TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 18 Eki 2017, 04:46

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 149 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 1 2 3
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 04 Tem 2017, 22:42 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 29 Tem 2012, 03:34
Mesajlar: 372
Yaş:

Bir önceki sayfanın en son iletisi:

Gemi ve şirketi baya mimli.

Alıntı: “ 2012'de gemi Yunanistan Piraeus Limanı’nda teknik sebeplerle tutulmuştu. Bir gece limandan kaçarak kurtulmuştu.

Geminin AKP Mardin milletvekili Abdürrahim Dündar'ın akrabası Yusuf Dündar'a ait olduğu biliniyor.

2013'de aynı kişiye ait Zeynep Dündar adlı gemide, İskenderun Limanı'nda yapılan aramalarda 3 bin 400 obüs topu mermisi bulunmuştu. Gemi Ukrayna’dan Yemen’e giden yükünü mutfak malzemesi olarak beyan etmişti...

2014'de göçmen taşıyan Barış gemisi de aynı şirkete aitti ve Yunan Tsakos Shipping'e kiralanmıştı.

ACT gemi kaptanı Haluk Sami Kalkavan ise 2010'da Mavi Marmara yanındaki diğer geminin kaptanıydı ve İsrail'de tutuklu kalmıştı. "

Büyük konuşmamak gerekir ama bence abartıyorsunuz. Daha önce belirttiğim gibi bu gemi yurt dışından gelmiyor, yada gitmiyor, İsdemir' den rulo sac veya inşaat demiri almış İzmit Körfezi' ne gidiyor. Bir ihtimal Suriye sınırından "nane" sokulup İskenderun' da gemiye yüklendi desek memlekette kamyon mu kalmadı? İskenderun-İstanbul hattında "Yol Kenarı Denetim İstasyonu " mevcut lakin onlarda kantar ve evrak kontrolü yapılıyor. E-91 ve O-52 otoyollarında Adana girişi ve Tarsus çıkışında sağ " Cep" te polis yolu kesip kısmi kontrol yapıyor ama onlarda plaka ihbarına göre araç durduruyorlar. Pozantı-Ankara-İstanbul yolu zaten hak getire. Yol geçen hanına dönmüş. Demem o ki 3-5 kilo "nane" için kamyon kullanmak yerine, sicili mimli, liman giriş çıkışlarında yüklediği-boşalttığı malın X-Ray den geçmesi gereken gemi neden tercih edilsin?

Diyelim ki nane büyük. 250-300 kg hatta yarım ton. O zaman bir gemi şart. Fakat yarım tonluk bir mal 10 dk içinde denize boşaltılamaz. 10 dk irtibat kopması nerden çıktı bilmiyorum da bana saçma geldi. Gemi kaptanının köprü üstünü boş bırakıp, personel ile birlikte zula patlatmaya gittiğini düşünmüyorsunuzdur umarım. Zaten uyuşturucu taşıyan geminin kaptanı " Yunan SG bizi taciz ediyor, yardım edin " deyip Türk SG' den yardım talep edip, karasularımıza gireceğini zannetmiyorum.

Çok zorda kalsa açar kinistin valfini, batırır gemiyi.

İnşallah ben haklı çıkarım da uluslararası kamuoyunda rezil rüsva olmayız.

_________________
Today's lesson will be pain.

Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 05 Tem 2017, 15:21 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 29 Tem 2012, 03:34
Mesajlar: 372
Yaş:
" M/V ACT' gemisindeki uyuşturucu ihbarı asılsız çıktı.

Gemi olayın ardından Muğla'nın Marmaris ilçesine demirledi. Marmaris emniyeti tarafından gemide narkotik köpeğiyle yapılan aramada uyuşturucu bulunmadı. "

Haberin bildiğimiz kısımlarını kestim. Devamı:http://www.denizhaber.com.tr/mv-act-gem ... -75038.htm

_________________
Today's lesson will be pain.

Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 21 Tem 2017, 02:13 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 12 Tem 2012, 16:58
Mesajlar: 1494
Yaş:
BILD gazetesi, yarın çıkacak baskısında, Berlin'in Ankara ile mevcut ve planlanan askeri projelerini dondurduğunu ileri sürüyor.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 21 Tem 2017, 04:58 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 30 Eki 2016, 20:27
Mesajlar: 195
Yaş: 30
Alıntı:
BILD gazetesi, yarın çıkacak baskısında, Berlin'in Ankara ile mevcut ve planlanan askeri projelerini dondurduğunu ileri sürüyor.
Hocam btö'ye insani yardım adı altında silah gönderen Amnesty international meselesi var şu şıra Almanya ile aramızda.

_________________
Zorlukların Arasından Yıldızlara!..


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 28 Tem 2017, 20:22 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 12 Tem 2012, 16:58
Mesajlar: 1494
Yaş:
ABD Silahlı Kuvvetler Akademisi Stratejik Araştırmalar Merkezi, ABD’nin küresel üstünlüğünü kaybettiği gerçeğinden yola çıkarak, önümüzdeki 10 yılda kendi menfaatleri açısından oluşabilecek riskler ve bunlara yönelik müdahale yöntemlerine ilişkin metodların incelendiği kapsamlı bir rapor hazırladığı iddia edildi. Aydınlık’tan Tevfik Kadan ve Berk Özer’in haberine göre; Pentagon ve ABD ordusundaki kilit kurumlarla istişare edilerek bir yılda hazırlanan rapor, yeni savunma konseptini oluşturmada akademik bir çalışma niteliği taşıyor.


Türkiye ile ilgili bölümlerin de yer aldığı raporda, öncelikli tehlikeler olarak Avrasya cephesinde yaşanabilecek gelişmeler sayılıyor. Önümüzdeki 10 yılda yaşanacağı öngörülen ve ABD için tehdit olduğu belirtilen 23 farklı gelişme için 8 farklı müdahale yöntemi öneriliyor. Bu beklentilerden bir tanesi de Türkiye’de bir “iç savaş”ın yaşanması. Bu durumun ise ABD’nin askeri bir müdahale ile kontrol altına alacağı ileri sürülüyor.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 28 Tem 2017, 20:56 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 12 Kas 2016, 13:58
Mesajlar: 34
Yaş:
Alıntı:
ABD Silahlı Kuvvetler Akademisi Stratejik Araştırmalar Merkezi, ABD’nin küresel üstünlüğünü kaybettiği gerçeğinden yola çıkarak, önümüzdeki 10 yılda kendi menfaatleri açısından oluşabilecek riskler ve bunlara yönelik müdahale yöntemlerine ilişkin metodların incelendiği kapsamlı bir rapor hazırladığı iddia edildi. Aydınlık’tan Tevfik Kadan ve Berk Özer’in haberine göre; Pentagon ve ABD ordusundaki kilit kurumlarla istişare edilerek bir yılda hazırlanan rapor, yeni savunma konseptini oluşturmada akademik bir çalışma niteliği taşıyor.


Türkiye ile ilgili bölümlerin de yer aldığı raporda, öncelikli tehlikeler olarak Avrasya cephesinde yaşanabilecek gelişmeler sayılıyor. Önümüzdeki 10 yılda yaşanacağı öngörülen ve ABD için tehdit olduğu belirtilen 23 farklı gelişme için 8 farklı müdahale yöntemi öneriliyor. Bu beklentilerden bir tanesi de Türkiye’de bir “iç savaş”ın yaşanması. Bu durumun ise ABD’nin askeri bir müdahale ile kontrol altına alacağı ileri sürülüyor.
Merak edenler için raporun indirelebileceği site:

https://ssi.armywarcollege.edu/pubs/dis ... pubID=1358

Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 28 Tem 2017, 21:16 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Tem 2012, 23:58
Mesajlar: 2184
Yaş:
Eee kim savaşacağmış burada ? Gruplara ve siyasi kanatlarına bakarsak, Kürtler akp tarafına kaydı hendek operasyonlarından sonra. Solcu ve chp'ye oy veren kesim çiçek böcek takılıyor silah ile işleri olmaz. Çözümü başka şekilde ararlar. Milliyetçi ve Türkçü kesim iç savaşın zaten ülke yararına olmayacağını biliyor. Öyle bir işe kalkışmaz. Suriyeliler savaştan kaçıp gelmiş. Savaştan kaçan adam hangi mantıkla savaş çıkartacak ?

Uzaylılar ile mi iç savaş yapacağız. Kimse kusura bakmasın ama o iş yaş çok beklerler. Bir halt yapmaya kalkarlarsa buralar arap diyarına benzemez. Türk Milleti tecavüz eder onlara, geçen yazmıştım, bu sefer geldikleri gibi geri dönemezler.

_________________
Nişan olsun bize buyan,
Bozkurt olsun bize uran,
Demir kargı olsun orman,
Güneş tuğ olsun, gök kurıkan.
HUN Taktik


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 28 Tem 2017, 21:48 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 19 Haz 2017, 19:55
Mesajlar: 13
Yaş:
Bence içeriden yapabileceklerini zaten yaptılar,15 temmuzda da derslerini aldılar, ıslak rüyaları gömüldü, site başkanı arkadaşım çok güzel ifade etmiş :D Bu ülke başka ülkelere bu millet de başka milletlere benzemez. Ancak BTÖ'yü silahlandırıp üzerimize salarak ciddi bir cephe savaşı çıkarıp ardından bir BM kararı çıkarıp bu topraklara girmeyi planlıyorlar büyük ihtimalle. Ama bunu da başaramazlar bu millet asla köle olmaz..


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 28 Tem 2017, 21:52 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 7157
Yaş:
AKP'nin mafyatik güçleri neden paramiliter teşkilatlar halinde organize oluyor, neredeler, ne durumdalar; bunlara da bakıyor muyuz? Bir tehdit görmüyorlarsa neden silahlanıyorlar? 15 Temmuz'dan sonra başlayan bir şey değil bu; 15 Temmuz hızlandırdı sadece.

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 28 Tem 2017, 22:24 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2418
Yaş:
AKP' nin Türkiye' ye dönüştürmeye çalıştığını gözden kaçırmamak lazım. Eğitim sistemini iğdiş etmek suretiyle; küçücük çocukların aklını bugünden çelmeye çalışıyorlar. Müfredata saçma salak dersler koymak suretiyle, çocukları çekirdekten militan olarak yetiştirme projeleri var. Yok cihat, yok din eğitimi falan... derken; adamların T.C. ile hesaplaşması bir türlü bitmiyor. Şayet doğruysa, çok hücrelinin teki ''Anıtkabir' in yıkılması lazımdır'' falan demiş. Adamların şuur altında ki gerçekler bunlar. Bu durumda kimlerle, kimlerin çarpıştırılmak istendiği de ortadadır. Birileri ha bire milletin sinir uçlarına dokunarak; zaman ve zemin yoklaması yapıyor. Bunları görebiliyoruz.

Suriyeliler meselesi işte tam da burada önem arz ediyor. Aynı kafanın Suriye versiyonu olanlar; belki de gün gelecek, Türk milletine karşı dayanak olarak kullanılabilecektir. Türkiye' de ki aşırıların oranı % 10 civarında kabul edersek; bu oran sürekli olarak artacaktır. Suriyelilerin çoğalma hızlarını da dikkate alırsak; radikalleşen toplum yapısıyla birlikte iç çatışma ortamının alt yapısı oluşturulmak isteniyor olabilir. Kısacası işin özünde Suriyeliler meselesi; gelecek açısından büyük bir zafiyet teşkil etmektedir.

Milliyetçi kesim içerisinde bir kesim var ki, Milliyetçi olduğunu iddia etmekle birlikte asıl olarak Osmanlıcılık yapmaktadır. Bu kesimin tutumuda önem arz eder. AKP' nin arka bahçesi gibi davranacak olurlarsa; Türk milletini geleceğinden çok AKP' nin geleceğine hizmet edecekleri sonucuna ulaşabiliriz. Kısacası, milliyetçi kesimi de tek vücut olarak görmemek lazım. zaten milliyetçiler de bölünmüş durumda.

Kısacası Türk milletini derleyip toparlayacak bir Milli Hükumete ihtiyaç var. İçerisinde bildik siyasetçilerin olmadığı; tap taze ve her kesimi kucaklayabilecek şekilde.

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 28 Tem 2017, 22:26 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Tem 2015, 20:21
Mesajlar: 914
Yaş:
Bu silahlanma geyiğini kim çıkardı çok merak ediyorum. Twitter'da falan sürekli birileri karşı tarafın kendilerine saldırmak için silahlanıp durduğundan bahsediyor. Seküleri diyor İslamcılar bizi kesecek, Türkçüsü diyor Kürt terörü yükseliyor hazırlık yapın ama nedense ortada silah yok. Türkiye'de ciddi şekilde zihni bölünmüşlük var bu doğru ve bunu suni bir silahlı çatışmaya çevirmek istiyorlar. Lütfen bilerek ya da bilmeyerek bu işe alet olmayın.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 28 Tem 2017, 22:45 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:31
Mesajlar: 27
Yaş:
Zaten önce zihni bölünmüşlük olmalı değil mi?


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 28 Tem 2017, 22:52 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 19 Haz 2017, 19:55
Mesajlar: 13
Yaş:
Dört bir yanımız ateş çemberi şu an, adamlar sınırımızın dibinde bölücü örgüte ağır silahlarla teçhiz edilmiş 50 bin kişilik ordu kurdular buna bakalım, insanların siyasi,dini görüşleri, meshebi ,meşrebi farklı olabilir bunlar normal şeyler, eğer akıllı olmazsak savunacak ne fikrimiz kalır ne biz kalırız, gladyonun 5. kol faaliyetlerine dikkat etmek bunlara alet olmamak gerekir.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 28 Tem 2017, 23:01 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Tem 2015, 20:21
Mesajlar: 914
Yaş:
Alıntı:
Zaten önce zihni bölünmüşlük olmalı değil mi?
Doğru o ilk adımıydı zaten. Ben kendimce yapabileceğim tek şeyi yapmaya çalışıyorum, insanları uyarıp onların böyle tuzaklara düşmemeleri için kendimce çevremdekilere ya da yazdığım diğer sanal mecralarda bu durumdan bahsediyorum. İkinci adım olan silah kısmı olursa sadece bize değil tüm dünyaya kıyamet olur. Daha az nüfuslu ve daha az siyasi/ekonomik ağırlığı olan Irak ve Suriye'deki krizlerin dünyaya neler yaptığı ortada. Türkiye gibi bir ülkede çıkacak iç savaşı dünya sistemi kaldıramaz.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 28 Tem 2017, 23:52 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Tem 2012, 23:58
Mesajlar: 2184
Yaş:
Alıntı:
Bu silahlanma geyiğini kim çıkardı çok merak ediyorum. Twitter'da falan sürekli birileri karşı tarafın kendilerine saldırmak için silahlanıp durduğundan bahsediyor. Seküleri diyor İslamcılar bizi kesecek, Türkçüsü diyor Kürt terörü yükseliyor hazırlık yapın ama nedense ortada silah yok.
Heh işte, herkes bir şeyler deyip duruyor da, kimsenin bir şey yapacağı da yok. Birileri iyice saçmalamazsa, ki o kitle hendeklere gömüldü, saçmalayacak adam kalmadı, iyi kötü yuvarlana yuvarlana gideriz. Her zaman derim.

Aşırı ve dünyada yer bulamayan fikirlerin peşinde koşturursa birileri, marksizm, anarşizm, şeriatçılık, kafatasçı milliyetçilik gibi, eninde sonunda gider birinin elinde oyuncak olur çıkarsın. Sonra pek tabi ki yaşadığın devlete seni tehdit unsuru olarak piyon diye sürerler, devlet denilen güç gelip kafanı ezmeye başlayınca ağlayıp zırlarsın. Hükümetler gelip geçer. Esas kalıcı olan devlettir.

Ülkede üretim sektörünün tümü, koruyucu unsur olan kolluk kuvveti ve askeri teşkilat, adalet, yargı ve eğitim sisteminde çalışan tüm vatandaşlar devletin ta kendisidir. Hükümet bu koskoca kitleyi koordine edip yönlendirir. İnsan hayatı sınırlıdır. Bu yüzden hükümetlerin kalıcılığı yoktur. Türkiye Cumhuriyeti Devletinde devleti oluşturan unsur Türk Milletinin fertleridir. Herhangi bir alt kimlikte dağılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti Topraklarında yaşayan herkes Türk'tür. Atatürk'ü milletçilik fikri budur. Bu yüzden Ne Mutlu Türk'üm Diyene sözü çıkmıştır. Alt kimliğe bölüneni ve aşırılığa gideni yine devlet gücü ile ezer.

Atatürk'ten bilmem kaç sene sonra ortaya çıkıp hitler denilen adamı yaratan akımlardan etkilenip, yok ondan doğma olacak yok bundan doğma olacaksın da Türk olacaksın diyen adamların sözüne bakıp ayrımcılık yaparsan yine devlet gelip seni ezer.

İş dönüp dolaşıp Atatürk'ün kurduğu o güzel sisteme geliyor. Bu ülkede yaşayan herkes, istese de istemese de, bilerek veya bilmeyerek, bir şekilde eninde sonunda Atatürk'ün açtığı yola giriyor.

İt ürür kervan yürür... Dışarıdan müdahale etmek isteyen varsa gelsin. Türk milleti tarafından tecavüze uğradığı ile kalır. Nazik tabir ile. :) :) :)

_________________
Nişan olsun bize buyan,
Bozkurt olsun bize uran,
Demir kargı olsun orman,
Güneş tuğ olsun, gök kurıkan.
HUN Taktik


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 00:16 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 06 Ağu 2012, 18:07
Mesajlar: 353
Yaş: 23
Türk milleti tüm milletleri yenmişte bir kendisini yenememiş. İş dönüp dolaşıp yine birlik ve beraberliğe geliyor. Herkesin birliğini doğrudan sağlayacak toplumun ortak menfaatlerine dayalı bir politika yerine, çoğunluğa karşı boyun eğdirmek suretiyle sağlanacak birlik ve beraberlik politikası işleri zora sokar. Hele ki savaşçı toplumlarda işler daha zor. Uzun bir süre ortak bir dış düşman yaratamayan savaşçı toplumlar, bir süre sonra düşmanı içeride aramaya başlar. Bu savaşçı toplum olmanın bir kusuru, yan etkisidir ne yazık ki. Yeri gelmişken 15 Temmuz zaferi bu yüzden önemliydi, ileriye yönelik hiç bir tahrike kapılmadan bu zaferin toplumun her kesimi tarafından yaşatılması daha da önemli.

_________________
trmilitary.com


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 00:35 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 400
Yaş: 39
Alıntı:
Türk milleti tüm milletleri yenmişte bir kendisini yenememiş. İş dönüp dolaşıp yine birlik ve beraberliğe geliyor. Herkesin birliğini doğrudan sağlayacak toplumun ortak menfaatlerine dayalı bir politika yerine, çoğunluğa karşı boyun eğdirmek suretiyle sağlanacak birlik ve beraberlik politikası işleri zora sokar. Hele ki savaşçı toplumlarda işler daha zor. Uzun bir süre ortak bir dış düşman yaratamayan savaşçı toplumlar, bir süre sonra düşmanı içeride aramaya başlar. Bu savaşçı toplum olmanın bir kusuru, yan etkisidir ne yazık ki. Yeri gelmişken 15 Temmuz zaferi bu yüzden önemliydi, ileriye yönelik hiç bir tahrike kapılmadan bu zaferin toplumun her kesimi tarafından yaşatılması daha da önemli.
Ne zaferi?

Savaşmı oldu?
Kim savaştı?

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 00:45 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Tem 2012, 23:58
Mesajlar: 2184
Yaş:
E tabi almanyadan pek belli olmuyor. Hani şu holivud filmleri var ya, beyaz saraya falan saldırılan. Sonra nükleer kodların ele geçilmeye çalışılıp sağa sola nükleer füze atılan. Sonra esas oğlan gelip kötü adamları pataklayıp füzeleri durduruyor. Onun gerçek versiyonu oldu. Ezkaza başarılı olsalar asker ile polis sonrada bütün herkes gırtlak gırtlağa birbirine girmişti(Bel altına vurdular).


Koca ülke direkten dönmüş, sanki yukarıda hiç bir şey yazmamışım gibi hala daha ayrılıkçı siyaset peşinde koşuyorsunuz. Pes doğrusu.

_________________
Nişan olsun bize buyan,
Bozkurt olsun bize uran,
Demir kargı olsun orman,
Güneş tuğ olsun, gök kurıkan.
HUN Taktik


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 01:03 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 400
Yaş: 39
Türk topraklarında kaç defa darbe oldu, kaç defa darbe bastırıldı?

Soru sormak neden siyaset olsunki?

Durun bakalım yukarıda yazdığınız devlet mekanizması ohal değil de parlamento tarafından yönetilsin bazı şeylerin değişme imkanı varmıdır?

Darbe teşebbüsünde bulunanların hepsi devleti yöneten hükümet tarafından pozisyonlarına getirildi.
Bu şahıslara herhangi bir yaptırım uygulandımı?

Bazı Uçaklar radarlara rağmen nasıl İstanbul a ulaştı?

Bir çok soru açığa çıkarılamıyor....

Görmek için almanyada olmak gerekir mi?

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 01:51 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Tem 2012, 23:58
Mesajlar: 2184
Yaş:
Heh işte... Almanya'da olunca bunu darbe teşebbüsü zannediyorsunuz. Halbuki devasa bir terör eylemi.

_________________
Nişan olsun bize buyan,
Bozkurt olsun bize uran,
Demir kargı olsun orman,
Güneş tuğ olsun, gök kurıkan.
HUN Taktik


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 02:16 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 08 Eki 2016, 22:32
Mesajlar: 979
Yaş: 0
Alıntı:
Türk topraklarında kaç defa darbe oldu, kaç defa darbe bastırıldı?

Soru sormak neden siyaset olsunki?

Durun bakalım yukarıda yazdığınız devlet mekanizması ohal değil de parlamento tarafından yönetilsin bazı şeylerin değişme imkanı varmıdır?

Darbe teşebbüsünde bulunanların hepsi devleti yöneten hükümet tarafından pozisyonlarına getirildi.
Bu şahıslara herhangi bir yaptırım uygulandımı?

Bazı Uçaklar radarlara rağmen nasıl İstanbul a ulaştı?

Bir çok soru açığa çıkarılamıyor....

Görmek için almanyada olmak gerekir mi?
Bir kere sözlerinizde imalar var, sevelim veya sevmeyelim bu ülkenin bir adaleti var. O ülkenin yöneticileri o hainleri getirdiği gibi götürmesinide iyi bilir. Ben birçok konuda AKP hükümetini eleştiririm ancak benim bu hainler temizlenirken AKP hükümetine güvenmekten başka çarem yok. Sizede tavsiyem "Vatandaş sorgulamasını bilmeli, soru işaretlerinin üzerine gitmeli." sözündeki rolümüzü büyütüp yargı makamlarının işine müdahale etmeyelim. O uçağının radar kayıtlarını araştırıp davalarda delil mahiyetinde kullanmak sizin veya benim işim değil. Bir yönden size şunun garantisini vereyim AKP hükümeti varını yoğunu bunların temizlenmesi için harcayacak nedenmi ?

1-2. 15 Temmuz vakasını Türkiye kaldıramaz.

2-2. 15 Temmuz vakası olursa halk sokağa çıkar, darbe karşıtı subaylar ve paşalar bunu tekrar önler ama iş darbe girişimi sonrası seçime gelirse AKP milyonlarca oy kaybeder ve hükümeti kaybeder. Halk haklı olarak "Başkanlık dedin verdik, oy istedin verdik sen daha nasıl böyle çeteleri sokabiliyorsun devlete kardeşim ?" der.

Son olarak sanırım Almanyada yaşıyorsunuz, örneğin ben Türkiyeden Almanyadaki siyaseti veya oradaki olayları detayı detayına yorumlayamam. Sizde aynı şekilde burayı detayı detayına yorumlayamazsınız. O yüxden Şok hocaya sitem etmeyin Almanyadan işin farklı gözüktüğünü anlatmaya çalışmış.

_________________
Gitmek istiyorsun, git.
Bir savaşçı asla vedalaşmaz!
Durma git!
Dışarısı dinamit, dışarısı enkaz!


No ISIS


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 02:31 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 400
Yaş: 39
Eğer hakim varsa demokratik hakkımmı kullanıp Prof.Nurşen Mazıcının konu hakındaki görüşlerine katıldığımı belirtiyorum.
Almanyada yukardaki kadın görüş bildiriyor diye stüdyodan kovulmazdı, konuyu farklı yazmak isteyen gazeteci tutuklanmazdı, bu nedenlede çok farklı şeyler ortaya çıkarda.

Durun bakalım, gazetecilerin üzerinden korku kılıcı kalkınca çok farklı boyutlar ortaya çıkacak.

Tabi Türk milleti korku zincirini kırmayı başarırsa.

Madem Türk milleti bütün düşmanı berteraf etme kudretine sahip ,darbe olsa ne olurduki? 67 ve 80 sonrası ne olduki bunda ne olucakdı ?

Ben birçok şeyin ortaya çıkarılmadığı kanısındayım.

Bu arada Pakistan banana bugün çok güzel bir ders verdi.

@Kızılyurtlu o hainler cin gibi çuvaldan çıkmadı.
But sitede bu hainleri kaç defa daha paralel yürürlerken yazdım.

Ulaşılmak istenen Menzil aynı, bu birçok kez söylendi.
Müsade varsa sorgulayalım

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 02:54 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 08 Eki 2016, 22:32
Mesajlar: 979
Yaş: 0
Alıntı:
Eğer hakim varsa demokratik hakkımmı kullanıp Prof.Nurşen Mazıcının konu hakındaki görüşlerine katıldığımı belirtiyorum.
Almanyada yukardaki kadın görüş bildiriyor diye stüdyodan kovulmazdı, konuyu farklı yazmak isteyen gazeteci tutuklanmazdı, bu nedenlede çok farklı şeyler ortaya çıkarda.

Durun bakalım, gazetecilerin üzerinden korku kılıcı kalkınca çok farklı boyutlar ortaya çıkacak.

Tabi Türk milleti korku zincirini kırmayı başarırsa.

Madem Türk milleti bütün düşmanı berteraf etme kudretine sahip ,darbe olsa ne olurduki? 67 ve 80 sonrası ne olduki bunda ne olucakdı ?

Ben birçok şeyin ortaya çıkarılmadığı kanısındayım.

Bu arada Pakistan banana bugün çok güzel bir ders verdi.

@Kızılyurtlu o hainler cin gibi çuvaldan çıkmadı.
But sitede bu hainleri kaç defa daha paralel yürürlerken yazdım.

Ulaşılmak istenen Menzil aynı, bu birçok kez söylendi.
Müsade varsa sorgulayalım
Görüş bildirmenin adabı vardır, FETÖ darbesini engellemek için canından olan insanlar hakkında ileri geri konuşmak görüş bildirmek değildir. Benimde Almanyada yaşayıp Türkiyeye ne var ne yok sallayan "Türk" arkadaşlar içinde çok güzel görüşlerim var ama buralarda bunu dillendirmeyelim. Tatsızlığa gerek yok.

İfade özgürlüğünden bahsettiniz peki Almanyada bölücü terör örgüt'lılar yürüyüş yapıp ve FETÖ mensupları Türkiyeyi Almanyaya ve Avrupaya şikayet edip askeri müdahale edilmesini isterken hiç rahatsız olmuyormusunuz ? Veya o hırtların havlamalarınada ifade özgürlüğümü diyorsunuz bence demiyorsunuzdur. Diyor olsanız çoğu Türkçü, Atatürkçü, Milliyetçi ve Muhafazakar olan bir sitede bulunmazsınız.

Birazda doğruları konuşmak gerekirse eğer emir komuta zinciri içinde bir darbe gerçekleşseydi sokağa çıkmak isteyen vatandaşlarımız sokak başında 1 tank 20 tanede asker görecek ve doğru eve dönecekti.

EMİR KOMUTA ZİNCİRİ İÇİNDEKİ BİR DARBEYİ ÖNLEMEK İÇİN DARBE YAPMAK İSTEYEN ORDU BÜYÜKLÜĞÜNDE VE GÜCÜNDE İKİNCİ BİR ORDU GEREKİR.

_________________
Gitmek istiyorsun, git.
Bir savaşçı asla vedalaşmaz!
Durma git!
Dışarısı dinamit, dışarısı enkaz!


No ISIS


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 03:12 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 400
Yaş: 39
Peki eski cb nin eşinin Türkiye Cumhuriyetini o avrupalıların mahkemesine başvurup Türkiyeyi hizaya getirme isteminden siz rahatsız oldunuzmu?

Menzil aynı olunca darbeyi kimin yaptığı ve nasıl olduğunun ne önemi var ?

Eskiden Sigorta şirketlerini dolandırmak içinTürkler tarafından uygulanan bir yöntem vardı.

Eski arabanla benim pahalı arabama çarp parayı sonra kırışalım.

Ordunun içinde o kadar Atatürkçü asker varken darbe olsa bile bunu sürdürebilmenin şansı hemen hemen hiç yokdur.

Fakat şu an uygulanan karşı darbenin oluşumu için güzel fırsat, erişilmek istenen menzil için birkaç fetöcünün feda edilmesi sorun olmaz.

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 03:23 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 08 Eki 2016, 22:32
Mesajlar: 979
Yaş: 0
Alıntı:
Peki eski cb nin eşinin Türkiye Cumhuriyetini o avrupalıların mahkemesine başvurup Türkiyeyi hizaya getirme isteminden siz rahatsız oldunuzmu?

Menzil aynı olunca darbeyi kimin yaptığı ve nasıl olduğunun ne önemi var ?

Eskiden Sigorta şirketlerini dolandırmak içinTürkler tarafından uygulanan bir yöntem vardı.

Eski arabanla benim pahalı arabama çarp parayı sonra kırışalım.

Ordunun içinde o kadar Atatürkçü asker varken darbe olsa bile bunu sürdürebilmenin şansı hemen hemen hiç yokdur.

Fakat şu an uygulanan karşı darbenin oluşumu için güzel fırsat, erişilmek istenen menzil için birkaç fetöcünün feda edilmesi sorun olmaz.
Gitsin istediği yere şikayet etsin hizaya getirebilen varsa getirsin. Hatta bölücü terör örgüt'lılar ile beraber şikayet etsinler.
Hep aynı argümandasınız Kontrollü Darbe, Sahte Darbe. Elinizde bir ton internet efsanesiyle koskoca ülkenin problemlerini yorumlamaya çalışıyorsunuz. Size gayet mantıklı şeyler söylüyorum dönüp dolaşıp önüme koyduğunuz şey sahte darbe, aynı menzile yürüdüler tamam aynı menzile yürüdülerde sizde biraz geniş açıyla baksanız olaylara ne güzel olur ? Gerçi FETÖ'cü bademlerin yeni yapılanmalarının Almanyada olduğunu ve Alman medyasına ciddi etki ettiklerini düşünürsek orada güvenilir kaynaktan Türkiyeyi takip edemiyor olabilirsiniz ;) Benim AKP'nin politikalarının yarısına muhalif olduğumu forum bilir. Ancak ne idüğü belirsiz cuntamı RTE'mı deseniz tabiikide RTE derim. Forumun birçoğuda aynısını diyecektir.

_________________
Gitmek istiyorsun, git.
Bir savaşçı asla vedalaşmaz!
Durma git!
Dışarısı dinamit, dışarısı enkaz!


No ISIS


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 03:30 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 400
Yaş: 39
Beni yaşadığım yerden dolayı rencide edince sizin durumunuz değişiyormu?

Biri Kırmızı diğeri yeşil Elma.

Peki ikisininde Elma olduğu gerçeğini değiştirirmi?

TRT ekranlarında 31 Mart davasında Haraket ordusu yerden yer vuruluyor siz hangi Alman medyasından bahsediyorsunuz.

Gerçeği görmek için gözleri açmak yeterli olacakdır.

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 03:33 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 08 Eki 2016, 22:32
Mesajlar: 979
Yaş: 0
Alıntı:
Beni yaşadığım yerden dolayı rencide edince sizin durumunuz değişiyormu?

Biri Kırmızı diğeri yeşil Elma.

Peki ikisininde Elma olduğu gerçeğini değiştirirmi?

TRT ekranlarında 31 Mart davasında Haraket ordusu yerden yer vuruluyor siz hangi Alman medyasından bahsediyorsunuz.

Gerçeği görmek için gözleri açmak yeterli olacakdır.

Yok estafurullah beni rencide edemezsiniz çünkü Türküm ve Türkiyede yaşıyorum ;) Bilmem yeterince açıklayıcı oldummu. :) Yine aynı şeyi yaptınız sanırım size Türk medyasını takip edin diyen olmadı güvenilir kaynakları takip etmenizi tavsiye ettim tabi güvenilirliği sizin hakkaniyetinize bıraktım.

_________________
Gitmek istiyorsun, git.
Bir savaşçı asla vedalaşmaz!
Durma git!
Dışarısı dinamit, dışarısı enkaz!


No ISIS


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 03:41 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2418
Yaş:
Kılıçdaroğlu' nun ''kontrollü darbe'' söylemlerine pek takılmamak lazım. Öyle bile olmuş olsa, halkı meydanlara çağıranlar; olayların O raddeye gelebileceğini düşünememişlerdir -diye tahmin ediyorum. Hakikaten de, kimin aklına gelebilirdi! Millete kurşun sıktılar, bombaladılar, Tanklarla üzerinden geçtiler, Meclisi bile bombaladılar yahu! Bu kadar mütecaviz olabilecekleri kimin aklına gelirdi?

Olaylardan benim çıkardığım sonuçlara göre; devletin bu kalkışmadan haberi vardı lakin devlet içinde ki temizliğin yapılabilmesi adına darbecilerin harekete geçmesine izin verdiler. Bu şekilde milletin kafasında ki soru işaretlerini bertaraf etmiş olacaklardı. Çünkü darbenin ete kemiğe bürünmüş olarak yaşanması, darbecileri herkesin görmesi icap ediyordu. Ergenekon ve Balyoz davalarında olduğu gibi; darbe planının kurmaca olmadığına milleti inandırmak gerekiyordu. Yani benim görüşüme göre; darbe biliniyordu lakin sonuçları öngörülememişti.

Neticede ne oldu; ABD' nin Türkiye içinde ki ''Casusluk Şebekesi'' çökertilmiş oldu. Çökertilmeseydi; Türkiye' de büyük bir iç savaş yaşanacağı ve en nihayetinde Türkiye' nin bölüneceği tezi genel olarak kabul görmüştür. ABD' nin FETÖ ayağı çökertilirken, BTÖ ayağıyla mücadele devam ediyor. Suriye' de de IŞİD Terör Örgütü şubesiyle de çetin bir mücadele dönemi yaşadık. Bu savaşta da onlarca şehit vermek durumunda kaldık. Kısacası ABD ile savaş halindeyiz. Hem de öyle böyle savaş değil; bildiğiniz savaş. Öyle anlaşılıyor ki bir sonra ki savaş; gerçek anlamda ABD ile Türkiye arasında olacaktır. Yani iki ordu karşı karşıya gelecektir. zaten kendi yayın organlarında da dillendirmeye başlamışlar. Şimdiden çatışmanın fikri altyapısı oluşturulmaya çalışılıyor.

O güne şimdiden hazırlanabilmek için en mühim unsur ''Seferberlik Sisteminin'' gözden geçirilmesi; direnç noktalarının ve planlarının yeniden yapılmasıdır. Çünkü ''Kozmik Oda'' marifetiyle, Türkiye' nin seferberlik sistemi ifşa edilmiş oldu.

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 03:45 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 400
Yaş: 39
@Kızılyurtlu benim derdim sizinle devil, nerde olduğum önemli değil, ne için mücadele etdiğim önemli.

Bana fikir beyan etme fırsatı tanıdığınız için teşekür ederim.

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 03:58 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 08 Eki 2016, 22:32
Mesajlar: 979
Yaş: 0
Alıntı:
Kılıçdaroğlu' nun ''kontrollü darbe'' söylemlerine pek takılmamak lazım. Öyle bile olmuş olsa, halkı meydanlara çağıranlar; olayların O raddeye gelebileceğini düşünememişlerdir -diye tahmin ediyorum. Hakikaten de, kimin aklına gelebilirdi! Millete kurşun sıktılar, bombaladılar, Tanklarla üzerinden geçtiler, Meclisi bile bombaladılar yahu! Bu kadar mütecaviz olabilecekleri kimin aklına gelirdi?

Olaylardan benim çıkardığım sonuçlara göre; devletin bu kalkışmadan haberi vardı lakin devlet içinde ki temizliğin yapılabilmesi adına darbecilerin harekete geçmesine izin verdiler. Bu şekilde milletin kafasında ki soru işaretlerini bertaraf etmiş olacaklardı. Çünkü darbenin ete kemiğe bürünmüş olarak yaşanması, darbecileri herkesin görmesi icap ediyordu. Ergenekon ve Balyoz davalarında olduğu gibi; darbe planının kurmaca olmadığına milleti inandırmak gerekiyordu. Yani benim görüşüme göre; darbe biliniyordu lakin sonuçları öngörülememişti.

Neticede ne oldu; ABD' nin Türkiye içinde ki ''Casusluk Şebekesi'' çökertilmiş oldu. Çökertilmeseydi; Türkiye' de büyük bir iç savaş yaşanacağı ve en nihayetinde Türkiye' nin bölüneceği tezi genel olarak kabul görmüştür. ABD' nin FETÖ ayağı çökertilirken, BTÖ ayağıyla mücadele devam ediyor. Suriye' de de IŞİD Terör Örgütü Terör Örgütü şubesiyle de çetin bir mücadele dönemi yaşadık. Bu savaşta da onlarca şehit vermek durumunda kaldık. Kısacası ABD ile savaş halindeyiz. Hem de öyle böyle savaş değil; bildiğiniz savaş. Öyle anlaşılıyor ki bir sonra ki savaş; gerçek anlamda ABD ile Türkiye arasında olacaktır. Yani iki ordu karşı karşıya gelecektir. zaten kendi yayın organlarında da dillendirmeye başlamışlar. Şimdiden çatışmanın fikri altyapısı oluşturulmaya çalışılıyor.

O güne şimdiden hazırlanabilmek için en mühim unsur ''Seferberlik Sisteminin'' gözden geçirilmesi; direnç noktalarının ve planlarının yeniden yapılmasıdır. Çünkü ''Kozmik Oda'' marifetiyle, Türkiye' nin seferberlik sistemi ifşa edilmiş oldu.
Hocam devlet hangi FETÖ'cüyü tamamen ifşa edip delillendirip meslekten ihraç ettiyse, FETÖ'cü bademler uluslararası mahkemelere sağa sola gidip yine göreve dönmeyi başardılar. Benimde fikrim sizinle aynı yönde hiçbir devlet görevlisi işin buraya gelebileceğini bile bile kimseyi sokağa çağırmaz. Başta düşünülen "Asker-Polis çatışır, halk darbecilerin gözünü korkutur 5-6 saate bastırılır." gibi birşeydi diye düşünüyorum.

Devletin Türkiye içinde olan gereksiz şeylerden bile harfi harfine haberi varken bundanmı yoktu ?
15 Temmuz darbe girişimini açık kaynaklardan yorumlamamız mümkün değil ancak bu hadisenin FETÖ ile mücadele konusunda çok önemli olduğunu zaten hepimiz biliyoruz. Uluslararası Mahkemenin biri ismini şimdi hatırlayamadım zaten gündemin yoğunluğundan araya kaynadı gitti haber, FETÖ'cülerin açtığı davayı "Kovuşturmaya yer yoktur." mealinde bir ibare ile reddetmişti ve açıklamalarıda şuydu "Devlet Askeri darbe girişiminde rol alan gruplara mensup kişilerle alakalı gerekli kanıt varsa yaptırım uygulayabilir." gibi bir açıklamaydı. Eğer devlet gerçekten FETÖ'cüleri 15 Temmuzu kullanarak temizliyorsa bırakalım temizlesin yoksa ALLAH korusun 2. 15 Temmuz vakası facia olur.

_________________
Gitmek istiyorsun, git.
Bir savaşçı asla vedalaşmaz!
Durma git!
Dışarısı dinamit, dışarısı enkaz!


No ISIS


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 06:45 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 12 Kas 2016, 13:58
Mesajlar: 34
Yaş:
15 Temmuz'da dünyaya gücümüzü gösterdik, artık karşımıza kimse çıkamaz anlayışını doğru bulmuyorum. Maalesef 15 Temmuz'un hemen sonrası yakalanan ortak bilinç iyi kullanılamadı. Yangından mal kaçırır gibi bir hızda referandum sürecine girdik. O süreçte halkın yarısı terörist damgası yedi. Sayısız hukuksuzlukla çıkan sonuç ortada. Kim ne derse desin, halk sert bir biçimde 2'ye bölünmüş durumda.

Bu bölünmüş halkın bir yarısı 15 senedir hep imtiyazlı, aynı zamanda hep mağdur. Diğer yarı içerisinde kendini aldatılmış hisseden yüksek sayıda MHP seçmeni, Oy verdiği milletvekilleri hapiste, belediyelerine kayyum atanmış HDP seçmeni ( desteklediğim sanılmasın, sadece durum tespiti yapıyorum) ve gittikçe yaşam alanı daralan CHP seçmeni var. Bu 2. kısımda kalanlar hep mutsuz, bir yere atanmak istediğinde mülakatlarda şansı olmadığının bilincinde, adalete işi düştüğünde sonucunun ne olacağının farkında vs.

2 tarafında kendi kutsalları var, bunu bilen dış güçlerin harekete geçmeyeceğinin garantisi var mı? 15 Temmuz öncesi deselerdiki, bir Türk askerinin ölmüş bedeni üzerinde bir ülkücü bozkurt işareti yapacak kim inanırdı? Ayrıca Civil Conflict illaki topyekün iç savaş anlamına gelmeyebilir, sağ-sol çatışmasının olduğu dönemlerde yabancılar için bir civil conflict.

Belirtmeden edemeyeceğim, burada hepimiz Güçlü Türkiye ve Güçlü Savunma Sanayii için bulunuyoruz, gereksiz laf sokmalar ve kırıcı ithamlar hiç hoş durmuyor.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 19:14 
Çevrimdışı
Yeni Üye

Kayıt: 19 Haz 2017, 19:55
Mesajlar: 13
Yaş:
Politika ve politikacılar gelip geçici milletler kalıcıdır. Politik rekabet ya da diğer farklılıklar yüzünden ayrışmak bölünmek sonumuzu getirir. Yaşadığımız Ortadoğu coğrafyası zor bir coğrafya. Bu coğrafyada çok uzun vadeli hedefleri ve planları olanlar var. Odet Yinon'un İsrailin geleceğine ilişkin bir raporu vardır 1982' de yazdığı dileyen internetten açık kaynaklardan rahatça erişebilir. Burada şuan Ortadoğu'da yaşananların aynen tarif edildiğini görebilirsiniz. Bu planlardan Türkiyenin'de nasibini almadığını düşünmek saflık olur. ABD'nin küresel gücü de onların emrine amadedir. Sıranın bize geleceği aşikar. Bu adamlar sadece bölücü terör örgütünü silahlandırmakla kalmayacaklardır. Burada Partikül arkadaşımızın dediği gibi eninde sonuın da orduları ile karşımıza çıkacaklar. Üstelikte çok fazla zaman kalmadı bence. O yüzden seferberlik mantığıyla ve hızla eksiklerimizi tamamlamak gerekir. Bazıları ABD ve batı ile savaşı ütopya gibi algılayabilir ama bence bu kaçınılmaz.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 20:44 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2418
Yaş:
Alıntı:
...Bu adamlar sadece bölücü terör örgütünü silahlandırmakla kalmayacaklardır. Burada Partikül arkadaşımızın dediği gibi eninde sonuın da orduları ile karşımıza çıkacaklar. Üstelikte çok fazla zaman kalmadı bence...
Bizim basın organlarımızda da çıktı. ABD düşünce kuruluşları şimdiden öngörülerini sıralamaya başlamış; 2017-2027 arası, Türkiye' de iç çatışma ortamı ve sonrasında ABD müdahalesi diyorlarmış (!) Amaçlarına bu kadar yaklaşmışken; meseleyi sonuna kadar takip edeceklerdir.

Benim hükumete naçizane önerim şudur ki: Cumhuriyeti Yıkma 2023..! hedeflerinden vazgeçerek, 2027 Türk-Amerikan Savaşına hazırlansalar çok iyi olacak. Kısacası Türkiye Cumhuriyetinin kolonlarıyla uğraşmaktan vazgeçsinler. Aksi takdirde kendileri de enkazın altında kalır. Milleti ayrıştırarak hiç bire hedefe ulaşamazlar.

Şimdi olay ne; 2019' da Başkanlık referandumu var, sanki 1919' a nazire yapar gibi... Üstüne 2023 hedefleri var; aslında ne olduğu da tam belli değil. Güya inşaat, teknoloji falan filan trişkadan hikaye anlatıyorlar da... lakin bizler tahmin edebiliyoruz ki; 2023 Cumhuriyetin yıkılış tarihidir. Peki Amerikalı' nın öngörüsü ne? 2017-2017 arası iç çatışma ortamı! Peki bu 10 yılın içerisinde 2019 ve 2023 de var mı?

Kısacası elin Amerikalısı bir öngörüde bulunurken -afedersiniz- kıçından uydurmuyor. Ülkenin fay hatlarını veya zayıf noktalarını hesaba katarak analiz yapıyor. Şayet hesap tutmazsa, bu seferde fay hatlarına kendisi müdahale edecektir.

Kısacası Türk-Amerikan savaşına bu hükumetle girilmez. Türk milleti eninde sonunda bu adamları sırtından atıp beladan kurtulacaktır. Onların gitmeden önce yapacakları tek bir hayırlı iş olabilir; O da FETÖ belasından milleti kurtarmak. Çünkü onlardan başkasının kurtaramayacağı belli oldu. Teşbihte hata olmaz derler; dinsizin hakkından imansız gelir hesabı... Valla bu FETÖ' nün hakkından da gelse gelse AKP hükumetleri gelir. Ne de olsa, mandacıların ne işler çevirdiğini en iyi onlar biliyor.

Türk-Amerikan Savaşı için; şimdiden gazamız mübarek olsun diyelim:)

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2017, 21:08 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 02 Oca 2016, 04:27
Mesajlar: 253
Yaş:
Alıntı:
Bizim basın organlarımızda da çıktı. ABD düşünce kuruluşları şimdiden öngörülerini sıralamaya başlamış; 2017-2027 arası, Türkiye' de iç çatışma ortamı ve sonrasında ABD müdahalesi diyorlarmış (!) Amaçlarına bu kadar yaklaşmışken; meseleyi sonuna kadar takip edeceklerdir.

Benim hükumete naçizane önerim şudur ki: Cumhuriyeti Yıkma 2023..! hedeflerinden vazgeçerek, 2027 Türk-Amerikan Savaşına hazırlansalar çok iyi olacak. Kısacası Türkiye Cumhuriyetinin kolonlarıyla uğraşmaktan vazgeçsinler. Aksi takdirde kendileri de enkazın altında kalır. Milleti ayrıştırarak hiç bire hedefe ulaşamazlar.

Şimdi olay ne; 2019' da Başkanlık referandumu var, sanki 1919' a nazire yapar gibi... Üstüne 2023 hedefleri var; aslında ne olduğu da tam belli değil. Güya inşaat, teknoloji falan filan trişkadan hikaye anlatıyorlar da... lakin bizler tahmin edebiliyoruz ki; 2023 Cumhuriyetin yıkılış tarihidir. Peki Amerikalı' nın öngörüsü ne? 2017-2017 arası iç çatışma ortamı! Peki bu 10 yılın içerisinde 2019 ve 2023 de var mı?

Kısacası elin Amerikalısı bir öngörüde bulunurken -afedersiniz- kıçından uydurmuyor. Ülkenin fay hatlarını veya zayıf noktalarını hesaba katarak analiz yapıyor. Şayet hesap tutmazsa, bu seferde fay hatlarına kendisi müdahale edecektir.

Kısacası Türk-Amerikan savaşına bu hükumetle girilmez. Türk milleti eninde sonunda bu adamları sırtından atıp beladan kurtulacaktır. Onların gitmeden önce yapacakları tek bir hayırlı iş olabilir; O da FETÖ belasından milleti kurtarmak. Çünkü onlardan başkasının kurtaramayacağı belli oldu. Teşbihte hata olmaz derler; dinsizin hakkından imansız gelir hesabı... Valla bu FETÖ' nün hakkından da gelse gelse AKP hükumetleri gelir. Ne de olsa, mandacıların ne işler çevirdiğini en iyi onlar biliyor.

Türk-Amerikan Savaşı için; şimdiden gazamız mübarek olsun diyelim:)
Noktasına virgülüne kadar katılıyorum.Bizi yönetenler bu durumun farkında değiller mi anlamıyorum. Farkında olmalarına rağmen böyle tehlikleli bir oyun oynuyorlarsa ve sonucunda iç savaşa sürüklenirsek esaddan ne farkları kalır? Bunu bile bile ülkeyi iç savaşa sürüklüyorlarsa bu ihanet değil de nedir? Bu sorular sürekli aklıma geliyor. Umarım farkında değillerdir ve farkına varırlar. Pembe hayallerin artık gerçek olamayacağı çok aşikar. Ekonomik olarak 2023 hedeflerinin şimdiden çok çok gerisinde kaldık ve o hedeflerin artık tutmayacağı gün gibi aşikar. Yeni Türkiye söyleminin ne kadar hayal ürünü olduğunu farkedip o söylemden vazgeçtikleri gibi bu bahsettiğiniz tehlikeli hareketlerden de umarım vazgeçerler...


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 30 Tem 2017, 01:23 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 400
Yaş: 39
Alıntı:
. Onların gitmeden önce yapacakları tek bir hayırlı iş olabilir; O da FETÖ belasından milleti kurtarmak. Çünkü onlardan başkasının kurtaramayacağı belli oldu. Teşbihte hata olmaz derler; dinsizin hakkından imansız gelir hesabı... Valla bu FETÖ' nün hakkından da gelse gelse AKP hükumetleri gelir. Ne de olsa, mandacıların ne işler çevirdiğini en iyi onlar biliyor.
Hayel görmeyin.

Kimse suç ortağının yargılanmasını istemez!

Asıl adamları üsküdarı geçti , elde olanlar ayak takımı, esas adam yargılanırsa mahkemede anlatılacaklardan birçok eski yoldaş parsel parsel peşkeş çekende yargılanır.

Yalan dinlemeye ne zaman doyacaksınız?

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 30 Tem 2017, 01:45 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 29 Tem 2012, 03:34
Mesajlar: 372
Yaş:
Yargı elinde olduktan sonra suç ortağının ağzından çıkan sözlerin bir anlamı yok. Delil karartır ya da iftira der geçer. Zira yapmadıkları şey değil.

_________________
Today's lesson will be pain.

Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 30 Tem 2017, 02:00 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2418
Yaş:
Alıntı:

...Yalan dinlemeye ne zaman doyacaksınız?
Olgular üzerinden konuşmak lazım. TSK bünyesinden şu kadar kişi ayıklanmışsa, efendime söyleyeyim; bürokrasiden, akademi camiasından, basın yayın camiasından falan...şu kadar kişi tutuklanmışsa; FETÖ' nün mal varlıklarına da büyük ölçüde el konulmuşsa, yargılamalar da halen devam ediyorsa... Bu durumda ''yalan dinlediğimizi'' düşünmüyorum.

Evet FETÖ' nün siyasi ayağına dokunulmadı. Bir takım kişiler de serbest bırakıldı bunları görüyoruz. Ve ayrıca, herkesin tahmin ettiği belediye başkanları da halen ortalıkta dolanıyor... Bunlar da ortadadır. Kararnameler ile şu kadar yanlış işler de yapılmıştır, TSK' nın emir komuta zinciri de tahrip edilmiştir falan... Bunları görüyoruz, biliyoruz.

Zaten AKP iktidarı hangi işi dört dörtlük yapmış ki! tarihte örneği yoktur. Adamlarda devlet kültür yok, devlet adamlığı bilinci yok, devlet adamlığı ciddiyeti yok, öngörü yok, bilgi birikim yok; haa ne var? kısa günün kârı; para-pul işlerinden iyi anlarlar (!) Orası ayrı dava...

''Kimse suç ortağının yargılanmasını istemez '' diyorsunuz; peki suç ortağının gelip gırtlağına çökmesini ister mi?

Adamlar ''yolsuzluklar'' üzerinden yargılama yapmıyor ki; darbe girişimi ve silahlı terör örgütü mensubu olmak suçlamasıyla yargılama yapıyor. AKP' nin yolsuzlukları başka davaların konusu olacaktır. Bir de bakmışsınız; nasıl FETÖ' nün bütün mal varlığına el konulmuşsa; gün gelir onlarında bütün mal varlığına el konulabilir. Bir de bakmışsınız nişan yüzüklerinden başka mal varlıkları kalmamış (!) Burası Türkiye; olur mu olur... Hep kötü şeyler olacak değil ya! Gün olaaaaaa, devran döne.

Bu yaşanan süreç neyi gösterdi derseniz? En büyük kazancımız, FETÖ' nün din propagandasıyla milleti kandırması engellenmiştir. Düşünsenize; Çıkıp da '' Başörtülü bacımıza Taksim meydanında saldırdılar'' diye propaganda yapmış olsalardı mesela... Artık bunu yapabilir mi? Değil başörtülü, cübbeli, sarıklı, takunyalı, çember sakalı olsa bile artık O propagandaları yapamazlar. Çünkü mücadele ettiği kesim de aynı yolun yolcusu. Diyelim ki FETÖ ile mücadeleyi Kemalistler yapıyor görüntüsü olsaydı; Allahhhh yandık...! ''Camiyi Ahır Yaptılar, Sarıklı Hocaları Astılar, Ekmeği Karneye Bağladılar, Arapça Ezanı Yasakladılar...'' diye bir propaganda yaparlardı ki, ondan sonra; Hüloğğğğğğ...! Ayıklayabilirsen, ayıkla pirincin taşını. İşte AKP, tam da O işe yarıyor. Bilmem anlatabildim mi?

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 30 Tem 2017, 12:38 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eyl 2012, 14:17
Mesajlar: 237
Yaş:
AKP ve Gülen Cemaati birbirinden belli çizgilerle ayrılabilecek şeyler değildir. Tam tersine FETÖ AKP'ye içkindir. FETÖ aslında AKP'nin kuruluş ruhudur, özüdür. Bir FETÖ'cü aynı zamanda bir AKP'lidir, eskiden değil hala da öyledir. FETÖ'nün karşı olduğu da AKP değil, Erdoğancılardır. Erdoğan + Gülen Cemaati = AKP'dir işin özü. 15 Temmuz da AKP'yi (AKP de devleti temsil ettiğinden, devleti) kim yönetecek savaşıdır. Savaşı Erdoğan kazanmıştır. AKP'yi Erdoğan'la birlikte kuran kadronun çoğu bu darbeye şiddetle karşı çıkmamıştır, hatta sessiz kalmıştır (Bu benim izlenimim). FETÖ'nün siyasi ayağına hiçbir zaman girilmeyecek. Çünkü bu işin siyasi ayağına girildiğinde ortada AKP adına Erdoğan ve çevresindeki grup dışında pek kimse kalmayabilir. Bu yüzden AKP eliyle adam akıllı bir FETÖ soruşturması yürütülemez. Sadece darbe yapan askerler gibi günübirlik tehditler yok edilir, eninde sonunda işin suyu çıkar, gösterişe, şova ve FETÖ'yle alakasız muhalifleri sindirme aracına dönüşür her şey.

_________________
Resim
"Kendini kısıtlamadan, kontrolü olmadan, duygu bir kaostur." Equilibrium


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 31 Tem 2017, 00:44 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 30 Eki 2016, 20:27
Mesajlar: 195
Yaş: 30
Sayın trmilitary üyeleri
Bazı yazar arkadaşlar yazılarında iç savaş tehlikesinin sıfıra indiğini ima ediyorsa ben buna katılmıyorum. Katılmamam için de bir takım naçizane iyi nedenlerim olduğunu düşünüyorum.

Öncelikle şu FETÖ tehlikesi meselesi var. FETÖ ve bağlantılı gruplar 5-10 yılın meselesi değil. Burada en az 40 yıl boyunca devletin içine çeşitli şekillerde sızan ve en sonunda göstere göstere devleti bütünüyle ele geçirmek için kalkışma cesaretini bulan bir örgüt var. Bu örgüt ülkenin genlerine işlemiş. 40 yıllık kanseri bir iki yıllık OHAL ile devletten tamamen sökebilmek de imkansıza yakın. Belki bir nesil geçmesi gerekecek o tehlikeyi sıfıra indirmek için. Bunu neden söylüyorum derseniz, cemaat evleri, daha doğrusu terörist evleri ve benzeri ideolojik kamplarda siyasal, dini ve ideolojik olarak amiyane tabirle ganbang'e uğramış, threesome yemiş insan topluluğu inanın az değil. Bu itleri şimdi kurumlarımızdan şükür ki temizlemeye başladılar. Ancak bu temizleme ne kadar başarılı olur belli değil. Dahası bu CIA itlerinin gelecekte bir emirle başta doğu şehirleri olmak üzere büyük provakatif terör saldırıları düzenlemeyeceğinin (ve AB ve batı merkezli basın gruplarının bu konuda geçmişte yaptıkları gibi Türkiye'yi suçlamayacağının) bir garantisi yok.

Dahası FETÖ'ye gelinceye kadar başka bir durum da şu ki, NATO'nun Türkiye gibi bir ülkeyi elinden kaçırmamak için bir rol verdiği tek grup FETÖ'cüler olmasa gerek. Geçen aylarda Rus büyük elçisini herkesin gözü önünde öldürdüler. Süreç o noktaya gelinceye kadar kimsenin de haberi olmamışa benziyor. İdeolojik olarak beyni yıkanmış insan sürüsü daha fazla olsa gerek ki bunların daha büyük provakatif eylemler yapmaya meyilli olması her zaman mümkün.

Ek olarak ne yazık ki bu topraklar çok fena halde menfaatçi vatan haini çıkarıyor. Her gün güvenlik güçlerimiz başka bir IŞİD Terör Örgütü hücresine operasyon düzenliyor mesela. Dolayısıyla tedbiri elden bıraktığın anda her yanda IŞİD Terör Örgütü olur başka bir terörist örgütlenmeye ait olur terörist hücreler oluşmaya başlar. Kaldı ki coğrafyamız da buna müsait. Bakıyorsun İspanya'ya adamların bir komşusu Portekiz, diğeri Fransa. Bakıyorsun Almanya'ya, adamların komşuları Fransa, Danimarka, Polonya falan. Az çok oturmuş ve asayişi sağlamış ülkeler. Sonra bir bakıyorsun Türkiye'ye, arkadaş, ülkenin çevresi devlet demeye bin şahit ülkelerle dolu. Suriye bitti. Irak zaten hiçbir zaman devlet olamamıştı. Ermenistan zaten ileri Rus üssü olmaktan öte bir işlevi olmayan yerleşim bölgesi. Yunanistan deseniz, batı etkisine en fazla açık yerleşim yeri. Pek çok adasında terörist kamplar olduğu biliniyor. Devlet zaten batı tarafından ele geçirilmiş. Son zamanlarda Türkiye'ye dayılanıp durmasını da halk iradesi olarak değil, devletin ve ordunun içine sızmış batı meyilli siyasetçiler ve generallerin varlığına veriyorum. Oraların da kendine göre FETÖ'leri var yani. Bizim buralarda Türkiye dışında devlet diyebileceğimiz bir İran var ki o da hem yarım yamalak bir devlet hem de bir darbeyle bir kaç parçaya bölünebilecek durumda. Mısır desen, adamlarda bir Sina yarımadası var ki, terör yarımadası. Lübnandır, Suudi Arabistan'ıdır, Kafkaslardır, şudur budur. Barışın erdemini bilmeyen tonlarca halklar. Yani coğrafyamızda ciddi bir asayiş sorunu var. Böyle bir coğrafyada terör hücreleri çıkmasın da ne yapsın ki adamlar Fransa'nın göbeğinde bile istediklerinde bomba patlatabiliyorlar veya başka atraksiyonlara girişebiliyorlar.

Bir başka sorun da şu ki bir yeri çevrelediğin zaman direk devlet olmuyorsun. Suriye ve Irak bunun en açık örneğidir. Devlet demek yol demektir, köprü demektir. Baraj demektir. Okul, hastane, karakol, tugay, emniyet müdürlüğü demektir. Televizyon demektir, iletişim demektir. Devlet demek devlet kurumlarının örgütlenmesi demektir. Ancak kaç yıllık ülkeyiz doğuda hala kafanı 360 derece döndürsen bir devlet binasına veya devletle ilgili herhangi bir işarete, en azından bir bayrak direğine sahip olmayan yerlerimiz var ne yazık ki. E böyle bir durumda buraların insanları her türlü dış etkiye açık olur. Bunu en iyi görenler de oralarda askerlik vazifesini yerine getiren veya öğretmenlik için oralara atananlardır. Benim eşim doğuda bir ilin köyüne öğretmen olarak atanmıştı. Eş durumundan yanıma, batıya çekene kadar o 1.5 yılda neler çektiğini bir ikimiz ve ailelerimiz bilir. Yani buraların provakasyona falan gelmeyeceğinin bir garantisi şimdilik yok. Bu bakımdan kurumsallaşmanın doğuya doğru iyice ilerlemesi ve devlet otoritesinin görünmediği hiçbir yerin bırakılmaması gerekiyor.

Son olarak, eskiden vatandaş bir tabak aşım, kaygısız başım kafasında iyi kötü idare ediyordu. Mesela 1970'lerde Kıbrıs meselesi yüzünden yediğimiz ambargolar milleti öyle pek de etkilememiştir. Niye? Adam şehirde tutunamazsa köyüne gitmesini biliyordu. Ekmeğini peynirini, sebzesini, meyvesini falan yine kırsaldan ediniyordu. Olmadı akrabalarının yanına taşıyordu falan. Öyle garip bir toplumsal aile yapımız vardı. Sonra Özal dönemidir, gümrük birliği meselesidir falan derken, ülke BMW, mercedes, iphone falan filan kaynamaya başladı. İnsanlarda, yaşam standartlarında artış algısı var. Şehirleşme var. Ülke böyle şartlar altında ambargoda kaldığında ne olacak, toplum nasıl bir tepki verecek, galeyana gelip birbirlerine girmeye başlayacak mı belli değil. Yani o anlamda bir test henüz görmedik. Umarım ki görmeyiz de. Hadi ABD'yi geçelim. Adamların zaten bir ton derdi var (başta Çin olmak üzere). O yüzden Türkiye'yi en kötü durumda bile kaybetmek istemez. Global ortamda bir cepheyi daha kaybetmek olur bu onlar için. Ancak Avrupa birliği ülkelerinin gelecekteki pozisyonundan ben emin değilim ve kötü ekonomik şartlar bir ülke için her zaman iç savaş veya en azından anarşi ortamı tetikleyicisidir.

Bunların düşününce Türk devletinin ve Türk milletinin tedbiri elden bırakacağı bir zamanda değiliz. Belki bir yüzyıl sonra bu coğrafya azıcık rahatlayabilir ancak ben ondan bile emin değilim. O yüzden iç savaş tehlikesi veya en azından anarşi ortamı olasılığı her zaman vardır. Biraz uzun yazdım kusura bakmayın. Benim naçizane kanaatim bu yönde.

_________________
Zorlukların Arasından Yıldızlara!..


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 01 Ağu 2017, 22:05 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:26
Mesajlar: 2015
Yaş:
Alıntı:
Sayın trmilitary üyeleri
Bazı yazar arkadaşlar yazılarında iç savaş tehlikesinin sıfıra indiğini ima ediyorsa ben buna katılmıyorum. Katılmamam için de bir takım naçizane iyi nedenlerim olduğunu düşünüyorum.
Yazar arkadaşlar denilenler kim orasını anlamadım ama (köşe yazarları mı?) onların görüşlerinin karşısına bu kadar zayıf ve neredeyse boş sözlerle çıkılmaz. İç savaş tehlikesi var diyorsanız;

-kim kiminle savaşacak
-ne zaman savaşılacak
-ne amaçla savaşılacak
-ne çerçevede savaşılacak (iç/dış destekler-ittifaklar)
-güçsüz taraf savaşı ne kadar sürdürebilecek

gibi hususlara değinmeniz gerekir.

_________________
Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 02 Ağu 2017, 23:17 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 30 Eki 2016, 20:27
Mesajlar: 195
Yaş: 30
Sayın ilhan
Zayıf ve hatta neredeyse boş ihtimaller hakkında konuştuğumu zannetmiyorum.
Buna ek olarak verdiğiniz listedeki maddeler ve (hatta daha fazlasının) yanıtlarını buraya bir takım nedenlerden dolayı açık açık yazmaktan kaçınıyor olmam bunların yanıtsız olduğu anlamına da gelmiyor.
Ancak, madem bu kadar soyut soyut konuşma, meseleyi somutlaştır diye bana yükleneceksiniz, ben o zaman şu videoyu hatırlatacağım: https://www.youtube.com/watch?v=07_PfV9y8oI
Bu görüntülerin üzerinden fazla uzun zaman geçmedi. Aradan geçen zaman içinde biz sinekleri yok ettik. Ancak bataklık orada duruyor ve güçsüz bir anımızı kollamaya devam ediyor. Bunun siz de farkındasınız diye tahmin ediyorum.

_________________
Zorlukların Arasından Yıldızlara!..


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 03 Ağu 2017, 17:11 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2090
Yaş:
Alıntı:
Sayın ilhan
Zayıf ve hatta neredeyse boş ihtimaller hakkında konuştuğumu zannetmiyorum.
Buna ek olarak verdiğiniz listedeki maddeler ve (hatta daha fazlasının) yanıtlarını buraya bir takım nedenlerden dolayı açık açık yazmaktan kaçınıyor olmam bunların yanıtsız olduğu anlamına da gelmiyor.
Ancak, madem bu kadar soyut soyut konuşma, meseleyi somutlaştır diye bana yükleneceksiniz, ben o zaman şu videoyu hatırlatacağım: https://www.youtube.com/watch?v=07_PfV9y8oI
Bu görüntülerin üzerinden fazla uzun zaman geçmedi. Aradan geçen zaman içinde biz sinekleri yok ettik. Ancak bataklık orada duruyor ve güçsüz bir anımızı kollamaya devam ediyor. Bunun siz de farkındasınız diye tahmin ediyorum.
Aman yazmaktan kaçın sonra CIA sana güdümlü bombe sallar IP adresinden bulup.
Açık açık yazarsın referansları ile ciddiye alır okuruz öğreniriz. Öyle havaya konuşup genel biliyorsunuz siz zaten demekle olmaz.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 06 Ağu 2017, 07:31 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:26
Mesajlar: 2015
Yaş:
Alıntı:
Zayıf ve hatta neredeyse boş ihtimaller hakkında konuştuğumu zannetmiyorum.
Ben de böyle bir şey söylemedim zaten. Sağlam ve dolu ihtimallerden bahsetseniz dahi ortaya somut bir gösterge koymuyorsunuz, bu nedenle söylediklerinizin eleştirilir, desteklenir, cevaplanır veya herhangi bir şekilde etkileşime girilir yanı yok. Buna "boş konuşmak" deniyor. Madem ki bildikleriniz var, bunları açıklamak yerine boş konuşmak gereksizdir, ne size ne de okuyana bir faydası olmaz.

Aşağıya eklediğim yazıyı okuyun. Adam havuz medyasında olmasına rağmen cibiliyeti yettiğince yazmış. Siz de görüşünüzü buna benzer şekilde, anlaşılır olarak öne sürün ki bir işe yarasın.
Kod:
Heyecanla yaşıyoruz ama hızla da unutuyoruz...
O halde...
4 Ocak 2010'da Tunus'un Sidi Buzid şehrinde parlayan ve ardından Arap Baharı'nı başlatan ateşi hatırlatayım.
Muhammed Buazizi üniversite mezunu bir işsizdi. Ailesinin geçimini seyyar satıcılık yaparak sağlıyor ve mahallesindeki yoksullara yardım ettiği için çok seviliyordu.
Ama zabıtalar ve polisler Buazizi'yi canından bezdirmişlerdi.
Sonunda canına tak etti Buazizi'nin...
Gitti valilik binasının önünde "ekmeğimi nasıl kazanmamı bekliyorsunuz?" diye bağırdı ve üzerine benzin döküp tekbir getirerek kendini ateşe verdi.
Sonrasının çığ gibi geldiğini bilmeyen yok.

***
Bunları anlatırken vurgulamam gerekir: Bin Ali ve lanetli rejimi elbette umurumda değil.
Ama bugün Arap Baharı üzerine çalışan pek çok uzman Buazizi'nin başına gelenlerin yabancı istihbarat örgütlerinin aylar süren çalışmalarının bir sonucu olduğunu iddia ediyor.
Toplumsal hoşnutsuzluğu arttırma teknikleri deniyor bunlara.
Zaten dosyalar on, on beş yıl sonra açıldığında Arap Baharı'nı şöyle veya böyle savunanların mahcup olacağını söyleyen çok.
Şimdi bunları yazarken...
İster istemez dönemin Fransa Dışişleri Bakanı Alliot-Marie'nin Tunus Devlet Başkanı Bin Ali'yi arayıp dedikleri aklıma geliyor: "Amerikalılar inisiyatifi ele aldılar. Gelişmelerden bizi de çok zamandır haberdar etmediklerini şimdi anlıyoruz, size ülkeyi terk etmekten başka yol kalmadı, tavsiyemiz budur!"
***
Esas anlatmak istediğimi anlamışsınızdır...
Yaklaşık beş aydır garip bir rüzgâr esiyor memlekette...
Zabıtalar azıcık kafa tutmaya kalkışan seyyar satıcılara vahşice saldırıyor. Güvenlikçiler sokak çalgıcısı, şu bu, kimi yakalarlarsa raporluk ediyor. Simitçi çocuklar sanki işkence odalarına sokulup bir de videoya çekiliyor.
Bu nokta geçiştirilemez...
Çünkü "çalışılmış" bir şeyler şüphesi uyandırıyor olup bitenler.
Sanki hepsi de özellikle sosyal medyada yankı bulsun diye "sahneye" konuyor!

_________________
Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 06 Ağu 2017, 10:38 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 14 Şub 2016, 16:49
Mesajlar: 387
Yaş:
Alıntı:
Sayın trmilitary üyeleri
Bazı yazar arkadaşlar yazılarında iç savaş tehlikesinin sıfıra indiğini ima ediyorsa ben buna katılmıyorum. Katılmamam için de bir takım naçizane iyi nedenlerim olduğunu düşünüyorum.

Öncelikle şu FETÖ tehlikesi meselesi var. FETÖ ve bağlantılı gruplar 5-10 yılın meselesi değil. Burada en az 40 yıl boyunca devletin içine çeşitli şekillerde sızan ve en sonunda göstere göstere devleti bütünüyle ele geçirmek için kalkışma cesaretini bulan bir örgüt var. Bu örgüt ülkenin genlerine işlemiş. 40 yıllık kanseri bir iki yıllık OHAL ile devletten tamamen sökebilmek de imkansıza yakın. Belki bir nesil geçmesi gerekecek o tehlikeyi sıfıra indirmek için. Bunu neden söylüyorum derseniz, cemaat evleri, daha doğrusu terörist evleri ve benzeri ideolojik kamplarda siyasal, dini ve ideolojik olarak amiyane tabirle ganbang'e uğramış, threesome yemiş insan topluluğu inanın az değil. Bu itleri şimdi kurumlarımızdan şükür ki temizlemeye başladılar. Ancak bu temizleme ne kadar başarılı olur belli değil. Dahası bu CIA itlerinin gelecekte bir emirle başta doğu şehirleri olmak üzere büyük provakatif terör saldırıları düzenlemeyeceğinin (ve AB ve batı merkezli basın gruplarının bu konuda geçmişte yaptıkları gibi Türkiye'yi suçlamayacağının) bir garantisi yok.

Dahası FETÖ'ye gelinceye kadar başka bir durum da şu ki, NATO'nun Türkiye gibi bir ülkeyi elinden kaçırmamak için bir rol verdiği tek grup FETÖ'cüler olmasa gerek. Geçen aylarda Rus büyük elçisini herkesin gözü önünde öldürdüler. Süreç o noktaya gelinceye kadar kimsenin de haberi olmamışa benziyor. İdeolojik olarak beyni yıkanmış insan sürüsü daha fazla olsa gerek ki bunların daha büyük provakatif eylemler yapmaya meyilli olması her zaman mümkün.

Ek olarak ne yazık ki bu topraklar çok fena halde menfaatçi vatan haini çıkarıyor. Her gün güvenlik güçlerimiz başka bir IŞİD Terör Örgütü Terör Örgütü hücresine operasyon düzenliyor mesela. Dolayısıyla tedbiri elden bıraktığın anda her yanda IŞİD Terör Örgütü Terör Örgütü olur başka bir terörist örgütlenmeye ait olur terörist hücreler oluşmaya başlar. Kaldı ki coğrafyamız da buna müsait. Bakıyorsun İspanya'ya adamların bir komşusu Portekiz, diğeri Fransa. Bakıyorsun Almanya'ya, adamların komşuları Fransa, Danimarka, Polonya falan. Az çok oturmuş ve asayişi sağlamış ülkeler. Sonra bir bakıyorsun Türkiye'ye, arkadaş, ülkenin çevresi devlet demeye bin şahit ülkelerle dolu. Suriye bitti. Irak zaten hiçbir zaman devlet olamamıştı. Ermenistan zaten ileri Rus üssü olmaktan öte bir işlevi olmayan yerleşim bölgesi. Yunanistan deseniz, batı etkisine en fazla açık yerleşim yeri. Pek çok adasında terörist kamplar olduğu biliniyor. Devlet zaten batı tarafından ele geçirilmiş. Son zamanlarda Türkiye'ye dayılanıp durmasını da halk iradesi olarak değil, devletin ve ordunun içine sızmış batı meyilli siyasetçiler ve generallerin varlığına veriyorum. Oraların da kendine göre FETÖ'leri var yani. Bizim buralarda Türkiye dışında devlet diyebileceğimiz bir İran var ki o da hem yarım yamalak bir devlet hem de bir darbeyle bir kaç parçaya bölünebilecek durumda. Mısır desen, adamlarda bir Sina yarımadası var ki, terör yarımadası. Lübnandır, Suudi Arabistan'ıdır, Kafkaslardır, şudur budur. Barışın erdemini bilmeyen tonlarca halklar. Yani coğrafyamızda ciddi bir asayiş sorunu var. Böyle bir coğrafyada terör hücreleri çıkmasın da ne yapsın ki adamlar Fransa'nın göbeğinde bile istediklerinde bomba patlatabiliyorlar veya başka atraksiyonlara girişebiliyorlar.

Bir başka sorun da şu ki bir yeri çevrelediğin zaman direk devlet olmuyorsun. Suriye ve Irak bunun en açık örneğidir. Devlet demek yol demektir, köprü demektir. Baraj demektir. Okul, hastane, karakol, tugay, emniyet müdürlüğü demektir. Televizyon demektir, iletişim demektir. Devlet demek devlet kurumlarının örgütlenmesi demektir. Ancak kaç yıllık ülkeyiz doğuda hala kafanı 360 derece döndürsen bir devlet binasına veya devletle ilgili herhangi bir işarete, en azından bir bayrak direğine sahip olmayan yerlerimiz var ne yazık ki. E böyle bir durumda buraların insanları her türlü dış etkiye açık olur. Bunu en iyi görenler de oralarda askerlik vazifesini yerine getiren veya öğretmenlik için oralara atananlardır. Benim eşim doğuda bir ilin köyüne öğretmen olarak atanmıştı. Eş durumundan yanıma, batıya çekene kadar o 1.5 yılda neler çektiğini bir ikimiz ve ailelerimiz bilir. Yani buraların provakasyona falan gelmeyeceğinin bir garantisi şimdilik yok. Bu bakımdan kurumsallaşmanın doğuya doğru iyice ilerlemesi ve devlet otoritesinin görünmediği hiçbir yerin bırakılmaması gerekiyor.

Son olarak, eskiden vatandaş bir tabak aşım, kaygısız başım kafasında iyi kötü idare ediyordu. Mesela 1970'lerde Kıbrıs meselesi yüzünden yediğimiz ambargolar milleti öyle pek de etkilememiştir. Niye? Adam şehirde tutunamazsa köyüne gitmesini biliyordu. Ekmeğini peynirini, sebzesini, meyvesini falan yine kırsaldan ediniyordu. Olmadı akrabalarının yanına taşıyordu falan. Öyle garip bir toplumsal aile yapımız vardı. Sonra Özal dönemidir, gümrük birliği meselesidir falan derken, ülke BMW, mercedes, iphone falan filan kaynamaya başladı. İnsanlarda, yaşam standartlarında artış algısı var. Şehirleşme var. Ülke böyle şartlar altında ambargoda kaldığında ne olacak, toplum nasıl bir tepki verecek, galeyana gelip birbirlerine girmeye başlayacak mı belli değil. Yani o anlamda bir test henüz görmedik. Umarım ki görmeyiz de. Hadi ABD'yi geçelim. Adamların zaten bir ton derdi var (başta Çin olmak üzere). O yüzden Türkiye'yi en kötü durumda bile kaybetmek istemez. Global ortamda bir cepheyi daha kaybetmek olur bu onlar için. Ancak Avrupa birliği ülkelerinin gelecekteki pozisyonundan ben emin değilim ve kötü ekonomik şartlar bir ülke için her zaman iç savaş veya en azından anarşi ortamı tetikleyicisidir.

Bunların düşününce Türk devletinin ve Türk milletinin tedbiri elden bırakacağı bir zamanda değiliz. Belki bir yüzyıl sonra bu coğrafya azıcık rahatlayabilir ancak ben ondan bile emin değilim. O yüzden iç savaş tehlikesi veya en azından anarşi ortamı olasılığı her zaman vardır. Biraz uzun yazdım kusura bakmayın. Benim naçizane kanaatim bu yönde.
Herkesin bildigi fakat kimsenin kabul etmek istemedigi bir gercek var:

72 millet bir arada yasayamaz.

Hele de bu 72 millet bir de din baglaminda ayrismissa.

Milliyet - Din v.s. gibi konularda homojen olmak bir ulkenin kalkinmasi ve duzgun yasamasi icin yeter neden degildir ama gerek nedendir.

Batiya bakip da ,"bak onlar da cok kulturlu - milletli" diyenler bu durumun batinin cokus asamasinda ortaya ciktigini ya bilmiyorlar ya da bunu soylemek islerine gelmiyor. 3 maymunu oynuyorlar.

Sabah aksam "cok kulturluluk" muhabbeti yapanlarin yasamak istedikleri ulke diyince verdikleri ornek : Iskandinav ulkeleri. Yani son 15 yila kadar nufusu - hayat gorusu v.s. tamamen homojen olan ulkeler. Simdi ise George Clooney gibi iki yuzluler "Avrupa'ya multeci aliminda sinir olmamalidir" dediklerini unutup, "ay bu Londra cok guvensiz oldu, cocuklari alip Trump'in Los Angeles'ina tasinalim" diyebiliyorlar. Como Golundeki villasini da satiyormus zaten. Como golunde bile Afrikali ve Ortadogulu gocmenler gorulmeye baslamis.

Velhasili Turkiye Cumhuriyeti kurulusundan itibaren bu konulara bir cizgi cekip "Turk" ust kimliginde bulusturmak istedi insanlari. Bunu yapma yolu dogruydu - yanlisti tartisilir fakat dogru bir karardi. Ustelik de etnik kimlige, kasina gozune bakilmaksizin yapilmaya calisildi bu.

Bir yandan da dini olarak birlik saglanarak tekke-seyh-cemaat etkisi kirilmak istendi ama olmadi.

Sonucta kimsenin bagliliginin olmadigi, aidiyet hissetmedigi bir ulkenin kalkinmasi da mumkun degildir, askeri dahil hic bir alanda basarili olmasi da mumkun degildir.

Beni sevindiren tek konu Almanya dahil batinin da ayni duruma dusmus olmasi.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 10 Ağu 2017, 21:23 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 12 Tem 2012, 16:58
Mesajlar: 1494
Yaş:
Kaynak olmaksızın veya yasaklı kaynaklardan haber eklemeyin lütfen.
dr.911


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 10 Ağu 2017, 22:06 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Tem 2015, 20:52
Mesajlar: 378
Yaş:
Alıntı:
Haberin kaynağı nerede ?
Ben de okumuştum bu makaleyi geçen gün. Kaynak bu.

http://www.express.co.uk/news/world/838 ... apon-fears

_________________
Someone Over 50 You Can Trust (F4 Phantom II 2020 Terminator)

Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 10 Ağu 2017, 23:22 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 04:19
Mesajlar: 220
Yaş:
Bende buna şaşırıyorum arkadaş. Dünya bu nükleer silah sahibi olan 3 5 ülkenin dünyasımı acaba ? Hangi had ile hesap soruyor bu ülkeler ? Tutki öyle bir çalışmamız var kime ne. Atom bombası yapıp japonların üzerinde en kalabalık saati kullanıp 100 binlerce insanı öldürüp etkisi nasılmış diye filme çeken ülke mi karışıcak bize yoksa avrupanın şımarık fransası mı ? Gerekirse oluruz yani. Pakistandan, Hindistandan, İstanbul kadar israilden ne eksiğimiz varmış. Sinirlendim bak. Büyük hilmi burda art niyet arar, şaibeli bulur.

_________________
I'll Show you the Dark Side...


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 11 Ağu 2017, 09:38 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 14:25
Mesajlar: 3232
Yaş:
Malum ülkenin zaytung tadında haber kaynaklarını dikkate almam. Abd den icazet almadan çişe gidilemeyen bir yerde olmaz. Olması gerekir mi evet.

_________________
Resim
Death Star da sıkışıp kalmış stormtrooper


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 15 Ağu 2017, 15:23 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 12 Tem 2012, 16:58
Mesajlar: 1494
Yaş:
İran Genelkurmay Başkanı 1979'dan bu yana ilk defa Türkiye'ye ziyarete geliyor.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Askeri gündem
MesajGönderilme zamanı: 16 Ağu 2017, 16:12 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 12 Tem 2012, 16:58
Mesajlar: 1494
Yaş:
Dün İran Genelkurmay Başkanı Türkiye'ye gelmişti. Şimdi de Rusya GK Başkanı geliyormuş. ABD GK Başkanı Dunford ise Çin'de.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 149 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 1 2 3

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 17 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye