TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 19 Kas 2017, 11:55

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 178 mesaj ]  Sayfaya git 1 2 3 4 Sonraki
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 17 Tem 2012, 12:21 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:26
Mesajlar: 120
Yaş:
Alıntı:
Geçtiğimiz yıl Alman/HDW firması ile imzalanan havadan bağımsız tahrik sistemli (AIP) Type 214 denizaltı projesinin sonuçlanmasının ardından, tamamen "milli" bir denizaltı programımın başlatılması bekleniyor. Aşağıda kısaca özetlenen analiz, söz konusu "milli" denizaltı gelişim ve tedarik sürecinde yaşanılabilecek gelişmeleri incelemek amacı ile kaleme alınmıştır...

MİLDEN-Milli Denizaltı Programı

Arkaplan

Türk Deniz Kuvvetlerinin denizaltı modernizasyon projeleri devam etmektedir. İlki 1975, sonuncusu 1989 yılında donanmaya katılan “AY” sınıfı denizaltıların yerine tedarik edilecek AIP-Havadan bağımsız tahrik sistemli 6 adet denizaltının edinilmesi kararı SSİK tarafından 22 Temmuz 2008 tarihinde alınmıştır.

Ancak 6 adet HDW üretimi Type 214TN denizaltı tedarik edilmesine yönelik söz konusu karar 2010 yılı sonuna dek hayata geçirilememiştir. Bunun gecikmesindeki temel neden, halen dünyada AIP denizaltı üreten 3 ülke olmasından kaynaklanmaktadır. Bunlar;

- İsveç Kockums/Gotland sınıfı
- Fransız DCNS/Scorpene
- Almanya HDW/Type 212, Type 214

İsveç’in Kockums tersanesinin stirling motorlu Gotland sınıfının herhangi bir ticari başarısı bulunmamaktadır. Fransız DCNS yapımı Scorpene ise yalnızca Şili, Malezya ve Hindistan tarafından tercih edilmiş olup, önümüzdeki günlerde Brezilya’ya da bir satış söz konusu olabilecektir. AIP konusunda dünyadaki en büyük Pazar payı Alman HDW tersanesine aittir. Zaten Türk Deniz Kuvvetlerinin tamamının da HDW Type 209 denizaltılardan oluştuğu göz önüne alındığında, HDW ile sürdürülen görüşmelerin niçin bu kadar uzadığı kolaylıkla anlaşılacaktır. HDW adeta tekel olan yapısıyla herhangi bir taviz vermemekte, Türkiye’nin isterlerini yokuşa sürmekte ve kendini dev aynasında görmektedir. Bu nedenle Türk Deniz Kuvvetlerinin envanterine girecek 6 adet HDW Type 214TN AIP denizaltısı, kuvvetle muhtemeldir ki “milli” olmayan son denizaltılar olacaktır.

Program

2013 yılı, SSİK tarafından alınacak muhtemel bir “MİLDEN-Milli Denizaltı” geliştirme kararına şahit olacakmış gibi görünmektedir. Şimdi MİLDEN projesine odaklanmadan önce mevcut denizaltı filomuza kısaca göz atmakta fayda vardır:

Türk Deniz Kuvvetlerinde halen 3 farklı sınıf denizaltı hizmettedir. Bunlar Alman HDW Type 209/1200 AY sınıfı, Type 209/1400 Preveze ve yine Type 209/1400 Gür sınıflarıdır. Mevcut gemiler ve hizmete giriş tarihleri şöyledir:

AY Sınıfı (6 adet)

- Atılay 1975
- Saldıray 1976
- Batıray 1978
- Yıldıray 1981
- Doğanay 1985
- Dolunay 1989

PREVEZE Sınıfı (4 adet)

- Preveze 1994
- Sakarya 1997
- 18 Mart 1998
- Anafartalar 1999

GÜR Sınıfı (4 adet)

- Gür 2006
- Çanakkale 2006
- Burak Reis 2006
- I. İnönü 2007

Yukarıdaki denizaltılardan AY sınıfı son 3 denizaltı (Yıldıray, Doğanay, Dolunay) kapsamlı bir modernizasyona tabi tutulurken, AY sınıfının ilk 3 gemisi (Atılay, Saldıray, Batıray) herhangi bir modernizasyona tabii tutulmayacaklardır. Bu nedenle bu 3 gemi, tıpkı F-16 modernizasyonundaki Blok 30'larda olduğu gibi kapsamlı bir “milli” modernizasyon için test-bed olarak kullanılabilirler.

Hatırlanacağı gibi F-16 Blok 40 ve 50’ler CCIP modernizasyonuna tabi tutulurlarken, Blok 30’lara tamamen “milli” bir modernizasyon uygulanmaktadır. )Özgür Projesi) Bu kapsamda tamamen milli yazılım, görev bilgisayarı ve çok sayıda milli aviyonik ve mühimat, F-16 Blok 30’lara uyarlanacaktır.

Bu model uyarınca önümüzdeki dönemde başlatılacak MİLDEN-Milli Denizaltı programının 5 ana aşamadan oluşması beklenebilir.

MİLDEN Milli Denizaltı Programı

Aşama 1. (3 yıl 2014-2017) Milli Modernizasyon
Amaç: Milli modernizasyon yeteneğinin kazanılması
Platform: Atılay
Kapsam: Milli modernizasyon (Milli sonar, milli periskop, milli naviyonik (naval electronics), milli yazılım, milli entegre denizaltı yönetim sistemi, milli torpido (Akya), milli gemisavar füze (Sub-atmaca) ve tekne gövde yenilemesi)

Aşama 2. (3 yıl 2017-2020) AIP
Amaç: AIP teknolojisinin kazanılması
Platform: Saldıray
Kapsam: Denizaltıya milli modernizasyona ek olarak HDW ile birlkte AIP yeteneğinin kazandırılması (Yunanistan Type 209/1200 Okeanos benzeri)

Aşama 3. (3 yıl 2020-2023) Milli AIP
Amaç: Milli AIP yeteneğinin kazanımı
Platform:Batıray
Kapsam:Deizaltıya milli modernizasyona ek olarak milli AIP yeteneğinin kazandırılması

Aşama 4. (5 yıl 2023-2028) Milli Denizaltı Tasarımı
Amaç:Tamamen milli bir “Türk tipi” denizaltı tasarlamak
Platform: Yeni
Kapsam: 2 yıl genel tasarım (Gövde, AIP, genel tasarım) 3 yıl detay tasarım (naviyonik, sonar, periskop, entegre yönetim sistemi, torpido ve füze entegrasyonu)

Aşama 5. (4 yıl 2028-2033) İlk Denizaltının İnşası
Amaç: İlk Türk denizaltısının üretimi
Platform: Yeni
Kapsam: Tamamen milli gövde, naviyonik, silah ve yazılım ile ilk milli denizaltının inşası
en geç 2017 de milli AIP ile bir modenizasyona başlanmalı. 2017 e kadar milli AIP geliştirilebilir. mili güç ihalesine çıkılırken bu ihalede yapılmalı.

milli denizaltı tasarımına gelince birinci tip-214TN bittikten sonra başlanmalı.

yoksa bu iş ( yakın geçmişte bir hava kuvvetleri komutanının " 100 yıl içerisinde dünyanın en iyi hava kuvvetleri arasında yerimizi alacağız" sözünde olduğu gibi ) 2028 e bırakılırsa işimiz zor.
israil böyle silahlanmaya devam ederken rusya akdeniz e inmek için bahane ararken TÜRKİYE nin vay haline...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Tem 2012, 12:23 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 19:34
Mesajlar: 1172
Yaş:
2016 Sektröl Strateji Dökümanında Milden için 2015 yılına kadar fizibilite raporu hazırlanması diye bir madde geçmekte...

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Tem 2012, 12:46 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:26
Mesajlar: 120
Yaş:
Alıntı:
2016 Sektröl Strateji Dökümanında Milden için 2015 yılına kadar fizibilite raporu hazırlanması diye bir madde geçmekte...
zaten alt sistemlerin çoğu yerlileşiyor. sadece PEM ve güç grubu sorunu kalıyor. bunlarda aşılmayacak sorunlar değil.
inşallah 2016-2020 stratejik planında bu işe başlanılır. yalnız PEM konusunda çok ağır davranıyoruz.
nükleer güç olan ülkeler dahi bu teknolojide denizaltı temin ediyorlar.
çünkü sessizlik avantajı denizaltının bekasında önemli bir artı teşkil ediyor.

hal böyle olunca PEM konusunda daha hızlı hareket etmeliyiz...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 14:15 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 19 Tem 2012, 13:55
Mesajlar: 90
Yaş:
2028 üretim için çok geç değil mi? Bu kadar mı yetersiziz. Almanya 1925 lerde denizaltı üretirken biz onlardan 100 yıl sonra üreteceğiz.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 14:20 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 19:34
Mesajlar: 1172
Yaş:
Eğer iş tarihe kaçıyorsa ilk denizaltıyı kim üretmiş ve ne zamanmış onada bakmak gerek...

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 14:26 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 19 Tem 2012, 13:55
Mesajlar: 90
Yaş:
Bir de stratejik denizaltı mı olacak? Virginia sınıfı gibi. Belki nükleer olmaz ama çok sessiz makineler olabilirler...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 14:36 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Tem 2012, 20:27
Mesajlar: 618
Yaş:
Alıntı:
Bizim hiç dikine füze fırlatabilen Nükleer denizaltımız yok değilmi?
Yok. Hatta nükleer denizaltımız bile yok. SLBM fırlatma ihtiyacımız ortaya çıkarsa ikincil saldırı kapasitesi için düşünülebilir.(Gerçi İsrail bu ihtiyacı nükleer olmayan bir denizaltı ile de karşılıyor ya neyse)


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 15:13 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Tem 2012, 13:58
Mesajlar: 985
Yaş:
Alıntı:
2028 üretim için çok geç değil mi? Bu kadar mı yetersiziz. Almanya 1925 lerde denizaltı üretirken biz onlardan 100 yıl sonra üreteceğiz.
Alıntı:
israil böyle silahlanmaya devam ederken rusya akdeniz e inmek için bahane ararken TÜRKİYE nin vay haline...



Konu ile alakasız soruların araştırmadan aciz gibi davrananları anlamıyorum. Çağ bilgi çağı ama bilgiye nasıl ulaşılabileceğini bilmeden yapmamız sorun. Türkiye'nin silahlanma amacını ve çevremizdeki olayların etkilediği malum ama bazı arkadaşların sanki dünya savaşı çıkacak gibi yorumlar yapması beni rahatsız etti. Ya yaşlarıyla alakalı bir konu yada bilgileriyle alakalı bir konu.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 15:43 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:26
Mesajlar: 120
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:

israil böyle silahlanmaya devam ederken rusya akdeniz e inmek için bahane ararken TÜRKİYE nin vay haline...
Konu ile alakasız soruların araştırmadan aciz gibi davrananları anlamıyorum. Çağ bilgi çağı ama bilgiye nasıl ulaşılabileceğini bilmeden yapmamız sorun. Türkiye'nin silahlanma amacını ve çevremizdeki olayların etkilediği malum ama bazı arkadaşların sanki dünya savaşı çıkacak gibi yorumlar yapması beni rahatsız etti. Ya yaşlarıyla alakalı bir konu yada bilgileriyle alakalı bir konu.
PARS bilip bilmeden saldırmadan önce etrafında olan bitenleri biraz takip etsen eminim her vatan evladı gibi sen de bu ülkenin boşa geçirdiği zamanlar için üzüleceksin.

bu topraklarda (ortadoğuda) milat öncesini saymazsak 50 senedir var olan bir devlet bugun senin ülkenden teknolojik olarak daha önde ve sen daha nükleer santral kuramazken adam kendi bombasını yapıyor. hatta daha da ileri giderek aldığı denizaltıları bile bütün dünyanın gözünün içine baka baka bu nükleer bombalara uygun imal ettiriyor.

selçukludan beri varolduğun doğu akdeniz de bir nevi israil gölü yapmaya çalışarak petrol doğalgaz istasyonları kuruyor. ve bunları korumak için yeni uzun menzilli füze atabilen korvetler sipariş veriyor.

burnunun dibinde egede tatbikat yapıyor. romanya-yunanistan-güney kıbrıs-bulgaristan-gürcistan, hatta azerbaycanla bile askeri ve üst kullanım hakkı anlaşmaları yapıyor.

kızıldenizin girişindeki devletler dahi askeri üs kullanım hakkı anlaşması imzalıyor.

Üstelik yakın zaman da doğu akdeniz de bana rağmen iş yapamazsın diyerek 10 gemi içinde TÜRK gemisi Mavi Marmara yı seçip senin insanını öldürüyor.

mesut barzani ıraktan kopma sinyallleri veriyorlar. türkiye ses çıkarmasın diye petrolünü bize veriyor. aynı mesut barzani israil devleti tarafından mezopotamyada kaybolan yahudi ırkından olduğunu kabul ediliyor. bir nevi kardeşiz mesajı yani.
ne hikmetse bir anda tüm ülkeler bölücü terör örgüt ya karşı ittifak haline geçiyor. artık kürt milliyetçiliğinin merkezi diyarbakır ya da kandil değil kuzey ırak oluyor.

sence butun bunlar tesadüf mü? ya da savaş çığırtkankanlığı mı?

su uyur düşman uyur. kim ne derse desin bu bölgede iki rakip devlet var ve bunlardan biri asla iran değil. iranı kendi haline bıraksalar halk zaten mevcut hükumete karşı ikinci devrimi yapacak.

Esad rejimi yıkıldıktan sonra kurulacak küçük devletler yutulup bir sabah kalktığında israille komşu olduğunda mı bu gaflet uykusundan uyanacaksın?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 15:54 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:45
Mesajlar: 813
Yaş:
Alıntı:
Eğer iş tarihe kaçıyorsa ilk denizaltıyı kim üretmiş ve ne zamanmış onada bakmak gerek...
İlk deizaltıyı Amerikalılar üretmiştir.
forum/viewtopic.php?f=30&t=350


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 15:59 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:45
Mesajlar: 813
Yaş:
Alıntı:
2028 üretim için çok geç değil mi? Bu kadar mı yetersiziz. Almanya 1925 lerde denizaltı üretirken biz onlardan 100 yıl sonra üreteceğiz.
Şu da var ki onlar sizin de dediğiniz gibi 100 yıldır denizaltı üretiyorlar, İşi zamanında pratiğe dökmüşler 100 yıllık tecrübeleri var bizim ise başka bir ülkeden alıp ülkemizde üretilen denizaltılar haricinde hiç tecrübemiz yok o yüzden bu süreyi Türk tershanecilik camiyasına çok görmeyin.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 16:18 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:45
Mesajlar: 813
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Eğer iş tarihe kaçıyorsa ilk denizaltıyı kim üretmiş ve ne zamanmış onada bakmak gerek...
İlk deizaltıyı Amerikalılar üretmiştir.
forum/viewtopic.php?f=30&t=350
Cok daha eskisini Holandali Cornelis Jacobszoon Drebbel 1620 yilinda ilk kullanilabilir Denizalti üretdi diye gecer bazi yerlerde ama :roll:

Konu sapiyor.
Haklısınız konu sapıyor ancak şunu da yazıyım da öyle bitiririz. :)
Cornelis Drebbel İngiltere'ye sığındıktan sonra dünyanın ilk denizaltısını İngiltere kralı 1.James'in çocuklarına hediye olarak yapmıştır. Ancak benim bahsettiğim denizaltı ise dünyada ilk kez saldırı amaçlı kullanılan denizaltıdır.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 16:49 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:26
Mesajlar: 120
Yaş:
Alıntı:
Haklısınız konu sapıyor ancak şunu da yazıyım da öyle bitiririz. :)
Cornelis Drebbel İngiltere'ye sığındıktan sonra dünyanın ilk denizaltısını İngiltere kralı 1.James'in çocuklarına hediye olarak yapmıştır. Ancak benim bahsettiğim denizaltı ise dünyada ilk kez saldırı amaçlı kullanılan denizaltıdır.
tarihte ilk kez saldırı amaçlı denizaltı almanlar tarafından deniz ticaretini engellemek için 1. dünya savaşında kullanıldı.
2. dünya savaşında kritik bir silah halini almıştır. alman u botları önemli başarılar göstermiştir


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 16:57 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Tem 2012, 20:27
Mesajlar: 618
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Haklısınız konu sapıyor ancak şunu da yazıyım da öyle bitiririz. :)
Cornelis Drebbel İngiltere'ye sığındıktan sonra dünyanın ilk denizaltısını İngiltere kralı 1.James'in çocuklarına hediye olarak yapmıştır. Ancak benim bahsettiğim denizaltı ise dünyada ilk kez saldırı amaçlı kullanılan denizaltıdır.
tarihte ilk kez saldırı amaçlı denizaltı almanlar tarafından deniz ticaretini engellemek için 1. dünya savaşında kullanıldı.
2. dünya savaşında kritik bir silah halini almıştır. alman u botları önemli başarılar göstermiştir
Sayın Alfa'nın belirttiği gibi tarihteki ilk saldırı amaçlı denizaltı Amerikan İç Savaşı sırasında Konfederasyon Kuvvetleri tarafından kullanılmış ve bir gemi batırılmıştır. (Bknz. H.L.Hunley) Bu arada tarihte ilk denizaltından torpido atışı da Osmanlı Donanması tarafından başarılmıştır.


En son MANOWAR tarafından 19 Tem 2012, 17:05 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 17:04 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:45
Mesajlar: 813
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Haklısınız konu sapıyor ancak şunu da yazıyım da öyle bitiririz. :)
Cornelis Drebbel İngiltere'ye sığındıktan sonra dünyanın ilk denizaltısını İngiltere kralı 1.James'in çocuklarına hediye olarak yapmıştır. Ancak benim bahsettiğim denizaltı ise dünyada ilk kez saldırı amaçlı kullanılan denizaltıdır.
tarihte ilk kez saldırı amaçlı denizaltı almanlar tarafından deniz ticaretini engellemek için 1. dünya savaşında kullanıldı.
2. dünya savaşında kritik bir silah halini almıştır. alman u botları önemli başarılar göstermiştir
Bahsettiğim tarih 1915'den bir hayli önce...


En son Alfa tarafından 19 Tem 2012, 17:28 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 17:24 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 19:34
Mesajlar: 1172
Yaş:
Ben Almanya üzerinden değerlendirdim 1719 yılında ilk biz ürettik onlardan önce...

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 17:32 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:45
Mesajlar: 813
Yaş:
Alıntı:
Ben Almanya üzerinden değerlendirdim 1719 yılında ilk biz ürettik onlardan önce...
Ancak daha sonra devam ettirilmedi. Bu da büyük bir eksiklik. 100 yıldır üretiyor ile 293 yıl önce ürettik ve birdaha hiç üretmedik arasında oldukça bürük fark var.

@HARZEMŞAH haklısınız özür diliyorum.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 18:15 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 19:34
Mesajlar: 1172
Yaş:
Biliyorum fakat direk öyle bir olgu oluştuki yok aga adamlar 100 yıl önce üretti biz halen üreticez bende demek istediğim aslında o işi bir kaç yüzyıl önce onlar daha tarla sürerken bulduğumuz idi... Bizim geçirdiğimiz dönem belli ekonomik, askeri, siyasal sıkıntılar, iç sorunlar vs... kıbrıs savaşı olmasa bunlara bile sahip değildik hala uyuyorduk bunada şükretmek lazım...

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 19:03 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 12 Tem 2012, 20:04
Mesajlar: 76
Yaş:
ilk saldırı amaçlı denizaltı amerikalılar tarafından ingiliz donanmasına karşı kullanıldı tarihini hatırlamıyorum ama tek kişilikdi hava kısıtlıydı pedal yardımıyla pervanesi döndürülüyordu motorlu değildi içindeki hava azaldıkca batıyordu ama asıl sorun hava varken nasıl batıcakdı ondan sonra modern denizaltınlarında pervanenin arkasında olan kanatlar keşfedildi su da hava gibi kanatlarla kontrol ediliebiliyordu ama sonraki sorun ingiliz savaş gemilerinin altı düşündükleri tahta gibi değildi amaçları zıpkın gibi deniz altından bombayı gemiye saplamakdı ama gemilerin altı demirden kaplamaydı olmadı :)

belgeselden hatırladığım kadarıyla böyleydi yanlışımda olabilir saygılar.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 20:17 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 11 Tem 2012, 00:21
Mesajlar: 1537
Yaş:
Ben vertical launcherlı nükleer başlık taşıyabilen bir füzeyle donatılmış bir denizaltımızın olacağını sanmıyorum. En azından orta vadede.Ama sub harpoon gibi 500 km menzilli sub-som yapabiliriz. Hem aip teknolojiside o zamana kadar bayağı gelişir. Böylece elimizde çok taktik bir güç olur. Eğer torpido gözleri israilinkilerdeki gibi ekstra büyük olursa quad hesabı tek göze 2 adet somda sığdırabiliriz belki. Tabi 500 veya 500+ somlara taktik nüklerr başlıkta takılabiliyorsa tadından yenmez.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Tem 2012, 20:19 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 19:34
Mesajlar: 1172
Yaş:
500 km menzilli Sub-som oldukça gereksiz olur bence denizaltıdan atıcaksak en az 1500 olmalıdır bana sorarsanız... Ülke'nin iç kesimlerini vurmaya kalksak oldukça deniz sınırlarına girmemiz gerekicektir buda oldukça tehlikeli olucaktır...

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Ağu 2012, 15:01 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Ağu 2012, 11:06
Mesajlar: 122
Yaş:
Bence bizim sıkıntımız ne istediğimize tam karar veremememiz.Yada yanlış karar vermemiz.Biz istiyoruz ki eğer savaş uçağı yapacaksak şuan ki en gelişmiş savaş uçağı F35 ise ondan daha geride olmamalı,ve Denizaltı yapacaksak Almam Nükleer denizaltılarından geride olmamalı...Buda çok ciddi bilgi birikimi ve zaman gerektiriyor.O yüzden 2023'ler de başlı-caz uçağımıza denizaltımıza...

Yaptığımız uçak gemi o anki dünyadaki uçak ve gemiye denk olsun istiyoruz.Çünkü paramız az,tek bir fırsatımız var.Ya başaracağız ya başaramayacağız.Ruslar yüzlerce uçak silah şu bu geliştiriyor.Amerikanın geliştirdiklerinden iyi mi bazısı başa başa çoğusu değil.Fakat uğraşıyorlar.Kimisi başarısız olsa da,teknolojik olarak alt kademede olsa da uğraşıyorlar.Bizde pratik olmadığı için uzun emekler sonrasında bir ürün ortaya çıkıyor,deneyelim başaramasak ta tecrübe olur veya bir sonrakinde başarırız diye bir düşünce yok bizde.

Kimine göre doğru kimine göre yanlış bir düşünce....

_________________
Resim

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Eki 2012, 21:16 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 01 Eyl 2012, 16:50
Mesajlar: 171
Yaş:
53 tankın beynini üretti işi NATO’ya kadar taşıdı
30.09.2012 02:30
Soydemir, önce meyve, daha sonra kömür pazarladı. 2008’de kendini motorun beyni olan krank milini üretirken buldu. Şu anda ürettikleri, Kayseri 2. Bakım Komutanlığı’nda53 tankta kullanılıyor. Türkiye’nin ilk denizaltısı için de çalışan Soydemir’in uluslararası testlerden geçen krank millerini şimdi NATO?inceliyor

KONYA
Hıfsı Soydemir, Türkiye’de tanklar için krank mili üretimi yapan ilk ve hâlen tek isim olarak nitelendiriliyor. Krank milleri, 53 tankta kullanılıyor. Dahası, şimdi Türkiye’de üretilecek olan ilk denizaltında yine onların krank millerinin kullanılacak olması.

Meyve ve kömür pazarladı
Bu başarı hikâyesini anlayabilmek için gerilere gitmek gerekiyor. Hıfsı Soydemir ile birlikte beş erkek evladı olan Hakkı Soydemir’in Ermenek’te malulen emekli olduğu 1979’a. Soydemir, oğullarını okutmaya kararlıdır. Konya’ya taşınırlar. Oğullarını okutmak için seyyar tezgâhta semeyve satmaya başlar. Çocuklar da yardımcı olur. Bir süre sonra Ermenek’te kömür madenciliği yapan dayılarının Konya ayağı olurlar. Diğer kardeşler öğrenim gördükleri mesleklerde ilerlemeyi tercih eder. Hıfsı Soydemir ve ağabeyi Faruk Soydemir, işi üstlenir.
Büyümenin ilerlediği 1996’da şehirde kömürün paketle satılma kararı alınması, açık satış için aldıkları iki kamyon nedeniyle adeta yıkımdır. Pazarlama yetenekleriyle şehrin dışına çıkarlar ve Hakkari, Van, Şanlıurfa, Diyarbakır, Gaziantep’e kadar ilerlerler. Kendi deyişiyle en iyi pazarlama teknikleriyle bile bir kişinin yılda 10 bin ton satabileceği ortam vardır ve onlar 90 bine ulaşmışlardır.

Ford’dan, BP’den transfer
2008’de ilginç bir gelişme olur. Krank mili üreten küçük bir firmanın önce ortaklık, sonra “Bizi satın alın” teklifini kabul ederler. Hiç tanımadıkları bir alanla başbaşa kalmışlardır. Soydemir, bir çıkış yolu bulur. BP, Sabancı Holding, Asaş Filtre, Ciner Holding, Hisar ve Ford gibi sanayi kuruluşlarından 13 mühendis transfer eder. Ekip, “Patron, kafanı yorma, biz senin yerine kalp krizi de geçiririz ama dünyanın en iyi markasını yaratırız” diyecek kadar iddialıdır. İddianın altı boş değildir. Ciro 2010’da10, 2011’de 15 kat artar. Soydemir, bu yıl 25 kat büyüme beklediklerini belirtiyor.

HAVELSAN İLE DENİZALTINDA

Hıfsı Soydemir ve 13 kişilik mühendis ekibi, şimdi Türkiye’nin ilk milli denizaltısı için krank mili üretmeye hazırlanıyor. Soydemir, “Proje üzerinde çalışan Havelsan, geçtiğimiz günlerde bizi ziyarete geldi. Denizaltının krank milini yapmak için teklifte bulundular. Biz de bu projeye dahil olduk. Şimdi en büyük hedefimiz, bu krankı gerçekleştirmek” diyor.



Komutanın teklifi üretim yolunu açtı
2009’da çok özel bir gelişme daha olur. Mühendislerin tanklar için üretim ısrarını kabul eder Hıfsı Soydemir. Ekip, Kayseri 2. Bakım Komutanlığı’ndan randevu alır. Küçük bir krank mili için gitmişlerdir. Ancak komutan, “Siz büyüklerini yapın” der. Soydemir, 75 gün sonra, yani, Şubat’ın 20’sinde de teslim edeceklerini söyler.
Türkiye’de yapılmayanı yapacaklarını söylemiştir ama, kendi deyişiyle savaş kaybettirecek ya da kazandıracak kadar kritik bir parçanın yapımını üstlenerek çok mu ileri gitmişlerdir. Ancak, 19 Şubat’ta komutana telefonda şu sözleri ediyordur Soydemir: “Tamamladık, ne zaman gelelim?” Ürettikleri krank mili, bütün testlerden geçer. Üstelik, krank milini dünyada yapıldığı gibi dövme çelikten değil, dökümden elde etmişlerdir. Bu daha da büyük bir başarıdır.
Daha sonra komutanlık için 53 krank mili üretirler ve 2011’de teslim ederler. M48 ve M60 tanklarında kullanılan krank millerini dünya piyasalarına da çıkarmış durumdalar. Çünkü, Almanya’dan NATO ile çalışan aracı bir firma, tüm yeterlilik testlerinden geçen krank milini tanklar için pazarlamaya başlamış bile.



http://wap.milliyet.com.tr/News/NewsArt ... ID=1604419


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Eki 2012, 21:23 
Çevrimdışı
Genel Yetkili

Kayıt: 19 Tem 2012, 00:36
Mesajlar: 2644
Yaş:
Alıntı:
Bence bizim sıkıntımız ne istediğimize tam karar veremememiz.Yada yanlış karar vermemiz.Biz istiyoruz ki eğer savaş uçağı yapacaksak şuan ki en gelişmiş savaş uçağı F35 ise ondan daha geride olmamalı,ve Denizaltı yapacaksak Almam Nükleer denizaltılarından geride olmamalı...Buda çok ciddi bilgi birikimi ve zaman gerektiriyor.O yüzden 2023'ler de başlı-caz uçağımıza denizaltımıza...

Yaptığımız uçak gemi o anki dünyadaki uçak ve gemiye denk olsun istiyoruz.Çünkü paramız az,tek bir fırsatımız var.Ya başaracağız ya başaramayacağız.Ruslar yüzlerce uçak silah şu bu geliştiriyor.Amerikanın geliştirdiklerinden iyi mi bazısı başa başa çoğusu değil.Fakat uğraşıyorlar.Kimisi başarısız olsa da,teknolojik olarak alt kademede olsa da uğraşıyorlar.Bizde pratik olmadığı için uzun emekler sonrasında bir ürün ortaya çıkıyor,deneyelim başaramasak ta tecrübe olur veya bir sonrakinde başarırız diye bir düşünce yok bizde.

Kimine göre doğru kimine göre yanlış bir düşünce....
Sanırım mükemmeliz kibiri ile, yapamazsak rezil oluruz kompleksi arasında bir yerlerdeyiz ve bir taraftan da yapamazsak veya en ufak başarısızlıkta, yetkililerimizin, batılı devletlerden bir şekilde satın alabileceğinin ve yerli sanayiye bir daha şans verilemeyebileceğinin farkında olmamızın yarattığı stresi yaşıyoruz.

_________________
"Savaş için değil, barış getirmek için gidiyoruz..."
https://m.youtube.com/watch?v=wrDQW66jWoo


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Şub 2013, 21:17 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 11 Tem 2012, 00:21
Mesajlar: 1537
Yaş:
Milli denizaltı nükleer tahrikli olarak tasarlanıp başka ülkelerden nükleer reaktör almak mümkün mü hindistanın yaptığı gibi ? Zaten bu meretlerin yakıt pilleride çok seyrek değişiyor. lhd yapıcam hafif destroyer tonajlı hava savunma gemisi yapıcam felan diyen bir ülke için nükleer tahrikli denizaltı abartı olmaz yani.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Şub 2013, 21:55 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:00
Mesajlar: 1506
Yaş:
Alıntı:
Havelsan, geçtiğimiz günlerde bizi ziyarete geldi. Denizaltının krank milini yapmak için teklifte bulundular. Biz de bu projeye dahil olduk. Şimdi en büyük hedefimiz, bu krankı gerçekleştirmek”
Hadi ''tankın beyni''ni bir kalem geçtikde, bu ''Denizaltının krank mili'' de ne ola? Ya bu işler bu heriflerin elinde, parada onlarda. İş, para, cehalet, yakın kardeş bunlar. Nasıl bir arada oluyorlarsa artık.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Şub 2013, 00:46 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 19 Şub 2013, 15:18
Mesajlar: 50
Yaş:
Alıntı:
2028 üretim için çok geç değil mi? Bu kadar mı yetersiziz. Almanya 1925 lerde denizaltı üretirken biz onlardan 100 yıl sonra üreteceğiz.
İlk denizaltıyı ABDULHAMİT zamanında TÜRKİYE yapmış ve ilk seyrinide yanlış hatırlamıyorsam Abdulhamitin doğum gününde haliçte gerçekleştirmiştir sene 1800 lerin sonu...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Şub 2013, 01:16 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 7200
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
2028 üretim için çok geç değil mi? Bu kadar mı yetersiziz. Almanya 1925 lerde denizaltı üretirken biz onlardan 100 yıl sonra üreteceğiz.
İlk denizaltıyı ABDULHAMİT zamanında TÜRKİYE yapmış ve ilk seyrinide yanlış hatırlamıyorsam Abdulhamitin doğum gününde haliçte gerçekleştirmiştir sene 1800 lerin sonu...
Türkiye mi yapmıştır? İngiliz motoru kullanan İngiliz yapımı bir denizaltı idi.
Bizim katkımız, İngiltere'de üretilen parçaların İstanbul'da birleştirilmesi idi. Montaj yani.

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Şub 2013, 02:00 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 11 Tem 2012, 00:21
Mesajlar: 1537
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
2028 üretim için çok geç değil mi? Bu kadar mı yetersiziz. Almanya 1925 lerde denizaltı üretirken biz onlardan 100 yıl sonra üreteceğiz.
İlk denizaltıyı ABDULHAMİT zamanında TÜRKİYE yapmış ve ilk seyrinide yanlış hatırlamıyorsam Abdulhamitin doğum gününde haliçte gerçekleştirmiştir sene 1800 lerin sonu...
Ben de ilk denizaltı değil de tarihte ilk denizaltından torpido atılması olayını gerçekleştirdiler diye billiyorum.yine her zaman ki gibi yanılma ihtimalim var.
Bende böyle olduğunu biliyorum. Osmanlı donanması hakkında bir kitapta yunanlıların denizaltı envanterine alması sonucunda daha önce denizaltı yapım tecrübesi mevcut bir firmadan parçaların alınıp birleştirildiği yazıyordu.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Şub 2013, 08:20 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 25 Ağu 2012, 06:50
Mesajlar: 28
Yaş:
Asagidaki link'te guzel bir ozet var. Maalesef bizimle ilgili bir not gorunmuyor :(

http://www.submarine-history.com/NOVAone.htm


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Şub 2013, 10:41 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 10 Şub 2013, 05:14
Mesajlar: 48
Yaş:
harzemşah üstadım marmara depremini yaşamamış olsaydık milli denizaltı projesini milli olarak 2018 ler gibi başlata bilirmiydik.yada daha erken, bize ne kadar bir zaman kaybı olmuştur?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Şub 2013, 11:07 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 12 Tem 2012, 22:26
Mesajlar: 788
Konum: Lubnatsİ
Yaş: 42
Alıntı:
harzemşah üstadım marmara depremini yaşamamış olsaydık milli denizaltı projesini milli olarak 2018 ler gibi başlata bilirmiydik.yada daha erken, bize ne kadar bir zaman kaybı olmuştur?
Marmara Depremi arkasından gelen Banka Depremi olmasaydı belki Cumhuriyet'in 100. yılında milli denizaltımız olurdu.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Şub 2013, 14:02 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 15 Tem 2012, 11:21
Mesajlar: 329
Yaş:
Nerden biliyorsunuz? bunlar varsayim, halamin sakali olsaydi amcam olurdu gibi birsey.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Şub 2013, 14:41 
Çevrimdışı
Genel Yetkili

Kayıt: 19 Tem 2012, 00:36
Mesajlar: 2644
Yaş:
Alıntı:
2028 üretim için çok geç değil mi?
Anlaşması imzalanan u-214-aip denizaltıları elimizdeki 6 adet ay sınıfını değiştirecek.

Sonrasında hayal edilen "milden" ile de elimizdeki preveze ve gür sınıfı denizaltılar değişecek.

Preveze sınıfı denizaltıların 1994'ten itibaren hizmete alındığını biliyoruz , üzerine 35-40 yıl koyarsak ; ister milli olsun ister ortak üretim olsun 2030+ yıllarında 8 adet denizaltı alımımız gerekecek.

Sınıfın ilk denizaltısının, hizmete giriş tarihinden önce üretilip testlere tabi tutulacağını da düşünürsek " 2028 " yılı, ilk milden'in üretimi için doğru bir teslimat tarihi gibi görünüyor.

Daha erken bir alım yapmamıza gerek olmadığı gibi, gür sınıfının 2003-2007 arası teslim alınmaya başladığını da düşünürsek , daha 2045'e kadar yolu var. Acelesi yok yani. Projeyi oturtmak için rahat rahat 15-20 yılımız var.

(14 denizaltı kadromuzun devam edeceğinden hareketle normal tedarik planına göre yazdım)

edit: Milden sınıfı denizaltılar muhtemelen 3.nesil AY sınıfı olarak adlandırılabilir. Ata'dan yadigar isimler olarak.

_________________
"Savaş için değil, barış getirmek için gidiyoruz..."
https://m.youtube.com/watch?v=wrDQW66jWoo


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Şub 2013, 21:54 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 10 Şub 2013, 05:14
Mesajlar: 48
Yaş:
teşekür ederim harzemşah üstadım.ARGE işini üniverselere geniş tabanlı yaymak gerekiyor galiba


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Ağu 2013, 13:16 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 15 Şub 2013, 02:11
Mesajlar: 246
Yaş:
Geliştirilen balistik füze/seyir füzesi sistemleri için Milden'de VLS düşünülüyor mu acaba?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Ağu 2013, 14:20 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 24 Tem 2013, 18:58
Mesajlar: 87
Yaş:
Bazen kötü görünen durumlar iyi şeylere vesile oluyor. Sonuçta AIP denizaltı üreten ülkeler sınırlı sayıda olunca bu durum bizi milli denizaltımızı yapmaya yönlendirmiştir. İnşallah tahmin edilenden daha kısa sürede sonuçlanır.

İlk denizaltı konusunda tartışan arkadaşlar için; National Geographic - En Büyük Dizaynlar, USS Pennslyvania (Submarine) belgeselinde geçmişten bugüne yapılmış en büyük ve en öneme haiz denizaltılar incelenmektedir. Ayrıca Birleşik Devletler'in en büyük denizaltısı olan USS Pennslyvania (SSBN-735) detaylı bir biçimde ele alınmaktadır. Güzel bir belgesel, izlemenizi tavsiye ederim.

_________________
[center]Resim[/center]
[center]"En deli sevdaları yaşarım pusu geçerken. Keleş sesinde yas tutarım şehitlerin ardından."[/center]


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2014, 01:38 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 5037
Yaş:
Biraz erken mi bilemedim ama ilginç teknolojiler gündeme geliyor. En azından yeni denizaltıarı alırken bu yeni nesil teknolojilere uyumlu olması ciddi kazanç olacağına inanıyorum.


Birincisi su altındayken hatta derinden atılabilen uçaksavar füzesi. Rusların bu tip füzeleri sovyet dönemlerinde geliştirdiğini duymuştum ama kaynak bulamadım. Fransız DCNS ( FREMM fırkatyenlerinide yapan firma ) firması bu konuda fiili bir proje yürütmekteymiş. Malumunuz denizaltılarımız Ege ve Akdeniz gibi nispeten dar alanlarda harekat alanına sahip havadan anti-denzialtı unsurlarının daha kolay erişimine sahiptirler. Malasef hava unsurlarına karşı hiçbir aktif savunmaları yoktur. Sadece kaçmayı yada saklanmayı denerler. Böylesi yeni bir teknoloji almaya müsait en azından açık bir dizayn karlı olacaktır inancındayım.

Resim

ingilizce link.

http://www.indiastrategic.in/topstories ... issile.htm



İkinciside yine su altındeyken yani derindeyken gemilere karşı anti-gemi füzesi atabilme kabiliyetidir. Gerçi preveze sınıfı denizaltılarımızda harpoon atma kabiliyeti var ama bunun için yüzeye çıkmalı yada yakın bir seviyeye çıkmalıdır. Yeni teknoloji ise denizaltıdan hiç yüzeye yaklaşmadan atabilme kabiliyetini içermektedir. Buda denizaltıya bir avantaj sağlayacaktır. Henüz ortada böyle bir fiili sistem yok. Ama üzerinde araştırmalar yapılmakta muhtemelen bence yine çok uzak olmayacak bir gelecekte denizaltılarda yerlerini alacaktır. Çinin YJ-91 adlı bir porjesi vardır.

Üçüncüsü Yine denizaltı konuşlu seyir füzeleri Türkiye için o kadarda uzak hedefler değildir. Muhtelen 2500 km menzilli gezgin artık çok uzak bir hayal değildir.

Kıssadan hissemiz 3 yeni silah teknolojisi denizaltılarımızda yer alacaksa biraz hacme ihtiyaç duyulacaktır. Type 214 ler de bunların hepsine yer olacak mı yada o esnekliktemi inşaa edilecekler göreceğiz.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2014, 01:54 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 7200
Yaş:
Anti hava kabiliyeti için IDAS sistemini araştırabilirsiniz.

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2014, 02:00 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 11:07
Mesajlar: 797
Yaş:
Fransız çözümü çok dandik bence. Çık periskop derinliğine sonra salla MANPADS'ı..

Oh ne ala...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2014, 02:11 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 5037
Yaş:
Resimde anlatılan teknik bir hile var . Kaçırmışız. Füze muhtemelen bir kapsül içinde denizaltıdan atılıyor ilk önce yatay bir mesafe yol katediyor. Sonra yüzeye çıkıyor. Amaç denizaltının derindeki yerini tespit ettirmemek. Eğer dikine bir atış olsaydı denizaltının yeri tespit edilebilirdi.

Manpad pek mantıklı değil gibi. Çünkü üzerinde sadece ısıya güdüm sistemi var ve ateşlenmeden bunu görmesi gerek.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2014, 10:21 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 10:12
Mesajlar: 1577
Yaş:
Alıntı:
Alman Diehl standında çok merak ettiğim IDAS ile ilgili ufak bir sohbetim oldu, ürün yetkilisi ile. Bir adet standart 533mm tüp çine dört adet IDAS yerleştiriliyor. Füzenin tasarım amacı öncelikli olarak DSH helikopterleri, daha sonra su üstü gemilerin sensör ve silah sistemleri, üçüncü olarak da kıyı ve liman hedefleri (yer hedeflerine saldırı pazar payını geniş tutmak için eklenmiş). Güdüm kontrolü ise iki aşamalı: İlk önce helikopterin gürültüsü sonardan tespit ediliyor ve yaklaşık pozisyon belirleniyor. Daha sonra füze, gürültüsüz bir biçimde (özel bir yağdan bahsetti?) torpido kovanından dışarı salınıyor. Müspet sephiyeli füze kapsülü, sathın azami 5m altında açılıyor ve füze roket motoru ateşleniyor. Bundan sonra güdüm - kontrol füzenin burnundaki alıcı vasıtasıyla fiber - optik kablo ile gerçekleştiriliyor. Azami menzili 20km. "Peki denizaltı bu füzeyi ateşlendiği anda yerini belli etmez mi? Bu bir risk değil midir?" diye sorduğumda aldığım cevap "Öylece oturup helikopterin su bombası ya da torpido atmasını beklemekten iyidir" şeklinde oldu. Fair enough...
http://www.siyahgribeyaz.com/2007/05/id ... mleri.html

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2014, 10:22 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Oca 2013, 11:32
Mesajlar: 455
Yaş:
Manpads denizaltılar için bana ilgi çekici gelmiştir. Hem de özel bir donanım gerektirmiyor. Daldırma sonar kullanan bir helo, yada sonubuoy döken bir uçak bir anda ortaya çıkıp "Al lan!" diyerek Stinger atan denizaltı personelinden nasıl kaçabilir? Denizaltının yeri zaten tespit edilmiş yada edilecek. Tepende uçuyorlar. Çık vur herifi.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2014, 10:32 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 10:12
Mesajlar: 1577
Yaş:
Ya vuramazsa?

Helikopter, penceresinden makinalı tüfek bile ateşlese denizaltıyı safdışı bırakabilir öte yandan.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2014, 10:37 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 30 Ara 2013, 00:21
Mesajlar: 2090
Yaş:
Denizaltı 2 dakika sonra imha olacak 2000 metre aşağı batacak bir daha da çıkamayacak. Makineli tüfekle vurulma korkusu yada füze mantıklıydı mantıksızdı konuşulurmu. Su üstüne çıkıp helikoptere taş atsalar o bile mantıklıdır o durumda.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2014, 10:42 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 30 Ara 2013, 00:21
Mesajlar: 2090
Yaş:
suyun üzerindeki koskoca fırkatyn in şansı varda suda tespit edilen deniz altının şansımı olmaz.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2014, 10:55 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 30 Ara 2013, 00:21
Mesajlar: 2090
Yaş:
Bilakis o tehdit su üstü için var asıl. Deniz küçük olunca tabi su altıda üstüde sıkıntıda ama Ege gibi berbat bir yerde bir nebzecik şansın olması için denizaltı kullanmak gerek. deniz altı su üstünde olduğu gibi 300 km den tespit edilemiyor gidip yanı başında sonarla tarayacaksın. Bulursan da hemen kaybedebilirsin peşinde gitmen gerek ama onunda artık harpoon u var sen onu sonar menzilinde ararken o seni harpoon menzilinde vurur. Çünkü onunda ana karasından hedef tespiti yapan unsurları var. Deniz altıya yakınında şurada gemi var diyen tek taraflı haberleşen kulakları var. Taktik resmi deniz altı telsiz ile alır sanki su üstünde radarı varmış gibi etrafını görebilir hiç radar kullanmadan
Deniz altı radarı ile tespit etmeden bile 100 km uzaktaki gemiyi vurabilir ege de yani.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2014, 11:26 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 30 Ara 2013, 00:21
Mesajlar: 2090
Yaş:
Savaş gemileri tehlikeli işler yaparlar zaten. Bir deniz altı bir savaş gemisini batırabilecek fırsatı yakalarsa tehlikemi görür gözü başka ne işi var. Akdenize gel erkeksenmi diyecek gemiye. Hem o kadarda tehlikeli değil. Denizler haritada göründüğü kadar küçük değildir. Hartadaki o ada dolu denizde marmara denizinden büyük boşluklar var sanki adadan adayı görüyorlarmış gibi değil. Hem savaş zaten o adaları almak için oluyor farzedicez. Aralarda gezmenin bir anlamı var yarısı bizim zaten o esnada.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2014, 11:36 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 30 Ara 2013, 00:21
Mesajlar: 2090
Yaş:
Çokmu gereksiz? Hayret bir şey ya. Bir denizaltıya 100 km uzaktaki tehdide yada hedefe füze gönderebilme yeteneğine nasıl gereksiz dersin. Denizaltıya çağ atlatan silaha gereksiz deyince vallahi billahi sinirim bozuldu öfkelendim. Sen birde o su üstündeki gemideki kaptanın halini düşünsene. Suyun altında sonar menzilinin çok dışında bir deniz altı varsa yanmış demektir. Geri al o sözünü.
Hem ben putty değilim burakZ yim

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2014, 12:30 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Ağu 2012, 19:15
Mesajlar: 751
Yaş:
Eğer denizaltı riskli bölgede değilse tabiki harpoon kullanır. Ama riskli bölgede harpoon kullanmak ben buradayım diye bağırmakla eşdeğerdir.
Denizaltıyı denizaltı yapan onun suikastçiliğidir. Benim görüşüme göre nezaman kavitasyon torpidoları güdüme kavuşur, işte ozaman yeni bir denizaltı çağı başlar.

_________________
[img]http://img705.imageshack.us/img705/6612 ... 21.jpg[img]


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 178 mesaj ]  Sayfaya git 1 2 3 4 Sonraki

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: TürkünGücü ve 13 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye