TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 22 Eyl 2017, 11:16

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 3674 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 169 70 71 72 73 74 Sonraki
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 19:41 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 13 Tem 2012, 18:37
Mesajlar: 969
Konum: Kadıköy
Yaş: 40

Bir önceki sayfanın en son iletisi:

ALLAH 'ım bana bu uçağın uçtuğu günleri görmem için sabır ve sağlık ver .. AMİN

_________________
Eski kullanıcı adım asade


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 21:46 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:26
Mesajlar: 2005
Yaş:
Bütün sektöre tek kişi bakıyor sanki, ve adam kendini de hiç geliştiremedi. Yıllardır hep aynı kurgu aynı efektler aynı ses.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 22:00 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 12 Şub 2016, 22:05
Mesajlar: 237
Yaş:
Vira bismillah, bu uçak daha çok su kaldıracak, şimdiden buradaki atışmaları tez savaşlarını 1000.sayfayi görür gibiyim, inşallah kendi gozumuzlede uçtuğu gunleri görür solo Türk gibi kendi uçağımızın akrotim t-short şapkasını pecini gururla taktigimiz gunler gelir.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 22:05 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 02 Ağu 2014, 11:52
Mesajlar: 685
Yaş:
Alıntı:
Bu video benle sayfalarca tfx illa hava önleme olacak kara saldırı f-35 diye ısrar edenlere güzel bir cevap oldu gibi. Aklın yolu birdir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2017, 23:30 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2348
Yaş:
Alıntı:
ALLAH 'ım bana bu uçağın uçtuğu günleri görmem için sabır ve sağlık ver .. AMİN
İlk F-16' lar geldiğinde (aklımda kaldığı kadarıyla 8 adet olması lazım) 9-10 yaşlarında olduğumu hatırlıyorum. 1987 yılındaydı ilk parti F-16' lar gökyüzüyle buluştuğunda epeyce sevinmiştim. Henüz çocuk yaştayken bile neye sevinmemiz gerektiğinin bilincindey mişiz! Kendi kendime su soruyu sorduğumu hatırlıyorum; Acaba 160 adet F-16' nın bittiğini görebilecek miyiz?

O dönemde F-16' yı tamamen kendimizin yaptığını zannediyordum. Çünkü kampanyanın ismi '' Kendi Uçağını Kendin Yap'' projesiydi. Yaş ilerledikçe işin aslının öyle olmadığını öğrenmiş olduk. Yaşımız 40' a merdiven dayadı; halen bir arpa boy yol alabilmiş değiliz. Dile kolay 30 yıl (!) Türkiye' nin tekerine nasıl çomak soktuklarını; NATO ayağına Türkiye' yi nasıl sömürdüklerini, Türkiye' nin gelişememesi için ne tezgahlar kurduklarını buradan anlayabilirsiniz. Oysa ki Güney Kore; bizden sonra başladığı sanayileşme serüveninde bizi fersah fersah geçerek, bizlere teknoloji ihraç eder hale geldi. Nasıl bir kumpasın içine düşürüldüğümüzü yaşayarak tecrübe etmiş olduk.

Hayatımızın şu döneminde yine aynı şeyleri tekrar ediyoruz. TF/X projesi ilk meyvelerini verdiğinde aşağı yukarı 60 yaşında olacağız. Son uçağın üretildiğini görememe ihtimalimiz bile vardır. Bizim nesle valla da yazık oldu. Belki de dünya gözüyle bir TF/X göremeyeceğiz.

_________________

Bizim ilham kaynağımız; doğrudan doğruya, Türk milletinin vicdanı olmuştur.
Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 00:25 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 22 Mar 2016, 14:41
Mesajlar: 29
Yaş: 0
Ben şahsen kendi adıma tabiki önemli olduğunu düşündüğüm, gördüğüm bir çok ürün, proje var ancak bu oyuncağın -projenin eğer başarılı olduğunu varsayarsak- en azından ilk uçuşunu görmeden ölürsem yeminle gözüm açık giderim. Bana daha önceden ölmek nasip olmasın!..


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 01:20 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 23 Tem 2012, 01:18
Mesajlar: 70
Yaş:
Ben bu uçağın eğer İngiltere ile aramızda ciddi problem olmaması halinde motoruda halledilmiş iyi bir ürün olarak çıkacağı kanaatindeyim.Endişem Amerikayla Suriye'de bölücü terör örgüt devleti kurma isteği yüzünden aramızın papaz olması ve bunun İngiltereyle olan ilişkimizi etkilemesi.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 01:29 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 13 Tem 2012, 18:37
Mesajlar: 969
Konum: Kadıköy
Yaş: 40
Alıntı:
İlk F-16' lar geldiğinde (aklımda kaldığı kadarıyla 8 adet olması lazım) 9-10 yaşlarında olduğumu hatırlıyorum. 1987 yılındaydı ilk parti F-16' lar gökyüzüyle buluştuğunda epeyce sevinmiştim. Henüz çocuk yaştayken bile neye sevinmemiz gerektiğinin bilincindey mişiz! Kendi kendime su soruyu sorduğumu hatırlıyorum; Acaba 160 adet F-16' nın bittiğini görebilecek miyiz?

O dönemde F-16' yı tamamen kendimizin yaptığını zannediyordum. Çünkü kampanyanın ismi '' Kendi Uçağını Kendin Yap'' projesiydi. Yaş ilerledikçe işin aslının öyle olmadığını öğrenmiş olduk. Yaşımız 40' a merdiven dayadı; halen bir arpa boy yol alabilmiş değiliz. Dile kolay 30 yıl (!) Türkiye' nin tekerine nasıl çomak soktuklarını; NATO ayağına Türkiye' yi nasıl sömürdüklerini, Türkiye' nin gelişememesi için ne tezgahlar kurduklarını buradan anlayabilirsiniz. Oysa ki Güney Kore; bizden sonra başladığı sanayileşme serüveninde bizi fersah fersah geçerek, bizlere teknoloji ihraç eder hale geldi. Nasıl bir kumpasın içine düşürüldüğümüzü yaşayarak tecrübe etmiş olduk.

Hayatımızın şu döneminde yine aynı şeyleri tekrar ediyoruz. TF/X projesi ilk meyvelerini verdiğinde aşağı yukarı 60 yaşında olacağız. Son uçağın üretildiğini görememe ihtimalimiz bile vardır. Bizim nesle valla da yazık oldu. Belki de dünya gözüyle bir TF/X göremeyeceğiz.
İlk partiyi görseydik bari :) Valla moralim bozuldu yazdıklarını okuyunca..

_________________
Eski kullanıcı adım asade


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 01:57 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2348
Yaş:
Alıntı:
İlk partiyi görseydik bari :) Valla moralim bozuldu yazdıklarını okuyunca..
Kusura bakma hocam, moralini bozmak istemezdim lakin sen de anılarımı depreştirdin :) İnsanoğlu asıl itibariyle boşa harcanmış zaman üzülüyor. Dedem de aynı şeyleri söylerdi, babam da aynı şeyleri söylüyor, ben de aynı şeyi söylüyorum. Ne tuhaf!

Teknolojinin ışık hızıyla ilerlediği 20' nci yüzyılı adeta pinekleyerek geçirtmişler! Bütün suçu NATO' ya bağlanma sürecinde ararım.
Mussuori Zırhlısı, Marshall Yardımları derken; memleketi rayından çıkartmışlar. Düşünebiliyor musunuz; Boeıng Şirketi 1916 yılında kurulmuştu. Türk Hava Kuvvetlerinin kuruluş tarihi 1911. Büyük Atatürk '' istikbal Göklerdedir. Göklerini koruyamayan uluslar, yarınlarından asla emin olamazlar” dediği zamanlar aşağı yukarı aynı zaman dilimine denk geliyor.

Yani 1938- den sonraki süreci boşa harcamışız. İşte o döneme; KARŞI DEVRİM SÜRECİ denilmektedir. Halen de bitmiş değil...! Allah hayırlısını versin.

_________________

Bizim ilham kaynağımız; doğrudan doğruya, Türk milletinin vicdanı olmuştur.
Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 03:02 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 14:25
Mesajlar: 3228
Yaş:
Bu proje iyi yönetilirse çok ortaklı bir şekle bürünerek önümüzdeki 20+ yıl içinde gerçekleşir.Bu projeye F35 projesinin ucuz bir alternatifi olarak dünyanın geri kalanının ciddi anlamda ihtiyacı var. Avrupanın ihtiyacı var, asyanın ihtiyacı var vs... F35 dışında da ete kemiğe bürünen bir uçak projesi de yok. O uçağı da her hava kuvveti kaldıramaz. Yani iş dönüyor dolaşıyor bu projede bitiyor.

Şu an için motor seçimi yapılmadığından neye benzeyeceği belli olmayan. Seçilse dahi Atak ta ve Altay da ki gibi sadece ihtiyaç kadar motorun hazır alımı ile ihracat yapamadığımız bir projeyle mi kısıtlı kalacağı yoksa çok ortaklı bir şekilde motorun üretiminde ve geliştirilmesinde aktif rol olacağı daha düşünülmemiş bir proje.

Her şey yolunda bile gitse (Oraya buraya eyyy çekmeden) en erken 20+ yılda uçabilen bir prototip yapabiliriz. Bu iş tüm mevcut projelerin en üstünde. Çoooook paralar ve zamana ihtiyacı var. Tüm bunları yönetecek planlı ve disiplinli bir organizasyonda gerekli. Bu işten sadece Türkiye nin ihtiyacı olarak görülerek yola çıkılırsa sonuç alınamaz.

Şuan bu projeye bir çok ülkenin ilgisi mevcut. İngiltere teknik destekle, Katar maddi destekle yol arkadaşımız gibi görünüyor. Bu işi biran önce organize etmeye başlamalıyız. Yoksa bu rüzgarı kaçırırız.

Bu uçak 2023 e hazır olmaz. Olursa da bizim olmaz.

_________________
Resim
Death Star da sıkışıp kalmış stormtrooper


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 03:09 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 20 Tem 2012, 20:07
Mesajlar: 579
Yaş:
Bu uçak Türk savunma sanayine çok büyük bir beceri getirecek bu konuda bir şüphem yok eğer pes edilmez ise fakat hava kuvvetlerine ne kazandıracak bu konuda anlamadığım şeyler var.Hava hava diyoruz fakat bu konuda geleneksel mi davranıyoruz yada romantik. Lightning 2 gibi bir uçağı neden avcı olarak kullanamıyoruz ?Üzerinde yetenekli bir füze taşıdığı takdirde Lightning 2 gibi bir sensör havuzunun yaratacağı tehdit neden EF den veya F15 azdır aklım almıyor.Biz bu uçağı ne kadar bir bütçe ile yapacağız muadil uçakların bütçeleri ve geçmiş deneyimleri ne kadar ?

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 03:18 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 14:25
Mesajlar: 3228
Yaş:
Yeni nesil uçak projeleri bir elin parmaklarını geçmez. Başarılı sayılabilecek olanıda bir tane zaten. Dünyanın yeni nesil bir uçağa ihtiyacı var. Bu uçak zaten öyle ya da böyle çoklu görev seçeneğinde olacak. F 16 gibi. Ama F 22 ayarında isteniyor. Neyi ne kadar başaracağız zaman, para ve yönetimle bunu görebiliriz.

Bu proje devam ederken akan paraları çok sorgulayacak ve anlam veremeyecek kamuoyu. Hatta iş bilmez popülist bürokratların ve siyasilerin baltalamalarına bile maruz kalabilir bu 20+ yılda. Tüm bu baskıyıda absorbe etmek için daha çok ortağa ihtiyacımız var. Bu iş çok pahalı hem de çooooook.

_________________
Resim
Death Star da sıkışıp kalmış stormtrooper


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 08:32 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 17 Tem 2012, 16:48
Mesajlar: 814
Konum: Merzifon
Yaş: 43
%100 Bizim olmasa da işin tamamlanması 20 yıldan az sürsün, kısa sürede hazır olsun. Çok ortakla ve o sürede projeyi yürütemeyiz, başkaları da büyük ihtimalle yürütemezler. A-400M Uçağı örnektir, ki o adamlar çok ortakla çalışmaya da alışkınlar.

Silah sistemlerine, aviyoniklere ve yazılımına hakim olalım, öpüp başıma koyarım. Sadece yazılımı bile devasa bir iş.

Uçağa acilen ihtiyacımız var ama teknolojiyi özümseme işini zamana yayabiliriz.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 08:57 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 14:25
Mesajlar: 3228
Yaş:
Bu işte o olmuyor. Bu 20 yıl benim ifadem değil. Bu işin içindeki adamların ifadesi ve son derecede iyimser. Çok ortak demek para demek. Bu işler artık tek bir devletin altından kalkamayacağı işler. O dediğiniz gibi olsun istiyorsanız o sürede ancak ek f 16 alımı ve teslimi yapılır. Siz istesenizde istemesenizde bu iş böyle. Tüm o görseller bu işe ilk giriş gazı için yapılan gösteriden ibaret şuan. Kamuoyunu bu uzun maratona hazırlamak.

_________________
Resim
Death Star da sıkışıp kalmış stormtrooper


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 09:17 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 14 Şub 2016, 16:49
Mesajlar: 358
Yaş:
Yeni nesil ucak projeleri o kadar pahali olmaya basladi ki yakinda ABD - Rusya - AB anlasip tek bir ucak yapacaklar - herkes ayni ucagi kullanip birbirlerine farkli muhimmatlarla saldiracak :)


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 09:28 
Çevrimdışı
Site Başkanı

Kayıt: 13 Ağu 2012, 19:35
Mesajlar: 1375
Yaş:
Ben hala bu işin mevcut idare şekli ile olmayacağını öngörüyorum.

Bizim bu konuda ki eksikliğimiz devlet politikamızın gelenler ve gidenlere göre değiştirilmesi.Yani bir sene önce darbe teşebbüsü başarılı olsaydı savunma sanayi diye bir şey belki ortada olmayacaktı.Ya da daha iyimser olarak bütün projeler durur Allahın belirlediği bir zamanda kaderimiz döner 50-100 sene sonra tekrardan başlar idik.

Devlet politikasını o ekonomik krize rağmen Yunanistan bile sürdürebilir iken bizim değişken siyasetimiz ve bürokrasimiz bu projenin olmasını inanın imkansız kılmakta.

Hatırlayın yerli araç projesi vardı ki bu projenin yanında devede kulak bir proje idi.Hatta üretim hakları bile satın alınmıştı şimdi esamesi bile okunmuyor.Hatta Tubitak destekli bir proje idi bütçeside vardı sonrası sırra kadem bastı.

Her şey seçimlerde köprüyü geçene kadar.

O yüzden bizim memlekette 10 sene sonrası bile bilinmiyor iken 30 sene sonra TF-X yapılıcak demek tek kelime ile ülkenin mevcut şartlarını bilmemek siyasi ortamını bilmemek demektir.Unutmayınki SSM olsun buna kaynak ayıranlar izin verenler olsun siyasi yönetimin elinde.Yarın tepeye bir başkası gelip bu mevcut proje milletimizin vergilerini boşa harcıyor durdurun dese veya arkadaş TAI değil benim yandaş firmam yesin moduna girse bize sadece sallamasyon animasyonlardaki TF-X görüntüleri kalıcaktır.

O yüzden çok hayale kapılmamak lazım uçarmı sanmıyorum yapılırmı belki Türkiye ekonomik ve siyasi iradeyi stabil hale getirirse (ki sanmam) belki bir ihtimal yapılabilir.

Ama onun dışında bu uçağın 30-35 yıl sonrası yapılması bile ütopik bir hayaldir.Çünkü Türkiyenin kemikleşmiş bir proje hedefi ve yıllarca temel hedefler ile ülkeyi yönetme becerisi yoktur.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 09:32 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 05 Haz 2015, 21:54
Mesajlar: 722
Yaş: 45
Alıntı:
İlk F-16' lar geldiğinde (aklımda kaldığı kadarıyla 8 adet olması lazım) 9-10 yaşlarında olduğumu hatırlıyorum. 1987 yılındaydı ilk parti F-16' lar gökyüzüyle buluştuğunda epeyce sevinmiştim. Henüz çocuk yaştayken bile neye sevinmemiz gerektiğinin bilincindey mişiz! Kendi kendime su soruyu sorduğumu hatırlıyorum; Acaba 160 adet F-16' nın bittiğini görebilecek miyiz?

O dönemde F-16' yı tamamen kendimizin yaptığını zannediyordum. Çünkü kampanyanın ismi '' Kendi Uçağını Kendin Yap'' projesiydi. Yaş ilerledikçe işin aslının öyle olmadığını öğrenmiş olduk. Yaşımız 40' a merdiven dayadı; halen bir arpa boy yol alabilmiş değiliz. Dile kolay 30 yıl (!) Türkiye' nin tekerine nasıl çomak soktuklarını; NATO ayağına Türkiye' yi nasıl sömürdüklerini, Türkiye' nin gelişememesi için ne tezgahlar kurduklarını buradan anlayabilirsiniz. Oysa ki Güney Kore; bizden sonra başladığı sanayileşme serüveninde bizi fersah fersah geçerek, bizlere teknoloji ihraç eder hale geldi. Nasıl bir kumpasın içine düşürüldüğümüzü yaşayarak tecrübe etmiş olduk.

Hayatımızın şu döneminde yine aynı şeyleri tekrar ediyoruz. TF/X projesi ilk meyvelerini verdiğinde aşağı yukarı 60 yaşında olacağız. Son uçağın üretildiğini görememe ihtimalimiz bile vardır. Bizim nesle valla da yazık oldu. Belki de dünya gözüyle bir TF/X göremeyeceğiz.
Sene 1987 ilk 4 adet F-16 bizim filoya yani 142. Ceylan filoya geldi. 16 yaşındaydım kokpitine ilk oturduğumda. Duyduğum o hazzı anlatamam. Yepyeni kokuyor ve parlıyordular. Kendi uçağımız gibi görmüştük onları neredeyse. Çünkü montajda olsa biz üretecektik bunları. Olmayan, unutturulan bir kabiliyeti oluşturdu F-16'lar, havacılık sevgisi ve üretim teknolojisine yeniden girişi başlattı. Ağır aksak, kör topal ilerlesede, şu an gelinen noktayı küçümsemeyelim dostlar. HÜRKUŞ kendi eserimizdir, artık modern bir uçak tasarımlayıp, üretebilme kabiliyetine sahibiz. Eksikler çok, ama imkansız değil artık. Yeterki bu destek devam etsin, hanginiz teknolojinin son ulaştığı noktada bir GÖKTUĞ füze ailesini bekliyordu bu kadar çabuk? 2023'te uçan bir prototip görürseniz hiç şaşırmayın derim. Belki takvim bir miktar sarkar ama geliştirme hızımız gerçekten inanılmaz vites yükseltmiş halde. Ben fuarda bunu gördüm. Olumsuz şeylerde var genel olarak savunma sanayinde ama buda var...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 09:50 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 17 Tem 2012, 16:48
Mesajlar: 814
Konum: Merzifon
Yaş: 43
Alıntı:
Çünkü Türkiyenin kemikleşmiş bir proje hedefi ve yıllarca temel hedefler ile ülkeyi yönetme becerisi yoktur.
GAP öyle bir proje idi ama. Demek ki olabiliyor. Buna rağmen sizinle aynı fikirdeyim, mevcut yapılanma ile olmaz.

Çok ortak çok para demek olsa da; o kadar devleti, o kadar uzun süre siyasetten idare etmek korkunç zor bir iş. Üstelik bu potansiyel ortak ülkelerin büyük kısmı bize benzer ülkeler.

Çok ortak ille gerekiyorsa bile süre kısa olmalı. Bu da pek çok alt sistemi ve motoru ve gövdeyi hazır alıp, içini kısa sürede doldurmaktan geçiyor.


En son merzifonlu tarafından 24 May 2017, 13:33 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 11:23 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2016, 03:41
Mesajlar: 885
Yaş:
Alıntı:
Sene 1987 ilk 4 adet F-16 bizim filoya yani 142. Ceylan filoya geldi. 16 yaşındaydım kokpitine ilk oturduğumda. Duyduğum o hazzı anlatamam. Yepyeni kokuyor ve parlıyordular. Kendi uçağımız gibi görmüştük onları neredeyse. Çünkü montajda olsa biz üretecektik bunları. Olmayan, unutturulan bir kabiliyeti oluşturdu F-16'lar, havacılık sevgisi ve üretim teknolojisine yeniden girişi başlattı. Ağır aksak, kör topal ilerlesede, şu an gelinen noktayı küçümsemeyelim dostlar. HÜRKUŞ kendi eserimizdir, artık modern bir uçak tasarımlayıp, üretebilme kabiliyetine sahibiz. Eksikler çok, ama imkansız değil artık. Yeterki bu destek devam etsin, hanginiz teknolojinin son ulaştığı noktada bir GÖKTUĞ füze ailesini bekliyordu bu kadar çabuk? 2023'te uçan bir prototip görürseniz hiç şaşırmayın derim. Belki takvim bir miktar sarkar ama geliştirme hızımız gerçekten inanılmaz vites yükseltmiş halde. Ben fuarda bunu gördüm. Olumsuz şeylerde var genel olarak savunma sanayinde ama buda var...
Güzel, doğru söz.

Ve de genel olarak; Türk'ün yeniden kendine, asli cevherine dönmesi gelmesi sürecinin başlamasının -Gazi Mustafa Kemal- hemen ardından bu sürecin, bu cevherin, bu özün baltalanması, durdurulması, eritilmesi, unutturulması.

Bir şeyler neden bu kadar ters, neden o yok bu yok diye durup düşünmek gerekir. Durup düşünmek ve sormak gerekir; sahi, biz özde neyiz ne değiliz?

Bir zamandır diyim diyorum, geçiyorum. Tam olmasa da benzer bir şeyi başka birisi başka yerde demiş. Anlayanlar anlar. Başka birileri ise bunu bizden çok daha iyi biliyor görüyorlar. Daha iyi bildiklerinden de ve de bu bildiklerinden ürktüklerinden de, başka birilerinde sorun olmazken, bizde her bir şey sorun oluyor.

Belirli bir tür ''sınırı'' aşmamız gerekmekte. Öngörülerim beni yanıltmıyorsa uzak olmayan bir gelecekte bu gerçekleşecektir. Toz pembe bir şeylerden de söz etmiyorum. Neylere dayanarak ne dediğimi gayet iyi biliyorum. Ama anlaşılan pek kimsemiz bu gerçeklerin, bu cevherin, ayırdımında değil.

Büyük bir Adam ''Türk Milleti zekidir, çalışkandır.'' dediğinde, bunu yürütücü güç olsun diye, ''motivasyon'' olsun diye demiyordu. Bir şeyleri bildiğinden, gördüğünden başka bir şeyleri anlatıyordu.

Bakalım bu cevher kendini gösterecek, ülke oraya doğru taşınacak mı. Göreceğiz.

Ayrıca. Çok fazla ''gerçekçi'' olmak da iyi değildir. Büyük şeyler başarabilmek için başka şeylere de gerek var.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 11:33 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 02 Ağu 2014, 11:52
Mesajlar: 685
Yaş:
O zaman projenin ismini mediterranean fighter-x yapalım ve bir mf-x konsorsiyumu kuralım . İsteyen ve f-22, pakfa alamayacak ülkeleri projeye katalım. Baz bir uçak yapılsın. Onun kara saldırı ve hava önleme ağırıklı versiyonu ve trainer'ı olsun . Hatta bazı ülkeleri projenin üretim ve geliştirme ayağına katalım. Herkes istediğini alsın.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 12:01 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 22 Mar 2016, 01:00
Mesajlar: 504
Yaş: 22
Bence kavramsal tasarım sürecinden sonra bu uçağa talep artacaktır. Avrupa'dan pek çok ülke projeye ortak olmak isteyecektir, tarihsel zaman ilerledikçe dünya gidişatı felan bunları belirler elbette. Biraz zaman vermek hatta epey zaman vermek gerek, daha yemek yapacağımız kabı yoğurmak için kil ve sair bulacağız, kabı oluşturacağız, yapacağımız yemek için ise malzeme bulacağız ve bunların hepsini birleştirip yemek yapacağız. Bir sürü yol var kat edilmesi gereken.
Ama beni korkutan şey ise f-4'e uçan tabut diyen sığır medya ve bunun neticesinde kamuoyunun homurdanıp durması sonucu bir sürü f-4 uçağının kaderi. İşte bu uçak da muazzam ekonomisi yönüyle kan emici diye yaftalanabilir. İpe sapa gelmez durumlar ile karşılaşabilir bu projede işte oda daha seri üretime geçmeden baltayı yedirtebilir projeye. Çok fazla özen, disiplin ve organizasyona ihtiyaç var bence de, bu tip bir projeyi önce emekleyip, sonra yürütüp daha sonra koşturabilmek için. O bizde var mı peki? aslında var da kesin işimize gelmez, rahat olmak daha iyi bir güdülenme aracı bizim için çünkü.

_________________
Barış, savaşa hazırlıktır...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 12:08 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 02 Ağu 2014, 11:52
Mesajlar: 685
Yaş:
Alıntı:
Bence kavramsal tasarım sürecinden sonra bu uçağa talep artacaktır. Avrupa'dan pek çok ülke projeye ortak olmak isteyecektir, tarihsel zaman ilerledikçe dünya gidişatı felan bunları belirler elbette. Biraz zaman vermek hatta epey zaman vermek gerek, daha yemek yapacağımız kabı yoğurmak için kil ve sair bulacağız, kabı oluşturacağız, yapacağımız yemek için ise malzeme bulacağız ve bunların hepsini birleştirip yemek yapacağız. Bir sürü yol var kat edilmesi gereken.
Ama beni korkutan şey ise f-4'e uçan tabut diyen sığır medya ve bunun neticesinde kamuoyunun homurdanıp durması sonucu bir sürü f-4 uçağının kaderi. İşte bu uçak da muazzam ekonomisi yönüyle kan emici diye yaftalanabilir. İpe sapa gelmez durumlar ile karşılaşabilir bu projede işte oda daha seri üretime geçmeden baltayı yedirtebilir projeye. Çok fazla özen, disiplin ve organizasyona ihtiyaç var bence de, bu tip bir projeyi önce emekleyip, sonra yürütüp daha sonra koşturabilmek için. O bizde var mı peki? aslında var da kesin işimize gelmez, rahat olmak daha iyi bir güdülenme aracı bizim için çünkü.
Bizim korkak medyadan bahsediyoruz değil mi ? En fazla sözcünün eline bir kaç hafta koz geçer.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 14:16 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 13 Eyl 2012, 17:22
Mesajlar: 230
Yaş:
Alıntı:
Bence kavramsal tasarım sürecinden sonra bu uçağa talep artacaktır. Avrupa'dan pek çok ülke projeye ortak olmak isteyecektir, tarihsel zaman ilerledikçe dünya gidişatı felan bunları belirler elbette. Biraz zaman vermek hatta epey zaman vermek gerek, daha yemek yapacağımız kabı yoğurmak için kil ve sair bulacağız, kabı oluşturacağız, yapacağımız yemek için ise malzeme bulacağız ve bunların hepsini birleştirip yemek yapacağız. Bir sürü yol var kat edilmesi gereken.
Teknik bilgi açısından benden kat be kat fazla bilen üyeler alınmasınlar, kendimce bir siyasi yorumda bulunmak istiyorum. Sürç-i lisan olursa affola...

Konsorsiyum usulüyle bazı ülkeleri projeye aktarmak (bence) kötü bir yaklaşım değil, fakat riskler de yok değil. Bununla birlikte mevcut konjonktür dahilinde bu ortaklıklar nasıl mümkün, çok emin değilim. Konu mevcut hükümet veya değil; fakat hangi Avrupa ülkelerinin bu projeye dahil olabileceğinden derin şüphelerim var. Türkiye an itibariyle Batı Yarımküre'de hiç "güvenli" gözükmüyor.

Ortak ülkelere gelince... Yunanistan olmaz - olmasın da. Fransa tenezzül etmez. Almanya? İspanya? İtalya? İngiltere? Polonya? Daha uzaklara gidilecekse, Pakistan, Endonezya gibi ülkeler dahil edilecekse, proje ziyadesiyle başka yerlere gidecektir politik düzlemde. Brezilya? İhtiyaçları var mı? İsrail?

Tüm bunların dışında, daha önce hayata geçemeyen projeleri çok ama çok iyi incelemek lazım (Avro Canada CF-105, BAC TSR-2 vb). Projenin kapsamlı bir maliyet araştırılması yapıldı mı? Gizli maliyetler öngörüldü mü?

Sorular sorular...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 14:48 
Çevrimdışı
Site Başkanı

Kayıt: 13 Ağu 2012, 19:35
Mesajlar: 1375
Yaş:
İşte her nokta siyasi noktaya çıkıyor.Bugün Altay tankındaki MTU krizinin temel sebebi (her ne kadar 250 partilik motor veriliceksede) Almanya-Türkiye arasındaki krizler sonucu ortaya çıkan sıkıntılı durumdur.

Bugün BAE ile mutlu hayallere dalan arkadaşlarımız yarın öbürgün İngiltere ile siyasi krize girmeyeceğimizi "eyyyy ingiltere denilmeyeceğini" nerden bilebilir ?

Dolayısı ile e anlaşma oldu bitti rahatız kriz çıksa bile sıkıntı olmaz diye düşünmemek gerekir ne kadar konsorsiyum o kadar ülke ile siyasi ve diplomatik iyi geçinmeniz gerekicektir.Ha dış politika ve diplomasimiz malum yerlerde sürünür iken bunun 30 senede süper stabil hale geleceğinin teminatını kim verebilir ?

Bu uçak 5 yılda da yapılabilir sorun değil sorun ticaret kavramımız ile uluslarası ticaret ve siyaseti iyi becerememek ve akabinde elimize yüzümüze bulaştırmaktan geçiyor.Ben ATAK da dua ettim yine İtalyanlar ile kriz yaşamayalım diye.Bizimkiler külhanbeyi ilişkiler ile gittiğinden bir anda bir çok sıkıntı projelerde baş gösterebilirdi.

Ekonomisi,dış politikası,siyaseti stabil ve devletçe genel sabit ve kararlı süreçler izlemedikçe konu gerçekten çok ciddi karamsarlık halini alıyor.
Diyorum ya örnek yine Yunanistan olucak ama adamlar ciddi krize girdi onca siyasi çekişme gördü ama temel hedeflerinde gram sapma yok adaları ölümüne sahipleniyorlar.Sen koca ülke olarak stabil geçen bir siyasi sürecin bile yok 90 yıllık devirde.

Yani olay Türkçülük ilede alakası yok zeki,çalışkan olma manası geçmişte kaldı.Zaten bizim millet zeki,çalışkan olsa biz 90 senedir niye eziyet çekiyoruz diye sormak lazım ?

70'lerin politikası size su getiricem 2000'lerin politikası size tank yapıcam,uçak yapıcam milliyiz.

Arka plan öylemi kesinlikle değil bu çıkan ürünler bile 2000 lerin başındaki projeler.

Ki buna karşı koyan nice insanların emeği esasında yani hiç hiç kolay olmadı.

17 senedir Uzun menzilli hava savunma sisteminde bile bir gelişmeye giremeyen Türkiye 5.jenerasyon yüksek özellikleri ile bir MMU çıkaracak yani akıl dışı geliyor bana.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 16:19 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 12 Şub 2016, 22:05
Mesajlar: 237
Yaş:
Burası çok güzel hayal dolmuş dostlar, ne güzel inşallah bir gün ben evlendikten sonra kısmet olursa bizim çocuklar görürler inşallah 😁
Sizce zaten halı hazırda şuanda uçak üreten şirketlerin bu alana girmeyeceginden dünyada 5.nesil uçak üretmiş veya üretim istahinda olan bir tek biz mı varız ki bunca ülke bizim pesimize takılacak. Ben uzak doğudan meşhur büyük bir kaç şirketten bekliyorum böyle bir 5.gen orta vadede.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 16:30 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Eyl 2014, 17:34
Mesajlar: 530
Yaş:
Hep düşünmüşümdür: Uçaklarda neden geriye ateş eden veya füze atan bir sistem yok. Dog fight böylece tarih olur. Arkasındaki uçağu vurabilme bence avcı uçakların önemli bir avantajı olur.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 16:36 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 13 Tem 2012, 18:37
Mesajlar: 969
Konum: Kadıköy
Yaş: 40
Alıntı:
Hep düşünmüşümdür: Uçaklarda neden geriye ateş eden veya füze atan bir sistem yok. Dog fight böylece tarih olur. Arkasındaki uçağu vurabilme bence avcı uçakların önemli bir avantajı olur.
Yanlış hatırlamıyorsam Rus sistemlerinde vardı.Yanlışmı hatırlıyorum :roll:

_________________
Eski kullanıcı adım asade


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 16:52 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 04:19
Mesajlar: 212
Yaş:
Alıntı:
Hep düşünmüşümdür: Uçaklarda neden geriye ateş eden veya füze atan bir sistem yok. Dog fight böylece tarih olur. Arkasındaki uçağu vurabilme bence avcı uçakların önemli bir avantajı olur.
Sanırsam bir iki füzeyi ter olarak bağlarsan kanada olayı çözersin :D tabi bide onu güdümlüycek radar lazım olabilir kuyruğa falan takılacak.

_________________
I'll Show you the Dark Side...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 18:17 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Tem 2012, 23:58
Mesajlar: 2159
Yaş:
Alıntı:
Sanırsam bir iki füzeyi ter olarak bağlarsan kanada olayı çözersin :D tabi bide onu güdümlüycek radar lazım olabilir kuyruğa falan takılacak.
Onun aerodinamik olayları, uçağın stabilizasyonuna etkisi , falan fişmekan bir dünya şeyi var. Hava araçları ile meşgul arkadaşlar daha iyi bilir. Gövde içi sorun olmaz diye düşünüyorum ama kanat altı pek olası değil. Hatta füze uçak ile aynı doğrultuda ateşlenmek üzere tasarlandığı için F 22'lerdeki sidewinder podu gibi bir şey gerekir. Stabil atış için.

_________________
Nişan olsun bize buyan,
Bozkurt olsun bize uran,
Demir kargı olsun orman,
Güneş tuğ olsun, gök kurıkan.
HUN Taktik


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 19:18 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 12 Tem 2012, 16:58
Mesajlar: 1449
Yaş:
Bu ucak ucacak goreceksiniz. Ulkeyi parayida takmayin okadar. Gorende bizi Uganda sanacak Pakistan bile ucak yapti ha iyi ha kotu. Bizimde suan partnerimiz Ingiltere. Bu adamlarla papaz olmaz isek bu canavar ortaya cikar. Para bence en kolay is. Katar'i al yanina tek bile finanse eder.


En son TEORI tarafından 16 May 2017, 21:55 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
İleti düzenlendi.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 20:01 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 04:19
Mesajlar: 212
Yaş:
Konuşulmuştu sanki ama Tfx in motor çıkışları f22 gibi hareketli yapılsa daha yüksek manevra kabiliyeti kazanmazmydı ? f22 de ki hareketli parçalar daha yüksek manevra elde etmek için motor itişini yönlendiren parçalar. Gerçi onlardan başka kullanan yok sanırım. Pakfa bile klasik stil kullanıyor. Çok zor bir teknoloji aparatıdır kendisi ?

_________________
I'll Show you the Dark Side...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 20:28 
Çevrimiçi
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 7107
Yaş:
Sovyet-Rus sistemi farklıdır.

30 küsür yıllık Su-27'nin 2D nozulları,
Resim

İtiş yönlendirme, TVC dünün teknolojisi.

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2017, 23:23 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2016, 03:41
Mesajlar: 885
Yaş:
Alıntı:
İşte her nokta siyasi noktaya çıkıyor.Bugün Altay tankındaki MTU krizinin temel sebebi (her ne kadar 250 partilik motor veriliceksede) Almanya-Türkiye arasındaki krizler sonucu ortaya çıkan sıkıntılı durumdur.

Bugün BAE ile mutlu hayallere dalan arkadaşlarımız yarın öbürgün İngiltere ile siyasi krize girmeyeceğimizi "eyyyy ingiltere denilmeyeceğini" nerden bilebilir ?

Dolayısı ile e anlaşma oldu bitti rahatız kriz çıksa bile sıkıntı olmaz diye düşünmemek gerekir ne kadar konsorsiyum o kadar ülke ile siyasi ve diplomatik iyi geçinmeniz gerekicektir.Ha dış politika ve diplomasimiz malum yerlerde sürünür iken bunun 30 senede süper stabil hale geleceğinin teminatını kim verebilir ?

Bu uçak 5 yılda da yapılabilir sorun değil sorun ticaret kavramımız ile uluslarası ticaret ve siyaseti iyi becerememek ve akabinde elimize yüzümüze bulaştırmaktan geçiyor.Ben ATAK da dua ettim yine İtalyanlar ile kriz yaşamayalım diye.Bizimkiler külhanbeyi ilişkiler ile gittiğinden bir anda bir çok sıkıntı projelerde baş gösterebilirdi.

Ekonomisi,dış politikası,siyaseti stabil ve devletçe genel sabit ve kararlı süreçler izlemedikçe konu gerçekten çok ciddi karamsarlık halini alıyor.
Diyorum ya örnek yine Yunanistan olucak ama adamlar ciddi krize girdi onca siyasi çekişme gördü ama temel hedeflerinde gram sapma yok adaları ölümüne sahipleniyorlar.Sen koca ülke olarak stabil geçen bir siyasi sürecin bile yok 90 yıllık devirde.

Yani olay Türkçülük ilede alakası yok zeki,çalışkan olma manası geçmişte kaldı.Zaten bizim millet zeki,çalışkan olsa biz 90 senedir niye eziyet çekiyoruz diye sormak lazım ?

70'lerin politikası size su getiricem 2000'lerin politikası size tank yapıcam,uçak yapıcam milliyiz.

Arka plan öylemi kesinlikle değil bu çıkan ürünler bile 2000 lerin başındaki projeler.

Ki buna karşı koyan nice insanların emeği esasında yani hiç hiç kolay olmadı.

17 senedir Uzun menzilli hava savunma sisteminde bile bir gelişmeye giremeyen Türkiye 5.jenerasyon yüksek özellikleri ile bir MMU çıkaracak yani akıl dışı geliyor bana.
Türkçülükten söz etmedim. Kendimi Türkçü, atsızcı, ülkücü, milliyetçi, maneviyatçı, ulusalcı, atatürkçü, o'cu bu'cu ve sair ne varsa olarak da tanımlamıyorum. Çevremdekilere de böyle öğretmiyorum. Atatürk'e de, o gözle bakmıyorum. Dağ gibi, yüzde yüz, hâlîsâne Türk'tü ve ülkesini ulusunu seven, düşünen, bu uğurda tüm bedenini varlığını parçalayan, fikir sancısı çeken, cephede savaşan, her alanda savaşan, tonlarca kitap okuyup bilgi birikim edinip, dolup taşıp ''Bu millet ne etmeli, nereye gitmeliyiz, nasıl ve ne olmalıyız, nerede hatalı bu işler, bir yerde hata mı yaptık da bu sıkıntıları çektik ve çekiyoruz?'' deyip bin soruna çare arayan, ve bugün dilimizde kullandığımız sözlerde dahi izi olan tarihimizdeki nice büyük insan gibi bir insandı. Kim bana ne sorsa, nesin, ne düşünüyorsun, ne savunuyorsun dese vereceğim tek yanıt ''Türk'üm''dür. Türk'üm ve bunun gerektirdiği ne varsa, onun için çalışıyor ve yaşıyorum. Herhangi ideoloji, tanımlamalara gereğim yok ve bu ulusun da gereği yok; bu ulusun ne olduğunu, Türk olmanın ne demek olduğunu bilmeye gereği var; sorun da burada başlıyor zaten. Ama neyden söz ettiğimi bildiğimi söyledim. Böyle genel ve bütüncül bir biçimde ''90 yıl'' deyip kesip atabiliyorsanız, konuyu burada aslında hiç tartışmak ve uzatmak istemiyorum ama, o zaman bir şeyleri bilmiyorsunuz demektir.

Bu vatan toprağı, en kötü zamanlarda bile, çok zeki, çok akıllı, çok değerli insanlar öne çıkardı, barındırdı ve barındırıyor, barındırdığını görüyoruz; bunun böyle olduğunu, zaten biliyoruz. Ama bunlar ve bunların çıkaracağı değerler hep engellendi baltalandı. Kimi yerlerde bu bazen doğruca yapıldı; sanayi baltalandı, milli iş yapmak isteyenlere bir türlü köstek bulundu. Destek verilmedi, istedi görülmedi, sindirildi, kapatıldı, dönüştürüldü; ya o, ya da bu oldu. Bu, yalnızca bu değerli insanlara uygulanmadı. Bütün bir ülke çapına, tüm ulusa; daha doğrusu ulusu, insanları, çocukları biçimlendiren tüm unsurlara dokunarak uygulandı. Beyinlere, zihinlere yapıldı. Düşünceye, bilince darbe yapıldı. Verilmek istenen; diliyle, medeniyetiyle, değer ve erdemleriyle, görgüsüyle, töresiyle, onu o yapan ne varsa her şeyiyle 2200 yıllık hafızaya varlığa yapıldı. Boşuna eğitim sorunlarından söz etmiyoruz. Bu 10 20 30 yıllık bir olay değil. Ülke, kendisi ol(a)madı, oldurulmadı. Ruhu çalındı bu ülkenin. Türklüğü savunuyor diye dahi, insanlar bu ülkede yargılandı. İçeri atıldı. Suçlandı. O büyük İnsanın savunduğu düşünce ve değerleri savundular; bazen ''milliyetçilik'', bazen ''Türkçülük'', bazen ''turancılık'' adı altında, suçlandılar. Dışarıdan da hep pompalandı. Kimsenin bu ülke üzerindeki oyunları bitmedi; bugün de aynen devam ettiği gibi. Hiçbir zaman da bitmeyecek. Babam ülkücü(ydü); ülkücü diye okuldan atıldı. Belki, zeki ve dürüst adamdır, bugün bir yerde mühendis, ülkeye hizmet ediyor olacak, belki de yararlı bir eseri ortada olacaktı. Çaktığı her çivide sancısını acısını çekiyor. Ama bunun yerine bıçak izleri bir de kurşun izi var bedeninde. Görmediği kalmadı bu ülkenin. Büyük bir adam çıktı, dünyaya meydan okudu ve ''Ben bu ulusu özüne döndüreceğim. Bu cevher ki, bu göstereceğim yol ki, onlara gitmeleri gerektiği yönü sonsuza değin gösterecektir; çünkü ben onlara şahsi bir yol değil; taş kırılsa da, tunç erise de ebediyen var olacak Türklük, Türk olmanın, kendin olmanın yolunu gösteriyorum.'' dedi. Ama birileri, bir şeyler oldurmadılar; yarıda kaldı o devrim. Zihinleri dönüştürecek, beyinleri açacak bu işin devam edip zihinlerde yer bulmasına, kök salmasına geçit verilmedi. Kendini duy(a)madı bu ülke ve halen de duymuyor. Kültürel anlamda, kimlik olarak, hiç duymuyor. Maneviyatı bozulmuş durumda; aklı zihni karışık, ne olup olmadığını bilmiyor. Ortada bir bütünlük ve birlik yok. Yürütücü güç, toplumcul bir sinerji, enerji yok. Bugün örnek Alman desem, Japon desem, hele ki sonuncusunu desem; adamları kenetleyen, birbirine karşı bizde olduğu gibi ülkeyi dahi etkileyecek biçimde düşmanlıkları olmayıp bir ülküsü, kendi içlerinde birlik sağlayan, her ulusun ulus olmasını sağlayan asli unsur kültür(el bütünlüğü) var. Japon desem, akla hemen kendi yazıları, adamların geçmişten kültürlerinden medeniyetlerinden aldıkları erdemleri, bir bütünlük sağlayan ve içi asgari doyuran, bir birlik verici bütüncül hafıza sağlayan hikmet anlayışları ve saymadığım tüm diğer öğeleri unsurları gelir; kimse bunlar nedir necidir, ne eder ne etmez diye sorgulamaz. Çünkü Japon, Japon'dur. Ama Türk, daha Türk olamadı. Türkçülükle ilgisi yok bunun. Adamlar kendi içlerinde ocu bucu diye ayrılmıyor. Türk o mudur, bu mudur?; Türkçülük mü?, İslam, Milliyetçilik, A sorunu, B sorunu, Türk ırkı var mı yok mu?, ''sen necisin?'' gibi kemikleşmiş [kemikleştirilmiş], toplumu suni biçimde ayıran, toplumunun gücünü yeyip bitiren, nifak tohumları eken sorunlar söz konusu değil. O zihniyet mi, o itikat mı, o yazı mı, o ideoloji mi, o Türklük anlayışı mı, o mu bu mu diye diye ayrı ayrı fırkalara ayrılmış, birbirini dışlamış, düşmanca görmüş, ya da yad/kendinden olmayan görmüş değil. Yani bir devletin ve onun zihniyetini, yolunu, yörüngesini güçlü kılan diri kılan, güvenceli kılan, erkini dağıtmayan, güçlü ve güvenceli biçimde önüne bakmasını sağlayan biricik unsur olan toplum, yani temel, asgari de olsa bir yere odaklanmış vaziyette. Bölük pörçük değil. Bu aynı, malum kimselerin terörle bizi kendi içimize yönlendirmek isteyip gücümüzü kendi içimizde tüketmek istememizi, böylece de hiçbir iş yapamamamızı istemelerine benzer bir olgu. Böyle bir ülke bir yere varamaz. Aile içinde huzur yoksa, refah ve mutluluk olamaz. Varamadı da, olamadı da. Bütün bunlar her alana, her yere, her şeye yansır. Söz ettiğim olumsuzluklar yoksa; her bir uzuv sağlamdır. Toplum birse, güçlüyse, her türlü biçimde gerekli olumluğu ve verimliği doğurur; devlette, bürokraside, dilde, işde, fikirde birlik, bütünlük olur. Bunlar da amaç, hedef, geleceğe dair öngörüler, vizyonlar için ilk koşullardır. Bunlar ol(a)madığı için, oldurulmadığı için de, böyle savrulduk. Savruluyoruz da.

Sözün özü. Bölük pörçük, tüm dinamiklerimiz, tüm güç verici bağlarımız yok edilmiş, ettirilmiş, etmişiz ve de olmuş. Kendimizden uzaklaşmış, uzaklaştırılmış, ve de kendimize düşman olmuş ve de az çok haldeyiz. Buna karşın bu ülke bir biçimde bir yerlere ilerliyor. Kim olsa durumu ne olurdu bu hallerle; hiç bilmiyorum.

İnsanı anlamadığınız sürece hiç bir şeyi anlayamaz ve idrak edemezsiniz. Merkezde her zaman insan vardır; ve insan sorunluysa, insan eksikse, bilin ki, her şey sorunludur ve bu sorun kendini azıyla çoğuyla her yerde gösterecektir. Ne olursa olsun; bu ulusun artık birlik ve bütünlüğe ihtiyacı vardır. İçerideki gerginlik, içerideki ihtilaf, içerideki çıkmaz, içerideki belirsizlik yok olmalı. Bunun için toplumun üstleneceği ve üstlenmesi şart olan görevler var. Düşünen, bilen, sorumlu duyan ve sorumluk üstlenen kişilere gerek var. Ama onlara şimdi yazım zaten uzun olduğundan ve yeri de olmadığından değinmeyeceğim. Kısaca olayın bir tür özeti bu. Hiçbir şey sağlam ve yerinde değil, ki diyebilelim ki ''İyiydik de, canımız istemedi, akıllı da değildik, ondan bu hallere düştük.'' Dünyayı devirmiş, olmadık işlere çözüm üretmiş asırlık bir çınarın böylesi bir sorunu ve huyu olamaz. Yok da. Sorunlar çok başka.

Yine aynı kişi, ''Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.'' demişti.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 May 2017, 01:41 
Çevrimiçi
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Eki 2016, 00:19
Mesajlar: 678
Yaş: 18
Alıntı:
Konuşulmuştu sanki ama Tfx in motor çıkışları f22 gibi hareketli yapılsa daha yüksek manevra kabiliyeti kazanmazmydı ? f22 de ki hareketli parçalar daha yüksek manevra elde etmek için motor itişini yönlendiren parçalar. Gerçi onlardan başka kullanan yok sanırım. Pakfa bile klasik stil kullanıyor. Çok zor bir teknoloji aparatıdır kendisi ?
Eurojet EJ200 teklifinde değişken nozulu da sunmuş.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 May 2017, 02:03 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 04:19
Mesajlar: 212
Yaş:
Bahsettiğiniz motor turbofan imiş. Çok anlamıyorum ama turbojet motorlar daha iyi değilmi turbo fanlara göre ? f22 de turbo fan ancak sr71 turbojet hatta turbojet/ramjet diye geçiyor. Brahmoslar da kullanılan ramjet scramjet teknolojisi uçak motorları için uygun değil midir ?

_________________
I'll Show you the Dark Side...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 May 2017, 05:33 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 05 Haz 2015, 21:54
Mesajlar: 722
Yaş: 45
Alıntı:
Eurojet EJ200 teklifinde değişken nozulu da sunmuş.
Madem bu soru vesilesi ile insider bilgiyi buraya yazayım.

Eurojet'ten EJ200'ün daha güçlü versiyonu istenmiş, bunu yapıp yapamayacakları sorulmuş. Yoksa ibre GE-F414'e kayacak, belkide F-110 ama boyutta önemli tabiki. İstenen 25-29bin libre arası bir güç kapasitesi. Milli jet motoru geliştirme projesi niçin TEİ dururken, niye Kale Kalıp ile yapıldı derseniz eğer; GE, büyük ortağı olduğu TEİ'nin yeni motor geliştirme işine girmesine sıcak bakmıyor. Mevcut motorlarının kullanılmasını istiyor MMU için. Anlayacağınız, Amerikalılar jet motoru geliştirme çabamıza hoş gözle bakmıyorlar doğal olarak. EuroJet Gripen için SAAB'a önerdiği EJ-230'u geliştirebiliriz diyor ama o da 23bin librede kalıyor, 25-29bin libre skalasına çıkamıyor. GE-F414 Enhanced Engine varyantı 26bin libre güç vaat ediyor NAVY F-18E/F'leri için.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 May 2017, 07:12 
Çevrimdışı
Site Başkanı

Kayıt: 13 Ağu 2012, 19:35
Mesajlar: 1375
Yaş:
Alıntı:
Türkçülükten söz etmedim. Kendimi Türkçü, atsızcı, ülkücü, milliyetçi, maneviyatçı, ulusalcı, atatürkçü, o'cu bu'cu ve sair ne varsa olarak da tanımlamıyorum. Çevremdekilere de böyle öğretmiyorum. Atatürk'e de, o gözle bakmıyorum. Dağ gibi, yüzde yüz, hâlîsâne Türk'tü ve ülkesini ulusunu seven, düşünen, bu uğurda tüm bedenini varlığını parçalayan, fikir sancısı çeken, cephede savaşan, her alanda savaşan, tonlarca kitap okuyup bilgi birikim edinip, dolup taşıp ''Bu millet ne etmeli, nereye gitmeliyiz, nasıl ve ne olmalıyız, nerede hatalı bu işler, bir yerde hata mı yaptık da bu sıkıntıları çektik ve çekiyoruz?'' deyip bin soruna çare arayan, ve bugün dilimizde kullandığımız sözlerde dahi izi olan tarihimizdeki nice büyük insan gibi bir insandı. Kim bana ne sorsa, nesin, ne düşünüyorsun, ne savunuyorsun dese vereceğim tek yanıt ''Türk'üm''dür. Türk'üm ve bunun gerektirdiği ne varsa, onun için çalışıyor ve yaşıyorum. Herhangi ideoloji, tanımlamalara gereğim yok ve bu ulusun da gereği yok; bu ulusun ne olduğunu, Türk olmanın ne demek olduğunu bilmeye gereği var; sorun da burada başlıyor zaten. Ama neyden söz ettiğimi bildiğimi söyledim. Böyle genel ve bütüncül bir biçimde ''90 yıl'' deyip kesip atabiliyorsanız, konuyu burada aslında hiç tartışmak ve uzatmak istemiyorum ama, o zaman bir şeyleri bilmiyorsunuz demektir.
Çetin bey o konuda size herhangi bir atıfta bulunmadım yanlış anlamayın lütfen sadece bizim senelerdir kullandığımız popülist bir yaklaşımdan dem vurdum.Sürekli Atatürk ve nutuk ile gaza gelen milletimiz iş Atatürkün hedef ve doğrultularına geldiğinde malesef pratikte uygulamak istememesi bunun yanında günlük kazanımları gelecek nesillere yönelik kazanımlara tercih etmesidir.Bunun sonucu olarak zaten Cumhuriyetin kurulması ve ilerleyen Atatürk döneminde ki süreci devam ettiremememizde en büyük kaynaklardan bir tanesidir diye düşünmekteyim.Bu ülkenin enerjisi 90 yılda bir çok parçaya ayrıldı ve bunun sonucu olarak değişken ama uyumsuz bir yapı oluşturuldu.

Olayın Türk veya farklı bir ırk üzerinden hadi aslanlarım hadi koçlarım biz Türküz yaparız ile alakası yok.Bize gerekli olan şey damardaki kan değil mantık ve zekadır.Atatürkün demek istediği damarlarında akan kan asil bir kandır demesinin sebebi de odur yoksa İngilizinde damarında kendine göre asil kan var İspanyollarında (zaten kan dediğimiz olgu dünyada belli özellikleri sebebi ile gruplara ayrılmış ırksal özelliği bulunmayan alyuvar ve akyuvardan oluşan insana can veren bir sıvıdır) ama burdaki manası ve görüşü senin ecdadının neler başardığını göstermek ve o başarıların devamını kendi becerin ve zekan ile sürdürebilmenin öneminden bahsetmiştir.

Milletimiz zaten içerisinde hep lider özellikler çıkaran bir ulustur Osman Bey den ,Fatih Sultan Mehmet'e ordan Kanuni Sultan Süleyman ve Atatürk e kadar devirlerinde devrim ve çağ atlatmış liderleri ile bugüne gelmiştir.Ama malesef Atatürk ten sonra aynı ideoloji ve temel gayretler ile ilerlemeyi sürdürememiştir.Bununda ceremesini 90 senedir malesef çekmekte ve gerek eğitim gerek teknoloji gerek toplum bilinci olarak çok terse doğru giden bir yola sapmış durumdayız.

Evet ülkeler kuruyoruz,liderler çıkarabiliyoruz ama gerisi malesef yok.İşte bizim temel genetiğimizde göçebe toplumu güdüsü olduğundan ötürü zaten bilimde,ilimde,gelişmede geri kaldık.Bir şeyleri başlatmada dünyanın belkide en iyisiyiz ama sürdürebilirlik noktasın yokuz işte en büyük sıkıntımız bu toplum olarak.Başlatıyoruz bitiremiyoruz bunun sebebide zaten diğer milletler gibi kalıcı bir kültür moduna geçemememizden kaynaklıdır.

Ve kulislerde Atatürk gelse keşke bizi kurtarsa lafı da malesef toplumun hala aynı doğrultuda olduğunun bir göstergesidir.Bir kurtarıcı aramak yerine o kurtarıcıya muhtaç kalmadan kendi zekasına kalitesine güvenerek temel hedefleri olan bir ülke politikasında bilinçli bir birey olarak ülkesini vatanını düşünmek her bireyin sorumluluğu altındadır.Bunu Türk siyasal tarihinde yapabildik mi okuduğum bu alanda yapabilen çıkmadı dolayısı ile kendi enerjisini içe harcayan ve o harcadığı enerji ile binlerce evladını yok eden bir oluşumda malesef tek kelime ile özetleme durumu burdan kaynaklanmaktadır.

Zaten şu an ki durum bile bizim yönetim ve hedef gayretlerimizin ne kadar yüzeysel olduğunun bir göstergesi değilmidir ?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 May 2017, 12:49 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2016, 03:41
Mesajlar: 885
Yaş:
Alıntı:

Olayın Türk veya farklı bir ırk üzerinden hadi aslanlarım hadi koçlarım biz Türküz yaparız ile alakası yok.Bize gerekli olan şey damardaki kan değil mantık ve zekadır.Atatürkün demek istediği damarlarında akan kan asil bir kandır demesinin sebebi de odur yoksa İngilizinde damarında kendine göre asil kan var İspanyollarında (zaten kan dediğimiz olgu dünyada belli özellikleri sebebi ile gruplara ayrılmış ırksal özelliği bulunmayan alyuvar ve akyuvardan oluşan insana can veren bir sıvıdır) ama burdaki manası ve görüşü senin ecdadının neler başardığını göstermek ve o başarıların devamını kendi becerin ve zekan ile sürdürebilmenin öneminden bahsetmiştir.
Ben de zaten bunu kast ettim. O verdiğim son sözden önce uzun uzadıya dediklerim bunun üzerine bina edilmiş durumda. Sözün kısası sağlıklı bir toplum değiliz. Gerçek bir anlamda asgari düzeyde dahi tam anlamıyla ulus değiliz. Olmayınca verimli olamıyoruz. Olmayınca da, bu her yere yansıyor. Ama neden değiliz sorusunun yanıtı da, dediklerimde gizli ve bu konuda toplum olarak kim olduğumuzu (yeniden) keşfedip, işi büsbütün Büyük Gazi'nin de hep imlediği ve söylediği gibi kendi elimize almamız, toplum olarak her alanda teşkilatlanmamız ve ortaya eser, ürün koymamız gerekiyor. Bu konularda birçoğumuz hatırlar, birkaç sözüm de olmuştu. Bunu yaparken insanlara Türk evladı gözüyle bakıp buna göre yol yöntem, yordam geliştirmek gerekiyor. İdeolojik ya da benzer olgular üzerinden yola çıkılmamalı. Kendimden örnek vermeyi sevmiyorum ama aklıma tek gelen en yatgın o. Ben tek bir kişiyle bu kargu.org (o zamanlarda adı böyle değildi, ağyüzü de yoktu) işine başladığımda bu gerçeklerin ayırdımında olduğum için ona göre davranmaya çalıştım. İzleyen, hatta kutlayan takdir eden, ''Sizin sayenizde gerçekten çok şey öğrendik, birçok şey hiç de bizim bildiğimiz gibi değil imiş. Bakış açılarımız çok değişti.'' diyen çok kişi oldu (görüşlerim ve burada yazdıklarım, aktardıklarım sanırım bu sözümün bir dayanağı durumundadır). Bu kişilerin arasında MHP'li olanı da, AKP'li olanı da, Türkçü olanı da, başka türlü izlenim verenler de vardı. Toplum olarak biz kimiz neyiz, ne olmamız gerekiyor, nerede neyde birleşmemiz gerekiyor onu anlatıyorduk; bugün de anlatmaya çalışıyoruz. Kimse de, bu adamlar ''Türkçü''dür, ''ülkücü''dür, o'cudur bu'cudur, ırkçıdır, dinsizdir, din karşıtıdır, bilmem nedir necidir demedi, öyle bir izlenim de vermedi. Bizi kurtaracak tek bir şey var, o da bizi biz yapan değerleri öne çıkartıp her bir kişinin anlayabileceği, özümseyebileceği bir dille, yordamla anlatmak, göstermek, aktarmak, özümsetmek ve hepimizin ortak bir noktada barışçıl biçimde birleşebileceğimizi göstermek.

Ne kadar çok sevsem saysam da, canım olsa da, artık ''ülkücü'', ''Türkçü'' vb. her ne varsa gibi tanımlamaları (yani ideolojik görülen, sayılan, tanımlanan, ... olguları) dahi geride bırakıp, ''Türk'üm'' kavramının içini yeterli biçimde doldurup, doyuma ulaştırıp, herkese doyurucu gelecek biçimde bir konuma çıkartıp, toplum olarak gerçek, asli öze dönüp bunun üzerine gelecek için kendimizi biçimlendirmemiz gerekiyor. Ne mutlu Türk'üm diyene, bunu anlatır. Var olan gücü tüm alana yaymaya çalışmak, nüfuz ve etki etmeye çalışmak. Tek bir noktada toplamak değil. Bu konuda da, bu olgu iyidir kötüdür, yine önderlere gerek var. Topluma gerekli olan ve kendisinin olan dinamikleri kazandırırsak, kendisi lokomotif olacaktır, dediğiniz gibi. Daha Türk olmanın nasıl duyulduğunu bilmiyoruz, ne olduğunu bilmiyoruz. Kendi insanımıza nasıl bakacağımızı bilmiyoruz. Sakat her şey, tükenmekte her şey, ama tükenmemeli. Ve benim bununla büyük kavgam var. Herkesin de olmalı.

Son olarak, göçebe konusunda düşüncenizin çıkış noktasını anlasam da, yanılıyorsunuz. Bu konuda genel olarak da zaten çok yanlış bilgi ve bakış açısı var. Ama bu şimdi buranın konusu değil. Tarih dersine evrilir burası. Belki bir zaman olur, değiniriz.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 May 2017, 02:50 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 02 Ağu 2014, 11:52
Mesajlar: 685
Yaş:
İngilizlerle işbirliğine gidildiğinden beri benim gönlüm hiç rahat değil. Karşımızdaki adamlar koynunuzdan eşinizi alır boyar size ilk eşinize kuma diye satar.
Oldukça güvenilmez ve dalaveracı bir millet ingilizler. Ben açıkcası yahudilerden daha çok korkarım ingilizlerden.
Bizi silah konusunda da geçmişte iki kez yarı yolda bıraktılar. (93 harbinde sms köning wilhellm vakası ve ww1 de erin ve agnicourt vakası)
Dedesi çürük gemi itelemeye çalışırsa torunu ne yapar.
İleride hristiyan ülkelere sorun olabilecek bir ülkenin şah damarı projesinde sırtı ingilize dayaması madnidar. Sabote edebilirler.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 May 2017, 03:31 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 20 Tem 2012, 20:07
Mesajlar: 579
Yaş:
Alıntı:
İngilizlerle işbirliğine gidildiğinden beri benim gönlüm hiç rahat değil. Karşımızdaki adamlar koynunuzdan eşinizi alır boyar size ilk eşinize kuma diye satar.
Oldukça güvenilmez ve dalaveracı bir millet ingilizler. Ben açıkcası yahudilerden daha çok korkarım ingilizlerden.
Bizi silah konusunda da geçmişte iki kez yarı yolda bıraktılar. (93 harbinde sms köning wilhellm vakası ve ww1 de erin ve agnicourt vakası)
Dedesi çürük gemi itelemeye çalışırsa torunu ne yapar.
İleride hristiyan ülkelere sorun olabilecek bir ülkenin şah damarı projesinde sırtı ingilize dayaması madnidar. Sabote edebilirler.
Hocam ne 93 harbi ne Hristiyan ülkeleri yapmayın yahu 93 harbinin 25 yıl öncesinde geldi aynı adamlar senle savaştı Ruslara karşı.Bu adamların dedeleri Roma karısından boşamadı diye kendi kilisesini kurmadı mı?Olaylara böyle bakmamak gerekiyor her devlet ne çıkarı varsa ona göre hareket ediyor bu işin Türk'ü,İngiliz'i,Fransız'ı yok herkes kötü bir biz doğruyuz olayı falan değil bu.Adamın senden çıkarı vardır beraber çalışırsın,savaşırsın çıkarı yoksa çalışmazsın.İngiliz şeytan diye onu suçlamak ahmaklık olur sen niye şeytan olmuyorsun onu sorarlar adama.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 May 2017, 10:52 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 13 Tem 2012, 21:06
Mesajlar: 1060
Yaş:
Alıntı:
Bahsettiğiniz motor turbofan imiş. Çok anlamıyorum ama turbojet motorlar daha iyi değilmi turbo fanlara göre ? f22 de turbo fan ancak sr71 turbojet hatta turbojet/ramjet diye geçiyor. Brahmoslar da kullanılan ramjet scramjet teknolojisi uçak motorları için uygun değil midir ?
Oturup motorlar nedir, nasıl çalışır konusunda okumanız gerektiği ortaya çıkıyor.

Turbojet daha iyi değil, bir açıdan üstündür, turbofan motorlar ise başka açıdan, hangisi amaca uygunsa kullanılır.

Avcı jet uçakları için turbofan motorlar daha fazla tahrik sağladığı ve yakıt tasarruflu oldukları için tercih ediliyorlar.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 May 2017, 11:42 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 00:51
Mesajlar: 2043
Konum: Antalya
Yaş: 33
Alıntı:
Sene 1987 ilk 4 adet F-16 bizim filoya yani 142. Ceylan filoya geldi. 16 yaşındaydım kokpitine ilk oturduğumda. Duyduğum o hazzı anlatamam. Yepyeni kokuyor ve parlıyordular. Kendi uçağımız gibi görmüştük onları neredeyse. Çünkü montajda olsa biz üretecektik bunları. Olmayan, unutturulan bir kabiliyeti oluşturdu F-16'lar, havacılık sevgisi ve üretim teknolojisine yeniden girişi başlattı. Ağır aksak, kör topal ilerlesede, şu an gelinen noktayı küçümsemeyelim dostlar. HÜRKUŞ kendi eserimizdir, artık modern bir uçak tasarımlayıp, üretebilme kabiliyetine sahibiz. Eksikler çok, ama imkansız değil artık. Yeterki bu destek devam etsin, hanginiz teknolojinin son ulaştığı noktada bir GÖKTUĞ füze ailesini bekliyordu bu kadar çabuk? 2023'te uçan bir prototip görürseniz hiç şaşırmayın derim. Belki takvim bir miktar sarkar ama geliştirme hızımız gerçekten inanılmaz vites yükseltmiş halde. Ben fuarda bunu gördüm. Olumsuz şeylerde var genel olarak savunma sanayinde ama buda var...
Savunma sanayimiz kör topal değil, Ağır veya aksakta ilerlemiyoruz evet bir enerji var bazı ürünler çok iyi geliştiriliyor tek üründen bir ürün ailesine sahip oluyorsunuz ama hatalı bir vizyona sahip forum arkadaşlarımın bahsettiği gibi bazı planlamalar eksik bu eksikte diğer eksikleri getiriyor onuda seve seve öğreniyoruz.

Şu an böyle.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 May 2017, 12:13 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 02 Ağu 2014, 11:52
Mesajlar: 685
Yaş:
Alıntı:
Hocam ne 93 harbi ne Hristiyan ülkeleri yapmayın yahu 93 harbinin 25 yıl öncesinde geldi aynı adamlar senle savaştı Ruslara karşı.Bu adamların dedeleri Roma karısından boşamadı diye kendi kilisesini kurmadı mı?Olaylara böyle bakmamak gerekiyor her devlet ne çıkarı varsa ona göre hareket ediyor bu işin Türk'ü,İngiliz'i,Fransız'ı yok herkes kötü bir biz doğruyuz olayı falan değil bu.Adamın senden çıkarı vardır beraber çalışırsın,savaşırsın çıkarı yoksa çalışmazsın.İngiliz şeytan diye onu suçlamak ahmaklık olur sen niye şeytan olmuyorsun onu sorarlar adama.
Adamlar orda babasının hayrına senle savaşmadı . Kendi kolonilerini korumak için savaştılar. O kilisedende kendi iç işlerine karıştırmamak için çıktılar. Hanım bahane . Hatta o sayede İngilizler şu an olduğu yerdeler.

Velhasıl, İngilizler bu uçağı fransızlarla da yapar almanlarla da . Bize ihtiyaçları yok. İlerde de bizle çıkarları çatışacağından neden en kritik projemizde kilit rol oynatıyorlar.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 May 2017, 13:21 
Çevrimiçi
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3452
Yaş:
Bu projeyi kendi dengi bir ulke ile yapsa ileride sıkıntı. Zamaninda niye Izmir'i Yunan'a birakir gibi yaptiysa ileride baska bir plani olabilir. Yada bizi proje ortagi sayip pazar yapmaya calisiyor olabilir ya da Avrupa'ya mesaj veriyor. En iyimser tahminim bizim uzerimizden tum Araplara satis yapmak. Avrupali ortaklarina ne satacak.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 May 2017, 14:51 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 02 Ağu 2014, 11:52
Mesajlar: 685
Yaş:
Alıntı:
Bu projeyi kendi dengi bir ulke ile yapsa ileride sıkıntı. Zamaninda niye Izmir'i Yunan'a birakir gibi yaptiysa ileride baska bir plani olabilir. Yada bizi proje ortagi sayip pazar yapmaya calisiyor olabilir ya da Avrupa'ya mesaj veriyor. En iyimser tahminim bizim uzerimizden tum Araplara satis yapmak. Avrupali ortaklarina ne satacak.
Eurofighterı kime sattıysa ona satar. Tfx geniş iç silah hacmi ve uzun menziliyle kolayca multirole hava yer ağırlıklı bir uçağa evrilebilir.Zaten bu animasyonda sık sık belirtiliyor. Eurofighter a kardeş olabilir. Veya eurofighterın bir sonraki nesli için düşünülebilir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 May 2017, 15:13 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 14 Şub 2016, 16:49
Mesajlar: 358
Yaş:
Bu ucagin gelistirilmesindeki 3 ayak:

1- Finansman
2- Politik kararlilik
3- Teknik yeterlilik

seklinde siralarsak eger, olasi sikintilar neler olabilir?

1- Finansman : Turkiye'nin uzun vadede bu projeyi finans edebilme sansi azaliyor gibi gorunuyor. Ekonomide isler iyi gitmiyor ve borclarin faiz odemeleri bile endise verici boyutlarda.

2-Politik kararlilik : Bu konuda sikinti yok gibi gorunuyor ancak dis politia ile ilgili olarak yapilacak her yanlisin bu tur projeler icin destek aldigimiz yabanci ulke ve firmalarin projeden vazgecmelerine neden olacagini unutmamak gerekir. Dis politika olarak da cok iyi bir yerde degiliz, neredeyse bize abargo konsun diye ugrasiyoruz.

3- Teknik yeterlilik : Bu konuda da yurt disina ciddi sekilde bagliyiz. Radar ve bazi aviyonikleri kendimiz yapabilsek de ozellikle yazilim, fly by wire ve motor konularinda yeterli bilgi birikimi ve tecrubeye sahip degiliz.

Son tahlilde, biz her durumda ozgun F-16 uzerine calismayi devam ettirmeliyiz diye dusunuyorum. Bol miktarda yedek parca ve yedek motor ile desteklenen ozgun F-16 filolari, kendi muhimmatimiz ile bize nefes aldiracaktir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 May 2017, 15:59 
Çevrimiçi
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3452
Yaş:
İngiltere kendi yoluna Avrupa kendi yoluna gitmiyor mu ? Hatta Almanya ve Fransa bile ayrı telden çalıyor. Almanya olmasa çoktan dağılmışlardı. Onun için dedim kime satacak artık diye. İngiltere normal olarak tarafını ABD'den seçti bile.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 May 2017, 20:10 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 05 Haz 2015, 21:54
Mesajlar: 722
Yaş: 45
ÖZGÜR projesi şu an yürüyor zaten arkadaşlar. Seneye gövde ömür uzatımını müteakiben, 33 F-16B30 uçağımızında ÖZGÜR milli donanım ve yazılım modernizesi yapılacak. Görev bilgisayarı, flybywire kumanda uçuş kontrol yazılımı vb. gereken herşey hazır geliştirilmiş ve denenmiş halde. Şimdiden MMU donanım ve yazılım tasarımı üzerinde çalışmalar başlamış halde. Yani tekerleği yeniden keşfetmeyeceğiz veya Star Trek gibi sonsuz bilinmeyene dalmayacağız...

Sizlere ilettim ama kimseden bir çıt çıkmadı, görmediniz herhalde; TEI milli motor işine girmiyor. Çünkü GE istemiyor. Al GE-F414'ü kullan diyor aynen -F110 gibi. Rolls Royce ile yapılan ortaklık ile Kale Kalıp, biraz Hürkuş gibi eni konu belli bir tasarım, RR motor alt yapısı tasarımı üzerinden, yeni bir güçlü motor tasarlayacak. Tasarım, mülkiyet hakları bizim olacak. Motor 25-30bin Libre aralığında güç üretecek, ki benim anladığım hedeflenen 26-28bin Libre civarı bir güç. Bunu en yetkili ağızdan öğrendim.

BAE elindeki jet uçağı tasarım ve test imkanlarını bize açacak, Şef o olacak ama yemeği pişiren biz olacağız. Temel bey gerçekten işi bilen bir insandır ve bu işe kesinlikle kefil bir halde kendinden emin, başarılabileceğini öngörüyor. Önümüzdeki siyasi, stratejik, ekonomik gelişmeleri bilemem ama şu an itibariyle Temel beyin mevcut öngörüsü ve değerlendirmesi bu yönde, kendisini bizzat tanırım inanmadığı, bilmediği birşeyi söylemez.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 May 2017, 21:27 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 20 Tem 2012, 20:07
Mesajlar: 579
Yaş:
Alıntı:
Adamlar orda babasının hayrına senle savaşmadı . Kendi kolonilerini korumak için savaştılar. O kilisedende kendi iç işlerine karıştırmamak için çıktılar. Hanım bahane . Hatta o sayede İngilizler şu an olduğu yerdeler.

Velhasıl, İngilizler bu uçağı fransızlarla da yapar almanlarla da . Bize ihtiyaçları yok. İlerde de bizle çıkarları çatışacağından neden en kritik projemizde kilit rol oynatıyorlar.
Ee işte bende onu diyorum çıkar söz konusu olunca ne din tanırlar ne ırk.Olması gerektiği gibi.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 May 2017, 21:45 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 04 Tem 2016, 14:54
Mesajlar: 673
Yaş: 27
Bu uçak için kötümser bakan arkadaşları anlamıyorum. Yani bakılır da bu kadar kötümser bakılmaz :) Ha biz direkt bir F-35 muadili yapamayacağız belki ama ileriki dönemde içi doldurulabilecek bir uçak yapacağız ve kabiliyetleri de hiç azımsanmayacak bir ürün olacak.
Fakat ben başlığın diğer kardeşine Jet Eğitim Uçağına değinmek istiyorum.
Muhtemelen bizim kullanacağımız alet Snc-Tai ortaklığının Amerika için üreteceği uçak :) Ama hala ses yok bu şeyden. Olmazsa diğer katılımcılardan olası bir devşirme mi yapacağız acaba.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 May 2017, 22:07 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 314
Yaş: 39
Merhaba arkadaşlar,
İngiltere nin babasının hayrına bir iş yaptığını duyan yada gören varmı?
Bence adamlar gelecek için kendilerine yatırım yapıyor, bu uçağı yada bu uçağın tasarlandığı süreden edinilen bilgi ve tecrübe yi riske girmeden edinme fırsatı yakalamış olacak, unutmayalım uçak muhtemelen seri üretime girdiğinde ürettikleri Ef 2000 bayağı eskimiş olacaktır. Adamlar Tornadoları ve Ef leri de diğer ülkelerin bütçelerini kullanarak hem teknolojisini geliştirdiler hemde uygun fiyatla Modern Uçak sahibi oldular.
Bizde bu yoldan epey kazanım elde edebiliriz.
Herhalde İngilizler önümüzdeki 20 yılda bizimle çatışma riski olacağını öngörmüyor

Bizim için burdaki risk İngilizlerin bu işi ortalarında işi yokuşa sokup çok uzun süre böyle bir işe girme azdırıcı kırabilir.
Önemli olan dizginleri elden bırakmamak, adamlar geçmişte galiba bizimle gemi yapmakta istemişlerdi.

Birde şu var, adamlar avrupabirliğindende Almanların hegomanyasından ve Ruslarla olan yakınlığın dan çok rahatsızlık duyuyor, kendilerine müttefik de arıyor olabilirler.

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 3674 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 169 70 71 72 73 74 Sonraki

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: çanakkale geçilmez ve 14 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye