TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 23 Kas 2017, 23:10

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 55 mesaj ]  Sayfaya git 1 2 Sonraki
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 12 Ağu 2017, 23:02 
Çevrimiçi
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 06 Şub 2013, 16:11
Mesajlar: 665
Yaş:
Virginia Eyaleti'ne bağlı Charlottesville kentinde aşırı sağcılar ve karşıt görüşlü gruplar protestolara başladı. Aşırı sağcıların elindeki konfederasyon ve nazi bayrakları dikkat çekiyor. Ayrıca aşırıcıların protestosuna silahlı militanlar refakat ediyor. Şehrin bazı yerlerinde siyahlara karşı linç girişimleri oldu, bir grup protestocunun arasına bir araç daldı yaralıların olduğu bildiriliyor. Olaylara ilişkin görüntüler;




Bu olay bir iç çatışmaya dönüşebilir mi, yoksa diğer olaylar gibi bir kaç hafta içerisinde kendiliğinden sona mı erer belirsiz. Bu olayı forum ahalisi bir tartışsın istedim.

_________________
Resim

"Ben askerliğin her şeyinden çok sanatkarlığını severim." M.Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Ağu 2017, 23:09 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 25 Eki 2015, 09:48
Mesajlar: 64
Yaş:
Silahlar airsoft mudur veya sivil muadil midir bilemiyorum bu konu hakkında pek bir bilgim yok lakin Devlet'e bağlı güç olmadıkları kesin. Benim konuyu çekeceğim nokta şu ;

Bireysel silahlanma. Videodaki silahlıları gerçek silah nihayetinde bizim muharip askerlerimizde bile yokken Coni'nin sivilinde var. Bizde uyduruktan bir tabancaya 2000 lira vergi verilirken adamlar çok rahat bir şekilde temin edebiliyor.

Tekrardan söylüyorum airsoft veya sivil muadil olabilir hiç bilmiyorum sadece farklı bir görüş açısından bakmaya çalıştım. İyi forumlar..

_________________
Resim
Rangers leads the way...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Ağu 2017, 23:18 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Eki 2016, 20:13
Mesajlar: 207
Yaş: 21
Amerikalılar tüfeklerini daha çok toplama alıyor. Masaüstü bilgisayar hesabı.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Ağu 2017, 23:50 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 21 Ağu 2012, 17:40
Mesajlar: 1843
Yaş:
Silahlar gerçek; ateşli, yivli, otomatik...
Eyaletlere göre değişmekle birlikte dolu şekilde açıkta taşınmasının yasak olması gerekiyor. Şarjörü ayrı taşıma, silahı kutu veya çantasından çıkarmama gibi farklı uygulamaları da var.
Gövde gösterisi yapmışlar. Kolluk pek müdahil olmamış, saldırı sonrasına bile geç intikal etmişler. Kontrollü tedhiş yaratıyorlar.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Ağu 2017, 23:58 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 7219
Yaş:
Yapmış etmişler değil, şu an öğlen saatleri. Hala devam ediyor, akşama daha da coşmasından endişe ediliyor. Ulusal muhafızları çağırmış vali.

Ucuz silah demek çok silah üretilmesi demek. Çok silah demek çok sayıda kişiye silah satılması demek. ABD'de böyle çünkü bir çok eyalette herhangi bir kayıt olmadan gidip silah alabiliyorsunuz. İster milliyetçi, ister el kaideci.

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 00:05 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 17 Tem 2012, 13:17
Mesajlar: 255
Yaş:
Amerika'da eyaletten eyalete silahlanma ve taşıma durumları değişmekle birlikte insan ABD kolluk güçlerine özellikle de federal polislere niye MRAP dağıtıldığını daha iyi anlıyor bu görüntüleri görünce :)

Birde silahlanma konusunda, tahminim bu tip küçük grupların kendini tatmin edip "güvende hissetmelerini" sağlamaları açısından hoş görü var. Sonuçta devletin finanse etmediği, kendi yağında kavrulan hazır paramiliter bir güç var, yarın birgün lazım olursa kullanılmaya müsait. Yukarıda paylaşılan videoları izleyerek çıkardığım bir yaklaşım da eli silahlı bu ırkçı dayıların kolluk kuvvetleri ile karşı karşıya gelmeyişi, yukarıda da değinildiği gibi kendilerinde bir koruma ve güç gösterisi yapılıyor ama bu durum devlete karşı değil de biraz da karşıt görüşlülere yönelik. Kolluğun da biraz ağırdan almasının sebebi bu sanırım. Çok karşı karşıya gelmeden işlerin tatlıya bağlanması. Son olarak OHAL ilan edildi zaten.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 00:14 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 21 Ağu 2012, 17:40
Mesajlar: 1843
Yaş:
Virginia'da açıkta ateşli silah taşımak belirli ölçülerle yasalmış.
https://en.0wikipedia.org/index.php?q=a ... X1N0YXRlcw
Görüntüleri pek de o ölçülere uydurmadım ama neyse...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 00:32 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 17 Tem 2012, 13:17
Mesajlar: 255
Yaş:
Article I. Bill of Rights
Section 13. Militia; standing armies; military subordinate to civil power
That a well regulated militia, composed of the body of the people, trained to arms, is the proper, natural, and safe defense of a free state, therefore, the right of the people to keep and bear arms shall not be infringed; that standing armies, in time of peace, should be avoided as dangerous to liberty; and that in all cases the military should be under strict subordination to, and governed by, the civil power

virginia Anayasasının haklar bildirgesine ilişkin paramiliter güçlere ve bu şekilde örgütlenmeye bir hak ve özgürlük olarak bakıyor. yine bu yapılanmayı da, özgürlüğün güvencesi, hazır ordu ve sivil bir güç olarak nitelendiriyorlar.

http://www.opencarry.org/state-info-t-z/virginia/

yukarıda alıntıladığım web sitesinde virginia için opencarry konusunda altın eyaletlerden birisi olarak söz ediyor. Kabaca anladığım, okul havaalanı ve hastane gibi sınırlandırılmış bölgeler dışında her türlü silahı taşımak virginia da serbest. Tabi bu konuda daha bilgili üstadlar bizleri aydınlatacaktır. :)


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 00:54 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 00:12
Mesajlar: 287
Yaş:

_________________
Resim

''Soruyorum size... Topyekün bir savaş mı istiyorsunuz? Eğer gerekirse, hayal edebileceklerimizden daha büyük ve daha radikal?.. O halde, şimdi, ayağa kalkın ve bırakın, fırtına kopsun!''
Joseph Goebbels


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 01:57 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 7219
Yaş:
2 pilot da ölmüş sanırım.

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 02:27 
Çevrimdışı
Site Başkanı

Kayıt: 11 Tem 2012, 01:02
Mesajlar: 6442
Yaş:
Bu küçük çaplı ayaklanmanın sonu Waco baskını gibi bitmesinde...

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 02:37 
Çevrimiçi
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 06 Şub 2013, 16:11
Mesajlar: 665
Yaş:
Ben de isterim insanlar ölmesin ama, şu anki durumum;
Resim

_________________
Resim

"Ben askerliğin her şeyinden çok sanatkarlığını severim." M.Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 11:47 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 15 Tem 2012, 10:29
Mesajlar: 61
Yaş: 21
Resim

Sağdakini bir an JÖH personeline benzettim pantolon kamufulajını gördüm neyseki :D Şaka maka bu "conservative" coniler iyi donatmışlar kendilerini :roll:

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 13:22 
Çevrimiçi
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3635
Yaş:
Foto en sağ alt taraftaki mor flarda duran ay yıldız ne ola ki ? Peder kılıklı tipler var.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 13:26 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 21 Ağu 2012, 17:40
Mesajlar: 1843
Yaş:
Alıntı:
Foto en sağ alt taraftaki mor flarda duran ay yıldız ne ola ki ? Peder kılıklı tipler var.
Din, ırk ve kültür ayrımcılığına karşı duran liberaller. Üstlerinde dinlere ait semboller var.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 13:48 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 02 Ağu 2012, 01:01
Mesajlar: 88
Yaş:
Amerika' da bulunan arkadaşlar son durum nedir bilgi verebilirler mi acaba?

_________________
Amcam kağan ile doğuda Yeşil Nehir, Şantung ovasına kadar ordu sevk ettik. Batıda Demir Kapıya kadar ordu sevk ettik. Kögmeni aşarak Kırgız ülkesine kadar ordu sevk ettik. Yekûn olarak yirmi beş defa ordu sevk ettik, on üç defa savaştık. İlliyi ilsizleştirdik, kağanlıyı kağansızlaştırdık. Dizliye diz çöktürdük, başlıya baş eğdirdik.

Bilge Kağan Yazıtından


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 14:15 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 7219
Yaş:
Konfederasyoncularla naziler, ne güzel uyum yahu.

En güzel cevabı şurada gördüm. Gerçek Amerika bu değil demiş adeta :roll: :
Alıntı:
"Gerçek Amerikanlar Nazi bayrağını gösteriyor. Normandiya, 1944.

Cenk Uygur'un yorumu,
https://www.youtube.com/watch?v=cgXVGT9Qvw8

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 14:31 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 01:30
Mesajlar: 923
Yaş:
Bu tip ayaklanmalara ne bileyim gösterilere falan mevsim adı veriliyodu.Buna Amerikan Yazı :P diyebilir miyiz? Şu anki Amerikan Başkanının gitmesiyle sonuçlanacak bi iç karşıklığın başlangıcı olabilir mi?

_________________
ResimResimResim

SAVAŞ BARIŞTIR
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR
BİLGİSİZLİK KUVVETTİR


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 15:59 
Çevrimdışı
Site Başkanı

Kayıt: 11 Tem 2012, 01:02
Mesajlar: 6442
Yaş:
Alıntı:
Konfederasyoncularla naziler, ne güzel uyum yahu.

Konfederasyon hikayesinin Amerika'da Nazilerden çok ayrı bir yeri vardır, köleliği yasallaştırdığı için resmi perspektif ve kamuoyu tarafından sevilmezken güney eyaletlerinde yaşayan muhafazakar kesim için sadece köleliğim sembolü değil, daha sonra kuzeyli Yankee ler tarafından yok edilmeye çalışılan yemeklerinden tutun şarkılarına ve geleneklerine kadar kendi kültürlerinin bir sembolü olarak görülüyor. Bu insanlara eğitimli kesim tarafından köylü cahil "redneck" benzetmesi yapılması bile kendilerini daha da ötekileşmiş hissetmelerine ve daha uç noktalara çekilmeye elverişli olmalarına neden oluyor. (bir zamanlar Türkiye'de batılılaşma adı altında yapılan yanlışlar ile benzer olarak) Bu konuyu yurt dışında tanıdığım Meksika kökenlisinden İrlanda asıllı sına kadar birden çok Amerikalı ile enine boyuna konuşma fırsatım oldu, kimisi bu bayraklar faşizan tamamen kaldırılmalı derken kimisi de burası özgür bir ülke bayrak sadece ırkçılığı sembolize etmiyor diye karşı çıkıyor.

Hoş bende sembolünü konfederasyon bayrağından alan çok sevdiğim bir rock grubu olan Lynyrd Skynyrd tişörtü ile ortalarda dolanmıştım Avrupa'da. Bazıları bu ırkçı bunu burada giyemezsin diye beni uyarmaya yeltenen insanlar bile olmuştu :lol:

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 16:30 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Tem 2012, 23:58
Mesajlar: 2215
Yaş:
Çin yine deneme 1-2 1-2 yapıyor. :lol: :lol:

_________________
Nişan olsun bize buyan,
Bozkurt olsun bize uran,
Demir kargı olsun orman,
Güneş tuğ olsun, gök kurıkan.
HUN Taktik


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 19:15 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 29 Mar 2015, 23:00
Mesajlar: 197
Yaş:
Süper güç bir ülkenin içinde eli silahlı askeri üniformalı kişilerin dolaşması akıl alacak iş değil.

Yıllardır söylenegelen Amerika da onlarca farklı milletten insanın beraber barış için de yaşıyor önermesi de palavra olduğu net şekilde görünür hale geldi

Çok uluslu devletlerin devamı GÜÇLÜ YÖNETİM, güçlü ordu, güçlü ekonomi den geçiyor.

Amerika bu özelliklerini kaybetmeye başladıkça bu olaylar da artış yaşanacaktır, güçlü rakipler tarafından iç karışıklığa oluşturmaya müsait bir yapısı var.

Ben geleceğin Amerikasın da bir bölünme kopuş olacağına inanmaya başlayanlardanım.





Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 20:57 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 7219
Yaş:
Onlarca milletten insanın bir arada yaşadığı doğru, lakin hiç bir tarihçi "barış içinde" kelimelerini kullanmaz.

ABD tarihinine benzer geçmişe sahip ülkeler bulamazsınız, şahsına münhasırdır. Göçün, yeni dünyanın, "city on a hill'in" psikolojisi ve bunların etkileri dünyada görülmemiştir. Dünya lideri olmadan önce de birbirlerini öldürüyorlardı, hala öldürüyorlar; gelecekte de öldürecekler. "Ölsünler de eğlenelim, bize iş çıkar" diye saçmalamanın yeri yok. ABD hala insanoğlunun politik tarihinin en büyük deneylerinden biri ve hayatın bir gerçeği.

-
Alıntı:
Konfederasyon hikayesinin Amerika'da Nazilerden çok ayrı bir yeri vardır, köleliği yasallaştırdığı için resmi perspektif ve kamuoyu tarafından sevilmezken güney eyaletlerinde yaşayan muhafazakar kesim için sadece köleliğim sembolü değil, daha sonra kuzeyli Yankee ler tarafından yok edilmeye çalışılan yemeklerinden tutun şarkılarına ve geleneklerine kadar kendi kültürlerinin bir sembolü olarak görülüyor. Bu insanlara eğitimli kesim tarafından köylü cahil "redneck" benzetmesi yapılması bile kendilerini daha da ötekileşmiş hissetmelerine ve daha uç noktalara çekilmeye elverişli olmalarına neden oluyor. (bir zamanlar Türkiye'de batılılaşma adı altında yapılan yanlışlar ile benzer olarak) Bu konuyu yurt dışında tanıdığım Meksika kökenlisinden İrlanda asıllı sına kadar birden çok Amerikalı ile enine boyuna konuşma fırsatım oldu, kimisi bu bayraklar faşizan tamamen kaldırılmalı derken kimisi de burası özgür bir ülke bayrak sadece ırkçılığı sembolize etmiyor diye karşı çıkıyor.

Hoş bende sembolünü konfederasyon bayrağından alan çok sevdiğim bir rock grubu olan Lynyrd Skynyrd tişörtü ile ortalarda dolanmıştım Avrupa'da. Bazıları bu ırkçı bunu burada giyemezsin diye beni uyarmaya yeltenen insanlar bile olmuştu :lol:
Orası özgür bir ülke. Özgürlüğün sınırı neredeyse yok. Stars and Stripes'ı ister göğe kaldırırsın, ister yakarsın. Confederate Jack'i ister belediye binasının önünde dalgalandırırsın, ister kamyonetinin arkasına yapıştırma yaparsın, ister Nazi Almanyası bayrağıyla birlikte taşırsın.
Ek: Yukarıda koyduğum Cenk Uygur videosunun ana noktası da oydu. Nazi bayrağını taşımak yasak olmamalı, özgürlük başta gelir. Anti-ırkçıların, liberallerin yapması gereken yasaklamak değil buna karşı kendi retoriğini oluşturmak ve kendi protesto haklarını kullanarak, "yanlış biliyorsunuz ve size laflar hazırladım salaklar!" demektir.

Güney'in baş kaldırısı bir isyan değil, politik bir çıkmazın savaşla çözümüydü, Clausewitz o zaman hayatta olsaydı, "İşte bundan bahsediyorum!" derdi. Bugün Confederate Jack'e yüklenen romantik anlamın General Lee'nin hayat görüşüyle pek bir alakası yok. Dediğin gibi, Confederate Jack ve geçmişte taşıdığı anlam, "disenfranchised", lafı dinlenmeyen, dünyanın 21.yy'a girmesiyle(aslında 2.ds sonrası) ülkeler üretim metodlarını reformdan geçirince işsiz ve fakir kalan çoğunluğu Güneyli eyaletlerden çıkan insan evlatlarının yeni bir kimlik aramasının cevabı, tezahürü olarak ortaya çıktı. Trump andavalını o yüzden sevdiler, "They took our jobs!" diye bağıran ve kendilerini bağdaştırabildikleri bir popülist olduğu için.

-
Nazi sempatizanları, ABD'nin tarihinde büyük yer kaplar ve sadece Güney'den çıkmamıştır aslında. Naziler, "Evil Empire"(O Sovyetlerdi gerçi :roll: ) olmadan önce, 30'larda büyük bir güç ve 1929 krizinden hala belini doğrultamamış ülke ve insanlar için bir umut ışığı olarak görülüyordu. Hitler lavuğu, Avusturya'yı, Çekoslavakya'yı, Polonya'yı yiyip yuttuktan; Fransa'yı parçaladıktan ve dünyanın görmüş olduğu en büyük hava savaşını Britanya üzerinde başlattığında DC'de ve memleketin diğer meclislerinde hala "America First!" diyen pasifist non-interventionistlerin bağışlarının büyük bölümünün Alman ajanlarından geldiği ortaya çıktı. Bunların çoğu antisemitist idi.

30 ve 40'ların başında ABD içinde Nazi Almanyası'nı destekleyenlerin içinde Volksdeutsche(Alman asıllı) Amerikanların dışında anti semitistler ile Almanya'yla ilişkisi olan endüstri baronları da bulunuyordu. 7 Aralık sonrası göze batanlar hapse atıldı; dokunulamayacak kadar büyük olanlara ise çenelerini kapamaları için hediyeler(mesela bol ballı askeri kontratlar) verildi. AFC'nin de kapısına kilit vuruldu.

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Ağu 2017, 21:06 
Çevrimdışı
Yeni Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Tem 2017, 22:16
Mesajlar: 11
Yaş:
Geçtiğimiz yazı orada geçirmemden dolayı yakinen bildiğim içerisinde kaçak generallerimizide barındıran Norfolk askeri üssüne de ev sahipliği yapan Virginia eyaleti, ABD`de resmi olarak köleliğin başladığı ilk eyaletttir. Gözlemlerime göre de Diğer eyaletlere göre siyah-beyaz ayrımının en yüksek olduğu eyaletlerden biri, zaten gerginliğin sebebide tarihten gelen bu bağlantılar. (Abd seçimleri öncesi konuştuğum müdürümün Trump kazanırsa Kanada`ya yerleşicem dediği yer) 285 milyon bireysel silahın olduğu ABD`de maalesef ki silah satın alabilme yaşı 16 ve eyalette kamu kurum kuruluşları okul ve hastaneler dışında silah taşınabiliyor ama şarjör konusunda bazı kısıtlamalar olabilir.

_________________
*Arkadaşlar! Gidip, Toros Dağları'na bakınız, eğer orada bir tek Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez.*

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Ağu 2017, 03:05 
Çevrimiçi
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 06 Şub 2013, 16:11
Mesajlar: 665
Yaş:
Şimdi de Seattle coşmuş.

_________________
Resim

"Ben askerliğin her şeyinden çok sanatkarlığını severim." M.Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Ağu 2017, 11:13 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5447
Yaş:
Alıntı:
...Hitler lavuğu, Avusturya'yı, Çekoslavakya'yı, Polonya'yı yiyip yuttuktan...
Avusturya'yı "yut"madı yahu. Onu çiçeklerle karşıladılar orada. Polonya hadi neyse de Çekoslavakya dahi tartışılır. Nazi savaş makinesini ezici yapan Çek fabrikaları ve iş gücü oldu.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Ağu 2017, 12:12 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 5052
Yaş:
Bizde böyle bir şey olsa batı dünyası itin bütün deliklerine sokardı bizi. ABD olunca yalayım yıkayım ağam. Ay biraz endişeliyiz ile geçiştirmeler.

Ele piyade tüfeklerini almış sokalarda gezmeler, sıradan olaydan bihaber Kürt sandıklarını linç etmeler. Kaldı ki kimse ABD'de asker polise saldırıp öldürmüyor, ülkeyi bölmekten bahsetmiiyor. Birde öyle olsa of of neler olur düşünemiyorum.

Almanya ABD'nin LCS İndependece sınıf programına MTU motoru sağlıyor. Biz biraz endişeşliyiz, bu tedariği bir gözden geçirebiliriz deseler.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Ağu 2017, 13:11 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 7219
Yaş:
Alıntı:
Avusturya'yı "yut"madı yahu. Onu çiçeklerle karşıladılar orada. Polonya hadi neyse de Çekoslavakya dahi tartışılır. Nazi savaş makinesini ezici yapan Çek fabrikaları ve iş gücü oldu.
Yahu ona mı takıldın...

Anschluss'a giden yoldaki plesibitlerin Wehrmacht gözetiminde, gizli oy olmadan yapıldığını; aslında geçersiz olduğunu biliyoruz. Bu demek değil ki birleşme için Avusturyalıların desteği çok yüksek değildi; büyük ihtimalle %70 dolaylarındaydı. E bu %30 köpek mi, bu adamların ne suçu vardı? İşlem tamamlandıktan sonra adamlar Linz'in dışındaki toplama kampına Avusturyalı sosyalistleri, komünistleri, Nazi kontrolünü kabul etmeyen devlet memurlarını toplamadı mı? Adamlar Yehova'nın Şahitlerini bile kamplara soktu yahu. Bunlar Avusturyalı sayılmıyor mu?

Öyleydi de, olmasaydı ne olacaktı ki? Viyana sokaklarından öpücükler alarak geçen ordu, bu durumda parlamento binasının önünü kapattıktan sonra, Hitler radyodan "Alman halklarının birleşmesinin önünde duran yalancı vatan haini politikacıları hapse attık; zaten benim annem de Avusturyalı." demeyecek miydi? bir şey değişmeyecekti ki.

Çekoslovakya da farklı değildi. Almanlar yine çiçek atıyordu, Slovaklar mutluydu, Çekler ise ağlıyordu. Kaçabilenler kaçtı, Londra'da sürgün hükümete sığındı; RAF'e pilot oldu. Overlord'a katılan Çek zırhlı birlikleri İngiltere'nin çekildiği Dunkirk'e giren ilk müttefik birlikleri oldu. Çeklerin bir bölümü fabrikalarda Pz.38 üretirken diğer bölümü de Cromwell'lerle Normandiya'ya çıkıyordu.

İlginç zamanlardı :roll:

-
Konuya dönmek için;
https://www.youtube.com/watch?v=DXszx68uhsY&t=191s

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Ağu 2017, 13:50 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2145
Yaş:
Alıntı:
Yahu ona mı takıldın...
Anschluss'a giden yoldaki plesibitlerin Wehrmacht gözetiminde, gizli oy olmadan yapıldığını; aslında geçersiz olduğunu biliyoruz. Bu demek değil ki birleşme için Avusturyalıların desteği çok yüksek değildi; büyük ihtimalle %70 dolaylarındaydı. E bu %30 köpek mi, bu adamların ne suçu vardı? İşlem tamamlandıktan sonra adamlar Linz'in dışındaki toplama kampına Avusturyalı sosyalistleri, komünistleri, Nazi kontrolünü kabul etmeyen devlet memurlarını toplamadı mı? Adamlar Yehova'nın Şahitlerini bile kamplara soktu yahu. Bunlar Avusturyalı sayılmıyor mu?
Öyleydi de, olmasaydı ne olacaktı ki? Viyana sokaklarından öpücükler alarak geçen ordu, bu durumda parlamento binasının önünü kapattıktan sonra, Hitler radyodan "Alman halklarının birleşmesinin önünde duran yalancı vatan haini politikacıları hapse attık; zaten benim annem de Avusturyalı." demeyecek miydi? bir şey değişmeyecekti ki.
Çekoslovakya da farklı değildi. Almanlar yine çiçek atıyordu, Slovaklar mutluydu, Çekler ise ağlıyordu. Kaçabilenler kaçtı, Londra'da sürgün hükümete sığındı; RAF'e pilot oldu. Overlord'a katılan Çek zırhlı birlikleri İngiltere'nin çekildiği Dunkirk'e giren ilk müttefik birlikleri oldu. Çeklerin bir bölümü fabrikalarda Pz.38 üretirken diğer bölümü de Cromwell'lerle Normandiya'ya çıkıyordu.
İlginç zamanlardı :roll:
Konuya dönmek için;
https://www.youtube.com/watch?v=DXszx68uhsY&t=191s
Eey Sanchez "Milletin İradesine" saygı duy. MAdem ki %70 seçmiş sende saygı duyacaksın. Demokrasiyi senden öğrenecek değiliz...
1938de yapılan birleşme oylamasının oy pusulası ortaki büyük evet yandaki küçük hayır.
Resim

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Ağu 2017, 14:49 
Çevrimdışı
Site Başkanı

Kayıt: 11 Tem 2012, 01:02
Mesajlar: 6442
Yaş:
Alıntı:

Çekoslovakya da farklı değildi. Almanlar yine çiçek atıyordu, Slovaklar mutluydu, Çekler ise ağlıyordu. Kaçabilenler kaçtı, Londra'da sürgün hükümete sığındı; RAF'e pilot oldu. Overlord'a katılan Çek zırhlı birlikleri İngiltere'nin çekildiği Dunkirk'e giren ilk müttefik birlikleri oldu. Çeklerin bir bölümü fabrikalarda Pz.38 üretirken diğer bölümü de Cromwell'lerle Normandiya'ya çıkıyordu.
O zamanki Çekoslovakya topraklarının sınıra yakın yerlerinde kalan ve "südetenland" olarak adlandırılan bölgelerini %80 ine yakını Alman etnik kökenliydi. Bu nedenle Hitler daha savaş başlamadan 1938 yılında bu toprakların Alman sınırında kalan kısımlarını herhangi bir müttefik tepkisi olmadan işgal etmiş savaş başlayınca da aynı itham ile bütün Çekya yı işgal etmiştir. Orada Nazilere çiçek atanlarda daha çok bu Südet Almanları dır...

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Ağu 2017, 14:54 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5447
Yaş:
@Sanço, Avusturya, Sudetenland "ilhak"ları konusu arka planı olan, Frederik'e kadar falan bakmak gereken mevzular. Eyvallah da.

Kaçırdığın nokta şu. Buna itiraz edenin %30 olması yahut %5 olması mesele değil. Örneğin, 20 ve 30'larda Viyana'nın "özel" bir şehir olabilmesinde liberal "kafası" ve Yahudi sanatçılarının "bohem"lerinin çok üstün katkısı varken, senin %70 diye sınıflandırdığın adam, bunları hiçe sayarak ve o % bilmemkaçın canına okunacağını, kaçacağını ama en azından parya edileceklerini bile bile, çıkıp sokaklara o yeşil urbalılara çiçek taktılar. "Ona rağmen benim egom.." dediler. İşin kabul-red kısmının vahimliği orada. "Senin üzerine basacağım" dedi o "kafa". "Sizin hakkınızdan bunlar gelir.." diye diye oldu bunlar.

Tıpkı son Avusturya CB seçiminde o faşist herifin %49'da kalmasını kutlayan komik Avrupalılar gibi. Olan olmuş, biten bitmiş. Sen ki Hitler'i çiçeklerle karşılamış adamsın. Halen mi?

Halen...




O "hesaplaşma"dan nedense ve hayret verici şekilde Fransızlar acayip yırttılar. Ama sonra kendi eleştirellikleri bundan kaçmalarına izin vermedi.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Ağu 2017, 17:26 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 13 Tem 2012, 21:06
Mesajlar: 1082
Yaş:
Alıntı:
Silahlar gerçek; ateşli, yivli, otomatik...
Eyaletlere göre değişmekle birlikte dolu şekilde açıkta taşınmasının yasak olması gerekiyor. Şarjörü ayrı taşıma, silahı kutu veya çantasından çıkarmama gibi farklı uygulamaları da var.
Gövde gösterisi yapmışlar. Kolluk pek müdahil olmamış, saldırı sonrasına bile geç intikal etmişler. Kontrollü tedhiş yaratıyorlar.
Silahlar büyük ihtimalle yarı otomatik yivli silahlardır, otomatik silahların alım satımı ve kullanımı kısıtlıdır ve ciddiyetle takip edilir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Ağu 2017, 19:51 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 21 Ağu 2012, 17:40
Mesajlar: 1843
Yaş:
Alıntı:
Silahlar büyük ihtimalle yarı otomatik yivli silahlardır, otomatik silahların alım satımı ve kullanımı kısıtlıdır ve ciddiyetle takip edilir.
Doğrudur üstad, bu yüzden "tam otomatik" demekten kaçındım. Arada fiyat ve kullanım farkları da bulunuyor; mesela şarjör boyutu sınırlaması getiriyorlar. Atıcılık ve taktik eğitim kulüplerine üye olanlar küçük bir kaç evrak işinden sonra daha çabuk ulaşabiliyor.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ağu 2017, 16:46 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 14 Şub 2016, 16:49
Mesajlar: 391
Yaş:
http://takimag.com/article/dividing_the ... z4qCGRfxt1

Charlotsville Belediye Baskan yardimcisi Wes Bellamy'nin Twitter mesajlari;
Alıntı:
I always feel sorry for the black kid growing up around alooooot of white people…

white chicks the devil

Lol funniest thing about being down south is seeing little white men and the look on their faces when they have to look up to you.

I hate seeing white people in Orangeburg

I DONT LIKE WHIT PEOPLE SO I HATE WHITE SNOW!!!!!

White women=Devil
Bunu tam tersini bir beyaz soylemis olsaydi, mesela:
Alıntı:
“black women are the devil” or “I hate seeing black people in Arlington” or “I DON’T LIKE BLACK PEOPLE SO I HATE LICORICE!!!!!”
demis olsaydi isini kaybetmemis olmasi mumkun muydu?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ağu 2017, 21:07 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Eki 2016, 20:13
Mesajlar: 207
Yaş: 21
Boston'da solcu taraf eylem yapılıyor.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Eyl 2017, 13:47 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 14 Şub 2016, 16:49
Mesajlar: 391
Yaş:
Alıntı:
Süper güç bir ülkenin içinde eli silahlı askeri üniformalı kişilerin dolaşması akıl alacak iş değil.

Yıllardır söylenegelen Amerika da onlarca farklı milletten insanın beraber barış için de yaşıyor önermesi de palavra olduğu net şekilde görünür hale geldi

Çok uluslu devletlerin devamı GÜÇLÜ YÖNETİM, güçlü ordu, güçlü ekonomi den geçiyor.

Amerika bu özelliklerini kaybetmeye başladıkça bu olaylar da artış yaşanacaktır, güçlü rakipler tarafından iç karışıklığa oluşturmaya müsait bir yapısı var.

Ben geleceğin Amerikasın da bir bölünme kopuş olacağına inanmaya başlayanlardanım.

E ABD kurulurken o kadar da cok uluslu degildi aslinda. Temelde Ingilizlerin kurdugu, icinde Alman - Iskandinav - Iskoc - Kelt de barindiran bir ulus bu. Ingiliz dedigimiz de Angle ve Saxon; bildigimiz Cermen kabileleri bunlar.

Sanki Afrika - Cin - Hindistan bir araya gelip kulturlerini kaynastirmislar gibi anlatiliyor ama ABD bayagi bayagi tek kulturlu bir ulkeydi kurulusunda; sanayi devriminin gerceklstigi her ulkede oldugu gibi.

Sokaklarda gezen o silahli adamlar buyuk ihtimalle son derece de kurallara uyan vatandaslardir. Ellerinde molotof kokteylleriyle gezmekle kalmayip onlari gayet rahat firlatan Antifa uyelerinin aksine kanuna ve kurallara baglidirlar.

Sokaklarina silahla gezilmesine izin vermeyen, bireysel silahlanmayi yasaklayan ulkeler otomatik olarak "iyi" olmuyor. Yoksa Stalin'den Hitler'e, "Dear Leader'lar" pek de bireysel silahlanma hayrani degillerdi. Siz elinizde piyade tufegiyle kizil meydana ciksaydiniz da bakalim Stalin amca ne yapiyordu...

Charlottsville'de 3-5 tane nazi sempatizani vardi ama insanlarin cogunlugu bunlardan habersiz gitmisti. Kimse de "bu nazileri destekliyoruz" demedi zaten. Ama sayilari cok cok az olan ve medyada destek bulmayan, hic bir gucu olmayan, neredeyse muzede sergilenecek 3-5 naziyi olay yapip da Antifa'yi yok saymak nedir, onu pek anlamiyorum.

Totaliter tanimina uyan kesim Antifa - Solcu - Liberal tayfadir. Bildiginiz kitap yakan, soykirim cagrisi yapan tipler bunlar. Umarim ABD halki kendine gelir de bu soytarilari kaziyip atar iclerinden.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Eyl 2017, 15:18 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 7219
Yaş:
Yahu, saygı da duyamıyorum artık. Ya direkt yalan söylüyorsunuz ya da neden bahsettiğiniz hakkında hiç bir fikriniz yok.

Günümüzde Amerika diye andığımız ülke 1686'da farklı, 1728'de farklı, 1776'da farklı, 1829'da farklı, 1889'da farklı, 1965'de farklıdır.

Daha sonra ABD olarak anılacak 13 koloni ile iç savaş başlangıcında, 1861'deki demografikler arasında hiç bir benzerlik yoktur. ABD kavramı yüzyıllar içinde onlarca defa evrim geçirmiştir.

13 koloniyi kuranlar, büyütüp yeşertenler İngiliz kralının ve Avrupa'nın öfkesinden kaçan dini azınlıklardı.

ABD'yi ABD yapanlar, bugüne getirenler ise Karayiplerden, Afrika'dan kafeslerle getirilerek kalacak yer ve bir somun ekmek karşılığında 5 yaşından ölene kadar çalışan, hayatları boyunca tecavüz edilen hor görülen zencilerdir. Doğu ve Batı kıyılarını birbirine bağlamak için inşa edilen demiryollarının inşasında çalışıp güneşin altında yaşayan onbinlerce Çinli ve Asyalıdır. Kaliforniya ve Batı Amerika'nın kalanında altın ve tuz madenlerinde çalışan yüzbinlerce Hispaniktir. New York rıhtımını bugünkü haline getirenler, elektrik yokken balinayı öldürüp yağını çıkararak bütün Doğu sahilinin aydınlanmasını sağlayanlar İrlandalı göçmen denizcilerdir.

İç savaş başında Güney eyaletlerinin nüfusunun yarısını zenci köleler oluşturuyordu. Göçmenlerin olmadığı bir ABD retoriğini hayal etmek dahi mümkün değildir. Zenci iş gücü yok sayılırsa ne bir Alabama'dan bahsedebiliriz; ne Missisippi mavna ticaretinden bahsedebiliriz, ne de çok muhterem Virginia'nın tarım endüstrisinden bahsedebiliriz.

Göçmen ve köle iş gücü olmasaydı ABD asla bugünkü haline gelemezdi, ABD olamazdı. ABD, haklarına sadece beyazların sahip olduğu bir mücevher değil, göçmenlerin ve kölelerin kanı ve teriyle sulanmış topraklardır. ABD, ne kadar beyazsa; o kadar siyahtır, o kadar Latinodur, o kadar Asyalıdır. Aksini iddia eden insan evladı ya neo-nazidir ya da klancı bir sosyopat.
-
3 5 nazi söyleminizi, "3 5 çapulcu" ve "bunlar öfkeli çocuklar" söylemlerine çok benzettim.

Sosyalist faşistlerinin şiddet eylemleri ve şiddet söylemleri sizin için dünyanın en büyük kötülüğü olabilir. Lakin dünyada herkese, her zümreye yetecek kadar kötülük vardır. "Büyük ihtimalle örnek, iyi vatandaşlardır." diyerek geçiştirmeniz, düşünce biçiminizi yeterince açıklıyor; üstüne yorum yapmayı gerekli görmüyorum. Orası Virginia. Kötülüğün anası olarak gördüğünüz taraf da aynı silahları kuşanabilir, aynı pozları verebilir.

Charlottesville'de 3 5 nazi sempatizanı yoktu. alt-right olarak tanımlanan bu yürüyüşün ne olduğu da, kimlerin katılacağı da herkes tarafından biliniyordu. Rus ajanı Richard Spencer'ın, 3. klan kurucularından David Duke'un katılacağını herkes biliyordu.

Hiç biri de ne olduklarını gizlemedi. Bu nedenle, "onlar iyi niyetlilerdi, provokatörler işi bozdu." savunmanız pek yersiz kalıyor.

https://www.youtube.com/watch?v=5GzXY902hbo

Siz ne Amerikansınız ne de Avrupalı. Türksünüz. alt-right retoriğini doğru şekilde anlatmak da yetenek ve çalışma ister. Yapamıyorsunuz, komik olmayın en azından. Neo-nazicilik ve klancılık, aynı neo-cihadçılık gibi bir mental problemdir. Bu öfkeli gençlerin davalarının, hakla, hukukla hiç bir alakası yok.

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Eyl 2017, 16:57 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:26
Mesajlar: 2022
Yaş:
Alıntı:
E ABD kurulurken o kadar da cok uluslu degildi aslinda. Temelde Ingilizlerin kurdugu, icinde Alman - Iskandinav - Iskoc - Kelt de barindiran bir ulus bu. Ingiliz dedigimiz de Angle ve Saxon; bildigimiz Cermen kabileleri bunlar.
Doğru.
Alıntı:
Sanki Afrika - Cin - Hindistan bir araya gelip kulturlerini kaynastirmislar gibi anlatiliyor ama ABD bayagi bayagi tek kulturlu bir ulkeydi kurulusunda; sanayi devriminin gerceklstigi her ulkede oldugu gibi.
Yanlış değil.
Alıntı:
Sokaklarda gezen o silahli adamlar buyuk ihtimalle son derece de kurallara uyan vatandaslardir. Ellerinde molotof kokteylleriyle gezmekle kalmayip onlari gayet rahat firlatan Antifa uyelerinin aksine kanuna ve kurallara baglidirlar.
Doğru sayılır. O eyalette open carry var, görünürde her şey legal ve o kalabalık da gücünü bundan alıyor.
Alıntı:
Sokaklarina silahla gezilmesine izin vermeyen, bireysel silahlanmayi yasaklayan ulkeler otomatik olarak "iyi" olmuyor.
Doğru ancak gereksiz bir yorum. Open carry var diye sırtında piyade tüfeğiyle walmarta giden adamlar var çoluk çocuğun içinde. Bize gereksiz bir tartışma.
Alıntı:
Günümüzde Amerika diye andığımız ülke 1686'da farklı, 1728'de farklı, 1776'da farklı, 1829'da farklı, 1889'da farklı, 1965'de farklıdır.
Tabi bu da doğru.
Alıntı:
Daha sonra ABD olarak anılacak 13 koloni ile iç savaş başlangıcında, 1861'deki demografikler arasında hiç bir benzerlik yoktur. ABD kavramı yüzyıllar içinde onlarca defa evrim geçirmiştir.
Bu zaten en doğrusu. Değişmeyen tek şey?
Alıntı:
ABD'yi ABD yapanlar zencilerdir Çinli ve Asyalıdır İrlandalı göçmen denizcilerdir.
Doğru gibi. Biraz...
Alıntı:
Göçmenlerin olmadığı bir ABD retoriğini hayal etmek dahi mümkün değildir.
Yoo mümkündür. Beyaz adamın eli kolu mu, çalışmayı mı bilmiyor. Almanların, dallamaların, rusların milyonlarca zencisi mi vardı.
Alıntı:
Charlottesville'de 3 5 nazi sempatizanı yoktu. alt-right olarak tanımlanan bu yürüyüşün ne olduğu da, kimlerin katılacağı da herkes tarafından biliniyordu. Rus ajanı Richard Spencer'ın, 3. klan kurucularından David Duke'un katılacağını herkes biliyordu.
Bu da sanırım böyle evet.
Alıntı:
Siz ne Amerikansınız ne de Avrupalı. Türksünüz.
İşte asıl mesele bu. Burada Türkler bir araya gelmiş adam gibi bilgilendirici diyaloglar kurmak yerine neden iddialaşıp agresifleşerek foruma yakışmayan atışmaların içine yerleşiyor ki. Üstelik her ikiniz de doğruyu bir miktar doğru dışı unsurla karıştırmışsınız gibi görünüyor. Pek hoşlanmadım bu tür sert bir bilgi alışverişinden. Tarafların tamamının bilgisine sunarım.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Eyl 2017, 21:13 
Çevrimiçi
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3635
Yaş:
Ben diyecektim elin Amerikalısı için neyi tartışıyoruz. Mazlumun kanı , parası üzerine kurulan her sistem bir gün çökecek hem de kendi kendini yok edecek. Bırakın birbirlerini yesinler. Esas adamların parası cebinde , bizim gibi dert tasa yok yine batıyor demek ki bu işlere kalkışıyorlar. Bunların Mad Max senaryoları demek ki harbi harbi film değil içletinde yaşadıkları bir korku. Bizim millet anlayışımızda sen M4 filan üzerinde zırhlı yelek sokağa çıkacaksın gösteri yapacaksın , yok komşumu istemiyorum diyeceksin , bence çapulcu sürüsü başka birşey değil. Dünyada binlerce insan sırf bunların zalimliği yüzünden her gün ölmüyor sanki.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Eyl 2017, 21:38 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 14 Şub 2016, 16:49
Mesajlar: 391
Yaş:
Alıntı:
Yahu, saygı da duyamıyorum artık. Ya direkt yalan söylüyorsunuz ya da neden bahsettiğiniz hakkında hiç bir fikriniz yok.

Günümüzde Amerika diye andığımız ülke 1686'da farklı, 1728'de farklı, 1776'da farklı, 1829'da farklı, 1889'da farklı, 1965'de farklıdır.

Daha sonra ABD olarak anılacak 13 koloni ile iç savaş başlangıcında, 1861'deki demografikler arasında hiç bir benzerlik yoktur. ABD kavramı yüzyıllar içinde onlarca defa evrim geçirmiştir.

13 koloniyi kuranlar, büyütüp yeşertenler İngiliz kralının ve Avrupa'nın öfkesinden kaçan dini azınlıklardı.

ABD'yi ABD yapanlar, bugüne getirenler ise Karayiplerden, Afrika'dan kafeslerle getirilerek kalacak yer ve bir somun ekmek karşılığında 5 yaşından ölene kadar çalışan, hayatları boyunca tecavüz edilen hor görülen zencilerdir. Doğu ve Batı kıyılarını birbirine bağlamak için inşa edilen demiryollarının inşasında çalışıp güneşin altında yaşayan onbinlerce Çinli ve Asyalıdır. Kaliforniya ve Batı Amerika'nın kalanında altın ve tuz madenlerinde çalışan yüzbinlerce Hispaniktir. New York rıhtımını bugünkü haline getirenler, elektrik yokken balinayı öldürüp yağını çıkararak bütün Doğu sahilinin aydınlanmasını sağlayanlar İrlandalı göçmen denizcilerdir.

İç savaş başında Güney eyaletlerinin nüfusunun yarısını zenci köleler oluşturuyordu. Göçmenlerin olmadığı bir ABD retoriğini hayal etmek dahi mümkün değildir. Zenci iş gücü yok sayılırsa ne bir Alabama'dan bahsedebiliriz; ne Missisippi mavna ticaretinden bahsedebiliriz, ne de çok muhterem Virginia'nın tarım endüstrisinden bahsedebiliriz.

Göçmen ve köle iş gücü olmasaydı ABD asla bugünkü haline gelemezdi, ABD olamazdı. ABD, haklarına sadece beyazların sahip olduğu bir mücevher değil, göçmenlerin ve kölelerin kanı ve teriyle sulanmış topraklardır. ABD, ne kadar beyazsa; o kadar siyahtır, o kadar Latinodur, o kadar Asyalıdır. Aksini iddia eden insan evladı ya neo-nazidir ya da klancı bir sosyopat.
-
3 5 nazi söyleminizi, "3 5 çapulcu" ve "bunlar öfkeli çocuklar" söylemlerine çok benzettim.

Sosyalist faşistlerinin şiddet eylemleri ve şiddet söylemleri sizin için dünyanın en büyük kötülüğü olabilir. Lakin dünyada herkese, her zümreye yetecek kadar kötülük vardır. "Büyük ihtimalle örnek, iyi vatandaşlardır." diyerek geçiştirmeniz, düşünce biçiminizi yeterince açıklıyor; üstüne yorum yapmayı gerekli görmüyorum. Orası Virginia. Kötülüğün anası olarak gördüğünüz taraf da aynı silahları kuşanabilir, aynı pozları verebilir.

Charlottesville'de 3 5 nazi sempatizanı yoktu. alt-right olarak tanımlanan bu yürüyüşün ne olduğu da, kimlerin katılacağı da herkes tarafından biliniyordu. Rus ajanı Richard Spencer'ın, 3. klan kurucularından David Duke'un katılacağını herkes biliyordu.

Hiç biri de ne olduklarını gizlemedi. Bu nedenle, "onlar iyi niyetlilerdi, provokatörler işi bozdu." savunmanız pek yersiz kalıyor.

https://www.youtube.com/watch?v=5GzXY902hbo

Siz ne Amerikansınız ne de Avrupalı. Türksünüz. alt-right retoriğini doğru şekilde anlatmak da yetenek ve çalışma ister. Yapamıyorsunuz, komik olmayın en azından. Neo-nazicilik ve klancılık, aynı neo-cihadçılık gibi bir mental problemdir. Bu öfkeli gençlerin davalarının, hakla, hukukla hiç bir alakası yok.
Oncelikle, Alt -Right esit degildir nazi ya da irkci.

Ikinci olarak beyaz irkcilara gosterilen tepkilerin aynisi "La Raza" gosterilerine karsi da veriliyor mu?

Eger surekli olarak tek bir irkin uzerine gider ve gecmisin tum suclarini bu irka yikarsaniz o ulkede irklar arasi catismanin alevine benzin dokmus olursunuz. Universitelerde "beyaz irkin yokolmasinin faydalari" diye konusmalar yapilir da kimse buna tepki vermek icin agzini acamazsa o zaman irklar arasi uyumdan bahsedemezsiniz.

Bu "irkcilik sadece beyazlarin yapabilecegi bir seydir - beyaz degilseniz ne yaparsin yapin irkcilikla suclanamazsiniz" sacmaligini da destekliyor musunuz yoksa?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 06:19 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 14 Şub 2016, 16:49
Mesajlar: 391
Yaş:
Bu arada Charlottsville'de irkci beyaz olarak yuruyus yapanlardan bazilarinin Antifa uyesi olduklari anlasilmis:
Alıntı:
Knoxville News Sentinel reports:

Garon Archer, a native of Johnson City, was the protester on Aug. 26 who repeatedly screamed, “The Southern nation is a white nation.”

He said he came to last Saturday’s demonstration to represent the League of the South, an Alabama-based white supremacist group that has said it considers mainstream U.S. culture “corrupt” and is rebelling against the “politically correct” and multicultural diversity in the South.

Two weeks earlier, Archer was visible in “Democracy Now!” footage of the “Unite the Right” rally in Charlottesville, Virginia. Clad in a baseball helmet and holding a shield, he attacked a counter-protester. At a similar rally in New Orleans, he was recorded

The Knoxville News Sentinel has more:

But just a few years ago, Archer appeared in a 2012 YouTube video of an Occupy movement demonstration in Florida, protesting for the arrest of George Zimmerman, who fatally shot 17-year-old Trayvon Martin in Florida. In the video, Archer – who was himself 17 at the time – chants slogans against racism and burns a Confederate flag bandanna.
ABD'de KKK'ye sizmis FBI ajanlarinin sayisinin KKK uyelerinden daha fazla oldugu soylenir :)


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 11 Eyl 2017, 23:53 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 13 Oca 2013, 00:30
Mesajlar: 256
Yaş:
Charlottesville olayı, benim uzun süredir takip ettiğim ve açıkçası radikal de olsa empati kurabildiğim "alt-right" hareketinin olgunlaşma aşamasına girişi olarak görülebilir.

Sohbet başlığında uzunca yazmıştım bu politik hareketin nereden çıktığını. Oradan alıntı yapayım:
Alıntı:
Amerika'daki sağ hareketi yakından takip eden bir üye olarak bu konuda foruma bilgi vermem gerek.

Alt-right dediğimiz oluşum "klasik nazi kafası"na sahip değil. Olay hiç American History X'e benzemiyor yani.

1990'larda Paleo-muhafazakâr akımın güçlenmesiyle oluşmaya başlayıp teorik altyapısını 2000'lerde çeşitli think-tank'lerde geliştirmiş bir hareket alt-right. Bush yıllarının sonuna doğru ABD'de hem milliyetçi olup hem de "bizim askerimiz niye allahın çölünde ölüyor" akımına kapılmış bir grup think-tank insanı tarafından kuruluyor.

Genel olarak argüman şu: Muhafazakâr siyasi görüş, ABD'nin bir "teklif ulusu" olduğunu savunuyor. Yani, sıradan bir muhafazakara göre Anayasaya canı gönülden inanan herkes Amerikalı olabilir. Alt-right ise ABD'nin Anglo-sakson bir halk tarafından, genel olarak kuzeybatı Avrupalı bir millet olarak kurulduğunu iddia ediyor, ki tarihi inceleyince doğru olanın bu olduğu da açık. ABD'de mevcut "biz göçmenleri çok seviyoruz" edebiyatının asıl çıkış noktası 1880'lerde başlayıp Büyük Buhran'a kadar kesik kesik devam eden İtalyan-İrlandalı göçüne meşruiyet kazandırmaktı. ABD'nin kurucu babalarından hiçbiri zencilerin beyazlara eşit olduğuna inanmıyordu mesela.

Alt right, biyoloji ve istatistik biliminin ağırlığını arkasına alarak 2013 yılına kadar bir grup entelektüelin birkaç ayda bir yaptığı konferanslar şeklinde devam etti. Bu konferanslarda kurulan bağlantılar sayesinde genetik, anatomi, kriminoloji gibi alanlarda ırk ve cinsiyetlerin eşit olmadığına işaret eden araştırmaların toparlanması ve internete açılması ile bilgi ulaşılabilir hale geldi. FBI suç istatistikleri, evrimsel psikoloji makaleleri, "state-of-the-art" tabir edilen genetik araştırmaları hızlı bir şekilde işleme geçip kitlelere ulaşmaya hazır hale geldi.

Bu sırada 2012 seçimleri olmaktaydı, ve internetteki atmosfere bakılırsa başkan seçilecek kişi açık ara Ron Paul idi. Ancak Cumhuriyetçi Parti statüko'su Dr. Paul kadar liberteryan ve güvercin birisini kaldıramayacağı için bugün Trump'a yapılan karalamanın bir benzeri Ron Paul'a uygulandı. Bırakın televiyona çıkıp fikirlerini anlatmayı, FOX haber'de 1. gelen cumhuriyetçi adayı ile 3. gelenin adı zikrediliyor, Ron Paul grafik tabloya bile konulmuyordu. Dolayısıyla çoğunluğu internette aktif olan Ron Paul destekçileri ciddi bir umutsuzluk içerisinde arayışa düştüler.

Yine tam da bu zamanda Trayvon Martin, Michael Brown gibi önemli davalar görüldü. Bu olaylar bariz suçlu Siyahi kişilerin polis veya vatandaş tarafından vurulması, başta Obama bütün Demokrat Parti'nin mevzubahis Siyahileri suçsuz ilan etmesi, Siyahilerin ani kalabalıkla halinde toplanıp büsbütün mahalleleri yakıp yıkıp talan etmesi şeklinde gelişti. "Black Lives Matter" hareketi özetle budur. Medyanın bu olaylara yaklaşımı çok garipti, Siyahilerin ayakkabı mağazalarını talan etmesi gibi yaygın olayları katiyyen göstermiyor, özellikle "gençler" kelimesi kullanılarak yapılanlar meşrulaştırılıyordu. Ama internetteki Ron Paul yandaşları kimi zaman 7-8 saat süren bu gösterilerin canlı helikopter görüntülerini görüyor, olan biteni izliyorlardı.

İnternet demişken, Facebook'u kastettiğim sanılmasın. 2012 sırasında internetin tam anlamıyla Vahşi Batısı olan 4chan.org sitesinde döndü bu olaylar. 4chan şöyle bir sitedir, gönderi yollamak için kayıt olmaya gerek yoktur. Kayıt olup nick ile gönderi atanlara düşmanca tavır vardır hatta, zira herkes anonimdir. Açılan başlık ilgi çekiciliğine doğru orantılı bir süre hayatta kalır, tüm başlıklar bir noktada silinir. Ama en önemlisi sansür yoktur. Böyle bir ortamda önce ironik olarak, yani milleti trollemek için, sonra ciddi ciddi aşırı sağ görüşler baskınlığını arttırdı.

Alt-right'ın gelişiminin on basamağı Gamergate oldu. Oyun firmalarının bazı PC oyunu dergileriyle çok içli dışlı olması, bilgisayar oyunlarını politik sebeplerle manipüle etmeye çalışan bir grup fanatik sol liberal manyağın oyun endüstrisinde ciddi ağırlık sahibi olması gibi durumlardan kaynaklanan bu skandal zaten interneti çok iyi kullanan bir neslin komple 4chan'e akın etmesine sebep oldu. Bilgisayar oyunu deyip geçecek yaşça benden büyük üyelerimize oyun endüstrisinin hacminin Hollywood'u geçtiğini hatırlatmak isterim.

Böylece bir nesil, değişik seviyelerde ciddiyete ve radikalliğe sahip olsalar da aşırı sağ bakış açılarına sahip olacak şekilde kendi kendisine ideolojik eğitim aldı. Bu durum Anglofon ülkelerde baskın olsa da bütün Batı medeniyeti için geçerlidir.

Temel inanışları da şu:

1- Irklar arasında biyolojik farklılıklar vardır, bu farklılıklar davranışları ve dolayısıyla toplumsal teşkilatlanmayı etkiler.
2- Cinsiyetler arasında biyolojik farklılıklar vardır, bu farklılıklar davranışları ve dolayısıyla toplumsal teşkilatlanmayı etkiler.
3- Komünizm kanserdir.
4- Feminizm zararlıdır.
5- Orta yolcu ama liberteryanizme göz kırpan ekonomi politikası.
6- Ciddi miktarda da antisemitizm.

Ancak, asıl mesele şu: Bu elemanlar her yerine gamalı haç dövmesi yaptırıp zenci dövmekten hapse girecek kişiler değil. Neo-nazi tiplerin muhalefetine karşı koymak daha kolaydır, zira dazlak neo-naziler sık sık ait oldukları hareketin meşruiyetini yok eden şekilde davranır, politik ivme kazanamazlar. Çoğu yerde politikayla ilişkileri kesilip çete haline gelmişlerdir bile. Şu an nazi denilince aklınıza eminim bunlar geliyordur.

Ama artık naziler ortalama üstü IQ'ya sahip, çoğunluğu eğitimli ama işsiz, genellikle sosyal yönü çok da güçlü olmayan, görsel propaganda pratiğini çok iyi bilen 20'li yaşlarda beyaz erkekler.

Bu bahsettiğim hareket Amerika'nın iç kesimlerindeki ciddi ölçüde silahlı beyaz ve muhafazakar rahatsız kitleyi mobilize edip önderlik olursa Amerika bir daha bildiğimiz Amerika olmaz.

Bu konuda yazılacak çok şey var ama dibimizde iç savaş dönerken dikkat edemiyoruz. Kimse Trump'ın seçilebileceğine ihtimal vermedi mesela ben ise ciddi bir şansı olduğunu hep biliyordum. ABD gibi imparatorluk klasmanında bir devletin sosyal dinamiklerini bilmeden hareket edilmemeli bence. Ama Hariciyede bu dediklerimi ciddiye almayı geçtim, bilen kaç kişi vardır?
Alıntı:
Şöyle, hukuk konusunda kısıtlı fikrim olsa da Amerikan sisteminin açıkça İngiliz geleneginin devamı olduğunu görebiliyorum. Bu bir.

Amerika'nın kurucu "ethos"u açıkça İngiliz tecrübesine ve geleneğine dayalıdır. ("Her İngilizin evi kendi kalesidir")

Amerika'nın kuran ilk kongrenin geçirdiği 1795 göç yasası kabul edilecek göçmenleri "iyi karakterli özgür beyazlar" olarak tanımlamış. Yani ırkların eşitliğine ve herkesin Amerikalı olabileceğine bir inanç yok.

Amerika'nın şu an ayıplansa da ulusal ülküsü "Manifest Destiny" açıkça "bu kıta beyaz adamındır" diye açıklanabilir.

Özellikle 19. Yüzyılda sonradan gelen Alman, İrlandalı ve İtalyan göçmen karşıtlığının tavan yapmış olması da önemli bir olay. Amerika'nın en önemli başkanlarından kabul edilen teddy Roosevelt'in platformunun "ya asimile olun ya gidin" olması çoğu zaman göz ardı edilen bir açı. Kendisinin başkanlığı da Büyük Savaş'ın hemen öncesine denk gelir.

Düzenleme: yazdıklarımı okuyunca bu Anglo sakson meselesine gereğinden fazla yer vermişim gibi geldi. Buna açıklık kazandırmak gerek.

Alt right beyazların hareketidir. ABD'nin Anglo sakson köklerinin olmasını "bizim devletimiz etnik Avrupalı olsun diye kuruldu" demek için temel olarak kullanılırlar. Diğer Avrupalılarla sorunları yoktur.

Düzenleme 2: Sizin sorunuzu pek iyi kavrayamamışım, şöyle cevap vereyim;

Amerikalılar kendilerini "14. Louis'nin torunuyum, çok da asilim" diye tanımlamazlar. Kendilerine dair imgeleri "frontiersman" olmaktan gelir. Yani "Biz bu kıtaya gelip, Tanrı'nın unuttuğu yere medeniyetin bayrağını dikip, bizden vergi isteyen krala başkaldırabilen. Mucitlerden, kendi kendine yetebilen insanlardan, çalışkan kişilerden ve kovboylardan müteşekkil bir milletiz"dir. Bunu Amerikalı monarşistlere bile sorsanız aşağı yukarı buna benzer bir cevap vereceklerdir. Amerikan siyasetinde elitizm en aşırı uçlarda bile Overton Penceresi'ne dahil değildir.
Bu hareketin nedenini ve gelişmesini yeterince işlediğime göre oluşturduğu mevcut/potansiyel tehdit boyutu üzerine gideyim. Önce, mevcut hale bakalım:

FİNANS
Alt right şu an küçük bir hareket. Ülke genelinde en geniş ulaştığı insan kitlesi 15 milyonu geçmez, ve bunların çoğu 35 yaş altı. Bu da demektir ki ellerinde "grassroots", yani kitleden gelen finansal güç yok. Mercer ailesi gibi milyarder aileler de hareketin daha sert ve etkili yüzü olan alt-right'a para vermiyorlar. Tepeden gelen para, ırk gerçeğinin reddi ve "civic" milliyetçilikten yana olan "alt-light"a akıyor.

İNSAN KAYNAĞI
İnsan kaynağı ise bütün devrimcilerin hayalini kurduğu türden. Eğitimli (fazla eğitimli olduğu için istediği işi bulamayacak kadar - 'overeducated'), işsiz, yüksek IQ, silahlanmaya müsait ve kültürel olarak aksiyona uygun.

Dahası, alt-right ciddi bir kişisel gelişim yolunun da insanların önüne koyan belli hayat felsefelerini insanlara aşılıyor. Alt-right ortamlarda bir hafta gezinen gence verilecek tavsiyeleri yazayım, hareketin biraz iradeli insanları nasıl bir makinaya dönüştürme potansiyeli olduğunu varın siz düşünün:
>Acıyı ve duyguları gözardı etmek, görev duygusuyla yaşamak prensipleri üstüne kurulu Stoacılık felsefesi
>Üniversite konusunda STEM alanları
>Yüksek fonksiyonlu Otizm sahibi olduğunu belgelettirip devletten para almak, bu parayla ırk savaşına hazırlanmak
>"Prepping" Yani Güneş patlaması sonucu elektrik sisteminin çökmesi ve zombi istilası dahil apokaliptik senaryolara hazırlık
>Katı Katolisizm ve Kuzey Avrupa Paganizmi

OLANAKLAR
Hareketin elindeki olanaklara bakarsak, internetin belli mecralarını sıkıca kontrol altında tuttuklarını görebiliriz. Önemli internet sitelerini 'Nod'lar olarak görecek olursak 4chan, 8chan, Reddit'in bir kısmı, Youtube'un önemli bir köşesi, Twitter'da sürekli yenilenen bir tugay trol, Facebook'ta da birkaç biner kişilik gruplar şeklinde özetlenebilecek bilgi nodlarının alt-right ekseninde bilgi aktarımında bulunduğu kesin.

Aralarında otizm skalasında birçok kişi bulunduğu için Hillary Clinton'ın zilyon tane Wikileaks e-mailinin altını üstüne getirip ince detaylar üzerinden Sherlock Holmes'çuluk oynayacak saplantıda insan sıkıntısı çekmiyorlar. 8-10 saatlik senato oturumlarını izliyor, kimsenin dikkat etmeyeceği alakasız şirket deklerasyonlarını ve saire bir araya getiriyorlar. Ortaya kolay tüketilebilecek "gerçek haber" çıkıyor. Bunu da Breitbart'a ulaştırdıklarında ciddi bir haber belki yüz milyon kişiye saatler içerisinde ulaşabiliyor.

Aynı şekilde harekete dahil birçok kişi görsel propaganda tekniklerini çok iyi biliyor, kullanıyor. Aşağıya atacağım videoları izlerseniz, bu videoların Türk versiyonlarının bolca üretilip Türk liselerinde gösterilmesi projesi hiç de mantıksız gelmeyecektir.

https://www.youtube.com/watch?v=Sf3nDX2T7w4
https://www.youtube.com/watch?v=e5x9yFB-E3o (bu videodaki ekofaşizm apayrı bir tez konusudur bu arada)
https://www.youtube.com/watch?v=5Vekf_2952U
(buna dikkat)
https://www.youtube.com/watch?v=PMcQddzH3Ug (videodaki Peter Hitchens harekette saygı ile anılan eski usul bir muhafazakardır)
https://www.youtube.com/watch?v=rZ98gUGVYh0 (şarkı sözlerine dikkat)
https://www.youtube.com/watch?v=DB9oUqIcX-c&t=1s

bunun gibi birçok örnek verebilirim. Dikkat ettiyseniz videoların hepsi amatör yapım olmasına rağmen üzerinde saatlerce uğraşıldığı belli. Hareketteki saplantı ve otizm kendini burada gösteriyor. Alt-right'tan çok daha kalabalık, para desteğine sahip ve toplum dışına itilme tehlikesi daha az olan Antifa cephesinin buna benzer bir tane bile propaganda girişimi yok.

POTANSİYEL
Daha da önemlisi şu grafik:

Resim

Bu, şu an 18 yaş ve altındaki beyaz çocukların neredeyse tamamı, kadınların ise yarısından fazlası Trump tarafına meyilli demek. Beyaz Amerika'nın yeni jenerasyonu "pis ırkçılar" edebiyatı karşısında geri basmıyor, savaşa hazırlanıyor yani. Alt-right asıl bu nesilde şekil bulacak.

Peki, ileride bu jenerasyon nasıl bir rol oynayacak?

Bakınız bu, 2016 seçiminin ilçe bazında haritası:
Resim

Haritadan net bir şekilde anlaşılacağı üzere şehirler ve kırsal çok farklı havalarda. Kozmopolit taraf, kendi değerlerini kırsala cebren kabul ettirmeye devam ederse çatışma kaçınılmaz. Bu çatışmanın doğası nasıl olur açıkçası bilmiyorum. Ama olayın politik kalmayacağı, Trump döneminin bitmesiyle kesinleşecek gibi. Trump erken giderse ortaya çok ciddi bir tablo çıkar.

Bu yazının sonunda sayın Sanchez'e yönelteceğim bazı yorumlarım var. Bu başlığın münasip olduğunu düşünüyorum.

Kendisi bazı konularda fazla heyecanlı kişilerle iyi tartışabilse de argümanlarını (ve dünya görüşünü) yanlış temeller üzerine kurduğunu düşünüyorum. Bir kere kendisi "blank slatism" dediğimiz boş levha teorisi üzerinden birçok argüman ortaya koyuyor. Çeşitli insan grupları arasında bulunan biyolojik farklılıkların beyinde de bulunacağını kabul etmiyor. Yanlışsam beni düzeltmekten çekinmesin. Ancak isteyen herkesle konu hakkında seviyeli ve bilgilendirici bir tartışmaya girebilirim.

İnsanlar eşit yaratılmamışlardır. Coğrafi olarak uzun süre yalıtılmış insan toplulukları, evrim süreci içerisinde ufak da olsa beyin yapıları ve hormon seviyeleri açısından farklılık kazanmışlardır. Miligramı insanın bütün davranışını değiştiren hormonların X etnik grubunda Y grubundan fazla bulunması toplumsal teşkilatlanmayı ve yaşamı değiştirmez mi? Bunu iddia etmek bütün biyoloji bilimini çöpe atmaktır. Bu bilgiler ışığında mantıklı en eşitlikçi argüman, insanlardaki özelliklerin çan eğrisi şeklinde dağıldığı ve izdüşümün milyonlarla ölçülebildiği bu durumda ayrımcılığın yanlış olduğunu savunmak gibi geliyor bana. (yani kişi 120 IQ olabilir, ama ortalaması 80 olan bir gruptan gelenlerin arasından da bu eşiği geçen çok fazla kişi çıkar, yine de 120 IQ'da siyahlar ın sayısı beyazların çok altındadır.)

Kendisi Richard Spencer'ın Rus bağlantıları konusunda haklı. Açıkçası Spencer benim de tam anlamıyla içinden çıkamadığım karmaşık bağlantılara sahip.

Ancak Sayın Sanchez, ABD üzerinde zencilerin, meksikalıların vs. hakkı olduğunu iddia etmiş. Kendisine malesef bu konuda hak veremiyorum. Siyahiler, -bu kaba tabirimi bağışlayın- tarım aleti olarak kullanılmışlardır. Üstelik, serbest piyasaya nazaran ekonomik büyümeyi kısıtlayan kölelik kurumu üzerinden ABD'li siyahlara belli haklar ithaf ediliyor.

Arkadaşlar, bu yanlıştır. O zaman son 40 senedir ucuz iş gücü olarak kullanılan, bazen de yanlış muameleye maruz kalmış Kürtlerin hakkını da verelim. Hem de bol bol verelim, hiç çalışma gereği duymasınlar, 300 puanla tıp fakültelerine girsinler. Çalıştıkları herhangi bir yerde "Irkçı!" deyip işyerini batırana kadar tazminat alsınlar. ABD'de olan budur. Sayın Sanchez'in aklında da böyle absürt uygulamalar olduğunu sanmıyorum, ancak eğer kendisinin düşünce hattı üzerine bir politika inşa etmek istiyorsak, 'eşitlikçi' demagoglar mikrofonu ele geçirip daha fazla oy için benim bu dediklerimi gerçekleştirir.

Gerçek şudur ki, heterojen uluslar tarihin her döneminde çatışma içerisinde olmuşlardır. Bunun istisnası refah seviyesinin çok arttığı 'altın çağlar'dır. Ortamda bulunan kaynak fazlalığı bitince insanoğlu doğası gereği gruplara ayrılıp birbiriyle didişmeye başlar. Homojen uluslar ise kriz anlarında nispeten daha güçlü kalabilir.

Hazır yazmaya başlamışken geçen başlıkta değinmeye fırsatım olmayan bir noktaya daha parmak basayım. Sn. Sanchez zamanla değerlerin değişeceğini, zamanında kabilelerin, sonra belli başlı soylu ailelerin, sonra ulus devletlerin insanların "asli aidiyet grubu" olduğuna yönelik açıklayıcı bir yazı yazmıştı, açıkçası düşüncelerini belli ölçüde tutarlı bulmuştum.

Ancak, tarihin her döneminde varolagelmiş, artık el kadar bebeklerin bile hareketlerinde gözlemlenebilecek genetik kökenli davranış kodlarına evrilmiş kabileciliğin birkaç kuşakta yok edilebileceğine inanmak ne kadar mantıklıdır? Sayın Sanchez, çok önemli bazı noktaları gözünde küçültüyor, bazı inkar edilemez gerçekleri ise hiçe sayıyor. Toplumsal düzen, balığın etrafındaki su gibidir. Balık sudan çıkmadan suyun önemini anlayamaz, çıktığında ise çoğu zaman kendisi için çok geçtir. Homojen toplum bu düzenin bir parçası sayılabilir. Bunu kaybeden anlar. Mesela ben anlıyorum, Bütün çocukluğum Mersin'de geçti çünkü. Iğdırlılar varsa onlar da konuşabilirler memleketlerini kaybetmek konusunda.

Bütün dünya krizdeyken, hem de bu krizin asıl sebeplerinden birisi Sayın Sanchez'in savunduğu çokkültürlülük doktrini iken kendisi alt right gibi radikal milliyetçi bir oluşumun sembollerine ve hareket tarzına değil de temel fikrine nasıl saldırır anlamış değilim. Zira dışarıdan bakılınca gerçekten matah bir yanı olmamasına rağmen alt-right'ın mantıklı kanadı (Jared Taylor diyelim) toplama kamplarından bahsetmiyor.

Yazı düzensiz oldu, umarım bir gün zamanım olur ve düzenlerim, eğer Sn. Sanchez bana cevap verirse çok mutlu olurum, çünkü alt-right dediğimiz şey aslında Türkiye'de ihtiyacımız olan şey. Okkalı etnik milliyetçilik. Zira Ülkeyi soyanlar parayı, doğal kaynaklarını götürseler de 50 sene sonra bize asıl sorunu demografi çıkaracak. Çok açık söyleyeceğim, umarım ban sebebi olmaz: Tayyip 2 milyar $ daha çalsın ama istanbul'a farklı bir etnisite daha gelip mahalle kurmasın. Zira o mahalleden kaynaklanacak suç ve terörle uğraşırken daha çok Mehmet ölecek.

_________________
Audentes fortuna iuvat


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Eyl 2017, 01:55 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 7219
Yaş:
Teşekkür ediyorum cevabınız için. Sohbet konusuna attığınız mesajı da zevkle okumuştum. Uygun bir zamanımda cevap vereceğim. Bu mesajı, daha sonra hatırlamak için yazıyorum.

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Eyl 2017, 08:21 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2145
Yaş:
İşsizlik ekonomik krizler de bu tip radikal hareketlerin taraftar bulmasına imkan sağlar. İnsanlar doğaları gereği hatayı kendilerinde aramaktansa başkalarında ararlar. Nasıl biz gelişemeyince batı izin vermiyor bunun arkasında Amerika var İsrail var diye konuşup kendi mallığımızı görmez iken, beyaz amerkikalılarda diğer ırkları suçluyor.

Yanlış düşünüyor olabilirim Alt right hareketi bana iyi konuşan kendini daha iyi ifade eden light ırkçılar gibi geliyor.
"Hani biz beyazlar üstün ırk demiyoruz ama beyazlar çok çok iyiler süperler" diyorlar. Kendilerine bir kıçlık yer açarlarsa o zaman görelim...

Edit "liberal faşist" işte aradığım kalıp buydu. Teşekkürler erdem334

_________________
Kalyon Seydi Engin


En son sailordream tarafından 12 Eyl 2017, 10:04 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Eyl 2017, 09:28 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 14 Şub 2016, 16:49
Mesajlar: 391
Yaş:
Beyaz Amerikalilar baskalarini sucluyor derken unutmamak gerekir ki bugun batidaki "victimhood mentality"nin mucidi solcu-liberal kesimdir ve bu mentalitenin en kisa tanimi da sudur:
" Beyaz heteroseksuel erkekler disindaki her etnik - cinsel kimlige sahip insanin butun sorunlarinin kaynagi beyaz heteroseksuel erkeklerdir".

Beyazlar icin "baskalarini sucluyor" demek biraz vicdansizlik olur gibime geliyor. "Safe space" istiyoruz diye universiteleri timarhaneye cevirenler kimler diye bakmak gerek.

Bir de beyazlar derken, beyazlarin cok ciddi bir kismi da bu Antifa v.s. hareketlerine destek veriyor. Liberal - Solcu eyaletler, buyuk sehirlerdeki beyazlar ve de ozellikle kadinlar tamamen bu propagandanin etkisindeler.

Bizim bahsettigimiz yeni nesil muhafazakarlar - ki bizdeki muhafzakar anlayisindan cok farklidir - ciddi sekilde azinliklar.

Ilginc olan bir baska durum ise universitelerdeki solcu-liberal akademisyenler bile artik korkmaya basladilar bu liberal fasizmden. Muhafazakar ogrencilerin cok daha duzgun tartistiklarindan, prensipler ve kaynaklar ile konustuklarindan ama solcu-liberal ogrencilerin tamamen irk-cinsel kimlik uzerinden tartistiklarindan ve karsilarindakileri susturma yoluna gittiklerinden soz ediyorlar.

En ufak bir muhalefetin sonucu bile universiteden atilmalariyla sonuclanabiliyor.

Kendi sahsima, internette MGTOW'dan Red Pill'e, Alt-Right'tan Conservative Movement'lara yuzlerce site-blog-forum buldum ve buralardaki entellektuel tartismalari, ortaya konan fikirleri v.s. hic bir solcu-liberal media ortaminda bulamadim.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Eyl 2017, 12:09 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5447
Yaş:
Bakalım bu konu makul sınırlar içerisinde kalıp tartışılabilecek mi forumda? İlk yarmagül kim olacak, merak ediyorum. :geek:


Benden de bir ek; Amerika'nın çeşitli sosyal sınıfları -ki buna en başta orta halli Amerikan beyazı çekiyor, ekonomik modelini iyi kurgulayamadı. Dünyadaki yerini iyi okuyamadı. Amerika'yı "endüstriyel" bir "merkantalist" dev yapan konular artık geçerli değil -ki zaten bir petro-dolar ekonomisine dönüştü koca dünya. Amerikan bürokrasisi son derece vasatlaşmış olmasına rağmen petro-dolar'dan sonra bu "dev" ve tüketen gemiyi yüzdürecek şeyin yeni nesil bir tüketim türü ve ekonomi olduğunu, bunun da şu anda "mavi" renkte görülen Kaliforniya ve emsali yerlerden çıktığını anlayan birileri var en azından ülkede. Buradaki o akıl almaz döngüyü de maalesef ve kusura bakmasınlar, beyaz Amerikalılar götürmüyor. Evet, çiçeğe can suyu verenler onlardı. Onların değer yargıları ve liberal fikirleri ile, ekonomik can suları ile yeşerdi, ama şu anda Silikon Vadisi'ni, onun inanılmaz miktarda parayı taşırıp doldurabilmesi, azdan çok katma değer yaratabilmesi motorunu Çiniler, Hintliler, Yahudiler, Avrupalılar, Güney Amerikalılar döndürüyor. Beyaz Amerikalılar burada müthiş bir azınlık.

Trump kafası ile ne olacak yani? Petro-dolar deliliğini gümbürtüye götürüp, doları devalüe edip bunu "ihracat" için Avrupa ve Çin'e karşı bir avantaj olarak mı kullanacaklar? Kırk tane gaz türbini sattın, üç yüz de Boeing sattın. Daha?

Rusya-Çin kendi uçağına kollarını sıvadı. Çin seri üretim termik santral, nükleer santral kuruyor. Çelik asma köprü siparişi veriyorsun, emiyle gelip parçaları döküyorlar. Kimsenin artık Amerika'nın o "endüstriyel" mega yeteneğine ihtiyacı kalmadı.

Ama Amerika yetenekli kafaları çekebildiği sürece bir "lider" olarak kalabilecek. iPhone'lar yaratıp bunu finanse edebildikçe önder olabilecek. Ameirkan kültürünün içine işlemiş girişimciliği mühendislik ve yaratıcığına örnekleyebildiği müddetçe kimse onu yakalayamayacak.

Evet, son 10 yılda 700K Alman temel bilimler ve mühendislik öğrencisi Amerika'ya çeşitli seviyelerde okumaya gidip %70 oranında orada kalmış. Onların yarattığı boşluğu Almanya'da Rus dolduruyor, Polonyalı dolduruyor. Ama yine de yine de, Amerika'da Alman değil, Çinli görüyorsun.

Amerika önümüzdeki onyıllarca, posaları değil, "değerli beyinleri" çekebildikçe "lider" olabilecek. Hem o beyinlerden dünyanın geri kalanını mahrum bırakmak zorunda, hem de o beyinlerle katma değer yaratmak zorunda.


Yeni "ırkçı" söylemler bunu çok fena ıskalıyorlar. Tamam anladık, eyvallah dertlerinin kaynaklarını biz de görebiliyoruz, ama ekonomik durum da bunu gerektiriyor.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Eyl 2017, 15:14 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 14 Şub 2016, 16:49
Mesajlar: 391
Yaş:
Alıntı:
Bakalım bu konu makul sınırlar içerisinde kalıp tartışılabilecek mi forumda? İlk yarmagül kim olacak, merak ediyorum. :geek:


Benden de bir ek; Amerika'nın çeşitli sosyal sınıfları -ki buna en başta orta halli Amerikan beyazı çekiyor, ekonomik modelini iyi kurgulayamadı. Dünyadaki yerini iyi okuyamadı. Amerika'yı "endüstriyel" bir "merkantalist" dev yapan konular artık geçerli değil -ki zaten bir petro-dolar ekonomisine dönüştü koca dünya. Amerikan bürokrasisi son derece vasatlaşmış olmasına rağmen petro-dolar'dan sonra bu "dev" ve tüketen gemiyi yüzdürecek şeyin yeni nesil bir tüketim türü ve ekonomi olduğunu, bunun da şu anda "mavi" renkte görülen Kaliforniya ve emsali yerlerden çıktığını anlayan birileri var en azından ülkede. Buradaki o akıl almaz döngüyü de maalesef ve kusura bakmasınlar, beyaz Amerikalılar götürmüyor. Evet, çiçeğe can suyu verenler onlardı. Onların değer yargıları ve liberal fikirleri ile, ekonomik can suları ile yeşerdi, ama şu anda Silikon Vadisi'ni, onun inanılmaz miktarda parayı taşırıp doldurabilmesi, azdan çok katma değer yaratabilmesi motorunu Çiniler, Hintliler, Yahudiler, Avrupalılar, Güney Amerikalılar döndürüyor. Beyaz Amerikalılar burada müthiş bir azınlık.

Trump kafası ile ne olacak yani? Petro-dolar deliliğini gümbürtüye götürüp, doları devalüe edip bunu "ihracat" için Avrupa ve Çin'e karşı bir avantaj olarak mı kullanacaklar? Kırk tane gaz türbini sattın, üç yüz de Boeing sattın. Daha?

Rusya-Çin kendi uçağına kollarını sıvadı. Çin seri üretim termik santral, nükleer santral kuruyor. Çelik asma köprü siparişi veriyorsun, emiyle gelip parçaları döküyorlar. Kimsenin artık Amerika'nın o "endüstriyel" mega yeteneğine ihtiyacı kalmadı.

Ama Amerika yetenekli kafaları çekebildiği sürece bir "lider" olarak kalabilecek. iPhone'lar yaratıp bunu finanse edebildikçe önder olabilecek. Ameirkan kültürünün içine işlemiş girişimciliği mühendislik ve yaratıcığına örnekleyebildiği müddetçe kimse onu yakalayamayacak.

Evet, son 10 yılda 700K Alman temel bilimler ve mühendislik öğrencisi Amerika'ya çeşitli seviyelerde okumaya gidip %70 oranında orada kalmış. Onların yarattığı boşluğu Almanya'da Rus dolduruyor, Polonyalı dolduruyor. Ama yine de yine de, Amerika'da Alman değil, Çinli görüyorsun.

Amerika önümüzdeki onyıllarca, posaları değil, "değerli beyinleri" çekebildikçe "lider" olabilecek. Hem o beyinlerden dünyanın geri kalanını mahrum bırakmak zorunda, hem de o beyinlerle katma değer yaratmak zorunda.


Yeni "ırkçı" söylemler bunu çok fena ıskalıyorlar. Tamam anladık, eyvallah dertlerinin kaynaklarını biz de görebiliyoruz, ama ekonomik durum da bunu gerektiriyor.
Ekonomi konusunda soylenecek cok sey var ve ulkeye beyaz olmayanlarin yaptigi katki tartisilmaz bir gercek.

Burada sorulmasi gereken soru su olabilir mi:

-Ekonomi her sey midir? Ya da, esas olan nedir?

Demek istedigim su, daha cok para ve refah karsiliginda en temel gudu olan "varolma" gudusunden vazgecer mi insanlar?

Son tahlilde ekonomi cok iyi ama sizin diliniz - irkiniz - kulturunuz yok oluyorsa yaptiginiz sey gelecegi calip onun getirisi ile bugun parti vermekten farksiz degil.

Bir de tabii "beyaz olmayanlar" dedigimiz zaman cok farkli kulturler - davranis kaliplari sozkonusu. Mesela uzakdogu asyalilar gibi sikayet etmeden calisip yukselen ve toplumda kendisine yer bulanlar var. Ayni sekilde Hintliler de cok calisarak (ve birbirlerini kayirarak) toplumda yukseliyorlar. Su anda ABD'de Uzakdogu Asyali ve Hintliler Beyaz'lardan daha iyi konumlara gelmeye baslamis durumdalar. Bazi arastirmalarda ve istatistiklerde kisi basi gelirde gectikleri yaziliyor.

Ote yandan diger kulturler - irklar ayni basariyi gosteremiyor. Zenci toplumunda "gangster kulturu" cok acayip boyutlara ulasmis durumda. Modern dunyadan kopuk garip bir yasamlari var ve inanilmaz suc oranlarina sahipler. Topluma katkilari sifira yakin. Black on white crime cok cok yuksek, neredeyse adi konmamis ve tek tarafli bir savas yasaniyor ama liberal medya tarafindan ort bas ediliyor.

Beyazlarin sayisi surekli azaliyor ve bir iki nesil icinde belki de Amish'ler disinda beyaz kalmayacak. O zaman ben bir beyaz olsam su soruyu sormam gerekmez mi: bana yaramayan ekonominin performansindan bana ne?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Eyl 2017, 18:37 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5447
Yaş:
Amerikalılar ve ekonomi konusunda bundan farklı bir zemin de var. Mesele bir "bolluk" yahut "refah" meselesini aşmış durumda. Amerika aslında çok içine kapanık bir ekonomi. Arabası alınmaz, yaptığı her mal bir acayiptir, adamın defterini bile alsan, A4 değil "legal size"dır, fotokopi makinesine sığmaz falan filan. Bir iç tüketim ülkesidir.

Bu garip ekonominin ise son zamanlarda dışarı ile iletişimi ve ekonomik irtibatı asıl olarak "inovasyon" üzerinden oluyor. Yani bir "kavram" satıyor adam bize. iPhone satıyor, o platform ile değişen hayatlar satıyor. Ve hepimize ulaşıyor. Zaten onu da dışarıda yaptırıyor. Ama membağı içerisi. O membağı da artık WASP'lar değil, kusura bakmasın, Mumbai'den giden doktoralı mühendis, Wuhan'ın köyünden çıkan matematikçi oluşturuyor. Bunların arasında çok az beyaz Amerikalı var. Amerika'nın ekonomik modeli aslında artık zaten yarı mamul özel beyinleri ülkeye çekip inanılmaz bir finansman ile çok münbit bir çevrede buluşturabilmek üzerine kurulu.

Evet artık ciddi bir petro-gaz kabiliyetleri var, evet artık net petrol ihracatçısılar, evet halen hizmet satıyorlar, ama bunlar ancak dükkanı döndürür artık. Artık Tesla ya da o şekildeki "disruptive" fikirleri satabilirler. Bugün jet motoru ve Boeing falan da satıyorlar. Yarın o da çok azalacak.

Bunun yanında bir de silah endüstrisi var ancak o konuda halen kendi silahlanma harcamaları yanında net bir avantaj getirmiyor. Dünyanın geri kalanından fazla çeliğe para döküyorlar.


Bu tipte bir ekonomiye geçişi ise ancak dünyanın yetişmiş ve özel beyinlerini Amerika'ya çekmeye devam ederek tamamlayabilir ve liderliklerini koruyabilirler. İnsanları huzursuz hissettirirlerse bu süreç uzun yıllar içinde tersine dönebilir.

Üstelik, bugünün en büyük borçluluklarının kaynağı;
- Amerikan devleti
- Emeklilik ve sağlık giderleri.

Devleti bir kenara koyalım, "pension" ve sağlık giderlerinin tüketicisi ise zaten artık üretimden çıkmış Amerikan beyazları. Yani, bugünün yarının yetenekli ve kaliteli göçmenleri şimdi vıdı vıdı eden insanları finanse edecekler.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Eyl 2017, 20:10 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:26
Mesajlar: 2022
Yaş:
Alıntı:
O membağı da artık WASP'lar değil, kusura bakmasın, Mumbai'den giden doktoralı mühendis, Wuhan'ın köyünden çıkan matematikçi oluşturuyor.
Sn. Hds, japonya ile güney korenin yakın tarihteki yer değişimi çok dikkatimi çekiyor. Neden biri çökerken diğeri yükseldi, acaba dış etkenler misebep oldu, yoksa iç etkenler mi, bu kadar önlenemez sonuçlar ortaya çıkardı.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 13 Eyl 2017, 21:54 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 13 Oca 2013, 00:30
Mesajlar: 256
Yaş:
Alıntı:
...Mumbai'den giden doktoralı mühendis, Wuhan'ın köyünden çıkan matematikçi... Bunların arasında çok az beyaz Amerikalı var. Amerika'nın ekonomik modeli aslında artık zaten yarı mamul özel beyinleri ülkeye çekip inanılmaz bir finansman ile çok münbit bir çevrede buluşturabilmek üzerine kurulu.
Peki bu konunun asıl sebebi nedir? Bence, ideolojik ve pragmatik (kolay yönetme) nedenlerden ötürü Amerikan eğitim sisteminin içinin boşaltılmasıdır. Google'a "Common Core" yazarak söylediklerimi teyit edebilirsiniz. İnsanlığın geçtiğimiz 10 seneyi saymazsak insanlığın son 70 yıldaki tüm bilimsel ilerlemesini taşımış bir etnik grup ne oldu da bu hale düştü? Beyaz bir Amerikalının bunu düşünme hakkı yok mu? Aynı şeyi Türkiye'ye uyarlarsak, elimde kaynak olmamasına rağmen "küçük yerleşim yerinden çıkıp topluma faydalı birey olan" kişi sayısında 30 senede çok azalma olduğunu kişisel olarak gözlemleyebiliyorum. Peki bu neden beni Afgan veya Pakistanlı, yahut Japonları topluca ülkeme alıp onlara toplumun en ayrıcalıklı noktalarında işler sunmaya itsin? Neden biz kendimiz bu pozisyonları dolduracak insanları yetiştiremiyoruz? Belli ki problem biyolojik değil, çünkü geçmişte bundan daha iyi performanslar gösterdiğimiz olmuş.

Sırf ekonomi çarkları dönsün diye ben niye torunlarımı etnik çatışmaya ve -Tanrı saklasın- iç savaşa iteyim?

Alıntı:
Evet artık ciddi bir petro-gaz kabiliyetleri var, evet artık net petrol ihracatçısılar, evet halen hizmet satıyorlar, ama bunlar ancak dükkanı döndürür artık. Artık Tesla ya da o şekildeki "disruptive" fikirleri satabilirler.

Bugün jet motoru ve Boeing falan da satıyorlar. Yarın o da çok azalacak. Bunun yanında bir de silah endüstrisi var ancak o konuda halen kendi silahlanma harcamaları yanında net bir avantaj getirmiyor. Dünyanın geri kalanından fazla çeliğe para döküyorlar.
Ben bu saydıklarınızı eski sistemin işlemez hale gelmesi olarak değil, içerisinden parça alınan motorun performansının azalması olarak görüyorum. Eğer ki Amerika -ve biz- anavatanlarından, çekirdek topraklarından yeterli kalitede insan kaynağını eğitimle alacak basirete ve uzun vadeli düşünceye sahip olsalardı, muhtemelen saydıklarınız çok daha kolay çözülebilecek problemler olacaktı.
Alıntı:
Bu tipte bir ekonomiye geçişi ise ancak dünyanın yetişmiş ve özel beyinlerini Amerika'ya çekmeye devam ederek tamamlayabilir ve liderliklerini koruyabilirler. İnsanları huzursuz hissettirirlerse bu süreç uzun yıllar içinde tersine dönebilir.
Sayın HDS, benim bakış açıma göre sistem bu gidişle tepetaklak olmaya mahkum zaten. İster kabul edin ister etmeyin, "regression to the mean" denilen bir biyolojik gerçek var. Biz ortalama 70 IQ'lu bir toplumun bütün 120 IQ'lu bireylerini alıp yeni bir toplum inşa etsek bile doğa ana bir sonraki jenerasyonu bize 70 IQ civarında veriyor. Herhangi bir ülkeye karmakarışık etnisiteleri doldurursanız elinize ne geçeceğinin yapılmışı var: Brezilya.

Bütün kültürel canlılığı, farklılığı polise "gelin çatışalım" diye WhatsApp'tan konum atan favela sakinleriyle. ABD'nin yerlileri geleceklerinin bu olduğunu görüyor ve istemiyorlar. Bence birçok Amerikalı dünya liderliğini mahallelerine yüzlerce Afgan ailenin yerleşmemesine değişir.
Alıntı:
...Yani, bugünün yarının yetenekli ve kaliteli göçmenleri şimdi vıdı vıdı eden insanları finanse edecekler.
Edecekler mi? Mevcut eğitim sistemi devam ederse "Biz bu ırkçı yaşlı beyazlara niye para harcıyoruz?" diye bir hareketin ortaya çıkıp güçlenmeyeceğinin garantisini verebilir misiniz? Özellikle de ciddi bir ekonomik krizden sonra?

Mesele, insanın doğasına ve devletin temel amacına dair fikir ayrılıklarımıza dayanıyor. Benim görüşüme göre devlet insanlığın ilkel dönemlerinde baskın yönetim şekli olan 15-50 kişilik küçük klanların önce kabilelere, sonra uluslara evrilmesi ile bugünkü halini almıştır. Bu basamaklar arasındaki geçişte doğrudan kan bağı önemini kaybetse de insan doğası hala bilinç altında kendi fenotipini taşımayan kişilere daha az empati duyar, bu kişilerle daha zor işbirliği yapar. Bu konuda yapılmış birçok araştırma var.

Sizin görüşünüze (biraz abartacağım) göre etnik Gambiyalılar Türkiye'ye topluca göçüp birkaç kuşak içerisinde çoğunluğu ve gücü ele geçirseler, ama devlete sadık kalıp düzeni sürdürmeye çalışsalar Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olmuş mu olacak? Bu abestir. Bunun hafifletilmiş hali de abestir. Türkiye Türk olmalıdır. Türk olmadığında Türkiye olmayacaktır ve Türkiye'nin Türk olması biraz da biyolojik bir olaydır.* Türkiye'nin Türk, Amerika'nın beyaz olacağı, bu ülkeler oluşturulurken o kadar bariz, o kadar açık gerçeklerdi ki kimse bunu kağıda dökme zahmetine bile katlanmadı. Eminim Atatürk'ü, Hamilton'u, Jefferson'u oturtup geçen haftanın gazetelerini okusanız anayasalara bu gibi durumların engellenmesi için çok net maddeler koyarlardı.

*Burada kullandığım Türk kelimesi 'milli mücadeleyi yürüten Anadolu halkı' anlamında. Kimse Çerkes veya Boşnak kökenli bir vatandaşımızın karşısına geçip "sen Türk değilsin" diyemez, kendilerinin topluca "Türk değiliz" kararına varmaları durumu dışında. Bu da 'Türk' fenotipini inanılmaz geniş bir yelpazeye koyuyor ki, bu bizim için bir nimettir. Eğer göçen kalburüstü Araplar gelecek sene Çerkesler kadar asimile olup "dedemiz de zamanında Suriye'den göçmüş" seviyesine gelebilecekse bu göçe de karşı değilim. Ama bu farazi durumun gerçekliğe uymadığını hepimiz biliyoruz, o yüzden fikrimce Suriyeliler ülkelerine gönderilmelidir.

_________________
Audentes fortuna iuvat


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Eyl 2017, 16:51 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5447
Yaş:
Alıntı:
...Mevcut eğitim sistemi devam ederse "Biz bu ırkçı yaşlı beyazlara niye para harcıyoruz?" diye bir hareketin ortaya çıkıp güçlenmeyeceğinin garantisini verebilir misiniz?..
Vermeye zaten çalışmam zira olması beklenir.

Fakat, Amerikalılar'dan ve son olaylardan bahsederken, Amerika'ya göç-iltica edebilen "vasıfsız" göçmen ile, "vasıflı" göçmenin birbirinden ayrılması gerek. Burada kaçırılan şey bu diye anlatmaya çalışıyorum.
Aslında, vasıflı göçmenleri zaten Amerika'ya belirli kolaylıkları var diye geliyor. Orada da kök salıyor ve epey de Amerikalı oluyor. Onların bir Hindu kültürü, Afgan kültürü falan taşıyacak mecalleri de yok. Adam 7 yaşındaki oğluna bilgisayar kodlama öğretiyor. Microsoft'un Seattle kampüsü bunlardan dolu. SF, Bay Area vs bunlarla dolu.

Amerika'nın geleceğine yönelik "tek" umut veren adamlar bunlar aslında. Amerika'nın meşhur "pota" geleneğinin devamı olarak erir giderler. Bunların zaten içinde yaşadıkları halkın IQ'sunu arttırmaları vs de gerekmiyor -ki zaten sayıları da yetmez. Boboş, yarınsız mahallelerindeki insanları deli gibi ürüyorlar zaten Amerika'nın.

Boşuna değil, CA Trump seçimi sonrası ayrılmayı konuşur oldu.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 55 mesaj ]  Sayfaya git 1 2 Sonraki

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye