TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 16 Ağu 2017, 18:06

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 20 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 30 Ara 2016, 13:08 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 02 Ağu 2014, 11:52
Mesajlar: 686
Yaş:
Arkadaşlar biliyorsunuz ki ekonomi de en az askeri teknoloji kadar bir ülkenin kaderinde stratejik bir mevzu. Askeri projelerin kalbide paradır. Aramızdaki bir çok kabiliyetli arkadaşla Türk gelir hanesini + lara çevirebilecek fikirleri burdan paylaşabiliriz diye düşünüyorum.


Ülkemiz geçen sene 55 milyar dolar enerji ithal etti. Sanayii geliştikce de bu artacak. Çoğunluğu tabikide ulaşımda kullanılan petrol ve elektrik üretimi ve ısınmak için kullanılan doğalgaz.

Biz bu kaynaklar tarafından fakiriz. Bizi kurtarabilecek tek bir şey var bence. ELEKTRİK.

Devletin ciddi anlamda elektrik üretimini arttırması lazım. En hızlı çözüm Nükleer santral . Çok kapsamlı bir nükleer santral inşaa planı hazırlamalıyız. Ve bize ait olmalılar. Bunun dışında tabikide Hes, rüzgar enerisi vs ile ülkemizin potansiyelini kullanmalıyız.

Tabi bu enerjiyi nasıl kullanacağız ? İlk olarak ülkede Amerikadaki gibi Isınma, ocaklar, klimanın, tek bir elektrik sistemiyle yapıldığı sistemler doğalgaz yerine teşvik edilebilir. Ki daha mantıklı ve hesaplı bir sistem olur.

Diğer yandan. Ülkede elektrikli araç ve şarj altyapısını özellikle destekleyip yerli elektrikli araç firmalarıyla özellikle başta kamu şirketlerinden başlayarak bir teşvik ve değişim akımı başlatırsak, petrol ve doğalgaza büyük ölçüde bağımlılıgı azaltırız.

Bu orta vadede 40-50 milyar doların cebimizde kalması demek. Ve ülkede çok şeyi değiştirir. Sadece orduya yatırsak 50 bin dolar yıllık 350-400 f-35 , tfx maliyeti f-35'in yarısı olsa yıllık 800 tfx, yüksek seri üretime maliyeti 5 milyon dolara düşse yıllık 10 bin altay , maliyeti milgemin iki katı olsa 50 tf-2000 demek sadece yılda.

Kısaca 10 senede ciddi bir bölgesel güç oluruz.

Onuda geçtim eğitime aktarsak bütün okullar yenilenir. Onuda geçtim bir markaya verilse her sene bir dünya markası adayına finansman sağlanır.


Ciddi bir para.


En son BATTLESTAR tarafından 14 Haz 2017, 11:44 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 31 Ara 2016, 01:00 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 23 Tem 2012, 00:24
Mesajlar: 539
Yaş:
Mesele enerjinin miktarı değil verimsiz kullanılmasıdır.

Ha bu arada nükleer santralin kayıp kaçağını ödeyebilecek miyiz? :mrgreen:

_________________
panem et circenses


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 31 Ara 2016, 15:28 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4922
Yaş:
Hidrojen enerjisi diyorum ve arz ediyorum. Yeşil sonsuz temiz enerji.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 01 Oca 2017, 01:37 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 23 Tem 2012, 00:24
Mesajlar: 539
Yaş:
Sonsuz hidrojen de elektroliz ile elde ediliyor yani elektrik lazım. Enerjiyi verimli kullanmasını öğrenemezsek ve bunu bir yaşam felsefesi olarak kabullenmezsek ister bedava alalım bizden bi cacık olmaz.

_________________
panem et circenses


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 01 Oca 2017, 13:51 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4922
Yaş:
Elektrik kum gibi bol. Rüzgar, güneş, hidrolik, termal. 1 dolar ithalat yok, 1 gram havaya, denize, karaya kirlilik yok.

Bunlarla hidrojen üretilse ne enerji problemi kalır ne kirlilik nede döviz derdi.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Oca 2017, 00:34 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 23 Tem 2012, 00:24
Mesajlar: 539
Yaş:
Biz elektriği hangi yerli kaynaklardan, hangi yerli teknoloji ve sermaye ile üretebiliyoruz?

Mesela rüzgar türbinlerini, fotovoltaik panelleri, jeotermal, ısı pompaları, peltier gibi teknolojilerin hangisine temelden sahibiz?

_________________
panem et circenses


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Oca 2017, 01:44 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Mesajlar: 1887
Yaş:
Gecen gun twitter'de "yerli gunes paneli" uretildi seklinde bir bilgi paylasilmisti. Fotografta bulunan kisilerin 1-2'si haric gerisi cekik gozluydu.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Oca 2017, 20:00 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4922
Yaş:
Alıntı:

Mesela rüzgar türbinlerini, fotovoltaik panelleri, jeotermal, ısı pompaları, peltier gibi teknolojilerin hangisine temelden sahibiz?

Teknoloji ve imalat istediği kadar ithal olsun ki değil. Mesele vizyon. Olayı görebilmek.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Oca 2017, 20:01 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4922
Yaş:
Alıntı:
Gecen gun twitter'de "yerli gunes paneli" uretildi seklinde bir bilgi paylasilmisti. Fotografta bulunan kisilerin 1-2'si haric gerisi cekik gozluydu.

Vestel'in Manisa tesislerine ziyaret edin üstadım. Kendi China Town'ı varmış.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Oca 2017, 02:25 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:25
Mesajlar: 1004
Yaş:
O temiz enerjiler sanıldığı kadar masum değiller. En doğrusu yine enerjiyi verimli(bizim mucitler veya markalar gibi 15wattlık klimalar gibi değil!!!) kullanmak. Aksi taktirde o bedel parayla veya çevre ile, olmadı hayat ile ödenecektir.

Hidrojene gerektiğinden fazla kurtarıcı gözü ile bakılıyor. Ama şu ana kadar efektif elektrikle elektroliz yönteminden daha iyi bir çözüm bulunamadı. Sonuçta o dönüşümler sırasında oluşan verim kayıplarından el elde baş başta kalır. Ayrıca trafikte tüm araçların hidrojen pilleri ile gittiğini düşünün!!! Her trafik kazası ölümcü olurdu, kaza olmasa da depo sızıntıları ve depo patlamaları çok can alırdı.

Rüzgar ise en temizi kesinlikle değil. Etrafındaki yerleşim bölgelerinde öncelikle gürültüden halkı deli ederken, göçmen kuşların yolunda ise tam bir katliam aracı oluyor. Elektrik lazım olduğunda da genellikle rüzgarlar kesilir, bu nedenle klasik şekilde kullanımı ile bir ülke sırf rüzgar ile yaşayamaz.

Güneş enerjisi asla ve asla en temizi değildir, belki de en kirlisidir. Üretiminde kullanılan saf ve nadir toprak elementleri üretilirken ortaya çıkan başta asitli ve çevreye çok zararlı atıklar üretir. Ömrü biten veya perte çıkan bir güneş pilini sıradan çöp kutusuna atmak bu nedenle doğru değildir. Hava şartlarından ve mekanik darbelerden etkilenip kolayca pert olabilirler. En ufak toz katmanı verimi neredeyse yok edebildiğinden deliler gibi temizlik ürünü kullanırsınız, ve o ürünler genelde çevreye saygılı değildir. Saygılı olsaydı kirleri temizlemezdi :)
Peltieri de bu klasmana alabiliriz.

Hidroelektrik; Nedense tarım yapılan arazileri su altında bırakıp, balıkların göç yollarını kısıtladığı için üremelerini zorlaştırırken, altındaki toprakların alüvyon almamasından dolayı çoraklaşmasına, tuzlanmasına neden olurken, nasıl oluyor da oluyor en temiz enerji sayılıyor anlamıyorum.

Jeo termal klasik ülkelerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek seviyelerde üretime imkan tanımıyor, öyle potansiyeli olan rezervuarlara da insanlar yaklaşmıyor zaten. Bazı bölgelerde en kolay fayda sağlayan unsur olarak görülebilir.
Ama şunu da unutmamak lazım: O çevrimlere dikkat etmediğiniz taktirde yeraltı sularının özelliklerini bozabilir, olmadık yerlerde uzun süreler sonunda katliama neden olabilirsiniz.

Nükleer: Eskiden harbiden savunurdum, ama şimdi tamamen gereksiz bir risk olarak görüyorum. Gerekli radyoizotoplar ve bilimsel araştırmalar için kullanılabilecek bir teknoloji. Ama devasa güçlerde üretim yapılmasına karşıyım. Bedeli para ile değil hayat ile olacak. Bugün değilse yarın, öbürkü gün o atıklar başa bela olacak.

.....çamur atmayı unuttuğum başka bir temiz teknoloji kaldı mı bilemiyorum :D hatırlatan olursa unuttuklarımı da değerlendiririm :D :D

Termik, özellikle petrole, hidrokarbonlara bağlı termiği mantıklı buluyorum. Kurulumu ve bakımları ucuz, doğru kullanıldığında hava kirliliği de yok. CO2 emisyon muhabbetleri konusunda çekincelerim var. Atmosferde ne kadar CO2 olursa bitkiler de o kadar iyi gelişir. Seralarda 175 yerine 2000ppm seviyesinde CO2 oluşturulduğunda 10 kat hormonsuz ve harbiden organik gıda maddesi üretebiiyorsunuz. Dünyadaki küresel ısınma için yapılan polemikleri de fırsatçılık olarak görüyorum. Bana göre o sorun, insanlar tarafında yaratılmadı, dünyanın doğal bir döngüsü.

Ama yine de en güzeli 1kwh ile yapacağınız iş için 100kwh harcamamak, hatta 1.1kwh !!! Hatta yapabiliyor iseniz organik yöntemlerle çalışan makinalar kullanın; mesela kendinizi, eşşek veya beygir gibi şeyleri(aslında onlar da çok metan çıkarıyormuş ya...neyse, o kadar kusur olsun)

_________________
Erhan DOĞUDAN
AC-GC Karbon Ürünleri ve Teknolojileri
İZMİR
[email protected]
http://www.aktifkarbon.com


SosyalMedya:
http://twitter.com/aktifkarbon
http://www.facebook.com/aktifkarbon


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Oca 2017, 02:38 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4922
Yaş:
Kimseyi hidrojene çemkirtmem. İsteyen istediği kadar söylensin. Bütün yollar Romaya çıkar. Dünya hidrojen diyecek. Tek engel petrol kapitalizmi.

Petrolle yaşanacak dünya kaldı mı? Sadece şu sebeb yeter. Hastanelerin onkoloji servisleri full çekiyor. Bir haltada yarasa. Güzel ülkem petrol savaşları yüzünden cehenneme döndü. Bütün ortadoğu terörünün sebebi lanet olası petrol. Ülkemin son 60 senede petrole para bulma derdinden ekonomisi fola folloş oldu. Arkadaş araçların yanında yürüyemiyorum artık. Midem kalkıyor o iğrenç yakıcı kokudan.

Petrol kapitalizmini elime verseler alayının idam mangası olurum.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Oca 2017, 04:18 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 25 Kas 2013, 04:23
Mesajlar: 326
Yaş:
Ülkemiz kaynak fakiri bir ülke malesef. Sadece petrol ve doğalgazda da değil.
En son okuduğum bir rapora göre zaten az miktarda demir cevheri rezervlerimiz yeni keşifler yapılmaz ise bitebilir diyorlar.
Şuan zaten yıllık ihtiyacımız olan 3 birim demir cevherine karşılık 1 birim demir cevherini kendi toprağımızdan çıkarıyor ki onunda tenörü düşük.

Keza kömür konusu var. O daha kötü.

Ülkenin büyüme hızı artışına paralel bu kaynaklara olan bağımlılığımız artmakta ve daha fazla ithalat yapmaktayız.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Oca 2017, 04:42 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 29 Tem 2012, 10:34
Mesajlar: 126
Yaş: 24
Doğu Akdeniz'de var olan doğalgaz ve petrol yataklarının ülkemizin enerji sorununa ilaç olabileceğini biliyoruz.
Münhasır ekonomik bölge olarak istediğimizi siyasi olarak yaptıramazsak. Bu işi deniz kuvvetleri çözecek, deniz kuvvetlerimiz o gün için hazır olacaktır. Bakalım siyasi olarak Türk devletinin çıkarlarını bu sefer gözetecek miyiz ? İşte bütün mesele bu !

Resim


Resim

_________________
"Atlarınızın ayaklarına bez bağlayın ki, bu fesat toprağı burada kalsın ve Türkistan'a ulaşmasın!"
-BAŞBUĞ TİMUR

"Komutan arkadan gelirse, Asla lider olamaz."
- BAŞBUĞ ATTİLA


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Oca 2017, 11:15 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Mar 2014, 16:46
Mesajlar: 42
Yaş:
Burada enerjinin kaynagi kadar onun efektif bir sekilde kullanimi ve saklanmasi da cok onemli. Son zamanlarda karbon nanotublu supercapacitator hakkinda cok yogun calisma var. Bunlar hem cok cabuk sarj oluyor hem de yuksek bir guc tutma ozelligi tasiyor. Bizde bu konuda calismalar nedir bilmiyorum ama Iran'da bile oldukca yogun:

https://www.eurekalert.org/pub_releases ... 122816.php


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 05 Oca 2017, 01:14 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:25
Mesajlar: 1004
Yaş:
Supercapasitor, pil, batarya veya hidrojen pili... bunların hepsini doldurmak için klasik enerji üretim yöntemlerine ihtiyaç duyulur. Öyle ise bunların hiçbiri enerji sorununun çözümü olamaz.
İstesekte, istemesekte, beğensekte beğenmesekte termik, nükleer, hidroelektrik, rüzgar enerjisi gibi klasik metodlara mahkumuz. Güneş pillerinin kazancı ise belli, bunlarla bir ülkenin ihtiyacını karşılamak için devasa alanlar ve geceleri desteklemek için devasa batarya tarlalarına ihtiyaç duyulur. Ne güneş pili ne de klaisik pil/batarya teknolojisinin çevreye duyarlısı malesef yoktur, ya üretim sırasında atık oluşturursunuz, veya illaki sorumsuzca atılırsa veya yangın vs gibi afet/kaza durumunda zehir kusarsınız.

Ortadoğudaki savaşların da petrol savaşları olduğuna zaten inanmıyorum, ve petrolün, doğalgazın tükeneceğine de inanmadığım için malesef yapacak fazla bişey yok. Tüketimimizi bilinçli ve verimli yapalım, fazla enerji harcamamaya çalışalım başlangıç olarak yeter.
...ortadoğudaki karışıklıkların sebebi petrol kaynaklarını kontrol değil, beyin güçlerinin gelişmesini engelleme ve hatta yok etmedir. O savaşların ve müdehalelerin maliyeti malesef oradaki petrol gelirleri ile kolay ödenemez.

_________________
Erhan DOĞUDAN
AC-GC Karbon Ürünleri ve Teknolojileri
İZMİR
[email protected]
http://www.aktifkarbon.com


SosyalMedya:
http://twitter.com/aktifkarbon
http://www.facebook.com/aktifkarbon


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 05 Oca 2017, 01:55 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4922
Yaş:
Erhan Hocam'ın bakış açısına pessimizm metastas yapmış şu güzelim umut dolu başlığı zorla kemoterapilik yapıyor.

Sorun talep edilen ve üretilen enerjinin miktarı değil. Tipiydi .

İhtiyaç anında kullanılacak hemen kullanılacak enerji isteniyordu. Bu petrolün varilinin 1 dolar doğalgazın beleş olduğu çok eski güzel günlerdi.

Aslında doğal enerji kum gibi. Sorun onu depolayamamızdan kaynaklanıyordu. Güneşi, hidroliği, termali, rüzgarı, dalgayı bir yerde biriktiremiyorduk. Ama artık biriktirip depolayabiliriz. Hidrojen. Sınırsız bir döngüde neredeyse sınırsız depolanır enerji.

Tam ikame etmesi hiç gerekli değil. Sırf elektrik için doğalgaz ve kömür ithalatımızı ikame etse yılda 11 milyar amerigan dalırı kardayız.

Mesela Türkiye de gece elektrik talebi düşüyor hatta dibe vuruyor. Ama bir çok yerde elektrik tamgaz üretiliyor. Peki bu üretilen elektrik nereye gidiyor. Sonsuz boşluğa boş bir sedayla gidiyor. Gitti enerjicikler.

Halbuki gece bu talep fazlasıyla tamgaz hidrojen üretsen, gündüz de talep artınca geri piyasaya çaksan. Al sana gece boşa akan enerjide süper verimlilik.

Çok alan kaplar diye sakın kafayı yormayın. Derdiniz o olsun. Tek sorun çok mangırlı güçlü petrol kapitalizmi birde pessimistler. :lol:


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 05 Oca 2017, 03:35 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:25
Mesajlar: 1004
Yaş:
Öncelikle hayatımın hiçbir döneminde pesimist/karamsar/bezgin olmadım. Ben sadece realist bir teknokratım.
Hidrojen enerjisi ile ilgili neredeyse tüm teknolojik aşamaları üzerine çalışmışlığım, kafa yormuşluğum var.
Ayrıca gece çalışmaya devam eden santralların tükettiği enerji/hammadde, talebin çok olduğu zamanki ile aynı değildir. Bu azalan talebi daha az kaynak tüketerek daha az enerji üretim yaparak karşılarlar. Yani boşa harcanan enerji yoktur.
Benim küçümencik jeneratörüm bile talep ettiğim enerji arttığında gazına kendi basıyor, yani basit bir regülatör devresi ile o sorun çözülmüş.

_________________
Erhan DOĞUDAN
AC-GC Karbon Ürünleri ve Teknolojileri
İZMİR
[email protected]
http://www.aktifkarbon.com


SosyalMedya:
http://twitter.com/aktifkarbon
http://www.facebook.com/aktifkarbon


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 05 Oca 2017, 08:18 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Mar 2014, 16:46
Mesajlar: 42
Yaş:
Ustadim, su anda bile arada bir enerji saklama olamadigindan dolayi enerji arzinin zamanlamasi ve talebi arasinda buyuk farkliliklar var: bu da buyuk sikintilara yol aciyor. mensei onemli degil, istersen dogalgaz termik santral olsun. Sen once elindekini bir efektif kullan bakalim...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 05 Oca 2017, 19:43 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 01 Eki 2013, 02:31
Mesajlar: 262
Yaş:
Nükleer santrallerin çalışır hale gelmesi lazım. Başka iyi bir alternatifimiz yok. Fakat şu görüntüde o santralleri koruma kabiliyetimizin olmayışı aşikar ...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Oca 2017, 13:56 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Mar 2014, 16:46
Mesajlar: 42
Yaş:
Konuya ilgi duyanlar icin soyle bir yayin paylasayim:

http://www.iec.ch/whitepaper/pdf/iecWP- ... -LR-en.pdf

Asagi yukari butun teknolojilerden bahsediyor. Bu arada mesela sayfa 10 daki diyagrama bakacak olursak, ornegin Italya icin, elektrik yukunun en fazla ve en cabuk arttigi aralik saat 5 ila 8 arasi. Bunun ekseri kismi vardiyalarla ilgili ama su anki yaz saati uygulamasina taban tabana zit.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 20 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye