TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 30 Mar 2017, 17:38

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 27 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 19 Ara 2014, 11:01 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 1951
Yaş:
Sevgili Dostlar

Bir arkadaşımın israrları ile şarjörlü av tüfeği bakıyoruz. Ben çok istemiyorum ama arkadaşım çok hevesli ancak dikkatimi çeken o da benim gibi bilgili değil. Genel kültürü kırma tüfek ve saçma atan tüfek olan birisi olarak satıcıların elinde oyuncak olmak istemiyorum açıkçası.

Geçenlerde bir av mağazasında gösterdiler alet bildiğin saldırı silahı görünümüde fakat kalitesi ve bazı aksamları beni endişe ettirdi tavsiye edeceğiniz marka model nedir.
Birde av malzemesi satıcı beni bilgisiz gördü abi sana bu yakışır diye abuk sabuk kromajlı bir model koydu önüme "marine" modeliymiş. O yüzden adama hiç soru sormadım.

12 kalibre nedir 36 kalibre nedir?
Bu kadar çok mermi-fişek alması yasal olarak mümkün mü?
Nelere dikkat etmeli?

Sevgiler Saygılar

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ara 2014, 12:09 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 628
Yaş:
Sayın sailordream,



Yivsiz tüfeklerde genelikle yanlış olarak kullanılan "kalibre" tanımı, eski İngiliz Topçu Literatürü'nde, namlunun ağırlık
olarak attığı kurşun güllenin kaç libre geldiğinden hareketle adlandırılan ölçülendirmenin, küçük çaplı ateşli silahlara
da uyarlanmasından, ancak bu kere, "Beş librelik, on librelik" yerine, çapa tam uyan kurşun bilyanın kaç tenesinin bir libre
geldiği esasının getirilmesiyle alakadardır. "Gauge" veya "Bore" şeklinde adlandırılan bu ölçü sistemi, yabancı dillerde,
"Caliber=Ölçü" karşıtı olarak da ifadelendirilebildiğinden, Fransa, İtalya ve Almanya gibi ülkelerde, muhtemelen, İngilizce'ye
antipati olarak eş anlamda kullanılmış, daha sonra, fikir birliğiyle, yine ölçü anlamlı "Gauge" ortak literatürde yerini
almıştır. Anlaşılabileceği gibi nümerik değer arttıkça esas çap düşmektedir. 12 Numara, yaklaşık 18.7mm gelen iç kutru,
yanlışlıkla kullanılan 36, bir zamanlar fişek gövde çapının karşılığı 12mm değeri göstermektedir. Bu ölçü mühimmatı
kullanan yivsizlerin namlu iç çapı 10.5mm(.410 inch) ve esas Gauge karşıtı takribi 62'dir.

Yivsiz tüfeklerde kutu şarjör kulanımının ana nedeni, bu tür slahlara ihtiyaç duyan güvenlik güçlerinin, her an değişebilecek
çatışma şartlarına uyarlı mühimmatı çok sayıda taşıyan haznelere olan ihtiyacıdır. Az yer kaplayan ve çabuk değiştirilebilen
kutu tipi şarjörlerde taşınacak yerine göre, ses , gaz, tek kurşun ve sair cephane, standart tüfeklerdeki sabit boru şarjörün
boşaltılıp yeniden istenen özellikli fişeklerle doldurulmasıyla kaybedilecek zaman büyük ölçüde kazanılarak kullanılabilecektir.
Konseptin muhtemel en gelişmiş örneği, pompalı ve otomatik olarak çalışabilen, İtalyan Franchi SPAS 15 türüdür. Ülkemizde
bir zamanlar yine İtalyan "Waltro" taklidi, yaklaşıma uyarlı her tür fişeği atabilen pompalı "Zülfikar" gibi parlayıp sönen
örnekler yapılmış, son zamanlarda, M16 görünümlü otomatik versiyonlar, tamamen hevesten doğan talepler üzerine bol
miktarda üretilmeye başlanmıştır. Genel avda kullanımı yasak olan bu tüfeklerin savunma amacıyla bulundurma maksatlı
alınması makul olabilir. Bu nevi kullanımda dahi esas, değişik özellikli, ancak otomatik beslemeyi mümkün kılan mühimmatın
çabuk değiştirilebilir olarak devreye sokulabilmesidir. Pazardaki hiç bir yerli markanın layığı şekilde kullanılabilirliğini ispat
ettiğini ifade etmek mümkün değildir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ara 2014, 13:49 
Çevrimiçi
Akıncılar

Kayıt: 31 Ağu 2012, 11:33
Mesajlar: 1951
Yaş:
Alıntı:
Sayın sailordream,

Yivsiz tüfeklerde genelikle yanlış olarak kullanılan "kalibre" tanımı, eski İngiliz Topçu Literatürü'nde, namlunun ağırlık
olarak attığı kurşun güllenin kaç libre geldiğinden hareketle adlandırılan ölçülendirmenin, küçük çaplı ateşli silahlara
da uyarlanmasından, ancak bu kere, "Beş librelik, on librelik" yerine, çapa tam uyan kurşun bilyanın kaç tenesinin bir libre
geldiği esasının getirilmesiyle alakadardır. "Gauge" veya "Bore" şeklinde adlandırılan bu ölçü sistemi, yabancı dillerde,
"Caliber=Ölçü" karşıtı olarak da ifadelendirilebildiğinden, Fransa, İtalya ve Almanya gibi ülkelerde, muhtemelen, İngilizce'ye
antipati olarak eş anlamda kullanılmış, daha sonra, fikir birliğiyle, yine ölçü anlamlı "Gauge" ortak literatürde yerini
almıştır. Anlaşılabileceği gibi nümerik değer arttıkça esas çap düşmektedir. 12 Numara, yaklaşık 18.7mm gelen iç kutru,
yanlışlıkla kullanılan 36, bir zamanlar fişek gövde çapının karşılığı 12mm değeri göstermektedir. Bu ölçü mühimmatı
kullanan yivsizlerin namlu iç çapı 10.5mm(.410 inch) ve esas Gauge karşıtı takribi 62'dir.

Yivsiz tüfeklerde kutu şarjör kulanımının ana nedeni, bu tür slahlara ihtiyaç duyan güvenlik güçlerinin, her an değişebilecek
çatışma şartlarına uyarlı mühimmatı çok sayıda taşıyan haznelere olan ihtiyacıdır. Az yer kaplayan ve çabuk değiştirilebilen
kutu tipi şarjörlerde taşınacak yerine göre, ses , gaz, tek kurşun ve sair cephane, standart tüfeklerdeki sabit boru şarjörün
boşaltılıp yeniden istenen özellikli fişeklerle doldurulmasıyla kaybedilecek zaman büyük ölçüde kazanılarak kullanılabilecektir.
Konseptin muhtemel en gelişmiş örneği, pompalı ve otomatik olarak çalışabilen, İtalyan Franchi SPAS 15 türüdür. Ülkemizde
bir zamanlar yine İtalyan "Waltro" taklidi, yaklaşıma uyarlı her tür fişeği atabilen pompalı "Zülfikar" gibi parlayıp sönen
örnekler yapılmış, son zamanlarda, M16 görünümlü otomatik versiyonlar, tamamen hevesten doğan talepler üzerine bol
miktarda üretilmeye başlanmıştır. Genel avda kullanımı yasak olan bu tüfeklerin savunma amacıyla bulundurma maksatlı
alınması makul olabilir. Bu nevi kullanımda dahi esas, değişik özellikli, ancak otomatik beslemeyi mümkün kılan mühimmatın
çabuk değiştirilebilir olarak devreye sokulabilmesidir. Pazardaki hiç bir yerli markanın layığı şekilde kullanılabilirliğini ispat
ettiğini ifade etmek mümkün değildir.
Saygılar.
Üstadım kesinlikle katılıyorum. Kişisel silah bilgim çok olmamakla beraber imalat ihtisasım olduğu için silahı ele alınca toleransların üzerinde bir boşluk göze çarpıyor yada ele geliyor. Diğer bir hususta parçaların işlem makinasından çıktığı gibi takılmış yada kromaja verilmiş olması üzerlerinde ciddi çapak veya işlem izi var. Plastik katlanır/teleskopik dipçikler ilk düşürme yada yüklenme anında kırılacak gibi daha elimde zorlarken çıtırdattım.
Ama dışarıdan baktığınızda çok güzel ve güçlü görünüyorlar, insanı ilk anda çok etkiliyor.

Yazdıklarınızdan anladığım fiyatları 1000 TLnin biraz üzerinde olsa da çok akıl karı bir alım olmayacağı yönünde ,kişisel olarak almayacağım yönünde kanaat oluştu bende. Hele ki ava giderken omuzuma dahi asamayacaksam? Yok takoz konuyor 3 mermi ile ava gidebiliyorsun filan dediler ama pek inandırıcı bulmadım açıkçası.

Bilgiler için çok teşekkür ederim.

_________________
Kalyon Seydi Engin


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ara 2014, 14:37 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 13 Eki 2014, 15:53
Mesajlar: 126
Yaş:
Bu tip tüfekleri savunma maksatlı bulundurmakta sıkıntılı olabilir.Tutukluk , şarjörden beslenememe olayları var.Tabancatüfek. coma takılmanızı tavsiye ederim bu mevzuda...

_________________
Resim
Aldım Rakofça kırlarının hür havasını. Duydum akıncı cedlerimin ihtirasını


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 19 Ara 2014, 15:35 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4722
Yaş:
Alıntı:
Bu kadar çok mermi-fişek alması yasal olarak mümkün mü?
r

Av tüfekleri mermileri satışı serbesttir. Ruhsata tabi değildir. İstediğiniz miktarda alabilir ve bulundurabilrisiniz . Evinizde hasbel kader arama olsa bulundurmak suç değildir.

Alıntı:
12 kalibre nedir 36 kalibre nedir?
12 kalibre ülkemizde sanırım dünyadada kullanılan en yaygın av tüfeği fişeğidir. Usta değinmemiş ama tavsiyen 12 kalibredir. Zaten çoğunluk tüfekte bu yönde yapılıyor. Diğer kalibreler biraz marjinal modellerdir. İlerde tekniğiniz geliştikçe yeni kalibrelere geçiş yapabilirsiniz.

Kalibreler rakam olarak büyüdükçe mermiler küçülür. Yani 36 kalibre daha küçük bir fişektir.

Naçizane kişisel tüfek tavsiyem av içinse Huğlu nun otomatik veya superpoze denilen üstüste çift namlulu modelleridir. 1000-1500 tl arasındadır. Yalnız bu huğlunun abuk subuk bir sürü isim taklidi var.

Diğer bazı Konyalı firmalarda fena değil. Benimki basit versiyonlu 7+1 Konya Üzümlü. Arada takılıyor. Ama 100 fişekte 1-2 tane .

Ha iş kişisel korunmaya geliyorsa o durum biraz farklı . Sn Strongarm ın yazıları var forumda.

İzmirde yaşıyosanız Kızlarağası hanının arkasında bir kaç firma var. Hatta Huğlunun Ege bölge dağıtıcısıda orda.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 20 Ara 2014, 10:26 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 11 Tem 2012, 02:25
Mesajlar: 988
Yaş:
Sayın sailordream konuyu face de Bireysel Silahlanmaya EVET isimli bir grupta sormuştum ve güzel bilgiler paylaşmıştı arkadaşlar. Kopyala yapıştırı etik görmediğimden linki paylaşıyorum
Alıntı:
Safir ve Üzümlü'nün şarjörlü tipini mukayese edersek hangisini tercih/tavsiye edersiniz
https://www.facebook.com/groups/119269258121573/

Genel tavsiye kutu şarjörlere güvenmeyin istikametinde idi.

_________________
Erhan DOĞUDAN
AC-GC Karbon Ürünleri ve Teknolojileri
İZMİR
edogudan@aktifkarbon.com
http://www.aktifkarbon.com


SosyalMedya:
http://twitter.com/aktifkarbon
http://www.facebook.com/aktifkarbon


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 25 Ara 2014, 00:52 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4722
Yaş:
Yerli yapım şarjörlülüler biraz istikrarsız diye bilinir . Mesela M-16 nın taklidi 36 kalibre Safir diye bir tüfek var. Aşırı derecede sorunlu. O yüzden galiba artık yenisi satılmıyor. Bende denedim. Defalarca denememe rağmen bir şarjörü bitiremedim.

İllakide şarjörlü istiyorsanız Saiga diye bilinen Rus markası gayet itibarlı görünüyor. Şarjörlü av fişeği atan tüfekleri konusunda Amerikada bile talep gören bir marka. Bir haylıde çeşidi var.

Bazıları AK-47 taklidi 12 kalibre versiyonlar . Saiga 12 serisi altında bir sürü model var. . Avdan ziyade kişisel savunma içinde öneriliyorlar. Ama şarjör mermi adedi tabanca gibi kısıtlı olabilir.

Türkiyede 15 taneden fazla mermi alan şarjörlü tabanca yasak mesela. Bu sebeble MKE Glock 17 yi getirmiyor. Onun kardeşi Glock19 geliyor.



Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Nis 2016, 14:50 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 628
Yaş:
Merhabalar,


Büyüğünden küçüğüne yerli yivsiz tüfek üreticilerimiz, son zamanlarda faaliyetlerini, bizde "Şarjörlü" olarak adlandırılan, "Sökülüp
takılabilen Kutu Fişek Hazneli" türlere yöneltmiş görünümdedirler.

Önceleri, sadece .410" çapta, çalışma sistemi piston vuruşluya çevrilmiş AR15 benzeri bir tek örnekle arz-ı endam eden kategori,
sonradan, muhtemelen üreticilerimizin özgün tasarımı olan, bilinen İtalyan Loncası otomatik yaklaşımının dış görünümü plastik aksamla
değiştirilerek Stoner'leştirilmiş 12 Ga. yivsizlere, oradan, Rus AK47 esaslı üstten pistonlu versiyonlara geçmiş ve halen koşar adım
mesaiine devam halindedir.

Bütün Dünya'da, televizyon ve sinema destekli kültür hegemonyasının getirdiği AK47/M16 karşılaştırmasını, yivlilere göre daha mutedil
ortamda temin fırsatı veren, hayal ortamında, kullanıcısını elinde favori silahıyla siyah şapkalılara karşı zaferler kazanımı vaad eden bu
tüfeklerin cazibesi geerçekten inkar edilebilecek gibi değildir.

Zikredilen sınıf, daha önceki metinlerde izah edildiği gibi, komuta altındaki güvenlik güçlerinin, genelde taarruz halinde, yani ayakta,
kargaşa ortamında, istenen mühimatın çok ve çabuk olarak kısa sürede kullanılabilmesine olanak verebilmesi cihetinden geliştirilmiştir.
Hantal yapıları nedeniyle manevra özellikleri düşüktür. Yatarak kullanımda, dikine şarjörün getirdiği yüksek profil nedeniyle kullanıcılarının
vurulma olasılığını artırırlar ve dar geçitlerde, sıkışık çevre ortamında atışa hazır olarak taşınmaları zordur. Dolayısıyla etkili bir savunma
silahı olarak konumları, diğer boru şarjörlü türlere karşı makul değildir. Tesiri yüksek 12 Ga. fişeklerin çaplı ve genelde plastikten mamul
yumuşak gövdelerinin haznedeki dizilişleri nedeniyle az sayıda atış adedi ve ezilmeleri halinde beslemede bozukluk verme hassaları
mevcuttur.

Diğer taraftan, gereklerine uygun yapılanmada bu tüfeklerin çalışma düzenleri, boru şeklinde hazneli amcazadelerinin fevkindedir. Zira,
çok ve eşuyumlu mesai gerektiren şarjör mandalları ve yükseltme levyeleri gibi karmaşık aksamdan aridirler. Hazneden namluya besleme
daha kontrollu olarak yapılmaktadır ve en önemlisi, otomatik türlerinde, bir sonraki atışı mümkün kılmak için, arkada takılı kalan sürgünün
şarjörden geriye fırlayan fişek tablası tarafından serbest bırakılma zorunluğu yoktur. Yalın tüfeğin maliyeti daha düşük olmasına rağmen,
kalabalık görünümü ve şarjörün eklenmesiyle satış bedelleri yüksek seyir ahvalindedir.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Nis 2016, 18:20 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Tem 2012, 14:26
Mesajlar: 677
Yaş:
Arabada dolu tüfek taşımak yasadışı olacağından, dolumu hızlı olan şarjörlü tüfek tercihim olurdu.
Utaş Xts 12'yi incelemek gerek.

_________________
Çalışmaktan Kaçmak En Büyük Hainliktir...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 06 Nis 2016, 20:18 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 200
Yaş:
Sayın strongarm,
Bu tarz şarjörlü yivsiz av tüfeklerinin imal edilmesi, gelecekte kanunların izin vermesi yada ihtiyaçduyulması halinde, yerli üreticimize benzer şarjör beslemeli yivli silahların üretilebilmesi için bir altyapı ve üretim tecrübesi sağlayabilirmi? Bu tip av silahlarının üretim metodları, çalışma mekanizma ve aksamları yivli olanlarla, aynı olmasa bile, benzerlik gösteriyormu?

saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Nis 2016, 09:34 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 628
Yaş:
Sayın çoti,


Sorunuza cevap olanaklarını araştırmadan önce ülkemiz yivsiz tüfek üreticilerinin günümüze nasıl geldiklerini, bilinene katkılarının neler
olduğunu, yaşanmış gerçekler çerçevesinde, kabaca incelemek faydalı olacaktır. Batı ülkelerinde bu nevi gelişmelerin en iyi takip
merkezi patent arşivleridir. Bizde, maalesef, her müracaat mevzuuna araştırmadan üretim tekeli bahşeden, buluş önceliği konusunda
anlaşmazlıklar için mahkeme kapılarını gösteren, genel tarihi gelişimdeki payımız yönünden karmaşa ve mesneksizlikten öte bir şey
getirmeyen ihtira beratı mevzuatımız nedeniyle buna imkan yoktur.

Firmalarımızın, yüz küsür yıllık geçmişe dayandığını böbürlenerek ilan ettikleri tanıtımları hilafına, tüfekçiliğimizin başlangıç yılları, 1960
sonralarıdır. Konya ve Düzce merkezlerinde toplanan kendikendierini yetirştirmiş ustalar, ellerine kadar ulaşan, genellikle İtalyan,
İspanyol ve çok az sayıda Amerikan örneklerinin taklidlerini, atölyelerinde yaparak işe başlamışlardır. Bu sırada İtalya, büyük ölçüde
Amerika pazarına ihraç ettiği bindirme namlulu çifteleri, "Rizzini" liderliğinde iş bölümüne yayarak, çalışan işyerlerinin parça tedariği
konusunda standardizasyonu sayılan, "İtalyan Loncası" tasarımının temellerini atmıştır. Beretta, Perazzi gibi kendi yapılanmalarını üreten
kuruluşlar dışında bu yaklaşım, bugün halen, daha az işyeri, daha üstün kaliteli mallarla işler haldedir. Tüfekçilerimizin başlangıç olarak
bu coğrafyadan aldıkları, dıştan horozlu lonca ve içten horozlu Beretta tek kırma av tüfekleridir. Üreticilerimizin, vasıfsız malzeme ve
kalitesiz işçilik dışında bu merhalede bilinene katkıları mevcut değildir.

Tek kırma furyası, 1970 yıllarından itibaren yine Konya ve Düzce merkezli olarak yanyana namlulu çifte üretimine dönmeğe başlamıştır.
Kopyalananlar, İtalyan Loncası ve Fransız MAS örnekleridirler. Kalite yönünden, maalesef bu dönem yivsizlerin şöhreti, tek kırmalardan
da geridedir. Genelde alt ve Greener benzeri üst kilitle yapılan çiftelerde, bu tesbit elemanlarından birinin alınması halinde, namlunun,
araya parmak girecek kadar açıldığını, çok kullanılan yön tarafına tüfeğin yamulduğunu görmek mümkün olabilmektedir. Tamamen İtalyan
Loncası tasarımı esaslı olarak, üstüste namlulu çifte yapımına yönelen üreteciler az da olsa mevcuttur. Bu arada İtalya, ortak tasarım
yapılanmasını otomatik ve ondan türettikleri pompalı tüfek kategorisine de başarıyla taşımış ve ihracatını çeşitlendirmiştir.

On yılda bir tekrarlanan askeri darbelerle zaman zaman kesilen tüfekçiliğimizin patlama yılları, 1980 seneleri sonlarında, her tür yivsizin
ithalatının açılmasının ardından, halkın kullanımına bir anda sunuluveren bu inanılmaz imkanı paraya çevirme kaygusuna düşen üreticiler
vasıtasıyla olmuştur. CNC tesviye cihazlarının da ithaliyle kalite kazanan pazar, bir anda, çifteden pompalısına, çok makul bedellerle
pazara verilen, en kötüsü dahi kullanılabilir kalitede yivsizlerle dolmuştur. Kopyalananlar, bindirme namlulu çiftelerde İtalyan Loncası ve
bundan mülhem İspanyol Lamber, otomatiklerde yine İtalyan Loncası ve Beretta, Benelli, pompalılarda, önceleri az da olsa Amerikan
Ithaca, Maverick, Browning, sonraları tamamen, yine otomatik mutasyonu İtalyan Loncası örnekleridir. Bu dönemde üreticilerimiz, Benelli
tüfeklerinin küçük gramajlı dolulardaki başarısızlığını gidermek için, muhtemelen bize has bir tasarım olan, gaz sevketmeli sistemle
kombine, ataletli, "Gazlı Benelli" yapılanmasını gerçekleştirmişlerdir.

Farfaracı, cahil medyanın, hiç bir kayda bağlı olmadan satılabilen, pompayla hava sıkıştırılan pneumatic türlerle, av ruhsatıyla alınabilen
pompa hareketli yivsizleri ayırdedemiyerek çıkardıkları vaveyla neticesinde büyük ölçüde düşen iç pazar payının ardından 1990 yılları
ortalarında yüz küsürden onlar seviyesine inen üreticilerimizin tamamen dış pazara yönelmeleri üzerine, bu ülkeler kullanıcılarının kalite
standartlarını mecburen yakalama durumunda olan bu kuruluşların başarısını gören müteşebbis sermaye, yeniden atölyeleri kurarak ve
bu kere, İtalyan Loncası benzeri bir işbölümü yapılanmasına, pazar şartlarının getirdiği bir zorlamayla mecburen kanalize olarak, daha
bilinçli ve kaliteli örneklerle, büyük ölçüde ihracata yönelik biçimde, yeniden başlamışlar ve giderek büyüyerek bu günlere gelmişlerdir.
Nisbeten kaliteli çifteler, satış bedeline göre çok kaliteli otomatikler, işe yaramaz ancak bolca talep alan pompalılar bu devrin ürünleridir.
Özgün tasarımcılarımız, bu safhada, geri getirme yaylı, sürgü kilitsiz pompalılar, kısa geri tepmeli otomatikler, geritepmeyle kombine,
ancak tek başına da çalışabilir özellikte gaz düzenleyici devrelerle lliteratüre katkıda bulunmuşlardır.

Bidayetten bu güne, üreticilerimizin dikkat çeken ortak özelliği, gözle takibi mümkün olan mekanik devrelere, mantıklı veya mantıksız
katkıda bulunarak, maliyetine bakmadan ürünlerine bunu yansıtabilmeleridir. Temizleme gereğini azaltan ve bunu satışta avantaj olarak
lanse eden Benelli sistemine bizimkiler kirliliği ile tanınan gaz devrelerini eklemişler, asırlık pompalı geleneğine, yay zorlaması ile kapama
vererek bir alt sınıf türetmişler, gaz regülatörleri kavramını, namlu hareketiyle kombine ederek ufuklarını esnetmişlerdir. Çalışma safhaları
birbirinden ayrı olarak gözlenebilen böyle yaklaşımların gerçekleşmesinde mesailerini esirgemeyen üreticilerimiz, maalesef, gözle takibi
mümkün olmayan konulara nüfuzu ya hiç denememişler ya da onları kendi anladıkları gibi yorumlayarak sümen altına aktarmışlardır.
Otuz yıldır ataletli sistemde tüfek üreten, çalışma düzeninin animasyonlarla izahının adım başı rastlandığı bu konsepti hala ters taraftan
görüp, üstelik kullanma kitaplarında yazıya dökecek anlayışta markalar, tek tetikli çiftelerin nasıl olup da çalıştığını, yıllardır imal
etmelerine karşı araştırıp öğrenmeyen kuruluşlar mevcut ve mebzuldür.

Tüfekçilerimizin bilinenlere verdikleri, önceleri saçma görünen Gazlı Benelli gibi katkılar, yabancı büyük firmalar tarafından da daha müsbet
girdilerle denenmiş ve üretime alınma gereği olmadan rafa kaldırılmış, kısa geri tepmeli doldurma sistemi de çok çok önceden onlar
tarafından pratik bulunmamış, hareketli namlulu gaz regülatörlerinin ne hikmetle akledildiği ecnebi tarafından anlaşılamamış, ancak
kerameti olduğuna atfen kullanıma alınmış, yaylı pompalılar yine aynı çevre tarafından hayretle ve beğeniyle karşılanmıştır. Gerçekten
bu buluş, pompalı sınıfının handikaplarından biri olan sürgü kilidi oluşumuna, zorlamalı da olsa bir yaklaşım getirmektedir.

İçinde olduğumuz şarjörlü yivsiz furyasında üreticilerimizin katkısı, bilinen İtalyan Loncası tasarımına plastik eklerle AR15 görünümü
vermek olmuştur. Dış pazarda bu yaklaşım dahi beğeni ve talep bulmuştur. Ancak, giderek aslındaki teferrutı silahında görmek isteyen
alıcı namzetleri baskısıyla, tüfekçilerimiz halen, kendi gözleriyle takip edip nüfuz edebildikleri konulardaki değişikliklerle bu konumlandırma
peşindedirler. Buna eklenen bir de Kalashnikov yapılanması vardır. Bu safhada, istenmeden bile olsa, orijinale bazı katkılar için beyin eforu
gerekmekte ve bunun karşılıkları mallara yansımaktadır.

Aynı esaslarda yivli tüfek üretimi söz konusu olması halinde, üreticilerimizin yapacağı, tabancalarda olduğu gibi, motamot kopyadan
öteye geçmeyecektir. Zira örnek hazırdır. AR15 benzeri yivsizler gibi, çap ve onun getirdikleri seviyesinde bile olsa, katkılar geliştirme
gereği olmayacaktır.

Bu gerçekleşse dahi;

Yivsiz tüfek gibi, büyük ölçüde kullanımı sivil pazara yönelik, geri bildirimleri makul sürede gerçekleşip muhtemel düzeltmelere cevaz
veren bir sektörde, katedilen o kadar mesafeye nazaran hala bu konumda isek, kullanımı güvenlik güçleri ve kalabalık ordular olan, geri
bildirimi en sağlıklı olarak uzun sürede savaş alanı tecrübeleriyle mukim yivli tüfeklerde, başını almış, yürümüş gitmiş yabancılar karışısında
şansımız ne olabilir.

Muhtemel cevapları bu açıdan düşünmek daha uygun olacaktır.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 07 Nis 2016, 17:29 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 04 Eki 2015, 23:12
Mesajlar: 200
Yaş:
Sayın strongarm,

Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler.
Sizden makinalı tabancalarda kullanılan hız düşürücü( rate reducer) sistemlerle ilgili bilgi vermenizi rica edeceğim. Çok yüksek atış hızını makul seviyelerde tutmak için, benim anlayabildiğim kadarıyla izah etmek gerekirse, kapak takımını seyahatinin bir kısmında kilitleyerek, almış olduğu hız ile ayrıca hareket eden bir ağırlık biraz daha geriye yada duruma göre aşağıya hareketiyle bir yayı sıkıştırıp tekrar yayın itmesi sonucu geri hareketi ile sürgüyü takılı bulunduğu konumdan serbest bırakarak ileri hareketine müsaade eden, bu esnada kaybedilen zaman ile atış hızını düşüren sistemler kullanılmakta. Bu kabze içinde dikey olaraka yerleştirilmişken bazı silahlarda da kapak takımının arkasına kapakla aynı eksende hareket edecek şekilde gözüküyor. Tahminimce lokasyon olarak farklı yerlerde olmasının haricinde aynı prensip üzerine çalışıyorlar. Doğru anlamış olduğumu umarım.

Bunun tatbikatta makinalı tabancalarda en pratik uygulaması nedir. İnternette biraz araştırma yaptım ancak genelde benim vakıf olabildiğim bu sistem çıkıyor. Makinalı tabanca gibi ufak silahlarda en yaygın kullanılan sistemin çalışma prensibi nedir? Bilgi verirseniz sevinirim.

teşekkürler

saygılarımla


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 08 Nis 2016, 07:53 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 628
Yaş:
Sayın çoti,


"Makinalı Tabanca" tanımı bizde ecnebilerin "Submachine Gun" tabir ettikleri karabinden daha küçük, tabanca fişeği kullanan ateşli
silahlar için kullanılmaktadır. Aslında bu kategori, bilinen tabanca boyutlarında olup otomatik ateşleme verebilen grubun adıdır.

Otomatik atış hızının düşürülmesi, en kısa yoldan, kapak kütlesinin artırılması veya arkaya hareket yolunun uzatılmasıyla mümkündür.
Submachine Gun gibi orta boy sınıfta, bunu temin edecek hacim mebzulen mevcutken, seri atış özelliği kazandırılmış tabancalarda,
pratik olarak bunun, yarım otomatik ateşleme için tesbit edilmiş ebadına sığdırmak mümkün değildir. Bunun yerine, sürgü hareketiyle
sağlanan enerjinin, silahın daha uygun hacimli mahallerine monte edilmiş kütle veya yol katedici unsurlara aktarılması ve onların
deviniminin sonunda ateşleme elemanlarının devreye sokulması işlemi uygulanmaktadır.

Bu tatbikatın geniş ölçüde kullanımı, İspanyol Astra 904 Modeliyle 1922 yıllarında başlamış addedilebilir. Görünüm olarak Mauser C96
benzeri bu tabancada, çok hafif olan kapak bloğu geri hareketinin çarpmasıyla devinim kazanan kabza içine yerleştirilmiş bir volan,
dönmeğe başlayarak önce horozu kurulu durumda tesbit etmekte, ardından, kapanmış ve atışa hazır namludaki fişeği, rotasyonunun
bitiminde serbest bıraktığı horozla ateşlemektedir. Bunun çok daha küçük benzeri, Otomatik atış özellikli Colt 1911 klonu, Star MD
tabancasında 1933 yılında, sağ kabza kapağı altına konumlu olarak uygulanmıştır.

Aynı yaklaşımda mekanizmalar, Rus 1951 Stechkin, 1961 Çek Scorpion, 1963 Polonya PAK63 gibi küçük kapak ağırlıklı, tabanca boyutunu
çok az aşan otomatik atış özellikli el silahlarında; Stechkin'de, kabza gerisinde düşey hareketli yaya karşı çalışan bir ağırlığın horozu,
kapalı sürgüden atış özellikli Scorpion ve PAK63'te doğrudan kapağı bloke ve serbest bırakmasıyla çalışmaktadır. PAK63'te diğerlerinden
farkı olarak, atıl blok kapak içine namlu eksenine paralel olarak konumlandırılmıştır.

Bu mekanik düzenlerle aslında çok yüksek 1200-1400 Atış/Dakika olan ateşleme hızı, 700-800 seviyelerine indirilmekte, silahın seri atışı
kontrollu hale getirilmektedir. Muhtemelen en pratik uygulama, biraz büyücek bir tabanca boyutuyla Stechkin'de olmalıdır.

Aynı kategoride olmamalarına rağmen, M16 ve AK47'nin yenilenmiş modeli AKM'de de atış hızı düşürücü mekanizmalar mevcuttur. Bu
gereksinim, M16 için, kapak takımı ağırlığı, diğer piyade tüfeklerinden daha düşük olduğundan, AKM cihetinden, AK47'ye nazaran daha
hafifletilmiş aksam kullanıldığından doğmuştur. M16'da bunun için "Buffer" tanımlı, sürgünün geri haraketi sonunda çarparak dipçik içinde
açılmış yuvasına yolladığı silindirik bloğun geri dönümü, AKM'de, horozun yanında konumlu mekanik kol saatlerinin iki yöne hareketli
yaylı sarkacına benzer bir çengelin düşmeğe başlayan horozun çarpmasıyla geri giderek onun devinimini durdurması, ardından yayınıın
zorlamasıyla kapağın tam kapanıp kilitlenmesine cevaz veren bir süre sonunda serbest bırakmasını sağlayan "Horoz Geciktirici" denilen
mekanik devreler kullanılmıştır.


Saygılar

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 11 Nis 2016, 10:42 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 31 Ağu 2012, 22:57
Mesajlar: 33
Yaş:
Konu başlığına yönelik olarak size tavsiyem, savunma amaçlı olarak pompalı, yarı otomatik 7+1 fişek kapasitesine sahip bir tüfek edinmenizdir. Kalibre olarak 12'yi tercih edin. Yanında da bir kutu 30-36 gram arası ( tercih size kalmış ) şevrotin (tercihen 9-12 şaçmalı) alın. İşinizi fazla fazla görür. Şarjörlü silahlar sizi her an yarı yolda bırakabilir.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 Ağu 2016, 19:35 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 13 Haz 2014, 16:16
Mesajlar: 1316
Yaş:
Merak edenler olabilir diye 2015 üretimi yeni safirin sökülmeden görünen parçalarını çektim sayın hocalarım. En önemli üç şey bolt, namlu ve ve gaz odasını tam olarak çekmeye fırsatım olmadı ama bir sonraki atıştan sonra hepsini daha güzel bir şekilde çekeceğim.

150 civarı atış yapıldı. ilk atışlarda silah fabrikadan çıktığı halde yapıldığından olsa gerek 2 kez tutukluk yaptı ama sonraki atışlardan öyle bir sıkıntı yaşamadım.

Bolt

Resim

Resim


Fişek yatak girişi

Resim


El kundağı ve gaz odası (El kundağı memnun olmadığım yerlerden birisi. Silahın ana gövdesindeki ray ile aynı hizada değil ve 20-30 fişekten sonra tekrar sıkmak gerekiyor yeni modellerde bu sorun yok diye biliyorum ama.)

Resim

Resim

Resim

Resim


Şarjör yuvası

Resim


Şarjör dudakları ve gerdel içine konumlandırılmış şarjör freni.

Resim

Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 Ağu 2016, 20:18 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 14 Mar 2016, 23:26
Mesajlar: 449
Yaş:
Aksa Arms ve Utaş dışında diğer tüm şarjörlü AR kopyası üreten firmalarda tüfekler bildiğimiz yarı otomatik av tüfeği sistemi üzerine giydirilmiş durumda.

Mekanizma ve kurma kolu vs bildiğimiz yarı otomatikler gibi.
Sadece Utas Xtr ve Aksa Arms ın silahları AR foratında besleme ve mekanizma şeklinde...

Şu anda kullanıcılar Xtr-12 den epey bir memnunlar tabi fiyat olarak diğer emsallerine göre yüksek.

_________________
Ulula cum lupis, cum quibus esse cupis


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 16 Ağu 2016, 20:46 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 29 Tem 2012, 05:07
Mesajlar: 40
Yaş:
Typhoon F12 diye bir model çıkmış sanırım buda AR Tabanlı. İzmir'de vitrinde gördüm dizaynı bana çok şık geldi.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2016, 00:25 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 14 Mar 2016, 23:26
Mesajlar: 449
Yaş:
Alıntı:
Typhoon F12 diye bir model çıkmış sanırım buda AR Tabanlı. İzmir'de vitrinde gördüm dizaynı bana çok şık geldi.
Typhoon un mekanizma da standart 12cal yarı otomatik sistemi

_________________
Ulula cum lupis, cum quibus esse cupis


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 17 Ağu 2016, 00:30 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 03 Tem 2016, 22:02
Mesajlar: 217
Yaş: 0
Çift tamburlu bir tanede normal şarjör barındıran şarjör piyade tüfeklerinde kullanılabilir mi ?

_________________
Vatan için ölmek kadar şerefli bir şey varsa O da Vatan için yaşamaktır.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Şub 2017, 01:24 
Çevrimdışı
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 04:19
Mesajlar: 109
Yaş:
Keşfettiğim çok şık bir tüfek ise Derya markasının mk10 kırmızı tüfeğidir. Çok hoş bir tüfek. Ayrıntılı test videolarını aşağıdan izliyebilirsiniz. Acaba bu tüfeklerin ruhsat masrafı falan yasal her türlü prosedürü ile ne kadara masraf tutar ? Ve son günlerde haberlerde gördüğüm sarjorlu av tüfeklerinin satışı olağın üstü hal çerçevesinde bir süre satışı ruhsatlandırılması yasaklanmış.



_________________
I'll Show you the Dark Side...


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Şub 2017, 01:45 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4722
Yaş:
Bütün yivsiz av tüfeklerinin 5 yıllık ruhsat harcı 30 TL dir. Bir ruhsatla 7 yivsiz tüfek alabilirsiniz. Ama bu size avlanma hakkı vermez. Verilen ruhsat sahiplik belgesidir. Sabıkası olmayan, sağlık raporu alabilen, 21 yaşını geçmiş herkes yivsiz av tüfeği alabilir. 5 yılda bir ruhsatı yenilemeniz lazım. İşlemleri basittir.


Bağlı olduğunuz polis yada jandarma ruhsat ve belgeler şubesine başvurun. Onlar yardımcı oluyor. Başvurudan sonra size silah alım belgesi veriyorlar. Onunla tüfeği alıp ruhsat şubede kayıt yapıyorsunuz.Hepsi bu.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Şub 2017, 02:45 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1023
Yaş: 0
Alıntı:
Bütün yivsiz av tüfeklerinin 5 yıllık ruhsat harcı 30 TL dir. Bir ruhsatla 7 yivsiz tüfek alabilirsiniz. Ama bu size avlanma hakkı vermez. Verilen ruhsat sahiplik belgesidir. Sabıkası olmayan, sağlık raporu alabilen, 21 yaşını geçmiş herkes yivsiz av tüfeği alabilir. 5 yılda bir ruhsatı yenilemeniz lazım. İşlemleri basittir.


Bağlı olduğunuz polis yada jandarma ruhsat ve belgeler şubesine başvurun. Onlar yardımcı oluyor. Başvurudan sonra size silah alım belgesi veriyorlar. Onunla tüfeği alıp ruhsat şubede kayıt yapıyorsunuz.Hepsi bu.
Ruhsat harcı tam olarak (hastane masrafları tabii ki hariç) 31 lira 20 kuruş, ruhsat alma da ise 21'i değil 18'i bitirmek yetiyor.

http://www.kocaeli.pol.tr/Sayfalar/sila ... mleri.aspx

Ayrıca 1 ruhsatla 7 yivsiz tüfek alınma olayını da daha önce duymamıştım. Biraz açar mısınız?

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Şub 2017, 12:06 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4722
Yaş:
Alıntı:
Ruhsat harcı tam olarak (hastane masrafları tabii ki hariç) 31 lira 20 kuruş, ruhsat alma da ise 21'i değil 18'i bitirmek yetiyor.

http://www.kocaeli.pol.tr/Sayfalar/sila ... mleri.aspx

Ayrıca 1 ruhsatla 7 yivsiz tüfek alınma olayını da daha önce duymamıştım. Biraz açar mısınız?

7 değil 6 tüfek doğrusu. 7. tüfekte mümkünde o 2. bir ruhsatla oluyor.

Size ilk tüfekle beraber sarı renkli yivsiz tüfek ruhsatı veriliyor. İsterseniz ek bir ruhsat harç bedeli ödemeden bu belgeye toplamda 6 tüfek kayıt yapabilirsiniz. Ekstra 5 tüfek daha alabilirsiniz .

Tabanca gibi değil. Hepsine ayrı ruhsat ayrı harç bedeli ayrı muayene yok.

Polise başvurup tüfek satın alma belgesi almanız lazım her tüfek için. Bunun için polis sizden bir bedel istemiyor. Serbest bir satıcıdan tüfeği alıyorsunuz. Alınan her yeni silahı emniyette bu ruhsata kayıt ettiriyorsunuz.

Bu ruhsatın 5 senede bir yenilenmesi gerekiyor. Sağlık raporu alıp emniyete başvuruyorsunuz. Tüfekleri götürüyorsunuz. Yine bir 30 küsür TL harcı masrafı var. Ama dediğim gibi avlanma hakkınız yok. O ayrı bir konu.

Daha fazla tüfek için 2. bir ruhsat olayıda mümkün. Prosedür aynı.


Resim

Not: Resim açık kaynaktır. Burada 2 tüfeğini kaydetmiş. isterse 4 tane daha kaydettirir. Kendisi tanınan bir av tüfeği satıcısıdır.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Şub 2017, 12:28 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07 Şub 2013, 03:00
Mesajlar: 4722
Yaş:
Şarjörlü av tüfeği hakkında küçük bir hatırlatma.

Yasalarımız pompalı yada otomatik beslemeli silahlarda 1+2 yani en fazla 3 fişek kapasitesine izin veriyor. Bu tip tüfekleri kayıt ederken size küçük şarjör yada fişek sınırlayıcı takoz verilir. Bunu kaybetmeyin. Bazen işgüzar bir memur sorabiliyor. Sormayadabilir. Keyiflerine kalmış. En azından ruhsat işlemleri sırasında buna uygun hareket edin.


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Şub 2017, 12:50 
Çevrimdışı
Süvariler
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Tem 2012, 21:13
Mesajlar: 412
Yaş:
Ohal kapsamında bu tip tüfeklerin İstanbul icinde kullanımı yasaklanmış.

_________________
''Gecenin çöktüğünü görmemiş olan, karanlıkta yürümeye aht etmemeli''

Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Şub 2017, 15:38 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 09 Eki 2016, 11:44
Mesajlar: 66
Yaş: 27
Pikatini kızak nasıl iş görüyor resime bakıyorum buna nasıl dürbün sabitleniyor anlamadım. Kanallar kırlangıç kuyruğu oluyor sanıyordum ama bakıyorum düz görünüyor. Buna dürbün nasıl takılıyor sıkıştırılıyor

Resim


Başa dön
   
MesajGönderilme zamanı: 22 Şub 2017, 15:45 
Çevrimdışı
Genel Yetkili
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Kas 2015, 01:12
Mesajlar: 1023
Yaş: 0
Dürbündeki vidalar yardımıyla sıkarak sabitliyorsunuz.

_________________
Resim
Resim


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 27 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye