TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 26 Mar 2017, 06:30

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 18 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 02 Oca 2017, 23:43 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Ağu 2012, 16:29
Mesajlar: 282
Yaş:
Değerli strongarm hocam;

Sizden bir ricam olacak. Özellikle piyade silahlarında (Tüfek, Makineli Tüfek, Keskin Nişancı Tüfeği, vb.) kullanımda olan birçok farklı mühimmat var. Bunlardan bir kısmını biz de biliyor ve kullanıyoruz. Misalen:

7,62X51 NATO
5,56X45 NATO
7,62X39 RUS
7,62X54R RUS
5,45X39 RUS

Bundan üçbeş yıl önce milli piyade tüfeği hususunda bu forumda epey tartışma yapılmıştı. Bazı üyelerimiz 6,5X39 Grendel mühimmatını önermişler ve üstün özelliklerinden bahsetmişlerdi. Derken benzeri bir kullanım amacıyla 6,8X43 mm Remington SPC çıktı. Çinliler 5,8X42 mm'lik kendi fişeklerine geçiş yaptılar. Özellikle Amerikan pazarı malumunuz. Her çeşit silah ve mühimmatın özgürce üretilip satılabildiği bir ülke. Geçenlerde bilgilerimi güncellemek için birde baktım 6 mm Creedmor ve 6,5 mm Creedmor mühimmatları çıkmış. İnternetten biraz araştırsam da şöyle derli toplu bir değerlendirmede yok. Kafam iyice karıştı anlayacağınız.

Hani el toplarından çakmaklı mekanizmaya, oradan ilk yivli setli tüfeklere, köprü beslemeli kağıt kartuşlardan metal kartuşlara, iki dünya savaşının getirdiği değişimlere, soğuk savaş ve bu günlere kadar ateşli silahlar hakkında şöyle böyle bir bilgimiz var. Lakin teknolojik gelişime paralel olarak bu işler de fena gelişmeye ve çeşitlenmeye başladı. Birde ara ürünler çıktı ki sormayın. 5.7x28 mm'lik fişek kullanan FN P90, 4.6x30 mm'lik fişek kullanan H&K MP7. Tamam bu silah ve fişeklerin ardında bazı amaçlar ve dizayn felsefeleri var. Lakin günümüz çatışmalarının doğası göz önüne alındığında pek ala bir ordu en az hücum tüfeği kadar bu silahları da yekünlü biçimde üretip kullanıma sokmayı düşünebilir.

Birde yeni moda bir husus daha var. Aynı tüfeğin namlu ve birkaç parçasını değiştirerek birden fazla mermi çeşidini kullanabilmesi hususu. Hani Tüfenk XX Chambered for X,XX mm. X Type Cartridge diyorlar ya işte o nesne. Farklı namlu boyları, fişekler, şunlar bunlar amma özünde aynı mekanizma ve mümkün olduğunca ortak kullanılan parçalar. Hadi buyur bir de burdan yak.

Yine karışık kafamdan ötürü konuyu biraz dağıtıyorum amma makineli tüfekler ve kartuşları gibi karışık işler de var. Mesela manga otomatik tüfeği adı altında Amerikan ordusu istihdam ettiğinden beri FN Minimi (M249) benzeri silahlar epey popüler olmaya başladı. Hafif makineli tüfekler sınıfı diyelim. Fakat benim gibi eski kafalı biri için bu tip tüfeklerin yapısı ve yaktıkları fişeğin doğası, üç ayak üzerinden hesabını kitabını yapıp 1500-2000 metredeki mevzi gerisideki düşmana aşırtma atış (bazıları yalama da der) yapamadığı müddetçe nasıl makineli tüfek olarak tabir edilebilir? Gerçi günümüz ordularında artık bunun eğitimini veriyorlar mı ondan da emin değilim.

Sonuçta hocam benim kafa diyor ki, fişek önemli. Çok önemli. Sonra bu kafaya düşün komutunu veriyorum. Bu iş için elimde yeterli ve derli toplu bir bilgi, değerlendirme yok diyor. Düşünceler tıkanıp kalıyor anlayacağınız. Bende yancağızınıza gelip biraz ışık alayım sizden istedim. Lütfederseniz bir de şu fişek mevzusunu inceleyelim. Sağlıcakla ve muhabbetle kalasınız. Saygılarımla...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Oca 2017, 08:39 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 627
Yaş:
Sayın ayibarishi,


En az silahlar kadar çeşitli ve önemli bir konuya değinmişsiniz. Ancak, öncelikle, büyük ölçüde aslından farklı anlamlarda
kullanılmakta olan bazı askeri terimlerin yerlerine oturtulması faydalı olacaktır.

Mühimmat tabiri, demirbaş olmayan askeri araç ve gereçlerin çoğul halidir. Yani, sadece tüfeğin, tabanca veya topun
fişeğini mermisini değil, arabanın benzinini, telsizin pilini ve saireyi içine alır ve "Mühim=Önemli" sıfatının çokluk ahvalini
ifade eder. Yine yanlış kullanılan, "Cephane", aynı mealde "Cebehane", bu mühim sarf malzemelerinin birarada tutulduğu,
bulunduğu yere verilen isimin galatıdır. Belirli bir çap ve cesameti aşan ateşli silahların, misalen, topların kullandığı atış
sarf malzemesi= "Dane"si, "Mermi", daha küçük ve hafif ateşli silahların, makinali tüfek, tüfek, tabanca ve sairenin daneleri,
"Fişek" olarak adlandırılır. Çekirdek, kovan, kapsül ve barut hakkından oluşan, Amerikanca "Cartridge" isimli nesnenin bizdeki
karşılığı "Dane"dir. Yine bu ademlerin "Ammunition" olarak adlandırdıkları, ateşli silah sarf malzemesinin, bizde topluca halini
ifade eden sarih bir terim mevcut değildir.

Hafif ateşli silahların atışta kullandıkları sarf malzemesi "Fişek" taifesinin şekillendirilmesinde genellikle şunlar etkili olmuştur;

- Kullanılmakta olan, büyük miktarda oturmuş, değiştirilmesi yüksek yatırım gerektiren, bu yapılsa dahi farklı ahvale
uyumunun yeterli randımanı vermeyeceği açık olan silah kitlesi,

- Kullanım yer, iklim ve amaçları, bunların mevcudiyetini devam ettirmeleri,

- Karşı tarafın bilinebilen savaş taktikleri,

- Farklılık gösteren çatışma şekilleri,

- Silah bakım ve devamlılığı özellikleri,

- Pratikteki atış konforu,

- Değişen, yükselen teknoloji,

- Azalan doğal kaynaklar ve ikame malzemeleri,

- Yükselen üretim maliyetleri,

- Üreticilerin inandıkları pazar ve kullanım alışkanlıkları,

- Tescil ettirilmiş sınai mülkiyet unsurları.

Bu kriterlere eklenebilecek daha hayli tesbit mümkün olsa da, gittikçe çeşitlenmekte olan dane evsafının büyük gereğinin
zikredilenler arasında yer alacağı ifade edilebilir.

Buna göre;

7.62 Nato çapının daha uzun süre kullanımda kalacağını, saldırı sınıfı tüfeklerin ara çapta, iklim ve coğrafi şartlara göre
değişen danelerle çalışma vereceğini, bunlardan 7.62x39 mm kalibresinin kolayca yok olmayacağını, cephe dışı personele
yakıştırılmış 5.57 mm benzerlerinin üretici isteklerine ve nisbeten az hacimli kullanıma binaen daha çeşitlilik kazanacağını,
kolay temin edilip üretilebilen plastik malzemenin kovan hatta çekirdek üretiminde daha çok yer alacağını, savaş çıkartan ve
savaştırılan millet ve nüfusa, onların ulaşabildikleri teknolojiye bağlı olarak kendilerine en az yük olacak, en etkili ölçüleri
bulmada çıkışlar verecek örneklerin çoğalacağını ifade etmek, fazlaca ileri görüşlülük sayılmayacaktır.

Öte taraftan, değişik çapı tek bünyede biraraya getiren yapılandırmalar, kullanıcıların sahra ve çatışma pratiğine büyük
ölçüde cevap veremedikleri cihetinden, zaman zaman parlayıp sönen teşebbüsler olmaktan ileri gidememişlerdir. Proje çok
etkileyici ve istikbal vadedici olabilir, ancak pratikteki başarısı, onunla iş görecek en az akıl seviyesindeki kişinin özellikeliriyle
sınırlıdır.

Belirli ölçülerle yeni buluşlar, düşüncede ve özel denemelerde tatminkar olabilir. Mesela, zaman zaman denenmekte olan .177"
çap, yüksek ilk hızı ve amaçlanan hedeflerdeki tahrip gücüyle iyi bir çıkış gibi görülebilir. Ancak, namlu temizliği için harbisini
salıp geri alamıyan veya kıran kişinin nazarındaki değeri üretim felsefesiyle, kir yapmayan barut veya kendikendine temizlenen
namlu icad edilmeden pek aynı paralelde olmayacaktır.

Danenin vücut bulmasına neden olan kullanım amacı, özellikle sivil alanda, her zaman mevcudiyetini sürdürmeyebilir. Geçmişin
populer fil tüfeklerinin fişekleri bugün nadidedir. Bir zamanlar ucuz olduğu için yapılan, .22"RF dane çeşitleri; CB, BB, S, L LR
den bugün yaşamını sürdürebilen yalnızca LR'dir ve diğerleri yapımı için gerekli saha, gereç ve çalışma maliyeti beklenen satış
bedelini temin edemiyeceğinden terkedilmiştir.

Teknolojik gelişme veya buluş sahiplerinin iddiaları refakatında yeni dane çıkışları, zaman içinde denemelerle muhtemelen
kendilerine pazar bulabileceklerdir. Ancak, bunların yerleşmiş ölçülere galebe çalması, onları yok etmesi, üreticilerin ve gittikçe
azalmakta olan getiri paylarının zorunluk haline getirdiği, mümkün olan asgari müşterekde birleşme kaygusuna mani olacak
güce erişemiyecektir. Bu bakımdan, ilerisi muhtemelen, daha çeşitli, çok kalibre yerine, neredeyse standart daha az ve her
yerde bulunabilir danelerin dünyası olacak gibidir.

Ciltler dolduracak böyle bir konuyu, iki satırla bir araya toplamanın imkanı olmadığı açıktır. O nedenle, ifade edilenlerin, aciz
ve mahcubane, müellifin kısır düşünce kabiliyetinden öteye geçemiyeceğini belirtmek yerinde olacaktır.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Oca 2017, 15:29 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Ağu 2012, 16:29
Mesajlar: 282
Yaş:
Çok teşekkür ediyorum üstadım;

Bununla birlikte size ve ilgili diğer uzman arkadaşlara bazı fişek ve fişeği kullanan silah özünde sorularım olacak. Parça parça soracağım için fazla yük teşkil etmeyecektir umudundayım. Kafamda daha net oturmasını istediğim bir ateşli silahlar çerçevesi için ilk sorum şu olacak:

Malumunuz ikinci dünya savaşı esnasında yıldızı parlayan bir silah çeşidi de makineli tabancadır. Özellikle Ruslar için bu silah normal piyade tüfeğinden çok daha yüksek adette üretilip hizmete sokulan, kalabalık orduları donatan, kolay üretimli ama düşük etkili ve kısa menzilli bir platform olmuştur. (Sudaev PPS-43, Shpagin PPSh-41, Degtyarov PPD-34, PPD-34/38, PPD-40, vs.) Thomson, Sten, Grease Gun vb. batılı silahlar da benzeri felsefelerle müttefik kuvvetlerde önemli bir kullanım alanı bulmuştur. Bununla birlikte insan hayatının oldukça ucuz olduğu ve donatılacak büyük ordulara sahip olmak isteyen Sovyetler için hücum tüfeği kavramı ve özellikle AK-47 (7,62X39 mm'lik mühimmatı ile birlikte) doğal bir kurtarıcı olarak tarihte yerini almakta gecikmemiştir. Tabi destek verdikleri tüm sıcak ve soğuk savaş bölgeleri için de...

Günümüze gelir isek, çatışmaların büyük çoğunluğunun gayri nizami harp veya meskun mahal savaşları olduğunu görüyoruz. Geniş arazilerde kalabalık kuvvetlerle çatışan iki tarafın birbirine angaje olması, artık fazla rastlanılan bir durum değil. Ayrıca karşımıza çıkabilecek orduların yada teröristlerin donanım seviyesi de oldukça yükselmekte. Balistik korumaya sahip kıyafetler, çeşitli tiplerde vücut zırhları, kalkanlar, kurşun geçirme ihtimali olan bir duvar arkasına mevzilenmiş düşmanlar, vb. Bu nedenle artık neredeyse standartlaşmaya başlamış olan 9X19 Parabellum tabanca fişeği kullanan, makineli tabanca sınıfındaki silahların dane gücü yeterli olmuyor. Bu nedenle çatışan taraflar genellikle elinde olanı yani, hücum tüfeklerinin güçlü fişeklerini tercih ediyor.

7,62X51 NATO bu gibi alanlar için fazla ağır ve güçlü kaçıyor.
5,56X45 NATO batı bloğu bağlantılı tüm taraflar tarafından yoğun biçimde kullanılıyor amma etkisi hakkındaki eleştiriler hala devam ediyor.
7,62X39 RUS AK-47 ve envai çeşit türevleri en çok rağbet gören ve en ucuz seçimi oluşturuyor.

Birde PDW (Kişisel Savunma Silahı) olarak adlandırılan bir ara çeşit çıktı malumunuz.
5.7x28 mm'lik fişek kullanan FN P90
4.6x30 mm'lik fişek kullanan H&K MP7 en bilinen örnekleri. Balistik yeleklere nüfus edebilecek mühimmatları var. Hafifler, kısa zamanda yüksek bir ateş gücü tevcih edebiliyorlar, menzilleri tabanca fişeklerinden daha uzun ama hücum tüfekleri kadar da değil.

Malum ülkemizin oldukça özel bir durumu var. Bu kapsamda yaşadığımız şu anda, ofansif olarak şehir savaşlarına iştirak ettiğimiz gibi, ileride defansif olarak kendimizi müdafaa etmek durumunda da kalabiliriz. Dolayısıyla minimum 250.000 adet olmak üzere bir ihtiyaç rakamı belirlenseydi ve karar alma yetkisi tamamen sizin elinizde olsaydı, aşağıdaki seçeneklerden hangilerini seçerdiniz. (Tamamını avantaj ve dez avantajlarıyla birlikte açıklar iseniz memnun olurum.)

1. 5,56X45 NATO fişeği kullanan bir hücum tüfeği. Amaca uygun olarak belki biraz kısa namlulu ve hafif bir versiyon. M-4, MPT-56 Komando, Bren-2, Arx-160, vb. vb. Lojistik açıdan avantajı malum ama etkinliği?..

2. 5,45X39 Rus, 5,8X42 Çin, 6,5X39 Grendel, 6,8X43 mm Remington SPC, 6 yada 6,5 mm Creedmor, vb. faklı bir mühimmat kullanan hücum tüfeğini anvantere alma seçeneği. Fişeği de MKE fabrikalarında ve kaliteli biçimde üreteceğimiz savıyla hareket edersek tabiki.

3. Yukarıda saydığımız PDW sınıfındaki silahlardan birini üretmek ve tabiki fişeğini de. Yada zaten üretmekte olduğumuz MP5, MPT türevi bir başka silahı bu silahlardan birinin fişeğini kullanabilecek şekilde revize etme seçeneği.

4. PDW sınıfındaki silahların kullandığı fişeklerden biraz daha güçlü yeni bir hafif fişek dizayn etmek. Bu fişeğe uygun oldukça hafif ve modern materyal kullanımı ile güçlendirilmiş bir silah ailesi geliştirmek. Hafif hücum tüfeği, daha ağır ve değişebilir ama kısa namlulu bir yakın manga destek makineli tüfeği, vb...

5. 7,62X39 Rus fişeği kullanan AK-47'den türetilmiş bir tüfek satın almak yada geliştirmek. Tabi düşmanla karıştırılabilmek ve dost ateşi oranını arttırmak gibi istenmeyen etkileri olacaktır. Fakat ne kadar soru işareti olsa da düşmandan silah ve cephane ikmali yapabilme gibi avantajları da.

Ki bu arada neden bu ve 7,62X54R fişeği başta olmak üzere yoğun kullanmakta olduğumuz Rus standardı fişeklerin hala üretimini yapmıyoruz hala anlayabilmiş değilim. Bir fikriniz varsa lütfen bizimle de paylaşabilir misiniz üstatlarım?..

6. 7,62X51 ve 5,56X45 NATO ve 9X19 PB standardı fişekleri kullanan ve zaten üretmekte olduğumuz çeşitli silahlardan daha fazla üreterek stoğu yedeklemek tercihi. Bir nevi hiçbir değişiklik yapmamak yani.

(Sayın okuyucu üyelerimiz. Olası tüm piyade destek silahlarını bu denklemin dışında tutuyorum gördüğünüz gibi. Halbuki bu konudaki ihtiyaçlarımız da önemli ve acil. Bu nedenle lütfen silahı bırakın da tüm cephane çeşitliliğiyle birlikte Carl Gustav M3/M4 envantere alın gibi söylemlerden uzak durunuz.)

Nezaketiniz ve ayıracağınız zaman için şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 03 Oca 2017, 16:10 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 17 Tem 2012, 16:48
Mesajlar: 699
Konum: Merzifon
Yaş: 43
Fazla düşünmeden "1" no'lu seçeneği seçerim ben. Etkinlik çekirdek geliştirilerek çözülebilecek bir olay. Çok çeşitli şekillerde penetrasyon arttırılabilir.

Daha da fazla durduruculuk lazımsa, örnek veriyorum, +p+ basınçlı ve çelik kovanlı .300 AAC Blackout (aslında bu mühimmat reelde mevcut değil, şu anda kafamda kurguladım) işimi görecektir. Mevcut platform minimal bir değişiklikle bu cephaneye uyarlanabilir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 04 Oca 2017, 07:35 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 627
Yaş:
Sayın ayibarishi,


Silahlı kuvvetler kademesindeki güvenlik birimlerinin hafif ateşli silah ihtiyacını tek bir ebatta düşünmek yanlış olabilir. Günümüzün
üretim maliyetleri nazara alındığında, Rus'lar gibi, aynı çapta fakat farklı güçte, çok olmayan bir kaç dane üzerinde yoğunlaşmak
muhtemelen daha doğru olacaktır.

Bu durumda;

- Vurucu güçler için, saldırı platformunda, çok adette taşınabilme, baskı ateşi verme özellikli, ancak yeteri güçte bir fişek ve ona
uygun karabin sınıfı bir tüfek,

- Vurucu güçleri takviye için daha ağır ve daha yoğun atış imkanlı, makinalı tüfek sınıfı silahlar için, aynı çapta, daha hacimli
ikinci bir fişek ve tüfek,

- Savunma ağırlıklı çatışmalar ve sabit noktalar için, makinalı tüfek sınıfındaki fişeği kullanan, daha ağır ve uzun menzilli bir omuz
silahı,

- Geri hizmet personeli için, tabanca yerine kaim olacak ebatta, PDW benzeri, üstte ve kılıfta taşınabilecek, gerektiğinde otomatik
ateş kabiliyetli, diğer fişeklerle aynı çapta, çok daha hafif dane kullanan bir el silahı...

Muhtemelen en akılcı yaklaşım olacaktır.

Her tür coğrafyada, iş görebilirlik açısından, 7.62mm çap, makul en uygun standart ölçü görünümündedir. Bu kalibrenin büyük ve
ağır gelebileceği PDW sınıfı için, basit geri tepmeli düzende çalışan, hafifletilmiş, daha ince çaplı sert nüvelerle zırh delici özellik verilmiş
çekirdekli daneler kullanan el silahları tasarlanabilir.

Aynı çapta, ancak farklı güçlerde değişik fişek tasarımları için, mevcut kendini kanıtlamış daneler kabul ve kullanım görebileceği gibi, yeniden,
uzun sahra ve savaş tecrübesi gerektirecek şekillendirme çalışmaları da yapılabilir.

Saldırı sınıfı tüfek için, son atışta sürgüyü geride tutmama ve yatarak atışta atıcı profilini yükseltme gibi mahzurları yok edilmiş, basit, güvenilir
AK patformu, muhtemelen atış denge ve düzeni bozulmuş M16 klonu MPT yaklaşımından daha akılcı olacaktır. Daha uzun menzilli ve makinalı
tüfek seviyesi silahlar için, gaz genleşme özellikli, atış edilen ve edeni daha az yoran AK yapılanmasından geliştirilmiş düzenler kullanılabilir.
PDW uzantısı cihetinden, tasarımın en baştan itibaren düşünülüp şekillendirilmesi gerekecektir.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 04 Oca 2017, 14:13 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 200
Yaş:
Sayın ayibarishi,

Silahların ayrılmaz bir parçası olan fişekler ile ilgili önemli bir konuyu gündeme getirdiğiniz için teşekkürler.

Yeni fişek geliştirilmesi ekseri meraklılar, devletler, özel işletmeler ve mucitler tarafından yapıldığı görülmektedir. Meraklılara Parker Otto Ackley, mucitlere J.M. Browning örnek gösterilebilir. Özel işletmeler ve mucitlerin ana motivasyon kaynağı ticari kaygılar olurken, meraklıların sevdiği bir işle uğraşmak, arzu edilen balistik değerlere yada güce uygun fişek geliştirerek kişisel tatmin sağlamak yada silahseverlerin taleplerini karşılamak olarak basitçe özetlenebilir ve uygulamaya konulması genelde çok uzun süreç ve karar mekanizmalarının çalıştırılmasını gerektirmez. Devletlerin orduları donatmak vermesi gereken kararların arasında fişeğin gücü ve yeterliliğinin yanında, karar vermeyi etkileyen bir takım başka önemli faktörlerde söz konusudur. Bunlar Lojistik, maliyet, mensup olduğu bloğun büyükbaşlarının yapmış olduğu tercihlerdir.
1891 yılında kullanılmaya başlanan 7,62x54R fişeği modern piyade destek silahlarında kullanılabildiği gibi 1900 yılında üretilmiş bir mossin Nagantı gerektiğinde kullanılabilir hale sokmaktadır.

Koleksiyonerlerin büyük meblağlar harcayarak almsys çalıştığı bir silahı araba amortisörü ile kullanılır hale hetirmeye çalışan Billy amcaya, “neden orjinalliğini bozuyorsun bırak olduğu gibi kalsın “dediğimde kafasını uğraştığı silahtan kaldırmayarak “ hani nerde fişeği” diye sorarak işine devam etmesi lojistik kavramının mikro düzeyde ifadesidir.

Lojistik savaş esnasında müttefik ülkelerden gelecek fişek yardımlarında yada müttefik ülkelere yapılacak yardımlarda standardizasyon olması bakımından önemlidir ve ülkeler genellikle bu kararları tek başına almazlar ve tercihlerini mensup olduğu bloğun standart cephanesi tarafından kullanırlar. Savaş esnasında yapılacak yardımlarda olacak .300 winchester magnum fişeklerinin pratik değeri çok az olacaktır. Ele geçirilen silah ve mühimmatın en azından eldeki stoklarla kullanılamaması için bizim mensup olduğumuz bloğun fişekleri başka, Eski Sovyet bloğunun kullandığı fişeklerin başka olması stratejik kararların sonucudur.
Ruslar ekseri tabanca ve tüfek çaplarını benzer makina techizatı daha fazla kullanmak için 7,62mm ortak çapını kullandıkları görülmektedir. Küçük cep tabancalarında dahi 5,45x39 ile aynı çapta 5,45mm çapını tercih etmektedirler. Standarda uymayan 23mm makinalı top namlularından bile pompalı KS-23 tüfeğini yaparak her şeyi değerlendirmeye çalışmaktadırlar.

Yeni fişek geliştirilmesi ve adaptasyonu süreci ise çok daha uzun süreler ve maliyetler getirdiğinden çok hızlı ve kısa zamanlarda yapılamamaktadır. Bunda lojistiğin yanı sıra maliyetlerde önemli rol oynamaktadırç Her nekadar daha uygun balistik değerlere mevcut alternatifler mevcut ise de her yıl milyarlarca üretilen bir fişeğin maliyeti ile milyonlarca üretilen bir fişeğin maliyeti aynı olmamaktadır. 5.56 Nato fişeği için yapılan eleştirileri sağır sultan bile duymuş iken yine benzer sebeplerden fişek üzerinde performans arttırıcı iyileştirilmeler yapılmaya çalışılmaktadır. Bunun için fişek başına 3-4 centlik artışı göze alarak mevcut platformların kullanılmaya devam edilmesine çalışılmaktadır.

Bununla beraber sözü edilen alternatif fişekler ve bunlara uygun platformlar kısıtlı miktarlarda da olsa özel birliklerde kullanıldığı görülmektedir. Mevcut askeri çaplardan keskin dönüşün ancak Rusya yada Amerika gibi devletlerin kararı ile olabileceği bunun adaptasyonunun da onyıllar alacağı çokta ileri görüşlülük olmasa gerektir. Makinalı tabancalarda yine 9mmP çapların geniş kullanım yeri bulacağı, Soft Body armor denilen tekstil malzemelerden imal vücut zırhlarının sadece yuvarlak uçlu tombak ceketli tabanca mermilerine karşı koruma sağladığı, aynı çapın çelik nüveli olanlarıyla kolaylıkla bertaraf edilebileceği gerçeği makineli tabanca çaplarında kısa zamanda keskin bir dönüş yaşanacağı izlenimini vermemektedir. Seramik zırhlar ise hali hazırda bir çok sivri uçlu yüksek hızlı, çelik çekirdekli mermilere karşı koruma sağlamaktadır.

Savaşlarda oluşan zaiyatın sadece küçük kısmının hafif ateşli silahlar vasıtasıyla gerçekleştiği, Topçu ateşi ve Bombardımanların zaiyatının büyük kısmını oluşturması, hafif ateşli silahlardaki çap değişikliklerinin önemini karar mercileri tarafından detay olarak değerlendirilmesi sonucu şu an kullanılan fişeklerin daha uzunca bir süre kullanılacağı kanısını kuvvetlendirmektedir. Rusların 5,45 çapını 70 li yıllarda kullanmaya başlanmasına rağmen düzensiz birliklerin ve profesyonel orduların ellerinde 7,62 olanına nispeten daha nadir görülmektedir. Bu bile yeni fişek adaptasyonunun hızı hakkında fikir verebilecek niteliktedir.

Bundan dolayı benim tercihim 7,62 Nato çapta bir silah yada tercihen 7,62x39mm çapta AK türevi bir silah olması yönünde olacaktır.

saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 04 Oca 2017, 16:47 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 17 Tem 2012, 16:48
Mesajlar: 699
Konum: Merzifon
Yaş: 43
Tüm cephane teorik olarak 7.62 olabilir. Hatta tabanca cephanesi bile!

Ama el mahkum güçleri farklı olmak zorunda. Üretim maliyetinde beklenen düşüş sağlanabilir mi, hiç emin değilim o konuda.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 04 Oca 2017, 22:34 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Ağu 2012, 16:29
Mesajlar: 282
Yaş:
Çok teşekkür ederim sayın strongarm ve sayın çoti;

Yazılarınız gerçekten bilgi dolu ve aydınlatıcıydı. Ayrıca bu hususta daha net bir kişisel kanaat oluşturmama yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim. Mevcut fişeklerin tüm avantaj ve dezavantajlarıyla birlikte ömrü daha uzun görünüyor. Bununla birlikte bir hususta daha görüşlerinizi öğrenmek isterim. Malum olduğu üzere 30 yıl kadar öncesinde bazı alternatif teknolojiler üzerinde denemeler yapılmıştı. Bu kapsamda:

- Günümüzün fişeklerinin neredeyse aynı görünümünde ve çapında olan fakat arka arkaya birden çok çekirdek barındırıp (dublex, triplex...) aynı anda aynı sevk barutuyla hedefe gönderebilen fişekler.
- Flechette adını verilen, içinde bir çok ince metal okçuk barındıran fişekler.
- Yanar kovanlı fişekler. (Örn: Alman G11)
- Sıvı ve miktarı ayarlanabilir sevk barutu kullanan ve fişek yerine yalnızca çekirdekten bahsedebileceğimiz silah sistemleri.
- Son zamanlarda moda olmaya başlayan manyetik sevk sistemlerini de bu kapsamda anabiliriz.

Malum teknoloji çok büyük bir hızla gelişiyor. 30 yıl gibi bir süre büyük bir rakam. Yukarıda andığımız zamanı geçmiş projelerden birini raftan indirip tekrar ele alacak olsaydınız, hangisinde daha iyi bir gelecek görür ve daha önce denemek isterdiniz? Yada sizin sunabileceğiniz alternatif bir başka yol / yöntem / teknoloji var mıdır? Saygılarımla...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 05 Oca 2017, 00:19 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4708
Yaş:
Sayın ayibarishi,

Bir de 7.62x63mm ( M1 garand fişeği ) var TSK da. Diğer adı 30.06. TSK da A4/A6 makinalı tüfeklerde kullanılıyor. M48 ve M60 serisi tanklarda koaksiyel silah olarak yaygın kullanımı mevcut.

TSK o konuda tam bir mühimmat ve silah çorbasıdır.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 05 Oca 2017, 08:26 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 627
Yaş:
Sayın ayibarishi,


Konu ile derinlemesine ilgilendiğiniz anlaşılıyor. İlgi çekici olan, neredeyse bir buçuk asır önceden; Kovansız, sevk barutu,
kapsül ve içi boş çekirdekten oluşmuş hafif silah danelerine, günümüzün yüksek teknolojisiyle yeniden ulaşılmaya
çalışılmasıdır. http://www.horstheld.com/0-Volcanic.htm . Paylaşımınız için teşekkürler.

Askerin, stres altında vuruş kabiliyetini artırma amaçlı değişik dane çalışmaları, çok uzun süredir ve halen faaliyet halinde
olsa da, maalesef, hiç biri halihazır sıradan kullanım malzemelerinin yerini alamamıştır. Bu konuda yazılmış etraflıca bir metni,
http://www.quarryhs.co.uk/Assault.htm linkinde bulabilirsiniz. İngilizce ve oldukça yüklü makaleyi burada tercüme etmek
hayli zor olacaktır.

Zikredilen yazının içeriğinde yer almayan, sorularınızla alakadar ifadeler bağlamında;

- "Multi Projectile Ammunition" Amerikanca tabirini kapsayan çok çekirdekli fişekler, yivli tüfeklerin genel kullanım mantığı,
uzaklarda etkili, hassas vuruş şiarına uygun olmadığı nedeniyle, arasıra parlayıp sönse de, nisbeten yerine kaim olan,
üçlü, ikili salvo atışı yapan tüfek uygulamaları, yakın mesafede çok daha etkili olan yivsizlerin mevcudiyeti nedenleriyle
kendine zikretmeğe değer bir yer bulamamıştır. Filvaki, halen dahi, özellikle sivil sektörde üretimini yaşatan müesseseler
mevcuttur.

- Amerikan Ordonatı'nın 1980 "Advanced Combat Rifle; ACR" yarışmasında Steyr'in kozu olan, ilk hızı yaklaşık 1500
metre/saniye civarı ile, neredeyse ışın tüfeği misali düz bir yörünge veren mini zıpkınları havi yaklaşımı, daha sonradan da
hayli sıcak bakanı ve ilgili araştırmacı kuruluşlara vaki ilhamı olsa da, zıpkınları birarada tutan ve namlu çıkışından hemen
sonra sürtünme ile parçalanıp dağılan "Bağlayıcı Medya"nın, kanserojen cam elyafı ihtiva ettiği, zararının, karşı taraftan çok
ateş eden kişide gerçekleştiği, mani olmak için özel maske gerektirdiği cihetlerinden, halen üzerinde çalışanlar mevcut ise de,
şimdilik terkedilmiş görünümündedir.

- Zikredilen "ACR" testlerinde, HK'nın yaklaşımı olan, daha öncelerde, sonrasında ve halen denenmekte olan "Caseless;
Kovansız" fişekler, genelde, namludaki canlı bir danenin dışarı alınması zorlukları nedeniye populer olamamışlardır.

- Yine kovansız fişek yaklaşımında yer alan, sıvı yakıt tankından istenen hacimde sevkle, arzu edilen etkide kullanılabilecek
bilinen tüplü gaz sıkıştırmalı tüfeklere bir nevi araba pistonu benzeri ateşleme eki ile çalışan sistemler, sıvı yakıtın saklama
ve aktarma mekanik zorlukları, karmaşık yapılanması ve daha ötesi, kimsenin sormadığı bir mevzua cevap nitelikleri cihetinden
araştırma seviyesinden öteye geçememişlerdir.

- Manyetik sevk sistemleri, halen üzerinde çok çalışılan, mevcut hafif silah yükünün zaman içerisinde giderek kullanılmaz hale
gelmesiyle, yerlerine kaim olabilecek istikbalin hafif silah sistemleri görünümündedir. Elektroniğin gelişmesiyle iyice küçük,
kullanılabilir ahvale getirilme çalışmalarının sürdüğü bilinen, saniyede 3Km ilk hıza yaklaşabilen sevk unsurlarını fırlatma
kapasiteli "Rail Gun" denemeleri, halen top seviyesi gereçlerle Amerikan Ordu Araştırma birlikleri tarafından yürütülmektedir.

Ezcümle ifade etmek gerekirse, daha ucuz, daha etkili ve mevcut düzenlerin yanısıra talep ve kullanım görebilecek, üretime
alınabilecek yaklaşımlar, yükselen malzeme bilgi ve tatbikatı paralelinde, giderek bilinen sevk sistemlerinin yerini alabilecektir.
Şimdiden görülmeye başlanan, plastik, muhtelif metal özellikli parçalı kovan ve çekirdekler bunların öncüleridirler.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 05 Oca 2017, 19:31 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Ağu 2012, 16:29
Mesajlar: 282
Yaş:
Çok teşekkür ediyorum üstadım;

Uzun süredir kafamı kurcalayan bir soru var. Malum mevcut metal kovanlı ve dip tabanında merkez kapsüllü fişek sistemine geçilmeden evvel birçok farklı deneme yapılmıştı. Bunlardan biri de kağıt kartuş kullanan ve ateşleme kapsülü çekirdeğin dibinde yer alan meşhur 'Needle Gun' dı. Daha sonra günümüz fişek modeli ile birlikte tüm diğer alternatifler terk edildi ve yaratıcılığımız ciddi biçimde yara aldı. Teknolojik gelişim bizi tekrar yaratıcı düşünmeye zorlayana kadar diyelim en azından.

Malumunuz modern fişekten önce de adı üstünde tüm ateşli silahlar kimyasal enerjiyi kullanarak çekirdeği hedefe sevk ediyorlardı. Ne zaman ki çoklu atım yapabilen silahlar (repeating firearms) arzulanmaya başladı insanlar temelde üç yoldan birini kullanarak bunu gerçekleştirmeyi hedeflediler.
- İnsan gücüyle mekanizmayı hareket ettirmek ve yeni fişeği atışa hazır hale getirmek.
- Çekirdeği hedefe sevk eden patlama gücü benzeri biçimde kovanı da tersi istikamete sevk ediyordu. (Geri Tepme) Bu enerjiyi mekanik bilgi ile yoğurup eski fişeği atarak yeni fişeği yatağına sürecek mekanizmalar dizayn ettiler.
- Çekirdek namlu içinde ilerlerken belli bir basınç kuvvetini arkasında tutuyordu. Bu basınçlı sevk barutu gazını kullanarak yeni fişeği yatağına sürecek bir mekanizma geliştirdiler.

Aktarmış olduğunuz makalede de yazıldığı gibi, çeşitlenen tüm fişeklerin temel amacı en ideal ve her ortamda etkili bir çözüme ulaşabilmektir. Bu kapsamda fişek için yapılan temel istekler ise X joule enerjiyi, X mesafeye, X sapma oranını aşmadan taşıyabilmek olarak tarif edilir. Bu taife uyacak bir çekirdeği hedefe göndermek için şekle şemale fazla takmadan farklı bir yol hayal edelim.

Bir çekirdek. Aynı needle gun misali çekirdeğin tam arka kısmı ortasında ateşleyici kısım. (petin diyelim) İğneyle değil ufak bir manyetik enerji ile ateşleniyor. (çakmak misali ama fişek değil tüfek yerleşimli bir manyeto) Fişeğin orta kısmında yanar kovanlı sevk barutu kısmını hayal edelim. Arka kısmında ise çekirdeğin ileri gitme etkisine neredeyse denk bir enerjiyi dönüştürebilecek yada sönümleyebilecek bir kısım. Mesela ateş etkisiyle kolayca dağılabilecek ama normal koşullarda sert bir plastik içine hapsedilmiş bildiğimiz su. Sevk fişeğinin patlaması ile suyun hem gaz formuna dönüştüğünü hemde geriye doğru hücum ettiğini düşünün. İşte bu hücumu yaklaşık 30-40 derecelik açıyla iki yana dağıtabilecek bir mekanizma dizayn edelim. Aynı basıncı yeni fişeği yuvasına sürmek için de kullanabilecek bir mekanizma. Su olmaz başka bir zararsız materyal olur. Hatta yararlı bir materyal bile olabilir. (Konuyu su'landırmak için yazmıyorum ama nasılsa okuyucuların aklına gelecek: Güzel kokulu ve çok hafif mentollü bir muharebe ortamı için. Anti kan, anti barut, anti tobacco seçenekleriyle birlikte.)

Bu tip teknikleri kapalı ortamdan (bina içinden) ateş edebilmek için dizayn edilmiş roket atar sistemlerinde sıkça görüyoruz. Tüfeğe bağlı manyetik ateşleme fişeğin güvenliğini sağlar. Ayrıca mekanizmaya bağlı sabit bir atış hızı değil kullanıcının ihtiyacına bağlı dinamik bir atış hızı seçebilme olanağı. Düşmanı ürkütmek istediğinde hitlerin testeresi gibi seri, vurmak istediğinde tek tek, darbe atışlarında ilk atımlar çok seri. (Abakan) Sert plastik arka bölüm arızalı fişeğin emniyetli biçimde değişimini sağlayacaktır. (Neden tırnaklı olmasın?) Hele bu sistem sayesinde epeyce azalan geri tepme (namlunun şahlanma) etkisi, isabetli atış oranını hayli arttıracaktır. Diye düşünüyorum amma... Sayın strongarm, sayın çoti ve diğer tüm bilgili ve tecrübeli okuyucularımızın aklına yatıyorsa tabi.

Ki bu tip sistemleri yalnızca piyade tüfeği bazında değil, piyade destek silahları bazında da çeşitlendirebiliriz. Bomba atarlar, havada paralanan mühimmatlar, vs. vs. Ne dersiniz üstatlarım?..


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 05 Oca 2017, 23:11 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 200
Yaş:
Sayın ayibarishi,

Düşünmüş olduğunuz manyetolu sistemin benzeri "elektronik ateşleme sistemi" adı altında otomatik toplarda halihazırda kullanılmaktadır. Kapsül eczası darbe yerine elektrik akımının geçmesi ile ateşlenmektedir. Benzer sistemi Voere firması dizayn ettiği, kovansız mermi kullanan tüfeğinde uygulamaya koymuştur. Ateşleme tüfek aksamı içerisine yerleştirilen 15 voltluk batarya ile sağlanmaktadır. Tetiğin çekilmesi ile devreyi tamamlayan kapsül patlayarak yanarkovanı ateşlemektedir. Ancak tüfek oldukça ileri görüşlü bir dizayn olarak görülmesine rağmen istenen başarıyı yakalayamamıştır. Kovansız mermilerin en büyük handikaplarından biri olan, seri ateşli askeri tüfeklerde yaşanan namlunun sıcaklığı ile namluya sürülen merminin kısa bir süre sonra kendiliğinden ateş alması (cook off) problemi bu tüfekte atış süratinin düşüklüğünden dolayı görülmemesine rağmen geleneksel teknolojilere alışık tüketici için en azından şimdilik pekte cazip gözükmüş olmasa gerektir. Korroziv olmayan kapsüllerin kendisini kanıtlayıp yaygın olarak kullanılmaya başlaması bile on yıllar alırken böyle bir sistemin yaygın olarak kullanılabilecek derecede geliştirilmesi için şüphesiz en çok gereken şey zamandır. Gelecekte daha da geliştirileceğini düşünebiliriz.

Mermilerin içinde yer almasını düşündüğünüz su yada benzeri likit malzeme için aklıma gelen ilk şey sıvıların sıkıştırılamayacağı, yada çok az sıkıştırılmaları için çok büyük kuvvet gerektiğidir. Çok büyük basınç altındaki sıvılar oldukça tehlikelidirlerve önüne gelen şeyleri tereyağ gibi kolaylıkla kesebilirler. Bu sıvıların basınç altında çeşitli kanallardan yönlendirilerek mekanik enerjiye dönüştürülmesi için muhtemelen çok fazla mühendislik, ince işçilik ile özen isteyen bir çalışma gerektirdiğini düşünmek yanlış olmaz kanısındayım. Ayrıca donan sıvıların genleşerek kapalı kapları yırtma özelliği soğuk iklimlerde problem oluşturabilir. Seri atışlı bir tüfekten su yada benzeri sıvıların araç içine, kullanıcı üzerine deşarj edilmesi yada yakın çevreye atılsa bile sert rüzgarla tekrardan atıcının gözlerinin içine dolması pek arzu edilesi bir durum değildir. Ateşlemede kullanılan civa fulminat ve benzeri eczanın en büyük düşmanı nemin yanında yağdır. Bu sıvılarında canciğer kuzu sarması koyun koyuna yatan barut ve primer gibi hassas komponentlerden uzak tutulması da gereklidir.

Teknolojinin gelişmesine en büyük katkı insanoğlunun kafasında kurduğu hayalleri gerçeğe dönüştürme çabalarıdır. Bunun için fikrinizi bizimle paylaştığınız için ayrıca teşekkür ederim.

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 05 Oca 2017, 23:12 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 200
Yaş:
Sayın ayibarishi,

Düşünmüş olduğunuz manyetolu sistemin benzeri "elektronik ateşleme sistemi" adı altında otomatik toplarda halihazırda kullanılmaktadır. Kapsül eczası darbe yerine elektrik akımının geçmesi ile ateşlenmektedir. Benzer sistemi Voere firması dizayn ettiği, kovansız mermi kullanan tüfeğinde uygulamaya koymuştur. Ateşleme tüfek aksamı içerisine yerleştirilen 15 voltluk batarya ile sağlanmaktadır. Tetiğin çekilmesi ile devreyi tamamlayan kapsül patlayarak yanarkovanı ateşlemektedir. Ancak tüfek oldukça ileri görüşlü bir dizayn olarak görülmesine rağmen istenen başarıyı yakalayamamıştır. Kovansız mermilerin en büyük handikaplarından biri olan, seri ateşli askeri tüfeklerde yaşanan namlunun sıcaklığı ile namluya sürülen merminin kısa bir süre sonra kendiliğinden ateş alması (cook off) problemi bu tüfekte atış süratinin düşüklüğünden dolayı görülmemesine rağmen geleneksel teknolojilere alışık tüketici için en azından şimdilik pekte cazip gözükmüş olmasa gerektir. Korroziv olmayan kapsüllerin kendisini kanıtlayıp yaygın olarak kullanılmaya başlaması bile on yıllar alırken böyle bir sistemin yaygın olarak kullanılabilecek derecede geliştirilmesi için şüphesiz en çok gereken şey zamandır. Gelecekte daha da geliştirileceğini düşünebiliriz.

Mermilerin içinde yer almasını düşündüğünüz su yada benzeri likit malzeme için aklıma gelen ilk şey sıvıların sıkıştırılamayacağı, yada çok az sıkıştırılmaları için çok büyük kuvvet gerektiğidir. Çok büyük basınç altındaki sıvılar oldukça tehlikelidirlerve önüne gelen şeyleri tereyağ gibi kolaylıkla kesebilirler. Bu sıvıların basınç altında çeşitli kanallardan yönlendirilerek mekanik enerjiye dönüştürülmesi için muhtemelen çok fazla mühendislik, ince işçilik ile özen isteyen bir çalışma gerektirdiğini düşünmek yanlış olmaz kanısındayım. Ayrıca donan sıvıların genleşerek kapalı kapları yırtma özelliği soğuk iklimlerde problem oluşturabilir. Seri atışlı bir tüfekten su yada benzeri sıvıların araç içine, kullanıcı üzerine deşarj edilmesi yada yakın çevreye atılsa bile sert rüzgarla tekrardan atıcının gözlerinin içine dolması pek arzu edilesi bir durum değildir. Ateşlemede kullanılan civa fulminat ve benzeri eczanın en büyük düşmanı nemin yanında yağdır. Bu sıvılarında canciğer kuzu sarması koyun koyuna yatan barut ve primer gibi hassas komponentlerden uzak tutulması da gereklidir.

Teknolojinin gelişmesine en büyük katkı insanoğlunun kafasında kurduğu hayalleri gerçeğe dönüştürme çabalarıdır. Bunun için fikrinizi bizimle paylaştığınız için ayrıca teşekkür ederim.

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Oca 2017, 05:52 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 17 Tem 2012, 16:48
Mesajlar: 699
Konum: Merzifon
Yaş: 43
Alıntı:
Sayın ayibarishi,

Düşünmüş olduğunuz manyetolu sistemin benzeri "elektronik ateşleme sistemi" adı altında otomatik toplarda halihazırda kullanılmaktadır. Kapsül eczası darbe yerine elektrik akımının geçmesi ile ateşlenmektedir. Benzer sistemi Voere firması dizayn ettiği, kovansız mermi kullanan tüfeğinde uygulamaya koymuştur. Ateşleme tüfek aksamı içerisine yerleştirilen 15 voltluk batarya ile sağlanmaktadır. Tetiğin çekilmesi ile devreyi tamamlayan kapsül patlayarak yanarkovanı ateşlemektedir. Ancak tüfek oldukça ileri görüşlü bir dizayn olarak görülmesine rağmen istenen başarıyı yakalayamamıştır. Kovansız mermilerin en büyük handikaplarından biri olan, seri ateşli askeri tüfeklerde yaşanan namlunun sıcaklığı ile namluya sürülen merminin kısa bir süre sonra kendiliğinden ateş alması (cook off) problemi bu tüfekte atış süratinin düşüklüğünden dolayı görülmemesine rağmen geleneksel teknolojilere alışık tüketici için en azından şimdilik pekte cazip gözükmüş olmasa gerektir. Korroziv olmayan kapsüllerin kendisini kanıtlayıp yaygın olarak kullanılmaya başlaması bile on yıllar alırken böyle bir sistemin yaygın olarak kullanılabilecek derecede geliştirilmesi için şüphesiz en çok gereken şey zamandır. Gelecekte daha da geliştirileceğini düşünebiliriz.

Mermilerin içinde yer almasını düşündüğünüz su yada benzeri likit malzeme için aklıma gelen ilk şey sıvıların sıkıştırılamayacağı, yada çok az sıkıştırılmaları için çok büyük kuvvet gerektiğidir. Çok büyük basınç altındaki sıvılar oldukça tehlikelidirlerve önüne gelen şeyleri tereyağ gibi kolaylıkla kesebilirler. Bu sıvıların basınç altında çeşitli kanallardan yönlendirilerek mekanik enerjiye dönüştürülmesi için muhtemelen çok fazla mühendislik, ince işçilik ile özen isteyen bir çalışma gerektirdiğini düşünmek yanlış olmaz kanısındayım. Ayrıca donan sıvıların genleşerek kapalı kapları yırtma özelliği soğuk iklimlerde problem oluşturabilir. Seri atışlı bir tüfekten su yada benzeri sıvıların araç içine, kullanıcı üzerine deşarj edilmesi yada yakın çevreye atılsa bile sert rüzgarla tekrardan atıcının gözlerinin içine dolması pek arzu edilesi bir durum değildir. Ateşlemede kullanılan civa fulminat ve benzeri eczanın en büyük düşmanı nemin yanında yağdır. Bu sıvılarında canciğer kuzu sarması koyun koyuna yatan barut ve primer gibi hassas komponentlerden uzak tutulması da gereklidir.

Teknolojinin gelişmesine en büyük katkı insanoğlunun kafasında kurduğu hayalleri gerçeğe dönüştürme çabalarıdır. Bunun için fikrinizi bizimle paylaştığınız için ayrıca teşekkür ederim.

Saygılarımla
+1 Sayın çoti çok doğru noktalara temas etmiş. Özellikle sıvının sakıncaları konusunda.

Kovansız ve elektronik ateşlemeli sistemler üzerinde epeyi kafa yordum. Ulaştığım sonuç şu oldu: Kovansız sistemler, barutsuz olmak zorunda! Bence "Rail Gun"vari sistemler, kovansız sistemlerin tek uygulanabilir şeklidir.

Ateşlemeyi mekanik olmaktan çıkartmanın en kestirme yoluysa, halihazırda üretilen fişekleri de hesaba katarsak, "lazer iğne" kullanmak. Lazer ya primeri ya da doğrudan barutu ateşlemeli. Bu sisteme de ancak silahta atış bilgisayarı olursa ihtiyaç duyulur gibi geliyor bana.


En son merzifonlu tarafından 06 Oca 2017, 13:58 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Oca 2017, 07:44 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 627
Yaş:
Muhterem arkadaşlar, sağolun...


Güzel bir beyin jimlastiği ortamına vesile olunuldu. Teşekkürler.

Elektrikli ateşleme, neredeyse otomatik doldurmalı sistemlerin görülmeğe başladığı çağlar kadar eskidir. Henry Pieper patentli
1883 tarihli böyle bir yaklaşımı ilgili linkte görebilirsiniz. http://www.littlegun.be/arme%20belge/ar ... e%20gb.htm .

Halen uçaklar dahil, ağır bakım hizmetleri görerek göreve çıkan güvenlik birimlerinde elektronik devreler büyük oranda
kullanılmaktadır. Ancak, yaşamını emanet ettiği tek öğe elindeki silahı olan, yerine göre, yıllar sonra bakım kademelerine
ulaşabilecek kişiler için mekanik sistem her zaman tercih edilir nitelik kazanmıştır.

Bir infilak veya kapalı ortamda oluşan gaz artışı, her yönde aynı basıncı oluşturur. Otomatik doldurma sistemleri, namlu gibi
genellikle dikey eksende karşılıklı birbirini yokeden, ileri istikamette çekirdeği süren bu kuvvetin, işe yaramadan heba edilen
arkaya olan etkisini kullanır. Bunun, genel inanış hilafına, güç kaybıyla ilgisi yoktur ve aksine kaybolan bir iş yapabilme
kabiliyetini ortama kazandırır. Bu vektörü istenen taraflara sevketmek, mekanik kam veya ekzost sistemleriyle çok daha
güvenli ve basit olarak yapılabilir.

Manyetik enerji, özellikle tabii orijin olarak, günümüze kadar kullanılmadan heba edilen diğer çok büyük bir potansiyeldir. Bize
bahşedilen bu çok muhteşem iş yapabilme kabiliyeti, daha makul gibi görülen tüketilir enerji kaynaklarının ön plana alınıp
şümullendirilmesiyle geride kalmış keşfedilmeyi beklemektedir. Elektromanyetik sistemlerin giderek tekamülü ve tabii olarak
silah düzenlerine de girişiyle, ileride gelişmelerin bu eksen mihraklı olacağını söylemek fazla ileri görüşlülük sayılmamalıdır.


Saygılar.


ÖNEMLİ NOT: Baştaki mesajda, ecnebinin "Cartridge" anlamı karşılığı olduğu ifade edilen "Dane" sözcüğünün, daha çok sevkedilen
"Çekirdek" yani Anglosakson tabiri "Bullet" mukabili olabileceği, yapılan tetkiklerde ağırlık kazanmıştır. Halen muğlak
görünen bu terimin, her hangibir yanlış anlamaya neden olmaması yönünden kullanılmaması daha doğru olacaktır.

Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


En son strongarm tarafından 06 Oca 2017, 13:26 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Oca 2017, 13:21 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 17 Tem 2012, 16:48
Mesajlar: 699
Konum: Merzifon
Yaş: 43
Konuya devam olarak aşağıda vereceğim link ilgi çekecektir sanırım. Hafif silah endüstrisinin yakın gelecekte alacağı şekle ilişkin önemli fikirler veriyor. Buradaki tüfek 6.5 mm kalibrede.

http://kitup.military.com/2016/09/textr ... rbine.html

Başka yerde de yazmıştım, bazı araştırmalar ideal saldırı tüfeği kalibresinin 6.5 mm olduğunu iddia ediyor. Her ne kadar bu kalibreyi kullanan eski teknikte fişekler (6.5 mm Grendel, 6.5 mm Creedmoor vs) üretilmişse de, bu yaklaşımlar istenen ölçüde kabul görmemiştir.

Linkte ifade edilen yaklaşım ise tamamen yeni bir kovan yapısını baz alıyor: Teleskobik Polimer Kovan. LSAT Geliştirme Projesinde edinilen bilgiyi saldırı tüfeğine uyarlamışlar.

Neden kovansız sistem değil de polimer kovanlı sistem tercih ediliyor? Bunu anlamak için, önce kovan ne işe yarar onu iyice anlamamız gerekir. Başlıca olarak kovanlar:

1 - Her atımın balistik olarak hemen hemen aynı standartta olmasına,
2 - Fişeği dış etkilerden korumaya,
3 - Atım yatağını her atım sonunda temiz tutmaya,
4 - Gaz kaçağını engellemeye,
5 - Atım yatağına binen mekanik ve termal yükleri azaltmaya,
6 - Ateşlenemeyen fişeğin atım yatağından güvenle tahliye edilmesine,

hizmet ederler.

Kovansız fişek ideal şartlarda atıştan sonra geride katı bir atık bırakmaz. Ancak dumansız barut kirli bir yakıttır. (Her ateşli silah içten yanmalı motordur zira.) Geride az da olsa katı tortu bırakır. Bu anlamda en temiz yakıt hidrojendir.

Genel geçer kural olarak denebilir ki, yakıt ne kadar temizse, birim kütlesinin yanması ile açığa çıkan ısı miktarı da o kadar fazladır. Bu açmaz nedeniyle, kovansız fişekler kullanıldığında 3 ve 5 no'lu şartların aynı anda karşılanmasında güçlük yaşanır.

G11 Kovansız Sistem Deneysel Tüfeğinde atım yatağına binen termal yük ciddi bir sorun olmuştur örneğin. Gerçi bu sorunda bence, kare kesitli fişek ve tüfeğin yüksek ateş hızı da etkenler arasında sayılmalı.

4 ve 6 No'lu şartların karşılanması içinse, mekanik aksamın hem iyi tasarlanması hem de hassas işçilikle üretilmesi gerekir.

Bu sebeplerden dolayı polimer kovanlı sistem tercih edilmiş olmalı.

Kovanlı dahi olsa, yeni sistem cephane ağırlığında yaklaşık %40 azalma sağlıyormuş. Kayda değer bir kazanç. Teleskobik Polimer Kovan tercih edilmiş, bu sayede fişek çok daha kompakt oluyor.


En son merzifonlu tarafından 07 Oca 2017, 10:23 tarihinde düzenlendi, toplamda 3 kere düzenlendi.

Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Oca 2017, 18:42 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Ağu 2012, 16:29
Mesajlar: 282
Yaş:
Çok teşekkür ediyorum üstadlar;

Sonuç olarak halen kullanmakta olduğumuz fişekler, çok daha uzun yıllar fazla değişime uğramadan bizimle olacak gibi görünüyor. Bu kapsamda milli piyade tüfeği için seçtiğimiz ve zaten uzun süredir kullanımda olan 7,62X51 NATO fişeği ordumuzun her çatışma ortamında başucunda olacak gibi görünmektedir. Biraz ağır ve güçlü bir fişek olduğu ve dolayısıyla daha ağır bir silah tarafından ateşlenmesi gerektiği bu gerçeğe helal getirmeyecektir.

Ayrıca ordumuz ve emniyet güçlerimiz tarafından zaten yaygın biçimde kullanılmakta olan 5,56X45 NATO, 7,62X39 RUS, 7,62X54R RUS, 7.62x63 30.06 fişekleri tüm avantaj ve dezavantajlarıyla birlikte kullanılmaya devam edecek gibi görünmektedir. Milli makineli tüfek gelişimi ve kullanıcı deneyimi olumlu sonuçlanır ise 7,62X54R RUS fişeğinin zamanla kullanımının azaldığını görmek mümkün olabilir. (Keza 30.06 fişeği de kullanan tank gibi platformların değişmesiyle önemini yitirebilecektir.)

6,5 ve benzeri tüm mihimmat çeşitlerinin yaygın kullanım görmeyeceğini var saymak doğru olacaktır. Lakin teknolojinin gelişimine paralel olarak mevcut fişek yapısından farklı bir yapı seçilirse ve ABD başta olmak üzere gelişmiş ülkeler tarafından destek görürse ileride bu kalibredeki bir girişimin önü açılabilir. Misalen merzifonlu kardeşimizin örnek verdiği polimer kovanlı fişek belki farklı bir mekanik yada elektronik ateşleme mekanizmasıyla birleştirilerek alışkanlıklara dost ve güvenilirliğe sahip, etkinliği, basitliği ve teknolojik üstünlüğü harmanlayan bir yöntem bulunabilir. Tabi bunlar ancak zamana ve talihe kalacak bir seçenektir. Ayrıca genel beklenti bir sonraki nesil hücum tüfeklerinin manyetik sevk sistemine sahip olması yönündedir.

Özel ihtiyaçlar için özel silah ve cephane çeşitleri her zaman kullanım alanı bulacak ama yaygınlaşmayacaktır. Misalen PDW sınıfı yada çeşitli keskin nişancı silahları gibi. Ordumuzun ve emniyet güçlerimizin lojisik karmaşasının kolay kolay çözülemeyeceği anlaşılmaktadır. MPT gibi silahları üretmeye başlamış olsak bile yakın gelecekte bir standardizasyon kavramına ulaşamayacağımız da aşağı yukarı bellidir. Tekrar teşekkür eder saygılarımı sunarım...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Oca 2017, 01:17 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 200
Yaş:
Karşılıklı fikir alışverişinin olduğu güzel bir başlık oldu. Herkese teşekkürler.

Sayın strongarm İstanbula gittiğimde fırsat bulduğum hemen her zamanda ziyaret ettiğim Harbiye ordu müzesinde yanlış hatırlamıyorsam Osmanlı zamanında Türk subaylarınca imal edilmiş, solvent tarzı sıvı yakıtla çalışan bir silah prototipi görmüştüm. Ekseri aksamı sarı pirinçten imal edilmiş bu silah hakkında bilgi verebilirmisiniz.

saygılarımla


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 18 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye