TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 20 Eki 2017, 18:58

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 01 Tem 2016, 23:42 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Merhabalar,

Üst sınıfa hitap eden lüks av tüfekleri söz konusu olduğunda akla ilk gelecek markaların başında Holland & Holland (H&H) firması gelir. Holland & Holland için fiyatı ve kalitesi ile av tüfeklerinin Rolls Royce ‘u demenin çok ta abartılı olacağını düşünmüyorum. Nasıl lüks arabalar yada evler iş dünyasında, sanat dünyasında yada sosyal hayatta bir prestij ve statü unsuru olarak görülüyor ise avlanmanın asillerin sporu olarak olarak düşünüldüğü ve en pahalı av tüfeklerinin imal edildiği İngiltere’de ve dünyanın diğer köşelerinde de avcı eğer elinde bir Holland & Holland tüfeği tutuyorsa av dünyasında da aynı prestije sahiptir demektir. Zira bu silahlara sahip olmak için iki şey çok gereklidir. Birincisi avı bir yaşam tarzı olarak benimseyecek kadar çok sevmek, ikincisi bu silahları alabilecek kadar geniş maddi imkanlara sahip olmak. Eğer elinde bir H&H ile avlanan biri görürseniz şunu bilmelisiniz ki bir tüfeğe küçük bir servet yatırmayı göze almışsa avcılık onun için bu dünyadaki en önemli şeylerden birisidir ve oldukça kalın bir banka hesap cüzdanı vardır.

Holland & Holland firmasının temelleri 1835 yılında Harris Holland tarafından atılmıştır. İyi bir avcı ve atıcı olan Harris iş hayatına ilk önce silah ticareti ile girmiş, 1850 li yıllarda da kendi tüfeklerini imal etmeye başlamıştır. 1860 yılında firmaya ve ürünlere bir çok yenilik getirecek olan yeğeni Henry Holland’ı yanına çırak olarak almış ve 1876 yılında Holland & Holland markasını kullanmaya başlamıştır. Şirketin dönüm noktalarından biriside 1883 yılında ‘The Field’ adlı av dergisinin tüfeklerle ilgili testine katılması ve 10 kategorinin tümünde de birinci olmasıdır. Bu arada hemen belirtmek isterim ki bu dergi yayın hayatına 1853 yılında başlamış ve 163 yıl sonra günümüzde de hala yayınlanmaktadır. Herhangi bir konuda yazılı kaynakların ortaya çıkması bu işe bakış açısı ve bilgi altyapısının genişliği ve bu işe gönül verenlerin desteği ile ilgilidir. Bu İngiltere’de avcılığın nasıl köklü bir uğraş olduğu, İngilizlerin milli sporları olarak gördüğü avcılığa nasıl sahip çıktığının en somut örneğidir. Sayısız ekonomik buhran, kolonilerle savaş ve iki dünya savaşı geçirmesine rağmen avcısının, silah sanayisinin ve meraklısının da desteğiyle 161 yıldır hala yayınlanmaktadır.

H&H firması bu başarısından sonra diğer silah üreticileri arasında konumunu güçlendirmiş ve 1885 yılında meşhur sidelock mekanizmasını tarif eden “The Royal” markasının haklarını koruma altına almıştır. Side lock’ta mekanizma tüfeğin kama arkasındaki yan plakaları üzerine yerleştirilir ve ağaç gövdenin içine girecek şekilde yapılır, box lockta ise tüm mekanizma namlu gerisindeki mekanizma kutusunun içinde olacak şekilde yapılır.

Bugünde halen kullanılmakta olan 5 katlı fabrika binası 1898 yılında Henry Holland tarafından yapılmıştır. O zamanlar aydınlatma gaz lambaları ile sağlandığından fabrika binası silah ve gravür ustalarının sabah ve akşam ışığından mümkün olduğunca çok yararlanabilmesi için yüksek tavan ve pencereli yapılmıştır. Sanayi devriminin alameti farikası olan mil ve kayış ile tahrik edilen makinaların yerini günümüzün modern bilgisayarlı dizayn ve üretim istasyonları almıştır. Modern üretim teknikleri ile geleneksel imalat teknikleri beraber kullanılmakta, silahın her parçası el ile zımparalanarak hassas şekilde yerine oturtulmaktadır. Modeline göre her bir tüfek için 650 ila 1250 saat işçilik yapılmaktadır. En ufak pimine kadar her parçası tüfeğe özel olarak yapıldığından hiçbir Holland & Holland tüfeğinin parçası bir diğerine uymamaktadır.

Firma kendileri ile yaptığım görüşmede üretim prosesleri ve silahları ile ilgili merak edilen her konuda ayrıntılı bilgi vermiştir. Bizim bazı yerli firmalardan daha önce bilgi elde etme konusunda muhatap bulamama rağmen, H&H yetkililerinin gösterdikleri ilgi ve tevazu gerçekten takdire şayandır.

Bir tüfeğin en önemli parçası sayılabilecek namlular kendi makine teçhizatlarıyla tamamen yekpare dövme çelikten delme yöntemiyle üretilmektedir. Namlu için EN24, 817M40, SAE4340, Werkstöff 1.6565, 40NiCrMo6 çeliklerini kullanıyorlar. Çelikler delinerek namlunun kabası oluşturulur ve daha sonra namlu içi honlanarak istenen şoklar yapılır. Bu işlemler istenen sonuç alınıncaya kadar tekrar edilir. Daha sonra namluların birleştirilmesi aşamasına geçilir. Bu en kritik proseslerden bir tanesidir. Zira farklı iki namlu aynı gez ve arpacıkla aynı yeri vuracak şekilde ayarlanmalıdır. Aksi taktirde namlular farklı yerlere ateş edecek yada bir namlu ile hedef vurulurken diğeri ile ıskalanacaktır. Namlular hassas ayarları yapıldıktan sonra bir birlerine tel ile tutturulur ve ısıtılarak kalay ile bitiştirilirler. Kalaylama tekniği yüzyıllardır çiftelerin namlularını birbirlerine tutturmak için kullanılır. Ayrıca düşük sıcaklıkta eriyen kalay namluları yüksek ısıya maruz bırakmayarak çeliğin özelliklerini bozmaz ve namlularda atıklığa sebep olmaz. Bir namlunun yapılması için yaklaşık 60 saat işçilik yapılmaktadır. Namlu boyları istenilen boyda ayarlanmaktadır.

Tüfeğe albenisini veren, estetik olarak en çok göze çarpan kısımlarından bir tanesi de dipçiktir. O yüzden dipçikte kullanılacak olan ahşap özenle seçilmektedir. Tüfeklerin ahşap kısımlarında kullanılacak olan ceviz ağacı birkaç yıldan 10 yıla kadar değişen sürelerde kurutulduktan sonra dipçik ve kundak yapımında kullanılırlar. Dipçik H&H atış alanında müşterinin alınan ölçülerine uygun olarak şekillendirilir. Bu ölçüler “Try Gun” denilen birçok kısmından oynayabilen bir tüfek vasıtasıyla alınır. Müşteri tüfeği omuzladığında vücut ve tüfeği tutuş stiline göre en uygun olacak dipçik uzunluğu, açısı, ve şekli bu tüfek ile yapılan denemeler ve müşterinin teyidi ile bulunur. Aynı terzinin ölçüsünü aldığı müşteriye takım elbise dikmesi gibi alınan bu ölçülere göre tüfek dipçikleri imal edilir. Eğer isterse müşteri kendi tüfeğinde kullanılmak üzere kesilmiş ham ceviz kerestelerinden desenini beğendiği kütüğü seçebilir.

Dipçik ve kundağın ortaya çıkarılması için yaklaşık 75 ila 120 saat işçilik gerekir. Silah yapımında genellikle ceviz ağacı kullanılır. Bu ağaç silahın geri tepmesinden dolayı oluşan darbelere dayanıklı olduğu kadar da şekil vermeye uygundur. Yavaş büyüyen bir ağaç olan cevizin yoğunluğu fazladır ve detay işçilik yapılmasına uygundur. İmalatta Fransa’nın Dordogne bölgesinden, Kaliforniya’dan ve Türkiye’nin Kuzey doğusundan gelen ceviz ağaçları kullanılmaktadır. Tüfeğin oluşturduğu strese dayanacak şekilde Ceviz ağacının sadece en sağlam yeri ve en güzel desenlere sahip olan köklere yakın dip kısmı alınır. Derin hareleriyle ve oluşturduğu kontrast renklerle en güzel desenleri memleketimizden aldıkları Türk cevizleri veriyormuş. Tüfeğin ahşap aksamının üretimi esnasında kullanılan ceviz kütüklerinin %75 inin oyularak ayrılmasıyla dipçik ve kundak kısmı ortaya çıkar. Şekli verilen dipçik ve kundak bir çok kez keten tohumu yağı ile yağlanır ve bez ile ovularak parlatılır. Ülkemizde havacıva otu olarak bilinen bir otun köklerinden elde edilen kök boyasıyla da cevizin tüm damar ve desenlerini ortaya çıkarması sağlanır. Geleneksel yağlama yöntemi cevizin gözeneklerini doldurur su ve nem almasını önleyerek aynı zamanda ahşabı korur.

H&H tüfek ustaları oturtacakları tüm parçaları gaz yağı lambasının alevine tutarak islerler. Bu Royal tüfeklerinin ve lüks ingiliz tüfeklerinin asırdan uzun bir süredir imal edildiği yöntemdir. Namludan kilitlere kadar her parça yerine oturtulmadan önce bu lamba ile islenirler ve tüm yüzeylerin birbiri ile tam temas halinde olması, gevşek ya da sadece bir noktadan temas eden parçaların olmaması garanti altına alınır. Silahın namlu ile kamasının tam temas edip etmediği, kilitlerin yerine tam oturup oturmadığı gibi gözle görülemeyen yerlerin kontrolü bu yöntemle yapılır. Parçaların birbirlerine tam olarak temas edip etmedikleri yada hangi noktalardan temas ettikleri is üzerinde bıraktığı izlerden anlaşılır. Bu her silaha uygulanan bir yöntemdir. Ustalar ürettikleri tüfeklerdeki tolerans miktarlarını gaz lambasının isinin kalınlığı kadar diye övünerek tarif ediyorlar.

Silahların üzerindeki gravür işlemeleri makine ya da lazer ile değil tamamen elle yapılır. Ustalar ışık kırılmalarının görsel etkisini arttırmak için V şeklinde kesme tekniğini kullanırken ışığın yansımasını engelleyerek koyu gözükmesini istedikleri yerleri birbirine çok yakın paralel çizgilerle koyultabilmektedirler. Silah üzerine çizilen portreler ise büyüteç altında çeliğin üzerine binlerce küçük nokta vurularak yapılmaktadır. Birbirine yakın noktalar koyu uzak noktalar açık olarak gözükmektedir. Ustalar koyu ve açık tekniğini kullanarak, kesiklerin derinliğini arttırıp azaltarak yada kesik açısını ayarlayarak ve diğer teknikleri kullanarak üç boyutlu görünümü veren mükemmel gravürler yapabilmektedirler. Altın kakma ile yapılan desenler ise çeliğin U şeklinde oyulması ve daha sonra alt kısmının kare olacak şekilde üst tarafından daha geniş hale getirilmesiyle hazırlanır. Daha sonra altın telleri dövülerek bu kesiğin içine yerleştirilir. Kullanılan 24 ayar yumuşak altın genişleyerek daha geniş olan alt kısma bir daha çıkmayacak şekilde yerleşir. Değişik renkte altın kullanılarak desenin görsel zenginliği arttırılır. Bu desenler normal şekiller olabileceği gibi çeşitli hayvan yada insan portreleri de olabilir. Bu desenler müşterilerin özel talep ve istekleri doğrultusunca H&H ustalarınca yapılır.

Silahların görsel güzelliğinden daha önemli olan bir şey varsa o da silahın yapılış amacına uygun olarak çalışmasıdır. Bu H&H ustalarının en çok önemsediği özelliktir. Bunun için H&H atış okulunun ve sahasının bulunduğu yerde (Northwood) her silah ile sahibine teslim edilmeden önce deneme atışları yapılır. Yivli çiftelerde ateşlenen her mermi farklı bir namludan çıkar ancak aynı gez ve arpacıktan nişan alınır bu yüzden her namlu aynı yere yada birbirine çok yakın yere isabet kaydetmek zorundadır. Bunu sağlamak için hem silah ustası hem de atış uzmanı olan bir usta her namlu ile kağıt hedefler üzerine ateş ederek mermi grupmanlarının dağılımını inceler. Tek namlulu silahlarda nişangah yada dürbün sıfırlaması talep edilen mesafeye göre ayarlanarak yapılır. Yivli çiftelerde ise durum biraz daha karmaşıktır. Her namlu kendi mermi dağılımını diğer namludan ayrı olarak yapmaktadır. İşin ustalık ve uzmanlığının başladığı nokta burasıdır. Yapılan atışlar sonucunda ilk önce her namlunun birbirinden ne kadar ayrı mesafelere grupman yaptığı tespit edilir. Daha sonra namlular ısıtılarak kalay eritilir ve namlular birbirine yaklaştırılır, uzaklaştırılır yada aşağı veya yukarı kaldırılır. Daha sonra tekrar atışlar yapılarak kontroller yapılır. İstenen grupmanlar yakalanana kadar bu durum tekrar edilir ve nişangahlar sıfırlanarak işlemler tamamlanmış olur. Namluların sıfırlama işlemini yüksek derecede ustalık ve tecrübe gerektiren deneme ve yanılma yoluyla yapmaktan başka bilinen bir metod yoktur. Yivli çifteler değişik marka ve tipteki mermilerin kullanılmasının oluşturduğu farklılıklara karşı daha hassas olduğu için, gerektiğinde referans olarak kullanılmak üzere atış yapılan mermilerin marka, tip ve lot numaraları kayıt altına alınarak arşivlenir. Eğer istenirse müşterinin kullanacağı mermi tip ve çekirdek ağırlığına göre tüfeğin sıfırlaması yapılır.

Normal çiftelerde de namlu ayarlaması yapılır. Ancak ayarlama saçma ile yapıldığı için fazla karmaşık değildir. Denemeler 6 numara saçma ile 36,5 metre (40 yarda) mesafeden yapılır. Beyaza boyanmış metal üzerine yapılan atışlarda dikkat edilen a ana nokta, 76 cmlik bir dairenin içine isabet eden saçmaları saçmaların sayısal olarak yüzdesi ve saçma dağılımının düzenli olup olmadığıdır. Her namlu ile 6 fişek atılarak bu denemeler yapılır. Bu denemeler esnasında müşterinin isteği doğrultusunda şoku oluşturan koninin açılarını değiştirerek saçma dağılımı istenilen şekilde ayarlanır.

H&H silahlarının bir diğer özelliği de tüm parçaların bir birine tam oturması ve kusursuz çalışması için mekanizma içi dahil olmak üzere hiçbir parçasında imalat izlerinin olmamasıdır. Her bir parça yerine oturtulmadan evvel çok ince zımpara ile parlatılarak çok düz bir yüzey elde edilir. Tüm parçalar birkaç yüz fişek atıldıktan sonra yerine tam oturacak toleransta imal edilir.

H&H “Royal Warrant of Appointment ” denilen ve kraliyet ailesi mensuplarınca firmalara verilen sertifikaya da sahiptir. Bu belge kraliyet ailesinden sadece Kraliçe, Edinburgh Dükü, ve Galler prensi tarafından verilebilir ve kraliyet ailesinin memnuniyetini ve beğenisini kazanan malların tedarikçisi olduğunu gösterir oldukça prestijli bir belgedir. Bu belgenin sahipleri yüksek kaliteli mal ve hizmetleri ile tanınırlar. Firma 1963 yılında Edinburgh Dükünden ve 1995 yılında da Galler Prensinden (Prens Charles) bu belgeyi almıştır. Holland and Holland firmasının kalite ve fiyat bakımından en yakın rakibi olarak gösterilen Purdey Firması da H&H sonra bu belgeye sahip tek tüfek imalatçısıdır.

Artık klasikleşmiş ve oldukça pahalı olan “Royal” tüfeklere alternatif olarak mekanizması royalden biraz daha değişik olan geleneksel üretim ile modern üretim tekniklerinin kombinasyonu ile yapılan “Round Action Sidelock” mekanizmasına sahip tüfekleri de mevcuttur. Bunlar bütçesi biraz daha dar olan kullanıcılara hitap etmektedirler. Royal çifteler 410 kalibreden 4 kalibreye kadar yapılırlar. Mekanizmalı tüfekleri ise mauser dizaynı mekanizması ile bir çok çapta imal edilirler. 2012 yılında 375 H&H mermisinin geliştirilmesinin yüzüncü yıl dönümüne özel olarak 25 adet .375 Centenary tüfeği üretilmiştir. Bu tüfekler muhtemelen av sahalarından çok müzelerde ve zengin koleksiyonerlerin duvarlarında yer bulacaklardır. Bu silahlar 4 mermi kapasiteli olarak imal edilmişlerdir. Silah özel kutusunda taşınabilmesi için kolaylıkla ana parçalarına sökülebilmektedir.


H&H firmasının av ve silah dünyasına kazandırdıkları sadece tüfekler değildir. Mevcut fişek tiplerinin yeterli gelmediği avlar için bir çok kalibre deki mermilerde yine kendileri tarafından geliştirilmişlerdir.
Bunlar arasında .240 H&H Magnum (1920), .244 H&H Magnum (1955), .275 H&H Belted Magnum (1912),300 H&H magnum (1925), .375 H&H Magnum (1912), .400 H&H magnum (2003), .465 H&H Magnum (2003), 500/450 Nitro express (1890) ve .700 Nitro express (1998) sayılabilir.

Bunların arasında en popüler olanı .375 H&H Magnum denilebilir. Afrika’nın bir çok bölgesinde büyük avlar için zorunlu olan minimum çaptır. 1912 yılında, Avrupaya özgü 9.5x57mm Mannlicher-Schönauer ve 9.3x62mm Mauser mermilerinin afrikada popüler olmaya başlamasına karşılık olarak geliştirilmiştir. Merminin oluşturduğu yüksek basıncın neden olduğu ve tutukluklara sebep olabilecek negatif etkileri minimize etmek için kovan dibinde “belt” denilen ve konik olan merminin fişek yatağına oturmasına yarayan bir kemer vardır. Mekanizma kollu tüfeklerde beslemeyi kolaylaştırmak için konik bir yapısı vardır. Bu mermide kullanılan “solid” denilen yekpare bakır yada pirinçten oluşan çekirdeklerin delici gücü eğer iki yaban mandası bir biri arkasında duruyor ise ikisini de öldürecek kadar çoktur. Bu durumun Afrikada bazı dikkatsiz avcıların başına geldiği söylenmektedir. Yüksek ilk hızı, ağır çekirdeği bu fişeği kısa mesafe tehlikeli ava uygun kıldığı kadar açık arazide uzak avlara da uygun kılmaktadır. Bu fişek MKE de de satılmaktadır. Buna mukabil .244 H&H Magnum ise geyik boyutundaki avlara uzak mesafelerde atış için geliştirilmiştir. Fişek orijinal olarak iyi bir geyik avcısı ve tüfek imalatçısı olan David Llyod tarafından 1955 yılında geliştirilmiştir. David Kendi avlandığı bölgenin dağlık yapısına uygun, vadinin bir yamacından diğer yamacına atış yapmak için uçuş yolu oldukça düz olan, dolayısıyla mesafe tahmini hatalarını minimize edecek bu fişeği .375 (9,5mm) H&H kovanının ağzını .244 kalibre (6,2mm) kurşunu alacak şekilde daraltarak dizayn etmiştir. 100 grainlik (6,5 gram) mermi namluyu saniyede 1100 metre gibi oldukça yüksek bir hız ile terk eder. Bu hız merminin uçuş yolunu daha yatık hale getirir ve mesafe arttıkça merminin vuruş noktaları arasındaki farkı minimize eder. David daha sonra bu dizaynı 250 sterlin karşılığında, mermiyi üretecek ve kendi markası altında piyasaya sürecek olan H&H firmasına vermiştir. .700 Nitro Express ise , nitro serisinin en güçlü mermisi olarak 1988 yılında geliştirilmiştir. 17,8mm çapındaki 65 gramlık çekirdek namluyu 610 metre hızla terk ederken 12.100 joulluk enerjiye sahiptir.

Holland & Holland firmasıyla özdeşleşen silahlardan bir taneside “Paradox Gun” denilen paradox tüfeğidir. Aslında bu tüfek H&H firmasının buluşu değildir. Firma Paradox tüfeğinin haklarını 1885 yılında Webley Fosbery otomatik revolverini de icat eden George Vincent Fosbery’den satın alarak üretimine başlamıştır. Bu çiftenin namlu ağzında 6-7 cmlik kısmı yivli diğer kısımları ise yivsiz olarak imal edilmiştir. Paradox tüfeği o zaman İngilterenin kolonisi aynı zamanda da iyi bir avlağı olan Afrika ve Hindistan’da avcıların ihtiyaçlarını karşılamak üzere hem büyük hem de küçük avda kullanılmak üzere geliştirilmiştir. Böylece avcılar hem küçük avlar hem de büyük avlar için ayrı tüfek taşıma derdinden kurtuluyorlardı. Küçük avlar için saçma, büyük avlarda da etkili bir şekilde paradox kurşunları aynı tüfekte kullanılabiliyordu. Bu tüfekte kullanılmak üzere paradox kurşunu denilen özel bir mermi de geliştirilmiştir. Değişik bir dizayna sahip olan kurşun yivli kısımda daralan namlu tarafından ezilerek yivlere tam olarak oturur. 48 gramlık ve yiv setlerle stabilize olmuş kurşun normal çiftelerden atılanlara kıyasla özellikle daha uzun mesafelerde hem enerji değerleri hem de hassasiyet bakımından üstünlük sağlar. Böylesine ağır çekirdeklerle sürekli ve düşük grupmanlar sağlanabilmektedir. Ayrıca çekirdek 90 metre mesafede hızının %90 ını ve enerjisinin %85’ini muhafaza eder. Birinci gez 50, ikinci gez ise 100 metreye sıfırlanmıştır. 18,65mm çapındaki 48 gramlık komple kurşun çekirdek namluyu 320 mt/sn hızla terk ederken 2500 joulluk bir enerjiye sahiptir. Bu tüfek 20,16,12, 10, ve 8 kalibre olarak üretilmişlerdir. Günümüzde ise meşhur “Royal” çiftede 12 kalibre olarak üretilmektedirler. Bu tarz tüfekleri Westley Richards üretse de Paradox tüfekler H&H markası ile özdeşleşmiştir. Firma 40 yıl boyunca paradox tüfeklerden sadece 1500 adet üretmiştir. Bu silahlar gerçekten kıymetli ve nadir olan silahlardır. Üretimi durdurulmasından 70 yıl sonra 1995 yılında piyasada talebin oluşmaya başlamasıyla tekrardan üretimine başlanmıştır.

Yazımızın başında da bahsettiğimiz gibi bu silahlar pahalı silahlardır. 2013 yılı fiyat listesine göre fiyatları şöyledir.
Royal çifte 12,16,20 kalibre 65.000 sterlin -- 236.600 TL. (14 Şubat 2014 kurlarına göre )
Royal süperpoze 12,16,20 kalibre 76,000 sterlin—276.640 TL
.375 H&H-.500 NE arası yivli çifteler 115.000 sterlin -- 418.600 TL
.700 H&H yivli çifte 170.000 sterlin -- 618.800 TL
Paradox çifte 78.000 sterlin – 283.920 TL

Mauser model 98 tipi mekanizma kollu yivli tüfekler ise .375 H&H ve üzeri tüm çaplarda 26.000 sterlin—94.640 TL
Eğer meşhur Royal mekanizması ile değil de daha sonra geliştirilen “Round action side lock” modellerinden almak isterseniz fiyatlar biraz daha aşağıya düşüyor. Şunu da hemen belirtelim ki bu fiyatlar standart fiyatlardır ve gravür, yedek namlu vs aksesuarları bu fiyatların üzerine ilave edilir. Sipariş üzerine üretilecek lüks gravürlü olanlar da ise fiyat birkaç katına bekleme süresi de 2-3 yıla kadar çıkabilmektedir.

Ürettiği silahların kıymetinin farkında olan H&H ikinci dünya savaşından sonra Hindistan’da yöresel prenslerin ellerinde ya da koleksiyonlarında mevcut olan tüfekleri tekrar geri satın alarak ikinci el piyasasını geliştirmiştir. Firmanın Londra, New York ve Moskova’da silahlarını sergilediği satış noktaları vardır. H&H sadece tüfek imalatıyla değil tüfek ve av ile ilgili bir çok konuda da faaliyet göstermektedir. Kendi markasıyla av ve safari kıyafetleri, günlük kıyafetler, atış aksesuarları, hediyelik eşya satışı yapmakta, kendi atış okulunda atış dersleri vermektedir. Kendi üretmiş olduğu yada diğer meşhur imalatçıların ikinci el tüfeklerinin satışını da yapmaktadırlar. Kendi markasıyla fişek satışı da mevcuttur. Tüm fişeklerin keçe tapa ile doldurulmuş, kovan boyu 70mm ve 67,5mm olarak değişmektedir. Ayrıca kağıt ve plastik kovan olarak ta tercih yapmak mümkün. Eminim bu yazıyı okuduktan sonra bir çoğumuz dededen kalma çiftelerin markasını acaba diye bir kez daha kontrol edeceğiz. Kim bilir belki de bu kıymetli tüfeklerden birisi yıllardır duvarımızda asılı olarak duruyordur.

Saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 01 Tem 2016, 23:56 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1141
Yaş:
Elinize sağlık Sayın çoti.

H&H firması işini o kadar iyi yapıyor ki, tabanca üretirse gözümü kırpmadan alabilirim.

Tabii, bir ev fiyatı istemezlerse. :)

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 02 Tem 2016, 23:15 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 212
Yaş:
Teşekkürler sayın AVCI,
H&H firmasını sipariş üzerine yaptığı silahlar, lüks bir kaç daire fiyatına bedel bir kaç yıl bekledikten sonra sahip olunabilmektedir. Geleneklerinden taviz vermemeleri, emek yoğun el işçiliğine dayalı üretimden nasıl olsa aynısını makinede daha ucuza daha çabuk yaparım diye vazgeçmemeleri bu ve bunun gibi bir kaç firmayı diğerlerinden farklı kulvara koymuştur. Türkiyede H&H çifte sahibi birini tanıyorum. İnceleme sözü aldım. Farklı şehirde olduğu için uygun bir zaman kolluyorum. Eğer atış fırsatıda olursa benim için güzel bir tecrübe olacak.

saygılarımla


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye