TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 22 Kas 2017, 06:42

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: 7,62x39mm ve 5,56 Nato
MesajGönderilme zamanı: 15 Kas 2016, 19:54 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Merhabalar,
Alman’lar savaş gereçlerinde yaptıkları icat ve yeniliklerle ünlü olmalarına rağmen ne hikmetse savaşı kazanamamakla da ünlüdürler. Ernst Heinkel 1939 yazında, günümüzün hiç şüphesiz en güçlü ölüm makinelerinden olan jet uçağının ilk prototipini uçurmuştur. Robert Lusser ilk seyir füzesi olan V1 roketini yaparak İngiltere’yi bombalamıştır. Onunla beraber V2 roketleri ilk balistik füze olma özelliğini yine Alman tasarımcılara borçludur. Uçan makinalarda bu gelişimler yapılırken, askeri doktrin uzmanları kara savaşlarının vazgeçilmezi olan ve hareket kabiliyetini postalından, harekat menzilini ise öğlen çıkan tayınından alan piyadelerin daha etkili silahlarla donatılmaları durumunda muharebede daha üstün olacağını düşünüyorlardı. Yaptıkları araştırmalara göre ekseri çatışmalar en fazla 400 metre mesafelerde gerçekleşmekteydi. Bu mesafelerde etkili ,hafif, seri atışlı bir tüfek yapılmalıydı. 1. Dünya savaşından sonra bir çok makinalı tabanca zaten envanterdeydi. Ancak tabanca mermisi kullanan bu silahlar ancak kısa mesafelerde etkiliydiler. Piyadenin ana silahını oluşturan mekanizma kollu tüfekler , yada M1 gibi yarı otomatikler ise uzak mesafelerde etkili olmalarına rağmen büyük, hantal ve kapasiteleri düşüktü. Browning Bar, yada İngiliz Bren tüfekleri ağırlık ve tepmeden dolayı desteksiz olarak pek kullanışlı değildiler. Ruslar TT-33 ile aynı mermiyi kullanan ppsh-41’e, Amerikalılar colt 1911 ile yanı çapta olan Thompsona, Almanlar ise P-38 lerini beslemek için kullandıkları 9mmP mermiyle çalışan MP40 a güvenmekteydiler. Ancak 1943 yılına gelindiğine doktrin uzmanlarının talepleri doğrultusunda ilk başarılı makinalı tabanca sayılabilecek 1918 de kullanıma giren Bergman MP18’ ide dizayn Eden Hugo Schmeisser stg 44 ü vücuda getirip savaş alanlarına sürdü. Saldırı tüfeği kavramı bu tüfek ile konuşulmaya başladı. Kullandığı fişek 7,92x33mm lik, tabanca mermisinden büyük, piyade tüfeği mermisinden küçük, sözü edilen mesafelerde isabetli atışa olanak sağlayan, geri tepmesi az dolayısı ile seri atışta kontrol edilebilen 7,92mm Kurz fişeğiydi. 7,92 Kurz fişeği 500.000 civarında üretilen stg 44 tüfeğinin fişek ihtiyacını karşılamak için gunumuzde piyasadan kalkmis pek cok fisegin tedarikçisi olan pvrni partizan tarafından üretilmektedir. Bu silah fiilen Lübnan silahlı kuvvetlerinde kullanırken çeşitli bölgesel çatışmalarda depolardan ele geçenleinr milislerin elinde tekrar savaş meydanlarına çıktığı görülmektedir.

Savaş esnasında klasik silahlarıyla donatılmış Rus askerleri daha ne olduğunu anlamadan kayıp vermeye başlıyor, ellerindeki makinalı tabanacalar ile isabet kaydedemez iken Mossin Nagant tüfeklerinin baskı ateşi de yetersiz kalıyordu. İlk ele geçirilen silahlar Rus genelkurmayının masasına geldiğinde generaller Votkalarını yudumlarken ne yapacaklarını düşünmeye başladılar. Buna benzer bir silah ile mermi geliştirilmesi kararını şişenin dibini görmeden vermiş olduklarını düşünmek çokta iyimserlik olmasa gerek. Zira tahtadan tüfek bamyadan fişek keçi bokundan saçma sıkıysa kaçma ata sözünü rus askerleri çoktan kanıtlamıştı. Düşmanın öldürdüğü kadar asker cepheden kaçmaya çalışırken kendi subayları tarafından vuruluyordu. Tüfeğin geliştirilme çalışmalarını sayın strongarm güzel bir yazı ile anlatmıştı. Fişek için ise ayrı bir kurul oluşturulmuş, yüzlerce fişek değerlendirilip 8 tanesi sahra denemeleri için az miktarda üretilmişti. Burada isabetlilik, güç, performans gibi kriterler değerlendirilecekti. Denemelerden Şu an kullanılan 7,62x39mm fişeğin babası sayılan 41mm boyundaki fişek seçildi. Daha sonra bir takım revizyonlar ile kovan boyu kısaltılarak son halini aldı. Genel olarak yerli ve yabancı literatürde yer alan bir çoğu nakillere dayanan yorum ve görüşlerde Rusların Almanların stg 44 Fişeğini geliştirdikleri yönündedir. Aslında Rusların esinlendiği ve gözden kaçırılan ana şey o zamana kadar konuşulmayan saldırı tüfeği konseptine uygun bir tüfek ve fişek geliştirmek fikridir. 7,92x33 fişeği 1938 yılında dizayn edilmeden önce volmerr bu günkü kaleşnikof fişeğine hem boy hemde görünüş olarak çok yakın olan 7,75x39,5mm ve muhtemelen 7,62 çapında olanı çoktan dizayn etmişti. Zaten böyle bir komitede bulunan Tokarev, Fedorov ve Simonov gibi beyinlere ne istediğinizi söylemeniz yeterlidir. Onlarda eldekilerden faydalanarak istenileni çıkartmaya gerekli bilgi, tecrübe ve yorum kapasitesine sahiptiler. Belkide Sudaev 1946 yılında ölmemiş olsa idi AS-47 Avtomat Sudaeva olarak bu silahı konuşuyor olacaktık belkide kimbilir.

7,62x39mm fişek oldukça konik bir yapıya sahiptir. Bu fişek yatağına girmeden evvel sağa sola olan temas yüzeyini azaltır ve tutukluk ihtimalini düşürür. Bu yüzden bu fişeği kullanan silahların şarjörleri muz gibi oldukça eğiktir. Zaten Ruslar fişek yatağı toleranslarını oldukça bol tutarak araya giren ufak tefek pisliklere aldırmadan silahlarının çalışmasını garantiye almaya çalışırlar. Bu fişek 300 metre mesafelere kadar herhangi bir yükseliş ayarına gerek durmadan atışa imkan verir. Mide hizasına nişan alındığında ya göğüs bölgesine yada kasık bölgesine isabeti mesafetayin hatalarına karşın garanti eder. Rusların kullandığı M43 mermisi canlı dokuya girdikten 26cm sonra takla atmaya başlarken Yugoslavları geliştirdiği M67 10 cm sonra stabilizasyonunu kaybeder. Nispeten düşük hızından dolayı zırhlı hedeflere karşı etkisini arttırmak için çelik nüveli olarak imal edilirler. Günümüzde av silahlarında da kullanım yeri bulmuştur. Orta boydaki avlar için yeterli gelmektedir.

2. dünya savaşında onmilyonlarca vatandaşını kaybeden Rusların akılları başlarına hemen gelmiş, karşı tarafta yer alan Amerikalılar ise silolarındaki atom bombalarına güvenerek saldırı silahı mühimmatı için gerekli araştırma ve testlerin bitip 5,56 natonun adaptasyonu için 1963 yılını beklemişlerdir. Lazım olan fişek için 1950li yıllar boyunca araştırma ve testler yapılmıştır. Ticari olarak piyasada mevcutolan .222 Remington üzerinden ordunun talebi olan yüksek hızlı küçük çapli fişek için geliştirme çalişmaları yapılmış, bu fişeğin istenen kriterleri sağlayamaması üzerine kovan boyunda bir takım değişiklikler ile .222 Remington Special yapılmış,diğer .222 likler ile karışıklık olmaması için1964 yılında .223 Remington olarak sivil piyasaya sürülmüştür. 1963 yılında M16 tüfeğinin Amerikalı askerleri silahlandırmak üzere seçilmesi 5,56 NATO mermisi standart hale gelmiştir. Bu fişek artık M16 ile özdeşleşmiş durumdadır. Küçük çaplı yüksek hızlı fişekler den standart fişekler oranla asker daha fazla taşıyabilecek böylece daha fazla ateş gücüne sahip olabilecekti. Aynı ağırlıkta 7,61x51mm fişekten iki katından fazlası 5,56 NATO çapta taşınabilmekteydi. Buda üs bölgelerinden uzak askerlerin daha fazla mühimmat taşımasına olanak vermektedir.

Cepheden gelen ilk bilgiler küçük boyutuna rağmen 55 grainlik merminin oldukça etkili olduğu yönündeydi. Bu düşük yiv set turuna bağlı olarak çok yüksek hızdaki merminin canlı dokuya girmesi ile hemen takla atmaya başlamasına, ve merminin yan dönmesi ile parçalanarak tüm enerjisini hedef üzerinde boşaltması ile sağlanıyordu. Hatta bu küçük mermilerin nasıl bu kadar öldürücü olduğu konusunda zehirli olduğu dedikoduları bile yayılmaya başlamıştı. Çok yüksek hızda canlı dokuya çarpan mermi hidrostatik şok sayesinde giriş deliği etrafındaki dokuyu öldürüyor, iyileşme olması için bu dokunun kesilerek çıkartılması ve daha sonra dikilmesi gerekiyordu. Aksi takdirde Amerikan askerlerinin Öldürmeyi başaramadığı düşman enfeksiyondan dolayı bir süre sonra ölüyordu. Ancak uzak mesafelerde isabet oranının az olması şikayeti düşük yiv set tur oranına ve hafif mermisine bağlanmış, isabetliliğin arttırılması için yiv set tur oranının arttırılması ve 62 grainlik SS109 mermisinin kullanılmasıyla ilk başlarda görülen atıcıları bile dehşete düşüren yaralanmalar ortadan kalkmıştır. Bu merminin zayıf kalması ile ilgili oldukça çok şikayet alındığı söylenmektedir. Özellikle hızının 750mt/sn altına düştüğü mesafelerde etkisinin oldukça azaldığı, karabin tipi kısa namlulu silahlarda ise bu mesafenin dahada kısaldığı gözlenmektedir. 210mm namlulu bir tüfekten namlu çıkış hızı 723mt/sn olarak zaten sözü edilen hızdan yavaş olarak namludan çıkmaktadır. Ülkemizde de 5,56 çapa geçiş için belirli miktarda silah alınıp kıtalara dağıtılmış, ancak dağlık arazide uzak mesafelerden yapılan atışlarda etkisinin az olduğu değerlendirilerek geniş çaplı kullanım yeri bulamamıştır. Afganistan ve Iraktada düşmandan ele geçen Ak47 ler Amerikan askerlerinin elinde görülmektedir. Her ne kadar Hollywood filimleri ve klavye eksperleri aksini iddia etse de bu fişeğin yetersiz kaldığı durumların sıkça karşılaşılması artık yüksek sesle dillendirilmeye başlanmıştır.

Orta vadede Nato güçlerinin silahlarında değişik bir fişek kullanıldığını görür isek çokta şaşırılmaması gereken bir durum olacaktır. Zira çekirdek yapısı ve tasarımı ile bir takım iyileştirmeler yapılmaya çalışılsa da bu gayretlerin tek sebebi oluşan şikayet ve memnuniyetsizliği gidermeye çalışmaktan dolayıdır.

Saygılarımla


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: 7,62x39mm ve 5,56 Nato
MesajGönderilme zamanı: 16 Kas 2016, 08:35 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 02 Kas 2014, 14:55
Mesajlar: 2472
Yaş:
Alıntı:
Merhabalar,
Alman’lar savaş gereçlerinde yaptıkları icat ve yeniliklerle ünlü olmalarına rağmen ne hikmetse savaşı kazanamamakla da ünlüdürler.
Hocam onun mantığı şu; Almanya savaşa gireceği zaman tek bir devletle savaşmıyor ki, bütün dünyaya savaş açıyor. Savaş uzadıkça kaynaklar tükendiği için; yerine ikame edecek imkanlardan da yoksun olduğundan dolayı en nihayetinde savaşı kaybetmeye mahkumdur. Bugün savaş olsa yine kaybeder. Malumunuz, savaşı lojistik kazanır.

_________________

Mustafa Kemal ATATÜRK


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: 7,62x39mm ve 5,56 Nato
MesajGönderilme zamanı: 16 Kas 2016, 16:15 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 03 Tem 2016, 22:02
Mesajlar: 439
Yaş: 23
Elinize, emeğinize sağlık sayın çoti.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: 7,62x39mm ve 5,56 Nato
MesajGönderilme zamanı: 18 Kas 2016, 10:58 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayın partikül ve greyjoy ilginize ve yorumlarınıza teşekkür ederim.

Askeri bir cerrah olan ve letterman ordu araştırma enstitüsünde yara balistiği araştırma labararatuvarıni kuran, özellikle askeri çapların yara profilleri konusunda askeri cerrah olması ve vietnam savaşında da görev yapması sebebiyle oldukça tecrubeli ve bilgili olan Martin L. Facklerin yukarida sözü edilen iki fişeğin ve diğer askeri çaplarin terminal etkileri konusundaki ayrıntılı makalesi http://www.uthr.org/SpecialReports/Mili ... tterns.htm linkinden okunarak faydalanılabilir. Gerçek vakalardan yapılan faydalı ve bilgilendirici bir çalısma.

Saygılarımla


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: 7,62x39mm ve 5,56 Nato
MesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2016, 07:18 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 669
Yaş:
Teşekkürler sayın çoti.


Dünya'nın yaklaşık son üç çeyrek asırlık zamanına hükmeden iki super gücü, Amerika ve Rusya, kültür hegamonyalarını hakim kılmak
için tarihi gelişme ve gerçekleri kendi açı ve düzenlemelerine göre yorumlama temayülündedirler. Amerikalı'ların "Adam" ve "Eve" leri
Rusların "Ademov" ile "Havvakça"larına mütekabildir. Hakikate ne kadar yakın olduklarını tarafsız gözlemlerin ortaya koyabileceği bu
spekülasyonlara karşı şimdilik yapılabilecek olan, mümkün olduğunca mantık filtrelerinden geçirerek arşivlemek olabilir,

Rus'ların tezine göre-ki bunda gerçeklik payı yüksek de olabilir-, ilk hücum tüfeği 1915 Federov, ilk orta güçlü buna uygun ve kullanım
görmüş fişek, 1897den beri mühimmatta yer alan, Japon 6.5x50mm Arisaka'dır. Amerika'lıların buna cevabı, .345" WSL çaplı Burton LMG
savıdır. Filvaki, hayli kullanım gören Federov'a mukabil Burton'un muharebe görmüşlüğü mevcut değildir.

Genel kabullere göre, geniş kullanım gören ilk hücum tüfeği, bugünlerde dahi Suriye'de çatışmalara iştirak eden Stg44'dür. Bundan veya
ilk hali MkH42'den mütevellit AK47'nin gerçek esas örnek kabulü, muhtemelen her şartta en geçerli ortak hüküm olacaktır.

Ateşli silahların tekamül ettiği ondokuzuncu asrın son ve yirrminci asrın başlarında verilen örnekler, çeşit ve adet olarak o kadar çoktur
ki, bunların tamamını sebebiyet verdikleri gelişmelere göre sınıflamak ve öncelik vermek, günümüze kadar mümkün olamamıştır. Halen
kullanım halinde olanlar, üretime en uygun, neşet ettikleri coğrafyanın bireylerinin Dünya üzerindeki etkilerine göre tabii seleksiyonla
elde kalanlarıdır denilebilir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: 7,62x39mm ve 5,56 Nato
MesajGönderilme zamanı: 22 Kas 2016, 16:27 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Sayin strongarm bilgilendirmeniz için teşekkürler,

Kendini silahlara adamış sayısız mucit, meraklı ve tasarımcıların ilk önce beyinlerinde daha sonra ellerinde vücut bulan sayısını tahmin etmek bile imkansız miktardaki,kimisi yapıldığı dönemin bile ilerisinde sayılabilecek silahlar mevcut duruma göre bazen gereken ilgi ve önemi yakalama fırsatı bulamamışlar maalesef. Bazen Mükerrer atışlı tüfeklerin askerlerin cephanelerini boşa harcamasına sebep olacağı tezi karar mercilerinde hayli kabul gören görüş olarak bir zamanlar dillendirilerek gelecekte herkesin sahip olmak için can atacağı silahlar reddedilmiştir. Fedorovun tüfeğide orduları techiz edecek miktarlarda üretilmiş olsa idi belki de doldurduğu boşluk daha iyi anlaşılabilecekti. Aslında günümüz saldırı tüfeği tanımına tamamen uysada Konseptin zamanında ruslar tarafından tam anlaşılamamasi , ilk ünvanını kullanmak biraz haksızlık olsada sturmgewere nasip oldu. saldırı tüfeğinin öneminin anlaşılabilmesi için Almanların stalingrad önlerine gelmesi gerekiyordu. Belkide en önemli şey olan zamana ihtiyaç vardi. Fedorov silahını yabancı bir çapta değilde yerli menşeili bir mermide üretilmiş olsaydı belkide durum farklı olabilirdi. Ancak ak47 nin başarısı ve 100 milyonun üzerinde üretim adediyle ve sağlamlığı ile geçmisten alınması gereken tecrübeyi hayata geçirmesi ile bir çok şeyi telafi etmiş görünmektedir.

Saygılarımla


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye