TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 30 Mar 2017, 03:47

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 165 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 1 2 3 4 Sonraki
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 19 Kas 2013, 23:12 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 14 Nis 2013, 15:22
Mesajlar: 1541
Yaş:
Alıntı:
İran'dan Türkçe mesaj!

İran Dışişleri Bakanı Javad Zarif ilk kez Türkçe altyazılı bir mesaj yayınladı.

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=IqiXWLH0msM[/youtube]


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 20 Kas 2013, 00:10 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 03 Ağu 2012, 22:31
Mesajlar: 150
Yaş:
Sayın İce man ve diğer üstadlara bir sorum var? İran ile ilgili nükleer müzakereler tamamıyla ne zaman bitecek? Çünkü medya'da herhangi bir bilgi verilmiyor. Belki de İsrail'in bekleme nedeni müzakerelerin sonuçlanması. Cevap verirseniz sevinirim.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 20 Kas 2013, 18:44 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 18 Oca 2013, 13:48
Mesajlar: 1521
Yaş:
Konu müzakerelerin ne zaman biteceği değil ama Sayın Iceman'la alakalı bir kaç yazışmamız oldu. Burada:

viewtopic.php?f=66&t=27&start=1125

Fakat devam etmek için, refere ettiğim yer değil, bu başlık daha uygun.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2013, 00:39 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:00
Mesajlar: 1473
Yaş:
Alıntı:
Benim anlamadığım nokta madem barışçıl bir program ve barıştan yanasınız peki neden her fırsatta devletin en üst kademesi dahi İsrail haritadan silinecek diye beyanat veriyorlar ? İsrail,İran'ın varlığına karşı birşey demezken,alehinde propaganda yapmazken İran,her mevkide İsrail yokedilmeli diyerek düşmanlık yapıyor? Siz İsrail yerinde olsanız varlığınızı bu kadar açıktan tehdit eden bir ülkenin nükleer silah üretmesine göz yumarmıydınız?
Israilin acikca yok olmasi gerektigini devletin ust kademeleri soylemiyor, daha cok Ahmedinejad zamaninda kendisi taarfindan dile getirilen bir olay idi, Tipki holokost gibi. Hatta Dr. Ruhaninin son BM konusmasina dikkat etseydiniz kendisi Siyonizm rejim bile demedi ve Israil kelimesini kullandi.

Tabi Israil Iran`in dusmanidir o baska.
Alıntı:
- Ancak doğalgaz santrallerinin neden daha iyi bir alternatif olmadığını izah ederken, sadece yöneticilerin ileriyi düşündüklerini belirtmekle yetinmiş. İşte bu hiç makul bir gerekçe değil. Yahu İran devasa doğalgaz yataklarının üstünde oturuyor. Üstelik yeterli arama yapıldığını, tüm rezervlerin belirlendiğini de hiç sanmıyorum. Şimdi uzun boylu araştırmaya vaktim yok ama kaba bir tahminle bile olsa hiç değilse 200 yıl hem kendine yetecek, hem ihraç edecek doğalgazı çıkarabilir herhalde? Kayagazı, derin sondaj gibi yeni teknolojileri de hesaba katarsak böyle olmalı. Yine uzun boylu hesap kitap yapamayacağım ama üretici bir ülke olarak, doğalgazın İran için nükleere göre daha ucuz bir seçenek olduğunu tahmin etmek zor değil. Deneme reaktörleri filan önemli değil. Büyük nükleer santraller ancak devasa yatırımlarla inşa edilebilir. Ne yani? İranlı yöneticiler 150 - 200 yıl sonrasını mı dert ediyor? Üstelik bugün halklarının bu kadar büyük sıkıntılar çekmesini göze alarak? Güldürmeyin beni!.. 150 - 200 yıl sonra ne olacağını, hangi alternatif teknolojilerin ve enerji kaynaklarının geliştirileceğini kim bilebilir? Kusura bakmayın Sayın Iceman ama bu tür iddialara ancak çocuklar inanır.
Dogalgaz santralleri Iran`da yaygin olarak kullaniliyor, Ayrica Iran tuketimi de cok fazla cunku her yer koylere kadar Gaz sebekesi verilmis durumda.

Sunu hatirlatmakta yarar var ki Iran Nukleer programi en az 40 yil kadar oncesi olustu ve O programda ki ABD, Fransa, Almanya ile planlanip ve yurutulmek isteniyordu 20 Nukleer santral ongoruldu, Simdi 40 yildan sonra Iran`in hedefi yine 20 santral ve 20 Bin MW Nukleer guc, yani olay ve plan yeni bri sey degil.

Sayn Dr. Zarif de bu programin hedefini Mesajinda iyi sekilde anlatmistir.
Alıntı:
- Aslında Sayın Iceman yazısında nükleer silah edinmenin İran'ın hakkı olduğunu, şahsi görüşünün de edinmesi gerektiği yönünde olduğunu belirtmişti.

Tabi tekrarlamakta yarar var, bu benim kendi gorusum, hatta yazdim yaparlar mi yapmazlar mi kendi kararlari ama bence yapmalari dogru olur, Dusmanin nukleer silahi varsa seninde olmali, sigortadir o ayri mesele.
Alıntı:
- Son olarak, yazınızda habire "Siz Türkler" diyorsunuz? Evet biz Türküz. Türk olmamızın vatandaşı olduğumuz TC Devleti ile alakası yok. Ben Özbekistan'da da, İran'da da, Almanya'da da Türk bir aileden doğsaydım yine kendimi Türk olarak görürdüm. Siz kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Fars mı? Şii mi? İranlı (ne demekse!) mı?
Siz Turkler yazmamistim, malesef arkadaslar iletiyi degistirmisler.

Ben Siz bri Turkiyeli olarak baktiginiz zaman yazmistim, bunlar farkli seyler.

Ben Kendimi Iran`li ve sonrasi Sii olarak tanimliyorum, Daha sonrasi Iran Azerbaycan Türkü Turku.
Alıntı:
Sayın İce man ve diğer üstadlara bir sorum var? İran ile ilgili nükleer müzakereler tamamıyla ne zaman bitecek? Çünkü medya'da herhangi bir bilgi verilmiyor. Belki de İsrail'in bekleme nedeni müzakerelerin sonuçlanması. Cevap verirseniz sevinirim.
Bu konuda hic bir zaman verilemez, Dr. Ruhani ve Dr. Zerifin sovundugu zaman bu konunun (Sadece muzakereler degil, Tumden Nukleer mesele) bir yila kadar bitmesi.

_________________
Bu Sitedeki Yazilarim Ikinci Bir Duyuruma Kadar Sahsim Tarafindan Durdurulmustur, Yazilarin Devami Hakkinda Twitter Hesabindan Bilgi Edinebilirsiniz:
Resim@GercekIran


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2013, 01:11 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 1949
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
- Ancak doğalgaz santrallerinin neden daha iyi bir alternatif olmadığını izah ederken, sadece yöneticilerin ileriyi düşündüklerini belirtmekle yetinmiş. İşte bu hiç makul bir gerekçe değil. Yahu İran devasa doğalgaz yataklarının üstünde oturuyor. Üstelik yeterli arama yapıldığını, tüm rezervlerin belirlendiğini de hiç sanmıyorum. Şimdi uzun boylu araştırmaya vaktim yok ama kaba bir tahminle bile olsa hiç değilse 200 yıl hem kendine yetecek, hem ihraç edecek doğalgazı çıkarabilir herhalde? Kayagazı, derin sondaj gibi yeni teknolojileri de hesaba katarsak böyle olmalı. Yine uzun boylu hesap kitap yapamayacağım ama üretici bir ülke olarak, doğalgazın İran için nükleere göre daha ucuz bir seçenek olduğunu tahmin etmek zor değil. Deneme reaktörleri filan önemli değil. Büyük nükleer santraller ancak devasa yatırımlarla inşa edilebilir. Ne yani? İranlı yöneticiler 150 - 200 yıl sonrasını mı dert ediyor? Üstelik bugün halklarının bu kadar büyük sıkıntılar çekmesini göze alarak? Güldürmeyin beni!.. 150 - 200 yıl sonra ne olacağını, hangi alternatif teknolojilerin ve enerji kaynaklarının geliştirileceğini kim bilebilir? Kusura bakmayın Sayın Iceman ama bu tür iddialara ancak çocuklar inanır.
Dogalgaz santralleri Iran`da yaygin olarak kullaniliyor, Ayrica Iran tuketimi de cok fazla cunku her yer koylere kadar Gaz sebekesi verilmis durumda.

Sunu hatirlatmakta yarar var ki Iran Nukleer programi en az 40 yil kadar oncesi olustu ve O programda ki ABD, Fransa, Almanya ile planlanip ve yurutulmek isteniyordu 20 Nukleer santral ongoruldu, Simdi 40 yildan sonra Iran`in hedefi yine 20 santral ve 20 Bin MW Nukleer guc, yani olay ve plan yeni bri sey degil.

Sayn Dr. Zarif de bu programin hedefini Mesajinda iyi sekilde anlatmistir.
Bu kısıma teknik olarak cevap vereyim. Elektrik santralleri veya ülkelerin enerji rejimleri üretim açısından çeşitliliğe sahip olmak zorundadır. Sadece ihtiyaç için elektrik üretme değil ayrıca günümüzde elektrik kalitesi de önemli bir etken olmaya başlamıştır.
Yani Enerjinizin % 80 ni kadarını akarsulardan barajlardan temin edemezsiniz. O sene kuraklık olursa elektriksiz kalırsınız.
Yine ayni şekilde enerjinizin büyük çoğunluğunu kömürden de elde edemezsiniz kömür maliyetlerini değişmesi yada çok büyük santrallerin durması halinde yine elektriksiz kalırsınız.
Kısacası elinizde bütün elektrik üretim kaynaklarından bolca olması en iyi çözümdür. Almanya alternatif enerji kaynaklarınız arttırırken doğal gaz santrallerii de artırıyor ve sanılanın aksine eskimiş bir kaç doğu alman santrali dışında da kapatacağı başka nükleer santral yok.

Nükleer santrallerin önemi kuvvet santralleri olmalarıdır. Yani enterkonekte sistemleri en iyi sürekli besleyen kaynaktır. Bir çalışmaya başladımı sorun yok ise çok uzun süreler hiç durmaksızın lineer olarak üretime devam eder. Bu da size kaliteli dalgalanmayan bir enerji sağlar.

İran batı yada gelişmiş ülkelerin aksine hala 34500 Kva elektrik sistemini kullanmaktadır. Türkiyede 1980lerin başında kullanılan bu sistemde çok fazla kesinti ve enerji dalgalanması yaşanır. Eski yıllardan hatırlayanlarınız için voltaj regülatörü diye televizyonların altında kocaman aletlerimiz vardı. Ana amacı gelen darbeli kirli akımı daha dengeli hale getirip o şekilde hassas aletlere vermekti. Türkiye 105000 Kva sistemine geçince ve teknolojik olarak ciddi yatırımlar yapınca bu sıkıntılar yaşanmaz oldu. Hatta şu anda Türkiye'de çok darbeli olan alternatif enerji kaynaklarının daha da kolay kullanımı için 360000 kva lık dünyada sayılı olacak kuvvet trafoları kurulmaya başlanacak. Böylece artmakta olan rüzgar santralleri diledikleri anda devreye girdiklerinde elektrik kalitesi hiç bozulmayacak.

İran içinde bulunduğu sert ambargodan dolayı bu 105000 lik sisteme geçmekte oldukça zorlanıyor fakat ciddi bir elektrik altyapsı için çalışıyor zaten bunu yapmazsa artık eski sistem iyice çökecek duruma gelecek. O yüzden kendisinin ciddi anlamda kuvvet santrallerine ihtiyacı var bunu da hem popülist politika ile hemde mantıklı gerekçelerle nükleer santrallerden elde etmek istiyor.
İrandaki buhar enerjisi ile çalışan türbinlerin (doğal gaz ve kömür) kalitesi çok kötü olduğu için kuvvet santrali olarak iş görmeleri hayli zor ama doğaları gereği daha kontrollü olduklarından elektrik kalitesini yükseltmekte oldukça etkili olacakları kesindir. Bu durumda ülkenin elektrik ihtiyacını sürekli olarak karşılayabilmek için İran ya çok miktarda dev doğal gaz santrali inşaa edecek yada çok miktarda nükleer santrali olacak. Yukarıda belirtilen sebeplerden ötürü nükleer santralleri seçtiler ki doğru bir seçimdir.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2013, 01:13 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 10 Tem 2012, 23:35
Mesajlar: 1600
Yaş:
Ice Man ,
Suud ve BAE'nin ABD ye yaptığı son siparişler ve DSCA bildirimleri konusundaki fikriniz nedir ?

Saygılar.

_________________
THE SHOW MUST GO ON


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2013, 12:39 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 18 Oca 2013, 13:48
Mesajlar: 1521
Yaş:
Sayın Iceman ve Sayın Sailordream'e yanıtları için teşekkür ederim. Aydınlatıcı oldu.

Sayın Iceman, geçmişteki görüşmelerin içeriği hakkınızda bilginiz var mı? Batılılar ne istiyor? Nükleer programdan tamamen vazgeçilmesini mi, yoksa sadece yakıt çubuğu üretiminden vazgeçilmesini mi, yoksa güç santrallerinin ve uranyum zenginleştirme tesislerinin sıkı bir uluslararası kontrole girmesini mi? Talepleri her neyse, İran'ın tutumu nedir?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2013, 18:50 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:00
Mesajlar: 1473
Yaş:
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim

_________________
Bu Sitedeki Yazilarim Ikinci Bir Duyuruma Kadar Sahsim Tarafindan Durdurulmustur, Yazilarin Devami Hakkinda Twitter Hesabindan Bilgi Edinebilirsiniz:
Resim@GercekIran


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Kas 2013, 12:38 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 02:38
Mesajlar: 5283
Yaş:
Resim

İran’la tarihi anlaşma

Uluslararası toplum ve İran, Tahran’ın nükleer programı nedeniyle yaklaşık 20 yıldır süren anlaşmazlıkta dün tarihi bir adım attılar. Ve kapsamlı bir anlaşma öncesi, aralarında altı aylık geçici bir mutabakat sağladılar.

Buna göre İran nükleer programını büyük oranda donduracak. Uluslararası toplum da bunun karşılığında İran’a 7 milyar dolar olacağı hesaplanan bir yaptırım hafifletmesine gidecek. Hafifletmeler arasında Türkiye’yi yakın ilgilendiren İran’a altın ve değerli maden satışı da var.

İran’da Hasan Ruhani’nin Ağustos’ta cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından başlayan ve İran’la ABD liderlerinin Eylül’deki Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantıları sırasında 1979 İran İslam Devrimi’nden beri tarihte ilk kez birbirleriyle iletişim kurmalarına kadar varan yumuşama dönemi bugün ilk somut sonucunu doğurdu.

Ve P5+1 (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve Almanya) ülkeleri ile İran arasında Cenevre’de süren müzakerelerde İran’ın nükleer programı konusunda ilk kez bir anlaşmaya varıldı.

Uluslararası toplum ve İran’a kapsamlı bir nihai anlaşma için altı ay süre tanıyan ara anlaşma uyarınca İran’ın nükleer programını büyük oranda durdurması, elindeki yüzde 20 zenginleştirilmiş uranyumu sıfırlaması, denetimleri genişletmesi, uluslararası toplumun da bunun karşılığında İran’a 7 milyar dolar olacağı hesaplanan bir yaptırım hafifletmesine gitmesi öngörüldü.

Resim

SABAHA KADAR SÜRDÜ

İsviçre’nin Cenevre kentinde, ön görüşmeler hariç Çarşamba gününden beri ikinci turu yapılan ve büyük ölçüde AB Dış İlişkiler Temsilcisi Catherine Ashton ile İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif arasında süren müzakereler son ana kadar çok gergin geçti.
Cuma akşamı, haftasonu programını boş bırakan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Cenevre’ye gideceğinin açıklanmasının ardından ise çözüme çok yaklaşıldığı düşünüldü. Ancak tansiyonun çok yüksek olduğu Cumartesi, bir ara görüşmelerin tıkandığı bilgisi geldi.

Ashton’ın sözcüsü Michale Mann’ın sabaha karşı TSİ 03.55’te Ashton’ın ağzından yazdığı tweet mesajı ise dünyaya bekklenen haberi verdi: “E3+3 (Almanya, Fransa ve İngiltere’den oluşan üç AB ülkesi ve ABD, Rusya, Çin) ve İran arasında bir anlaşmaya vardık.”

RUHANİ: İRAN'IN NÜKLEER FAALİYET HAKKI RESMEN TANINDI

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İran ile 5+1 ülkeleri arasında varılan nükleer anlaşmaya ilişkin, "Dünya'daki büyük güçler, İran'ın nükleer faaliyet hakkını artık resmen tanıdı" dedi.
Ruhani açıklamasında, İran'ın hiçbir zaman nükleer silah üretmenin peşinde olmadığını tekrarladı.

Resim

ABD ÜZERİNE DÜŞENİ YAPACAK

ABD’nin 1996’tan beri İran’a yaptırım uygulamasıyla sonuçlanan ve Tahran Yönetimi’ne sadece petrol alanında ayda 5 milyar dolarlık bir külfet getirdiği hesaplanan, İran Merkez Bankası’nın dünya finans sisteminden izole edilmesine neden olan kriz, bölge istikrarı için son 20 yıldır elde edilen en umut verici gelişmelerden biri olarak görülüyor.
ABD Başkanı Barack Obama da, anlaşmanın ardından Cumartesi gecesi apar topar TV ekranlarına çıktı ve Amerikan halkına yedi dakikalık kısa bir zafer konuşması yaptı.

Bütün gece Beyaz Saray’da Ulusal Güvenlik Danışmanlarından Tony Blinken, Ben Rhodes ve Genel Sekreter Denis McDonough ile durumu değerlendiren Obama, “Bugün diplomasi daha güvenli bir dünyaya doğru yeni bir yol açtı” dedi. Ardından İran’ın bu şansı değerlendirmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Bu müzakerelerde her konuda mutabakat sağlanana kadar hiçbir anlaşma olmayacak. Bugün kapsamlı, barışçıl bir anlaşmayı başarmak için gerçek bir şansımız var ve bunu test etmemiz gerektiğine inanıyorum. Kolay olmayacak. Önümüzde büyük zorluklar var. Ama ülkeler arasında daha geniş bir barış, güvenlik ve işbirliğinin olduğu bir dünya için güçlü ve ilkeli diplomasiyle ABD üzerine düşeni yapacak.”

hurriyet.com.tr


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Kas 2013, 17:37 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3178
Yaş:
1. ABD galiba gercekten Pasifike gidiyor. Arkasini da saglama aliyor.
2. Adamlar bosuna harekat ve para harcamak istemiyor.
3. Iran da ekonomik olarak cok sıkısti.
4. Israil bir delilik yapmasin tansiyon cikmasin diye anlasdilar ya da Suriye sonrasi ipler kopacak.
5. Rusya kendi muttefiklerini yumusatip guvenlik garantisi vererek her zaman demokrasi savunucusu ABD nin elini kolunu bagladi.
6. Israil kuplere binmis gozukuyor hayra alamet degil ama numara da olabilir. Suudlarin aldigi silahlar da artik ellerinde patlar.
7. Turkiye nin adi gecmiyor Allah Allah...
8. Altin ihracati acilinca acaba talep artacagi icin altin fiyatlari da yukselir mi ?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Kas 2013, 23:24 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 18 Oca 2013, 13:48
Mesajlar: 1521
Yaş:
Valla tabi ki bu işlerin uzmanı değilim ama basına yansıyan anlaşma şartlarına bakınca tam bir teslimiyet anlaşması görüyorum. Ne dersiniz Sayın Iceman? Daha önce İran'ın bağımsızlık tutkusunu anlatırken çok yüksek perdeden konuşuyordunuz? Anlaşma şartları için bkz:

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/25194798.asp

İranlı yetkililer "Nükleer çalışmalar yapma haklarının kabul edildiğini" filan söylüyorlar ama şartlara bakınca bu iddiaları, biraz abartmalı bir benzetmeyle, şuna benziyor: Niyetiniz memleketinizi kalelerle donatmak, karşı taraf diyor ki "Tabi. Donatabilirsin. Ama kumdan kalelerle!..." :)


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Kas 2013, 23:42 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 15 Tem 2012, 19:06
Mesajlar: 4307
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
İran gerçekten diplomasiyi kullanan bir ülke her ne olursa olsun tebrik etmek lazım biz bir uzun irtifa füzesini alamazken Adamlar senelerce amargo yedi.Tebrik etmek lazım bence.Tamam sonu pek hayrı alamet değil gibime geliyor benimde ama en azından zaman kazandılar.Buda bir başarı hamlesi sayılabilir.
Sizce zamanı kim kazandı? :D

Üstadım bence, Obama savaş filan başlatmaz hele 2. döneminde. Onun yerine gelecek Cumhuriyetçi başkan ise sanırım her Cumhuriyetçinin istediği savaşı ABD halkına verecek. Bu bahsettiğiniz kazanılan süre bu değişim süresi boyunca İran'ın yumuşak kalmasını sağlarken, ABD için de gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlar diye düşünüyorum. En azından ben böyle yorumluyorum. :)


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 24 Kas 2013, 23:44 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 19:36
Mesajlar: 85
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
İran gerçekten diplomasiyi kullanan bir ülke her ne olursa olsun tebrik etmek lazım biz bir uzun irtifa füzesini alamazken Adamlar senelerce amargo yedi.Tebrik etmek lazım bence.Tamam sonu pek hayrı alamet değil gibime geliyor benimde ama en azından zaman kazandılar.Buda bir başarı hamlesi sayılabilir.
Sizce zamanı kim kazandı? :D
Hocam, sizce zaman kazanma amacı tomahawk stoklarını mı doldurmak yoksa bazı şartların olgunlaşmasını mı bekliyorlar?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Kas 2013, 01:20 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:00
Mesajlar: 1473
Yaş:
Alıntı:
Valla tabi ki bu işlerin uzmanı değilim ama basına yansıyan anlaşma şartlarına bakınca tam bir teslimiyet anlaşması görüyorum. Ne dersiniz Sayın Iceman? Daha önce İran'ın bağımsızlık tutkusunu anlatırken çok yüksek perdeden konuşuyordunuz? Anlaşma şartları için bkz:

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/25194798.asp

İranlı yetkililer "Nükleer çalışmalar yapma haklarının kabul edildiğini" filan söylüyorlar ama şartlara bakınca bu iddiaları, biraz abartmalı bir benzetmeyle, şuna benziyor: Niyetiniz memleketinizi kalelerle donatmak, karşı taraf diyor ki "Tabi. Donatabilirsin. Ama kumdan kalelerle!..." :)
Anlasmalar asaga yukari beklenen ve benim de daha once soyledigim cercevede gerceklestirildi, Tabi bu anlasma da kisa sureli bir anlasma ve bir yil icinde nihayi anlasma da gerceklesecek.

Anlasmanin metni:
http://media.farsnews.com/media/Uploade ... 000147.pdf


Tabi sunu da soylemek gerek ki bazi Ulke ve Kisiler icerigi fark etmeden Iran`in 5+1 ile anlasmasinda uzulmekte ve kaygi duymaktadir.

_________________
Bu Sitedeki Yazilarim Ikinci Bir Duyuruma Kadar Sahsim Tarafindan Durdurulmustur, Yazilarin Devami Hakkinda Twitter Hesabindan Bilgi Edinebilirsiniz:
Resim@GercekIran


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Kas 2013, 01:26 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 02:38
Mesajlar: 5283
Yaş:
Peki bu süreçte İran'ı denetleyecek bir kurum olacak mı?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Kas 2013, 01:27 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:00
Mesajlar: 1473
Yaş:
Alıntı:
Peki bu süreçte İran'ı denetleyecek bir kurum olacak mı?
IAEA / UAEK

_________________
Bu Sitedeki Yazilarim Ikinci Bir Duyuruma Kadar Sahsim Tarafindan Durdurulmustur, Yazilarin Devami Hakkinda Twitter Hesabindan Bilgi Edinebilirsiniz:
Resim@GercekIran


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Kas 2013, 12:36 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 18 Oca 2013, 13:48
Mesajlar: 1521
Yaş:
Sayın Iceman, anlaşmanın teknik detayları bir yana, İran'ın baş düşman ilan ettiği İsrail'in nükleer çalışmaları söz konusu kuruluşların denetimi altında değilken, İran'ın denetim altına girmeyi kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? İran'ın, mütekabiliyet talep etmeden, bu şartları kabul etmesi nasıl izah edilebilir? Yoksa İran Siyonizm karşıtlığında iddia ettiği kadar samimi değil mi?

Not: Kendi halimize bakmadan İran'a yüklenmek haksızlık olacağı için, değindiğim açılardan Türkiye'nin tutumunu da pek parlak bulmadığımı itiraf etmek isterim. Mevcut tutum zafiyetimizin izahı için yeteri kadar güçlü bir gerekçe olmasa da, görünüşü nispeten kurtarır gerekçelerimizden biri, hiç değilse büyük iddialarla ortaya atılmamamızdır.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Kas 2013, 12:57 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 20 Tem 2012, 13:03
Mesajlar: 169
Yaş:
Forum da dahi, Amerika ve İsrail in nükleer silahlarına tek söz etmeyip sürekli K.kore yi ve İranı eleştiren insanlar var.Nasıl bir propangandanın etkisi altında olduğumuzu varın siz düşünün.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Kas 2013, 14:06 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 20 Tem 2012, 13:03
Mesajlar: 169
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Forum da dahi, Amerika ve İsrail in nükleer silahlarına tek söz etmeyip sürekli K.kore yi ve İranı eleştiren insanlar var.Nasıl bir propangandanın etkisi altında olduğumuzu varın siz düşünün.
Belki de ABD ve İsrail'den hakkımızda tek söz gelmezken, üç günde bir, görevi Türkiye'ye sövmek ve tehdit etmekten sorumlu bir İran'lı yetkilinin söylemlerinden bıktığımız içindir...

Biz de sürekli ülkemizi ve vatanımızı tehdit eden birilerinin bulunduğu İran'a bu denli sempati duyulmasını anlayamıyoruz? Aklımıza türlü türlü olasılıklar, ihtimaller geliyor...
Son paragraf la gülümsettiniz beni üstadım...
Bizim için(her hangi bir Türk için) Amerika da Rusyada İran da İsarail de aynıdır.Rusya Amerkadan daha az sömürecek değil bizi.Daha öncede yazmıştım bu gün Rusya bütün zenginliğini Sibiryadan sağlıyor Yani soydaşlarımızın memleketinden.Sibirya olmasa Rusya Polonya ayarında bir ülke olucaktı.İran ise Turan halkının toprağını elinde tutuyor bana göre.İsrail zaten sömürgeci söylicek fazla bişey yok.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Kas 2013, 17:43 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 14 Nis 2013, 15:22
Mesajlar: 1541
Yaş:
Alıntı:

Biz de sürekli ülkemizi ve vatanımızı tehdit eden birilerinin bulunduğu İran'a bu denli sempati duyulmasını anlayamıyoruz?
HARZEMŞAH üstadın söylediklerine ek olarak :

İyi olduğunuz için herkesin size adil davranmasını beklemek, vejetaryan olduğunuz için boğanın size saldırmayacağını düşünmeye benzer.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Kas 2013, 18:13 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 6800
Yaş:
Alıntı:
Forum da dahi, Amerika ve İsrail in nükleer silahlarına tek söz etmeyip sürekli K.kore yi ve İranı eleştiren insanlar var.Nasıl bir propangandanın etkisi altında olduğumuzu varın siz düşünün.
ABD gibi, Soğuk Savaş'ı kayıpsız atlatmış bir devlet ile, İran, Kuzey Kore gibi, tek atımlık canı bulunan, magandadan farkı olmayan devletleri nasıl karşılaştırabilirsiniz, aklım almıyor.

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 26 Kas 2013, 12:06 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 18 Oca 2013, 13:48
Mesajlar: 1521
Yaş:
Sayın Harzemşah haklı olabilir. Anlaşmanın İran'a ne getirdiği boşlukta kalmıştı. Bugün şöyle bir haber çıktı:

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/25208253.asp

Görünüşe göre, o kadar tavize rağmen pek bir şey elde edememişler. Anlaşılan taraflar zaman kazanmak istiyor.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 26 Kas 2013, 15:21 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:00
Mesajlar: 1473
Yaş:
Alıntı:
Sayın Iceman, anlaşmanın teknik detayları bir yana, İran'ın baş düşman ilan ettiği İsrail'in nükleer çalışmaları söz konusu kuruluşların denetimi altında değilken, İran'ın denetim altına girmeyi kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? İran'ın, mütekabiliyet talep etmeden, bu şartları kabul etmesi nasıl izah edilebilir? Yoksa İran Siyonizm karşıtlığında iddia ettiği kadar samimi değil mi?

Not: Kendi halimize bakmadan İran'a yüklenmek haksızlık olacağı için, değindiğim açılardan Türkiye'nin tutumunu da pek parlak bulmadığımı itiraf etmek isterim. Mevcut tutum zafiyetimizin izahı için yeteri kadar güçlü bir gerekçe olmasa da, görünüşü nispeten kurtarır gerekçelerimizden biri, hiç değilse büyük iddialarla ortaya atılmamamızdır.
Iran butur bi istek icerisinde olmadi, Ilk gunden Atom enerji kurumunun kurucularindan biri olarak o kuruma bagli oldugunu hep soyledi.
Alıntı:
Forum da dahi, Amerika ve İsrail in nükleer silahlarına tek söz etmeyip sürekli K.kore yi ve İranı eleştiren insanlar var.Nasıl bir propangandanın etkisi altında olduğumuzu varın siz düşünün.
Onlar buyuk abiler, Onlara laf soyleyemezler...
Alıntı:
Batı ile İran arasında yapılan anlaşmanın temel maddeleri:

1. İran nükleer silah amaçlı da kullanılabilecek olan ve bugüne kadar ürettiği tüm zenginleştirilmiş uranyum stoklarını imha edecek,
2. Bundan sonra sadece %5 oranında uranyum zenginleştirmesi yapabilek (imha edeceklerinde bu oran %99.98 idi)
3. 6 ay süresince tüm nükleer faaliyetlerini durduracak.
4. İran'daki tüm nükleer tesislere Uluslararsı denetçiler girip inceleme yapabilecek.

Üstatlar,

Aman ha?
Sakın her şeyin çözüldüğünü sanmayınız? İran kendince kurnazlık yaparken, nasılsa uymayacağı için her isteğe "evet" demiş, ABD ise İsrail'in güvenliği açısından İran rejimini yıkmayı kafasına taktığı için, istihbarat toplamak için denetçilerin gitmesini sağlamakamaçlı olarak çevreye gülücükler dağıtıyor...
Sevgili HARZEMŞAH Ustad, Atmalasiyon ile verdiniz mi bu bilgileri? Iran ne zaman Uranyumu 99.98 zenginlestirdi?

Detaylar fazla olmasina ragmen su 4 kismi soyle duzenleyebiliriz, 20% zenginlestirilmis uranyomu 6 ay icinde Tahran Reaktorunde kullanip yada Oksid yapip yada daha asaga seviyeli zenginlerstirmeye indirmek.

Zaten Iran`in aisl istegi de daha once defalarca soyledigim gibi 5% zenginlestirmeydi ve 20% sadece bunu kabullendirmek icin bir hamleydi.

Tum faaliyetler durmayacak, Fordo ve Arak tesisleri daha fazla genisletilme yapmayacak, Baska tesisler kendi faaliyetlerinde olacak.

Zaten Tum Nukleer tesisler denetim altindaydi, hatta Fordo tesisi, degisen sey bunlarin ani denetime acik olacaklari.

_________________
Bu Sitedeki Yazilarim Ikinci Bir Duyuruma Kadar Sahsim Tarafindan Durdurulmustur, Yazilarin Devami Hakkinda Twitter Hesabindan Bilgi Edinebilirsiniz:
Resim@GercekIran


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 27 Kas 2013, 19:49 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 03 Ara 2012, 22:28
Mesajlar: 2038
Yaş:
Alıntı:
Forum da dahi, Amerika ve İsrail in nükleer silahlarına tek söz etmeyip sürekli K.kore yi ve İranı eleştiren insanlar var.Nasıl bir propangandanın etkisi altında olduğumuzu varın siz düşünün.
ABD ve İsrailin nükleer silahları aksine İranın olası nükleer silahı sana birebir tehdit oluşturur. Ve bir tarafta modern sivil devletler, diğer tarafta etrafındaki bütün herkese gündelik tehditler savuran ve çok tehlikeli bir ideoloji ile yönetilen bir devlet.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Kas 2013, 00:59 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 08 Ağu 2012, 04:04
Mesajlar: 28
Yaş:
Üstatlar; İran-Batı anlaşmasının Suriye üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?Görüşlerinizi merak ediyorum.
Malum olduğu üzere geçen yıl bölücü terör örgüt -barış süreci masallarından sonra terör bitme noktasına geldi ve şimdi Irak'ın kuzeyi ile petrol ve gaz anlaşmaları yapılıyor.Irak 'ın kuzeyinin zenginlikleri dünyaya açılıyor. Yeni bir Kuveyt doğuyor.Demek ki terörün devam etmesini isteyen küresel karar verici şimdi bitmesini emreti.
Bu bağlamda İran _Batı nükleer anlaşması ve İran'ın şimdilik kabul etmiş ve hatta memnun olmuş görüntüsünün altında Suriye ve pyd alt başlığı olup olmadığını merak ediyorum.Malum pyd bölgesi de petrol bölgesi...Yani İran izolasyondan kurtulmanın bedeli olarak Suriye'de Esat'ı satmış olabilir mi?
Şimdi aklıma geldi. Önce pejak sonra bölücü terör örgüt faaliyetlerine son verdi veya veriyor.Sırada pyd ve Esat mı var?Yani Suriye petrolü ve gazı aynı şekilde dünyaya kapitalizm eliyle açılacaksa orada da birşeylerin bitirilmesi gerkir mi? Saygılar.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Kas 2013, 02:12 
Çevrimdışı
Genel Yetkili

Kayıt: 19 Tem 2012, 00:36
Mesajlar: 2574
Yaş:
Teknik dilden arıtarak konuyu yazayım istedim :

İsrail diyor ki;

"Sevgili dünya , İran devletinin elinde 20 bin küsur santifürüj çubuğu var. Bu çubuklar yalaşık 6 haftada bir atom bombası yapacak kadar uranyum ortaya çıkartıyor. Bu anlaşmalar ve oyalanmalar sayesinde kontrol altında tutuluyor ve radyasyon miktarını kırmızı çizgiye her geldiğinde bu radyosyonu kullanmayarak boşaltıyor. eyvallah.

Ancak bu kontrol/otokontrol mekanizması olsa da , makine ve santifürüjler İran'da oldukça ben rahat etmeyeceğim. Tamam adam BUGÜN atom bombası yapmak istemiyor kabul ama , YARIN yapacak. Dünya başka bir krizle/olayla boğuşurken çıkıp , hey dünya ben NÜKLEER ÜLKE oldum diyecek ve o zaman hiçbirimiz hiçbir şey yapamayacak.

Belki İran bu silaha sahip olsa da hiçbir zaman İsrail'i vurmayacak ama, iran'ın atom bombası yapması demek bölgedeki tüm ülkelerin sahip olmaya çalışması demek.

Etrafımda benden başka atom bombası sahibi ülke istemiyorum . ilgili makinenin ve santifürüjlerin tamamının iran'dan alınmasını istiyorum. Bu şartlar dışındaki her anlaşma KÖTÜDÜR. Ve eğer bir KÖTÜ anlaşama çıkarsa bu görüşmelerden sonra Amerika yanımda olsun olmasın İran'ın nükleer tesislerine kendi imkanlarımla öntedbir olarak operasyon yapacağım. "

Diyor.

Hatta bir sözcü çıkartarak televizyonda CHARLIE ROSE vasıtasıyla aynen bu cümlelerle bu deklarasyonu tüm dünyaya yaptılar. Rose amca yine tarihi görevini yaptı..

Ne diyeyim, İran bence de silahın sahibi olmasın .. kolay gelsin elemanlara..

_________________
"Savaş için değil, barış getirmek için gidiyoruz..."
https://m.youtube.com/watch?v=wrDQW66jWoo


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Kas 2013, 02:47 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 14 Nis 2013, 15:22
Mesajlar: 1541
Yaş:
Alıntı:
Ben buna Domino Taşı Teorisi diyorum:

İlk nükleer bombayı ABD yaptı,
Ardından ABD'den korkan en büyük düşmanı SSCB,
Ardından SSCB'den korkan en büyük düşmanı Çin,
Ardından Çin'den korkan en büyük düşmanı Hindistan,
Ardından Hindistan'dan korkan en büyük düşmanı Pakistan...

Bir düşünün; eğer İran bir nükleer silah yaparsa ardından kim yapmak zorunda kalacak?
Üstatlar, ekonomimiz tam yoluna girmiş, tarihimizde ilk kez bu kadar refah içindeyken niçin saçma sapan bir nükleer silaha milyarlarca TL. harcayalım?

İran bir nükleer silaha asla sahip olmamalıdır, çünkü tehdit edeceği ilk ülke Türkiye'dir. Şu anda bile her hafta bir yetkilisi Türkiye'ye sövmek ve tehdit ile görevliyken, siz düşün bakalım bir de nükleer silahı olsa neler yapar?
Ben söylediğim zaman kızıyorlar HARZEMŞAH üstadım siz söyleyince en azından dikkate alıyorlar , İran'ın vurulması için kendi hava sahamızı bile açmalıyız dediğimde Müslüman kardeşini nasıl satarsın Yahudimisin diyorlar.

İran devrim muhafızları ordusu komutanı General Yahya Rahim Safavi gibiler her ay düzenli olarak açıklama yapıyor onları görmeyen arkadaşlar bizim vuralım ve destekleyelim lafımıza alınıyorlar. İran bomba patlatırmış şehirlerimizde karşı tezleri bu , sanki K.Irak'da elçiliği bulunan İran değilde Muz Cumhuriyetiymiş gibi.

Daha önce bu tür söylemlerimden ötürü kökeni mi bile soran arkadaşlar olmuştu yine söyleyeyim de Yahudilikle veya falanca millete üye olmakla suçlamasınlar Amerikancı bile diyebilirler şaşırmam. Güney Azerbaycan kökenli Oğuzların Salur ve Avşar boylarından , Karamanoğulları Beyliğine mensup bir aileden geliyorum Karamanoğulları Beyliği yıkılınca Balkanlara göç ettirilmiş ve Osmanlının dağılış dönemine doğru önce Selanik sonra İzmir'e geri gelmiş bir ailedenim.

İran'ın vurulmasını istiyor oluşumun altında General Yahya Rahim Safavi gibilerin her ay düzenli tehditleri ve devletimize düşman her oluşumu desteklemeleri yatıyor. İsrail'e karşı olan söylemlerinde samimi değiller bu yönleri sizi yanıltmasın İsrail'e karşı propagandaları İran hükumetini ayakta tutan tek şeydir bir dönem tavuk etinin bile neredeyse altından pahalı olduğu bir devlet kendisine düşman algısı yaratmadan o halkı uyutamaz.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Kas 2013, 02:50 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:00
Mesajlar: 1473
Yaş:
General Rahim Safaci 5-6 yil once emekli oldu, eski Devrim Muhafizlari komutaniydi.

_________________
Bu Sitedeki Yazilarim Ikinci Bir Duyuruma Kadar Sahsim Tarafindan Durdurulmustur, Yazilarin Devami Hakkinda Twitter Hesabindan Bilgi Edinebilirsiniz:
Resim@GercekIran


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Kas 2013, 02:51 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3178
Yaş:
Alıntı:
Ben buna Domino Taşı Teorisi diyorum:

İlk nükleer bombayı ABD yaptı,
Ardından ABD'den korkan en büyük düşmanı SSCB,
Ardından SSCB'den korkan en büyük düşmanı Çin,
Ardından Çin'den korkan en büyük düşmanı Hindistan,
Ardından Hindistan'dan korkan en büyük düşmanı Pakistan...

Bir düşünün; eğer İran bir nükleer silah yaparsa ardından kim yapmak zorunda kalacak?
Üstatlar, ekonomimiz tam yoluna girmiş, tarihimizde ilk kez bu kadar refah içindeyken niçin saçma sapan bir nükleer silaha milyarlarca TL. harcayalım?

İran bir nükleer silaha asla sahip olmamalıdır, çünkü tehdit edeceği ilk ülke Türkiye'dir. Şu anda bile her hafta bir yetkilisi Türkiye'ye sövmek ve tehdit ile görevliyken, siz düşün bakalım bir de nükleer silahı olsa neler yapar?
İran niye aklını kullanıp şimdilik Türkiye'ye yaklaşıp arkasını sağlama almıyor ? Klasik doğu kompleksi mi veya akıl tutulması ? Şimdilik ekonomik nedenlerden ötürü nükleere hayır ya ileride sayın Harzemşah ?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Kas 2013, 03:03 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:00
Mesajlar: 1473
Yaş:
Alıntı:

İleride?
Kısmet...

Halen bir sürü örgüt, yayınladığı harita ve dökümanlarda Türkiye'yi, "Nükleer kapasiteye sahip, ancak nükleer silaha sahip olmayan ülke" olarak gösteriyor. Tıpkı, Almanya, Japonya, G.Kore, İtalya, Hollanda, Kanada vs. gibi...
Peki Sayin HARZEMŞAH Ustad

Zenginlestirme tesisleri ve cemberi vars (ki ben duymadim bugune kadar) neden yapilacak santralin yakiti disaridan alinmak isteniyor, Surekliligi ve guvenirligi tartismali oldugu halde.

_________________
Bu Sitedeki Yazilarim Ikinci Bir Duyuruma Kadar Sahsim Tarafindan Durdurulmustur, Yazilarin Devami Hakkinda Twitter Hesabindan Bilgi Edinebilirsiniz:
Resim@GercekIran


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Kas 2013, 03:13 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:00
Mesajlar: 1473
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:

İleride?
Kısmet...

Halen bir sürü örgüt, yayınladığı harita ve dökümanlarda Türkiye'yi, "Nükleer kapasiteye sahip, ancak nükleer silaha sahip olmayan ülke" olarak gösteriyor. Tıpkı, Almanya, Japonya, G.Kore, İtalya, Hollanda, Kanada vs. gibi...
Peki Sayin HARZEMŞAH Ustad

Zenginlestirme tesisleri ve cemberi vars (ki ben duymadim bugune kadar) neden yapilacak santralin yakiti disaridan alinmak isteniyor, Surekliligi ve guvenirligi tartismali oldugu halde.
Anlamadım üstadım, İran'dan mı bahsediyorsunuz yoksa Türkiye'den mi?
Turkiye`den.

Nukleer kapasiteye sahip diyorsunuz, yani neticede zenginlestirme cemberine de sahip ve uranyum zenginlestiriyor manasinda.

Oylese neden disaridan yakit alinmak isteniyor?

_________________
Bu Sitedeki Yazilarim Ikinci Bir Duyuruma Kadar Sahsim Tarafindan Durdurulmustur, Yazilarin Devami Hakkinda Twitter Hesabindan Bilgi Edinebilirsiniz:
Resim@GercekIran


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Kas 2013, 03:20 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:00
Mesajlar: 1473
Yaş:
Alıntı:
eğer anlaşmaya bağlı kalınmazsa büyük bir kaosun bizi beklediğinden hiç şüphe yok. iran bu anlaşma sayesinde bütün nükleer amaçlarindan vazgeçiyor. bu bir kandırmaca 'da olabilir bir yıllık bir oyalamada ancak verilen 7 milyar dolarlik imtiyazla bütün amaçlarindan vazgeçiyorlarsa iranın bütün iç dinamikleri yerinden oynar halkını eskisi kadar baskı altında tutamaz
Sizin sandiginiz butun amaclarindan vazgeciyor olmasi, Iran`in amaci 5% zenginlestirmeydi ki hep tanindi hemde devam ediyor, 20% sadece bri baski araciydi, yoksa ihtiyac duyulan bir eylem degildi.

_________________
Bu Sitedeki Yazilarim Ikinci Bir Duyuruma Kadar Sahsim Tarafindan Durdurulmustur, Yazilarin Devami Hakkinda Twitter Hesabindan Bilgi Edinebilirsiniz:
Resim@GercekIran


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Kas 2013, 03:28 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:00
Mesajlar: 1473
Yaş:
Alıntı:
Yaptığımız uluslararası anlaşmalar anahtar teslimi. Santralin kurulması, işletrilmesi, yakıt tedariği ve ekonomik sürenin sonunda, nükleer atıkların da Türkiye dışına çıkartılarak, santralin temizlenerek kapatılması. Örneğin Akkuyu santrali Rusya'nın malı, Türkiye'nin değil...
Peki bu zenginlestirme cemberi ve tesisi kurulu mu? Cunku benim bildigim zenginlestirmenin yapilmadigi ve bu yonde gelecek yillara programlar oldugu.
Alıntı:
"Nasrettin Hoca bir gün eşekten düşmüş. Çevresinde gülüşmeler başlayınca "Ben zaten inecektim" demiş...
Tabi bu size yeni gelen bir olay, Benim 1-2 yil icinde yazdiklarimi dikkat ile takip edenler hatirlar, benim hep yazdigim olaydir, Iran`in ilk once santral bile kurmasina karsiydilar, daha sonra santral kurun ama zenginlestirme yapmayin dediler, daha sonra program ilerledikce UF6 uretin dediler, zenginlestirme yapmayin ve yakit cubuklari uretmeyin dediler, Iran 20% zenginlestirdigi zaman siz sadece energi de ihtiyac olan 5% zenginlestirin onlar fazlasini zenginlestirmeyin diyorlar, yani Iran bu hamleler ile oyunu nereden nereye getirdigi malum, Kerry`nin soyledigi soz yaptirimlardan once Iran`in 160 Santrifuj`u varidi simdi 20 Bine yaklasti, Yaptirimlar programi durdurmadi dedi.

_________________
Bu Sitedeki Yazilarim Ikinci Bir Duyuruma Kadar Sahsim Tarafindan Durdurulmustur, Yazilarin Devami Hakkinda Twitter Hesabindan Bilgi Edinebilirsiniz:
Resim@GercekIran


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Kas 2013, 14:37 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 1949
Yaş:
Şu anda gelinen nokta batının UN5+1'in başarısızlığını başarı olarak sunmasıdır. Ayrıca yine gelinen nokta İran'ın kuyruğu dik tutma zorlamasından dolayı kendi ekonomisine zarar vermesi ile oluşan bir durumdur.
Bundan bir kaç sene evvel İran'a Türkiye ve Brezilya'nın sunduğu ve İranın kabul ettiği ama birleşmiş milletlerin önceden kabul edip sonrasında İran'a kazık attığı anlaşma defalarca kat daha iyidir.
Kısacası İran o zaman daha doğru adımlar atsaydı daha iyi bir ekonomiye sahip olurdu.
Batı daha uzlaşmacı olsaydı şu ankinden çok daha az nükleer bir İran ile pazarlık ediyor olacaktı.

Kazananın olmadığı iki tarafında ciddi kayıplar verdikten sonra imzalanan bana göre başarısızlığın başarı olarak sunulduğu bir anlaşma.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Kas 2013, 15:06 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3178
Yaş:
Alıntı:
Şu anda gelinen nokta batının UN5+1'in başarısızlığını başarı olarak sunmasıdır. Ayrıca yine gelinen nokta İran'ın kuyruğu dik tutma zorlamasından dolayı kendi ekonomisine zarar vermesi ile oluşan bir durumdur.
Bundan bir kaç sene evvel İran'a Türkiye ve Brezilya'nın sunduğu ve İranın kabul ettiği ama birleşmiş milletlerin önceden kabul edip sonrasında İran'a kazık attığı anlaşma defalarca kat daha iyidir.
Kısacası İran o zaman daha doğru adımlar atsaydı daha iyi bir ekonomiye sahip olurdu.
Batı daha uzlaşmacı olsaydı şu ankinden çok daha az nükleer bir İran ile pazarlık ediyor olacaktı.

Kazananın olmadığı iki tarafında ciddi kayıplar verdikten sonra imzalanan bana göre başarısızlığın başarı olarak sunulduğu bir anlaşma.
Uzlaşmak isteyen kim. Batı İran'ı sevmiyor (duygusal değil tabi ki de) , İran'ın da kendine göre güç hedefleri var. Bu itişme kakışma kaçınılmaz. Batı İran'ın bilimsel çalışmalarını ! tanıyacak, İran Batı'nın dostu olup, Batı'nın çıkarlarına yardım edecek ve bölgesel güç olacak ... bu bana göre bir ütopya. Savşaların esas nedeninin din veya kültür olmadığı aşikardır. Bakınız 2.Dünya savaşı, Sırbistan'ın bombalanması ... İran yerine başka Hristiyan devlet olsa ve bu politikada olsa (Batı'nın temel değerlerinden uzak) barışçı olup olmaması önemli değil yine de saldırıya uğrardı. Kaldı ki ne Batı ne de İran çok masumlar. Bizler de gücümüz oranında arada kaldık bekliyoruz galiba. Çünkü 2 tarafa da söz geçiremeyebiliriz. Önemli olan şu bombalar bize değmesin.

Şimdi bu yorum insafsız gözükebilir ama taraflar kılıç çıkartmış biz ne yapabiliriz. İran'ın İsrail söylemleri kamuoyu için bile olsa bu tarafların şu an çatışma içinde olmadığını göstermez. Zaten aktif çatışmaları var. Burada sorun İran sonrası bize ne olacak. Şu ana kadar bize empoze edilen sıranın Türkiye'ye geleceği idi ,özellikle İran'ın tezi, . Ama gerçekten öyle mi ?

1) ABD, Pasifik'e mi devam edecek bize mi ? eğer cevap Pasifik ise basından takip ettiğimiz Irak'ın kuzeyine verilen destek ne idi ?
2) ABD bu adamları kullandı şimdi işi bitti veya hayır sıra bize geldi daha Pasifik'e var ??
3) Ya da Rusya ABD'nin öncelik sırasını değiştirdi gelecekte Pasifik ve Rusya sonrası Türkiye'de hafif hafif palazlanmaya başlayınca bölgeye bizim için geri dönecek ?

Ben karamsar düşünmeyi sevdiğim için hazırlığımı da ona göre yaparım.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Kas 2013, 17:40 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3178
Yaş:
Eninde sonunda hep geri dönüyor değil mi :D I am back...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 28 Kas 2013, 21:33 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 28 Eyl 2013, 22:22
Mesajlar: 313
Yaş:
Alıntı:
Lisedeyken Milli Güvenlik dersine Albay girerdi. Beni çok severdi bol bol soru sorardım. Türkiye şu an nükleer silaha sahip mi diye sorduğumda bunu sana söyleyemem demişti.
Soğuk Savaştan kalma Nuclear Sharing Policy'e göre nükleer silahlarımız olması gerek fakat kullanımı bizim elimizde değil.

Resim

Maviler nükleer silahsız,Kırmızılar kendi nükleer silahı olan,Turuncular Sharing policy ile sahip olanlar.

_________________
-Savaş,hiçbir zaman birden bire ortaya çıkmaz.

-Carl von Clausewitz


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 Kas 2013, 00:02 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3178
Yaş:
Bunlar klasik mühimmat gibi atılıyordu herhalde. Ben şimdi çıksam bunu bir F-16'ya yüklesem bir tur atıp insem ne olur (ciddi soruyorum) ya da güvenlik dahil herşey ABD kontrolünde mi ?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 29 Kas 2013, 01:04 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 14 Nis 2013, 15:22
Mesajlar: 1541
Yaş:
Alıntı:
General Rahim Safaci 5-6 yil once emekli oldu, eski Devrim Muhafizlari komutaniydi.
Sayın Ice Man sadece General Rahim değil her kademeden general ve bürokrat her ay düzenli olarak Türkiye-Azerbaycan ve çevre ülkeleri tehdit ediyor. Bizzat İran general ve bürokratları tarafından söylenilen şeylere mi inanayım , yoksa birilerine şirin gözükmek için Türkçe altyazılı mesaj yayınlayan devlet adamlarınıza mı ?
Alıntı:
Öte yandan Fars News'in haberine göre Seyyari,(İran Deniz Kuvvetleri Komutanı) Azerbaycan'ı,
İsrail'den füze almaması için uyardı. Seyyari, Azerbaycan'ın satın alacağı Gabriel 5 füzelerinin bölgedeki barış ve
istikrar ortamına zarar vereceğini söyledi. [14]


[14] "Iran's Navy Commander Cautions Azerbaijan against Outcomes of Missile Purchase":
http://english.farsnews.com/newstext.as ... 0610000889

http://www.siyahgribeyaz.com/2013/10/do ... -2013.html


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 01 Ara 2013, 15:06 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Tem 2012, 18:00
Mesajlar: 1473
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
General Rahim Safaci 5-6 yil once emekli oldu, eski Devrim Muhafizlari komutaniydi.
Sayın Ice Man sadece General Rahim değil her kademeden general ve bürokrat her ay düzenli olarak Türkiye-Azerbaycan ve çevre ülkeleri tehdit ediyor. Bizzat İran general ve bürokratları tarafından söylenilen şeylere mi inanayım , yoksa birilerine şirin gözükmek için Türkçe altyazılı mesaj yayınlayan devlet adamlarınıza mı ?
Alıntı:
Öte yandan Fars News'in haberine göre Seyyari,(İran Deniz Kuvvetleri Komutanı) Azerbaycan'ı,
İsrail'den füze almaması için uyardı. Seyyari, Azerbaycan'ın satın alacağı Gabriel 5 füzelerinin bölgedeki barış ve
istikrar ortamına zarar vereceğini söyledi. [14]


[14] "Iran's Navy Commander Cautions Azerbaijan against Outcomes of Missile Purchase":
http://english.farsnews.com/newstext.as ... 0610000889

http://www.siyahgribeyaz.com/2013/10/do ... -2013.html
Ben yanlis bilgi olmasin diye General Safavinin konumunu soyledim, Yoksa kendisi hali hazirda Dini Liderin Askeri alanda yuksek danismani ve sozu Devrim Muhafizlari komutanindan daha gecerlidir.

Ikincisi biri Sirin gozukmek icin Turkce altyazili mesaj yayinlamiyor, Dunya halkina yayinladigi Ingilizce mesaji kac dilde altyaziyla da yayinlandi ki biri Turkceydi, Yoksa Ingilizce konustugu icin simdiye kadar ABD ve Ingiltereliler kendilerini yirtmalari gerekirdi!

_________________
Bu Sitedeki Yazilarim Ikinci Bir Duyuruma Kadar Sahsim Tarafindan Durdurulmustur, Yazilarin Devami Hakkinda Twitter Hesabindan Bilgi Edinebilirsiniz:
Resim@GercekIran


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Ara 2013, 16:09 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 14 Nis 2013, 15:22
Mesajlar: 1541
Yaş:
Alıntı:
İsrail Cumhurbaşkanı: Ruhani ile görüşmeye hazırım

İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, İranlı mevkidaşı Hasan Ruhani ile görüşmeye hazır olduğunu açıkladı.

Tel-Aviv’de basın toplantısı düzenleyen Peres, “Ruhani ile görüşmeye hazırım. Benim düşmanım yok. İran’ı da düşman olarak görmüyoruz.” dedi.

Düşmanlığın kişisel ilişkilerin bir parçası değil, siyaset konusu olduğunu ifade eden İsrail Cumhurbaşkanı, Yahudi devletinin amacının düşmanları dostlara dönüştürmek olduğunu vurguladı. Peres, merhum Filistin lideri Yasir Arafatı örnek göstererek tutumunu değiştiren Arafat ile müzakere masasına oturmayı kabul ettiklerini hatırlattı.

“İran nükleer sorunu için diplomatik çözümü tercih etmemizde hiçbir kuşku yok” diyen Peres, tüm seçeneklerin sözlere ağırlık vermek için masada olmaya devam ettiğini kaydetti.

İsrail Cumhurbaşkanı, “Ateş etmeye acele etmiyoruz, ekonomik ve politik baskıyı tercih ediyoruz.” diye ekledi.
Alıntı:
Obama: Taleplerimizi yerine getirmesi için İran’a 6 ay süre veriyoruz

ABD Başkanı Barack Obama, İran’ın nükleer sorununun diplomatik yollarla çözülmesi için bu ülkeye 6 aylık bir sürenin tanınması gerektiğini söyledi. ABD lideri, Washington’un Brookings Enstitüsü’nde düzenlenen Saban Forumu’nda konuşma yaptı.

Haberi geçen İsrail’in 9. Televizyon Kanalı, Obama’nın, “Yaptırım rejimini yumuşatmıyoruz, sadece Tahran için küçük bir pencere sunuyoruz. Önümüzdeki 6 ayda İran, anlaşmalara uyma konusunda isteksizlik sergilerse yaptırımlara döneceğiz.” sözlerine yer verdi.

Böylece Amerikan Başkanı, İran’ın nükleer programına ilişkin kasım ayı sonlarında Cenevre’de varılan anlaşmayı yorumladı. Bununla birlikte anlaşma hakkında belirsiz ifadelerde bulunan Obama, anlaşmanın verimli olacağına şüpheyle baktığını söyledi. ABD’nin anlaşmayı diğer tarafların baskısı ile kabul ettiğini ima eden Obama, “Baskı yapmaya devam etseydik, dünya müzakereleri adil şekilde yürüttüğümüze kuşku duymaya başlardı ve ekonomik yaptırımlar rejimine darbe indirilirdi.” ifadesini kullandı.

Rusya, ABD, Çin, Fransa, İngiltere ve Almanya’nın oluşturduğu 5+1 Grubu ile İran arasındaki anlaşma, 28 Kasım’da imzalanmıştı. Anlaşma, Tahran’ın önümüzdeki 6 ayda nükleer programını dondurmasını öngörüyor. Buna karşılık 5+1 Grubu ülkeleri, İran’a karşı yaptırımları yumuşatacak. Aynı zamanda anlaşmada, Tahran’ın kendi nükleer programına sahip olma hakkı tanınıyor. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun denetçileri ise İran’ın nükleer tesislerinde denetim yapabilecekler. Anlaşma 20 Aralık’ta yürürlüğe girecek.
http://turkish.ruvr.ru/2013_12_08/Israi ... e-hazirim/

http://turkish.ruvr.ru/2013_12_08/Obama ... veriyoruz/


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Ara 2013, 17:53 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3178
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
İsrail Cumhurbaşkanı: Ruhani ile görüşmeye hazırım

İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, İranlı mevkidaşı Hasan Ruhani ile görüşmeye hazır olduğunu açıkladı.

Tel-Aviv’de basın toplantısı düzenleyen Peres, “Ruhani ile görüşmeye hazırım. Benim düşmanım yok. İran’ı da düşman olarak görmüyoruz.” dedi.

Düşmanlığın kişisel ilişkilerin bir parçası değil, siyaset konusu olduğunu ifade eden İsrail Cumhurbaşkanı, Yahudi devletinin amacının düşmanları dostlara dönüştürmek olduğunu vurguladı. Peres, merhum Filistin lideri Yasir Arafatı örnek göstererek tutumunu değiştiren Arafat ile müzakere masasına oturmayı kabul ettiklerini hatırlattı.

“İran nükleer sorunu için diplomatik çözümü tercih etmemizde hiçbir kuşku yok” diyen Peres, tüm seçeneklerin sözlere ağırlık vermek için masada olmaya devam ettiğini kaydetti.

İsrail Cumhurbaşkanı, “Ateş etmeye acele etmiyoruz, ekonomik ve politik baskıyı tercih ediyoruz.” diye ekledi.
Alıntı:
Obama: Taleplerimizi yerine getirmesi için İran’a 6 ay süre veriyoruz

ABD Başkanı Barack Obama, İran’ın nükleer sorununun diplomatik yollarla çözülmesi için bu ülkeye 6 aylık bir sürenin tanınması gerektiğini söyledi. ABD lideri, Washington’un Brookings Enstitüsü’nde düzenlenen Saban Forumu’nda konuşma yaptı.

Haberi geçen İsrail’in 9. Televizyon Kanalı, Obama’nın, “Yaptırım rejimini yumuşatmıyoruz, sadece Tahran için küçük bir pencere sunuyoruz. Önümüzdeki 6 ayda İran, anlaşmalara uyma konusunda isteksizlik sergilerse yaptırımlara döneceğiz.” sözlerine yer verdi.

Böylece Amerikan Başkanı, İran’ın nükleer programına ilişkin kasım ayı sonlarında Cenevre’de varılan anlaşmayı yorumladı. Bununla birlikte anlaşma hakkında belirsiz ifadelerde bulunan Obama, anlaşmanın verimli olacağına şüpheyle baktığını söyledi. ABD’nin anlaşmayı diğer tarafların baskısı ile kabul ettiğini ima eden Obama, “Baskı yapmaya devam etseydik, dünya müzakereleri adil şekilde yürüttüğümüze kuşku duymaya başlardı ve ekonomik yaptırımlar rejimine darbe indirilirdi.” ifadesini kullandı.

Rusya, ABD, Çin, Fransa, İngiltere ve Almanya’nın oluşturduğu 5+1 Grubu ile İran arasındaki anlaşma, 28 Kasım’da imzalanmıştı. Anlaşma, Tahran’ın önümüzdeki 6 ayda nükleer programını dondurmasını öngörüyor. Buna karşılık 5+1 Grubu ülkeleri, İran’a karşı yaptırımları yumuşatacak. Aynı zamanda anlaşmada, Tahran’ın kendi nükleer programına sahip olma hakkı tanınıyor. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun denetçileri ise İran’ın nükleer tesislerinde denetim yapabilecekler. Anlaşma 20 Aralık’ta yürürlüğe girecek.
http://turkish.ruvr.ru/2013_12_08/Israi ... e-hazirim/

http://turkish.ruvr.ru/2013_12_08/Obama ... veriyoruz/
Bu da ne kadar öngörüsüz bir millet olduğumuzu gösteriyor ben anlamıyorum şu an ne olduğunu (kişisel eleştiri yaptım).


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 09 Ara 2013, 03:09 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 08 Ara 2012, 23:06
Mesajlar: 886
Yaş:
Nuclear Sharing Policy'nin bildiğiniz palto emanenetiden farkı olduğunu düşünmüyorum.

_________________
Yönlendirilmiş ES-06...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Ara 2013, 03:16 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 14 Nis 2013, 15:22
Mesajlar: 1541
Yaş:
Bu arada şunu unutmamakta yarar var Rusya ve İran arasında 20-40 tam hatırlamıyorum 40 sanırım ( 1940 ) , 40 senesinde imzalanan ve hala geçerli olan bir antlaşmaya göre eğer İran'da Rusya'nın çıkarlarını tehdit edecek veya Rusya adına tehdit oluşturacak bir durum yaşanırsa , Rusya İran'a danışmadan ve izin almadan İran topraklarına böyle bir hadiseyi önlemek için asker gönderme yetkisine sahip , tesisler vurulabilir İran ekonomisi ve sanayisi yer yüzünden silinebilir ama bir işgal söz konusu değildir. İran olası bir işgal karşısında zayıf kalır ve yenilmeye başlarsa Rusya bu antlaşmanın kendisine verdiği hakkı sonuna kadar kullanıp İran topraklarına yüz binlerce askerini yüzlerce tankını balistik füzelerini hava savunma füzelerini uçaklarını hiç düşünmeden gönderecektir , NATO-AB-İsrail ve Körfez orduları tam Tahran'a girecekken karşılarında yüz binlerce Rus askerini ve sayısı 1000'i geçen Nükleer başlığa sahip Rusyayı bulduklarında ne yaparlar bilinmez orası çıkmaz sokak oluyor işte Rusya'nın elindekiler İsrail'in kalkanlarının vurabildiği İran füzelerine benzemez Topol-M'den bahsediyoruz yer yüzünde bu füzeyi vurabilecek bir anti savunma füzesinin olmadığı söyleniyor. TSAR yüklenmiş bir Topol-M Londra , Tel Aviv , Paris , Berlin , New York , Riyad şehirlerine çevrilirse o zaman görün siz geri vitese nasıl geçiyorlar , ABD belki atarlanmaya devam edebilir ama aynı şey diğerleri için geçerli değil , Fransa-İngiltere-Körfez-İsrail bunlar ABD gibi koca koca kıtalar değil düşecek 2 TSAR yer yüzünden silinmelerine sebebiyet verir.

Ben ABD'nin bu antlaşma masalları ile İran karşısında zaman kazandığını düşünüyorum yeterince güç toplayıp kendinden emin olduktan sonra tesisleri falanca bahane ile vuracaklardır bence yada Körfez ve İran birbirine kırdırılacak , Bush politikalarının en büyük hatası Irak'ın elini ayağını kırıp İran'ı bölgenin gücü haline getirmesi olmuştur aynı hatayı tekrar yapacaklarını hiç sanmıyorum belki Irak günümüzde o eski konumunda değil ama Körfezin bu denli silah almasının altında neden aramaya gerek yok diye düşünmekteyim.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Ara 2013, 11:56 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 14 Tem 2012, 15:54
Mesajlar: 30
Yaş:
Alıntı:
Bu arada şunu unutmamakta yarar var Rusya ve İran arasında 20-40 tam hatırlamıyorum 40 sanırım ( 1940 ) , 40 senesinde imzalanan ve hala geçerli olan bir antlaşmaya göre eğer İran'da Rusya'nın çıkarlarını tehdit edecek veya Rusya adına tehdit oluşturacak bir durum yaşanırsa , Rusya İran'a danışmadan ve izin almadan İran topraklarına böyle bir hadiseyi önlemek için asker gönderme yetkisine sahip , tesisler vurulabilir İran ekonomisi ve sanayisi yer yüzünden silinebilir ama bir işgal söz konusu değildir. İran olası bir işgal karşısında zayıf kalır ve yenilmeye başlarsa Rusya bu antlaşmanın kendisine verdiği hakkı sonuna kadar kullanıp İran topraklarına yüz binlerce askerini yüzlerce tankını balistik füzelerini hava savunma füzelerini uçaklarını hiç düşünmeden gönderecektir , NATO-AB-İsrail ve Körfez orduları tam Tahran'a girecekken karşılarında yüz binlerce Rus askerini ve sayısı 1000'i geçen Nükleer başlığa sahip Rusyayı bulduklarında ne yaparlar bilinmez orası çıkmaz sokak oluyor işte Rusya'nın elindekiler İsrail'in kalkanlarının vurabildiği İran füzelerine benzemez Topol-M'den bahsediyoruz yer yüzünde bu füzeyi vurabilecek bir anti savunma füzesinin olmadığı söyleniyor. TSAR yüklenmiş bir Topol-M Londra , Tel Aviv , Paris , Berlin , New York , Riyad şehirlerine çevrilirse o zaman görün siz geri vitese nasıl geçiyorlar , ABD belki atarlanmaya devam edebilir ama aynı şey diğerleri için geçerli değil , Fransa-İngiltere-Körfez-İsrail bunlar ABD gibi koca koca kıtalar değil düşecek 2 TSAR yer yüzünden silinmelerine sebebiyet verir.

Ben ABD'nin bu antlaşma masalları ile İran karşısında zaman kazandığını düşünüyorum yeterince güç toplayıp kendinden emin olduktan sonra tesisleri falanca bahane ile vuracaklardır bence yada Körfez ve İran birbirine kırdırılacak , Bush politikalarının en büyük hatası Irak'ın elini ayağını kırıp İran'ı bölgenin gücü haline getirmesi olmuştur aynı hatayı tekrar yapacaklarını hiç sanmıyorum belki Irak günümüzde o eski konumunda değil ama Körfezin bu denli silah almasının altında neden aramaya gerek yok diye düşünmekteyim.
Bu nükleer başlık dediğin kompozit başlık gibi bir şey herhalde. Ben okuyunca öyle anladım.

Tsar bomba denemek amacı ile yapılmış ağırlığı 27 ton olan serbest düşümlü termonükleer bir aygıttır. Hatta düşme hızın yavaşlatması için kullanılan paraşütün ağırlığının ise 1 tona yakın olduğunu bi yerlerde okumuştum neyse konumuz o değil bahsettiğiniz topol m aşağı yukarı 1-1,5 ton arası savaş başlığı taşıyabilen kıtalararası balistik füze sistemidir. Taşıyabildiği ağırlık paraşütün ağırlığına eşit olan bir füze sistemine 27 tonluk bir aygıtı yükleyip londra paris yoketmeye çıkmışsınız bile.
Ayrıca bir işgal planından da bahsedilmiyor.(sadece kritik tesislerin havadan bombalanması ve bazı noktalara özel operasyonlar)

Yalnızca hakim olduğunuz konularda yorum yapmanız hem konuyu dağıtmaz hemde bu konuda gerçekten bilgi sahibi olmak isteyen arkadaşlarımızı yanlış bilgi sahibi olmasını engeller.Forumdaki her üye bizim için çok değerli yanlış bilgi edinmesini istemeyiz değil mi_?
Saygılar.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Ara 2013, 13:42 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 26 Eyl 2012, 12:46
Mesajlar: 167
Yaş:
İranlı Bakan: Ordumuz birkaç bombayla dağılır
Batı'yla imzalanan nükleer anlaşmaya sıcak bakmayan kanatla hükümet arasındaki "güç tartışması" kamuoyuna taşındı.
Dışişleri Bakanı Cevat Zarif, Tahran Üniversitesi'nde yaptığı bir konuşmada, Batı'yla varılan nükleer anlaşma hakkında "Bu İran halkının zaferidir. Tek bir bombayla etkisiz hale getirilebilecek İran ordusunun değil" sözleri üzerine, şahin siyasetçilerin tepkisini çekmişti.

Zarif, bir öğrenciye verdiği bu cevabın çarpıtıldığını söyleyerek kendisini savunmuştu. Ancak İran'ın en güçlü askeri kolu olan Devrim Muhafızları'nın bir numaralı ismi Caferi, Zarif'i açıktan hedef göstererek "Tecrübeli bir diplomat fakat askeri konularda yorum yapma kabiliyeti yok" diyerek tepki gösterdi. Devrim Muhafızları komutanı "güçlü olmadıkları" iddiasına karşı "Bu doğru değil. Zarif'in hiçbir askeri deneyimi ve uzmanlığı bulunmuyor" açıklamasında bulundu.
İRAN'A YENİ YAPTIRIM YOK

Amerikan Temsilciler Meclisi, İran'a yeni yaptırım kararı alınmaması talebine yeşil ışık yaktı. Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi'nde konuşan Dışişleri Bakanı John Kerry, İran'a karşı alınacak herhangi bir yeni yaptırım kararının, İran'a "mazeret zemini" oluşturacağını söyleyerek destek istedi. Bankacılık Komitesi Başkanı Senatör Tim Johnson da, Beyaz Saray'ın talebini ikna edici bulduğunu açıklayarak, "yeni yıla kadar" talebe destek vereceğini söyledi.

http://www.ensonhaber.com/iranli-bakan- ... 12-12.html


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Ara 2013, 19:11 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 14 Nis 2013, 15:22
Mesajlar: 1541
Yaş:
Alıntı:
Bu nükleer başlık dediğin kompozit başlık gibi bir şey herhalde. Ben okuyunca öyle anladım.

Tsar bomba denemek amacı ile yapılmış ağırlığı 27 ton olan serbest düşümlü termonükleer bir aygıttır. Hatta düşme hızın yavaşlatması için kullanılan paraşütün ağırlığının ise 1 tona yakın olduğunu bi yerlerde okumuştum neyse konumuz o değil bahsettiğiniz topol m aşağı yukarı 1-1,5 ton arası savaş başlığı taşıyabilen kıtalararası balistik füze sistemidir. Taşıyabildiği ağırlık paraşütün ağırlığına eşit olan bir füze sistemine 27 tonluk bir aygıtı yükleyip londra paris yoketmeye çıkmışsınız bile.
Ayrıca bir işgal planından da bahsedilmiyor.(sadece kritik tesislerin havadan bombalanması ve bazı noktalara özel operasyonlar)

Yalnızca hakim olduğunuz konularda yorum yapmanız hem konuyu dağıtmaz hemde bu konuda gerçekten bilgi sahibi olmak isteyen arkadaşlarımızı yanlış bilgi sahibi olmasını engeller.Forumdaki her üye bizim için çok değerli yanlış bilgi edinmesini istemeyiz değil mi_?
Saygılar.
Sayın mclaner.

TSAR'ın bilinen ağırlığı 1950-60'lara dayanıyor biz ise 2013'de yaşıyoruz arada koskoca 1 nesil var. Teknoloji ve her şey değişti TSAR hakkında verdiğiniz ağırlık bilgisi Wikipedia'nın verdiği bilginin ötesine geçmiyor aramızda Rus hava kuvvetlerinde nükleer bilgileri bilecek boyutta birisi olmadığına göre ne benim Topol-M'ye TSAR yükleme teorim çürütülebilir nede sizin 1950'lerden kalma bilginiz çürütülebilir.

Bir daha ki sefere 51 yıl önceki bilgiler ile günümüz teknolojisini karıştırmadan birisine bilmediğin konu hakkında yorum yapma derseniz daha yerinde bir davranış olacaktır. Yok elinizde günümüzde TSAR'ın ağırlığı veya değiştirilmiş geliştirilmiş halinin güncel bilgisi varsa koyun buraya o dökümanları bende diyeyim ki , ben bilmiyormuşum insanları yanlış bilgilendirdiğim için herkesten özür dilerim der çekilirim.

Bunun dışında zaten İran işgal edilecek gibi bir kelime kullanmadım bu yazdığım cevap TSAR yönünden şahsıma yönelttiğiniz eleştiriye bir cevaptı.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Ara 2013, 19:39 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 18 Oca 2013, 13:48
Mesajlar: 1521
Yaş:
Müdahil olmayayım dedim ama içim elvermedi. Sayın Leviathan, "teori" doğruluğu yeterli yeterli kanıtlarla gösterilmiş hipotezdir. En fazla 800 KT'luk, max 1200 kg ağırlığında nükleer başlık taşıyabilen Topol-M'ye 50 megatonluk, 27 ton ağırlığında Tsar'ın yüklenebileceği iddianız ancak hipotez olabilir. Aslında hipotez bile olamaz, zira hipotez olabilmesi için bile "aradan geçen zamanki gelişmeler"den daha kuvvetli bir dayanak gerekir. Hangi gelişmeler? Referans verebilir misiniz? 27 tonluk böyle dehşet bir bombanın ağırlığının, gücünü koruyarak 1200kg'a indirilmesi, Topol-M'e yüklenmesi ve konuyla ilgili tek bir haber çıkmaması mümkün müdür? Bilmiyor olabilirsiniz ama 1980 ve 1990'larda yapılan nükleer güçlerin sınırlandırılması görüşmeleri sırasında herkes eteğindeki taşı döktü ve karşılıklı kontrol mekanizmaları kuruldu. İddianızın doğru sınıflandırması "varsayım"dır.

İnsanın hatasını kabul etmesi bu kadar güç olmamalı diyorum.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 12 Ara 2013, 19:46 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 14 Nis 2013, 15:22
Mesajlar: 1541
Yaş:
Ben 27 ton bilgisinin 1961'e ait olduğunu söylemeye çalışıyorum niye hatamı kabul etmeyeyim 1961 teknolojisi ile 2013 bir değil diyorum sadece bana bunu argümanlar ile kanıtlarsa her hangi birisi ben özür dilemekten korkan birisi değilim , kaldı ki hatalı olduğum konularda ( sonradan hatam ortaya çıkarsa veya yanlış olduğu ) kişisel mesaj aracılığı ile özür dileyen birisiyim sonrasında o konuda konuşmam üstelik , benim demek istediğimi farklı anladığınızı düşünüyorum. 1990-2000-2013 Rusya çıkışlı bir kaynak istiyorum sadece Topol-M'ye yerleştirilemeyeceği tezine karşılık çünkü kişisel inancıma göre hava kuvvetleri NATO'ya karşı sefil olan bir Rusya günümüze kadar 1961 teknolojisini çoktan geliştirmiş güncellemiş ve füzelerle atılacak seviyeye getirmiştir diye düşünmekteyim.

Umarım anlatabilmişimdir neye itiraz ettiğimi üstadım , yani '' lütfen bu lafım eleştiri olarak algılanmasın '' 1961 teknolojisi ile günümüzü kıyaslamak veya o dönemden kalma bilgi ile hareket etmek Almanların tanklarının yenilmez olmasını söylemek gibidir ancak günümüzde M1 var T-90 var C2 var geçmişin Shermanları ile kıyaslamamak gerektiğini söylüyorum TSAR ve Topol-M eleştirisini.

Haberlerin ortaya çıkmaması gayet mümkündür siz en güçlü silahınızı geliştirdiğinizi dünyaya duyururmusunuz ? Bunu yapacak ülkeler blöf yapan ülkelerdir İran gibi K.Kore gibi böyle bir şeyi duyurmanın 2 sebebi vardır birisi saldırı yemekten korkmak İran'ın yaptığı gibi diğer bir sebep güç gösterisidir kaldı ki Ruslar denizaltı konusunda bunu duyurdular 1 ay Amerikan sahillerinde dolaşan denizaltı mevzusu örnek gösterilebilir , biraz sert olacak ama her ülke bizim gibi varını yoğunu ortaya saçmıyor bazı şeyleri gizlemesini biliyor ve bu konuda hesap verecek değiller , aynı antlaşmalara bakacak olursak K.Kore'nin Nükleer silah yapmadan önce girdiği antlaşmaları bir araştıralım neler neler çıkacak karşımıza.

Her neyse konunun seyrini değiştirmek istemiyorum , dediğimi anladığınızı düşünüyorum 1961 teknolojisi vb...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 01 Oca 2014, 23:29 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 13:27
Mesajlar: 397
Yaş:
Özellikle

"İran'a gelince, füze teknolojisi dünyada en ileri olan ülkelerden biridir. Verdiği füzelerle Hizbullah ve Hamas gibi gruplar İsrail'in hava savunma sistemini kağıt gibi yırtmıştır." ve "Kimyasal başlıklı füzelerle tüm İsrail'i ateş ve gaz çemberine çevirirler."

cümleleriniz için somut kanıtlar istemek en doğal hakkımız sanırım. Eğer yoksa yeni yıl sizi fena çarpmış..


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 165 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 1 2 3 4 Sonraki

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye