının öneminin üst kadrolarca yeterince anlaşılamamış olması, dünya çapında güvenilir ve bilinir marka çıkarma ihtimalimizi zayıflatmakta, bilinen markaların ekonomik kopyacısı ve ucuz işgücünün kullanıldığı fasoncu imajımızı güçlendirmektedir. Konuya ve piyasa şartlarına hakim, stratejik düşünme ve karar verme kabiliyetine sahip yöneticilerin söz sahibi olmasıyla durumun değişeceğini umut ediyorum. Dediğiniz gibi zehir kana karıştıktan sonra iflah olunması zor uğraşılardır. İnşallah edinilmesi zor, uzun yıllar ve hızlı çalışan bir beyin gerektiren bu tecrübe ve bilgilerden damıtılarak ortaya konulan tasarımlara ülkemizde de hakettiği değer verilir.

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Eki 2015, 23:11 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 15 Haz 2015, 21:32
Mesajlar: 81
Yaş:
"Kilitli sürgü" tanımını ilk kez duydum, açıklayabilir misiniz?

Saygılar.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Eki 2015, 00:10 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Eyl 2015, 16:02
Mesajlar: 157
Yaş:
Çekirdek namluyu terk edene kadar namlu ve sürgünün kilitli kalması, çekirdek namluyu terk ettikten hemen sonra geri gitmeye devam eden kilitli durumdaki namlu ve sürgüden namlunun kilit açma çentiğine takılarak durması ile kilit açılır, bu barut gazı basıncının maksimum kullanımını ve browning hp (high power) ye adını veren yüksek güç tanımını oluşturur. Kilitlemeli sürgüyü böyle biliyorum.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Eki 2015, 07:26 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın azap5555'in de izah ettiği üzere, "Kilitli Sürgü" tanımı, ateşleme sırasında namlu içi basıncı en yüksek seviyede iken, kapak
takımını arkada kilitli vaziyette muhafaza eden yapılanmaların genel adıdır. Umumiyetle bu maksadı gerçeklemek için; Geri tepme
ile çalışan hareketli namlu, Namludan alınan gazla etkilenen piston haraketi veya, bütün silah kütlesinin geri tepmeyle aldığı deviinimi
kullanan düzenler mevcuttur. FN GP35 için kullanılan "Yüksek Güç" tanımı, bize biraz değişik ve acaip gelse de, o zamanlar için hayli
fazla olan onüç mermi kapasiteli şarjör farkını belirtmek için kullanılmıştır.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Eki 2015, 08:56 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Merhabalar,


Çok kısıtlı bireysel silah edinme ve kullanma düzenlemelerini havi, bizim gibi ülkelerde, yeni ve değişik tasarımlar çıkartabilmek,
ancak kişilerin kendini yetiştirmesi ve maddi imkanlarını yetebildiğince kullanmasıyla mümkün olabilmektedir. Bu özellikte kimselerin
çalışmalarını gerçeğe aktarmaları ise, o sektörde üretim veren özel veya devlet kuruluşlarının karar mercilerinin ileri görüşlülüğü
veya tasarım sahiplerinin yurtdışı imkanları araştırmasıyla ihtimal dahilinde girebilmektedir.

"Milli" evsafı haiz bir tabanca veya tüfek ortaya koyabilmek, ülkemiz gibi, devamlı taklid ve özenti ortamda çalışan teşekküllerle nasıl
mümkün olabilecektir. Filvaki, "Yüksek Getiri" amaçlı işletmelerde satışı garantili ürünlerin yatırımını tercih etmek, kusur da değildir.

Bu isteği dile getirip llan edenler ne yapmalılardır ki, arzulanan büyük ölçüde gerçekleşebilsin ve dışarıdan bakanlar nezdinde
gülünç oluşumlar sergilenmesin.

Tabanca veya tüfeği çatışma şartlarında kullanma durumundaki güçlerden, mekanik gerekleri tam yerine getiren tasarımlar
çıkartabilicek kişilerin çıkması genelde zordur. Onlar, stress ortamda, kendilerini yarı yolda koymayacak, çalışması şaşırtma
vermeyecek silahlarını en iyi şekilde kullanmakla mükelleftirler. Amaca uygun mekanizmaları hayata geçirmek, yenilik çıkartabilecek
teknik ünitelerin işidir.

Hafif silah mekaniğine nüfuz özellikli, çok iyi poligon atıcılarının tasarım hassaları olablir. Ancak bunların çatışma şartlarına tatbiki
her zaman gerekli hacimleri doldurmayabilir. Güvenlik güçleri için ortaya konacak yapılanmalar, onların istekleri ve ihtiyaçlarına göre
şekillendirilme durumundadır.

Milli tabanca veya tüfek talebi olan devlet kuruluşlarının yapması gereken, öncelikle,kullanıma muhatap güçlerin esas ihtiyaçları ve
isteklerini araştırıp ortaya koymak ve ona uygun bir ŞARTNAME hazırlamaktır. Bu, yabancı metinlerin tercüme edilip kağıt üzerine
aktarılmasıyla mümkün olamaz. Çalışacak kişiler, en yoğun çatışma şartlarından sağ çıkabilmiş personel üzerinde araştırmalar yapacak,
kullandıkları silahların hangi özelliklerinin onları zorladığını, nasıl değiştirilerek kolaylığa tahvil edilebileğini etüd edecek, isteklerini buna
uygun olarak ortaya koyacaklardır. Bunun için mekanik deha, yüksek yapılandırma teknolojisi gerekmez. İstenen, stress şartları dahil,
personelin zorlandığı noktaları iyi tesbit etmek ve onları üreticilerden talep etmektir.

Yapılması gereken ikinci husus, şartname gereklerini, sınırlı kuruluşlara değil, her kişi veya müesseseye açık bir seçime arzetmektir.
Katılımcılardan yeterliliği tesbit edilenlere devlet imkanlarıyla ilk model çalışmalarında kolaylık sağlamak, müessese ve kişi imkanlarını
eşitleyen bir ortam yaratacak, daha uygun tercihlere imkan verecektir. Katılımcılar, ister kendi elemanları, isterse yabancı işbirliğiyle
çıkardıkları tasarımların çalışan örneklerni testelere dahil edecekler, istekler doğrultusunda değişiklikler vererek sonucu bekleyeceklerdir.

İcatları doğuran ihtiyaçlardır ve bunların net olarak tesbit edilip ortaya konmasıyla uygun yapılanmaları çıkartacak mekanik özelliği
havi kişi ve kuruluşlar mutlaka çıkacaktır. Örnek olarak, henüz kara barut kullanımının yoğun olduğu geçen asrın başlarında, otomatik
tüfek yapılanmalarında, "Namlu içinde herhangi bir dışarı açılır delik, kanal ve sairenin olmaması" şartı getirilmiş, ve teslim edilen
örneklerde gaz sevkiyle çalışan kilit sistemlerinin büyük kısmı, namlu önündeki gaz odacıkları ile amacı gerçekleyen mekanizmalar
kullanmışlardır. Bizim "Milli" tabancamızda, misalen, bakım kolaylığı ve atış hassasiyeti için sabit namlu özelliği şartnameye dahil edilebilir.
Önemli olan, istek belirleyicileren, bu amaca uygun yapılanmaların gerçeklenebileceği genel bilgisini havi kişi veya kuruluşlardan
seçilmesidir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Eki 2015, 21:58 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4631
Yaş:
Alıntı:
"Kilitli sürgü" tanımını ilk kez duydum, açıklayabilir misiniz?

Saygılar.
TT de öğretmedilermi sana.

Üstad tanımlamış. Ben üzerine yazmıyorum .

Bu sistemi otomatik tabanca ( Ruger , CZ-75B , glock serileri ) ile gözlem yaparsan daha iyi anlarsın .

Yavaşça sürgüyü geri çekersin. Namlu ile sürgü az bir miktar beraber geriye doğru gelirler. Kilit budur.

Daha sonra kilit açılır sürgü ile fişek yatağı birbirinden ayılır. Sürgü geriye gider boş kovanı çıkarır.


Olmayan otomatik tabancalarda vardır. Ama genellikle irca yayları çok serttir.



[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=x-YIF5fiKcw[/youtube]

Videoda mükmemel şekilde anlatılmış. Kilidin temel işlevi fişek yatağı ile sürgünün ayrılmasını mermi çıkıncaya kadar geciktirmek .


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 26 Eki 2015, 01:24 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 15 Haz 2015, 21:32
Mesajlar: 81
Yaş:
Öğrettiler. Ama bunun adını "namlu kilit sistemi" olarak öğrendiğim için teyit etmek istemiştim. Yani asıl kastedileni anladım fakat teyit etmek istedim.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 26 Eki 2015, 21:23 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 494
Yaş:
Çeşit forumlarda, özellikle yabancı forumlarda, Türk tabancalarının adı sanı geçmiyor. ,Bu forum ve sitelerde özellikle en iyi tabancalar listesinde bir markamız yok. Burada yabancı forumların bizi küçümsemesi ve algı operasyonları olabilir. Ama gerçekten yüksek sınıf bir tabanca üretebilir miyiz diye düşünmek lazım. Yani dünyada bu konuda nereye gidiyor acaba ve biz neredeyiz.

Ayrıca stratejik silahlarla ön plana çıkabiliriz. Hafif, menzili yüksek vb. özellikler.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 26 Eki 2015, 22:32 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Eyl 2015, 16:02
Mesajlar: 157
Yaş:
kilitli sürgü ya da namlu kilidi sisteminin amacı, barut gazı itme enerjisini en az kayıpla mermiye ya da çekirdeğe aktarabilmektir, modern ateşli silahların tamamında büyük küçük farketmez bu sistem bulunur, ilk kim bulmuş, kim uygulamış bilmiyorum, soyadı browning diye hatırlar gibiyim.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 26 Eki 2015, 22:44 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Eyl 2015, 16:02
Mesajlar: 157
Yaş:
Ayrıca sayın Strongarm , kilitli sürgü teriminin orjinal adı nedir? Orjinal adı hiç aklımda kalmamış.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 27 Eki 2015, 07:24 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın azap5555,


Kilitli sürgü tanımının Amerikan Literatüründeki adı "Locked Breech"tir. Otomatik doldurum yapan ateşli silalarda özetle; kullanılan
fişeğin enüst gücünü sevkedilen dane arkasına yüklemek, geri tepmeğe muhatap kütleyi artırarak hissedilen tepmeyi azaltmak ve
daha hafif sürgülü üniteler yapabilmek, yine aynı amaçla daha küçük kuvvet sarfıyla etkinleştirilebilen geri tepme yayları kullanmak,
kovan şişme ve patlama olaylarına engel olmak mülahazalarıyla ortaya konulup yapılandırılmıştır. İlk olarak kimin tarafında yapıldığı
belli değildir. Ancak, bugün tabanca ebadındaki otomatik ateşli silahlarda en çok kullanılan, ek kilit parçası gerektirmeden namlu
üzerindeki geçmelerle sürgüyle bağlantı sağlayan türün mucidi, John Moses Browning'dir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 01 Kas 2015, 16:25 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 977
Yaş: 0
Strongarm üstadım, dünya silah sanayilerinde, tabancaların sarjor dizilişlerinde yeniden tek sıraya dönülüyor. (Glock 43, Walther CCP, Sig Sauer P225A vs.)

Ben zaten oldum olası tek sıra 9mm'lik incecik tabancaları sevmişimdir, sizce de bu yönde hareket olumlu mudur?

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 01 Kas 2015, 19:33 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın AVCI,


Hizmet tabancalarında, yüksek kapasiteli şarjör uygulaması son bulmaz. Zikrettiğiniz
modeller, cep tabancaları kategorisine dahil edilebilecek örneklerdir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 01 Kas 2015, 19:46 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 977
Yaş: 0
Peki sizce Sig Sauer P225A modelindeki gibi servis boy tabancalarda da tek sıra şarjöre gidilir mi? Benim tercihim gidilmesi yönünde fakat piyasayı daha yakindan tanıyan sizsiniz.

Saygılarımla.

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 01 Kas 2015, 22:13 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın AVCI,


Hizmet sınıfı hafif ateşli silahlarda yük olmadan taşınabilen en yüksek sayıda cephane
Her zaman arzu edilen bir özelliktir. Bu nedenle sınıfı oluşturan örneklerin tek sıralı şarjöre
sahip olması düşünülemez.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 01 Kas 2015, 23:03 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 977
Yaş: 0
Tabi demek istediğim güvenlik güçlerinin tek sıra şarjörlü kullanması değil.
Fakat artık örneklerini görebilir miyiz standart boy tabncaların incecik bir form alıp tek sıra şarjöre geçmesini? Umarım her markada sadece 1 tane de olsa böyle bir model çıkar.

Saygılarımla.

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Kas 2015, 12:19 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 199
Yaş:
Sayın Strongarm,
Makarov tabancası dizayn edilirken kullanılan fişeğin kovan yapısının konik değil de düz olarak dizayn edildiği, dolayısıyla ateşleme anında, kovanın fişek yatağından çekilp alınması esnasında, daha fazla sürtünme oluşturarak sürgünün açılmasının geciktirilmesine katkıda bulunduğunu okumuştum. Bu doğru bir yorummudur sizce . Geciktirme maksatlı buna benzer uygulamalar da varmıdır.

teşekkürler

saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Kas 2015, 14:31 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın çoti,


Konulara ilginiz seçtiğiniz sorularla belli oluyor. Önemli bir özelliği dile getirmişsiniz.

Tabanca ebadındaki hafif silahlarda sürgünün atış sırasında geciktirilerek, ya da yavaşlatılarak açılışı genelde şu iki safha ve maksat için
düşünülmüştür;

- Namlu içi basınç çok yüksek seviyede iken arka kısmın açılarak itiş gücünün etkisinin azalması, bu arada namlu yatağı desteğini
kaybederek ince cidarı açığa çıkabilecek kovanın sebep olabileceği olumsuzluklara mani olmak. Bu amaca hizmet verecek devinim,
saniyenin bin, ikibindebirinde vukubulacak, namlu gerisinden arkaya, en çok beş milimetrelik bir aralık için gerekli olacaktır.

- Sadece sürgü kütlesinin muhatap olduğu geri tepme gücünün çıkaracağı yüksek momentin, silah ve atıcı eline aksettireceği darbe
etkisini azaltmak. Bunun için icabeden hareket kursu, sürgünün tüm geri hareketine şamil olacaktır.

Geciktirme düzenlerini uygulayacak tasarımcılar, her ne milletten olursa olsun, bu iki fonksiyonun gereklilik mesafelerini tefrik etmede
zorlanmaktadırlar. Geçen asrın başlarında ve halen dahi arasıra uygulanmakta olan, "Sürtünme" esaslı tatbikatların, aslında işe
yaradıkları safha, yukarıda zikredilen, tüm sürgü geriye hareketiyle alakadar olanıdır. Yay zorlamalı, vidalı ve buna benzer yavaşlatma
mekanizmaları, namlu içi basıncın müsbet yönde kullanımı safhası olan ilk merhalede hemen hiç işe yaramazlar.

Paralel cidarlı kovanları da bu bağlamda mütalaa etmek gerekecektir. Aslında, basit geri tepmeli düzende çalışan hafif ateşli silahlarda,
bu yapılanma, geriye hareket eden boş kovanın, devamlı olarak namlu iç cidarına temas halinde kalarak, arkaya olabilecek ve atıcıya
zarar verme ihtimalli gaz kaçağının engellenmesi ve düzenli bir boşaltım amacıyla düşünülmüştür. Zira konik cidarlı olanlarda, aynı
devinim, boş kovan ağzının daha büyük çaplı arka coğrafyada genleşerek veya çatlayarak açılması, gaz kaçağı ve tahliye zorlukları
çıkarmasına neden olabilecektir. Paralel cidarda husule gelecek yeknesak ve güvenli sürtünmenin, çok az da olsa bir yavaşlatma
sağlayacağı, bunun daha çok, geri tepme darbesini zamana yayarak darbe özelliğini çok az da olsa, yukarıda bahsedilen ikinci safhayı
yumuşatarak işe yarayacağı da söylenebilir.

Makarov, basit geri tepmeli düzendeki en üst cephane gücünü güvenli olarak kullanan bir tabancadır ve paralel cidarlı kovan, büyük
ölçüde, sistemin bu yapılanmayla barışık tahliye özellikleri için düşünülmüştür. Daha sonra üretilen ve biraz daha güçlü fişek kullanan
bazı modellerinde, namlu yatağı arka kısmı çok geniş adımlı, yiv set benzeri bir vida uygulamasıyla, kovanın genleşerek buralara dolması
ve kurtulması zorlamasının getirdiği yavaşlatmayı namlu içi yüksek basınç esnasında vukubulacak menfi tezahürlerin önlenmesi amaçlı
geciktirme verici olarak kullanmaktadır. Buradaki, boş kovana muhatap vida uygulamasını, sürgü hareketine karşı olanlardan ayırmak
gerekecektir. Genişleyerek içine yerleştiği bir yuvadan daralarak çıkmanın vereceği geciktirme, vidalı ortamda harekete zorlanan masif
bir blokunkinden farklıdır.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Kas 2015, 00:32 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 199
Yaş:
Sayın strongarm,

Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. Silahlara olan ilgim çocukluktan beri var ve bu konudaki literatürleri takip ederek özellikle son zamanlarda yazılarınızı okuyarak kendimi geliştirmeye çalışıyorum..

Üzerinde düşündüğüm bir başka konu hakkında da fikrinizi almak isterim.

Bilindiği üzere tabancalarda kilit yapılanmalarında, kazanılması gereken zaman, namlu ile sürgünün beraber bir süre geri hareketini sağlayarak, yada değişik sistemlerle sürgünün namlu gerisinden ayrılmasını geciktirerek kazanılmıştır. Değişik tipte kilit sistemleri aynı amaca yönelik olarak kullanılmaktadırlar.

Aklıma gelen bir soru var. Blish prensibinin tabancalara tatbiki ile daha ucuz, sabit bir namlu ile beraber daha isabetli ve daha az hareketli parça ihtiva eden yeni bir sistem olabilirmi.

Bunu biraz daha açmak gerekirse John Bell Blishin donanma toplarında fark ettiği ve Blish prensibi olarak anılan, birbirinden farklı metallerin yüksek basınç altında birbirine bağlı kalması olarak özetlenebilen, thompson makinalı tabancalarında kullanılan kadar komplike olmayan , ancak amaç olarak aynı prensiplerden yararlanan daha basit ve ucuz bir kilit sistemi.

Tabanca gövdesinin arka kısmına yakın, sürgünün alt iç kısmına giren, sürgü ile temas yüzeyi açılı bir forma sahip, basınç altında sürtünme oluşturmak için temas yüzeyleri farklı metal yapısına sahip, gövde içinde bulunduğu yuvadan bir yay baskısı ile yukarda duran, yüksek basınç altında yerine girmeye direnç gösterecek ancak basınç azaldığı vakit açılı yüzeyler vasıtası ile yerinden aşağıya doğru kayarak, sürgünün geri hareketine müsaade edecek , sürgü yerine geldiğinde tekrardan yuvasına oturacak daha basit ve maliyet etkin sistem geliştirilebilirmi.

Aklımdakinin kelimelere yansıması teknik anlamda çok açıklayıcı olmamakla beraber anlatmaya çalıştığım sistemi belki de benden daha iyi anladığınızı düşünüyorum.

Sadece fikir cimnastiğinden ibaret olan ve hobi olarak gördüğüm işlerle ilgilenirken bir yandanda fikir alışverişinin hiçbir şey kaybettirmeyeceği iyi niyetiyle paylaştığım böyle bir sistem hakkındaki düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim.

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Kas 2015, 02:17 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın çoti,


Takdire şayansınız. "Blish" sistemi, hafif ateşli silah tasarımında çok az uygulama
bulmuştur. Farklı metal kullanımı bu sınırlamayı oluşturan unsurlardan biridir. Zira,
dayanım süreleri temas halindeki parçalarda optimum etki cihetinden değişik olacaktır.
Bununla beraber, farkında olmadan bu prensibi kullanmış MAB PA 15 gibi örneklerin de
mevcut olduğu söylenebilir. Bilindiği gibi bu tabancada, geri hareket olmadan sürgünün
arkaya devinimiyle dönerek kilitten kurtulan bir namlu bulunmaktadır. İlk defa "Savage
Model 06"larda çok küçük rotasyonla uygulanıp fazla başarılı olamayan bu yaklaşım, MAB PA
15'de, dönü açısının üç misle yakın artırımıyla çalışırlığını kanıtlamıştır. Çoğu otoriteye göre
gecikme, çekirdeğin yivlere, aksi istikametli baskısıyla elde edilmektedir. Bu görüşün ihmal
edilen tarafı, farklı metal özellikli kovanın, gövde çevresinde dıştan namlu yatağına, kovan
arkasının sürgüye basıncın yüksek seviyesinde, "Blish" prensibi etkisiyle yapışır gibi intibak
halidir. Bu şekilde namlunun dönüşü, basınç düşünceye kadar geciktirilmektedir. Yaklaşımın
avantajlı tarafı, bilinenlere daha az maliyet yüklemesidir.

Bu basitlik ve nisbeten benzer yapılanmalarla "Blish" sistemini kullanacak tasarımlar, her
halde başarılı olabileceklerdir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


En son strongarm tarafından 07 Kas 2015, 15:01 tarihinde düzenlendi, toplamda 5 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Kas 2015, 11:11 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Eyl 2015, 16:02
Mesajlar: 157
Yaş:
Sayın strongarm, bu durumda "blish" etkisi metal yüzeylerin yağlı, kuru, kirli, temiz olması durumunda istikrarlı yakalanamayabilir diye düşünüyorum, sizce ne olabilir?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Kas 2015, 12:40 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın azap5555,


Sertleştirilmiş çeliğe karşı yine sertleştirilmiş aluminyum/bronz alaşımlı "Blish"kilit
parçalı örneklerde, yağlı yüzeylerin onda bire yakın, daha az "Statik Sürtünme" verdiğini
teyid eden raporlar mevcuttur. Ancak, sistem yine çalışmaktadır ve bu düzeni havi
Thompson'larda mekanizmanın keçeli bir yağlayıcısı bulunmaktadır. Yaklaşımın nisbeten
eksik yanı, o zaman için, güçlü tüfek cephanelerinde, güvenli tahliye için, kovanların da
yağlanması olup, bu gün itibarıyla söylenen engel, G3 benzeri, fişek yatağı ön içinin,
boyuna yivlerle techiziyle aşılabilir. Ancak, ateşli silahlarda, yağlamanın her zaman mümkün
olamıyacağı düşünüldüğünde, buna bağlı olarak, çalışmada değişiklikler olabileceği de
gözden uzak tutulmamalıdır.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Kas 2015, 18:07 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 977
Yaş: 0
Strongarm üstadım, metalurji konuaunda pek bilgi sahibi olmamaklar beraber bir soru sormak istiyorum.

Namlular Titanyum'dan yapılsa nasıl olur? Bir de, fiyatını ortaya katmazsak tabancalar için en sağlam madde nedir?

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 11 Kas 2015, 08:02 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın AVCI,


Titanium, çelikten çok daha esnek bir malzeme olmasına rağmen yiv ve setlere atış sırasındaki yüksek basınç yüklemesini kaldırımadığı
deneylerle kanıtlanmış bir metaldir. Standart olarak kullanılan namlu çeliği, krom vanadiumlu 4140 çeliği olup, daha yüksek sertlik
istenen uygulamalarda 4150, korozyona karşı direnç arzulanan durumlarda 416 yüksek kromlu çelik kullanılmaktadır. Bu malzeme,
yüzde ona yakın krom muhtevaı ile tam bir paslanmaz çelik evsafını havi değilse de maksad için çok daha uygundur. Standart
namlu sertliği 30-32 HR-C civarı olup, ısıl işlem sonrası bu özelliği verebilen, yüksek basınç ve elastikıyeti havi alaşımlı çeliklerden
en pahalısı, namlu yapımında kullanılabilir. Kalıp imalatlarında, ısıl işlem gerektirmeden ön sertliği havi çok kaliteli İsveç çeikleri
mevcut olup, bunların işlenmeleri daha zor, satış bedelleri çok daha yüksektir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 11 Kas 2015, 12:59 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 199
Yaş:
Sayın strongarm,

Musaadenizle bende konuya ufak bir katkıda bulunmak isterim.

Silah endüstrisinde tanınan Gale McMillan'ın daha hafif bir namlu oluşturmak düşüncesiyle tamamen Titanyumdan mamul .308 çapta bir namlu ile denemeler yaptığını okumuştum. Namlu Hassasiyetini ölçmek için yapılan ilk on atıştan sonra namlu içini kontrol ettiğinde setlerin ilk 20 cmde kırıldığını, ikinci on atışta ise ilave 20cmlik kısmının daha bozulduğunu yazmıştı. Yanılmıyorsam bu denemeleri 90 lı yılların başında yapmıştı.

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 11 Kas 2015, 19:19 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 977
Yaş: 0
Teşekkür ederim üstadım, peki en dayanıklı kapak ve gövde üretim tekniği nedir? Talaş kaldırma mı, kıvırma mı, dövme mi, dökme mi, MIM mi? Veya daha adını bilmediğim başka teknikler mi?

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 11 Kas 2015, 23:32 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın AVCI,


Dövmeyle kaba şekli verilen blokların talaş kaldırılarak nihai forma ulaştırılması, mutlaka
en kaliteli mamullerin elde edileceği yöntemdir. Ancak, son işlemin, yani ince tesfiyenin
seviyesi, bu metodun estetik yönünün belirleyicisi olacaktır. Hassas dökümle, gerekli bünye
strüktürünü sağlayacak elementler ilavesiyle dövme uygulamasına yakın, hatta muadili
mamuller elde edilebilmektedir. Bu metodun avantajlı tarafı, az ağırlıklı nihai tasfiyeyle
estetik yönü yüksek ürünler verebilmesidir. MIM yöntemi, halen sürgü yapımında geniş
yer bulabilecek güvende değilse de "Umarex" gibi yenilikçi bazı kuruluşların kullanımını
başarabildikleri söylenmektedir. MIM'de nihai tesfiye hiç yapılmamaktadır. Saç plakalardan
pres ve kıvırma, kaynak yöntemi, yalnızca düşük maliyetli üretim için, marka imajı yüksek
kuruluşların adapte oldukları, yeterli sağlamlıkta, ancak yerine göre estetik vasfı düşük
örnekler verebilen bir imalat şeklidir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Kas 2015, 13:14 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 199
Yaş:
Sayın strongarm,

Astra Modelo 400 9mm Largo çaptaki tabancaların 9mm çapta değişik kovan boyundaki fişekleri atıcıların hiç bir problem olmadan kullanabildiğini değişik kaynaklarda okudum. Bu fişeklerin değişik "headspace" mesafesine sahip olmasından dolayı, örneğin, 9mmP çaptaki bir fişeğin kovan ucunun namlu yatağındaki çıkıntıya dayanacak şekilde ileriye gitmesini sadece kovanın arkasındaki kanala girmiş olan kovan çıkarma tırnağının tutması gerekir. Bu durumda iğne nin kapsüle vurması esnasında fişeği ileri hareketine mani olacak tek güç tırnaktır. Bu tırnağa aşırı yük getirip zamanla kırılma, esneyerek iğne gücünü kapsüle tam verememe vs. gibi problemlere sebep olmazmı? Bu gibi preblemleri engellemek amacıyla Tırnak ve ayrıca değişik uzunluklardaki mermilerin sağlıklı beslenmesi besleme rampası vs.için özel bir dizaynmı vardır. Model 400 lerden Türkyede de oldukça var. Bunlar orijinal olarak 9mm Largo mudur yoksa 9mm parabellum olarak revizemi edilmişlerdir?

Teşekkürler

saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Kas 2015, 00:51 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın çoti,


Genelde, yalnızca fişeğin ağırlığına bağlı ataleti dahi ateşleme iğnesinin darbesini yeteri
kadar inisyal patlatıcıya taşıyacak desteği verebilecek güçtedir. Tırnak tesbiti, fişeğin
yerçekimiyle ileri hareketini önlemek içindir. Yurdumuzdaki Astra 400'lerin umumiyetle
üzerinde "Parabellum" ibaresini havi olanları, 9mm Luger çapı içindir.

Bu nevi esas kovan boyu uzun, eldeki kullanilabilir fişeğinki daha kısa ve "Oturmalık" yani
Amerikanca "HeadSpace" uyarlanması tırnak tarafından yapılabilir cephane kullanımında
dikkat gerektiren husus, beslemenin yalnızca şarjörden yapılmasıdır. Aksi halde, fişek
namlu yatağında daha ileri konumlanabileceği ve ateşleme iğnesi ulaşımından ötede
kalacağı için silahta inkita kaçınılmaz olacaktır. Daha kısa kovanlı fişeklerin devamlı
kullanımında, tırnak kırılmaları yüksek ihtimali havidir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 Kas 2015, 18:27 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 199
Yaş:
Sayın strongarm,

vermiş olduğunuz bilgiler için teşekkür ederim. Fikrinizi almak istediğim bir konu daha var. Her ne kadar biraz fazla detay gibi görünse de,çocukken kükürt kömür güherçile dumanı kanı zehirlediği için doğruyu bilmek benim için önemli.

Ateşleme esnasında sürgü hareketinin geriye dogru olan mesafesini ölçmek için çekirdek ağırlığı/sürgü ağırlığıxnamlu boyu formülü kullanılıyor.Browning HP 35 olarak hesaplama haptığımızda 8gr/320grx100mm(fişek yatağı boyu hariç)= 2,5mm gibi bir rakam ortaya çıkmaktadır. Öncelikle formül doğrumudur.

Doğru ise;

-Bu hesaplamalarda genellikle sürgü ağırlığının formüle dahil edildiği ancak yayın yapmış olduğu baskının hesaplamaya dahil edilmediğini görüyorum. Yayın sertliği yada yumuşaklığının etkisinin ihmal edilecek kadar az olduğumu düşünülüyor.

-Kilitli sürgülerde 2,5mm mesafe boyunca namlu da sürgü ile beraber hareket ettiğinden namlunun ağırlığı sürgü ağırlığına dahil edilmesi gerekirmi? Keza mermi namludan çıkıncaya kadar namlu ve sürgü birlikte direnç halindedirler.

-Bu hesaplamalardan çıkan sonuçlar ile aktüel gözlemde hareket mesafeleri birbirini tutuyormu.(örneğin yavaş çekim video kayıtları vs gibi)

teşekkürler

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 Kas 2015, 18:41 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 977
Yaş: 0
Sizi dinliyorum, gözlerim kapalı ustalarım. Bir bilgi alsam kârdır. :)

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Kas 2015, 09:04 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın çoti,


Basit geri tepme düzenli silahlarda, geçerli geri tepme formülü aşağıdaki gibidir;

Sürgü Ağırlığı(Kg)xSürgü Geri Tepme Sürati(M/San)= Çekirdek Ağırlığı(Kg)xÇekirdek Sürati(M/San)x((Kovan Arka Çapı(mm)/
Çekirdek Arka Capı(mm))Karesi.

Bu hesaplamada dikkat edilecek husus, bulunan veya hesaba dahil olan sürgü geri tepme hızının, bir saniye içindeki birim mesafeye
tekabül eder oluşu ve genelde fiziki ölçümlerle bulunan imalatçı çekirdek süratlerinin, sürtünmeye rağmen vukubuluşudur. Buna göre,
esas istenen, namlu içinden sevkedilenin çıkıp gitmesi veya, en azından, en yüksek basınç halinin sona ermesi süresinde tehlikeli
biçimde desteksiz olarak geri hareket edecek boş kovan mesafe mikdarını bulmak için, deneylere kanıtlanmış bu sürelerin önceden
bilinmesi ve buna göre sürgünün bir saniyedeki devinim değerinin buna bölünmesi gerekir.

Genelde, günümüzde tabanca ebadındaki ateşli silahlarda kullanılan barutun, optimum derinlikte yiv set değerlerinde açılmış on santimlik
namlularda ölçülen, adıgeçen kritik süre değeri 1/4000 saniye kabul edilmektedir.

Buna göre; 7 gram çekirdek, 320 gram sürgü, 350 M/San. Çekirdek hızı ve 10mm/9mm Kovan arkası/Çekirdek gerisi çapları karesi
formülünün vereceği sürgü geri tepme hızı= 9.4M/San. , bunun dört milisaniye içindeki değeri; 9.4/4000=0.0023 M/Sa.= 2.3 mm
olacaktır.

Dikkat edilirse, sonucun sizin verdiğiniz ampirik formül neticesine hayli benzer olduğu görülecektir. Buradan o eşitliğin, konuyla alakadar
kafa yormuş kişilerin kısaltarak elde ettikleri bir çalışma olduğu söylenebilir.

Öte taraftan, elde edilen değer, namlu yapım tekniğine, kullanılan barut ve çekirdek ağırlıklarına göre değişken olacak, sadece sürgü
ağırlığının vereceği ataletle direnç sağlayacak, "Basit Geri Tepmeli" düzen içindir. Bu formüllerde hiç bir zaman geri getirme yayının
ek desteği hesaba dahil edilmez. Zira, araştırmalar, atalet söz konusu olduğunda, sadece kütle, dolayısıyla ona bağlı ağırlıkların karşı
dirençlerinin değer ifade edebileceğini göstermiştir. Buna göre, yayın kütlesel ağırlığının da sürgü ağırlığına eklenmesi gerekecektir.
Esasen bu kavram, sürgü ve ona bağlı tüm elemanların toplamının ifadesidir. Bilinen hiçbir çelik yay türünün elastikiyet özelliği, birkaç
milisaniye içinde, kütlesinin ataletini yenip dayandığı mahalle destek sağlayacak kadar yüksek değildir. Bu nedenle, geri getirme yayları
genelde, sürgünün kazandığı momentle oluşacak sademeyi tamponlama görevinde değer kazanırlar.

FN GP35 gibi kısa geri tepmeli kilitli sürgülü düzenlerde, sürgü geri hareketi, namluyla beraber olacağı için formüle, onun ağırlığı da dahil
olacaktır.

Güvenlik yönünden bu şekilde yapılandırılan sürgü geri tepme formüllerinin gerçekte tezahürü, çok daha az değerler içindedir. Zira
barultarın yanma hızı doğrusal olmadığı gibi, namlu içini büyük ölçüde kapatarak ilerleyen çekirdeğin, ikametgahını terkedene kadar
oluşturduğu "Tapa" etkisiyle, aslında, bütün silah ağırlğının sürgüye karşı yer aldığı, "Öne Tepmeli" türlerin çalışma prensibini oluşturan
bir başka direnç daha vardır. Esasen, kütlesel olarak aksi yönde çalışan bu oluşum, öne hareket istihsaliyle, bir bakıma sürgü geri
hızını izafi olarak artırdığından nötr addedilebilir. Ancak, kilitli düzenlerde, bir bakıma, çekirdek namludan uzakaşmadan namlu/sürgü
beraberliğine son verdirmeyen, kaçak gaz unsuru ihmal edildiğinde bu vakıadır.

Teorik uygulamaların gerçekte ne kadar etkili oduğunu çok iyi tesbit edebilen yavaş çekim videolarda, genelde, söylenen formüllerin
tüme yakın doğrulukta olduğu gözlemlenmektedir.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Kas 2015, 16:57 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 199
Yaş:
Sayın strongarm,

Vermiş olduğunuz detaylı ve hakikaten kıymetli bilgiler için teşekkür ederim.

Bu arada milli tabancayı tasarlamak konu başlıklı yazı dizisinin son bölümü içerik amacından biraz uzaklaştı ancak laf lafı açar misali, Yazınızın son kısmında işaret etmiş olduğunuzu tahmin ettiğim öne tepmeli sistemlerden Manlicher M1894 ve Schwarzlose 1908 tabancalarda sözünü ettiğiniz direnci oluşturmak üzere, almanların HK VP70 tabancasına uygun görülen sistemin sağlıklı çalışmasını sağlamak üzere yiv ve set derinliklerinde yapmış oldukları oynamanın tam aksi bir uygulaması, bu öne tepmeli modellerde, sürtünmeyi arttırmak üzere yapılmışmıdır? Yoksa normal yiv set derinliklerinde dahi namlunun öne hareketi sağlıklı bir şekilde sağlanabiliyormu?
Yada bu hareketi sağlayan farklı faktörler sözkonusumudur?
Ayrıca bu silahların kovan çıkartma ve kovan atma tırnaklarının konumlandırılması ve çalışma prensibi nasıl oluyor? Bunlar hareketli parçalardanmı oluşuyor.

teşekkürler

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Kas 2015, 18:05 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın çoti,


Milli tabanca, niyet edildikten sonra, her türlü yaklaşımla tasarlanabilir. Bunun için önce araştırma, bilgi edinme safhalarının
geçilmiş olması şarttır. Burada verilmeğe çalışılan, değerli veya değersiz, ancak, yerine göre bir alternatif olabilecek fikirleri
tartabilecek dimağların mevcudiyeti, bu konuda en arzu edilen husustur.

Öne tepmeli çok az sayıda tabanca örneklerinde yapımcılarının dahi ağırlıkla üzerinde durmadıkları ve neredeyse tamamen
yiv set sürtünmesine bağladıkları ağrlık verilmeyen hareket unsuru, kovan gerisine etki yapan basınç faktörünün, gaz kaçağı
ihmal edildiğinde, namlu içinde ilerliyen ve tüm ön alanı bir "Tapa" gibi kapayan çekirdek gerisi üzerindeki eşit ve zıt yönlü
işlevidir. Bu tapa namlu içinde varlığını sürdüğünce, geriye itişle tepme momentini sağlıyan gücün aynı, namluyu ileri sürmede
etkin olacaktır. Yiv ve setlerle sürtünme, tapanın ikametgah süresini artırıcı bir faktördür.

Öne tepmeli tabancalarda, tırnak, namlu gerisini örten sabit gövde üzeri konumludur. Genelde, şarjörden besleme için, ileri
hareket eden namluyla bağlantılı, belli bir mesafeyi öne doğru katedişinden sonra arkadan en üst fişek gerisini iteleyerek namlu
yatağı hizasına çıkaran kol veya levyeler kullanılmıştır. Ejektörü yine bu kol üzerinde, daha geride ihtiva eden veya muadili
düzenlerle kovanın dışarı atılması sağlanmaktadır.

VP70, yapımcısının anlatmakta isteksiz davrandığı, kullananların ise devamlı olarak alakasız yorumlarla açıklık getirmeğe uğraş
verdikleri, bir bakıma, talihsiz bir tabancadır. Derin yivli namlusunun ilk hızı azalttığı doğrudur. Ancak bu, standart mühimmattan
ziyade, +P özellikli makinalı tabanca fişekleri için düşünülmüş bir önlemdir. Bir önceki mesajdan da anlaşılabileceği üzere, yaklaşık
her hizmet tabancası, 9mm Parabellum danesini kilitsiz olarak kullanabilecek özelliktedir. Önemli olan, tüm geri tepen elemanlar
yerine kaim olacak sürgü kütlesinin çıkartacağı moment ve ona bağlı enerjiyle, silah ve kullanıcısının muhatap olacağı aşırı hissedilen
geri tepmenin usulünce massedilmesidir. VP70'de bu, kimsenin dikkatini silah sahra sökümündeyken çekmeyen, zira söküm mandalı
ile aşağı, gözden ırak mahalle çekilen çok etkin bir amortisör düzeniyle sağlanmıştır. Farkedilemeyen bu özellik, tabancanın talihsizliğini
oluşturan ana unsurdur.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


En son strongarm tarafından 18 Kas 2015, 15:00 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Kas 2015, 19:38 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4631
Yaş:
Hocam .

Süper olmuşda hiç çaptan kalibreden mühimattan bahsetmemişsiniz. ?

9mm para dan farklı bir düşünceniz varmıdır acaba hocam. ?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Kas 2015, 09:11 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın musti,


9mm Parabellum, genel olarak hizmet tabancalarında standart kabul edildiği ve konumuz olan "Milli Tabanca" ile olan yakın alakası
nedeniyle örneklemeler onun üzerine bina edillmiştir. Bilindiği gibi, bu çap, basit geri tepmeli ve kilitli sürgülü düzenlerin bir nevi
sınırı veya kilometre taşıdır. Alt ve üstündeki kalibrelerin çalışma düzenlerinin tahdit noktasıdır.

Hesaplamaların çıkış noktasına konu "Basit Geri Tepmeli" sistem, her çapa tatbik edilebilir bir çalışma şeklidir. Yaklaşımın esası, sürgü
geri hareketinin, kullanılan fişek ne olursa olsun, namlu içi basınç tehlikeli düzeyde iken, boş kovanla geri doğru en çok iki milimetre
gitmesini sağlayacak kütle, dolayısıyla ağırlık değerini bulmaktır.

Bu amaçla ilk başvurulacak veri, tabanca ebadındaki ateşli silahlarda, her çapın, ortalama on santim namlu içinde ateşleme sonrası
çekirdeğinin kalış süresi olacaktır. Bu değer, kalibreler ve onların iç çeşitlendirmelerine göre, saniyenin iki ila beş bindebiri olarak
değişmektedir. 7.62 Mauser veya Tokarev için beşbindebir, 9mm Luger için dörtbindebir, .45" ACP için üçbindebir, hertürlü güvenlik
hatasından ari hesaplamalar için ikibindebir değerleri esas alınabilir. Bu ve on santimlik namlu baz alınarak sürgü geri tepme hızları,
M/San. olarak, 1/2000 Metre, yani standart 2mm geri tepme istemiyle; 7.62 mm Mauser için 10 M/San, 9mm Luger için 8 M/San,
.45" ACP için 6 M/San, tayin edilemeyen çaplar için 4 M/San. değerleri olarak ortaya çıkacaktır.

Tesbiti gereken ikinci done, beher çapın kronometre ölçümü veya fabrika verilerine göre M/San. olarak ilk hızları olacaktır.

Daha sonra gram cinsinden çekirdek ağırlıkları ve bunların 1000'e bölünmesiyle çıkarılacak Kg. değerleri bulunacak,

Ardından, çekirdek ve kovan arkalarının milimetre cinsinden çapları tesbit edilerek önceki mesajda verilen formüldeki yerlerine konarak
istenen çap için, basit geri tepmeli düzende güvenli olarak çalışma verecek sürgü ağırlıkları hesaplanabilecektir.

Buna göre;

- 400 M/San.İlk hız, 5 Gr Çekirdek ağırlığı, 10 M/San. Sürgü geri tepme hızı ve 10/8 Çap oranı karesi(1.56) değerleri üzerinden 7.62mm
Mauser veya Tokarev için gerekli kapak ağırlığı=313 Gram,

- 350 M/San. İlk hız, 7 Gr. Çekirdek, 8 M/San. Sürgü hızı ve 10/9 Çap oranı karesi(1.23) değeri üzerinden 9mm Luger için gerekli kapak
ağırlığı= 377 Gram,

- 270 M/San. İlk hız, 11 Gram çekirdek, 6M/San. Sürgü hızı ve 12/11 Çap oranı karesi(1.19) değeri üzerinden .45"ACP için güvenli
kapak ağırlığı= 589 Gram,

- 380M/San. ilk hız, 28 Gr. Çekirdek, 4M/San. Sürgü hızı, 22/18 Çap oranı karesi(1.49) değeri üzerinden 12 Gauge yivsiz tüfek için
basit geri tepmeli düzende çalışacak kapak ağırlığı= 3.96 Kg. Olarak bulunabilecektir. Yapılan bütün hesaplamalarda, yukarıda daha
önce izah edildiği üzere, güvenli olarak kovan ve kapağın fişek muhtevaı namludan çıkıp gittiği an sadece 2mm geri hareketini intac
edecek sürgü ağırlıkları esas alınmıştır. Halen kullanılmakta olan kovan arka kalınlıklarının en az beş milimetre, bunun yalnızca iki milimetre
taban yükekliğinin desteksiz olarak yatak içinde konumlu olduğu dikkate alınırsa, aslında bu değerin üç milimetre de olabileceği, doğrusal
olmayan barut yanma hızıyla en yüksek basınca ulaşım süresinin daha da azalacağı nokta-i nazarından, hesaplanan ağırlıkların belki
yarıyarıya dahi azaltılabileceği görülecektir. Nitekim, .45" ACP çaplı Amerikan Hi-Point tabancasının sürgü ağırlığı 500 gram civarıdır.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Kas 2015, 13:33 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 199
Yaş:
Sayın strongarm,

.45 kalibre hi point tabancaları günümüzün trendi polimer gövde ile kilitsiz sürgülü sabit namlulu, genelde zayıf tabir edilen edilen fişeklerin kullanıldığı tabancalarda görülen basit geri tepmeli bir sistemi tercih etmiş.

Silahta ağır sürgünün yanı sıra fişek yatağı içinde yüzük şeklinde kanal yada daha önce bahsetmiş olduğunuz vidalı sistem benzeri kovanın çekip çıkartılması esnasında geciktirme vazifesi görecek bir takım yardımcı uygulamalar varmıdır yoksa sürgü ağırlığı ve yay baskısı yeterlimi görülmüştür?

Uzun süreli kullanımlarda bu sistemin plastik gövde ile bu sistemi kullanmasından dolayı dayanıklılık manasında bir handikap olarak düşünülebilirmi? Ayrıca "striker" tipi (tam teknik türkçe karşılığından emin değilim kendinden tahrikli iğne olabilrimi?) iğne ile bir iğne emniyet bloğuna, bunun yanında ayrıca sürgü bırakma mandalına haiz olmamasından dolayı, güçlü mermi kullanan ancak düşük maliyetli bir platform geliştirme çabalarının marjinal bir sonucu yorumu doğru olurmu sizce.

Özellikle hissedilen geri tepme yönünden baktığımızda müteakip atışlarda namlunun tekrar hedefe tevcihi nispeten daha zor olmazmı?

teşekkürler

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Kas 2015, 14:51 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın çoti,


HiPoint, Amerikan ticari görüş tarzının tabancalardaki tezahürüdür denilebilir. Harcama yaparken sentlerini hesap eden, hele yangın
söndürücü misali kırk yılda bir işe yarayacak ama görevini kusursuz yapacak alet benzeri arayışlarına en ucuz cevabı bu markada
bulup bir kaç sene üstüste en çok satan el silahı ünvanını ona hediye eden, Amerika'lı, kanunların kendilerine cömertce bahşettiği
savunma haklarını kullanmak isteyen sade vatandaşlardır.

Tabanca, zamaktan mamul ağırca sürgüsü, plastik gövdesi ve yeterli kontrol mandalları ile, istenenden öte sağlamlıktadır. Kullanılan
9mm Luger ve .45" ACP benzeri güçlü mühimmat için gerekli geciktirme, yalnızca kapak ağırlığının ataletiyle sağlanmaktadır ve buna
ek olarak namlu içi yiv/set derinlikleri, çapı biraz büyütür biçimde kasıtlı olarak, sürtünmeyi azaltır şekilde sığ tutulmuştur. Silahın iğne
vuruşlu ateşleme düzeni, sahra söküm şekli, geçen asrın ilk on yıllarında imal edilmiş "Liliput/Menz" örneklerinin çok yakın kopyasıdır
ve sadece işini yapmağa müteallk uygulaması dışında, üretici kuruluş, çok gerekmedikçe, sıradan bakıma yönelik olarak ana parçalara
ayrılmasının dahi yapılmamasını tavsiye etmektedir. Tabancanın, darbe ve düşmelere karşı müsbet koruma sağlayan, karşı ağırlık
prensibine göre çalışan bir otomatik güvenliği mevcuttur. Ağır sürgü ve yeteri kavramayı veren kabze yapısıyla hissedilen geri tepme
yönünden emsallerinden çok da farklı olmadığı söylenmektedir.

Zamak sıcak pres makinalarından çıkıp çok az tesfiye ile olduğu gibi montaja giren, hor kullanıma müsait, ucuza maledilen bu el silahı,
çelik malzeme ve biraz daha fazlaca işçilik sarfıyla, "Milli Tabanca" gereklerimizi dahi karşılayabilir. Zira, namzetlerden esas olarak, hemen
hiç bir eksik yanı yoktur.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Kas 2015, 15:32 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Eyl 2015, 16:02
Mesajlar: 157
Yaş:
sayın Strongarm
9mm yi temel alarak daha güçlü barut kullanıldığında, namlu harici diğer parçaların ve namlu silindirinin dayandığını varsayarsak, mevcut yiv-setlerin adım boyunu da 25 cm ile sınırlandırmayıp uzun namlularda olduğu gibi 40 cm ortalama ve üzerine çıkma serbestliğiyle ve çekirdek malzemesinin de serbest seçilmesiyle, mevcut teknolojiyle üretilen en dayanıklı namluların yiv ve setleri sizce hangi fiziki sınıra kadar güvenle dayanabilir, hangi namlu çıkış hızına kadar deformasyon göstermez?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Kas 2015, 17:18 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 623
Yaş:
Sayın azap5555,


Namlu ömrü, kullanım sıklığı ve adedi, atış şekli, periyodu araları, bakım ve sair hayli değişkenle bağımlı bir kavramdır.

Her tür optimum şartta, bir namlu, 5000 atış sonrası, varsa, vuruş hassasiyetini yitirecektir. Bunun üzerindeki kullanım atıcının
şartarına bağlı olarak 25000 adede kadar yine de makul seviyede neticeler verebilir. Daha ötesi tesadüfi addediebilir.

Silah üreticileri ve poligon sahiplerinin ilan ettikleri yüzbinleri bulan atış adedleri, vuruş kalitesinden ziyade halen tek parça olarak
hayatiyetini sürdürebilen namluların varlığını vurgulamaya yöneliktir.

Bunun yanında, teorik olarak yapım öncesi ilan edilen ömür değerlerinin pratik mevcudiyeti, ancak, çok sayıda kullanıcının deklare
edecekleri neticeler sonunda gerçeklik kazanabilir. Bu nedenle, belirli kurgullarla önceden verilecek dayanım sürelerinin değerleri
şüphelidir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Kas 2015, 22:16 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Eyl 2015, 16:02
Mesajlar: 157
Yaş:
Sayın Strongarm
Varmaya çalıştığım nokta, tabancalarda 1000m/sn diyelim ortalama, uzun namlulu silahların namlu çıkış hızına dolayısıyla kinetik enerjisine ulaşılabilir mi güvenli olarak, böyle bir tasarım mümkün olabilir mi sizce?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Kas 2015, 23:34 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4631
Yaş:
Alıntı:
Zamak sıcak pres makinalarından çıkıp çok az tesfiye ile olduğu gibi montaja giren, hor kullanıma müsait, ucuza maledilen bu el silahı,
çelik malzeme ve biraz daha fazlaca işçilik sarfıyla, "Milli Tabanca" gereklerimizi dahi karşılayabilir. Zira, namzetlerden esas olarak, hemen
hiç bir eksik yanı yoktur.
Hocam .

illk kez zamak ı öven beğenen bir yazı gördüm hayatımda.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 84 mesaj ]  Sayfaya git 1 2 Sonraki

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye