TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 18 Oca 2018, 22:44

Tüm zamanlar UTC+03:00


Üye alımı belirsiz bir tarihe kadar kapatılmıştır,mail yolu ile ve ya sosyal hesaplar üzerinden taleplerde bulunmayınız.
Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 40 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: 17 Ağustos 1999 İzmit depremi
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 02:35 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 14:25
Mesajlar: 3236
Yaş:
17 Ağustos 1999 İzmit depreminde hayatını kaybedenleri saygıyla anıyoruz. Bizzat yaşadığım bu cehennem günü asla unutmayacağım.
Daha sonra metan gazından olduğunu öğrendiğim gökyüzünün kızıla dönmesi, elektrik trafolarının alev alarak patlaması ve o derin uğultu. Allah kimseye böyle bir olay yaşatmasın. Böyle diyoruz ama etrafımda olanlar bu depremin çoktan unutulduğunu gösteriyor. Yine bir yığın kontrolsüz yapı mantar gibi türedi.

_________________
Resim
Death Star da sıkışıp kalmış stormtrooper


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 02:52 
Çevrimdışı
Genel Yetkili

Kayıt: 03 Ağu 2012, 05:57
Mesajlar: 2060
Yaş:
Depremden zarar görmüş herkese büyük geçmiş olsun, yakınlarını kaybedenlerin tekrardan başları sağ olsun, 14 yıl geçmesine rağmen bu olayı yaşayanlar için halen o 40 saniye kolay unutulmaz, ben de yaşadım, kapılar sıkıştı o esnada beyin fonksiyonları çok farklı çalışıyor. Allah tekrar yaşatmasın çok zor.
İmar bakımından ise belki yeni yapılan binalar için artık yönetmelikler daha sıkı tutuluyor olabilir, dask sigortası halen keyfe göre yaptırılmaya devam ediyor, denetim dersek o zaten hiç sağlıklı işlemiyor. İzmit ve Adapazarı imar bakımından iraz daha toparlanmış olabilir ama İstanbul için durum çok vahim.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 03:06 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 14:25
Mesajlar: 3236
Yaş:
Deprem anında herhalde kıyamet böyle bir şey diyerek kıpırdayamadım. İlk sarsıntı yavaşladığı an kirişlerin altına geçip bekledim. İkinci darbe daha şiddetliydi ve derinden geliyordu. Evden ve pencerelerden gelen çatırtılar ve uğultu birbirine karışmıştı. Bu gümbürtü içerisinde tamam dedim bu sefer kesin gidiyoruz diyerek ölümü kabullendim. Ama sarsıntı biranda kesildi ve kısa süren şaşkınlıktan sonra gerekli bir kaç şeyi alıp dışarı fırladık. Eğer deprem çok daha uzun sürseydi bölgede sağlam yapı kalmazdı.

_________________
Resim
Death Star da sıkışıp kalmış stormtrooper


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 03:11 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 19:37
Mesajlar: 1154
Yaş:
Allah o günleri bir daha göstermesin. İnsanların enkaz altından kurtarılmayı beklemeleri, acı içinde feryat etmeleri, halen hafızalarımızda yerini koruyor. Malumunuz Türkiye deprem kuşağı içerisinde yer alıyor.

Sorulması gereken soru şu;

Geçmişten ne kadar ders çıkardık. Olası bir depreme ne kadar hazırlıklıyız ?

Saygılar.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 03:15 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 13 Tem 2012, 21:06
Mesajlar: 1089
Yaş:
14 yıl önce, bilinçsizliğimiz nedeni ile yitirdiğimiz canları rahmetle anıyor, yakınlarını kaybedenlerin acısını paylaşıyorum.

O binanın yapılmasına, sorumluların cezasız kalmasına engel olmadığımız, sorumluları yerin dibine gömmediğimiz için hepimizin sorumluluğu var.

Bazı insanlar benzer bir felaketin tekrarlanmaması umudu ile çabalıyor, Allah yardımcıları olsun.

Kendi adıma, dişe dokunur bir haltın değişmediğini düşünüyorum, daha kötüsü, "kentsel dönüşüm" için yarının seçilmiş olmasına diyecek söz bulamıyorum.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 03:41 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 14:25
Mesajlar: 3236
Yaş:
Deprem sonrasında yaşananlar daha korkunçtu. Yollar anında kapandı araçlar mahsur kaldı. Kısmen yolların üzerine devrilmiş binalar, duman sızan enkazlar ve başlarında karınca gibi uğraşan insanlar. Yol boyu toz toprağa bürünmüş kanı elbisesine bulaşmış yaya bir şekilde bir yerlere giden insanlar.
Akşama doğru Tüpraş yangını kontrolden çıkınca araçlarla anons yaparak halkın kenti terketmelerini söylemesi. Enkazda yakınını bırakmak istemeyen insanların bu çağrıya uymaması. Dağa doğru yolların ıvır zıvırların alelacele konduğu belli olan arabalar, bisikletliler, ninesini sırtında taşıyarak dağa çıkan genç, arabası olmayanların yaya bir şekilde koşar adımlarla gitmesi. Kısaca filmlerde gördüğünüz o sahneyi gözünüze bir getirin hiç bir farkı yok.
En son hiç unutamayacağım an ise tam tepenin üstünde kenti arkamızda bırakırken koca bir uçağın Tüpraş yangınında onlarca metre yüksekliğindeki alevlere dalış yaparak kimyasal bir söndürme maddesi atmasıydı. Madde yangını örtünce söner gibi oluyordu ama çok kısa bir süre içinde yeniden parlıyordu.

Şu bir gerçek herkes birbirine çok yardım etti. Ama bu toplumun içinde yaşamayı hak etmeyenlerde vardı. Fırsattan istifade soygun ve yağmaya kalkışanlar oldu. Bir kısmı suç üstünde vurularak öldürüldü. Bana kalsa tutuklananların da öldürülmeleri gerekiyordu.

_________________
Resim
Death Star da sıkışıp kalmış stormtrooper


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 03:43 
Çevrimdışı
Genel Yetkili

Kayıt: 03 Ağu 2012, 05:57
Mesajlar: 2060
Yaş:
Asıl acı olan depremi sadece bu gün hatırlamak, bundan sonra alınaca önlem ne olabilir? Evin içinde olan bireyler olarak ev sahipleri dask sigortası yapmayı ihmal etmesin, senelik 50tl civarı fiyat çıkıyor, sonra deprem çantası olayı var, bu malzemeleri güncel tutmak gerekli, tekrar olmayacak diye bir durum yok ama tedbir her zaman olmalı. Ben de depremi İstanbul da yaşayanlardanım. Kentsel dönüşüm bir an önce hayata geçmeli.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 03:50 
Çevrimdışı
Genel Yetkili

Kayıt: 03 Ağu 2012, 05:57
Mesajlar: 2060
Yaş:
Bu gece eğer denk gelirse 03.02 de, Yada gecenin herhangi bir zamanı depremde hayatını kaybedenler için gökyüzünde yıldızlara bakalım ve onlar için dua edelim.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 04:00 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 14:25
Mesajlar: 3236
Yaş:
Gerçekten de halk birbirine yardım etmese bunları atlatamazdık. Ekmek, su, benzin hep paylaşıldı. Teyzem kendi penye dükkanındakileri üstüne doğru düzgün bir şey almadan çıkanlara dağıttı. Belediye fırını her şeye rağmen ekmek çıkartıp halka dağıttı (Odunla pişiriyorladı önceden),
Dayım dolum tesisinde görevli olduğu için yangının sıfır noktasında hayatını düşünmeden mücadele etti.

_________________
Resim
Death Star da sıkışıp kalmış stormtrooper


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 04:22 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 06 Mar 2013, 21:20
Mesajlar: 580
Yaş:
http://www.iha.com.tr/gundem/17-agustos ... ldi/293119

Depremde 5 katlı apartmanın çökmesi sonucu eşini ve 2 çocuğunu kaybeden Sinan Kol, gözyaşları arasında depremde yaşadıklarını anlattı. Kol, "Ben deprem olduğunda Çınarcık'taki iş yerimden eve dönüyordum. Geldiğimde evi bulamadım. 5 katlı bina çökmüştü. Sabaha kadar enkazın başında bekledim. Enkazdan sadece birkaç çocuk canlı olarak çıkabildi. Enkazdan gelen o birkaç çocuk sesinin benim çocuklarıma hayat olması için çok bekledim ama olmadı. Çıkan çocukların annesi babası sevindi elbette ki. Ama ben sevinemedim. Türkiye de çok üzüldü ama yapacak bir şey yoktu. 14 yıldır hep böyle gidiyor. Umarım bir daha yaşanmaz. O bir felaketti. İnanılmaz bir felaketti" diye konuştu.


Allah depremde can verenlere gani gani rahmet eylesin,yakınlarına da sabır versin ve bu ülkeye bu millete aynı acıyı bir daha yaşatmasın.

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 05:20 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:03
Mesajlar: 101
Yaş:
Depremden sonra en basitinden ekmegin fiyatına faiş bir şekilde zam yapanların .Allah belasını versin.Ekmegini paylaşan insanlardanda razı olsun


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 12:08 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 26 Eyl 2012, 15:06
Mesajlar: 2756
Yaş:
17 Ağustos 02.00 gibi eşimin ankaradaki ailesini ziyaretten İstanbula dönüyorduk. Sıcağı sıcağına deprem sonrası görüntülere şahit oldum. İnsanların girdiği şoku, depremin hemen sonrası çalınan ufak çocukları, ölüleri soyanları, enkazdan çıkan eşyaları yürütenleri, fiyatının 20 misline satılan su şişelerini, yetersiz yardımları, dozer kiralayan vatandaşın enkaz altından ailesini çıkartmak için nasıl çırpındığını vs vs. unutmam mümkün değil. Sabah 07 de İstanbul' da olmayı planlarken deprem bölgesinden ancak 2 gün sonra dönebildim. Allah' tan depremde tüm kaybettiklerimize rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun.

_________________
Resim

Soytarıların ömrü, kralarınınki kadardır. (Fransız ata sözü)


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 14:47 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 19:36
Mesajlar: 85
Yaş:
Çok acı bir gündü. Henüz çocuktum o zamanlar ama hatırlıyorum her şeyi. Hatırladıkça tüylerim diken diken oluyor. Artık olan oldu, ölüler geri gelmez. Geleceğe bakmalıyız lakin gelecek daha karanlık. İstanbul'da ikamet eden biri olarak olası İstanbul depremi ben çok korkutmakta. Olası depremde yüz binlerden bahsediyor bilim adamları. Üstelik 99 depreminde bölgeyi İstanbul beslemişti. Yardımlar, kurtarma ekipleri vs. hep İstanbul'dan akmıştı bölgeye. Eğer İstanbul'da böyle bir şey olursa nereden gelecek yardımlar. Yine moralim bozuldu şimdi. :?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 17:38 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 13:27
Mesajlar: 398
Yaş:
Bu acı anları keşke millet olarak yaşamasaydık. Ben o zamanlar 8-10 yaşlarında küçük bir çocuktum. Anadolu'da evimizde uyurken akrabalardan gelen telefon ile yataklardan kalkıp aşağıya arabaya inmiştik korkudan. Sabaha kadar oturup arabanın radyosunu dinlemeye çalışmıştık ama çeken bir kanal yoktu.

Ordumuzun, sivil savunma kuruluşlarımızın, komşu ve uzak ülkelerin, sayın Harzemşah'ın bahsettiği gibi yardım yapan irili ufaklı ticari kurumlarımızın yaptıkları yardımları; yaşayan, bilen, olayların içinde olan arkadaşlarımız ve büyüklerimiz anlatırlarsa, biz gençlere bir nebzede olsa ışık tutmaya, yardımcı olabilirler.

Bu acıyı yaşayanlara, yakınlarını kaybedenlere, milletimize, tekrar tekrar geçmiş olsun. Allah bir daha böyle acıları bu millete göstermesin..


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 18:06 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 5187
Yaş:
Bir acı için yapılacak en iyi şey onu unutmaktır.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 18:46 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 5187
Yaş:
Aslında ortadoğu toplumları olarak apacaip tuhafız. Mesela caferiler ve şialar . 1500 sene önce ölmüş insanların yasını kanlarını dökerek anıyorlar.
Yine bir 10 kasım mesela. Atatürkü ülküsünü ve hatıratını aşırı düzeyde çok severim . Büyüklüğü hiç tartışılmaz. Ama zannederim kendisi bile böyle bir anılma istemezdi .
Toplum olarak acıları malesef taze tutma alışkanlığımız var.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 20:24 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 22 Tem 2012, 11:17
Mesajlar: 893
Konum: ANKARA
Yaş: 41
Depremi İstanbul Tuzla'da yaşadım.Toprağın kükremesini duydum.Ablam ve eniştemi Gölcükten kurtardım.Allah bir daha göstermesin.
Çaresiz ölümü bekliyorsun elin bağlı.
Ben o günden beri ölümden korkmuyorum.

_________________
Büyük Millet Meclisi sizin yiğitlik çevrenizde korkusuzca bağımsızlık mücadelesine devam edebilmiştir. Bu nedenle Ankaralı hemşehrilerimin, bu vatanı kurtarma mücadelesinde ayrı bir şeref hissesi vardır.

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 20:58 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 13:27
Mesajlar: 398
Yaş:
Alıntı:
Aslında ortadoğu toplumları olarak apacaip tuhafız. Mesela caferiler ve şialar . 1500 sene önce ölmüş insanların yasını kanlarını dökerek anıyorlar.
Yine bir 10 kasım mesela. Atatürkü ülküsünü ve hatıratını aşırı düzeyde çok severim . Büyüklüğü hiç tartışılmaz. Ama zannederim kendisi bile böyle bir anılma istemezdi .
Toplum olarak acıları malesef taze tutma alışkanlığımız var.
Katılmıyorum. Millet olarak acıları taze tutma gibi bir alışkanlığımız yok, kısa bir süre sonra unutmak gibi, vurdumduymazlık gibi bir alışkanlığımız var. Ta ki ipler kopma noktasına gelene kadar. Bu noktada bu milletin neler yapabildiğini yakın bir tarihte yaptığımız Kurtuluş Savaşı ile dünya gördü.

Deprem acılarının şahısça değil, milletçe taze tutulması gerekir. Taze olsun ki kaçak yapılar yükselmesin, inşaatların malzemeleri çalınmasın, denetimler düzgün ve sıkı yapılsın..


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 21:09 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Tem 2012, 02:38
Mesajlar: 5406
Yaş:
O kotu gunde kucuk cocuktum. Depremı haber aldıktan sonra solugu hemen Sakarya'dakı akrabaların yanında almıstık. Cok bır sey hatırlayamıyorum ama o kotu, zor gunlerı hıc unutamıyorum.

Allah ınsallah bıze bır daha boyle bır acı yasatmaz.

Allah rahnet eylesın.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 21:17 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 26 Eyl 2012, 15:06
Mesajlar: 2756
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
17 Ağustos 02.00 gibi eşimin ankaradaki ailesini ziyaretten İstanbula dönüyorduk. Sıcağı sıcağına deprem sonrası görüntülere şahit oldum. İnsanların girdiği şoku, depremin hemen sonrası çalınan ufak çocukları, ölüleri soyanları, enkazdan çıkan eşyaları yürütenleri, fiyatının 20 misline satılan su şişelerini, yetersiz yardımları, dozer kiralayan vatandaşın enkaz altından ailesini çıkartmak için nasıl çırpındığını vs vs. unutmam mümkün değil. Sabah 07 de İstanbul' da olmayı planlarken deprem bölgesinden ancak 2 gün sonra dönebildim. Allah' tan depremde tüm kaybettiklerimize rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun.
Hiç olumlu bir şey görmediniz mi üstadım?
Hep yağma, talan, kötülük mü vardı?

Depremden sonraki kaos ortamında halkın birebir yaşadıklarını tarif etmemiz mümkün değil. Devlet tam anlamıyla kordine olup her noktaya anında müdahale edebildimi? Depremden 3-4 gün sonra hala yardım bekleyen, arama kurtarma ekibinin uğramadığı kaç bölge vardı? Hlak Yardımını yağdıtrsa nolur ki? Uğur Dündar' ın haber programında, toplanan yardımların Kızılay ın depolarında nasıl istif edilmeden çöpe atılır gibi yığın şekilde ve işe yaramaz halde bekletildiğini sanırım unuttunuz. Planlama ve organizasyon yok sayılırdı. Depremde yaşanan kepazelikler olmasaydı Kızılay genel müdürü, görevinin 30. yılından sonra belki hala işbaşında olurdu, 5-6 sene sonrada müdürlüğünün 50 . yılını kutlardık. O depremde iyi olan taraf, bazı kötü örnekler hariç vatandaşın kenetlenmesiydi ama devletin ne kadar aciz duruma düştüğünüde görmezden gelemeyiz. Bundan dolayıdır ki, bazı kurumlarda yapılanmalar silbaştan düzenlendi ve yeni kurumlar oluşturuldu. Zihniyetler biraz değişti. Kısacası devlet olarak bir ders aldık.

_________________
Resim

Soytarıların ömrü, kralarınınki kadardır. (Fransız ata sözü)


En son Haci_ilbey tarafından 17 Ağu 2013, 21:22 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2013, 21:32 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 13 Tem 2012, 12:21
Mesajlar: 127
Yaş:
Yükses seste dinleyin...

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=R4FGV-f1xfs[/youtube]

Depremde yaşamanı yitirenler için ALLAH Rahmet Eylesin... Geride kalanlar Sabırlar dilerim...

_________________
İbrahim SADRİ - Memetcik Memik : Mükemmel Bir Şiir Tüm Şehitlerimize

http://www.youtube.com/watch?v=Om8RQoMyfDs


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Ağu 2013, 01:03 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 26 Eyl 2012, 15:06
Mesajlar: 2756
Yaş:
ÜNVER: "KIZILAY'IN DEPREMLERDE YETERSİZ KALDIĞI DOĞRU AMA DEVLET DE YETERSİZ KALDI"


17 Ağustos depreminde sadece Kızılay'ın yetersiz kalmadığını belirten Ünver, "Yetersizliğimiz doğrudur. Ama neye göre yetersiz kalınmıştır. Onun da tespiti lazımdır. Devlet de bu konuda yetersiz kalmıştır. Deprem çok büyük bir alanı kapsadı. Depremin olduğu tarihin turizm sezonu olması şanssızlıktı. Hem can kaybı hem de mal kaybı açısından çok büyük bir depremdi.


Tamamını okumanız için : http://www.habervitrini.com/haber/unver ... ldi-31021/



Her depremde illa vatandaşın destansı mücadele etmesini mi bekleyeceğiz, yoksa olası depremlere karşı adam gibi planlı programlı şekilde kurumlarıyla hazırlanmış hazır bir devlet mi isteyeceğiz. 17 Ağustos da 2-3 gün tv seyredemedim. Olay mahallinden ayrıldığımda da ordu birliklerinin, akut ve sivil savunmanın çalışmalar yaptığını basından okudum. Ben okuduğumu değil sadece bire bir yaşadıklarımı belirttim.

_________________
Resim

Soytarıların ömrü, kralarınınki kadardır. (Fransız ata sözü)


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Ağu 2013, 01:28 
Çevrimdışı
Genel Yetkili

Kayıt: 03 Ağu 2012, 05:57
Mesajlar: 2060
Yaş:
Bu ülkede tesadüfen yaşıyoruz. Sağlamlığından emin olmadığımız binalarda Allah'a emanet yaşan sürmekteyiz sonra bişey olduğunda kader deyip geçiyoruz. Oysa Allah, İsra 13' te "biz kaderi insanların çabalarına bağlı kıldık" demişti. Yani depremde ağır bilançolar kader değil insanlık suçudur. Halen daha aynınız ve bu konuda devletin aynı anda her yere yardıma koşması kolay değil. Tüm dünya yardım ekipleri seferber oldu, Türk/Yunan halkları yakınlaşması da buna örnek, görünen yaralar kapanır ama yaralanan ruhlardaki yaralar halen taze, binlerce insan canla başla seferber oldu tabi içlerinde çürükler, fırsatçılar vardı, tüm dünyada var. Bursa asıl mesele 14 yıldır nerenden nereye gelindiğîdir. Acil Afet kontrol konusunda eksikler ne derece giderildi ve büyük bîr depreme ne kadar hazırız?

_________________
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 18 Ağu 2013, 13:54 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 19:15
Mesajlar: 360
Yaş:
Ben o zaman Almanya Hannoverdeydim. Depremden evel enistem Mardin yolunda kazasonucu hayatini kaybetmisti. Dostlar ve tanidiklar bizlere bassaglina geliyordu. Nereden bilebilirdik ki bize bassaglina gelenlere ayni aci sebebiyetten bizlerin onlara ziyarete gidecegimizi?Hele Gölcük ve Karamürsel de bizim akrabaglarimizi ve dostlarimizi kaybetmistik. Gölcük üssünde cöken askeri lojmalarda tanidigmiz iki bahriyemiz aileleriyle sehit olmuslardi.Allah o aci günleri bize bir daha yasatmasin.

Beni etkileyen taraf Hannoverde herkez yardim icin seferber olmasi. Acilen lazim olan Hannover magzalarinda ne kadar cocuk bezi hijenik malzemeler varsa hep toplamistik. Herkez maaslarini yardim icin bölüyordu.

Saolsun ozaman Öger Türk Turun yönetimi yardim malzemelerin havayolu ile nakliyatini kendileri üstlenmisti.
Bunlar kolay kolay unutulacak seyler degil. Inaniyorum ki felaket anindan bizim türk halki o anda birlik oluyor.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ağu 2013, 08:11 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 12 Tem 2012, 01:26
Mesajlar: 100
Yaş:
Öncelikle ölenlere rahmet diliyorum..Allah bugünleri bir daha yaşatmasın..

Türkiye daha önce de böyle depremleri yaşamıştı ama hiç biri bu kadar canımızı yakmamıştı..Halk olarak genelde kenetli ve imkanlar doğrultusunda özveriliydik ancak devlet olarak sınıfta kaldık..

Hatırlayın dış basının başlıklarını..Hep halkın yardımseverliği ve özverili çalışmalarını yazdılar ancak hepsi hemde hepsi Devletin inanılmaz acizliğini onlarda görüp paylaştılar..Bu bakımdan dünya ya rezil olduk..Yaşadığımız acıdansa bu tabi ki düşüneceğimiz son konu olacaktı..Öyle de oldu.

Depremde Türkiye'nin en başarılı oldugu kurum vs büyükelçilikleridir..Gerçekten yardımları ulaştırma konusunda inanılmaz derecede şaşırdılar..Tüm derneklere,camilerine,caddelerindeki stantlarla broşürler dağıttılar..Türkiye'ye yardımı ulaştırdılar ama Türkiye kendi içerisindeki yardımı geç ulaştırdılar..Bu konuda polyana olamayacağım Sn Harzemşah..

Türkiye'ye 52 ülke resmi yardımlarını göndermiş(Meclisin 2010'daki araştırma raporuna göre.)

Bazı ülkeleri sizinde öğrenmenizi isterim..
Güney KoreBir çok alişveriş merkezleri 4 gün boyunca gelirlerini Türkiye'ye bağışlamışlar..Güney Kore hükümeti o zaman 70000 dolar yardım gönderme plani ortaya çıkmış daha sonra basından bunu duyan ve yetersiz bulan halk 2.5 milyon dolar toplamıştır..El feneri fabrikası depolarindaki fenerleri ücretsiz göndermiş..ve daha niceleri..

PakistanEllerinde 1000 kişilik çadır,250 kişilik 3 hastane,30000 ekmek üretim kapasitesine sahip 16 fırın;50 ton dezenfekte,ilaç,gıda vs yardımı..

JaponyaJeneratör bakımından kendilerine şükran borçluyuz.Onun dışında deprem sırasında gönderdiklerinin yanısıra 200000 dolarlik nakit yardım,deprem sonrasında iki derneğe(Güç-Vak ve ÇYDD) 200000 dolarlık yardım daha,Adapazarında deprem sonrası travma yaşayanlar için rehabilitasyon merkezi,Adapazarı'ndaki eğitim binalarının bakım onarımını üstlenmesi vs..Halkın "Japon halkı ile el ele" yardım kampanyası ile yaklaşık 100000 dolarlık yardımı..
Mısır:190 kişilik en büyük ekip,250 kişilik 2 hastane,6 fırın,6 jeneratör,5 ambulans,30 doktor,25 ton gıda,ilaç.500 kişilik çadır.20000 dolarlık yardım halkın yapmış oldugu maddi yardım.ve daha niceleri..

Libya:Bölgenin 1 aylık petrolünü göndermiştir..Tabi bu devlet kurumları ve ordu için..

AlmanyaOrdaki yurttaşlarımızın yardımlarının dışında Almanya 6 milyar dolarlık için daha önce başvurulan krediye onayı,70 milyon euro acil yardımı,750 milyon euro düşük faizli kredisi..Daum'un tv kanalında türkiye için alman vatandaşlardan yardım toplaması vs..


Profesyonel çalışma anlamında Almanya,fransa,amerika,japonya ve İsrail Türkiye'yi hayran bıraktı.

KKTC,Azerbaycan,Yunanistan ve Rusya ilk yardım gönderenler..Azerbaycanın çok büyük yardımları var..Ona ayrı parantez açamayacam çünkü onlar bizim zaten kardeşimiz..

Meclise sunulan bu raporu okuma imkanınız olsaydı keşke..Çok uzun ama çok önemli bilgiler var..


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ağu 2013, 08:45 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 12 Tem 2012, 01:26
Mesajlar: 100
Yaş:
Eklemek istediklerim var..Türkiye'nin depremde başarılı oldugu ve başarısız oldugu bir çok kurum var..


Medya: Türkiye'nin itibarını koruma anlamında başarısızdı..Dış yardımları devletin yaptıklarının önüne geçmesine neden oldu..Sürekli devlete isyan eden halkın haberi yapıldı..Halka moral vermede başarısızdı..Kendilerine her zamanki gibi bir suçlu buldular..Vali,Kızılay Gen Müd. gibi..
Kriz Merkezi: Başka ülkelerle kıyaslanmayacak derecede kriz merkezlerimiz var..Halen daha böyle..Şahsen tanıdım bir kişi çoğu zaman işe gitme gereği bile duymuyor..Valisine bile 4 saatte ulaşamayan yapı..Telefon,elektrik kesintilerine karşı çok aciz durumdalardı..
Yargı: Deprem sonrası 2100 dava açılmış.Bunların sadece 85 tanesi ceza ile sonuçlanmış..Bir çoğu erteleme ve hukuki boşluktan cezasız sonuçlanmış..2007 de ki zaman aşımı ile hepsi düşmüştür.En yüksek ceza Veli Gökçer 7.5 yıl hapis yatmıştır..
Kızılay:Personel yetersizliği,Dağıtımı kendilerinin değil de yerel idarecilerle yapmak zorunda kalması,depo ve kan merkezlerindeki otomasyon eksiklikleri vs..
Sağlık Bakanlığı: İşini en iyi yapanlardan..Doktorların hepsi koordineli,soğukkanlı şekilde tüm imkanlarla seferber olmuşlardır..Deprem sonrası AKUT ve UMKE gibi medikal derneklerin açıkları giderilmiş.
Belediyeler:Denetim ve ruhsat konusundaki başarısızlıkları.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ağu 2013, 09:08 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 12 Tem 2012, 01:26
Mesajlar: 100
Yaş:
http://afetyonetimi.kizilay.org.tr/Rapo ... 7-18-4.pdf

Meclise verilen bu raporda baya bir düzeltmelerin oldugu yazıyor..Sağlık alanında,denetim alanında,deprem istasyonları sayısı 3 kat artırılmış ve yenilenmiş,Kriz merkezinden ayrı Deprem için Risk Yönetim Birimi falan oluşturulmuş..Baya bir düzeltme var ancak Kentsel Dönüşümün hızlanması lazım..

Raporda dikkatimi çeken bir kaç nokta daha var..Kızılay 1999 depremi boş alan olarak gösterdikleri yerin bir çoğunun dolduğunu söylemiş..470 boş alan gösterdikleri noktaların dolu oldugunu ve ihtiyaçları oldugunu söylemiş.

Marmara Depreminin Maliyetleri (Milyar Dolar)

MALİYETLER

Doğrudan Maliyetler Dolaylı Maliyetler İkincil Etkiler
Konutlar:4 Katma Değer Kaybı:2 Mali Maliyetler:2
Şirketler:4.5 Acil Yardım Harcamaları:0.8 Genel Değer Kaybı:2
Altyapı:2

Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) açısından bakıldığında ise zarar TÜSİAD’a göre GSYİH’nin % 9’u, DPT’ye göre % 8–10’u, Dünya Bankası’na göre % 6,3–9’u oranında olmuştur. Aynı depremin tekrarı durumunda kabataslak 30 milyar doları bulabileceği söyleniyor..


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ağu 2013, 11:52 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 13 Tem 2012, 11:27
Mesajlar: 269
Yaş:
Deprem bölgesinde bulunan bazı şahıslar DEPREMZADE konumuna yükselerek her zamanki gibi öksüz,yetim ve mağdurlardan çaldılar.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ağu 2013, 11:55 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 19 Tem 2012, 11:49
Mesajlar: 3293
Yaş:
O değil de arkadaş, depremden sonra muhtarlıkların yanına konan turuncu deprem konteynerleri nereye gitti ben onu merak ediyorum?

Ben 14 yıldır her ay cep telefonumdan deprem vergisi veriyorsam bunun hesabını da bana vermeliler. Ben o konteynerleri gördüğümde en azından bir umut var diyordum ama nereye kayboldu bana birisi bunun izahını yapsın.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ağu 2013, 12:42 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 13 Tem 2012, 21:06
Mesajlar: 1089
Yaş:
Alıntı:
Deprem sonrası AKUT ve UMKE gibi medikal derneklerin açıkları giderilmiş.
UMKE, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi, Aralık 2003'te kurulan, Sağlık Bakanlığı personelinden oluşturulan resmi bir birim. Afet ve benzeri olağanüstü durumlarda tıbbi müdahalede bulunmak üzere tasasrlanan, enkazda vb. kurtarma çalışması yapmak yanında büyük etkinliklerde, ulaşılması zor bölgelerde, yurtdışında vb. sağlık hizmeti sunan bir yapı.

Çok vizyoner bir grup adam tarafından tasarlanmış, fedakar ve profesyonel çalışanları içeren bir birim olmasına rağmen, malesef devletteki ve bakanlıktaki her tür sıkıntıyı da yaşıyor ve daha alacakları çok yol var.

AKUT, son yıllarda itina ile altı kazılan, büyük haksızlıklara uğrayan bir dernek. Arama kurtarma ve şartlar gerektirdiğinde tıbbi destek sunmakla birlikte, medikal bir dernek değil. Zaman zaman çeşitli kamu kurumlarından destek alsa ve işbirliği yapsa da, "eksiklerinin tamamlandığını" söylemek fazla cömert bir ifade olur.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ağu 2013, 13:28 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5589
Yaş:
Aslında Ağustos depreminde, asıl toz duman geçince, üzerinde her çalışılan enkazın başında bir de ambulans bekliyordu.. Far tutulmuş tavşan gibi kalınmış olmasına rağmen, yine de devlet çökmedi orada.. Vardı ve epey de koşturdu.. Böyle felaketlerde yeterli olamazsınız zaten.. Öyle bir şey yoktur..

Ama bu başka bir olay.. Başka bir mevzudur.. Başlı başına bir takım insanların bunun için oturup o gün deprem olmuş gibi düşünmesi, planlaması, tatbikat yapması gerekir.. Bu işler sadece dev paralar, dev organizasyonlar falan demek değildir nihayetinde.. Bir düşünüş biçimi, bir hazırlıklılık işidir.. Kas hafızası gibi..

Biz Portekizliler'in sahra doğumhanesi ile Gölcük'e gelmesini hayretle karşılamıştık.. Olaya bir travmatoloji gözü ile bakıyorduk.. Oysa deprem korkusu ve şoku ile belki de binlerce kadın erken (bazıları çok erken) doğumlar yaptı ve o doğumhane, küvözleri, şimdi artık ergen olmuş yüzlerce çocuğun belki hayatını kurtardı..

Günün sonunda bizim rezalet durumumuzdan dolayı zaten kurtarma işi gereğinden fazla göz önünde kaldı.. Normalde bu kadar enkaz olmamalıydı..

Şimdi bir dolu çalışma dönüyor.. Kentsel dönüşümler, ana yolların, otoban ve çevre yollarındaki viyadüklerin, üst geçitlerin revizyonu, bazılarını yenilenmesi, beton üstyapıların çelik ile değişimi, vs vs.. Bir dolu da organizasyonel grup ve alt grup kuruluyor, deneniyor.. Aslında ülke çalışıyor.. Ama bizim her zamanki uygulamadan kaynaklanan sorunlarımız devam ediyor.. Halisane niyetler, harcanan emek ve paralar, uygulamadaki yetmezliklerden dolayı bazen faydadan çok zarar veriyor..

Ama Van depremi için seferber olan özel görev araçlarının oluşturduğu konvoyların uzunluğunu görseniz gözleriniz yaşarırdı..

99'da kolon altından el yordamı ile çekip çıkarılan ve dakikalar içinde "crush effect" ile hayatını kaybeden çocuklar bir yana, şimdi bu işleri epey yetkin UMKE'ciler ve AKUT gibi epey yetişmiş elemanlar yapıyor..

Bunlar bir şey.. Nereden başladığımızı görünce, muazzam şeyler..


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ağu 2013, 19:46 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 22:52
Mesajlar: 119
Yaş:
Normalde bu kadar enkaz olmamalıydı.. Alintı sayın HDS
E yani bu kadar enkaz olunca işin rengi doğal olarak değişir tabikii.Asıl anormal olupta bizi vuran şeyde buydu zaten.Normalde (ki türkiye için normaldi o kadar enkaz ama )gerçekten modern bir ülke için o enkaz mümkün olurmuydu.İş bu kadar karmaşıklaşırmıydı.Bu kadar ev yıkılmasaydı,yollardaki hasarlar olmasaydı,altyapılar çökmeseydi,Devlet memuru adam enkaz altındaki yakınıyla uğraşmasada işinin başında olsaydı(ki çok özverili idi halk benim abimin evi yıkılmış ve kendisi bir okul bahçesindeki yıkıntıdan tahtalarla yaptığı kulubeden bozma yerde ailesi ile kalırken bile hergün temizlik işlerindeki görevine aksatmadan gittiğini hatırlarım).Tüm bunlar olmasaydı depremin birkaç ay bilemediniz 1 sene sonrası kim anar hatırlardı.Asıl mesele burda zaten devlet sınıfta kaldı diyoruz iyi güzelde ülke neydiki,devlet ne olsun.Vuran deprem devletide vurdu.Neyseki deprem denen felaket lokal bir etki gösterdide ülkenin büyüklüğünden dış desteklen falan yırttık.Ama yakın tarihte olabilecek bir İstanbul depremi fikri gerçekten beni korkutuyor.İstanbulun yükünü kaldırabilirmiyiz diye düşünüyorum.Kentsel dönüşüm önemli,devlet kurumlarının,evlerin,yolların,köprülerin hatta şehir altyapılarının bile depreme dayanıklı olması gereken bir ülkede tüm yapının yenilenmesi kaç on yıllar alacak kimbilir.Allah yardım etsin birdaha yaşatmasın.Büyük işe girişildi inşallah sonu kazasız belasız getirilirde şöyle 7.5 deprem olduğunda panikten evin balkonundan atlayan,kalp krizi geçiren veya sağdan soldan düşen malzeme gibi eften püften ölümler hariç 0 enkazla atlattığımız günleride görürüz.Bu iş bitmeden bir büyük deprem olmamasını için bolbol dua etmeliyiz.Çünkü zaman istiyor bir anda olmuyor malesef.
Aslında bu yenilenme sürecinde neredeyiz bunu düşünmeliyiz.Kentsel dönüşüm diyoruz,lazım diyoruz ama demediğimizi bırakmıyoruz.Çürük binalar yapıp oturup sonra devlet yıkcam yenisini yapçam diyor,E üstüne paramı vercem bide diyoruz.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ağu 2013, 20:11 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 12:00
Mesajlar: 1506
Yaş:
Bizim Kentsel dönüşüm dediğimiz şey rant kavgası. Belki başında böyle düşünmemiştik ama buraya geldik. Şu sultan mahalle olayı başlı başına ibretlik.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ağu 2013, 20:21 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 13 Tem 2012, 18:37
Mesajlar: 1004
Konum: Kadıköy
Yaş: 40
Alıntı:
Bizim Kentsel dönüşüm dediğimiz şey rant kavgası. Belki başında böyle düşünmemiştik ama buraya geldik. Şu sultan mahalle olayı başlı başına ibretlik.
Birde Fikirtepeyi görseniz .

_________________
Eski kullanıcı adım asade


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 20 Ağu 2013, 00:40 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 22:52
Mesajlar: 119
Yaş:
Bizim Kentsel dönüşüm dediğimiz şey rant kavgası. Belki başında böyle düşünmemiştik ama buraya geldik. Şu sultan mahalle olayı başlı başına ibretlik.

kentsel dönüşüm gibi konular siyaseten değil ciddi ele alınmalı.

Şimdi şöylede bişey var ülkemizdeki bir gerçek belkide dünyada,siyasetin kendisi zaten bir rant kavgası aslında o yüzden sadece kentsel dönüşüm değil gerekli herhangi bir askeri alımda dahi olayın içinde ister istemez parada varsa siyaseten kavgasıda olacaktır.Yani hükümetler değişsede bu durum değişmez.Bugün iktidardaki partinin destekçileri ihaleleri alır yarın diğerinin partilileri alır.Mesele işin yapılıp yapılmadığıdır çünkü siyasetle uğraşmayan biz sıradan vatandaşlar için burdan bir ekmek beklentisi olmaz zaten.Bizim için yapılması yapılmamasından iyidir diyelim geçelim.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 20 Ağu 2013, 11:31 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5589
Yaş:
Bu açgözlülüğümüz ile bu işin bir rant havuzuna dönüşmemesi mümkün olmazdı. Ortaya çıkan şeyin yıllar sonra da çok hoşumuza gideceğini de sanmıyorum.. Gönülleri okşamayacağı kesin.. Üstelik uygulamada perişan olmamız, elimize yüzümüze bulaştırmamız bizim ata sporumuz..

Lakin, buna iyi ya da kötü ihtiyacımız var.. Anadolu'dakiler de dahil bir dolu konutun doğru dürüst, betonarme denilebilecek evlerle değiştirilmesi gerek..

Depreme dayanıklı bina dediğin şey, bizim coğrafyamız söz konusu olduğunda öyle çok da mühendislik harikası falan olmak gerekmiyor.. Zaten deprem yönetmeliğine uygun olsa yeter. Emniyet payları, vs çok geniş yönetmelikte..


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 20 Ağu 2013, 17:16 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 27 Tem 2012, 19:22
Mesajlar: 1331
Yaş:
Alıntı:
O değil de arkadaş, depremden sonra muhtarlıkların yanına konan turuncu deprem konteynerleri nereye gitti ben onu merak ediyorum?

Ben 14 yıldır her ay cep telefonumdan deprem vergisi veriyorsam bunun hesabını da bana vermeliler. Ben o konteynerleri gördüğümde en azından bir umut var diyordum ama nereye kayboldu bana birisi bunun izahını yapsın.
Hocam içerisinde hırsızlar için gayet makul eşyalar olduğu için kısa süre içinde epey hırsızlık vakası yaşandı. Bu nedenle hepsi kaldırıldı.

Benim uzun süredir bu konuda bir düşüncem var . Neredeyse bütün ilçelerde depreme dayanıklı modern yeşil alana sahip siteler yapıldı. Bu sitelerde bahsettiğiniz deprem konteyneri rahatlıkla yer bulabilir ve dahili güvenlik sistemleri ile paşalar gibi kimse dokunamaz. Deprem master planı içeriyor mu bilmiyorum ancak bu büyük projelerde sahra hastanelerin kurulması da gerekecektir.

Umarım deprem bir 10-15 sene daha bekler istanbul için rant deyin ne derseniz deyin kentsel dönüşüm projeleri ve hızlanan inşaatlar epey sağlam yapı stoğu oluşturuyor. Eski binalar felaket durumda. Devletin bakanı eskiden yaptığı binaların yıkılabileceğini açıkça söylüyorsa durumu siz düşünün. Yönetmelik aşırı derecede yetersiz. Malzeme kalitesiz. Ve insanlık sıfır olunca allaha emanet evlerde oturuyoruz.

2016 yılında 250 senede bir olan deprem periyodu doluyor. + - 10 sene olarak düşünürsek depreme oldukça yakın olduğumuzu söyleyebilirim.

Can dündarın belgeseli gerçekten çok etkileyici. Özellikle uluslar arası yardımlaşma gerçekten ülkeleri yakınlaştırıyor.
Devlet olarak ne durumda olduğumuzu da gözler önüne seriyor.
Bir de nasıl bir refleks ile becermiş bilmiyorum ama depremden hemen sonra çekime başlayan kişi yaşanan acıyı gözler önüne seriyor.

Can dündarın belgeselini kesinlikle tavsiye ederim izleyin.
[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=EI-NLI0sO9M[/youtube]

7 Video var arkadaşlar o günleri gerçekten çok etkileyici şekilde hatırlatıyor
[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=0I8PhK1k7X0[/youtube]


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 20 Ağu 2013, 17:23 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5589
Yaş:
Alıntı:
ben bu kabullenmişliğide anlamıyorum...

..bir insanın çalışması için yemesine gerek yok ama böyle bir kabullenme var...
Herhalde aynı şeylerden bahsetmiyoruz.. "Bu iş tam rant tuzağı" ile "yiyor ama çalışıyor.."un arasında da bir yeri bulabilmemiz gerek..


_____

Mahallelere konulan konteynerler görece palyatif çözümlerdi.. İlk yılların akla getirdiği bir çözüm mantığı idi.. Şimdi daha farklı, onları zaten gereksiz kılan daha entegre başka tedbirler söz konusu..


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 20 Ağu 2013, 17:46 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 27 Tem 2012, 19:22
Mesajlar: 1331
Yaş:
En az istanbul kadar diğer şehirlerinde hazırlanması gerekiyor çok acil olarak depreme.
Hem diğer illerdeki depremlere yardım edebilmek için hemde kendi depreminde ilk bir gün ayakta durabilmek adına.
İzmir, Bursa, Balıkesir, Erzincan, Hatay, Maraş ve daha bir çok şehir topun ağzında depremi bekliyor. Ülkemizde deprem olmasa dahi binaların kendiliğinden yıkıldığı düşünülürse (Konya-Zümrüt Apartmanı) daha yapacak o kadar çok işimiz var ki.

Akut kurucusu Nasuh Mahruki'nin Annesi deprem çalışmaları sırasında istanbulda vefat ederken kendisi enkaz çalışmaları nedeniyle annesinin cenazesine bile gidememiştir. Böyle özverili, inançlı olmamız gerekiyor hepimizin.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Ağu 2013, 23:45 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 13 Tem 2012, 21:06
Mesajlar: 1089
Yaş:
Alıntı:
Alıntı:
ben bu kabullenmişliğide anlamıyorum...

..bir insanın çalışması için yemesine gerek yok ama böyle bir kabullenme var...
Herhalde aynı şeylerden bahsetmiyoruz.. "Bu iş tam rant tuzağı" ile "yiyor ama çalışıyor.."un arasında da bir yeri bulabilmemiz gerek..


_____

Mahallelere konulan konteynerler görece palyatif çözümlerdi.. İlk yılların akla getirdiği bir çözüm mantığı idi.. Şimdi daha farklı, onları zaten gereksiz kılan daha entegre başka tedbirler söz konusu..
Hocam iki ay önce AFAD, görece küçük ama daha iyi donanımlı, yeni konteynırlar yolladı birliklere, şehir merkezlerine yerleştirilmesi talimatı ile.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 40 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye