TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 17 Kas 2017, 23:59

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 5009 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 190 91 92 93 94101 Sonraki
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 22 Ağu 2017, 17:54 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 01:30
Mesajlar: 920
Yaş:

Bir önceki sayfanın en son iletisi:

30 Ağustos resmi geçit töreninde S 400leri görmeden bu iş yılan hikayesi olarak kalacak gibi.:P Hakaten ha.Bu önümüzdeki 30 Ağustos töreninde şapkadan çıkan tavşan misali S 400 leri görüyomuşuz.:P Veya imzayı o gün atıyolarmış...:P Veya bi Antonov nakliye uçağından S 400 bataryaları inerken basına sızdırıyolarmış görüntüleri 30 Ağustos günü....:P

_________________
ResimResimResim

SAVAŞ BARIŞTIR
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR
BİLGİSİZLİK KUVVETTİR


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Ağu 2017, 18:02 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 12 Tem 2012, 16:58
Mesajlar: 1515
Yaş:
Alıntı:
30 Ağustos resmi geçit töreninde S 400leri görmeden bu iş yılan hikayesi olarak kalacak gibi.:P Hakaten ha.Bu önümüzdeki 30 Ağustos töreninde şapkadan çıkan tavşan misali S 400 leri görüyomuşuz.:P Veya imzayı o gün atıyolarmış...:P Veya bi Antonov nakliye uçağından S 400 bataryaları inerken basına sızdırıyolarmış görüntüleri 30 Ağustos günü....:P
Guldurdun ustat :lol:


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Ağu 2017, 02:36 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 12 Tem 2012, 16:58
Mesajlar: 1515
Yaş:
Katar Savunma Bakanı ve beraberindeki heyet bugün Rusya'daydı. Katar'inda S400 almak istedigiyle ilgili dedikodular var.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Ağu 2017, 10:39 
Çevrimiçi
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3613
Yaş:
Hemen senaryo gelistirelim ; bizim S-400'ler ulkede kalir. Bizim Katar ussunu Katar'in S-400'u korur. Zaten ulke kucuk o fuzelerin tum Katar'i kapsar. ABD ve simarik muttefiki Suud'lara da mesaj olur. Iran'in olmayan hava kuvvetine karsi aliniyor olamaz cunku bu fuzelerin balistik fuze onleme kabiliyetini biliyor muyuz ? Tesadufe bak biz , Katar Patriot filan degil S-400 aliyoruz !


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Ağu 2017, 11:16 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2458
Yaş:
Bizim S-400' ün finansmanını Katar mı sağlayacak diyorsunuz?

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Ağu 2017, 11:50 
Çevrimiçi
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3613
Yaş:
Yok soyle dedim. Onceden tartistik bizim S-400 finansmani bunlardan olur mu diye fakat halen kredi muhabbeti dondugu icin boyle degil galiba. Hani dedik ya 2 sistem alirsak biri Katar icin olur mu diye ? Simdi bu Katar'in Rusya ziyareti sonucu S-400 cikarsa ne tesaduf ki Katar da S-400 aliyor diye dusunmek lazim ;) yani biz kendi sistemimizi alip kurarken , Katar'a da basta bizim us savunmasi olmak uzere kendi savunma sistemi kurdurulmak isteniyor olabilir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Ağu 2017, 05:29 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Mesajlar: 1967
Yaş:
Alıntı:
Katar Savunma Bakanı ve beraberindeki heyet bugün Rusya'daydı. Katar'inda S400 almak istedigiyle ilgili dedikodular var.
Katar Patriot PAC-3 kullanicisi ulke oldugunu hatirlatirim. Bir kac yil once siparisleri verdiler ve bir kismi teslim edilmistir simdiye kadar. Hatta THAAD siparisleri vermek istiyorlardi son durum bilmiyorum. Bunlar olurken S-400 almak haberi bana mantikli gelmedi. Ruslarin veya bizim havuz medyasinin sisirme haberlerinden bir tanesi olabilir. Bu sartlarda Suudiler S-400 gibi alima takoz olurlar zaten. diger ihtimal bize istedigimizi vermezseniz ve isole ederseniz Ruslara yanasiriz mesajida olabilir. Adamin nakit parasi cebinde sonucta.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Ağu 2017, 15:50 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 30 Eki 2016, 20:27
Mesajlar: 218
Yaş: 30
Katar dünya doğalgaz ihracatının yüzde 5'ini, dünya LNG ihracatının ise yüzde 30 küsürünü tek başına yapan bir ülke.
Bu ihracat yalnızca shell, Exxon, mobile gibi İngiltere ve ABD kaynaklı şirketler yoluyla gerçekleştiriliyor. Yani ülkenin can borusu yalnızca ve yalnızca İngiltere ve ABD kaynaklı.
Bu nedenle madem Katar batı menşeili can borularıyla nefes alıyor, güvenliğinin ve enerji yollarının da temelde bu ülkeler sayesinde korunması gerektiği görüşü hakim. ABD'nin Katar'da 10000 kişilik üsse sahip olması bu yüzden. Biz bile azami 3000 asker göndermeyi düşünüyoruz. Orada durumlar düzelince bu 3000 sayısı tutup mesela 6000 olmaz. Aksine 600-700 olur. Düşer yani.

Katar'ın bir takım nedenlerden dolayı Suudi ve kuklası ülkelerle ters düşmesi durumu gerçek. Katar bir takım kendince haklı nedenlerle İran'la arayı ısıtıyor. Diğerleri bunu istemiyor. Ancak Katar'ın ABD ve İngiltere ile ters düşmesi diye bir durum yok. Katar'ı Katar yapan can boruları bu ülkelerin elinde. Yani kriz küresel değil, bölgesel. Ancak Katar, kriz bölgesel nitelikli olmasına rağmen ancak Türkiye ve İran'ın desteğiyle (ve batıya yedirdiği paralarla) diğer bölge ülkelerine karşı dik durabiliyor.

Bir s-400 satın alımı ise kriz durumunu bölgeselden çıkarıp küresel boyuta taşır. O zaman da cezası direk can borusunu elinde tutan ülkelerce kesilir. Üstte Robust hocanın da dediği gibi şişirme haber olmalı.

_________________
Zorlukların Arasından Yıldızlara!..


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Ağu 2017, 17:38 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 23 Tem 2012, 01:18
Mesajlar: 89
Yaş:
Başbakan Binali Yıldırım, Rusya ile S-400 hava savunma füzesi alımı için anlaşmaya vardıklarını, nihai kararı Savunma Sanayii İcra Komitesi'nin vereceğini söyledi.
S-400
Rusya: Türkiye ile S-400 müzakereleri, stratejik ve jeopolitik çıkarlarımıza uygun
Başbakan Binali Yıldırım, Singapur ve Vietnam ziyaretinin dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yıldırım, Rusya ile S-400 hava savunma füzesi alımı için anlaşmaya vardıklarını, nihai kararı Savunma Sanayii İcra Komitesi'nin vereceğini açıkladı.
https://tr.sputniknews.com/turkiye/2017 ... dik-rusya/


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 26 Ağu 2017, 11:18 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 29 Kas 2015, 17:47
Mesajlar: 155
Yaş:
Alıntı:
Bir s-400 satın alımı ise kriz durumunu bölgeselden çıkarıp küresel boyuta taşır. O zaman da cezası direk can borusunu elinde tutan ülkelerce kesilir. Üstte Robust hocanın da dediği gibi şişirme haber olmalı.
Biz iç ve dış politikalarımızda defalarca yaptığımız u dönüşlerinden sonra, herkesi ani u dönüşleri yapar sanmaya başladık. O yüzden abartılı beklentiler oluşuyor artık. Allah muhafaza Katar da bizim aklımıza uyar böyle ani sıçrayışlar yapmaya kalkarsa o zaman onu bir terbiye ederler. Şu anda ikaz süreci yaşıyorlar.
Rusya ile görüşmeleri muhtemelen bir nabız yoklamadır.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Ağu 2017, 15:31 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 00:51
Mesajlar: 2057
Konum: Antalya
Yaş: 33
S-400 çıkmaza bir laf kalabalığına girdi omurgasız bir dış politikaya kurban gitti gibi ya... Neyse.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Ağu 2017, 15:46 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 29 Kas 2015, 17:47
Mesajlar: 155
Yaş:
Alıntı:
S-400 çıkmaza bir laf kalabalığına girdi omurgasız bir dış politikaya kurban gitti gibi ya... Neyse.
Hayırdır?? :roll:


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 01 Eyl 2017, 00:07 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 12 Tem 2012, 16:58
Mesajlar: 1515
Yaş:
Pakistan, Rusya'dan S-400 Hava Savunma Sistemi almak için görüşmelere başlayacak.



Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Eyl 2017, 12:43 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 13 Tem 2012, 14:27
Mesajlar: 393
Konum: çanakkale
Yaş: 39
Olursa türkiye,pakistan,belki katarın dahi s-400 alması abd için kötü ruslar için bayram olacajtır.Ekonomik olarak zaten iyi iken siyasi ve stratejik olarak da rusyanın eskisinden daha çok etki alanı olacağını gösteriyor.

_________________
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Eyl 2017, 16:15 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 12 Tem 2012, 22:26
Mesajlar: 786
Konum: Lubnatsİ
Yaş: 42
Bu üç ülkenin S-400 alması tesadüf değil.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Eyl 2017, 00:16 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 464
Yaş: 39
Sn. Uğur Dündar'ın Sn. Şükrü Elekdağ ile söyleşisini köşesinde yayınlamış.
Yazının bir kısmını alta ekliyorum gerisini altdaki Linkten okuyabilirsiniz.



S-400'LERİN TEDARİKİNİ AKILCI BİR KARAR OLARAK GÖRMÜYORUM
(U.D.): Ortak üretimini yapamayacaksak ve balistik füze önleme ihtiyacımızı da karşılamıyorsa, o zaman S-400'leri neden alıyoruz?
(Ş.E.): Bu tutumun temelinde Ankara'nın, Washington'a karşı, PYD'yi silahlandırması, Kuzey Suriye'de Kürtlerin devletleşme hareketine destek vermesi ve FETÖ'yü iade etmemesi nedenleriyle duyduğu öfkenin bulunduğu anlaşılıyor. Öte yandan, Moskova da bu konularda sütten çıkmış ak kaşık değil… bölücü terör örgüt'yı terörist olarak tanımıyor, her fırsatta kol kanat gerdiği (Menbiç, Afrin) PYD'ye, Moskova'da temsilcilik açtırıyor. Şu sırada Suriye sorunu nedeniyle Rusya ile Türkiye arasında bir yakınlaşma ve işbirliği görünüyorsa da, Türkiye ile Rusya'nın; Ermenistan'a, Kafkaslara, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne, Doğu Akdeniz'e, Balkanlara, Karadeniz Havzası'na ve Orta Asya'ya yönelik politikaları ve emelleri taban tabana zıt!.. Türkiye, Rusya ile karşılıklı saygı ve yarara dayalı dengeli ilişkiler kurarken -ki bunu kuvvetle destekliyorum- bu gerçekleri ve Rusya'nın genlerinde yayılmacılık, bölgede tekel oluşturma ve sıcak denizlere çıkma tutkularının bulunduğunu unutmamalıdır. S-400'ler Türkiye tarafından uçaklara karşı bir savunma sistemi olarak kullanılabilecek ise de Rusya kendisine yakın bir devletten ülkemize böyle bir tehdidin vuku bulması halinde, sistemin yazılımına müdahale ile Türkiye'nin S-400'leri kullanmasını engelleyebilir. Sonuç olarak, S-400'lerin tedarikini akılcı bir karar olarak görmüyorum.
AKILCI HAREKET TARZI TEKNOLOJİ ÜRETİMİNE ORTAK OLMAKTIR
(U.D.): Peki, akılcı bir hareket tarzı nedir?
(Ş.E.): Söyleşimizin başında dönemin Savunma Bakanı Işık'ın açıklamasına temas ettim. Bu açıklamadan, Fransız-İtalyan Konsorsiyumu EUROSAM'la anti-balistik bir sistem geliştirme hususunda anlaşmaya varıldığı anlaşılıyor. Esasında EUROSAM'ın Türkiye açısından uygun ve ilgi çekici olan şu ürünleri var: Uçaklara karşı savunma için Aster-15, kısa ve orta menzilli balistik füzelere karşı savunma için de Aster-30 Blok-1… Yetenekleri başarıyla test edilmiş olan bu sistemler halen birçok Avrupalı devlet tarafından kullanılıyor. Bunlara ilaveten EUROSAM'ın uzun menzilli balistik füzelere karşı da geliştirme halinde olduğu Aster-30 Blok-2 projesi var… Bu günün şartlarında Türkiye için akılcı hareket tarzı, önce doğrudan tedarik yoluyla ihtiyacı kadar Aster-30 Blok-1 almak ve bunları NATO'ya entegre etmektir. Türkiye bu şekilde kısa ve orta menzilli balistik füze tehdidine karşı etkili bir savunma oluşturacaktır. Bununla eşzamanlı olarak da, Türkiye uzun menzilli balistik füzelere karşı savunma sistemi oluşturmak için de EUROSAM'ın Aster-30 Blok-2 projesine ortak olmak için girişimde bulunmalıdır. Paylaşıma açık bu ortaklıktan ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve MİKES gibi firmalarımız da üretim payı alabileceklerdir. Böyle bir yaklaşım Rusya ile S-400 anlaşmasının iptalini gerektirecektir ki, doğru olan da budur!..

http://www.sozcu.com.tr/2017/yazarlar/u ... l-2000282/

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Eyl 2017, 16:46 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Mesajlar: 1967
Yaş:
Sn. Sukru Elekdag bu yasinda bile dogru analizler yapmis. Bravo diyorum kendisine. Aster hakkinda verdigi bilgi ve kodlamaya kadar dogru olmasi gercekten takdir edilmeli. Bu kadar dogruluk cok alisik olmadigimiz sey. S-400 konusundaki yorumlarina da katiliyorum. ABD ve NATO'ya karsi duyulan guvensizlik nedeniyle gundemde olan bir tercih oldugu dogru ama batiya goz dagi vermek icin pahali bir yontem. Bu S-400 yerine Ruslardan tank alsinlar daha iyidir ve faydali olur veya teknoloji tranferi ile Hisar sisteminin ihtiyaci olan uzun menzilli fuzeleri uretelim.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Eyl 2017, 18:52 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Tem 2015, 20:21
Mesajlar: 960
Yaş:
Avrupa ile ilişkiler geri dönülemez aşamaya gelip daha da kötüleşeği belli iken Aster ile S400 projeleri arasında güvenilirlik olarak bir fark yok. Avrupa'daki Türkiye söylemleri sadece seçimler ile sınırlı kalmayacak, devamı da gelecek.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Eyl 2017, 20:54 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 17:10
Mesajlar: 557
Yaş:
Alıntı:
Sn. Sukru Elekdag bu yasinda bile dogru analizler yapmis. Bravo diyorum kendisine. Aster hakkinda verdigi bilgi ve kodlamaya kadar dogru olmasi gercekten takdir edilmeli. Bu kadar dogruluk cok alisik olmadigimiz sey. S-400 konusundaki yorumlarina da katiliyorum. ABD ve NATO'ya karsi duyulan guvensizlik nedeniyle gundemde olan bir tercih oldugu dogru ama batiya goz dagi vermek icin pahali bir yontem. Bu S-400 yerine Ruslardan tank alsinlar daha iyidir ve faydali olur veya teknoloji tranferi ile Hisar sisteminin ihtiyaci olan uzun menzilli fuzeleri uretelim.
Ben de katılıyorum,
Şükrü Elekdağ ya konuya yaşına ve ilgi alanına rağmen çok iyi hazırlık yapmış yahut teknik bir danışman soruların teknik cevabını hazırlamış siyasi yorumları kendisi yapmış diye düşünüyorum, ancak ABD nin füze kalkanı konusundaki teknik bilgisini, israil mavi marmara krizinde jölelinin saçmamalarına verdiği siyasi - askeri karışımdaki bilgileri karşılığı hatırlayınca birinci şıkkın daha doğru olduğuna eminim. Bu adam 93 yaşında ve şu andaki analiz yeteneği ortada , siyasetteki bazı diğer tipleri görünce utanma duygusunu iyice kaybettiğimiz anlaşılıyor.
Kendisi şampiyon bir boksördür aynı zamanda :)

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Eyl 2017, 22:14 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 13 Tem 2012, 18:11
Mesajlar: 50
Yaş:
Bende şunu soruyorum. s400 alınca güvenilir değil, aster alınca çok mu güvenilir? Kendin geliştirmedikçe bence çok bir farkı yok.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Eyl 2017, 22:17 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2458
Yaş:
Meseleye NATO' ya entegre edilebilirlik açısından yaklaşılıyor. Bana göre ise; Türkiye' nin NATO' da geleceği yoktur.

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Eyl 2017, 22:30 
Çevrimiçi
Üye

Kayıt: 21 Eki 2012, 13:05
Mesajlar: 26
Yaş:
Nato var oldukça Türkiye'de içinde olucaktır. 2. el Pac-2/3 hava savunma sistemi alıp yolumuza devam etmek mantıklı duruyor. Milyar dolarları milli uzun menzilli hava savunma sistemine aktarmak daha doğru...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Eyl 2017, 23:00 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 12 Kas 2016, 13:34
Mesajlar: 110
Yaş: 42
Dünyada bu sistemleri geliştirebilen ve etkisi kanıtlanmış bir avuç örnek varken önümüzdeki 10 sene içerisinde boyle bir sistemi gelistirebilecegimizi hayal bile etmemek lazım. Emeklemeden koşmaya çalışmak olur bu...

Radar sisteminden, fırlatma platformuna, füzenin kendisinden yazilima kadar bilmediğimiz daha ne alr bileşenler vardır...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 02:06 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 18 Haz 2014, 01:21
Mesajlar: 360
Yaş:
Alıntı:
Bende şunu soruyorum. s400 alınca güvenilir değil, aster alınca çok mu güvenilir? Kendin geliştirmedikçe bence çok bir farkı yok.
Daha önce sn. Robust'a sorduğumda yanıtlamıştı.

Bizim isteğimiz İngiliz modeli.

İngiltere Aster'i sadece füze olarak aldı ve kraliyet donanması kendi yerli radarlarıyla kullanıyor.

Bizimde AESA radar projemiz var. Eğer Aster'i füze olarak alırsak, kendi radarlarımıza uydurup kullanacağız.

Hisar O ve Aesa çalışması bağımsız yürüyor. 5-6 yıla bunlar ürünleşir diyelim.Bu işin bir yarısı.

Eğer Aster'in füze üretiminden alt yüklenicilik alıp, bazı parçaları Türkiye'de üretir, tecrübe edinirsek ileride Aster kabiliyetinde uzun menzilli bir füze yapabilmenin yolunu %20 %30 almış oluruz.

Buda 5 yıl sonra bizi, yerli uzun menzilli hss üretme yolunun %70'ini almış hale getirir.


S400 ise füzesi olsun radarı olsun çok farklı bir sistem. Yani s400'den öğreneceğimiz nedir?

91n6E PESA radar desek daha üst düzey olan AESA ile uğraşıyoruz olmaz.

Grave stone angajman radarı desek Track Via Missile güdüm kullanmayacağız oda olmaz.

Geriye 96L6 radarı kalıyor. Oda Rusya'nın ben stealth uçakları görebiliyorum iddiasının temelini oluşturan kritik bir radar, Rusya bunun bilgilerini değil Nato üyesi bize 100 yıllık dostu Çin'e bile kolay kolay vermez.

40N6 füzesi desek altındaki karışık mimariye bağımlı bir füze. Yani alt bileşenleri üretemeden bu füzeyi üretmeyi öğrenseniz de güdümleyemezsiniz. Oda gitti.

9m96e2 füzesi desek, iyi güzel füze ama henüz bir aster değil. Eğer aster yolu kapalıysa denenmeli. Dahası eğer niyet bu ise hiç s-400 işine girilmeyip s-350 vityaz için görüşmeler yapılıyor olmalıydı.

Ruslar hazır alım için bile 2 günde bir ağız değiştiriyor. Böyle kritik bir teknoloji transferi için ne ister orası daha da meçhul.

Sonuç : S400 ayrı bir dünya bizim Hisar ve Çafrad ile başlayan maceramız ayrı bir dünya.

s400'ü basamak olarak kulllanıp bir üst seviyeye geçmek gibi bir seçenek yok.Bir parçasının sırrını öğrenip onu ayrı bir projede kullanma, geçiş sürecinde yerli-rus hibrit bir sistem oluşturma şansın çok az, s400'e yerli füze ekleyecek isen, Ruslarla ortak çalışmak ,ülke hava sahasının anahtarı sayılacak önemli miktarda kritik bilgiyi Rusya'ya aktarmak zorundasın.

Sistem kendi içinde bile çok bağımlı. s400'de alacağın teknoloji kendi yerli sistemini üretmekte değil ancak s-400 üretmekte işine yarar.

Aster'in avantajı basit ve uyumlu bir paket olması. Eğer bir İngilizlere yapılan teklifin bir benzeri bize yapılır ise, Arabel radarı almayız Çafrad+Aster çözümü olur.Teknik olarak ne patriot, nede s400,nede Hq-9 bize bu esnekliği sunamaz.

Sonrasında Çafrad ile uyumlu çalışan kendi IFF/ Link 16 sistemimizi kurmamız, Hisar füzelerini, hatta Korkutları sisteme eklememiz, AWACS'larmızdan HSS'mize bilgi aktarmamız gibi süreçlerde biz istemedikçe kimse müdahil olmayacaktır. Aster bizi %100'e ulaştırmasa da kesinlikle daha bağımsız ve sürdürülebilir bir çalışma modeli sunabilir.

15 yıl sonra aster füzelerinin raf ömürleri dolduğunda, kimseye eyvallah etmeden yerli füzelerimizle ikame edip, aynı sistemi kullanmaya devam ederiz.

S400 modelinde ise 15 sene sonra yine gidip Rusya'dan yeni füze alırız, yada milyar dolarlık radarlar, hiçbir uçağımızla, diğer hava savunma araçlarımızla ile konuşamaz halde boş boş gökyüzü manzarası izlerler.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 02:59 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 25 Tem 2012, 03:03
Mesajlar: 306
Yaş:
Bu güzel ve isabetli yorumlar ve analizler, Savunma Sanayi müesseselerinde yankı buluyor mu acaba? Şükrü Elekdağ'ın temsil ettiği eski ve gerçek Türkiye karşısında jöleli ve cübbelinin temsil ettiği yeni ve sahte Türkiye tüm sefaleti ve vahşiliği ile duruyor. UMHSS konusun yeni Türkiye bağlamında ülke ve ulus çıkarlarını gözetecek bir şekilde sonuçlanmasını beklemek biraz safdillik oluyor.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 04:50 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Mesajlar: 1967
Yaş:
Alıntı:
Daha önce sn. Robust'a sorduğumda yanıtlamıştı.

Bizim isteğimiz İngiliz modeli.

İngiltere Aster'i sadece füze olarak aldı ve kraliyet donanması kendi yerli radarlarıyla kullanıyor.

Bizimde AESA radar projemiz var. Eğer Aster'i füze olarak alırsak, kendi radarlarımıza uydurup kullanacağız.

Hisar O ve Aesa çalışması bağımsız yürüyor. 5-6 yıla bunlar ürünleşir diyelim.Bu işin bir yarısı.

Eğer Aster'in füze üretiminden alt yüklenicilik alıp, bazı parçaları Türkiye'de üretir, tecrübe edinirsek ileride Aster kabiliyetinde uzun menzilli bir füze yapabilmenin yolunu %20 %30 almış oluruz.

Buda 5 yıl sonra bizi, yerli uzun menzilli hss üretme yolunun %70'ini almış hale getirir.


S400 ise füzesi olsun radarı olsun çok farklı bir sistem. Yani s400'den öğreneceğimiz nedir?

91n6E PESA radar desek daha üst düzey olan AESA ile uğraşıyoruz olmaz.

Grave stone angajman radarı desek Track Via Missile güdüm kullanmayacağız oda olmaz.

Geriye 96L6 radarı kalıyor. Oda Rusya'nın ben stealth uçakları görebiliyorum iddiasının temelini oluşturan kritik bir radar, Rusya bunun bilgilerini değil Nato üyesi bize 100 yıllık dostu Çin'e bile kolay kolay vermez.

40N6 füzesi desek altındaki karışık mimariye bağımlı bir füze. Yani alt bileşenleri üretemeden bu füzeyi üretmeyi öğrenseniz de güdümleyemezsiniz. Oda gitti.

9m96e2 füzesi desek, iyi güzel füze ama henüz bir aster değil. Eğer aster yolu kapalıysa denenmeli. Dahası eğer niyet bu ise hiç s-400 işine girilmeyip s-350 vityaz için görüşmeler yapılıyor olmalıydı.

Ruslar hazır alım için bile 2 günde bir ağız değiştiriyor. Böyle kritik bir teknoloji transferi için ne ister orası daha da meçhul.

Sonuç : S400 ayrı bir dünya bizim Hisar ve Çafrad ile başlayan maceramız ayrı bir dünya.

s400'ü basamak olarak kulllanıp bir üst seviyeye geçmek gibi bir seçenek yok.Bir parçasının sırrını öğrenip onu ayrı bir projede kullanma, geçiş sürecinde yerli-rus hibrit bir sistem oluşturma şansın çok az, s400'e yerli füze ekleyecek isen, Ruslarla ortak çalışmak ,ülke hava sahasının anahtarı sayılacak önemli miktarda kritik bilgiyi Rusya'ya aktarmak zorundasın.

Sistem kendi içinde bile çok bağımlı. s400'de alacağın teknoloji kendi yerli sistemini üretmekte değil ancak s-400 üretmekte işine yarar.

Aster'in avantajı basit ve uyumlu bir paket olması. Eğer bir İngilizlere yapılan teklifin bir benzeri bize yapılır ise, Arabel radarı almayız Çafrad+Aster çözümü olur.Teknik olarak ne patriot, nede s400,nede Hq-9 bize bu esnekliği sunamaz.

Sonrasında Çafrad ile uyumlu çalışan kendi IFF/ Link 16 sistemimizi kurmamız, Hisar füzelerini, hatta Korkutları sisteme eklememiz, AWACS'larmızdan HSS'mize bilgi aktarmamız gibi süreçlerde biz istemedikçe kimse müdahil olmayacaktır. Aster bizi %100'e ulaştırmasa da kesinlikle daha bağımsız ve sürdürülebilir bir çalışma modeli sunabilir.

15 yıl sonra aster füzelerinin raf ömürleri dolduğunda, kimseye eyvallah etmeden yerli füzelerimizle ikame edip, aynı sistemi kullanmaya devam ederiz.

S400 modelinde ise 15 sene sonra yine gidip Rusya'dan yeni füze alırız, yada milyar dolarlık radarlar, hiçbir uçağımızla, diğer hava savunma araçlarımızla ile konuşamaz halde boş boş gökyüzü manzarası izlerler.
S-400 konusu gundeme geldiginden beri benzer seyleri yaziyorum forumda. S-400 mimarisi bizim gelistirdigimiz Hisar'dan cok farkli. Hisar'da arama ve atis kontrol icin tek bir X band radar yetiyor, ve sistem zaten radar agiyla ve Baris Kartali ile desteklenebiliyor. Tyras'in belirttigi gibi S-400 ise bir kac farkli ozel tasarlanmis radar ve fuzelerden olusuyor. Hisar ile mimari acidan alakasi yok. S-400 'un Grave Stone gibi radarlar guclu mu? RF cikis gucu yuksek ve muhtemelen karistirma direncli, zaten 200-250km menzilde fuze gudumlemek kolay degil. Bunlar zaten S-400'un albenisi olusturuyor. Genis alanda, devasa radarlar ve fuzeler ile alan savunmasi yapabiliyor. Rus'un kendi ucsuz bucaksiz arazisine uygun.

S-400 konusunun butun boyutlariyla cok iyi dusunulmedigini ve muhtemelen CB'nin yakin cevresindeki kisilerin yonlendirmesiyle sistemin tedarik edilmek istendigini dusunuyorum.

Konunun diger bir boyutu bana gore TF-2000 firkateyni ile HvKK ihtiyaci ortak bir fuze ile karsilanmasi mumkun iken yapilmadi. Aster-30 tercihi bize iki farkli ihtiyaci tek bir sistem uzerinden karsilama imkani verebilirdi. Fransiz, Italyan ve Ingiliz Donanmalari Aster-30 kullaniyor. Ilerde Aselsan CAFRAD radari gelistirildigide, ESSM haricinde baska bir uzun menzilli fuze ile entegre edilmesi gerekiyor. Bu fuze SM-2 mi olacak, yoksa baska bir tercih mi?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 11:08 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 12 Tem 2012, 16:58
Mesajlar: 1515
Yaş:
Rusya, S-400 füzelerini Türkiye’ye vermeyecek’
Ankara’nın S-400 ‘müjde’si boş çıktı. Uzmanlara göre Rusya’nın Türkiye’ye füze vermesi mümkün değil.

Ankara, Rusya’dan S-400 alacağına yönelik haberleri gündemde tutsa da NATO üyesi ülkeler arasında bu görüşmelerin sadece görüntüde, konjonktürel bir pazarlık olduğu görüşü hâkim.

Konsey üyesi ülkelerin kendi arasında yaptığı değerlendirmelerde, “Rusya bir NATO üyesine teknoloji transferini de içerecek şekilde S-400’leri vermez; eninde sonunda bu teknolojinin NATO’nun eline geçeceğini bilir” vurgusu yapılıyor.

‘Erdoğan kaybedebilir’

Cumhuriyet’e konuşan batılı üst düzey bir diplomat da bu yaklaşımı doğrulayarak, “İmza atılabilir ama bu füzeler Türkiye’ye yerleştirilecek demek değil. Düşünsenize, 2019’da Erdoğan seçilmezse yerine geçen kişi bunu zaten NATO’ya verecektir. Rusya böyle bir riski almaz” görüşünü dile getirdi.


Rusya’nın Türkiye ile S-400 pazarlığı yaparak ittifak içerisinde çatlak oluşturmak istediğine işaret eden diplomat, Konsey’in verdiği tepkilerin de bu çerçevede değerlendirildiğini belirtti. Üst düzey bir başka diplomat da Türk-Rus pazarlığının aslında ABD’yi hedef aldığına ve Washington-Ankara arasındaki ilişkilerde istikrarsızlık yaratmayı hedeflediği savundu ve “Ben, Rusya’nın Türkiye’ye S-400’leri satmasına olasılık tanımıyorum” dedi.

Açıklamalar olumluydu

AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, imzaların atıldığını duyurmuştu. Rusya’nın silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un Genel Müdürü Aleksandr Miheyev de, Türkiye ile S-400 füze savunma sistemleri için gerekli sözleşmenin imzalandığını açıklamış, “Ancak söz konusu sözleşme henüz yürürlüğe girmedi. Bazı teknik detaylar üzerinde çalışıyoruz” demişti.

Türkiye’nin 2010 yılından bu yana devam eden uzun menzilli füze arayışında Çin ile yaptığı görüşmeler NATO’dan çok fazla tepki çekmiş ancak Rusya ile başladığı S-400 görüşmelerine NATO’dan beklenen tepki gelmemişti. Ankara’nın ısrarla gündemde tuttuğu ve anlaşmanın imzalandığına yönelik açıklamalar üzerine ABD Savunma Bakanı Sözcüsü Jeff Davis, S-400’ler ile NATO hava savunma sistemleri arasındaki uyumsuzluktan endişeli olduklarını söylemişti. Davis, “Genel olarak, çalıştığımız tüm partner ve müttefiklerimizin, ki biz elbette Türkiye’yle çalışıyoruz, ne aldığı bizim umurumuzda. İttifakımıza katkı sağlayan şeyleri almalarını isterdik. Eğer bu yapılmazsa, bu alımların uyumumuza katkı sağlamaması endişe oluşturuyor” dedi.

Rusya Büyükelçisi susmuştu

Ankara’nın imzalandığını duyurduğu S-400 mutabakatı konusunda ise Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Aleksey Yerhov, şu açıklamayı yapmıştı: “Bu soru, buraya gelmeden önce cevap vermeyeceğimi bildiğim bir soru. Cevap vermek istemediğim bir soru. Hassas olmasından dolayı hem Türk hem de Rus basınında çok ince teferruatlarıyla tartışılıyor. Hem Washington hem de Brüksel’de bu konuda çok büyük bir uğultu var. Rusya internetine bakarsanız çok değişik yorumlara denk gelirsiniz. Konuşursam saptırılabilir.


En son bitliprens tarafından 08 Eyl 2017, 11:08 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 11:08 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5434
Yaş:
Artık burada hava savunma mimarisini bir sene önceki "veriler" ile eleştiremeyiz. Sanıyorum "kafa karışıklığı" dönemi geçti. Ortaya saçılan "vermedilerdi, etmedilerdi.." vs gibi flulukların sebebinin tam olarak ne olduğunu bilmek mümkün değil ancak; S-400 eğer alınıyor ise, sebebi başka demek ki. Bunun "teknik", "taktik", "radar ağına sokaridik hani"lik falan bir yanı yok. Bu siyasi, yahut haydi kılıf bulayım bir "jeostratejik" bir karar.

S-400 -eğer gerçekten alınıyor ise- bir "ara dönem" sistemi, bir "stopgap", yahut geleceğimizi üzerine inşa edeceğimiz bir "teknolojik" sıçrama taşı değil. Bir takım "ağlara bağlı" sistemlerimiz gerek o ağın başka ucundakiler, yahut bu yakasındakiler tarafından sabote edildiğinde (edilirse) bambaşka bir "kabiliyet" ile daha belirli yerlere izdüşümümüz olabilsin diye tedarik edilen bir "B planı". Tabi biz Türk olduğumuz ,için "A planı"ndan önce B'nin peşinde koşuyoruz, ama zaten aksi halde bizim biz olduğumuz nereden belli olacaktı?

Gerek Hisar'lar, gerekse de Aselsan'ın EİRS'i ile zaten ciddi irtifalara kadar hava savunma kapsaması üzerinde çalışılıyor. Yavaş mavaş, ama bu olacak. Üstüne, zaten ciddi ciddi Hisar-U'lar falan konuşulmaya başlandı. Şu anda biraz gaz ve toz bulutu ama, Aselsan ve Roketsan başka alt projeler sebebi ile çeşitli "eşik"leri aşabilirse o projelerin de başarılabilme ihtimalleri yüksek. Yine her zaman dediğim gibi, Aselsan'ın radarcılarının kabiliyet çıtasını yukarıda tutabiliyor olması en büyük şans. Füzenin zaten ne olduğunu kimse bilmez, o senin "gizli" silahındır.

Buradan sonra, artık "Batılı şunu şeyetmediği için S-400" gibi konuşmalara pek gere yok. Her demiri tavında dövmek gerekir. Madem bir halt ediyoruz, bunu da ürkek değil, delikanlı gibi tartışmamız gerekir. Tabi biz bizeyken.


Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri ihtiyaçları bir arada ele alınabilir miydi? Bence alınacak zaten. Aster vs vesilesi ile artık bir çok sis pus dağılma emaresi gösterdi diyebiliriz. Hatta ve hatta, halen SM-2'den, SM-3'ten bahsedebiliriz -belki. Bahsedebilmeliyiz de. Daha doğrusu, Türkiye halen Aster'en, SM'den, Patriot'tan bahsedebiliyor ve bu da belirli bıyıkaltı müstehzi gülüşleri getirmiyor ise doğru yerdedir. Yoksa yakası paçası yırtık, gömleğinin kolu kopmuş, salya sümük, burnundan yediği yumruktan kan boşalan, iki dişi uçmuş ve sürekli ağlak sızlak küfreden haldeki bir Türkiye'nin ne kendisine ne hasmına bir faydası yok.



Bundan sonra, Türkiye bu işleri her zaman yaptığı gibi yavaş, biraz kırık dökük tamamlar. Hisar ailesi, Kalkan HSR ile alt katmanı, zaman içinde Hisar-U ve EİRS ile üst katmanı donatır. Eurosam vesilesi ile de, gücünün uzun süre yetmeyeceği çok süratli ve yüksek irtifadan gelen füze tehditine, yine EuroSam yazılım desteği ile de karşı koymaya çalışır. Bu kabiliyeti Çafrad'a ve TF-2000'e de ekstrapole eder ve uzun süre hayatını böyle devam ettirir.

15 Temmuz'da "paralize olmuş" bir sistemde nasıl kendi uçaklarımızca kevgire döndüğümüzü gördük. Bunun benzerini her an çeşitli müttefiklkerimizden bekliyorsak, demek ki elimizden de gelmediğinden, ya da belki de ileride çeşitlendireceğimiz daha kuvvetli hava savunma kabiliyeti doğası gereği müttefiklerimizin ulaşımına daha açık olabileceğinden, S-400 gibi bir yedekleme ihtiyacını birileri hissetmiş.

Daha önce RTE "En iyi savunma saldırıdır" diyordu. Bu çok yanlış değil. Hasımların Halep oto sanayide, Tahran Füzecilik Enstitüsü'nde üç otuz paraya yapıp kafamıza atabileceği füzelere vurmaya çalıştığı şeyin yüz bin katı pahalı bir sistemle vurmaya çalışma lüksümüz bizim yok. İsrail dahi cüccük kadar ülkesinde bundan yoruldu. Bunun için, aklı başında ve gerçekçi hava savunma, füze savunma, gerçekten canımızı çok yakabilecek şey için gerçekçi koruma ve bize bir şey atmaya niyetleneni duman edecek kadar saldırı kabiliyeti deyip işimize bakmak gerek.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 14:33 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 23 Eyl 2012, 01:28
Mesajlar: 80
Konum: hollanda
Yaş:
Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi İhalesi ni uygun fiyat ve teknoloji transferinden dolayi cinliler kazanmisti ama ruslarin Antey-2500 sistemi aster, patriot ve cinlilerin sisteminden teknolojik olarak ustun oldugu basbakan tarafindan aciklanmisti. elbette bir sistem alinacaksa bu konudan anlayan en iyi uzmanlar secilmistir yoksa forumlarda birseyler bildigini sanan uzmanlar degil...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 14:54 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 464
Yaş: 39
Alıntı:
Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi İhalesi ni uygun fiyat ve teknoloji transferinden dolayi cinliler kazanmisti ama ruslarin Antey-2500 sistemi aster, patriot ve cinlilerin sisteminden teknolojik olarak ustun oldugu basbakan tarafindan aciklanmisti. elbette bir sistem alinacaksa bu konudan anlayan en iyi uzmanlar secilmistir yoksa forumlarda birseyler bildigini sanan uzmanlar degil...
:lol:

Tabi, bu nedenle Tankları minimum seviyede koruma seviyesi ile cepheye sürüyorlar değil mi ?

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 15:39 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5434
Yaş:
Alıntı:
:lol:

Tabi, bu nedenle Tankları minimum seviyede koruma seviyesi ile cepheye sürüyorlar değil mi ?
İşte birşeyler bildiğini sanan uzman!.. :roll:


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 16:10 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 464
Yaş: 39
Alıntı:
İşte birşeyler bildiğini sanan uzman!.. :roll:
En azından yaptığım iş,hiçbir vatan evladını bile bile ölüme götürnüyor. ;)

Ben yaptığım işte gerçekten uzmanımız yahu, bana para veren de öyle diyor :lol:

Ama Allah aşkına kaç defa şu forumda yazılıp çizilen yorumlar yıllar sonra gerçek faliyete dönüştü, Suriye'de ki iç savaş daki 4 sene önceki yorumlarımın, öngörülerimin 95% gerçekleşti.
Demekki neymiş hükümet yetkilileri yanindaki uzmanlar yerine burdan bir kaç kişiyi dinleselerde olurmuş.

Şaka bir yana, işte eklediğim yukardaki Şükrü Elekdağ gibi insanlar dinlenirdi eski Türkiye'de.....

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 16:15 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Mesajlar: 1967
Yaş:
Alıntı:
Artık burada hava savunma mimarisini bir sene önceki "veriler" ile eleştiremeyiz. Sanıyorum "kafa karışıklığı" dönemi geçti. Ortaya saçılan "vermedilerdi, etmedilerdi.." vs gibi flulukların sebebinin tam olarak ne olduğunu bilmek mümkün değil ancak; S-400 eğer alınıyor ise, sebebi başka demek ki. Bunun "teknik", "taktik", "radar ağına sokaridik hani"lik falan bir yanı yok. Bu siyasi, yahut haydi kılıf bulayım bir "jeostratejik" bir karar.

S-400 -eğer gerçekten alınıyor ise- bir "ara dönem" sistemi, bir "stopgap", yahut geleceğimizi üzerine inşa edeceğimiz bir "teknolojik" sıçrama taşı değil. Bir takım "ağlara bağlı" sistemlerimiz gerek o ağın başka ucundakiler, yahut bu yakasındakiler tarafından sabote edildiğinde (edilirse) bambaşka bir "kabiliyet" ile daha belirli yerlere izdüşümümüz olabilsin diye tedarik edilen bir "B planı". Tabi biz Türk olduğumuz ,için "A planı"ndan önce B'nin peşinde koşuyoruz, ama zaten aksi halde bizim biz olduğumuz nereden belli olacaktı?

Gerek Hisar'lar, gerekse de Aselsan'ın EİRS'i ile zaten ciddi irtifalara kadar hava savunma kapsaması üzerinde çalışılıyor. Yavaş mavaş, ama bu olacak. Üstüne, zaten ciddi ciddi Hisar-U'lar falan konuşulmaya başlandı. Şu anda biraz gaz ve toz bulutu ama, Aselsan ve Roketsan başka alt projeler sebebi ile çeşitli "eşik"leri aşabilirse o projelerin de başarılabilme ihtimalleri yüksek. Yine her zaman dediğim gibi, Aselsan'ın radarcılarının kabiliyet çıtasını yukarıda tutabiliyor olması en büyük şans. Füzenin zaten ne olduğunu kimse bilmez, o senin "gizli" silahındır.

Buradan sonra, artık "Batılı şunu şeyetmediği için S-400" gibi konuşmalara pek gere yok. Her demiri tavında dövmek gerekir. Madem bir halt ediyoruz, bunu da ürkek değil, delikanlı gibi tartışmamız gerekir. Tabi biz bizeyken.


Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri ihtiyaçları bir arada ele alınabilir miydi? Bence alınacak zaten. Aster vs vesilesi ile artık bir çok sis pus dağılma emaresi gösterdi diyebiliriz. Hatta ve hatta, halen SM-2'den, SM-3'ten bahsedebiliriz -belki. Bahsedebilmeliyiz de. Daha doğrusu, Türkiye halen Aster'en, SM'den, Patriot'tan bahsedebiliyor ve bu da belirli bıyıkaltı müstehzi gülüşleri getirmiyor ise doğru yerdedir. Yoksa yakası paçası yırtık, gömleğinin kolu kopmuş, salya sümük, burnundan yediği yumruktan kan boşalan, iki dişi uçmuş ve sürekli ağlak sızlak küfreden haldeki bir Türkiye'nin ne kendisine ne hasmına bir faydası yok.



Bundan sonra, Türkiye bu işleri her zaman yaptığı gibi yavaş, biraz kırık dökük tamamlar. Hisar ailesi, Kalkan HSR ile alt katmanı, zaman içinde Hisar-U ve EİRS ile üst katmanı donatır. Eurosam vesilesi ile de, gücünün uzun süre yetmeyeceği çok süratli ve yüksek irtifadan gelen füze tehditine, yine EuroSam yazılım desteği ile de karşı koymaya çalışır. Bu kabiliyeti Çafrad'a ve TF-2000'e de ekstrapole eder ve uzun süre hayatını böyle devam ettirir.

15 Temmuz'da "paralize olmuş" bir sistemde nasıl kendi uçaklarımızca kevgire döndüğümüzü gördük. Bunun benzerini her an çeşitli müttefiklkerimizden bekliyorsak, demek ki elimizden de gelmediğinden, ya da belki de ileride çeşitlendireceğimiz daha kuvvetli hava savunma kabiliyeti doğası gereği müttefiklerimizin ulaşımına daha açık olabileceğinden, S-400 gibi bir yedekleme ihtiyacını birileri hissetmiş.

Daha önce RTE "En iyi savunma saldırıdır" diyordu. Bu çok yanlış değil. Hasımların Halep oto sanayide, Tahran Füzecilik Enstitüsü'nde üç otuz paraya yapıp kafamıza atabileceği füzelere vurmaya çalıştığı şeyin yüz bin katı pahalı bir sistemle vurmaya çalışma lüksümüz bizim yok. İsrail dahi cüccük kadar ülkesinde bundan yoruldu. Bunun için, aklı başında ve gerçekçi hava savunma, füze savunma, gerçekten canımızı çok yakabilecek şey için gerçekçi koruma ve bize bir şey atmaya niyetleneni duman edecek kadar saldırı kabiliyeti deyip işimize bakmak gerek.
Iste o plan B'yi hazirlayanlar kimler? Bence ne SSM, ne de HVKK o plani yapti. B planini yapanlar daha once FETO'ya ellerini verip, sonra kollarini kaptiranlardir. Atasozumuz der ki "akilsiz basin cezasini ayaklar ceker". Bir digeri ise "klavuzu karga olanin basi pislikten kurtulmaz" der. Ulke firtinali denizde savrulan gemi gibi. Sakin bir limana cekilip, uzun sure ehil ellerde tamirden gecmesi gerekiyor...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 16:40 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 23 Eki 2016, 19:03
Mesajlar: 11
Yaş: 19
Bu S400 haberleri gelmeden önce burdaki çoğu kişi en kötü sisteme bile razıydı. Çok çabuk unutuyoruz sanki. Şuan ki kararları eleştiriyoruz ama savunma sanayi son 20 yılda daha önce olmadığı kadar iyi ivmelendi. Bunlar bence kararların çokta yanlış olamdığını gösteriyor. Biraz açgözlüyüz sanırım.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 16:47 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2458
Yaş:
ABD; Türkiye S-400 alırsa yaptırım uygulayalım diyor.

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 16:55 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 29 Kas 2015, 17:47
Mesajlar: 155
Yaş:
Alıntı:
Bu S400 haberleri gelmeden önce burdaki çoğu kişi en kötü sisteme bile razıydı. Çok çabuk unutuyoruz sanki. Şuan ki kararları eleştiriyoruz ama savunma sanayi son 20 yılda daha önce olmadığı kadar iyi ivmelendi. Bunlar bence kararların çokta yanlış olamdığını gösteriyor. Biraz açgözlüyüz sanırım.
Yok dedikleriniz doğru. En kötüsünden de olsa isteniyordu. Ben şahsen s400 istedim, seçimdende memnunum. Lakin bizimkilerin bir huyu var, yanlışı dahi yanlış şekilde yapıyoruz. Oysa bir işin doğru şekilde yapılması lazım, doğru ya muktedir değilsen, yanlışı doğru şekilde yapman gerekir.

S400 tek başına gelirse, yanında farklı sistemlerle desteklenirse ki bunu umuyoruz o zaman sıkıntı yok. Samp, yada Patriot ların bundan 10 yıl önce seçilmesi gerekiyordu. Bugün geldiğimiz noktada, açıkçası seçilmesi taraftarı değilim. AB, ABD ile yollar çoktan ayrıldı ancak adı konmadı.

Rusya ilede çok ciddi görüş ayrılıklarımız var, sebze meyve ve doğal gaz ticaretinin ötesinde. Bunları çok düzgün şekilde tanımlamak, ve taşımak gerekiyor.

Bugün geldiğimiz noktada konu şu, devlet çok ağır bir hasar aldı. Ergenekon, Balyoz, Kumpas, Fetö bilmem ne... Elimizde ne ciddi mülkiyeli, ne hariciyeci, ne de kurmay sınıfı kaldı.

S400 ler kesinlikle eski dostlara karşı alındı. Kuzey Irak bağımsız olmak üzere, Kuzey Suriye yolda. Yunan Ege de işgale girişti, İsrail de çok sessiz di, sessizliğini bozmaya hazırlanıyor.

Merak ediyorum B planını hazırlayanlar, neyi ne kadar hesapladı.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 16:56 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 23 Tem 2012, 02:33
Mesajlar: 139
Yaş:
Alıntı:
Bu S400 haberleri gelmeden önce burdaki çoğu kişi en kötü sisteme bile razıydı. Çok çabuk unutuyoruz sanki. Şuan ki kararları eleştiriyoruz ama savunma sanayi son 20 yılda daha önce olmadığı kadar iyi ivmelendi. Bunlar bence kararların çokta yanlış olamdığını gösteriyor. Biraz açgözlüyüz sanırım.
S-400'ü beğenmemek ? Açgözlülük ? Şu 100 sayfalık konuyu okuyup da böyle abuk sabuk bir çıkarımda bulunduysanız bence bu gibi platformlarda fikir beyan etmek için acele etmeyin.

_________________
METU-METE
METU-PST


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 17:16 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5434
Yaş:
Alıntı:
Iste o plan B'yi hazirlayanlar kimler?
Hpcam, belki öyledir. Yahut belki ileride, bugünden öngöremeyeceğimiz kadar çarşı karışırsa ve hayatta kalırsak "O zaman çok vıdı vıdı ettik ama, iyi ki de almışız.." diyeceğiz. Bilmiyorum.
Galiba bu işler artık safi ve buz gibi bir "determinizm" ile götürülecek gibi değil.

Bakalım.

Alıntı:
Bu S400 haberleri gelmeden önce burdaki çoğu kişi en kötü sisteme bile razıydı. Çok çabuk unutuyoruz sanki. Şuan ki kararları eleştiriyoruz ama savunma sanayi son 20 yılda daha önce olmadığı kadar iyi ivmelendi. Bunlar bence kararların çokta yanlış olamdığını gösteriyor. Biraz açgözlüyüz sanırım.
S-400'ün savunma sanayimiz ile pek de bir ilgisi yok. Zaten olmayışı eleştirilenlerden birisi. Burası gibi bu konuların yazıldığı platformlarda da, gazetelerde dönen S-400 konulu haberlerde de, bunların okuyucu yorumları bölümlerinde de pek de ne olduğu anlaşılmış değil. Çok ciddi bir "resmi ağız" kalabalığı, laf kalabalığı ve çelişkiler var. Bunlardan kaynaklanan bir yüzer gezer hal içerisindeyiz.

Beri yanda, aklı başında ve aklı başında işleyen düzeneği için Şükrü Elekdağ'ın analizi gayet yerinde. Bu konu başlığında da geriye doğru gidildiği takdirde görülebilecek, Siyah Gri Beyaz'da, EDAM'da vs yapılan ciddi ve "teknik" derlemeler görülebilir. Buradaki gibi "teknik" ele alışlar ile bizdeki laf kalabalığı, verilen "kafa karışıklığı" mesajı en çok eleştiriye matuf nokta.

İlk ve tek seferde "Bunun fiyatı çok uygundu bunu aldık" diyerek Çin sistemine yönelmenin dahi bir mantığı vardı. Şimdi ise gaz ve toz bulutu. Kendi içinde bir mantığı muhakkak vardır, bunlar rastlantısal olabilecek şeyler değildir. Ama o "mantık"a eşlik eden çok ciddi bir bilgi kirliliği, belki yanlışlığı ve karmaşa/kafa karışıklığı var. O artık bariz görülebiliyor.


Yine bakmayın, bu işler bir ya da birkaç kişinin kafasında berrak olan şeyler. Daha fazlası değil gibi görünüyor.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 17:40 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2458
Yaş:
Türkiye, eninde sonunda NATO' dan çıkacaktır, başka yolu yok. Aynı şekilde, AB' nin oyuncağı olmaktan da kurtulacaktır. Yaşanan süreci, bu perspektiften değerlendirmek lazım. Zaten kafa karışıklıkları da buradan geliyor. Çıksak mı, çıkmasak mı; tam bağımsız olsak mı, olmasak mı? Tam bağımsız olmayan Türkiye' nin; gelişme imkanı, ihtimali yoktur.

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 17:51 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 12 Kas 2016, 13:34
Mesajlar: 110
Yaş: 42
Alıntı:


Milli imkanlar ile geliştirilecek bir sistemin bizi en çok zorlayacak bölümü yazılım mı olur donanım mı?
Bu sorunun cevabını bilmiyorum ancak yazılıma merakli bir insan olarak olayın yazılım tarafındaki çalışmanın muazzam olduğunu biliyorum. Bundan seneler önce Patriot sisteminde bir yazılım hatasi sonucu hata bulunduğunda Lockeed üniversitelerden yardım almıştı. Yuksek matematikçiler, yazilim muhendisleri gibi bir cok dunya capinda isimden yardim almislardi... Türkiye'de bu denli insan gücü ve bunu destekleyebilecek donanim var mi bilemiyorum. Sadece bizde degil dunyada da farkli degil durum. İsrail, Rusya, Cin, ABD dışında devlet bazinda bunu yapabilecek ulke yok. Cin icin bile soru isaretleri oldugu soyleniyor. AB toplulugun imkanlari ile bu kapasiteye sahip.

Bu tarz bir gelismenin yasanmasini cok isterim ben sahsen. Bu oyle bir alan ki, savunma sanayinin disinda ulkedeki üniversiteleri bile cok gelistirir. Farkli disiplinlerde calisma yapmak gerekir. Ki bunlarin basinda matematik geliyor..

Bir ekleme Patriot sisteminin ureticisi Lockheed dunyada bilinen 2 quantum bilgisayarindan birisine sahip ozel sirket olarak. Digeri ise ABD NASA ve google in oluşturduğu konsorsiyum tarafindan isletiliyor. Bu bilgisayarların ureticisi Kanadali...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 17:54 
Çevrimiçi
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3613
Yaş:
NATO'dan cikalim da NATO bizim icislerimize mi karisiyor , ya da NATO'dan cikmak NATO'yu cokertecek mi ? Turkiye Rusya ile muttefik olsa tum ulkesini bu heriflere mi acacak ? NATO dusmansa bile burnunun dibinde dursun ki arkandan ne is cevirdigini bil. Isine gelince 5.madde de isine gelmeyince NATO'ya ne de. Biraz yuzsuz , tinlamaz , serseri olacaksin. Bizi NATO'dan atacak degiller ya.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 18:23 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 29 Kas 2015, 17:47
Mesajlar: 155
Yaş:
Alıntı:
Türkiye, eninde sonunda NATO' dan çıkacaktır, başka yolu yok. Aynı şekilde, AB' nin oyuncağı olmaktan da kurtulacaktır. Yaşanan süreci, bu perspektiften değerlendirmek lazım. Zaten kafa karışıklıkları da buradan geliyor. Çıksak mı, çıkmasak mı; tam bağımsız olsak mı, olmasak mı? Tam bağımsız olmayan Türkiye' nin; gelişme imkanı, ihtimali yoktur.
Nato da ABD ye her anlamda yandaş olmak başka, Nato üyesi olmak başka. Aslında çok kızıyorum "Nato da başı çekenlere". Ama akl-ı selim düşününce Nato da durduğun müddetçe Rusya için önemlisin. Velevki çıkarsak inanın Şangay da fazla itibar görmeyiz. O yüzden mevcut halimizle, (uçak başına 0.4 pilot ortalaması) bence biraz statükocu olmakta yarar var. Nato nun her düğününe katılmak zorunda değiliz. Diğer taraftan hazırlığımızı tedbir bab ında alalım yerli teknoloj, yada Rus, Çin alternatifi gibi. Ama artık 180 derecelik U dönüşlerinden vazgeçelim. Son yıllarda bundan büyük zarar gördük.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 19:36 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5434
Yaş:
Alıntı:
Milli imkanlar ile geliştirilecek bir sistemin bizi en çok zorlayacak bölümü yazılım mı olur donanım mı?
Alıntı:
Bu sorunun cevabını bilmiyorum ancak yazılıma merakli bir insan olarak olayın yazılım tarafındaki çalışmanın muazzam olduğunu biliyorum. Bundan seneler önce Patriot sisteminde bir yazılım hatasi sonucu hata bulunduğunda Lockeed üniversitelerden yardım almıştı. Yuksek matematikçiler, yazilim muhendisleri gibi bir cok dunya capinda isimden yardim almislardi... Türkiye'de bu denli insan gücü ve bunu destekleyebilecek donanim var mi bilemiyorum. Sadece bizde degil dunyada da farkli degil durum. İsrail, Rusya, Cin, ABD dışında devlet bazinda bunu yapabilecek ulke yok. Cin icin bile soru isaretleri oldugu soyleniyor. AB toplulugun imkanlari ile bu kapasiteye sahip.
Bence bunun gibi şeyler en çok tartışmamız gereken konulardan biri. Aksi halde "Amiral Battı" oyununa dönüşüyor konuşmalarımız. Derinlikten yoksun kalıyoruz. Türkiye'de de bunu bilgileştirecek think-tank ve bilgili uzman ve akademik sayısı çok az.

Hoş, olan az sayıdaki yayını da kimse okumuyor zaten.

Yine de:
Yüksek irtifa sistemlerine girdiğimiz taktirde, gerek hava soluyan gerekse de füze savunması meselesinde sadece mekanik ya da yazılım değil, sayısal işlemcilerdeki çevrim süreleri, kendini yenileme süreleri, veri akışının nerede ve hangi platformda yapıldığı, yazılımın kurgulandığı algoritmanın ne kadar "optimize olduğu" ve atmosferin üst katmanlarının fiziksel modelleri dahi kritik hale geliyor. Atmosferik katmanlar arasındaki çeşitli fiziksel farklılıklar sebepli yayınım kırılmaları, attığın füzenin bu değişken ortam içinde nasıl davranış göstereceği vs vs gibi konular çok ciddi bir fiziksel modelleme bilgisi gerektiriyor. Burada epeyce temel bilimlere, atmosfer fiziği, meteorolojik modeller vs sözkonusu olmaya başlıyor. Aynı füze daha orta irtifalarda gönderdiğin komutlara bambaşka tepkiler verirken bu yüksek irtifalarda tamamen değişiyor.

Bu konularda epey veribankası, NATO kaynaklı çalışmalar ve makaleler, kitaplar vs var, ama yine de her derde deva değil.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 19:41 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 04 Tem 2016, 14:54
Mesajlar: 678
Yaş: 27
Ben bu füze teknolojisi konusunda bir şey belirtmek istiyorum fakat ne kadar doğrudur bilinmez.
Bildiğiniz gibi Abd iha ve siha konusunda katı ihraç politikası benimsemiştir ve hala da devam etmektedir. Biz 2000 lerin başında insansız diye inlerker kırk takla attırdılar ve eş kaza İsrail ile birşeyler yapabildik.
Fakat zaman gösterdi ki Abd'nin bu ketum tutumu yüzünden bütün pazarı Çinlilere kaptırdılar. Millet daha ucuz ve iş gören Çin ürünlerinden donattı ordularını.
Belki, bir ihtimal; Abd bazı teknolojilerde üretici ülkelere daha esnek davranmaya başlayabilir. Nitekim sorunları çözmezlerse, ülkelerin sorunlarını başka yollarla çözdüğünü gördüler.
Birşey daha, füze konusunda yakınlaşmamız gereken ülke bence "Kuzey" 'de.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 21:02 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 12 Kas 2016, 13:34
Mesajlar: 110
Yaş: 42
Alıntı:
Bence bunun gibi şeyler en çok tartışmamız gereken konulardan biri. Aksi halde "Amiral Battı" oyununa dönüşüyor konuşmalarımız. Derinlikten yoksun kalıyoruz. Türkiye'de de bunu bilgileştirecek think-tank ve bilgili uzman ve akademik sayısı çok az.

Hoş, olan az sayıdaki yayını da kimse okumuyor zaten.

Yine de:
Yüksek irtifa sistemlerine girdiğimiz taktirde, gerek hava soluyan gerekse de füze savunması meselesinde sadece mekanik ya da yazılım değil, sayısal işlemcilerdeki çevrim süreleri, kendini yenileme süreleri, veri akışının nerede ve hangi platformda yapıldığı, yazılımın kurgulandığı algoritmanın ne kadar "optimize olduğu" ve atmosferin üst katmanlarının fiziksel modelleri dahi kritik hale geliyor. Atmosferik katmanlar arasındaki çeşitli fiziksel farklılıklar sebepli yayınım kırılmaları, attığın füzenin bu değişken ortam içinde nasıl davranış göstereceği vs vs gibi konular çok ciddi bir fiziksel modelleme bilgisi gerektiriyor. Burada epeyce temel bilimlere, atmosfer fiziği, meteorolojik modeller vs sözkonusu olmaya başlıyor. Aynı füze daha orta irtifalarda gönderdiğin komutlara bambaşka tepkiler verirken bu yüksek irtifalarda tamamen değişiyor.

Bu konularda epey veribankası, NATO kaynaklı çalışmalar ve makaleler, kitaplar vs var, ama yine de her derde deva değil.
Hocam benim insanlar ile en cok tartıştığım alan bu. Herkes herseyi yaparız modunda. Oyle bir dunya yok emeklemeyi öğrenmeden kosamazsiniz.

Bu ulke kendine yetecek sanayiyi ki buna savunma sanayi de dahildir kurmak istiyorsa eğitime önem vermeli. Evet varolan imkanlar ile bircok sey üretebilirsiniz ancak gelişmiş silahlar uretecekseniz bunun temelinin on yillar öncesinde atilmasi lazım. Yazilim konusunda ilerlemek mi istiyorsunuz örneğin matematik konusuna önem vermelisiniz.

İnsanlara bakıyorum uçak uretelim hava savunma füzesi uretelim. Tamam uretelim de bu ekipmanın hepsi yazilim ile çalışıyor. Tamam uretelim de bunlar icin ileri mühendislik gerekiyor.

Beğenmediğimiz Rusya SSCB mirasi egitim sistemi ile dususe gecmesine ragmen yine toparlanmayi basardi. Amerika egitim sistemimiz berbat diyerek haldir haldir yenilik peşinde. Her firsatta cattigimiz İsrail bazı alanlarda ucmus durumda. Gelismis ülkeler egitim sistemlerini geliştiriyorlar. Kuzey Avrupayi 20 sene sonra dusunemiyorum örneğin. Benzer bir sekilde Tayvani. Ornekler çoğalır...

Maalesef biz eğitim sistemimizi berbat etmek icin ugrasiyoruz. Su an belki onumuzdeki 25 30 sene sonrasinin beyinlerini yetistiriyoruz. Ama icine doldurdugumuz seyler ile ulkemizin hedefleri örtüşmüyor maalesef.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 21:16 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Mesajlar: 1967
Yaş:
Alıntı:
Bence bunun gibi şeyler en çok tartışmamız gereken konulardan biri. Aksi halde "Amiral Battı" oyununa dönüşüyor konuşmalarımız. Derinlikten yoksun kalıyoruz. Türkiye'de de bunu bilgileştirecek think-tank ve bilgili uzman ve akademik sayısı çok az.

Hoş, olan az sayıdaki yayını da kimse okumuyor zaten.

Yine de:
Yüksek irtifa sistemlerine girdiğimiz taktirde, gerek hava soluyan gerekse de füze savunması meselesinde sadece mekanik ya da yazılım değil, sayısal işlemcilerdeki çevrim süreleri, kendini yenileme süreleri, veri akışının nerede ve hangi platformda yapıldığı, yazılımın kurgulandığı algoritmanın ne kadar "optimize olduğu" ve atmosferin üst katmanlarının fiziksel modelleri dahi kritik hale geliyor. Atmosferik katmanlar arasındaki çeşitli fiziksel farklılıklar sebepli yayınım kırılmaları, attığın füzenin bu değişken ortam içinde nasıl davranış göstereceği vs vs gibi konular çok ciddi bir fiziksel modelleme bilgisi gerektiriyor. Burada epeyce temel bilimlere, atmosfer fiziği, meteorolojik modeller vs sözkonusu olmaya başlıyor. Aynı füze daha orta irtifalarda gönderdiğin komutlara bambaşka tepkiler verirken bu yüksek irtifalarda tamamen değişiyor.

Bu konularda epey veribankası, NATO kaynaklı çalışmalar ve makaleler, kitaplar vs var, ama yine de her derde deva değil.
EUROSAM ile yapilan know how transferi ve isbirligi anlasmasi bu bahsettigin soruna bir cozum amacli oldugunu dusunuyorum. Bizde olmayan bilgi birikimi ve yetismis insan gucu ile uzun menzilli bir fuze gelistirmenin cok uzun zaman alacagini dusunursek yapilabilecek bir iki sey vardi. Bunlardan birisi bilgi paylasimina ve teknoji vermeye hazir firma bularak ortak bir fuze gelistirmek veya hazir bir fuzeyi teknoloji transferi ile yerli uretmek ve ogrenilecebilecek seyleri bu surecte ogrenmek. HISAR-A/O'nun gelistirme sureclerinin ne kadar uzun surdugude malum.

Pif-paf benzeri bir gudum kontrol mekanizmasi kullanan bir fuze gelistirmek istedigimizi varsayalim. EUROSAM ile bu konuda isbirligi ile ASTER-30'dan daha yetenekli, booster yerine belki cift pulse kullanan HISAR-U yapilabilir. Aster-30 block1 NT'nin Ka band RF seekerini off the shelf veya Aselsan'da lisans uetim kullanmak buna dahil. Gelistirme surecleri kisaltmak icin bazi hazir alt sistemler dusunulebilir.

Tekrar ediyorum belki ama Roketsan'in onunde farkli alternatifler vardi Hisar projesine baslarken. Bunlardan birisi kendisininde parca uretimi yaptigi ESSM'u geometrisi ve alt sistemlerini baz alarak IIR seeker versiyonunu yapabilirdi. ESSM'in IIR seeker versiyonu yok. Bu sekilde hem Mk-41 VLS'ye uygun bir fuze ortaya cikardi. Mevcut ESSM semi aktif radar gudumlu ve yeni jenerasyonu block2 ise aktif RF gudumlu, Aim-120C AMRAAM'in RF seeker basligina sahip.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 Eyl 2017, 05:07 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 464
Yaş: 39
Alıntı:
EUROSAM ile yapilan know how transferi ve isbirligi anlasmasi bu bahsettigin soruna bir cozum amacli oldugunu dusunuyorum. Bizde olmayan bilgi birikimi ve yetismis insan gucu ile uzun menzilli bir fuze gelistirmenin cok uzun zaman alacagini dusunursek yapilabilecek bir iki sey vardi. Bunlardan birisi bilgi paylasimina ve teknoji vermeye hazir firma bularak ortak bir fuze gelistirmek veya hazir bir fuzeyi teknoloji transferi ile yerli uretmek ve ogrenilecebilecek seyleri bu surecte ogrenmek. HISAR-A/O'nun gelistirme sureclerinin ne kadar uzun surdugude malum.

Pif-paf benzeri bir gudum kontrol mekanizmasi kullanan bir fuze gelistirmek istedigimizi varsayalim. EUROSAM ile bu konuda isbirligi ile ASTER-30'dan daha yetenekli, booster yerine belki cift pulse kullanan HISAR-U yapilabilir. Aster-30 block1 NT'nin Ka band RF seekerini off the shelf veya Aselsan'da lisans uetim kullanmak buna dahil. Gelistirme surecleri kisaltmak icin bazi hazir alt sistemler dusunulebilir.

Tekrar ediyorum belki ama Roketsan'in onunde farkli alternatifler vardi Hisar projesine baslarken. Bunlardan birisi kendisininde parca uretimi yaptigi ESSM'u geometrisi ve alt sistemlerini baz alarak IIR seeker versiyonunu yapabilirdi. ESSM'in IIR seeker versiyonu yok. Bu sekilde hem Mk-41 VLS'ye uygun bir fuze ortaya cikardi. Mevcut ESSM semi aktif radar gudumlu ve yeni jenerasyonu block2 ise aktif RF gudumlu, Aim-120C AMRAAM'in RF seeker basligina sahip.
Sn.Robust Şimdi eldeki Hisar füzelerini Uzun menzillini yaptık diyelim.

Füzeyi 3d Radar ile belirlenen X/Y/Z aksında kordinatları belirledik, çok kısa ara pulslarla cismini ve hızını belirledik, gerekli algoritmayla rota hesaplandı ve ateşlendi, uçar cismin yapacağı muhtemel manevraları tesbit edersek bunuda hesaplayıp RF ile Füzeyi bildirdik diyelim.
Genelde Füzeyi kaç metre uçar cismin yanına yaklaşdırdıktan sonra kendi radarbaşlığı ile kendi rotasını belirliyor bir bilginiz varmı ?

Benim mantığa göre füzelerini uçarcisimi yerden tesbit etdiğimiz kordinatlara göre muhtemel kesiştiği noktayı hesaplayıp yerden yine RF ile gerekli düzeltmelerle hedefe ulaştırmak mümkün ama ıskalama riski yüksek, eğer füzeyi uçarcismin yanına ulaştırıp oradan sonra kendi komutu ile arama başlığının verilerini kendi hesaplayıp, gerekli yönlendirmeleri yapmak için (herhalde burda 2d yani X/Y aks yeterli olacaktır, sinyali modüle etmeden daha hızlı hesaplayabilmesi için ) .
Benim mantığa göre Pif-paf sisteminin kaçınılmaz , belki yanlış düşünüyorum ama ben kendi programladığım makinalarda hareket halindeki makinaları 0 çıkış noktasında kalibrasyona tabi tutarsam bir kaç hareketden sonra hesaba tabi tutulmayan etkenler sebebiyle ilerki hareketlerde hata oluşuyor, bu nedenle hareket halindeyken kendini kalibreleme metodunu genelde kullanıyoruz. Bu çok hızlı ilerleyen IHA olsun füze olsun çok daha karmaşık sorunların (viskosite, metorolojik etkenler, basınç vs.) başgösterdiği, çeşitli atmosferik katmanlarda ve hızlarda Füzenin kendisinin oluşturduğu vucüt boyutlarını ve kanatcıklarının haraketleri önceden belirlenen kalibrasyonla haraket etdirmesinin mümkün olamıyacağını düşünmekteyim.(burda ne gibi bir yöntemiyle kullanıldığını bilmediğimi belirtmek is term ) Yani Pif paf yöntemiyle kendini toparlaması daha çabuk gerçekleşecektir ne dersiniz bu sistemler nasıl çalışmakta ?

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 Eyl 2017, 20:05 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 07 Eyl 2015, 18:03
Mesajlar: 1967
Yaş:
Alıntı:
Sn.Robust Şimdi eldeki Hisar füzelerini Uzun menzillini yaptık diyelim.

Füzeyi 3d Radar ile belirlenen X/Y/Z aksında kordinatları belirledik, çok kısa ara pulslarla cismini ve hızını belirledik, gerekli algoritmayla rota hesaplandı ve ateşlendi, uçar cismin yapacağı muhtemel manevraları tesbit edersek bunuda hesaplayıp RF ile Füzeyi bildirdik diyelim.
Genelde Füzeyi kaç metre uçar cismin yanına yaklaşdırdıktan sonra kendi radarbaşlığı ile kendi rotasını belirliyor bir bilginiz varmı ?

Benim mantığa göre füzelerini uçarcisimi yerden tesbit etdiğimiz kordinatlara göre muhtemel kesiştiği noktayı hesaplayıp yerden yine RF ile gerekli düzeltmelerle hedefe ulaştırmak mümkün ama ıskalama riski yüksek, eğer füzeyi uçarcismin yanına ulaştırıp oradan sonra kendi komutu ile arama başlığının verilerini kendi hesaplayıp, gerekli yönlendirmeleri yapmak için (herhalde burda 2d yani X/Y aks yeterli olacaktır, sinyali modüle etmeden daha hızlı hesaplayabilmesi için ) .
Benim mantığa göre Pif-paf sisteminin kaçınılmaz , belki yanlış düşünüyorum ama ben kendi programladığım makinalarda hareket halindeki makinaları 0 çıkış noktasında kalibrasyona tabi tutarsam bir kaç hareketden sonra hesaba tabi tutulmayan etkenler sebebiyle ilerki hareketlerde hata oluşuyor, bu nedenle hareket halindeyken kendini kalibreleme metodunu genelde kullanıyoruz. Bu çok hızlı ilerleyen IHA olsun füze olsun çok daha karmaşık sorunların (viskosite, metorolojik etkenler, basınç vs.) başgösterdiği, çeşitli atmosferik katmanlarda ve hızlarda Füzenin kendisinin oluşturduğu vucüt boyutlarını ve kanatcıklarının haraketleri önceden belirlenen kalibrasyonla haraket etdirmesinin mümkün olamıyacağını düşünmekteyim.(burda ne gibi bir yöntemiyle kullanıldığını bilmediğimi belirtmek is term ) Yani Pif paf yöntemiyle kendini toparlaması daha çabuk gerçekleşecektir ne dersiniz bu sistemler nasıl çalışmakta ?
Sorunuzun cevabi sanirim askeri veya ticari bir sirdir ve sabit bir deger degildir. Hedefin durumu yani hizi, ve RCS (kucuk hedef, buyuk hedef gibi) ve onlemeyi yapacak fuzenin tasarim ozelliklerine bagli olarak degisecektir. Fuzenin sahip oldugu kinematik ozelllikle, gudum kontrol sistemi (onleme geometrisi, kontrol mekanigi), ve yine RF veya IIR arayici kabiliyetine gore PIP (predicted intercept point) denilen tahmini onleme noktasina yaklasinca (onleme zarfina girince) otonom calismaya basladigini soyleyebiliriz. Baslik RF arayici ise sahip oldugu calisma bandi ve frekansi, mekanik veya AESA olmasi gibi ozellikler bu x masafesini belirleyici olur. IIR arayici kullanan fuze ise IIR arayici ve uzerinde oturdugu gimbalin performnasi, kullanilan hedef tespit algotirmalarinin performansi gibi aklima gelen etkenler olabilir.

Tabii en basta yerdeki radarin ve kullanilan algoritmalarin PIP'yi ne kadar hassas hesaplayabildigi, hedef guncelleme orani gibi etkenler var. Mesela AESA radar hedefi surekli izleyecektir ve daha hassas bir radar izi cikaracaktir, doner antenli bir radar ise donus hizina bagli olarak hedef izi guncellemesini bir kac sn aralik ile yapabilecektir. Diger yandan X band arama radari cozunulurlugu nedeniyle bir S banda gore daha keskin PIP hasabi yapabilecektir. Atiyorum mesela X band -/+500 metre margin of error ile PIP hesapliyordur ama S band -/+1km gibi. PIP'e fuzeyi ne kadar dogru yaklastirabilirsek ve fuzede sahip oldugu otopilotu, INS'si ile ne kadar dogru geometriye ucarsa vs. Asagidaki grafikte bahsettigimiz durumu ozetliyor.

Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 Eyl 2017, 20:55 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 23 Eki 2016, 19:03
Mesajlar: 11
Yaş: 19
Konu ile ilgili bilgisi olanlara benimde bir sorum var. Modern hava savunma füzelerinde mevcut görüntü ve sinyal işleme algoritmalarında yani bir noktadan sonra otonom çalışmasını sağlayan algoritmalarda ve yazılımda makine öğrenimi mevcut mudur? Yeterli ve gerçekci simülasyonlardan elde edilen veri setleri ile eğitim sayesinde her türlü fiziksel engelin ve gürülütünün özel hesabına gerek kalmadan(sürtünme vb.) başarılı sonuçlar elde edilebilir sanırım. Böylece füze üzerinde yüksek işlem gücü barındırmayada gerek kalınmaz ve maliyet azalabilir diye düşünüyorum yanılyorda olabilirim :)


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Eyl 2017, 02:03 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 23 Mar 2016, 11:54
Mesajlar: 51
Yaş: 30
Alıntı:
Hocam benim insanlar ile en cok tartıştığım alan bu. Herkes herseyi yaparız modunda. Oyle bir dunya yok emeklemeyi öğrenmeden kosamazsiniz.

Bu ulke kendine yetecek sanayiyi ki buna savunma sanayi de dahildir kurmak istiyorsa eğitime önem vermeli. Evet varolan imkanlar ile bircok sey üretebilirsiniz ancak gelişmiş silahlar uretecekseniz bunun temelinin on yillar öncesinde atilmasi lazım. Yazilim konusunda ilerlemek mi istiyorsunuz örneğin matematik konusuna önem vermelisiniz.

İnsanlara bakıyorum uçak uretelim hava savunma füzesi uretelim. Tamam uretelim de bu ekipmanın hepsi yazilim ile çalışıyor. Tamam uretelim de bunlar icin ileri mühendislik gerekiyor.

Beğenmediğimiz Rusya SSCB mirasi egitim sistemi ile dususe gecmesine ragmen yine toparlanmayi basardi. Amerika egitim sistemimiz berbat diyerek haldir haldir yenilik peşinde. Her firsatta cattigimiz İsrail bazı alanlarda ucmus durumda. Gelismis ülkeler egitim sistemlerini geliştiriyorlar. Kuzey Avrupayi 20 sene sonra dusunemiyorum örneğin. Benzer bir sekilde Tayvani. Ornekler çoğalır...

Maalesef biz eğitim sistemimizi berbat etmek icin ugrasiyoruz. Su an belki onumuzdeki 25 30 sene sonrasinin beyinlerini yetistiriyoruz. Ama icine doldurdugumuz seyler ile ulkemizin hedefleri örtüşmüyor maalesef.
Bizde geliştiriyoruz eğitim sistemimizi ''cihat'' dersini ekledik müfredata. Füzeyi havada vurmaya ne gerek var? Üstümüze gelen füzenin düşeceği yeri hesaplayıp, kaç cihatçı gerektiği algoritmalarla hesaplandıktan sonra, hedefte daire şeklinde dizilip patlamanın şiddetini azaltacağız..


En son Legolas1907 tarafından 10 Eyl 2017, 02:06 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 10 Eyl 2017, 10:40 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 04 Tem 2016, 14:54
Mesajlar: 678
Yaş: 27
Cihat anlayışının öğrencilere işlenmesi değil olay. Olay şu;
Her insan birşeyleri yapmak için ne kadar para vs gibi dış iticiler olursa olsun kendi içinden gelecek isteği tetiklemek için sebepler arar. Ve herkeste bilime olan aşk falan olmaz, ya da olanı yönlendirmek gerekir. Burada, bizim çocuklarımızda olmasını istediğimiz şey vatan sevgisi ve bu topraklarda yaşan insanlarla birlik, aidiet ve kardeşlik bağı kurarak onları sevmesi, iyiliğini istemesi ve ülkede mutlu yaşamasıdır. Peyderpey törpülenen bu milliyetçi duyguların yerini doldurmak lazım tabiki. Cihat, bu durumdan kaynaklanan boşlukları doldurmak için kullanılacak olabilir. Fakat tehlikelidir. Hocasına göre seks cihadı da olabilir kendini de patlatabilir. Biz birincisini umalım :D


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 5009 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 190 91 92 93 94101 Sonraki

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: kivele ve 19 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye