TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 23 Haz 2017, 06:26

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 25 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 14 Haz 2013, 10:00 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Merhabalar,




Muhtemelen farkedilmiştir. Ülkemizin en eski av tüfeği imalatçı kuruluşu "Huğlu Av Tüfekleri Sanayii Kooperatifi", son
İstanbul av fuarında da sergilenen, "Dumansız Canavarı" isminin Amerikancasına mütekabil, "Nitro Beast" tanımlı
yeni sistem bir av tüfeği üretmiştir.

Kuruluş, mucit "Ali Gülcan" adına, patent enstitüsü nezdinde yaptığı "Faydalı Model" müracaatını, 21 Şubat 2012
tarihinde tescil ettirmiş ve 21 Mart 2012 tarihinde yayınlatarak yürürlüğe çıkartmıştır.

Merak edip "TPE Online" llinkinden araştırma yapmak isteyen arkadaşlar, "2012/01099" sıra numarası ile girerek
detayları hakkında fikir edinmeği arzu edeceklerdir. Ancak, başka ülkelerde, ancak "Ülke savunması yönünden çok
gizli" niteliği ile açıklama dışı tutulan buluş özellikleri, patent enstitümüzün, muhtemelen sıradan bir tercih unsuru
olan "Açıklanmasın" alternatifi devreye sokularak gizli tutulmuş olup, yurdumuzun, çok değişik olan sinai mülkiyet yaklaşımı
çerçevesinde bunun tabii karşılanması gerekecektir.

Fuarda tüfeği görüp incelemek isteyen kişilere, ilgililer, dış görünüm dışında hiç bir özelliğini tetkik imkanı vermemişlerdir.

Böylelikle, meraklı taifesinde, hissiyatın derinliği daha da artmış, hatta, av forumlarından bir üye, tüfeğin, kendi tabiri
ile, "Ne gazlı ne de kinetik sistemle çalışmadığına göre, iman gücüyle mi falan çalıştığını" sual etmiş. Cevaben, silahın,
hiç tatbikatı olmayan, "Enerji aktarımı" düzeninde çalıştığı ifade edilmiş. Gerekli iş yapabilme gücünün, küçük bir namlu
hareketiyle sağlandığı eklenmiştir.

Öncelikle,

Huğlu Av Tüfekleri Kooperatifi ve mucidi Ali Gülcan'ı buluşlarından dolayı tebrik etmek gerekecektir. Gizemli ifadelerinden
anlaşıldığı kadarı ile, hiç uygulanmamış bu sistemin, yurdumuz patent mercilerinde tescili, özellikle, hedef pazar kabul
edilen Amerika söz konusu olduğunda tamamen geçersizdir ve hemen bu ülke kurumlarınca araştırma ve tasdik girişimi
gerekecektir. Bu işlemin, mutlaka hemen başlatılması elzemdir.

İkinci olarak,

Acaba, tüfek şeklinde vücut bulan bu eşi menendi bulunmayan buluş, gerçekten tamamen yeni bir yaklaşım mıdır, yoksa
mucitlerin potansiyelleri mi bu meal bir inanışa neden olmuştur. Bunun kısaca tetkiki gerekecektir.

Dünya'ya hakim olan Amerikan silah kültürü lugatinde, hareketli namlulu sistemlerin genel adı, "Recoil Operated" yani,
"Geri tepme gücüyle çalışan" anlamı karşılığıdır. Kuruluşun kendi ifadelerine göre, buluşlarında da bu özellik mevcut
olduğu cihetle, sistem yeni değil, muhtemelen, en eski otomatik çalışma düzenlerinden biridir.

Yivsiz tüfeklerde geri tepmeli sistemde çalışan ilk örnek, Browning'in meşhur A5 modelidir. Bu silahta, atışı takiben,
namlu ve ona kilitli kapak bloğu, geriye doğru bir fişek boyundan da uzun birlikte hareketi takiben, namlu içi basınç
tehlikesiz sınıra ulaştıktan sonra yekdiğerinden ayrılmakta ve önce namlu kendine ait bir yayın itişiyle öne giderek
boşaltmayı, ardından kapak, yine kendine ait ikinci bir yayın zorlamasıyla ileri hareket edip yeniden doldurma işlemlerini
çıkarmaktadır. Çok uzun namlu hareketi nedeniyle "Uzun Geri Tepmeli" olarak adlandırılan sistemin mahzuru, bu geniş
zaman aralığında, devinim öğelerine yönelik müdahalelerin tutukluk yaratabilmesidir. Mesela, iyi omuzlanmayan tüfek,
geri tepme doğrultusundan şaşabileceği için çalışma tam gerçekleşemiyebilmektedir.

Neredeyse yarım asır hükümranlığını sürdüren bu ve taklidi türlerin ifade edilen mahzuruna karşı, Browning'in mahdumu
Val. A. Browning, geri tepme aralığını kısaltan bir tüfeği 1950'li yıllarda, sadece iki atışlı olarak tasarlayıp üretime almış,
her ne kadar, babasının düzenine kıyasla daha güvenli ve az sayıda parçadan müteşekkil olsa da, yine hayli karmaşık
olan yapısı ve anlaşılamıyan yaklaşımı nedeniyle silah oldukça kısa süre ardından imalattan kaldırılmıştır.

Val Browning'in "Short Recoil" tanımlı, kısa geri tepme mesafeli tüfeğinde ana yaklaşım, bir bakıma, ataletli sistemle de
birliktedir. yine namlu ve kapak ayrı ayrı geri getirme yayları taşımakta, çok güçlü olan namlununkine kıyasla arkada
kundak içinde yer alan kapak ve, kapağın hemen arkasında, ona dayalı olarak yer alan bir atıl bloğunki de sistemi
öne iter konumdadır. Atış sırasında, namlu içi basınç çok yüksek seviyede iken kilitli kapakla kısa aralıkta geriye hareket
eden namlu, sevkettiği muhtevanın, çıkıp gidişiyle düşen basıncın itici gücünü yitirmesiyle devinimini yavaşlatırken, ona
kilitli ve daha küçük kütleli, üstelik daha güçsüz bir yaya karşı geri giden kapağa dayalı atıl blok hızını kaybetmediği için
farklı sürat nedeniyle yavaş yavaş namlu/kapak ikilisinden ayrılarak, kilit grubunu acıp, boşaltma doldurma işlevleri için
gerekli hareketlere izin vermektedir. Bu sistem, bugüne kadar yapılmış, güçlü ve zayıf doluları otomatik ayarlayan en
iyi mekanizmadır. Zira, çok da kısa sayılamıyacak namlu hareketi, ancak içindeki itici gücü sağlayan basıncın
düşüşü ile kapaktan ayrılmaktadır. Namlu hareketini amotize eden yay yeterince uzun ve güçlüdür.

Kısa geri tepmeli düzen, daha çok tabancalarda geniş kullanım bulan bir yaklaşımdır ve esas tanımı da bu kategori
silahlardaki tatbikatıyla kazanılmıştır. Mamafih, makinalı tüfekler ve bir kaç eski piyade tüfeğinde de başarılı olarak
tatbik edilmiş ve edilmektedir. Yivsiz tüfeklerdeki kullanımında ataletli sistemle birliktelik, daha önce de ifade edildiği
gibi, mevcuttur.

Bilinen kısa geri tepmeli ikinci av tüfeği yaklaşımı, yine bir Browning imalatçısı olan FN tarafından 1976'dan sonra,
yükselen Benelli trendine cevaben, onun ana tasarımı esas alınarak çıkartılmıştır. Bu tüfekte de çok kısa sayılamıyacak,
yaklaşık iki santimden fazla kendine kilitli kapakla birlikte bir geri hareket sözkonusudur. Ancak, bu devinimin muhatabı
kapağı taşıyan ikinci bir blok olup, Benelli'de geri tepen tüm silah yerine bu örnekte aynı hareketi sağlayan sadece
namludur ve içindeki basınç nedeniyle sürati giderek arttığı için kazandığı moment yüksek, onu durdurma amaçlı tampon
elemanları çok sayıda ve güçlüdür.

Huğlu'nun yeni tüfeğinin bu iki yaklaşımdan birinin aynen devamı olmadığı, yayınlanan resimlerinden belli olmaktadır.
Görüldüğü kadarıyla, silah, kuruluşun, gazlı örneklerinin dış özelliklerini taşımakta, yetkililerin ifadelerine göre namlu hareketi,
yarım santim civarında, gerçekten kısa, neredeyse, aynı kategori tabancalar seviyesindedir.

Bu durumda akla gelen, gerçekten bu yaklaşımın bilinçli olarak yapılıp yapılmadığı hususudur. Zira, Benelli taklitlerinin
ayyuka çıktığı geçen asrın son on yılı içinde, Huğlu'nun, bu tür tüfeklerin hafif dolulardaki zayıf kalan çalışma şartlarına
cevaben çıkardığı çok kısa namlu hareketli klonları, az sayılacak bir sürüm sonrası, sistemin yetersizliği nedeniyle imalattan
kaldırılmıştır. Bu silahlarda kifayetsiz yapılanmanın ana nedeni, namlu hareketinin çok kısa oluşu ve bu devinimi amortize
edecek tampon elemanlarının yetersizliğidir.

İfade edilen hususun araştırılması için, konunun daha sonra dönülmek kaydıyla, şimdilik bu noktada bırakılması herhalde
uygun olacaktır.




Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


En son strongarm tarafından 15 Haz 2013, 03:04 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 14 Haz 2013, 13:10 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 13 Tem 2012, 18:37
Mesajlar: 942
Konum: Kadıköy
Yaş: 40
:lol: :lol:
Alıntı:
"Ne gazlı ne de kinetik sistemle çalışmadığına göre, iman gücüyle mi falan çalıştığını"
Sn strongarm sanırım Sektörde güzel şeyler oluyor ...Makaleniz için Teşekkürler.

_________________
Eski kullanıcı adım asade


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 14 Haz 2013, 16:33 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Sayın asade,


Nasıl denize düşen ıslanırsa, bir iş kolu içinde olup özellikle uğraşlarını severek yapanların, bir takım yenilikler
getirmeleri, kaçınılmaz bir gerçektir. Mesele, getirilen yaklaşımın mümkün olduğunca standartlara uygun ve
kullanılabilir özellikte olmasıdır. Bu arkadaşlar, biraz daha kendilerini eğitebilseler, mutlaka çok daha büyük ve
cazip başarılara imza atabileceklerdir.

Ancak, anlaşılabildiği kadarıyla, tasarım bazı eksiklikleri taşımaktadır. Av fişeği gibi güçlü bir danenin, tabanca
kategorisinde geri tepmeği amortize edecek seviyede arkaya hareket aralığına sahip olması, kilit açma işleminin
başlangıcında, namlu içi basıncın hala çok yüksek olduğu zamanlara tekabül edecek, muhtemelen, namlu/kapak
bağlantısı çözümünde sevk muhtevası ayrılıp gitmiş olsa bile, kalan basıncın çıkarttığı aşırı hız ve ona mütekabil
moment ve enerji çok yüksek olacak, namlu geri hareketini durdurucu elemanlar, kısa sürede yıpranıp iş göremez
hale gelecektir. Amerika gibi, bir tüfeği, yılda elli altmış bin atışa muhatap eden topluluklarla, Huğlu esnafının en
fazla beş on bin atışla yaptıkları dayanım testleri farklıdır. Nitekim, aynı sistemde çalışan "Double Automatic" ve
A500 modellerinde, namlu geri hareketi yaklaşık bir inç civarı, amortisör yaylar uzun ve güçlü tutulmuş, hatta
ikinci olanda, ilaveten kompozit tamponlar da kullanılmıştır.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 14 Haz 2013, 22:18 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Merhabalar,



Huğlu sitesinde, tüfeğin tanıtım metninde yazılanlar, tasarım geleceği için fazla
ümit vadetmiyor denebilir. Zira, silahın gazlı sistemde çalışmadığı cihetle gücünün
daha yüksek olacağı, hatta, kesin nümerik değerler vererek, 36 gramlık dolunun
50 gram etkisi vereceği dahi ifade edilmektedir.

Gazlı tabir edilen tüfeklerde, çalışma mekanizmasına yönlendirilen hacmin, sevk
muhtevası namludan uzaklaştıktan sonra dışarı atıldığı, dolayısıyla bir nevi atık
gaz olarak mütalaa edilebileceği, uğraşı olarak tüfek imalatını seçmiş bir kuruluş
için alfabe seviyesinde bir bilgi kaynagı iken, bundan bihaber olarak aksini beyan
edebilen zihniyetin verebileceği ürünün bilimsel değerinden şüphe etmek, her halde
garip karşılanmamalıdır.

Bu noktadan hareketle, buluş sahibi ve imalatcıların, yalnızca kendi bilgileri dışında
kaldığı için yapılanmaya eşi benzeri olmayan bir ürün olarak baktıkları, esasa taalluk
eden elemanların, bilimsel öğelerden uzak, sınırlı kullanım verebilecek, zevahiri
kurtarır nitelik taşıdığını ifade edenlere hak vermemek mümkün olamıyacaktır.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 16 Haz 2013, 22:48 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Merhabalar,



Nitro Beast ile ilgili serdedilebilecek ilk dikkat çekici husus, tüfek boyutunda bir silah
için, uygulanan yarım santim civarı namlu geri hareketinin, en hafiften en ağıra, her
tür dolu için yetersiz kalacağıdır.

En basit düz mantıkla dahi, namlu boyu on santim kadar olan bir tabancada, sevk
muhtevasını silahtan uzaklaşana kadar kapağa kilitli olan namluyu bu bağlantıdan
kurtarmak için, yarım santim civarı geri hareket verilmekteyse, en az elli santimlik
namluyu havi bir tüfek için bu değerin yaklaşık ikibuçuk santim olması iktiza
edecektir.

Bu nokta-i nazardan hareketle ulaşılacak sonuç, Huğlu mucitlerinin, yaklaşımlarına,
akıl yürüterek değil, tesadüfen ulaşmış olduklarıdır. Muhtemelen, Benelli sisteminde,
yalnıca yarım santim civarı bir sürgü taşıyıcı blok öne hareketinin nasıl kifayetli
olduğu karşı tez olarak ileri sürülebilecektir. Ancak, bu devinimin, kilit açma işlevi
için gerekli olanın yalnızca yarısı olduğu, bu görevin, kapak taşıyıcı bloğun rebound
elemanına çarpıp geri dönüşü sonrası gerçekleştiği realitesi yanında, geri tepen
kütlenin sadece namlu ve kapak değil, tüm silah ağırlığıyla bağlantılı ve onlar arasındaki
kütle oranında yavaş gerçekleşeceğini hatırlatmak gerekecektir.

Bu muhakeme neticesinde, Nitro Beast'ın, 24 gram ve hatta, daha da hafif dolular
için iyi çalışma sergileyebilmesine mukabil, muhtemel 36 gram ve üstü dolular için
sıkıntılı hatta tehlikeli olacağını ifade etmek mümkün olacaktır. Bu öngörü, aynı
zamanda kuruluşun, neden 50 gram vuruş özelliklerinin, tüfeğin üst kullanım sınırı
36 gramla elde edilebileceği savına da açıklık kazandırmaktadır.

Gazlı prensiple çalışmayan Browning A5 ve Benelli gibi modellerde, magnum dolular
için ayrı karşı koyma elemanları kullanılmaktayken, özellikleri onlar kadar dahi olduğu
şüphe götürür, yeni bir yaklaşımın onlardan üstün olduğunu savunmak, muhtemelen,
yurdumuzun adeta irsi bir zaafı olan, akıl yaşınca nasipsiz yetkililerin, herkesi kendi
seviyesinde kabulle, en basit araştırmalarla ortaya çıkabilecek gerçekleri, kendilerinin
beyanı olduğu için kabul ettirebilecekleri zehabından öteye geçemiyecektir.

Huğlu'nun bu model için yapması gereken, silahı yalnızca 70mm fişek yatağı ile techiz
ederek, kullanıcıları 36 gram ötesi dolular kullanmaması için uyarmak, sitesinden,
yabancıların farkedip alay ederek gülecekleri, güç özellikleri beyanlarından vazgeçmek
olmalıdır.

Muhtemelen bu icat, hiç temizlenmeden çok atış yapılmış, gaz tahliye kanalları
tıkanmış, el kundağı tesbit somunu gevşeyerek, namlunun geri doğru yarım santim
kadar hareket serbestisi kazanılmış ve bakım için bir silahçı veya fabrikaya yollanmış
gazlı bir tüfeğin hala nasıl olup da çalışbildiği gerçeğinin tetkiki ile vücut bulmuştur.

Kuruluşun kimselere göstermek istemediği yapılanmanın özeti, Beretta benzeri bir
şarjör borusu önünde yer alan cıvata üzerine geçirilmiş güçlü bir yay ve belki de
içinde plastik bir tampon ve gaz silindiri yerine masif bir halka geçirilmiş namludan
ibaret olsa gerektir. Atış sırasında namlu, kendine kilitli kapak ile birlikte geri hareket
ederek kapağı üzerinde taşıyan mekanizma kollarına bir moment kazandırmakta,
namlunun altındaki montaj halkası, şarjör borusu önüne çarparak dururken, kapak
taşıyıcı kollar, aldığı momentle geri hareketini sürdürüp kilidi açmaktadır. Geri tepme
aralığı çok kısa olduğu için, kilit açma işlevi başında namlu içi basınç halen çok yüksek,
namlunun vuruş gücü muazzam, açılan kapaktan dışarı taşacak gaz ve alev, özellikle
ağır dolularda tehlikeli seviyede oluşacaktır. Sistem, sanki, Val. Browning'in yarım
asır önce geliştirdiği, "Double Automatic" ğin karikatürü gibidir. Mamafih, akıllıca bir
yaklaşımla, geri tepme aralığı büyütülüp, namlu sademesine karşı yeterli tampon ve
yay takviyesiyle, Amerikan Patent Dairesince dahi tescil verilecek bir gelişme haline
getirebilecektir. Ulus olarak, çoğumuz, bu nevi girişimlerin, kurnaz bezirgan fırsatçılığı
değil, yetersiz bilgiden kaynaklanan samimi yaklaşımlar olduğunun bilincinde olmalıyız.

Şunu sakın unutmayalım, bizim dışımızda, az da olsa, on yaşındaki zeka seviyesi
kurnazlıklarını hemen anlayıp açığa çıkartacak, yeteri tahsil ve kifayetli akılda kişiler
mevcuttur. Ele güne mahcup, hatta rezil olmayalım. Metal, ağaç, plastik şeklinde
form bulup sınırlı testlerle onaylanıp ortaya konulmuş, satışa sunulmuş her oluşum
mutlaka yeterince olgun ve akıl işi olmayabilir.




Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 17 Haz 2013, 08:18 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Teşekkürler sayın KAFKASYA,

Dış görünüm olarak hayli düzgün özellikler sergilenmekte. Umulur ki her zamanki satıhtan içeri bilgi birikim grafiği
bunda geçerli olmasın ve tahminlerimizde yanılmış olalım.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 18 Haz 2013, 13:08 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Merhabalar,



Huğlu sitesinde zikredilen, "36 gram doluların, Nitro beast tüfeklerde 50 gram etkisinde olacağı" ifadesinin, artık yer
almadığı görülmektedir. Muhtemelen, Huğlu çalışanlarının takip ettikleri başka forumlarda da, aynı konuya değinilip
şaşırtıcılık vurgulanmış olabilir veya, çok küçük bir ihtimal de olsa, aynı kişilerden TRmilitary takip edenleri de vardır
ve mantıksız beyanın siteden kaldırılmasına önayak olmuş olabilirler.

Gerçekten bu forumu takip eden Huğlu sakinleri varsa, onlara faydalı olabilecek, bazı "Hayatın gerçeklerini" burada
konu etmek, onlar ve tüm benzer sanayii için istifadeli olabilecektir.

Öncelikle seçilen "Hareketli Namlu" alternatifini ayrıntılarıyla incelemek gerekecektir.

Son tahlilde, hareketli namlu, her zaman ve şartta, sabit namludan pahalıya mal olacaktır. Hareket yolu kılavuzları,
durdurma elemanları, geri tepmeyi tamponlayan birimlerin hepsi, extra yapılanmalar, dolayısıyla fazladan işçilik ve
malzeme gerektirecektir. Uygunun ötesi bir maliyet dahi, gerçek sınai işletmeler için, diğer alternatiften bir tercih
unsuru olamıyacaktır. Mamafih, bir kooperatif için, işletme maliyetleri fazla önem arzetmeyebilir. Bunun anlamı
gerçekten çalışan hareketli namlulu bir tüfeğin, kolay kolay taklidcisi ve rakibi olmayacağıdır. Bu, lehte bir puandır.

Bütün geri tepmeli düzenler gibi, kısa geri tepmeli alternatifin de ana çalışma prensibi, Newton'un üç numaralı, "Etki
Tepki Kanunudur".

En basit haliyle, takribi 300 Metre/Saniye ortalama hızındaki ve 70 santim namlu boyundaki bir tüfek için, yaklaşık 750
gram namlu ve 250 gram kapak, toplam bir kilo geri tepen kombine ağırlık toplamının ortalama 36 gram sevk muhtevası
ile elde edilecek arkaya hareket süratini hesap etmek istendiğinde,

m1v1=m2v2 en basit formülüyle; 300 m/San. x 0.036 Kg.= Aranan hız(m) x 1Kg( Geri tepen namlu ve kapak ağırlığı)
eşitliğinden; 10.8 Metre/Saniye elde edilecektir. Yani, atılan saçmalar 300 metreye ulaştığında, ardında bir mani olmadığı
ve her tür sürtünme ihmal edildiğinde, birbirine kilitli namlu ve kapak, geriye doğru yaklaşık 11 metreye yakın yol almış
olacaklardır.

70 Santim boyunda bir namluda aynı sevk muhtevasının ne kadar zamanda namlu ucundan dışarı çıkacağını bulmak için
yapılması gereken, bu değeri kabul edilen ortalama hız, saniyede 300 merteye bölmek olacaktır. Buradan, gerekli
süre olarak elde edilecek olan, 0.0023 saniyedir.

Aynı zaman aralığında, namlu ve kapak ikilisinin geri hareket mikdarını bulmak için, ikilinin katettiği saniyedeki mesafe
değerini, 0.0023 ile çarpmak gerekecektir. Buradan bulunan, 24.84 milimetre, güvenli olarak, yani, kapağın namlu
arkasında açılmağa başladığında, namlu içindeki sevk muhtevasının tamamen dışarı atılıp, iç basıncın tehlike sınırı altına
düşmesini intac edecek geri tepme mikdarını verecektir. Daha hafif dolularda, namlu içinde kalma süresi azalacağı için
ortalama sürat artacak, daha ağır dolularda, aynı mülahazayla bu değer azalacaktır. Yani, normal bir tüfek namlu boyu
için, hareketli namluda güvenli geri tepme aralığını, ecnebilerin kabul ettiği gibi 2.5-3 santim civarında tutmak uygun
addedilebilecektir.

Nitro Beast için beyan edilen yarım santim namlu geri hareketinde, namlu içi sevk muhtevasının nerelerde olacağını bulma
amaçlı işlemse, 70 santimi, bulunan iki değerin oranı olan 1/5 mikdarına çarpmaktır. Eşittir, 14 santimetre... Bırrr...
Yani, bu tüfekte, doğrusal hesapla kilit devresi açılmağa başladığında yüksek basınçla öne sürülen muhteva, ancak iki fişek
boyu kadar ileri gidebilmiş olacaktır. Normal gazlı tabir edilen tüfeklerde, fişek yatağından yaklaşık 25 santimetre sonra
tesis edilen gaz tahliye kanallarıyla başlayan süreç, bu ölçüler çerçevesinde, Nitro Beast'ta yarı boyda, sona ermiş
bulunacaktır. Herhangibir yanlış anlamaya sebep olmamak için, bahis konusu, normalin yarısından az olan bu sürenin.
kilit devresinin açılma başlangıcı olduğunu, tekraren ifade etmek, yerinde olacaktır.

Hesapların gerçeği yanında bir de hayatın gerçeği olduğu şüphesizdir. Huğlu esnafının tüfeği, bu yarım santimle çalışma
verebildiğine göre, kim, nerede yanılgı içindedir.

Namlu içi barut yanma sürati hiç bir zaman doğrusal değildir. Giderek süratlenen bir seyirle, en yüksek seviyesine, yirmibeş
santim civarlarında ulaşır. Bunun yanında, kapak mekanizmasının mekanik dezavantajla açılma hızı da muhtemelen, Huğlu
buluşunun kaza ihtimalini azaltmakta ve Nitro Beast, belki de sınır bir değerle sıyırtıp, vaziyeti kurtarmaktadır. Geri getirme
yayı gücü, ilk anda, ataletiyle akordeon gibi ön kısımda toplanacağı cihetle esas patlama şokunda önemli bir direnç verme
durumunda olamıyacaktır. Mamafih, belirli bir aradan sonra onun yükünü de ihmal etmemek gerekir. Yaklaşık bir santim
aralığında ve yüksek güçte sürtünmeyle gerçekleşen kilit açma aralığının sonuna doğru ifade edilen bu direnç de devreye
girme durumuna yaklaşacaktır.

Diğer taraftan, günümüz ateşli silahlarının büyük kısmında, namlu boşaltımı nihayete erdiğinde dahi, içeride kalan basınçlı
gaz vardır ve aslında boş kovanı geriye süren de bu güçtür. Karanlıkta ateş edilen her tür tüfek ve tabancada bunun
ışıklı tezahürünü görme imkanı mevcuttur. Bunun yanında, yine günümüz av fişeklerinde standart olarak kullanılan üzeri
ince kanallı plastik kovanların bu özellikleri, aynen G3 yatak içi kanalları gibi, basınç eşitliği sağlayarak, fişeğin yırtılmadan
dışarı atılmasına yardımcı olmaktır. Huğlu'culara destek için fizik kanunlarının nasıl elbirliği içinde olduğuna şaşmamak
mümkün değildir. Yarım santim namlu geri hareketi gerçek olma durumunda, bu kabullere göre, kilit devresinin tam açılma
hali, birbuçuk iki santim içinde gerçekleşmiş olacaktır.

Ezcümle olarak, hernekadar, çalışabiliyor olsa da, Nitro Beast'ın güvenli olarak kabulü zor görünmektedir.

İkinci olarak tetkiki gereken husus, ecnebi taifesinin bu işi nasıl yaptığını araştırmak olacaktır.



Devam edecek.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


En son strongarm tarafından 19 Haz 2013, 09:44 tarihinde düzenlendi, toplamda 3 kere düzenlendi.

Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 18 Haz 2013, 14:53 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 19 Tem 2012, 02:21
Mesajlar: 468
Yaş:
Sayın strongarm ; inşallah önümüzdeki ay bir tüfek almak istiyorum ve benim 3.silahım olmuş olucak.Av için bir superpoze tabir edilen tüfekleri avcılar etik olarak görüp bunlardan almamı önerse de ben yarı otomatik Armsan/Armtac RS - A2 7+1 ya da 5+1 modelinden veya pompalı bir model almak istiyorum. Aynı zamanda pompalı tüfekler taktik amaçla da kullanılabilir olduğu için bana daha cazip geliyor ama av için yarı otomatikte çok daha mantıklı gibi. Kafam çok karışık ama gönlümün adresi Armsan modellerinden yana , sizin bir öneriniz var mıdır efendim?

_________________
What you came for? Surgery, with the chainsaw!


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 18 Haz 2013, 16:07 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Sayın BReal,



Konu dışına çıkmamak için sizi özel mesajdan cevaplıyorum. Umarım faydalı olur.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 18 Haz 2013, 22:47 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 19 Tem 2012, 02:21
Mesajlar: 468
Yaş:
Sayın strongarm ' a yardımlarından ötürü buradan da bir kez daha teşekkür etmek istedim , sayfalarımızı bilgiyle donatması bir yana özelden de ilgilenmesi ile kendisini bir kez daha bilgiyi paylaşabilen ve her zaman doğruya yöneltmeye çalışan bir üyemiz olduğunu göstermiştir .Teşekkürler.

_________________
What you came for? Surgery, with the chainsaw!


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 20 Haz 2013, 11:27 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Merhabalar,



Daha önceki yazıda, Huğlu Site'sinde, "gazlı sistemde çalışmadığı için, 36 gram doluyla Nitro Beast tüfeklerin 50 gram
etkisi verdiği ifadesinin artık yer almadığı "gözleminin doğru olmadığı, kuruluşun, kesin oranlar vererek, bu minval üzeri
çalışan sistemlerde %35 daha fazla güç temin edilebildiği ifade ettiği, üzülerek müşahede edilmiştir.

Kullanıcılar arasında "Gazlı" tabir edilen tüfeklerde, güç kaybı, ancak, standart ötesi uygulamalarla mümkündür. Yani,
namludan mekanizma yapılanmasına yönlendirilen gazın tedarik kaynakları olan tahliye kanalları,

- Normalden daha geniş çaplı, daha çok sayıda,

- Fişek yatağına 25 santimden daha kısa mesafede, standart veya daha çaplı,

- Gaz silindir hacmi standarttan daha küçük.

İmal edilme durumlarında böyle bir halin gerçekleşmesi kaçınılmazdır. Ciddi üretim kuruluşları, kendi tüfekleri için
uygun olan ilgili standartları, hesaplamalara dayanan yapılandırmaları, tatbiki denemelerde elde edilen kronometre
değerlerinin, gaz tahliyesiz labaratuvar namlularıyla alınmış örneklerle mukayesesiyle elde ederler. Yukarıda ifade
edilen üç esas,

- Tahliye kanal çap ve adedi,

- Tahliye kanalı fişek yatağından uzaklığı,

- Gaz genleşme silindir hacmi.

Parametreleri, uygun eşleşmeyi sağlayıncaya kadar değişikliklere tabi tutularak, kullanıcıya, diğer çalışma sistemleriyle
farkı olmayan, mekanizma işletimi için ayrılan gaz hacminin, ancak namlu atış muhtevası silahtan ayrıldıktan sonra dışarı
atılmasına cevaz verecek yapılanmaları sunarlar. Daha da ötesi, genelde kullanılmakta olan barutla, fişek yatağı sonrası
yirmibeş santimde, itici gücün tamamen sağlandığı ve hacim değişiklerinin fark yaratmıyacağı da ortak kabul halindedir.
Barut farklılıklarıyla görülebilecek değerlerin yapılanma değişiklikleriyle sıfırlanması mümkünken, %35 gibi bir güç kaybının
gerçekleşmesini düşünebilmek dahi yeterince ironiktir.

Ancak, genelde tek haneli rakamları aşmayacak yüzdeler içinde kalmak kaydıyla,

- Daha düşük gramajla çalışması için tahliye kanalları çapı büyütülmüş,

- Daha uzun namluda, tahliye kanal yer ve çapları aynı tutulmuş,

- Daha güçlü magnum dolularda, tüfek ve atıcıya yönelik yükün azaltılması için gaz silindir boyu, dolayısıyla hacmi
küçültülmüş,

- Kısa namluyla çalışma vermesi için tahliye kanal çıkışları yakın tutulmuş.

Örneklerde belirli bir gaz kaybı olacağı muhakkaktır. Bu nevi uygulamalar, tekniğe yeterince vakıf olmayan, bu konuda
araştırma gereği de duymadan hızlı sonuç alma heveslisi, tabir caizse, eyyamcı, tıflani müteşebbislerin işidir. Huğlu gibi
köklü geçmişi olan bir kuruluşun, bu kategori üreticilerden olmayı kabullenmesi, düşündürücü ve üzücüdür.

Huğlu'nun "Enerji Aktarımı" olarak tanımladığı, literatürde "Geri Tepmeli"="Recoil Operated" şeklinde nitelendirilen çalışma
sisteminde amaç, namlu içi yüksek basınç tehlikeli seviyede yüksek halde iken, fişek yatağı arkasını örten kapağın açılma
durumunun geciktirilerek, basıncın güvenli düzeye düşüşünü ve ardından açılışı temin için gerekli enerjinin, geri tepme ile
hareket edecek namlu/ kapak ikilisinin hareketinden alınmasıdır.

Geçmişe bakıldığında, tamamı da Browning tasarımları yapımcısı Belçika FN'la ait olan üç örnek görülmektedir. Bunlar,

- Geçen asrın başlarında üretilen A5,

- Geçen asrın ortalarında imal edilen Double Automatic,

- Geçen asrın son çeyreğinde yapılan A500 Modelleridir.

A5, geri tepme gücünü, kilitli kapak ve namlu ikilisini, barut gazı basıncı tam olarak tükenene kadar, önce gaz tazyiki,
daha sonra bu itici güçten alınan momentle bir fişek boyundan daha uzun aralıkta geri hareketle gövde arkasına vurana
kadar süren ve bu arada darbe elemanı horozu kuran, ardından, bu hareket enerjsinin kullanımıyla kilitten kurtulan kapağı
geride tutarken kendine ait, kurulmuş geri getirme yayının etkisiyle ileri giden namlu içinden, sadece tırnak marifetiyle
boşalmayı, daha sonra, yerine oturan namlunun serbest bıraktığı kapağın öne hareketiyle yeniden doldurmayı gerçekleyen
bir yapılanmaya sahiptir. Kapak ve namlu geri getirme yayları ayrıdır. Tüfek, atış sırasında önce yükselen, çok kısa sonra
yerine oturan namlu vuruşuyla alçalarak eski konumuna ulaşan bir nişan görünümü sergiler. Çok uzun geri tepme aralığı
sürecinde, gövdenin stabilitesini bozabilecek kusurlu tutuşlardan etkilenerek tutukluk yapma ihtimali mevcuttur ve ağır
dolular için kullanıcı müdahalesi isteyen, namlu hareketi üzerinde sürtünmeyi artırıcı özellikler veren değişik yüzük
montajları gerektirir. Yapımı pahalı, kullanımı tutukluklara açıktır. Miroku tarafından Japonya'da lisansla imal edildiği gibi,
modernize edilmiş yapılanmayla İtalya'da Franchi ve Breda tarafından taklid edilmiş, yarım asır süreyle otomatik tüfek
kullanıcılarına hizmet vermiştir.

Double Automatic, Oğul Browning'in, babasının, pahalı, nisbeten hantal ve tutukluk ihtimali yüksek A5'ine karşı geliştirilmiş
bir alternatiftir. Yalnızca iki atış verecek ve gövde yan tarafından, devamlı dolum yapılarak, her daim atışa hazır biçimde
görev yapacak bir yapılanmaya sahiptir. Bu tüfekte, namlu/kapak ikilisinin kilitli olarak geri tepme aralığı üç santim civarı
kadardır. Nisbeten kısa bu mesafe içinde kazanılan moment ve edinilen enerjiyle tahripkar vuruşlar çıkartabilecek namlunun
kendine ait geri getirme yayı hayli uzun tutulduğu gibi, üzerinde montaj mahalli ile sürtünmeyi artıracak, dolayısıyla hızını
kesecek bronz yüzükler de konulmuştur. Namlu gerisine kilitli duran kapağın açılması için, sevk muhtevasının silahtan
dışarı atılarak itici gücün düşmesi ve arkaya namlu hızının azalması şarttır. Bu şekilde, kilitli olan kapağın geri getirme yayı
kılavuzuna bağlı bir kütle, sürati düşmeye başlayan ağır namlu blokunun kendine önceden verdiği hızla arkaya gidişini
sürdürürken kilit mekanizmasını açarak, halen içinde bir mikdar gaz basıncı olan namludan kapağı ayırır. Boş kovanı dışarı
iten büyük ölçüde bakiye gaz basıncıdır. Kapağın tam geri gidişiyle, darbe elemanı kurulurken boşaltma, ardından, geri
getirme yayının itişiyle doldurma ve yeniden kilitlenme sağlanır. Sistem, bir bakıma, geri tepmeli ve ataletli düzenlerin
kokteyli gibidir. Huğlu'nun yeni tüfeği, düşünülen yapılanma doğruysa, bu tüfeğin, güvenlik unsurları çıkartılarak ve yay,
taşıma elemanları değiştirilip basitleştirilerek düzenlenmiş hali gibidir. Oniki yıl kadar üretimde kalmış, hayli pahalı olan
yapılanmasının, o sıralarda inkişaf eden gaz tahliyeli türlerle rekabet edememesi nedeniyle imalattan alınmıştır. Amerikan
Winchester kuruluşu, sistemde kullanılan hareketli namluyu, dışarıdan görülmeyen biçimde ve kısa olarak, namlu arkasında
yüzer halde taşıyan Model 50 tanımlı bir tüfeği, yaklaşık aynı zaman başlangıcında imalata almış dört yıllık bir seri sonucu
üretiminden vazgeçmiştir.

Geri tepmeli yivsiz tüfeklerin son örneği, geçen asrın 80'li yılları ortalardan sonra FN tarafından imal edilen A500 modelidir.
Bu tüfek, satılmağa başladığından beri yüksek talep gören Benelli döner başlıklı ataletli türlerin patent haklarının ihlaline
sebep olmaksızın benzer yapılanma verecek bir uyarlama olarak tasarlanmıştır. Benelli'de, bütün tüfeğin geri tepme enerjisi
kullanılarak kurulan kilit boşaltma devresi, bu örnekte, yüzer durumda gövde içinde yerini ataletiyle muhafaza eden kapak
grubuna karşı hareket eden namlu deviniminden sağlanmaktadır. Yine üç santim civarı tutulan namlu hareketinin
tamponlanması için şarjör borusu üzerine kompozit bir sademe söndürücü konulmuş, namlunun özel geri getime yayı uzun
ve güçlü tutulmuştur. Tüm silaha nazaran neredeyse üç misli hızla geri tepen namludan elde edilen enerjiyle komprese
olan, kilitli kapak arkasında kendine ait geri getirme yayıyla öne itilen kapak taşıyıcı arasında yer alan "Tökezleme Yayı",
kurulup boşalarak, kilit devresini açmakta, kurma, boşaltma ve doldurma işlevleri için kapağı serbest bırakmaktadır. Bu
tüfek de geri tepme ve ataletli sistemin değişik bir kombinasyonudur.

Zikredilen bu üç ana tasarım arasında, daha önceki yazılarda ifade edilen yapılanma doğru ise Huğlu'nun "Enerji Aktarımı"
tanımlı tüfeği, muhtemelen, varlığından haberdar olmadan, Double Automatic'in bir benzeri gibidir. Zira, aynı esnafın. daha
önce, namluya küçük bir geri hareket vererek, Benelli klonlarındaki tökezleme yayı kurulum süresini çok kısaltan ve hafif
dolularda çalışma şansı veren bir örneği mevcuttur. Bu tüfek, yaklaşımın izahatının olmayışı ve güçlü dolularla kullanarak
kısa sürede silahı hurdaya çeviren kullanıcılar nedeniyle kısa süre sonunda imalattan alınmıştır.

Muhtemel Nitro Beast yapılanması, kuruluşun gazlı tüfeklerinin kapak, kapak taşıyıcı sürgü ve kol yapılanmasında olmalıdır.
Farklı olarak, namlu altındaki gaz silindiri yerine basit bir halka ve arkasına bir güçlü yay ilave edilmiş, bir ihtimal, yüksek
şarjör kapasitesi düşünülmüşse, onun da arkasına bir doklama yüzüğü konmuş olmalıdır. Berettta modeli şarjörde, ifade
edilen montaj için, fişek haznesi önünde ileri uzanan güçlü bir cıvata yer alacaktır.

Tüfeğin, gazlı tabir edilen türlerden tüm değişikliği söylenen kadar olsa gerektir. Atış sırasında, namlu, arkasına kilitli olan
kapakla çok kısa mesafe geri teperek, kapağı üzerinde taşıyan ve bizim esnafın "Araba" olarak nitelendirdiği bloka bir
moment aktaracak, namlu dehşetengiz bir sademeyle durdurma elemanına çarpıp devinimini sonlandırdığında, araba kısmı
kilitli kapakla beraber aldığı hızla geri giderek, gazlı tüfeklerde piston hareketiyle yol alıyormuş gibi kapağı kilitten kurtarıp,
kurma, boşaltma ve yeniden doldurma işlevlerine açacaktır.

Sistemin "Double Automatic" ten dış hatlarla farkı yok gibidir. Ancak,

- Namlu hareketi sonunda, henüz kapak kilitli iken, namlu içi basınc aşırı yüksektir. Namlu hızı dehşet olup, kısıtlı bir
kullanımı müteakip, durdurma elemanları, hem namlu altı yüzüğü, hem şarjör üzeri olanları yönünden dağılabilecektir.

- Tüfeğin, Double Automatic'in en esaslı özelliklerinden biri olan, muhtelif ağırlıklara göre kapak açılma zamanını otomatik
ayarlama gibi bir özelliği hiç yoktur. Hafif dolularda nisbeten kullanışlı, orta ve ağır dolularda tehlikeli sayılabilir.

İşin daha da vahim yönü,

Sistem farklarıyla yüzde 0tuzbeş güç değişimini tahayyül edebilecek düşünce sistemlerinin, sorunları farkedip uygun
yaklaşımlar verebileceği bir yapılanma değildir.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 22 Haz 2013, 16:29 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Merhabalar,



Daha önceki yazılarda, "fişek yatağı yirmibeş santim ötesinden itibaren gaz itici
gücünün kayda değer değişiklik göstermeyeceği" ifadesindeki değerin, net olarak,
onbir inç, yani, yirmisekiz santim olduğunu tashihen bildirmek gerekecektir. Ölçü
beyanlarında, yalnızca hafızaya güvenmeme kuralı, ortadan yukarı yaşta kişiler
için pusula değerinde olmalı.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2013, 10:09 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Merhabalar,



Daha önceki yazılarda, Huğlu tüfekçilerinin yeni buluşu "Nitro Beast"la alakadar olarak, gerçekten potansiyeli olan
bu gelişmenin, hangi hususlara dikkat edilerek daha olgunlaşabileceği, yabancı taifesinin, aynı mealdeki gelişmelerde
neler üzerinde ağırlıklı olarak çalıştığı konuları, örneklerle vurgulanmağa çalışılmıştı.

Hafif silah gelişmeleri geçmişine bakıldığında, gerçekleştirilmiş çoğu yeniliğin, dört işlemden öte matematik, pratik ve
gündelik eşya kullanımından olan akrabalığıyla fizik ve kimya bilgilerinden fazlasına sahip olmayan, ortama intibak
kabilyeti yüksek, çalışırken elleriyle düşünen azimli kimselerce çıkartıldığını görebilmek mümkündür. Mutlaka mühendis
seviyesinde tahsilli kişiler hayli varsa da, George Morgan Chinn gibi, makinalı tüfekler hakkında ciltlerle "Şaheser"
seviyesinde kitapları olan fizik ve matematik dehalarının, önemsiz bir kaç patent dışında çalışan eşya uygulamasını
müşahede etmek mümkün değildir.

Bu konuda ortaya konan gelişmelerin ilmi analiz ve izahı, genellikle daha sonradan, hevesli ilim sahiplerince yapılmıştır.

Huğlu esnafının, ellerindeki makinaların kapasitesi içinde, kendilerince en iyiyi yapma gibi iyi niyete sahip oldukları su
götürmez bir gerçektir.

Ancak, araştırmanın çok kolaytığı bu devirde, bazı esasların es geçilerek, gerektiğinde kullanıcısının zarar görebileceği
oluşumlar vermek, sorumluluk kavramına ters düşecektir.

Nitro Beast'ta, kesin olmamakla birlikte, öngörülen yapılanmadan farklı olmayan tüfeğin zayıf noktaları nelerdir.

En başta geleni, namlu geri tepme mesafesinin çok kısa oluşudur. Bunun anlamı, namlu gerisini kapayan bloğun kilitten
kurtulmağa başladığında, iç basıncın, tehlikeli seviyede yüksek bulunuşudur. Filvaki, kilit mekanizmasının tam açılması
için, yaklaşık, geri tepme mesafesinin iki ila üç katı kadar daha bir aralık gerekecek ve bu arada namlu içi basınç tehlike
sınırı altına düşebilecektir. Ancak, kilit bloğu açılma sırasında aşırı zorlanacak, kovan atma açıklığından dışarı oldukça
şiddetli gaz ve küçük barut partikülleri çıkışı olacak, kovan epeyi uzaklara fırlayıp gidecek, kapak gövde gerisine, hatırlıca
bir vuruş çıkartacaktır, velakin,

Esas tahribat, kazandığı büyük hızla kendini durdurma elemanlarına pür şiddet çarpan namlu üzerinde gerçekleşecektir.

Bu cümleden olarak,

- Başlangıçtaki atışlar içinde görülmese de daha sonraları, namlu alt montaj halkası sert lehimle raptedildiği yerden
fırlayıp çıkabilecek, namlu atışla nişan istikametinde uzaklaşırken, kullanıcınan başına kimbilir neler gelebilecek,

- Bu olmazsa, namlu, söylenen noktadan aldığı müteaddit darbelerle yukarı doğru bükülmeğe başlayacak, tüfek devamlı
yukarıdan vuruşlar verecek, el kundağı çatlayacak, yamulacak,

- Namlu üzeri şerit, bükülmeğe ayak uyduramayıp sert lehimli yerlerinden kurtulup fırlayacak, belki de kullanıcının bir
yerlerine çarpacak,

- Namlu kuyruğu, zamanla gövde içindeki yuvasına çıkarttığı müteaddit darbelerle, bükülmeğe veya kesilmeğe neden
olacak, kilitle irtibat toleransını artırdığı için bir süre sonra tüfek kilitten ari açılmağa başlayacak, belki kovan dışarıda
infilak edecek...

Bunlar dışında, hemen akla gelmeyen, daha neler vukubulabilecektir.

Daha önceki yazılarda çalışma sistemleri izah edilen yabancı örneklerin hayli uzun geri tepme mesafesine karşı, Huğlu
esnafının bu değerinin çok kısa kaldığı. fotoğraflardaki, namlu üst şeridi ve gövde arasındaki mesafenin küçük aralığıyla
bellidir.

Huğlu sitesinde beyan edilen "Her Türlü Test", acaba kaç yüzbin fişekle yapılmıştır.

Sistem olarak büyük benzerlik gösterdiği tahmin edilen FN Double Automatic'te hayli uzun tutulan namlu geri tepme
aralığının sebebi, bu devinim sırasında, en ağır doluların dahi çıkarttğı yüksek namlu içi basıncın, düşme sınırını elde
edebilmektir. Zira, kapağın geri getirme yayı önündeki atıl blok, ancak geri tepen namlunun süratinin azalmasıyla ve
kendi küçük kütlesinin buna uyum gösteremeyip hızını devam ettirmesiyle ayrılmakta, kilit devresini açmaktadır.

Nitro Beast'ta, atıl blok yerine kaim olan, bizim esnafın "Araba" tabir etiği, kapağı üzerinde taşıyan iki kollu sürgüdür.
Muhtemelen, geri getirme yayı da şarjör üzerinde, bu sürgünün önünde konumlanmış bir halkanın arkasında yer almaktadır.

Böyle bir yapılanmada, namlunun sürat değişikliğini bekleyecek aralık, yüksek ihtimalle, Double Automatic'ten daha fazla
olacaktır. Zira daha büyük bir alanda sürtünmeğe muhatap kalacaktır.

Bunun anlamı, büyük aralıkta geri tepme sağlanma halinde, namlu içi basıncın, yeterli boşaltmayı çıkartacak seviyenin
altında kalacağıdır.

Buna engel olmak için yapılacak şey, muhtemelen geri getirme yayını zayıf tutmaktır.

Geri getirme yayının zayıf olma halinde, tüfeğin başına gelebilecekler ise, "Benelli" ve taklitleri ile zahirdir.

Nitro Beast'ın olgunlaşabilmek için daha hayli yol katetmesi gerekecek gibidir.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 26 Haz 2013, 17:48 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Merhabalar,



Bugün, yani 26 Haziran 2013 itibarı ile, Huğlu'cuların, müstakbel kullanıcılarının beğenisine sunduğu bir video kaydı
yayınlanmış bulunmaktadır.

Hernekadar, geri tepen namlu ile ilgili yapılandırma kayıtta tamamen es geçilmişse de, arif olanın anlayacağı
şekilde,

- Genel tasarım, aynen tahmin edildiği üzere, Huğlu'nun gazlı tabir edilen tüfeklerinin, gaz piston ve silindiri iptal
edilmiş haliyle aynıdır.

- Animasyonda, karanlık şekilde resmedilmiş olsa da, şarjör borusu ön kısmında, Beretta benzeri, namlu altı montaj
halkası içinden geçen, hazne önünü kapatan tapa ile birleşik bir cıvata mevcuttur ve namlu montaj halkası iç
çapı, şarjör borusu dış çapında, ancak ön kısmı kapalı ve içinden mezkur cıvatanın geçeceği bir delik açılmış,
arada husule getirilen boşluğa, güçlü, namlu geri getirme yayı yerleştirilmiş olmalıdır. Namlu geri hareketi, montaj
halkası ön duvarının, şarjör borusu önüne çarpmasıyla durdurulacaktır. Huğlu'cular, tüfeklerinin kısa sürede bu iki
tamponlama mahallinin, alacakları dehşet-i engiz sademelerle yekdiğerini haşat durumlarına muhatap etmesini arzu
etmiyorlarsa, namlu geri getirme yayını sona kadar zorlamadan araya girecek, sanayide son derece başarıyla
kullanılan, poliüretan esaslı plastik yaylardan da koymuş ve çarpışmanın tahripkar etkisini daha aza indirmeği
düşünmüş olmalıdırlar.

- Teşhir edilen ve esas kısmı gizlenen yapılanma, daha önceki yazılarda yer alan ve potansiyel mahzurları detaylı
olarak izah edlen tahminin tıpkısıdır. Bu, bilinen kapasitenin nelere yetebileceğini tahmin edebilecek kişiler nezdinde,
nelerin, ne kadar gizlenebileceği konusunda yeterli fikir vermiş olmalıdır.

- Tüfeğin, bu haliyle, gazlı örneklere kıyasla fazlaca maliyet farkı mevcut değildir. Gövde içine doğru namlu geri uzantısı
yuvası, yarım santim daha derin işlenmiş, gaz pistonu yerine bir yay ve, umulur ki, plastik esaslı bir durdurma tampon
ünitesi eklenmiştir. Tüfeği görür görmez taklide başlayacak epeyi heveskar üretici çıkabilecektir.

- Huğlu esnafının iyiliği yönünden, uygulananan kısa geri tepme aralığının, güçlü dolular için yetersiz, hatta tehlikeli
kalacağını tekrarla, satışta ecnebi pazarlara sevkiyat için acele etmemek gerektiğini ifade etmekten başka söylenecek
şey kalmadığı görülmektedir.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 26 Haz 2013, 18:16 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Teşekkürler Sayın KAFKASYA,


Umulur ki, Huğlu üreticilerinin de intibak süreleri bu kadar seri olsun.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 12 Tem 2013, 16:10 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Merhabalar,



Huğlu Kooperatifi'nin, çok kısa namlu geri hareketiyle kilit açma işlevini yapan, eski Benelli taklidleri zamanından bir
örneği olduğu daha önceki yazılarda belirtilmişti.

401 A/B tanımlı bu tüfekler, aslında, Browning A500 modelinin, namlu geri hareketi çok kısaltılmış, namlu sademe
durdurucuları baside indirgenmiş klonlarıydı.

Benelli örneklerinde, kapak ve kapak taşıyıcı arasındaki vurup sekme elemanı yayı kuran devinimin, bütün ağırlığıyla
geri tepen tüfeğin tamamından elde edilmesine mukabil, FN tasarımcıları, bu işlevi, geri hareket edebilen, tüfek ağırlığının
yaklaşık üçte biri değerinde olan namluya tevcih etmişler, bu şekilde aslındakinin muhtemelen üç misli hız ve ona mümasil
moment kazanan elemanın dehşetli sademesini sönümlendirmek için, şarjör üzerine geçirilmiş çok güçlü, karekesitli bir
yay ve ardında, kompozit, boru şekilli tamponlar kullanmışlardı. Namlu, büyük bir enerjiyle çarptığı bu durdurucularda,
gövdeye sademeyi intikal ettirmeden yavaşlayıp hareketini sonlandırabilmekteydi. Ancak bu halde bile, bir kısım tüfekte.
ani geri tepme sademesiyle ön tarafa akordeon efekti ile toplanan yayın, sonradan aniden namlu tesbit halkasına
vurmasıyla yukarı doğru esneyen namluların, üstlerindeki şeridi attıkları gözlemlenmişti. Namlu, geri hareketle, ataletiyle
yerini muhafaza eden kapak taşıyıcısı ile kendine kilitli kapak arasında kalan çarpıp sekme elemanı yay görünümlü
enerji depolayıcıyı kurmakta, o da, namlu sevk muhtevasının çıkıp gitmesine elveren bir zaman aralığı sonunda açılarak
kapak taşıyıcıyı geri itip, döner başlıklı kapağı kilitten kurtarmaktaydı. kapak ve taşıyıcı arasıdaki çarpma sekme aralığı
yarım santim civarında olmasına rağmen, namlu geri hareketi, iç basıncın düşme sınırında geri gidişin sonlandırılmasına
her ağırlıkta doluda imkan verecek ve sademenin gövdeye zarar vermesini önleyecek değerde, üç santime yakındı.

Huğlu mucitleri, namlu geri hareketini A500'ün neredeyse altıdabirine indirip, durdurma elemanı olarak, aluminyum alaşım
gövde üzerinde, namlu geri uzantısının yuva karşılarına gelen kısımları tercihle, geri hareket sonrası namlunun ileri gidip
yerine oturması için, tesbit halkası gerisine, çapı küçük ve güçlü bir yay koymayı uygun bulmuşlardı. Hernekadar, çalışma
düzeni aynı gibi görülmekteyse de, namlu, çok kısa hareketin tüm hışmıyla gövde üzerindeki karşılıklarına vurmakta,
üst şerit, bazan ezilerek daha derinleşen gövde karşılıklarının, şerit gerisi için gövde önünde bırakılan açıklığın azalmasıyla,
o mahalle vurarak yerinden kalkmakta, kopmaktaydı. Bazan, aynen A500 örneğinde olduğu gibi bu vukuat, namlu esnemesi
neticesi de ortaya çıkabilmekteydi.

Huğlu'nun bu tüfekleri, düşük gramajlı dolularda çok iyi netice vermesine rağmen, ağır türlerde, tüfek ve atıcıyı çok
yıpratmaktaydı. Sonradan üretiminden vazgeçilmiş olmasına rağmen, bugün dahi, muhtemelen, çok fazla atış yapmayıp
tüfeğini paralama safhasına getirmeden, memnuniyetle kullanmakta olan kişiler mevcuttur.

Huglu esnafı, muhtemelen, Nitro Beast'ı, bu tüfekten aldığı tecrübe üzerine bina etmiş olacaktır.

Ancak,

-İlk Benelli klonlarının, son derece güvenli, sağlam ve namlu arka uzantısına çok az yük bindiren döner tür kilit sistemine
mukabil, Nitro Beast, Beretta türü, geriden, namlu arka uzantısını yukarı bükmeye mütemayil, daha zayıf bir kilit düzeni
taşımaktadır.

-Benelli mukallidi türün, önce öne, ardından arkaya olan kilit açma hareket yönlerine karşılık, Nitro Beast, sadece arkaya,
yani, ilk örneğin üçteikisi kilitten kurtulma aralığına sahiptir ve devinim, ilkinin, öne ve yaya karşı kurulma safhasının, dolu
ağırlığıyla orantılı hızına mukabil, tam doğrusal bir sürata sahiptir.

-Bütün bu menfi faktörlere karşı, Nitro Beast aynı kısa namlu geri hareket değerini taşımaktadır.

Diğer taraftan, buluşun, av tüfeklerinde ilk olduğunu, iyi analizle gerekli tedbirler alınabildiği takdirde, gerçekten işe yarar
bir düzen olarak geniş kullanım yeri bulabileceğini ifade etmek de gerekecektir.

Ancak, ilk örneklerdeki yapılanma, aynen bu türe de taşınmışsa, yani, namlu geri hareketini durdurucu olarak gövde içi
namlu arka uzantısının yuva karşılıkları seçilmiş, namlu tesbit halkası gerisine sadece bir tek güçlü yay konulmuşsa, tüfeğin
güvenli olmadığı, hatta tehlikeli olacağını özellikle belirtmek gerekecektir.

Bu nevi bir yapılanmada, gövde üzerine namlu geri uzantısının dehşet-i engiz vuruşlarıyla, zaman içinde, uzantı yukarı
bükülerek kilit kertiğini aşırı aralıyacak, belki bir süre sonra tüfek kilitsiz çalışmağa başlıyacak, ezilen gövde üste veya
alta doğru çukurlaşıp ya da çıkıntı vererek, kapak geri hareketini engelleyecek, üst şerit, hem ataletli sademe, hem de
bükülmeyle mutad seyahatlerini sürdürecek, namlu içi basıncın en yüksek zamanında açılan kapak nedeniyle basıncın
bir kısmı arka taraftan zayi olacak, bu arada kullanıcı da olaylardan nasibini alma durumlarına muhatap kılınacaktır.

Bu haliyle tüfeğin,tabir caizse, amotisorsüz arabadan farkı yoktur.




Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 12 Tem 2013, 18:23 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Merhabalar,




İnternetteki av ve avcılık sitelerimizden birinde, Huğlu'nun, yeni sistemini tam olarak ifşa eden bir video mevcuttur,

Çekimin, ilgili kuruluş rızası mı, yoksa bir meraklının gayreti ile mi orada bulunduğu belirsiz ise de sistemin ne olduğu
konusunda şüphe götürmez hususları havi olduğu muhakkaktır.

Bu çekime göre, namlu çok az bir aralıkla geri doğru hareket ederken, kapağı kilitli tutan sürgü ile arasındaki güçlüce
bir yayı komprese etmekte, namlunun gövde üzerindeki yuvasına çarpışını takibeden zaman aralığında, bu yay
açılarak, sürgüyü geri itmekte ve kapağı kilitten kurtarmaktadır.

Daha önceki yazılarda izah edildiği üzere, bu tüfekte çok iyi yaklaşım gerektiren iki ana husus mevcuttur;

- Namlu içi basıncın güvenli sınıra düşmeden kapak kilit devresinin açılmaması,

- Çok kısa hareket dolayısıyla ortaya çıkan aşırı tahripkar namlu hareketinin zararsızca sönümlendirilmesi.

Büyük bir ihtimalle, A500 mukallidi 401 serisinden alınan ilhamla tesis edilen, namlu ve sürgü arasındaki enerji toplama
yayı, namlu içi basıncın güvenli seviyeye düşüşünü gerektiren zaman geciktirmesini sağlama durumunda olacaktır.
Bu yönden Huğlu mucitlerini tebrik etmek gerekir. Ancak bu gecikme işini, muhtelif ağırlıkta dolular için farklı zamanlarda
değil, hepsi için ortak tek bir sürede gerçekleştirecektir. Bunun nedeni, çok kısa tutulan namlu hareketidir. Zikredilen
hareketin yeterli uzunlukta temini durumunda, enerji toplama elemanı ara yayın açılması, ancak, namlu hareketinin
yavaşlaması, yani iç basıncın farkedilir oranda düşüşü akabinde, kompresyonun yavaşlayıp sona erişiyle vukubulacak,
her ağırlıkta dolu için farklı süreler veren otomatik gerçekleşen pratik bir ayar temin edilebilecektir. Nisbeten uzun
tutulan namlu hareketi gereği mekanik yapılanmanın maliyeti, mutlaka, kullanımın getireceği güvenden düşük olacaktır.

Görülen kadarıyla, kısa namlu hareketi, daha önceki yazılarda tarif edildiği gibi, gövde içi namlu geri uzantısının yuva
karşılıklarına çarptırma şeklinde durdurulmaktadır. Bunun mahzurları bir önceki yazıda izah edilmiş olup aynen varlığını
sürdürmektedir.

Huğlu esnafının ortaya koyduğu bu gelişmeyi, enerji toplama elemanı yayın, kapakla taşıyıcı arasından alınıp, namlu ile
taşıyıcı hamili sürgü aralığına konmuş bir A500 taklidi 401 olarak nitelendirmek mümkündür.

Buna nazaran,

Nitro Beast, gerçekten akıllıca bir buluş olmasına rağmen, mutlaka islahı gerekmektedir.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 15 Tem 2013, 10:32 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Merhabalar,



Büyük kısmı, müellifin mesajlarından oluşan, hayli uzun bu konuyu noktalamanın zamanı gelmiş olsa gerektir.

Okuyanların bir kısmında, "Pazara dahi verilmemiş bir mal için, bu kadar öngörünün biraz peşin hüküm mahiyeti taşıdığı"
düşüncesi oluşması yüksek ihtimaldir.

Ancak, çok yerinde bir özdeyişimiz vardır.

"Görünen köy kılavuz istemez".

Daha evveliyatla, şunun da altının kalın hatlarla çizilerek belirtilmesinde yarar olacaktır,

Huğlu esnafının, çıkarttığı bu gelişme, devlet destekli, atanmış kişilerce yürütülen, "Milli Tabanca", "Milli Piyade Tüfeği"
safsatalarının çok çok üstünde, kıyas kabul etmez bir değerdir. Bütün bildikleri, seneler içindeki, ulaşabildikleri, açıp
içine bakabildikleri örnekler olan, yabancı dil imkanları kısıtlı, intibak süre ve kabiliyetleri yüksek, elleriyle düşünebilen,
bu çok değerli tatbikat adamları, gerçekten, iyi bir patent avukatının elinde, Dünya çapında kıymet olabilecek yeniliğe
imza atmışlardır. Onları can-ı gönülden tebrik etmek, düşünceye değer veren her kişinin boynunun borcu olmalıdır.

Bu kişilerin eksik tarafı, bilimsellikten uzak olmalarıdır. Bunu, beyanlarıyla ifadeden de kaçınmamaktadırlar. Yoksa, alan
kıyası bire üçbin olan namlu içi ve gaz tahliye delik çapları vüsatleriyle yüzde otuz güç kaybı iddiaları, tek hücreli hayvanlar
gibi bölünerek çoğalabilme imkanı olmayan saçmalarla otuzaltı gramla elli gram etkisi savları, bu kadar saflıkla kuruluşun
sitesinde yazılı olarak yer alabilme olasılığını kazanamıyacaktır.

Bu arkadaşlar, çalışkan, temiz kalpli, inandıklarının hakikat olduğunu sanan, bilimsellikle biraradalığı tadmamış, ona alışmamış
zeki, dürüst kişilerdir. Yaptıklarını küçümsemek kimsenin haddi olmamalıdır.

Bu arkadaşlar, karabarutun infilak ettiğini, dumansız barutun yandığını yaşayarak öğrenmiş, bilen, ancak onun mekanik
gerçeklere bağlantısını yapamıyan kişilerdir. Bilimsel düşünebilen kişilerin onlara yol göstermesi, kendilerine bahşedilen bu
yeteneğin doğru kullanım yerlerinden biri olsa gerektir.

O zaman, kılavuz gerektirmeyen köyün, gözönündeki kerterizlerini açıklamak gerekecektir.

İlk görünen, uzun namlulu bir ateşli silahta verilen çok kısa namlu geri hareketidir.

Pratiğin şanslı tarafı, günümüz, daha doğrusu, yurdumuz halihazır fişeklerinde kullanılan barutun orta süratte yanan,
dumansız cinsten oluşudur. Böylelikle, barut hakkı tam yanıp tüm itici gücünü kazanmasından çok önce namlu geri
hareketi başlayıp bitmekte, arkaya doğru kazanılan moment ve enerji, doğrusal hesapla ulaşılanın hayli altında gerçekleşme
durumunda kalmaktadır. Namlu, kapak, sürgü ve geri getirme yayı ağırlıklarından oluşan bu grubun her atışta çarpacağı
gövde üzeri yuva karşılıklarına vereceği darbe, bir buçuk kiloluk bir çekiçle kuvvetlice vurulandan biraz fazladır. Bu iş
yapabilme gücünün, yine de 6.35mm bir tabanca çekirdeğinin vuruş enerjisinin yarısından az olduğu rahatlatıcı bir gerçek
ise de, binlerce atış neticesi, vurulan yerin ne hale geleceğini bir düşünüvermek, vaziyetin ciddiyetini gösterme yönünden
uygun olacaktır.

Kazara kendi fişeğini hızlı bir barut, veya, bulamayıp, daha zayıf güçlü olacağı düşüncesiyle kara barutla dolduran kişiler
için vaziyet daha da vahimdir. Yurtdışı satışları halinde, bu durum daha da ciddiyet kazanacaktır.

Bu uygulamada yer alması gereken bilimsel gerçek, geri hareketin yeteri uzunlukta tutulması halinde, itici gücün en üst
noktaya ulaşması durumunda, arkaya hareketin, daha sonraki safhalarda yavaşlayacağıdır. Ancak, çok kısa geri tepme
aralığının, çarpma gücü, hemen hemen tüm ağırlıkta dolular için aynı olacaktır. Bu gerçek, tüfeği ilk eline alan, bilimsel
düşünce sahibi her münekkidin ilk gözüne çarpan husus niteliğindedir. Farkedilebilen yapılanma gereği, kapak gerisinin
açılması, namlu arkaya hareketinin sonlanmasından ve enerji depolama yayının sıkışıp açılmasını takiben gerçekleşmekte
olup, bu arzu edilen, lehte bir durumdur.

İkinci görünen bilimsel eksiklik, tüfeğin, muhtelif ağırlıkta dolular için ayar imkanının mevcut olmayışıdır. Namlu, çok kısa
geri hareketini her gramaj doluda aynı zamanda vererek kapak açma hareketini başlatacağı için, özellikle ağır türlerde,
sevk muhtevası çıkıp gitmeden namlu gerisinin açılıp, önemlice bir gaz kaybının buradan vukubulacağı ortadadır. Geri
hareketi, bu çok kısa aralıkta, yavaşlatma imkanı verecek sürtünme esaslı geciktirme elemanlarını kullanılabilme şansı
mevcut değildir. Bu haliyle tüfeğin, en hafif dolularla çalışma vermesi için, tahliye delikleri büyük tutulmuş, daha ağır
türlerde silah ve atıcıyı pataklayan ucuz gaz sevketmeli otomatiklerden hiç bir farkı yoktur.

Üçüncü görünen eksiklik, tüfeğin yapılanmasının, internette izlenebilen, yarım dakikalık meraklı videosundaki gibi olması
durumunda, tüfeğin, namlu yukarı ve aşağı tutuşlarda farklı çalışma vereceğidir. Zira, enerji depolama yayı, serbestçe
şarjör üzerinde dolaşırken aynı zamanda namlu geri getirici olarak da görev yapmaktadır. Pratikte büyük bir kullanım
değişikliği göstermese de, pimpirik yabancı otorite taifesinin ilk görüp mızmızlanacağı hususlardan biri bu olacaktır.

Görünen sonuncu ve en önemli vasıf, bilimsel eksikliklerinin giderilmesi halinde, tüfeğin maliyetinin çok artacağıdır. Pratik
değerlendirmelerle çalışır görünen örneğin, standart kullanım için yapılması elzem olan ekleri, bilimsel çalışmalar ve ona
uygun yapılanmanın fazlalık giderlerini ihtiva edecektir. Aksi halde, silahın, bir zamanlar Karadeniz bölgesinde, "Kilitli Sürgü"
kavramından bihaber illegal teşebbüs erbabının, duyduklarında asma kilit aradıkları zamanlarda imal ettikleri 9mm Parabellum
tabancaların kullanım dayanıklık ve özelliklerinden öte şansı olamıyacaktır.

Bu nedenlerle, tüm bu konu altında yazılanları, "Çokbilmişlik taslama ve görmeden, eline almadan acele yapılmış tenkidler
yerine, apaçık görünen bazı eksiklikleri farkedip, üreticileri, işin başında ikaz etme" şeklinde değerlendirmek, muhtemelen
doğru olacaktır. Bu değerleri, bilimselliğe yönlendirebilmek, her aklı başında kişinin görevi olmalıdır.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 10 Eyl 2013, 09:43 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Merhabalar,



Hernekadar, daha önceki yazıda konunun noktalandığını ifade edilmişse de, Huğlu mucitlerinin mücessem örneğinin
pazara verilip kullanıcılar elinde iş görür hale geldiği şu günlerde, yaklaşımın özetle değerlendirilmesinde yarar
olacaktır.

Kısaca ifade edilmek gerekirse, "Nitro Beast" tamamen yeni bir buluş değildir.

Çalışma prensibi, geçen asrın ortalarında FN tarafından pazara sunulan, iki atış kapasiteli, "Double Automatic" ile
hemen hemen aynı, bir bakıma, "Karikatürize Edilmiş" şeklidir. Zira;

Double Automatic'te namlu geri hareketi üç santimetre civarı olmasına rağmen, Nitro Beast'ta yarım santimetre kadardır.

Double Automatic'te namlu için ayrı ve ana görevi, geri tepmeyle kazanılan enerjinin amortize edilerek gövdeye
taşınması olan güçlü geri getirme ve kapak için ayrı irca yayları, Nitro Beast da mevcuttur, ancak, namluya tahsis edileni,
devinimine uygun olarak çok daha kısa tutulmuştur.

Double Automatic'te, kapak/namlu kilitli grubuna dayalı ayrı bir açma ağırlığı birimi olmasına rağmen, Nitro Beast'ta
bu görev, muhtemelen tesadüfi olarak keşfedilen, kapağı üzerinde taşıyan sürgüye verilmiştir. Filvaki, bunun bir
gelişme olduğu ifade edilebilir.

Double Automatic'te oldukça uzun olan namlu geri hareketinin ana sebebi, kapakla beraber oluşturduğu büyük kütlenin
kazandığı momenti hemen hemen sönümlendirerek gövdeye intikal ettirmek ve ona dayalı olan kapak açma ağırlığının,
momentten aldığı payla yoluna devam etmesi neticesi, muhtelif ağırlıkta dolular için otomatik, farklı açılma zamanı temin
etmek olmasına rağmen, Nitro Beast'ta böyle bir amaç, görüldüğü kadarıyla akla dahi getirilmemiştir.

Nitro Beast'ın çalışma şekli şöyledir;

Atış sırasında, kapak, kilitli olduğu namlu ile birlikte geriye kısa mesafede hareket ederek bir moment kazanmakta, ikili grup
vargücüyle gövdeye, yalnızca namlu irca yayı tamponlamasıyla vurarak dururken, kapağı üzerinde taşıyan sürgü, aldığı
momentle arkaya giderek, çok kısa aralıktaki seyahatinde kilit bağlantısını çözerek, kapağı kazandığı eylemsizlik ve namlu
içindeki, dolu ağırlığına göre, tehlikeliden, nisbeten tehlikesize değişen bakiye gaz basıncıyla, boşaltma, kurma ve yeniden
doldurma işlevleri için açmaktadır.

Namlu ön montaj halkası ile sürgü arasında yer verilen namlu geri getirme yayının, yarım santimetrelik bir devinimi yeterince amortize edebileceği şüphelidir. Muhtemelen bu elemanın esas görevi, geri tepen namluyu, normal yerine taşımak olacaktır. Tamponlama işlevi için, kapalı yuvada, genişleme toleransları iyi hesaplanmış, sınırlı kullanım süreli poliüretan yaylar daha uygun bir tercihtir.

Tüfeğin, magnum dolularla kullanılması tehlikelidir.

Arkaya doğru, yarım santimetre tam kilitli, ek yarım santimetre tamdan sıfıra, toplam bir santimetre geri tepmeyle açılan
namlu kapak bağlantısının, güvenli olduğu söylenemez. Hatta Huğlu mucitlerine, bunun yerine, doğrudan, kilitsiz bir düzen
üzerine çalışmalar yapmaları dahi tavsiye edilebilir. Günümüzün, üzeri mikro kanallı plastik fişekleri, yırtılmadan, çoğu
dolu ağırlığını tahliye edebilecek özelliktedir.

Öte yandan, dış ülkelerde, hernekadar, durumu teknik olarak analiz etmeden, çalışırlığına bakarak satın alabilecek müşteri
kitlesi giderek artmaktaysa da, halen aklı başında uzmanlar da mevcuttur ve, şimdilik hiç bir ihracat girişiminde
bulunulmaması acizane tavsiye edilebilir.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 19 Ara 2013, 13:16 
Çevrimdışı
Üye

Kayıt: 11 Kas 2013, 14:36
Mesajlar: 47
Yaş:
Sayın Strongarm harika bilgiler, mükemmel doğrulukla yorumlar. Tüfeği kullanan yakınlarımında yorumu çalışma prensibinde kilit nokta oynayan namlu hareketinin, geri tepmeye ve ağır fişek kullanmada olumsuz etki yaptığı yönündeydi. Fakat ben yinede dizaynın ilerleyen süreçte mümkün sorun giderici eklemelerle stabil bir hale gelebileceği kanaatindeyim. yaklaşık yüzyıl önce italyanların denediği bir sistem olmasına karşın Nitro Beast konseptinin önümüzdeki safhalarda daha stratejik ve profosyonel dizayn süreciyle umutsuz olmadığını düşünüyorum.

Saygılar

_________________
Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 19 Ara 2013, 15:44 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Sayın Karatay,


Nitro Beast'ın çalışma prensibi, "Kısa Geri Tepmeli Kilitli Sürgü", aslının ne zaman ortaya konruğu tam bilinmeyen, ama
çoğu hafif ateşli silah yapılanmasında geniş kullanım bulan bir uygulamadır.

Huğlu müteşebbislerinin yaptıklarında şaşırtıcı olan, hayli düşük ilk hıza sahip, dolayısıyla namluda kalış süreleri uzun
olan dolularda, geri tepme ile kilit açılma enerjisini sağlayan hareketin çok kısa tutulmasıdır. Bu olguyu sağlayan
buluşun, matematik öğelere dayanmadan, sınırlı pratik deneylerle gerçekleştirildiği belli olmaktadır.

Tasarımın daha güvenli hale getirilmesi için elzem olan, geri tepme aralığı uzatımı ve hareketli namlu sademe şokunun
yastıklanması, mevcut basit yapılanmayla çok zor olup, bilimsel yaklaşımlarla yeni düzenlerin eklenmesini gerektirecek,
maliyetini artıracaktır.

Az da olsa kullanım halinde olan sınırlı sayıda tüfekle kötü haberlerin alınmamış olması sevindiricidir. Bunun her daim
devamı yanında, üreticilerin de muhtemel mahzurları görüp yaklaşımlar akletmeleri şayan-ı arzudur.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 25 Mar 2014, 17:19 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Merhabalar,



Huğlu'cularımızın tasarımı "Nitro Beast"ın geri bildirimleri gelmeye başlamıştır.

Satın alıp kullananların ekseriyeti, tüfeklerine toz kondurmasalar da, genel olarak, "Vuruş alanının daha çok solda
toplanması" kaynaklı bir şikayetin varlığı farkedilmektedir.

Bir tüfek ne sebeple nişan hattından farklı yere, özellikle sola saçma toplayabilir ve bu nasıl önlenebilir.

Huğlu esnafının yeni yivsizlerinde kafa yormayı gerektiren en ağırlıklı konu bu olsa gerektir.

Muhtemelen bu oluşum, silahın çalışma prensibinden kaynaklanmaktadır.

Daha önceki yazılarda, kapak takımının, olması gerekenden çok daha önce açılmaya başladığı belirtilmiştir. Buna göre,
namlu içi basınç halen çok yüksek seviyede iken sürgü açılmakta ve saçmalar daha namluyu terketmeden, gövde,
geri tepen tüfek aksamının adamakıllı bir şamarına muhatap olmaktadır.

Bu darbenin, eğer tüfekte kundak büküklüğü mevcut değilse, yapacağı, hissedilen tepmenin daha yüksek şekilde
algılanması olacaktır.

Ancak, yurdumuz tüfekçilerinin genelde hep uyguladıkları gibi, kundak içe bükümlü olarak imal edilmişse, namlu içi
muhteva, daha silahtan ayrılmadan, namlu eksenine göre sağ tarafta kalan dayama yüzeyi merkezli, sola doğru bir
salınım kazanacak ve aynı ivme saçmalara intikalle, onları nişan hattından sola doğru iteleyecektir.

Filvaki, sistemin erken kapak açma keyfiyetinin sola çektirme eylemi ile bağlantısı, sadece mevcudiyeti tam bilinmeyen
"Kundak Büküklüğü" ile sınırlı değildir.

Namlu içinde henüz saçmaları dışarı sevketme işlevini bitirememiş yüksek basınçlı barut gazı, erken açılan arka cenahtan
da dışarı kaçacaktır.

Bu tazyikin, tüfeğe zarar vermeden dışarı atıldığı yer, sağ taraftaki kovan atma açıklığıdır.

Bu kaçak, sağ taraftan acele firarında tüfeği sola iten bir yönlendirmeye neden olacak, namlu içi muhteva, aynen bir
önceki alternatifte izah edildiği gibi, aldığı ivmeyle, vuruşları sol tarafa sevkedecektir.

Sistemden gelen aksaklıklar yanında, tüfeğin tetkikiyle, muhtemel başka nedenlere de vakıf olmak mümkündür.

Ancak, nişan almaktan daha çok, kullanıcının insiyaki olarak doğrultup ateşlemesiyle vuruş veren yivsiz taifesinde bu,
kolay halledilebilecek bir durum değildir. Zira, kullanıcıyı arpacık veya üst şeride bağımlı kılmaktadır ve çabuk atışlarda
yine bildiğini okuyacağı, sola çekeceği kesindir.

Huğlu mucitleri, ne yapıp edip, namlu muhtevaı ancak dışarı sevkedildikten sonra kapağın açılmasını sağlamalıdırlar. Bunun
başka çaresi yoktur.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 10 Ara 2014, 15:11 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Merhabalar,


M16 tasarımcısı Eugene Stoner'i muhtemelen tanımayan yoktur. Armalite kuruluşunda mesai verdiği 1960'lı yıllarda,
hükümete tüfek vermenin verdiği moralle hayli verimli bir zaman aralığına giren Stoner'in, o çağları görebilen bazı silah
meraklılarının hatırlayacağı "AR17" tanımlı bir yivsiz tüfek teşebbüsü de mevcuttur.

Zikredilen zamanlar, bu branşta, üretimde neredeyse tamamen Browning'in uzun geri tepmeli sisteminin egemen olduğu,
Amerikan Sears ve Remington, Avrupa'da Beretta öncülüğünde, yavaştan "Gaz Sevketmeli Sistem"in küçük örneklerle
gelecek aradığı çağlar olup, Stoner kendi tüfeği için klasik "Geri Tepmeli" düzeni seçmiştir.

Gün içinde binlerce fişek yakarak tüfeğinin ağırlığını taşıyan poligon atıcıları hedef alınarak yapılan 12 Gauge tüfeğin
ağırlığı, 2.5 Kg civarında tutulmuş, yenilikçi Armalite, bu evsafı, kapak ve sair bir kaç hareketli parça ile namlu yatağı
dışında tüm aksamı, o zamanların gözde uzay malzemesi aluminyum alaşımlarından ve kundaklar için, içi boş plastik
malzeme kullanımıyla gerçekleştirmiş, mühimmatı, hafif atış dolularıyla sınırlamıştır.

Aynen AR15 gibi döner başlıklı bir kilit yapılanmasına sahip tüfek, şarjörden ari olup, biri namlu, diğeri fişek besleme
rampasında sadece iki atım kapasiteye sahip biçimde düşünülmüş ve... Çalışma düzeni olarak, akıllara durgunluk verecek
ahvalde, "Kısa Geri Tepmeli" düzende yapılandırılmıştır. Namlu geri hareketi, aynen bizim Huğlu'cular gibi, 6mm olarak
gerçeklenmiştir.

Stoner mektepli bir mühendis değildir ve yivsiz tüfeğinde, üstelik çeliğe oranla neredeyse yarı ağırlıktaki kombine metal
namluyla en az iki misli moment ve hareket enerjisi çıkartacak bir sademeyi gövdede massedecek yapılanmayı, bir tek
güçlü yayla geçistirecek sivri akıllılığı bu nedenle göstermiş olmalıdır.

Patent müracaatı yapılan ve pazara arzedilen tüfek için 1800 adetlik parça imal edilip, sadece 1000 tanesi monte edilerek
satışa arzedilmiş, 1964-1965 yılları arasındaki girişim, silahın aşırı tepmesi, sadece hafif dolulara münhasır ve iki atış
kapasitesinde olması, fazladan, gelenekçi Amerikan toplumunun hafif alaşım malzemeye yaklaşımının yeterli ısıya ulaşamaması
nedenleriyle programdan kaldırılmış, patent girişimi neticelendirilmemiştir. Bunu aslında, atıcı taifesinin, tüfek hamallığını, ondan
dayak yemeğe tercih etmesi şeklinde algılamak da mümkündür.

Aynı yıllar, Avrupa'da FN'ın, Browning mahdumunca tasarlanıp pazara verilen, her ağırlıkta fişeği kullanabilir, yine yalnızca
iki atış kapasiteli, çelik konstrüksiyon ve yine kısa geri tepmeli, ancak çok daha büyük aralıklı namlu hareketine sahip,
"Double Automatic"in satış şansı aradığı çağlar olup, daha uzun ömürlü olmasına rağmen bu tüfek de imalattan alınmak
ahvaline muhatap olmuştur.

Stoner'in AR17si ile daha ağır dolular deneyip başına haller gelen kişilerin olup olmadığı meçhuldür ve satıldığı söylenen
toplam bin kadar tüeğin bazıları bugün, antika salonlarında alıcı bekler konumdadır. Ancak, görülen, Armalite'ın, o zamanın
son derece yenilikçi bir yaklaşımı bu ürünü, bariz olduğu mutlak bazı aksaklıklar nedeniyle imalattan kaldırmış olduğudur.

Görüldüğü gibi, aklı ve silah dehalarıyla övünen Amerika'lılar, 6mm gibi kısa aralıklı bir namlu geri tepme hareketini, üstelik
çelikten çok hafif bir namlu alaşımıyla, bundan altmış sene kadar önce aklederek üretime almışlar, bin tüfek sattıktan sonra
bir sene içinde dağıttıkları akıllarını başlarına devşirerek serüvenlerini sonlandırmışlardır.

Benzer bir vukuata Batı cenahında tekrardan rastlamak mümkün olmamıştır.

Kıssadan hisse.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 10 Ara 2014, 15:24 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 27 Tem 2012, 19:22
Mesajlar: 1281
Yaş:
strongarm forumda yazdığı için şanslıyız. Muazzam bilgi birikimi ve güzel türkçesiyle allah başımızdan eksik etmesin diyorum :)


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Huğlu Nitro Beast.
MesajGönderilme zamanı: 11 Ara 2014, 07:44 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 646
Yaş:
Teşekkürler sayın Pacific, faydalı olabilmek ne mutlu.


Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 25 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye