TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 11 Ara 2017, 03:20

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 07 Ara 2017, 08:23 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 670
Yaş:
Merhababar,



Geçen asrın yarılarında pazarda görülmeye başlanan İtalyan otomatik yivsizlerini hatırlayan silahsever arkadaşlarımız vardır.
O zamanlar populer olan Belçika ve yurdumuza ulaşabilen az sayıda Amerikan muadillerine kıyasla bunların doldurulması herkesin
her vakitte akıl edemiyeceği kadar karmaşıktır.

Amerikan ve Belçika otomatiklerin namluya dolumunun, ister ilk defa doğrudan fişek yatağına elle sürüm, ister daha önceden
yüklenmiş şarjörden kapağın geri bırakılıp ileri verilmesiyle yapılabilmesine karşılık, İtalyan hemcinslerinde aynı ameliye,
mutlaka, kapağı geri alınıp arkada kitlenmiş silahın, sanki kırılmış bir çifte gibi, içine dolunun el marifetiyle yerleştirimi
şeklinde yapılabilmektedir.

Kullanıcıların çoğu, bu tüfeklerde, neden, aynı Amerikan ve Belçika örnekleri gibi, boş bırakılmış namluya sürgü hareketiyle
istendiğinde ilk dolumun yapılamadığını anlayamamışlar, okuyabilenler, kullanım kitaplarında, nafile, başka bir yöntemin
mevcudiyetini arayıp durmuşlardır.

İşin aslı, İtalyan hükümetinin, böyle bir anda zuhur ediveren, üç, dört, beş atış kapasiteli yivsiz av tüfeklerinin, karmaşık
mekanizmaları vasıtasıyla dolum görerek olur olmaz yerde istem dışı patlamalarla kazaya meydan vermelerine engel olmak amacı
ile, aynen alışık oldukları çifte ve tek kırmalar gibi, silaha yüklemenin, arkası açılmış tüfeğe, güvenle ve bilerek, elden
yapılmasını zorunlu kılan kanuni düzenlemelerinden kaynaklanmıştır. Yani İtalyada yapılan yivsiz tüfek taifesinin dolumu, ilk
fişeği, sahibi tarafından, uygun anda ve hür iradesiyle, elle yapılma mecburiyeti, muhtemelen, oluşmuş veya olabileceğine ihtimal
verilmiş zarar verici vukuata binaen, hukuk marifetiyle getirilmiştir. Bu üreticilerin mutlak uymak zorunda olduğu bir hükümet
kararı neticesidir. Namluya bir kere ilk sürüm yapıldıktan sonra, devlet yetkililerinin akıl erdiremedikleri otomatik çalışma
mekanizması, diğerlerini kendiliğinden doldurup boşaltacaktır. Bu işlemin nasıl yapılacağı, artık üretici kişilerin hünerine
bırakılmış, onlar da, kendilerince, işlev ağırlığını düşen horoza tevdi ederek, gerekenin üstesinden gelmişlerdir. Amerikan
ve Belçika tüfeklerinde otomatik çalışmayla dolumun yapılması, kapağın ve şarjör mandal veya mandallarının vazifesi olmasına
mukabil, İtalyan amcazadelerinde aynı işi yapan, kapak yerine tetiğin çekilmesiyle düşen horoz olmuş, tüm silah yapılanması
genelde bu temel üzerine bina edilmiştir.

Gelgelelim, İtalyan tüfekleri, sadece üretici ülke içinde kullanılsın diye imal edilmemiştir. Çoğunun yapım gayesi, döviz getiri
kaynağı umudu olup, özellikle bol miktarda ihraç edildiği Amerika'da kendi alışkanlıklarına aşina olmayan bu acaip uygulama
kullanıcıları hayli şaşırtmış, o kadar para verip aldıkları tüfekleri dolduramıyan kişilerden şikayet nidaları yükselmeğe
başlamıştır.

Aşağı yukarı, Amerikalılar dahil bütün İtalyan otomatik tüfek sahiplerini yirmi yıla yakın süre bu azaba layık gören üreticilerden
Dünya'da en eski silah yapımcısı olmakla övüneni, artık yükselen sesleri bir dereceye kadar susturma amacıyla, asrın bitimine
onbeş yıl kala, gerekli ülkelerde patentlerini de alarak, otomatik tüfeklerinde namlu ilk dolumunu elle yapmaktan kurtaran, ama
müteakip otomatik yüklemeleri yine oturmuş, yapılanmasının bozulması büyük yatırım gerektiren düşen horoz marifetiyle gerçekleyen
bir mekanizmayı silahlarında uygulamaya başlamıştır. Bu şekilde, yine ilk sürüm buna alışık olanlar için elle yapılabildiği gibi,
aynı iş, tetik korkuluğu önünde konumlandırılmış bir pimin arkaya itilmesi ve fişek kaldırıcı üzerine şarjörden fırlayan dolunun,
kapağın Amerikanvari, geri ileri devinimi vasıtasıyla yapılabilir hale getirilmiştir.

Aynı sıralar, otomatik çalışmayı, kullanıcıların hiç alışık olmadıkları biçimde, geri tepen tüm tüfek ağırlığının içinde eylemsizliği
ile yerini koruyan kapak taşıyıcının çarparak kurduğu bir düzenle kilitten kurtararak icra eden bir başka İtalyan yapımcı, daha önceden
eski biçimde yükleme yapan ve aslında ilkönce bir başka marka ile pazara intikal eden tüfeklerinde, söylenen eski ve büyük imalatçıdan
aşağı kalmamak için, tabiatıyla onun patent hakları ile çatışmadan kurtulmak amacı ile, ilk fişek sürümünü, el marifeti paralelinde, bu
kere, tetik korkuluğu yanındaki bir manivela yardımıyla şarjörden kaldırıcı üzerine düşürerek ifa eden bir yapılanmanın patent ve
uygulamasını, tarihi değerli üreticiden üç yıl kadar sonra devreye sokmuştur. Esasen her iki uygulama, birer "Şarjör Güvenliği"
addedilebilecektir.

Tarihi derin üreticinin söylenen değişikliği, dolumu kolaylaştırmak ve geri tepen silahta, bazı Amerikan örneklerinde görüldüğü gibi,
şarjör içine ataletiyle gömülen baştaki dolunun gecikmeli devinimden kaynaklanan olumsuzluklara engel olma amaçlı düzenlemesi
ifadesine rağmen, ataletli sistem kullanan yapımcı, muhtemelen, tetik grubunun ileriki üretimlerde de değişmeden uzun süreli yer
alabilmesi amacıyla, yapılanmaya, aslında ucundan kıyısından alakadar olduğu, "Namludaki fişeği bir başkasıyla değiştirebilme"
özelliğini monte etmiştir. Bu vasfın ne emanet bir yakıştırma olduğu, dolum düzenini ilk değiştiren tarihi üreticinin, aynı özelliği ifa eden
yapılanmayı silahlarında ayrı bir devre olarak muhafazasından belli olmaktadır.

Bu noktada, sözü edilen yakıştırma vasfın ne olduğu ve gereklerini anlatmanın lüzumu ortaya çıkmaktadır. zikredilen özellik, avda veya
görevde, namludaki fişeğin o ana uygun bir başkasıyla değişimini mümkün kılan, şarjör çıkışını kapayan, ARKADA TAKILI BIRAKILAN
kapağın arzulanan dolunun yatağa sürümü ardından istenerek kapatılmasına elveren yapılanmadır. Pratik kullanımda, tüfeğin, işlem
bitimine kadar kullanıcının diğer azalarını meşgul etmeden görevini tamamlaması uygunsa, bazı Belçika ve İtalyan yapımlarında bunu
sağlayan özel mandallı devreler mevcut bulunsa da, adıgeçen ataletli üretici, mevcut kasa ve tetik grubu yapılanmasını masraf edip
değiştirmemek, ek maliyet çıkartmamak cihetinden, bu yapılanmayı, fişek değiştirme kolaylığı olarak kullanıcılara tanıtmayı ve tutarsa,
epeyi bir kazançtan kaybı önlemeyi düşünmüştür. Atıl tüfek yapan kuruluşun bu sisteminde, uygulama sonuçlanana kadar kullanıcının
iki eli meşgul durumdadır. Yani, uretici masrafları kısarak para kazanırken, tüketicinin elde ettiği, bir bakıma, yorgunluk ve çaresizlik
olarak tezahür halindedir.

Uygulama bu şekilde amacından sapmış görürümdedir. Niyet, ilk namlu dolumunun elle yapılmasını mekanize etmek iken, kısmet olarak
devreye fişek değişim kolaylığı gibi kullanıcıya oldukça cazip gelen bir yakıştırma zuhur etmiştir. Tüfek bünyesinde hiç bir değişiklik
olmadan bir taşla birden fazla kuş indiren tatbikatın kuruluşa kazancı inkar götürmeyecek biçimde barizdir.

İşin garip tarafı, bu alelacaip düzenin, eksper geçinen Amerikan kullanıcısı tarafından "Mık" demeden kabulü olmuştur. Otorite vasıflı tek
kişi dahi, "İyi de, bu devre başka bazı markalarda bunun benzerinin yanında ayrı olarak sunuluyor. Üstelik işlem için devamlı iki elin
meşguliyeti gerekmiyor" mealinde kelam dahi etmemiş, daha da ötesi, tam bir ironi olarak, Amerikan Ordonatı için geliştirilen aynı atıl
üreticinin bir tüfeğinde, ille de "Taktik"den öte laf etmeyen profesyonel kullanıcılara inat, söylenen yutturmaca yapılanma aynen
kullanılmış, tabancaların sürat için, güvenlik devrelerinin otomatiğe bağlandığı devirde, Military Issue elemanlarına şarjör emniyetli
yivsiz tüfekler, ağız kulaklarda, tahsis edilmiştir.

Oluşumun üzerine tüy diken, asırlık bir Amerikan silah kuruluşu olmuştur. Ötedenberi, her mamulünün yüzdeyüz Amerikan olduğunu
yüksek sesle ilan eden bu müessese, Hükümete verilen yivsiz tüfeğin işletme mekanizmasını, söylenen güvenlik unsuru ile aynen
klonlamış, giderek artan "Bu bayağı bir taklide benziyor" homurdanmalarına daha fazla kulak tıkamaktan vazgeçerek, güya geliştirdiği
kendi tasarımında, zikredilen devreyi değiştirerek kullanmıştır. Mamafih, genel kabullere teslim olmanın ibret-i alem bir tezahürü olarak,
tanınmış bazı Amerikan, hatta Belçika firmaları da aynı yolu takipten kendilerini alamamışlardır.

Başlangıçta, mezkur dolum sistemini kullanmayı zorunlu kılan İtalyan hukuki düzenlemeleri muhtemelen dış pazar hacmi gözönünde
bulundurularak ve kullanıcılara ters gelen bu uygulamada ısrarın gereksizliği ile artık yürürlükten kaldırılmış olmalıdır. Yani, silah üreticileri
artık acaip yükleme sistemleri yapmak zorunda değildirler. Ancak, bir kere imalat düzeni oturmuş ve genişlemiş, değiştirimi pahalı ve
yeteri kabullenmeler nasılsa sağlandığına göre gereksiz addedildiğinden, üretim aynen eski haliyle berdevam durumdadır.

Filvaki, uygulamada, özellikle bu ara moda olan "Savunma amaçlı yivsiz tüfek kullanımında" akıl karıştıran bu yapılanmanın hiç yer
almaması muhtemelen mantıklı bir yaklaşım addedilebilecekse de, bir kere olan olmuş, uçak yerden kalkmış uzaklaşmıştır. Ne dense
boştur.

Üreticilerimiz, bilhassa yeni başlayacak olanlar, bu konuyu bir gözden geçirmelidirler. Hiç olmazsa bu alanda bir yeniliğimiz uygun olacaktır.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye