TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 23 Mar 2017, 17:15

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 261 mesaj ]  Sayfaya git 1 2 3 4 5 6 Sonraki
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Milli İstihbarat Teşkilatı
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2012, 23:10 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 19 Tem 2012, 22:40
Mesajlar: 1
Yaş:
Bu konu başlığı altında açık kaynaklardan, kitaplardan, gerçek duyumlara dayalı gözlemlerinizi, bu işin içerisinde yaşamış kişilerden derlenen anılar vb.. gibi konuların tartışılması ümidiyle seviye ve bilginin üst kademede olduğu bir tartışmanın ilk mesajını yazıyorum. Umarım devamı gelir..

Saygılar


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2012, 23:38 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 13 Tem 2012, 21:45
Mesajlar: 1233
Yaş:
MAH,6 Temmuz 1965 tarihinde çıkarılan 644 sayılı yasa ile artık yeraltı örgütü olmaktan çıkıp,bir haber alma teşkilatı haline dönüşür.Yasal düzenleme istihbarat çalışmalarına çok şey kazandırmıştır.

Mit'in bugünkü yapısını ortaya koyan düzenleme,bu yasaya ve 1983-1995 yıllarında gerçekleştirilen düzenlemeye dayanılarak yapılmıştır.Mit müsteşarlığı da ilk kez bu şekilde oluşturulmuştur.

Mit'in görevi:"Devletin milli güvenlik politikası ile ilgili planların hazırlanmasında esas olacak askeri,siyasi,ticari,iktisadi vb.. ile ilgili istihbratı devlet çapında toplayarak;Başbakanla,MGK'yla ve askeri mercilerle paylaşarak koordinasyonu sağlamak ve istihbarata karşı koymak"tır.

"Teşkilat-ı Mahsusadan Günümüze GİZLİ SERVİSLER" adlı kitaptan özetlediğim cümlelerdir.Mit'in yapısı hakkında bir kaç konuya daha deyineceğim.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2012, 23:44 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:26
Mesajlar: 1949
Yaş:
KCK örgütü içine yerleştirdiği onca zamanlık emeği olan ajanları devletin savcıları tarafından deşifre edildikten sonra bence hiç bir önemi kalmadı mitin. Kapatılsa daha faydalı olur.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2012, 23:47 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 13 Tem 2012, 21:45
Mesajlar: 1233
Yaş:
Alıntı:
KCK örgütü içine yerleştirdiği onca zamanlık emeği olan ajanları devletin savcıları tarafından deşifre edildikten sonra bence hiç bir önemi kalmadı mitin. Kapatılsa daha faydalı olur.
Aynen katılıyorum.Savcılar kendilerine verilen yetkilerin verdigi heyecan ve bir iş yaptım düşüncesiyle bu işi maf etti ardından başbakanın dur demesiyle kendilerine geldiler.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 01 Ağu 2012, 23:35 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 13 Tem 2012, 15:05
Mesajlar: 7
Yaş:
Alıntı:
KCK örgütü içine yerleştirdiği onca zamanlık emeği olan ajanları devletin savcıları tarafından deşifre edildikten sonra bence hiç bir önemi kalmadı mitin. Kapatılsa daha faydalı olur.


Sizce M.İ.T. in kapatılması bu kadar basit mi veya M.İ.T. in bu ülke için yapması gereken sadece KCK yı deşifre etmek mi ? Ülkemizin içinde faliyet gösteren onlarca terör örgütü varken, MOSSAD ından CIA ine FSB sinden MI6 sına kadar bir cok istihbarat servisinin adamları topraklarımız içinde at koşturmaya çalışıken M.İ.T. i kapatalım ne işe yarıyorki demek sizce ne kadar doğru bi yaklaşım olabilir?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Ağu 2012, 04:04 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 15 Tem 2012, 19:06
Mesajlar: 4303
Yaş:
Yahu amerikan filmimi çeviriyoruz anlamadım. MİT tabiki sadece Türkiye'yi ilgilendiren konulara yoğunlaşacak. Nerden biliyorsunuz Rusların bu işi habersiz yaptığına? yine bir kahve muhabbeti, kaynaksız konuşmalar başladı.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Ağu 2012, 04:20 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 15 Tem 2012, 19:06
Mesajlar: 4303
Yaş:
Nasıl Türkiye başka bir ülkede operasyon yaparken izin alıyorsa bu işlerde aynen bu şekilde yürüyor. Yani adam gelip operasyon yapıp, bu operasyon da TV'de yayınlanıyorsa MİT'de çıkıp "vaybe adamlar ne operasyon yapmış ruhumuz duymadı" diyemez. Rusya gerekli girişimleri yaparak MİT'i bilgilendirmiş ve MİT'de buna izin vermiş olmalı ki bu operasyon yapılsın. Yoksa burası yol geçen hanı değil.

Hiç bir kaynak kaynak göstermeden ben böyle düşünüyorum o zaman böyle olmuştur demek kahve muhabbeti oluyor. Yok ama bakın burada kaynağım buda benim kaynak üstünden düşüncem derseniz o zamanda bilgi, kaynağınız yoksa fakat kendi görüşlerinizi aktarıyorsanız buda bir başka şekilde bir katkı olur. Fakat siz ısrarla düşüncelerinizin doğru olduğunun diretiyorsunuz ve bunlara kaynak göstermiyorsunuz. Benim için fark burada.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Ağu 2012, 06:17 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 03 Ağu 2012, 06:10
Mesajlar: 9
Yaş:
Alıntı:
görünen o ki bizim istihbaratın dünya istihbarat örgütleri arasında fazlaca bir etkinliği ya da üstünlüğü yok.bana öyle geliyor.mesela mossad dedinmi bir kere adamın aklına hemen soru işareti geliyor.bir şey oldumu bu işin altında bilen bilmeyen mossad var dır diyor mesela. demekk ki kafalara bu imaj kazınmış.buda bir psikolojik üstünlüktür.içide de boş değildir bence.
Mossad'ın yurt dışında operasyon yapma yetkisi var ama Mit'in yok. İstihbarat teşkilatları versus yapılmaz. Çünkü icraatları bilinemez, ha eğer biliniyorsa zaten vay o teşkilatın haline.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Ağu 2012, 10:02 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 20 Tem 2012, 13:03
Mesajlar: 169
Yaş:
http://www.takvim.com.tr/Guncel/2012/08 ... n-ajandasi


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 Ağu 2012, 11:18 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 15 Ağu 2012, 11:09
Mesajlar: 45
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
KCK örgütü içine yerleştirdiği onca zamanlık emeği olan ajanları devletin savcıları tarafından deşifre edildikten sonra bence hiç bir önemi kalmadı mitin. Kapatılsa daha faydalı olur.


Sizce M.İ.T. in kapatılması bu kadar basit mi veya M.İ.T. in bu ülke için yapması gereken sadece KCK yı deşifre etmek mi ? Ülkemizin içinde faliyet gösteren onlarca terör örgütü varken, MOSSAD ından CIA ine FSB sinden MI6 sına kadar bir cok istihbarat servisinin adamları topraklarımız içinde at koşturmaya çalışıken M.İ.T. i kapatalım ne işe yarıyorki demek sizce ne kadar doğru bi yaklaşım olabilir?
kapatmak olmaz!
inkşaf ve modernize etmek lazim!


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 Ağu 2012, 11:23 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 15 Ağu 2012, 11:09
Mesajlar: 45
Yaş:
Alıntı:
görünen o ki bizim istihbaratın dünya istihbarat örgütleri arasında fazlaca bir etkinliği ya da üstünlüğü yok.bana öyle geliyor.mesela mossad dedinmi bir kere adamın aklına hemen soru işareti geliyor.bir şey oldumu bu işin altında bilen bilmeyen mossad var dır diyor mesela. demekk ki kafalara bu imaj kazınmış.buda bir psikolojik üstünlüktür.içide de boş değildir bence..
bu bir imajdir mossad kullaniyor!!onlarin xatalari ugurlarinan çokdur!Amma ugurlari one çekib duşmenin qözunu gorxudular!


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Ağu 2012, 12:05 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 28 Ağu 2012, 10:19
Mesajlar: 5
Yaş:
Alıntı:
KCK örgütü içine yerleştirdiği onca zamanlık emeği olan ajanları devletin savcıları tarafından deşifre edildikten sonra bence hiç bir önemi kalmadı mitin. Kapatılsa daha faydalı olur.
Günümüzde istihbarat örgütü olmayan bir devleti düşünemiyorum. 5 duyu organı olmayan daha ilerisi beyni ve kalbi olmayan insan gibi bir şey geliyor aklıma. Mit'in kapanmasının Türkiye'nin iç ve dış güvenliğinin olmamasından farkı yok. Kaldı ki iç güvenlik ve uluslararası güvenlik gibi bu kadar derin ve tartışılması zor konularda nasıl böylesi hızlı karar vererek "kapatalım faydalı olur" denilebiliyor? Cumhuriyet tarihini nesilden nesile inceleyecek olursak, bir nesil sağ - sol davasıyla uğraştı. Şimdiki nesil kürt meselesiyle uğraşıyor. Sağ-sol davası diye nitelediğim aslında bir bakıma iç savaş. Darbeler kol geziyor çünkü. İlerideki nesil neyle uğraşacak onu kestiremiyorum ama olay bu soruya cevap verebilmekte yatıyor.Özet olarak Türkiye'nin sorunlarının Kck dan ibaret olmadığı kanısındayım.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Ağu 2012, 15:47 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 15 Tem 2012, 18:45
Mesajlar: 195
Yaş:
Mehmet Eymür ün bir röportajını okumustum,istihbarat örgutleri baska bir ülkede operasyon duzenleyeceği zaman ,o ülkenin birimini haberdar ediyormus,istihbarat teşkilatları arası böyle bir etik kural varmış,nekadar doğru yada uygunalanıyor bilemiyorum tabi


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 30 Eyl 2012, 14:05 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 02:38
Mesajlar: 5280
Yaş:
30 YAŞIN ALTINDAKİLER GELSİN! MİT'ten Bordo Berelilere özel çağrı

Edit:// ÖKK ile ilgili resimleri paylaşırken lütfen daha dikkatli olalım


MİT, özel görevlerde kullanmak üzere 30 yaşın altındaki özel eğitimli Bordo Bereli subay ve astsubaylara teşkilat bünyesinde görev yapmak üzere çağrıda bulundu.

MİT, Abdullah Öcalan'ın 1999 yılında Kenya'dan Türkiye'ye getirilişi sırasında ortak operasyon yaptığı özel eğitimli Bordo Berelilerden bazı önemli görevlerde yararlanmak için harekete geçti. Genelkurmay emrindeki 30 yaşın altındaki özel eğitimli Bordo Bereli astsubay ve subayların MİT bünyesine alınması için çalışma başlatıldı. Eylül ayında gönderilen bir yazıda şartları uygun olan Bordo Berelilerin MİT'e başvuru yapması istendi. Kısa sürede çok sayıda başvuru yapıldığı belirtildi.

İSTİHBARAT EĞİTİMİ DE VERİLECEK

Nokta operasyonlar, rehine kurtarma, terörle mücadele ve gizli zorlu görevlerin üstesinden gelme konusunda uzman Bordo Bereliler, Özel Kuvvetler Komutanlığı adı altında Genelkurmay'ın gözbebeği olarak biliniyor. Bordo Bereliler, MİT tarafından özel istihbarat eğitiminden de geçirilecekler.

NEREDE KULLANILACAKLAR?

Kısa süre önce Başbakan Erdoğan'ın güvenliğini sağlama görevine MİT'in talip olduğu yönünde iddialar ortaya atılmıştı. MİT'in görev ve sorumlulukları arasında devlet yetkililerinin korunmasını sağlama ve bu amaçla eleman yetiştirme de bulunuyor. MİT bünyesinde bir VIP Yakın Koruma Birimi de yer alıyor. MİT'in almayı planladığı Bordo Berelileri, Yakın Koruma Birimi'nde ve özel bazı görevlerde kullanabileceği belirtiliyor.

dipnot.tv


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 30 Eyl 2012, 21:30 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 13 Tem 2012, 21:45
Mesajlar: 1233
Yaş:
O kadar eğitim ve masraftan sonra başbakanı koruyacaklarsa yazık.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Eki 2012, 19:54 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 10:41
Mesajlar: 464
Yaş:
Başkanlığını Mehmet Eymür'ün yaptığı Kontrterör Dairesi'nin adı birçok yasadışı eylem nedeniyle gündeme gelmişti. Daha sonra kapatıldı.

MİT bu dairenin kapatılması ile ilgili olarak Silivri'deki Ergenekon mahkemesine gönderdiği yazıda, "kuruluşu ve faaliyetleri tartışmalı olan" ifadesini kullanmıştı. Gerçekten de tartışmalıydı. Bu daire MİT içinde operasyonel görev yapan tek birimdi. Kapatılınca, MİT sadece istihbarat toplama faaliyetleri yaptı. Operasyon gereken bir durum olduğunda, Emniyet ve askeri birliklerden yararlanıyor. Bu da yapılan operasyonun yasal sınırlar içinde kalmasının kontrol mekanizmalarından biri olarak görülüyordu.

Habertürk gazetesinin 30 Eylül 2012 günkü sayısındaki bir haber dikkat çekiciydi. MİT, Özel Kuvvetler'den 30 yaşın altında subay ve astsubay almak için çalışma başlatmıştı. Çok sayıda başvuru olduğu da haberin ayrıntılarından biriydi.

MİT, bilindiği gibi daha önce Genelkurmay'a bağlı olan en önemli elektronik harp birimini, yani GES komutanlığını da bünyesine katmıştı. Şimdi de karada, havada, denizde, su altında, her türlü iklimde, her türlü operasyonu yapacak şekilde eğitilen Özel Kuvvetler personelini kendi bünyesine alıyor.

Hem istihbaratın, hem de böylesine önemli bir operasyonel birimin tek çatı altında olması, daha önce MİT, ordu ve Emniyet arasında bölünmüş olan gücün tek elde toplanması anlamına geliyor.

MİT'in tankları, uçakları olmaması önemli değil, çünkü bir Özel Kuvvetler birimi bazen bir ordunun ulaşabileceği sonuçlara ulaşabilir.

Gazetedeki habere göre bu askerlerin yakın koruma görevlerinde kullanılabileceği belirtiliyor. Yanlış… Yakın koruma yapmak için bu adamlara gerek yok. Bunlar çok daha fazlası için gerekebilir. Her biri en az iki yıllık eğitimlerle yetiştiriliyor.

EMNİYET'TE NELER OLUYOR

Bilindiği gibi AKP iktidara geldiğinden itibaren MİT içindeki askeri personeli gönderip, MİT'i sivilleştirmeye çalıştı. Ardından polis teşkilatını, tarihinde görülmemiş şekilde güçlendirdi. Özel Harekatçı polislerin sayısını arttırdı. Kendisini koruyan bin kişilik ekip içinde Özel Harekatçılar da vardı.

Cemaat- AKP kavgası başladıktan sonra en çarpıcı gelişme Başbakan'ın koruma dairesinde yaşandı. Bütün polisler değiştirildi. Hatta eski ekipten biri bürosundaki eşyalarını almaya gelince silah çekilerek gözlem altına alındı. Bir şeyler değişiyordu.

Şimdi de MİT'e Özel Kuvvetler Personeli alınıyor.

Görünen o ki, Emniyet'in adeta bir alternatif ordu gibi güçlendirilmesi, istenen sonucu vermesi. Belki de cemaatin yaygın kontrolü alarm zillerinin çalmasına neden oldu.

Bakalım MİT'in bu yeni yapılanması ile ilgili daha ne gelişmeler olacak?

Mehmet Yiğittürk

Odatv.com

http://www.odatv.com/n.php?n=mitte-kapa ... 0310121200

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Eki 2012, 17:41 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 24 Tem 2012, 16:09
Mesajlar: 188
Yaş:
19 Ekim 2012 Cuma

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Türk jetinin Suriye tarafından düşürülmesiyle başlayan krizin ardından önemli bir projeyi hayata geçiriyor. Teşkilat denizleri de dinleyip istihbarat toplayabilmek için gemi alımına karar verdi. Suriye'nin Türk jetini düşürmesiyle yaşanan krizin ardından büyük önem kazanan proje kapsamında alınacak istihbarat gemisinin üzerine dinleme cihazları yerleştirilecek. MİT'e ait karada konuşlu dinleme ve kestirme cihazlarının denizdeki bazı noktaları görememesinin, bu geminin alınmasını zorunluluk haline getirdiği belirtildi. Özellikle adalar ve arkasında kalan kısımlarda şu an itibariyle istihbarat faaliyetlerinin aksadığı kaydedildi. Denizdeki istihbarat faaliyetleri için MİT özellikle İstanbul Boğazı'nın çeşitli yerlerine özel cihazlar yerleştirmiş durumda. İstihbarat gemisinin tedarikiyle birlikte bütün bu sistemler de birbirine entegre edilecek.

ÜCRET FONDAN KARŞILANACAK

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) Kanunu'nda yapılan değişiklikle, Savunma Sanayii Destekleme Fonu, MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün de kullanımına açılmıştı. MİT ve Emniyet'in istihbarata ve güvenlikle ilgili yapacağı bazı alımlar artık bu fondan karşılanacak. Yeni Şafak'ın edindiği bilgiye göre, Savunma Sanayii Destekleme Fonu'nun MİT'in de kullanımına açılmasının ardından SSM ve MİT mensupları arasındaki görüşmeler de arttı. Teşkilata yapılacak alımlarla ilgili üst üste toplantılar gerçekleştirildi. Önce dinleme kestirme cihazlarının tedarik edilmesine karar verildi. Ardından açık denizde istihbarat ağının güçlendirilmesi için gemi alımı kararlaştırıldı.

Süreç 'acil' koduyla başladı

MİT'e alınan cihazlar, yüksek teknoloji kullanarak ilginç bir istihbarat işlevini yerine getiriyor. Sistem, hedef haberleşme yayınlarının yakalanması, yönlerinin bulunması, analizi, dinlenmesi ve kaydedilmesi amacıyla kullanılıyor. Mesela teröristlerin haberleşmek için kullandığı telsizler dinlemeye alınırken, bir taraftan da ses dalgalarından yararlanılarak yer tespiti yapılıyor. MİT'in SSM'den ikinci isteği ise 'istihbarat gemisi' oldu. Geminin tedariki için SSM tarafından acil koduyla süreç başlatıldı. Alınacak gemi, istihbarat sistemleriyle donatılarak hem denizdeki hem de karadaki hedefleri dinlemede kullanılacak. Dışarıdan bakıldığında normal bir askeri gemi olarak görülecek geminin donanımı ise tamamen farklı olacağı öğrenildi.

MİT istihbarat gemisi istedi
MÜRSEL KARADENİZ / İSTANBUL 17 EKİM 2012

_________________
Süngü kanunu der ki; mermisi olan kazanır.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 20 Eki 2012, 18:21 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 02:38
Mesajlar: 5280
Yaş:
İstihbarat Gemisi Geliyor.

TSK ve MİT’ten müşterek gemi!

Vatan gazetesine göre, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) müşterek kullanımlı istihbarat gemisi temin edilmesi için düğmeye bastı.

VATAN’a bilgi veren MİT kaynakları, “Gemi Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde kalacak, sistemler ise Milli İstihbarat Teşkilatı’nda olacak. Müşterek kullanılacak gemi, teknik çalışma yapacak” dedi. Deniz ve karadaki hedef unsurlardan istihbarat toplayacak olan geminin temin edilmesi için SSM (Savunma Sanayii Müsteşarlığı)’nin, önümüzdeki aylarda ihale sürecini başlatacağı ve ivedi bir şekilde geminin denize indirilmesi için çalışma yürüteceği öğrenildi. MİT kaynakları, bu konuda eksiklik olduğunu ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan bazı mevcut sistemlerin eskimesi nedeniyle istihbarat ihtiyacını karşılayacak gemi alımının gündeme geldiğini dile getirdi. İstihbarat gemisinin tedarik edilmesinin ardından, gemiye son teknoloji dinleme cizahları gibi sistemlerin yerleştirileceği, ancak geminin normal bir askeri gemi görüntüsünde olacağı belirtildi. Geminin temininde ise Savunma Sanayii Destekleme Fonu’nun kullanılacağı kaydedildi.

GES MİT’e devredilmişti.

Bir süre önce kanun hükmünde kararnameyle, TSK tarafından kullanılan Savunma Sanayii Destekleme Fonu, Emniyet ve MİT’in de kullanımına da açılmıştı. Böylece düzenlemeyle bu kurumlara yapılan alımlarda da fonun kullanılmasının yolu açıldı. Türkiye‘nin en yüksek kapasiteli istihbarat ve dinleme üssü olarak bilinen GES (Genelkurmay Elektronik Sistemler) Komutanlığı da, bu yıl 1 Ocak’ta “GES Komutanlığı’nın Milli istihbarat Teşkilatı Müsteşarlığına Devrine Ait Protokol” ile MİTGES Başkanlığı olarak 01 Ocak 2012 tarihi itibariyle MİT Müsteşarlığına bağlandı. Daha sonra ise başkanlığın ismi 15 Mayıs 2012 tarihinden itibaren SİB (Sinyal istihbarat Başkanlığı) olarak değiştirildi.

gazeteci.tv


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Ara 2012, 10:55 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 12 Tem 2012, 05:00
Mesajlar: 265
Yaş:
Alıntı:
GES, MİT’e bağlandı şehit sayısı arttı
Milli Savunma Bakanı Yılmaz, CHP’li Oran’ın soru önergesine verdiği yanıtta, Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı’nın MİT’e bağlanmasından sonra terörle mücadele kapsamında verilen şehit sayısının yüzde 50 arttığını söyledi.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın bir soru önergesine verdiği yanıt, Genelkurmay Elektronik Sistemler (GES) Komutanlığı’nın MİT’e bağlanmasının ardından, terörle mücadele kapsamında verilen şehit sayısının yüzde 50’ye yakın bir oranla arttığını ortaya koydu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran’ın soru önergesini yanıtlayan Yılmaz, 1 Ocak-31 Ağustos 2011 döneminde 52 personelin şehit düştüğünü, GES Komutanlığı’nın MİT’e devredilmesinin ardından 1 Ocak-31 Ağustos 2012 döneminde ise 72 personelin şehit düştüğünü açıkladı. Yanıtı Milliyet’e değerlendiren Oran, “Sayın Bakan GES’in MİT’e devrenin ardından özellikle arazideki askere bilginin, duyumun, istihbaratın aktarılmasında gecikme yok diyor ama maalesef verdiğimiz şehit ve yaralanan asker sayılarımız kendisini doğrulamıyor” dedi.

Oran, Bakan Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, GES Komutanlığı’nın MİT’e bağlanmasının ardından, operasyon bölgesindeki tümen, tugay ve alay seviyesindeki birliklerin görev yapamaz hale geldiği iddialarını yöneltmişti. Oran, “Eskiden GES Komutanlığı Dinleme/Kestirme timlerinin, operasyon icra eden komutanlıkların emrinde görev yaparak, anında elde ettiği istihbari bilgileri aktardığı, bugün ise elde edilen bilgilerin önce Sinyal İstihbarat Başkanlığı’na geldiği, oradan Genelkurmay’a, buradan da birliklere dağıtılması nedeniyle operasyonların gecikmesine ve çatışma sırasında şehit-yaralı asker sayısının artmasına yol açtığı duyumu doğru mudur?” diye sordu. Yılmaz, verdiği yanıtta, şunları kaydetti:
“GES Komutanlığı’nın MİT’e devredilmesi, TSK’nın istihbarat ihtiyaçlarının devir teslim öncesinde olduğu şekliyle, bilgi ve zaman kaybı olmaksızın devam etmesi esasına bağlı olarak gerçekleştirilmiştir. Devir-teslim tarihinden önceki çalışma esasları, devir-teslimin tamamlanmasından sonra da hiçbir değişikliğe uğramadan devam etmektedir. GES Komutanlığı’nın MİT’e devir-teslim tarihinden önceki çalışma esasları, devir teslimin tamamlanmasından sonra da hiçbir değişikliğe uğramadığı için tümen, tugay ve alay seviyesindeki birlikleri menfi yönde etkileyecek veya görev yapamaz hale getirecek bir durum oluşmamıştır. Mevcut durumda TSK’nın istihbarat ihtiyaçları, GES Komutanlığı’nın MİT’e devredilmesinden önce olduğu gibi aynı şekilde karşılanmakta, hatta verilen desteğin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Bilgi aktarımında herhangi bir gecikme olmamaktadır.”

Sayıda yarı yarıya artış
Oran, Yılmaz’ın yanıtı üzerine Milliyet’e yaptığı açıklamada, “Sayın Bakan GES’in MİT’e devrenin ardından özellikle arazideki askere bilginin, duyumun, istihbaratın aktarılmasında gecikme yok diyor ama maalesef verdiğimiz şehit ve yaralanan asker sayılarımızın kendisini doğrulamıyor. Tam tersine şehit ve yaralı asker sayımızın geçen yıla oranla yarı yarıya arttığı görülüyor.
Demek ki siyasi iradenin, hükümetin yaptığı yanlışlıklar var ve bunları bir an önce görüp hatadan dönmesi gerekmektedir” dedi.

8 ayda 75 şehit
Yılmaz verdiği yanıtta şu rakamları verdi: “1 Ocak-31 Ağustos 2012 arasında terör örgütü ile mücadele sırasında; 7 subay, 10 astsubay, 31 uzman erbaş, 27 er olmak üzere 75 TSK personeli şehit düşmüş, 214 TSK personeli yaralanmıştır. 1 Ocak-31 Ağustos 2011 arasında terör örgütü ile mücadele sırasında, 3 subay, 7 astsubay, 18 uzman erbaş, 24 er olmak üzere 52 TSK personeli şehit düşmüş, 107 TSK personeli yaralanmıştır
http://gundem.milliyet.com.tr/ges-mit-e ... efault.htm

GES'in MİT'e bağlanması ve EMASYA'nın iptali son birkaç yılda yapılan iki büyük hata gibi geliyor bana, umarım yanılırım.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Ara 2012, 15:42 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 19 Tem 2012, 02:21
Mesajlar: 465
Yaş:
Milletvekili bu durumu nasıl bağdaştırmış bilmiyorum lakin , terörist bulmakta pek sıkıntı olmadığını tam tersi kontaktlar arttığı için şehit sayımızın yükseldiği , ve buna karşılık olarak ta teröristlerinin kaybının çok daha fazla olduğunu bilmemesi nedense beni şaşırtmadı. Bu soru önergesinin hükümetin yaptığı bi değişikliği kamuoyu önünde sıkıştırmaktan başka bir amacı olduğunu düşünmüyorum.

_________________
What you came for? Surgery, with the chainsaw!


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Ara 2012, 13:24 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 24 Tem 2012, 16:09
Mesajlar: 188
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Milletvekili bu durumu nasıl bağdaştırmış bilmiyorum lakin , terörist bulmakta pek sıkıntı olmadığını tam tersi kontaktlar arttığı için şehit sayımızın yükseldiği , ve buna karşılık olarak ta teröristlerinin kaybının çok daha fazla olduğunu bilmemesi nedense beni şaşırtmadı. Bu soru önergesinin hükümetin yaptığı bi değişikliği kamuoyu önünde sıkıştırmaktan başka bir amacı olduğunu düşünmüyorum.

SIKISTIRSIN bir zahmet , gec bile kalmis.....

(Ilahi gülsemmi aglasammi bilemedim simdi Milletvekili bir terslik görmüs onu soru önergesi veriyor sizde neden muhalefet yapmakdan baska amaci yok diyorsunuz :cry:
Kurt köpeği, kurtla köpek kırması ise çoban köpeği nedir? Düz mantık her zaman doğru sonuçlara götürmez.

_________________
Süngü kanunu der ki; mermisi olan kazanır.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Şub 2013, 16:31 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 10 Tem 2012, 23:36
Mesajlar: 949
Yaş:
Meclis Yasadışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu’na bilgi veren MİT yetkilileri, kendi uygulamalarıyla ilgili bilgiler verirken, yasadışı izlenmelerin püf noktalarını da anlattılar.

Komisyon, geçen hafta dinlediği Emniyet, Jandarma ve TİB’in ardından dün MİT yetkililerinin görüşlerine başvurdu. MİT’ten iki daire başkanı ve bir yardımcısı, milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, Komisyon Başkanı Zeyid Aslan, MİT Kanunu gereği görevlilerin isimlerinin tutanağa da yazılmaması konusunda stenografları uyardı.

TAKMA İSİM KAZASI
MİT görevlileri de önlem olarak komisyonda kendilerini farklı isimlerle tanıttılar. Ancak diğer MİT çalışanlarının bunu unutarak gerçek adlarıyla seslenmeleri ve düzeltmeye çalışmaları gülüşmelere neden oldu.

O SORUYA YANIT
Edinilen bilgiye göre milletvekillerinin, “Başbakan’ı kim dinledi?” sorusu üzerine MİT Daire Başkanı, “Başbakan’ın güvenliğini sağlayan ayrı bir ekip var. Hukuk fakültesi dekanının, üniversite rektörü olduğunu düşünün. Rektör oldu diye nöroşirurji ile ilgili soru sorarsanız cevap veremez. Bizde kopartıman dediğimiz bir çalışma usulü geçerlidir. Kimse bir başka birimin çalışmasından haberdar olmaz” dedi.

TEKNİK TEKİP ARACI YOK
Dinleme yaptığı söylenen 11 gezici araç ve yasadışı teknik takiple ilgili ısrarlı sorular üzerine MİT temsilcisi, “Teknik araçla izleme yapmıyoruz, bizde teknik takip aracı yok. Şundan emin olun; MİT kanundışı hiçbir faaliyetin içinde olamaz” deyince CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, “Yani bu simitçi efsane mi?” diye takıldı. MİT yetkilileri şu bilgileri verdiler:

İHTİYACIMIZ YOK
“Kişiye özel dinleme yapmıyoruz. Kanunumuza göre devlete karşı işlenen suçlar, casusluk ve devlet sırrı konularında izleme yapıyoruz. Biz sadece istihbarat dinlemesi yapıyoruz. Bu dinleme de zaten Müsteşar’ın talimatıyla ve mahkeme kararıyla yapılıyor. Devlete karşı suçlar, casusluğa yönelik dinleme kararlarını çok kolay alıyoruz, şimdiye kadar olumsuz cevap verilen talebimiz olmadı. Her isteğimiz karşılanıyor, bunun dışında bir yola ihtiyacımız yok.

E-POSTA DA TAKİPTE
Kanun çerçevesinde bütün iletişim mecraları bizim istihbarat alanımızdadır. Mahkeme kararı verilen kişinin Facebook gibi sosyal paylaşım ağları ve internet hesaplarını da takip ederiz.

NASIL DİNLENİYORUZ?
Akıllı telefonlar, kablosuz bağlantılar, rahatlık ve lüks, güvenlik zaafiyetini beraberinde getirir. Yasadışı dinlemeler internet ve telefon üzerinden yapılabilir. Kablosuz ağlar üzerinden yapılan iletişimin hiçbir güvenliği yok. İki farklı yöntemde yapılabiliyor. Birincisi program aracılığıyla. Telefona bir program yükleniyor ve telefon üzerinden yapılan konuşma doğrudan dinlemeyi yapan kişilere gönderiliyor. İkinci yöntemi telefon ya da bilgisayar üzerinde üretimden kaynaklanan bir açıktan yararlanarak yapılan dinlemeler oluşturuyor.

KRAVAT İĞNESİ BİLE KULLANILIR
Telefon üzerinden ortam dinlemesi de yapılabiliyor. Ortam dinlemesi yapılması için telefonun açık olması yeterli. Yasadışı dinleme yapmak amacıyla telefona yazılım yükleme internet ya da SMS üzerinden yapılabiliyor. Akıllı telefonların kameraları üzerinden iradeniz dışında görüntü de alabilirler. Her türlü obje dinlemede kullanılabilir, kravat iğnesi bile.

HURDADAN DEVLET SIRRI ÇIKTI
Yasadışı dinlemeye karşı kurumları bilgilendirdik. Esasında kurumların stratejik güvenliğini biz sağlıyoruz. Hem ulusal hem kurumsal düzeyde 6-7 bin kişiye bilgi verdik. İstihbarat nedir, özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin korunması konularında 101 brifing verdik. Mesela bazı kurumların hurdaya çıkardıkları bilgisayarlardan devlete ait gizli bilgiler çıkıyor. Gizlilik derecesi bulunan işlerde kullanılan bilgisayarların eve götürülmesi veya başkaları tarafından kullanılması bir zaaftır. Siber saldırılar ve kripto analizi konusunda sıkıntılarımız var. Bunlarla ilgili çalışmalarımız var.”

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22707628.asp


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 05 Mar 2013, 19:11 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 16 Eki 2012, 00:47
Mesajlar: 281
Yaş:
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yetkililerinin Meclis’te verdiği çarpıcı bilgiler Yasadışı Dinleme Komisyonu tutanaklarına yansıdı. MİT daire başkanları, “Buzdolabı bile şu anda internete bağlı şekilde çalışıyor. IP tabanlı birçok şeyde risk var, çünkü hepsinin üzerinde artık bir işletim sistemi çalışıyor” derken, casus yazılım ve cihazların Batılı istihbarat servislerinin bilgisi dahilinde üretilip satıldığını belirttiler.

MİT’ten daire başkanı ve yardımcısı düzeyinde üç yetkilinin anlatımları şöyle:

MECLİS BİR KODLA DİNLENİR

“Buzdolabı bile şu anda internete bağlı bir şekilde çalışıyor. Bir şekilde her şey bu IP dediğimiz sistem üzerine çalışmaya başladı. IP tabanlı birçok şeyde aslında risk var, çünkü hepsinin üzerinde bir işletim sistemi çalışıyor, yani üzerinde aslında ufak bir bilgisayar çekirdeği var. Sizin (Meclis’in) santraliniz bile IP tabanlı çalışmaya başlamış olabilir. Burada bir IP telefon var, değişik bir kod göndererek o telefonu aslında açıyorum ama ahizesi üzerinde duruyor, mikrofon açılıyor. Buradan, atıyorum, yıldız, 21, bir şey, bir kod göndererek karşıdaki telefonu açabiliyor ve o ortamdaki sesleri dinleme şansı var. Kablosuz ağları da şu anda meraklı bir çocuk bile kırabilecek düzeyde. İnternette programı var.

BATILI SERVİSLERİN İŞİ

İnternet üzerinden bu tip yazılımlar satılmaya başlandı ve bunlara karşı koruyucu yazılımlar geliştirildi aslında. Dolayısıyla tehdidi üreten ve karşı savunma mekanizmalarını geliştirerek onları da dünya pazarlarına süren şirketler var. Bunlar da Batılı istihbarat servislerinin bilgisi dahilinde çalışan servislerdir, çoğunluğu Batı’da faaliyet gösteren servislerdir.

ÇAĞRI MERKEZİ ALDATILDI

Bir diğer yöntem de ‘sosyal mühendislik.’ Bir şekilde tanıştığınız birisi arayıp, ikna edip ‘Ya, şuraya erişmek istiyorum, erişim şifresini verir misin?’ diyor. Birazcık güven duyduysanız, dili tatlıysa, çok fazla şüphe duymuyorsanız. Bunlar çok yapılmış şeyler. Bazı çağrı merkezlerini arayarak bu tür işlemler yapılmıştır. Mesela birisini taklit ederek ‘Yani dün şifrem aynıydı ama şu anda kitlendi. Şifremi yeniler misiniz?’ diyorlar. Kullanıcı ilişkilerindeki arkadaş çok titiz değilse erişme şansı olabilir.

İSTİHBARAT MAFYALAŞTI

İstihbarat çalışmalarının biraz daha devlet dışı alanlara kaydığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Mafya tipi örgütlenmelerden bahsedebiliriz. Keza, istihbarat servisleri tarafından eğitim gören çeşitli terör gruplarının benzer yöntemleri kullandığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Günümüz dünyasında, pek çok uluslararası şirkette emekli istihbarat örgütü mensupları çalışır. Klasik yöntemlerle bir mücadeleden bahsetmiyoruz.

TELEFONU SALONDA TUTMAYIZ

Telefon, bizim için her zaman bir dinleme cihazıdır. Evimize girerken o telefonu hiçbir zaman salonun baş köşesine koymayız. Toplantı yaptığımız özel odalarda masalarımızın üstünde telefonlar hiçbir zaman olmaz.

DEVLET ADAMINI DOLANDIRDI

Bir dolandırıcı, bir devlet adamımızın biyografisine internet üzerinden ulaşarak onun memleketine giderek oradaki eş, dost, akrabasıyla tanıştı, daha sonra onların selamını getirmek bahanesiyle kendisiyle tanıştı. Yurtdışında bir projede bir sene kadar eğitim almak üzere bulunan bir uzmanımızın evine hırsızlık maskesiyle girildi, projeyle ilgili bilgilerin yer aldığı dizüstü bilgisayarı çalındı. Yine çeşitli cep telefonlarının, USB belleklerin projelerle ilgili toplantılarda yabancılar tarafından hediye edildiğini, hatta bazı cep telefonu şirketlerinin yeni geliştirdikleri bir telefonun promosyon amacıyla önemli firmalarımızda çalışanlara dağıtıldığını gördük.

ADLİ TAKİP İŞİMİZE GELMEZ

Türkiye’deki altın rezervlerini araştırma konusunda Bulgaristan’dan giren bir kişiyi takip etmediğim takdirde ben görevimi yapamam. Ben casusu, devlet sırrını ifşa edeni takip ederim; kişiyi takip etmem. Adli vakaya yöneldiği takdirde derhal emniyet güçlerine yönlendiriyoruz. Çünkü sorgu odaları oluşturmamız gerekiyor, işte bunların dışarı denetimine açılması gerekiyor, avukatların görüşebilecekleri alanlar oluşturmamız gerekiyor. Bu da doğrusu bizim işimize gelmiyor.

MİT’İN DERDİ KRİPTO

Aşmamız gereken sorunlar var. Bunlardan birincisi özellikle kripto analiz konusu. Çünkü hemen hemen her şey kriptolanmaya başladı. Tabii ki MİT açısından bu kriptolanması çok da olumlu bir durum değil, kripto analiz bu yüzden çok önemli. Bu nedenle yatırımlar yapmaya başladık.”

http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/22740723.asp

Telefonlar çok akıllı oldu bence :geek:

_________________
"Osmanlı Devleti, Türklerin İmparatorluğuydu. Türkiye de Türklerin Cumhuriyetidir."


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 Mar 2013, 14:46 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 02:38
Mesajlar: 5280
Yaş:
Uydumuzda casus frekans olabilir.

Milletvekillerinin “dinleme” sorularına yazılı yanıt gönderen MİT, Türkiye’nin uydu haberleşmesinin başka ülkelerce izleniyor olabileceğini açıkladı. MİT, milletvekillerine “Haberleşmenin hava ortamında gerçekleşmesi her zaman risk oluşturmakta” uyarısında bulundu.

MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), milletvekillerinin kişisel meraklarını da içeren yoğun soruları üzerine sır perdesini kısmen araladı. MİT, Türkiye’nin uydu haberleşmesinin başka ülkelerce izleniyor olabileceği uyarısında bulundu. Milletvekillerine, yabancı GSM operatörü kullanmaları durumunda daha çok şüphe çekeceklerini belirten MİT, “Biz siyasi parti temelli istihbarat yapmıyoruz” açıklamasında bulundu. Vekillerin toplantılarda yönelttikleri sorulara yazılı yanıt gönderen MİT’in verdiği bilgiler şöyle:

MİT’ÇİLER İYİ EĞİTİMLİ

“İstihbarat çalışmaları ağırlıklı olarak iktisadi/idari bilimler, uluslararası ilişkiler, hukuk gibi alanlarda eğitim görmüş, yabancı dil bilen, dünyayı takip eden vizyon sahibi MİT personeli vasıtasıyla sürdürülmekte. Yabancı istihbaratçıların/işbirlikçilerin yüksek profil sahibi olmaları, ilgi alanına giren savunma, enerji, haberleşme, bilişim gibi stratejik konuların uzmanlık düzeyinde bilgi gerektirmesi, bunu zorunlu kılmakta. Milli güvenlik sebebiyle gizli kalması gereken personel sayısına ilişkin bilgi verilmesi mümkün değil. MİT mensupları, bilgiye erişim konusunda pozisyonlarına göre yetkilendirilmiştir. Korucuyu Güvenlik Kuralları ve Kompartımantasyon ilkesi gereğince her çalışan kendine tanınan yetki çerçevesinde bilgiye erişim hakkına sahiptir.

SIZDIRMALARA TAKİP

Siyasi partilere yönelik olarak yabancı ülkeler veya yabancı istihbarat servisleri tarafından bir sızma-sızdırma girişimi veya başkaca tehdit algılanması halinde çalışma yapılıyor. Bunun dışında siyasi partilere yönelik ya da siyasi parti temelli istihbarat yapılmamakta. Teşkilatımızın her türlü fiziki-teknik imkan ve kabiliyeti bulunmakta. Basına yansıdığı şekilde observasyon araçları teşkilatımızda bulunmuyor. Bununla birlikte gerektiğinde bu amaç için araçlar dizayn edilebilmekte.

DİNLENME RİSKİ VAR

Ülkemizin uydu ve benzeri havadan gerçekleşen haberleşmeleri ile iletim ortamından bağımsız olarak yurtdışına çıkan ya da yurtdışından gelen haberleşmelerinin bir başka ülke tarafından takibi teknik olarak mümkün. Haberleşmenin hava ortamında gerçekleşmesi, dinleme açısından her zaman risk oluşturmakta ve teknolojiye sahip ülkeler açısından kolaylık sağlamakta.

OPERATÖRLERE DİKKAT

Yabancı ülkelere ait GSM operatörlerinin dinlenmesinin mümkün olmadığı yanlış bir kanı. Sınır bölgesinde yabancı GSM operatörü ile yurtdışı görüşmesi yapılıyorsa bu durum zaten normal bir haberleşmenin ötesinde şüpheli bir faaliyeti de akla getirir.

Gelişmiş teknoloji sahibi ülkelerin ürettikleri gizli dinleme/gözetleme cihazları öncelikle istihbarat servislerince kullanılıyor, bir süre sonra ticari ürün olarak satılmaya başlanıyor. Teşkilatımız tarafından, telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren yabancı sermayeli şirketlerin sundukları her türlü yazılımın, güvenlik boşlukları barındırabileceği, kurumsal bilgilerimizin, kişisel profillerimizin, hatta toplumsal eğilimlerimizin elde edilebileceği değerlendirilerek, gerekli uyarılar yapılıyor.”

İZMİR DAVASI MERCEKTE

KAMUOYUNA ‘Casusluk Davası’ olarak yansıyan davaların çoğunluğu casusluk suçu ile değil, suç örgütü kurup yönetmek, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmek gibi nedenlerle açıldı. İzmir’deki olayla ilgili istihbari yöne ilişkin hususlar olup olmadığı teşkilatımızca incelenmekte.

hurriyet.com.tr


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 Mar 2013, 14:53 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 15 Şub 2013, 03:40
Mesajlar: 271
Yaş:
Alıntı:
Uydumuzda casus frekans olabilir.

Milletvekillerinin “dinleme” sorularına yazılı yanıt gönderen MİT, Türkiye’nin uydu haberleşmesinin başka ülkelerce izleniyor olabileceğini açıkladı. MİT, milletvekillerine “Haberleşmenin hava ortamında gerçekleşmesi her zaman risk oluşturmakta” uyarısında bulundu.

MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), milletvekillerinin kişisel meraklarını da içeren yoğun soruları üzerine sır perdesini kısmen araladı. MİT, Türkiye’nin uydu haberleşmesinin başka ülkelerce izleniyor olabileceği uyarısında bulundu. Milletvekillerine, yabancı GSM operatörü kullanmaları durumunda daha çok şüphe çekeceklerini belirten MİT, “Biz siyasi parti temelli istihbarat yapmıyoruz” açıklamasında bulundu. Vekillerin toplantılarda yönelttikleri sorulara yazılı yanıt gönderen MİT’in verdiği bilgiler şöyle:

MİT’ÇİLER İYİ EĞİTİMLİ

“İstihbarat çalışmaları ağırlıklı olarak iktisadi/idari bilimler, uluslararası ilişkiler, hukuk gibi alanlarda eğitim görmüş, yabancı dil bilen, dünyayı takip eden vizyon sahibi MİT personeli vasıtasıyla sürdürülmekte. Yabancı istihbaratçıların/işbirlikçilerin yüksek profil sahibi olmaları, ilgi alanına giren savunma, enerji, haberleşme, bilişim gibi stratejik konuların uzmanlık düzeyinde bilgi gerektirmesi, bunu zorunlu kılmakta. Milli güvenlik sebebiyle gizli kalması gereken personel sayısına ilişkin bilgi verilmesi mümkün değil. MİT mensupları, bilgiye erişim konusunda pozisyonlarına göre yetkilendirilmiştir. Korucuyu Güvenlik Kuralları ve Kompartımantasyon ilkesi gereğince her çalışan kendine tanınan yetki çerçevesinde bilgiye erişim hakkına sahiptir.

SIZDIRMALARA TAKİP

Siyasi partilere yönelik olarak yabancı ülkeler veya yabancı istihbarat servisleri tarafından bir sızma-sızdırma girişimi veya başkaca tehdit algılanması halinde çalışma yapılıyor. Bunun dışında siyasi partilere yönelik ya da siyasi parti temelli istihbarat yapılmamakta. Teşkilatımızın her türlü fiziki-teknik imkan ve kabiliyeti bulunmakta. Basına yansıdığı şekilde observasyon araçları teşkilatımızda bulunmuyor. Bununla birlikte gerektiğinde bu amaç için araçlar dizayn edilebilmekte.

DİNLENME RİSKİ VAR

Ülkemizin uydu ve benzeri havadan gerçekleşen haberleşmeleri ile iletim ortamından bağımsız olarak yurtdışına çıkan ya da yurtdışından gelen haberleşmelerinin bir başka ülke tarafından takibi teknik olarak mümkün. Haberleşmenin hava ortamında gerçekleşmesi, dinleme açısından her zaman risk oluşturmakta ve teknolojiye sahip ülkeler açısından kolaylık sağlamakta.

OPERATÖRLERE DİKKAT

Yabancı ülkelere ait GSM operatörlerinin dinlenmesinin mümkün olmadığı yanlış bir kanı. Sınır bölgesinde yabancı GSM operatörü ile yurtdışı görüşmesi yapılıyorsa bu durum zaten normal bir haberleşmenin ötesinde şüpheli bir faaliyeti de akla getirir.

Gelişmiş teknoloji sahibi ülkelerin ürettikleri gizli dinleme/gözetleme cihazları öncelikle istihbarat servislerince kullanılıyor, bir süre sonra ticari ürün olarak satılmaya başlanıyor. Teşkilatımız tarafından, telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren yabancı sermayeli şirketlerin sundukları her türlü yazılımın, güvenlik boşlukları barındırabileceği, kurumsal bilgilerimizin, kişisel profillerimizin, hatta toplumsal eğilimlerimizin elde edilebileceği değerlendirilerek, gerekli uyarılar yapılıyor.”

İZMİR DAVASI MERCEKTE

KAMUOYUNA ‘Casusluk Davası’ olarak yansıyan davaların çoğunluğu casusluk suçu ile değil, suç örgütü kurup yönetmek, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmek gibi nedenlerle açıldı. İzmir’deki olayla ilgili istihbari yöne ilişkin hususlar olup olmadığı teşkilatımızca incelenmekte.

hurriyet.com.tr
Frekans konusunda bir cümle yok. Her zamanki hürriyet haberciliği.

_________________
Türk'ün kimlik sorunu kendisinin ne olduğunu tanımlama noktasında başgösteren bir sorun değil.
Varlığını, tarihini, dilini kanıtlamak gibi bir derdi hiç olmadı, olmayacak da.
Asla "Öc'alan" gibi tecavüzcü katilinden peşinden "lider" diye gitmedi, gitmeyecek de
Uydurması gereken tek manzume, üretmesi gereken tek sözcük, yazması gereken tek taş yok kendi kimliği için.

8 Nisan 2013. İnançlarımın gereğini yerine getirmeye gidiyorum. Bana göre Türk ordusunu korumak onu
Silivri zindanından çıkarmaktan başlar. Özellikle TSK nın onurlu personelinin fedakarlığına borç ödemeye
gidiyorum. Ben zorunlu asker değil gönüllü vatanseverim. Ağlayıp sızlamaktansa iş!


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Ağu 2013, 08:00 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 02:38
Mesajlar: 5280
Yaş:
Sinyal İstihbarat Başkanlığı, eski adıyla Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı'nın 2012 yılında MİT'e devri ile kurulmuş olan ve sinyal istihbaratı yapan birimdir.

Türkiye‘nin en yüksek kapasiteli istihbarat ve dinleme üssü olarak bilinen Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı (GESKOM), 1 Ocak 2012'de “GES Komutanlığı’nın Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı'na Devrine Ait Protokol” ile MİTGES Başkanlığı olarak MİT Müsteşarlığına bağlandı. Daha sonra ismi 15 Mayıs 2012 tarihinden itibaren "Sinyal İstihbarat Başkanlığı" (SİB) olarak değiştirildi.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Eyl 2013, 02:30 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 10 Tem 2012, 23:36
Mesajlar: 949
Yaş:
Kaynağa ilişkin çekince koymakla birlikte;

http://jonturk.com/2013/09/19/mit-karne ... urtariyor/
Alıntı:
...

2012 yılında MİT’in başarılı operasyonlara yönelik olarak verdiği istihbarat verilerinin oranı yalnızca yüzde 2,5.

Aynı yıl Emniyet istihbaratın istihbarat veri oranı ise yüzde 87 civarında ...

Başaralı operasyonlar için Jandarma istihbaratın veri oranı da yüzde 8-9 arasında.

...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Eyl 2013, 02:37 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 19 Tem 2012, 11:49
Mesajlar: 3231
Yaş:
Emniyet istihbaratı nasıl oluyor?

Şu muhabbet mi?

-Alo Emniyet mi?
-Evet buyrun?
-İhbarda bulunmak istiyorum.
-Dinliyoruz sizi.
-Şu şu tarihte şurdan şuraya 10 kilo uyuşturucu nakledilecek. Şunlar şunlar sorumluları.
-Beyfendi isim neydi?
-dııııııııııııt.

Eğer bu ihbarları istihbarat olarak kabul ediyorlarsa tamam. Emniyet on numara iş yapıyor derim. Gülünç istatistikler.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Eyl 2013, 14:58 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 19 Tem 2012, 11:49
Mesajlar: 3231
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:


Eğer bu ihbarları istihbarat olarak kabul ediyorlarsa tamam. Emniyet on numara iş yapıyor derim. Gülünç istatistikler.
MİT'in oranina bakmayipta orada emniyetin yüzdesine bakip hemen onu elestirmek nasil bir kafadir ya?Dua ette gercek olsun o rakamlar yoksa birgün senin colugun cocugunda kafayi bulmaya baslar ruhun duymaz.
İstihbarat ile ihbar arasındaki farkı öğren önce.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Eyl 2013, 15:08 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 19 Tem 2012, 11:49
Mesajlar: 3231
Yaş:
Yahu sen benim ne yazdığımı anladın da mı gülücük dağıtıyorsun?

Daha MİT'in ne iş yaptığını bilmeyiz ama ahkam kesmede on numara iş yaparız. Mitin görevi sadece dış istihbarat değildir. İç istihbarata da bakar. Bilmeyenler bir zahmet elinin altında internet varken açıp sayfasına baksın. Görev tanımında yazıyor.

Bilmiyorsanız:
İstihbarat nedir?
Kaynak Wikipedia
İstihbarat, siyasi makamlara sunulmak üzere toplanmış ve çözümlenmiş izlemsel veya taktik içerikli işlenmiş bilgilere denir. Her türlü kaynaktan elde edilen ham bilgi ilişkisiz gibi görünen parçalardan oluşan, çelişkili, güvenilmez, yanıltıcı veya yanlış olabilir. İstihbarat ise birleştirilmiş, değerlendirilmiş, çözümlenmiş, yorumlanmış ve ayıklanmış bilgidir. Tamamlanmış bir istihbarat, istihbarat çevriminin sonuç ürünü olan ve siyasi belirleyicilere sunulmaya hazır olan işlenmiş bilgidir.Her devlet için, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, anayasal düzenine, varlığına, bağımsızlığına, güvenliğine ve ulusal gücünü oluşturan bütün unsurlarına karşı içten ve dıştan gelecek mevcut ve olası tehditler hakkında bilgi toplamak ve istihbarat oluşturmak için vazgeçilmez bir gereksinimdir. İstihbarat devlet için, hasım veya hasım olması olası kişi, kurum-kuruluş, devletler ve diğer organizasyonlar hakkında açık veya kapalı kaynaklardan bilgi toplayıp, çözümleme ve değerlendirmelere tabi tutarak sonuca ulaşılması anlamına gelmektedir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Eyl 2013, 15:18 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 19 Tem 2012, 11:49
Mesajlar: 3231
Yaş:
Biz hangi konuya mesaj yazıyoruz?

Tekrarlıyorum, ihbar istihbarat değildir. Sadece yardımcı enstrümandır.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Eyl 2013, 17:18 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eyl 2012, 14:17
Mesajlar: 187
Yaş:
Açık gerçek şu ki MİT bırakın iyi bir istihbarat teşkilatı olmayı, vasat bir teşkilat bile değildir.Bana göre bir ülkenin askeri ve ekonomik gücü ile orantılı olarak ele alındığında en kötülerinden birisi MİT'dir.Bunun sebebi görev tanımının karmaşıklığı ile birlikte, Türkiye'nin hiçbir zaman CIA,Mossad,KGB benzeri bir istihbarat birimine sahip olmak için çaba göstermemiş olmasıdır.Türkiye son zamanlara kadar dış sorunlara politik değil askeri bir bakış açısıyla bakmışlardır.Tüm siyasi iktidarlar dış ilişkileri TSK'ya bırakmışlardır.TSK da doğal askeri bir perspektife sahip olduğundan dış sorunlara bu bakış açısıyla bakmıştır.Böylece MİT hep sembolik sadece adı olan bir birim olmuştur.Genelkurmay İstihbaratı ise güçlenmiştir.Zaten iç güvenlik istihbaratını Jandarma ve Emniyet üstlenmiştir.Yani Türkiye dış ilişkileri TSK'ya bırakıp ülkeyi içten kafasına göre yönetmeye odaklanmış siyasi zihniyetler nedeniyle hiçbir zaman güçlü bir dış istihbarat teşkilatına ve güçlü bir dış işleri bakanlığına sahip olamamıştır.Şu anki siyasi iktidarın yapmaya çalıştığı ise güçlü,amaçları birbiriyle uyumlu ve tutarlı bir Dış İşleri Bakanlığı-Ordu,Askeri İstihbarat-Dış İstihbarat sistemi yaratmak değil Askeri olanı zayıflatıp dış işlerini ve dış istihbarat teşkilatını kendi garip hayal alemi için kullanmaktır.Türkiye'nin güçlü bir dış istihbarat servisine sahip olamamasının sebebi budur.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Eki 2013, 13:54 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 02:38
Mesajlar: 5280
Yaş:
Wall Street Journal, 9 Ekim'de Hakan Fidan hakkında bir makale yayınlamış.

--Mayısta, Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, en yakın iki danışmanıyla birlikte Oval Ofis'te bir toplantıya katıldı. Obama, her zamankinden daha açık sözlü bir mesaj verdi: ABD Türkiye'nin Suriye'ye ayrım gözetmeden silah ve savaşçı akışına izin verdiğine inanıyor ve zaman zaman bunlar aralarında Batı karşıtı cihatçılar da olan yanlış isyancıların ellerine geçiyor. Erdoğan'ın yanında ABD'nin rahatsızlığının odağındaki kişi ve Suriye'de isyancılara kaynak sağlama ve Esad'ı devirme çabalarının ardındaki itici güç Hakan Fidan oturuyordu.

--Arap Baharı ayaklanmalarının ardından, Ortadoğu'nun dışında pek tanınan bir isim olmayan Fidan, müttefik Türkiye'nin çıkarlarını zaman zaman ABD'nin çıkarlarının aksine yönelmesine neden olan bölgesel güvenlik stratejisinin en önemli mimarlarından biri olarak öne çıktı. Geçmişte ABD'nin Türkiye ve Irak Büyükelçisi olarak görev yapan James Jeffrey, "Hakan Fidan yeni Ortadoğu'nun yüzü. Onunla işbirliği yapmalıyız çünkü işleri halledebiliyor. Ancak ABD'nin gözü kapalı dostu olduğunu da düşünmemeliyiz çünkü değil" dedi.

--Üst düzey ABD'li yetkililer, Fidan'ın üç yıl önce ABD ve İsrail tarafından toplanan hassas bir istihbaratı İran'a verip Türkiye'nin müttefiklerini rahatsız ettiği dönemde kaygıların arttığını ifade ediyor. Daha yakın zamanda ise Türkiye'nin Fidan tarafından yürütülen Suriye yaklaşımı ABD'yle anlaşmazlığa neden oldu. İki ülke de Esad'ın gitmesini istiyor. Ancak Türk yetkililer Amerikalılara uluslararası bir silahlandırma girişimini en iyi yol olarak gördüklerini söylediler.

Tam metin ise burada: http://www.hurriyet.com.tr/planet/24892571.asp


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Eki 2013, 12:46 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 02:38
Mesajlar: 5280
Yaş:
CIA'in casusluk müzesi olur da Mit'in olmaz mı?

http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/galer ... luk-muzesi


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Eki 2013, 11:52 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 19 Tem 2012, 02:21
Mesajlar: 465
Yaş:
Turkey blows Israel’s cover for Iranian spy ring

The Turkish-Israeli relationship became so poisonous early last year that the Turkish government of Prime Minister Recep Tayyip Erdogan is said to have disclosed to Iranian intelligence the identities of up to 10 Iranians who had been meeting inside Turkey with their Mossad case officers.

...


Israeli intelligence had apparently run part of its Iranian spy network through Turkey, which has relatively easy movement back and forth across its border with Iran. The Turkish intelligence service, known as the Milli Istihbarat Teskilati, or MIT, conducts aggressive surveillance inside its borders, so it had the resources to monitor Israeli-Iranian covert meetings.


U.S. officials assessed the incident as a problem of misplaced trust, rather than bad tradecraft. They reasoned that the Mossad, after more than 50 years of cooperation with Turkey, never imagined the Turks would “shop” Israeli agents to a hostile power, in the words of one source. But Erdogan presented a unique challenge, as he moved in 2009 to champion the Palestinian cause and, in various ways, steered Ankara away from what had been, in effect, a secret partnership with Jerusalem.

Kaynak :http://www.washingtonpost.com/opinions/ ... story.html

Report: Turkey blows cover of Israeli spy network in Iran

Turkey disclosed to the Iranian intelligence the identity of up to ten Iranians who were allegedly spying on Tehran for Israel, journalist David Ignatius wrote in a column published in The Washington Post on Thursday.

According to Ignatius, Ankara's decision to expose the alleged Mossad informants came as the Turkish-Israeli relations continued to deteriorate following the 2010 Mavi Marmara incident.

Ignatius cites sources as saying the Turkish action was a "significant" loss of intelligence and "an effort to slap the Israelis."

Kaynak : http://www.jpost.com/Middle-East/Report ... ran-328953

Evet arkadaşlar özetle Türkçesini anlatıyorum ; MİT 10 tane MOSSAD adına çalışan İran'lının Türkiye de İsrailli ajanlarla buluştuğunu tespit edip kimliklerini açığa çıkarmış , makalenin geri kalanı ise Türkiye ile İsrail arasındaki eskiden bağın güçlü olduğuna ama artık Mavi Marmaradan sonra böyle olmadığına , müttefiklikten uzak olduğuna işaret etmiş..

_________________
What you came for? Surgery, with the chainsaw!


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Eki 2013, 14:18 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 02:38
Mesajlar: 5280
Yaş:
Türk istihbarat yetkilisi: 'Hakan Fidan haberleri İsrail kaynaklı bir çaba'

Son dönemde art arda önce Wall Street Journal'da ardından da Washington Post'ta yayınlanan Hakan Fidan'la ve Milli İstihbarat Teşkilatı'yla ilgili haber ve yazıları Ankara, Türkiye'nin dış politikasını hedef alan bir kampanya olarak değerlendiriyor. Türk yetkililer bu kampanyanın arkasında İsrail kaynaklı girişimler olduğunu ifade ediyor.

Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin de bugün Radikal gazetesindeki köşesinde bu konuya yer verdi.

Yetkin'e açıklamalarda bulunan isminin yazılmasını istemeyen bir istihbarat kaynağı “Özellikle son (17 Ekim) Washington Post yazısı ve onu takip eden Kudüs mahreçli diğerlerinden sonra” diyor; “bu medya kampanyasını, arkasında İsrail kaynaklı bir çabanın bulunduğu bir saldırı olarak görüyoruz” dedi.

Yetkin'in yazısında şu noktalar öne çıkıyor:

-Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Mısır’daki 3 Temmuz darbesi arkasında İsrail’in bulunduğu suçlamasında Beyaz Saray’dan gelen yanıt hafızalardayken bu suçlama Türkiye, İsrail, ABD üçgenindeki gerilimin sürdüğünü gösteriyor. Bu köşeli tahlile neden olan yayın ise Amerikan Washington Post gazetesinde, yıllanmış gazeteci David Ignatius imzasıyla 17 Ekim’de yayımlanan bir makale. İlginç olan, bu iddianın ‘Bilgi sahibi kaynaklar’ gibi profil dahi içermeyen zayıf bir dayanağa sahip olması ve başkaca hiçbir ayrıntı vermemesi.

-Ankara’yı MİT yayınlarının arkasında İsrail parmağı aramaya iten yalnızca Washington Post yazısı değil. Daha 9 Ekim’de Wall Street Journal gazetesindeki bir başka makalede Fidan’ın izlediği ‘başına buyruk’ Suriye politikasının oradaki radikal İslamcı grupların kontrol dışı büyümesine yol açtığı ve Batı çıkarlarını tehlikeye attığı öne sürülüyordu.

-Davutoğlu, Washington Post makalesinin yayımlandığı 17 Ekim günü MİT ve Fidan hakkındaki yayınlara sert bir yanıt verdi: “Aslında iddialar gerçekdışı olmanın yanında, Sayın Fidan’ın görevini ne kadar mükemmelen yaptığını da ortaya koyuyor. Fidan’a yönelik iddialar hem asılsızdır hem de çok kötü bir kara propaganda örneğidir.” Yalnızca Davutoğlu değil, Yetkin’in görüşüne başvurduğu bir başka devlet görevlisi de zamanlamaya dikkat çekiyor.

-Zamanlama konusunun iki alt başlığı var. Birincisi, kasım sonu Cenevre’de yapılması beklenen Suriye görüşmeleri. İkincisi de Hasan Ruhani’nin cumhurbaşkanı olmasından bu yana İran dış politikasındaki bariz üslup değişikliği.

-Zamanlama açısından Mavi Marmara ve Filistin’le bağlantı konusu da ilginç. Netanyahu, 24 Mart’ta Obama’nın zorlamasıyla Erdoğan’ı arayıp özür diledi. Öldürülen 9 Türk vatandaşının yakınlarına tazminat verilmesi de bu anlaşmanın parçasıydı. Ancak İsrail ailelere yapılacak ödemelerin ‘tazminat’, yani işlenen suçun karşılığı olarak anılmasına karşı çıkıyor. İsrailli diplomatlar ne iç politikanın buna izin verdiğini ne de İsrail askerlerinin öldürdüğü diğer ülke vatandaşları için örnek olmasının istendiğini söylüyorlar.

-Arkasında İsrail parmağı olsun ya da olmasın, MİT Müsteşarı Fidan’a yönelik yayınların doğrudan Erdoğan’ın dış politikasını hedef aldığı iyice ortaya çıkmaya başladı. Hükümet Fidan’ın doğal olarak arkasında duruyor, doğrusu muhalefet de bu milli konuya fazla yüklenmiyor. Bu saldırıların Fidan’ın hareket kabiliyetini etkileyip etkilemediğini ise zaman gösterecek. Ancak Türkiye’nin içeride de dışarıda da Avrupa Birliği hedefinden uzaklaşıp, belirsizliklerle dolu Ortadoğu işlerine fazlaca daldığı eleştirileri giderek artıyor.

hurriyet.com.tr


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Eki 2013, 17:21 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:00
Mesajlar: 1506
Yaş:
Milli İstihbarat'a "Casus gemi" alınacak
Alıntı:
21 Ekim 2013 / 11:40

Milli İstihbarat Teşkilatının 2014 bütçesinde yapılan yüksek miktardaki artışın, teşkilatın yeni teknolojik imkanlarla desteklenme planına yönelik olduğu öğrenildi. MİT'e, deniz ve karadaki hedef unsurlardan istihbarat toplama amacıyla 'Casus Gemisi' alınması da düşünülüyor.

MİT'in bütçeden aldığı paylarda son dönemde rekor artışlar oldu. Hakan Fidan'ın MİT'in başına atandığı yıl olan 2010'da bütçeden teşkilata 523 milyon liralık ödenek verildi. 2011'de ise bütçe 665 milyon liraya çıkarıldı. Bütçe 2012'de 751 milyon, 2013'te 995 milyon lira oldu. 2014 yılı için de, MİT'e 1 milyar 58 milyon liralık ödenek ayrıldı.

CASUS GEMİ İDDİASI

MİT'in yıllara göre giderek artan bütçesi, teknolojik gelişmelerle ilgili bulunuyor. İstihbarat artık tüm dünyada, 'Takip-tarassut' adı verilen kişilerin personel aracılığıyla izlenmesi yerine, teknoloji ile elde edilmeye başlandı. 'Siber istihbarat' da pahalı teknoloji gerektiriyor.

Bu amaçla MİT'in, Türk Silahlı Kuvvetleriyle ortak kullanımlı bir istihbarat gemisine sahip olması öngörülüyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunacak gemi, deniz ve karadaki hedef unsurlardan istihbarat toplayacak.

SADECE 4 ÜLKEDE VAR

ABD, Rusya, Almanya ve İsrail ordusunda yer alan casus gemiler, teknolojik sistemleri sayesinde denizde seyir halindeyken hedeflere yönelik izleme, dinleme yapabiliyor. Başka gemilerin ve karadaki unsurların hareketlerini saptayabiliyor.
www.DenizHaber.Com.tr


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Eki 2013, 17:58 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 22 Tem 2012, 22:33
Mesajlar: 500
Yaş:
Bu gemi geçenlerde Ruskie lerin Akdeniz e gönderdikleri geminin benzeri şey mi?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Oca 2014, 17:01 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 02:38
Mesajlar: 5280
Yaş:
Resim

İşte Hatay Valisi'nin 'TIR' talimatı

Hatay Valisi Celalettin Lekesiz'in dün Hatay'da ihbar üzerine durdurulan TIR'la ilgili olarak yazdığı talimat yazısı ortaya çıktı.

radikal.com.tr


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Oca 2014, 18:13 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 02:38
Mesajlar: 5280
Yaş:
Alıntı:
Resim

İşte Hatay Valisi'nin 'TIR' talimatı

Hatay Valisi Celalettin Lekesiz'in dün Hatay'da ihbar üzerine durdurulan TIR'la ilgili olarak yazdığı talimat yazısı ortaya çıktı.

radikal.com.tr
İçişleri Bakanı Efkan Ala, TBMM Genel Kurulu'nda yemin etmesinin ardından kuliste gazetecilerin Hatay'da durdurulan TIR'a ilişkin sorusunu yanıtladı.

Bir gazetecinin, bu konuyla ilgili çelişkili açıklamalar geldiğini belirtmesi üzerine Ala, "Çelişkili açıklama? Yapılacak bir şey yok. Orada Türkmenler var. Onlara götürülen yardım. Herkes işini bilecek" dedi.

Ala, gazetecilere "Siz içini biliyor musunuz?" diye sordu.

radikal.com.tr


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Oca 2014, 18:36 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 21 Ağu 2012, 17:40
Mesajlar: 1729
Yaş:
Özel harp icra edilen bir yere, bizm çıkarlarımız doğrultusunda silah gönderilmesi kadar -hukuksal açıdan pek olmasa da- daha doğal ne olabilir. Zaten böyle bir durumda hukuk kimin umrunda?

Zaten TIR da direk devlet eliyle oraya götürlüyordur ve devletin içindeki cemaatten bu tır üzerinden operasyon yürütmek isteyenler direk olarak tırın amacını deşifre etmişlerdir. Bu tamamen milli güvenliğimizi tehdit edici bir durumdur. Sadece devlet içindeki kutuplaşmanın dışarı taşması sonucu oluşmuş, aslında rutin bir olay.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Oca 2014, 18:42 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 14 Nis 2013, 15:22
Mesajlar: 1541
Yaş:
Alıntı:
Özel harp icra edilen bir yere, bizm çıkarlarımız doğrultusunda silah gönderilmesi kadar -hukuksal açıdan pek olmasa da- daha doğal ne olabilir. Zaten böyle bir durumda hukuk kimin umrunda?

Zaten TIR da direk devlet eliyle oraya götürlüyordur ve devletin içindeki cemaatten bu tır üzerinden operasyon yürütmek isteyenler direk olarak tırın amacını deşifre etmişlerdir. Bu tamamen milli güvenliğimizi tehdit edici bir durumdur. Sadece devlet içindeki kutuplaşmanın dışarı taşması sonucu oluşmuş, aslında rutin bir olay.

Hükumeti zerre sevmesem bile bu görüşe cemaat ile ilgili kısım dışında tamamen katılıyorum , bana kalsa bu TIR haberini yayınlayan bütün gazete bütün haber kanallarının müdürlerini diri diri toprağa gömerim , kimse kusura bakmasın ama devlet çıkarı ve devlet ilkeleri söz konusu olduğunda asla taviz veren biri değilim.

Güçlü devletlerde devletin yürüttüğü operasyonu bu şekilde ortaya çıkartacak adamları ertesi gün başkentin meydanında ölü bulursunuz ve ibret olması için saatlerce oradan kaldırmazlar cesetlerini , ülkenin durumunu gidişatını ekonominin kötü oluşunu insan haklarını vb şeyleri tartışır ve bu konuda karşı çıkabilirsiniz ancak devletin çıkarları ve bekası söz konusu olduğunda Hükumet de AKP-CHP-MHP olmasına bakmam devlet çıkarına bakarım.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Oca 2014, 18:52 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 21 Ağu 2012, 17:40
Mesajlar: 1729
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Özel harp icra edilen bir yere, bizm çıkarlarımız doğrultusunda silah gönderilmesi kadar -hukuksal açıdan pek olmasa da- daha doğal ne olabilir. Zaten böyle bir durumda hukuk kimin umrunda?

Zaten TIR da direk devlet eliyle oraya götürlüyordur ve devletin içindeki cemaatten bu tır üzerinden operasyon yürütmek isteyenler direk olarak tırın amacını deşifre etmişlerdir. Bu tamamen milli güvenliğimizi tehdit edici bir durumdur. Sadece devlet içindeki kutuplaşmanın dışarı taşması sonucu oluşmuş, aslında rutin bir olay.

Hükumeti zerre sevmesem bile bu görüşe cemaat ile ilgili kısım dışında tamamen katılıyorum , bana kalsa bu TIR haberini yayınlayan bütün gazete bütün haber kanallarının müdürlerini diri diri toprağa gömerim , kimse kusura bakmasın ama devlet çıkarı ve devlet ilkeleri söz konusu olduğunda asla taviz veren biri değilim.

Güçlü devletlerde devletin yürüttüğü operasyonu bu şekilde ortaya çıkartacak adamları ertesi gün başkentin meydanında ölü bulursunuz ve ibret olması için saatlerce oradan kaldırmazlar cesetlerini , ülkenin durumunu gidişatını ekonominin kötü oluşunu insan haklarını vb şeyleri tartışır ve bu konuda karşı çıkabilirsiniz ancak devletin çıkarları ve bekası söz konusu olduğunda Hükumet de AKP-CHP-MHP olmasına bakmam devlet çıkarına bakarım.
Mesele hükümeti sevip sevmeme meselesi değil. Benim bahsettiğim şey, hepimizin dışarıdan da rahatlıkla izleyebildiği cemaatin imhası operasyonu. Bu hem iyi hem kötü: Türk Derin Devleti'nin yerini almak isteyenler cehennemin dibini boylayacak, iyi; bu devlet içindeki çekişme, aha bu TIR olayında olduğu gibi çıkarları gereği devlet bilgisinin deşifre edilip kullanılması, kötü...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Oca 2014, 18:59 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 14 Nis 2013, 15:22
Mesajlar: 1541
Yaş:
Türkiye'de Derin Devlet diye bir yapılanma yok Derin Çeteleşme var , bu ülkede Derin Devlet kurabilecek oluşturabilecek tek kurum TSK'dır onada gerekli destek ve izin henüz verilmemiştir niye TSK ? çünkü içerisinde çatışma olmayan tek kurum Türkiye'de TSK'dan başkası değildir , Derin Devlet olsaydı bu ülkede şimdiye çok farklı şeyler olurdu İsrail'de Rusya'da ABD'de Çin'de olduğu gibi , Cemaat'e Derin Devlet demek Derin Devlet kelimesini alçaltmaktan başka bir işe yaramaz.

Türkiye'de bugün bazı olaylar yaşanıyorsa bu Derin Devletin olmadığına işarettir , bizde Polat Alemdar gibi Sedat Peker gibi çakma adamlar bazı kesimlerin gözünde sempatiyle karşılanıyor halbuki Derin Devlet bir devletin bağışıklık sistemidir hastalıklardan korur eğer bir hastalık o devlete girebilmiş ise Derin Devlet yok demektir , Üniversitelerde KCK denen kalleş yapılanma buna en güzel örnektir.

Her neyse birde Derin Devlet nedir ne değildir nasıl olur nasıl olmaz diyerek farklı yöne çekmeyelim :P Ben bu TIR olayını Cemaat'in yaptığına inanmıyorum eğer öyle bir şey varsa veya olduysa güçlü bir devletin şimdiye ABD'de bulunan Cemaat okullarını havaya uçurması ve mensuplarını aynı gün aynı saatlerde öldürmesi gerekirdi , Cemaat kendi çıkarına parasına bakan tasavvufi ve dini bir yapılanmadan başka bir şey değil beni korkutan bir yapılanma değil en azından. Beni korkutan tek şey Türkiye gibi bir devlette Derin Devlet yapılanmasının kurulmamasıdır bu yüzden bütün hastalıklar mikroplar her alanda devletimizin belli mevkilerine sızabiliyorlar.

Benim bu konuda görüşüm ve söyleyeceklerim bu kadar aslında uzun uzun yazabilirim ama konunun seyri dışına çıkacağımızı düşünüyorum.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Oca 2014, 19:21 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 21 Ağu 2012, 17:40
Mesajlar: 1729
Yaş:
Söylediklerinizi çok iyi anladım. Terminolojik olarak yaptığım hatayı vesilenizle, kafamda düzelttim.

Yanlız; cemaatten kasıt, İslamî Cemaat değildir. Bunu hepimiz biliyoruz. Dış kaynaklı, truva atı niteliği taşıyan bir yapılanmayı sadece dinsel açıdan sınırlı tutamayız. Bu cemaati, pek çok yapılanmanın içinde bulunduğu daha kompleks bir yapılanmanın bir yerine koyabiliriz ancak. Bu yüzden, MİT'in de adı geçtiği bu belge ve belgenin alakalı olduğu TIR'daki mühimmat olayını sadece cemaat olarak göremeyiz elbette. Ben de cemaat ile ilişkilendirirken, cemaatin de bağlı bulunduğu kompleks yapılanmayı kastederek kullandım. Çünkü bu yapılanma, yani paralel olarak devlet içinde hareket eden çete, cemaat eli veya cemaatin çıkardığı olayların vasitasıyla/bahanesiyle böyle bir operasyona kalkışmış olabilir. Çünkü kadroları tafiye ediliyor. Elbette mukavemet göstereceklerdir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Oca 2014, 20:10 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 02:38
Mesajlar: 5280
Yaş:
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Oca 2014, 21:23 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4703
Yaş:
Tam Türkiye işi bürokrasi şebekliği. Türkiye kim gizli operasyon yapmak kim.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Oca 2014, 22:11 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 02:38
Mesajlar: 5280
Yaş:
MİT o ses kaydını inceliyor

Paris'te üç bölücü terör örgüt'lı kadının öldürüldüğü cinayette, tetikçi Ömer Güney'in iki MİT mensubu ile yaptığı cinayet planının anlatıldığı iddia edilen bir ses kaydı yayımlandı. Edinilen bilgilere göre Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), ses kaydı ile ilgili inceleme başlattı.

Ses kaydı paylaşım sitesi Youtube'da yayınlandı. Güney'in "Bana bir şey olursa bu bandı yayınlayın" diye MİT’çilerle yaptığı bir toplantının ses kaydını arkadaşına verdiği iddia ediliyor. Ömer Güney’in yakını videonun girişinde şunları söylüyor:

Ben Fransa /Paris’te üç kadını öldüren Ömer Güney'ın yakınıyım. Paris’te Ömer 17 Ocak’ta tutuklandı. Ömer, tutuklanmadan önce bana verdiği bilgi ve belgeleri başıma bir iş gelirse bunları açıklarsın diyerek verdi. Ömer Paris'te öldürdüğü üç kadının, öldürme talimatlarını MİT'ten almış. Esas hedefi Sakine Cansız’mış. Diğerlerini eylem sırasında orada bulunduklarından dolayı öldürmek zorunda kalmış. Eylemden önce defalarca Türkiye ’ye giderek MİT’çilerle bir araya gelip eylemi planlamışlar. Fransa’dan Türkiye’ye gelip giderken uçak biletlerini MİT’çiler almış. Öldürmek için kullandığı silahı ve diğer şeylerini almak için parayı Ömer’e MİT’çiler vermiş. MİT’çilerlerle yapmış olduğu bir toplantının ses kaydını almış. Bu kaydın bazı yerlerini başına bir iş gelirse bunları saklamam ve gerektiğinde yayınlamam için bana verdi. Ömer’i hapiste kimse arayıp sormuyormuş. MİT'çiler Ömer’i kullanmışlar. Ömer’in benden istediği bunlardı. Hepsini yazdım.

Radikal.com.tr


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Oca 2014, 00:11 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4703
Yaş:
Radikal de solculuk adı altında MIT e nasıl b.k atsam diye yırtınıyor. Rezil herifler. Tevatürle kurumu yıpratmaya çalışıyorlar.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Oca 2014, 22:12 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 02:38
Mesajlar: 5280
Yaş:
Alıntı:
MİT o ses kaydını inceliyor

Paris'te üç Bölücü Terör Örgütü'lı kadının öldürüldüğü cinayette, tetikçi Ömer Güney'in iki MİT mensubu ile yaptığı cinayet planının anlatıldığı iddia edilen bir ses kaydı yayımlandı. Edinilen bilgilere göre Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), ses kaydı ile ilgili inceleme başlattı.

Ses kaydı paylaşım sitesi Youtube'da yayınlandı. Güney'in "Bana bir şey olursa bu bandı yayınlayın" diye MİT’çilerle yaptığı bir toplantının ses kaydını arkadaşına verdiği iddia ediliyor. Ömer Güney’in yakını videonun girişinde şunları söylüyor:

Ben Fransa /Paris’te üç kadını öldüren Ömer Güney'ın yakınıyım. Paris’te Ömer 17 Ocak’ta tutuklandı. Ömer, tutuklanmadan önce bana verdiği bilgi ve belgeleri başıma bir iş gelirse bunları açıklarsın diyerek verdi. Ömer Paris'te öldürdüğü üç kadının, öldürme talimatlarını MİT'ten almış. Esas hedefi Sakine Cansız’mış. Diğerlerini eylem sırasında orada bulunduklarından dolayı öldürmek zorunda kalmış. Eylemden önce defalarca Türkiye ’ye giderek MİT’çilerle bir araya gelip eylemi planlamışlar. Fransa’dan Türkiye’ye gelip giderken uçak biletlerini MİT’çiler almış. Öldürmek için kullandığı silahı ve diğer şeylerini almak için parayı Ömer’e MİT’çiler vermiş. MİT’çilerlerle yapmış olduğu bir toplantının ses kaydını almış. Bu kaydın bazı yerlerini başına bir iş gelirse bunları saklamam ve gerektiğinde yayınlamam için bana verdi. Ömer’i hapiste kimse arayıp sormuyormuş. MİT'çiler Ömer’i kullanmışlar. Ömer’in benden istediği bunlardı. Hepsini yazdım.

Radikal.com.tr
MİT'ten 'Paris cinayetleri' açıklaması

Milli İstihbarat Teşkilatı, Paris'te bölücü terör örgüt üyesi 3 kadının öldürülmesinde teşkilatın rolü olduğu iddialarını yalanladı.

Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan yapılan açıklamada Paris cinayetleriyle teşkilatın ilgisinin olmadığı bildirildi.

Açıklamada söz konusu yayınların, çözüm sürecinde aktif rol alan teşkilatı yıpratmaya ve bu süreçte görev alan personeli deşifre ederek görevlerini yapamaz hale getirmeye yönelik operasyon olduğu belirtildi.

MİT Müsteşarlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan yazılı açıklamada, son günlerde basın yayın organları ve sosyal medyada yer alan bazı ses kayıtları ve belgeler aracılığıyla teşkilatın Paris'te öldürülen bölücü terör örgüt'lılar konusuyla ilişkilendirilmeye çalışıldığı bildirildi.

Açıklamada, şöyle denildi:

"Söz konusu yayınların, çözüm sürecinde aktif rol üstlenen teşkilatımızı yıpratmaya ve bu süreçte görev alan personeli deşifre ederek görevlerini yapamaz hale getirmeye yönelik bir operasyon olduğu değerlendirilmektedir.

Sakine Cansız, Leyla Şaylemez, ve Fidan Doğan cinayetleriyle teşkilatımızın kesinlikle bir ilgisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte söz konusu iddialar ile ilgili iç bünyemizde gerekli idari soruşturma başlatılmıştır.

Teşkilatımız 2937 sayılı yasa ile kendisine verilen görevi kanunlar çerçevesinde yerine getirmekte olup, bundan sonra da görevini bu çerçevede sürdürmeye kararlılıkla devam edecektir."

ntvmsnbc.com


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 261 mesaj ]  Sayfaya git 1 2 3 4 5 6 Sonraki

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 7 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye