TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 17 Eki 2017, 19:38

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 4 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 11 May 2016, 15:00 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Merhabalar,

Ateşli silahların icat edilmesinden dumansız barutun bulunmasına kadar geçen süre içerisinde mermilerin sevki için istisnasız kara barut kullanılmıştır. Kara barut güherçile, kükürt ve odun kömürünün belirli oranlarda karıştırılarak öğütülmesiyle üretilmiştir. Üretim prosesi bakımından kullanılan malzemeler aynı kalmış sadece üretim yapılan makinalar modernleşmiştir. Karabarut halen özellikle eski silahlarda ve nostalji arayan meraklılar arasında kullanım yeri bulmaktadır. Karabarutun en büyük dezavantajı muhteviyatı itibariyle namlu içini çok çabuk kirletmesi, çok fazla duman çıkarması ve yüksek hızlar elde edebilecek kadar yüksek yanma hızının olmaması sayılabilir. Tüm sevk barutlarının yanma hızını ne kadar basınç altında olduğu belirler. Eğer gerekli sıkışma sağlanmaz ise mermiyi itecek basınç dolayısıyla ilk hız sağlanamaz. Kara barutun yanma hızı basınç altında 500mt/sn dolaylarındadır. İcat edildiği günden bu yana formülü pek değişmeyen bu barut çok fazla yüksek hızlar elde etmeye imkan vermez. Kara barutun yanma hızını etkileyen ana faktör tane büyüklüğüdür. Kara barutun taneleri ne kadar ince ise yanma oranı o kadar hızlıdır. Tane büyüdükçe yanma hızı azalır. Kara barut yandıktan sonra namlu içinde kurum bırakır, silahların sık temizliğini gerektirir, atıştan sonra yoğun duman bırakır, müteakip atışlarda görüşü engeller.

Dumansız barutun icat edilmesi ile birlikte atış ve atıcı için sevk barutundan kaynaklanan, dezavantaj oluşturan bu faktörler ortadan kalkmıştır. Dumansız barutun icat edilmesine giden birtakım buluşların yapılması 18.yüzyılın ortalarına rastlar. Kayda değer ilerleme 1846 yılında Christian Friedrich Schonbein adlı kimyagerin tesadüfen daha pratik bir uygulama bulması iledir. Evindeki mutfakta çalışma yaparken derişik nitrik asidi mutfak masasının üzerine kazayla döker. Dökülen asidi pamuklu bir kumaşla temizler ve kuruması için sobanın üzerine asar. Ancak bir süre sonra kumaş birden parlak bir ışıkla alev alarak yanar. Bu tesadüften yola çıkarak Christian dumansız barutun ilk örneği sayılabilecek pamuk barutunu icat eder. Bu barut cinsi o zamana kadar kullanıla gelen kara baruttan aynı hacimde 6 kat daha fazla gaz çıkartırken daha az ısı ve duman çıkartmasıyla göze çarpar ve genellikle madenlerde patlatma işinde kullanılmıştır. 1846 yılında üretim hakları patent ile koruma altına alınan pamuk barutu üretimi tam yıkanmayan nitroselülöz kristillaeri ile aniden patlamasından dolayı oldukça riskli olduğundan meydana gelen bazı kazalardan sonra daha güvenli bir üretim yöntemi bulununcaya kadar üretimine ara verilmiştir. İlk güvenli dumansız barutunun üretim yöntemlerini Fransız kimyacı Paul Vieille 1884 yılında bulmuştur. Bu barutun ilk örnekleri kimyagerin soy isminden esinlenerek “Poudre V” olarak adlandırılmış daha sonra “Poudre B” olarak Franzıca beyaz anlamına gelen blanche den, kara baruttan farklı olduğunu belirtmek için “Poudre B” olarak adlandırılmıştır. Ancak rengi beyaz değil nitratlama işleminden dolayı grimsi renktedir. Dumansız barutun bu tipi ilk örneklerinden farklı olarak oldukça stabil ve güvenli olmasından dolayı sevk barutu olarak kullanılmaya başlanmış ve hızla yayılarak tüm dünyada kara barutun yerini almıştır. Dumansız barutun icat edilmesi ateşli silahlar tarihinde önemli yer tutar. İcat edildiği yerin Fransa olmasından dolayı ilk olarak Fransız 8mm Lebel tüfeklerinde kullanılmak üzere 8mm Lebel (8x51mmR) fişeklerinde kullanılmıştır. Dumansız barut kara baruttan aynı hacimde yaklaşık 3 kat fazla gaz çıkarmasından dolayı daha yüksek hız, daha yatık uçuş yolu, uzak menzilde daha fazla isabet sağlamıştır.

Kara barutlu tüfekler uzak mesafelere taşınan enerjiyi düşük hızından dolayı büyük çap ve ağır mermi daneleri ile sağlamaktaydılar. O yüzden kara barut ile çalışan tüfekler oldukça büyük çapa, bunu sevk etmek için yüksek barut hakkına sahip ağır mermiler kullanmaktaydılar. Barutun yanması içinde uzun namlular kullanılmakta buda tüfekleri ağır, taşınabilir cephane sayısını da kısıtlı kılmaktaydı. O dönemin silahı, bizim de Osmanlı zamanında kullandığımız Martini tüfekleri 11,43x59mm fişekler kullanmaktaydı. 400mt Namlu çıkış hızına sahip bu tüfekler en fazla 400mt mesafeye kadar etkili atış imkanı sağlıyordu ve isabet ihtimali oldukça düşüktü. 8mm Lebelin ilk örnekleri 1886 Balle M namludan 628 metre hızla çıkarken geliştirilmiş modeli 1898 Balle D namluyu 700 metre hızla terkediyordu. O zamana kadar öldürücülüğü sadece ağır çekirdek ve geniş çapından alan piyade tüfekleri o zamana kadar alışık olunmayan, küçük çapın yüksek hızından dolayı sağladığı korkunç yaralanmalarla ve öldürücülük gücüyle de tanışmış oldular. Canlı dokuya çarpan o zamana kadar çok küçük sayılan mermi çekirdekleri canlı doku üzerinde büyük tahribat ve çıkış delikleri bırakıyorlardı. Daha hafif olan mermilerden askerler daha fazla taşıyabiliyorlar, çok uzak mesafelere daha isabetli atışlar yapabiliyorlardı. Silahlarından çıkan duman çok azaldığı için düşmana yerlerini belli etmiyorlar, nişan almak için dumanın dağılmasını beklemeden daha hızlı ateş edebiliyorlardı. Tüm dünyada bu trend hızla yayılarak çapların küçülmesine, ceketli kurşunların yaygınlaşmasına, yiv ve setlerin daha az derin yapılmasına sebep olmuş balistik uzmanlarının üzerinde çalışacağı yeni meseleler ortaya atmıştır. Yumuşak bir maden olan kurşun yüksek hızlı tüfeklerde kullanılmak için en iyi malzeme değildir. Namlu içine sıvanarak kirliliğe sebep olmaktaydı ve namlu ile teması kesmek için kurşun nüve gömlek denilen tombak yada bakır ceketlerin içine alındı.

Karabarut ile dumansız barutun birlikte kullanımı istenmeyen kazaların oluşmasına da başlamıştır. Bu Durum üzerinden asır geçmesine rağmen günümüzde de devam etmektedir. Oldukça büyük hacime sahip kara barut dolusu fişekler dumansız barut ile doldurulduğunda bir anda namlunun da dayanamayacağı şekilde yüksek basınç oluşturmakta, şanslı olanlar yarılan namluyla kurtulurken şanssız olanlar nişan gözünün hemen üzerine saplanan sürgü yada sürgü muhteviyatı metal parçalar ile ya hastanenin yada mezarlığın yolunu tutmaktadırlar. Kara barut dolusu fişekler muadil basınç oluşturacak miktar ve özellikte dumansız barut ile doldurulmalıdırlar. 1800 lü yıların sonundan kalma Martini fişeklerini açtığınızda fişeğin yaklaşık dörtte birinin dumansız barut ile doldurulduğu, boş kalan kısmında dolgu malzemesi gören atış esnasında yanıp giden pamuk ile kapatıldığı görülecektir.

Kara barutun daha kuvvetli olduğu inancı çok doğru değildir açık ortamda dumansız baruttan daha hızlı yanmasından dolayı yanlış kanaat oluşturur. Basınç altında kara barut 500mt/sn dolaylarında yanarken dumansız barutun yanma hızı 1500mt/sn üzerine çıkabilir. Hemen hemen formülü hiç değişmemiş olan Kara barutun yanma hızını basıncın yanında tane büyüklüğü de etkiler. Ayrıca kara barut nohut büyüklüğünde tanecikleriyle de madencilik sektöründe halen kullanılmaktadır. Patlayıcı vasfıyla satılan bu malzeme bu yanlış inanışa da katkı sağlar. Kara barutun patlatma işlerinde kullanılış amacı kayaları çok fazla parçalamadan blok halinde kırarak çıkarmak yada zemini kabartmaktır. Yüksek güçlü patlayıcılar blok halinde kesmeden ziyade mermer yada benzeri madenleri parçalayarak tahrip ettikleri için pek tercih edilmezler.

Namlu içinde bir zorlama olmaz ise dumansız barut bırakın patlamayı, kapsülün şiddetiyle namludan büyük kısmı yanmadan savrulup gider. O yüzden barut firmaları barutlarını hızlıdan yavaşa yanana doğru doğru sıralarlar. Çok fazla zorlama altında kalan barut , mesela namluda bir engel olduğunda, gereğinden çok ağır mermi çekirdekleri ile doldurulduğunda, yavaş yanan bir barut olsa bile bir anda aşırı basınç oluşturabilirler. O yüzden bu değişken değer bazı exper taifesinin yaptığı gibi masanın üzerine döküp yakmakla, birkaç çeşit barut arasından kıyasla amele dökülecek değerli bilgiler vermeyecek hatta yanlış yönlendirme ile kazalara bile sebep olabilecektir. Dinamit lokumundan bir parça kesilip yakıldığında baruttan bile yavaş bir şekilde patlamadan yanacaktır. O yüzden patlatıcı maddelerin kimyasal karakterleri hakkında bilgi sahibi olmadan fikir yürütmek tehlikeli bir uğraştır. Bunun en doğru yolu her bir barut cinsi için üreticinin her bir fişek ve çekirdek ağırlığı için verilmiş olan max-min değerler arasında kalmak, ve üreticilerin yayınladığı bu kitapçıkları referans almak olacaktır.

Açık havada kara barut 18mm/sn hızla yanarken dumansız barut 0,5-3mm arasında bir hızla yanar.
Dumansız barut 1 atmosfer basınç altında yanma hızı 0,15mm/sn, 500 atmosfer altında 75mm/sn, 3800 atmosfer altında 570mm/sn bir yanma hızına ulaşır. 3800 atmosfer altında 1,1mm çapındaki bir barut tanesi milisaniyeler mertebesinde yanarak gaz haline dönüşecektir.

Eski fişek dolum kitapçıkları kontrol edildiğinde 35 gram saçma miktarı için 6,65 gram kara barut hakkı tavsiye edilmektedir. Modern dumansız barutlarda ise kullanılacak olan barut miktarı 1,5 gram civarlarında olacaktır. Aradaki fark açık olarak bellidir. 6,5 gramlık dumansız barut hakkı 35 gram saçma arkasında muhtemelen atıştan sonra parmaklar bir torba içinde tüfek parçaları ayrı bir torba içinde eve dönüş yolunu tutmak için kafi gelecek miktardadır.

Şu anki modern dumansız barutlardan, tek bazlı olarak adlandırılanlar yanma sonucu çıkartılacak enerjiyi nitroselülözden alırlar. Çift bazı olanların ise ana maddesi nitrogliserindir. Ülkemizde üretilen MKE ürünü av barutları nitroselülöz esaslıdır. Dumansız barutun kullanımı dikkat isteyen bir uğraştır. 80 li yıllarda kendi fişeğimizi doldururken o zaman rengi yeşil olan. Tip 1 olarak adlandırılan MKE barutu kullanıyorduk ve bu baruta uygun saçma miktarıyla çok güzel sonuçlar alıyorduk. Daha sonra MKE Tip 2 adını verdiği kırmızımsı renkli bir barut çıkardığında biz yine eski miktarları kullanarak doldurduğumuz fişeklerle ava gittik. Attığımız kuşlar bir türlü düşmüyordu. Daha sonra yere hedef koyup saçma dağılımlarını kontrol ettik. 15-20 adımdan attık tek bir saçma yok. Yaklaştık attık yine yok. Daha sonra anladık ki bu barut gereğinden fazla güçlü geldiğinde saçmaları demet halinde değil namludan savurarak çıkardığında çok fazla dağıtıyordu. Daha sonra bu yeni barut için en uygun barut hakkını deneme yanılma yoluyla bularak fişeklerimizi o şekilde doldurmaya başladık. Özellikle dumansız barutta miktar çok az arttırılırken basıncı çok daha fazla arttırır. Kullanılmasında dikkatli olunması gerekir. Özellikle av tüfeklerinde gereğinden fazla barut hakkı daha uzun menzil demek değil , namludan çıkar çıkmaz savrulup sağa sola düzensiz şekilde giden saçma demektir. Zaten av tüfeklerinin maksimum menzili 35-40 metre dolaylarındadır. Özellikle kendi fişeklerini doldurmaya devam edenlerin dikkat etmesi bir durum olmasına rağmen kış mevsiminde kullanılacak fişeklerin barut hakkının çok az bir miktar arttırılması da normal bir durumdur. Eğer barut tipi değiştirilir ise büyük miktarda dolum yapılmadan önce hedef üzerinde saçma dağılımları kontrol edilmesi faydalı olacaktır.

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Haz 2016, 00:02 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Eyl 2015, 16:02
Mesajlar: 198
Yaş:
Sayın Çoti, Mke dumansız av barutu ile tabanca fişeklerinin boşluk kalacak veya kalmayacak şekilde doldurulması silah ve atıcı için olumsuz durum oluşturabilir mi?


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Haz 2016, 09:35 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayın azap5555,

Kulanılan mermilerin boş kovanlarının tekrardan doldurulması kanunların müsaade ettiği memleketlerde oldukça yaygın bir uygulamadır. Ancak ülkemiz kanunları bu uygulamaya cevaz vermediğinden gerekli ekipman ve malzeme bulunmamaktadır, bir şekilde yapılması durumunda ise hukuk karşısında suç teşkil eden bir uygulama olarak düşünülmektedir.

Mermilerin tekrardan doldurulması için bir takım hassas ekipman ve komponentler gereklidir. Bu ekipmanlar arasında atış esnasında şişerek atım yatağının şeklini alan kovanın tekrardan toleranslarına ebatlanması için kalıplar, kapsül çıkarma ve takma ekipmanı, mermi yerleştirme presi, headspace mesafelerinin kovan ağzından ölçülmediği fişeklerde boyun sıkma presi ve hassas tarım terazisi sayılabilir. Bunların haricinde en önemli komponentler, çekirdek, barut, kapsül ve kullanılan barut cinsinin fabrikanın yayınlamış olduğu her çap için çeşitli çekirdek ağırlıklarında, barut cinsi için max-min değerlerinin yer aldığı kitapçık. Zira çekirdek çapının standartlar dahilinde olması çok önemlidir. Çok az bir barut hakkı ile dahi biraz çapça büyük uydurma çekirdeğin yiv ve setlerin aşırı zorlamasına maruz kalması durumunda, yada çok ağır bir çekirdek kullanıldığında basınç çok yüksek seviyelere çıkabilir. İyimser senaryo iyi bir tabancanın erken yıpranması, kötü senaryo namlunun yarılması yada şişmesi sayılabilir. Kitapçığın farklı kimyasal özelliklere sahip yapısının kullanılan fişeğin toleranslarına uygun hız ve basınç oluşturacak miktarları zaten fabrika tarafından yayınlanmaktadır. Daha sonra kullanıcıya kalan kendi arzu ettiği performans için, aralıklar dahilinde, deneme yanılma yöntemiyle kendisine uygun değerleri bulmasıdır.

Literatürde genellikle kara barut dolusu fişeklerde herhangi bir boşluk bırakılmaması, eğer boşluk kalırsa keçe tapa ile doldurulması tavsiye edilmektedir. Ancak dumansız barutla doldurulmuş orijinali kara barut dolusu olan fişeklerden.38 special, 32.S&W long gibi fişekler fabrika çıkışı olarak çok az bir miktar dumansız barut ile doldurulurken, kovanın neredeyse yarısından fazlası boştur. Ve bu fişeklerde boşluğı doldurmak için herhangi bir dolgu malzemesi kullanılmamaktadır. Karabaruttan dumansız baruta geçiş döneminden kalan , dumansız barut ile doldurulmuş bazı eski büyük çaplı fişeklerde aradaki boşluğun pamuk benzeri kolay yanması için işleme tabi tutulmuş bir dolgu mazlemesi ile doldurulduğu görülmektedir. .45 coltun büyük kovanının bu boşluktan dolayı, kovan üzerine uzunlamasına yayılan barutu, kapsül eczasının kıvılcımı ile üstten bir anda tutuşturarak aşırı basınç oluşturduğu teorileri mevcut ise de yapılan denemelerde bu teori kanıtlanmamıştır.

MKE fişeklerinin av barutu ile doldurulması elimizde barut ile ilgili herhangi bir teknik data olmadığı için hem çok tehlikeli hemde yasalar karşısında bizi zor duruma düşürecek durumlar oluşturabilir. Hele boşluk kalmayacak şekilde fazla miktarda av barutu ile doldurulması muhtemelen çok yüksek basınçlara sebep olacaktır. O yüzden bu uygulamayı ve benzer deneme yanılma yöntemlerini kesinlikle tavsiye etmemekteyim. MKE yapımı .38 special fişeğinin benzer uygulama ile doldurulması, oluşturduğu basıncı 357 magnum seviyelerine getirecek büyük ihtimalle tasarlanmış olduğu tabancanın, hele eski tarihli ise, topunun parçalanması ile sonuçlanacaktır. Billy amca ve saz arkadaşları emsali kimselerin kapsülü mantar eczası ile tekrardan doldurması ve işler hale getirmesi uygulamaları ise oldukça büyük riskler taşımaktadır. Kapsülün ezilerek yapısının inceltilmesi, yerine tam oturtulamaması gibi durumda oldukça hassas olan bu ecza doldurma esnasında çıkıntı yapan kapsüle kapak takımının darbesi ile ateşlemeyi başlatabilir, yada atış esnasında oluşabilecek sert hareketlerde patlamasına yol açabilir. Zaten bir kez olması alınacak ders olarak fazlasıyla kafi gelmektedir. Her ne kadar durumdan memnun olmasakta, kanunlara riayet etmemiz ileride karşılaşableceğimiz hukuki sorunların, kendimiz ve etrafımızdakilerin can sağlığını riske edecek durumların bertarafı için de önemlidir.

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Haz 2016, 11:05 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayın azap5555,

Tabloda Hodgon barut fabrikasının vermiş olduğu .38 SPC için 158 grainli çekirdeğe uygun doldurma değerlerini görebilirsiniz. Mesela Clays tipi barut 3.1 grain ile 15.100 CUP basınç oluştururken, H4227 tipi barutun aynı basınç değerlerine ulaşması için tam 3 kat kullanılması gerekmektedir. Bu arada belirtmek gerekir ki 1 grain 0,0648 gram gelmektedir ve bu hassasiyelter ancak kuyumcu terazisi tabir edilen hassas terazi ile ölçülebilmektedir. H4227 barutun miktarını tartıp yanlışlıkla yada bilmeden aynı miktarda clay tipi barutla doldurulmasında, hatta kovanın silme doldurulması durumunda oluşabilecek basınç hakkında bu tablonun incelenmesi fikir verecektir. 6. sırada mermi çapındaki çok ufak değişikliğin de basınca etkisini görebilirsiniz. Ayrıca başlangıç miktarından maximum basınca ulaşmak için gerekli barut miktarı çok azdır ve göz kararı yapılacak denemelerde rahatlıkla aşılabilecek seviyelerdedir.

Saygılarımla

Resim


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 4 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye