TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 15 Ara 2017, 03:52

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 19587 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 1382 383 384 385 386392 Sonraki
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 20 Eki 2017, 19:32 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 30 Tem 2012, 17:19
Mesajlar: 1064
Yaş:

Bir önceki sayfanın en son iletisi:

Alıntı:
Galiba F92'leri vardı iki tane. Hatırlayamadım şimdi.
Arkadaşınız mıydı hocam ?


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 20 Eki 2017, 21:37 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5497
Yaş:
Barkın benim çok eski ve çok iyi bir arkadaşım. Arkadaşımdı.

Çekim yapmak için birbirimize iki karış mesafede az viraj dönmedik. O benim, ben onun nerede gaz keser, nerede gaz açar, her refleksimizi bilirdik.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 20 Eki 2017, 21:58 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 13 Kas 2016, 01:05
Mesajlar: 33
Yaş: 23
Resim

İyi akşamlar
Bugün askere gideceğim yer belli oldu. Daha önce burada yapan büyüklerim olduysa tavsiyelerini paylaşabilirler mi?
Buraya düşenlerin çoğu hudut bölgelerinde görevlendiriliyormuş. Ben askerde ders çalışırım diye plan yapıyordum. Hudutta ders çalışmam mümkün olabilir mi?


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 20 Eki 2017, 22:18 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 18 Eyl 2012, 00:12
Mesajlar: 44
Yaş:
Astsubaylığı denedik olmadi üniversite okuduk belki yedek subay oluruz dedik o da olmadi. Sivas İl Jandarma Komutanligi cikmis nasildir nedir ne degildir bilgisi olan varsa yardimci olursa cok sevinirim saygılarımla

_________________
Kendi öz yurdumda ben miyim garip ? Beni bir köşeye atan utansın ! Eğilmiyor diye Türk'ü hor görüp İTİ el üstünde tutan utasın...


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 20 Eki 2017, 23:55 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 5102
Yaş:
HDS üstadım.

Geçte olsa baş sağlığı dilerim kaybınız için. Mekanı cennet olsun.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 21 Eki 2017, 01:17 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 30 Tem 2012, 17:19
Mesajlar: 1064
Yaş:
Alıntı:
Barkın benim çok eski ve çok iyi bir arkadaşım. Arkadaşımdı.

Çekim yapmak için birbirimize iki karış mesafede az viraj dönmedik. O benim, ben onun nerede gaz keser, nerede gaz açar, her refleksimizi bilirdik.
Yaşım küçük biliyorsunuz ama bende yakın arkadaşımı kaybetmiştim ama muhtemelen sizin yakınlığınız ve geçmişiniz bizden çok eski...
Her ölüm gibi Arkadaşın vefat etmesi de çok üzüyor insanı ama can ciğer olduğun insanı kaybetmek ölüm acısından farklı duyguları hissettiriyor insana.
Barkın abiyi kaybettiğimiz gün sarhoş gibiydim çok zoruma gitti, motorsiklet düşünen ben bedava olsa almayacak duruma geldim.
Başınız sağolsun hocam.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 21 Eki 2017, 02:17 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Eki 2016, 00:19
Mesajlar: 858
Yaş: 18

Bir grup saldırgan mı bir bölük mü anlamadım.

_________________
Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 21 Eki 2017, 13:35 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 22 Tem 2012, 11:17
Mesajlar: 890
Konum: ANKARA
Yaş: 41
Sahte bir ihbar ile ya da başka bir şekilde pusuya düşürme durumu var sanırım.

_________________
Büyük Millet Meclisi sizin yiğitlik çevrenizde korkusuzca bağımsızlık mücadelesine devam edebilmiştir. Bu nedenle Ankaralı hemşehrilerimin, bu vatanı kurtarma mücadelesinde ayrı bir şeref hissesi vardır.

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 21 Eki 2017, 23:41 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Eyl 2015, 01:28
Mesajlar: 824
Yaş:
Resim

Bu ne?

_________________
I am a human being capable of doing terrible things.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 21 Eki 2017, 23:56 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 03 Haz 2015, 17:16
Mesajlar: 377
Yaş:
Yeni Türkiye ...

_________________
Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 22 Eki 2017, 01:11 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 549
Yaş: 39
Bu zırvalığın bir yerde son bulması lazım, bunlar gidince bu uygulama zaten kalkacak ve eminim sorumlular hakkında ceza işlemi uygulanacak, orduyu daha fazla bozmasalar kendi akibetleri için daha hayırlı olacaktır. Bu yolun sonu belli oldu artık.

Sizden bir Mustafa Kemal çıkmaz, siz bu Ülkeyi kökten değiştiremezsiniz, sizin zekanız bu iş için çok yetersiz.

Yol yakınken normalleşme için çaba gösterseler çok daha hayırlıdır.

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 22 Eki 2017, 08:44 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 23 Şub 2013, 14:35
Mesajlar: 45
Yaş:
Harp akedemisindeki sözüm ona harbiyeliler resmini sagda solda gördükçe beni bir titreme alıyor bu capsızlar ve ergenlermi bizi düşmandan koruyacak aman tanrım aman tanrım


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 22 Eki 2017, 10:16 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 07 Eyl 2014, 03:46
Mesajlar: 56
Yaş:
Abd'nin irana yönelik ambargoyu deldikleri gerekçesiyle 5 Türk bankasına yüklü cezalar kestiğine dair haberler görüyorum, ne derece doğru acaba? En yukseği 5 miylar dolar civarinda diye bahsediliyor.

Akıl alır gibi değil biri haksız haraç kesiyor, digeri bizi rezaletten rezalete sürüklüyor...


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 22 Eki 2017, 10:45 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 23:36
Mesajlar: 649
Yaş:
Önlerine geleni askeri okullara alıyorlar,sınavdan 180-190 mı ne almak yeterliydi başvurmak için.Uzman erbaş almıyorsunuz arkadaş,geleceğin subay astsubayları yetişecek,doğru düzgün çalışkan zeki adamları almak zorundasız.
Acaba askeri liselerde durum nasıl.Akpliler akrabalarının ve kendi çevresindeki insanların çocuklarını doldurduysalar eğer ordu bitmiş diyebiliriz şimdiden.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 22 Eki 2017, 12:02 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Tem 2012, 23:58
Mesajlar: 2219
Yaş:
Alıntı:
Önlerine geleni askeri okullara alıyorlar,sınavdan 180-190 mı ne almak yeterliydi başvurmak için.Uzman erbaş almıyorsunuz arkadaş,geleceğin subay astsubayları yetişecek,doğru düzgün çalışkan zeki adamları almak zorundasız.
Acaba askeri liselerde durum nasıl.Akpliler akrabalarının ve kendi çevresindeki insanların çocuklarını doldurduysalar eğer ordu bitmiş diyebiliriz şimdiden.
Bundan önce de pek farklı değildi. 3. 4. sınıftaki adam silah tutmayı bilmiyordu daha. :roll:

_________________
Nişan olsun bize buyan,
Bozkurt olsun bize uran,
Demir kargı olsun orman,
Güneş tuğ olsun, gök kurıkan.
HUN Taktik


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 22 Eki 2017, 15:38 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 08 Eki 2016, 22:32
Mesajlar: 1022
Yaş: 0
Alıntı:
Abd'nin irana yönelik ambargoyu deldikleri gerekçesiyle 5 Türk bankasına yüklü cezalar kestiğine dair haberler görüyorum, ne derece doğru acaba? En yukseği 5 miylar dolar civarinda diye bahsediliyor.

Akıl alır gibi değil biri haksız haraç kesiyor, digeri bizi rezaletten rezalete sürüklüyor...
Şimdi AKP’liler askeri okullara akrabalarını aldırıyor argümanı üzerinden böyle bir muhabbet döndürülüyor ama AKP öncesindede torpil işinin General Çocukları, General Akrabaları üzerine döndüğünüde çok iyi biliyoruz özellikle 80 İhtilali sonrasında askerden inanılmaz korkulan ve askerimizin öcü gibi gösterildiği dönemi kastediyorum. Kim gelirse gelsin torpil falan bitmez. Torpili AKP, CHP yada MHP getirmedi ülkenin yıllardır başına musallat edilmiş iğrenç bir olgu.

_________________
Gitmek istiyorsun, git.
Bir savaşçı asla vedalaşmaz!
Durma git!
Dışarısı dinamit, dışarısı enkaz!


No ISIS


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 22 Eki 2017, 16:05 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3675
Yaş:
Harp Okulu mezunu General cocugu goren var mi :)


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 22 Eki 2017, 19:36 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 08 Eki 2016, 22:32
Mesajlar: 1022
Yaş: 0
Alıntı:
Harp Okulu mezunu General cocugu goren var mi :)
Hadi askeri okullarla sınırlandırmayayım 15 Temmuzda darbeye karışan Generallerden birinin oğlu Dışişlerinde çalışıyor hala görevdemi bilmem. Genelkurmayda çalışmış birinin oğlu MİT’te çalışıyor. Kenan Evrenin damadını saymıyorum zaten. Bu kişilerin hepsi hakkıylamı geldi. Torpil Siyasetçilere özgü değil maalesef şanlı ordumuzun Generallerinden bir bölümüde bu illete bulaşabiliyor. Ben forumdaşların hepsi gibi Milliyetçi ve vatanseverimdir ancak iğneyi birisine batıracaksak olmaz herkese batırmamız lazımki adalet yerine gelsin.

_________________
Gitmek istiyorsun, git.
Bir savaşçı asla vedalaşmaz!
Durma git!
Dışarısı dinamit, dışarısı enkaz!


No ISIS


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 23 Eki 2017, 11:29 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 19 Tem 2012, 14:07
Mesajlar: 1115
Yaş:



Sayın sailordream bildiğiniz güzel bir mekan varsa davetinizi bekliyoruz. Sabaha kadar kulaklarımı temizletirim böyle elektro gitar çalan olsun, istesin kendime jilet bile atarim. :)

_________________
Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 23 Eki 2017, 11:58 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5497
Yaş:
Alıntı:
Harp Okulu mezunu General cocugu goren var mi :)
Bu sadece "general"lik ya da "torpil" meselesi ile de ele alınmamalı.

Uzun süredir Türkiye'nin yetişmiş, eğitimli ailelerinden, kalbur üstü ailelerinden de, kesimlerinden de kimse harp okuluna gitmiyor. Subaylık en fazla memur çocuklarının, ama daha çok fakir çocukların talebi altındaki bir şeye dönüştü.

Askeriye ile aslında eski bağlarımızı tamamen yitirdik demek ki. General de "yırtan" her iyi gelirli aile ne yapıyorsa onu yapıyor, çocuğunu mühendis, doktor, işletmeci, girişimci vs falan yapıyor. Yahut "Sen çocuğunu harp okuluna gönderir misin ki general göndersin istiyorsun?" diye konuşmamız gerek.

Tamam subay ailenin subay çocuğu herhalde çoktur. Ama hep vardır ya, istiklal harbindeki "paşa"nın yine asker evladı vardır ve artık ondan sonra o kırılmıştır. Torun doktor, avukat olur.

Bu ayrıca ve çok ciddi tartışmamız gereken bir konu. Amerika'da mesela bu çok yaygındır. Halen bir dolu generalin subay çocukları devam ediyor.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 23 Eki 2017, 12:33 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 14:49
Mesajlar: 3675
Yaş:
Kesinlikle hak veriyorum. Söylediğiniz gibi artık imkanı olan çocuğunu avukat, doktor, mühendis yapıyor hatta yurtdışına göndermeye çalışıyor. Subaylık da aynen öğretmenlik mesleği gibi artık maalesef birşey olamazsa bari polis olsun , öğretmen olsun , subay assubay olsun mantığına büründü. Yoksa subay çocuğu hakkıyla kazandıktan sonra belki muayene veya spor kısmında tolerans gösterilerek alınıyordu ki karşı değilim. Çünkü meslek grupları da biraz genetikle alakalı. Doktorun doktor çocuğu , pilotun pilot çocuğu olması gibi. Annapolis filmini meraklısı izlemiştir. Sözleşmeli veya dışardan bir şekilde orduya ithal olmuş subay hariç kökten Harbiyeli bir Amerikalı bir İngiliz için prestijdir ve bizde olduğu gibi köylü çocuğu sadece sınavı kazanmakla buralara giremez, referans isterler, elit olsun isterler (köylü milletin efendisidir , yanlış anlaşılmasın). Kısmen doğru kısmen yanlış bir uygulama ama eşitlik asla adalet demek değildir ;)


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 23 Eki 2017, 17:38 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 22 Tem 2012, 11:17
Mesajlar: 890
Konum: ANKARA
Yaş: 41
Alıntı:
Harp Okulu mezunu General cocugu goren var mi :)
Var.

_________________
Büyük Millet Meclisi sizin yiğitlik çevrenizde korkusuzca bağımsızlık mücadelesine devam edebilmiştir. Bu nedenle Ankaralı hemşehrilerimin, bu vatanı kurtarma mücadelesinde ayrı bir şeref hissesi vardır.

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 23 Eki 2017, 23:43 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 12 Tem 2012, 23:16
Mesajlar: 161
Yaş: 25
12 Eylül darbecilerinden bir orgeneralin oğlu şu an korgeneral. Ha babası gibi değil o ayrı. Kendini yetiştirmiş bir subay. Silahlı kuvvetlerde de babasını sevmeyen çok kişi var.

_________________
İlk özür dileyen en cesurdur,
İlk affeden en güçlü,
İlk unutan en mutlu...


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 24 Eki 2017, 09:03 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 7264
Yaş:
Yazılımcılar Türkiye’yi terk ederken
http://t24.com.tr/yazarlar/baris-soydan ... rken,18356
Alıntı:
“Bundan iki yıl önce, bir gün iş teklifinde bulunabileceğimiz yazılımcıların listesini çıkarmıştık,” diye anlatıyor yazılım kiralama alanında faaliyet gösteren internet şirketinin yöneticisi, “Listemizde 20 kişi vardı. Aradan iki yıl geçti. Kadromuzu genişletebilecek kaynağı nihayet bulduğumuzda gördük ki, listedeki 20 yazılımcıdan 18’i çoktan yurtdışına göç etmiş."
Alıntı:
“Bizim şirketten son dönemde dört kişi yurtdışına gitti," diyor, "Fintech" olarak adlandırılan finans teknolojileri sektörünün önde gelen şirketlerinden birinin kurucusu, "İşin garibi, daha yüksek ücrete gitmiyorlar. Üç aşağı beş yukarı aynı paraları alıyorlar gittikleri yerde. Avrupa'nın daha pahalı olduğunu düşünecek olursanız, hayat standartlarında ciddi bir düşüşü göze alarak gidiyorlar.”
Alıntı:
"Asıl mesele gelecek kaygısı. Mesela İsveç'e giden bir yazılımcının çocuğu TEOG'da iyi puan alamamıştı. Kaydı İmam Hatip Lisesi'ne çıkınca gitme kararı verdiler. Çocuk yeni okulunda İsveççe, İngilizce ve Almanca öğreniyor şimdi."
Alıntı:
"Bunun nedeni, kendimden ve çevremden gördüğüm kadarıyla, toplumun bir parçası olma hissini yavaş yavaş kaybetmek ve ortalama kültürden ayrışmak. Gezi'den sonra herkes bir şekilde kendi balonunda yaşamaya devam ediyordu. Ama 2016 Temmuzundan sonra insanlar yurtdışına yerleşme kararını daha bir gözlerini karartarak almaya başladılar. Benim tanıdığım yazılımcıların büyük bir kısmı bu süreçte yurtdışına, özellikle Avrupa'ya taşındı. Bu arada ben de Berlin’e gelme kararı aldım…”
Alıntı:
Ama ortada bir gerçek var: Dünya şu sıralar, yazılımcılar tarafından geliştirilen yeni teknolojiler (nesnelerin interneti, büyük veri vs.) öncülüğünde büyük bir değişimden geçiyor. Türkiye hiçbir zaman yazılımları ve yazılımcılarıyla tanınan bir ülke olmamıştı. Ama bu değişime kör topal ayak uydurmaya çalışıyorduk. Bir avuç yazılımcının da göçüp gitmesi, değişimi tribünden çekirdek çitleyerek izlemekten başka bir anlam taşımıyor.

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 24 Eki 2017, 11:53 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 12 Haz 2014, 11:48
Mesajlar: 473
Yaş:
Nitelikli çalışanı Ankara'da tutamıyorsun (Gökçek gidince belki daha yaşanır bir yer olur) İstanbul'da ise maaş az geliyor ve çocuklarını İstanbul'da okutmak istemiyorlar. Geriye İzmir ve çevresi kalıyor, benim tanıdığım bayağı 4-5 sene içinde taşınmış İzmir ve çevresinde (yogunluk Urla) çalışan var.

California eyaletinde (San diego, İrvine.. etc.) oldugu gibi denize yakın havası guzel yerelere teknoloji kumeleri kurmak bence çok iyi bir fikir, Avrupaya giden adamı vazgecirirsin.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 24 Eki 2017, 13:59 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5497
Yaş:
Kıçını yırtıp, Türkiye'de öyle çok da sokakta, sıradan bulunmayan şeylere emek harcayıp, ter akıtıp, çok iyi okullarda ter döküp, üzerine de iş hayatında sabahın köründen akşamın şeyine kadar kıçından ter akıp;

..sonra, bir nesil önce İstanbul'a köyünden gelip, kamuya ait bir arazi çevirip, içine tuğladan evini yapıp geçip oturmuş, burayı sonradan andızlamış, şimdiki açgözlü gündemde de burayı müteahhitte verip apartman diktirmiş, ama halen ayakkabısının topuğuna basıp, senin kapatmaya çalıştığın cari açığı E220 ile açan, herife yine de kazandığının üçte ikisini kira diye verip, yine de makul bir yaşam standardına ulaşamamak bir dert olabilir. Üstüne üstlük, zaman içinde çocuğu yüzmeye falan götüreyim derken, bu ayakkabı topuğu amcanın sokakta sığır gibi büyüttüğü ve az kamışa su yürüyünce altına araba verdiği eniği de senin trafikte önüne kırıp üzerine sopayla gelecek. Okul mokul rezilliklerini hiç konuşmanın manası yok. Seni ütülecek tavuk gibi yolmaya niyetli kolej de aynı b..., mahallenin yeni nesil "mescitli" ilköğretim okulu da.

Türk'ün artık bunlarla pek işi kalmadı ama, eğitim, katma değer dünyada halen geçer akçe. Senin sokağa attığın, üzerinden çamurlu ayaklarınla geçtiğin şeyi el oğlu o çamurdan çıkarıp temizleyip, evinin başköşesine koyuyor.

Bir diğer olasılık, halen daha yaşanılabilir İzmir vs gibi şehirler. Ama İstanbul'u, Ankara'yı da yaşanmaz kılan Orc'lar değil, yani aynı maya oralarda da var. İstanbul'un kokuşmuşluğu oraya da geliyor. Hem de çok hızla geliyor.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 24 Eki 2017, 16:41 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 549
Yaş: 39
Siz bu gidişe dur diyemezsiniz, korkarım faydası sadece avrupaya yaramış bir hayat ile nalları avrupada dikeceğim.

En korktuğum da bu

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 24 Eki 2017, 19:08 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5497
Yaş:
Alıntı:
California eyaletinde (San diego, İrvine.. etc.) oldugu gibi denize yakın havası guzel yerelere teknoloji kumeleri kurmak bence çok iyi bir fikir, Avrupaya giden adamı vazgecirirsin.
İzmir'de zaten kök salan teknoloji şirketleri var. Çeşitli startup'lar İstanbul'da değil, gayet bilinçli şekilde İzmir'de kuruluyor. Zira, bu kadar pahalı, personel kaynağının bu kadar "kaygan", işe gidip gelmek için bu kadar enerji ve zaman harcanan yerlerde startup çok zor. Bir şeylerin yeşermesi gerçekten güç. İstanbul'da finansal gücün olursa büyürsün, kök salarsın falan filan. Ama ticaret şehrinde, Mumbai gibi kalabalık şehirde bilim de olmaz, üniversitecilik de olmaz, startup da olmaz, bilişim de olmaz. En fazla Işık gibi Şile'de, Koç gibi Sarıyer tepelerinde barınabilirsin.

Startup dediğin yerde çalışma gün boyunca sürer, geceden sabaha kadar devam eder, ertesi sabah tekrar başlar. Yani hiç durmaz. 08:00-17:00 mesai ile olmaz bunlar.

Yeni teknoparkları İstanbul'un periferisine yerleştirmek "eh işte" denebilecek bir evhen-i şer. Hayatın da cazip olduğu yerler, Marmara'ya yakın yerler halen daha doğrudur. Ama sözde bu yerler nereler? İstanbul'a, yakın büyük şehirlere, havalimanlarına hızlı trenle vs ulaşabileceğin, hayatın görece kararlı ve ucuz olabileceği yerler. Belki Marmara denizinin güney kıyıları.

Yeni kurulan Gebze Muallimköy'deki Bilişim Vadisi bile fazlaca İstanbul'a yakın ve endüstrinin, "rant"ın içinde. Herifler Silikon Vadisi'ni bile sorguluyorlar artık; "Böyle iş mi olur, diye.




Ancak, Türkiye'de bu hür girişimlerin zaten baş katili, ister istemez yurt dışına iş yapmak zorunda olmak. Zira, yaptığın şeyin Türkiye'de satarı neredeyse yok. Belki savunma sanayi ekosistemine katılanlar hariç, genel endüstriye, otomotive vs hizmet üretecek firmaların Türkiye'de dükkanı döndürebilmesi neredeyse mümkün değil. Bizim sanayi teknopark firmasını dolandırır, mallarını, hizmetlerini alır, satar, faturalarını ödemez, tehdit eder ve o işten kazandığı para ile de patron hanımın üzerine iki villa daha alır, arabayı değiştirir. :roll:

Bütün bunları toplayınca; Yahu; bu işler neden Türkiye'de yapılsın ki? İnce belli bardakta çay ve simit (İzmircesi: Gevrek) için mi?


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 24 Eki 2017, 19:18 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5497
Yaş:
Alıntı:
Siz bu gidişe dur diyemezsiniz, korkarım faydası sadece avrupaya yaramış bir hayat ile nalları avrupada dikeceğim.

En korktuğum da bu
:roll:

Hocam, Türkiye'de elinden iş gelmediği gibi bir de kirada oturduğu evin kirasını, faturasını ödemeden takılan, kanunun pek de dokunmadığı, sonra da ortadan ansızın kaybolan, genelde hemen hiç bir vergisini ödemeyen, mümkün olduğunca bedavaya yaşayan, tufeyli hayatı benimsemiş, patronsa işçisinin SGK primini ödemeyen, işçi ise sistemi dolandıran, ama hastaneye gittiğinde her şeyi hemen ve bedavaya olsun isteyen, canı istedi mi doktor tartaklayan, polisin de bunu izlediği, trafiğe çıkıp o anda canı ne yapmak isterse onu yapan, çoluğun çocuğun üzerine arabasını süren ve bundan dolayı bir zırnık canı yanmadığı gibi sonra da bir vicdan emaresi göstermeyen bir insanlar topluluğu var. Hayat, düzen bu burada.

Bunları hemen hiç bir medeni ülkede yapamazsın. Belki bazılarını kenarından yapıp, ucundan yırtabilirsin, ama bunu sistematik, kitlesel bir yaşam biçimi olarak yaşamazsın.

Yani?
Yani, Ahmak AB komşularımızın "Aman Türkler buraya akar.." kaygıları yersizdi. Zaten insanımızın çoğu burada böyle yaşamakla hemhal. Oralarda sarışın kızlar ve sonsuz içip sapıtabileceğini düşünmek dışında bir cazibe yok. ;)

Türkiye'de zaten arabasının muayenesini yaptıran, vergisini ödeyen, iki yalında daha boyası kokan ve en iyi standartta yapılmış evine DASK'ı yapmadıysa elektrik su bağlatamayan, kavşakta hiç değilse bir yol ver işareti var mı bakan eleman için Avrupa'da havanın kötü olması dışında bir problem var mı?

Bu konu artık çok ciddi bir konu ve her zamanki ahmaklığımızla saçma sapan bir milliyetçilik kafasıyla eyyorlanıp dejenere ediliyor. Ama Türkiye hızla yetiştirip yetiştirebildiği ve katma değer üretebilecek kafalarını kaybediyor. Üstelik de iş bulamadıklarından değil. Açıkta kaldıklarından değil. Hepsi Porche'ye binmek istediklerinden değil. Türkiye'yi Türkler kendileri için yaşanmaz hale getirdikleri için.

Burada iki tip insan var; Bağırış çığırış evde büyüdüğü için sesine hakim olamayan ve sessiz evde büyüdüğü için de diğerinin gürültüsüne katlanamayanlar. Kim kimin hayatını çekilmez kılıyor acaba?

Galiba, gürültüden bıkıp "sessizce" çekip giden insanlarımıza kalanlar "şerefsiz" çekiyor.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 24 Eki 2017, 19:37 
Çevrimdışı
Akıncılar
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 2168
Yaş:
Alıntı:
İzmir'de zaten kök salan teknoloji şirketleri var. Çeşitli startup'lar İstanbul'da değil, gayet bilinçli şekilde İzmir'de kuruluyor. Zira, bu kadar pahalı, personel kaynağının bu kadar "kaygan", işe gidip gelmek için bu kadar enerji ve zaman harcanan yerlerde startup çok zor. Bir şeylerin yeşermesi gerçekten güç. İstanbul'da finansal gücün olursa büyürsün, kök salarsın falan filan. Ama ticaret şehrinde, Mumbai gibi kalabalık şehirde bilim de olmaz, üniversitecilik de olmaz, startup da olmaz, bilişim de olmaz. En fazla Işık gibi Şile'de, Koç gibi Sarıyer tepelerinde barınabilirsin.
...
Ancak, Türkiye'de bu hür girişimlerin zaten baş katili, ister istemez yurt dışına iş yapmak zorunda olmak. Zira, yaptığın şeyin Türkiye'de satarı neredeyse yok. Belki savunma sanayi ekosistemine katılanlar hariç, genel endüstriye, otomotive vs hizmet üretecek firmaların Türkiye'de dükkanı döndürebilmesi neredeyse mümkün değil. Bizim sanayi teknopark firmasını dolandırır, mallarını, hizmetlerini alır, satar, faturalarını ödemez, tehdit eder ve o işten kazandığı para ile de patron hanımın üzerine iki villa daha alır, arabayı değiştirir. :roll:

Bütün bunları toplayınca; Yahu; bu işler neden Türkiye'de yapılsın ki? İnce belli bardakta çay ve simit (İzmircesi: Gevrek) için mi?
Sen bir İzmire gel çok daralmışsın bu aralar. Organize civarına gelirsen ara Bolulu Hasan Ustada özel ev tipi aşure yaptırdım.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 24 Eki 2017, 21:03 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 5102
Yaş:
Alıntı:
halen daha yaşanılabilir İzmir vs gibi şehirler.
Efendim!!! İzmir mi dediniz ? Hangi İzmir ? :shock: :shock:

İşte bu İstanbul da bilumum şehirlerde sıkça kurulan bu cümlelerin ceremesini biz bugünlerde acı acı çekiyoruz.

Lütfen rica ediyorum öldürün bu muhabbeti. Kötüleyin, karalayın yerin dibine hatta itin bütün deliklerine sokun .

Bir zamanlar Şaraphane ve Salhane çevresinde muazzam bir koku vardı. Meğer ne büyük "nimetmiş" o. Şehre gireni bu mu lan İzmir dedirtirdi. Garajın Halkapınar'da olduğu dönemler. Ne güzel dönemlerdi ah ah.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 24 Eki 2017, 21:12 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5497
Yaş:
Alıntı:
Sen bir İzmire gel çok daralmışsın bu aralar. Organize civarına gelirsen ara Bolulu Hasan Ustada özel ev tipi aşure yaptırdım.
Zaten bu gidişle evi barkı, aileyi alıp geleceğiz.. :roll:


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 24 Eki 2017, 21:15 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 29 Tem 2012, 14:27
Mesajlar: 607
Yaş: 27
Alıntı:
Barkın benim çok eski ve çok iyi bir arkadaşım. Arkadaşımdı.

Çekim yapmak için birbirimize iki karış mesafede az viraj dönmedik. O benim, ben onun nerede gaz keser, nerede gaz açar, her refleksimizi bilirdik.
Vay be.Kendisiyle tanışmayı planlamıştım hep.İstanbula gidip motosiklet ekipmanı,sonrada motosiklet alma planım vardı yanına uğrayıp.

_________________
Bize de derler Çakıcı
Yar fidan boylum
Yakarız konakları...

Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 24 Eki 2017, 23:00 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 549
Yaş: 39
Bunlar hep köy, kasaba insanımızı eğitemeyen, eğitmeyen öğretmenlerimizin suçu.

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 24 Eki 2017, 23:42 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Tem 2015, 20:21
Mesajlar: 977
Yaş:
Türkiye hiç bir zaman gelişmeyecek. 21 yaşıma gireceğim açıkçası ben Türkiye için çalışırım ama bu ülke uçar diye bir beklentim yok. Kendi işime bakacağım ve en önemlisi Allah nasip ederse İstanbul denen şehirde yaşamayacağım.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 00:05 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2510
Yaş:
Alıntı:
... Kısacası öyle anlaşılıyor ki; daha kötüyü başka bir kötüye temizletiyorlar. Bu şekilde, iyilere yer açılmış oluyor.
Akşener' in kuracağı partinin ismi İYİ PARTİ olacakmış (!) Yanlış anlaşılmalara meydan vermemek amacıyla, başka bir konu başlığında yazmış olduğum yukarıda ki iletiyi şu şekilde düzeltiyorum;

'' ...kendi yanlışlarını temizleterekten, milli güçlere yer açmış oluyorlar''

Milli güçlerin ''Atlantikçiler'' olmadığı açıktır.

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 00:25 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Eki 2016, 00:19
Mesajlar: 858
Yaş: 18

________
Suudi Arabistan'dan gelen Suud ailesinin parçalanması, ciddi iç sorunları olduğu haberleri ve ardından gelen ılımlılık mesajları. :roll:

_________________
Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 00:38 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 7264
Yaş:
Erdoğan'ın son iki haftadır ağzına sakız ettiği laiklik, Atatürk ve cumhuriyet güzellemeleri şüphesiz bir çok Perinçekçi'yi mutlu edecek. "Dönüyor mu acaba sonunda? Doğru yolu buldu sonunda." diye sevinecekler.

İlerleyen zamanlarda "Başka seçenek yok." diyecekler. Uçtan uca savunacaklar bile.

Kına yaksınlar. Saddam da kendini halife görüyordu, bütün Arapları birleştirecekti. 90'da sopayı eline aldıktan aklına geldi milliyetçilik. Tünelin ucu nereye çıktı gördük.

Biz acı çekmeyi hak ettik bunlara dur diyemeyerek, idiokrasiye dur diyemeyerek. Şimdi cezasını çekeceğiz inşallah.

Son bir kurşunumuz kaldı Ali albayım ve topuklu Asena ile, olur olur. Olmadı yanarız. Bu kurdukları sistemle zengin olanların, biti kanlananların biri bile anlaşma yaparak kaçamayacak, hepsi cezasını çekecek. Bunlarla anlaşma yapan da bunlar gibidir.

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 00:47 
Çevrimdışı
Site Başkanı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 03:06
Mesajlar: 7264
Yaş:
Alıntı:
E ne farkın kaldı yıkıp yapmacı kentsel dönüşümcülerden? :geek:
Az önce girdim eve. İlk mermiyi zaten caddede yedim; yolu baştan aşağı kazmışlar, atlayarak geçiyorsun. Yol karanlık, sokak boyunca da 3 tane inşaat var. Birincide gördüm, yanından dolandım. İkinciyi kıl payıyla kurtardım. Üçüncüde gülemedim, paçalar griydi, artık kahverengi oldular. Ayakkabıları da şehit verdim sanırım, daha bakmaya maçam yemedi.

Armatör adam ulaşım bakanı oluyorsa senden de çok temiz bir çevre ve şehircilik bakanı olur, ki bak önün de açık. Benim bildiğim HDS temize çeker bunları. Güzel de emeklilik projesi olur hemi de...

-
Bir de biz deneyelim işte. Gün yüzü görmüş temiz yüzlü çocuklarız!

_________________
It is the duty of the patriot to protect his country from it's government.
-Thomas Paine


Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 00:49 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2510
Yaş:
Suudi Arabistan kendi inisiyatifiyle karar alabilecek bir ülke olmadığından, daha doğrusu proje devlet olduğundan dolayı; tasmasını kim tutuyorsa o hükümran ülkenin dediğini yapacaktır. Bu düşünceden hareketle; Suudi Arabistan için yeni bir rol model çizdiği anlaşılmaktadır. Bu proje eskiden Türkiye için düşünülmüştü. AKP' yi de bu projeyi hayata geçirmek için iktidara getirdiler. Ve hatta dediler ki; ''Türkiye Ilımlı İslam modeliyle İslam alemine model ülke olacaktır'' dediler. Gelinen noktada Türkiye Cumhuriyeti Amerikan güdümünden kurtulmaya çalışırken; ikame model olarak Suudi Arabistan' ın seçildiği anlaşılıyor. Arabistan kralının Rusya gezisini de dikkati nazara alırsak; veliaht prensin bu çıkışıyla, taşlar yerli yerine oturmaya başlamıştır. Mevcut kralın tahtının sallantıda olduğu net şekilde anlaşılıyor.

Diğer bir konu; Akşener' in yeni partisi olan İYİ PARTİ (!) meselesi...

Parti logosuna bakıyorsunuz; Turkuaz zemin üzerine Güneş motifi... Biraz saksıyı çalıştırınca, AKP' nin ampülünü andırdığı hemencik anlaşılıyor. Aynı tasarım bürosunun ürünü müdür...! Orası da soru işareti (?)

Suudi Arabistan veliaht prensinin çıkışını; dünyada ki mevcut siyaset bağlamında değerlendirdiğimizde, çeşitli analizler yapmak için elimize fırsat geçmiştir. Öyle anlaşılıyor ki ABD; Ilımlı İslam modelini tekrardan pazarlamak için harekete geçmiştir. Bu sefer ki rol model Türkiye değil de Arabistan olacağına göre... devamını yazmak ''niyet okuma'' kabilinden olacağından dolayı, şu an için yazmak doğru olmaya bilir. Fakat benim açından büyük resmin tamamlandığını, genel stratejinin kavradığını söyleyebilirim. Bakalım düşüncem ne kadar doğru çıkacak!

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 04:33 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 30 Eki 2016, 20:27
Mesajlar: 230
Yaş: 30
Alıntı:
Suudi Arabistan kendi inisiyatifiyle karar alabilecek bir ülke olmadığından, daha doğrusu proje devlet olduğundan dolayı; tasmasını kim tutuyorsa o hükümran ülkenin dediğini yapacaktır. Bu düşünceden hareketle; Suudi Arabistan için yeni bir rol model çizdiği anlaşılmaktadır. Bu proje eskiden Türkiye için düşünülmüştü. AKP' yi de bu projeyi hayata geçirmek için iktidara getirdiler. Ve hatta dediler ki; ''Türkiye Ilımlı İslam modeliyle İslam alemine model ülke olacaktır'' dediler. Gelinen noktada Türkiye Cumhuriyeti Amerikan güdümünden kurtulmaya çalışırken; ikame model olarak Suudi Arabistan' ın seçildiği anlaşılıyor. Arabistan kralının Rusya gezisini de dikkati nazara alırsak; veliaht prensin bu çıkışıyla, taşlar yerli yerine oturmaya başlamıştır. Mevcut kralın tahtının sallantıda olduğu net şekilde anlaşılıyor.

Diğer bir konu; Akşener' in yeni partisi olan İYİ PARTİ (!) meselesi...

Parti logosuna bakıyorsunuz; Turkuaz zemin üzerine Güneş motifi... Biraz saksıyı çalıştırınca, AKP' nin ampülünü andırdığı hemencik anlaşılıyor. Aynı tasarım bürosunun ürünü müdür...! Orası da soru işareti (?)

Suudi Arabistan veliaht prensinin çıkışını; dünyada ki mevcut siyaset bağlamında değerlendirdiğimizde, çeşitli analizler yapmak için elimize fırsat geçmiştir. Öyle anlaşılıyor ki ABD; Ilımlı İslam modelini tekrardan pazarlamak için harekete geçmiştir. Bu sefer ki rol model Türkiye değil de Arabistan olacağına göre... devamını yazmak ''niyet okuma'' kabilinden olacağından dolayı, şu an için yazmak doğru olmaya bilir. Fakat benim açından büyük resmin tamamlandığını, genel stratejinin kavradığını söyleyebilirim. Bakalım düşüncem ne kadar doğru çıkacak!
Hocam açıkçası biraz itiraz ettiğim noktalar olacak.

Öncelikle o veliahtın o sözlerinin iç politikadan öte dış politikaya yönelik bir söz olduğu konusunda mutabıkız.

Ancak mevcut kralın tahtının sallantıda olduğu konusunda ben emin değilim. Aksine ülke yönetiminde Suud ailesine Atlantik bloğu tarafından verilen alan neyse o alanın mutlak hakimi hala mevcut kral diye düşünüyorum. Benim gördüğüm kadarıyla durum şu ki veliaht ile fiili kral arasında bir taht kavgası yok. Aksine kralın kendisi bu veliahtı zaten seçmiş. Benim düşüncem bu yönde.

Burada o lafın aslında Rusya'ya bir kompliman olarak değerlendirilmesi, yani bir anlamda zarf atılması olarak yorumlanması gerektiğini düşünüyorum.

1. Öncelikle ilginçtir ki mevcut kral Rakka'nın düşmesi yaklaşırken Rusya'ya gidiyor. Silah alımı falan anlaşmalarına dair haberler ortaya çıkmaya başlıyor. Hatta S-400 meselesi bile konuşuluyor. Şimdi soru şu: Sen Suudi Arabistan olarak Rusya gibi bir ülkeden neden silah almaya çalışırsın?
Bunu niye soruyorum? Şu yüzden: Sana silah satmayacağım diye yok. ABD'si İngiltere'si parayı verdiğinde her türlü silahı satıyor sana. Türkiye'yi beklettikleri gibi beklettirmiyorlar da?
Basit: Rusya'ya para koklatıp gönlünü (bir takım amaçlara ulaşmak amacıyla) hoş tutmak için. Peki bu amaçlar ne olabilir?

2. Bunlar olurken, Rakka'nın düşmeye iyice yaklaştığı günlerde dış basında bir tartışma ortaya çıkıyor. Tartışma şu: Suriye'de ülkenin yeniden imarında pasta kime kalacak? Çünkü tahmin edilene göre daha şimdiden en az 200 milyar dolarlık bir pasta söz konusu burada. O da en az! Korkunç paralar.

3. Sonra Rakka'dan IŞİD Terör Örgütü mensuplarının otobüslerle Deyrizor'a gönderildiği günlerde başka bir ilginç şey daha oluyor: Suudi Arabistan'dan bir bakan Rakka'ya geliyor ve "Rakka ve Suriye'nin yeniden inşası için ellerimizden geleni yapmaya hazırız" diye basına demeç veriyor. (Not: Bunlar olurken arka planda Almanya da benzer açıklamalar yapıyor)

4. Bir süre sonra Rakka'nın düştüğü resmi olarak açıklanıyor. Fakat o açıklamadan bir gün sonra ilginç bir olay oluyor. Btö, Rakka'da apo teröristinin bayrağını asıyor. Bunun üzerine Rusya bile "Rakka'da Suriyeli olmayan birinin bayrağı asıldı" diye yaygara koparıyor. Sonra o bayrak asma meselesinden sonra bu tartışmalar bir anda kesiliyor; daha doğrusu ileri bir tarihe öteleniyor.

5. Bunlar olurken bir anda veliaht prensi çıkıyor ve ılımlı islam falan diyor (Bu tür şeyleri mevcut kral söyleyemez. İnandırıcılığı olmaz). Rus basını bu lafı başta Suriye'deki vahabi-selefi gruplardan desteğin çekilmesi yönünde işaretler olarak yorumluyor. (Kaynak isterseniz paylaşırım)

Hülasa, Suudiler kralıyla, veliahtıyla, bakanıyla şusuyla busuyla Suriye'nin (başta btö bölgesindeki alan) olmak üzere yeniden imarı sürecinde pastadan pay almak konusunda Rus yönetiminin de gönlünü hoş etmek için yardırıyorlar gece gündüz. Biz pastadan pay alalım, sen de buna karşı çıkma, laf söz etme, bunun karşılığında senden ciddi silah alımları yoluyla pastadan aldığımız payın ciddi bir kısmını sana verelim, gerekirse desteklediğimiz gruplara yardımı bile daraltalım, kazan-kazan durumu olsun diye zarf atıp duruyorlar bir süredir.

_________________
Zorlukların Arasından Yıldızlara!..


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 10:24 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2510
Yaş:
Alıntı:

2. Bunlar olurken, Rakka'nın düşmeye iyice yaklaştığı günlerde dış basında bir tartışma ortaya çıkıyor. Tartışma şu: Suriye'de ülkenin yeniden imarında pasta kime kalacak? Çünkü tahmin edilene göre daha şimdiden en az 200 milyar dolarlık bir pasta söz konusu burada. O da en az! Korkunç paralar.
İtirazlarınızı memnuniyetle okumakla birlikte, benim de bir takım itirazlarım var. Mesela yukarıda ki alıntıdan başlayalım. Diyorsunuz ki, 200 Milyar dolarlık pastadan pay almak !

Benim sorum da şu; Suudi Arabistan kraliyet ailesi, Suriye' nin yeniden imarından nasıl olacak ta pay alacak? Arabistan da ne üretiliyor? Mühendislik şirketleri mi var, inşaat sektörü mü var, teknoloji şirketleri mi var, işçi sınıfı mı var, inşaat amelesi mi var... falan. Arabistan' da Mekke, Medine, hurma, çöl altında ki petrol ve üstünde ki fistanlılar dışında ne var? Bu adamlar Suriye' nin imarından nasıl olacak ta pay alacak? Ayrıca pay alacak ta ne olacak? Bu payı ne yapacak? Halkına mı dağıtacak, sanayi tesisi mi kuracak, teknolojiye mi yatıracak, eğitim için mi harcayacak? Bunların hiç birisi olmayacağına göre ve Arabistan dünyada ki en alçak ve de namusuz rejime sahip olduğuna göre; adamlarda ülke, millet, halk kavramları da gelişmediğine göre; bütün dertleri saltanatlarının devamı olabileceğine göre; bunu dışında insanlık için de hiç bir katkılarının olmayacağı bilindiğine göre; bu adamlar Suriye' nin yeniden imarından nasıl pay alacaklar?

Buradan hareketle diyorum ki, Arabistanlı fistanlılar için tek bir gaye olabilir, o da; bütün canlıların en temel dürtüsü olan ''varlığını devam ettirebilme'' güdüsü. Bir solucanla, bir insan arasında fark olması gerektiğini düşünüyorum. Kraliyet ailesinde ''diğer canlılar gibi varlığını devam ettirebilme güdüsü dışında'' ne gibi farklar olabilir ki? Kraliyet ailesinden filozoflar falan mı yetişiyor?

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 10:35 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Tem 2015, 20:21
Mesajlar: 977
Yaş:
2013 senesi olsa gerek tam emin değilim. İsmail Yaşa diye Suud'da yaşayan bir Türk gazeteci Suud'da devletin kendi iradesiyle ciddi bir değişim yapılmaya çalışıldığını, devletin ve toplumun yavaş yavaş dünyaya entegre seküler bir hale getirilmesinden bahsetmişti. Eğitim sisteminde yavaş yavaş değişiklikler yapıldığını, öğrencilere tavsiye edilen kitaplardan Vahhabilik ile alakalı olanların kaldırılmaya başlandığını yazmıştı. Zaten sosyal medya kullanan, yurtdışına çıkan gençler için bu reformlar sevindirici olacaktır ama daha ileri yaşlar için aynı şeyi söylemeyeceğim. Ancak ne yalan söyleyeyim böyle şak diye ılımlı İslam'a geçiyoruz, kardeşim herkes duysun açıklaması da ne bileyim bir acayip geldi. Biz buna Trump etkisi diyelim. :D :D


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 11:38 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 05 Ağu 2012, 23:36
Mesajlar: 649
Yaş:
Meral Akşener çok iyi konuşur şuan,
Canlı yayını CNNTÜRK'de var.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 11:40 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2510
Yaş:
Akşener: ''Türkiye İYİ Olacak, Her şey İYİ olacak'' dedi.

Bakalım gerçekten de iyi olacak mı? İlginç bir tarihe tanıklık ediyoruz. Türkiye' nin geleceği açısından mühim bir dönemeç olabilir. İyi mi olur, kötü mü olur? Orası henüz belli değil. Parti tüzüğünü yayınlansın, amaçları hedefleri netleşsin; Türkiye için ne vaat ediyorlar, parti programı nedir? ortaya çıksın... Peşin hükümlere göre meseleyi analiz etmek istemeyiz. Türk milleti AKP iktidarından gerçek anlamda bezdi ve yoruldu. Bakalım İYİ PARTİ milletten karşılık bulabilecek mi?

Tarihe tanıklık açısından şuraya bir kaç not düşmek isterim. Çünkü Türkiye' nin geleceğini ilgilendiren son derece önemli bir olaya tanıklık ediyoruz. Şimdi Akşener' in konuşmasında ki satır aralarını dinlediğimizde, 1960 İhtilâli' ni yeren bir bölüm var ki; ideolojik çizgimiz anlamında bizleri rahatsız etmiştir. Bizler 1960 İhtîlalini Amerikancı darbeler zincirinin bir halkası olarak değerlendirmiyoruz. 1947 yılından başlayan Amerikan mandasına Türk milletinin itirazı olarak değerlendirmekle birlikte İdam kararlarının Türk milletine zarar verdiği konusunda da düşüncelerimiz vardır. Yani Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan' ın idam edilmeleri bana göre yanlış olmuştur. Onun karşılığı olarak ta Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan' ın 1971 darbesinde idam edildiğine şahit olduk. Hatta dönemin Başbakanı ''üç sizden, üç bizden gitti'' demiştir. Bunlar yaşanmış olmakla birlikte; 1960 ihtilalini, sanki bir Amerikancı darbeymiş gibi lanse etmesi son derece isabetsiz olmuştur. Kısacası parti programı açıklandığında, daha net analizler yapabileceğiz. Benim için en önemli nokta; ABD güdümünden çıkıp, çıkmama konusunda ki tavırlar olacaktır.

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 11:52 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 00:47
Mesajlar: 2764
Yaş:
Bugünden sonra Diriliş Ertuğrul'a sansür gelir...


Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 12:33 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5497
Yaş:
Alıntı:
Suudi Arabistan kendi inisiyatifiyle karar alabilecek bir ülke olmadığından, daha doğrusu proje devlet olduğundan dolayı; tasmasını kim tutuyorsa o hükümran ülkenin dediğini yapacaktır. Bu düşünceden hareketle; Suudi Arabistan için yeni bir rol model çizdiği anlaşılmaktadır.
Hocam, Suudi Arabistan, "çok pahalı" bir devlet haline geldi. Hem evinde kiracı, dolayısı ile sürekli ev sahibine aylık ödemeleri var. Bir de ev sahibine her zaman her tadilatı yaptırtamıyor. Kiradan düşemeden, ev sahibini ikna edemeden sağa sola masraf ediyor.

Arap Baharı süreci ile, mesela yaklaşık $100 Milyar'lık bir fon oluşturup dağıttı ve maaşları darmadağın etti kraliyet ailesi. Üstelik, zaman içerisinde anladılar ki özellikle 2008 krizi ile paralarının ciddi bir kısmı hava oldu. "O kadar da aptal değiliz, paramızı batıda değerlendiriyoruz" derken baktılar ki batılı daha akıllıymış, tüm toksik fonları zaten bunlara itelemiş.
Suudiler bir yanda gerek kendi ihtirasları ile, gerekse de Amerika'nın direktifleri ile dünyanın bir çok yerine sürekli para gömdü, kah garip örgütleri kah silahlı milisleri fonlayıp durdu. İran ile Cundullah itişmesine girdi, ancak başaramadı, aksine, İran Suudi'nin kendi içindeki ve komşusundaki Şia'yı ayaklandırdı. Kendi böğrüne tehdit görünce gitti Yemen'e girdi. Ama dünyanın parasını döküp bir adım ilerleyemedi. İşte bu şekilde tamamen yönetilmesi güç, aşırı para tüketen ve bunun karşılığında kendi tebaaına bir fayda sağlayamayan bir düzen haline geldi.

Petrol $100 üzerinde iken, bunlara rağmen dükkan dönüyordu. Artık dönmüyor.

Suudi artık yeni bir düzenlenmeye gitmek durumunda. Sağda solda fonladığı adamlara artık eskisi kadar para aktaramayacak. Sağda solda biriktirdiği fonları da kendi içinde, en azından temel ihtiyaçları için kendine yeter bir sanayi, tarım, üretim ekonomisi kurmak için harcamaya çalışacak. Yani, yeni bir düzen kuracak.

Bunu ilk başlatan BAE oldu. 2008 krizinde kaçıp giden Ex-Pat'ler ve Mısırlı ve Hintli'ye kalan işler ile belli oldu ki, Dubai'nin öyle Londra gibi bir finans merkezi olması pek mümkün değil. BAE'nin de kendisine bir endüstriyel "hub" kuracak hali yok. O kadar nüfusu ve yeri yok. Bu sebeple iyi(!) üniversiteler kurdu. Buralara çok iyi paralara dünyada öncü ve genç, hırslı akademisyenler getirdi. Bu konuda da seçimleri gerçekten iyi yaptı. Buralarda hem kendi tebaaını hem de yurt dışından gelen öğrencileri yetiştirip, bu üniversitelerin şemsiyesinde kurmaya çalıştığı kuluçka merkezleri, enstitüler ve teknoloji merkezlerini beslemeye çalıştı, çalışıyor. Geçenlerde Twitter'da haber olan "BAE Yapay Zeka Bakanı" denen herif işi buna dayanıyor. Yenilenebilir enerji, enerji depolama, otonom araçlar, otomobiller, İHA'lar, Yapay Zeka yazılımlar ve bunların otonom karar verme süreçlerine uygulanması konusunda çalışıyorlar. Özellikle yarı iletkenler ve yenilenebilir enerji konusunda çalışan iyi üniversiteleri ve öğretim görevlileri var.

Mesela bir örnek: Özgür Sinanoğlu



Suudiler de BAE'nin yolundan bu şekilde gitmeye çalışacaklar. Özellikle BAE'den farkları, sanıyorum ta Mısır'dan Ürdün ve hatta mümkünse Irak ve Suriye'yi de kısmen içine alacak şekilde bu endüstriyel ekosistemi birlikte çalıştırabileceği, köylerinden adam çekip, kendi işlerinde çalıştırıp buralara geri hizmet ve mal satabileceği bir ortak pazar yaratmaya çalışmak olacak.

Tıpkı Almanya'nın AB'yi kullandığı gibi. :roll:

Bu şekilde hem Ürdün'ü hem Mısır'ı kontrol altında tutar, sınırlarının emniyetini de her yönde 200'er ile 600'er km kadar dışarıya taşır, hem İran'a karşı mücadelesinde bir "klik" oluşturur, hem dünyanın gözünde konumunu sevimlileştirir, hem de para basarak kendi halkının garip masraflarını finanse etmek orunda kalmaz diye düşünüyor.

İleride de batıya karşı Irak'ı, Mısır'ı ve Suriye'yi yeniden imar eden eli bol ülke olarak reklam eder.

Bir yandan da kendisini Türkiye'nin zengin bir anti-tezi olarak ortaya koyar. Başka türlü de zaten bu düzenini finanse edip çok götürmesi mümkün değil. Bir çıkış yolu arıyor. Hem de çok hırslı bir şekilde arıyor.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 12:59 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 31 Oca 2017, 23:39
Mesajlar: 549
Yaş: 39
Ne pastası hocam, kim verecek 200 milyarı?

@ Partükül İyi Partiye bir şeyler yamamak çabasına benzettim yazdıklarınızı, hiç hoş değil.

_________________
GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYINIZ..!

Mustafa Kemal Atatürk


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 13:00 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2510
Yaş:
Sayın hocam, güzel bir değerlendirme yapmışsınız lakin bunların olabilirliği nedir? Teknopark, görece iyi üniversiteler, dışarıdan beyin göçü falan... Peki bunlar kuyruğu dik tutmak için yeterli mi?

Tarihten örnek vermek istiyorum.

Osmanlı devletinin çöküş dönemine şahitlik edenler; bir heyecan dalgasıyla çıkış yolu arıyorlardır. Çözüm yolu olarak bir kaç görüş ortaya attlar. Bunlar; kabaca özü dönüş olarak tabir edilen ''Asr-ı Saadet dönemine'' geri dönüş yani Ümmetçilik , Osmanlıcılık ve Türkçülüktü. Yalnız bu görüşlerden Ümmetçilik ve Osmanlıcılık, kendi içinde çelişkiler barındırıyordu.

Şimdi buradan hareketle;

Suudi Arabistan, Osmanlının Ümmetçilik anlayışından kurtularak; aynen Osmanlıcılık gibi Arabistancılık oynamaya çalışacaktır. Osmanlıcılar diyorlardı ki; Batının bilim ve tekniğini alalım bu şekilde kendimizi kurtaralım. Olmadı...! Çünkü gömlek değiştiren şahsın kişiliğinin değişmeyeceği anlaşılmış oldu. Eskiler şöyle tarif etmiş; ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol...! yan, O göl maya tutmayacaktır. Osmanlı da tutmadı Arabistan da da tutmayacaktır. Zihin devrimi yaşanmamış bir ülkede taşıma suyuyla değirmen döndüremezsiniz. Bana göre Arabistan' ın sonu da Osmanlı gibi olacaktır. Fakat oradan bir Türkiye Cumhuriyeti çıkmaz. 1400 yıllık zihin tutulmasını bir gecede nasıl sona erdireceksiniz? Adamlar İslamiyeti öyle bir yorumlamışlar ki; onların yorumuna göre insan da beyin diye bir organın olmaması lazımdı. Ağırlık yapıyor (!) Böyle lüzumsuz bir canlıyı dışarıdan beyin nakli yaparak yaşatabilir misiniz?

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 13:09 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2510
Yaş:
Alıntı:

@ Partükül İyi Partiye bir şeyler yamamak çabasına benzettim yazdıklarınızı, hiç hoş değil.
Yamamak değil hocam ''şerh'' düştüm. Peşim hükümle yaklaşmıyorum. Fakat meseleleri sağlıksız şekilde analiz ederlerse şerhimi de düşerim. AKP iktidarından herkes gibi bizler de bıktık. Fakat yağmurdan kaçarken doluya tutulmak ta istemeyiz. Hele parti programı açıklansın bakalım ne diyorlar, hedefleri nelerdir? Söylemler, eylemler nelerdir. Tutarlı mı, değil mi? Ortaya çıksın.

Hocam genel yapı itibariyle vatandaşın siyasal partilere yaklaşımı akıl ve mantık ölçüsünden daha çok duygu ve beklentiler yönündedir. Siyasal hareketler öyle vaatlerde bulunur ki; toplumda heyecan dalgası yaratarak beklentileri yükseltir. İYİ Parti örneğinde de aynı duygu yoğunluğunu görüyorum. Toplumda bir heyecan dalgası yarattı. Hatta ben de bile yarattı. Acaba dedikleri gibi; Her şey İYİ olacak mı? diye insan ümit etmek istiyor. Ümit fakirin ekmeğidir hocam. Allah' ın fakir kulları olarak, bizlerde de heyecan yaratmakla birlikte; duygulardan çok akıl ile hareket etmek konusunda şerhimi düştüm oldum. Mesele bundan ibarettir.

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Sohbet
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2017, 13:12 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:28
Mesajlar: 5497
Yaş:
Alıntı:
Sayın hocam, güzel bir değerlendirme yapmışsınız lakin bunların olabilirliği nedir? Teknopark, görece iyi üniversiteler, dışarıdan beyin göçü falan... Peki bunlar kuyruğu dik tutmak için yeterli mi?
Ben benzerini bir iki kez daha telaffuz etmiştim sanırım; Suudi'nin bu planının tutmasını hiç mümkün görmüyorum. Hem sosyal sebeplerle, hem de vakitlerinin kalmayacak olması ile. Ama baştan bir ekono-politik bir girişim olarak başlayan bu "nüfuz alanı" hareketinin "ekono" tarafı budanırsa geriye kalacak şey beni korkutuyor. Yine buraları bize toplattıracak tarih korkarım ki. O da sopa ile olacak. Mehmet ile olacak...

Asıl, BAE'nin de bu konudaki yatırımları bizim için endişe verici. Zira herifler güve gibiler. Üstelik BAE daha küçük, daha batıya dönük. Bir finans merkezi olmayı, bir dünya çapında havayolu ve operasyonu kurmayı başaracak akla da sahiplerdi. Bu işi az çok kıvırabilirler. Yine de çok çok ileriye gidebileceğini, bir yaygın ekosistem yaratabileceğini sanmıyorum.


______


Gel beri, çuvaldızı kendine batır; Elin Arabı bile AI peşinde koşarken, olmayacağı oldurmaya çalışırken, çölde fidan tutturmaya çalışırken bizim halimize bak. Biz kendi fidanlığımıza keçileri saldık, her filizi kemiriyorlar.
Bunu demeyi sevmiyorum, slogansı anlaşılsın istemiyorum, ama durum en basiti ile bu.

Okuyanlar için mesaj ne? Oturun işinize gücünüze bakın. Dersinize çalışın.. :roll:

Mehmet'in sopası ile değil, bu kez cebindeki parası ve etkisi ile olsun bir şey de. Bu olacak çünkü. Tarihimizden de, sosyal arka planımızdan da kaçamıyoruz.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 19587 mesaj ]  Sayfaya git Önceki 1382 383 384 385 386392 Sonraki

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 7 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye