TRMilitary

Tam Bağımsız Türkiye için Yerli Savunma Sanayii
Zaman: 27 May 2017, 16:42

Tüm zamanlar UTC+03:00


Loading


Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 7 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Benelli M4.
MesajGönderilme zamanı: 03 Eki 2012, 16:30 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 642
Yaş:
Merhabalar,



!998 yılında, Amerikan Ordusu Silah Araştırma Geliştirme ve Mühendislik Merkezi, 12 Gauge bir yivsiz tüfek alımı için
duyuruda bulundu. Aynı sene sonlarına doğru açıklanan test neticelerinin açık ara kazananı, İtalyan "Benelli" firması
idi.

Yiriminci asrın son iki on yılı içinde, av tüfekleri sektöründe adeta efsaneleşen "Benelli" nin Amerikan Ordonatı'nın da
dikkatini çektiği biliniyordu. Hatta, gayriresmi olarak yapılan testler sonucu, sahra şartlarına daha uygun bir modelle
testlere katılım ricasının, bizzat Ordonat tarafından yapıldığı dahi söylenmekteydi.

Çoğu kişinin aklına ilk gelen, "Benelli"nin, Amerikan Ordusu yivsiz tüfek tercihini dahi değiştirebilecek evsafta olan
emsalsiz "Ataletli Sistemi"nin, bu başarı ile daha da yükselip, hak ettiği yeri bulduğu idi.

Ancak, Ordonatın M1014 olarak tanımladığı bu tüfeğin özellikleri açığa çıktığında büyük bir şaşkınlık yaşandı. Zira silah,
efsanevi "Ataletli Sistem" değil, ananevi "Gazlı Sistem" üzerine çalışmaktaydı.

Bizzat Benelli'nin, kirli, ağır, çok parçalı ve hantal olarak vasıflandırdığı, "Gazlı Sistem", nasıl olmuştu da, her derde deva
temiz, az parçalı basit ve kullanışlı "Ataletli Sistem"e galebe çalmıştı. Nasıl olmuştu da Benelli, Amerikan ordusu gibi kılı
kırk yarıp her şeyin en iyisini isteyen bir kitleye, zihinlerde en üstte yer alan kendi çalışma sisteminde değil, yarım asırlık
demode düzende bir silahı sunmuş ve kabul görmüştü.

Benelli, hiç bir zaman bu tercihinin sebebini açıklamadı. Zira, bu yapıldığında, yirmi küsür senelik "En iyi" imajı yıkılıp yok
olma tehlikesindeydi. Nisbeten gerçekçi bazı otoritelerin yarım ağızla ifade ettikleri ve medyada hiç bir zaman geniş
yer almayan, Ordonat kaynaklı bazı "Dost İşi" söylentilere göre, tercihin nedenleri şöyleydi;

Ataletli sistem, genel olarak av ve sportif amaçlı kullanımda çok iyiydi, tüfekler nisbeten hafif, çok daha az ve basit
parçalardan müteşekkil, temizlik işleri yalnızca namlu içi ile sınırlı, güvenilir ve sağlamdılar ancak,

- Çalışma düzeninde, tüfek ağırlığı çok önemliydi. Mekanizmanın işleyebilmesi için, gövde içinde yüzer durumda olan sürgü
üzerine belirli bir hızdan aşağı geri tepen silah, yeteri enerjiyi toplayamıyordu. Halbuki savaş şartlarında, gece görüş
dürbünü ve sair aksam gibi ağırlık artırıcı aksesuvarın kullanılamaması düşünülemezdi.

- Kısa namlu boylarında, namlu içindeki bakiye gaz basıncı çok kısa sürede tahliye olduğundan, ataletli sistem çalışıp
kilit devresini açsa bile, normalde kovanı dışarı iten, kalan gaz basıncı kifayetsiz olduğu için tam boşaltma yapılamıyordu.

- Bunlara çare olarak düşünülebilecek, zayıf geri getirme yayı kullanımı, sahra ve savaş şartlarında, sağa sola dokunup
küçük darbeler alan veya sadece biraz kuvvetlice dipçik üzerine konan tüfekte bile açılan ve öylece kalan sürgü oluşumu
verdiği için, kullanıcıyı ateşleme alamadan tetik çekme durumuna muhatap kılıyor ve belki hayatına dahi mal olabilecek bir
risk içine itiyordu.

Amerikan Ordonatı, muhtemelen kendi gönlünde de yatan "Ataletli Sistem"in bu dezavantajlarını testlerle görerek, ille de
sahip olmak stediği "Benelli" markasının sahiplerinden, dertlerine deva olacak bir tüfek ricasında bulunmuş, Benelli, "Boşa
koyup dolduramadığı, doluya niyetlenip aldıramadığı" muhakemeler sonucu, istenen tüfeği "Tu Kaka" gazlı sistemden başka
türde yapamıyacağını idrakle çalışmalarını o yöne tevcih etmiş olmalıydı.

Öte yandan, Benelli de, bütün diğer üreticiler gibi bilmekteydi ki;

- Gazlı sistemde de namlu boyu kritikti. Geçen asrın ortalarına doğru, "Remington" tarafından ortaya konan esaslara göre,
Gaz Tahliye Kanallarının, fişek yatağından en az yirmisekiz santim kadar ileride olması gerekiyordu. Aksi halde muhtelif
ağırlıkta dolularda çalışma riske girmekteydi. Kalan gaz basıncının boşaltma yapabilmesi için, bu boya hemen hemen eşit
bir namlu uzunluğu daha gerekmekteydi,

- Bu uzaklıkta alınan barut gazı, yanma artıklarını fazlaca ihtiva etmekteydi ve pistonlara ulaşan kirliliğin ana nedeni buydu,

- Sevkedilen gaz basıncının mekanizmayı çalıştırmağa yetebilmesi için, gaz pistonlarının da hayli çaplı, en azından namlu
ölçüsünde olması gerekmekteydi. Kirliliği artıran nedenlerden biri de bu yüksek hacimdeki gazdı.

Benelli, bu handikaplar elinde olarak başladığı ve tasarımcı, Sergio Scaramucci ve Ronaldo Caldari önderliğinde sürdürdüğü
çalışmalarını iki yıla yakın bir zamanda sonuçlandırarak Amerikan Ordonatının ricasına icabet etmişti. Amerikan Patent
Dairesinde, 28 Ekim l999 tarih ve 5959234 numara ile tescil edilen bu yeniliğin, en az iki yıl bekleme zamanı ve bundan alta
bir iki yıl da çalışmaların tekamül süresi varsayıldığında, Ataletli Sistemin Ordonat testlerinde sınıfta kalarak, Benelli'den yeni
bir tüfek rica edilme tarihinin, yaklaşık 1995 olduğu ortaya çıkmaktaydı.

Benelli, gazlı sistemini geliştiriken, patentte de ifade edildiği gibi muhtemelen şu esaslardan hareket etmiş olacaktı;

- Mekanizma içine mümkün olan en güçlü ve kirsiz barut gazı sevki için, kanalların fişek yatağına çok yakın olması
gerekmekteydi,

- Kirliliğin az olması için piston hacminin de az olması gerekmekteydi,

- Yeteri hacim için küçük çaplı iki piston uygundu ve bunların paslanmaya mukavim çelikten imali gerekmekteydi,,

- Fişek yatağına çok yakın iki yanda iki piston ile, çok kısa namlu kullanımı da mümkün olabilecekti,

- Belli ağırlıktaki dolular için, regülatör olarak pistonların namlu tarafına bakan uçlarına, ""gücü yetene göre güçlü yaylı"
birer valf yeterli olacaktı,

- Tahliye kanalları, çok sıcak ve güçlü gaz refakatında, küçük çaplı olabilecek, bu da zaten çok az olan o andaki gaz
kirliliğini daha da azaltacaktı.

Sonuçta otaya çıkan tüfek, her şartta arızasız çalışabilecek, kısa namlulu, az kirlenen mekanizmalı ve aluminyum alaşım
gövdesine rağman ihtiva ettiği çelik aksam ile neredeyse çelik gövdeli akranları kadar ağır olarak dünyaya gelen M4 idi.

Benelli, ataletli sistemine laf söyletmeden. imajını güvenilir ve sağlam bir gaz sistemli tüfekle sürdürebilip Amerikan Ordonatı'nı
memnun edebildiği için, Amerikan Ordonatı, "Benelli" marka bir tüfeği envantere dahil edebildiği için mutluydular.

Ötedenberi, düşük basınçlı dolular kullanımı yönünden, pompa hareketli türleri tercih ettiği bilinen Amerikan Ordonatı
yetkililerinden birine, ne sebeple otomatik dolum yapan Benelli'nin seçildiği sorulduğunda alınan cevap hayli eğlenceliydi.
Zira, ifade edilen doğru ise, neredeyse doksan yıllık yivsiz pompa hareketli tüfek kullanımında personel, savaş ortamında,
pompa hareketini telaşla kısa tutup tam boşaltma ve doldurma yapamıyor, belki de hayatından oluyordu. Bilindiği gibi,
otomatikler bu işi kendiliklerinden yapmaktaydılar.

M4, ordu kadar sivil kullanıcılarca da büyük talep görmüştü ve hatta Amerikan yapımcıların dahi bundan aşırı etkilendiğini
ifade etmek mümkündü. Zira, her zaman yüzdeyüz Amerikan ürünleri ve güvenli çelik kasalı otomatik yivsiz tüfekleri ile
öğünen Remington, bir İtalyan Tasarımcı Gian Mario Molinari tarafından geliştirilmiş muhtelif uzaklıkta müteaddit tahliye
kanalları ile gaz basıncının mekanizma devresine intikalini sağlayan yapılanma ile, ülkesi kullanıcılarına yine tam bir Amerikan
ürünü olduğunu lanse etmeği ihmal etmeden, M4'ten on yıl kadar sonra, onun tam bir taklidi olan "Versa Max" modelini
kullanıcılarına sunmaktan çekinmedi.

Amerikan kullanıcıların neredeyse tamamının safiyetle inandığı bu tevatüre, düşünebilme yeteneğini sürdüren bir kaç kişinin
aradaki aşırı benzerliği farkederek suale dönüştürdükleri kanaatlarına, Remington yanlısı otoritenin cevabı ise tam bir gülmece
idi; "Evet bir benzerlik var ama, Benelli Ataletli sistemde çalışır, bu tüfekse gazlı düzende"...




Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Benelli M4.
MesajGönderilme zamanı: 03 Eki 2012, 18:37 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 01:17
Mesajlar: 224
Yaş:
Versa Max ile M4'ün olayı, en azından Mehmetçik-1 ile HK416 ya da Kalekalıp MPT ile HK417 olayı gibi değil. Versa Max'da en azından emek var.

MKEK daha dün üzerinde H&K'un ürettiğine dair semboller bulunan tüfeği ben tasarladım ürettim demişti. Kalekalıp MPT'nin de HK417'nin lisanslı üretimi olacağını düşünüyorum. "Koskoca" Türkiye için hayal kırıklığı.

_________________
Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Benelli M4.
MesajGönderilme zamanı: 04 Eki 2012, 09:51 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 642
Yaş:
Sayın irreplaceable,



Amerika gibi silah kültür ve pratiği bizimle kıyaslanamıyacak bir ülkede, kuruluşlar, küçük bir araştırma ile anlaşılabilecek
bir kısım gerçekleri, kullanıcılarına yutturabiliyorlarsa, bizim burada olup bitenler için, bu nokta-ı nazardan hayıflanmağa
gerek yok demektir.

Ancak, bizi ilgilendiren esas husus, Amerika'da yurttaşları için kazık yontanların özel kuruluşlar olmasına mukabil, burada bu
herzeyi yiyenlerin, saçı bitmemiş yetimin hakkını şuursuzca taam eden devlet ve onun destek verdiği müesseseler oluşudur.
Bugün, her türlü ülke değerlerini asit gibi eritenlerin, halen yaşayanlar yanında, ileride doğacak günahsızların da haklarını
tar-u mar ettiklerinin bilincinde olmadıkları muhakkaktır.

Remington Versa max, ilk satışa sunulduğu günlerde, Benelli'nin M4 için Amerikan Patent Dairesi'ne 1999 yılında 5959234
Seri Numarası ile tescil ettirdiği beratın süresi geçerliydi ve bugun dahi en az dört yılı daha vardır. Her iki markanın parça
resimlerinin tetkiki ile anlaşılabileceği gibi, ateşleme iğnesi tesbit pimi üzerindeki "O Ring" dahi aynı olan bir yapılanmayı,
patent sahibi Benelli'nin, sınai mülkiyet haklarının çok iyi korunduğu Amerika gibi bir ülkede, kendi isteği dışında ve ücretsiz
olarak Remington'a kullandırtması mümkün değildir. Ortada bir anlaşmanın olduğu mutlaktır. Ancak, bunun, kullanıcılardan
ve marka tutkunlarından gizlenmesi, üstelik, "Yüzdeyüz Amerikan" gibi hakikat dışı beyanlarda bulunulması, daha da ötesi,
halkın güvendiği, "Silah Otoritesi" sıfatlı kişilerin, ne basılı ne de siber ortamda, konuyla ilişkili, aydınlatıcı da olsa tek laf
etmemeleri, ticari ahlak çöküntüsünün Dünya üzerindeki boyutlarını göstermesi yönünden önemlidir. Tüm silahseverlerin
bilgi merkezi olan Amerika'da, inanılan otoritelerin yalan söyledikleri, ya da hakikatleri bilerek gizledikleri böylece ortaya
konabildiğine göre, bundan sonra, kim, neye, nasıl inanacaktır.

Benelli M4, gaz sevketmeli çalışma sisteminde, gerçekten, uygulamadaki en iyi tüfektir. Onun kopyası olan Versa Max
da, yapım kalitesine göre, ona yakın bir performans gösterecektir. Bu ahvalde akla gelen, Versa max kalitesinin ne mealde
olduğudur. Remington gibi, üretimi büyük ölçüde eski modeller üzerine bina edilmiş bir kuruluşun, bugünün şartlarında, nasıl
talep alacağı önceden tam bilinemiyecek yeni bir ürün için, baştan aşağı değişik üretim bandı tesis masraflarına girmeyeceği
söylenebilir. Benelli ile gizil bir anlaşma olduğu da çıkartılabileceğine göre, makul en yakın ihtimal, Versa Max'ın, Remington
için, Benelli'nin de içinde olduğu Beretta Kuruluşlarından birinde, Amerika dışında yapılıyor olmasıdır. Bunlardan bir kısmı
Güney Amerika, bir tanesi de yurdumuzdadır. Versa Max'ın ilk seri ürünlerinde bazı imalat hatalarının olduğu, bunun yanında,
bizim bazı üretim alışkanlıklarımızın da bu nevi vukuatı destekler mahiyette bulunduğu göz önüne alındığında, bu tüfeklerin
ülkemizde yapılıyor bile olması düşünülebilir.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Benelli M4.
MesajGönderilme zamanı: 04 Eki 2012, 15:29 
Çevrimdışı
Süvariler

Kayıt: 11 Tem 2012, 01:17
Mesajlar: 224
Yaş:
Yazdıklarınıza katılıyorum. MKEK kendisine piyade tüfeği yapma görevi verilince tabiri caizse "yatarak" vaktini geçirdi ve sonra muhtemelen H&K ile patent anlaşması yaparak tüfeği milli diyerek yutturmaya çalıştı. Hadi tasarlamayı bilmiyorsun, al Stoner'ın kendisini kanıtlamış 52 yıllık orijinal AR-15/M16 patentiyle (http://www.google.com/patents/US2951424) bu tüfeği üret. Gerçi daha doğru düzgün mermi üretemeyen ve tekel konumuyla bu dandik mühimmatı fahiş fiyata satan MKEK'ten ne beklenir ki?

Neyse, bahse konu tüfeklerin patent çizimlerini ekleyelim, meraklıları incelesinler.

Benelli M4; (http://www.google.com/patents/US5959234)

Resim

Remington VersaMax; (http://www.google.com/patents/US6256921)

Resim

_________________
Resim


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Benelli M4.
MesajGönderilme zamanı: 04 Eki 2012, 21:08 
Çevrimdışı
Uzaklaştırıldı

Kayıt: 02 Eki 2012, 15:39
Mesajlar: 143
Yaş:
Alıntı:
Yazdıklarınıza katılıyorum. MKEK kendisine piyade tüfeği yapma görevi verilince tabiri caizse "yatarak" vaktini geçirdi ve sonra muhtemelen H&K ile patent anlaşması yaparak tüfeği milli diyerek yutturmaya çalıştı. Hadi tasarlamayı bilmiyorsun, al Stoner'ın kendisini kanıtlamış 52 yıllık orijinal AR-15/M16 patentiyle (http://www.google.com/patents/US2951424) bu tüfeği üret. Gerçi daha doğru düzgün mermi üretemeyen ve tekel konumuyla bu dandik mühimmatı fahiş fiyata satan MKEK'ten ne beklenir ki?

Neyse, bahse konu tüfeklerin patent çizimlerini ekleyelim, meraklıları incelesinler.

Benelli M4; (http://www.google.com/patents/US5959234)

Resim

Remington VersaMax; (http://www.google.com/patents/US6256921)

Resim
Katılıyorum, MKE gerçekten kalitesiz fişekler üretiyor ve bu yabancıların bile diline dolanmış durumda, satış yapacağımız vakit adamlar kendi fişeklerini kendileri getiriyorlar(9mm)


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Benelli M4.
MesajGönderilme zamanı: 05 Eki 2012, 09:20 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 642
Yaş:
Sayın irreplaceable,




Benelli M4 ile alakadar patenti bulup bizimle paylaştığınız için teşekkürler. Öte yandan, ikinci şema, Remington Versa
Max'la ilgili değil, bir Remington tasarımcısı olan Philip Howard Bradley'in, Remington Model 887'ye rehber olan, "Gövde
dahil komple plastik kundak" patentinde kullanılmış, Benelli konseptini çağrıştıran temsili bir çizim.

Benelli M4 için, "Schematic for Benelli U.S.A@M4-W", Remington Versa Max için, "Remington Versa Max Manual"
linklerini kullanarak, her iki tüfeğin, genel kullanıma açık, parça resimlerine ulaşmak mümkündür. Sadece akıl karıştırma
amaçlı, 180 derece farklı bakış açısı ile çizilmiş şemalarda, "Gaz Regülatörü" hariç, bütün aksamın, Benelli esaslı olduğu
rahatlıkla görülebilmektedir.

İtalyan Gian Mario Molinari adına ve Reminton kuruluşuna hak devri yapılmış, 8065949 seri numarası ile Amerikan Patent
Dairesi'ne tescilli, Versa Max yaklaşımı içeriğinde, silahın, sadece değişik olan gaz ayar devresi yer almaktadır. Benelli M4
bünyesinde kullanılmış ve mutlaka daha pratik ve etkili olan basınç valflarından farklılık amacı güden bu konseptin ne
ölçüde başarılı olacağını zaman gösterecektir. Magnum ve Süper Magnum doluların, namlu içinde daha uzun süre kaldığı,
bunun yanında, daha da yüksek basınca sahip olduğu düşünülürse, özellikle zayıf veya ikinci dolum yapılmış fişeklerde,
plastik kartuş gövdesinin, örttüğü gaz tahliye deliklerinin, sevk muhtevası namludan çıkıp gidene kadar delinip, zarar
görmeden kalamıyacağı, aynı zamanda, Remington Gaz Ayar Konseptlerinin, geçmiş ll-87 modellerindeki başarısızlığı da
nazar-ı itibara alındığında, bu yaklaşımın uzun ömürlü olacağını söyleyebilmek zor olacaktır.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı: Re: Benelli M4.
MesajGönderilme zamanı: 25 Ara 2015, 15:50 
Çevrimdışı
Akıncılar

Kayıt: 12 Tem 2012, 09:16
Mesajlar: 642
Yaş:
Merhabalar,


Güvenlik güçleri ihtiyacına cevap verebilecek en uygun yivsiz tüfeğin M4 olduğu konusunda fikir birliği var gibidir. Zira bu silah,
otomatik sınıfının handikapları bağlamında;

- Taktik aksesuvar ağırlığını problem etmeyen,

- Mümkün olan en hafif doluları kullanabilen,

- Çalışabilme için gerekli namlu boyunu en kısa ölçülerde tutabilen,

- Hayli uzun kullanım sürelerinde temizlik gerektirmeyen...

Savaş ve sahra şartlarının aramakla bulunmaz özelliklerini taşır görünümündedir.

Ancak, gerçekten dillere destan bu İtalyan acaba, söylenildiği kadar kusursuz mudur.

Benelli yapımı M4, bu kuruluşun, tabir caizse, "Akla ziyan" şu iki dezavantajını taşımaktadır.

- Şarjörden namluya doldurma yavaşlığı,

- Şarjöre fişek sürme güçlüğü...

İtalyan otomatik yivsizleri, 1960'larda yürürlükte olan bir düzenlemeye göre, şarjörden namluya ilk doldurum işinin, ancak istenerek
yapılabilmesine cevaz veren ek mekanizmalarla techiz edilmişlerdir. Sadece güvenlik amacına yönelik bu uygulama, alakadar silah
kültürünün o coğrafyada zaman içinde tanınıp yaygınlaştığı veya, çoğu mamulün, zaten zikredilen bilince sahip ulkelere ihraç edildiği
düşüncesiyle halen meriyetten kaldırılmış görünse de, tasarım esasları o zamanlar içinde atılmış çoğu markada tatbikatı devam
halindedir. Benelli ve Beretta bunların başlıcalarındandırlar. Hatta, döner başlıklı olmayan ön nesil Benelli'lerde, namluya ilk yükleme,
ancak elle, dışarıdan bir fişeğin yatağa sürülmesiyle yapılabilmektedir. Sonradan bu işi tüfek üzerinde çıkartabilen bir "Fişek Sevk Mandalı"
tetik korkuluğu üzerinde konumlandırılarak kullanıcının her ahvalde elde bir kartuşla dolanmasının önüne geçilmiştir. Av ve sportif
uygulamada bilen kişilerin başarabileceği ve gecikmenin hayati olmadığı bu zorunluk, taktik uygulamada, stres şartlarında, kullanıcısının
canına mal olabilecek zaman kaybına neden olabilecektir. Üstelik, bu tüfeği envanterine katan Amerikan Silahlı Kuvvetleri hatta
toplumunun böyle bir güvenlik alışkanlığı mevcut değildir. Otorite sıfatlı bazı kişilerin bu uygulamayı, "istenildiğinde namludaki fişeği daha
uygun bir başkasıyla değiştirebilme olanağı" kılıfına dühul etme gayretlerinin anlamsızlığı, aynı mekanizmayı daha önceden, daha basit
ve değişik olarak taşıyan Beretta'nın, tüfek üzerinde bu amaca yönelik istisnai durumlarda kullanılacak AYRI bir mandal taşımasıyla
barizdir. Dahası, savunma amaçlı uygulamada, tüfeği her eline alacak kişinin bir anda çok değişik bu doldurma fiilene uyarlanabilmesi
mümkün değildir.

Benelli kuruluşu, ne hikmetse, tüfeklerinde şarjöre dolum işini de zorlaştırır bir uygulama içinde olagelmiştir. Bunun için takip edilen yol,
parça adedini daha az tutmak ve maliyeti azaltmak için, silahın üzerinde şarjör çıkışını kapatan mandalı tek parça olarak düzenleyip,
ona kapama zorlamasını temin eden yaydan da tasarrufla bu görevi, yukarıda adı geçen, "Fişek Sevk Mandalı"nın güçlü bir yaprak yay
kalınlığındaki gövdesine yüklemesidir. Fişekleri şarjöre sürmek isteyen kullanıcı, hayli yaman bu zorlamayı ıterek yenip amacına parmak
ucu zonklamalarıyla ulaşabilme durumundadır. Fazladan, her fişek sürümü sonrası, kaşık tabir edilen kaldırma levyesinin ucundaki kertiğin,
işlev veren aza ucunu kertip kanatma gibi bir vasfı daha bulunmaktadır. Av ve sportif kullanımda bile "Keyfe keder" olamıyacak bu
evsafın taktik kullanımda yerinin hiç olmaması gerekir. Fazladan, Benelli, yeni bir kısım modellerinde, bu mahzurları değiştirip yok etmesi
veya en azından hafifletmesine mukabil, M4'den esirgemiştir. Bu tutum anlaşılacak gibi değildir.

Görülmektedir ki, hiç bir şey mükemmel değildir ve M4 için, koltukları kabartarak dolanma vakti henüz daha gelmemiştir.



Saygılar.

_________________
Mouth opens wide hides head behind.


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 7 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+03:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye