TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 26 Tem 2017, 09:52

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1329 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 118 19 20 21 2227 Sonraki
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 02 Nis 2016, 21:39 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 529
Yaş:

Bir önceki sayfanın en son iletisi:

Açıkçası "Sütçü Beygiri Düzeni ve Milgem Üzerindeki Etkisi" konulu çalışmadaki yazarın tespitini bende yapmıştım ve genelde yurt dışındaki gemilerde dış yüzeylerin daha düz olduğu ilgimi çekmiştir.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 02 Nis 2016, 21:52 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Mesajlar: 1847
Yaş:
Bu yukarida listelenen sorularin cogu S&H dergisi tarafindan Istanbul Tersanesi komutanina soruldu ve cevaplari verildi. 169. veya 170. sayilar olabilir.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 02 Nis 2016, 23:06 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2051
Yaş:
Alıntı:
Milgem' deki (Ada sınıfı, İ sınıfı) DSH kabiliyeti, milli sonarın kabiliyeti ve sonarın milliliğine yönelik biraz moral bozucu yazılar okudum, paylaşmak istiyorum. (Yazıları değerlendirecek yetkinliğe sahip değilim, sadece savunma sanayisini takip etmeye çalışıyorum, sizin yorumlarınızı merak ettim)
Ayrıca donanmadaki tüm platformların ve gelecekteki platformların DSH kabiliyeti ve bizim DSH ihtiyaçlarımız sorgulanıyor.
Milli(!) Sonar Yakamoz ve Düşünceler
http://uskudar.biz/savunma-sanayii/mill ... 3%BCnceler
Milgem ve Denizaltı Savunma Harbi İhtiyaçları
http://uskudar.biz/savunma-sanayii/milg ... 7lar%C4%B1
MİLGEM, Yumrubaş ve Sonar Kubbesi
http://uskudar.biz/savunma-sanayii/milg ... ar-kubbesi
Ayrıca okumak isteyen varsa, sitede Milgem etiketi ile çıkan diğer iki yazı şunlar;
1. Askeri Projeler ve Açık İstihbarat Sızıntıları
http://uskudar.biz/seyir-defteri/acayip ... 1lar%C4%B1
2. Sütçü Beygiri Düzeni ve Milgem Üzerindeki Etkisi
http://uskudar.biz/m%C3%BChendishane/ma ... eki-etkisi
Sitede başka konularda yazılar da mevcut, Atmaca füzesi ve denizaltılar ile ilgili yazılar gördüm. Şimdi okumaya başlayacağım.
Bu forumdaki eski yazıları okursanız o siteye şüphe ile yaklaşmanız gerektiğini görürsünüz öncelikle bu forumda neye hayalet gemi denir radar yansımasına yüzey deformasyonumu yoksa başka şeyler mi daha fazla etki eder onu bir inceleyin derim.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 05 Nis 2016, 00:38 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 13 Tem 2012, 14:15
Mesajlar: 329
Yaş:
Radar tarafindan algilanmaya karsi Ucak veya Gemi yüzeydeki boyama teknigi ile ilgili oldugunu önceden zaten biliyordum.
Internette biraz daha arastirdim, ilave olarak Boya icindeki Metal parcaciklarinin rolu oldugu, geri kalan hususun sir oldugu bilgisi yer aliyordu.
Radar Elekromanyetik Dalgalari da Fizik kurallarina göre Isigin Ayna ile yansitilmasi gibi tepki veriyorsa, Metal parcalarinin özelligi de Ayna gibi yansitisi olmaliydi. (yani radar istikametine dogru dönüsümü olmamasi gerekli.) Bu durumda Metal parcalarinin nasil olacagi acikliga kavustu.)

Deformasyona gelince, Bu gibi yüzey burkulmalari, Ancak Balyoz veya Cekic ile yapilabilir. Yok eger öyle degilse durum daha vahim.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 05 Nis 2016, 02:19 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 17:10
Mesajlar: 533
Yaş:
Pasif Çekili Dizin Sonar , Ada sınıfında var , yazarı biraz araştırma yaparsa belki daha inandırıcı olur.

_________________
Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 05 Nis 2016, 07:41 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2051
Yaş:
Alıntı:
Pasif Çekili Dizin Sonar , Ada sınıfında var , yazarı biraz araştırma yaparsa belki daha inandırıcı olur.
Hocam sanırım O site "büyük sorun" var diye göstererek rating peşinde tek levhanın düz ve göçük olması ile tek açıdan ölçüm yapıp subjektif bir makale üzerine kurmuş bütün metal burulma yazısını sonra bilmeyen insanları şüpheye düşürüp yarı cahilleride paniğe sevkediyor çok ciddiye almamak gerek. Bir denizaltı yazıları var ki evlere şenlik burada çok tartışmıştık.
Ki ilk konusu geçen makaleyi burada Sayın DELKU paylaşmıştı. İnceleme eksikliği çok olan bir yazıdır çok önemsemeyiniz diyelim.

_________________
Kalyon Seydi Engin


En son sailordream tarafından 05 Nis 2016, 12:41 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 05 Nis 2016, 07:44 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2051
Yaş:
...

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 05 Nis 2016, 08:26 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 07 Kas 2015, 13:41
Mesajlar: 287
Yaş:
Söyleşiyi tekrar daha dikkatli okudum Robust üstad, dediğiniz gibi gerekli cevap verilmiş.

Ben belirttiğim gibi iddiaları değerlendirebilecek kabiliyette değilim, bu yüzden yazıları heyecanla buraya taşıdım ki işin doğrusunu öğreneyim.
Öğrendim nitekim.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 05 Nis 2016, 10:40 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 05 Haz 2015, 21:54
Mesajlar: 675
Yaş: 45
Bende sektörün uzağındayım lakin şunu söylemeliyimki görüntü hoş değil.. Sanki ince levha kullanılmış gibi.. Bilmiyorum tabi, belki normaldir..??


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 12:20 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 27 Haz 2015, 15:29
Mesajlar: 30
Yaş:
Arkadaşlar, daha önceki yazımda da belirtmiştim belli ki kaale alıp okuyan olmamış canlar sağ olsun.

Askeri gemilerde zaten ince saç kullanılır, yapısal hesaplamalar ticari gemilerin aksine daha titizlikle irdelenir ve genelde lokal analizlere ağırlık verilir. Hele birde bu yapı helikopter hangarı olunca üzerine gelen yükler neredeyse tamamen rüzgar donatım ve kendi yükünden oluştuğu için saçlar olabildiğince incelir bu durumda saçların herhangi bir yöne atma yapmasına sebep olur. En son yapılan Zumwalt sınıfında bile bu deformasyonları görebilirsin. Sebebi ise tamamen artık gerilmeler yani kaynak sırasında oluşan termal gerilmeler, kullanım süresi boyunca oluşan termal farklılıklar ve en nihayetinde gemi yüzerken saç üzerine etkiyen eksenel yükler.

Analiz yapılırken bu saçlar zaten düz kabul edilmez, bazen hepsi bir yönde bazende ilk mod şekillerindeki bir konfigurasyonla analize tabii tutulur , analizin kapsamı çökme , nihai kapasite ve yorulmayı kapsar. Daha öncede dediğim gibi yorulmada kritik bölge kaynaklı bölgedir ve böyle bir sehim basma gerilmesine sebep olur bu da çatlak ilerlemesini yavaşlatır.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 12:27 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 27 Haz 2015, 15:29
Mesajlar: 30
Yaş:
Milgemin ihracat olasılığının bittiğini düşünmek tam bir saçmalık , yurtdışından heyetler sık sık tersane komutanlığını ziyarete geliyor ancak kapasite nedeniyle biz üretim destek ve proje tahsisi sağlarken onlar hazır alım istiyor. Bir ara endonezya ile bu konuda anlaşılmış gibi olsa da onların dizaynı yeniden üretebilme lisansı istemesiyle o iş te rafa kalktı ,onlar da hollandalılar ile anlaştı.

Körfez ülkelerinden gelmeyen kalmadı, onların tersanesinde üretim için ikna etmeye çalışıyorlar.

Başka bir husus da ;
Milgem her ne kadar rafa kalkmış gibi dursa da rahat 8-16 VLS yerleştirilecek kapasitesi var , genel istek 16 SSM isteği yönünde oluştuğu için güverte alanı arttırımına gidildi ve İ sınıfı ortaya çıktı. Milgemin 4 tane ile sınırlanıp İ sınıfına geçilip ,1+3 modeli ile üretilmesindeki sebeple ise şöyle;

İ sınıfının üretimi süresince bazı mühendislerin (üretim ve planlamadaki) zorunlu hizmetleri veya sözleşmeleri sona erecek , hali hazırda 3 i sınıfı için ihale kazanan tersaneye dolgun bir maaşla transfer olacaklar. Ayrıca İ sınıfı için emekliliği bekletilen ustalar var, yine bu ustalar emekli olunca (yıpranma payını göz önüne alırsak daha erken emekli olabiliyorlar) İ sınıfını yapacak tersaneye geçecekler.

TF2000 dizanynına ise hemen hemen başlandı. Dzkk ve Dizayn ofisi sığa ,VLS kapasitesi ve hız konusunda anlaştı.


En son isoo tarafından 25 Nis 2016, 14:19 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 13:38 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 09:20
Mesajlar: 776
Yaş:
Alıntı:
Milgemin ihracat olasılığının bittiğini düşünmek tam bir saçmalık , yurtdışından heyetler sık sık tersane komutanlığını ziyarete geliyor ancak kapasite nedeniyle biz üretim destek ve proje tahsisi sağlarken onlar hazır alım istiyor. Bir ara endonezya ile bu konuda anlaşılmış gibi olsa da onların dizaynı yeniden üretebilme lisansı istemesiyle o iş te rafa kalktı ,onlar da hollandalılar ile anlaştı.

Körfez ülkelerinden gelmeyen kalmadı, onların tersanesinde üretim için ikna etmeye çalışıyorlar.

Başka bir husus da ;
Milgem her ne kadar rafa kalkmış gibi dursa da rahat 8-16 VLS yerleştirilecek kapasitesi var , genel isted 16 SSM isteği yönünde oluştuğu için güverte alanı arttırımına gidildi ve İ sınıfı ortaya çıktı. Milgemin 4 tane ile sınırlanıp İ sınıfına geçilip ,1+3 modeli ile üretilmesindeki sebeple ise şöyle;

İ sınıfının üretimi süresince bazı mühendislerin (üretim ve planlamadaki) zorunlu hizmetleri veya sözleşmeleri sona erecek , hali hazırda 3 i sınıfı için ihale kazanan tersaneye dolgun bir maaşla transfer olacaklar. Ayrıca İ sınıfı için emekliliği bekletilen ustalar var, yine bu ustalar emekli olunca (yıpranma payını göz önüne alırsak daha erken emekli olabiliyorlar) İ sınıfını yapacak tersaneye geçecekler.

TF2000 dizanynına ise hemen hemen başlandı. Dzkk ve Dizayn ofisi sığa ,VLS kapasitesi ve hız konusunda anlaştı.

VLS konusunda ki durum,açıklanabilecek duruma geldi mi?Örneğin hangi tip füze ve adeti gibi?....


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 14:07 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5160
Yaş:
@isoo, Hocam, Okuyup anlayıp tefekkür edecek adam zaten okuyup anlamıştır. Forumun çok teknik göründüğüne bakma, bir dolu insan aslında konu ile ilgili muhabbet ediyor. Bazen sıkılmayıp defalarca -ve hatta kes-yapıştır- ile aynı şeyin yazılması gerekiyor.

Bu arada, Milgem'in ihracının önündeki asıl engelin, nerede üretileceği konusu olduğunu söyleyebilir miyiz?


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 14:23 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 27 Haz 2015, 15:29
Mesajlar: 30
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Milgemin ihracat olasılığının bittiğini düşünmek tam bir saçmalık , yurtdışından heyetler sık sık tersane komutanlığını ziyarete geliyor ancak kapasite nedeniyle biz üretim destek ve proje tahsisi sağlarken onlar hazır alım istiyor. Bir ara endonezya ile bu konuda anlaşılmış gibi olsa da onların dizaynı yeniden üretebilme lisansı istemesiyle o iş te rafa kalktı ,onlar da hollandalılar ile anlaştı.

Körfez ülkelerinden gelmeyen kalmadı, onların tersanesinde üretim için ikna etmeye çalışıyorlar.

Başka bir husus da ;
Milgem her ne kadar rafa kalkmış gibi dursa da rahat 8-16 VLS yerleştirilecek kapasitesi var , genel isted 16 SSM isteği yönünde oluştuğu için güverte alanı arttırımına gidildi ve İ sınıfı ortaya çıktı. Milgemin 4 tane ile sınırlanıp İ sınıfına geçilip ,1+3 modeli ile üretilmesindeki sebeple ise şöyle;

İ sınıfının üretimi süresince bazı mühendislerin (üretim ve planlamadaki) zorunlu hizmetleri veya sözleşmeleri sona erecek , hali hazırda 3 i sınıfı için ihale kazanan tersaneye dolgun bir maaşla transfer olacaklar. Ayrıca İ sınıfı için emekliliği bekletilen ustalar var, yine bu ustalar emekli olunca (yıpranma payını göz önüne alırsak daha erken emekli olabiliyorlar) İ sınıfını yapacak tersaneye geçecekler.

TF2000 dizanynına ise hemen hemen başlandı. Dzkk ve Dizayn ofisi sığa ,VLS kapasitesi ve hız konusunda anlaştı.

VLS konusunda ki durum,açıklanabilecek duruma geldi mi?Örneğin hangi tip füze ve adeti gibi?....
Füze ile ilgili detaylarla DzKK ve Müsteşarlık ilgileniyor , şu anda dizayn daha ziyade fırlatma rampalarının nerede olacağı ve DzKK isterlerini sağlamak yönünde, füzelerin tipi ile ilgili kesin bilgiye 1-2 sene içerisinde ulaşılır diye tahmin ediyorum. En azından şu anda kulağıma onlar ile ilgili birşey çalınmadı.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 14:33 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 27 Haz 2015, 15:29
Mesajlar: 30
Yaş:
Alıntı:
@isoo, Hocam, Okuyup anlayıp tefekkür edecek adam zaten okuyup anlamıştır. Forumun çok teknik göründüğüne bakma, bir dolu insan aslında konu ile ilgili muhabbet ediyor. Bazen sıkılmayıp defalarca -ve hatta kes-yapıştır- ile aynı şeyin yazılması gerekiyor.

Bu arada, Milgem'in ihracının önündeki asıl engelin, nerede üretileceği konusu olduğunu söyleyebilir miyiz?
Kesin olarak üretileceği yerle ilgili diyebilirim, tersane komutanlığının bu konuda çalışacak işci kapasitesi, onun yanında mühendis kapasitesi de düşük.Hatta yeni bir protokol ile sivil mühendis alımı planlıyorlar diye duydum.
Müsteşarlık 3-4 yıl önceki raporlarında en azından 2 tersaneyi askeri gemiler (Korvet , fırkateyn) hususunda, 2 tersaneyi de destek grubu gemilerinde ,1 tersaneyi ise denizaltı konusunda yetiştirmek istiyordu. Eğer olurda 3 İ sınıfı için ihale tamamlanırsa milgem, İ sınıfı ve türevlerindeki gemilerin Türkiyede üretilip yurtdışına satışının yolu açılabilir. Ama gördüğüm kadarıyla bu işin üstüne pek düşülmüyor.

En büyük hata RMK Marin tersanesinden milgem ihalesinin alınmasıyla yapılmış diyebilirim, hali hazırda yurt dışındaki ihalelerde boy gösteren nadir tersanelerden biriydi. İhale isterlerine yönelik geminin konsept dizaynını oluşturmalarında rağmen , haliyle alıcı devlet tecrüben var mı sorusuna cevap alınamayınca eleniyordu. Olurda milgem RMK'da yapılsa idi, büyük ihtimal o tersanenin dizayn departmanı çok rahat bir şekilde milgemi pazarlayabilirdi. Üretim anında boş kalan Ar-ge mühendisleri Milgemin değişik varyantlarını oluşturup çok rahat pazara girerdi. Ama ihale kaybolduktan sonra bütün o mühendisler işlerinden ayrılıp STM ,Adik ,SNR gibi tersane ve dizayn ofislere kaydılar , o canım sahil güvenlikler ile gelen bilgi birikimi de uçup gitti.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 14:46 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 03 Eyl 2013, 21:49
Mesajlar: 294
Yaş:
Yıllar hızlı geçiyor.
TCG-Heybeliada denize inmeden önce ki durumunu görerek, ilgili bu çizimi SSF de yayınlamıştım.
Resim
Ardından ise gemi 27 Eylül 2008 tarihinde denize indirilmişti.

Geçen hafta, kızak üzerindeki Burgazada'yı da yaklaşık aynı seviyede görmek nasip oldu.
Sanırım o da bu yaz denizle buluşarak donatılma safhasına geçecektir.

Keşke zaman kayıpları yaşanmasaydı ama maalesef başka ülkelerde yaşanması aklın ucundan bile geçmeyecek, ihtimal dışı olaylar, bizde şaka gibi gerçek olabiliyor.
Denizcilerimiz bile Okyanusları geçip nehirlerde boğulmaya layık görülüyor ki, biz sıradan vatandaşın durumu bahtsız bedeviden öteye nasıl geçebilsin.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 14:55 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5160
Yaş:
Alıntı:
En büyük hata RMK Marin tersanesinden milgem ihalesinin alınmasıyla yapılmış diyebilirim, hali hazırda yurt dışındaki ihalelerde boy gösteren nadir tersanelerden biriydi. İhale isterlerine yönelik geminin konsept dizaynını oluşturmalarında rağmen , haliyle alıcı devlet tecrüben var mı sorusuna cevap alınamayınca eleniyordu. Olurda milgem RMK'da yapılsa idi, büyük ihtimal o tersanenin dizayn departmanı çok rahat bir şekilde milgemi pazarlayabilirdi. Üretim anında boş kalan Ar-ge mühendisleri Milgemin değişik varyantlarını oluşturup çok rahat pazara girerdi. Ama ihale kaybolduktan sonra bütün o mühendisler işlerinden ayrılıp STM ,Adik ,SNR gibi tersane ve dizayn ofislere kaydılar , o canım sahil güvenlikler ile gelen bilgi birikimi de uçup gitti.

Ben de konuyu oraya getirmeye çalışıyorum aslında. Konuyu forumdaşlar siyasi bir mecraya taşımadan bir beş on dakikamız ya var ya yok. :roll:

O makus telefona kadar bildiğim kadarı ile, RMK ile Milgem'in TVP'nin çoğu paylaşılmıştı. SG korvetlerinden de epeyce askeri gemi tecrübesi elde etmişlerdi. SG korvetleri, hem malzeme olarak Milgem'in benzeri, dolayısı ile benzer kaynak ve montaj sıkıntıları gösteren, içindeki yangın söndürme tertibatının da karmaşıklığı ile, tasarım ve yine montaj konusunda sanırım Milgem'den aşağı kalır yanı yoktu. Üst yapısının donatısında da, eh el mahkum asker içeri çokça girip çıkacaktı. Aslında hızlıca olurdu. 2 gemi onlardan tedarik edilip, devamı getirilmezdi. RMK da bunun hem ilave geliştirmesini yapar, hem de yurt dışında satışı için debelenir dururdu -ve sanıyorum ki, satardı da.

Sanki içeride casuslar varmış gibi RMK ihalesi iptal oldu. Hakikaten de, firma bir daha bu boyutta askeri gemi üretemeyecek kadar personelini ve en önemlisi motivasyonunu kaybetti.

Yazık..


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 15:30 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 27 Haz 2015, 15:29
Mesajlar: 30
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
En büyük hata RMK Marin tersanesinden milgem ihalesinin alınmasıyla yapılmış diyebilirim, hali hazırda yurt dışındaki ihalelerde boy gösteren nadir tersanelerden biriydi. İhale isterlerine yönelik geminin konsept dizaynını oluşturmalarında rağmen , haliyle alıcı devlet tecrüben var mı sorusuna cevap alınamayınca eleniyordu. Olurda milgem RMK'da yapılsa idi, büyük ihtimal o tersanenin dizayn departmanı çok rahat bir şekilde milgemi pazarlayabilirdi. Üretim anında boş kalan Ar-ge mühendisleri Milgemin değişik varyantlarını oluşturup çok rahat pazara girerdi. Ama ihale kaybolduktan sonra bütün o mühendisler işlerinden ayrılıp STM ,Adik ,SNR gibi tersane ve dizayn ofislere kaydılar , o canım sahil güvenlikler ile gelen bilgi birikimi de uçup gitti.

Ben de konuyu oraya getirmeye çalışıyorum aslında. Konuyu forumdaşlar siyasi bir mecraya taşımadan bir beş on dakikamız ya var ya yok. :roll:

O makus telefona kadar bildiğim kadarı ile, RMK ile Milgem'in TVP'nin çoğu paylaşılmıştı. SG korvetlerinden de epeyce askeri gemi tecrübesi elde etmişlerdi. SG korvetleri, hem malzeme olarak Milgem'in benzeri, dolayısı ile benzer kaynak ve montaj sıkıntıları gösteren, içindeki yangın söndürme tertibatının da karmaşıklığı ile, tasarım ve yine montaj konusunda sanırım Milgem'den aşağı kalır yanı yoktu. Üst yapısının donatısında da, eh el mahkum asker içeri çokça girip çıkacaktı. Aslında hızlıca olurdu. 2 gemi onlardan tedarik edilip, devamı getirilmezdi. RMK da bunun hem ilave geliştirmesini yapar, hem de yurt dışında satışı için debelenir dururdu -ve sanıyorum ki, satardı da.

Sanki içeride casuslar varmış gibi RMK ihalesi iptal oldu. Hakikaten de, firma bir daha bu boyutta askeri gemi üretemeyecek kadar personelini ve en önemlisi motivasyonunu kaybetti.

Yazık..
Aslında RMK sahil güvenlik gemilerinde ilk iki gemi DzKK için hayal kırıklığı olmuştu ,ama pek te şaşırmamak lazım bu işe ilk defa girmişlerdi ve askeri gemi üretimine yabancıydılar .Bunun yanısıra alimünyum bot üretimi için Tübitaktan destek almak üzere olduklarını hatırlıyorum.
Milgem projesi alınsaydı büyük bir ihtimal RMK yanındaki tersaneyi alacaktı ama büyük bir ihtimal siyasi sebepler dolayısıyla ertelendi. Ama unutmamak lazım, o zamanlarda milgemin revizesine başlanmıştı , 3 ve 4. gemilerin gelmesini geciktiren ana hususlardan biride bu revizeler.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 16:13 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 13 Tem 2012, 14:15
Mesajlar: 329
Yaş:
Yanlis anlamaya mahal vermeden, gecmiste yaptigim degerlendirmeleri sadece bir durum tesbiti olarak yapmistim.
Önemli olan bütün yeni Projelerde bilhassa Innovasyon projelerinde, ilk yapilan (prototipin) her yönüyle sahane bir mamul olmasi beklentisi cok yanlis olur. Ilk prototipten ögrenilecek cok seyler vardir. Durum tesbitinden sonra ikinci prototipte öne cikmis olan hatalar giderilir, yeni projede göz önünde tutulur. Sansiniz varsa, ikinci proje icin,(hah simdi oldu) denilebilir. Bence ancak ücüncü prototip den itibaren her yönüyle kabul gören bir mamul, ortaya cikabilir.Bu Gemi olabilir veya Tank vs. olabilir.
Yapilan emekler bosa gitmemistir. Buna (ögrenmenin ücreti) denir! Eger vaz gecerseniz iste o zaman emekleriniz bosa gitmis olur. Yani hatalarimizdan ögrenmek zorunluluguna katlanmamiz gerekmektedir. Mümkünse ayni kadro ile yola devam etmek gereklidir.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 16:28 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5160
Yaş:
Alıntı:
Aslında RMK sahil güvenlik gemilerinde ilk iki gemi DzKK için hayal kırıklığı olmuştu ,ama pek te şaşırmamak lazım bu işe ilk defa girmişlerdi ve askeri gemi üretimine yabancıydılar .Bunun yanısıra alimünyum bot üretimi için Tübitaktan destek almak üzere olduklarını hatırlıyorum.
Milgem projesi alınsaydı büyük bir ihtimal RMK yanındaki tersaneyi alacaktı ama büyük bir ihtimal siyasi sebepler dolayısıyla ertelendi. Ama unutmamak lazım, o zamanlarda milgemin revizesine başlanmıştı , 3 ve 4. gemilerin gelmesini geciktiren ana hususlardan biride bu revizeler.
RMK SG korvetleri ile ilk uğraşırken gitmiştim ve çok zorlanıyorlardı. Tesisattan, kesitlerden, malzemenin yay çeliği gibi olmasından. Ama bakılınca da tamamen el işçiliği bir yerdi. (Sedef mesela pek öyle değil. Daha endüstriyel tesis gibi görünüyor insana.)
Sonra muhakkak çok daha fazla tecrübe edindiler ama SGK ile karşılıklı birbirlerini yordular.

İhale henüz iptal olmadan görece sekötüre hakim arkadaşlar da Milgem tasarımının, nasıl denir, bir özel tasarım ofisinin de optimizasyonundan geçse güzel olacağına dair şeyler söylüyordu. Belki 3-4'ün bir miktar daha "uzun" olacağı konuşuluyordu. O sıralarda RMK'nın başında Ufuk Güçlü vardı. Onun da gemicilik geçmişi yoktu falan filan. Onun yönetim değişiminden sonra da zaten iptal geldi. RMK hızla demotive oldu.

Çok garip, seneler sonra belki detaylarını öğreneceğimiz tuhaf bir proje oldu.

Ama yine de halen bir bayram seyran olsa da, Milgem'lerden birine çıksak gezsek diye bekliyorum çünkü gemi çok güzel. :roll:


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 16:30 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 13 Tem 2012, 14:15
Mesajlar: 329
Yaş:
Sunu ifade etmeyi unuttum:
Devrim, ilk yerli otomobilde Teknolojiden anlamayan bir kisinin yaptigi hata, bugün itibariyle bizlere cok sey kaybettirmistir. Ayni hata Milgem de yapilmamalidir. Yola devam!


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 16:49 
Çevrimdışı
Genel Yetkili

Kayıt: 19 Tem 2012, 00:36
Mesajlar: 2627
Yaş:
Bir başka bakışla ; Başlangıçta milgem'de phalanx+essm (16xVls) kombinasyonu yerine sadece ram(ki deniz kuvvetlerinde bir ilk idi) tercihi bana pek tuhaf gelmişti. İ sınıfına evirmeden 12 tane o kambinasyondan başlansaydı belki şu an 3-4 numaraları ve arkasından yeni modelin zaman alacağını değil de , ilerlemiş bir proje olarak sivil tersaneye transferini ve başlamış bir tf-2000 sürecinden bahsediyor olabilir miydik?

_________________
"Savaş için değil, barış getirmek için gidiyoruz..."
https://m.youtube.com/watch?v=wrDQW66jWoo


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2016, 19:01 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 27 Haz 2015, 15:29
Mesajlar: 30
Yaş:
Alıntı:
Bir başka bakışla ; Başlangıçta milgem'de phalanx+essm (16xVls) kombinasyonu yerine sadece ram(ki deniz kuvvetlerinde bir ilk idi) tercihi bana pek tuhaf gelmişti. İ sınıfına evirmeden 12 tane o kambinasyondan başlansaydı belki şu an 3-4 numaraları ve arkasından yeni modelin zaman alacağını değil de , ilerlemiş bir proje olarak sivil tersaneye transferini ve başlamış bir tf-2000 sürecinden bahsediyor olabilir miydik?


Milgem projesi başladığında ilk konsept dizayn 79-80 metre civarında idi. Ancak gel zaman git zaman, askeri isterler sebebi radar mastı iyileştirmesi şu bu o derken , gemiden VLS çıktı RAM girdi, boyu uzadı. 95 metre konuşulurken 99 oldu ,100 oldu. Hatalı dizayn bunun sebebi değildi, sadece isterler arttı.

Yani buradan Ada sınıfının kötü bir dizayn olduğu anlaşılmasın, sadece donanmanın planı değişti.

Odabaşı rahmetli olduktan sonra TF2000 deki gecikme gayet normal.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 26 Nis 2016, 11:11 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 16 Tem 2012, 15:30
Mesajlar: 15
Yaş:
Niye öyle olmuştur? Ben size tahminimi anlatayım:
Donanmada 8 adet Alman kökenli Meko ve yine 8 adet de ABD kökenli Perry fırkateyn mevcut. Bunlardan Perryler 1980'li yılların başında, Mekolar ise 1987 yılından itibaren hizmete girmiş gemiler. Perrylere modernizasyon da uygulandı. Yani halen bile bu envanter sabit kalmak kaydıyla değişim için 10 sene kadar vakit var.
En önemli etken de Fransa'dan ikinci el alınan korvetler. Özellikle Egede bunlar büyük bir boşluğu doldurdu. Fırkateynleri bayağı bir rahatlattı. Bu korvetler de bildiğim kadarıyla 1975 ve sonrası üretim. Envanter sabit kalmak kaydıyla değişimleri için zaman daha yeni geldi.
Ortada Yunanistan dışında ciddi bir tehdit de yoktu. O da krizde idi. Rusya ile ilişkiler iyi gidiyordu.
Yani işin özü yumurta kapıya daha dayanmamıştı.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 26 Nis 2016, 12:36 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 03 Eyl 2013, 21:49
Mesajlar: 294
Yaş:
Alıntı:
Milgem projesi başladığında ilk konsept dizayn 79-80 metre civarında idi. Ancak gel zaman git zaman, askeri isterler sebebi radar mastı iyileştirmesi şu bu o derken , gemiden VLS çıktı RAM girdi, boyu uzadı. 95 metre konuşulurken 99 oldu ,100 oldu. Hatalı dizayn bunun sebebi değildi, sadece isterler arttı.
Resim
İlk konsept den kastınız bu taşkızak çalışmasımıdır :?:
Bu dizaynın ana hatları oluştuğunda İsrail ile iyi ilişkiler içerisindeydik ve bizim kendi adımıza geminin üzerine koyabileceğimiz çok fazla bir sistemimiz yoktu ama Taşkızak-MİLGEM bu gün sahip olduğumuzdan daha çok silah sistemine sahip görünüyordu.
Sanırım günümüzdeki milgem silah sistemlerinden farklı, 16x2 BARAK VLS ve 2 x Nokta savunma topu daha var ama RAM yok.

Tabii geçen süre içerisinde ne Taşkızak kaldı nede bu çizim, haliyle çok şeyler değişti.
Alıntı:
Yani buradan Ada sınıfının kötü bir dizayn olduğu anlaşılmasın, sadece donanmanın planı değişti.
Ada sınıfı kesinlikle kötü bir dizayn değil elbette ama çok ilginçtir geçen süre içerisindeki son gelişmlereri gemiye yansıtmakta geç kalıyoruz.
Eğer bu üçüncü gemide hala aynı pozisyonda, SMASH-STOP yerine STAMP olursa çok yazık.
Hatta ilk iki gemide bile bu değişiklik çok kolaylıkla yapılabilir ama nedense inatlaşıyoruz.

Yıllarca bekleniyor, bu kadar modern gemiler inşaa ediyoruz ama donamaya yeni katılan son gemi bile, ihtiyaçlarımıza derman olmuyor, çok zor coğrafyamızda, bize önemli bir güç çarpanı katamıyor.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 26 Nis 2016, 12:39 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 27 Haz 2015, 15:29
Mesajlar: 30
Yaş:
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim

Not: Resimler şahsım tarafından, bir üniversitedeki tezden alınmıştır. Güvenlik zaafiyeti olan bir döküman değildir ve milgemin konsept dizayn aşamasındaki birkaç analizi göstermektedir.

Biraz eğlence olsun.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 26 Nis 2016, 12:43 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5160
Yaş:
Milgem'e Stop eklenmesi aslında zorunlu değil. Stamp ile yüksek atış hızı ve yüksek hedef vuruş hassasiyeti elde edilebiliyor. Yüksek kalibrede bu konuda misal Sentinel denilen, optikleri harici stabilizeli bir sisteme geçmek durumunda kaldılar. Stop kalibrelerinin menzili uzun, paralanmaları yüksek ama hareketli platform-hareketli hedef düzleminde Stamp halen daha yetkin kalıyor olabilir.

Ben, misal Stamp'ın kesinlikle olmasını tercih ederdim. Gemide başka da bir yer kalmadı ama, bir 40mm'lik bir ilave topun olması, zamanında SG gemisinin 40mm'likle göçmen kaçakçısı gemisini safdışı etmesi gibi bir durumda kullanılabilirdi. Ama Stamp vuruş yeteneği ile kesinlikle her gemimizde olmalı.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 26 Nis 2016, 12:52 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 27 Haz 2015, 15:29
Mesajlar: 30
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Milgem projesi başladığında ilk konsept dizayn 79-80 metre civarında idi. Ancak gel zaman git zaman, askeri isterler sebebi radar mastı iyileştirmesi şu bu o derken , gemiden VLS çıktı RAM girdi, boyu uzadı. 95 metre konuşulurken 99 oldu ,100 oldu. Hatalı dizayn bunun sebebi değildi, sadece isterler arttı.
Resim
İlk konsept den kastınız bu taşkızak çalışmasımıdır :?:
Bu dizaynın ana hatları oluştuğunda İsrail ile iyi ilişkiler içerisindeydik ve bizim kendi adımıza geminin üzerine koyabileceğimiz çok fazla bir sistemimiz yoktu ama Taşkızak-MİLGEM bu gün sahip olduğumuzdan daha çok silah sistemine sahip görünüyordu.
Sanırım günümüzdeki milgem silah sistemlerinden farklı, 16x2 BARAK VLS ve 2 x Nokta savunma topu daha var ama RAM yok.

Tabii geçen süre içerisinde ne Taşkızak kaldı nede bu çizim, haliyle çok şeyler değişti.
Alıntı:
Yani buradan Ada sınıfının kötü bir dizayn olduğu anlaşılmasın, sadece donanmanın planı değişti.
Ada sınıfı kesinlikle kötü bir dizayn değil elbette ama çok ilginçtir geçen süre içerisindeki son gelişmlereri gemiye yansıtmakta geç kalıyoruz.
Eğer bu üçüncü gemide hala aynı pozisyonda, SMASH-STOP yerine STAMP olursa çok yazık.
Hatta ilk iki gemide bile bu değişiklik çok kolaylıkla yapılabilir ama nedense inatlaşıyoruz.

Yıllarca bekleniyor, bu kadar modern gemiler inşaa ediyoruz ama donamaya yeni katılan son gemi bile, ihtiyaçlarımıza derman olmuyor, çok zor coğrafyamızda, bize önemli bir güç çarpanı katamıyor.
Bu dizaynı taşkızak tersanesinin yaptığını pek düşünmüyorum, o yıllarda projenin fikir babası sayılan Rahmetli odabaşı vardı ve büyük ihtimalle o ve ekibindeki kişiler tarafından bu gemil ilk konsept olarak oluşturuldu. Render ve diğer çizimleri bir önceki mesajda ekledim.

Stamp yerine smash koymak bence çok büyük bir mesele olmayabilir. Montaj-test uygun bir ekip ile 1 haftadan kısa sürer. İhtiyaç dahilinde çok rahat değiştirilebilirler. Bilinmediği üzere, 1 ,2 gemiye kıyasla 3 ve 4 te çok şey değişecek. Aselsan Güç kontrol yazılım üzerinde çalışıyor uygulamaları 4. gemiye yetiştirebilir . Milli bir güç sistemi üretilmesi çok zaman alabiliyorken milyonlarca dolar yatırdığımız MTUdan alınan yazılım yerine milli bir yazılım kullanılması çok şey değiştirecek.
Ayrıca 3. 4. milgemin baş profil ve su hatlarında sonar performansını yükseltecek bir takım değişiklikler yapıldı. İnanın bunun yanısıra bir çok değişiklik var ve smash-stamp bunların en ufakları.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 26 Nis 2016, 13:00 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 03 Eyl 2013, 21:49
Mesajlar: 294
Yaş:
Alıntı:
Ben, misal Stamp'ın kesinlikle olmasını tercih ederdim. Gemide başka da bir yer kalmadı ama, bir 40mm'lik bir ilave topun olması, zamanında SG gemisinin 40mm'likle göçmen kaçakçısı gemisini safdışı etmesi gibi bir durumda kullanılabilirdi. Ama Stamp vuruş yeteneği ile kesinlikle her gemimizde olmalı.
Aslında SMASH-STOP gelince STAMP gemide olmasın demek istemedim.
Hatta ben de, STAMP'ın gemilerimizde daha fazla yer bulması taraftarıyım ama MİLGEM'de köprü üstüne yakın bir pozisyona taşınsa daha iyi olur düşüncesindeyim.
Resim
Son denize indirdiğimiz gemimiz, en son kabiliyetlerimizi-yenilikleri de birazda olsa üzerinde barındırmalı değil mi :?:


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 26 Nis 2016, 13:19 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5160
Yaş:
Ben mesela Sentinel gibi pahalı ama kabiliyetli bir sistemin asıl YTKB'lerde olmasını beklerim. O nedense olamadı. Bir miktar modifikasyonla sanırım entegre olabilirdi. Olmazsa da, ileride belki daha açık deniz görecek, UMTAS gibi füzeleri ve Sentinel gibi kabiliyetli bir sistemin olduğu ilave tekneler söz konusu olabilir. Kartal eşleniği misali.

Milgem'de demek ki Stamp'ı yeterli gördüler. Belki İ'de durum değişir. Hoş, İ'de zaten Phalanx da var.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 26 Nis 2016, 14:03 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Haz 2014, 13:36
Mesajlar: 759
Yaş:
Alıntı:
Ben mesela Sentinel gibi pahalı ama kabiliyetli bir sistemin asıl YTKB'lerde olmasını beklerim. O nedense olamadı. Bir miktar modifikasyonla sanırım entegre olabilirdi. Olmazsa da, ileride belki daha açık deniz görecek, UMTAS gibi füzeleri ve Sentinel gibi kabiliyetli bir sistemin olduğu ilave tekneler söz konusu olabilir. Kartal eşleniği misali.

Milgem'de demek ki Stamp'ı yeterli gördüler. Belki İ'de durum değişir. Hoş, İ'de zaten Phalanx da var.
Phalanx olsa da Stamp olması gerektiğini düşünüyorum. Geçenlerde Phalanx ile gemiye yaklaşan bir tekneye atış yapılan bir video vardı. Saçılım çok fazlaydı. Stop yada Stamp bence kendine özel bir yer etti, deniz platformlarımızda olmaları artık elzem.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 26 Nis 2016, 15:21 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 13 Tem 2012, 14:15
Mesajlar: 329
Yaş:
Merhaba Arkadaslar,

Donanim ve Techizat konulari hakkindaki tartismanizda araya girdigim icin affola, bu konular da bilgi ve görüs sahibi Sizlersiniz.
Her ne konuda olursa olsun, yeni bir Tasarim yapildiginda evvela Proje Yönetmeni kendini konumunda ispatlamis bir Eleman olmalidir. Ondan sonrada yine konumunda uzmanlasmis alt kadro gelmektedir.
Böyle bir Proje yönetmenine sahip miyiz, degilsek bunu disarilarda aramak lazimdir. Örnegin Emekli bir Uzman bulunmalidir. Fatih Sultan Mehmet nasil yapmis; o zamanlarinen Usta Top imalati Uzmanini Macaristandan getirtmis.
Bir-kac sene önce TV de izlemistim, gecmiste gerceklestirilen Top imalatini bugün, o zamanin sartlari altinda yeniden gerceklestirmek istediler. Fakat ne yaptilarsa basarili olamadilar. Ne var bunda demeyiniz. Adim, adim her safhayi detayli olarak denemelerine ragmen basarili olamadilar. O zamana ait bilgi ve tecrübeler gecmisin derin karanligina gömülmüs, bugün icin hemen gerceklestirilemez oldugunu kabullenmek zorunda kaldilar. Bilgi ve Tecrübe ve yine tecrübe cok önemlidir.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 26 Nis 2016, 15:31 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 03 Eyl 2013, 21:49
Mesajlar: 294
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Resim.
Bu dizaynı taşkızak tersanesinin yaptığını pek düşünmüyorum, o yıllarda projenin fikir babası sayılan Rahmetli odabaşı vardı ve büyük ihtimalle o ve ekibindeki kişiler tarafından bu gemil ilk konsept olarak oluşturuldu. Render ve diğer çizimleri bir önceki mesajda ekledim.
Fakat benim eklediğim bu resim zamınında Taşkızak tersanesi tarafından yayınlanmış ve askeri fuarda dağıtılmış bir yayından alınmıştır. Kaldı ki zaten sizin yayınladığınız ile aynı gemi-dizayn.
Diğer taraftan yukarıdaki yazımda vurguladığım gibi gemi üzerinde muhtemel-israil yapısı silah sistem yerleşimler mevcut.
Gemi dizayn olarak SAAR-V temeline dayandığı çok açık.
Yine Taşkızak'da dizayn edilmiş, GUNBOT ve bu günkü TUZLA sınıfını yerine bir ASW dizaynı da mevcuttu.
Alıntı:
Stamp yerine smash koymak bence çok büyük bir mesele olmayabilir. Montaj-test uygun bir ekip ile 1 haftadan kısa sürer. İhtiyaç dahilinde çok rahat değiştirilebilirler. Bilinmediği üzere, 1 ,2 gemiye kıyasla 3 ve 4 te çok şey değişecek. Aselsan Güç kontrol yazılım üzerinde çalışıyor uygulamaları 4. gemiye yetiştirebilir . Milli bir güç sistemi üretilmesi çok zaman alabiliyorken milyonlarca dolar yatırdığımız MTUdan alınan yazılım yerine milli bir yazılım kullanılması çok şey değiştirecek.
Ayrıca 3. 4. milgemin baş profil ve su hatlarında sonar performansını yükseltecek bir takım değişiklikler yapıldı. İnanın bunun yanısıra bir çok değişiklik var ve smash-stamp bunların en ufakları.
Bu gelişme haberleri çok sevindirici-önemli tabii ama umarım ilk inen gemi ile son inecek gemi arasında, silah gücü olarak da güçlenmeler görebiliriz.
Muhtemel Seahawk-UMTAS yükünün bir lancer ile gemi üzerinde yer bulması gibi vs.vs.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 26 Nis 2016, 16:36 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 27 Haz 2015, 15:29
Mesajlar: 30
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Resim.
Bu dizaynı taşkızak tersanesinin yaptığını pek düşünmüyorum, o yıllarda projenin fikir babası sayılan Rahmetli odabaşı vardı ve büyük ihtimalle o ve ekibindeki kişiler tarafından bu gemil ilk konsept olarak oluşturuldu. Render ve diğer çizimleri bir önceki mesajda ekledim.
Fakat benim eklediğim bu resim zamınında Taşkızak tersanesi tarafından yayınlanmış ve askeri fuarda dağıtılmış bir yayından alınmıştır. Kaldı ki zaten sizin yayınladığınız ile aynı gemi-dizayn.
Diğer taraftan yukarıdaki yazımda vurguladığım gibi gemi üzerinde muhtemel-israil yapısı silah sistem yerleşimler mevcut.
Gemi dizayn olarak SAAR-V temeline dayandığı çok açık.
Yine Taşkızak'da dizayn edilmiş, GUNBOT ve bu günkü TUZLA sınıfını yerine bir ASW dizaynı da mevcuttu.
Alıntı:
Stamp yerine smash koymak bence çok büyük bir mesele olmayabilir. Montaj-test uygun bir ekip ile 1 haftadan kısa sürer. İhtiyaç dahilinde çok rahat değiştirilebilirler. Bilinmediği üzere, 1 ,2 gemiye kıyasla 3 ve 4 te çok şey değişecek. Aselsan Güç kontrol yazılım üzerinde çalışıyor uygulamaları 4. gemiye yetiştirebilir . Milli bir güç sistemi üretilmesi çok zaman alabiliyorken milyonlarca dolar yatırdığımız MTUdan alınan yazılım yerine milli bir yazılım kullanılması çok şey değiştirecek.
Ayrıca 3. 4. milgemin baş profil ve su hatlarında sonar performansını yükseltecek bir takım değişiklikler yapıldı. İnanın bunun yanısıra bir çok değişiklik var ve smash-stamp bunların en ufakları.
Bu gelişme haberleri çok sevindirici-önemli tabii ama umarım ilk inen gemi ile son inecek gemi arasında, silah gücü olarak da güçlenmeler görebiliriz.
Muhtemel Seahawk-UMTAS yükünün bir lancer ile gemi üzerinde yer bulması gibi vs.vs.
Verdiğiniz bilgi için teşekkürler, aynı gemi olduğu gözden kaçmayacak şekilde zaten belli. Ayrı olarak sadece taşkızak tersanesi tarafından dizayn edilmediğini belirtmek istedim. Ayrıca yine belirttiğim gibi bu sadece başlangıç /referans formuydu. Aynı model üzerinde birçok iyileştirilmeye gidilerek SAAR modelinden çok uzaklaşıldı. Yayınladığım grafiklerde 1.form olarak bahsedilen gemiye düzenlenmiş SAAR diyebiliriz.

Eğer Taşkızak tarafından yapılan diğer dizaynları paylaşabilirseniz sevinirim. Süphesiz ki YTKB için ön ayak olmuş olabilirler.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 26 Nis 2016, 18:20 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 03 Eyl 2013, 21:49
Mesajlar: 294
Yaş:
Alıntı:
Eğer Taşkızak tarafından yapılan diğer dizaynları paylaşabilirseniz sevinirim. Süphesiz ki YTKB için ön ayak olmuş olabilirler.
Resim
İşe ilk MİLGEM maketi ile başlamakta fayda olabilir.
Nokta savunma toplarının pozisyonu, oldukça geniş açılı bir konuma sahip.

Resim
DSH Kabiliyetli Ganbot maketi. (Teknik çizimi de mevcut)
Neredeyse MİLGEM'in küçük kardeşi sayılabilecek bu dizayn çağının bir hayli önünde tasarlanmış çizgilere sahip.
2002 senesinde denize inmesi planlanmış bu güzel teknede su jeti kullanılması düşünülmüş.

Hayata geçmemesi Türk denizciliği adına kayıp olmuş diye düşünüyorum.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 26 Nis 2016, 18:33 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2051
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Eğer Taşkızak tarafından yapılan diğer dizaynları paylaşabilirseniz sevinirim. Süphesiz ki YTKB için ön ayak olmuş olabilirler.
Resim
İşe ilk MİLGEM maketi ile başlamakta fayda olabilir.
Nokta savunma toplarının pozisyonu, oldukça geniş açılı bir konuma sahip.
Resim
DSH Kabiliyetli Ganbot maketi. (Teknik çizimi de mevcut)
Neredeyse MİLGEM'in küçük kardeşi sayılabilecek bu dizayn çağının bir hayli önünde tasarlanmış çizgilere sahip.
2002 senesinde denize inmesi planlanmış bu güzel teknede su jeti kullanılması düşünülmüş.
Hayata geçmemesi Türk denizciliği adına kayıp olmuş diye düşünüyorum.
Bu koyduğunuz iki tasarım da Yücel Odabaşı'nın koordinatörlüğünde İTÜ'de oluşturulan ekibin elinden çıktı. Baş formu konusunda Rahmetli Yücel Hocanın kankisi Erbil Sertel destek vermişti.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 26 Nis 2016, 19:02 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 03 Eyl 2013, 21:49
Mesajlar: 294
Yaş:
Alıntı:
Bu koyduğunuz iki tasarım da Yücel Odabaşı'nın koordinatörlüğünde İTÜ'de oluşturulan ekibin elinden çıktı. Baş formu konusunda Rahmetli Yücel Hocanın kankisi Erbil Sertel destek vermişti.
Resim
Burada çözmemiz gereken, bu ilk MİLGEM maketinin, Y.odabaşı ekibine ait olup olmadığı sorusu :?:
Ben bu çalışmanın tam olarak onlara ait olmasının zor olabileceğini düşünüyorum.
Nedeni ise Sa'ar V modeli ile nerdeyse aynı formda (Nokta savunma topları ve 76mm hariç)
Belki olası İsrail işbiği nedeni ile bir modifiye söz konusu olmuştur.
Resim
Bu günümüz MİLGEM formuna yakın DSH-Ganbot ise İTÜ ekibine ait olmalı.

Resim
Asıl günümüz TUZLA sınıfının öncüsü ise bu dizayn sayılabilir.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 26 Nis 2016, 19:32 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 27 Haz 2015, 15:29
Mesajlar: 30
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Bu koyduğunuz iki tasarım da Yücel Odabaşı'nın koordinatörlüğünde İTÜ'de oluşturulan ekibin elinden çıktı. Baş formu konusunda Rahmetli Yücel Hocanın kankisi Erbil Sertel destek vermişti.
Resim
Burada çözmemiz gereken, bu ilk MİLGEM maketinin, Y.odabaşı ekibine ait olup olmadığı sorusu :?:
Ben bu çalışmanın tam olarak onlara ait olmasının zor olabileceğini düşünüyorum.
Nedeni ise Sa'ar V modeli ile nerdeyse aynı formda (Nokta savunma topları ve 76mm hariç)
Belki olası İsrail işbiği nedeni ile bir modifiye söz konusu olmuştur.
Resim
Bu günümüz MİLGEM formuna yakın DSH-Ganbot ise İTÜ ekibine ait olmalı.

Resim
Asıl günümüz TUZLA sınıfının öncüsü ise bu dizayn sayılabilir.
İlk maket y. Odabaşı ve ekibine ait olabilir, büyük bir ihtimalle referans alınan model olarak onun üzerinden başlandı. Saar V gemisine benzemesinin sebebide donanım, boyut ve sığa gereklerindeki benzerlikler olabilir. Zira dizaynlarda mutlaka bir referans alınarak başlanır , görseller için çok teşekkür ederim. RkA analizlerindeki referans model saar iken, 1. Form onun üzerinden türetile n bir alternatif idi diye hatırlıyorum.

Erbil serter hususunda ise belki bilinir, belki bilinmez Fransa ile mahkemelik oldular. Sebebi ise yine baş formdu. Genel olarak bir kaç yeni smx modellerinde erbil serterin dizayn detayları bulunur. Ama maalesef gemi sektöründe patent pek bir anlam ifade etmiyor, bir iki eğri değiştirilip patentten kaçıyorlar.

Belki milgemde bir Deep V baş form kullanılabilirdi ama maalesef DzKK yeniliklere pek hoş bakmıyor.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 27 Nis 2016, 15:26 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2051
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Bu koyduğunuz iki tasarım da Yücel Odabaşı'nın koordinatörlüğünde İTÜ'de oluşturulan ekibin elinden çıktı. Baş formu konusunda Rahmetli Yücel Hocanın kankisi Erbil Sertel destek vermişti.
Resim
Burada çözmemiz gereken, bu ilk MİLGEM maketinin, Y.odabaşı ekibine ait olup olmadığı sorusu :?:
Ben bu çalışmanın tam olarak onlara ait olmasının zor olabileceğini düşünüyorum.
Nedeni ise Sa'ar V modeli ile nerdeyse aynı formda (Nokta savunma topları ve 76mm hariç)
Belki olası İsrail işbiği nedeni ile bir modifiye söz konusu olmuştur.
Resim
Bu günümüz MİLGEM formuna yakın DSH-Ganbot ise İTÜ ekibine ait olmalı.
Bu çok yanlış gözlem olmuş
Çözülecek bir şey yok. Ne deniz kuvvetlerinin nede İTÜ israillilerle bu konuda çalışmadı bu tekne tasarlandığı sırada INGALS Amerikada tasarım yapıyordu. Bir biri ile gemi olma haricinde alakası olmayan tasarımlar gemi gemiye benzer olaya gizem katmanın gereği yok.
Daha yanlış bildiğiniz bahsettiğiniz SAAR tasarımlarıda Ingals'in tasarımıdır israillilerin değil. Fiyat uyduramadıkları için satamıyorlar yoksa BAE işinde de çok istediler ama kimse onlara vermedi.
Kısacası yazdıklarınızın ve sorunuzun İsrail ile alakası yok.
İllaki MİLGEM'i bir şeye benzetecek iseniz BAE'nin Baynunah korvetini MİLGEM'e benzetin ekipten yetkin bir mühendis önce DCN'de hala da ABU Dhabi'de tersanede çalışıyor. O tasarımın La Combatantelerle olan alakası Bu tasarımın İsraillilerle olan alakası benzerliği kadardır.
Alıntı:
Belki milgemde bir Deep V baş form kullanılabilirdi ama maalesef DzKK yeniliklere pek hoş bakmıyor.
Yücel Odabaşının dediği gibi: " ERBİL OTA BOKA DEEP VE OLMAZ" Milgemin sonar domu Deep V formunda çalışamaz mutlaka semi planning olması gerekiyor yoksa suyun yırtılma sesi sonar ekolarını alınmaz sağır eder.Ayrıca Deep V formu düşük süratlerde çok enerji verimli bir form değildir.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 27 Nis 2016, 16:17 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 03 Eyl 2013, 21:49
Mesajlar: 294
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Bu koyduğunuz iki tasarım da Yücel Odabaşı'nın koordinatörlüğünde İTÜ'de oluşturulan ekibin elinden çıktı. Baş formu konusunda Rahmetli Yücel Hocanın kankisi Erbil Sertel destek vermişti.
Resim
Burada çözmemiz gereken, bu ilk MİLGEM maketinin, Y.odabaşı ekibine ait olup olmadığı sorusu :?:
Ben bu çalışmanın tam olarak onlara ait olmasının zor olabileceğini düşünüyorum.
Nedeni ise Sa'ar V modeli ile nerdeyse aynı formda (Nokta savunma topları ve 76mm hariç)
Belki olası İsrail işbiği nedeni ile bir modifiye söz konusu olmuştur.
Alıntı:
Bu çok yanlış gözlem olmuş
Çözülecek bir şey yok. Ne deniz kuvvetlerinin nede İTÜ israillilerle bu konuda çalışmadı bu tekne tasarlandığı sırada INGALS Amerikada tasarım yapıyordu. Bir biri ile gemi olma haricinde alakası olmayan tasarımlar gemi gemiye benzer olaya gizem katmanın gereği yok. .
Aslında olaya gizem katılmaya falan çalışılmadı.
Sadece Taşkızak tarafından yayınlanmış, MİLGEM gemisi'nin ilk hali sayılabilecek bu çizim ve maket konusunda, birlikte bilgiye ulaşmaya çalışıyoruz.
Yarın birisi MİLGEM hakkında bir araştırma yazısı yazsa, hikayeye ilk buradan başlamaz mı :?:
Ayrıca ''Gemi gemiye benzerden'' çok daha fazla bir benzerlik ve seçilen silah sistemleri olarak, Barak VLS yerleşimine uygun bir yerleşimin olduğu da bariz ortada.
Alıntı:
İllaki MİLGEM'i bir şeye benzetecek iseniz BAE'nin Baynunah korvetini MİLGEM'e benzetin ekipten yetkin bir mühendis önce DCN'de hala da ABU Dhabi'de tersanede çalışıyor. O tasarımın La Combatantelerle olan alakası Bu tasarımın İsraillilerle olan alakası benzerliği kadardır.
Sanırım bir yanlış anlaşılma olmalı; ben mevcut MİLGEM'i bir şeye benzetmeye çalışmadım zaten.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 27 Nis 2016, 16:39 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 27 Haz 2015, 15:29
Mesajlar: 30
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Bu koyduğunuz iki tasarım da Yücel Odabaşı'nın koordinatörlüğünde İTÜ'de oluşturulan ekibin elinden çıktı. Baş formu konusunda Rahmetli Yücel Hocanın kankisi Erbil Sertel destek vermişti.
Resim
Burada çözmemiz gereken, bu ilk MİLGEM maketinin, Y.odabaşı ekibine ait olup olmadığı sorusu :?:
Ben bu çalışmanın tam olarak onlara ait olmasının zor olabileceğini düşünüyorum.
Nedeni ise Sa'ar V modeli ile nerdeyse aynı formda (Nokta savunma topları ve 76mm hariç)
Belki olası İsrail işbiği nedeni ile bir modifiye söz konusu olmuştur.
Resim
Bu günümüz MİLGEM formuna yakın DSH-Ganbot ise İTÜ ekibine ait olmalı.
Bu çok yanlış gözlem olmuş
Çözülecek bir şey yok. Ne deniz kuvvetlerinin nede İTÜ israillilerle bu konuda çalışmadı bu tekne tasarlandığı sırada INGALS Amerikada tasarım yapıyordu. Bir biri ile gemi olma haricinde alakası olmayan tasarımlar gemi gemiye benzer olaya gizem katmanın gereği yok.
Daha yanlış bildiğiniz bahsettiğiniz SAAR tasarımlarıda Ingals'in tasarımıdır israillilerin değil. Fiyat uyduramadıkları için satamıyorlar yoksa BAE işinde de çok istediler ama kimse onlara vermedi.
Kısacası yazdıklarınızın ve sorunuzun İsrail ile alakası yok.
İllaki MİLGEM'i bir şeye benzetecek iseniz BAE'nin Baynunah korvetini MİLGEM'e benzetin ekipten yetkin bir mühendis önce DCN'de hala da ABU Dhabi'de tersanede çalışıyor. O tasarımın La Combatantelerle olan alakası Bu tasarımın İsraillilerle olan alakası benzerliği kadardır.
Alıntı:
Belki milgemde bir Deep V baş form kullanılabilirdi ama maalesef DzKK yeniliklere pek hoş bakmıyor.
Yücel Odabaşının dediği gibi: " ERBİL OTA BOKA DEEP VE OLMAZ" Milgemin sonar domu Deep V formunda çalışamaz mutlaka semi planning olması gerekiyor yoksa suyun yırtılma sesi sonar ekolarını alınmaz sağır eder.Ayrıca Deep V formu düşük süratlerde çok enerji verimli bir form değildir.
Biraz yanlış anlaşıldı galiba, Deep-V yi kastederken hızlı yarı kayıcı-tam kayıcı botların çeneli formlarından bahsetmiyorum. Geminin bulb yerinde bulunan baş formunu kastediyorum, gemi yarı kayıcı hızları geçmediği sürece ses ve gürültü açısından ancak bulb kadar , hatta bulbtan daha az bir etki oluşturabilirdi. Zira baş dalga formu için bulb etkisi oluştururken aynı anda baş kısımda artan sephiye sağlayarak dövünme ihtimalini azaltıyordu. DTMB 5415 modellerini benden daha iyi bilirsiniz, milgem boyutlarında efektif olmasa da TF-2000 uygulanabilirliği mevcut ancak DzKK hala sıcak bakmıyor.

Bu arada israillerle bir ihtimal çalışma ihtimali vardı ,füze ve entegre sistemler konusunda. Ancak Gemi dizaynı noktasında israillilerle işbirliği olmadığını kastedmediğimiz düşünüyorum. Nacizane fikrim, o zamanki ihtiyaç dahilinde SAAR bize uygun bir bot idi, ve o referans alınarak başlanabildir. Gerçekte milgemin yapılabilmesi için gerek konseptten ziyade üretim resimlerinin oluşturulması, üretim planı ve sistem entagrasyonu olduğundan , 99dan itibaren birçok mühendis yurtdışında eğitime gitti ki bunu da benden daha iyi bilirsiniz.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 27 Nis 2016, 21:07 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2051
Yaş:
Alıntı:
Biraz yanlış anlaşıldı galiba, Deep-V yi kastederken hızlı yarı kayıcı-tam kayıcı botların çeneli formlarından bahsetmiyorum. Geminin bulb yerinde bulunan baş formunu kastediyorum, gemi yarı kayıcı hızları geçmediği sürece ses ve gürültü açısından ancak bulb kadar , hatta bulbtan daha az bir etki oluşturabilirdi. Zira baş dalga formu için bulb etkisi oluştururken aynı anda baş kısımda artan sephiye sağlayarak dövünme ihtimalini azaltıyordu. DTMB 5415 modellerini benden daha iyi bilirsiniz, milgem boyutlarında efektif olmasa da TF-2000 uygulanabilirliği mevcut ancak DzKK hala sıcak bakmıyor.
Bu arada israillerle bir ihtimal çalışma ihtimali vardı ,füze ve entegre sistemler konusunda. Ancak Gemi dizaynı noktasında israillilerle işbirliği olmadığını kastedmediğimiz düşünüyorum. Nacizane fikrim, o zamanki ihtiyaç dahilinde SAAR bize uygun bir bot idi, ve o referans alınarak başlanabildir. Gerçekte milgemin yapılabilmesi için gerek konseptten ziyade üretim resimlerinin oluşturulması, üretim planı ve sistem entagrasyonu olduğundan , 99dan itibaren birçok mühendis yurtdışında eğitime gitti ki bunu da benden daha iyi bilirsiniz.
Deniz kuvvetleri bulb'ı ile çok mutlu önlerinde denenmiş ve kabul edilmiş bir endaze varken kesinlikle risk almaz. Sert köşeler heleki en dipte ve ortada su altında 12 knottan itibaren çok güzel ses yapar. Milgem ile ilgili olarak şunu söyleyim "çok sessiz" belki de doğru bir yaklaşım ile kendi sınıfındaki en sessiz de olabilir. (Visbyleri ayni kategoride saymazsak onlar çeneli formlarına rağmen motor ve diğer alt sistemleri dolayısı ile çok sessiz). Milgem Su altı formu bilgisayar ortamında akustik olarak ölçülüp değerlendirmesi yapılan ilk ve doğru sonuçlardan dolayı çok başarılı bir gemi o yüzden Kuvvet risk almaz kanaatindeyim.

Evet ben onu tasarım konusu ile ilgili yazdım füze ve entegre sistemler ile ilgili değil.
Ah o MK 41 VLS bir kaybolmasaydı...

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 27 Nis 2016, 22:02 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 27 Haz 2015, 15:29
Mesajlar: 30
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Biraz yanlış anlaşıldı galiba, Deep-V yi kastederken hızlı yarı kayıcı-tam kayıcı botların çeneli formlarından bahsetmiyorum. Geminin bulb yerinde bulunan baş formunu kastediyorum, gemi yarı kayıcı hızları geçmediği sürece ses ve gürültü açısından ancak bulb kadar , hatta bulbtan daha az bir etki oluşturabilirdi. Zira baş dalga formu için bulb etkisi oluştururken aynı anda baş kısımda artan sephiye sağlayarak dövünme ihtimalini azaltıyordu. DTMB 5415 modellerini benden daha iyi bilirsiniz, milgem boyutlarında efektif olmasa da TF-2000 uygulanabilirliği mevcut ancak DzKK hala sıcak bakmıyor.
Bu arada israillerle bir ihtimal çalışma ihtimali vardı ,füze ve entegre sistemler konusunda. Ancak Gemi dizaynı noktasında israillilerle işbirliği olmadığını kastedmediğimiz düşünüyorum. Nacizane fikrim, o zamanki ihtiyaç dahilinde SAAR bize uygun bir bot idi, ve o referans alınarak başlanabildir. Gerçekte milgemin yapılabilmesi için gerek konseptten ziyade üretim resimlerinin oluşturulması, üretim planı ve sistem entagrasyonu olduğundan , 99dan itibaren birçok mühendis yurtdışında eğitime gitti ki bunu da benden daha iyi bilirsiniz.
Deniz kuvvetleri bulb'ı ile çok mutlu önlerinde denenmiş ve kabul edilmiş bir endaze varken kesinlikle risk almaz. Sert köşeler heleki en dipte ve ortada su altında 12 knottan itibaren çok güzel ses yapar. Milgem ile ilgili olarak şunu söyleyim "çok sessiz" belki de doğru bir yaklaşım ile kendi sınıfındaki en sessiz de olabilir. (Visbyleri ayni kategoride saymazsak onlar çeneli formlarına rağmen motor ve diğer alt sistemleri dolayısı ile çok sessiz). Milgem Su altı formu bilgisayar ortamında akustik olarak ölçülüp değerlendirmesi yapılan ilk ve doğru sonuçlardan dolayı çok başarılı bir gemi o yüzden Kuvvet risk almaz kanaatindeyim.

Evet ben onu tasarım konusu ile ilgili yazdım füze ve entegre sistemler ile ilgili değil.
Ah o MK 41 VLS bir kaybolmasaydı...
Esasında belirtmiştim, 1. ve 2. Gemide baş formda gürültü sonarın performansını etkileyecek seviyede yüksekti. Hatta şöyle söyleyeyim, güç hesabı o kadar bol keseden yapıldı ki, milgemler dizaynın 1,2 knot üzerinde rahat rahat gidebilir, makinalar yüksek hızlı olduğu içinde yakıt tüketiminde etkisi olmuyor. Bunu duyduğum kişi ise milgemin form optimizasyonunu yapan kişinin çevresinden biri, ve ayrıca kurduğu grup yine milgemin tam ölçekli ve model ölçekli sayısal analizlerini yürüttü. Hidrodinamikten akustiğe geçilmesi ise çok temel yöntemlerle yapılıyordu ve yeterince efektif değildi. Daha sonra 3. Ve 4. Gemide az revize oldu , tabiiki yanılmıyorsam. Zira bizde model çekme deneyleri yapılırken su altı akustik ölçümlerini yapabilecek bir laboratuvar mevcut değil. Bir kaç detay mevcut ama onları alenen yazmaya çekiniyorum zira hidrodinamik uzmanlaştığım bir alan değil. Ayrıca ben sizin yerinizde olsam milgeme çok ta sessiz demezdim. Efektif mercilerden duyduğum bir kaç husus var ki , biraz değişik yorumlar ancak tabiiki onlar form optimizasyonu sırasında giderildi. Aslında sorunun kaynağı DzKK nın gidip gelip bir tık üstü diyerek gemi hızını kısım kısım yukarı çekmişlerdir. Sonrasında da hız rejimi belirli bir seviyeye gelince problemler başladı, bir kaç değişiklikle bunlar giderildi.

Aslında sizin belirttiğiniz baş kısımdaki sivrilikler bir kaç yan bulb uygulaması ile giderilebilir. Bir kaç araştırma gemisinde baş formda yan bulb uygulamasına tanıklık ettim. Zaten form optimizasyonunu yapan kişi baş formlarında üstad sayılır, birçok kez yücel odabaşı geminin başını ona verir, kıçını kendi dizayn eder, buna yapılan filo tankerleri dahil, ve bu kişi yine side bulb konusunda yeterince uzman. Sonar domunu dizayn edip akustiğini ayarlayan biri, hayli hayli deep v ile de bunu yapardı.

Visbylerdeki meselenin daha çok kompozit malzemeden kaynaklandığını düşünüyorum, makine kaynaklı gürültülerde kompozit sandiviçler sayesinde titreşim zaten çeliğe kıyasla daha iyi sönümleniyor, ve yine yanılmıyorsam kullandıkları form iki rejimli.

İ sınıfında ise hidrodinamik dizaynı yapan kişiler değişti , ama yine hem odabaşının öğrencisi hem de form optimizasyonunu yapan kişinin öğrencileri diyebileceğimiz tecrübeli bir grup. Haliyle 15 yılda çok şey değişti, sayısal hesaplamalar iyici güçlendi İ sınıfının Ada sınıfına göre hidrodinamik açıdan gerçekten daha iyi olduğunu söyleyebilirim.

Aslında donanmanın yeni şeylere açık olup teşvik etmesi gerekiyor. Yani şu anda mühendisler meşgul ama dizayn kapasitesinin biraz daha yüksek olup alternatif dizaynlar ile innovatif çözümler üretilmesi gerekiyor. Veya en azından inovatif çözümlere destek verilmesi gerekiyor.

Tahminimce VLS ler ancak çafradın hafif bir versiyonu geldiğinde ada sınıfı yeniden dizayn edilebilir. Her nekadar üretilmeyecek deniyorsa da hala kullanışlılığı çok iyi olan bir platform ve çok görevli olarak değerlendirilebilir.

Bir sevindirici haberi de yeni duydum, gerçek anlamda akustik analiz ve test amaçlı bir proje başladı ve eminim ki bize birçok şey katacak.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 27 Nis 2016, 23:27 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2051
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Biraz yanlış anlaşıldı galiba, Deep-V yi kastederken hızlı yarı kayıcı-tam kayıcı botların çeneli formlarından bahsetmiyorum. Geminin bulb yerinde bulunan baş formunu kastediyorum, gemi yarı kayıcı hızları geçmediği sürece ses ve gürültü açısından ancak bulb kadar , hatta bulbtan daha az bir etki oluşturabilirdi. Zira baş dalga formu için bulb etkisi oluştururken aynı anda baş kısımda artan sephiye sağlayarak dövünme ihtimalini azaltıyordu. DTMB 5415 modellerini benden daha iyi bilirsiniz, milgem boyutlarında efektif olmasa da TF-2000 uygulanabilirliği mevcut ancak DzKK hala sıcak bakmıyor.
Bu arada israillerle bir ihtimal çalışma ihtimali vardı ,füze ve entegre sistemler konusunda. Ancak Gemi dizaynı noktasında israillilerle işbirliği olmadığını kastedmediğimiz düşünüyorum. Nacizane fikrim, o zamanki ihtiyaç dahilinde SAAR bize uygun bir bot idi, ve o referans alınarak başlanabildir. Gerçekte milgemin yapılabilmesi için gerek konseptten ziyade üretim resimlerinin oluşturulması, üretim planı ve sistem entagrasyonu olduğundan , 99dan itibaren birçok mühendis yurtdışında eğitime gitti ki bunu da benden daha iyi bilirsiniz.
Deniz kuvvetleri bulb'ı ile çok mutlu önlerinde denenmiş ve kabul edilmiş bir endaze varken kesinlikle risk almaz. Sert köşeler heleki en dipte ve ortada su altında 12 knottan itibaren çok güzel ses yapar. Milgem ile ilgili olarak şunu söyleyim "çok sessiz" belki de doğru bir yaklaşım ile kendi sınıfındaki en sessiz de olabilir. (Visbyleri ayni kategoride saymazsak onlar çeneli formlarına rağmen motor ve diğer alt sistemleri dolayısı ile çok sessiz). Milgem Su altı formu bilgisayar ortamında akustik olarak ölçülüp değerlendirmesi yapılan ilk ve doğru sonuçlardan dolayı çok başarılı bir gemi o yüzden Kuvvet risk almaz kanaatindeyim.
Evet ben onu tasarım konusu ile ilgili yazdım füze ve entegre sistemler ile ilgili değil.
Ah o MK 41 VLS bir kaybolmasaydı...
Esasında belirtmiştim, 1. ve 2. Gemide baş formda gürültü sonarın performansını etkileyecek seviyede yüksekti. Hatta şöyle söyleyeyim, güç hesabı o kadar bol keseden yapıldı ki, milgemler dizaynın 1,2 knot üzerinde rahat rahat gidebilir, makinalar yüksek hızlı olduğu içinde yakıt tüketiminde etkisi olmuyor. Bunu duyduğum kişi ise milgemin form optimizasyonunu yapan kişinin çevresinden biri, ve ayrıca kurduğu grup yine milgemin tam ölçekli ve model ölçekli sayısal analizlerini yürüttü. Hidrodinamikten akustiğe geçilmesi ise çok temel yöntemlerle yapılıyordu ve yeterince efektif değildi. Daha sonra 3. Ve 4. Gemide az revize oldu , tabiiki yanılmıyorsam. Zira bizde model çekme deneyleri yapılırken su altı akustik ölçümlerini yapabilecek bir laboratuvar mevcut değil. Bir kaç detay mevcut ama onları alenen yazmaya çekiniyorum zira hidrodinamik uzmanlaştığım bir alan değil. Ayrıca ben sizin yerinizde olsam milgeme çok ta sessiz demezdim. Efektif mercilerden duyduğum bir kaç husus var ki , biraz değişik yorumlar ancak tabiiki onlar form optimizasyonu sırasında giderildi. Aslında sorunun kaynağı DzKK nın gidip gelip bir tık üstü diyerek gemi hızını kısım kısım yukarı çekmişlerdir. Sonrasında da hız rejimi belirli bir seviyeye gelince problemler başladı, bir kaç değişiklikle bunlar giderildi.
Aslında sizin belirttiğiniz baş kısımdaki sivrilikler bir kaç yan bulb uygulaması ile giderilebilir. Bir kaç araştırma gemisinde baş formda yan bulb uygulamasına tanıklık ettim. Zaten form optimizasyonunu yapan kişi baş formlarında üstad sayılır, birçok kez yücel odabaşı geminin başını ona verir, kıçını kendi dizayn eder, buna yapılan filo tankerleri dahil, ve bu kişi yine side bulb konusunda yeterince uzman. Sonar domunu dizayn edip akustiğini ayarlayan biri, hayli hayli deep v ile de bunu yapardı.
Visbylerdeki meselenin daha çok kompozit malzemeden kaynaklandığını düşünüyorum, makine kaynaklı gürültülerde kompozit sandiviçler sayesinde titreşim zaten çeliğe kıyasla daha iyi sönümleniyor, ve yine yanılmıyorsam kullandıkları form iki rejimli.
İ sınıfında ise hidrodinamik dizaynı yapan kişiler değişti , ama yine hem odabaşının öğrencisi hem de form optimizasyonunu yapan kişinin öğrencileri diyebileceğimiz tecrübeli bir grup. Haliyle 15 yılda çok şey değişti, sayısal hesaplamalar iyici güçlendi İ sınıfının Ada sınıfına göre hidrodinamik açıdan gerçekten daha iyi olduğunu söyleyebilirim.
Aslında donanmanın yeni şeylere açık olup teşvik etmesi gerekiyor. Yani şu anda mühendisler meşgul ama dizayn kapasitesinin biraz daha yüksek olup alternatif dizaynlar ile innovatif çözümler üretilmesi gerekiyor. Veya en azından inovatif çözümlere destek verilmesi gerekiyor.
Tahminimce VLS ler ancak çafradın hafif bir versiyonu geldiğinde ada sınıfı yeniden dizayn edilebilir. Her nekadar üretilmeyecek deniyorsa da hala kullanışlılığı çok iyi olan bir platform ve çok görevli olarak değerlendirilebilir.
Bir sevindirici haberi de yeni duydum, gerçek anlamda akustik analiz ve test amaçlı bir proje başladı ve eminim ki bize birçok şey katacak
Bu arada duyduğun merciyi öpeyim testleri yeni imal ettiğimiz sönümleyicilerle yapıldı. Sallamasınlar bilip bilmeden. Referansı bizzat benim firmam bilip bilmeden konuşmam. O efektif merci paçası sıkıyorsa bizzat gelsin beni bulsun.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 28 Nis 2016, 05:25 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 05 Haz 2015, 21:54
Mesajlar: 675
Yaş: 45
Neyse insider üstadlar sayesinde geminin su altı formunda bir hayli bilgilendik maşallah.. Benim esas merak ettiğim bir detay mevcut İ sınıfı için değişen.. Köprüüstü ön yüzündeki o güzel stealth geriye açılı dizayn niçin terkedilerek klasik öne çıkıntılı hale getirilmiş bilen varmı??


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 28 Nis 2016, 09:03 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 27 Haz 2015, 15:29
Mesajlar: 30
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Deniz kuvvetleri bulb'ı ile çok mutlu önlerinde denenmiş ve kabul edilmiş bir endaze varken kesinlikle risk almaz. Sert köşeler heleki en dipte ve ortada su altında 12 knottan itibaren çok güzel ses yapar. Milgem ile ilgili olarak şunu söyleyim "çok sessiz" belki de doğru bir yaklaşım ile kendi sınıfındaki en sessiz de olabilir. (Visbyleri ayni kategoride saymazsak onlar çeneli formlarına rağmen motor ve diğer alt sistemleri dolayısı ile çok sessiz). Milgem Su altı formu bilgisayar ortamında akustik olarak ölçülüp değerlendirmesi yapılan ilk ve doğru sonuçlardan dolayı çok başarılı bir gemi o yüzden Kuvvet risk almaz kanaatindeyim.
Evet ben onu tasarım konusu ile ilgili yazdım füze ve entegre sistemler ile ilgili değil.
Ah o MK 41 VLS bir kaybolmasaydı...
Esasında belirtmiştim, 1. ve 2. Gemide baş formda gürültü sonarın performansını etkileyecek seviyede yüksekti. Hatta şöyle söyleyeyim, güç hesabı o kadar bol keseden yapıldı ki, milgemler dizaynın 1,2 knot üzerinde rahat rahat gidebilir, makinalar yüksek hızlı olduğu içinde yakıt tüketiminde etkisi olmuyor. Bunu duyduğum kişi ise milgemin form optimizasyonunu yapan kişinin çevresinden biri, ve ayrıca kurduğu grup yine milgemin tam ölçekli ve model ölçekli sayısal analizlerini yürüttü. Hidrodinamikten akustiğe geçilmesi ise çok temel yöntemlerle yapılıyordu ve yeterince efektif değildi. Daha sonra 3. Ve 4. Gemide az revize oldu , tabiiki yanılmıyorsam. Zira bizde model çekme deneyleri yapılırken su altı akustik ölçümlerini yapabilecek bir laboratuvar mevcut değil. Bir kaç detay mevcut ama onları alenen yazmaya çekiniyorum zira hidrodinamik uzmanlaştığım bir alan değil. Ayrıca ben sizin yerinizde olsam milgeme çok ta sessiz demezdim. Efektif mercilerden duyduğum bir kaç husus var ki , biraz değişik yorumlar ancak tabiiki onlar form optimizasyonu sırasında giderildi. Aslında sorunun kaynağı DzKK nın gidip gelip bir tık üstü diyerek gemi hızını kısım kısım yukarı çekmişlerdir. Sonrasında da hız rejimi belirli bir seviyeye gelince problemler başladı, bir kaç değişiklikle bunlar giderildi.
Aslında sizin belirttiğiniz baş kısımdaki sivrilikler bir kaç yan bulb uygulaması ile giderilebilir. Bir kaç araştırma gemisinde baş formda yan bulb uygulamasına tanıklık ettim. Zaten form optimizasyonunu yapan kişi baş formlarında üstad sayılır, birçok kez yücel odabaşı geminin başını ona verir, kıçını kendi dizayn eder, buna yapılan filo tankerleri dahil, ve bu kişi yine side bulb konusunda yeterince uzman. Sonar domunu dizayn edip akustiğini ayarlayan biri, hayli hayli deep v ile de bunu yapardı.
Visbylerdeki meselenin daha çok kompozit malzemeden kaynaklandığını düşünüyorum, makine kaynaklı gürültülerde kompozit sandiviçler sayesinde titreşim zaten çeliğe kıyasla daha iyi sönümleniyor, ve yine yanılmıyorsam kullandıkları form iki rejimli.
İ sınıfında ise hidrodinamik dizaynı yapan kişiler değişti , ama yine hem odabaşının öğrencisi hem de form optimizasyonunu yapan kişinin öğrencileri diyebileceğimiz tecrübeli bir grup. Haliyle 15 yılda çok şey değişti, sayısal hesaplamalar iyici güçlendi İ sınıfının Ada sınıfına göre hidrodinamik açıdan gerçekten daha iyi olduğunu söyleyebilirim.
Aslında donanmanın yeni şeylere açık olup teşvik etmesi gerekiyor. Yani şu anda mühendisler meşgul ama dizayn kapasitesinin biraz daha yüksek olup alternatif dizaynlar ile innovatif çözümler üretilmesi gerekiyor. Veya en azından inovatif çözümlere destek verilmesi gerekiyor.
Tahminimce VLS ler ancak çafradın hafif bir versiyonu geldiğinde ada sınıfı yeniden dizayn edilebilir. Her nekadar üretilmeyecek deniyorsa da hala kullanışlılığı çok iyi olan bir platform ve çok görevli olarak değerlendirilebilir.
Bir sevindirici haberi de yeni duydum, gerçek anlamda akustik analiz ve test amaçlı bir proje başladı ve eminim ki bize birçok şey katacak
Bu arada duyduğun merciyi öpeyim testleri yeni imal ettiğimiz sönümleyicilerle yapıldı. Sallamasınlar bilip bilmeden. Referansı bizzat benim firmam bilip bilmeden konuşmam. O efektif merci paçası sıkıyorsa bizzat gelsin beni bulsun.
Hangi testleri kastediyorsunuz?


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 28 Nis 2016, 09:10 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 27 Haz 2015, 15:29
Mesajlar: 30
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Deniz kuvvetleri bulb'ı ile çok mutlu önlerinde denenmiş ve kabul edilmiş bir endaze varken kesinlikle risk almaz. Sert köşeler heleki en dipte ve ortada su altında 12 knottan itibaren çok güzel ses yapar. Milgem ile ilgili olarak şunu söyleyim "çok sessiz" belki de doğru bir yaklaşım ile kendi sınıfındaki en sessiz de olabilir. (Visbyleri ayni kategoride saymazsak onlar çeneli formlarına rağmen motor ve diğer alt sistemleri dolayısı ile çok sessiz). Milgem Su altı formu bilgisayar ortamında akustik olarak ölçülüp değerlendirmesi yapılan ilk ve doğru sonuçlardan dolayı çok başarılı bir gemi o yüzden Kuvvet risk almaz kanaatindeyim.
Evet ben onu tasarım konusu ile ilgili yazdım füze ve entegre sistemler ile ilgili değil.
Ah o MK 41 VLS bir kaybolmasaydı...
Esasında belirtmiştim, 1. ve 2. Gemide baş formda gürültü sonarın performansını etkileyecek seviyede yüksekti. Hatta şöyle söyleyeyim, güç hesabı o kadar bol keseden yapıldı ki, milgemler dizaynın 1,2 knot üzerinde rahat rahat gidebilir, makinalar yüksek hızlı olduğu içinde yakıt tüketiminde etkisi olmuyor. Bunu duyduğum kişi ise milgemin form optimizasyonunu yapan kişinin çevresinden biri, ve ayrıca kurduğu grup yine milgemin tam ölçekli ve model ölçekli sayısal analizlerini yürüttü. Hidrodinamikten akustiğe geçilmesi ise çok temel yöntemlerle yapılıyordu ve yeterince efektif değildi. Daha sonra 3. Ve 4. Gemide az revize oldu , tabiiki yanılmıyorsam. Zira bizde model çekme deneyleri yapılırken su altı akustik ölçümlerini yapabilecek bir laboratuvar mevcut değil. Bir kaç detay mevcut ama onları alenen yazmaya çekiniyorum zira hidrodinamik uzmanlaştığım bir alan değil. Ayrıca ben sizin yerinizde olsam milgeme çok ta sessiz demezdim. Efektif mercilerden duyduğum bir kaç husus var ki , biraz değişik yorumlar ancak tabiiki onlar form optimizasyonu sırasında giderildi. Aslında sorunun kaynağı DzKK nın gidip gelip bir tık üstü diyerek gemi hızını kısım kısım yukarı çekmişlerdir. Sonrasında da hız rejimi belirli bir seviyeye gelince problemler başladı, bir kaç değişiklikle bunlar giderildi.
Aslında sizin belirttiğiniz baş kısımdaki sivrilikler bir kaç yan bulb uygulaması ile giderilebilir. Bir kaç araştırma gemisinde baş formda yan bulb uygulamasına tanıklık ettim. Zaten form optimizasyonunu yapan kişi baş formlarında üstad sayılır, birçok kez yücel odabaşı geminin başını ona verir, kıçını kendi dizayn eder, buna yapılan filo tankerleri dahil, ve bu kişi yine side bulb konusunda yeterince uzman. Sonar domunu dizayn edip akustiğini ayarlayan biri, hayli hayli deep v ile de bunu yapardı.
Visbylerdeki meselenin daha çok kompozit malzemeden kaynaklandığını düşünüyorum, makine kaynaklı gürültülerde kompozit sandiviçler sayesinde titreşim zaten çeliğe kıyasla daha iyi sönümleniyor, ve yine yanılmıyorsam kullandıkları form iki rejimli.
İ sınıfında ise hidrodinamik dizaynı yapan kişiler değişti , ama yine hem odabaşının öğrencisi hem de form optimizasyonunu yapan kişinin öğrencileri diyebileceğimiz tecrübeli bir grup. Haliyle 15 yılda çok şey değişti, sayısal hesaplamalar iyici güçlendi İ sınıfının Ada sınıfına göre hidrodinamik açıdan gerçekten daha iyi olduğunu söyleyebilirim.
Aslında donanmanın yeni şeylere açık olup teşvik etmesi gerekiyor. Yani şu anda mühendisler meşgul ama dizayn kapasitesinin biraz daha yüksek olup alternatif dizaynlar ile innovatif çözümler üretilmesi gerekiyor. Veya en azından inovatif çözümlere destek verilmesi gerekiyor.
Tahminimce VLS ler ancak çafradın hafif bir versiyonu geldiğinde ada sınıfı yeniden dizayn edilebilir. Her nekadar üretilmeyecek deniyorsa da hala kullanışlılığı çok iyi olan bir platform ve çok görevli olarak değerlendirilebilir.
Bir sevindirici haberi de yeni duydum, gerçek anlamda akustik analiz ve test amaçlı bir proje başladı ve eminim ki bize birçok şey katacak
Bu arada duyduğun merciyi öpeyim testleri yeni imal ettiğimiz sönümleyicilerle yapıldı. Sallamasınlar bilip bilmeden. Referansı bizzat benim firmam bilip bilmeden konuşmam. O efektif merci paçası sıkıyorsa bizzat gelsin beni bulsun.
Ayrıca da bilip bilmeden sallamıyorlar, akustik analizler gerçek anlamda yapılabiliyor olsaydı SSM milyon dolarlık projeyi kabul etmezdi. Bunun yanısıra tam ölçekli gemilerdeki testleri kastediyorsanız, bir dolu test yapılıyor ancak hangisini kastediyorsunuz? Makina kaynaklı mı, akım kaynaklı mı gürültü?
Söylediğiniz sönümleyicilerin makina ayaklarındaki sönümleyici destekler olduğunu tahmin ediyorum. Bahsettiğim sorunlardan makinadan ziyada hidrodinamik ile ilgiliydi.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 28 Nis 2016, 10:12 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2051
Yaş:
O "Efektif mercilerden" olan eşşeklere söyle bilip bilmeden sallamasınlar. Sana yanlış bilgi vermesinler.
Aleni hakaret etmek zorunda bırakmasınlar bana kendilerine. İsterlerse gelsinler bana bizzat nasıl test edildiğinin tekniğinide anlatayım o çok bilmiş efektif mallara.
Alıntı:
Neyse insider üstadlar sayesinde geminin su altı formunda bir hayli bilgilendik maşallah.. Benim esas merak ettiğim bir detay mevcut İ sınıfı için değişen.. Köprüüstü ön yüzündeki o güzel stealth geriye açılı dizayn niçin terkedilerek klasik öne çıkıntılı hale getirilmiş bilen varmı??
Acaba o üst yapıyı tasarlayan ekibin bir kısmının hapisten sonra asla geri gelmediğinin sivil olanlarında Virginia, Nantes vs gibi ülkere dağılmasınında kalanlarında komutanlar daha geniş köprü lazım dediğinde karşı çıkacağına dert almamak için emredersiniz diyerek sorgulamadan yapmasınında etkisinin olabileceğini düşünmek gerekir mi?

Yoksa zaten diğer yabancı gemide gizli yerde olan ama bizim gemilerde aleni ortada olan bir sürü radar yansıtıcı yüzey var biraz daha fedakarlık etsek çok bir kayıp olmaz denmiş olabilir mi?

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 28 Nis 2016, 11:08 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 27 Haz 2015, 15:29
Mesajlar: 30
Yaş:
Alıntı:
O "Efektif mercilerden" olan eşşeklere söyle bilip bilmeden sallamasınlar. Sana yanlış bilgi vermesinler.
Aleni hakaret etmek zorunda bırakmasınlar bana kendilerine. İsterlerse gelsinler bana bizzat nasıl test edildiğinin tekniğinide anlatayım o çok bilmiş efektif mallara.
Alıntı:
Neyse insider üstadlar sayesinde geminin su altı formunda bir hayli bilgilendik maşallah.. Benim esas merak ettiğim bir detay mevcut İ sınıfı için değişen.. Köprüüstü ön yüzündeki o güzel stealth geriye açılı dizayn niçin terkedilerek klasik öne çıkıntılı hale getirilmiş bilen varmı??
Acaba o üst yapıyı tasarlayan ekibin bir kısmının hapisten sonra asla geri gelmediğinin sivil olanlarında Virginia, Nantes vs gibi ülkere dağılmasınında kalanlarında komutanlar daha geniş köprü lazım dediğinde karşı çıkacağına dert almamak için emredersiniz diyerek sorgulamadan yapmasınında etkisinin olabileceğini düşünmek gerekir mi?

Yoksa zaten diğer yabancı gemide gizli yerde olan ama bizim gemilerde aleni ortada olan bir sürü radar yansıtıcı yüzey var biraz daha fedakarlık etsek çok bir kayıp olmaz denmiş olabilir mi?
Hala neyin testi olduğunu söylemediniz, hadi onu geçtim efektif merci dediğim insanlar bizzat bu işin içinde olan insanlar. Yanlış bilgi varsa buyrun açıklayıp düzeltiniz , biz de bilgilenelim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 28 Nis 2016, 11:55 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2051
Yaş:
Ön akustik testleri düzeltmeler öncesi ve sonrası olarak çoktan yapıldı hatta bununla ilgili ölçümler için ASELSAN ölçüm ekipmanlarına kalibrasyon dahi yaptı. Bunu bilmeyen haberi olmayan efektif mercilerine söyle araştırıp öğrensinler.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Milgem Projesi
MesajGönderilme zamanı: 28 Nis 2016, 12:08 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 09:20
Mesajlar: 776
Yaş:
sailordream,isoo; bu tartışmayı özele taşımaya ne dersiniz?


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1329 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 118 19 20 21 2227 Sonraki

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 7 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye