TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 18 Ağu 2017, 19:29

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 49 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 09 May 2017, 18:03 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 28 Ağu 2014, 18:45
Mesajlar: 470
Yaş:
Nesnelerin interneti (IoT), yapay zekadaki gelişmeler ve endüstri 4.0...
Açıkçası bu iletinin altını dolduracak kadar bilgi sahibi değilim ama görünen o ki yakın zamanda belkide savunma sanayiden daha fazla konuşacağımız veya konuşmak zorunda kalacağımız konular bunlar olacak.Forumda konusunu bulamadım ve ben açayım dedim.
Fikirlerinizi ve katkılarınızı bekliyorum.
(Buraya tarımda drone kullanımı gibi tarım ve hayvancılıktaki gelişmeleri de ekleyebiliriz sanıyorum.)
Bu Mahfi Eğilmez'in konuyla alakalı yazısı;
http://www.mahfiegilmez.com/2017/05/endustri-40.html
Burada da çeşitli haberler ve röportajlar var;
http://www.endustri40.com/

_________________
''Türk Silahlı Kuvvetleri, bölücü terör örgütü tamamen yok edilinceye kadar bu haklı mücadelesine azim ve kararlılıkla devam edecektir. bu vesile ile aziz şehitlerimize bir kere daha huzurunuzda tanrıdan rahmet diler, aziz ruhları önünde saygı ile eğilir, ailelerine ve bütün Türk ulusuna başsağlığı dileriz."


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 May 2017, 18:21 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 14 Şub 2016, 16:49
Mesajlar: 330
Yaş:
Tek bildigim Almanlarin kendilerini son derece hazir hissediyor olmalari.

4.0 ozellikle kendini yetistiren bir muhendisin devasa sirketlere ihtiyac duymadan kafasindakini gercege donusturebilmesi demek olacak diye dusunuyorum.

Ordular icin lojistik konusunda buyuk rahatlik olacak. Yedek parca yerine yanina 3B yazici ve hammade alarak savasa giden ordular dusunun.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 May 2017, 00:02 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 13 Tem 2012, 14:15
Mesajlar: 330
Yaş:
Ordular icin lojistik konusunda buyuk rahatlik olacak. Yedek parca yerine yanina 3B yazici ve hammade alarak savasa giden ordular dusunun.

Yedek parcasi bitmis veya Ambargo nedeniyle, temini mümkün olmayan bir parcayi 3D sistemi ile (imal) edebilirsiniz.
------------------------------------------------------------------------------
Belki hemen yedek parca olarak da, o anda gecici olarak da kullanabilirsiniz. Bu hassas imalat gerektiren parcalar icin asla yeterli olamaz.

Malzeme olarak gerekli Metal Tozlarinin var oldugun sayalim:

Geri kalan hassas ölcü ve yüzey islemleri icin bir sürü Techizati gerektirir. Isil islem de kendi basina basina ayri bir gereksinimdir.
Kisaca , "...tamam! Oldu bu is, geriye üc Nal ve bir At kaldi!" hikayesine benzer birsey gibi...

Herseye ragmen güzel bir cözüm. Gerektiginde kendi yaranizi, kendiniz sarabilirsiniz.


Hic kimse 3 D imalat sistemini bir vasita icinde saga sola tasiyarak problemin cözülecegini sanmasin!






















Mesaj
Gönderilme zamanı: 09 May
[/quote]


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 May 2017, 01:39 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 11 Tem 2012, 23:52
Mesajlar: 15
Yaş:
Almanların Endüstri 4.0'ı şu an pazarlama stratejisi olmaktan başka bir şey ifade etmiyor. Özü ise; üretim planını uygulayan değil, kendi aralarında konuşarak üretim planını düzenleyen/değiştiren makineler. Her şeyi 3D yazalım gibi bir şey değil.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 May 2017, 18:40 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 529
Yaş:
Şu an dünyada 4. sanayi devrimi (sanayi 4.0) adı verilen sürece geçiş yapmış az sayıda ülke bulunmaktadır. Amerikalı çevreler 4. sanayi devrimi için nesnelerin interneti adını daha uygun bulmuşlardır. Avrupa'da Almanya, Asya'da Güney Kore ve Japonya başı çekmektedir. Rusya ve Çin geriden takip etmektedir ve bu ülkelerde tüm ülke çapında bir sanayi hareketi yoktur sadece devlet bazlı çalışmalar vardır (Ör: Çin yapay beyin üzerinde çalışıyor, Rusya'nın robot çalışmaları var).

Hatırlatayım:
1. Sanayi Devrimi (1760-1830) - Buharlı makine devrimi (İngiltere tabanlı ve tekstil, kömür ve buhar makinelerinde gelişmeler oluyor)
2. Sanayi Devrimi (1830-1970) - Bu dönem bazı kaynaklarda 1940'larda nükleer enerjinin kullanımı ile bazı kaynaklara göre de 1914'te 1. Dünya Savaşı ile bitiyor. Çoğunluk 1970'li yıllarda elektrik-elektronik devrimi ile bittiğini kabul ediyor. (Almanya ve ABD tabanlı)
3. Sanayi Devrimi (1970-2000) - Japonya, ABD, Almanya temellidir. İnternet, bilgisayar, programcılık ve otomasyon bu dönemde gelişti.
4. Sanayi Devrimi (2000- ?) - ABD temellidir. Ancak birçok ülkenin çalışmaları da vardır. Bazı çalışmalarda başlangıç için 2005 veya 2010 yılları da gösterilmiştir. Temel gelişmeler şu şekildedir:

- 3D yazıcılar
- Nesnelerin interneti
- Hızlı tersine mühendislik uygulamaları (3D yazıcılar sayesinde)
- Yapay zeka
- Otonom veya yarı otonom karar verme yetisine sahip sistemler
- Zeki sistemler ve öğrenebilen sistemler
- Robot teknolojileri, robotlarla imalat
- Eklemeli imalat teknolojileri
- İnsanı ve hayvan davranışlarını taklit edebilen robot sistemleri

Dünyada Sanayi 4.0 sadece ABD'de ülke geneline yayılmıştır. Diğer ülkelerde 3. ve 4. sanayi devriminin özellikleri beraber görülmektedir. Yapılan bir araştırmaya göre ülkemiz 2. ve 3. sanayi devrimi arasında ve 2. sanayi devrimine daha yakındır. Bu araştırmada tüm ülkedeki tesislerin durumunu özetlenmiştir. Ülkemizde tam olarak Sanayi 4.0'a geçmiş işletme yoktur. ABD'de TESLA ve Kore'de Hyundai bu anlamda Sanayi 4.0'ın en yaygın kullanıldığı işletmelerdir. G. Kore Sanayi 4.0 için yılda 10.000 adet kapasiteye sahip bir robot tesisi kurmuştur.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 May 2017, 14:12 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Mar 2014, 16:46
Mesajlar: 42
Yaş:
Alıntı:
Şu an dünyada 4. sanayi devrimi (sanayi 4.0) adı verilen sürece geçiş yapmış az sayıda ülke bulunmaktadır. Amerikalı çevreler 4. sanayi devrimi için nesnelerin interneti adını daha uygun bulmuşlardır. Avrupa'da Almanya, Asya'da Güney Kore ve Japonya başı çekmektedir. Rusya ve Çin geriden takip etmektedir ve bu ülkelerde tüm ülke çapında bir sanayi hareketi yoktur sadece devlet bazlı çalışmalar vardır (Ör: Çin yapay beyin üzerinde çalışıyor, Rusya'nın robot çalışmaları var).

Hatırlatayım:
1. Sanayi Devrimi (1760-1830) - Buharlı makine devrimi (İngiltere tabanlı ve tekstil, kömür ve buhar makinelerinde gelişmeler oluyor)
2. Sanayi Devrimi (1830-1970) - Bu dönem bazı kaynaklarda 1940'larda nükleer enerjinin kullanımı ile bazı kaynaklara göre de 1914'te 1. Dünya Savaşı ile bitiyor. Çoğunluk 1970'li yıllarda elektrik-elektronik devrimi ile bittiğini kabul ediyor. (Almanya ve ABD tabanlı)
3. Sanayi Devrimi (1970-2000) - Japonya, ABD, Almanya temellidir. İnternet, bilgisayar, programcılık ve otomasyon bu dönemde gelişti.
4. Sanayi Devrimi (2000- ?) - ABD temellidir. Ancak birçok ülkenin çalışmaları da vardır. Bazı çalışmalarda başlangıç için 2005 veya 2010 yılları da gösterilmiştir. Temel gelişmeler şu şekildedir:

- 3D yazıcılar
- Nesnelerin interneti
- Hızlı tersine mühendislik uygulamaları (3D yazıcılar sayesinde)
- Yapay zeka
- Otonom veya yarı otonom karar verme yetisine sahip sistemler
- Zeki sistemler ve öğrenebilen sistemler
- Robot teknolojileri, robotlarla imalat
- Eklemeli imalat teknolojileri
- İnsanı ve hayvan davranışlarını taklit edebilen robot sistemleri

Dünyada Sanayi 4.0 sadece ABD'de ülke geneline yayılmıştır. Diğer ülkelerde 3. ve 4. sanayi devriminin özellikleri beraber görülmektedir. Yapılan bir araştırmaya göre ülkemiz 2. ve 3. sanayi devrimi arasında ve 2. sanayi devrimine daha yakındır. Bu araştırmada tüm ülkedeki tesislerin durumunu özetlenmiştir. Ülkemizde tam olarak Sanayi 4.0'a geçmiş işletme yoktur. ABD'de TESLA ve Kore'de Hyundai bu anlamda Sanayi 4.0'ın en yaygın kullanıldığı işletmelerdir. G. Kore Sanayi 4.0 için yılda 10.000 adet kapasiteye sahip bir robot tesisi kurmuştur.

Boyle bir yayilma efektif olarak henuz yok. Gartner'da falan bunlar bir vizyon olarak konusulabiliyor ama firmalar hala talep bazli planlamaya gecebilmis degil. Kasmayin.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 May 2017, 14:32 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 529
Yaş:
Alıntı:
Boyle bir yayilma efektif olarak henuz yok. Gartner'da falan bunlar bir vizyon olarak konusulabiliyor ama firmalar hala talep bazli planlamaya gecebilmis degil. Kasmayin.
Sanayi 4.0'ın başlangıcı kabaca 2000 olarak kabul ediliyor, henüz gelişim aşamasında. Ülkemiz henüz 3. sanayi devrimini atlamış durumda değildir. 15-20 yıl içinde G. Kore'de işletmelerin %40'ı, ABD'de ise %60'ı sanayi 4.0'ı benimsemiş olacak. Bu yaklaşım geleceğin üretim yaklaşımıdır ve bir temele oturmuştur. Bizim siyasetçilerin yaptıkları gibi bir gecede olabilecek bir şey değildir. Özellikle son 30 yıldır bu devrimin alt yapısını oluşturuyor. Ülkemizde eğitim sistemi buna uygun değildir. ABD uzaya çıkmadan önce eğitim müfredatını değiştirerek yaklaşık 1200 liseye uzay gözlemevi kurmuştur. Sanayi4.0 için ise girişimcilik sistemi başta olmak üzere eğitim sistemi güncellenmiştir. Öğretmen ve eğitmenler buna göre eğitilmişlerdir. Şu an Sanayi 4.0 birkaç ülkenin güdümünde ilerliyor. Özellikle bazı ülkeler iyi para kazanıyor bu işten.

2000-2010 yılları arasında vizyon iken artık uygulamaya geçilmiş bir durumdadır. Geleceğin vizyonu otonom sistemlerdir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 May 2017, 23:22 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 22 Şub 2014, 17:08
Mesajlar: 949
Konum: Kırklareli
Yaş: 31
Kİm ne yapıyor bilmiyorum ama Almanya devlet olarak özellikle Siemens liderliğinde ciddi irade gösteriyor.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 10:52 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Mar 2014, 16:46
Mesajlar: 42
Yaş:
Alıntı:
Sanayi 4.0'ın başlangıcı kabaca 2000 olarak kabul ediliyor, henüz gelişim aşamasında. Ülkemiz henüz 3. sanayi devrimini atlamış durumda değildir. 15-20 yıl içinde G. Kore'de işletmelerin %40'ı, ABD'de ise %60'ı sanayi 4.0'ı benimsemiş olacak. Bu yaklaşım geleceğin üretim yaklaşımıdır ve bir temele oturmuştur. Bizim siyasetçilerin yaptıkları gibi bir gecede olabilecek bir şey değildir. Özellikle son 30 yıldır bu devrimin alt yapısını oluşturuyor. Ülkemizde eğitim sistemi buna uygun değildir. ABD uzaya çıkmadan önce eğitim müfredatını değiştirerek yaklaşık 1200 liseye uzay gözlemevi kurmuştur. Sanayi4.0 için ise girişimcilik sistemi başta olmak üzere eğitim sistemi güncellenmiştir. Öğretmen ve eğitmenler buna göre eğitilmişlerdir. Şu an Sanayi 4.0 birkaç ülkenin güdümünde ilerliyor. Özellikle bazı ülkeler iyi para kazanıyor bu işten.

2000-2010 yılları arasında vizyon iken artık uygulamaya geçilmiş bir durumdadır. Geleceğin vizyonu otonom sistemlerdir.
Ben bu tedarik zinciri optimizasyon ve planlama sektorunun icindeyim ve global firmalarin tam olarak nerede olduklarini oldukca iyi biliyorum; calistigim firmanin vizyonu da bu dogrultuda, lakin ortada henuz "disruptive" olacak bir yapilanma yok. Dedigim uzere, push sistemden pull sisteme gecis bile henuz tam olarak olabilmis degil. Su anda ana sorun "big data" nin arz ve talepte analitik bir sekilde kullanilabilmesi ve tedarik zincirlerinin kisaltilabilmesi ile tam olarak musteri odakli bir hale donusturulebilmesi. Bunlar daha cok People/Process/Technology odakli seyler ve oldukca onemli bir change management hususunu da beraberinde getiren durumlar. Yani oyle kolay isler degil. Kasmayin dememin nedeni de bu...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 14:05 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 12 Tem 2012, 23:16
Mesajlar: 152
Yaş: 25
Daha demin o kadar güzel bir sistem açıklaması yapmıştım ki göndere basmamla sisteme tekrar giriniz yazısı çıkmasıyla bütün motivasyonum gitti. Just in Time ile ilgili, pull ve push sistemler ile ilgili, İnventory Holding'in costları ve source of waste ile ilgili güzel bir yazı yazmıştım ama sistemden çıkmışım meğerse boşuna yazdık. Neyse başka zamana yazarız artık. :(

_________________
İlk özür dileyen en cesurdur,
İlk affeden en güçlü,
İlk unutan en mutlu...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 19:06 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 529
Yaş:
Alıntı:
Ben bu tedarik zinciri optimizasyon ve planlama sektorunun icindeyim ve global firmalarin tam olarak nerede olduklarini oldukca iyi biliyorum; calistigim firmanin vizyonu da bu dogrultuda, lakin ortada henuz "disruptive" olacak bir yapilanma yok. Dedigim uzere, push sistemden pull sisteme gecis bile henuz tam olarak olabilmis degil. Su anda ana sorun "big data" nin arz ve talepte analitik bir sekilde kullanilabilmesi ve tedarik zincirlerinin kisaltilabilmesi ile tam olarak musteri odakli bir hale donusturulebilmesi. Bunlar daha cok People/Process/Technology odakli seyler ve oldukca onemli bir change management hususunu da beraberinde getiren durumlar. Yani oyle kolay isler degil. Kasmayin dememin nedeni de bu...
Yapay zeka ve zeki sistemlerle 10-15 yıldır uğraşıyorum, dedikleriniz ülkemiz için geçerli olabilir, hatta yurt dışında bizim montajcısı olduğumuz bazı firmalar için de geçerli olabilir. Ancak ABD'de öyle firmalar var ki neredeyse tam olarak Sanayi 4.0'dalar. O firmaları gezdiğimiz zaman bunları görüyoruz. Bazı firmalar var ki çalışan sayısı 10-15 kişi yıllık üretimi 300 milyon dolar (zeki sistemler sayesinde).

Sanayi 4.0'ın tedarikle ilgisi kısmidir. Ayrıca Sanayi 4.0 anlık bir şey değildir, yani zaten "disruptive" değil. 15 yıldır dünya entegre olmaya çalışıyor. Tam entegrasyon için 10-15 yıl daha var. Bu arada bizim ülkemizin Sanayi 3.0'ı atladığını tekrarlayalım. Onun için sanayi 4.0'ı bizim ülkemiz ile açıklayamayız.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 19:08 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 28 Ağu 2014, 18:45
Mesajlar: 470
Yaş:
Alıntı:
Yapay zeka ve zeki sistemlerle 10-15 yıldır uğraşıyorum, dedikleriniz ülkemiz için geçerli olabilir, hatta yurt dışında bizim montajcısı olduğumuz bazı firmalar için de geçerli olabilir. Ancak ABD'de öyle firmalar var ki neredeyse tam olarak Sanayi 4.0'dalar. O firmaları gezdiğimiz zaman bunları görüyoruz. Bazı firmalar var ki çalışan sayısı 10-15 kişi yıllık üretimi 300 milyon dolar (zeki sistemler sayesinde).

Sanayi 4.0'ın tedarikle ilgisi kısmidir. Ayrıca Sanayi 4.0 anlık bir şey değildir, yani zaten "disruptive" değil. 15 yıldır dünya entegre olmaya çalışıyor. Tam entegrasyon için 10-15 yıl daha var. Bu arada bizim ülkemizin Sanayi 3.0'ı atladığını tekrarlayalım. Onun için sanayi 4.0'ı bizim ülkemiz ile açıklayamayız.
Hocam insanları işten çıkarıyorlar da ürettikleri malları kime nasıl satacaklar acaba ?

_________________
''Türk Silahlı Kuvvetleri, bölücü terör örgütü tamamen yok edilinceye kadar bu haklı mücadelesine azim ve kararlılıkla devam edecektir. bu vesile ile aziz şehitlerimize bir kere daha huzurunuzda tanrıdan rahmet diler, aziz ruhları önünde saygı ile eğilir, ailelerine ve bütün Türk ulusuna başsağlığı dileriz."


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 19:14 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 529
Yaş:
Sanayi 3.0'ı içeren üretim sistemleri:
CAD/CAM/CAE, Esnek imalat sistemleri, CIM (Bilgisayar bütünleşik imalat), Çevik üretim sistemleri, Tepkisel üretim sistemleri, kısmen yalın üretim ve hücresel üretim (bu iki üretim sistemi 2. ve 3. sanayi devrimi arasında geçiş sistemidir)

Not: Bu üretim sistemleri 1980-2000 yılları arası popüler sistemlerdir. Hepsi halen kullanılmaktadır. Bizim ülkemiz sermaye yetersizliği, bilgisizlik ve diğer teknik nedenlerden dolayı bu üretim sistemlerini zamanında geçiş yapamamıştır. Halen ülkemizdeki kullanımı %7-8'in üstünde değildir.


Sanayi 4.0'ı içeren üretim sistemleri:

Ajan tabanlı üretim sistemleri, fraktal üretim sistemleri, holonik üretim sistemleri, zeki imalat sistemleri, eklemeli imalat (3D yazıcı, tersine mühendislik), yeniden yapılanabilir imalat sistemleri


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 19:19 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 529
Yaş:
Alıntı:
Hocam insanları işten çıkarıyorlar da ürettikleri malları kime nasıl satacaklar acaba ?
ABD şu an gelecekteki işsizliği tartışıyor. Her şeyi makine yapacaksa insan ne yapacak sorusu...Korkmayın bizim ülkemiz çok yakın değil bu sürece :)

- İmalatçılar, biz verimliliğe bakarız devlet düşünsün bunu diyor. Verimlilik açısından haklılar.
- ABD gelecekte iki tür ülke olacağı kanısında. Şu an gelişmemiş, az gelişmiş, gelişmek olan ve gelişmiş olarak 4 kategori var. Gelecekte üreten ve sömürge ülkeler olarak sınıflanacak, çünkü aradaki fark çok artacak.
- Devletler ise eğitim sistemini değiştirip yeni meslekler yaratmaya çalışacak.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 19:19 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 529
Yaş:
Alıntı:
Sanayi 3.0'ı içeren üretim sistemleri:
CAD/CAM/CAE, Esnek imalat sistemleri, CIM (Bilgisayar bütünleşik imalat), Çevik üretim sistemleri, Tepkisel üretim sistemleri, kısmen yalın üretim ve hücresel üretim (bu iki üretim sistemi 2. ve 3. sanayi devrimi arasında geçiş sistemidir)

Not: Bu üretim sistemleri 1980-2000 yılları arası popüler sistemlerdir. Hepsi halen kullanılmaktadır. Bizim ülkemiz sermaye yetersizliği, bilgisizlik ve diğer teknik nedenlerden dolayı bu üretim sistemlerine zamanında geçiş yapamamıştır. Halen ülkemizdeki kullanımı %7-8'in üstünde değildir.


Sanayi 4.0'ı içeren üretim sistemleri:

Ajan tabanlı üretim sistemleri, fraktal üretim sistemleri, holonik üretim sistemleri, zeki imalat sistemleri, eklemeli imalat (3D yazıcı, tersine mühendislik), yeniden yapılanabilir imalat sistemleri
Bu arada Japonya ve ABD'de robotlara bilinç ve duygu verecek algoritmalar geliştiriliyor.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 19:35 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5207
Yaş:
Alıntı:
...calistigim firmanin vizyonu da bu dogrultuda, lakin ortada henuz "disruptive" olacak bir yapilanma yok. Dedigim uzere, push sistemden pull sisteme gecis bile henuz tam olarak olabilmis degil. Su anda ana sorun "big data" nin arz ve talepte analitik bir sekilde kullanilabilmesi ve tedarik zincirlerinin kisaltilabilmesi ile tam olarak musteri odakli bir hale donusturulebilmesi. Bunlar daha cok People/Process/Technology odakli seyler ve oldukca onemli bir change management hususunu da beraberinde getiren durumlar. Yani oyle kolay isler degil...
Kesinlikle öyle.
Ne olduğunu kimse bilmiyor aslında. Sadece, şu andaki üretim metodolojisi az da olsa belirli işleri ve katma değeri dünyanın belirli noktalarından başka noktalara taşıyor.

Bunu geri getirmek ve bu arada da çok yorulup perişan olmamak için gerekecek hemen her şeye de "I4.0" diyeceğiz galiba. Sonra da 2. DS'nı görüp "Tabi abi bir kere ittifak devletleri Almanya'ya çok haksızlık etti Versay'da, belliydi bunun olacağı.." demek gibi "Göz göre göre geldi abi.." diyeceğiz. :geek:


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 20:56 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 243
Yaş: 39
2 Ay önce Nürnberg de Otomasyon fuarı vardı bu seneki tema Endüstri 4.0 du (Başka ne olabilir di Ki) ben Kuka için gitmiştim zaten şu sıralar Kuka Endüstri 4.0 için bol bol yazılım Mühendisi ve Mechatronikci arıyor. Zaten Kuka için olmazsa olmaz ama ABB ve Siemens de iyi hazırlanmış tabi birde sanal gözlükle dünyanın öbür ucundaki Fabrikada çalışmanın demonstrasyonu ilgimi çeken olaylardandı. Genel olarak Almanya bu iş için tam anlamıyla hazır değil, bunun için çok ciddi altyapı yatırımına ihtiyaç var internet bu iş için yeterli kapasiteye sahip değil, inanılmaz veri trafiğini bugünün Almanyasının bunu kaldıramayacağı ortaya çıkmış bulunuyor. Ama ciddi yatırımlar planlanmaktadır. Abb standında bir Türk abimizin anlattığına göre şu an Türk sanayisi Alman sanayisinde ucuz işçilik sayesinde 3 kat daha verimli çalışmakta fakat Endüstri 4.0 hayata geçtiğinde Almanya'nın sanayisi Türk sanayisinde 4 kat daha verimli çalışacağı beklenmektedir. Yani ucuz işçilik bir yere kadar.Fuarda Türk firmaları aradım fakat 2 firma filan gördüm ikiside aynı afişten yüzertane asmış ve hiçbir ürün sergilememişti (Biri kablo biride Kabin) Firmasıdır iki firmanın da elemanları ceb telefonu incelemeden stantlarını inceleyen insanları algılayamadılar.
Anladığım kadarıyla bu işten Robot, Servo, yazılım,Server vs, Radialmotor üreticileri önümüzdeki 10 -15 senede güzel para topluyacaklar.

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 21:08 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2016, 03:41
Mesajlar: 818
Yaş:
Alıntı:
Daha demin o kadar güzel bir sistem açıklaması yapmıştım ki göndere basmamla sisteme tekrar giriniz yazısı çıkmasıyla bütün motivasyonum gitti. Just in Time ile ilgili, pull ve push sistemler ile ilgili, İnventory Holding'in costları ve source of waste ile ilgili güzel bir yazı yazmıştım ama sistemden çıkmışım meğerse boşuna yazdık. Neyse başka zamana yazarız artık. :(
Birkaç kez yaşadığım durum. Göndermeden önce bir belgeye göçürün, bu güzel ve benim de her kezinde uyguladığım bir yöntem. Emek tükenince, öz de tükeniyor.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 23:24 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 12 Tem 2012, 23:16
Mesajlar: 152
Yaş: 25
Alıntı:
Birkaç kez yaşadığım durum. Göndermeden önce bir belgeye göçürün, bu güzel ve benim de her kezinde uyguladığım bir yöntem. Emek tükenince, öz de tükeniyor.
Doğru diyorsunuz Çetin hocam. Ama bununla ilgili güzel bir yazı yazacağım tekrar.

_________________
İlk özür dileyen en cesurdur,
İlk affeden en güçlü,
İlk unutan en mutlu...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 13:35 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Mar 2014, 16:46
Mesajlar: 42
Yaş:
Alıntı:
Yapay zeka ve zeki sistemlerle 10-15 yıldır uğraşıyorum, dedikleriniz ülkemiz için geçerli olabilir, hatta yurt dışında bizim montajcısı olduğumuz bazı firmalar için de geçerli olabilir. Ancak ABD'de öyle firmalar var ki neredeyse tam olarak Sanayi 4.0'dalar. O firmaları gezdiğimiz zaman bunları görüyoruz. Bazı firmalar var ki çalışan sayısı 10-15 kişi yıllık üretimi 300 milyon dolar (zeki sistemler sayesinde).

Sanayi 4.0'ın tedarikle ilgisi kısmidir. Ayrıca Sanayi 4.0 anlık bir şey değildir, yani zaten "disruptive" değil. 15 yıldır dünya entegre olmaya çalışıyor. Tam entegrasyon için 10-15 yıl daha var. Bu arada bizim ülkemizin Sanayi 3.0'ı atladığını tekrarlayalım. Onun için sanayi 4.0'ı bizim ülkemiz ile açıklayamayız.
Yukaridaki aciklamalardaki deneyimim ve gozlemlerim bizim ulkeyi kapsamiyor - Fortune 100'den bahsediyoruz. Maalesef ulkenin guzide kurumlarinda da bulundum (Kale, Eczacibasi, Sisecam, Ulker gibi) ama planlama ve optimizasyon bakimindan cok gerideler. Zaten bizde disaridan yazilim alimi zor olur: sizi davet ederler, fonksiyonlari ogrenirler ve sonra kendi programcilarina yaptirirlar ve bu cycle boyle devam eder. Neyse fazla dagitmayalim konuyu.

Endustri 4.0 konusu su anda tanim acisindan cok dagilmis bir sey: dediginiz gibi lean uretimler, robotlar, esnek uretim yontemleri uzun zamandir hayatta zaten. Bunlar bizde de kismen uygulanan yontemler. Otomasyon gereken yerde zaten bu oluyor. Disruptive'den demek istenen, henuz ana uretim mevzularinda bir farklilik yok. Tedarik zincirleri daha esnek hale geldi, insanlarin bir risk algisi olustu ve bunlari planlara yansitiyorlar, fakat bir stentin, ornegin, uretim metodu degismedi. Artificial intelligence denen seyde aslinda multivariate statistics dir. Tabani budur. Bunun teknikleri 20-30 senedir var, software de vardi (SAS, SPSS) fakat su anda farkli olan bu datanin buyuk capta toplanmasi ve buradan yararli inferencelari cikarabilcek hardware ve software'in bulunmasi; yani artik bir cray falan gerekmiyor. Gecenlerde Verizon'dan Anne Robinson, bir sunum yapti musterilerimize ve burada 2017 deki aylik data consumption'in (global) 100 exabyte (1 Milyar GB = 1 Exabyte) oldugunu ve 2020'de bunun 200 exabyte'a cikacagini soyledi. Asil onemli nokta buradan gelen bilgileri uretim planlama, talep tahmini, envanter yonetimi, yeni urunlere vs. yararli bir sekilde kullanabilmekte. Bu yapilirken planlamacilar icin buyuk bir otomasyon ve tam anlamiyle bir exception-based yonetime gecisten bahsediyoruz. Su andaki en buyuk degisim budur.

Yeni urunlerin piyasaya cikarilmasi, modellenmesi, prototype elde edilmesi mutlaka 3D gibi teknolojilerden yararlaniyor fakat tedarik zincirleri henuz kisalmadi...

Bir de isin marketing kismi var tabii. Ama daha da kotusu burada Almanya gibi ulkelerin birtakim "standartlar" arkasina saklanip kendi urunlerine rekabet avantaji saglamalari cok gorulen birsey. Onlarda devlet ve sanayi cok yakin calisir ve bir anda ne oldugunu sasirirsiniz.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 13:42 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Mar 2014, 16:46
Mesajlar: 42
Yaş:
Alıntı:
Kesinlikle öyle.
Ne olduğunu kimse bilmiyor aslında. Sadece, şu andaki üretim metodolojisi az da olsa belirli işleri ve katma değeri dünyanın belirli noktalarından başka noktalara taşıyor.

Bunu geri getirmek ve bu arada da çok yorulup perişan olmamak için gerekecek hemen her şeye de "I4.0" diyeceğiz galiba. Sonra da 2. DS'nı görüp "Tabi abi bir kere ittifak devletleri Almanya'ya çok haksızlık etti Versay'da, belliydi bunun olacağı.." demek gibi "Göz göre göre geldi abi.." diyeceğiz. :geek:
Hep donup dolasip ayni seyler oluyor sayin HDS. Su anda Amerika'da ciddi bir sekilde Amerika veya Amerika'ya yakin uretim yapma seferberligi var. Avrupa Almanya'nin export ekonomisini daha ne kadar kaldirabilir bilmiyorum, ornegin. Ispanya, Italya ve Fransa'da ciddi bir sogulama yasaniyor.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 16:16 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 529
Yaş:
Alıntı:
Yukaridaki aciklamalardaki deneyimim ve gozlemlerim bizim ulkeyi kapsamiyor - Fortune 100'den bahsediyoruz. Maalesef ulkenin guzide kurumlarinda da bulundum (Kale, Eczacibasi, Sisecam, Ulker gibi) ama planlama ve optimizasyon bakimindan cok gerideler. Zaten bizde disaridan yazilim alimi zor olur: sizi davet ederler, fonksiyonlari ogrenirler ve sonra kendi programcilarina yaptirirlar ve bu cycle boyle devam eder. Neyse fazla dagitmayalim konuyu.

Endustri 4.0 konusu su anda tanim acisindan cok dagilmis bir sey: dediginiz gibi lean uretimler, robotlar, esnek uretim yontemleri uzun zamandir hayatta zaten. Bunlar bizde de kismen uygulanan yontemler. Otomasyon gereken yerde zaten bu oluyor. Disruptive'den demek istenen, henuz ana uretim mevzularinda bir farklilik yok. Tedarik zincirleri daha esnek hale geldi, insanlarin bir risk algisi olustu ve bunlari planlara yansitiyorlar, fakat bir stentin, ornegin, uretim metodu degismedi. Artificial intelligence denen seyde aslinda multivariate statistics dir. Tabani budur. Bunun teknikleri 20-30 senedir var, software de vardi (SAS, SPSS) fakat su anda farkli olan bu datanin buyuk capta toplanmasi ve buradan yararli inferencelari cikarabilcek hardware ve software'in bulunmasi; yani artik bir cray falan gerekmiyor. Gecenlerde Verizon'dan Anne Robinson, bir sunum yapti musterilerimize ve burada 2017 deki aylik data consumption'in (global) 100 exabyte (1 Milyar GB = 1 Exabyte) oldugunu ve 2020'de bunun 200 exabyte'a cikacagini soyledi. Asil onemli nokta buradan gelen bilgileri uretim planlama, talep tahmini, envanter yonetimi, yeni urunlere vs. yararli bir sekilde kullanabilmekte. Bu yapilirken planlamacilar icin buyuk bir otomasyon ve tam anlamiyle bir exception-based yonetime gecisten bahsediyoruz. Su andaki en buyuk degisim budur.

Yeni urunlerin piyasaya cikarilmasi, modellenmesi, prototype elde edilmesi mutlaka 3D gibi teknolojilerden yararlaniyor fakat tedarik zincirleri henuz kisalmadi...

Bir de isin marketing kismi var tabii. Ama daha da kotusu burada Almanya gibi ulkelerin birtakim "standartlar" arkasina saklanip kendi urunlerine rekabet avantaji saglamalari cok gorulen birsey. Onlarda devlet ve sanayi cok yakin calisir ve bir anda ne oldugunu sasirirsiniz.
Big data için Sanayi 4.0'da yapay zeka kullanılıyor, klasik istatistik artık Sanayi 3.0'da kaldı. Bir kısım üretim sistemlerinin Sanayi 3.0'a ait olduğunu ve ülkemizin bunları tam anlamıyla yaşamadığını (en büyük neden maliyet ve bilgi deneyim eksikliği) söylemiştim. Esnek imalat, hücresel imalat, yalın imalat, CIM Sanayi 3.0'ın yenilikleri idi. Ancak dünyada halen kullanılıyor, çünkü Sanayi 4.0 bu teknolojilerin üzerine kuruldu.

Çevik imalat, tepkisel imalat, yeniden yapılanabilir imalat sistemleri, zeki imalat, ajan tabanlı imalat, fraktal imalat ve holonik imalat bunlar direk Sanayi 4.0'ın imalat sistemleridir. Çevik imalat, sanal işletmeler oluşturarak hem lojistik giderlerini en küçükler hem de küçük firmaların boyutlarından büyük işler yapmasını sağlar. Bunu yapabilmek için CAD/CAM sistemleri ve esnek imalat sistemlerine sahip olmak lazım. Örneğin Japonya'daki bir firma Bulgaristan dan bir ihale alır, bir ürün üretecektir. Edirne'deki bir firmanın (sanal iş birliği yapmak için anlaşılmış firmanın) CNC makinesine CAM bilgisini göndererek üretimi Edirne'de yapar, ürünler Edirne'den Bulgaristan'a gider. Böylece parçalar 2 günde üretilerek 1 günde Bulgaristan'a varır. 10 günlük lojistik 1 güne düşer. Bir diğer örnek fraktal veya holonik üretimdir. Bir ürünü üretecek bütün firmalar bir tesis içinde birleşir, böylece lojistik maliyetleri oldukça azalır ve ürün maliyetleri düşer. Sıfır taşımaya en yakın yaklaşımdır bu. Wolkswagen bunu uygulayan bir firmadır. Tedarik zincirinin kısalmamasının nedeni Sanayi 4.0'da önce imalat sistemlerinde devrim oldu, ayrıca bu devrime tüm tedarikçiler geçemedi. Wolkswagen ülkemizden yedek parça alıyor ama bizim işletmeler henüz geçemedikleri için bütünleşemiyorlar.

Çevik imalatla kullanıcıların davranışını iş zekası ile tespit edip tüm işletmenin yapısını hızla değiştirebiliyoruz. İş zekası klasik istatistikten daha ziyade yapay zeka ve veri madenciliği algoritmaları kullanır. Bu algoritmalar öğrenebilir. Yani senin haberin yokken müşterilerinin davranışlarını tespit edip sana alternatif iş planları sunabilir. Mevcut ERP sistemlerinde bunların çok hafif versiyonları var.

Sanayi 4.0 bir stok, envanter veya lojistik sistemi değildir, ancak bu yaklaşımların optimizasyonu ile de ilgilenir. Ana yaklaşım imalattaki devrimdir. Örneğin TESLA Motor Sanayi 4.0'ı dibine kadar yaşayan bir firmadır. İmalattaki insan etkisi çok düşüktür.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 16:37 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Mar 2014, 16:46
Mesajlar: 42
Yaş:
Alıntı:
Big data için Sanayi 4.0'da yapay zeka kullanılıyor, klasik istatistik artık Sanayi 3.0'da kaldı. Bir kısım üretim sistemlerinin Sanayi 3.0'a ait olduğunu ve ülkemizin bunları tam anlamıyla yaşamadığını (en büyük neden maliyet ve bilgi deneyim eksikliği) söylemiştim. Esnek imalat, hücresel imalat, yalın imalat, CIM Sanayi 3.0'ın yenilikleri idi. Ancak dünyada halen kullanılıyor, çünkü Sanayi 4.0 bu teknolojilerin üzerine kuruldu.

Çevik imalat, tepkisel imalat, yeniden yapılanabilir imalat sistemleri, zeki imalat, ajan tabanlı imalat, fraktal imalat ve holonik imalat bunlar direk Sanayi 4.0'ın imalat sistemleridir. Çevik imalat, sanal işletmeler oluşturarak hem lojistik giderlerini en küçükler hem de küçük firmaların boyutlarından büyük işler yapmasını sağlar. Bunu yapabilmek için CAD/CAM sistemleri ve esnek imalat sistemlerine sahip olmak lazım. Örneğin Japonya'daki bir firma Bulgaristan dan bir ihale alır, bir ürün üretecektir. Edirne'deki bir firmanın (sanal iş birliği yapmak için anlaşılmış firmanın) CNC makinesine CAM bilgisini göndererek üretimi Edirne'de yapar, ürünler Edirne'den Bulgaristan'a gider. Böylece parçalar 2 günde üretilerek 1 günde Bulgaristan'a varır. 10 günlük lojistik 1 güne düşer. Bir diğer örnek fraktal veya holonik üretimdir. Bir ürünü üretecek bütün firmalar bir tesis içinde birleşir, böylece lojistik maliyetleri oldukça azalır ve ürün maliyetleri düşer. Sıfır taşımaya en yakın yaklaşımdır bu. Wolkswagen bunu uygulayan bir firmadır. Tedarik zincirinin kısalmamasının nedeni Sanayi 4.0'da önce imalat sistemlerinde devrim oldu, ayrıca bu devrime tüm tedarikçiler geçemedi. Wolkswagen ülkemizden yedek parça alıyor ama bizim işletmeler henüz geçemedikleri için bütünleşemiyorlar.

Çevik imalatla kullanıcıların davranışını iş zekası ile tespit edip tüm işletmenin yapısını hızla değiştirebiliyoruz. İş zekası klasik istatistikten daha ziyade yapay zeka ve veri madenciliği algoritmaları kullanır. Bu algoritmalar öğrenebilir. Yani senin haberin yokken müşterilerinin davranışlarını tespit edip sana alternatif iş planları sunabilir. Mevcut ERP sistemlerinde bunların çok hafif versiyonları var.

Sanayi 4.0 bir stok, envanter veya lojistik sistemi değildir, ancak bu yaklaşımların optimizasyonu ile de ilgilenir. Ana yaklaşım imalattaki devrimdir. Örneğin TESLA Motor Sanayi 4.0'ı dibine kadar yaşayan bir firmadır. İmalattaki insan etkisi çok düşüktür.
klasik istatistik'ten kimse bahsetmiyor burada, bunu nereden cikardiniz. Multivariate Statistics ve Neural Net'ten bahsediyoruz. Benim demek istedigim, maliyet etkin ve buyuk capli uretimlerde, imalatta bir devrim yoktur - henuz. Bunun yerine kolaborasyon, modulerlik, postponement gibi ogeler daha uygulanabilir hale gelmistir. Siz ne kadar ben envanter tutmadan is yapiyorum derseniz de, tedarik zincirindeki belirsizlikleri sonucta ya musteriniz ya da tedarikcileriniz absorbe etmeye calisir, ama sonunda bunun maliyetini yersiniz.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 17:00 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 529
Yaş:
Alıntı:
klasik istatistik'ten kimse bahsetmiyor burada, bunu nereden cikardiniz. Multivariate Statistics ve Neural Net'ten bahsediyoruz. Benim demek istedigim, maliyet etkin ve buyuk capli uretimlerde, imalatta bir devrim yoktur - henuz. Bunun yerine kolaborasyon, modulerlik, postponement gibi ogeler daha uygulanabilir hale gelmistir. Siz ne kadar ben envanter tutmadan is yapiyorum derseniz de, tedarik zincirindeki belirsizlikleri sonucta ya musteriniz ya da tedarikcileriniz absorbe etmeye calisir, ama sonunda bunun maliyetini yersiniz.
Multivariate Statistics klasik istatistik metodudur. Artificial Neural Networks yapay zeka tekniğidir ve Sanayi 4.0'da çok sık kullanılır. Sanayi devrimleri imalatta/üretimde yaşanan devrimleri gösterir. 2000'li yıllardan sonra fabrikalarda (üretim sistemlerinde) köklü değişiklikler oldu. Mekana bağımlılık azaldı, ortak kullanım gibi tanımlar ortaya çıktı. İnsansız sistemler var fabrikalarda. 3. Sanayi devrimi tek üretim sisteminde yaşanıyordu, şu an bu kavram değişti. Sanayi devrimi zaten maliyet odaklıdır ayrıca. Kitlesel üretimde birim maliyet düşüktü ancak israf vardı. Sanayi 4.0'da insan kaynaklı hata yok gibi, iş etüdü vb. tekniklere gerek yok, çünkü makine var. Kısaca insana sadece düşünme işini vermeye çalışıyor bu Devrim.

Belirsizlikleri ve milyonlarca alternatifi yapay zekaya sahip optimizasyon programları sizin adınıza 3-5 saniyede çözüyor, hatta simülasyonunu da yapıyor. Ancak yine de hata payı var. Fabrikadaki tüm makineler birbiri ile iletişim halinde. Biri bozulursa hemen bir başka makine onun yerini alıyor.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 17:14 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Mar 2014, 16:46
Mesajlar: 42
Yaş:
Alıntı:
Multivariate Statistics klasik istatistik metodudur. Artificial Neural Networks yapay zeka tekniğidir ve Sanayi 4.0'da çok sık kullanılır. Sanayi devrimleri imalatta/üretimde yaşanan devrimleri gösterir. 2000'li yıllardan sonra fabrikalarda (üretim sistemlerinde) köklü değişiklikler oldu. Mekana bağımlılık azaldı, ortak kullanım gibi tanımlar ortaya çıktı. İnsansız sistemler var fabrikalarda. 3. Sanayi devrimi tek üretim sisteminde yaşanıyordu, şu an bu kavram değişti. Sanayi devrimi zaten maliyet odaklıdır ayrıca. Kitlesel üretimde birim maliyet düşüktü ancak israf vardı. Sanayi 4.0'da insan kaynaklı hata yok gibi, iş etüdü vb. tekniklere gerek yok, çünkü makine var. Kısaca insana sadece düşünme işini vermeye çalışıyor bu Devrim.

Belirsizlikleri ve milyonlarca alternatifi yapay zekaya sahip optimizasyon programları sizin adınıza 3-5 saniyede çözüyor, hatta simülasyonunu da yapıyor. Ancak yine de hata payı var. Fabrikadaki tüm makineler birbiri ile iletişim halinde. Biri bozulursa hemen bir başka makine onun yerini alıyor.
Tamam siz daha iyi bilirsiniz. Bu isler o kadar kolay degil, ozellikle optimizasyon ile ilgili konular. Gidin bir "NP-Hard" neymis okuyun gelin. Ben size su andaki durumu acikliyorum ve bundan biraz uzak oldugunuzu anliyabiliyorum. 10-15 sene sonra durumlar ne olur, mechul. Global ekonomi olur mu, o da mechul.
Saygilar,


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 20 May 2017, 15:37 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 529
Yaş:
Alıntı:
Tamam siz daha iyi bilirsiniz. Bu isler o kadar kolay degil, ozellikle optimizasyon ile ilgili konular. Gidin bir "NP-Hard" neymis okuyun gelin. Ben size su andaki durumu acikliyorum ve bundan biraz uzak oldugunuzu anliyabiliyorum. 10-15 sene sonra durumlar ne olur, mechul. Global ekonomi olur mu, o da mechul.
Saygilar,
Yapay zeka konusunda doktoram var (ABD'de yayınlanmış makalelerim var, üretim konusunda dünyayı takip ediyorum, Türkiye'deki işletmeleri değil), çok amaçlı ve lineer olmayan meta sezgiseller konusunda (hepsinde NP-Hard problemlerini çözüyoruz) üretim sistemleri için zeki sistemler tasarlıyorum. Ayrıca istatistik'te veri madenciliği konusunda iş zekası sistemleri kodluyorum. ABD'deki araştırmaları çok yakından izliyorum, ülkemizde bu tip tepkiler görmeye alıştım.

Sanayi 4.0 bir üretim sistemi yaklaşımıdır. Ancak lojistik, yönetim vb. konuları yakından ilgilendirir. Ana odak nokta üretimdir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 May 2017, 16:01 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 23 Eki 2016, 23:43
Mesajlar: 371
Yaş: 28
Şimdi zaten sanayide geride bir ülke ve diğerlerini yakalaması çok zor bu durumda sürekli bir geriden takip oluyor. Belli bir bütçe ayrılarak en modern endüstri fikirlerinin takip edileceği ve geliştirileceği ayrı bir alan yaratılamaz mı devlet katkısıyla? Tamamen oraya kanalize olacak çekirdek bir ekip kurup ve belli bir miktar maddi destekle çağın yeniliklerinin bir ucundan yakalamak gerekir diye düşünüyorum. Çünkü zaten bu şekilde sürekli geriden takip olacak. Diğerlerinin çoktan geçtiği yollardan sen ancak geçeceksin. İşte bu yüzden ciddi bir devlet politikası olarak böyle bir örgütlenme olmalı ve desteklenmeli. Hatta daha da geniş çerçeveden ele almak bile mümkün. Örneğin şu an aklıma gelen ışınlanma mesela. Şimdi bilim kurgu gibi görünen konulara ülkenin en yetişmiş insanlarını entegre edip sistemli şekilde desteklemek belli bir seviyede tutar. Yani demek istediğim bütün ülke olarak bunlara yönelmek değil, bu zaten evrimsel sürece de ters. Fakat arada ki bu farkı minimize etmek için böyle bir kadro kurmak gerekir. Doğal gelişimin dışına çıkmalı bir anlamda, en azından belli bir azınlık şimdi bilim kurgu görünen konulara entegre olmalı. Ki yarın damdan düşmüş gibi kalınmasın.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 May 2017, 16:09 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5207
Yaş:
Alıntı:
Sanayi 4.0 bir üretim sistemi yaklaşımıdır. Ancak lojistik, yönetim vb. konuları yakından ilgilendirir. Ana odak nokta üretimdir.
Bu da doğru. Garip bir efsunu var konunun. Şimdilik altına aklından her şeyi yazabileceğin kadar geniş. Kimse tam olarak neyini, ne içinini, sınırını falan yazabilmiş değil.

Türkiye henüz bu konuya son derece uzak. Uzak kalmak için geçerli ve yeterli sebepleri de var. Ama çok yakından takip etmeye de yetkin olduğu, takip etmesi gereken tarafları da var.

Öncelikle tanımak, bir "komite" vasıtası ile anlamak gerekiyor. Türkiye'de bu henüz yok. Olacak gibi de görünmüyor. Endüstri ise şu anda kendi derdinde zaten. Sadece reklamlar ve pankartlarda kullanıyor.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 May 2017, 16:10 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5207
Yaş:
Alıntı:
Belli bir bütçe ayrılarak en modern endüstri fikirlerinin takip edileceği ve geliştirileceği ayrı bir alan yaratılamaz mı devlet katkısıyla?
Bunlar keşke para ile olsa. Paramız yok değil zaten. Senelerdir de dağıtageliyoruz. Ama bunun için başka "üst akıl"lar gerekiyor. Para bulunur, mesele bu iin direksiyonuna geçecek kadar dünya bilen, teknik bilen, endüstri bilen, organizasyon bilen, bunu jeopolitik ile yoğurabilecek, vizyoner bir "komite" kurabilmekte.

Arasak baksak, herhalde bir Alphan Manas'ı buluruz. :geek:


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 May 2017, 17:01 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Mar 2014, 16:46
Mesajlar: 42
Yaş:
Alıntı:
Yapay zeka konusunda doktoram var (ABD'de yayınlanmış makalelerim var, üretim konusunda dünyayı takip ediyorum, Türkiye'deki işletmeleri değil), çok amaçlı ve lineer olmayan meta sezgiseller konusunda (hepsinde NP-Hard problemlerini çözüyoruz) üretim sistemleri için zeki sistemler tasarlıyorum. Ayrıca istatistik'te veri madenciliği konusunda iş zekası sistemleri kodluyorum. ABD'deki araştırmaları çok yakından izliyorum, ülkemizde bu tip tepkiler görmeye alıştım.

Sanayi 4.0 bir üretim sistemi yaklaşımıdır. Ancak lojistik, yönetim vb. konuları yakından ilgilendirir. Ana odak nokta üretimdir.
Bakin amacim sizi rencide etmek falan degil, bu arada metaheuristics'ler falan demissiniz, bunlar gercekten ilgimi ceken konular, zira yoneylem arastirmasi odakliyim. Su kadarini diyeyim size: ben de 1995'te global bir paket dagitim firmasinin Paris'teki VRP paket dagitimi problemini cozuyordum; o zamanlar tek tuk dijital haritalar vardi ve biz de "Paris'teki sokaklarin 60%'i tek yon, burada cozersek heryerde cozeriz" diyip girismistik. Aramizda herhalde bir 10 sene fark var. Su anda calisitigim firma global bir yazilim firmasi - tedarik zinciri planlama ve optimizasyonu uzerine - yani size demek istedigim su ki, henuz (global) firmalar da boyle bir olgunluk yok. Vizyonlarinda var ama daha en az bir 10 senesi var ( mesela bir IS/IT projesinin kabulu, uygulamasi ve son kullacilarin intiba etmesi minimum 2-3 senedir, bu cok daha kapsamli bir olay).

Buna bir ornek, S&OP proseslerine bakacak olursak, firmalarin cogunlugu 2. seviyede filan (Arz ve Talebin denklestirilmesi). Bunu biz direkt olarak gozlemliyoruz ve Gartner'da ayni kanida. Firmalarin ajandalarina bakacak olursak (Fortune 100'den bahsediyorum), big data kullanimini, talep ve arz'da degisimleri hissetmek icin harcanan cabada one cikiyor. Bunun yani sira "cost to serve" gibi bir rakamin otomatik olarak hesaplanmasi da herkesin aklinda olan bir gereklilik. Buradan da yola cikarak "ATP (Available to Promise)" yerine "PTP - Profitable to Promise"'a gecis yapmak istiyorlar. Bu gecisi yapabilmek icin planlamacilarda, calisanlarda aranan ozellikler de artik degisiyor. Yani gecis cok sancili...Ozellikle Amerika'da iyi planlamaci bulmakta firmalar sikinti cekiyorlar - dunya kadar is var linked-in de falan.

Buradaki bir baska bariyer de, ki bence en onemlilerinden biri, SAP/Oracle gibi ERP paketlerinin belirledigi proseslerin disina cikildiginda, firmalara buyuk kulfetli isler cikiyor. Mesela bir lean uretimi APO ortaminda uygulamaniz oldukca zor (zira taban tabana zit kavramlar); bu sefer, bazen cok kapsamli modlar yaziliyor veya excel'e geri donuluyor. Boyle yeni konseptlerin uygulanma surecleri genelde IS/IT butceleri ve ERP/APS firmalarinin upgrade cycle'lari ile de ilgili.

Kisacasi dediginizi anliyorum, ve tabii ki gerekliligini de goruyorum ama buna gelene kadar bazi temel proseslerin, olgunlugun oturmasi lazim. Nasil bir lean veya six sigma konseptleri, firmalarda kulturel bir degisikligi beraberinde getiriyorsa, bu da oyle bir sey. Fakat bu degisimin de herkese iyi anlatilmasi, IT ile butunlesmesi, kullanilan proseslere intikal etmesi falan gerekli. Ben henuz bunun olustugunu gormuyorum: Yapilanlar hep one-off, butunlesik bir planin parcasi degil.

Cok konusulacak sey var ama zaman yok :)


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 May 2017, 21:39 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 529
Yaş:
Alıntı:
Şimdi zaten sanayide geride bir ülke ve diğerlerini yakalaması çok zor bu durumda sürekli bir geriden takip oluyor. Belli bir bütçe ayrılarak en modern endüstri fikirlerinin takip edileceği ve geliştirileceği ayrı bir alan yaratılamaz mı devlet katkısıyla? Tamamen oraya kanalize olacak çekirdek bir ekip kurup ve belli bir miktar maddi destekle çağın yeniliklerinin bir ucundan yakalamak gerekir diye düşünüyorum. Çünkü zaten bu şekilde sürekli geriden takip olacak. Diğerlerinin çoktan geçtiği yollardan sen ancak geçeceksin. İşte bu yüzden ciddi bir devlet politikası olarak böyle bir örgütlenme olmalı ve desteklenmeli. Hatta daha da geniş çerçeveden ele almak bile mümkün. Örneğin şu an aklıma gelen ışınlanma mesela. Şimdi bilim kurgu gibi görünen konulara ülkenin en yetişmiş insanlarını entegre edip sistemli şekilde desteklemek belli bir seviyede tutar. Yani demek istediğim bütün ülke olarak bunlara yönelmek değil, bu zaten evrimsel sürece de ters. Fakat arada ki bu farkı minimize etmek için böyle bir kadro kurmak gerekir. Doğal gelişimin dışına çıkmalı bir anlamda, en azından belli bir azınlık şimdi bilim kurgu görünen konulara entegre olmalı. Ki yarın damdan düşmüş gibi kaluyguladılarınmasın.
Güney Kore'ye bakalım:

1. Güney Kore bu işe tersine mühendislikle başladı. Kısacası farkı kapatmak için hızlı kopyalama tekniklerini uyguladılar. Ancak bu yaklaşım 1995-2010 yılları arasında uygulansa başarıya ulaşabilirdi, rakip az pazar boştu. Hala bazı sektörlerde uygulanabilir.
2. Marka yarattılar. Samsung, Hyundai, Kia, Daewoo vb.
3. Dünyanın en büyük 3 robot üreticisinden biri G. Koredir.
4. Yüksek KDV'li ürünlere yatırım yaptılar. Dünyada sadece bir kaç ülkenin ürettiği ürünlere sahipler. Örneğin, kamera teknolojileri ve görüntü teknolojilerine yatırım yaptılar.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 May 2017, 22:38 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Mesajlar: 1891
Yaş:
Alıntı:
Bunlar keşke para ile olsa. Paramız yok değil zaten. Senelerdir de dağıtageliyoruz. Ama bunun için başka "üst akıl"lar gerekiyor. Para bulunur, mesele bu iin direksiyonuna geçecek kadar dünya bilen, teknik bilen, endüstri bilen, organizasyon bilen, bunu jeopolitik ile yoğurabilecek, vizyoner bir "komite" kurabilmekte.

Arasak baksak, herhalde bir Alphan Manas'ı buluruz. :geek:
Bizde kendi Elan Musk gibi inovasyona deger veren ve elinde sermaye olan insanlari bulabilirsek veya onlar ortaya cikarlarsa bir seyler olabilir. HDS'nin tarifine uyan, kendini yetistirmis sanayici kokenli yatirimcilarimiz var ama son 15-20 yil baktigimizda fark yaratan, kaliplarindan cikan birini goremedik. Bir tek Pegasus'u kurdugunda Ali Sabanci farkli bir ise girismisti ve aldigi risk'e degdi dogrusu. Turkiye'in 2. buyuk hava yolu sirketi oldu.

Bence konuya bireysel basarilar yerine daha genel bakmakta fayda var. Hangi ekonomik seviye olursa olsun, yetismis insan faktorunu goz ardi etmeyin. Turkiye'nin her alanda ileri gitmesi icin egitim sisteminin revizyona ihtiyaci var. Mevcut egitim sistemi Turkiye'yi ileri goturmez, yerinde saydirir. G. Kore'nin %40-45'i lisans egitimi almis, Turkiye'de bu rakam sadece %11. Diger gelimis ulkelerde durum farkli degil. Turkiye nufusunun ortalama egitim seviyesi 6.5 yil. Bu rakamlar ortada iken sapkadan tavsan cikaracak adam ariyoruz.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 May 2017, 23:17 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 30 Ara 2012, 03:37
Mesajlar: 552
Yaş:
Mesleğe yeni atıldığım dönemler, her işe koşturmak, birşeyler geliştirmek ve/veya varolanı ilerletmek için can atıyorum. Özgüvenim tavanda, analiz ve metotsuz adım bile atmıyorum. 6 sigma, yalın üretim/yönetim vs derken Ankara'nın bir ovasında büyükçe bir tesiste zaman etüdü, ergonomi falan derken bir iş istasyonunun süreçlerini yalınlaştırıp aylık $2700 maliyet azaltabileceğimi hesap edip bu gelişmeyi o iş istasyonundaki ustabaşına anlatıyorum. Adam tam tabiriyle "kaşarlanmış" bir mavi yaka. Döndü ve bana "Goçum biz burda yalın değil galın üretim yapıyoruz".

O olaydan sonra üretimden uzaklaştım, kariyerimi bilişim ve proje yönetimine aktardım. Bu da böyle bir anımdır, Endüstri 4.0 falan denilince aklıma geldi ne ilgisi varsa :)

_________________
Eğilmez başın gibi
Gökler bulutlu efem
Dağlar yoldaşın gibi
Sana ne mutlu efem...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 23 May 2017, 00:41 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 23 Eki 2016, 23:43
Mesajlar: 371
Yaş: 28
Ben başka bir şeyden bahsediyorum aslında. Normal akışla gidildiğinde bu devrimler hep geriden tamamlanacak. Sen 3 teyken onlar 4, sen 4 teyken 5i geçecekler. İşte bunu kırmak için, özel sektörün olur devletin olur veya her ikisinin birden katkılarıyla ülkenin en iyi beyinlerini ülkenin içinde bulunduğu seviyenin üstüne, çok daha ileri ülkelerin konularını düşünmeye itmeliyiz. Işınlanma dedim oradan gidelim. Mesela bugün bu konuyla ilgilenen amerikalılar vardır değil mi? Bence vardır. Bu bugünün konusu değil gibi görünüyor ama geleceğin devrimlerine de adım atılıyor bir şekilde. Dediğim bu işte. Ülkenin doğal gidişatının-gelişiminin dışında aslında hepimizin bugün olmaz diye düşüneceği konulara da bazı beyinler girmeli. Ve bu sistemli şekilde olmalı. 2 adım sonrayı da düşünüp ona göre yol almak lazım çünkü zaten endüstri bilim hep geriden takip edilecek. En azından ülke içinde daha ileri konulara belli bir zümre entegre olsun ki biz de diyebilelim ha bak bizim de belli bir alt yapımız var diye. Yoksa işi doğal akışına bırakırsan zaten gelişimin de aynı ölçüde olur, bu yüzden çok daha ileri konulara da en azından bir kesim el atmalı ve bu bilinç ülke içinde oluşmalı.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 23 May 2017, 14:15 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 19 Mar 2016, 16:37
Mesajlar: 150
Yaş: 26
Alıntı:
Mesleğe yeni atıldığım dönemler, her işe koşturmak, birşeyler geliştirmek ve/veya varolanı ilerletmek için can atıyorum. Özgüvenim tavanda, analiz ve metotsuz adım bile atmıyorum. 6 sigma, yalın üretim/yönetim vs derken Ankara'nın bir ovasında büyükçe bir tesiste zaman etüdü, ergonomi falan derken bir iş istasyonunun süreçlerini yalınlaştırıp aylık $2700 maliyet azaltabileceğimi hesap edip bu gelişmeyi o iş istasyonundaki ustabaşına anlatıyorum. Adam tam tabiriyle "kaşarlanmış" bir mavi yaka. Döndü ve bana "Goçum biz burda yalın değil galın üretim yapıyoruz".

O olaydan sonra üretimden uzaklaştım, kariyerimi bilişim ve proje yönetimine aktardım. Bu da böyle bir anımdır, Endüstri 4.0 falan denilince aklıma geldi ne ilgisi varsa :)
Üstadım kusura bakma ama 'Puahahaha' diye içimden güldüm.
Ustabaşını yok etseydiniz maliyette ciddi azalmaya yol açabilirdiniz. Adam bildiğiniz ayaklı yük.

_________________
Sen Şişlide dans ederken her gece, gündüz
Biz ötede ne ovalar, çaylar, ne dümdüz

Yaylaları geçtik, karlı dağları aştık;
Siz salonda dans ederken bizler savaştık.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 23 May 2017, 20:36 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 529
Yaş:
Alıntı:
Bizde kendi Elan Musk gibi inovasyona deger veren ve elinde sermaye olan insanlari bulabilirsek veya onlar ortaya cikarlarsa bir seyler olabilir. HDS'nin tarifine uyan, kendini yetistirmis sanayici kokenli yatirimcilarimiz var ama son 15-20 yil baktigimizda fark yaratan, kaliplarindan cikan birini goremedik. Bir tek Pegasus'u kurdugunda Ali Sabanci farkli bir ise girismisti ve aldigi risk'e degdi dogrusu. Turkiye'in 2. buyuk hava yolu sirketi oldu.

Bence konuya bireysel basarilar yerine daha genel bakmakta fayda var. Hangi ekonomik seviye olursa olsun, yetismis insan faktorunu goz ardi etmeyin. Turkiye'nin her alanda ileri gitmesi icin egitim sisteminin revizyona ihtiyaci var. Mevcut egitim sistemi Turkiye'yi ileri goturmez, yerinde saydirir. G. Kore'nin %40-45'i lisans egitimi almis, Turkiye'de bu rakam sadece %11. Diger gelimis ulkelerde durum farkli degil. Turkiye nufusunun ortalama egitim seviyesi 6.5 yil. Bu rakamlar ortada iken sapkadan tavsan cikaracak adam ariyoruz.
Önce Avrupa (16. yüzyıldan itibaren) sonra 18. yüzyılın sonlarına doğru Amerika liberalleşme denen bir süreç yaşadı. Bu süreçte girişimci (veya o zamanki adı ile fabrikatör) adı verilen elindeki parayı sanayi üretimine yatıran bir sınıf çıktı. Avrupa devletleri ve ABD son 300 yıldır bu sınıf sayesinde yükselmektedir. Bu kişilerin ellerindeki birikimi sanayi, teknoloji, kimya ve bilimsel gelişmelere yatırması ile 2. Sanayi Devrimi başladı. Bu devrime bilim devri de denir. Bu dönemde bu ülkelerin eğitim sistemine yüksek matematik girdi. Cumhuriyet kurulduğunda topraklarımızda yerli girişimci bir yana yerli üretim tesisi sayısı bile çok azdı (malum kapitülasyonlar). Osmanlı da her şey devletin malıydı, bu nedenle sistem girişimciliğe elverişli değildi.

1950'de ABD uzay projesi için tüm müfredatı değiştirdi; astronomi, uzay bilimi, havacılık, uzay gözlem vb ders içeriklerini koydu. ABD ilkokuldan başlayarak tüm okulları teknolojinin tüm nimetleri ile donattı. Sonucunda başarı geldi. Uzay projesi için 1 milyon kişi çalıştı. Nükleer proje için de 200.000 kişi çalışmıştı.

Girişimci çıkarmak öyle kolay bir şey değil. Toplum mühendisliği gerekir, en az 2 nesil buna adamalı kendini. Goodyear'ın, Wright kardeşlerin, Ford'un hayatını okuyun. ABD kendini bilime adayıp, bu yolda ölmeyi göze alanlar sayesinde yükselmiştir. Bu nedenle girişimcilik müzesi vardır. ABD'de girişimciler halk kahramanıdır. ABD'yi Mars'a görüterecek Elon Musk isen Obama iş yerine gelip tebrik eder seni...Seni çağırmaz, ayağına gelir...

Eğitim sistemimiz hayal gücünü geliştirmiyor. Öğretmenler kısıtlı kapasiteye sahip, onları yetiştiren okullardan bahsetmiyorum bile, siyasetçiler vizyonsuz, eğitim seviyesi yükseldikçe oyumuz azalıyor diyen siyasetçiler var...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 23 May 2017, 20:43 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 529
Yaş:
Alıntı:
Ben başka bir şeyden bahsediyorum aslında. Normal akışla gidildiğinde bu devrimler hep geriden tamamlanacak. Sen 3 teyken onlar 4, sen 4 teyken 5i geçecekler. İşte bunu kırmak için, özel sektörün olur devletin olur veya her ikisinin birden katkılarıyla ülkenin en iyi beyinlerini ülkenin içinde bulunduğu seviyenin üstüne, çok daha ileri ülkelerin konularını düşünmeye itmeliyiz. Işınlanma dedim oradan gidelim. Mesela bugün bu konuyla ilgilenen amerikalılar vardır değil mi? Bence vardır. Bu bugünün konusu değil gibi görünüyor ama geleceğin devrimlerine de adım atılıyor bir şekilde. Dediğim bu işte. Ülkenin doğal gidişatının-gelişiminin dışında aslında hepimizin bugün olmaz diye düşüneceği konulara da bazı beyinler girmeli. Ve bu sistemli şekilde olmalı. 2 adım sonrayı da düşünüp ona göre yol almak lazım çünkü zaten endüstri bilim hep geriden takip edilecek. En azından ülke içinde daha ileri konulara belli bir zümre entegre olsun ki biz de diyebilelim ha bak bizim de belli bir alt yapımız var diye. Yoksa işi doğal akışına bırakırsan zaten gelişimin de aynı ölçüde olur, bu yüzden çok daha ileri konulara da en azından bir kesim el atmalı ve bu bilinç ülke içinde oluşmalı.
ABD ve Almanya enstitüler sayesinde dünya gücü olmuşlardır. Bizim enstitüler askerlik uzatma kurumu olarak çalışıyor. İyi işler yapanlar da var tabiki. Bu dediklerinizin yapılabilmesi için temel bilim (fizik, kimya, matematik, biyoloji, sosyoloji, felsefe) yapacak zeki insan gücüne ihtiyaç var. Ünv. puanlarına bakarsanız durumu anlarsınız. Temel bilim yapmadan ileri teknoloji geliştiremezsin. Işınlanma konusuna girmen için kuantum fizikçisine ve kuantum lab.larına ihtiyaç var. Kısa yoldan inşaat müh. olup ofis açıp para kırmayı tercih ediyor millet, kolaya kaçıp garanti iş istiyor.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 23 May 2017, 21:28 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Mesajlar: 1891
Yaş:
Alıntı:
Önce Avrupa (16. yüzyıldan itibaren) sonra 18. yüzyılın sonlarına doğru Amerika liberalleşme denen bir süreç yaşadı. Bu süreçte girişimci (veya o zamanki adı ile fabrikatör) adı verilen elindeki parayı sanayi üretimine yatıran bir sınıf çıktı. Avrupa devletleri ve ABD son 300 yıldır bu sınıf sayesinde yükselmektedir. Bu kişilerin ellerindeki birikimi sanayi, teknoloji, kimya ve bilimsel gelişmelere yatırması ile 2. Sanayi Devrimi başladı. Bu devrime bilim devri de denir. Bu dönemde bu ülkelerin eğitim sistemine yüksek matematik girdi. Cumhuriyet kurulduğunda topraklarımızda yerli girişimci bir yana yerli üretim tesisi sayısı bile çok azdı (malum kapitülasyonlar). Osmanlı da her şey devletin malıydı, bu nedenle sistem girişimciliğe elverişli değildi.

1950'de ABD uzay projesi için tüm müfredatı değiştirdi; astronomi, uzay bilimi, havacılık, uzay gözlem vb ders içeriklerini koydu. ABD ilkokuldan başlayarak tüm okulları teknolojinin tüm nimetleri ile donattı. Sonucunda başarı geldi. Uzay projesi için 1 milyon kişi çalıştı. Nükleer proje için de 200.000 kişi çalışmıştı.

Girişimci çıkarmak öyle kolay bir şey değil. Toplum mühendisliği gerekir, en az 2 nesil buna adamalı kendini. Goodyear'ın, Wright kardeşlerin, Ford'un hayatını okuyun. ABD kendini bilime adayıp, bu yolda ölmeyi göze alanlar sayesinde yükselmiştir. Bu nedenle girişimcilik müzesi vardır. ABD'de girişimciler halk kahramanıdır. ABD'yi Mars'a görüterecek Elon Musk isen Obama iş yerine gelip tebrik eder seni...Seni çağırmaz, ayağına gelir...

Eğitim sistemimiz hayal gücünü geliştirmiyor. Öğretmenler kısıtlı kapasiteye sahip, onları yetiştiren okullardan bahsetmiyorum bile, siyasetçiler vizyonsuz, eğitim seviyesi yükseldikçe oyumuz azalıyor diyen siyasetçiler var...
Benimde demek istedigim bizdeki mevcut egitim altyapisi endustri 4.0 icin uygun degil. Bugun sahip oldugu insan kalitesi ve temel sorunlariyla (en basta adalet, egitim, ekonomi ve diger devlet kurumlari), Turkiye global olcekte rekabet edemez. Belki bir iki tane iyi egitimli, sermayesi olan, bilim ve sanayiden anlayan insan cikar birseyler yapabilir (Ali Sabanci'nin Pegasus'u kurmasi gibi ama o bile henuz global olcekli bir sirket degil) ama bizim ulke olarak yetismis insan havuzumuz kucuk. Bugun TV'lerde boy gosteren aydinlarimiz (entellektuel insanlarimiz) ne kadar yeterli olduklarini goruyoruz. Isminin onunde prof olan adamlarin ortacag seviyesinde dusunceleri savunuyor olmasina uzulmemek elde degil. Turkiye buyuk bir entellektuel cokus icinde.

3-4 universitemiz haricinde universitelerimizin egitim starndartlari, kadro yapilanmasi, akademinin icinde bulungu sosyal ve kulturel gercekler, bizim gelecegin bilim adamlarini yetistirmesi icin yetersiz. 9-5 mesaisi yapilan universitelerden bilim cikmaz. Servis saati gelince universitelerde hoca kalmiyor. Savunma sanayinin altyapisina ve insan havuzuna bakin, 3-4 universite agirlikli oldugunu gorursunuz. Bunlarinda hangileri oldugu tahmin edilebilir. Her ile bir universite kurulmasi gibi anormal bir kaynak israfi yerine bolgesel olarak mevcut universitelerimizin uluslararasi standartlarda egitim verecek seviyeye cikarilmasi lazim. En basta universitelerin ozerk kurumlar olmasi ve siyasetin karismamasi gibi yapisal degisimler gerekiyor. Turkiye'deki siyasilerin kolay kolay kabul etmeyecegi seyler bunlar.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 May 2017, 00:25 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 22 Şub 2014, 17:08
Mesajlar: 949
Konum: Kırklareli
Yaş: 31
Osmanlıda yatırımı yapacak milli sermaye yoktu. Bu nedenle büyük yatırımlar devlet eliyle yapıldı buna da devlet kapitalizmi denir. Savaşlardan yorgun genç cumhuriyetimiz de bu yolu izledi. Halkında sermaye bulunmayan ülkeler için en mantıklı yol budur. Zamanla müteşebbis bir sınıf ve belirli bir milli sermaye yaratılmaya çalışıldı. Sabancılar, Koçlar sonradan Anadolu kaplanları aslanları her neyse bu politikaların ürünü.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 May 2017, 01:21 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 243
Yaş: 39
Alıntı:
Isminin onunde prof olan adamlarin ortacag seviyesinde dusunceleri savunuyor olmasina uzulmemek elde degil. Turkiye buyuk bir entellektuel cokus icinde.

3-4 universitemiz haricinde universitelerimizin egitim starndartlari, kadro yapilanmasi, akademinin icinde bulungu sosyal ve kulturel gercekler, bizim gelecegin bilim adamlarini yetistirmesi icin yetersiz. 9-5 mesaisi yapilan universitelerden bilim cikmaz. Servis saati gelince universitelerde hoca kalmiyor. Savunma sanayinin altyapisina ve insan havuzuna bakin, 3-4 universite agirlikli oldugunu gorursunuz. Bunlarinda hangileri oldugu tahmin edilebilir. Her ile bir universite kurulmasi gibi anormal bir kaynak israfi yerine bolgesel olarak mevcut universitelerimizin uluslararasi standartlarda egitim verecek seviyeye cikarilmasi lazim. En basta universitelerin ozerk kurumlar olmasi ve siyasetin karismamasi gibi yapisal degisimler gerekiyor. Turkiye'deki siyasilerin kolay kolay kabul etmeyecegi seyler bunlar.
Geçen aylarda Prof.Ümit Özdağ galiba Altaylı idi orda MHP başkanlığına aday olduğunu ve Neler yapmak istediğini ve yapılması gerekliliğini anlatırken Sanayi Devrimi 4.0 değindi ve bunun üzerinde çalışacağını falan anlatıyor du, İçimden adam Prof olunca Dünyanın halinin farkında dedim, sonrada ah be Hocam millet ne Anlar Sanayi devrimi 4.0 dan keşke İstanbul Havalimanı ve Köprü 4.0 yapıcam falan deseydin belki o zaman bu adamların gözüne girerdin.

Ben İhtiyacı olan şirketlerin bir şekilde bu işleri kendi yöntemleri ile çözeceklerini düşünüyorum, tıpkı dolmuş gibi.

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 May 2017, 01:38 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Mesajlar: 1891
Yaş:
Alıntı:
Osmanlıda yatırımı yapacak milli sermaye yoktu. Bu nedenle büyük yatırımlar devlet eliyle yapıldı buna da devlet kapitalizmi denir. Savaşlardan yorgun genç cumhuriyetimiz de bu yolu izledi. Halkında sermaye bulunmayan ülkeler için en mantıklı yol budur. Zamanla müteşebbis bir sınıf ve belirli bir milli sermaye yaratılmaya çalışıldı. Sabancılar, Koçlar sonradan Anadolu kaplanları aslanları her neyse bu politikaların ürünü.
Ozel sektorumuz icin 2000'lerin bilgi teknolojileri ve endustrisine uygun sicrama zamaniydi aslinda. Bize benzer ulkeler buyurken ve global markalar uretirken, bizim kendi global markalarimizi cikarmamiz lazimdi. Kimden bahsediyorum? Arcelik, Vestel, Ulker, Yatas/Istikbal ve aklima gelmeyenler gibi markalarimizin daha buyumesi ve kendi alaninda dunya markasi olmasi lazimdi. Mobilya ve Ev Esyasi sektorundeki IKEA'nin 2016 yillik cirosu 36 milyar euro. Ulker neden bir Kraft seviyesinde dunya markasi olmasin diyor insan icinden. ABD'de okumaya gelen ve sonra ticarete atilan Handi Ulukaya'nin kurdugu Chobani isimli yogurt firmasinin piyasa degerinin 3-5 milyar dolar arasinda oldugu soyleniyor. Benim gordugum ABD'ye acilmayan firma global olamiyor cunku ABD buyuk bir pazar, alim gucu yuksek 320 milyonluk tuketim toplumu var. Bizim firmalarimiz ise ABD pazarinda yoklar.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 May 2017, 12:47 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 28 Ağu 2014, 18:45
Mesajlar: 470
Yaş:
https://www.dunyahalleri.com/almanya-go ... ina-dikti/

_________________
''Türk Silahlı Kuvvetleri, bölücü terör örgütü tamamen yok edilinceye kadar bu haklı mücadelesine azim ve kararlılıkla devam edecektir. bu vesile ile aziz şehitlerimize bir kere daha huzurunuzda tanrıdan rahmet diler, aziz ruhları önünde saygı ile eğilir, ailelerine ve bütün Türk ulusuna başsağlığı dileriz."


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 May 2017, 17:54 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 25 Tem 2012, 17:34
Mesajlar: 492
Yaş:
Bahçeşehir Ün. Endüstri 4.0 sunumlarından bir tanesinde Abbas 3boyutlu yazıcılar olarak sunum yaptım. Orda dediğim şuydu,

Buğday üretmek endüstri 1.0
Değirmende Un üretmek endüstri 2.0
Fırın da ekmek üretmek endüstri 3.0
Ekmeğe chip takıp bana gel demek ( artık dronla olur, evde 3boyutlu yazıcı ile olur akıllı ekmek diyelim) Endüstri 4.0

Endüstri kaç sıfır olduğu değil bizim nerde olduğumuz önemli.

_________________
HaciBot 3 boyutlu dünyaya hoşgeldiniz.

Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 May 2017, 22:26 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 243
Yaş: 39
Alıntı:
Almanya'nın neleri düşünmek zorunda olduğunu bir hayal edelim niye endüstri 4 diye bir şeye kafa yoruyorlar acaba. Öyle bir ülke ki ayakta kalmasının refahını sürdürmesinin tek yolu dünya ile arasındaki endüstriyel farkın kapanmaması üzerine kurmuş. Petrol yok ABD gibi dev bir coğrafyada doğal bir ekonomisi de yok küçücük toprağa sıkışmış 90 milyon kişi ancak bütün dünyaya ürün satarak ayakta kalabiliyorlar. Sadece 100 yıldır da bunu başarabilmişler öyle çantada keklik bir durumda değil dün yoktu yarında olmayabilir bu koşullar. Şimdi Almanya bir çok şey üretiyor buna göre bilimini eğitimini endüstrisini finansını kurgulamış ama dünya o kadar hızla değişiyorki her ülke artık üretime yöneldi en zor şeyleri bile en vasat ülkeler hırs yaparsa üretebilir hale geldi. Bilim mühendislik kaynaklar paylaşıma açıldı, markaların hegemonyası yerini oem ürünlere no name ürünlere bırakıyorlar. Kaliteli markalar ile oem ürünler arasındaki kalite farkı sürekli kapanıyor. Telefonlarda bilgisayar parçalarında chip lerde bile bunları görüyoruz marka ayakkabılar tişörtler pc ler artık can çekiyorlar. Gelecek Nike ların, Sony lerin yaşayamayacağı bir dünyaya doğru gidiyor. Buna Arabalar, asansörler, telefonlar her şey eklenecek. O zaman geldiğinde işte Almanya için işler çok zorlaşacak. Made in Germany anlamını yitirecek ama gerçekten yitirecek çünkü kalite farkı kapanacak. Tabanda o kadar güçlü bir üretim becerisi gelişiyor ki artık bu kaçınılmaz bir gelecektir. Almanya işte bu refahı dayadığı dünyaya mal satma durumunun ilelebet devamını istiyor ama bunu sağlamanın hiç bir yolu yok. Bakın telefonlarda şimdi bir Huawei fırtınası esiyor. Bu aslında yeni parıldayan bir marka değil oem üretimin piyasayı ele geçirmesidir. Kimse artık illada Samsung Sony Nokia olsun demiyor çünkü bir sürü tabandan gelen üretici aynı kaliteyi yakalıyor artık kolaylıkla. Tabandan gelmek tabi kobi olacak anlamına gelmiyor Huawei yi biliyorum
dev firma olduğunu ama bahsettiğim model zaten budur. Almanya bu telaşı yaşıyor çok geçmeden Arabalarına varana kadar sayısız seçenek ortaya çıkacak. Ne yapabileceğini de bilmiyor aslında ama bir telaşı var ve uyum sağlamaya hazırlanıyor elinden geldiğince. Çözüm bulamaz ama geleceğin farkında olmaya çalışıyor onu bekleyecek kendi silahları ile elinden geldiğince. Bu geleceğin tabana yayılmış üretim modeline uyum sağlamak istiyor şimdiden. Yoksa zenginliğine zenginlik, teknolojisine teknoloji katmak projesi değil bu. Panik yaşıyorlar aslında

Hocam neden kapıldın böyle bir hissiyata ama bu yazdıklarınız çok doğru değil.
Tamam dünya gelişiyor ama bir japonya yada Almanya uyuduğuda pek söylenemez.
Adamlar ihtiyaca göre üretim ve tasarım yapıyor.

Bakın Huwei demişsiniz, kullandığı kameralar Karl Zeis mı yoksa Leica mı yoksa Sony mi?
İşletmeci Infenaon mu , AMD mi yoksa intelmi?
Göttingen kentinde Cohorent diye bir Firma var Laser firması bildiğiniz bütün ekran üreticileri Samsung dan Apple ekran yapabilmek için makinayı burdan alıyorlar bizimkilerde! Kendim gördüm. O cihazları üretmek için tasarlanan bir çok makina yaJapon ya Alman yada Abd li makina olmasa Sensörler yahut aktörler,beğenmediğim İtalya bile Pneumatikte çok ileri.
Çinli Motor işini çözemediği Iiçin 2023 den sonra sadece elektrikli araç piyasaya izin verecek neden biliyormusunuz çünki Adamlar 30 parçalı Motor üretebiliyorlar 300 parçalı çeşidli dinamikleri olan Motor tasarlayamıyorlar, bakın koca şirket gelip Otosandan lisans alıyor Motor için .
AB de 2500 çeşid Çelik var, Almanyada 3000 çeşidden fazla bunun 2000 çeşidi son on senede geliştirildi.
Bakın biz dahi Zırhlı araç Tank tasarlıyabiliyoruz fakat Çelik Avrupadan Motor Avrupadan.
Adamların hobysi bile teknoloji üretiyor . Lithium aküler, uçan Quatlar felanfilan geçen TV de Motorlu destere DünyaŞampiyonası izledim (bu ne la dedim,bak ne boş işlerle uğraşıyorlar Felan dedim, birincinin Teknik dedteği MakinaMühendisi) vay be dedim Adam destere için
Wankelmotor üretip takmış...Ne oluyo be dedim içimden, aklıma Çağdaş geldi Ulan biz şu motoru çalışıyor hale getirebilseydik (daha doğrusu güvenebilseydik) şimdi kendi markamızda Otomobil satardık dünyaya dedim.
Bakın Çinli üretiği 1TL lik mallarla (eski den şöyle bir laf dolaşırdı Türkiyede, bir şey icad edip bunu 1 TL ye her Çinliye satarsan Milyarder olursun diyolardı. Bana enteresan gelmişti bu fikir ama anlaşılan Çinli de böyle düşünmüş herkeze 1TL lik mal satayım milyarlar kazanayım....demişki herifler kalitesiz mallarla muazam Sermaye biriktirdiler, şimdi kendilerinin akıl yetiremedikleri işlerde Şirketleri satın alıyorlar Kuka gibi.

Bu Endustri 4.0 Birazda Çin i dizginlemek için,dediğim gibi ucuz işçilik gelecekde para etmeyebilir.

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 May 2017, 00:05 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 243
Yaş: 39
Alıntı:
Sayın Kafkasya siz zaten bugünün muazzam Almanya sının olduğu dünyayı anlatıyorsunuz haliyle çok örnek bulursunuz. Almanya bugün muazzam bir noktada ABD den daha fazla ihracat yapıyor Aylık ihracatı bizim yıllık ihracatımız gibi. Zaten bu düzeye artık bağımlı oldukları için panik yaşıyorlar. Artık erişecek noktaları değil kaybedecekleri olan bir ülke Almanya. Dünya da peşi sıra dehşet bir tempoda arkasından geliyor. Malezya Singapur Brezilya Türkiye o kadar çok ülke varki buna inanın İran Mısır Cezayir bile eklenecek 21. yy ortalarında. Bu dünyada Almanya öyle bir muazzam başarılı noktadaki her gelişme ondan bir şeyler götürüyor. Bugün Almanya nın her ürünü markadır fayans yapıştırmak isterseniz alacağınız kimyasal da arabada her şey dünya ortalamasının üstünde fiyatla satılıyor çok yüksek karlarla satılıyor. Ancak bu marka farkı zamanla ortadan kalkma eğiliminde dünyamızda. Çocukluğumuzdaki marka giyim saplantımız nasıl artık yok oldu ise dünyanın kalanında da bu böyle oluyor. 20 yıl önce her şeyin Alman ABD Japon İsviçre gibi etiketleri iyi mal isteyenlerin tercihi idi ama artık bir sürü ucuz ama kaliteli alternatifler var. Bu gittikçe de artıyor eğilim öyle. 20 yıl sonra benim inancıma göre bırakın ara malları Mercedes BMW bile anlamsızlaşacak artık. Önünüze öyle seçenekler sunulacak ki niye BMW alacakmışım diyeceksiniz. Böyle bir dünyada ya BMW yok olmak zorunda yada mütevazi olmak zorunda. Mütevazi olmak ta Almanya için yok olmadan farksızdır. Almanya en zirveye çıkmış artık çıkabileceği yer yok kriteri belirleyen ülke olmuş. Bundan sonra ya orada kalır yada geri düşer ama daha ilerisi yok. Muhtemelen birileri ona yetişecek paçasından çekerek yükselecekler. Almanya bunun korkusu ile beyin fırtınaları yaşıyor aslında. Bize karşı dile getiremiyor ama gizli korkuları üzerine beyin fırtınaları yaşıyor.
Panik yaşıyorlar lafını çok erken kullanıyorsunuz.

Dünya büyüyecek zaten ama Mercedes dediğiniz şirket otomobili keşfeden şirket düne kadar uzaya Roket filan gönderiyordu,150 yıl önce üretilen Disel Motoru çözememiş ülke sayısız 200 e yakın bu şirketde Renk firmasının sahibi yani M A N yani ALTAYIN yürümesini sağlayacak firma yani Ariane Roketlerinin en kritik parçalarını üreten Firma. Ve bunlar 100 Yıllık sermaye.
Bakın Çin ve Rusya da Uçak üretmek istiyor üretiyor gibi gözüküyor fakat desdek veren firmalar Avrupadan yok Liebherr yok Royls Felan flan , adamlar Mars a,Satürne Sonda gönderiyor.
Bakın A4 kağıdI dediğimiz Alman Endüstri normudur, DIN A4 yada 5 yada 1 DIN yani Deutsche İndustrie Norm .Bir civata, endüstri yağı ,bir civatayi hangi Nm sıkmamız gerektiğini bu adamların yazdığı kitaplardan öğreniyoruz,tüm Mekanik bilgileri,Elektronik verileri,Kimyasal,Fiziksel gelişmeleri bu adamların yazdığı kitaplardan öğreniyoruz, adamlar Cern i yapsın bişeyler bulsun bizim Proflerde Türkçeye çevirsinlerde bizim öğrenciler bunu okusun. Önce bu zinciri kırmak gerekli, kendi normlarımızı yapmamız gerekli, kendi standartlarımızı belirlemeliyiz.
Adamlar Normlarımızı ve Standartlarımızı belirliyor, bu nedenle Dünya Ticaretine hakimler.

Bizim şu an işleyen üç beş çarkımızda geçmişde yetişen gençlerimiz sayesinde, okullarımız Kuran kursuna çeviriliyor, or alardan Bilim çıkmaz bunu hepimiz biliyoruz değilmi? Hayır yani din öğrenildiğinden değil dining öğretmek isteyenlerin yüzünden, kendi bildiklerinin doğru olmadığını bildikleri Halde.
Birtek biz değil diğer ülkelerde aynen böyle.
Brezilya nın Felan Adam olacağını hikaye,üretdikleri Uçak lar Lockheed dünyada ki şirketlerin çoğu bu adamların.
Adamların birtek endüstrisi değil Sermayeleri sayesinde Gizli servisleride verimli çalışıyor, bazı yerde bunuda sonderece güzel kullanıyorlar.
Halimiz ortada.

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


En son Kafkasya tarafından 29 May 2017, 00:44 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 May 2017, 00:52 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 243
Yaş: 39
Alıntı:
Dünya gümbür gümbür geliyor, Allah ömür verirse 20 yıl sonra ki Almanya yı görünce beni hatırlarsın.
İnşallah, ama bakın yine bu adamların ortaya atdığı Endustri 4.0 tartışıyoruz.

Hukukun olmadığını, düzenin sağlanamadığı ülkelerde, insana değer verilmeyen yerlerden gelişim beklemeyin.

Ha siz siz olun ayakabı alırken ucuz ama kaliteli deyip ayakkabılar almayın, sakat kalıyordum nerdeyse, dizleri ve omuriliği çok kötü bozan ayakkabılar var.Son derece sağlıksız.

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 May 2017, 01:36 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 243
Yaş: 39
Alıntı:
Tabana yayılma eğilimi gösteren üretim modeli gelişiyor. Bakın artık Madonna lar Michael Jackson lar bile çıkmıyor filimler eskisi gibi dev prodüksiyonlar değiller. Yinede güzeller işin garibi yine güze lfilimler ve şarkılar var ama şöhretler yok. Parıldayıp yok olan ünlü bile olmaya fırsat bulamayan gelir geçer şeylerin devrine girdik. Tarkan ile bitti mesela bizdede şöhretler. Sezenler Ajda lar İbo lar çıkıyormu artık yada hiç çıkacak gibi bir hava var mı Sebep işte bu yeni devrin gerçeği. Tabana yayılmış her alanda bir üretim ve markalaşmadan ihtiyacın karşılanabilmesi durumu. Şu anda bu fark edilemeyebilir eskinin kalıpları direniyor imkanları da var ama nefesleri tükenecek ve çokta sürmeyecek bu. 10 yıl sonra bile bunu göreceğiz artık BMW nin yeni modellerini konuşmayacağız hatta hiç bir şeyin yeni modelini fark bile edemeyeceğiz. Şöhretlerin devri bitiyor artık şöhretsiz olanların devri başlayacak. Niye şöhretsiz olacak peki bunlar çünkü çok fazla iyi olacak ortalıkta. Buda endüstrisi şöhretler üzerine inşa edilmiş Almanya için bir felakettir işte.
Utopya :D

Yok be Hocam, geri den gelen nesil çok yeteneksiz. Bu yeni yetmeler hala bana eskileri dinlememe neden oluyor. Bir pachelbel canon varki adam 1706 ölmüş bir muzik yapmış ben hala dinliyorum.
Binlerce Mühendisin çalışdığı binlerce firmanın parça götürdüğü BMW kaybolmaz sahibi değişir , Dünya nereye evrilir bilmem ama iyi bir yere doğru gitmediği ortada.
Eğerki Almanyada Hukukun üstünlüğü, Adaleti,Insanlara saygılı davranmayı bırakıp keyfi ve çıkarcı olursa düzenini bozarsa kendi ayağına kurşun sıkar tarihin çöplüğünde yerini bulursunuz.
Aklını kullanamayanların üzerine pislik yağarmış.
Sermayenin satın alabileceği milyonlarca beyin var.

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 30 May 2017, 19:51 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 529
Yaş:
Alıntı:
Benimde demek istedigim bizdeki mevcut egitim altyapisi endustri 4.0 icin uygun degil. Bugun sahip oldugu insan kalitesi ve temel sorunlariyla (en basta adalet, egitim, ekonomi ve diger devlet kurumlari), Turkiye global olcekte rekabet edemez. Belki bir iki tane iyi egitimli, sermayesi olan, bilim ve sanayiden anlayan insan cikar birseyler yapabilir (Ali Sabanci'nin Pegasus'u kurmasi gibi ama o bile henuz global olcekli bir sirket degil) ama bizim ulke olarak yetismis insan havuzumuz kucuk. Bugun TV'lerde boy gosteren aydinlarimiz (entellektuel insanlarimiz) ne kadar yeterli olduklarini goruyoruz. Isminin onunde prof olan adamlarin ortacag seviyesinde dusunceleri savunuyor olmasina uzulmemek elde degil. Turkiye buyuk bir entellektuel cokus icinde.

3-4 universitemiz haricinde universitelerimizin egitim starndartlari, kadro yapilanmasi, akademinin icinde bulungu sosyal ve kulturel gercekler, bizim gelecegin bilim adamlarini yetistirmesi icin yetersiz. 9-5 mesaisi yapilan universitelerden bilim cikmaz. Servis saati gelince universitelerde hoca kalmiyor. Savunma sanayinin altyapisina ve insan havuzuna bakin, 3-4 universite agirlikli oldugunu gorursunuz. Bunlarinda hangileri oldugu tahmin edilebilir. Her ile bir universite kurulmasi gibi anormal bir kaynak israfi yerine bolgesel olarak mevcut universitelerimizin uluslararasi standartlarda egitim verecek seviyeye cikarilmasi lazim. En basta universitelerin ozerk kurumlar olmasi ve siyasetin karismamasi gibi yapisal degisimler gerekiyor. Turkiye'deki siyasilerin kolay kolay kabul etmeyecegi seyler bunlar.
Bu ülkedeki bir çok üniversite diploma dağıtıyor, vermiyor. Bu konuda size katılıyorum. Öğrenciler de akademisyenler de ya yetersiz, ya da bilim konusunda hırslı değil. Bir de teknik sorunlar. Laboratuvarların yetersizliği vb.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 05 Haz 2017, 16:06 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 23:04
Mesajlar: 112
Yaş:
Alıntı:
Buğday üretmek endüstri 1.0
Değirmende Un üretmek endüstri 2.0
Fırın da ekmek üretmek endüstri 3.0
Ekmeğe chip takıp bana gel demek ( artık dronla olur, evde 3boyutlu yazıcı ile olur akıllı ekmek diyelim) Endüstri 4.0

Endüstri kaç sıfır olduğu değil bizim nerde olduğumuz önemli.
Bu listeye gore son adimdaymisiz izlenimi doguyor lakin artik bugday bizim urettigimiz gibi uretilmiyor. Yeni teknolojiler tarim ve hayvanciligin yapilis seklini de degistiriyor.

Sekil 1-A artik inekler insansiz ciftliklerde lazerli makinelerde sagiliyor, yedikleri yem tabletle GPS uzerinden kontrol edilen traktorle ekilmis tarladan geliyor. Hasat makineleri metrekare basina verimi kaydedip harita uzerinde gosteriyor. Sekil 1-B bu da bizim ciftcimiz. Bu adamlarin bizi beslemesi artik mumkun degil. Artik sanayi devrimini kacirmis toplumlarin yiyecek ekmek bulamayacagi bir doneme giriyoruz. Tunelin ucu cok fena bir yere cikti yani.
Alıntı:
"Goçum biz burda yalın değil galın üretim yapıyoruz".
Burada mavi yakanin yaklasimi dogru cunku muhendis adam kod yazacak, devre tasarlayacak veya yapisal analiz yapacak. Ihtiyacin 50 kati adam alinmis, 6 sigmayla tasarruf edecekmisiz hicbir mantigi yok.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 49 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye