TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 17 Oca 2018, 23:03

Tüm zamanlar UTC+03:00


Üye alımı belirsiz bir tarihe kadar kapatılmıştır,mail yolu ile ve ya sosyal hesaplar üzerinden taleplerde bulunmayınız.
Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 181 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 1 2 3 4
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 13 Nis 2017, 01:01 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 00:47
Mesajlar: 2777
Yaş:

Bir önceki sayfanın en son iletisi:

Ağustos'ta batan Kaan 19 sınıfı botun kaza görüntüsü




Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Nis 2017, 02:47 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:18
Mesajlar: 218
Yaş:
Susuyorum çünkü bu kaza(!)da şehit verdik. Yoksa söylenecek çok şey var. Şu rus p.çlerine maskara olup kahkahalarını duymak da en kötüsü.

_________________
To wives and sweethearts, may they never meet.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Nis 2017, 03:27 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Mesajlar: 2043
Yaş:
Goruntuler herseyi anlatiyor, baska bir yoruma gerek yok. SGK ve TDzK seyretsin ve gerekli dersleri cikarsin.

Bu arada Bogazlarda radar ve EO sistemlerden olusan ve gemi gecislerini kontrol eden seyrusefer kontrol merkezleri uyari veremiyor mu?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Nis 2017, 08:42 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:18
Mesajlar: 218
Yaş:
SG botu refakat ediyor Rus gemisine. Boğazlarda VTS var ve gayet aktif. Ama gemilere telsizle ve ilgili sektörlerin telsiz kanalından ulaşır. Tabi o kanalı "dinleyene" ulaşır.
- Siz herhangi bir VTS düzeni olan bölgede seyir yapıyorsanız o sektörün kanalını "devamlı" dinler, trafiği takip edersiniz. Hadi diyelim bunu yapmadın/yapamadın, yahu etrafına görsel olarak bakarsın, kafanı bir çevirir etrafına bakarsın, bunu da yapmadın/yapamadın, ayarla radarını cpa alarmını kur belli mesafenin altındaki radar ekosunda alarm versin. Neyse, mekanları cennet olsun.
Bu olay için denizcilik camiasında pek iyi şeyler konuşulmadı.
Maalesef; ben doğrudan şahit olduğum için söylüyorum, misal Gölcük'ten kalkan gemilerin hemen hemen hiçbiri sektörü dinlemez, ancak kendisi bir gemiye ulaşmak istediği zaman telsizi takip eder. Sisli havada denizaltı çıkış yapar sen çağırırsın tüm kanallardan sesini duyuramazsın. Ne yapacak, eğitim sahasına mı inecek Körfez çıkışı mı yapacak bilemezsin. Düzgün havada çıkış yapar Vts'e rapor etmemiştir güneşi arkasına almıştır ancak iyice yaklaşınca görürsün. Konvoy halinde çıkış yaparlar sadece bir tanesi telsiz dinler ama en öndeki midir hangisidir tespit edemezsin. Neyse bu böyle uzar gider, daha fazla yazmayalım. Ama bu olayda şahsi kanaatim hepsi hatalıdır. Sg botunu konuşmaya bile gerek yok.
Ticari gemi de hatalıdır. Ben o geminin kaptanı olsam önümde sg eskortlu bir gemi varsa ve ben onu geçiyorsam gözümü 4 değil 14 açarım.
Vts de hatalıdır. Sg botuna ticari gemi yetişip geçecekse ben Vts operatörü olsam sg botu ile telsiz teması kurup tane tane söyleyip farkındalığından emin olmadan asla ama asla geçişine müsaade etmem.
O gülen Ruslar da hatalıdır.
Kural: İyi denizcilik icabı çatışmadan kaçınma için yapılan manevra doğrudur.
Bundan çıkan sonuç o Rus gemisini bile en azından deniz örfü gereği bağlar.
Bir işi rutin şekilde yapanlar o işte giderek laçkalaşır. Yani siz devamlı aynı işi yapınca beyin otomatiğe bağlar ve o işi küçümser. Gün gelir bu durum çok kötü şekilde sonuçlanır. Cümle alemin diline düşersin, işte böyle kendine güldürürsün.
Esas olan önce denizci olmak, denizci yetiştirmektir. Çünkü denizdeki mücadele düşmandan önce bilfiil denizin kendisiyle olan mücadeledir.

_________________
To wives and sweethearts, may they never meet.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Nis 2017, 17:28 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Mesajlar: 2043
Yaş:
Alıntı:
SG botu refakat ediyor Rus gemisine. Boğazlarda VTS var ve gayet aktif. Ama gemilere telsizle ve ilgili sektörlerin telsiz kanalından ulaşır. Tabi o kanalı "dinleyene" ulaşır.
- Siz herhangi bir VTS düzeni olan bölgede seyir yapıyorsanız o sektörün kanalını "devamlı" dinler, trafiği takip edersiniz. Hadi diyelim bunu yapmadın/yapamadın, yahu etrafına görsel olarak bakarsın, kafanı bir çevirir etrafına bakarsın, bunu da yapmadın/yapamadın, ayarla radarını cpa alarmını kur belli mesafenin altındaki radar ekosunda alarm versin. Neyse, mekanları cennet olsun.
Bu olay için denizcilik camiasında pek iyi şeyler konuşulmadı.
Maalesef; ben doğrudan şahit olduğum için söylüyorum, misal Gölcük'ten kalkan gemilerin hemen hemen hiçbiri sektörü dinlemez, ancak kendisi bir gemiye ulaşmak istediği zaman telsizi takip eder. Sisli havada denizaltı çıkış yapar sen çağırırsın tüm kanallardan sesini duyuramazsın. Ne yapacak, eğitim sahasına mı inecek Körfez çıkışı mı yapacak bilemezsin. Düzgün havada çıkış yapar Vts'e rapor etmemiştir güneşi arkasına almıştır ancak iyice yaklaşınca görürsün. Konvoy halinde çıkış yaparlar sadece bir tanesi telsiz dinler ama en öndeki midir hangisidir tespit edemezsin. Neyse bu böyle uzar gider, daha fazla yazmayalım. Ama bu olayda şahsi kanaatim hepsi hatalıdır. Sg botunu konuşmaya bile gerek yok.
Ticari gemi de hatalıdır. Ben o geminin kaptanı olsam önümde sg eskortlu bir gemi varsa ve ben onu geçiyorsam gözümü 4 değil 14 açarım.
Vts de hatalıdır. Sg botuna ticari gemi yetişip geçecekse ben Vts operatörü olsam sg botu ile telsiz teması kurup tane tane söyleyip farkındalığından emin olmadan asla ama asla geçişine müsaade etmem.
O gülen Ruslar da hatalıdır.
Kural: İyi denizcilik icabı çatışmadan kaçınma için yapılan manevra doğrudur.
Bundan çıkan sonuç o Rus gemisini bile en azından deniz örfü gereği bağlar.
Bir işi rutin şekilde yapanlar o işte giderek laçkalaşır. Yani siz devamlı aynı işi yapınca beyin otomatiğe bağlar ve o işi küçümser. Gün gelir bu durum çok kötü şekilde sonuçlanır. Cümle alemin diline düşersin, işte böyle kendine güldürürsün.
Esas olan önce denizci olmak, denizci yetiştirmektir. Çünkü denizdeki mücadele düşmandan önce bilfiil denizin kendisiyle olan mücadeledir.
Bir daha yasanmamasi icin gerekli egitimlerin verilmesi gerekligi goruluyor. Ayrica bilgilendirici yorumlariniz icin tesekkurler.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Nis 2017, 19:08 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 05 Eki 2012, 19:46
Mesajlar: 359
Yaş:
Dunker simülatörü için tedarik süreci başlatıldı ama bakalım ne zamana eğitim alınabilecek seviyeye gelecek. Sanırım ihalesi açılan simülatör sadece helikopterler için ama bir umut belki tekne formunda eğitim platformu da alınır.



Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Nis 2017, 14:46 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 05 Tem 2016, 01:18
Mesajlar: 351
Yaş: 19
Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan MAK birliği olması ihtimali var mı?

_________________
"Cumhuriyet fikren, ilmen, bedenen, kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister."


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Nis 2017, 15:19 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 13 Haz 2014, 16:16
Mesajlar: 1379
Yaş:
Alıntı:
Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan MAK birliği olması ihtimali var mı?
DAGOT var.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 Nis 2017, 14:07 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 28 May 2014, 15:23
Mesajlar: 1151
Yaş: 18
Alıntı:
DAGOT var.
Artık SÖH.

_________________
Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sihhat gibi


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 Nis 2017, 20:24 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 17:10
Mesajlar: 566
Yaş:
Alıntı:
Bir daha yasanmamasi icin gerekli egitimlerin verilmesi gerekligi goruluyor. Ayrica bilgilendirici yorumlariniz icin tesekkurler.
Olayda Tolunay isimli kuru yük gemisinin kaptanı kesin hatalı , Kaan botundakilerin de hatası var ancak, bu botlarda tasarımlarından kaynaklanan zafiyet de bulunuyor olabilir.
Tasarımına arka cepheyi gösterecek ekipman ilavesi gerekli gibi, özellikle de Sahil Güvenlik gibi çevresel farkındalığın yüksek olması gereken görev alanlarında.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 Nis 2017, 20:58 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 12 Tem 2012, 22:26
Mesajlar: 792
Konum: Lubnatsİ
Yaş: 42
Yahu arkayı gösterecek ekipmana ne gerek var. Çevir başını arkası gör.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 Nis 2017, 23:22 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 04 Tem 2016, 14:54
Mesajlar: 678
Yaş: 27
Abi koca gemi yaa.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Nis 2017, 07:51 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2214
Yaş:
Alıntı:
Olayda Tolunay isimli kuru yük gemisinin kaptanı kesin hatalı , Kaan botundakilerin de hatası var ancak, bu botlarda tasarımlarından kaynaklanan zafiyet de bulunuyor olabilir.
Tasarımına arka cepheyi gösterecek ekipman ilavesi gerekli gibi, özellikle de Sahil Güvenlik gibi çevresel farkındalığın yüksek olması gereken görev alanlarında.
Sanırım çok ihtisasa dayalı bir yorum olmamış arabayı altına alan kamyoncu zihniyeti ile yazılmış bir yorum olmuş.
Denizlerde uygulanan sisteme çatışmayı önleme tüzüğü denir ve tüm dünyada aynıdır. Hepsini anlatmayım merak eden detaylıca okur.
Burada bakılacak iki yada üç durum var boğaz geçişleri ve küçük hareketli teknelerin seyir sorumlulukları ve belki yetişen tekne sorumlulukları.
Tolunay gemisinin boğaz geçişi yapıyor ise baş üstünde gözcüsü olması gerekir. Baş üstündeki gözcü tekneyi görseydi köprü üstüne bilgi gönderir onlarda yay yana seyreden gemiler oldukları için manevra yapamazlardı en fazla seda verebilirledi ki yinede çatışmayı engellemek konusunda büyük geminin yapabileceği çok şey yoktur.
Kaldı ki bu tip bir durumda baş üstü gözlemcisi sahil givenlik teknesini görmesi haylice zordur. Keza görse dahi teknenin çok manevra kabiliyeti olduğu için sancak baş omuzluktan uzaklaşacağını tahmin etmiştir ki biraz denizcilik bilen herkes bu tip küçük teknelerin özellikle sahil güvenlik teknelerinin teknelerin çok yakınında vızır vızır dolaştığını bilir ve refleksif olarak küçük teknenin uzaklaşması beklenir.

Tolunay gemisinin kaptanı her çatışmada olduğu gibi elbette sorumluluk sahibidir. Ama sizin düşündüğünüz kadar değildir.

Denizcilikte tasarım hatasına bağlı zafiyet diye bir mazeret kabul edilmez yani Kaan botunun arkamı göremiyorum demek bibi bir hakkı yokturç Nasıl Tolunay gemisinin Tasarımı gereği köprü üstünden göremeyeceği bölge için başüstü gözcüsü var ise Sahil güvenlik botunda da bir personel kıçına bakmakla sorumludur kaldı ki Sahil güvenlik botunun içini gördüyseniz tasarım hatasından söz etmek mümkün değildir serdümen kafasını cevirince teknenin kıcından denizi ve ard alanı gayet rahat görür.

Sahil güvenlik bot mürettebatı çok ciddi bir hata yapmıştır ve bu denizcilikte olmaması gereken sorumsuzluklarının karşılığını canları ile ödemişlerdir. Aslında mürettebat için çok daha ağır şeyler yazılması gerekiyor ama hatalarını canları ile ödemiş görev şehitlerine saygısızlık yapmamız doğru olmaz...

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Nis 2017, 21:25 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 17:10
Mesajlar: 566
Yaş:
Alıntı:
Sanırım çok ihtisasa dayalı bir yorum olmamış arabayı altına alan kamyoncu zihniyeti ile yazılmış bir yorum olmuş.
Denizlerde uygulanan sisteme çatışmayı önleme tüzüğü denir ve tüm dünyada aynıdır. ...

Evet deniz seyrüsefer yönetmelikleri çok ihtisas ve ilgi alanımda değil, ancak Tolunay kuru yük gemisinin Türk boğazları Trafik Tüzüğünü açıkça ihlal ettiğini biliyorum.
Boğaz deniz geçiş tüzüğünde çok açık olarak belirtilmiştir boğaz içinde transit geçiş yapan gemiler arasında yaklaşık 1.500 metre mesafe bırakılmalıdır boğazın içinde gemiler gereklilik olmadığı haller dışında birbirini geçemez, sollayamaz(?!) diye. Ama uyan kim? Üstelik boğazlar rejiminde sancak seyri esas alınır ama karadenize çıkan ve öndekini geçmek için gazlayan gemiler buna da riayet etmez. Kıyı Emniyeti ne yapar ? Ne yaptığını Şilede gördük
2.ci olarak KAAN botundakiler öndeki rus gemisine odaklanmışken ve boğazın en civcivli gemi trafiğinin olduğu yerden geçerken arkadaki ufak pencereden dönüp bakmayı akıl edememişler demek ki , bilemiyorum. Aynı sorun kapalı kabin powerboatlarda da vardır ve dikkate ederseniz birçoklarında kamyon aynası gibi ayna takılmıştır dış kaportalarına.
Son olarak Kaan 25 botunun eşlik ettiği Caesar Kunikov da öyle küçük bir gemi de değil üstelik 3000 tonluk 115 metrelik bir gemi, buna rağmen seyir sürati boğaziçi seyir rejimine göre gayet yeterli , kendisini geçiş gerektirmiyor.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Nis 2017, 22:52 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Tem 2016, 09:20
Mesajlar: 52
Yaş: 31
Alıntı:

2.ci olarak KAAN botundakiler öndeki rus gemisine odaklanmışken ve boğazın en civcivli gemi trafiğinin olduğu yerden geçerken arkadaki ufak pencereden dönüp bakmayı akıl edememişler demek ki , bilemiyorum. Aynı sorun kapalı kabin powerboatlarda da vardır ve dikkate ederseniz birçoklarında kamyon aynası gibi ayna takılmıştır dış kaportalarına.
Üzerinde radarı var,arkasında kör nokta olacak bir mast falan da gözükmüyor...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Nis 2017, 01:22 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:18
Mesajlar: 218
Yaş:
Alıntı:
Evet deniz seyrüsefer yönetmelikleri çok ihtisas ve ilgi alanımda değil, ancak Tolunay kuru yük gemisinin Türk boğazları Trafik Tüzüğünü açıkça ihlal ettiğini biliyorum.
Boğaz deniz geçiş tüzüğünde çok açık olarak belirtilmiştir boğaz içinde transit geçiş yapan gemiler arasında yaklaşık 1.500 metre mesafe bırakılmalıdır boğazın içinde gemiler gereklilik olmadığı haller dışında birbirini geçemez, sollayamaz(?!) diye. Ama uyan kim? Üstelik boğazlar rejiminde sancak seyri esas alınır ama karadenize çıkan ve öndekini geçmek için gazlayan gemiler buna da riayet etmez. Kıyı Emniyeti ne yapar ? Ne yaptığını Şilede gördük
2.ci olarak KAAN botundakiler öndeki rus gemisine odaklanmışken ve boğazın en civcivli gemi trafiğinin olduğu yerden geçerken arkadaki ufak pencereden dönüp bakmayı akıl edememişler demek ki , bilemiyorum. Aynı sorun kapalı kabin powerboatlarda da vardır ve dikkate ederseniz birçoklarında kamyon aynası gibi ayna takılmıştır dış kaportalarına.
Son olarak Kaan 25 botunun eşlik ettiği Caesar Kunikov da öyle küçük bir gemi de değil üstelik 3000 tonluk 115 metrelik bir gemi, buna rağmen seyir sürati boğaziçi seyir rejimine göre gayet yeterli , kendisini geçiş gerektirmiyor.
-Boğazda sancak/iskele trafik diye bir geçiş yoktur. Trafik uzun yıllardır zaten tek yöndür.
-Transit geçen gemiden kasıt karşılıklı yönlerden gelip borda bordaya geçişmek ise eğer arada 1500 metreyi ilk defa duyuyorum. Nereden bu bilgiye ulaştınız bilemiyorum ancak zaten tek yön trafik olduğu için bu da geçersiz.
-Kıyı emniyetin mevzu ile alakası sadece VTS açısından olabilir. Onun dışında tamamen alakasızdır, kaza sonrası arama kurtarma hariç.
-Boğaz geçiş sürati yönetmelikte maksimum 10 knot min 5 knot idi yakın zamana kadar. Ancak tamamen saçma bu kural bildiğim kadarıyla hiçbir şekilde uygulanmamaktadır. Peki neden? Bazen öyle bir akıntıya denk gelirsiniz ki stop etseniz gemi 5 mille gider aynı yönde. Pek ağır ileri verseniz olduğunuz yerde kalırsınız veya dümene kumanda edemezsiniz. Öyle süratli gemi gelir ki pek ağırı 7 knot olur, öyle yavaş gemi gelir ki tam yolu 6,5 knot olur. Akıntıyı yiyince bu süratlere ne olacağını siz düşünün. 20 knot ile gidersin draftın çok azdır etrafa hiç zararın dokunmaz. 12 knotla gidersin draftın 15-16 metredir sahildekiler tsunami vurdu zanneder. Ha kıyı emniyet akbaba gibi bekler 5 knot süratin altına düşene hemen refakat romörkörü yollar faturasını keser. Bazen sen geçerken kravatlının biri sahilde oturuyordur, dalgandan veya balıkçıyı kaçırmak için çaldığın düdükten rahatsız olur beyefendi, VTS seni arar ceza keserim diye ikaz eder, küfür edemezsin. Bazen birisi(!) Sarıyer'de miting yapar Boğaz trafiği tamamen kapatılır böyle mal gibi kalırsın, duyduğuna yaşadığına inanamazsın "Ohaaa" dersin. Kimse bunları bilmez.
Neyse boşverin beyler. Ama inanın bana böyle kaza olmaz, olmaz, olmaz. Ha bu gidişle daha çoook olur.

_________________
To wives and sweethearts, may they never meet.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Nis 2017, 01:54 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 30 Ağu 2012, 02:08
Mesajlar: 729
Yaş:
Deniz kazalarının en önemli faktörleri şunlardır ;
1) İnsan hataların sebep olduğu kazalar,
2) Eğitim/Talim eksikliğinden dolayı gerçekleşen kazalar,
3) Fiziksel yorgunluktan dolayı gerçekleşen kazalar.

Üniversite tezimi tamda bu konuda yaptım. Şu anda yanımda yok olsa atardım. Tam adı "Root cause of Human error and Swiss Cheese Model"

Temel olarak anlatılan şey şudur ;

Bu tarz kazalarda ne kadar önlem alınırsa kaza ihtimali o kadar azalır. Burada alınan her önlem bir bariyer şeklindedir. Ancak alınan önlemler tüm koşulları sağlamadıkları için delikli şekilde gösterilmiştir. Bu sebepten ötürü birden fazla önlem alınarak pek çok bariyerle kazanın ihtimali minimuma indirgenmeye çalışılır.
Resim
Fotoğraftaki gibi bir modeldeki gibi bariyerlerin olduğunu varsayarsak bir kazanın olması için tüm bariyerlerin lineer birşekilde delinmesi gerekir. Bu tarz kazaları önlemenin yolu bu tarz uygulamalardan geçer. Uzmanlarının tek yapması gereken ise bu bariyerlerin ne olduğunu saptamak ve uygulamaktır.

Ayrıntılı bilgi için bakabilirsiniz ;
https://en.wikipedia.org/wiki/Swiss_cheese_model

* Yazım hatası düzeltildi.

_________________
Memleketimizin ellide biri değil, her tarafı ateşler içinde bırakılsa, biz bu toprakların üzerinde bir tepeye çıkacağız ve oradan savunma ile meşgul olacağız. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK (1920. Söylev ve Demeçler II:Sayfa 435)
Eski adım: Blackeyes90


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Nis 2017, 02:25 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 12 Şub 2016, 22:05
Mesajlar: 237
Yaş:
Swiss cheese model ismi nedendir bilmem hoşuma gitti, ilk okul seviyesinde verilmesi gereken temel bilgiler arasına bu tür teoriler modeller alınmalı.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Nis 2017, 09:30 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 17:10
Mesajlar: 566
Yaş:
Alıntı:
-Boğazda sancak/iskele trafik diye bir geçiş yoktur. Trafik uzun yıllardır zaten tek yöndür.
Bunu anlayamadım ? Tek yönden kastınız nedir ?

Alıntı:

-Transit geçen gemiden kasıt karşılıklı yönlerden gelip borda bordaya geçişmek ise eğer arada 1500 metreyi ilk defa duyuyorum. Nereden bu bilgiye ulaştınız bilemiyorum ancak zaten tek yön trafik olduğu için bu da geçersiz.
Halk diliyle takip mesafesi diye açıklayabilir. Boğazlar tüzüğünde 14/a maddesinde yazıyor ,

" İstanbul ve Çanakkale Boğazlan'ndan geçiş yapan gemiler, zorunlulıık olmadıkça önlerinde seyreden gemiyi geçmeyeceklerdir.
İstanbul ve Çanakkale Boğazları'ndan aynı istikamette geçiş yapan gemiler, aralarında en az sekiz gomina mesafe bırakacaklardır. Trafik Kontrol Merkezi gemi tipini gözönüne alarak bu mesafeyi arttırabilir."
8 gomina 1481 metre gibi birşeye tekabül ediyor?

Alıntı:

-Kıyı emniyetin mevzu ile alakası sadece VTS açısından olabilir. Onun dışında tamamen alakasızdır, kaza sonrası arama kurtarma hariç.
Bu konuyu başka bir zamanda konuşabiliriz ama kısaca söylersek Boğazlar geçiş güvenliğini toplamda kıyı emniyeti
gen.müdürlüğü sağlamalıdır.?! Önce kendi güvenliklerini bir sağlasınlar da...

Alıntı:

Neyse boşverin beyler. Ama inanın bana böyle kaza olmaz, olmaz, olmaz. Ha bu gidişle daha çoook olur.

Buna tamamen katıldığımı söyleyebilirim. (+1)

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Nis 2017, 10:31 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2214
Yaş:
Alıntı:
Evet deniz seyrüsefer yönetmelikleri çok ihtisas ve ilgi alanımda değil, ancak Tolunay kuru yük gemisinin Türk boğazları Trafik Tüzüğünü açıkça ihlal ettiğini biliyorum.
Boğaz deniz geçiş tüzüğünde çok açık olarak belirtilmiştir boğaz içinde transit geçiş yapan gemiler arasında yaklaşık 1.500 metre mesafe bırakılmalıdır boğazın içinde gemiler gereklilik olmadığı haller dışında birbirini geçemez, sollayamaz(?!) diye. Ama uyan kim? Üstelik boğazlar rejiminde sancak seyri esas alınır ama karadenize çıkan ve öndekini geçmek için gazlayan gemiler buna da riayet etmez. Kıyı Emniyeti ne yapar ? Ne yaptığını Şilede gördük
2.ci olarak KAAN botundakiler öndeki rus gemisine odaklanmışken ve boğazın en civcivli gemi trafiğinin olduğu yerden geçerken arkadaki ufak pencereden dönüp bakmayı akıl edememişler demek ki , bilemiyorum. Aynı sorun kapalı kabin powerboatlarda da vardır ve dikkate ederseniz birçoklarında kamyon aynası gibi ayna takılmıştır dış kaportalarına.
Son olarak Kaan 25 botunun eşlik ettiği Caesar Kunikov da öyle küçük bir gemi de değil üstelik 3000 tonluk 115 metrelik bir gemi, buna rağmen seyir sürati boğaziçi seyir rejimine göre gayet yeterli , kendisini geçiş gerektirmiyor.
Hocam yarı cahilce tartışacaksanız hiç yazmayım. Halk dilinde yazmak bana ve mantığa hitap etmiyor 8 gomina dendiğince 1500 metre denmiyor. Tekne süratine bağıl orantı ile belirtmek üzere veriliyor çarpan da batan da ihtisas sahibi denizci olduğu için sadece o anda internetten okunan bilgi doğru ve geçerli olmuyor.
VTS nedir nasıl komut verebilir paralel seyir izni vardır askeri gemilerin geçisi sırasında farklı seyir kuralları vardır yüksek süratli ve manevra kabiliyeti teknelerin sorumlulukları vs vs gibi konularda biraz ihtisas yapın üzerine detaylı konuşalım.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Nis 2017, 14:14 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 12 Tem 2012, 11:27
Mesajlar: 21
Yaş:
Sahil güvenlik botu nasıl bu duruma düşer çok ilginç.Kural kaide bir yana, 150-200 metrelik gemi bile boğaz geçişlerinde arkasını kollar; gelen yetişen gemi tehlike arz ediyor mu diye . İşin uygulama kısmında bulunan biri olarak söylüyorum.Şehitlerimize Allah rahmet eylersin.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Nis 2017, 15:01 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 30 Ağu 2012, 02:08
Mesajlar: 729
Yaş:
Tek yönden kastı şudur ;
Marmaray projesinden bu yana boğaz 12 saat Kuzey-Güney , 12 saat Güney-Kuzey olmak üzere tek yönlü işler. Bunu da İstanbul Boğaz VTS ayarlar ve konvoy oluşturur. Marmaray ile başladı sonra 3. köprü denildi fakat kalıcı olacağını sanmam. Çünkü Admiralty haritalarda İstanbul boğazı hala gidiş-geliş yani çift yönlü seperasyon hattıyla gösterilir. Yani Eğer bir şikayet giderse Imo'ya yada Ulaştırma bakanlığına bu tek yönlü sistem değişebilir.

_________________
Memleketimizin ellide biri değil, her tarafı ateşler içinde bırakılsa, biz bu toprakların üzerinde bir tepeye çıkacağız ve oradan savunma ile meşgul olacağız. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK (1920. Söylev ve Demeçler II:Sayfa 435)
Eski adım: Blackeyes90


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Nis 2017, 21:53 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 17:10
Mesajlar: 566
Yaş:
Benim istanbul boğazı ile ilgili bilgilerim eskilerden geldiği için demode kalmış olabilir, konuyu da uzatmak istemiyorum. O nedenle başka bir görüş aradım internetten bu makaleyi buraya ekleyip çekiliyorum:

Alıntı:
İstanbul Sarayburnu’da yük gemisinin sahil güvenlik botuna çarpması sonucu 4 askerin yaşamını yitirmesinin ardından tartışmalar sürüyor. Kaza “ihmal sonucu mu” yaşandı, yoksa “sadece bir kaza mı”, yanıt bekleyen pek çok soru ortada duruyor. Bu kazaya ilişkin yapılacak doğru tartışma ve tespitler, Boğaz geçişlerinde böyle kazaların bir daha yaşanmaması için hayati önem taşıyor. Kazanın ardından Tolunay adlı geminin Mısırlı Kaptanı Abdullah Hamadı, Suriyeli Gemi Zabiti Allam Fattouh ve Suriyeli Güvertecisi Mohamad Fttahe tutuklanarak cezaevine konulurken, bu soruların yanıtları bilirkişi ve mahkeme sürecine de damgasını vuracak.

İstanbul Sarayburnu’da, 17 Ağustos’ta Cook Adaları bayraklı bir yük gemisi Boğazlar’dan Karadeniz’e doğru çıkış yapan Rus savaş gemisine refakat eden Sahil Güvenlik Bölge Komutanlığına bağlı bota çarpmış ve kazada 4 asker yaşamını yitirmişti.

Kazayla ilgili görüştüğümüz yük gemisinin Transbosphor adlı acentasının sahibi Mustafa Can’a göre olay şöyle gelişti: “Yük gemisinin sırası verilmiş. Gemi Trafik Hizmetlerinin kumandası altında Boğaz’a girmiş. Savaş gemisi yüksek sürat yapamadığından dolayı, öndeki gemiyi geçmesi için teşvik edilmiş. Boğaz’da trafik olur 08.20’de. Bunun kasıtlı bir kusur olmadığını iddia ediyorum. Her kaptanın başına gelebilir. Olmaması gerekiyordu ama oldu, bu gerçek bir kazadır.”

Geçiş sırasında Gemi Trafik Hizmetleri Operatörünün yük gemisi kaptanına öndeki savaş gemisini geçmesi yönünde tavsiyede bulunduğunu ve teşvik ettiğini iddia eden Can, bu iddiayı kanıtlaması için telsiz kayıtlarını istediğimizde ise mahkeme süreci devam ettiği için kayıtları veremeyeceğini ifade etti.

Alabora olan sahil güvenlik botunda asıl amacı kaçakçılığı önlemek olduğu için otomatik tanıma sistemi (AIS) olmadığını, bu sebepten dolayı da Boğaz’da yok göründüğü bilgisini aktaran Can, “Bu botların boyaları da radar ekolarını yansıtan boyalar, dolayısıyla radar ekranında da görülmüyor. Gözle de, bu kadar yoğun bir trafiğin olduğu sabah saatlerinde kaçırılabiliyor” diye ifade etti.

“Gemi Trafik Hizmetlerinin ihmali olduğunu düşünüyor musunuz?” sorumuza Can, “İşini iyi yapan arkadaşların olduğu bir yer. Ancak, radarlarında görünmeyen, kendini rapor etmeyen, AIS’si olmayan bir sahil güvenlik botunu, Kıyı Emniyeti Gemi Trafik operatörü nasıl koruyabilir?” diye cevap verdi.

Milliyet Gazetesi Muhabiri Gökhan Karakaş yük gemisinin 1200 dolar ücreti olan kılavuz kaptanı almadığı bilgisini haberleştirmişti. “Neden kılavuz kaptan almadınız?” sorumuza Mustafa Can, “Ekonomik kriz var. Zaten almak gibi bir zorunluluğu da yok. Alanını da görmüyorum mecburiyet olmadığı sürece. Sanki kılavuzlu gemiler hiç kaza yapmamış gibi söylemek yanlış. Geçmişte kılavuz kaptan varken de yapılan kazalar var” diye cevap verdi.


Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Mülga Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı Deniz Ulaştırması Eski Genel Müdürü M. Deniz Vank, kazaya dair sorumluluk bağlamında başka bir açıdan bakıyor.

Radar Kontrollü Deniz Trafik Yönetim Sistemi vardiya sorumlularının da tali sorumlulukları olduğunu iddia eden Deniz Vank, “Deniz trafiğini düzenleyen kontrol istasyonunun, geçişi radar ekranından izlemesi ve gerekli gördüğü hallerde gemileri uyarması gerekir. Böyle bir izleme ve uyarma söz konusu değilse Deniz Trafik Kontrol İstasyonunun görev ihmali konusu tartışılır. Kesin bir hüküm verebilmek için soruşturmanın sonuçlanmasını beklemek gerekir” dedi.

Sahil güvenlik botuna çarpan yük gemisinin Deniz Trafik Kontrol İstasyonunca ‘Geçiş için teşvik edildiği’ iddiasıyla ilgili olarak da, “Bu doğru ise burada bir yetki aşımından söz etmek daha doğru olur ki bu da istasyonun tali sorumluluğunun teyidi anlamındadır” dedi.

Vank, mevzuata göre Boğazlarda iki geminin birbirini geçmesinin olası olmadığını ve arkadan gelen bir geminin, öndeki gemiyle arasındaki mesafesinin en az 8 gomina olması gerektiğini söyledi. Bir geminin, diğer gemiyi geçmesine ancak zorunlu hallerde müsaade edilebileceğini ifade eden Vank, “Bu zorunlu koşullarda arkadan gelen gemi önce zorunluluğun ne olduğunu Deniz Trafik Kontrol İstasyonuna bildirecek. Oranın müsaade vermesi halinde ise, önündeki gemiyi uyaracaktır. VHF kanalından bu konuşmaların yapılıp yapılmadığı belli olmadığı gibi yapılmış ise Deniz Trafik Kontrol İstasyonunun ne cevap verdiği de belli değil. Kural olarak arkadan gelen geminin süratini önünde seyreden gemiye göre ayarlaması gerekir. Boğazlarımız eski Sirkeci Meydanı gibi isteyenin istediği gibi istediği süratle seyredeceği bir uluslararası su yolu değildir” diye konuştu.

Konuyla ilgili bir taraf olarak iddialar hakkında telefonla görüşmek istediğimiz Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Gemi Trafik Hizmetleri yetkililerine ise ulaşamadık.

YASA GEMİ GEÇİŞLERİ İÇİN NE DİYOR?

Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzüğü’nün ilgili maddesi şöyle diyor:

Madde 14- İstanbul ve Çanakkale Boğazlarından geçiş yapan gemiler, zorunluluk olmadıkça önlerinde seyreden gemiyi geçmeyeceklerdir.

a) İstanbul ve Çanakkale Boğazlarından aynı istikamette geçiş yapan gemiler, aralarında en az sekiz gomina mesafe bırakacaklardır.

b) İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında seyretmekteyken herhangi bir nedenle hızını azaltacak gemiler, arkalarından gelmekte olan gemilere yol vereceklerini önceden bildireceklerdir.

d) İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında önden giden yavaş, gemiyi geçmek zorunluluğu duyan bir gemi, böyle bir geçişi yapmadan önce, Trafik Kontrol İstasyonundan bölgedeki trafik durumunu öğrenecek ve durum elverişli ise, öndeki gemiyi durumdan haberdar edecektir. Öndeki gemiyi geçiş manevrası, tek rotadayken gerçekleştirilmeye çalışacaktır.

YANIT BEKLEYEN KRİTİK SORULAR

* Sahil Güvenlik botuna çarparak 4 askerin ölümüne sebep olan yük gemisi Boğazlardaki geçiş kurallarına uydu mu?

* Yük gemisi 1200 dolar maliyeti olan kılavuz kaptan kullansaydı, kaza önlenebilir miydi?

* Sahil güvenlik botu otomatik tanıma sistemine (AIS) sistemine sahip olsaydı, kaza önlenebilir miydi?

* Gemi Trafik Hizmetleri, güvenlik botuna çarpan yük gemisini, öndeki gemiyi geçmesi yönünde teşvik etti mi?

* Gemi Trafik Hizmetlerinin kazada herhangi bir tali sorumluluğu söz konusu mu?

* Boğaz geçişlerinde bu tür kazaların bir daha yaşanmaması için ne tür önlemler alınmalı?


Sinem UĞURLU
Alıntı:
Sarayburnu açıklarında, 17 Ağustos 2016’da Rusya Federasyonu’na ait bir mayın tarama gemisine refakat eden Sahil Güvenlik Botu’nun geçirdiği ve 4 askerin şehit düşmesiyle sonuçlanan kazayla ilgili iddianame tamamlandı.

Sahil Güvenlik botuyla çatışarak alabora olmasına yol açan Cook Island bayraklı 157 metre boyundaki M/V Tolunay isimli kuru yük gemisinin kaptanı Abdullah Hamadı, gemi zabiti Allam Fattouh ve güverteci Mohamad Fttahe hakkında, 4.5 yıldan 22.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Kuru yük gemisi ile çatışan TC-SG 25 botunda, Kıdemli Üsteğmen Ali Rıza Yücel (30), Astsubay Yavuz Gökhan Şahin (31), Uzman Çavuş Bülent Demirkaya (30) ve er Sinan Göktaş (22) hayatını kaybetti.
8 Mart 2017

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Nis 2017, 22:16 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2214
Yaş:
Alıntı:
Benim istanbul boğazı ile ilgili bilgilerim eskilerden geldiği için demode kalmış olabilir, konuyu da uzatmak istemiyorum. O nedenle başka bir görüş aradım internetten bu makaleyi buraya ekleyip çekiliyorum:
Çok güzel bir yazı eklemişsiniz. Kendi düşüncelerinizin hatalı olduğunu destekleyen bu makale için teşekkür ederim.
Yazıya ek olarak klavuz kaptan sadece 1200 dolar maliyet değil ayni zamanda da binmesi devralmasi ve inmesi ile yarin günlük bir zaman maliyeti de olusturmaktadir.

Kaptan Suriyeli olmasaydi tutuklu dahi olmazdı emin olabilirisiniz.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Nis 2017, 02:18 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:18
Mesajlar: 218
Yaş:
Beyler,

Bu kadar uzatmaya, NASA raporu çıkarmaya falan gerek yok. İnanın bana KRAL ÇIPLAK. Yaptığı işi ciddiye alan, seyir işini hakkettiği gibi yapan böyle arkadan yetişip gelen geminin altına girmez. Savaş gemisinde de AIS olmaz, WAIS olur. Warship Automatıc Identification System (Savaş gemisi otomatik tanımlama sistemi) daha kaç gemide var ki? Ben henüz hiçbir Türk savaş gemisinde olduğuna dair emare görmedim. 8 gomina mesafe arada bırakılan mesafedir. Mümkün olduğunca önündeki geçilmez. Giriş sıra ile olur bu sırayı VTS belirler. VTS müsaade etmeden kimse bir halt yiyemez. Hele boğaz geçişi yapan Arap Kaptan etliye sütlüye dokunmadan VTS ne derse onu yapıp geçmeye hiçbir mevzuya karışmamaya dikkat eder. Pilot alsaydı olmazdı veya olurdu demek varsayımdır. Büyük olasılıkla olmazdı. Gemi acentası hiçbir, tekrar yazıyorum hiçbir şekilde nazarı dikkate alınmayacak bir kişidir. Acentalık işlerini yapar parasını alır. Bu olay dünyanın her yerindeki denizcilik okullarında FRAGMAN olur. Yeni yetişen hintli, çinli denizcilik öğrencilerine falan "dikkatsizlik", "vurdumduymazlık" diye gösterilir. Üstüne bir örtü çekelim, hiç uzatmayalım, kapatalım, unutalım, olmamış varsayalım, acısını unutmaya çalışalım. Tıpkı havuzda tumba olan romorkördeki şehitlerimiz gibi. Allah beterinden saklasın, bir daha bize Rus kahkahası dinletmesin.

_________________
To wives and sweethearts, may they never meet.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Nis 2017, 03:24 
Çevrimiçi
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 5183
Yaş:
Bu büyük gemilerin pruvasında önünü gören bir gece gündüz görüş özellikli kamera flir sistemi sistemi olsa.

Mesela geminin rotasına girenleri otomatik tespit edip sesli ışıklı yada telsizle otomatik uyarsa. Çok pahalı olmaz değil mi?

Şehitlere Yüce Allah'tan rahmet diliyorum. Çok tuhaf bir kaza.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Nis 2017, 07:59 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2214
Yaş:
Alıntı:
Bu büyük gemilerin pruvasında önünü gören bir gece gündüz görüş özellikli kamera flir sistemi sistemi olsa.
Mesela geminin rotasına girenleri otomatik tespit edip sesli ışıklı yada telsizle otomatik uyarsa. Çok pahalı olmaz değil mi?
Şehitlere Yüce Allah'tan rahmet diliyorum. Çok tuhaf bir kaza.
Kamera FLIR yeni gemilerde var hatta bazıları gayet ciddi kamera sistemleri koyup gece görüş ekleyip ekranlara veriyorlar.
Diğer dediğin ARPA Radar 1990lardan beri gemilerde mevcut arkadaşın motor yatına yeni piyasada ki en ucuz radarı aldık onda dahi var. Ancak 16 metrelik çok hareketli bir tekne defalarca sinyal verir ve etrafında sinek gibi dolanacağı için ve ortalama 16 defa rota değiştirilen boğaz geçişlerinde kullanışlı olmuyor. Ayrıca radar o kadar yakından ve pruvanın altında kalan alandan eko alamaz.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sahil Güvenlik Komutanlığı
MesajGönderilme zamanı: 21 Haz 2017, 23:09 
Çevrimiçi
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 5183
Yaş:
Bugün Bayraklı'da SG bölge komutanlığın önünde 2 Ural 1 Ejder den oluşan zırhlı Emniyet araçları(Koyu mavi renkteydiler) park halindeydi. Haberlere baktım SG'ye düzenlenen bir operasyonla ilgili bir haber bilgi ve paylaşım göremedim.

Gerçi olay ne bilmeden peşin yorum yapmak istemiyorum. Ama bir operasyonsa bazı yazmak istediklerim olacak.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sahil Güvenlik Komutanlığı
MesajGönderilme zamanı: 21 Haz 2017, 23:58 
Çevrimiçi
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22 Tem 2012, 15:09
Mesajlar: 121
Yaş:
Alıntı:
Bugün Bayraklı'da SG bölge komutanlığın önünde 2 Ural 1 Ejder den oluşan zırhlı Emniyet araçları(Koyu mavi renkteydiler) park halindeydi. Haberlere baktım SG'ye düzenlenen bir operasyonla ilgili bir haber bilgi ve paylaşım göremedim.

Gerçi olay ne bilmeden peşin yorum yapmak istemiyorum. Ama bir operasyonsa bazı yazmak istediklerim olacak.
Dün İZBAN'ı kullanırken ben de gördüm hocam ama ben gördüğümde sadece 1 adet Ural vardı. Bana daha çok nizamiye önünde nöbet tutuyolar gibi geldi. O bölgede çok sayıda gecekondu var ve sahil güvenlik nizamiyesi viyadük nedeniyle biraz kuytuda kalıyor gibi hocam ekstragüvenlik önlemi olması daha olası.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sahil Güvenlik Komutanlığı
MesajGönderilme zamanı: 01 Oca 2018, 15:38 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 03 Haz 2015, 17:16
Mesajlar: 423
Yaş:


Sonunda sahil güvenlik de kendince değişiklik yapmış şapkalar değişmiş kundura ayakkabıları giyip çorabı pantolonun üzerine çekmek yerine adam akıllı bot vermişler görüntüler net olmasa bile güzel geldi gözüme yeni fotolar çıktıkça belli olur değişiklikler.

_________________
Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sahil Güvenlik Komutanlığı
MesajGönderilme zamanı: 03 Oca 2018, 00:18 
Çevrimiçi
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 5183
Yaş:
Bu olmadı. Yahu bırak giden gitsin. Değil elin Arabına kendi vatandaşına insanca bir yaşam sunamıyorsun. Ahanda bir yılbaşı geldi geçti. Yıllardan beri hatta cocukluğumdan beri 1 ocakta ilk duyduğumuz haber BU YILBAŞINDAN İTİBAREN GEÇERLİ ZAMLAR. 16 senedir bunuda değiştirememişsin. Bir 16 sene daha böyle gider. Zorla kendini ülkeye mahkum ettiriyorsun.

Güvenle bakılcak bir gelecek vaad edemiyorsun. Bir zamsız bir enflasyonsuz ekonomi tesis edemiyorsun. Köpek maması kılıklı bir asgari ücret veriyorsun. Ülenin gündemi iç savaş olma olasılığı. Bırak adam gitsin Avrupa'da şansını denesin.

Ne hakkın var ki adamın daha iyi bir yaşam ve gelecek arayışına. Adama sanki burda insanca yaşam vaad ediyorsun.

Ülke ülke değil ki sanki bir hapisane. Zorla içerde adamı tutuyorsun. Ne iğrençlik. Çek SG'yi kıyıya. Ne mani oluyorsun.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sahil Güvenlik Komutanlığı
MesajGönderilme zamanı: 03 Oca 2018, 00:35 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Şub 2017, 00:57
Mesajlar: 238
Yaş:
Alıntı:
Bu olmadı. Yahu bırak giden gitsin. Değil elin Arabına kendi vatandaşına insanca bir yaşam sunamıyorsun. Ahanda bir yılbaşı geldi geçti. Yıllardan beri hatta cocukluğumdan beri 1 ocakta ilk duyduğumuz haber BU YILBAŞINDAN İTİBAREN GEÇERLİ ZAMLAR. 16 senedir bunuda değiştirememişsin. Bir 16 sene daha böyle gider. Zorla kendini ülkeye mahkum ettiriyorsun.

Güvenle bakılcak bir gelecek vaad edemiyorsun. Bir zamsız bir enflasyonsuz ekonomi tesis edemiyorsun. Köpek maması kılıklı bir asgari ücret veriyorsun. Ülenin gündemi iç savaş olma olasılığı. Bırak adam gitsin Avrupa'da şansını denesin.

Ne hakkın var ki adamın daha iyi bir yaşam ve gelecek arayışına. Adama sanki burda insanca yaşam vaad ediyorsun.

Ülke ülke değil ki sanki bir hapisane. Zorla içerde adamı tutuyorsun. Ne iğrençlik. Çek SG'yi kıyıya. Ne mani oluyorsun.
Üstelik adamlar verdiği sözleri tutmamış nedir bizdeki bu hayatta olmayan anlaşmanın kurallarını yerine getirme isteği?? Yunanistan açıklama yapıyor anlaşmadan sonra mülteci akını bıçak gibi kesildi sonra fetöcülere iltica hakkı veriyor. Eşşeğe semer vuran çok olurmuş.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 181 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 1 2 3 4

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Exabot [Bot] ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye