TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 25 Mar 2017, 10:46

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 14 Nis 2016, 12:17 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 200
Yaş:
Merhabalar,

Çifte yada superpoze olarak tabir edilen av tüfekleri genel olarak, avın türüne göre boyutları değişebilen, çok sayıda küre şeklinde kurşundan imal edilmiş saçmaları atmak üzere dizayn edilmişlerdir. Bu saçmaların belirli mesafelerde dağılımlarını kontrol etmek üzere yivsiz namlu ucunda, namlunun geri kısmından daha dar olan ve şok olarak adlandırılan uygulamalar yapılmaktadır. Bu şoklar saçmanın belirli mesafede dağılımını kontrol altında tutar. 37metre mesafede 76cm çapındaki bir daireye kaval namludan çıkan saçmaların %40’ı isabet ederken namlu ağzı daha dar olan tam şoklu bir namludan ateşlenen saçmaların%70’i dairenin içine isabet eder. Ancak avdayken niyet edilen ile kısmet olan farklı olabilir. Kuş avına çıkmış bir avcının karşısına çıkan domuz ya da geyik gibi büyük avları avlaması için, ya da özellikle Afrika’da karşısına çıkabilecek yırtıcı yaban hayvanlarından korunabilmesi için tek parçadan oluşan kurşunlara da ihtiyaç vardır. Bu yüzden av tüfekleri her ne kadar saçma atmak üzere dizayn edilmiş iseler de bu tüfeklerde yakın mesafelerde kullanılmak üzere tek kurşun tabir edilen tek parçadan oluşan daneler de atılabilmektedir
.
Av tüfeklerinin kalibrelerinin belirlenmesinde de kullandığı küre şeklinde kurşunların ölçü birimi esas alınmıştır. 1 pound (453 gram) ağırlığındaki kurşun eşit 12 parçaya ayrılarak bunlardan birer küre yapılmıştır ve bu küreyi alacak şekilde yapılan tüfeğe de 12 kalibre denmiştir. Yine aynı ağırlığın 16 ya bölünmesiyle yapılan kurşun küreyi alan tüfek de 16 kalibre olarak adlandırılmış, diğer kalibrelerde de aynı yöntem uygulanmıştır. Bu kürelerin ağırlığı yaklaşık olarak 12 kalibrede 38 grama, 16 kalibrede 28 grama, 20 kalibrede 23 grama tekabül etmektedir. İzlenen yolun karmaşıklığından İngilizlerin yapmış olduğu bir yöntem olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır. Aslında bu sistem İngilizlerin topçu silahlarını sınflandırmada kullanılan yöntemden türetilmiştir. Bir top kaç poundluk bir gülle atıyorsa onun kalibresini attığı güllenin ağırlığı ile tabir etmişlerdir. 10 poundluk bir gülle (4,5kg) atan topa “10 pounder” denmiş ancak av tüfeklerinin kullandığı kurşunun ağırlığı çok ufak olduğu ve işi dahada karıştıracağı için bir pound ağırlığa tekabül eden kurşun sayısını o tüfeğin kalibresi olarak kullanmışlardır. 36 kalibre bu sınıflandırmanın dışındadır ve bu ölçü sistemine uymamaktadır. Gerçek çapı 10,4mm olan, 36 kalibre tabir edilen fişekler, aslında yukarıdaki hesapla 67,6 kalibreye tekabül etmektedir. Bu fişek için kullanılan .410 kalibre tanımlaması daha doğru olmaktadır. Metrik sistemde ise kullanılan küreler 12 kalibre de 18,5mm, 16 kalibre de 16,8mm, 20 kalibre de 15,6mm çapa karşılık gelmektedir.

Av tüfekleri yivli , tek kurşun atmak için özel imal edilmiş ve daha iyi nişangah sistemine sahip namluları hariç tutarsak genellikle yivsiz olarak imal edilirler. Yiv sete haiz olmayan bu namlular konik yapıda uzun mermi danelerinin uçuş yolu boyunca ucu ileride gitmesini sağlamak için gerekli olan stabilizasyonunu sağlayamazlar. Bundan dolayı ilk başlarda, yivsiz namlulu av tüfeklerinde, yuvarlak küre şeklinde kurşunlar kullanılmışlardır ve günümüzde de kullanılmaya devam etmektedir. Ancak her tüfeğin şoku bir biriyle aynı değildir. Hatta aynı şok tipine sahip farklı markaların çapları da farklı olabilmektedir. Her tüfeğin şokuna uygun çapta küre yapılması da pratik olarak mümkün değildir. Zira tüfeklerin iki namlusu da genellikle farklı şoklara dolayısıyla namlu ağzı çaplarına sahiptir. Kurşun kürenin çapı düşük tutulur ise atış hassasiyeti kaybolacak, biraz geniş tutulursa tam şoklu namludan ateşlenmesi durumunda daralan namludan rahat çıkamayarak namlunun yarılması riskini ortaya çıkaracak ya da o kısımdan çıkarken oluşan sürtünmeden dolayı namlu çıkış hızı azalacaktır.

Bu gibi problemleri aşmak üzere Alman silah ve mermi tasarımcısı Wilhem Brenneke 1898 yılında kendi ismiyle anılan Brenneke kurşunlarını geliştirmiştir. Yekpare kurşundan döküm olan bu mermilerin üzerinde açılı setler vardır. Kurşunun arka kısmında ise plastik yada keçeden yapılma bir tapa mevcuttur. Kurşunun üzerindeki yiv-set izlenimi veren çıkıntılar kurşun namludan çıkarken herhangi bir döngü hareketi vermezler. Tek kurşun atılmış namludan bakıldığında bu setlerin bıraktığı, namluya sıvanan kurşun artıklarından oluşan doğrusal izlerden de mermi hareketinin döngüsel olmadığı rahatlıkla anlaşılabilmektedir. Namludan çıktıktan sonra hava akımıyla oluşabilecek dönme hareketi ya hiç yoktur ya da çok azdır ve merminin stabilizasyonu üzerine pek etkisinin olduğu söylenemez. Bu setlerin ana amacı merminin namluya olan sürtünmesini azaltmak, namlunun şoklu kısmından geçerken daha rahat ezilerek çıkmasını sağlamak böylece tehlikeli namlu iç basıncını engellemektir. Merminin havada takla atmadan gitmesi merminin dizaynıyla sağlanmıştır. Brenneke kurşunlarının arka tarafındaki plastik yada keçe tapa kanatçık vazifesi görür, aynı badmington toplarında olduğu gibi ağır olan ön kısmını oluşan hava akımı vasıtasıyla sürekli ileri tarafta tutar. Böylece kurşun havada yalpalamadan doğrusal olarak uçar. Arkasında keçe yada plastik tapa bulunmayan tek kurşunların stabilizasyonu ise iç kısmının oyularak kuyruk kısmının ön tarafından daha hafif tutulması ile sağlanır. Aksi takdirde aynı yivli silahlarda olduğu gibi içi yekpare dolu olan bir çekirdek ateşlenmesi durumunda, mermi namludan çıktıktan bir süre sonra, dönme hareketi ile stabilizasyonu sağlanmadığından, yalpalamaya ve taklalar atmaya başlayacak, hedefe diklemesine değil yanlamasına vuracak ve atış hassasiyeti kaybolacaktır. 1931 yılında Karl Foster tarafından geliştirilen Foster tipi tek kurşunlar da merminin ucu önde olacak şekilde düz gitmesini sağlayan bu denge prensibine göre yapılmıştır. Sabot içine yerleştirilmiş, yivli silah mermi çekirdekleri formundaki kurşunların ateşlendiği, artık ülkemizdeki av bayilerinin vitrinlerinde de sıkça görmeye alıştığımız mermilerin kullanıldığı namluların yivli olması gerekmektedir. Aksi takdirde kurşun yukarıda zikrettiğimiz sebeplerden dolayı hedefe ön kısmı ile çarpmayacak, mermi grupmanları oldukça açılacaktır.

Av tüfekleri namlularına da yiv ve set açılabilmektedir. Gez ve arpacıklı, daha iyi nişangah sistemleri ile beraber bu tip namluların yapılış amacı atış hassasiyetini arttırmak, değişik tipteki danelerin stabilizasyonunu sağlamaktır. Bu tip namlular bir av silahının atış hassasiyetini ve isabet ihtimalini arttırarak menzil üzerine pozitif etki yaparlar ancak namlunun yivli olması bir av silahını, metalik kovan kullanan, sivri uçlu, yüksek hızlı, gömlekli mermi atan yivli tüfekler gibi 300-400 metre uzağa isabetli atışlar yapmasına olanak sağlamaz. Zira düşük kesitsel yoğunluğu, aerodinamik olmayan yapısı nedeniyle av tüfekleri kurşunları çok çabuk hız ve enerji kaybederler. Bu profildeki mermilerin uçuş yolu aynı gökkuşağı gibi oldukça eğiktir ve mesafe uzadıkça isabet ihtimali çok zorlaşır. Yivsiz namlulardan ateşlenen tek kurşunların atış hassasiyeti yivli namlulardan ateşlenenlere göre daha düşüktür. Namlunun ucuna doğru daralan değişik tipteki şoklar kurşunu değişik miktarlarda ezer hatta oluşturduğu sürtünme ile namlu çıkış hızına negatif etki bile edebilirler.

Namlusunun son kısmı yivli yapılan çiftelere paradox namlulu denir. Paradox namluların sadece son 8-10 santimlik kısmı yivli olarak yapılır. 1885 yılında bu tip namluların patent hakkının George Vincent Fosbery’den satın alan ve Paradox ismini ilk kez kullanan Holland & Holland firmasıdır. Özellikle Afrika’da avlanan İngiliz centilmenleri için yapılan böyle bir tüfekle hem küçük av hayvanları avlanabilirken, daha büyük av fırsatları da makul menzillerde değerlendirilebiliyordu.

Yivsiz namludan atılan sabotlu tek kurşunlarda merminin stabilizasyonunu sağlamak için kurşunun arkasına aynı dart oklarında olduğu gibi kanatçıklar takılarak kurşunun burnu önde uçması sağlanır. Bu mermilerin ateşlenmesi için yivli namluya gerek yoktur. Fransız markası "Balles Sauvestre” bu tarz fişekler yapmaktadır. İnce uzun yapıda ve kesitsel yoğunluğu daha yüksek olan bu yapıdaki kurşunların menzilleri nispeten daha uzundur.

12/76 kalibredeki merminin hız ve enerji değerleri aşağıdaki gibidir. Mermi ağırlığı 26 gramdır. 106 metreye sıfırlanmış tüfekten ateşlenen mermi nispeten yatay bir uçuş yoluna sahiptir.

Balles Sauvestre12 kalibre 26 gram, sıfırlama mesafesi 106 mt
Mesafe mt---------------------0----------------25------50-----------75---------100
Hız Mt/sn-------------------- 580------------- 538------497--------459--------423
Enerji (joules)----------------- 4373------------3758------3212------- 2734------2324
Mermi düşüş miktarı (cm)-------- (-)4----------+0.8------- +3.5--------+3.8-------+1.1

80 metreye sıfırlanmış Brenneke mermisinin yaklaşık hız, enerji ve yörünge değerleri ise aşağıdaki gibidir.

Brenneke 12 kalibre, 32 gram sıfırlama mesafesi 77mt
Mesafe (mt)----------- 0--------- 25--------- 50----------75----100
Hız (mt/sn)------------ 460--------395--------343--------307---282
Enerji (joules)---------- 3385------2496----- 1882----- 1507---1272
Mermi düşüş miktarı (cm)--(-)5----(+)0,7-----(+)7,6-----(+)1,7--(-)4,8


Brenneke tarzı kurşunların iç kısmının büyük kısmı boş olduğundan dolayı çok çabuk hız kaybederler. Kinetik enerji hesaplama formülü E=1/2mv² olarak hesaplandığından, iş yapabilme gücünü ifade eden enerjiyi, sahip olunan hız karesi oranında etkilediği için hız düşüşüne bağlı olarak enerjisi daha büyük oranda düşer. 100 metre mesafede, kurşun, namlu çıkış hızının %61’ini korurken enerjisinin sadece %37,5’ini bu mesafeye kadar taşır. Kurşunların yavaşlamasının ana etkeni olan hava direncine maruz kalan ön alanı büyük, nispeten düz ve iç kısmı boş olduğundan kesitsel yoğunluğu düşüktür ve hava direncinden çok fazla etkilenirler. "Balles Sauvestre” tipindeki kurşunların ince, uzun ve içi dolu yapısı hava direncinden daha az etkilenecek şekildedir. Bu yüzden 100 metre mesafeye hızının %73’ünü, enerjisinin de %53’ünü taşırlar.

Tek kurşunların pratik maksimum menzilleri 100-120 metre civarlarındadır. Daha uzak mesafelerde isabet ihtimali optik nişangah yada uygun ayarlanabilir nişangah sistemleriyle arttırılabilir. Mermi düşüş yolunun analizi ile çok daha uzak mesafeler de hedeflerin vurulabilmesi mümkün olmasına rağmen hareketli bir avın can alıcı noktasından vurulabilmesi için hem önlemesini hem yükselişini vermek ortalama atıcı yeteneklerinin üzerinde bir beceri ve tecrübe gerektirmektedir. Ekseri av tüfeklerinin nişangah sistemleri yuvarlak arpacıklardan oluşur ve uzak mesafelerde hedefin büyük bir kısmını kapladıklarından hassas atış imkanı vermezler. Çift namlulu av tüfeklerinde ise mesafe uzadıkça her iki namlunun vuruş noktası da bir birinden farklı olacaktır. Kaliteli çiftelerde bu durum daha az iken düşük evsaflılarda bu fark daha da hissedilir duruma gelecektir.

Ateşli silahlarla ilgili ilginç denemeler yapan “The Box O’ Truth” web sitesinde okumuş olduğum yivli ve yivsiz kaval namlulu av tüfeklerinin atış hassasiyeti ile ilgili bir deneyin sonuçları iyi fikir verir niteliktedir. Atışlarda her iki silahla hem sabotlu hemde sabotsuz tek kurşunlar kullanılarak yapılan grupmanlar ölçülmüştür. Atışlar 45 metre mesafeye yapılmıştır. Sabotlu mermi yivli namluda 5cm grupman yapmıştır. Kaval namluda sabotlu mermi stabilizasyonu sağlanamadığından grupman 23 cm ye açılmış, mermiler hedefe yanlamasına vurmuştur. Brenneke tipi kurşunlar yivli namluda 7,5 cm grupman yaparken, kaval namluda 10 cm grupman yapmıştır. Yivli namlunun atış hassasiyetine olumlu katkı yaptığı görülmektedir. Daha ayrıntılı bilgi internet üzerinden elde edilebilir. Benzer denemeleri ülkemizde de yapanlar varsa ve sonuçları paylaşırsalar sevinirim.

Av tüfeklerinde kullanılan tek kurşunlar özellikle yakın mesafelerde çok etkilidirler. Bunda sahip olduğu enerjinin yanında oldukça büyük çapı da önemli rol oynar. 12 kalibre bir tüfek 18,5mm namlu çapına sahiptir. Böylesine büyük bir çap çok geniş bir yara kanalıyla beraber, hedef üzerine hızlı bir enerji transferine olanak sağlar. Bir mukayese yapmak gerekirse 8 gramlık .308 mermisi namlu ağzında 3276 Joul, 11,7 gramlık 30.06 mermisi 3614 Joul, 8 gramlık 9mm parabellum 536 Joul, 15,5 gramlık 44 magnum ise 1183 joul enerjiye sahiptir. 12 kalibre bir tek kurşun marka ve tipe bağlı olarak ortalama 3500-4000 joul enerjiye sahiptir. 16 kalibre tek kurşunlar(28gr) 3200 Joul, 20 kalibre magnum tek kurşunlar (28 gr) ise 2800 joul civarlarında enerjiye sahiptir. 12 Kalibre bir tek kurşun yaklaşık 1000-1100 metre civarlarında maksimum menzile sahiptir. 32 gram ağırlığındaki bu kurşun maksimum menzilinin son santimine kadar tehlikelidir ve yaralanmalara sebep olabilir. Birinin kafasına gökyüzünden düşmesi halinde dahi en iyi ihtimalle 250 gramlık bir çekiç ile yapılan sağlam bir darbeden daha fazla etkisi olacağı muhakkaktır. O yüzden atış yapılırken azami emniyet kurallarına riayet edilmesi gerekir.

Ülkemizde son yıllarda popüler olmaya başlayan 36 kalibre yada daha doğru tanımıyla .410 capındaki tüfekler genellikle, eğitim, spor ve eğlence maksatlı yada küçük av hayvanlarının avlanmasına uygundur. Ülkemizde genellikle eğlence maksatlı atışlarda daha çok kullanıldığını gözlemlenmektedir. Bu tüfekler dış görünüşü itibari ile çok cüretkar olmasına, aksesuarları, çatalayağı, dürbünü vs. ile özel harekat güçleri deposundan yeni çıkmış izlenimi vermesine, sahiplerininde sanki az önce operasyondan gelmiş kılık kıyafet ve fotojenik pozlarına rağmen av sahalarında gösterebileceği performansı fişeğin fiziki yapısı ile sınırlıdır. Bu tarz şarjörlü, dıştan bakıldığında piyade tüfeklerinden olan farkı ancak silahlara aşina gözlerin ayırt edebileceği görsellikteki tüfeklerin ana amacı, yivli silahlara ulaşımın oldukça zor olduğu, yarı otomatik olanların ise avda kullanılamadığı, fişeklerinin kısıtlı sayıda ve yüksek meblağlar karşısında temin edilebildiği ülkemizde, silah severlerin bu ihtiyacının yasal olarak en azından görsel olarak karşılanmasına yönelik olduğu söylenebilir.

36 kalibre fişeklerin saçma miktarı 9-12 gram arasında değişmektedir. Düşük saçma gramajı bu fişekleri ancak çok yakın mesafelerde ufak kuş türleri üzerinde etkili kılmaktadır. Kullanılan tek kurşunlar ise genellikle 7 gram ağırlığındadır ve merminin gerçek çapı olan 10,4mm’e göre oldukça hafif sayılır. Tek kurşun kullanıldığında bu fişeğin kurt, çakal büyüklüğündeki hayvanlarda uygun olacağı belirtilmektedir. Bella Twin adlı kızılderili kadının 22 Long mermiyle (Long Rifle değil) 1953 yılında o zamana kadar vurulmuş en büyük ayı olan ve 1965 yılına kadar bu rekoru koruyan büyüklükteki bir boz ayıyı öldürdüğü vakıası gerçek olsa bile hiç kimse bu çapla ayı avına çıkmayı tavsiye etmemektedir. Bilinen fişek markaları da 36 kalibre fişeğin kullanılmasını tavsiye ettikleri avları ve ideal menzillerini zaten açıkça belirtmektedirler. Avda asıl olan av hayvanını çok uzaklaşmadan ve acı çekmeden öldürerek ele geçirmek olduğundan bu fişekleri limitleri ve uygun mesafeler dahilinde kullanmak en iyisi olacaktır. Bilinçli bir avcının etik davranış tarzı da bu yönde olmalıdır. 7gramlık tek kurşun namluyu 534 mt/sn hızla terk ederken enerjisi neredeyse 1000 Jouldur. Mermi 45 metre uzaklaştığında hızı 360 mt/sn’ye enerjisi ise 453 Joule düşer. 90 metrede ise hızı 283 metreye enerjisi ise 280 Joule düşer. Bu mesafede çekirdek namlu çıkış enerjisi 254 Joul olan 6 gramlık 9mm Kısa Browning mermiden biraz daha yüksek enerjiye sahiptir.

Kalibre-------------------2/70------16/70------20/70
Kurşun ağırlığı /gr------ 28,4------- 22,6 -------21,2
Namlu ilk hız mt/sn----- 487-------- 487--------487
90mt hız mt/sn-------- 295------- 303--------325
Namlu enerji/ joul------ 3371 ------ 2696------ 2528
enerji 90 mt / joul----- 1239------ 1046------ 1126

Avcılar arasında hangi kalibrenin daha iyi olduğu yönünde zaman zaman tartışmalar olur. Yukarıdaki tablo federal marka 12,16 ve 20 kalibre kurşunların hem namlu hem de 90 metredeki enerji ve hız değerlerini gösterir. Federal her üç kalibreyide aynı namlu çıkış hızında doldurduğu için objektif kıyas yapmayı kolaylaştırır.

Bazen hangi fişeğin daha delici olduğu yönünde tartışmalar yapılır. Bu konuda ileri sürülen fikirlerin bir çoğu subjektif fikirleri ifade eder. Ancak bu fişeklerin delicilik gücünü teorik olarak hesaplayabilir ve çıkan sonuçlardan bir karşılaştırma yapabilecek veriler elde edebiliriz. Genellikle bu hesaplar ve fiili uygulamalar bir birlerini teyit eder şekilde çıkarlar. Merminin yüzey alanı hesaplamak için bildiğimiz alan formüllerini kullanılır. 12 kalibre için bu 3.14x 9,25²=268,66 mm² kesit alanına sahiptir. Aynı hesaptan hareketle 16 kalibre 221,55 mm², 20 kalibre ise 191,03 mm² kesit alanına sahiptir. Mermilerin sahip olduğu enerji ve yüzey alanları bildiğimize göre birim alan başına düşen enerji miktarı danenin delme potansiyelini ortaya çıkaracaktır. 12 kalibre de namlu ağzında mm² başına düşen enerji 12,54J, 16 kalibrede 12,1J, 20 kalibre ise 13,2J olacaktır. Göründüğü kadarıyla mm2 alan başına en fazla enerjiye yukarıdaki hız ve mermi ağırlığına sahip fişek için geçerli olmak üzere 20 kalibre tek kurşun sahiptir. 20 kalibrenin delme gücü 21,2gramlık çekirdeğin kesitsel yoğunluğunun daha fazla olmasıyla alakalıdır. Kesitsel yoğunluk SD=m/d2 formülünden (bu formül fizik hesaplarında farklı balistik hesaplarında farklı kullanılır. Fizik hesabında alan kullanılırken balistik hesabında çapın karesi hesaplanır) hesapla 12 kalibre için SD=28,4/18.5 ²=0,0829 çıkar. 16 kalibre için ise 0,080, 20 kalibre için ise 0,0871 çıkar. En iyi delme değerine 20 kalibre merminin ulaşması, mermilerin deliciliğini etkileyen başlıca faktörlerden bir tanesi olan kesitsel yoğunluğunun yüksek olmasından dolayıdır. Ancak mermi çekirdeklerinin hızı, ağırlığı ve yapısı değiştiği zaman delicilik gücü de değişecektir. Bu hesaplamalar sadece federal marka, yukarıda hız ve mermi ağırlıkları verilmiş olan aynı çekirdek yapısı ve malzemesine haiz fişeklerin kıyaslanması için verilmiştir. Değişik hız ve çekirdek ağırlıklarına sahip mermilerin hesaplamalarının yeniden yapılması gerekir ve yukarıdakinden farklı sonuçlar çıkabilir. Yine şunu da belirtmek isterim ki yukarıdaki hesaplama güç hesaplaması değil, delme takatinin teorik olarak ortaya konulması ile ilgilidir. Fiili denemelerde standart koşullar altında aynı sonuçları vermesi gerekir.

Av hayvanlarının insancıl bir şekilde avlanabilmesi için bir çok ülke kullanılacak silahların, belirli av hayvanları için, minimum çap, çekirdek ağırlığı, tipi ve namlu enerjileri konusunda düzenlemeler yapmıştır. Belirtilen güçten ve çaptan düşük silahı belirtilen av hayvanlarında kullanamazsınız. Burada atıf yapılan silahın öldürücülüğü değil av hayvanının en kısa sürede acı çekmeden öldürülmesidir. Keza düşük kalibreli zayıf bir silahla yaralanan hayvan uzaklaşarak belki de aldığı yaranın sebep olduğu acı içinde kıvranarak günler sonra ölecektir. Bu da vicdan sahiplerinin ve vebal taşıma korkusu içinde olanların arzu ettiği bir durum değildir. Hemen parantez içinde belirtmek gerekir ki bir takım genellemeler yapmak için enerji miktarları tek başına yeterli değildir, mermi çapı, hızı, şekli ve yapısı da enerjinin yanında önemli faktörlerdir. Sadece fikir vermek ve karşılaştırma maksadı ile verilmiştir.
Av turizminin yoğun bir şekilde yapıldığı Namibya’da ceylan boyutundaki avlar için 1350 Joul, Antilop boyutundaki avlar için 2700 joul, Buffalo gibi tehlikeli av hayvanları için ise minimum 5400 joul namlu çıkış enerjisine sahip silahlara müsaade edilmektedir.

Av tüfekleri kurşunları düşük hızları, ceketsiz yumuşak yapıları, geniş çapları sebebiyle sekmeye, dolayısıyla atış hattından uzak mesafelerde tehlike oluşturma potansiyeline sahiptirler. Bu tarz kurşunların meşe yada çam ağacının budaklı kısımlarından düşük açıyla çarptıklarında sektiklerine bir çok kez şahit oldum. Birkaç ay önce Bursa’da uzun yıllar önce kaza ile vurulan, aldığı 90 tane saçmanın 40 kadarını hala vücudunda taşıyan bir arkadaşımın amcası domuz avında iken ağaçtan sekip sırtına isabet eden tek kurşunla yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Bereket versin ki enerji ve hızının büyük kısmını ağaca çarpma açısına bağlı olarak kaybeden kurşun sırtına ancak birkaç santim saplanarak ölümcül bir yaraya sebep olmadı ve iki günlük bir tedavinin ardından taburcu oldu. Akılda tutulması gereken bir önemli bir örnek çünkü herkes amca ve yeğeni kadar şanslı olmayabilir.

Av tüfeklerinde kullanılacak kurşunlar dizayn, yapı, kullanılan metal olarak farklılık gösterebilirler. Çelikten yapılmış vurduğu zaman açılacak kanatçıklara sahip, komple bakırdan yada ortası konik olarak delik olan ve stabilizasyonunu ortasından geçen hava vasıtasıyla sağlayan tipleri de vardır. Hangi çeşidi olursa olsun av tüfeği kurşunları özellikle yakın mesafelerde kullanılabilecek en etkili mermilerin başında gelmektedir.

12 kalibre tüfeklerin oldukça büyük çapı içinde patlayıcı ihtiva eden mermilerin kullanımına imkan vermektedir. Zaten askeri literatürde 20mm çapından sonraki silahlar top sınıfına girmektedir. Experimantal Certridge Company isimli şirket, muharebede kullanılan yivsiz tüfeklerin etkinliğini arttırmak için Frag-12 denilen askeri amaçlı fişekler geliştirmiştir. Anti personel (HE-FA) maksatlı olanlar çarpma anında infilak ederek 2,5mt yarıçapındaki alanda etkili şarapnel parçaları saçmaktadır. Çukur imla haklı (HE-AP) olarak doldurulanlar ise 1cm kalınlığında zırhları delebilme gücüne sahiptir.

Yivli silahların edinilmesinin bilinçli bir şekilde kanun koyucular tarafından yüksek fiyat, vergi ruhsat vs. şekilde zorlaştırıldığı ülkemizde, yaygın olarak yapılan domuz avında kullanılan başlıca mühimmat yukarıda açıkladığımız av tüfeği kurşunlarıdır ve makul mesafeler dahilinde yeterli, uygun ve etkilidir.

Saygılarımla


En son çoti tarafından 17 Nis 2016, 12:07 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Nis 2016, 14:06 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Tem 2012, 14:26
Mesajlar: 677
Yaş:
Bu güzel yazı için teşekkürler Sn Çoti.

"Yivli" yivsiz tüfek namlusu ve yivli şoklar ülkemizde yasaktır, ancak internet üzerinde bulunabilirliği vardır.

Yivsiz kırma tüfeklerin, üretim toleransına göre elde, giyside vs... Barut artığı bırakmama olasılığı vardır, benzer bir olasılık, benzer tolerans koşullarıyla toplu tabancalarda da geçerlidir.
Namlu yiv set izleri barındırmayan yivsiz tüfekler, balistik izden izlenmesi zor silahlardır.

_________________
Çalışmaktan Kaçmak En Büyük Hainliktir...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 14 Nis 2016, 17:53 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 200
Yaş:
Sayın silahtar,

Yorumlarınız için teşekkürler.

Çok bilgim olmamakla beraber Son yıllarda gösterilen gelişme kriminal testlere de sirayet etmiş, geleneksel olarak kullanılan swap testinden daha ayrıntılı inceleme imkanı veren elektron miksroskobu ile tarama yöntemi vasıtasıyla (SEM- Scanning Electron Microscopy) daha güvenilir sonuçlar elde edildiğini biliyorum. Ateşlenen silahın 1,5 metre civarlarına kadar sirayet etme ihtimali yüksek olan bu mikroskobik barut, mermi ve primer eczası partiküller, ortama yayılarak atış yapan ve atış esnasında orada bulunanların tespitinde kullanılmaktadır. Bildiğim kadarıyla kovan elde edilmeden ,incelenecek set izleri olmadığından ateşlenen av tüfeğinin balistik izlenmesi pek kolay olmamaktadır.

saygılarımla


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye